Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Koordinasyon

Kapsül Haber Ajansı - Koordinasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Koordinasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kocaeli’de Sıfır Atık Hedefi Tam Yol İlerliyor Haber

Kocaeli’de Sıfır Atık Hedefi Tam Yol İlerliyor

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı’na bağlı Sıfır Atık Şube Müdürlüğü koordinasyonunda düzenlenen “Sıfır Atık Yönetim Sistemi Değerlendirme Toplantısı”, İZAYDAŞ Genel Müdürlüğü ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Toplantıya ilçe belediyelerinin ilgili şube müdürleri ile teknik personeller katıldı. Toplantıda; il genelindeki sıfır atık çalışmaları, geri dönüşüm uygulamaları, belediyelerin sahada karşılaştığı sorunlar ve çözüm önerileri kapsamlı şekilde değerlendirildi. SIFIR ATIK ÇALIŞMALARI İL GENELİNDE DEĞERLENDİRİLDİ İl genelindeki atık yönetimi çalışmaları, sıfır atık uygulamalarının yaygınlaştırılması ve ilçe belediyelerinin iyi uygulama örneklerinin değerlendirildiği toplantıda Büyükşehir koordinasyonunda devam eden çalışmalar ele alınırken, bunun yanında ilçe belediyelerinin sahada karşılaştığı sorunlar ve çözüm önerileri masaya yatırıldı. Atıkların kaynağında ayrı toplanması, geri kazanım oranlarının artırılması ve çevre bilincinin güçlendirilmesine yönelik faaliyetlerin koordinasyon içerisinde devam edeceği vurgulandı. KURUMLAR ARASI İŞ BİRLİĞİNİN VERİLERİ PAYLAŞILDI İZAYDAŞ Genel Müdürü Vahit Balahorlu gerçekleştirdiği konuşmasında, İZAYDAŞ’ın 30.yılında yaptığı çalışmaları ve yeni vizyonu hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Büyükşehir Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı Sıfır Atık Şube Müdürü Hüseyin Kılıç ise Kocaeli genelinde sıfır atık yönetim sisteminin daha etkin işletilmesi amacıyla kurumlar arası iş birliği, saha uygulamaları, atık toplama süreçleri ve geri kazanım faaliyetlerine ilişkin verileri sunarak değerlendirmelerde bulundu. DEPOZİTO İADE SİSTEMİ UYGULAMASI YERİNDE İNCELENDİ Toplantının ardından katılımcılar, Sakarya’da pilot bölge olarak başlatılan ve Depozito İade Sistemi kapsamında faaliyet gösteren Sayma Doğrulama Merkezi’ni ziyaret etti. Ziyarette, depozito iade sisteminin işleyişi, ambalaj atıklarının toplanması, sayılması ve doğrulanmasına ilişkin süreçler hakkında bilgilendirmeler yapıldı. Gerçekleştirilen teknik ziyaret ile depozito yönetim sistemine dair uygulama örnekleri yerinde incelenirken, benzer çalışmaların sıfır atık yönetim sistemine sağlayabileceği katkılar üzerine görüş alışverişi yapıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yangınla Mücadelede Kara Gücüne 101 Yeni Araç Eklendi Haber

Yangınla Mücadelede Kara Gücüne 101 Yeni Araç Eklendi

Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü, orman yangınlarıyla mücadele kapasitesini güçlendirecek yeni araçların görev yerlerine uğurlanması amacıyla tören düzenledi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey’in katıldığı törende, 101 aracın dağıtımı gerçekleştirildi. Yeni araçlarla birlikte Orman Genel Müdürlüğü’nün karadan müdahale gücü; 1.953 arazöz, 878 iş makinesi ve 2.766 ilk müdahale aracına ulaştı. Törende konuşan Bakan Yumaklı, ormanların yalnızca ağaçlardan ibaret olmadığını belirterek, “Ormanlarımız; suyumuzun, toprağımızın, havamızın, biyoçeşitliliğimizin ve geleceğimizin teminatıdır. Orman yangınlarıyla mücadeleyi sadece bir afet başlığı olarak değil, Yeşil Vatan’ı koruma sorumluluğu olarak görüyoruz” dedi. İklim değişikliğinin yangın riskini artırdığına dikkat çeken Yumaklı, hazırlıkların her yıl daha güçlü, daha planlı ve daha teknolojik bir anlayışla sürdürüldüğünü ifade etti. Yangınlarla mücadelede temel yaklaşımın “Yangın çıkmadan önlemek, çıkan yangını en kısa sürede tespit etmek ve ilk müdahaleyi hızla yapmak” olduğunu vurgulayan Yumaklı, yeni araçların sahadaki müdahale kapasitesine önemli katkı sağlayacağını söyledi. Bakan Yumaklı, Türkiye’nin orman yangınlarıyla mücadelede teknolojiyi etkin kullanan ülkeler arasında yer aldığını belirterek, “28 uçak, 119 helikopter, 14 insansız hava aracı ve 462 ton su atma kapasitesine sahip hava gücümüzle sahadayız. Yapay zekâ destekli karar destek sistemleriyle yangının davranışını, meteorolojik koşulları ve saha verilerini anlık analiz ediyoruz” diye konuştu. Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey ise konuşmasında, yangınlarla mücadelenin zamanla yarışılan kritik bir görev alanı olduğuna dikkat çekti. Karacabey, “Dakikaların hatta saniyelerin büyük önem taşıdığı bir mücadeleden söz ediyoruz. Bugün görev yerlerine uğurlayacağımız araçlarımız, ekiplerimizin hareket kabiliyetini artıracak ve yangınlara daha etkin müdahale imkânı sağlayacak” ifadelerini kullandı. Yangınla mücadelenin yalnızca araç ve ekipman meselesi olmadığını vurgulayan Karacabey, insan gücü, koordinasyon, teknoloji ve tecrübenin önemine işaret ederek, sahada görev yapan orman işçileri, mühendisler, teknik personel ve gönüllülerin “Yeşil Vatan’ın görünmeyen kahramanları” olduğunu söyledi. Törende ayrıca vatandaşlara yangın riskine karşı dikkatli olunması çağrısı yapıldı. Yetkililer, ormanlarda ateş yakılmaması, izmarit atılmaması ve şüpheli durumların vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirilmesinin hayati önem taşıdığını vurguladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ABB’den Kurban Bayramı Öncesi Koordinasyon Toplantısı Haber

ABB’den Kurban Bayramı Öncesi Koordinasyon Toplantısı

Başkentlilerin Kurban Bayramı’nı sağlıklı ve huzur içinde geçirebilmesi amacıyla Ankara Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde “Kurban Bayramı Koordinasyon” ve “Vektörle Mücadele Çalışmalarında Yerel İş Birliği” toplantıları düzenlendi. Sağlık İşleri, Veteriner İşleri, Zabıta ile İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Daire Başkanlıklarının yanı sıra ilçe belediyelerinden de görevlilerin katıldığı toplantıda; kent genelinde alınacak tedbirler konuşuldu ve kurban kesim alanlarının hazırlanması, hijyen koşullarının sağlanması, atıkların hızlı şekilde toplanarak bertaraf edilmesi ile denetim süreçleri ele alındı. Büyükşehir ile ilçe belediyelerinin koordineli hareket etmesi gerektiği vurgulandı 28 EKİPLE SAHADA DENETİM VE DESTEK ABB Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Kemal Çokakoğlu, sürecin hassasiyetine dikkat çekerek, “Yapılan ibadetimizin gölgelenmemesi amacıyla sanitasyon tedbirlerinin doğru şekilde alınması gerekiyor. Kesim alanlarının bayram öncesi, süresince ve sonrasında titizlikle takip edilmesi büyük önem taşıyor. Büyükşehir Belediyesi olarak tüm birimlerimizle sahadayız” dedi. ABB Zabıta Daire Başkanı Olcay Erdal ise çalışmaların hem bayram tedbirleri hem de vektörle mücadeleyi kapsadığını belirterek, “28 ayrı ekibimizle Ankara genelinde görev yapacağız. Kesim alanlarının temizliği, ilaçlanması ve denetimi bayram boyunca aralıksız sürecek. Önceliğimiz vatandaşlarımızı bilgilendirerek sürecin düzenli ilerlemesini sağlamak” ifadelerini kullandı. SAĞLIK VE İLAÇLAMA ÇALIŞMALARI YOĞUNLAŞTIRILDI Sağlık İşleri Dairesi Başkanı Mümtaz Yavuz, “Vektörle mücadele çalışmalarımız yılın başından bu yana sürüyor. İlçe belediyeleriyle koordineli çalışarak aynı alanlarda çakışmayı önlüyor, halk sağlığını korumayı önceliklendiriyoruz” diye konuştu. ATIK YÖNETİMİ VE BERTARAF SÜRECİ TAKİPTE Veteriner İşleri Dairesi Başkanı Mustafa Şener, kurban atıklarının hızlı şekilde toplanmasının önemine dikkat çekerek, “Atıkların aynı gün içinde mevzuata uygun şekilde bertaraf edilmesi için tüm birimlerimiz koordineli çalışacak” dedi. İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanı Ömer Faruk Öztürk ise atıkların transfer sürecinin titizlikle yürütüleceğini belirtti. BelPLAS Genel Müdür Yardımcısı Ali Tokmak da bayram süresince 24 saat esasına göre çalışacaklarını ifade ederek, kesim alanlarında temizlik ve ilaçlama çalışmalarının kesintisiz sürdürüleceğini söyledi. VEKTÖRLE MÜCADELEDE YEREL İŞ BİRLİĞİ ABB’de, vektörle mücadele çalışmalarında yerel iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik ayrı bir toplantı da gerçekleştirildi. İlçe belediyelerinin katılımıyla düzenlenen toplantıda, ilaçlama faaliyetlerinin daha etkin yürütülmesi ve koordinasyonun artırılması hedeflendi. Her iki toplantı kapsamında alınan kararlarla birlikte Başkent genelinde bayram süresince hijyen, denetim ve sağlık çalışmaları eş zamanlı ve koordineli şekilde yürütülecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

PAGEV’de Yavuz Eroğlu Güven Tazeledi Haber

PAGEV’de Yavuz Eroğlu Güven Tazeledi

Yavuz Eroğlu’nun PAGEV başkanlığını üstlendiği günden bu yana sektör içindeki dağınık yapının yerini ortak akıl ve koordinasyon alırken, kamu ile ilişkilerde etkin temsil ve güçlü diyalog, uluslararası platformlarda ise aktif ve belirleyici rol ön plana çıktı. PAGEV, bu süreçte yalnızca sektörün temsil edildiği bir yapı olmanın ötesine geçerek, karar alma mekanizmalarında aktif rol oynayan ve sektöre yön veren bir merkez haline geldi. Eroğlu’nun Türkiye'de sektörün yasayla kurulmuş çatı kuruluşu TOBB Plastik Kauçuk Kompozit Sanayi Meclisi başkanlığı yanında Avrupa Birliği Plastik Üreticileri Derneğinde Yönetim Kurulu üyeliği ve küresel sanayi platformları gibi yapılarda üst düzey görevler üstlenmesi, Türkiye’nin konumunu değiştirirken, Türkiye artık sadece üretim yapan değil, aynı zamanda kuralları tartışan ve etkileyen ülke konumuna geldi. İKMİB SEÇİMLERİNE İBRAHİM VEFA ARICI’YA AÇIK DESTEK Konuşmasında İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) seçimlerine de işaret eden Eroğlu, "Başkan Yardımcım Burak Önder’in, İbrahim Vefa Arıcı ile birlikte İKMİB seçimlerinde aday olması sektörümüzün ahengi adına önemli bir adımdır. PAGEV olarak kendilerine tam destek veriyoruz.” dedi. YENİ YÖNETİM KURULU BELİRLENDİ Genel Kurul kapsamında PAGEV’in yeni dönem yönetim ve denetim kurulları da belirlendi. Kurullarda şu isimler yer aldı: Yeni Yönetim Kurulu (Asil) Yavuz Eroğlu (Başkan) Ahmet Meriç Ali Zeki Karadeniz Burak Önder Abdullah Karatepe Aziz Özay İsmail Eren Ünlü Yavuz Biçer Murat Erkan Yusuf Pala İbrahim Bozkurt Çağlayan Yönetim Kurulu (Yedek) Serkan Karataş Oğuzcan Çetinalp Yeliz Karaarslan Beyhan Baycar Tamer Güven Arzu Kazar Yağmur Eroğlu Özgür Baykal Adnan Baduk Kerem Yeşilçimen Tamer Özçelik Denetim Kurulu (Asil) Dursun Cemal Bak Ahmet Şekeroğlu Şamil Tahmaz Denetim Kurulu (Yedek) Kazım Öztürk Aziz Turan Mustafa Tanrıkulu Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şirketler Yapay Zekada Nereden Başlamalı? Haber

Şirketler Yapay Zekada Nereden Başlamalı?

Birçok şirkette yapay zeka gündemi, bir yönetim kurulu sunumunda başlayan heyecanın birkaç ay sonra sessizce sönmesiyle ilerliyor. Sorun genellikle teknoloji eksikliği değil. Asıl sorun, şirketlerde yapay zeka dönüşümü konusunun bir yazılım alımı gibi ele alınması. Oysa yapay zeka, kurumsal yapılarda tek başına çalışan bir araç değil; karar alma biçimini, operasyon akışını, risk yönetimini ve rekabet pozisyonunu etkileyen bir dönüşüm katmanı. Bu nedenle konuya sadece BT bütçesi, lisans sayısı ya da pilot proje adedi üzerinden bakmak yetersiz kalıyor. Şirket için gerçek soru şu: Yapay zeka hangi işi daha hızlı değil, hangi işi daha doğru, daha ölçeklenebilir ve daha karlı hale getirecek? Şirketlerde yapay zeka dönüşümü neden farklı bir yönetim konusu? Kurumsal dönüşümlerde en zor başlıklar genellikle teknoloji değil, koordinasyon ve önceliklendirme oluyor. Yapay zekada da tablo benzer. Finans, insan kaynakları, hukuk, operasyon, satış ve bilgi teknolojileri aynı masaya oturmadan kalıcı sonuç üretmek zor. Çünkü yapay zeka projeleri çoğu zaman birim sınırlarını aşıyor. Satış tahmini modeli yalnızca satış ekibini ilgilendirmiyor; tedarik planlamasını, stok yapısını, nakit akışını ve müşteri deneyimini de etkiliyor. İnsan kaynaklarında özgeçmiş tarama sistemi sadece işe alım hızını artırmıyor; ayrımcılık riski, veri gizliliği ve işveren markası üzerinde de sonuç doğuruyor. Bu yüzden şirketlerde yapay zeka dönüşümü, CIO veya BT direktörünün tek başına taşıyacağı bir dosya değil. Üst yönetim sponsorluğu, süreç sahipliği ve yönetişim çerçevesi olmadan ilerleyen girişimler, çoğunlukla iyi niyetli denemeler olarak kalıyor. İlk hata: Araç seçip problem aramak Piyasada üretken yapay zeka araçlarından tahminleme platformlarına kadar geniş bir ekosistem oluştu. Ancak birçok kurum, önce aracı seçip sonra buna uygun kullanım alanı arıyor. Bu yaklaşım hem kaynak israfına yol açıyor hem de organizasyonda "yapay zeka işe yaramıyor" algısını hızlandırıyor. Sağlıklı başlangıç, teknoloji kataloğu çıkarmak değil, iş etkisi yüksek karar noktalarını belirlemek olmalı. Nerede yoğun manuel iş var? Nerede tahmin hatası maliyet yaratıyor? Nerede bilgi dağınıklığı müşteri kaybına neden oluyor? Nerede uzman personelin zamanı düşük katma değerli işlerde harcanıyor? Doğru kullanım alanları genellikle çok parlak görünenler değil, etkisi ölçülebilenler oluyor. Talep tahmini, bakım planlama, teklif hazırlama, müşteri hizmetleri sınıflandırması, belge analizi, sahtekarlık tespiti ve iç bilgiye erişim gibi alanlar bu yüzden öne çıkıyor. Veri kalitesi olmadan dönüşüm hızlanmıyor Yapay zekanın kurumsal hayatta karşılaştığı en sert duvar veri tarafında yükseliyor. Dağınık veri kaynakları, düşük etiketleme kalitesi, güncel olmayan kayıtlar ve departmanlar arası kopukluk, model performansını doğrudan aşağı çekiyor. Burada sık yapılan varsayım şu: Önce modeli kuralım, veri zamanla düzelir. Pratikte çoğu zaman tersi geçerli. Veri kalitesi kötü olduğunda model yalnızca hatayı hızlandırıyor. Yönetici ekranında güven vermeyen bir sistem ise kısa sürede kullanım dışı kalıyor. Bu nedenle veri yönetişimi, şirketlerde yapay zeka dönüşümü için teknik bir alt başlık değil, işin merkezidir. Hangi veri kritik, kim sorumlu, ne sıklıkla güncelleniyor, hangi kaynak doğrulanmış kabul ediliyor, hangi verinin kullanımı hukuken sınırlı? Bu sorular netleşmeden kalıcı ölçekleme beklemek gerçekçi değil. İnsan faktörü: En büyük direnç teknolojiye değil belirsizliğe Kurumsal yapılarda çalışanlar çoğu zaman yapay zekaya ilkesel olarak karşı çıkmıyor. Asıl tedirginlik, rol tanımının nasıl değişeceğini bilmemekten kaynaklanıyor. Bir ekip için yapay zeka verimlilik aracı olabilirken, başka bir ekip için performans baskısı ya da yetki kaybı gibi algılanabiliyor. Bu yüzden iletişim dili kritik. "Sizi değiştirecek sistem" algısı ile "işin tekrarlı kısmını azaltacak yardımcı katman" anlatısı arasında ciddi fark var. Gerçekçi kurumlar, bu teknolojinin bazı görevleri azaltacağını kabul ederken yeni beceri ihtiyacını da açıkça tanımlıyor. Eğitim burada tek seferlik bir seminer olarak değil, rol bazlı bir adaptasyon programı olarak ele alınmalı. Bir satış ekibinin ihtiyacı ile hukuk ekibinin ihtiyacı aynı değil. Bir üretim tesisindeki vardiya yöneticisinin kullanacağı karar destek sistemi ile kurumsal iletişim ekibinin içerik üretim araçları da aynı eğitim çerçevesiyle yönetilemez. Şirketler en çok bu noktada zorlanıyor: Teknolojiyi ortaklaştırırken kullanım senaryolarını özelleştirmek gerekiyor. Yönetişim olmadan ölçekleme risk üretir Yapay zeka kullanımının artması, beraberinde kurumsal riskleri de büyütüyor. Hatalı çıktı, önyargılı karar, fikri mülkiyet ihlali, müşteri verisinin yanlış kullanımı ve regülasyon uyumsuzluğu artık teorik riskler değil. Özellikle finans, sağlık, savunma, enerji ve kamuya temas eden sektörlerde hata toleransı düşük. Bu nedenle yapay zeka yönetişimi, yalnızca hukuk departmanının kontrol listesine bırakılamaz. Şirketin hangi araçları kullanabileceği, hangi verilerin modele verilemeyeceği, hangi çıktılarda insan onayı gerekeceği ve hangi kararların tamamen otomatikleştirilemeyeceği açık kurallarla tanımlanmalı. İyi bir yönetişim yapısı, inovasyonu yavaşlatmak zorunda değil. Aksine, kuralları net olan kurumlar daha hızlı ilerliyor. Çünkü ekipler neyin serbest, neyin hassas, neyin yasak olduğunu bildiğinde deneme alanı daha güvenli hale geliyor. Hangi şirketler daha hızlı sonuç alıyor? Sektör farkı belirleyici olsa da yalnızca büyük ölçekli şirketler avantajlı değil. Hatta bazı orta ölçekli firmalar, daha az hiyerarşi ve daha net karar hatları sayesinde daha hızlı sonuç alabiliyor. Burada belirleyici olan bütçe büyüklüğünden çok operasyonel disiplin. Hızlı sonuç alan şirketlerde ortak bazı özellikler görülüyor. Öncelikle tek bir büyük dönüşüm vaadi yerine, sınırlı ama yüksek etkili kullanım alanları seçiliyor. İkinci olarak başarı kriteri en başta tanımlanıyor. Maliyet düşüşü mü hedefleniyor, çevrim süresi mi kısalacak, satış dönüşümü mü artacak? Üçüncü olarak pilot proje ile üretim ortamı arasındaki fark ciddiye alınıyor. Kurumsal hayatta pilotların başarılı, gerçek kullanımın zayıf kalmasının nedeni de burada yatıyor. Test ortamında çalışan model, saha gerçekliğinde veri akışı, kullanıcı alışkanlığı, sistem entegrasyonu ve güvenlik gereksinimleri nedeniyle aynı performansı vermeyebiliyor. Bu nedenle ölçekleme planı, pilot tamamlandıktan sonra değil, pilot başlarken düşünülmeli. Şirketlerde yapay zeka dönüşümü için gerçekçi yol haritası Kurumsal karar vericiler için en sağlıklı yaklaşım, yapay zekayı tek bir proje olarak değil, aşamalı bir dönüşüm portföyü olarak ele almak. İlk aşamada iş etkisi yüksek 2-3 kullanım alanı seçilmeli. Bu alanların veri uygunluğu, entegrasyon ihtiyacı ve hukuki riskleri birlikte değerlendirilmelidir. İkinci aşamada sahiplik netleşmeli. Her projenin bir iş birimi sponsoru, bir teknik sahibi ve bir risk sorumlusu olmalı. Sadece teknoloji ekibine bırakılan girişimler, iş sonuçları üretmekte zorlanır. Sadece iş birimi tarafında kalan projeler ise teknik sürdürülebilirlik sorunu yaşar. Üçüncü aşamada ölçümleme devreye girmeli. Yapay zekanın değeri genel memnuniyet cümleleriyle değil, somut göstergelerle izlenmeli. İşlem süresi, hata oranı, çalışan başına verim, müşteri yanıt süresi, kayıp önleme oranı veya teklif hazırlama hızı gibi göstergeler burada belirleyici olur. Son aşama ise kurumsallaşmadır. Başarılı bulunan kullanım alanları için politika, eğitim, güvenlik ve entegrasyon standartları oluşturulmadan yaygınlaşma sağlıklı olmaz. Bu noktada içerik üretiminden sektör analizine kadar karar vericilere düzenli bilgi akışı sağlayan yayın ekosistemleri de önemli hale geliyor. Özellikle iş dünyası ve teknoloji ekseninde uzmanlaşan platformlar, örneğin Kapsül Haber Ajansı gibi yapılar, kurumların dönüşümü yalnızca teknoloji haberi olarak değil, stratejik bir iş gündemi olarak takip etmesine katkı sunuyor. Beklenti yönetimi neden kritik? Yapay zekanın kurumsal etkisi yüksek, ancak her problemi çözen sihirli bir katman değil. Bazı süreçlerde dramatik verimlilik sağlar, bazı süreçlerde ise katkısı sınırlı kalır. Özellikle düşük hacimli, istisna oranı yüksek ve standardizasyonu zayıf işlerde beklenen fayda daha düşük olabilir. Benzer şekilde her şirketin olgunluk seviyesi farklıdır. ERP verisi güvenilir olmayan, süreçleri standartlaşmamış ve departmanlar arası sahiplik modeli zayıf olan bir kurum için ilk ihtiyaç ileri modelleme değil, temel dijital düzen olabilir. Bu durum yapay zekanın değerini azaltmaz; yalnızca sıralamayı değiştirir. Önümüzdeki dönemde şirketler arasındaki fark, kimlerin yapay zekayı daha erken denediğiyle değil, kimlerin onu kurumsal disiplinle yönettiğiyle açılacak. Teknolojiye hızla girmek avantaj sağlayabilir, fakat kalıcı üstünlük veri kalitesi, insan adaptasyonu ve karar mimarisi üzerinden kurulacak. Yapay zekadan gerçek değer üretmek isteyen kurumlar için asıl mesele başlamak değil, doğru yerden başlamaktır.

ABB Yarım Asırlık İki Devasa Senkron Motoru Yeniledi Haber

ABB Yarım Asırlık İki Devasa Senkron Motoru Yeniledi

İsviçre merkezli otomasyon ve elektrifikasyon teknolojileri lideri ABB, Türkiye’nin önde gelen petrokimya şirketlerinden birine ait 7 MW ve 2,65 MW gücündeki iki senkron motorun kapsamlı yenileme ve modernizasyon çalışmalarını başarıyla tamamladı. 1978 yılında imal edilen motorların stator, rotor ve ikaz sistemleri dahil olmak üzere tüm sargıları ve ilgili komponentleri tamamen yenilendi. ABB’nin İzmir’deki tesisinde gerçekleştirilen proje, klasik bir onarım sürecinin ötesine geçerek kapsamlı bir modernizasyon projesi olarak yürütüldü. Toplam 16 haftada tamamlanan projede, servis merkezinde görev yapan ekipler koordineli şekilde çalıştı. Süreç boyunca sürekli olarak sekiz kişilik uzman ekip projede görev alırken, belirli dönemlerde servis merkezindeki tüm ekip projeye destek verdi. ABB Türkiye Hareket Servis Operasyonları ve İzmir Şube Müdürü Tamer Kuzgunkaya, projeye ilişkin değerlendirmesinde, “50 yıla yakın süredir işletmede olan bu motorların, orijinal tasarım ve mühendislik kriterlerine birebir uygun veya daha üstün malzemeler kullanılarak yenilenmesi yüksek teknik uzmanlık ve disiplinli koordinasyon gerektiriyor. Satış ve satın alma süreçlerinden İzmir tesisimizdeki demontaj, ekspertiz ve onarım çalışmalarına; sahadaki demontaj ve montaj operasyonlarına kadar tüm ekiplerimiz tam uyum içinde çalıştı. Bu projeyi başarıyla tamamlamamız, teknik yetkinliğimizin ve organizasyonel gücümüzün somut bir göstergesidir” ifadelerini kullandı. Bu motorlar senkron motor karakteristiğine sahip olmaları ve 214 rpm ile 333 rpm gibi oldukça düşük devirlerde çalışmaları nedeniyle son derece yüksek tork gereksinimine sahip bulunuyor. Bu gereksinim, rotor–stator geometrilerinin boyutlandırılmasından fiziksel hacimlerine kadar birçok mühendislik parametresini doğrudan etkiliyor. Ağırlıkları 75 ve 43 ton olan bu motorların tüm sargı ve komponentlerin tamamen yenilenmiş olması projeyi standart bir bakım çalışmasının ötesine taşıyor. Kapsamlı bir modernizasyonu içeren bu proje, büyük ölçekli senkron motorlarda kapsamlı sargı yenileme ve modernizasyon alanında ABB’nin mühendislik kapasitesini ve servis organizasyonunun koordinasyon gücünü ortaya koyuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.