Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Konut

Kapsül Haber Ajansı - Konut haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Konut haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hise Global MIPIM 2026’da Sürdürülebilir ve Teknoloji Odaklı Projelerini Anlatacak Haber

Hise Global MIPIM 2026’da Sürdürülebilir ve Teknoloji Odaklı Projelerini Anlatacak

Gayrimenkul sektöründeki küresel yatırımcılar, uygulamacılar ile şehir yöneticilerini bir araya getiren fuarın, yeni iş birlikleri geliştirmek ve uluslararası pazarlarda daha güçlü bir konum almak açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirten Hise Global Kurucu Ortağı Ebru Öz, bu yıl 9-13 Mart tarihlerinde Cannes’da düzenlenecek fuara 17 senedir düzenli olarak katıldıklarına dikkat çekti. Hise Global bu yıl özellikle sürdürülebilir kentleşme, teknoloji odaklı denetim süreçleri, Home Inspection ve veri temelli proje yönetimi başlıklarını ön plana çıkartacak. Türkiye’nin önde gelen proje yönetim ve teknik müşavirlik firmalarından Hise Global, dünya gayrimenkul sektörünün en prestijli etkinliklerinden biri olan Uluslararası Gayrimenkul Fuarı MIPIM 2026’daki yerini almaya hazırlanıyor. Bu yıl “Global Urban Festival” yaklaşımıyla 9–13 Mart 2026 tarihlerinde Fransa’nın Cannes şehrinde gerçekleşecek olan fuar, yatırımcıları, şehir yöneticilerini, geliştiricileri, mimarları ve teknoloji liderlerini aynı platformda buluşturacak. Her yıl 90’dan fazla ülkeden on binlerce profesyonelin katıldığı organizasyonda, dünyanın dört bir yanından projeler ve şirketler uluslararası yatırımcılarla buluşurken, Hise Global bu yıl da Türkiye’yi temsil edecek. Home Inspection modeli MIPIM’de uluslararası paydaşlara tanıtılacak Hise Global’in fuarda öne çıkaracağı başlıklardan biri de konut alıcılarına yönelik geliştirilen Home Inspection hizmeti olacak. Teknik müşavirlik disiplinini yalnızca büyük ölçekli projelerde değil, bireysel gayrimenkul yatırımlarında da yaygınlaştırmayı hedefleyen Hise Global, bu model kapsamında konutların mevcut durumlarını teknik ve görsel raporlarla kayıt altına alıyor. Bu yaklaşımla hem olası üretim riskleri erken aşamada tespit ediliyor hem de yatırımcıların satın aldıkları gayrimenkulün taahhüt edilen kalite ve standartlara uygunluğu şeffaf biçimde değerlendiriliyor. Hise Global, MIPIM gibi uluslararası platformlarda bu hizmeti anlatarak konut tarafında da güven ve denetim odaklı bir model sunduklarının altını çiziyor. Kentsel gelişim, denetim ve gözetim hizmetleri odağa alınıyor İnşaat ve gayrimenkul sektöründe giderek daha kritik bir rol üstlenen kentsel gelişim ile teknik denetim ve gözetim başlıkları, bu yıl da MIPIM gündeminin merkezinde yer alıyor. Bu kapsamda Hise Global, Türkiye ve Avrupa’da yürüttüğü projelerden elde ettiği saha deneyimini ve teknik müşavirlik alanındaki uzmanlığını uluslararası yatırımcılar ve iş ortaklarıyla paylaşacak. Hise Global Kurucu Ortağı Ebru Öz, MIPIM’in yalnızca bir fuar olmanın ötesinde, sektörde yeni iş birliklerinin ve stratejik ortaklıkların şekillendiği küresel bir buluşma noktası olduğunu vurguladı. Türkiye ve Avrupa’da tamamlanan projelerden edinilen teknik bilgi birikimini potansiyel yatırımcılarla buluşturmayı hedeflediklerini belirten Öz, teknik müşavirlik alanında sundukları proje yönetim, ikinci taraf gözetim, denetimve home inspection hizmetleriyle uluslararası pazarda ses getirmeyi amaçladıklarını ifade etti. Yapay zekâ uygulamaları, dijitalleşme ve veri temelli yönetim modelleri MIPIM 2026’nın öne çıkan başlıkları arasında yer alıyor. Hise Global Kurucu Ortağı Ebru Öz, fuar kapsamında gerçekleştirilecek konferans ve oturumlarda, gayrimenkul sektöründe teknolojinin planlama, tasarım ve işletme süreçlerine entegrasyonunun ele alınacağını; yatırım kararlarında ise verimlilik ve performans odaklı yaklaşımların masaya yatırılacağını belirtti. Öz, MIPI Fuarına dair değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi: “Fuarda gerçekleştirilecek konferans ve oturumlarda, gayrimenkul sektöründe teknolojinin planlama, tasarım ve işletme süreçlerine entegrasyonu ele alınırken, yatırım kararlarında verimlilik ve performans odaklı yaklaşımlar masaya yatırılacak. Hise Global olarak biz de teknoloji destekli denetim sistemleri ve dijital raporlama altyapılarımızla süreçleri nasıl daha izlenebilir ve etkin hâle getirdiğimizi katılımcılarla paylaşacağız. Öte yandan sürdürülebilirlik ve çevresel etki yönetimi de MIPIM 2026’nın temel gündem maddeleri arasında yer alıyor. Yeşil yatırımlar, enerji verimli yapılar ve uzun vadeli kentsel dirençlilik çözümleri uluslararası yatırımcıların öncelikli başlıkları arasında bulunurken, Hise Global olarak sürdürülebilir kentsel gelişim alanındaki uzmanlığımızı ve bu doğrultuda geliştirdiğimiz proje yönetim yaklaşımını küresel paydaşlarla buluşturmayı hedefliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Konut piyasası takibi Ev Eksperi ile kolaylaşıyor Haber

Konut piyasası takibi Ev Eksperi ile kolaylaşıyor

Gayrimenkul fiyatlarının hızla değiştiği günümüz koşullarında konut sahipleri, mülklerinin güncel piyasa değerini takip etmekte zorlanıyor. Kullanıcıların akıllarındaki belirsizlikleri veri odaklı ve dijital bir deneyimle ortadan kaldırmayı hedefleyen N Kolay, sahip ya da kiracısı olunan evlerin piyasa değerini kolayca ve düzenli olarak takip edebilmeyi mümkün hale getiriyor. Ev Eksperi, N Kolay’ın kullanıcı deneyimini; Fizbot’un gayrimenkul veri ve analitik altyapısı ile birleştiren bir iş birliğiyle hayata geçirildi. Bu sayede konut sahipleri, gayrimenkullerini; veriye dayalı, daha anlaşılır ve takip edilebilir bir finansal değer olarak izleyebiliyor. Gayrimenkul Değerini Anlık ve Profesyonel Verilerle Takip Etme Kolaylığı Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Aktif Bank Perakende ve Dijital Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Cem Martı, “Ev Eksperi ile konut sahipleri evlerinin değerini en güncel piyasa koşullarına göre ölçülebilir hale getirirken, evlerini kayıt ettiği andan itibaren düzenli olarak takip edilebilir bir finansal değer olarak görmeleri mümkün hale geliyor. Bunun yanında kiracı olanlar ise kaydettikleri evlerinin kira değerini görme imkânı kazanıyorlar. Mobil bankacılık uygulamamız N Kolay üzerinden sunduğumuz bu yeni servisle; dijital, zahmetsiz ve kullanıcı dostu bir deneyim sunuyoruz. Amacımız, gayrimenkul gibi değer tespiti yapmanın görece zor olduğu varlıkları herkes için şeffaf, erişilebilir ve anlaşılır hale getirerek, her zaman olduğu gibi kullanıcılarımızın hayatını kolaylaştırmak” dedi. Gayrimenkul pazarına yönelik veri, analiz ve üretkenlik çözümleri geliştiren global bir teknoloji markası olan Fizbot’un Co-Founder & CEO’su Emre Kaya ise iş birliğine ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Gayrimenkul verisini daha anlaşılır hale getirmek ve kullanıcıların daha güvenli karar verebilmesini sağlamak için çalışıyoruz. N Kolay ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliğiyle, konut sahiplerinin evlerinin değerini düzenli takip edebileceği pratik bir deneyimi, veriye dayalı bir yaklaşımla buluşturuyoruz. Amacımız, gayrimenkulü herkes için daha şeffaf ve erişilebilir bir şekilde izlenebilir kılmak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hise Global MIPIM 2026’da sürdürülebilir ve teknoloji odaklı projelerini anlatacak Haber

Hise Global MIPIM 2026’da sürdürülebilir ve teknoloji odaklı projelerini anlatacak

Türkiye’nin önde gelen proje yönetim ve teknik müşavirlik firmalarından Hise Global, dünya gayrimenkul sektörünün en prestijli etkinliklerinden biri olan Uluslararası Gayrimenkul Fuarı MIPIM 2026’daki yerini almaya hazırlanıyor. Bu yıl “Global Urban Festival” yaklaşımıyla 9–13 Mart 2026 tarihlerinde Fransa’nın Cannes şehrinde gerçekleşecek olan fuar, yatırımcıları, şehir yöneticilerini, geliştiricileri, mimarları ve teknoloji liderlerini aynı platformda buluşturacak. Her yıl 90’dan fazla ülkeden on binlerce profesyonelin katıldığı organizasyonda, dünyanın dört bir yanından projeler ve şirketler uluslararası yatırımcılarla buluşurken, Hise Global bu yıl da Türkiye’yi temsil edecek. Home Inspection modeli MIPIM’de uluslararası paydaşlara tanıtılacak Hise Global’in fuarda öne çıkaracağı başlıklardan biri de konut alıcılarına yönelik geliştirilen Home Inspection hizmeti olacak. Teknik müşavirlik disiplinini yalnızca büyük ölçekli projelerde değil, bireysel gayrimenkul yatırımlarında da yaygınlaştırmayı hedefleyen Hise Global, bu model kapsamında konutların mevcut durumlarını teknik ve görsel raporlarla kayıt altına alıyor. Bu yaklaşımla hem olası üretim riskleri erken aşamada tespit ediliyor hem de yatırımcıların satın aldıkları gayrimenkulün taahhüt edilen kalite ve standartlara uygunluğu şeffaf biçimde değerlendiriliyor. Hise Global, MIPIM gibi uluslararası platformlarda bu hizmeti anlatarak konut tarafında da güven ve denetim odaklı bir model sunduklarının altını çiziyor. Kentsel gelişim, denetim ve gözetim hizmetleri odağa alınıyor İnşaat ve gayrimenkul sektöründe giderek daha kritik bir rol üstlenen kentsel gelişim ile teknik denetim ve gözetim başlıkları, bu yıl da MIPIM gündeminin merkezinde yer alıyor. Bu kapsamda Hise Global, Türkiye ve Avrupa’da yürüttüğü projelerden elde ettiği saha deneyimini ve teknik müşavirlik alanındaki uzmanlığını uluslararası yatırımcılar ve iş ortaklarıyla paylaşacak. Hise Global Kurucu Ortağı Ebru Öz, MIPIM’in yalnızca bir fuar olmanın ötesinde, sektörde yeni iş birliklerinin ve stratejik ortaklıkların şekillendiği küresel bir buluşma noktası olduğunu vurguladı. Türkiye ve Avrupa’da tamamlanan projelerden edinilen teknik bilgi birikimini potansiyel yatırımcılarla buluşturmayı hedeflediklerini belirten Öz, teknik müşavirlik alanında sundukları proje yönetim, ikinci taraf gözetim, denetimve home inspection hizmetleriyle uluslararası pazarda ses getirmeyi amaçladıklarını ifade etti. Yapay zekâ uygulamaları, dijitalleşme ve veri temelli yönetim modelleri MIPIM 2026’nın öne çıkan başlıkları arasında yer alıyor. Hise Global Kurucu Ortağı Ebru Öz, fuar kapsamında gerçekleştirilecek konferans ve oturumlarda, gayrimenkul sektöründe teknolojinin planlama, tasarım ve işletme süreçlerine entegrasyonunun ele alınacağını; yatırım kararlarında ise verimlilik ve performans odaklı yaklaşımların masaya yatırılacağını belirtti. Öz, MIPI Fuarına dair değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi: “Fuarda gerçekleştirilecek konferans ve oturumlarda, gayrimenkul sektöründe teknolojinin planlama, tasarım ve işletme süreçlerine entegrasyonu ele alınırken, yatırım kararlarında verimlilik ve performans odaklı yaklaşımlar masaya yatırılacak. Hise Global olarak biz de teknoloji destekli denetim sistemleri ve dijital raporlama altyapılarımızla süreçleri nasıl daha izlenebilir ve etkin hâle getirdiğimizi katılımcılarla paylaşacağız. Öte yandan sürdürülebilirlik ve çevresel etki yönetimi de MIPIM 2026’nın temel gündem maddeleri arasında yer alıyor. Yeşil yatırımlar, enerji verimli yapılar ve uzun vadeli kentsel dirençlilik çözümleri uluslararası yatırımcıların öncelikli başlıkları arasında bulunurken, Hise Global olarak sürdürülebilir kentsel gelişim alanındaki uzmanlığımızı ve bu doğrultuda geliştirdiğimiz proje yönetim yaklaşımını küresel paydaşlarla buluşturmayı hedefliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gayrimenkulde Kısa Vadeli Kazanç Yerini Değere Bırakıyor Haber

Gayrimenkulde Kısa Vadeli Kazanç Yerini Değere Bırakıyor

Ancak yükselen inşaat ve arsa maliyetleri, finansmana erişimde yaşanan zorluklar ve değişen kullanıcı beklentileri, konutun yatırım aracı olarak geleceğini yeniden tartışmaya açıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, ipotekli konut satışlarının toplam satışlar içindeki payı son yıllarda yüzde 15’in altına gerilerken, bu durum yatırımcı tercihlerinde de bir dönüşüme işaret ediyor. Uzmanlara göre bugün konut piyasasında yalnızca kısa vadeli fiyat artışına odaklanan yaklaşımlar değil, bulunduğu lokasyonla, kullanım ömrüyle ve yaşam kalitesiyle uzun vadeli değer üreten projeler ön plana çıkıyor… Gayrimenkul sektöründeki bu dönüşüm, konut üretiminde planlama, nitelik ve sürdürülebilirlik başlıklarını daha görünür hale getirirken; SOA Holding, konutu yalnızca bugünün değil, geleceğin yatırım aracı olarak ele alan yaklaşımıyla sektörde ayrışan modeller arasında yer alıyor. YATIRIMCI DAVRANIŞI DEĞİŞİYOR, KONUTTA NİTELİK ÖNE ÇIKIYOR Gayrimenkul sektöründe yatırımcı davranışlarının değiştiğine dikkat çeken SOA Holding Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Artukoğlu, konutun artık yalnızca alım-satım kazancı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı. “Konut uzun yıllar boyunca Türkiye’de en güvenli yatırım araçlarından biri olarak görüldü. Ancak bugün geldiğimiz noktada, plansız üretim, artan maliyetler ve kısa vadeli kazanç beklentisi, konutun gerçek değerini gölgeleyebiliyor. Asıl güvenli yatırım; bulunduğu lokasyonla, kullanım ömrüyle, yaşam kalitesiyle ve sürdürülebilirliğiyle değerini koruyabilen projelerdir. Hızlı satılan değil, yıllar boyunca değerini koruyan yapılar üretmek gerekiyor. Bugün yatırımcılar da kullanıcılar da daha bilinçli. Konutun güvenli bir yatırım olup olmadığı sorusunun cevabı, nasıl ve ne amaçla üretildiğinde yatıyor” ifadelerinde bulundu. Uluslararası araştırmalar da bu dönüşümü destekliyor. Avrupa genelinde yapılan çalışmalara göre yatırımcıların yaklaşık yüzde 65’i, konut projelerinde artık yalnızca fiyat artışını değil, uzun vadeli kira getirisi, bakım maliyetleri ve yapının kullanım ömrünü de karar kriteri olarak değerlendiriyor. Türkiye’de de benzer bir eğilimin güçlendiğine işaret ediliyor.

Türkiye, İnşaat Sektörü 2027 Yılına Kadar İstikrarlı Büyümesini Sürdürecek   Haber

Türkiye, İnşaat Sektörü 2027 Yılına Kadar İstikrarlı Büyümesini Sürdürecek  

Ekonomik gelişmeler, demografik değişimler, geniş ölçekli kamu yatırımları ve teşvikler sektör büyümesini desteklerken, sektörün karşılaşabileceği zorluklar arasında sınırlı finansal kaynaklar, iş gücü arzındaki sıkışıklık ve inşaat maliyetlerinin artması yer alıyor. Dünya genelinde sektöründe öncü firmalara kurumsal finansman ve strateji danışmanlığı hizmetleri sunan EY-Parthenon (EYP), Türkiye İnşaat Sektörü Görünümü çalışmasını yayımladı. Türkiye inşaat sektörünün 2018-2024 yılları arasındaki hacimsel gelişiminin konut, ticari, endüstriyel ve kamu kırılımlarıyla incelendiği ve 2027’ye dönük sektör büyüme tahmininin paylaşıldığı çalışma, sektörün 2027 yılına kadar karşılaşacağı fırsat, risk ve zorlukları da ortaya koyuyor. Çalışmaya göre; pandemi döneminde sert bir düşüş yaşayan, daha sonra toparlanarak 2024’te 61 milyar avro ile zirveye ulaşan Türkiye inşaat sektörünün 2025’te yaklaşık 65 milyar avroya, 2026’da yaklaşık 70 milyar avroya ulaşması ve 2027’de ise 70 milyar avro seviyesini aşması bekleniyor. Bu büyümeyi; GSYH artışı, istikrara kavuşan enflasyon, demografik değişimler, afetler sonrası yeniden inşa ve sürdürülen kamu yatırımları gibi etkenler etkiliyor. Son dönemdeki sektör eğilimleri, inşaat ve yapı malzemelerinin maliyetlerindeki artışlar ile inşaat ruhsatlarındaki dalgalanmalar doğrultusunda belirleniyor. Bu durum, yerel kredi faiz oranları ve regülasyonlardaki değişiklikler gibi ekonomik faktörler tarafından yönlendirilen inşaat faaliyetlerindeki değişimleri de yansıtırken, ileriye dönük olarak enflasyonun dengelenmesi ve konut talebinin artması ile birlikte, inşaat sektörünün genel GSYH büyümesiyle paralel şekilde genişlemesi bekleniyor. Artan maliyetlere rağmen sektör dayanıklı Sektör büyümesinin özellikle kentsel dönüşüm, yeniden inşa, yapı izinleri ve hükümet teşvikleri gibi etkenler sebebiyle %36 ile 2024 yılında yüksek bir seviyeye ulaştığını ortaya koyan çalışma, inşaat maliyetlerindeki artışa da dikkat çekiyor. 2021’de 100 olan maliyet endeksi 2024’te 505’e yükselirken, bu durum sektörün kâr marjları üzerinde baskı oluşturduğunu gösteriyor. 2017’de 119 seviyesinden 2022’de 94’e geriledikten sonra 2024’te 115’e yükselen üretim endeksi, artan maliyetlere rağmen sektörün dayanıklılığını ortaya koyuyor. Gelir artışı maliyet artışlarını aşıp, gelir endeksi 2021’de 100’den 2024’te 706’ya yükselirken, bu durum sektörün kârlılığı sürdürme çabalarını yansıtıyor. Son yıllarda artan saatlik asgari ücret de üretim maliyetlerine baskı yapıyor. Kamu yatırımları, kentsel dönüşüm ve yeniden inşa talebi sektörü bekleyen fırsatlar Türkiye'deki inşaat sektöründe artan inşaat maliyetleri önemli bir zorluk olmaya devam ederken, artan kamu yatırımları ve teşvikler sağlıklı bir büyüme vaat ediyor. İşçilik ve malzeme gibi inşaat maliyetleri kâr marjlarını baskılarken; regülasyon belirsizlikleri, üretimdeki dalgalanma, iş gücü ve kapasite kısıtlamaları sektörün zorlukları arasında yer alıyor. Artan kamu yatırımları, kentsel dönüşümün genişlemesi, yeniden inşa talebi ve artan hane oluşumu ise sektöre ivme kazandırıyor. 2025 yılında, konut satışları güçlü seyrini sürdürüyor ve kredi kullanımı artırıyor. Ancak yüksek faizle nakit ve alternatif finansman yöntemleri yaygınlığını koruyor. Güçlü konut talebi tüketiciyi geleneksel kredi yerine farklı finansman yöntemlerine yöneltiyor Sıkı para politikasına ve azalan kredilere rağmen devam eden güçlü konut talebi, tasarruf finansman şirketlerinin varlıklarını artırdı ve alternatif konut finansmanı alanına yeni oyuncular çekti. Türkiye’de konut talebi güçlü seyrini sürdürdükçe, tüketiciler geleneksel krediler yerine alternatif finansman yöntemlerine yöneldi ve tasarruf finansman modelleri bunun başında yer aldı. Tasarruf finansman şirketlerinin toplam varlıkları 2022’de 0,8 milyar avro seviyelerindeyken; 2024’te 2,8 milyar avroya yükseldi. Haziran 2025 itibarıyla, Türkiye’de 6 lisanslı tasarruf finansman şirketi faaliyet gösterirken, sektörün toplam varlık büyüklüğü Haziran 2025’te 4,2 milyar avroya ulaştı. EY-Parthenon Türkiye Şirket Ortağı Cem Çamlı, Türkiye inşaat sektörüyle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “EY-Parthenon olarak; Türkiye inşaat sektörünün ekonomik büyüme, nüfus artışı, kentsel dönüşüm ve sosyal konut gibi devlet politikaları, geniş ölçekli kamu altyapı yatırımları ve teşviklerle 2027'ye doğru istikrarlı bir şekilde büyüyeceğini tahmin ediyoruz. Artan inşaat ve iş gücü maliyetleri, krediye erişimde yaşanan sıkıntılar ve yeni düzenlemelere duyulan ihtiyaç sektör için bazı zorluklar oluşturuyor. Buna karşın, artan konut ihtiyacı, kentsel dönüşüm projeleri, yeniden yapılanma çalışmaları ile veri merkezleri ve lojistik tesisler gibi yeni yatırımlar sektörün büyümesi için de önemli fırsatlar sunuyor. 2025 yılı üçüncü çeyrek büyüme verilerine göre, dönem içerisinde en hızlı büyüme kaydeden sektör %13,9 ile inşaat sektörü olmuştur. Bu sebeple, sektördeki tüm paydaşların zorlukları ve fırsatları göz önünde bulundurmaları ve geleceğe yönelik stratejik yol haritalarını şimdiden belirlemeleri kritik olacaktır. Bu çalışmamızın tüm paydaşlara yol gösterici bir rehber niteliğinde olacağına inanıyoruz.”

Konut Satışları Artıyor, Fiyatlar Reelde Geriliyor Haber

Konut Satışları Artıyor, Fiyatlar Reelde Geriliyor

Verilere göre, ekim ayında Türkiye genelinde satılık konut fiyatları yıllık bazda %29,2 aylık bazda ise %2,5 artış gösterdi. Enflasyon etkisi göz önüne alındığında fiyatlar bir yılda reel olarak %2,9 aylık bazda ise %0,4 düştü. Ortalama konut metrekare satış fiyatı 36 bin 223 TL iken, ortalama konut fiyatı ise 4,5 milyon TL oldu. Konut yatırımının geri dönüş süresi 13 yıl olarak hesaplandı. Konut satış adetlerine baktığımızda Ekim ayında 164 bin 306 konut satıldığı görülüyor. Bu rakam ile konut satış adedi geçen senenin Ekim ayına göre %0,5 oranında düşüş göstermiş oldu. 2025 yılının Ocak-Ekim döneminde ise konut satışları geçen senenin aynı dönemine göre %16,2 artarak 1 milyon 293 bin 33 olarak gerçekleşti. Geçen senenin Ocak-Ekim dönemi ile karşılaştırıldığında, en dikkat çekici artışın %64,0 ile ipotekli (kredili) konut satışlarında olduğu görülüyor. Endeksa Genel Müdürü ve Kurucu Ortağı Görkem Öğüt, rapora ilişkin şunları söyledi: “Ekim ayında satış adetlerinde küçük bir gerileme görülse de yılın ilk 10 ayında kaydedilen %16,2’lik artış, konut talebinin güçlü seyrini koruduğunu gösteriyor. 2025 sonunda konut satışlarının 1,5 milyon adedin üzerine çıkmasını bekliyoruz. Buna karşın fiyat tarafında daha dengeli bir görünüm var. Konut satış fiyatları yıllık bazda nominal olarak yükselse de enflasyondan arındırıldığında Şubat 2024’ten beri reel gerileme devam ediyor; kira piyasasında da benzer bir eğilim görüyoruz. Bu tablo, pandemiden sonraki hızlı değer artışlarının ardından piyasanın normalleştiğini, yatırım amaçlı alımların yerini kullanıcı odaklı talebin aldığını gösteriyor. Önümüzdeki dönemde faiz indirimleri ve kredi maliyetlerindeki düşüş, talebi destekleyerek fiyatların reel anlamda yeniden yukarı yönlü hareketine zemin hazırlayabilir.” En fazla değer artışı olan iller: Diyarbakır, Çanakkale ve Samsun Endeksa verilerine göre, ekim ayında en çok konut satışının olduğu ilk 30 il değerlendirildiğinde yatırımcıya en çok kazandıran şehirler sırasıyla Diyarbakır, Çanakkale ve Samsun oldu. Diyarbakır’da konut fiyatları son bir yılda %54,6 artarken enflasyon etkisinden arındırıldığında artış oranı %16,1 olarak hesaplandı. Bu ilde ortalama konut metrekare satış fiyatı 29 bin 954 TL, ortalama konut satış fiyatı ise 4,6 milyon TL. Çanakkale’de konut satış fiyatlarında nominal değer artışı %42,0 reel değer artışı ise %6,7 oldu. Bu ilde ortalama konut metrekare satış fiyatı 48 bin 335 TL, ortalama konut fiyatı ise 5,7 milyon TL. Samsun’da ise konut satış fiyatlarında nominal değer artışı %41,2 iken reel değer artışı %6,1 seviyesinde. Samsun’da ortalama konut metrekare satış fiyatı 31 bin 42 TL, ortalama konut fiyatı 3,7 milyon TL oldu. En çok konut satışının olduğu ilk 30 içinde satılık konut fiyatlarının bir yılda en az yükseldiği iller ise sırasıyla Hatay, Muğla ve Aydın oldu. Hatay’da satılık konutların fiyatları bir önceki yılın aynı ayına göre %14,7 yükselirken enflasyondan arındırılmış verilere göre fiyatlar reel olarak %13,8 geriledi. Hatay’da ortalama konut metrekare satış fiyatı 24 bin 691 TL, ortalama konut fiyatı ise 3,7 milyon TL. Muğla’da ise satış fiyatları nominal olarak %20,6 yükselirken reel olarak %9,3 oranında düşüş gösterdi. Türkiye genelindeki en yüksek gayrimenkul fiyatlarına sahip olan Muğla’da ortalama konut metrekare satış fiyatı 75 bin 788 TL, ortalama konut fiyatı ise 9,8 milyon oldu. Aydın’da konut satış fiyatları nominal olarak %23,2 yükselirken reel olarak %7,4 düştü. Bu ilde ortalama konut metrekare satış fiyatı 48 bin 461 TL, ortalama konut fiyatı ise 6,5 milyon TL. 4 büyük şehir arasında Ankara fiyat artışında birinci Türkiye’nin en büyük 4 ili arasında satılık konut fiyatlarının bir yılda en fazla yükseldiği il Ankara oldu. Ankara’da nominal fiyat artışı %37,1 olurken, reel bazda %3,0’lık bir artış yaşandı. Başkentte konut metrekare fiyatı 32 bin 459 TL’ye, ortalama konut fiyatı ise 4,2 milyon TL’ye yükseldi. İstanbul’da fiyatlar nominal olarak %29,8 artarken enflasyon etkisinden arındırıldığında fiyatlarda %2,4 düşüş gözlendi. İstanbul’da konut metrekare fiyatı 55 bin 181 TL, ortalama konut fiyatı ise 6,3 milyon TL oldu. İzmir’de satılık konut fiyatları yıllık bazda %27,8 nominal artış gösterirken reel olarak %3,9 geriledi. İzmir’de ortalama konut metrekare fiyatı 46 bin 902 TL, ortalama konut fiyatı ise 5,9 milyon TL olarak kaydedildi. Bursa’da ise yıllık nominal değişim %27,0 olurken reelde %4,6 düşüş yaşandı. Bu ilde ortalama metrekare fiyatı 31 bin 73 TL, ortalama satış fiyatı ise 4 milyon TL. Türkiye genelinde kiralar %28,7 arttı Endeksa’nın güncel verilerine göre, Türkiye genelinde kiralık konut fiyatları yıllık bazda %28,8 yükselirken aylık bazda ise %0,5 düşüş gösterdi. Enflasyon etkisinden arındırılmış verilere göre kiralar bir yılda reel olarak %3,2, bir önceki aya göre ise reelde %3,3 düşüş kaydetti. Türkiye genelinde konutların ortalama metrekare kira fiyatı 229 TL, ortalama kira ise 24 bin 923 TL seviyesinde.

İstanbul’da, 3 Milyon 800 Bin Risk Taşıyan Konut Bulunuyor Haber

İstanbul’da, 3 Milyon 800 Bin Risk Taşıyan Konut Bulunuyor

İstanbul başta olmak üzere tüm şehirlerimizin hızla olası depremlere hazırlanması gerekiyor. Niteliksiz yapıların yıkılıp yerlerine deprem dirençli yapıların inşa edilmesini amaçlayan kentsel dönüşüm süreçlerinde hızla hareket edilmesi büyük önem taşıyor. 2000 öncesi yapıların sadece yüzde 16’sı yeni yönetmeliklere göre inşa edildi Resmi verilere göre İstanbul’da 2000 öncesi konut sayısı 4 milyon 500 bindi, şu anda ise bu sayı 6 milyon 384 bine ulaşmış durumda. Veriler, bugüne dek kentsel dönüşüm yöntemiyle sadece 695 bin konutun dönüşümü sağlandığını gösteriyor. Consera Kurucusu ve Türk Yapısal Çelik Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Melih Şimşek, “Ülkemizde 38 milyon 400 konut bulunuyor. Bu konutların ne kadarının deprem dirençli olduğunu hesaplamak bile oldukça umutsuz bir tablo ortaya koyuyor. Bizler, 1999 depreminden sonra dertle dertlenip, ülkemize kazandırdığımız hafif çelik yapılardan sonra şimdi de modüler çelik yapıları ülkemize kazandırmanın huzurunu yaşıyoruz. Hızlı bir şekilde hareket ederek olası depremlere karşı önlem alabiliriz. Bunun için dünyada ortaya konulmuş formül ise niteliksiz yapıların yıkılıp yerlerine deprem dirençli yapıların inşa edilmesini amaçlayan kentsel dönüşüm.” diyor. Modüler inşaat, kentsel dönüşümde ülkemize zaman kazandırabilir Geleneksel yapılara göre 7-8 kat daha dayanıklı olan ve 2-3 katı hızlı tamamlanan çelik yapılar, depreme karşı hem hızlı hem de güvenli bir çözüm sunuyor. Modüler inşaat, geleneksel yöntemlerden farklı olarak, 2 veya 3 boyutlu modüllerin fabrikalarda üretilip şantiyede birleştirilmesini içeriyor. Bu yöntem, inşaat sürecini hızlandırırken iş gücü ihtiyacını da azaltıyor. Modüler teknikler, inşaatın planlama, tasarım ve montaj aşamalarını eş zamanlı yürüterek, geleneksel yöntemlere göre süreci yüzde 40'a varan oranda kısaltıyor. Çelik taşıyıcılı yapılar, endüstriyel ortamda yüzde 100 denetimle üretildiklerinden insan hatalarına karşı çok daha fazla güvenilirler. Fabrikalarda, iklim koşullarından bağımsız üretildiklerinden çok daha hızlı inşa edilebiliyorlar. Tüm veriler modüler inşaatın kentsel dönüşüm anlamında ülkemize ciddi bir zaman kazandırabileceğini gösteriyor. 3 yılda 1 milyon konut üretilebilir Depremlerde yıkılmayacak yapıların inşa edilmesinin can ve mal kayıplarını önlemesinin yanında büyük ekonomik kayıpların da önüne geçeceğinin altını çizen Şimşek, “Bir senede 300 bin konut üretebilmek için 2 milyon ton yapısal çelik gerekiyor. Ülkemizin kapasitesi ise 50 milyon ton. Bu üretim için 72 bin adet insan gücüne ihtiyaç var. Ülkemizin tüm bu ihtiyacı karşılayacak çelik malzeme üretimine sahip olduğunun altını çizmek isterim. Ayrıca, bu miktarda bir üretim gerçekleştirmek için yaklaşık 72 bin mavi yaka insan kaynağına ihtiyacımız bulunmakta, bu da büyük miktarda bir istihdam yaratmak anlamına geliyor. Çelik yapıların gelişip yaygınlaşması için kamuya da büyük iş düşüyor. Kamu, çelik yapıların gelişimi ve kullanımı teşvik ederek bu konuya destek olabilir.” dedi.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.