Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Konut Satışları

Kapsül Haber Ajansı - Konut Satışları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Konut Satışları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Konut Kredilerinde Taksit Yükü Artıyor Haber

Konut Kredilerinde Taksit Yükü Artıyor

Türkiye’de konut piyasasında yılın son çeyreğinde finansman koşulları belirleyici olmaya devam ediyor. Kasım ayı başında yayımlanan kredi karşılaştırmalarında 2 milyon TL tutarında ve 120 ay vadeli konut kredisinin aylık taksitleri bazı örneklerde 60 bin TL’nin üzerine çıkıyor. Bankaya, faiz oranına ve masraflara göre toplam geri ödeme önemli ölçüde değişebiliyor. TÜİK verilerine göre eylülde konut satışları geçen yılın aynı ayına göre yüzde 9,3 geriledi. “Evin fiyatı kadar aylık ödeme gücü de belirleyici” Yaşarkent Gayrimenkul Kurucusu Yaşar Doğan, konut satın alma kararlarında finansman koşullarının öne çıktığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “Bugün konut sahibi olmak isteyen vatandaşın karşısındaki en önemli konulardan biri finansmana erişim. Bir konutun satış fiyatının bütçeye uygun olması tek başına yeterli değil. Alıcının peşinatı karşılayabilmesi ve kullanacağı kredinin aylık taksitlerini sürdürülebilir şekilde ödeyebilmesi gerekiyor. Özellikle ilk kez ev sahibi olmak isteyenler açısından aylık ödeme yükü, satın alma kararının belirleyici unsurlarından biri haline geliyor.” “İpotekli satışların toplam içindeki payı yüzde 16,4” Eylül ayında ipotekli konut satışları yıllık yüzde 5,1 artarak 23 bin 397’ye ulaştı. Bu satışların toplam konut satışları içindeki payı yüzde 16,4 oldu. Finansman maliyetlerinin alıcı tercihlerini etkilediğini ifade eden Doğan, şunları kaydetti: “Konut alıcısı artık yalnızca beğendiği eve değil, o evi hangi ödeme koşullarıyla satın alabileceğine de bakıyor. Bu nedenle doğru fiyatlandırma kadar gerçekçi finansman planlaması da önem taşıyor. Kredi kullanacak kişilerin yalnızca aylık taksit tutarını değil, toplam geri ödemeyi ve satın alma sırasında ortaya çıkabilecek ek maliyetleri de dikkate alması gerekiyor.” “2027 öncesinde gözler finansman koşullarında” Yılın son aylarına girilirken kredi maliyetleri, hane halkının alım gücü ve konuta erişim koşulları gündemdeki yerini koruyor. Faizlerde yaşanabilecek değişimlerin talebi etkileyebileceğini belirten Doğan, değerlendirmesini şöyle sürdürdü: “Konut piyasasında sağlıklı bir hareketlilik için yalnızca fiyatların değil, finansman koşullarının da alıcıların ödeme gücüyle uyumlu olması gerekiyor. Önümüzdeki dönemde konuta erişimi kolaylaştıracak gelişmeler, hem ilk kez ev sahibi olmak isteyenler hem de sektörün genel dengesi açısından önem taşıyacak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İnşaat Sektörü Yurt İçinde Maliyet, Yurt Dışında Jeopolitik Risk Kıskacında Haber

İnşaat Sektörü Yurt İçinde Maliyet, Yurt Dışında Jeopolitik Risk Kıskacında

Raporda, inşaat sektörünün yılın ikinci çeyreğinde %1,9 daralmasıyla son yıllardaki büyüme eğiliminin kesintiye uğradığı belirtilirken, yüksek finansman ve işçilik maliyetleri ile özel sektör yatırımlarındaki zayıflamanın sektör üzerindeki baskısını sürdürdüğü ifade edildi. Kamu yatırımları ve deprem bölgesindeki yeniden inşa faaliyetlerinin sektörü desteklemeye devam ettiği, buna karşın yurt dışı müteahhitlik hizmetlerinde jeopolitik belirsizlikler ve küresel finansman koşullarının proje üstlenimlerini sınırladığı vurgulandı. Ekonominin genelinde 200’ün üzerinde alt sektöre yarattığı talep ve istihdam gücüyle lokomotif rol üstlenen inşaat sektörünün önde gelen kuruluşlarını temsil eden Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB), ekonomi çevreleri ve sektör tarafından yakından takip edilen İnşaat Sektörü Analizi Raporu’nun 2026 yılı üçüncü çeyrek sayısını yayımladı. “Küresel Ekonominin Yeni Fay Hatları” başlıklı raporda, yurt içi ekonomik gelişmeler, inşaat sektörüne ilişkin temel göstergeler ve yurt dışı müteahhitlik hizmetlerinin performansı birlikte değerlendirilerek sektörün mevcut görünümü ile önümüzdeki döneme ilişkin beklentiler ele alındı. Konut talebindeki zayıflama büyümeyi sınırlıyor Raporda, Türkiye ekonomisinin 2026 yılının ikinci çeyreğinde %2,3 büyüdüğü, aynı dönemde inşaat sektörünün ise %1,9 daraldığı hatırlatıldı. Böylece son yıllarda ekonominin üzerinde büyüme performansı sergileyen inşaat sektörünün büyüme eğiliminin kesintiye uğradığına dikkat çekildi. Sektördeki daralmada yüksek finansman maliyetleri, sıkı kredi koşulları ve özel sektör yatırımlarındaki temkinli yaklaşımın belirleyici olduğu değerlendirilirken, deprem bölgesindeki yeniden inşa faaliyetleri ile kamu yatırımlarının sektörü desteklemeyi sürdürdüğü, buna karşın konut talebindeki zayıflamanın büyüme performansını sınırladığı kaydedildi. Öte yandan, 2026 yılının ikinci çeyreğinde zincirlenmiş hacim endeksine göre toplam sabit sermaye yatırımları %0,6 artarken, inşaat yatırımlarının %0,9 azaldığı belirtilen raporda, sektörün toplam istihdam içerisindeki payının %6,8 seviyesinde gerçekleştiği ifade edildi. TÜİK tarafından açıklanan İnşaat Maliyet Endeksi'nin 2026 yılı Ağustos ayında aylık %2,04, yıllık %29,59 arttığı belirtildi. Malzeme maliyetleri aylık %2,73, yıllık %28,72 yükselirken, işçilik maliyetlerindeki artış sırasıyla %0,82 ve %31,20 oldu. Aynı dönemde bina inşaatı maliyet endeksi yıllık %28,94, bina dışı yapılar için inşaat maliyet endeksi ise %31,68 artış kaydetti. Ağustos ayında maliyet artışının aylık bazda özellikle malzeme fiyatlarında belirginleştiği görülürken, yıllık bazda işçilik maliyetlerinin yüksek seyri sektörün kârlılığı üzerindeki baskının sürdüğüne işaret etti. Finansman giderleriyle birlikte artan maliyetler, yeni yatırım ve proje kararlarında temkinli yaklaşımın devam etmesine neden oldu. Türkiye Müteahhitler Birliği’nce 2026 yılının üçüncü çeyreğinin değerlendirildiği raporda, inşaat sektörüne ilişkin özetle şu tespitlere yer verildi: ÜRETİM GÖSTERGELERİNDE TOPARLANMA, CİRODA AYLIK GERİLEME: TÜİK verilerine göre, Ağustos ayında inşaat sektörü ciro endeksi yıllık bazda %19,2 artarken, aylık bazda %3,7 gerilemiştir. Aynı dönemde sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri toplam ciro endeksi yıllık %31,8, aylık %3,0 artış kaydetmiştir. Buna karşılık inşaat üretim endeksi Ağustos ayında yıllık %2,3, aylık %4,0 yükselmiştir. Alt sektörlerde bina inşaatı üretimi yıllık %0,9 azalırken, bina dışı yapıların inşaatında %21,8, özel inşaat faaliyetlerinde ise %0,1 artış gerçekleşmiştir. Üretim hacmindeki aylık toparlanmaya karşın ciro endeksinin gerilemesi, sektörde nominal gelirler ile üretim faaliyetlerinin aynı yönde hareket etmediğini göstermiştir. SEKTÖRDE GÜVEN VE BEKLENTİLER ZAYIF SEYRİNİ KORUYOR: İnşaat Güven Endeksi, Eylül ayında bir önceki aya göre %0,2 gerileyerek 83,0 seviyesinde gerçekleşmiştir. Endeksin 100 eşik değerinin altında kalmayı sürdürmesi, sektörde mevcut faaliyetlere ve gelecek döneme ilişkin beklentilerde kötümser görünümün devam ettiğini ortaya koymuştur. Alınan kayıtlı siparişlerin mevcut düzeyi %1,9 artışla 80,4'e yükselirken, gelecek üç aylık dönemde toplam çalışan sayısına ilişkin beklenti %2,1 azalarak 85,5'e gerilemiştir. Türkiye İMSAD tarafından açıklanan İnşaat Malzemesi Sanayi Bileşik Endeksi de Ağustos ayında 1,1 puan düşüşle 72,0 seviyesine inmiştir. Faaliyet, güven ve beklenti alt endekslerinin tamamında gerileme kaydedilmesi, sektördeki ihtiyatlı görünümün inşaat malzemesi sanayisine de yansıdığını göstermiştir. KONUT SATIŞLARINDA İKİNCİ EL SEGMENTİNDEKİ GERİLEME BELİRLEYİCİ OLDU: Türkiye genelinde toplam konut satışları Eylül ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %9,3 azalarak 142 bin 390 adet olarak gerçekleşmiştir. İlk el konut satışları %3,9 artışla 51 bin 519 adede yükselirken, ikinci el satışlar %15,3 azalarak 90 bin 871 adede gerilemiştir. Böylece toplam satışlar içerisinde ilk el konutların payı %36,2, ikinci el konutların payı ise %63,8 olmuştur. Ocak-Eylül döneminde toplam konut satışları %7,2 azalarak 1 milyon 92 bin 919 adede gerilemiştir. İlk el satışların aynı dönemde %0,6, ikinci el satışların ise %10,0 azalması, konut piyasasındaki yıllık gerilemede ikinci el segmentinin belirleyici olduğunu ortaya koymuştur. KONUT PİYASASINDA FİNANSMAN BASKISI DEVAM EDİYOR: Eylül ayında ipotekli konut satışları yıllık bazda %5,1 artarak 23 bin 397 adede yükselirken, diğer satışlar %11,6 azalışla 118 bin 993 adet olarak gerçekleşmiştir. İpotekli satışların toplam satışlar içerisindeki payı %16,4 seviyesinde kalmıştır. Ocak-Eylül döneminde ipotekli satışlar %24,7 artarak 212 bin 210 adede ulaşırken, diğer satışlar %12,5 gerilemiştir. İpotekli satışlardaki artış kredi kanalıyla konut talebinde hareketlenmeye işaret etmekle birlikte, toplam satışlar içerisindeki payının sınırlı kalması finansman koşullarındaki zorlukların sürdüğünü göstermiştir. Yüksek konut fiyatları ve hanehalkının satın alma gücü üzerindeki baskılar da konut talebini sınırlamaya devam etmiştir. KONUT FİYATLARINDA REEL GERİLEME SÜRÜYOR: Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan Konut Fiyat Endeksi, Eylül ayında bir önceki aya göre %1,2 artarak 239,4 seviyesine yükselmiştir. Endeks yıllık bazda nominal olarak %22,3 artarken, reel olarak %5,7 azalmıştır. Böylece konut fiyatlarında nominal artış devam etmesine karşın enflasyondan arındırılmış fiyatlardaki gerileme sürmüştür. Eylül ayında konut fiyatları aylık bazda İstanbul'da %2,0, Ankara'da %0,1 ve İzmir'de %1,0 artarken, yıllık artış oranları sırasıyla %26,8, %22,0 ve %21,0 olarak gerçekleşmiştir. YAPI RUHSATLARINDAKİ HAREKETLİLİK TAMAMLANAN YAPILARA AYNI ÖLÇÜDE YANSIMADI: 2026 yılının ilk çeyreğinde yapı ruhsatı verilen bina sayısı yıllık %19,6, daire sayısı %37,0 ve toplam yüzölçümü %26,1 artmıştır. Aynı dönemde yapı kullanma izin belgesi verilen bina sayısı %4,8, daire sayısı %10,1 ve toplam yüzölçümü %3,5 yükselmiştir. Yapı ruhsatlarında kaydedilen çift haneli artışlar yeni yapı üretimine yönelik faaliyetlerde genişlemeye işaret ederken, yapı kullanma izin belgelerindeki daha sınırlı artış, ruhsat aşamasındaki hareketliliğin tamamlanan yapılara aynı ölçüde yansımadığını göstermiştir. YURT DIŞI MÜTEAHHİTLİK HİZMETLERİNDE İVME KAYBI SÜRÜYOR: Raporda, yılın ilk dokuz ayında 4,9 milyar ABD Doları tutarında 97 proje üstlenen yurt dışı müteahhitlik hizmetlerinin küresel finansman koşulları ve jeopolitik gelişmelerin etkisiyle zayıf seyrini sürdürdüğü belirtildi. Yurt dışında iş üstlenilen ülke sayısı ise Kanada ile birlikte 139'a yükselirken, yılın ilk üç çeyreğinde en çok iş üstlenilen ülke 1,1 milyar ABD Doları ile Suudi Arabistan oldu. Listede 670 milyon ABD Doları ile Romanya ikinci, 635,8 milyon ABD Doları ile Libya üçüncü sırada yer aldı. Özellikle Orta Doğu başta olmak üzere önemli pazarlardaki belirsizliklerin yatırım kararları ve proje finansmanı üzerinde baskı oluşturduğu ifade edilen raporda, Türk inşaat sektörünün uluslararası pazarlardaki güçlü konumunu koruduğuna dikkat çekildi. Engineering News-Record (ENR) Dergisi'nin 2026 yılı “Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhidi” listesinde Türkiye'nin 49 firmayla Çin'in ardından ikinci sıradaki yerini korumasının, sektörün küresel rekabet gücünü ortaya koyduğu vurgulandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Konut Piyasasında Yılın Son Çeyreği: Gözler Faizlerde ve Ertelenen Talepte Haber

Konut Piyasasında Yılın Son Çeyreği: Gözler Faizlerde ve Ertelenen Talepte

İlk el konut satışlarındaki artışa karşılık ikinci el satışlarda düşüş yaşandı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verileri ise konut fiyatlarının yıllık nominal olarak yüzde 22,3 yükselmesine rağmen reel olarak yüzde 5,7 gerilediğini gösterdi. Yaşarkent Gayrimenkul Kurucusu Yaşar Doğan, yılın son aylarında konut piyasasının seyrini belirleyecek gelişmeleri değerlendirerek finansman koşulları, doğru fiyatlandırma ve 2027 yılına yönelik beklentilere dikkat çekti. TÜİK verilerine göre eylül ayında Türkiye genelinde 142 bin 390 konut satıldı. Satışlar geçen yılın aynı ayına göre yüzde 9,3 azalırken, ilk el konut satışları yüzde 3,9 arttı. Merkez Bankası verileri ise konut fiyatlarının yıllık nominal yüzde 22,3 yükselmesine rağmen reel olarak yüzde 5,7 gerilediğini ortaya koydu. “Alıcılar artık yalnızca fiyat artışına odaklanmıyor” Yaşarkent Gayrimenkul Kurucusu Yaşar Doğan, konut satın alma kararlarında finansman koşullarının ve gayrimenkulün uzun vadeli değerinin öne çıktığını belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Gayrimenkul piyasasında artık yalnızca fiyat artışına dayalı bir yatırım anlayışından söz etmek mümkün değil. Alıcılar konutun bulunduğu bölgeyi, kira potansiyelini, yapı özelliklerini ve gerçek piyasa değerini birlikte değerlendiriyor. Özellikle finansman maliyetlerinin yüksek olduğu dönemlerde doğru fiyatlandırma daha da önem kazanıyor.” “Faizlerdeki değişim ertelenen talebi harekete geçirebilir” Eylül ayında ipotekli konut satışları yıllık yüzde 5,1 artarak 23 bin 397’ye ulaştı. Finansman koşullarının konut piyasasının geleceği açısından belirleyici olduğunu ifade eden Doğan, şunları kaydetti: “Konut sahibi olmak isteyen ancak kredi koşulları nedeniyle kararını erteleyen bir alıcı kitlesi bulunuyor. Faiz oranlarında yaşanabilecek iyileşmeler bu talebin bir bölümünü yeniden harekete geçirebilir. Ancak piyasada kalıcı bir hareketlilik oluşması için finansmana erişimin yanı sıra konut fiyatlarının satın alma gücüyle dengelenmesi gerekiyor.” “2027’de konuta erişilebilirlik daha fazla konuşulacak” 2027 yılına ilişkin beklentilerini de değerlendiren Doğan, konut arzı ve alım gücü arasındaki dengenin önemine dikkat çekti: “Önümüzdeki dönemde gayrimenkul sektörünün en önemli gündem maddelerinden biri konuta erişilebilirlik olacak. Konut ihtiyacı devam ediyor ancak bu ihtiyacın satışa dönüşebilmesi için fiyatların, finansman koşullarının ve hane halkı gelirlerinin belirli bir dengede olması gerekiyor. Yatırımcıların da kısa vadeli fiyat hareketleri yerine uzun vadeli değer ve sürdürülebilir getiri potansiyeline odaklanması gerektiğini düşünüyorum.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İlk El Konut Satışları Arttı, İkinci Elde Yüzde 15,3 Düşüş Haber

İlk El Konut Satışları Arttı, İkinci Elde Yüzde 15,3 Düşüş

İkinci el konutlar toplam satışların yüzde 63,8’ini oluştururken, bu konutlarda satış bedeline eklenen tadilat, bakım ve taşınmaya hazırlık giderleri, satın alma bütçesinin önemli kalemleri arasında yer alıyor. Türkiye genelinde eylül ayında 142 bin 390 konut satıldı. Toplam satışlar geçen yılın aynı ayına göre yüzde 9,3 azalırken, ilk el konut satışları 51 bin 519’a yükseldi. İkinci el konut satışları ise 90 bin 871 olarak gerçekleşti… İkinci el konutlarda fiyat karşılaştırması yapılırken evin mevcut durumu ve satın alma sonrasında gerektireceği harcamaların da değerlendirilmesi gerekiyor. Dairenin içindeki yenileme ihtiyaçlarının yanı sıra binanın ortak alanlarında planlanan bakım çalışmaları da toplam bütçeyi etkileyebiliyor. “İlan fiyatı, eve yerleşmenin toplam maliyetini göstermiyor” Konut alırken satın alma sonrasında ortaya çıkabilecek giderler için de bütçe ayrılması gerektiğini belirten Yaşarkent Gayrimenkul Kurucusu Yaşar Doğan, şunları kaydetti: “Bir evin ilan fiyatıyla o eve yerleşmek için gereken toplam bütçe aynı olmayabilir. Mutfak ve banyo yenilemesi, tesisat bakımı, pencere değişimi ya da ısıtma sistemine ilişkin ihtiyaçlar ek gider oluşturabilir. Alıcıların karar vermeden önce hangi işlerin zorunlu olduğunu, hangilerinin ertelenebileceğini belirlemesi ve mümkünse maliyet teklifi alması gerekiyor. Böylece benzer fiyatlarla satışa sunulan iki konut arasında daha sağlıklı bir karşılaştırma yapılabilir.” Apartmanın bakım ihtiyacı da bütçeyi etkileyebilir Değerlendirmenin dairenin içiyle sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan Doğan; çatı, dış cephe, asansör ve ortak tesisat gibi alanlarda planlanan çalışmaların da öğrenilmesini önerdi. “Dairenin yenilenmiş olması, binanın bütün bakım ihtiyaçlarının tamamlandığı anlamına gelmez. Apartman yönetiminden planlanan çalışmalar ve bunlara ilişkin giderler hakkında bilgi alınması önem taşıyor. Konutun aylık aidatı, ısınma giderleri ve yakın dönemde gündeme gelebilecek ortak bakım harcamaları, satın alma sonrasındaki bütçeyi etkileyebilir.” “İkinci el konutlar aynı koşullarda karşılaştırılmalı” İkinci el konutların yapı yaşı, bakım durumu ve kullanım özellikleri bakımından birbirinden ayrıldığını belirten Doğan, değerlendirmesini şöyle tamamladı: “Aynı mahallede ve benzer büyüklükte bulunan iki evin farklı fiyatlarla satışa sunulmasının nedenlerini araştırmak gerekiyor. Birinin hemen taşınmaya uygun olması, diğerinin kapsamlı yenileme gerektirmesi karşılaştırmayı değiştirebilir. Sağlıklı bir satın alma kararı için satış bedeli, gerekli yenileme giderleri ve evin kullanıma hazır hâle geleceği süre birlikte ele alınmalı.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Konut Satışları Yüzde 14,7 Geriledi Haber

Konut Satışları Yüzde 14,7 Geriledi

İkinci el konut satışlarında ise yüzde 19,4’lük düşüş yaşandı. Konut piyasasında satışların yavaşlaması, yatırım amacıyla gayrimenkul satın alanlar için yalnızca fiyat artışını değil, konutun ne kadar sürede kiralanabileceğini ve ihtiyaç halinde yeniden ne kadar kolay satılabileceğini de gündeme taşıdı. Bu kapsamda Yaşarkent Gayrimenkul Kurucusu Yaşar Doğan, konut yatırımında kira talebi, lokasyon ve yeniden satış potansiyelinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti… Türkiye’de konut piyasasına ilişkin son veriler, gayrimenkul yatırımında doğru tercih yapmanın önemini bir kez daha ortaya koydu. TÜİK verilerine göre, Ağustos 2026’da satılan 127 bin 410 konutun 44 bin 378’ini ilk el, 83 bin 32’sini ise ikinci el konutlar oluşturdu. Toplam satışların yüzde 65,2’sinin ikinci el konutlardan gerçekleşmesine karşın, bu kategoride geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 19,4 oranında düşüş kaydedildi. Ocak-Ağustos döneminde ise toplam konut satışları yüzde 6,8 azalarak 950 bin 529 oldu. Satış hacmindeki bu değişim, yatırımcı açısından konutun gelecekteki değerinin yanı sıra piyasada yeniden alıcı bulabilme potansiyelini de önemli bir değerlendirme başlığı haline getiriyor. “KONUTUN DEĞER KAZANMASI KADAR ALICI BULABİLMESİ DE ÖNEMLİ” Konut yatırımında yalnızca satın alma fiyatına ve beklenen değer artışına odaklanılmasının yeterli olmadığını belirten Yaşarkent Gayrimenkul Kurucusu Yaşar Doğan, yatırımın uzun vadeli performansının farklı unsurlarla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Doğan, “Gayrimenkul yatırımında yıllardır en çok konuşulan konu, alınan konutun birkaç yıl içerisinde ne kadar değerleneceği oldu. Ancak bugün yatırımcıların kendilerine sorması gereken başka sorular da var. Bu konutu kiraya vermek istediğimde ne kadar talep görecek? Satmak istediğimde ne kadar sürede alıcı bulabilecek? Çünkü bir gayrimenkulün kâğıt üzerinde değer kazanması, o değerden istenilen zamanda satış yapılabileceği anlamına gelmiyor. Özellikle yüksek tutarlı yatırımlarda konutun yeniden satış potansiyeli en az fiyat artışı kadar önem taşıyor” dedi. “YÜKSEK KİRA BEKLENTİSİ TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL” Konut yatırımında kira gelirinin de doğru analiz edilmesi gerektiğine dikkat çeken Doğan, yüksek kira beklentisinin her zaman avantajlı bir yatırım anlamına gelmediğini belirtti. Doğan, “Bir konutun yüksek bedelle kiraya verilebileceğinin düşünülmesi, o konutun sürekli kiracı bulacağı anlamına gelmiyor. Önemli olan bulunduğu bölgede gerçek bir kiracı talebinin olması. Ulaşım imkânları, üniversitelere, iş merkezlerine ve sosyal yaşam alanlarına yakınlık, kiralanabilirliği doğrudan etkileyebiliyor. Örneğin yılda 12 ay kira geliri hedeflenen bir konutun uzun süre boş kalması, beklenen yıllık getiriyi önemli ölçüde düşürebilir. Bu nedenle yatırımcıların yalnızca ilanlardaki kira bedellerine değil, bölgedeki kiralama hareketliliğine ve konutun hedeflediği kiracı profiline de bakması gerekiyor” ifadelerini kullandı. “HER BÖLGEDE DEĞERLENEN KONUT AYNI HIZDA SATILMAZ” Gayrimenkulün yeniden satış sürecinde lokasyon kadar konutun özelliklerinin de belirleyici olduğunu ifade eden Doğan, yatırımcıların satın alma aşamasında gelecekteki alıcı kitlesini de düşünmesi gerektiğini söyledi. Doğan, “Aynı şehirde, hatta birbirine yakın iki bölgede bulunan konutların satış süreleri birbirinden oldukça farklı olabiliyor. Bölgedeki arz miktarı, ulaşım olanakları, binanın yaşı, aidat giderleri ve dairenin kullanım özellikleri alıcıların kararlarını etkiliyor. Çok yüksek bütçeli veya sınırlı bir alıcı kitlesine hitap eden konutlarda satış süreci uzayabilir. Buna karşılık geniş bir alıcı ve kiracı kitlesine hitap eden, günlük yaşamı kolaylaştıran özelliklere sahip konutlar daha avantajlı bir konumda olabilir. Yatırım yaparken yalnızca bugünkü fırsatı değil, birkaç yıl sonra o konutu kimin satın almak isteyeceğini de düşünmek gerekiyor” diye konuştu. “DOĞRU YATIRIM, SATIN ALIRKEN SATIŞI DA HESAPLAMAKTIR” Konut yatırımında satın alma bedeli, kira getirisi ve satış potansiyelinin bir bütün olarak ele alınması gerektiğini vurgulayan Doğan, yatırımcıların karar vermeden önce bölgesel piyasa koşullarını araştırmasının önemine değindi. Doğan, “Gayrimenkul uzun vadeli bir yatırım aracı olsa da hayatın koşulları değişebiliyor. Yatırımcı bir süre sonra farklı bir ihtiyacı nedeniyle konutunu satmak isteyebilir. Böyle bir durumda önemli olan yalnızca mülkün değerlenmiş olması değil, makul bir sürede ve piyasa koşullarına uygun bedelle satılabilmesidir. Yaşarkent Gayrimenkul olarak yatırımcıların karar süreçlerinde yalnızca bugünkü fiyatları değil, bölgenin kira talebini, gelişim potansiyelini ve yeniden satış koşullarını birlikte değerlendirmelerini önemsiyoruz. Çünkü doğru konut yatırımı, satın alırken gelecekteki kiralama ve satış ihtimallerini de hesaba katabilmektir” değerlendirmesinde bulundu. Yaşarkent Gayrimenkul’ün kurumsal iletişim, basın ilişkileri ve medya görünürlüğü çalışmaları North PR Media tarafından yürütülüyor. Gayrimenkul sektöründeki gelişmelerin ve yatırım odaklı değerlendirmelerin kamuoyuna aktarılması amacıyla sürdürülen çalışmalar kapsamında North PR Media, markanın ulusal ve sektörel basındaki görünürlüğünü güçlendirmeye odaklanıyor. North PR Media tarafından yürütülen stratejik iletişim süreçleriyle Yaşarkent Gayrimenkul’ün sektörel birikiminin ve uzman görüşlerinin daha geniş kitlelere ulaştırılması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TSKB Gayrimenkul Değerleme “Bir Bakışta Konut Piyasası 2026 İlk Yarıyıl” Araştırmasını Yayımladı Haber

TSKB Gayrimenkul Değerleme “Bir Bakışta Konut Piyasası 2026 İlk Yarıyıl” Araştırmasını Yayımladı

Çalışma; konut satışları, fiyatlama eğilimleri, finansman koşulları, yabancıya satışlar, yapı ruhsatları, yapı kullanma izin belgeleri ve inşaat maliyetleri gibi temel göstergeler üzerinden konut piyasasının mevcut görünümünü değerlendirirken, sektörün önümüzdeki döneme ilişkin dinamiklerine de ışık tutuyor. Araştırmaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan TSKB Gayrimenkul Değerleme Genel Müdürü Makbule Yönel Maya, şu açıklamalarda bulundu: “2026 yılının ilk yarısında toplam konut satışları 699.516 adet olarak gerçekleşirken, geçen yılın yüksek bazına rağmen güçlü görünümünü korudu. Konut kredisine yönelik kısıtların devam etmesine rağmen ipotekli satışlarda sınırlı da olsa bir toparlanma gözlendi. 2026 yılı ilk altı ayı için baktığımızda her 5 evden biri ipotekli satış olarak gerçekleşti. İpotekli satışların içinde yer alan tasarruf finansman şirketlerinin de etkisi bu yıl itibarıyla daha fazla hissedilmeye başlandı. İlk el satışlar son dört yılın en yüksek seviyesine ulaşsa da toplam satışlar içindeki payı %32 seviyesinde kaldı. Güvenli ve yeni yapılara yönelik talep ile kentsel dönüşüm faaliyetleri, yeni konut piyasasını desteklemeye devam etse de ilk el satışların oranının son 7 yıldır %30 ile %33 arasında değiştiği görülüyor. Bu rakamın en yüksek seviyeye ulaştığı 2014 ve 2018 yıllarında oran %48 olarak gerçekleşmişti. İpotekli satışlarda ılımlı toparlanma sürüyor Araştırmaya göre, 2026 yılının ilk yarısında ipotekli konut satışları geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık %32 artarak 142.794 adede ulaştı. İpotekli satışların toplam satışlar içindeki payı %15’ten %20’ye yükselirken, buna rağmen geçmiş yıllardaki seviyelerin altında kalmaya devam etti. Toplam satışların %80’i ise ipotek dışındaki satış yöntemleriyle gerçekleşti. İlk el satışlar son dört yılın en yüksek seviyesinde 2026 yılının ilk yarısında ilk el konut satışları 221.487 adet ile son dört yılın en yüksek seviyesine ulaşsa da oran olarak ilk el satışların toplam konut satışları içindeki payı %32 seviyesinde kaldı. Bu oranın en yüksek olduğu 2014 ve 2018 yıllarında bu oran %48 seviyesine kadar çıkmıştı. 2020 yılından itibaren ilk el konut satışlarının toplam satışlar içinde aldığı pay %30 ile %33 arasında değişiyor. Güvenli ve yeni yapılara yönelik talebin devam etmesi ile kentsel dönüşüm kapsamında yenilenen konut stokuna olan ilginin ilk el konut satışlarını desteklediği görülse de, 2020 yılı öncesi oranlara dönülmesinin şu an için mümkün olmadığını ifade edebiliriz. Reel konut fiyatlarında düzeltme sürüyor Konut fiyat endeksinin reel bazdaki yıllık değişimi, son 29 aylık dönemde yalnızca Kasım 2025’te pozitif gerçekleşirken diğer aylarda negatif bölgede kaldı. Son aylarda negatif seyrin şiddeti azalmakla birlikte, reel fiyat değişimi henüz kalıcı olarak pozitif bölgeye geçmedi. Konutun kira gelirine göre geri dönüş süresi ise yaklaşık 16 yıl seviyesine gerilerken son aylarda bu göstergede yatay seyir öne çıktı. Yabancıya satışlarda gerileme devam ediyor Yabancılara yapılan konut satışlarının toplam satışlar içindeki payı 2026 yılının ilk yarısında %1,3 seviyesine gerileyerek son yılların en düşük düzeylerinden birine indi. Toplam konut satışları içinde yabancı talebinin ağırlığı önemli derecede azalırken, satışlar ağırlıklı olarak İstanbul ve Antalya’da yoğunlaşmaya devam etti. Konut arzında artış sinyalleri güçleniyor 2025 yılında yapı ruhsatı verilen daire sayısı 1.187.924 adede ulaşırken, 2026 yılının ilk çeyreğinde ruhsat verilen daire sayısı 169.580’den 232.252 adede yükseldi. Yapı kullanma izin belgesi verilen daire sayısı ise aynı dönemde 148.206’dan 163.227 adede çıktı. Bu görünüm, yeni konut arzının önümüzdeki dönemde güçlenmeye devam edebileceğine işaret ediyor. Maya, arz görünümüne ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesi verilerindeki artış, yeni konut arzının önümüzdeki dönemde güçlenmeye devam edebileceğine işaret ediyor. Bununla birlikte, yeni arzın piyasaya yansıması inşaat süreleri nedeniyle zamana yayılacaktır.” İnşaat maliyetlerinde işçilik etkisi öne çıkıyor 2026 yılı Mayıs ayı itibarıyla inşaat maliyet endeksindeki yıllık artış %29,8 olarak gerçekleşti. İşçilik maliyetlerindeki yıllık artış %32,6 ile maliyet artışında belirleyici olurken, aynı dönemde yıllık ÜFE %28,9 seviyesinde gerçekleşti. Buna göre inşaat maliyetlerindeki artış üretici enflasyonuna yakın, tüketici enflasyonunun ise bir miktar altında seyretti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TMB, 2026 Yılının İkinci Çeyreğine Ait İnşaat Sektörü Analizi Raporu’nu Yayımladı Haber

TMB, 2026 Yılının İkinci Çeyreğine Ait İnşaat Sektörü Analizi Raporu’nu Yayımladı

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB), 2026 yılının ikinci çeyreğine ait İnşaat Sektörü Analizi Raporu’nu yayımladı. Raporda, inşaat sektörünün ekonominin büyümesini destekleyen sektörlerden biri olmayı sürdürdüğü belirtilirken, büyüme hızındaki yavaşlamanın sıkı para politikası, yüksek finansman maliyetleri ve krediye erişimde yaşanan güçlüklerden kaynaklandığı ifade edildi. Kamu yatırımlarının büyümeyi desteklemeyi sürdürdüğü, buna karşın özel sektör yatırımlarındaki zayıflama ile yüksek finansman maliyetlerinin büyüme üzerinde baskı oluşturmaya devam ettiği vurgulandı. Ekonominin genelinde 200’ün üzerinde alt sektöre yarattığı talep ve istihdam gücüyle lokomotif rol üstlenen inşaat sektörünün önde gelen kuruluşlarını temsil eden Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB), ekonomi çevreleri ve sektör tarafından yakından takip edilen İnşaat Sektörü Analizi Raporu’nun Temmuz 2026 sayısını yayımladı. “Küresel Ekonominin Dayanıklılık Testi” başlıklı analizde, küresel ekonomik görünüm, yurt içi ekonomik gelişmeler ve inşaat sektörüne ilişkin temel göstergeler birlikte değerlendirilerek sektörün mevcut görünümü ile önümüzdeki döneme ilişkin beklentiler ele alındı. Raporda, Türkiye ekonomisinin 2026 yılının ilk çeyreğinde %2,5 büyüdüğü, aynı dönemde inşaat sektörünün %3,2, gayrimenkul faaliyetlerinin ise %3,0 oranında büyüme kaydettiği belirtildi. Böylece sektörün 2022 yılının ikinci yarısında başlayan büyüme eğilimini 14 çeyrektir kesintisiz sürdürdüğü ifade edilirken, önceki dönemlerde %8'in üzerinde gerçekleşen büyüme performansına kıyasla ivme kaybının belirginleştiğine dikkat çekildi. Büyümedeki yavaşlamada sıkı para politikası, yüksek finansman maliyetleri ve krediye erişimde yaşanan güçlüklerin etkili olduğu değerlendirilirken, deprem bölgesindeki yeniden inşa faaliyetleri ile kamu altyapı yatırımlarının sektörü desteklemeyi sürdürdüğü, buna karşın özel sektör yatırımlarındaki zayıflamanın büyüme hızını sınırladığı kaydedildi. Öte yandan, 2026 yılının ilk çeyreğinde zincirlenmiş hacim endeksine göre gayrisafi sabit sermaye oluşumu içerisinde sektörel yatırımların payının %3,3, mevsim etkilerinden arındırılmış istihdamdaki payının ise %6,7 seviyesinde gerçekleştiği belirtilen raporda, sektörün ekonomik faaliyetler ve istihdam açısından önemini koruduğu vurgulandı. Raporda, yılın ilk yarısında 2,7 milyar ABD Doları ile geçmiş yıllardaki performansının gerisinde kalan yurt dışı müteahhitlik hizmetlerinin küresel finansman koşulları ve jeopolitik gelişmelerden olumsuz etkilendiği belirtildi. Uluslararası proje hacmindeki yavaşlama, özellikle Orta Doğu'da artan gerilimler ve yatırım kararlarının ertelenmesiyle ilişkilendirilirken, Türk inşaat sektörünün sahip olduğu teknik yetkinlik ve uluslararası deneyim sayesinde küresel pazardaki rekabet gücünü koruduğunun altı çizildi. Türkiye Müteahhitler Birliği’nce 2026 yılının ikinci çeyreğinin değerlendirildiği raporda, inşaat sektörüne ilişkin özetle şu tespitlere yer verildi: İNŞAAT SEKTÖRÜNDE BÜYÜME DEVAM EDERKEN İVME KAYBI DİKKAT ÇEKİYOR: 2026 yılının ilk çeyreğinde Türkiye ekonomisi %2,5 büyürken inşaat sektörü %3,2, gayrimenkul faaliyetleri ise %3,0 büyüme kaydetmiştir. Böylece sektör, 2022 yılının ikinci yarısından itibaren yakaladığı büyüme eğilimini 14 çeyrektir kesintisiz sürdürmüştür. Bununla birlikte, sıkı para politikası, yüksek finansman maliyetleri ve krediye erişimde yaşanan güçlükler büyüme hızında belirgin bir yavaşlamaya neden olmuştur. ÜRETİM GÖSTERGELERİ KAPASİTENİN KORUNDUĞUNA İŞARET EDİYOR: Ciro endeksi ve yapı ruhsatı verileri sektörün üretim kapasitesini koruduğunu göstermektedir. Özellikle yapı ruhsatlarındaki artış, önümüzdeki dönemde yeni projelerin devreye girebileceğine işaret ederken, inşaat güven endeksinin ikinci çeyrek boyunca eşik değer olan 100'ün altında kalması sektör temsilcilerinin geleceğe ilişkin beklentilerinde temkinli duruşun sürdüğünü ortaya koymaktadır. İnşaat maliyetlerindeki artış hızının yavaşlaması olumlu bir gelişme olmakla birlikte, işçilik maliyetleri ve finansman giderleri sektörün kârlılığı üzerinde baskı oluşturmaya devam etmektedir. KONUT SATIŞLARINDA KISA VADELİ TOPARLANMA: Türkiye genelinde ilk el konut satışları Haziran ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %23,1 artarak 43 bin 406 adet olarak gerçekleşmiştir. Aynı dönemde ikinci el konut satışları da %12,5 oranında artışla 86 bin 573 adede yükselmiştir. Böylece toplam konut satışları içinde ilk el satışların payı %33,4, ikinci el satışların payı ise %66,6 olarak gerçekleşmiştir. Mayıs ayında gözlenen zayıf satış performansının ardından Haziran ayında her iki segmentte de kaydedilen artış, konut piyasasında kısa vadeli bir toparlanmaya işaret etmiştir. Bununla birlikte yılın ilk yarısı itibarıyla ilk el satışların yalnızca sınırlı bir toparlanma sergilemesi, yeni konut üretimini destekleyecek talep koşullarının henüz kalıcı biçimde güçlenmediğini ve finansman koşullarının konut talebi üzerindeki belirleyici etkisini koruduğunu göstermiştir. KONUT PİYASASINDA FİNANSMAN BASKISI SÜRÜYOR: Konut satışlarının finansman yapısı incelendiğinde, ipotekli satışlar Haziran ayında geçen yılın aynı ayına göre %72,1 artarak 25 bin 993 adet olurken, diğer satışlar %7,1 artışla 103 bin 986 adet olarak gerçekleşmiştir. Toplam satışlar içerisinde ipotekli satışların payı %20,0, diğer satışların payı ise %80,0 olmuştur. Haziran ayında ipotekli satışlarda belirgin bir canlanma yaşansa da bu artış, önceki aylarda oldukça düşük seviyelerde seyreden kredi kullanımının ardından gerçekleşmiştir. İpotekli satışların toplam satışlar içerisindeki payının hâlen beşte bir düzeyinde kalması, finansman koşullarında kalıcı bir normalleşmeden ziyade sınırlı bir toparlanmaya işaret etmektedir. Konut kredisi maliyetleri, satın alma kararları üzerindeki belirleyici etkisini sürdürmüştür. YAPI RUHSATLARINDAKİ ARTIŞ YENİ YATIRIMLAR İÇİN OLUMLU SİNYAL VERİYOR: 2026 yılının ilk çeyreğinde yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgelerinde kaydedilen artış, sektörün üretim kapasitesini koruduğunu ve önümüzdeki dönemde yeni projelerin devreye alınabileceğini göstermiştir. YURT DIŞI MÜTEAHHİTLİK HİZMETLERİNDE JEOPOLİTİK BELİRSİZLİKLER ETKİLİ OLUYOR: Ocak-Haziran 2026 dönemi itibarıyla Türk inşaat sektörü tarafından yurt dışında 2,7 milyar ABD Doları tutarında 57 proje üstlenilmiştir. Böylece sektörün 1972 yılında Libya ile yurt dışı pazara açılmasından bu yana ulaştığı uluslararası proje portföyü büyüklüğü üstlenilen 12.931 projeyle toplam 566,1 milyar ABD Doları olmuştur. Yurt dışı müteahhitlik hizmetlerinin 2026 yılının ilk yarısındaki performansı, savaşlar ve küresel jeopolitik gerilimlerin de etkisiyle zayıf seyrini sürdürmüştür. İNŞAAT ZİRVESİ TÜRKİYE 2026 SEKTÖRÜN GELECEK VİZYONUNU ORTAYA KOYDU: Raporda, Türkiye Müteahhitler Birliği tarafından T.C. Ticaret Bakanlığı'nın destekleriyle düzenlenen İnşaat Zirvesi Türkiye (Construction Summit Türkiye-CST) 2026'nın, Türk inşaat ve yapı malzemeleri sektörlerinin küresel rekabet gücünü artırmaya yönelik en kapsamlı uluslararası platformlardan biri olduğu belirtildi. Küresel ölçekte yaşanan teknolojik dönüşüm, sürdürülebilirlik odaklı yeni düzenlemeler, değişen finansman modelleri ve jeopolitik gelişmelerin sektör üzerindeki etkilerinin ele alındığı Zirve'nin, kamu, özel sektör, uluslararası kuruluşlar ve finans çevrelerini ortak bir platformda buluşturduğu kaydedildi. Yaklaşık 1.400 sektör temsilcisinin katıldığı Zirve'de uluslararası pazarda faaliyet gösteren 81 firmanın stant açtığı ve iki gün boyunca 350'nin üzerinde ikili iş görüşmesi gerçekleştirildiği belirtilen raporda, Birleşik Krallık, Güney Kore, Finlandiya, Almanya, İsveç, Japonya, Fransa ve Çin başta olmak üzere çok sayıda ülkeden kamu ve özel sektör temsilcisinin etkinlikte yer aldığı ifade edildi. Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı M. Erdal Eren'in değerlendirmelerine de yer verilen raporda, küresel rekabet ortamında mühendislik ve uygulama kapasitesinin yanı sıra dijitalleşme, sürdürülebilirlik, yapay zekâ ve uluslararası iş birliklerinin sektörün geleceğini belirleyen temel unsurlar haline geldiği ifade edildi. Mevcut küresel koşullar dikkate alındığında, İnşaat Zirvesi Türkiye 2026'nın yalnızca bir sektör buluşması değil, aynı zamanda Türk inşaat ve yapı malzemeleri sektörlerinin gelecek vizyonunu ortaya koyan stratejik bir platform niteliği taşıdığı değerlendirildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

THBB'nin "Üçüz Dönüşüm" Modeli Sektöre Yön Verecek Haber

THBB'nin "Üçüz Dönüşüm" Modeli Sektöre Yön Verecek

Türkiye Hazır Beton Birliğinin (THBB) 39. Olağan Genel Kurul Toplantısı 18 Nisan 2026 tarihinde THBB'nin İstanbul Kavacık'taki merkez binasında yapıldı. Genel Kurulda konuşan Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, "Birliğimiz, kurulduğu günden bu yana, hazır beton sektörünün lideri, kalitenin temsilcisi ve bilimsel gelişmelerin öncüsü olmuştur. Üyelik kriterlerimizle, kaliteyi zorunluluk hâline getiren; teknolojiyi ve bilimi sektörün temeline yerleştiren güçlü bir yapıyız." dedi. İnşaat sektörü ekonominin lokomotifi olmayı sürdürüyor Konuşmasında ekonomik gelişmeleri değerlendiren THBB Başkanı Yavuz Işık, "İçinden geçtiğimiz dönem, ekonomik göstergelerin yanı sıra jeopolitik gelişmelerle de şekillenen son derece kritik bir süreçtir. 2025 yılında Türkiye ekonomisi sıkı para politikasının etkisiyle %3,6 büyürken inşaat sektörü %10,8 büyüme kaydederek ekonominin lokomotifi olmayı sürdürmüştür." diye konuştu. 2018–2022 dönemindeki durgunluğun ardından sektörün güçlü bir toparlanma sergilediğini belirten THBB Başkanı Yavuz Işık, bu performansta deprem sonrası yeniden inşa faaliyetleri, kamu yatırımları ve özel sektör projelerinin etkili olduğunu söyledi. İnşaat sektörüyle ilgili değerlendirmelerini paylaşan THBB Başkanı Yavuz Işık, "2025 yılında konut satışları %14'ün üzerinde artmış, ilk el konut satışları 540 bin adedi aşarak son 7 yılın en yüksek seviyesine ulaşmıştır. Özellikle yılın son ayında görülen güçlü artış, ertelenmiş talebin devreye girdiğini göstermektedir ancak ipotekli satış oranlarının hâlâ sınırlı seviyelerde kalması, finansman koşullarının talep üzerindeki belirleyici rolünü sürdürdüğünü ortaya koymaktadır." dedi. Faiz oranları ve krediye ulaşımdaki zorlukların "erişilebilirlik" sorununu gündemde tuttuğunu belirten THBB Başkanı Yavuz Işık, yüksek faiz ve peşinat yükünün talebi daha çok üst-orta gelir grupları ve kurumsal yatırımcılar tarafına yönlendirdiğini vurguladı. 2026 yılına ilişkin beklentileri de paylaşan THBB Başkanı Yavuz Işık, inşaat sektörünün büyümesini sürdüreceğini ancak daha dengeli bir görünüm sergileyeceğini söyledi. Deprem bölgesindeki inşa faaliyetleri ve kamu projeleri sayesinde sektörün güçlü performansını koruyacağını belirten THBB Başkanı Yavuz Işık, konut satışlarının ise kredi faizlerine bağlı olarak şekilleneceğini ifade etti. Bu çerçevede 2026 yılının büyümenin devam ettiği ancak kârlılık, maliyet yönetimi ve finansmana erişimin kritik olduğu bir dönem olacağını kaydetti. Türkiye hazır beton üretiminde Avrupa lideri Türkiye Hazır Beton Birliği ve çalışmaları hakkında bilgiler veren THBB Başkanı Yavuz Işık, her yıl Hazır Beton Sektör Raporu hazırladıklarını ifade ederek, "Sektörümüz 293 milyar Türk lirası cirosu, 50 bini aşan istihdam hacmi ve yıllık 140 milyon metreküplük üretimiyle inşaat sektörüne ve buna bağlı olarak ülke ekonomisine önemli katkı sağlamaktadır. Bu büyüklük yalnızca üretim hacmini değil; istihdam, lojistik, ekipman, agrega, çimento, kimyasal katkı ve hizmet ekosistemiyle birlikte çok geniş bir katma değer alanını temsil etmektedir. Türkiye'nin Avrupa'da hazır beton üretiminde lider konumda olması da bu başarının en somut göstergelerinden biridir." diye konuştu. Sektörde dönüşüm ihtiyacı daha görünür hâle geldi Sektörde dönüşüm ihtiyacına da dikkat çeken THBB Başkanı Yavuz Işık, "Sektörümüzün geleceği daha fazla üretmekte değil, daha akıllı üretmekte yatmaktadır. Daha verimli, izlenebilir, düşük karbonlu ve dayanıklı bir üretim anlayışı artık bir tercih olmaktan çıkarak bir zorunluluk hâline gelmiştir. Bu noktada yeşil dönüşüm kritik bir başlık olarak öne çıkmaktadır. Düşük karbonlu üretim sadece teknik bir detay değil, rekabetin belirleyici unsurlarından biri olmuştur. Avrupa Yeşil Mutabakatı, sınırda karbon düzenlemeleri ve emisyon ticaret sistemi gibi uygulamalar, sektörümüzün bu dönüşüme hızla adapte olmasını gerektirmektedir." dedi. THBB'nin "Üçüz Dönüşüm" modeli sektöre yön verecek Bu kapsamda hayata geçirdikleri "Üçüz Dönüşüm" modelinin; yeşil, dijital ve insani dönüşümü kapsayan bütüncül bir yaklaşım sunduğunu belirten THBB Başkanı Yavuz Işık, "Dijital tarafta; GPS ve nesnelerin internet tabanlı sistemlerle filo yönetimi, yapay zekâ destekli rota optimizasyonu ve veri temelli performans yönetimi gibi uygulamalar devreye alınmaktadır. Yeşil dönüşüm tarafında ise; düşük karbonlu beton üretimi, geri kazanılmış malzeme kullanımı, su verimliliği ve elektrikli araç dönüşümü gibi alanlarda somut adımlar atılmaktadır. İnsani dönüşüm boyutunda ise eğitim, yetkinlik gelişimi ve iş güvenliği kültürü ön plana çıkmaktadır. Bu üç alanın birlikte ele alınması, sektörümüzün sürdürülebilir bir şekilde büyümesi açısından kritik öneme sahiptir." şeklinde konuştu. THBB'nin kalite ve belgelendirme hizmetlerine değinen THBB Başkanı Yavuz Işık, "Kuruluşunun 30. yılını kutladığımız, Birliğimizin örnek denetim kuruluşu olan KGS, beton ve bileşenlerine yönelik yurt içi ve yurt dışında denetimlerini sürdürmektedir. KGS tarafından 2025 yılında 560 sistem denetimi ve 1.371 ürün denetimi yapılmıştır." dedi. Sürdürülebilirliğe gündemimizde öncelikli olarak yer veriyoruz THBB'nin sürdürülebilirlik konusundaki çalışmalarını paylaşan THBB Başkanı Yavuz Işık, "Sürdürülebilirliğe gündemimizde öncelikli olarak yer veriyoruz. Üyesi ve Bölgesel Sistem Operatörü olduğumuz İsviçre merkezli Beton Sürdürülebilirlik Konseyi CSC ile çalışmalarımıza devam ediyoruz. Ülkemizde 2025 yılı sonu itibarıyla 9 çimento üretim tesisi, 13 beton üretim tesisi ve 5 agrega üretim tesisi olmak üzere toplam 27 tesis CSC belgeli olarak faaliyet göstermektedir." diye konuştu. Beton ve bileşenleri ile ilgili bütün deneyleri yaptıkları ve kalibrasyon hizmeti verdikleri THBB Yapı Malzemeleri Laboratuvarının genişleyen kapasitesiyle birlikte ülkemizdeki ve yurt dışındaki önemli projelere hizmet verdiğine dikkat çeken THBB Başkanı Yavuz Işık, "2025 yılında Laboratuvarımızda 6.806 beton basınç dayanımı testi, 1.088 numune için fiziksel, mekanik ve kimyasal testler ve 6.812 adet kalibrasyon hizmeti gerçekleştirilmiştir." şeklinde konuştu. Birliğin eğitim çalışmalarıyla ilgili bilgiler veren THBB Başkanı Yavuz Işık, "1994 yılından bu yana pompa ve transmikser operatörleri, santral operatörleri ve laboratuvar teknisyenleri Birliğimizin sertifikalı eğitimlerinden geçmektedir. Bugüne kadar yaklaşık 20 bin kişiye eğitim verilmiştir. Ekonomik ve Güvenli Sürüş Eğitimlerimiz ile hazır beton tesislerinin kaynaklarının verimli kullanılmasını sağlamaya devam ediyoruz. Bugüne kadar 304 tesiste 6.000 kişiye ekonomik ve güvenli sürüş eğitimi verdik." dedi. Mesleki yeterlilik belgelendirme faaliyetlerinin sürdüğünü belirten THBB Başkanı Yavuz Işık, "THBB Mesleki Yeterlilik ve Belgelendirme Merkezi (THBB MYM) olarak, 2025 yılında toplam 56 kişiyi Beton Santral Operatörü, 77 kişiyi Beton Pompa Operatörü, 70 kişiyi ise Transmikser Operatörü alanında belgelendirdik." diye konuştu. BETON 2027 Fuarı ve Kongresi ile başarılarımızı daha da ileri taşımayı hedefliyoruz Sektörel organizasyonlara da değinen THBB Başkanı Yavuz Işık, "2025 yılında gerçekleştirdiğimiz BETON Fuarı ve Zirvesi, bu anlamda son derece başarılı bir buluşma olmuştur. 100'ün üzerinde firmayı, 15 bini aşkın ziyaretçiyi ve 71 ülkeden sektör temsilcisini bir araya getiren bu organizasyon, sektörümüzün gücünü ve potansiyelini bir kez daha ortaya koymuştur. Şimdiden çalışmalarına başladığımız BETON 2027 Fuarı ve Kongresi ile bu başarıyı daha da ileri taşımayı hedefliyoruz. Sektörümüzün artan ilgisi ve yoğun talep üzerine fuarımızı İstanbul Fuar Merkezi'nin daha büyük salonlarına taşıyoruz. Daha geniş katılım, daha güçlü içerik ve daha yüksek etkileşimle sektörümüzü geleceğe hazırlamaya devam edeceğiz." dedi. Daha güvenli, kaliteli ve sürdürülebilir bir yapılaşma kültürü oluşturmak için çalışıyoruz Konuşmasının sonunda THBB'nin kuruluşundan bu yana temel hedefinin güvenli, kaliteli ve sürdürülebilir yapılaşma olduğunu vurgulayan THBB Başkanı Yavuz Işık, "Türkiye Hazır Beton Birliği olarak 1988 yılından bu yana tek bir hedef doğrultusunda çalışıyoruz: Daha güvenli, kaliteli ve sürdürülebilir bir yapılaşma kültürü oluşturmak. Bugün geldiğimiz noktada, sektörümüz büyüyen bir sektör olmanın ötesinde dönüşen, gelişen ve geleceğe yön veren bir konuma gelmiştir. Önümüzdeki dönemde de veri temelli yaklaşımlarımızla, kalite odaklı anlayışımızla ve sürdürülebilirlik vizyonumuzla çalışmaya devam edeceğiz." dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Konut Satış Fiyatları Aralık Ayında %27,2 Arttı Haber

Konut Satış Fiyatları Aralık Ayında %27,2 Arttı

Enflasyon etkisi göz önüne alındığında fiyatlar bir yılda reel olarak %2,9 aylık bazda ise %0,7 düştü. Ortalama konut metrekare satış fiyatı 37 bin 800 TL iken, ortalama konut fiyatı ise 4,7 milyon TL oldu. Konut yatırımının geri dönüş süresi 14 yıl olarak hesaplandı. Konut satış adetlerine baktığımızda aralık ayında 254 bin 777 adet konut satıldığı görülüyor. Bu rakam ile konut satış adedi geçen senenin aralık ayına göre %19,8 oranında arttı. 2025 yılında ise konut satışları geçen seneye göre %14,3 artarak 1 milyon 688 bin 910 olarak gerçekleşti. Konut satış adedi bu rakam ile tarihi zirveye ulaşmış oldu. Türkiye genelinde ipotekli konut satışları aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %25,2 oranında artarak 29 bin 149 oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı aralık ayında %11,4 olarak gerçekleşti. 2025 yılında gerçekleşen ipotekli konut satışları ise geçen seneye göre %49,3 oranında artarak 236 bin 668 oldu. Endeksa Genel Müdürü ve Kurucu Ortağı Görkem Öğüt, rapora ilişkin şunları söyledi: “2025 yılında konut satışları 1,6 milyonun üzerine çıkarak tarihi bir zirveye ulaştı. Geçtiğimiz yıla kıyasla en dikkat çekici artış %49,3 ile kredili konut satışlarında gerçekleşirken, satış adetlerinde ağırlık hâlâ ikinci el konutlarda. Endeksa verilerine göre hem kira hem de satış fiyatlarında nominal artışlar yaşansa da, enflasyondan arındırıldığında düşüş görülmesi, 2022 yılında yaşanan yüksek artışların ardından piyasanın dengelendiğini gösteriyor. Satış adetleri talebin hâlâ güçlü olduğunu ortaya koyarken, bu talebin henüz fiyatları yukarı yönlü baskılamadığı görülüyor. Beklenen faiz indirimleriyle birlikte krediye erişimin kolaylaşması durumunda, önümüzdeki dönemde konut fiyatlarında reel yükseliş görülebilir.” En fazla değer artışı olan iller: Diyarbakır, Samsun ve Batman Endeksa verilerine göre, aralık ayında en çok konut satışının olduğu ilk 30 il değerlendirildiğinde yatırımcıya en çok kazandıran şehirler sırasıyla Diyarbakır, Samsun ve Batman oldu. Diyarbakır’da konut fiyatları son bir yılda %44,7 artarken enflasyon etkisinden arındırıldığında artış oranı %10,5 olarak hesaplandı. Bu ilde ortalama konut metrekare satış fiyatı 31 bin 886 TL, ortalama konut satış fiyatı ise 4,9 milyon TL. Samsun’da konut satış fiyatlarında nominal değer artışı %37,4 iken reel değer artışı %4,9 seviyesinde gerçekleşti. Ortalama konut metrekare satış fiyatı 33 bin 478 TL, ortalama konut fiyatı 3,8 milyon TL oldu. Batman’da ise konut satış fiyatlarında nominal değer artışı %36,7 iken reel değer artışı %4,3 seviyesinde gerçekleşti ve ortalama konut metrekare satış fiyatı 24 bin 691 TL, ortalama konut fiyatı 3,6 milyon TL oldu. En çok konut satışının olduğu ilk 30 içinde satılık konut fiyatlarının bir yılda en az yükseldiği iller ise sırasıyla Hatay, Gaziantep ve Muğla oldu. Hatay’da satılık konutların fiyatları bir önceki yılın aynı ayına göre %15,9 yükselirken enflasyondan arındırılmış verilere göre fiyatlar reel olarak %11,5 geriledi. Hatay’da ortalama konut metrekare satış fiyatı 25 bin 426 TL, ortalama konut fiyatı ise 3,8 milyon TL. Gaziantep’te ise satış fiyatları nominal olarak %21,3 yükselirken reel olarak %7,4 oranında düştü ve ortalama konut metrekare satış fiyatı 26 bin 203 TL, ortalama konut fiyatı ise 4,1 milyon TL oldu. Türkiye genelindeki en yüksek gayrimenkul fiyatlarına sahip olan Muğla’da ortalama konut metrekare satış fiyatı 77 bin 319 TL, ortalama konut fiyatı ise 9,8 milyon oldu. Satılık konutların fiyatları bir önceki yılın aynı ayına göre %22,0 yükselirken enflasyondan arındırılmış verilere göre fiyatlar reel olarak %6,9 geriledi. 4 büyük şehir arasında Ankara fiyat artışında birinci Türkiye’nin en büyük 4 ili arasında satılık konut fiyatlarının bir yılda en fazla yükseldiği il Ankara oldu. Ankara’da nominal fiyat artışı %33,6 olurken, reel bazda %2,0’lik bir artış yaşandı. Başkentte konut metrekare fiyatı 34 bin 55 TL’ye, ortalama konut fiyatı ise 4,4 milyon TL’ye yükseldi. İstanbul’da fiyatlar nominal olarak %29,3 artarken enflasyon etkisinden arındırıldığında fiyatlarda %1,3 düşüş gözlendi. İstanbul’da konut metrekare fiyatı 57 bin 874 TL, ortalama konut fiyatı ise 6,6 milyon TL oldu. İzmir’de satılık konut fiyatları yıllık bazda %24,8 nominal artış gösterirken reel olarak %4,7 geriledi. İzmir’de ortalama konut metrekare fiyatı 48 bin 154 TL, ortalama konut fiyatı ise 6,0 milyon TL olarak kaydedildi. Bursa’da ise yıllık nominal değişim %25,9 olurken reelde %4,5 düşüş yaşandı. Bu ilde ortalama metrekare fiyatı 32 bin 294 TL, ortalama satış fiyatı ise 4,3 milyon TL. Türkiye genelinde kiralar %26,2 arttı Endeksa’nın güncel verilerine göre, Türkiye genelinde kiralık konut fiyatları yıllık bazda %26,2 yükselirken aylık bazda ise aynı kaldı. Enflasyon etkisinden arındırılmış verilere göre kiralar bir yılda reel olarak %3,6 bir önceki aya göre ise reelde %0,8 düşüş kaydetti. Türkiye genelinde konutların ortalama metrekare kira fiyatı 229 TL, ortalama kira ise 25 bin 380 TL seviyesinde.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.