Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Koordinasyon

Kapsül Haber Ajansı - Koordinasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Koordinasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sürü İHA’lar Gaziantep’te Yarışacak Haber

Sürü İHA’lar Gaziantep’te Yarışacak

İnsansız hava araçlarının tek tek hareket etmek yerine birbiriyle koordineli biçimde görev yapabilmesini sağlayan Sürü İHA teknolojileri, geleceğin savunma ve sivil uygulamalarında kritik rol üstlenmeye hazırlanıyor. Orman yangınlarının tespitinden afet yönetimine, keşif ve gözetleme faaliyetlerinden savunma teknolojilerine kadar geniş bir kullanım alanı bulunan bu teknoloji, TEKNOFEST 2026 kapsamında gençlerin geliştirdiği yenilikçi çözümlerle gerçek görev senaryolarında test edilecek. TEKNOFEST 2026 Sürü İHA Yarışması, İHA’ların belirlenen otonom görevleri sürü halinde gerçekleştirebilmesini sağlayan yazılım, algoritma ve sistemlerin geliştirilmesini ve bu teknolojilerin gerçek dünya koşullarında sınanmasını amaçlıyor. Yarışmada en az üç aktif İHA’dan oluşan sürülerin, birbirleriyle koordineli şekilde hareket ederek verilen görevleri başarıyla tamamlaması bekleniyor. Tek komutla kalkıştan otonom inişe kadar zorlu görevler Yarışmanın Dinamik Sürü Kabiliyeti Görevi, takımların geliştirdiği sistemlerin otonomi ve koordinasyon yeteneğini kapsamlı biçimde test edecek. Göreve rastgele bir dizilimde başlayan İHA sürüsü, tek bir komutla eş zamanlı olarak havalanarak başlangıç formasyonuna geçecek. Ardından rota üzerindeki QR kod noktasına ulaşan sürü, kameraları aracılığıyla QR kodunu otonom olarak algılayıp çözümleyecek ve elde ettiği komutlara göre görevini sürdürecek. Bu aşamada sürünün formasyon değiştirmesi, eğimli uçuş gerçekleştirmesi, irtifa değiştirmesi ve sürüye yeni bir İHA’nın eklenmesi ya da bir İHA’nın sürüden ayrılması gibi farklı görevleri koordinasyon içinde yerine getirmesi gerekecek. Görev sırasında sürüden ayrılan bir İHA, belirlenen renkli iniş alanına otonom olarak iniş yaparak sistemini devre dışı bırakacak ve süresi dolduğunda yeniden sürüye katılacak. Görevin sonunda ise sürü, hedef QR noktasına göre yönelimini güncelleyerek başlangıç alanına dönecek ve güvenli biçimde otonom iniş gerçekleştirecek. Bir operatör, birden fazla İHA Yarışmanın ikinci ayağını oluşturan Yarı Otonom Sürü Kontrolü Görevi ise insan ve otonom sistem arasındaki koordinasyonu ön plana çıkaracak. Takımların sürüleri, tek bir joystick veya RC kumanda üzerinden verilen operatör girdileriyle senkronize biçimde yönetilecek. Bu görevde İHA’ların formasyonlarını koruyarak topluca ileri-geri, sağa-sola, yükselme-alçalma ve kendi eksenlerinde dönme hareketlerini gerçekleştirmesi bekleniyor. Bunun yanı sıra sürünün merkezi sabit tutulurken formasyonun birlikte eğimli şekilde yönlendirilmesi de takımların kontrol kabiliyetlerinin sınanacağı görevler arasında yer alıyor. 165 takımdan 19 takım finale kaldı Sürü İHA teknolojilerinin geleceğine yön verecek genç mühendis ve teknoloji geliştiricilerini bir araya getiren yarışmaya toplam 165 takım ve 806 üye başvurdu. Ön Tasarım Raporu, Ön Değerlendirme Sunumu, Kritik Tasarım Raporu ile Uçuş Kanıt ve Yazılım Değerlendirme Videosu aşamalarını başarıyla tamamlayan 19 takım ve 171 üye finale kalmaya hak kazandı. Finalist takımlar Türkiye’nin 12 farklı ilinden geliyor. Sakarya, Kırşehir, Konya, Erzurum, Adana, İstanbul, Erzincan, Kocaeli, Bursa, Ankara, Tokat ve Elâzığ’dan finale kalan takımlar, geliştirdikleri sürü İHA sistemleriyle Gaziantep’te dereceye girmek için mücadele edecek. Gençlerin teknoloji yarışı Gaziantep’te T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) öncülüğünde ve paydaş kurumların katkılarıyla gerçekleştirilen TEKNOFEST’in, gençleri ileri teknoloji alanlarında üretmeye ve geliştirmeye teşvik eden yarışmaları arasında yer alan Sürü İHA Yarışması’nın finalleri, 7-11 Eylül 2026 tarihleri arasında Gaziantep Yeşil Kent Stadı’nda gerçekleştirilecek. Finalin ilk gününde açılış ve oryantasyonun ardından teknik kontroller yapılacak ve takımlar kura sürecinin tamamlanmasıyla Dinamik Sürü Kabiliyeti Görevi’ne başlayacak. 7-9 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilecek görevlerle takımların otonom sürü teknolojileri sınanırken, 9-11 Eylül tarihleri arasında Yarı Otonom Sürü Kontrolü Görevi kapsamında sürülerin operatör kontrolündeki koordinasyon kabiliyeti değerlendirilecek. Final sürecinin son gününde ise mansiyon ödüllerinin belirlenmesi ve toplu fotoğraf çekimi gerçekleştirilecek. Yarışmada dereceye giren takımlar 300 bin TL’lik birincilik, 250 bin TL’lik ikincilik ve 200 bin TL’lik üçüncülük ödülünün sahibi olacak. Derece ödülü için takımların iki görevden de puan alması ve toplamda en az 200 puana ulaşması gerekecek. Bu şartların sağlanamaması halinde jüri kararıyla mansiyon ödülleri verilebilecek. Yarışmada ayrıca performans gösteren takımlara En İyi Takım Ruhu, En Özgün Yazılım ve En Özgün Tasarım ödülleri de takdim edilecek. Geleceğin otonom sistemleri gençlerin ellerinde gelişiyor TEKNOFEST çatısı altında gençlerin yalnızca teknoloji kullanıcısı değil, aynı zamanda teknoloji geliştiren ve üreten bireyler olarak yetişmesini destekleyen yarışmalar, Türkiye’nin yüksek teknoloji vizyonunun önemli yapı taşlarından biri olarak öne çıkıyor. Sürü İHA Yarışması ise bu vizyonun, otonom sistemler ve yapay zekâ destekli koordinasyon gibi geleceğin teknolojilerinde somut karşılık bulduğu alanlardan biri olarak dikkat çekiyor. Gaziantep’te gerçekleştirilecek finalde genç takımların geliştirdiği sistemler; yalnızca uçuş kabiliyetleriyle değil, aynı zamanda birlikte düşünebilen, karar verebilen ve görev paylaşımı yapabilen bir İHA sürüsünün nasıl çalışabileceği üzerinden değerlendirilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Uluslararası Yol Bisikleti Yarışı Tour Of İstanbul 3–6 Eylül Tarihleri Arasında Düzenlenecek Haber

Uluslararası Yol Bisikleti Yarışı Tour Of İstanbul 3–6 Eylül Tarihleri Arasında Düzenlenecek

Gençlik ve Spor Bakanlığının desteği ve Türkiye Bisiklet Federasyonunun organizasyonuyla düzenlenen Tour of İstanbul, 3–6 Eylül 2026 tarihleri arasında İstanbul’un farklı coğrafyalarını dört etapta buluşturacak. UCI Europe Tour 2.1 takviminde yer alan uluslararası yol bisikleti yarışı, 10 ülkeden 16 takımın katılımıyla toplam 408,7 kilometrelik parkurda gerçekleştirilecek. Bir UCI WorldTeam, beş UCI ProTeam ve 10 UCI Continental takımın mücadele edeceği Tour of İstanbul 2026, dört gün boyunca dünyanın farklı ülkelerinden profesyonel bisikletçileri İstanbul’un tarihî, kültürel ve doğal zenginlikleriyle buluşturacak. Silivri’den Çatalca’ya, Şile’nin kıyılarından Fatih’e ve Tarihi Yarımada’ya, Beykoz’un doğasına dünyaca ünlü bisikletçiler İstanbul yollarında Tour of İstanbul 2026, İstanbul’un birbirinden farklı coğrafyalarını ve yarış karakterlerini aynı parkurda bir araya getirecek. Silivri’den Çatalca’ya uzanan kırsal yollar, Şile’nin Karadeniz kıyıları, Fatih ve Tarihi Yarımada’nın simgesel noktaları ile Beykoz Spor Ormanı’nın doğası, dört gün boyunca uluslararası bisiklet mücadelesine ev sahipliği yapacak. Parkur yalnızca sportif bir rota değil; İstanbul’un tarihini, doğasını, kültürel mirasını ve coğrafi çeşitliliğini bisiklet aracılığıyla dünyaya taşıyan güçlü bir şehir anlatısı sunacak. Dayanıklılık, tırmanış, teknik sürüş, kriteryum ve bireysel zamana karşı disiplinlerini buluşturan rota, her gün farklı özelliklere sahip sporcuları ve takım stratejilerini öne çıkaracak. Tour of İstanbul 2026 takvimi: Etap – 3 Eylül 2026 Perşembe, Silivri–Çatalca – 165,1 kmEtap – 4 Eylül 2026 Cuma, Şile–Şile – 149,9 kmEtap – 5 Eylül 2026 Cumartesi, Fatih–Fatih – 86,2 kmEtap – 6 Eylül 2026 Pazar, Beykoz Bireysel Zamana Karşı Etabı – 7,5 km Dört etap, dört farklı yarış karakteri 1. Etap: Silivri–Çatalca | 3 Eylül Perşembe | 165,1 km Tour of İstanbul 2026, Silivri’den verilecek startla başlayacak. Avrupa Yakası’nın geniş yollarından kırsal bölgelere uzanan 165,1 kilometrelik açılış etabında sporcular toplam 1.926 metre tırmanacak. Akören, Bekirli, Fener, Karacaköy, Akalan ve Kabakça çevresinden geçecek parkur; rüzgâr, inişli çıkışlı yollar ve teknik geçişlerle yarışın ilk gününden genel klasman mücadelesini şekillendirecek. Etap, Çatalca’daki finişle tamamlanacak. 2. Etap: Şile–Şile | 4 Eylül Cuma | 149,9 km Karadeniz kıyısındaki Şile’den başlayarak yine Şile’de sona erecek ikinci etap, 2.170 metrelik toplam tırmanışıyla yarışın en zorlu günlerinden biri olacak. Kıyı yollarından tepelik araziye uzanan parkurda Ovacık çevresindeki dar yollar, keskin dönüşler, Bozgoca ve Karacaköy tünelleri teknik mücadeleyi artıracak. Şile’nin kıyıları, ormanları ve köy yolları, uluslararası bisiklet yarışının en etkileyici görüntülerine sahne olacak. 3. Etap: Fatih–Fatih | 5 Eylül Cumartesi | 86,2 km Tour of İstanbul’un üçüncü etabı, İstanbul’un kalbinde ve Tarihî Yarımada’nın eşsiz atmosferinde gerçekleştirilecek. Fatih Belediyesi önünden başlayıp aynı noktada sona erecek altı turluk kriteryum etabı; Ayvansaray, Haliç, Eminönü, Kumkapı ve Topkapı Sarayı çevresinden geçecek. Toplam 940 metre tırmanış içeren etapta kısa ve keskin yokuşlar, dar yollar, virajlar ve dönüşler takım stratejilerini ön plana çıkaracak. İkinci ve dördüncü turlardaki sprint primleri ile üçüncü ve beşinci turlardaki dördüncü kategori tırmanış primleri, puan ve genel klasman mücadelesine yön verecek. 4. Etap: Beykoz Bireysel Zamana Karşı | 6 Eylül Pazar | 7,5 km Tour of İstanbul 2026’nın şampiyonu, Beykoz Spor Ormanı’nda düzenlenecek 7,5 kilometrelik bireysel zamana karşı etabında belirlenecek. Sporcuların birer dakika arayla start alacağı final etabında dar yollar, virajlar, kısa tırmanışlar ve teknik inişler öne çıkacak. Toplam 136 metre tırmanış içeren parkurda her saniye büyük önem taşıyacak. Sporcuların hız, dayanıklılık, teknik beceri ve bisiklet kontrolünü ortaya koyacağı Beykoz etabı, hem bireysel zamana karşı performansını hem de genel klasmanın son sıralamasını belirleyecek. Tour of İstanbul için kurumlar ortak masada buluştu Tour of İstanbul 2026’nın güvenli, düzenli ve uluslararası standartlarda gerçekleştirilmesi amacıyla kurumlar arası koordinasyon toplantısı İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünde yapıldı. Toplantıya İstanbul Vali Yardımcısı Ünal Kılıçarslan, Türkiye Bisiklet Federasyonu Genel Sekreteri Mehmet Sedat Fırat, İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Spor Faaliyetleri Birimi Şube Müdürü Gültekin Örteş, Türkiye Bisiklet Federasyonu Projeler Koordinatörü Doç. Dr. Pınar Arpınar Avşar, Tour of İstanbul Yarış Direktörü Mutlu Erçevik, Türkiye Bisiklet Federasyonu İstanbul İl Temsilcisi Ensar Efendioğlu ile ilgili kurum ve kuruluşların temsilcileri katıldı. Toplantıda dört etaba ilişkin güvenlik, trafik, sağlık, ulaşım, yol bakım, altyapı, çevre, tanıtım ve operasyon planları değerlendirildi. Yarış güzergâhlarında alınacak önlemler, start ve finiş alanlarındaki hazırlıklar, alternatif ulaşım planları ve organizasyon süresince kurumlar arasında yürütülecek koordinasyon süreçleri ele alındı. Tour of İstanbul, kentin uluslararası tanıtımına katkı sunuyor İstanbul Vali Yardımcısı Ünal Kılıçarslan, Tour of İstanbul’un kent için taşıdığı öneme dikkat çekerek, “Tour of İstanbul’u, İstanbul’un uluslararası tanıtımına ve kentte bisiklet kültürünün gelişmesine sunduğu katkı nedeniyle önemsiyoruz. Dünyanın farklı ülkelerinden sporcuları ve takımları İstanbul’da buluşturan bu organizasyon, şehrimizin farklı yönlerini uluslararası bisiklet camiasına tanıtmak açısından önemli bir fırsat sunuyor.” dedi. Organizasyonun kamu kurumlarının iş birliğiyle her yıl daha ileriye taşındığını belirten Kılıçarslan, “İstanbul Valiliği başta olmak üzere ilgili kamu kurumlarımız ve yerel yönetimlerimizle birlikte Tour of İstanbul’un güvenli ve başarılı şekilde gerçekleştirilmesi için gerekli koordinasyonu sağlıyoruz. Organizasyonun İstanbul’un spor ve tanıtım değerine daha fazla katkı sunmasını hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı. Tour of İstanbul dünya bisiklet takviminde güçlü bir marka olma yolunda Türkiye Bisiklet Federasyonu Genel Sekreteri Mehmet Sedat Fırat, “Tour of İstanbul’un uluslararası bisiklet dünyasındaki konumunu her yıl daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz. Dünyanın farklı ülkelerinden takımları ve sporcuları İstanbul’da buluşturan yarışımızın, dünya bisiklet takviminde takip edilen ve tercih edilen organizasyonlardan biri hâline gelmesini istiyoruz.” dedi. İstanbul’un tarihî, kültürel ve coğrafi zenginliğinin organizasyona benzersiz bir değer kattığını vurgulayan Fırat, “Bu eşsiz şehri bisiklet dünyasına daha fazla tanıtmak ve Tour of İstanbul’u İstanbul’la özdeşleşen, sürdürülebilir ve uluslararası ölçekte güçlü bir spor markasına dönüştürmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” ifadelerini kullandı. Tour of İstanbul’a 32 paydaş kurumdan destek Gençlik ve Spor Bakanlığının desteği ve Türkiye Bisiklet Federasyonunun organizasyonuyla düzenlenecek Tour of İstanbul, İstanbul Valiliği koordinasyonunda toplam 32 paydaş kurumun iş birliğiyle gerçekleştirilecek. Organizasyona İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı, Karayolları 1. Bölge Müdürlüğü ve bağlı şubeleri, TCDD 1. Bölge Müdürlüğü, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü, İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, İstanbul İl Millî Eğitim Müdürlüğü, İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, ÖSYM İstanbul İl Koordinatörlüğü, DLH Marmaray Bölge Müdürlüğü ile Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü katkı sağlayacak. İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesinde İBB Gençlik ve Spor Dairesi Başkanlığı, İBB Ulaşım Dairesi Başkanlığı, İBB Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Dairesi Başkanlığı, İBB Zabıta Dairesi Başkanlığı, İBB Acil Yardım ve Cankurtarma Şube Müdürlüğü, İBB Güvenlik Şube Müdürlüğü, İBB Yeşil Alan ve Tesisler Yapım Şube Müdürlüğü, İBB Atık Yönetimi Şube Müdürlüğü, İBB İletişim Koordinatörlüğü, Metro İstanbul AŞ Genel Müdürlüğü, İSKİ Genel Müdürlüğü ve İETT Genel Müdürlüğü görev üstlenecek. Silivri Belediyesi, Çatalca Belediyesi, Şile Belediyesi, Fatih Belediyesi ve Beykoz Belediyesi de etapların gerçekleştirileceği ilçelerde organizasyona destek verecek. İstanbul’un tarihi ve doğal güzellikleri ekranlara taşınacak Tour of İstanbul, sportif rekabetin yanı sıra İstanbul’un uluslararası tanıtımına da katkı sunacak. Silivri ve Çatalca’nın kırsal yollarından Şile’nin Karadeniz kıyılarına, Tarihî Yarımada’dan Beykoz Spor Ormanı’na uzanan parkur; İstanbul’un farklı yüzlerini dört gün boyunca bisiklet aracılığıyla görünür kılacak. Tour of İstanbul 2026’nın 5 Eylül Cumartesi günü koşulacak Fatih–Fatih etabı, saat 09.00–11.15 arasında TRT Spor Yıldız’dan canlı yayımlanacak. 2023 yılında başlayan Tour of İstanbul, ilk yılının ardından UCI 2.2 kategorisinden UCI 2.1 kategorisine yükseldi. Dördüncü yılına ulaşan organizasyon; uluslararası takım katılımı, Türk takımlarının artan temsili ve İstanbul’un farklı coğrafyalarına yayılan parkuruyla Türkiye’nin uluslararası bisiklet takvimindeki önemli organizasyonlarından biri olarak yoluna devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ARI-ES Enerji Rüzgâr ve Güneşte 352 Projeyle Enerji Dönüşümüne Katkı Sağlıyor Haber

ARI-ES Enerji Rüzgâr ve Güneşte 352 Projeyle Enerji Dönüşümüne Katkı Sağlıyor

Yenilenebilir enerji yatırımlarında süreç, saha seçimiyle birlikte proje geliştirme aşamasında başlıyor; bu aşamada atılan adımlar yatırımın en kritik belirleyicilerinden birini oluşturuyor. Kurum görüşlerinin alınması, imar planlarının hazırlanması, halihazır haritaların oluşturulması, ÇED ve ESIA süreçlerinin yürütülmesi, kamulaştırma işlemleri, yol projeleri ile orman izinlerinin tamamlanması; yatırımın zamanında başlayabilmesi açısından büyük önem taşıyor. İzmir merkezli ARI-ES Enerji, yaklaşık 40 kişilik uzman kadrosuyla ARI-ES Planlama, HNS Harita ve Orman birimleri altında şehir planlama, harita mühendisliği, çevre ve orman mühendisliği disiplinlerini tek çatı altında buluşturuyor; bu disiplinlerin her birinde mesleki yeterlik belgesi ve büro tesciline sahip. Şirket, yatırımlara proje geliştirme aşamasından itibaren eşlik ediyor; önlisanslı, üretim lisanslı ve lisanssız projelerin tamamında hizmet veriyor. Kurum görüşlerinin alınmasından imar planlarının hazırlanmasına, halihazır harita üretiminden yol projelerine, mülkiyet edinimi ve kamulaştırmadan orman ön izinleri, kesin izinler ile ÇED ve ESIA süreçlerine kadar yatırımın ihtiyaç duyduğu jeolojik ve jeoteknik etütler dışındaki tüm aşamaları, proje geliştirmeden inşaata başlanmasına kadar kendi bünyesinde (in-house) yürütüyor. Geliştirdiği proje takip sistemiyle de her yatırımın izin ve ruhsat takvimini anlık izleyerek süreçlerin koordinasyonunu tek merkezden sağlıyor. 30 YILA YAKLAŞAN MÜHENDİSLİK BİRİKİMİ Kökleri 1998 yılına dayanan ARI-ES Enerji, 2004 yılında yenilenebilir enerji alanına yönelmiş, 2005 yılında bu alana odaklanan yapısıyla yeniden kurulmuş ve o tarihten bu yana yalnızca yenilenebilir enerji alanında faaliyet gösteriyor. Bugün şehir planlama, harita mühendisliği, çevre mühendisliği ve orman mühendisliği disiplinlerini aynı yapı altında buluşturan şirket; lisanslı ve önlisanslı rüzgâr ile güneş enerjisi projelerinin yanı sıra hibrit, lisanssız, hidroelektrik, jeotermal ve biyokütle yatırımlarında da hizmet veriyor. Şirketin en güçlü olduğu alanlardan biri, arazi projeleri ile lisanssız rüzgâr ve güneş projelerinin geliştirme aşamasından itibaren yürütülmesi: proje geliştirme aşamasında 68 rüzgâr projesinde 5.313,58 MW'lık çalışma yürüten şirket, 52 lisanssız rüzgâr ve güneş projesi (352,16 MW) ile rüzgâr santrallerine bütünleşik 19 hibrit güneş projesinde de görev aldı. Bugüne kadar görev aldığı 352 proje ve 16.211,29 MW'lık referans portföyü, şirketi sektörün önemli proje geliştirme ve mühendislik kuruluşlarından biri haline getiriyor. HER YATIRIM, FARKLI DİSİPLİNLERİN AYNI HEDEF İÇİN ÇALIŞMASINI GEREKTİRİYOR Yenilenebilir enerji yatırımlarında başarının yalnızca üretim kapasitesiyle değil, yatırımın her aşamasının doğru planlanmasıyla mümkün olduğuna dikkat çeken ARI-ES Enerji Kurucu Ortağı ve Genel Müdürü Ebru Arıcı: "Enerji dönüşümünün görünür yüzünü rüzgâr türbinleri ve güneş panelleri oluşturuyor. Ancak bu yatırımların arkasında uzun bir planlama, mühendislik ve izin süreci bulunuyor. Sürdürülebilir enerji yatırımlarının zamanında hayata geçirilebilmesi için teknik uzmanlık kadar disiplinler arası koordinasyon da büyük önem taşıyor. ARI-ES Enerji olarak yaklaşık otuz yıla dayanan mühendislik birikimimizle yatırımın fikir aşamasından inşaat başlangıcına kadar tüm süreçleri bütüncül bir yaklaşımla yönetiyoruz" açıklamalarında bulundu. ARI-ES Enerji Hakkında Kökleri 1998 yılına dayanan ARI-ES Enerji, 2004 yılında yenilenebilir enerji alanına yönelmiş, 2005 yılında yalnızca bu alana odaklanan yapısıyla kurulmuştur. İzmir merkezli şirket; ARI-ES Planlama, HNS Harita ve Orman birimleriyle şehir planlama, harita mühendisliği, çevre ve orman mühendisliği, ÇED / ESIA, yol projeleri ve kamulaştırma alanlarında, ilgili mesleki yeterlik belgeleri ve büro tescilleriyle entegre hizmet vermektedir. Yaklaşık kırk kişilik ekibiyle proje geliştirmeden inşaat aşamasına kadar jeolojik-jeoteknik etütler dışındaki tüm süreçleri kendi bünyesinde yürüten şirket, gelişmiş proje takip sistemleriyle takvim yönetimini kontrol altında tutmaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sabiha Gökçen’de Uçuş ve Yolcu Trafiğinde Yeni Rekor  Haber

Sabiha Gökçen’de Uçuş ve Yolcu Trafiğinde Yeni Rekor 

Yaz sezonunun en yoğun döneminde elde edilen bu başarı; dış hat gelen/giden yolcu, iç hat gelen/giden yolcu ve dış hat uçuş trafiği kategorilerinde de eş zamanlı rekorlarla taçlandı. Bu rakamlarla Sabiha Gökçen, günlük uçuş ve yolcu trafiği, dış hatlar gelen ve giden yolcu, iç hatlar gelen ve giden yolcu, toplam dış hat uçuş sayısı ve dış hat giden uçuş trafiğinde yeni rekorlara ulaştı. Aynı gün, yolcu biniş köprüleri (Passenger Boarding Bridges – PBB) ile hizmet verilen uçak sayısında da yeni bir rekora imza atıldı. Daha önce 212 uçakla kaydedilen günlük rekor 16 Ağustos’ta 218 uçağa hizmet verilmesiyle aşılırken, PBB operasyonlarında tüm zamanların en yüksek günlük seviyesine ulaşıldı. Operasyonel mükemmellik ve güçlü koordinasyon Yoğun trafik hacminin operasyonel bütünlük korunarak yönetilmesi, havalimanı ekosistemindeki tüm paydaşların yüksek koordinasyonu sayesinde sağlandı. Terminal işletmecisi ISG, yolcu akışı, güvenlik, temizlik, yönlendirme ve yolcu deneyimine yönelik süreçleri optimum şekilde yönetirken havalimanı otoritesi HEAŞ ekipleri; hava trafik, apron, pist, meydan faaliyetleri ve saha emniyetine ilişkin operasyonların düzenli şekilde sürdürülmesini sağladı. İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı Yönetici Direktörü Hanita Ahmad, rekor performansı şu sözlerle değerlendirdi: “16 Ağustos tarihinde günlük yolcu trafiğinde 180 bin eşiğinin ilk kez aşılması, Sabiha Gökçen’e olan güçlü talebin ve kesintisiz operasyonel kabiliyetimizin net bir göstergesidir. Bizim için gerçek başarı; yalnızca yüksek kapasiteyi yönetmek değil, bu ölçekte dahi yolcu odaklı hizmet anlayışımızdan ve 'kusursuz müşteri deneyimi' hedefimizden ödün vermemektir. Operasyonel yetkinliğimiz ve teknolojik altyapımız kadar, yolcularımıza güven ve konfor sunan insan odaklı yaklaşımımız da bu başarının temelini oluşturuyor. Sahadaki özverili ekiplerimize, iş ortaklarımıza ve bizi tercih eden tüm yolcularımıza teşekkür ederiz. Terminalimizde uçuş ve yolcu güvenliğini sağlayan, operasyonlarımızın sürekliliği için bizlerden desteğini esirgemeyen tüm kamu kurumlarına ve çalışanlarına güçlü koordinasyonları ve iş birlikleri için minnettarız. Sabiha Gökçen olarak bölgesel bir transfer merkezi olma vizyonumuz doğrultusunda yolcu deneyimini sürekli iyileştirmeye ve sürdürülebilir büyümeye odaklanmaya devam edeceğiz.” Bölgesel transfer merkezi olarak Sabiha Gökçen’in stratejik konumu güçleniyor Genişleyen bağlantı ağı, T1 entegrasyonu ile eklenen ilave biniş kapıları ve artan yolcu kapasitesiyle Sabiha Gökçen, Türkiye’nin hava ulaşımındaki kritik rolünü pekiştirirken İstanbul’un stratejik konumunu da güçlendirmeyi sürdürüyor. Son rekor, terminal işletmecisinin yüksek yoğunluklu dönemlerdeki çevikliğini ve artan seyahat talebine güçlü operasyonel kapasitesiyle yanıt verebildiğini bir kez daha ortaya koydu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çerkezköy’den Plovdiv’e Stratejik Hamle: Trakya Ticaret ve Lojistik Merkezi Masaya Yatırıldı Haber

Çerkezköy’den Plovdiv’e Stratejik Hamle: Trakya Ticaret ve Lojistik Merkezi Masaya Yatırıldı

Çerkezköy Ticaret ve Sanayi Odası heyeti, Bulgaristan temasları kapsamında Plovdiv Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Angel Hronev ile görüştü. Görüşmenin ana gündemini, Türk firmalarının Bulgaristan ve Avrupa pazarlarına erişimini kolaylaştırması hedeflenen Trakya Ticaret ve Lojistik Merkezi oluşturdu. Projenin ilerlemesinde Türkiye’nin Plovdiv Ticaret Ataşesi Armağan Al’ın yoğun girişimleri ve sağladığı koordinasyonun önemli rol oynadığı belirtildi. Çerkezköy Ticaret ve Sanayi Odası, Türkiye ile Bulgaristan arasındaki ticari ilişkileri geliştirmeye yönelik çalışmalarına Plovdiv’de devam etti. Çerkezköy TSO Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çetin ve beraberindeki yönetim kurulu üyeleri, Bulgaristan programının ilk gününde Plovdiv Ticaret ve Sanayi Odasını ziyaret etti. Heyet, Plovdiv Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Angel Hronev ile gerçekleştirdiği görüşmede karşılıklı yatırım, ihracat, lojistik ve yeni iş bağlantıları konusunda değerlendirmelerde bulundu. Toplantının en önemli gündem maddesi, Çerkezköy TSO öncülüğünde Plovdiv’de hayata geçirilmesi planlanan Trakya Ticaret ve Lojistik Merkezi oldu. Türk firmalarının Avrupa’ya açılan yeni kapısı olacak Çerkezköy TSO heyeti, Trakya Ticaret ve Lojistik Merkezi’nin amacı, planlanan faaliyetleri ve bölge şirketlerine sunacağı imkânlar hakkında Plovdivli yetkililere bilgi verdi. Projenin, başta Trakya’daki sanayi kuruluşları olmak üzere Bulgaristan ve Avrupa pazarlarına açılmak isteyen Türk firmalarına operasyonel destek sağlaması hedefleniyor. Merkezin ihracatçı şirketlere lojistik, ticari bağlantı, pazar geliştirme ve yerel koordinasyon alanlarında yeni imkânlar sunması bekleniyor. Çerkezköy’ün güçlü sanayi altyapısı ile Plovdiv’in Balkanlar’daki stratejik konumunu bir araya getirecek proje, yalnızca bir lojistik merkez olarak değil, Türkiye ile Bulgaristan iş dünyası arasında kalıcı bir ticaret köprüsü olarak konumlandırılıyor. Görüşmede merkezin faaliyete geçmesinin ardından bölge firmalarının ihracat süreçlerine sağlayacağı katkılar ve ulaşılması hedeflenen ticaret hacmi de ele alındı. Projenin sınır ötesi ticarette karşılaşılan operasyonel zorlukları azaltabileceği ve yeni iş birliklerinin kurulmasını hızlandırabileceği değerlendirildi. Plovdiv’in konumu projeye stratejik değer katıyor Bulgaristan’ın önemli üretim, lojistik ve ticaret merkezlerinden biri olan Plovdiv, Türkiye’den Avrupa’ya uzanan güzergâh üzerindeki konumuyla dikkati çekiyor. Kentin kara yolu ve demir yolu bağlantıları, Trakya Ticaret ve Lojistik Merkezi projesini bölgesel ölçekte önemli hale getiriyor. Merkezin faaliyete geçmesiyle Çerkezköy ve çevresindeki üreticilerin Bulgaristan pazarındaki görünürlüğünün artırılması, yerel firmalarla doğrudan bağlantı kurulması ve Avrupa’ya yönelik ihracat operasyonlarının güçlendirilmesi amaçlanıyor. Projenin aynı zamanda Bulgar şirketlerinin Türkiye’deki tedarikçiler ve yatırım fırsatlarıyla daha kolay buluşmasına katkı sunması bekleniyor. Böylece merkezin tek yönlü değil, iki ülke iş dünyasına da hizmet eden bir yapıya kavuşması hedefleniyor. Armağan Al’ın yoğun çabası projeye ivme kazandırdı Trakya Ticaret ve Lojistik Merkezi’nin Plovdiv’de karşılık bulmasında ve ilgili kurumlar arasında gerekli temasların kurulmasında, Türkiye’nin Plovdiv Ticaret Ataşesi Armağan Al’ın çalışmaları önemli rol oynadı. Projenin fikir aşamasından kurumsal görüşmelere taşınmasına kadar yürütülen süreçte yoğun çaba gösteren Al, Türk ve Bulgar iş dünyası temsilcileri arasındaki iletişimin güçlendirilmesine katkı sundu. Yerel kurumlarla bağlantıların kurulması, yatırım ortamının doğru değerlendirilmesi ve projenin iki ülkenin ortak çıkarları üzerinden anlatılması noktasında sağlanan koordinasyon, merkezin hayata geçirilme çalışmalarına ivme kazandırdı. Armağan Al’ın sahadaki etkin yaklaşımı, ticaret müşavirliği ve ataşeliklerinin yalnızca firmalara bilgi sunan yapılar olmadığını; doğru projelerin geliştirilmesi ve kamu ile özel sektör arasında güvene dayalı ilişkilerin kurulmasında da belirleyici görev üstlenebileceğini ortaya koydu. Trakya Ticaret ve Lojistik Merkezi’nin ilerleyen aşamalarında da Plovdiv Ticaret Ataşeliğinin kurumsal rehberliği ve yerel iş dünyasıyla oluşturduğu iletişim ağının projenin başarısı bakımından önemli olması bekleniyor. Plovdiv iş dünyasına Çerkezköy Endüstriyel Fuarı daveti Görüşmede, 2026 yılında 10’uncu kez düzenlenecek Çerkezköy Endüstriyel Fuarı da gündeme geldi. Çerkezköy TSO heyeti, 9-10-11 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilecek organizasyon hakkında Plovdiv Ticaret ve Sanayi Odası yetkililerine bilgi verdi. Plovdiv iş dünyası, fuara katılarak Trakya’daki sanayi kuruluşlarıyla doğrudan görüşmeye ve yeni ticari bağlantılar kurmaya davet edildi. Bulgar şirketlerinin fuara katılımının, iki kent arasındaki ekonomik ilişkilerin somut iş birliklerine dönüşmesine katkı sağlayabileceği ifade edildi. Çerkezköy Endüstriyel Fuarı’nın makine, otomotiv yan sanayi, elektrik-elektronik, enerji, lojistik ve üretim teknolojileri başta olmak üzere farklı sektörlerden firmaları bir araya getirmesi bekleniyor. Çerkezköy-Plovdiv hattında yeni iş birlikleri hedefleniyor Çerkezköy TSO’nun Bulgaristan temaslarının ilk günü; karşılıklı ticaret olanakları, yatırım fırsatları ve yeni iş bağlantıları üzerine gerçekleştirilen görüşmelerle tamamlandı. Tarafların önümüzdeki dönemde kurumlar arası iletişimi sürdürmesi ve Trakya Ticaret ve Lojistik Merkezi’nin hayata geçirilmesine yönelik teknik çalışmaların ilerletilmesi bekleniyor. Projenin planlandığı şekilde uygulanması halinde Çerkezköy ile Plovdiv arasında daha güçlü bir ticaret koridoru oluşabileceği, Türk firmalarının Bulgaristan ve Avrupa pazarlarındaki hareket kabiliyetinin artabileceği değerlendiriliyor.

Aksa Siirt Batman Doğalgaz, Şebeke Kontrol ve Tarama Çalışmalarının İlk Etabını Tamamladı Haber

Aksa Siirt Batman Doğalgaz, Şebeke Kontrol ve Tarama Çalışmalarının İlk Etabını Tamamladı

Güvenli ve kesintisiz doğal gaz arzını sağlamak amacıyla yılda iki kez gerçekleştirdiği periyodik kaçak tarama faaliyetlerinin ilk periyodunu tamamlayan Aksa Siirt Batman Doğalgaz, 2026’nın ilk yarısında 1.655 kilometrelik şebekenin tamamını son teknoloji gaz algılama sistemleriyle taradı. Bu kapsamda, yıl içerisinde şebekesini oluşturan 77 kilometre çelik hat, 1.070 kilometre polietilen hat, 508 kilometrelik servis hattı ve 34 bin 332 adet servis kutusu ile dağıtım şebekesinin tüm unsurlarının kontrolünü başarıyla sağladı. Aksa Siirt Batman Doğalgaz Şirket Müdürü Adnan Doğan, yılın ikinci yarısında da devam edecek çalışmalarla risk oluşumunun önüne geçmeyi, şebeke unsurlarında oluşabilecek olası hasarları erken aşamada tespit ederek gerekli önlemleri almayı hedeflediklerini açıkladı. 12 ilçede güvenli altyapı Batman ve Siirt merkez ile birlikte 12 ilçede yaklaşık 220 bin aboneye doğal gaz dağıtım hizmeti sunduklarının bilgisini veren Doğan, doğal gaz altyapısının güvenli şekilde işletilmesini sağlamak için önleyici bakım ve kontrol faaliyetlerini aralıksız sürdürdüklerini ifade etti. Doğan, “Teknik bir müdahale gerekli olduğunda ivedilikle gerçekleştiriyoruz” diye konuştu. Kesintisiz ve güvenli doğal gaz hizmeti Güvenli doğal gaz dağıtımının yalnızca güçlü altyapı yatırımlarıyla değil, düzenli bakım ve kontrol faaliyetleriyle bir bütün olduğunu belirten Doğan, sözlerine şöyle devam etti: “Doğal gaz dağıtımında güvenlik en temel önceliğimiz. Bu doğrultuda şebekemizi düzenli olarak kontrol ediyor, olası riskleri henüz oluşmadan tespit ederek gerekli müdahaleleri zaman kaybetmeden yapıyoruz. Yılda iki kez gerçekleştirdiğimiz kaçak tarama çalışmalarıyla altyapımızın kontrolünü sürekli sağlıyor, abonelerimize güvenli ve kesintisiz doğal gaz hizmeti sunuyoruz.” Doğan, kaçak tarama çalışmalarının OMD (Optical Methane Detector) teknolojisine sahip araçlarla gerçekleştirildiğini, araçların ulaşamadığı alanlarda ise lazer sensör teknolojisiyle çalışan hassas el tipi gaz algılama cihazlarının kullanıldığını belirtti. Periyodik kaçak tarama faaliyetlerinin, özellikle üçüncü taraf kazılarından kaynaklanabilecek hasarların erken aşamada tespit edilmesi açısından kritik önem taşıdığına dikkat çeken Doğan, doğal gaz dağıtım şebekesinin güvenli şekilde işletilebilmesi için tüm kazı çalışmalarının ilgili kurumlarla koordinasyon içinde yürütülmesi gerektiğinin altını çizdi. İzinsiz Kazı Faaliyetleri Ciddi Güvenlik Risklerini Beraberinde Getiriyor Batman ve Siirt’te izinsiz kazı çalışmaları nedeniyle 2026 yılının ilk altı ayında 81 hat hasarının meydana geldiğini vurgulayan Doğan, “Bu hasarlar yalnızca doğal gaz altyapısına zarar vermekle kalmıyor, vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini tehlikeye atarken, ülke ekonomisi açısından da önemli kayıplara neden oluyor. Hat hasarları sonucu havaya salınan doğal gaz miktarı 28 bin 41 metreküpe ulaşırken, 2 bin 68 abonemiz ortalama 112 dakika süreyle doğal gaz hizmetinden yararlanamadı. Doğal gaz hattı bulunan lokasyonlarda yürütülecek su, elektrik, internet ve telekomünikasyon altyapı çalışmaları başta olmak üzere bahçe düzenlemeleri, ağaç dikimi ve benzeri tüm kazı faaliyetlerinin doğal gaz dağıtım şirketimizin bilgisi ve koordinasyonu dâhilinde yapılması büyük önem taşıyor” diye konuştu. Doğan, kazı çalışması gerçekleştirecek kişi ve kuruluşların çalışmalara başlamadan önce 444 4 187 Aksa Doğalgaz Çözüm Merkezi ile iletişime geçmeleri gerektiğini hatırlattı. Vatandaşların doğal gaz altyapısına zarar verebilecek izinsiz bir kazı çalışmasıyla karşılaşmaları veya doğal gazla ilgili acil bir durum yaşamaları halinde ise 7 gün 24 saat hizmet veren 187 Doğal Gaz Acil Hattı’nı aramalarının büyük önem taşıdığını söyledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Marco Waltenspiel, Kapadokya'da Sıcak Hava Balonları Arasında 200 Km Hızla Uçtu Haber

Marco Waltenspiel, Kapadokya'da Sıcak Hava Balonları Arasında 200 Km Hızla Uçtu

Red Bull sporcusu Marco Waltenspiel, insan uçuşunun sınırlarını zorlayan bir ilke imza attı. Kapadokya üzerinde yaklaşık 2.800 metre yükseklikteki sıcak hava balonundan atlayan Waltenspiel, farklı irtifalardaki balonları slalom parkuruna dönüştürerek, saatte 200 kilometre hızla balonların arasından uçuşunu tamamladı. Farklı yüksekliklerdeki değişen rüzgâr koşulları ise uçuşun en büyük zorluğunu oluştururken, her manevra üst düzey beceri, kusursuz zamanlama ve hassas kontrol gerektirdi. 200 km/s Hızda Değişen Rüzgârlara Karşı Mücadele Yaklaşık 400 metre aralıklarla gökyüzünde süzülen sıcak hava balonları arasında ilerleyen Red Bull sporcusu Marco Waltenspiel, wingsuit uçuşunun doğal yapısı gereği parkur boyunca sürekli irtifa kaybederken saatte 200 kilometreye varan hızlara ulaştı. Farklı irtifalarda uçan sıcak hava balonları nedeniyle her seviyede farklı hava akımlarıyla karşılaşan sporcu, sürekli değişen gökyüzü koşullarında rotasını koruyabilmek için saniyeler içinde karar vererek milimetrik hassasiyetle uçuşunu sürdürdü. Dünyanın en önemli hava sporları destinasyonlarından biri olarak gösterilen Kapadokya, bir kez daha sıra dışı bir projeye sahne oldu. UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan bölgenin doğal yapısı, Kapadokya'nın gökyüzü, sıcak hava balonlarının oluşturduğu doğal parkurla sıra dışı bir wingsuit rotasına dönüştü. Böylece Kapadokya, Red Bull sporcularının bölgede hayata geçirdiği uluslararası ölçekte ses getiren üçüncü hava sporları projesine ev sahipliği yaptı. "Kariyerimin En Unutulmaz Deneyimlerinden Biriydi" Kapadokya semalarında gerçekleştirdiği uçuşun ardından Marco Waltenspiel, "Wingsuit uçuşlarında her zaman doğayla birlikte hareket edersiniz. Ancak bu projede her irtifada bizi farklı rüzgâr koşulları karşıladı. Her balona yaklaşırken rotamı yeniden hesaplamam ve saniyeler içinde doğru kararı vermem gerekiyordu. Kapadokya'nın eşsiz atmosferinde bu uçuşu gerçekleştirmek kariyerimin en unutulmaz deneyimlerinden biri oldu." dedi. Proje öncesinde kapsamlı meteorolojik analizler yapılarak her atlayış için en uygun hava koşulları belirlendi. Marco Waltenspiel'e uçuş boyunca Red Bull Skydive Team sporcusu Marco Fürst eşlik etti. Kariyerlerinde yaklaşık 13 bin uçuş deneyimi bulunan ikili, bu deneyimin yarısını birlikte gerçekleştirerek gökyüzü koordinasyonlarını bir kez daha gözler önüne serdi. Marco Fürst ise, "Bu proje yalnızca hız değil, kusursuz bir koordinasyon da gerektiriyordu. Bir yandan birbirimizi takip ederken diğer yandan sürekli değişen hava koşullarına uyum sağlamak zorundaydık. Ortaya çıkan görüntüler kadar perde arkasındaki hazırlık süreci de en az onlar kadar etkileyiciydi." diye ifade etti. Red Bull ve Philips OneBlade iş birliğiyle hayata geçirilen proje, Philips’in "All You" yaklaşımını yansıtarak bireyselliği, kendini olduğu gibi kabul etmeyi ve herkesin kendi yolunu çizmesini kucaklıyor. Wingsuit sporunu kendine özgü tarzı ve ikonik görünümüyle farklı bir noktaya taşıyan Marco Waltenspiel de bu yaklaşımın güçlü temsilcilerinden biri olarak öne çıkıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kocaeli, deniz kaynaklı afetlere karşı güç birliği yaptı Haber

Kocaeli, deniz kaynaklı afetlere karşı güç birliği yaptı

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, deniz kaynaklı afetlere karşı hazırlık seviyesini artırıyor. Bu kapsamda “Adalar Deniz Senaryolu Bölgesel Tatbikatı” öncesinde düzenlenen toplantıda, kurumlar arası iş birliği ve koordinasyon çalışmaları ele alındı. TÜM SÜREÇLER KONUŞULDU Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda gerçekleştirilen toplantıda; tatbikat senaryosu, kurumlar arası görev dağılımı, müdahale planları, haberleşme altyapısı, lojistik süreçler ve deniz-kara uyumu tüm detaylarıyla masaya yatırıldı. AFAD Başkanlığı tarafından 20-21 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilecek 2026 Yılı Ulusal Afet Tatbikatı öncesinde planlanan bölgesel deniz tatbikatına hazırlık kapsamında düzenlenen toplantıya; Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanı Şemsettin Yıldırım, Kocaeli Bölge Liman Başkanı Ahmet Mert ile suda arama kurtarma alanında faaliyet gösteren çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı. AFET SENARYOLARI SAHADA DENEYİMLENECEK Tatbikat kapsamında; deprem sonrası kıyı şeridinde oluşabilecek yıkımlar, denize sürüklenen enkaz parçaları, yük gemisinde çıkabilecek yangın ve Karamürsel açıklarında bir yolcu teknesinin batması gibi kritik senaryolar üzerinden kapsamlı uygulamalar yapılacak. Arama-kurtarma, tahliye, yangınla mücadele ve lojistik operasyonlar, gerçeğe en yakın şekilde sahada test edilecek. HEDEF; ANINDA MÜDAHALE, KUSURSUZ KOORDİNASYON Toplantıda, afet anlarında saniyelerin bile hayati önem taşıdığına dikkat çekilerek hızlı karar alma, güçlü koordinasyon ve etkin kaynak yönetiminin önemi vurgulandı. Tatbikata katılacak tüm paydaşların görev ve sorumlulukları netleştirilirken, kurumlar arası uyumun daha da güçlendirilmesi hedeflendi. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, afetlere karşı dirençli bir şehir hedefi doğrultusunda eğitim, tatbikat ve planlama çalışmalarını tüm paydaşlarla iş birliği içinde kararlılıkla sürdürmeye devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.