Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Koruyucu Önlemler

Kapsül Haber Ajansı - Koruyucu Önlemler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Koruyucu Önlemler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bebeklerde Diş Sağlığını Korumanın 10 Altın Kuralı Haber

Bebeklerde Diş Sağlığını Korumanın 10 Altın Kuralı

Özellikle şeker tüketimi, beslenme sıklığı, gece beslenmeleri, ağız hijyeni, biberon ve emzik kullanımı gibi faktörler, erken çocukluk çağı çürükleri açısından önem taşıyor. Çocuk Diş Hekimliği Uzmanı Dt. Nurgül Demir, bebeklik döneminden itibaren ağız ve diş sağlığının korunması için ebeveynlerin dikkat etmesi gereken 10 temel noktaya dikkat çekiyor. 1. İlk İki Yıl Şekerle Tanıştırmayın Yanlış beslenme alışkanlıkları, çocuklarda diş çürüklerinin önemli risk faktörleri arasında yer alıyor. Özellikle erken yaşta şekerli yiyecek ve içeceklerle tanışılması, ağız ve diş sağlığı açısından risk oluşturabiliyor. 2 yaşın altındaki çocukların beslenmesinde şeker bulunmaması, ilerleyen dönemlerde ise şeker içeren yiyecek ve içeceklerin tüketiminden kaçınılması diş sağlığının korunması açısından önem taşıyor. 2. Anne Sütünü Çürüğün Tek Nedeni Olarak Görmeyin Anne sütü, bebeklerin büyüme ve gelişimi açısından önemli bir besin kaynağı. Bununla birlikte özellikle uzun süren gece beslenme alışkanlığı ve gece emzirme sıklığı, şeker içeren ek gıdaların tüketimi ve yetersiz ağız hijyeni gibi faktörlerin bir araya gelmesi, erken çocukluk çağı çürüğü riskini artırabiliyor. Bu nedenle ilk dişlerin sürmesinden itibaren bebeğin ağız hijyenine özen gösterilmesi önem kazanıyor. Dişler çıktıktan sonra düzenli fırçalama alışkanlığının oluşturulması ve hijyen alışkanlıklarının idame ettirilmesi gerekiyor. Anne sütünün tek başına çürüğün nedeni olarak değerlendirilmemesi; beslenme şekli, süresi ve sıklığı, gece beslenmeleri, şeker tüketimi ve ağız hijyeniyle birlikte ele alınması gerekiyor. 3. “Doğal Şeker” De Çürük Riskini Ortadan Kaldırmıyor Ek besinlere geçilen dönemde yiyecekleri tatlandırmak amacıyla beyaz veya esmer şeker yerine bal, pekmez ya da keçiboynuzu özü gibi ürünlerin kullanılması, bu ürünlerin dişler açısından risksiz olduğu anlamına gelmiyor. Bal ve pekmez de doğal şeker içerikleri ile tüketim şekline ve sıklığına göre dişler için tehlike arz edebiliyor. Özellikle bebeğin kolay uykuya dalmasını sağlamak amacıyla biberonun veya emziğin şekerli ürünlerle tatlandırılması, gece saatlerinde tükürük akışının azalması, şekerli gıdaların diş yüzeyleriyle temas süresinin uzaması ve ağız hijyeninin sağlanamaması gibi faktörlerle birleşerek çürük riskini artırabiliyor. 4. Sütü Tatlandırmadan Tüketmeye Özen Gösterin Süt, doğal bir kalsiyum kaynağı olarak tatlandırılmadan tüketilmeli. Diş çürüğü açısından yalnızca alınan şeker miktarı değil, şekerin ne sıklıkta ve ne kadar süreyle diş yüzeyleriyle temas ettiği de önem taşıyor. Bu nedenle bebeklik döneminden itibaren tatlandırılmış süt ve şekerli içecek alışkanlığının oluşturulmaması gerekiyor. 5. Kaşık ve Biberon Gibi Araçları Ortak Kullanmayın Çürükle ilişkili bakterilerin bakım verenlerden bebeklere tükürük yoluyla aktarılması mümkün. Bu nedenle yetişkinlerle bebekler arasında kaşık, biberon veya ağızla temas eden beslenme araçlarının ortak kullanılmamasına dikkat edilmesi gerekiyor. Bebeğin ağız çevresinden öpülerek sevilmesi de bakteri aktarımı açısından risk taşıyabiliyor. 6. Biberondan Bardağa Geçişi Geciktirmeyin Biberon kullanımının uzun süre devam ettirilmesi, özellikle biberonun uyku sırasında veya uzun süre ağızda tutulması, çürük açısından risk oluşturabiliyor. Bu nedenle yaklaşık 12. aydan itibaren bardaktan içme becerisinin desteklenmesi ve biberondan kademeli olarak uzaklaşılması öneriliyor. 7. Düzenli İlaç Kullanan Bebeklerde Bireysel Risk Durumunu Göz Önünde Bulundurun Tanı konmuş bir hastalığı bulunan ve düzenli ilaç kullanması gereken bebeklerde ağız hijyeni alışkanlıklarının çocuğun bireysel ihtiyaçlarına göre düzenlenmesi önem arz ediyor. Kullanılacak ağız bakım ürünlerinin seçimi, beslenme düzeni ve diş hekimi kontrol sıklığının çocuğun çürük riskine göre belirlenmesi gerekiyor. Düzenli kontroller sayesinde çürük oluşmadan önce koruyucu önlemler alınması veya başlangıç aşamasındaki sorunların erken dönemde tespit edilebilmesi genel sağlığın korunmasında rol oynuyor. 8. İlk Diş Çıkar Çıkmaz Fırçalamaya Başlayın Bebeğin ilk süt dişleri çıkmaya başladığı andan itibaren ağız ve diş bakımına başlanmalı. Çocuğun yaşına uygun, yumuşak kıllı bir diş fırçası ve çürük riski göz önünde bulundurularak çocuk diş hekiminin önerdiği florürlü diş macunu kullanılmalı. Dişlerin günde iki kez, özellikle sabah, günün ilk öğününden sonra, ve gece yatmadan önce fırçalanması gerekiyor. 9. Emzik Kullanım Süresini Doğru Belirleyin Emzik kullanımı, özellikle ilk dönemlerde bebeğin sakinleşmesine yardımcı olabiliyor. Ancak emme alışkanlığının uzun süre devam etmesi, gelişmekte olan çene ve diş yapısı üzerinde istenmeyen etkilere yol açabiliyor. 18 aydan sonra devam eden emzik kullanımı, gelişmekte olan ağız ve yüz yapısını, çenelerin kapanış ilişkisini ve diş dizilimlerini etkileyebiliyor. Bu nedenle emziği bırakma sürecinde, çocuğun gelişim paterninin de göz önünde bulundurulması gerekiyor. 10. Diş Hekimi Kontrollerini İhmal Etmeyin Bebeğin ilk diş hekimi muayenesinin, ilk dişin sürmesinden sonraki 6 ay içinde yapılması öneriliyor. Böylece çürük riski değerlendirilebiliyor; ağız hijyeni, beslenme alışkanlıkları ve diş sağlığı konusunda aileye çocuğun bireysel gereksinimlerine özel olarak önem kazanan öneriler verilebiliyor. Çocuk Diş Hekimliği Uzmanı Dt. Nurgül Demir, “Bebeklerde ağız ve diş sağlığı, yalnızca dişler çıktıktan sonra başlayan bir bakım süreci değildir. Beslenme alışkanlıklarından ağız hijyenine, biberon ve emzik kullanımından ilk diş hekimi kontrolüne kadar birçok faktör çocuğun ilerleyen yıllardaki ağız sağlığını etkiler. Ebeveynlerin ilk dişler çıktığı andan itibaren düzenli bakım ve kontrolleri bir rutin haline getirmesi, sağlıklı bir ağız yapısının korunmasına önemli katkı sağlar. Erken dönemde alınan küçük önlemler, ileride oluşabilecek ciddi ağız hastalıklarının ve diş sorunlarının önüne geçebilir” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akkuyu NGS İnşaat Bölgesinde Kapsamlı Acil Durum Tatbikatı Gerçekleştirildi  Haber

Akkuyu NGS İnşaat Bölgesinde Kapsamlı Acil Durum Tatbikatı Gerçekleştirildi 

Akkuyu NGS sahası ve çevresinde, radyasyonla ilgili herhangi bir acil duruma müdahale etmeye yönelik kapsamlı bir tatbikat gerçekleştirildi. Tatbikat, Türkiye Cumhuriyeti'nin “Radyasyon Acil Durum Yönetimi Kılavuzu”, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) ve Türkiye Cumhuriyeti'nin ulusal acil durum hazırlık planlarının gerekliliklerine uygun olarak yapıldı. Tatbikata, Akkuyu NGS'nin operasyonel personelinin yanı sıra, Türkiye Cumhuriyeti Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'nın (AFAD) birimleri, Nükleer Düzenleme Kurumu (NDK) müfettişleri, Mersin Valisi başkanlığındaki AFAD kriz merkezi, Rosenergoatom Konserni Kriz Merkezi, Dünya Nükleer Operatörler Birliği Moskova Merkezi (WANO MC), Akkuyu NGS'nin tıbbi hizmetleri ve itfaiye ekipleri ile diğer ilgili kurumlar katıldı. Tatbikatın temel amacı, ilgili tüm şirket ve kurumların herhangi bir acil durumda koordineli hareket etmeye hazır olduğunu teyit etmekti. Tam ölçekli simülatör kullanılarak hazırlanan tatbikat senaryosunda, nükleer santral sahasında farklı seviyelerde acil durum hazırlığı gerektiren birden fazla olayın modellemesi vardı. Senaryo kapsamında radyasyon izleme çalışmaları, nüfusun toplanma ve tahliye merkezlerine sevki, tıbbi ve itfaiye/kurtarma birimlerinin görevlendirilmesi gibi aynı anda gelişen farklı olaylar modellendi. Sahada, AKKUYU NÜKLEER'in acil durumları önleme ve ortadan kaldırma ile yangın güvenliğini sağlama komisyonunun, kaza yönetim ekibinin, mühendislik ve teknik destek ekibinin, uyarı sistemlerinin, acil müdahale gruplarının hazırlığı ve mobil kriz merkezinin işleyişi kontrol edildi. Tatbikat sırasında Akkuyu NGS işletmecisi olarak AKKUYU NÜKLEER A.Ş., Rosenergoatom Konserni Kriz Merkezi, AFAD ve NDK arasındaki koordinasyonun, radyasyon durumu verilerinin ve halka yönelik koruyucu önlemler hakkındaki tavsiyelerin hızlı bir şekilde iletilmesine özel önem gösterdi. Tatbikat ile nükleer santrallerin işletilmesinde temel ilkeler olan her türlü senaryoya hazırlık ve personel güvenliğinin önceliklendirilmesine yönelik uluslararası standartlara uygunluk teyit edildi. AKKUYU NÜKLEER A.Ş. Genel Müdürü Sergei Butckikh, konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada, “Güvenlik bizim için mutlak bir öncelik. Her durumda hızlı ve uyumlu bir şekilde hareket etmeliyiz. Bugünkü tatbikat, santral personeli, yerel hizmetler ve düzenleyici kurumlar gibi acil durum hazırlık sisteminin tüm unsurlarının uluslararası standartlarla belirlenen etkin müdahale ilkelerine uygun şekilde ve tek bir ekip olarak çalıştığını gösteriyor” ifadelerini kullandı. Tatbikatın bazı bölümleri Akkuyu NGS sahası dışında gerçekleştirildi. AFAD birimleri ve bölgesel operasyonel hizmetlerin katılımıyla gerçekleşen bölümde, yerel halk ve nükleer santral personeli senaryo gereği tahliye edilerek geçici toplanma noktalarına yerleştirildi. Bu kapsamda ayrıca radyasyon ölçümleri yapılarak tahliye faaliyetlerinin lojistiği ve NGS ile bölgesel acil durum yönetim merkezleri arasındaki iletişim de kontrol edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.