Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kooperatifçilik

Kapsül Haber Ajansı - Kooperatifçilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kooperatifçilik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kooperatifler Gıda Sanayisinin Tedarik Gücünü Artırabilir Haber

Kooperatifler Gıda Sanayisinin Tedarik Gücünü Artırabilir

TÜGİS (Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası), gıda sektörünün güncel başlıklarını alanında uzman isimlerle ele aldığı Webinar Serisi’nin 10. yayınında kooperatifçiliği gündeme taşıdı. “İnsan Odaklı Bir Yol: Kooperatifçilik” başlığıyla gerçekleştirilen yayının konuğu, Hasat Türk Genel Yayın Yönetmeni ve AB Kooperatifçilik Uzmanı Erdem Ak oldu. Kooperatiflerin gıda sistemi içindeki konumunu üretim, tüketim, sürdürülebilirlik, gıda güvenliği, ölçek, pazarlama ve yönetim başlıkları üzerinden değerlendiren Ak, Türkiye’de kooperatifçiliğin geniş bir ortaklık ve faaliyet ağına sahip olduğuna dikkat çekti. Kooperatifleri ‘sosyal temelli ekonomik işletmeler’ olarak tanımlayan Ak, bu yapıların sosyal amaçlarının yanı sıra üretim, finans, pazarlama ve insan kaynağı gibi bütün işletme süreçlerini yönetmekle yükümlü olduğunu vurguladı. “Kooperatifler gıda sanayisinin doğal tedarik ortaklarıdır” Gıda üretiminin temel hammaddesinin bağdan, bahçeden, tarladan ve hayvancılık işletmelerinden geldiğine işaret eden Ak, tarım alanında faaliyet gösteren kooperatiflerin gıda sanayisiyle doğrudan bağlantılı olduğunu söyledi. Kooperatiflerin çok sayıda küçük üreticiyi ortak standartlar çevresinde buluşturduğunu belirten Ak, şu değerlendirmelerde bulundu: “Kooperatifler, gıda sanayisine hammadde sağlayan doğal tedarik ortaklarıdır. Ölçeğini ve kurumsal kapasitesini geliştiren kooperatifler ise üretim, pazarlama, ticaret ve ihracat süreçlerinde doğrudan sanayinin oyuncusu haline gelebiliyor. Bugün ülkemizde ve dünya pazarlarında öne çıkan örnekler, kooperatiflerin ürünü işleyerek markaya ve katma değere dönüştürebildiğini gösteriyor.” Gıda sanayicilerinin güvenilir ve kaynağı bilinen hammaddeye erişiminde kooperatiflerin önemli bir imkân sunduğunu kaydeden Ak, “Tek bir üreticiye bağlı yapılarda tedariğin kesintiye uğrama riski daha yüksek olabilir. Kooperatifler ise çok sayıda üreticiyi bir araya getirdikleri için daha sürdürülebilir bir yapı sunar” dedi. “Gıda güvenliği üretimden önce başlıyor” Kooperatiflerin gıda güvenliğindeki rolünü üretim öncesi, üretim süreci ve üretim sonrası olmak üzere üç aşamada ele alan Ak, gıda güvenliğinin uygun girdilerin seçilmesiyle başladığını söyledi. Yem, tohum ve gübre gibi girdilerin belirli standartlara uygun biçimde temin edilmesinin kooperatiflerin temel sorumlulukları arasında bulunduğunu belirten Ak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kooperatif, üreticiye girdiyi toplu biçimde sağlarken insan, hayvan, toplum ve çevre sağlığı açısından da sorumluluk üstlenir. Üretim aşamasında ise ortak bir kalite ve denetim sistemi kurar. Özellikle süt gibi çok sayıda küçük aile işletmesinden toplanan ürünlerde kaynağında kontrol büyük önem taşır.” Üretim sonrasında ambalajlama, muhafaza, depolama ve pazarlama süreçlerinin de gıda güvenliğinin parçası olduğunu belirten Ak, “Kooperatifler üretim öncesinden ürünün tüketiciye ulaşmasına kadar birbirini tamamlayan sorumluluklar üstlenebilir. Bu da sanayici açısından standardı belirli, izlenebilir ve güvenilir hammadde anlamına gelir” dedi. “Kooperatifler gıda sisteminin sürdürülebilirliğine katkı sağlıyor” Gıdada sürdürülebilirliğin bütüncül bir bakış açısıyla ele alınması gerektiğini belirten Ak, kooperatiflerin üreticilerin ekonomik varlığını sürdürmesine, yerel üretim kapasitesinin korunmasına ve üretim ekosisteminin gelişmesine katkı sunduğunu söyledi. Kooperatifçiliğin gıda sisteminin geleceği açısından stratejik değer taşıdığını ifade eden Ak, “Sürdürülebilirlik, tek bir işletmenin faaliyetini sürdürmesinin ötesinde sosyal, ekonomik ve çevresel koşulların birlikte gözetilmesini gerektiriyor. Kooperatifler de bu dengenin sağlanmasında önemli bir rol üstleniyor” dedi. Tarım kooperatiflerinde havza ölçeği önerisi Türkiye’deki tarım ve gıda kooperatiflerinin temel sorunlarından birinin ölçek olduğunu belirten Ak, küçük coğrafi alanlarla sınırlı kalan yapıların günümüz rekabet koşullarında yeterli üretim ve pazarlama gücüne ulaşmakta zorlandığını ifade etti. Benzer ürünlerin yetiştirildiği köylerdeki üreticilerin ilçe veya havza ölçeğinde bir araya gelmesinin daha doğru bir model oluşturacağını belirten Ak, şunları söyledi: “Bir köydeki 20, 30 ya da 50 üreticinin kuracağı süt veya tarımsal kalkınma kooperatifinin güçlü bir ekonomik karşılık oluşturması zor. Mümkünse köyler bütünü, ilçe veya aynı ürün deseninin bulunduğu havza ölçeğinde yapılanmak gerekiyor. Mevcut küçük kooperatiflerin ortak bir çatı altında toplanması da üretim miktarının artmasını, kalite standardının kurulmasını ve pazarlama sorunlarının aşılmasını sağlayabilir.” Ölçek ekonomisinin girdi temininde de önemli olduğunu vurgulayan Ak, yüzlerce üreticinin bir araya gelmesiyle yem, tohum ve gübre gibi girdilerin daha uygun koşullarda satın alınabileceğini söyledi. Ak, “Ölçek büyüdükçe kooperatifin hem satın alma gücü hem de pazara düzenli ürün sunma kapasitesi artar” ifadelerini kullandı. “Hibe can suyu olabilir ancak kalıcı başarı planlamayla gelir” Kooperatiflerin sosyal amaçları bulunsa da ekonomik faaliyet yürüten birer işletme olduğunu hatırlatan Ak, iyi niyetin tek başına sürdürülebilir bir yapı kurmaya yetmediğini dile getirdi. Üretim miktarı, maliyet, insan kaynağı, satış kanalları ve risklerin faaliyete başlanmadan belirlenmesi gerektiğini kaydeden Ak, şöyle konuştu: “Kooperatifin ne üreteceğini, ne kadar üreteceğini, hangi kaynakla çalışacağını ve ürününü kime satacağını bilmesi gerekir. Günlük, haftalık ve aylık giderler, ihtiyaç duyulan sermaye, üretim standardı ve satış kanalları planlanmalıdır. Bu sorular cevaplanmadan işe başlandığında bir süre sonra dışarıdan destek beklentisi ortaya çıkıyor.” Hibe ve bağışların da kuruluş aşamasında katkı sağlayabileceğini ifade eden Ak, kooperatiflerin uzun vadede kendi ekonomik faaliyetleriyle ayakta kalması gerektiğinin altını çizdi: “Hibe başlangıçta can suyu olabilir. Ancak ticari faaliyet yalnızca hibe ve bağışlarla sürdürülemez. Kooperatifin özerk ve bağımsız kalabilmesi için düzenli gelir üretmesi, planlama yapması ve işletme disipliniyle hareket etmesi gerekir.” “Gıda sanayicisi kooperatiflerle daha fazla iş birliği yapmalı” Kooperatiflerin sosyal adalet, gelir dağılımı, gıdaya erişim, gıda güvenliği ve gıda güvencesi gibi alanlarda önemli işlevler üstlenebildiğini belirten Erdem Ak, gıda sanayisinin kooperatiflerle kuracağı ilişkinin bütün gıda sistemine katkı sağlayacağını söyledi. Ak, “Birincil tarımsal üretimi yapanlarla bu ürünleri gıdaya dönüştüren sanayiciler aynı sistemin içindedir. Gıda sanayicisinin kooperatiflerle daha yakın temas kurması, gerektiğinde onlara öncülük etmesi, paydaşlık kurması ve ortak projeler geliştirmesi gerekiyor. Tedarik, alım-satım, çözüm ve proje ortaklığı üzerinden kurulacak yakınlaşmanın hem taraflara hem de ülkemize katkı sağlayacaktır” şeklinde konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

KKTC’de Kadın Kooperatifinin Üretim Kapasitesi Güçlendirildi Haber

KKTC’de Kadın Kooperatifinin Üretim Kapasitesi Güçlendirildi

Farklı yaş ve meslek gruplarından kadınların bir araya gelmesiyle kurulan Girne Emekçi Kadınlar Kooperatifi, kadınların ekonomik hayata katılımını artırmak, yerel üretimi desteklemek ve geleneksel değerleri gelecek nesillere aktarmak amacıyla faaliyetlerini sürdürüyor. Bünyesinde gastronomi, tarım, turizm ve eğitim gibi farklı alanlardan üyeleri barındıran kooperatif, halihazırda 30 üretici kadına üretim ve pazarlama süreçlerinde destek sağlayarak kadın girişimciliğinin gelişimine katkı sunuyor. TİKA tarafından hayata geçirilen “Girne Emekçi Kadınlar Kooperatifi Kapasite Geliştirme Projesi” kapsamında kooperatifin üretim altyapısının güçlendirilmesi amacıyla gerekli ekipmanlar temin edildi. Sağlanan ekipmanlarla birlikte geleneksel gıda ürünlerinin daha hijyenik, verimli ve kaliteli koşullarda üretilmesi, ürün çeşitliliğinin artırılması, raf ömrünün uzatılması ve güvenli şekilde tüketiciye ulaştırılması için kooperatifin teknik kapasitesi güçlendirildi. TİKA tarafından sağlanan destekle kooperatifin sürdürülebilir üretim kapasitesinin geliştirilmesi, kadınların ekonomik hayata daha etkin katılımının teşvik edilmesi ve aile gelirlerine katkılarının artırılması hedefleniyor. Projenin aynı zamanda kooperatifçilik kültürünün yaygınlaştırılmasına, yerel kalkınmanın desteklenmesine ve KKTC’nin geleneksel üretim potansiyelinin güçlendirilmesine katkı sunması amaçlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzmir Zeytininin Yol Haritası Çiziliyor Haber

İzmir Zeytininin Yol Haritası Çiziliyor

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın öncülüğünde, kentlerin çok yönlü sorunlarına çözüm üretilmesi için İzmir’de başlatılan konsey ve kurullar dönemi kentte ortak aklı harekete geçiriyor. İzmir’in binlerce yıllık zeytin kültürünün ulusal ve uluslararası alanda hak ettiği değere ulaşması, markalaşması ve ekonomik katma değerinin artırılması amacıyla oluşturulan Zeytin Danışma Kurulu da Zeytin Çalıştayı ile sektörün yol haritasını belirliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından Tarihi Havagazı Fabrikası’nda düzenlenen çalıştaya çok sayıda özel sektör temsilcisi, üretici ve sektör uzmanı katıldı. Üngür: Bu büyük topluluğun İzmir’de zeytin için toplanması çok kıymetli Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür, zeytinin Akdeniz’in ve insanlık tarihinin en önemli, en değerli kültür varlıklarından biri olduğunu belirterek “İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak yaklaşık üç ay önce Zeytin Danışma Kurulu ile yola çıktık. Zeytine ve zeytinciliğe ait pek çok kurumla bugün buradayız. Bu kadar büyük bir topluluğun, İzmir’de zeytin için bir araya gelmesi çok kıymetli. Bugün çalışma masalarında hep birlikte üreteceğimiz ortak kararlar, geliştireceğimiz vizyoner stratejiler ve somut çözüm önerileri; zeytin sektörümüzün yarınlarına yön verecek tarihi bir dönüm noktası olacaktır. Buradan çıkacak sektörel mutabakat; üreticimizin emeğine bereket katacak, zeytinyağımızın küresel pazardaki rekabet gücünü artıracak ve tarladan sofraya uzanan tüm süreçlerin kalitesini en üst seviyeye taşıyacaktır” şeklinde konuştu. Prof. Dr. Kurucu: Zeytin mutlaka hak ettiği değeri bulmalı Çalıştay programı hakkında bilgi veren ve zeytinin önemi üzerinde duran Prof. Dr. Yusuf Kurucu, zeytinin stratejik değere sahip olan bir yağ bitkisi olduğunu söyleyerek “İzmir’in kimliğinde zeytin ve zeytinyağı önemlidir. İzmir için birkaç önemli üründen bir tanesidir. Zeytinin mutlaka ulusal ve uluslararası değerini bulması lazım. Kalitesiyle, tadıyla, sürdürülebilir olmasıyla bunu başarmamız lazım” ifadelerini kullandı. Zeytine yön verecek yedi ayrı masa Açılış konuşmalarının ardından katılımcılar zeytine yön verecek yedi ayrı masada toplantılara başladı. Zeytin Çalıştayı’ndaki her masa üç temel sorun, üç öncelikli çözüm ve bir pilot proje önerisi hazırlayacak. Masalarda; “Zeytinliklerde Kültürel Uygulamalar ve Beşeri Sermayenin Güçlendirilmesi”, “Doğru Çeşit, Sertifikalı Fidan ve Zeytin Envanteri”, “Kalite, Analiz, Sertifikasyon ve Tağşişle Mücadele”, “Kooperatifçilik ve Yeni Nesil İş Birliği Modelleri”, “Markalaşma, Pazarlama, İç Tüketim ve İhracat”, “Zeytin Kültürü, Gastronomi, Agroturizm ve Zeytin Rotaları” ve “İklim Krizi, Akıllı Tarım (AgTech) Uygulamaları, Sürdürülebilirlik ve Döngüsel Ekonomi” olmak üzere yedi ayrı başlık değerlendirilecek. Bütün paydaşlar tek çatı altında Çalıştaya, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve bağlı iştirakleri, İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, İzmir Ticaret Borsası, İzmir Ticaret Odası, Ege İhracatçı Birlikleri Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, Uluslararası Tarımsal Araştırma ve Eğitim Merkezi (UTAEM), Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK), Ege Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE), İzmir Ekonomi Üniversitesi, Ekolojik Tarım Organizasyonu (ETO) Derneği, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi, TMMOB Gıda Mühendisleri Odası İzmir Şubesi ,Tarım Ekonomisi Derneği, Ulusal Tarım Gıda Birliği (UTGB), Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği, Türkiye Sulama Kooperatifleri Merkez Birliği, S.S. Ödemiş Bademli Fidancılık Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, S.S. Bergama İlçe Merkezi Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, S.S. Gödence Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ile çok sayıda özel sektör temsilcileri, üreticiler ve sektör uzmanları katıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nilüfer’de Sürdürülebilir Kalkınma Hamlesi Haber

Nilüfer’de Sürdürülebilir Kalkınma Hamlesi

Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, ilçenin geleceğini şekillendirecek vizyon projelerini ve kent gündemini değerlendirmek üzere basın mensuplarıyla buluştu. Fadıllı Mahallesi’nde açılan NİLBEL Leylek Kafe ve Restoran’da gerçekleşen toplantıya Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi (NOSAB) Başkanı Erol Gülmez, Fadıllı Mahalle Muhtarı Nail Gülmez ve çok sayıda basın mensubu katıldı. Toplantının açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, “Kent Buluşmaları”nı ortak akıl üretmek için düzenlediklerini söyledi. Organize sanayi bölgelerinin yöneticileri ve akademik odalarla düzenli toplantılar yaptıklarını hatırlatan Başkan Şadi Özdemir, basın mensuplarıyla da düzenli olarak bir araya gelmek istediklerini belirtti. “HER YERDE SANAYİ KURABİLİRİZ AMA TARIM YAPAMAYIZ” Nilüfer’in yüzölçümünün yüzde 74,5’inin tarım, orman ve mera alanlarından oluştuğunu belirten Başkan Şadi Özdemir, ilçede 6 organize sanayi bölgesi ve 5 binin üzerinde küçük işletme bulunduğunu hatırlatarak, “Her yerde konut yapabiliriz, her yerde sanayi kurabiliriz ama her yerde tarım yapamayız. Gelecekte gıda ve su krizi dünyada savaşların sebebi olacak. Bu verimli toprakların elden gitmemesi gerekiyor” dedi. Göreve gelirken gençler, kadınlar, dezavantajlı gruplar ve tarım alanları olmak üzere dört hassasiyet belirlediklerini hatırlan Başkan Şadi Özdemir, tarımda sürdürülebilirliğin ancak üreticinin kazanmasıyla mümkün olduğunu vurguladı. Tarım yapan nüfusun yaş ortalamasının 60’ın üzerine çıktığına dikkat çeken Başkan Şadi Özdemir, “Üretici iyi para kazanmazsa, çocuklarının geleceğini burada görmezse topraktan vazgeçiyor. Bir kuşak daha giderse bu bölgenin elmasına, armuduna, incirine, enginarına erişemeyeceğiz” diye konuştu. Karacabey Ovası’na yönelen sanayi baskısına da değinen Başkan Şadi Özdemir, yeni organize sanayi bölgelerinin verimli tarım topraklarını tehdit ettiğini belirtti. Başkan Şadi Özdemir, “Yeni sanayi bölgesi demek yeni nüfus, yeni konut, yeni imarlı alan ihtiyacı demek. Bu baskı en sonunda tarım alanlarına yönelir. Nilüfer’in nüfusu 16 ilçenin toplam nüfus artışından daha fazla artıyor. Bu kentin yaşam kalitesini hep birlikte korumamız gerekiyor” dedi. DÖRT MAHALLEYİ KAPSAYAN TURİZM VİZYONU Fadıllı, Akçalar, Gölyazı ve Ayvaköy’ün birlikte bir turizm destinasyonu olabileceğini söyleyen Başkan Şadi Özdemir, iki yıldır bölge üzerine çalıştıklarını anlattı. Japon Seyahat Acenteleri Birliği’nin dünyada gezilmesi gereken 30 yer arasında Türkiye’den yalnızca Gölyazı’yı gösterdiğini hatırlatan Başkan Şadi Özdemir, bölgedeki projeleri şöyle sıraladı: “Gölyazı’da kazısı tamamlanan antik amfitiyatroyu, Anıtlar Kurulu onayının ardından konser alanına dönüştürmek istiyoruz. Gölyazı ile Leylek Kafe ve Restoran arasında yolcu taşıyacak bir yüzer iskele inşa edeceğiz. Fadıllı’daki Havacılık ve Doğa Sporları Merkezi’ni geliştireceğiz. Ayvaköy’de seyir tepesi, dijital göçebeler için “dijital köy” kuracak ve 4,5 kilometresi botla gezilebilen Ayvaini Mağarası’nın turizme kazandıracağız. Bu bölgeyi turizmle canlandırıp tarımdan vazgeçilmemesini sağlamalıyız.” KOOPERATİFÇİLİK VURGUSU Tarımda örgütlenmenin önemine de değinen Başkan Şadi Özdemir, Hollanda’nın kooperatif modelini örnek gösterdi. Başkan Şadi Özdemir, “Hollanda, Konya’dan biraz büyük bir ülke ve yıllık 135 milyar dolarlık tarım ihracatı yapıyor. Çünkü her ürünün kooperatifi var ve üretim planlı yapılıyor. Biz de ürünlerimizi kendi kooperatiflerimizde toplarsak fiyatı belirleme şansı üreticide olur” diye konuştu. Başkan Şadi Özdemir, konuşmasının ardından basın mensuplarının kent gündemine ilişkin sorularını yanıtladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İş Bankası ve Sabancı Üniversitesi “Geleceğin Önder Çiftçileri”ni Yetiştiriyor Haber

İş Bankası ve Sabancı Üniversitesi “Geleceğin Önder Çiftçileri”ni Yetiştiriyor

Gıda güvenliği ve sürdürülebilir kalkınmanın temel unsurlarından olan tarım sektörünün önemi her geçen gün artıyor. Küresel iklim değişikliği, yüksek girdi maliyetleri, kırsal nüfusun yaşlanması ve gençlerin tarımdan uzaklaşması önemli gibi gelişmelere rağmen sektör, akıllı tarım uygulamaları, veri odaklı üretim modelleri ve sürdürülebilir yaklaşımlar ile yenilikçi bir yapıya kavuşma potansiyeli taşıyor. “Geleceğin Önder Çiftçileri Eğitim Programı”, bu dönüşümün gelecekteki öncüleri olacak genç üreticileri desteklemek amacıyla İş Bankası ve Sabancı Üniversitesi iş birliğiyle hayata geçirildi. 31 Mayıs’a kadar başvuruların devam edeceği program kapsamında; bitkisel ve/veya hayvansal üretimle ilgilenen, teknolojiye ve yeni nesil tarım uygulamalarına ilgi duyan ziraat fakültelerinin ikinci sınıf öğrencileri arasından 20 genç çiftçi seçilecek. Türkiye’nin farklı bölgelerinden katılması beklenen öğrenciler, bir hafta boyunca eğitimler alacak. Teori ve pratik bir arada İki aşamalı bir yapı üzerine kurgulanan programın ilk aşamasında genç çiftçilere finansal okuryazarlık, tarım politikaları, katma değerli üretim ve ürün hikâyesi, döngüsel ekonomi ve sürdürülebilirlik, tarımsal finans, kooperatifçilik, üretim ve pazarlamada dijital uygulamalar, iş modeli geliştirme başlıklarında disiplinler arası içerikler sunulacak. Programın devamında öne çıkan katılımcılar, ikinci yıl planlanan uygulama aşamasına dahil edilecek. İkinci aşama, teorik kazanımların toprakla buluştuğu bir basamak olarak kurgulanıyor. Bu süreçte genç çiftçilerin örnek çiftlikler, tarımsal işletmeler, girişimler ve kooperatiflerle bir araya gelerek ekosistem deneyimi kazanması hedefleniyor. Ayrıca, yeni nesil tarım teknolojileri ve çözümleri, verimlilik artırıcı uygulamalar konusunda saha deneyimi edinmeleri planlanıyor. Böylece katılımcılar yalnızca teorik bilgiyle değil, uygulama deneyimiyle de desteklenecek. Uzun vadeli ve çok boyutlu bir gelişim modeli olarak tasarlanan programın; tarım sektöründe insan kaynağının güçlendirilmesine, teknolojik dönüşümün desteklenmesine ve sürdürülebilir üretim anlayışının yaygınlaşmasına katkı sunması amaçlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bursa Büyükşehir'den Üreticiye Güçlü Destek Haber

Bursa Büyükşehir'den Üreticiye Güçlü Destek

Bursa Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Tarımsal Hizmetler Şube Müdürlüğü koordinasyonunda Bursa Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (BESOB), Bursa Bölgesi Köy Kalkınma ve Diğer Tarımsal Amaçlı Kooperatifler Birliği, Bursa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Ticaret İl Müdürlüğü iş birliğinde ‘Kooperatifçilik ve Gıda Güvenliği Eğitimi’ programı düzenlendi. Bursa Tarımsal Ürünler Tanıtım ve Eğitim Merkezi’nde (BUTATEM) gerçekleştirilen toplantıda bir araya gelen kooperatif ve dernekler, fikir alışverişinde bulundu. Derneklerin kooperatifleşme sürecinde izlemesi gereken adımların konuşulduğu programda, kooperatifçilik ve gıda güvenliği konularında bilgilendirme de yapıldı. “TOPRAĞIMIZA VE GIDAMIZA SAHİP ÇIKMAYI DEVAM EDİYORUZ” Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’i temsilen eğitim programının açılışında konuşan Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Metin Tunçel, Bursa’nın verimli toprakları ve köklü tarım kültürüyle emeğin kenti olduğunu ifade etti. İklim değişikliği, artan üretim maliyetleri ve pazara erişimde yaşanan zorluklar nedeniyle daha planlı tarım yapılması gerektiğinin altını çizen Tunçel, “Kooperatifçilik; üreticimiz için sadece bir tercih değil, dayanışmayı büyüten, emeği koruyan ve üreticiyi güçlendiren en sağlam modellerden biridir. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak üreticimizin yanında durmaya, toprağımıza ve gıdamıza sahip çıkmayı devam ediyoruz. Eğitim programıyla, kooperatiflerin daha sağlam yapılarla yol almasını, ortaklık bilincinin güçlenmesini ve gıda güvenliği konusunda doğru üretimin yaygınlaşmasını amaçlıyoruz. Doğru tarım için eğitim çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi. BESOB Başkanı Fahrettin Bilgit, emeğin ve dayanışmanın gücünü teknolojiyle birleştirmeyi önemsediklerini belirtti. Dijital Gelişim Ofisi hakkında da bilgi veren Bilgit, asıl amaçlarının kadın emeğini daha görünür kılmak ve ekonomik olarak güçlenmesini sağlamak olduğunu ifade etti. İl Tarım ve Orman Müdür Yardımcısı Erdoğan Ceylan, 3 gün sürecek olan eğitim programında sürdürülebilirlik, markalaşma, kalite konularının konuşulacağını dile getirdi. Kadın kooperatiflerinin güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Ceylan, programda emeği geçenlere teşekkür etti. Ticaret İl Müdürlüğü Esnaf Sanatkarlar ve Kooperatifçilik Şube Müdürü Ersan Aybar, her zaman emekçilerin yanında olduklarını belirterek gerekli destekleri sunmayı sürdüreceklerini söyledi. Program, uzman isimlerin katıldığı sunumlarla devam etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

2025 Yılında Büyükşehirden Kırsala Güçlü Destek Haber

2025 Yılında Büyükşehirden Kırsala Güçlü Destek

Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından, 2025 yılında Yusuflar, Akpınar, Türkmentokat ve İmişehir mahallelerinde toplam 725 dekarlık arazide kuru tarım yöntemiyle üretim yapıldı. Hasat sonucunda 10 bin 40 kilogram yulaf, 23 bin 800 kilogram buğday ve yaklaşık bin 700 adet saman balyası elde edildi. Ürünler, hayvancılıkla uğraşan üreticilere yem desteği sağlanması amacıyla işlenerek Günyüzü ilçesinde 25 üreticiye ulaştırıldı. Ayrıca makarnalık buğdaydan elde edilen 6 ton bulgur, Mihalıççık Kadın Kooperatifi tarafından işlenerek, hem Kent Lokantaları desteklendi hem de Üretici Marketlerde satışa sunuldu. 2026 üretim yılı için 450 da alanda; Kavılca Buğdayı, arpa, macarfiğ-buğday karışımı, pelemir ve makarnalık buğday ekimi gerçekleştirildi. 300 da arazi yazlık ekimler için hazırlandı. 350 da arazimiz toprağın nemini ve organik madde miktarını arttırmak amacıyla nadasa bırakıldı. 2026 üretim yılı için Büyükşehir Belediyemizin kuru tarım yönetimiyle üretim yapacağı alan bin 100 dekara ulaştı. İLÇELERLE İŞ BİRLİĞİ GÜÇLENDİ Büyükşehir Belediyesine ait kullanılmayan 1350 da tarım arazisinin üretime kazandırılması amacıyla Alpu, Mahmudiye, Mihalıççık, Seyitgazi ve Sivrihisar belediyeleriyle iş birliği protokolleri yenilendi. Protokoller Kasım ayında imzalanarak yürürlüğe girdi. TOPRAK ANALİZİ, ZEYTİN VE DUT PROJELERİ Mobil Toprak Analizi Projesi kapsamında 2025 yılında 14 ilçede toplam 317 üreticiye 801 analiz yapıldı. Eskişehir Orta Sakarya Vadisi Zeytinciliği Geliştirme Projesi kapsamında Erken Hasat Yüksek Polifenollü Natürel Sızma Zeytinyağı üretimi ve ardından Osmangazi Üniversitesi ile yapılan protokol çerçevesinde Osmangazi Üniversitesi Ziraat Fakültesi Mayıslar Zeytinyağı İşleme Tesisinde Olgun Hasat Soğuk Sıkım Natürel Sızma Zeytinyağı üretimi gerçekleştirildi. Yine Eskişehir Orta Sakarya Vadisi Zeytinciliği Geliştirme Projesi kapsamında Sarıcakaya ve Mihalgazi başta olmak üzere (Alpu ve Mihalıççık) Sakarya Vadisi’nde 10 bin sertifikalı zeytin fidanı dağıtıldı. İpekböcekçiliğini geliştirmek amacıyla ise 2025 yılında 35 üreticiye ve 2 kuruma yaklaşık 2000 adet dut fidanı desteği sağlandı. Ayrıca 11 bin dut çeliği köklendirildi. HAYVANCILIĞA VE ÜRETİCİYE ÇOK YÖNLÜ DESTEK Mihalıççık’ta don zararından etkilenen 112 kiraz üreticisine sıvı gübre desteği verilirken, 272 arı yetiştiricimize ait toplam 17 bin 821 kovan için 6 ton fondan arı yemi, Mahmudiye ve Han ilçelerinde ise hayvancılıkla uğraşan 186 üreticimize 15 ton mineral blok desteği sağlandı. Küçükbaş hayvan yetiştiriciliği kapsamında koç desteği için başvurular alınırken, uygulama hayvan hareketleri kısıtlamalarının kalkmasının ardından yapılacak. EĞİTİMLER DEVAM EDİYOR Büyükşehir Belediyesi ve Ziraat Mühendisleri Odası iş birliğiyle, balkabağı yetiştiriciliği, yeşillik üretiminde bakım besleme ve hastalıklar, zeytin bakımı ve gübreleme, kuraklığa dayanıklı hububat yetiştiriciliği, bağ tesis tekniği konularında 5 ilçede toplam 309 üreticiye eğitimler verildi. Ayrıca kooperatifçilik alanında belediye personeli ve kooperatif temsilcilerine yönelik kapsamlı eğitim programları düzenlendi. BAŞKAN ÜNLÜCE: “ÜRETEN ESKİŞEHİR’İ BİRLİKTE BÜYÜTÜYORUZ” Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, tarımsal çalışmalarla ilgili yaptığı açıklamada, “Kırsalda üretimi desteklemek, çiftçimizin emeğini korumak ve Eskişehir’de dayanışmayı büyütmek önceliğimiz. Tarımdan hayvancılığa, eğitimden kooperatifçiliğe kadar her alanda üreticimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Eskişehir’de üretimi birlikte büyütüyoruz.” dedi.

Marmarabirlik Ürün Alım Fiyatlarını Açıkladı Haber

Marmarabirlik Ürün Alım Fiyatlarını Açıkladı

Marmara Zeytin Tarım Satış Kooperatifleri Birliği (Marmarabirlik), 2025-2026 iş yılı ürün alım fiyatlarını belirledi. Marmarabirlik’ten yapılan açıklamada, Kooperatif Başkanları ve Yönetim Kurulu Üyeleri’nin katılımıyla gerçekleştirilen koordinasyon toplantısında alınan ortak karar çerçevesinde belirlenen nihai fiyat ile ürün alınmasına karar verildi. Marmarabirlik Yönetim Kurulu Başkanı Ali Yıldız, Marmarabirlik olarak bu hasat döneminde 67 bin rekolte beyanı aldıklarını dile getirdi. Gelen beyan doğrultusunda gerçekleştirilen fiyatlandırma çalışması sonucunda; tavan fiyat 18 dane 160 TL, taban fiyat 41 dane için 55 TL, yağlık zeytin fiyatı ise 53 TL olarak belirlendi. Başkan Yıldız, piyasada 28 barem zeytinin üzerinde alım yapılmadığı halde, Marmarabirlik’in 41 bareme kadar alım gerçekleştirdiğinin altını çizdi. Yıldız, ödeme takvimi ile ilgili olarak, “Alınan ürün bedelleri on beş günlük periyotlarda yüzde 50’si peşin, geri kalan kısmı ürün alımları sona erdikten sonra belirlenecek” dedi. İlk ödeme 7 Kasım Cuma Günü Başkan Yıldız ilk ödemenin de, 31 Ekim 2025’e kadar teslim edilen ürünler için yüzde 50’si 7 Kasım’da Cuma günü ortaklara ait Vakıfbank hesaplarında olacağını bildirdi. Yıldız, “Ödeme planlamalarımız ile bu zorlu yılda aksamasız bir süreç kurgulamaya özen gösterdik” ifadelerini kullandı. Fiyatların geçen yılın altında kalmayacağı sözünü verdiklerini hatırlatan Başkan Yıldız, “Piyasadaki fiyat dalgalanmalarından üreticimizi koruma amacı güdüyoruz. Üreticinin aleyhine gelişen veya gelişebilecek her durumda Birlik olarak üreticinin yanında olacağız. Bu yıl ki fiyat politikamızı belirlerken piyasalardaki dengeleri göz önünde bulundurduk ve üreticimizin emeğini koruyacak bir alım stratejisi oluşturduk. Bu nedenle fiyat belirleme sürecinde hem sürdürülebilir üretim hem de piyasa istikrarı önceliğimiz oldu” açıklamalarında bulundu. “Kooperatifçilik modeli güçlenmeye devam edecek” Ali Yıldız, kooperatiflerin ülke ekonomisindeki rolüne dikkat çekerek, “Marmarabirlik olarak 71 yıldır ortaklarımızla birlikte büyüyoruz. Ortak üreticimizin yanında olmayı sadece bir görev değil, varlık nedenimiz olarak görüyoruz. Bu yıl da ortaklarımıza yönelik finansal destek, teknik danışmanlık ve alım garantisi konularında güçlü bir sistem kurduk. Bu sistemle hem üretici hem Birlik kazanacak” ifadelerini kullandı. “Sürdürülebilirlik stratejimizin merkezinde üretici var” Marmarabirlik olarak sürdürülebilirliği öncelik haline getirdiklerini yineleyen Yıldız, “71 yıldır ortağının yanında olan Marmarabirlik, koşullar ne olursa olsun üreticisini koruyan ilerleme haritaları oluşturarak kooperatif ruhunu yaşatmaya devam edecek. Üretimden tüketime uzanan zincirde çevresel, ekonomik ve sosyal sürdürülebilirliği bütüncül bir yaklaşımla ele alıyoruz. Marmarabirlik Yönetim Kurulu olarak bizler de bu görevlerde emanetçiyiz. Emanete gözümüz gibi sahip çıkıyoruz. Kimsenin de bundan en ufak bir şüphesi olmasın. Tüm ortaklarımıza hayırlı ve bereketli bir sezon olmasını diliyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.