Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kozmetik

Kapsül Haber Ajansı - Kozmetik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kozmetik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yaz Gelmeden Bu Detaya Dikkat! Güneş Kremi Seçerken Yapılan Hata Cildi Yıpratıyor Haber

Yaz Gelmeden Bu Detaya Dikkat! Güneş Kremi Seçerken Yapılan Hata Cildi Yıpratıyor

Güneş ışınlarının cilt üzerindeki etkileri her geçen yıl daha fazla tartışılırken, uzmanlar bilinçsiz ürün kullanımının uzun vadede ciddi sorunlara yol açabileceğini ifade ediyor. Erken yaşlanma belirtilerinden leke oluşumuna, cilt hassasiyetinden güneş yanıklarına kadar pek çok problemin temelinde yanlış güneş koruyucu tercihleri yer alabiliyor. Güneş Kreminde SPF Değeri Tek Başına Yeterli Olmuyor Tüketicilerin büyük bölümü güneş kremi seçerken ilk olarak SPF değerine bakıyor. Ancak uzmanlara göre yalnızca yüksek koruma faktörlü ürün kullanmak cildi tam anlamıyla korumaya yetmiyor. SPF değeri, ürünün UVB ışınlarına karşı koruma seviyesini gösterirken, UVA ışınlarına karşı da etkili koruma sunan ürünlerin tercih edilmesi gerektiği belirtiliyor. Özellikle “geniş spektrumlu koruma” ibaresi bulunan güneş kremlerinin daha kapsamlı bir koruma sağladığı ifade ediliyor. Çünkü UVA ışınları cilt yaşlanmasını hızlandırırken, UVB ışınları ise yanıklara neden olabiliyor. Uzmanlar, iki ışın tipine karşı da koruyucu özellik taşıyan ürünlerin düzenli kullanımının cilt sağlığı açısından kritik olduğunun altını çiziyor. Cilt Tipine Uygun Ürün Seçimi Büyük Önem Taşıyor Her güneş kremi her cilt tipi için uygun olmayabiliyor. Yağlı cilde sahip kişilerin ağır yapılı ürünler kullanması sivilce oluşumunu artırabilirken, kuru ciltlerde yeterli nem desteği sağlamayan ürünlerin tahrişe yol açabileceği belirtiliyor. Dermatologlar özellikle hassas cilt yapısına sahip kişilerin parfüm ve alkol içeriği yüksek ürünlerden uzak durması gerektiğini vurguluyor. Son yıllarda mineral filtreli güneş kremlerine olan ilginin artmasının temel nedenlerinden biri de cilt hassasiyetini daha az tetiklemeleri olarak gösteriliyor. Ayrıca çocuklar için üretilen güneş koruyucuların yetişkin ürünlerinden farklı içeriklere sahip olduğu belirtiliyor. Çocuk cildinin daha ince ve hassas olması nedeniyle özel formüle edilmiş ürünlerin tercih edilmesi gerektiği ifade ediliyor. Yanlış Kullanım Güneş Kreminin Etkisini Azaltıyor Uzmanlara göre en kaliteli güneş kremi bile yanlış kullanıldığında yeterli koruma sağlamıyor. Güneş koruyucunun dışarı çıkmadan kısa süre önce değil, yaklaşık 20 ila 30 dakika öncesinde uygulanması gerektiği belirtiliyor. Böylece ürün cilt üzerinde etkili bir koruma tabakası oluşturabiliyor. Bir diğer önemli hata ise ürünün yetersiz miktarda kullanılması. Pek çok kişinin güneş kremini ince bir tabaka halinde sürdüğü ve bu nedenle koruma seviyesinin düştüğü ifade ediliyor. Özellikle deniz, havuz ve yoğun terleme sonrası ürünün yeniden uygulanmasının büyük önem taşıdığı vurgulanıyor. Uzmanlar, güneş kremi kullanımının yalnızca plajla sınırlı düşünülmemesi gerektiğini belirtiyor. Günlük yaşamda araba kullanırken, yürüyüş yaparken ya da ofis ortamında cam kenarında uzun süre vakit geçirirken bile güneş ışınlarının cilde zarar verebildiği ifade ediliyor. Sahte ve Güvensiz Ürünlere Karşı Uyarı Yapıldı Yaz sezonunun yaklaşmasıyla birlikte internet üzerinden satılan sahte kozmetik ürünlerde de artış yaşandığı belirtiliyor. Uzmanlar, güvenilir olmayan platformlardan satın alınan güneş kremlerinin ciddi sağlık riski oluşturabileceği konusunda uyarıyor. Özellikle içeriği belirsiz ürünlerin ciltte alerjik reaksiyonlara neden olabileceği ve vaat edilen korumayı sağlamayabileceği ifade ediliyor. Ambalaj bilgileri eksik olan, son kullanma tarihi bulunmayan veya aşırı düşük fiyatla satılan ürünlere karşı dikkatli olunması gerektiği belirtiliyor. Dermatologlar, güneş koruyucu seçerken ürünün dermatolojik testlerden geçmiş olmasına ve güvenilir markalar tarafından üretilmesine dikkat edilmesini öneriyor. Uzman görüşü alınarak yapılan seçimlerin hem cilt sağlığını koruduğu hem de uzun vadede oluşabilecek sorunların önüne geçtiği aktarılıyor. Güneşten Korunma Sadece Krem Kullanımıyla Sınırlı Değil Uzmanlar, etkili güneş korumasının yalnızca krem kullanımıyla sağlanamayacağını belirtiyor. Özellikle güneş ışınlarının dik geldiği öğle saatlerinde uzun süre dışarıda kalınmaması gerektiği ifade ediliyor. Şapka, güneş gözlüğü ve koruyucu kıyafet kullanımının da cilt sağlığı açısından önemli olduğu vurgulanıyor. Yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte güneşin zararlı etkilerine karşı bilinçli hareket edilmesi gerektiğini belirten uzmanlar, doğru güneş kremi kullanımının cilt sağlığını korumanın en temel adımlarından biri olduğuna dikkat çekiyor. Özellikle düzenli koruma sağlayan kişilerin ilerleyen yaşlarda daha sağlıklı bir cilt yapısına sahip olabileceği ifade ediliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

EİB, Çin’e 1 Milyar Dolarlık İhracat Hedefi İçin Çalışmalarını Sürdürüyor Haber

EİB, Çin’e 1 Milyar Dolarlık İhracat Hedefi İçin Çalışmalarını Sürdürüyor

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, EİB’nin 12 farklı tarım ve sanayi sektöründe faaliyet gösteren 8 bini aşkın üyeyle 2025 yılı sonunda 18,5 milyar dolarlık ihracata ulaştığını söyledi. Tarımdan sanayiye, doğal taştan tekstile, gıdadan su ürünlerine kadar geniş bir üretim ve ihracat altyapısına sahip olduklarını belirten Öztürk, Türkiye genelinde Çin’e yapılan ihracatın Ocak-Nisan döneminde yüzde 35 artışla 1 milyar 212 milyon dolara ulaştığını, aynı dönemde EİB’den Çin’e gerçekleştirilen ihracatın ise yüzde 24 artışla 209 milyon dolar olduğunu ifade etti. Başkan Öztürk, EİB olarak Çin’e 1 milyar dolarlık ihracat hedefi doğrultusunda uzun yıllardır yoğun çalışmalar yürüttüklerini belirterek, “2019 yılını Ege İhracatçı Birlikleri için ‘Çin Yılı’ ilan ettik. Aynı dönemde bünyemizde Çin pazarına odaklanan özel bir Çin Ekibi oluşturduk. Üyelerimize yönelik ‘Hedef Pazar: Çin’ seminerleri ve eğitim programları düzenledik. Kasım 2022’de gerçekleştirdiğimiz Çin Mini MBA Programı ile firmalarımızın Çin iş kültürü ve ticaret yapısına yönelik bilgi altyapısını güçlendirmeyi hedefledik. Bu amaçla, Çin’de düzenlenen fuarlara önem verdik, ülkede üç fuara milli katılım yapan tek Birlik biziz.” dedi. China International Import Expo ve Xiamen Fuarı vurgusu Öztürk, 2019 yılından bu yana China International Import Expo milli katılım organizasyonlarını gerçekleştirdiklerini belirterek, 2025 yılında düzenlenen fuarda kuru meyveler, süt ürünleri, hububat-bakliyat, yağlı tohumlar, zeytinyağı ve kozmetik sektörlerinden firmaların Çinli alıcılarla bir araya geldiklerine değindi. Doğal taş sektöründe ise her yıl Xiamen International Stone Fair fuarına milli katılım organizasyonu düzenlediklerini ifade eden Başkan Öztürk, son gerçekleştirilen Xiamen organizasyonunun sektör temsilcileri açısından oldukça verimli geçtiğini kaydetti. Ayrıca Urumçi fuarlarına katılım sağladıklarını, Çinli ithalatçılar ile Türk ihracatçıları arasında doğrudan bağlantılar kurulabilmesi amacıyla alım heyetleri ve B2B görüşmeleri organize ettiklerini aktardı. Çin ile iş birliği fırsatlarını yalnızca belirli sektörlerle sınırlı görmediklerini belirten Öztürk, EİB bünyesindeki tüm sektörlerin Çin pazarıyla iş geliştirme potansiyeline sahip olduğuna inandıklarını ifade etti. “Yerel para birimleriyle ticaret daha önemli hale geliyor” Çin pazarına yönelik dijital tanıtım çalışmalarına da değinen Başkan Öztürk, WeChat gibi platformlarda bölge ürünlerinin tanıtımına yönelik faaliyetler yürüttüklerini, Çin merkezli fuar organizatörlerini, belediye temsilcilerini ve kardeş şehir heyetlerini EİB’de ağırlayarak iş birliği fırsatlarını değerlendirdiklerini söyledi. Finansal iş birliklerine büyük önem verdiklerini belirten Öztürk, ICBC Turkey Bank ile yerel para birimleri üzerinden ticareti geliştirmeye yönelik çalışmalar yürüttüklerini ifade etti. Küresel ticarette yaşanan dönüşümün ihracatçıları doğrudan etkilediğini belirten Öztürk, “İhracatçılarımız yalnızca üretim maliyetleriyle değil; finansmana erişim, nakit akışı yönetimi ve uluslararası ödeme süreçlerinde yaşanan belirsizliklerle de mücadele ediyor. Bu nedenle sınır ötesi ödeme sistemleri, dış ticaret finansmanı, yerel para birimleriyle ticaret ve alternatif finansman modelleri ihracatçılarımız için her geçen gün daha önemli hale geliyor.” diye konuştu. Türkiye’nin Çin’e yıllık 3,3 milyar dolar ihracat gerçekleştirirken yaklaşık 50 milyar dolarlık ithalat yaptığını hatırlatan Muhammet Öztürk, iki ülke arasındaki ticaret ilişkisinin daha dengeli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması gerektiğini vurguladı. Özellikle işlenmiş tarım ürünleri, doğal taş, sürdürülebilir üretim ve yenilikçi sanayi alanlarında önemli iş birliği fırsatları gördüklerini dile getirdi. “Çin-Türkiye ticareti olumlu ivmesini sürdürüyor” Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği Ekonomi ve Ticaret Elçi Müsteşarı Li Bin, ise konuşmasında Çin ile Türkiye arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasının 55. yıl dönümüne dikkat çekerek, toplantının iki ülke arasındaki iş birliğini geliştirecek fikir ve uygulamaları değerlendirmek açısından önemli olduğunu söyledi. Dünyada tek taraflılık ve korumacılığın yükseldiği bir dönemden geçildiğini ifade eden Li Bin, buna rağmen Çin-Türkiye ekonomik ve ticari iş birliğinin olumlu bir ivme gösterdiğini ve ikili ticaret hacminin 2025 yılında 44,62 milyar dolarla rekor seviyeye ulaştığını belirtti. Çin ile Türkiye arasındaki ticaret dengesizliğinin sıkça gündeme geldiğini ifade eden Li Bin, değerlendirmelerin yalnızca mal ticaretiyle değil, hizmet ticaretiyle birlikte ele alınması gerektiğini söyledi. Çin’in Türkiye’deki yatırımları ve bankacılık faaliyetlerinin Türkiye’nin ekonomik kalkınmasına katkı sunduğunu belirten Li Bin, geçen yıl Çin’in Türkiye’deki yatırımlarının 160 milyon dolar artarak toplamda 3,23 milyar dolara ulaştığını kaydetti. Çin’in Türkiye’den ithalatını artırmaya önem verdiğini belirten Li Bin, EİB’nin her yıl Şanghay Uluslararası İthalat Fuarı’na firmaların katılımını organize ederek Çin pazarına daha fazla kaliteli Türk ürününün tanıtılmasına katkı sunduğunu ifade etti. Li Bin ayrıca, ticaret, kültür ve turizm gibi geleneksel alanların yanı sıra yeşil kalkınma, dijital ekonomi ve sağlık alanlarında da yeni iş birliği fırsatlarının bulunduğunu vurguladı. ICBC Turkey’den RMB ve finansman vurgusu ICBC Turkey Bank Yönetim Kurulu Başkanı Qian Hou ise Ege Bölgesi’nin incir, zeytinyağı, kuruyemiş ve birçok tarımsal üründe Çin pazarı açısından önemli bir konuma sahip olduğunu belirtti. Ege Bölgesi’nin Türkiye’nin Çin’e yönelik tarımsal ihracatında ön sıralarda yer aldığını ifade eden Hou, geçen yıl yalnızca sebze, meyve ve kuruyemiş ihracatının 53,7 milyon dolara ulaştığını söyledi. Sınır ötesi ticarette uzun ödeme süreleri, döviz kuru dalgalanmaları ve finansman maliyetlerinin önemli sorunlar oluşturduğunu ifade eden Hou, ICBC Turkey’in bu noktada finansman, doğrudan pazar erişimi ve RMB hizmetleriyle destek sunduğunu belirtti. Türkiye’nin Orta Koridor üzerindeki stratejik konumuna dikkat çeken Hou, ICBC Turkey’in RMB takas bankası olarak Çin-Türkiye ticaretinde RMB kullanım alanlarını genişletmeye devam edeceğini söyledi. Türk ihracat kredi sigorta kuruluşlarıyla iş birliği imkanlarını araştırdıklarını kaydeden Hou, amaçlarının Türk Lirası ile RMB arasındaki kur hareketlerini ticaret için bir engel olmaktan çıkarıp kolaylaştırıcı bir unsur haline getirmek olduğunu ifade etti. Açılış konuşmalarının ardından ICBC Küresel İşler Bölümü Kıdemli Genel Müdürü Tang Yongmin “Müşteri ve Finansal İhtiyaçlara Yönelik Çözümler” başlıklı bir sunum gerçekleştirirken, Zhang Jung ise “Finansal Piyasa Ürünleri ve RMB Hizmetleri” konusunda ihracatçılara bilgi verdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Anneler Günü’nde En Çok Hangi Hediyeler Alındı? Haber

Anneler Günü’nde En Çok Hangi Hediyeler Alındı?

Anneler günü alışveriş verilerine göre kozmetik, moda ve küçük ev aletleri Anneler Günü döneminde en çok ilgi gören kategoriler arasında yer aldı. Parfüm, robot süpürge ve triko takım müşterilerin en çok tercih ettiği ürünler olurken, altın bilezik de yoğun ilgi gören hediyeler arasında bulundu. Dönem boyunca platformda dakikada ortalama 310 ürün satıldı. 3 büyük ilin ardından annesine en çok hediye alan şehirler Bursa, Kocaeli ve Antalya oldu. Platformda en çok aratılan ürünler arasında kadın spor ayakkabı, çanta, kahve makinesi ve robot süpürge bulundu. Yaşamı Kolaylaştıran Ürünlere İlgi Arttı Küçük ev aletleri kategorisinde talep, nisan ayının son iki haftasına kıyasla yüzde 42 arttı. Bu kategoride müşterilerin en çok tercih ettiği ürünler arasında robot süpürge, buharlı ütü ve koltuk yıkama makinesi yer aldı. Kablosuz süpürge, dondurma makinesi ve kahve makinesi de Anneler Günü alışverişlerinde sık tercih edilen ürünler arasında bulundu. Veriler, müşterilerin günlük yaşamı kolaylaştıran ve pratik kullanım sunan ürünlere yöneldiğini gösterdi. Kozmetik ve Moda Kategorilerine İlgi Yükseldi Anneler Günü döneminde kozmetik kategorisine yönelik talep de artış gösterdi. Kategoriye olan talep, nisan ayının son iki haftasına göre yüzde 40 arttı. Parfüm, nemlendirici seti ve göz kremi seti müşterilerin en çok tercih ettiği ürünler arasında yer aldı. Moda kategorisinde ise triko takım, kot ceket ve bluz en çok tercih edilen ürünler arasında bulundu. Kategoriye yönelik talep bir önceki ayın son iki haftasına kıyasla yüzde 24 yükseldi. Müşterilerin hem günlük kullanıma uygun hem de hediye alternatifi olarak değerlendirilebilecek ürünlere yöneldiği görüldü. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

BMD: Anneler Günü’nde Perakendeye 6 Milyar TL Ek Ciro Bekleniyor Haber

BMD: Anneler Günü’nde Perakendeye 6 Milyar TL Ek Ciro Bekleniyor

Birleşmiş Markalar Derneği (BMD), Anneler Günü öncesinde perakende sektörüne ilişkin dikkat çeken bir değerlendirme yaptı. Dernek, özel günün etkisiyle yaklaşık 6 milyar TL’lik ek ciro artışı beklendiğini açıkladı. Son dönemde indirimlere rağmen satış adetlerinde sınırlı artış yaşanırken, ciroların enflasyonun gerisinde kaldığına dikkat çekiliyor. Ancak Anneler Günü gibi özel günler, özellikle hediyelik ürün kategorilerinde sektöre geçici de olsa hareketlilik kazandırıyor. En Çok Tercih Edilen Hediyeler Belli Oldu Anneler Günü, Türkiye’de en yoğun alışveriş yapılan özel günlerin başında geliyor. Bu dönemde tüketiciler en çok: Mücevher ve takı Kozmetik ürünler Giyim ve aksesuar Elektronik eşyalar Küçük ev aletleri Çiçek gibi ürünleri tercih ediyor. Kartlı Harcamalarda Büyük Artış Merkez Bankası verilerine göre, 2025 yılı Anneler Günü haftasında hediyelik kategorilerde kartlı harcamalarda 4,7 milyar TL’lik artış kaydedildi. Bir önceki hafta 114,5 milyar TL olan harcama tutarı, Anneler Günü haftasında 119,2 milyar TL’ye yükseldi. 2026 yılı için yapılan tahminler ise daha dikkat çekici. BMD, bu yıl Anneler Günü haftasında kartlı harcamaların 150 milyar TL seviyesine ulaşabileceğini ve haftalık bazda yaklaşık 6 milyar TL’lik ek artış yaşanabileceğini öngörüyor. Alışverişte Zirve Cumartesi Günü Bekleniyor Markalar, Anneler Günü’ne özel kampanya ve indirimlerini devreye alırken, online alışverişte hareketlilik şimdiden başladı. Fiziki mağazalarda ise yoğunluğun özellikle 9 Mayıs Cumartesi günü zirveye ulaşması bekleniyor. BMD’ye göre: Mücevher, takı ve kozmetikte satışlar %100 artabilir Giyim, aksesuar ve küçük ev aletlerinde ise %25-30 artış öngörülüyor Perakende Sektörü İçin Kritik Dönem Uzmanlar, Anneler Günü gibi özel günlerin, durgunluk yaşayan perakende sektörü için kısa vadeli canlanma sağladığını belirtiyor. Özellikle hediyelik kategorilerde yaşanan artışın, sektörün genel performansına olumlu katkı sunduğu ifade ediliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Talya Bitkisel'den 6 Milyon Dolarlık Yeni Fabrika Yatırımı Haber

Talya Bitkisel'den 6 Milyon Dolarlık Yeni Fabrika Yatırımı

Aromatik bitkiler, uçucu yağlar, takviye edici gıdalar ve fitoterapi temelli ürün gruplarında faaliyet gösteren marka; Türkiye’den doğan üretim modelini küresel ölçekte büyütmeye devam ediyor. Antalya’da 23 yıl önce faaliyetlerine başlayan Talya Bitkisel, Anadolu’nun zengin tıbbi ve aromatik bitki çeşitliliğini katma değerli ürünlere dönüştürerek bugün başta ABD olmak üzere geniş bir coğrafyada satış gerçekleştiriyor. Şirket, 11 yıl önce ABD’de kurduğu yapılanmayla birlikte uluslararası pazardaki operasyonlarını da güçlendirdi. ANTALYA’DAN DÜNYAYA UZANAN ÜRETİM MODELİ Antalya Döşemealtı’ndaki üretim tesislerinde faaliyet gösteren Talya Bitkisel; vitamin, mineral, aromaterapi ve kozmetik kategorilerindeki ürünlerini FDA standartlarına uygun şekilde geliştirerek küresel pazarlara sunuyor. Şirket bugün cirosunun önemli bölümünü ihracattan elde ederken, Türkiye’nin bitkisel zenginliğini yüksek katma değerli ürünlerle dünyaya taşımayı sürdürüyor. Takviye edici gıdalar ve aromaterapi ürünleri alanında yaklaşık 23 yıldır faaliyet gösteren Talya Bitkisel, 2025 yılı itibarıyla 6 milyon dolarlık fabrika yatırım sürecini hayata geçirdi. Bu önemli atılım ile birlikte Talya, 2026 yılı itibarıyla gıda takviyeleri alanındaki aylık üretim kapasitesini 1 milyon adetten 10 milyon adede çıkarmayı hedefliyor. Toplam 10 bin metrekarelik alana kurulan üretim tesisinde planlanan yeni üretim hatlarıyla birlikte, şirketin üretim altyapısında kapsamlı bir dönüşüm hayata geçiriliyor. HEDEF 40 ÜLKEDEN ÇOK DAHA FAZLASI Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Talya Bitkisel Kurucusu M. Halis Ertaş: “Türkiye sahip olduğu tıbbi ve aromatik bitki çeşitliliğiyle bu alanda dünyanın en güçlü potansiyellerinden birine sahip. Biz de bu potansiyeli yüksek katma değerli ürünlere dönüştürerek yalnızca üretim yapan değil, global ölçekte marka ihraç eden bir yapı oluşturduk. Bugün 40 ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz; ancak hedefimiz bu başarıyı çok daha geniş pazarlara taşımak ve Türkiye’yi fitoterapi ile bitkisel ürünler alanında küresel bir üretim merkezi haline getirmek” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kozmetik ve Temizlik Ürünleri Sanayicileri Derneği’nde Yeni Dönem Haber

Kozmetik ve Temizlik Ürünleri Sanayicileri Derneği’nde Yeni Dönem

Kozmetik ve Temizlik Ürünleri Sanayicileri Derneği (KTSD), 25 Mart 2026 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirilen 7. Olağan Genel Kurul Toplantısı ile sektördeki güçlü temsilini yeni bir döneme taşıdı. Derneğin kurumsal hafızasında 27 yıllık emeği bulunan ve uzun süredir Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürüten Ahmet Pura, görevini Nilgün Dayıoğlugil’e devretti. Genel Kurul’da oy birliği ile alınan kararla Ahmet Pura, sektöre katkılarından dolayı “Onursal Başkan” unvanına layık görüldü. Mart 2028 dönemine kadar görev yapacak olan KTSD’nin yeni İcra Kurulu, sektörün önde gelen şirketlerinin temsilcilerinden oluşan güçlü bir kadroyla belirlendi. Yeni yönetimde Avon International (Avrupa, Asya Pasifik, Orta Doğu ve Afrika) Regülasyon Direktörü Nilgün Dayıoğlugil derneğin Yönetim Kurulu Başkanlığı’na seçilirken, P&G Türkiye, Kafkaslar ve Orta Asya Cumhuriyetleri Regülasyon ve Teknik İlişkiler Direktörü Melike Özener, Hayat Kimya A.Ş. Global Regülasyon ve Kurumsal İlişkiler Grup Müdürü Mehmet Fuat Morgül ve Kimberly-Clark Avrupa Regülasyon İşleri Kıdemli Müdürü Özlem Arız Başkan Yardımcısı oldu. Unilever Türkiye, Pakistan, Bangladeş ve Orta Doğu Kurumsal İlişkiler ve İletişim Başkanı & Unilever Türkiye, Pakistan, Bangladeş ve Orta Doğu Ev Bakım Kurumsal İlişkiler ve İletişim Başkanı Ebru Şenel Erim ise dernek bünyesinde Genel Sekreter olarak görev alırken, ABC Deterjan Stratejiden Sorumlu İcra Kurulu Üyesi Eser Arıcı Kıroğlu ise Sayman olarak görev yapacak. Yeni dönemde KTSD, kamu ile kurulan stratejik iletişimi güçlendirmeyi ve sektörün sürdürülebilir büyüme hedeflerini önceliklendirmeyi hedefliyor. Görevi devralan Nilgün Dayıoğlugil, Ahmet Pura’nın liderliğinde inşa edilen kurumsal mirası, aynı vizyon ve güçlü adımlarla yarınlara taşımaya kararlı olduklarını belirtti. KTSD, yeni yönetim kurulu ile Türkiye’nin üretim gücünü ve sektörel standartlarını uluslararası platformlarda en üst seviyede temsil etmeye devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

AVM Metrekare Verimlilik Endeksi, Nominal Olarak Yüzde 22,8 Arttı Haber

AVM Metrekare Verimlilik Endeksi, Nominal Olarak Yüzde 22,8 Arttı

AVM’lerde ciro nominal olarak artmaya devam etse de enflasyonun gerisinde kalan performans ve zayıflayan ziyaretçi trafiği sektörde reel daralmaya işaret ediyor. AYD ve Akademetre Research iş birliğiyle hazırlanan AVM Endeksi’nin Şubat 2026 sonuçlarına göre metrekare verimlilik endeksi, geçen yılın aynı ayına kıyasla nominal olarak yüzde 22,8 artarak 3.965 puan olarak kaydedildi. Son aylarda gözlenen dalgalı seyir, AVM performansında istikrarlı bir toparlanma olmadığını göstermektedir. Şubat 2026’da yıllık enflasyon oranının yüzde 31,53 olduğu dikkate alındığında, metrekare başına ciro artışının enflasyonun altında gerçekleştiği görülüyor. Endeksi yorumlayan Ekonomist Fatih Keresteci, şu noktalara dikkat çekti: “AVM ciro endeksi 2026 yılı şubat ayında, geçen yılın aynı dönemine göre nominal olarak %22,8 büyüdü. Ocak’ta oldukça güçlü bir performans kaydeden endeks ne yazık ki Şubat’ta enflasyondan arındırılmış seriye göre belirgin derecede ivme kaybetti: Manşet olarak, geçen yılın aynı ayına göre reel olarak %6,6’lık bir daralma var. Bununla birlikte, şubat ayı rakamlarını değerlendirirken iki hususa dikkat etmekte yarar olacaktır. İlk olarak, Ramazan etkisi zira ülkemizde Ramazan dönemi tüketim alışkanlıklarını ve tüketici davranışlarını dramatik bir şekilde etkileyebiliyor. İkincisi, satın alma gücündeki erimenin öngörülenden çok daha hızlı yaşanması. Şöyle ki, asgari ücret özelinden ilerlersek, 2025 yılında asgari ücret artış oranı %30 olurken 2025 yılı ortalama TÜFE enflasyonu %34,9 olmuştu. 2026 yılına girilirken asgari ücret %27 artırılırken daha ilk iki ayda enflasyon %8 artış kaydetti. Bu istatistikler bize açık bir şekilde satın alma gücündeki erozyonu yansıtıyor. Zaten, hane halkı enflasyon beklentileri de bu durumu açık bir şekilde gösteriyor. Ramazan etkisi ve “cüzdandaki daralma üzerinden kategori bazlı harcamalara bakınca şaşırtıcı olmayan sonuçlarla karşılaşıyoruz: Hipermarket %27,5; yiyecek-içecek ise %26,5 ile genel ortalamanın bir tık üzerinde artarak Ramazan etkisini yansıtıyor olsa da satın alma gücündeki zayıflık nedeniyle bu kategorilerdeki artış hayal ettiğimiz seviyelerin altında kalıyor. Kişisel bakım-kozmetik kategorisindeki %44,5’lik etkileyici büyüme performansı, açık şekilde, pazarlama literatüründeki “lipstick etkisini” yansıtıyor. Bu ifade, durgunluk veya ekonomik belirsizliklerin hakim olduğu dönemlerde tüketicilerin lüks araç, pahalı tatil veya mücevher gibi büyük harcamalardan kaçınmalarını, bunun yerine kendilerini iyi hissettirecek küçük ve uygun fiyatlı lüks ürünlere (örneğin kaliteli bir ruj) yönelmelerini tasvir eder. Başka bir ifade ile ekonomik belirsizlik dönemlerinde insanlar, büyük hayallerini ertelemek zorunda kaldıklarında yaşadıkları moral bozukluğunu, ulaşılabilir küçük lükslerle telafi etmeyi denerler. Bizce elektronik ürünler de artık aynı rolü üstlenmeye başladı. Henüz oturmamış bir tabir olsa da “teknolojik eskapizm” insanların gerçek dünyadaki ekonomik ve sosyal sıkıntılardan kaçmak için teknolojiye yatırım yapmasını anlatır ve nesnenin kendisinden ziyade yarattığı dijital imaja odaklanmasını resmeder. Son dönemde sıkça olduğu üzere teknoloji kategorisi %42,6 ile hem ortalamanın çok üzerinde hem de reel artış kaydederek ön plana çıkmış. Cüzdan büyümüyorsa, bir kategoriye harcanan gelir, başka bir kategoriden vazgeçilmesi anlamını taşır. Buna bir de Ramazan etkisini dahil edersek eğlence ve hobi kategorisi Şubat’ta %16,2 düşüş kaydetmiş. Ayakkabı segmentindeki yapısal problemi uzun süredir dile getiriyoruz ancak Şubat’taki nominal %13,3’lük daralma oldukça çarpıcı... Giyim kategorisinde ise %18,2’lik cılız bir artış var ki, bu da feragat edilen alanlardan birisi olarak ön plana çıkıyor. Ziyaretçi sayısına bakınca geçen yıla göre bir değişim olmamakla birlikte ocak ayına göre keskin bir daralma var. Ramazan etkisi, kış etkisi, okulların ara tatili gibi unsurların burada etkili olduğunu düşünüyoruz, ki şubat ayları mevsimsel olarak AVM müşteri sayısı açısından en zayıf performansa sahne olur.” Şubat 2026 döneminde metrekare verimlilik endeksi, Ocak 2026 dönemi ile karşılaştırıldığında ve enflasyondan arındırılmadan incelendiğinde yüzde 15,0 oranında azalış göstererek 3.965 puana gerilemiştir. Şubat ayında gözlenen daralma, özellikle yılın ilk ayına kıyasla tüketici harcamalarında görülen mevsimsel yavaşlamaya işaret ederken, enflasyonun üzerinde kalamayan ciro artışı, perakende sektöründe reel büyüme gerçekleşmediğini göstermektedir. Metrekare Başına Ciroda İstanbul Yine Öne Çıktı Şubat ayında kiralanabilir metrekare başına düşen ciro, İstanbul’da 17.737 TL, Anadolu’da 13.365 TL, Türkiye genelinde ise 15.114 TL olarak gerçekleşti. Metrekare Verimliliğinde En Yüksek Artış “Kişisel Bakım ve Kozmetik” Kategorisinde… Şubat ayında kategoriler bazında metrekare verimliliğinde en yüksek artışın “Kişisel Bakım ve Kozmetik” kategorisinde yaşandığı görüldü. “Kişisel Bakım ve Kozmetik” kategorisi metrekare verimliliği geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre enflasyondan arındırılmadan yüzde 44,5 oranında artış kaydetti. Geçtiğimiz yılın şubat ayı ile karşılaştırıldığında AVM’lerdeki “Teknoloji” kategorisinde yüzde 42,6, “Hipermarket” kategorisinde yüzde 27,5, “Yiyecek İçecek” kategorisinde yüzde 26,5, “Diğer” kategorisinde yüzde 25,6, “Giyim” kategorisinde yüzde 18,2’lik artış görülürken “Ayakkabı” kategorisinde yüzde 13,3 ve “Eğlence Hobi” kategorisinde yüzde 16,2’lik bir düşüş yaşandığı görülmektedir. Şubat 2026 döneminde kategoriler bazında metrekare verimlilik endeksi, Ocak 2026 dönemi ile karşılaştırıldığında ve enflasyondan arındırılmadan incelendiğinde; “Teknoloji” kategorisinde yüzde 7,8 ve “Kişisel Bakım ve Kozmetik” kategorisinde gerçekleşen yüzde 5,7’lik artış dışında kalan tüm kategorilerde düşüş görülmektedir. “Hipermarket” kategorisinde yüzde 7,2, “Diğer” kategorisinde yüzde 9,8, “Yiyecek İçecek” kategorisinde yüzde 19,3, “Giyim” kategorisinde yüzde 21,5, “Ayakkabı” kategorisinde yüzde 27,6 ve “Eğlence Hobi” kategorisinde yüzde 48,0 oranında düşüş yaşandığı gözlenmektedir Ziyaretçi Sayısında Sınırlı Artış Şubat 2026 verileri bir önceki yılın aynı ayı ile karşılaştırıldığında ziyaret sayısı endeksinde değişim görülmemiştir. Ziyaretçi sayısında ciddi artış görülmemesine rağmen ciro tarafındaki yükseliş, tüketici başına harcamanın arttığına işaret etmektedir. Ocak 2026’a göre ise ziyaretçi sayısında yüzde 19,0 oranında düşüş kaydedildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Alarko’dan Kadın Girişimciliğine Stratejik Katkı Haber

Alarko’dan Kadın Girişimciliğine Stratejik Katkı

Kadınların ekonomik hayata katılımı ve yerel kalkınmanın desteklenmesi amacıyla Alarko Holding ve Habitat Derneği iş birliğiyle yürütülen Girişim Öncüleri Programı kapsamında, bu yıl hibe desteği almaya hak kazanan kadın girişimciler ödülleriyle buluştu. Girişim Öncüleri Programı hibe etabında, iş ve STK dünyası profesyonellerinden oluşan jüri değerlendirmesi sonrasında mikrobiyal gübre, alg tabanlı atık teknolojileri, dijital arıcılık, yeni nesil tarım, aromatik kozmetik, fonksiyonel gıda, çağdaş zanaat, gıda atıklarından biyoplastik üretimi, yerel ürünler, patili dostlar için bilimsel gıda, giyilebilir biyomedikal cihaz, çocuk gelişimi, ekoturizm, tarım makinaları ve sürdürülebilir mobilya gibi farklı alanlarda çözümler üreten 25 yenilikçi girişim öne çıktı. 20 girişimin hibe desteği Alarko Holding tarafından sağlanırken, yenilikçi tarım alanında fark yaratan 5 iş modeli, Alarko Tarım Grubu tarafından desteklendi. Üç yıldır Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına çok boyutlu katkı sağlayan Girişim Öncüleri Programı ödül töreni Alarko Holding Konferans Salonunda gerçekleştirildi. Alarko Holding Yönetim Kurulu üyeleri, üst düzey yöneticileri ve proje paydaşlarının 25 kadın girişimciyi yakından tanıma fırsatı bulduğu törene önceki yıllarda hibe alan girişimciler de katılarak deneyimlerini paylaştılar. Ümit N. Yıldız: “Alarko olarak girişimci kadınların ortaya koyduğu değerin ölçeğini büyüten bir çarpan etkisi yaratıyoruz” Alarko Şirketler Topluluğu CEO’su Ümit N. Yıldız, Girişim Öncüleri Programı hakkında yaptığı değerlendirmede, “Kadınların karar alma mekanizmalarında ve liderlik rollerinde daha görünür olduğu ülkelerde kalkınma performansının daha yüksek olduğunu biliyoruz. Kadınların eğitime, iş gücüne ve girişimciliğe eşit katılımı, ekonomileri daha sürdürülebilir ve risklere karşı daha dayanıklı hale getiriyor. Girişimci kadınlar ise inovasyonu besliyor, toplumların dönüşümünü hızlandırıyor, sosyal adalet ve kapsayıcı büyümeyi mümkün kılıyor. Biz de Alarko olarak girişimci kadınların ortaya koyduğu değerin ölçeğini büyüten bir çarpan etkisi yaratıyoruz” dedi. 72 yıl önce iki genç girişimcinin hayaliyle kurulan Alarko’nun o günden bu yana hep yarınlara iz bırakmak amacıyla çalıştığını belirten Yıldız, toplumsal cinsiyet eşitliğinin Alarko’nun etki stratejisinin temel sütunlarından biri olduğunu kaydetti: “Değerli iş ortağımız Habitat Derneği yürütücülüğünde, bugüne kadar 4.000’den fazla kadına eğitimlerimizle ve 40 girişime de hibe desteğimizle katkı sağladık. Girişim Öncüleri Programı girişimci kadınlara finansal katkının ötesinde, mentorluk, görünürlük ve nitelikli iş birlikleriyle beslenen bütüncül bir destek modeli sunuyor. Bu ekosistemde birlikte öğrenme, iş birliği ve görünürlük imkânlarıyla girişimci kadınların markalaşma ve büyüme süreçlerine katkı sağlıyoruz. Bu yıl hibe programımıza Alarko Tarım Grubumuz da “Tarımda Kadın Gücü” projesi çerçevesinde katılım sağladı. Tarım Grubumuzla başlattığımız bu sinerjiyi önümüzdeki yıllarda Topluluğumuzun diğer şirketleriyle büyütmeye devam edeceğiz.” Bora Caldu: “Girişim Öncüleri, kadınların teknolojide, yazılımda, yapay zekâda, sürdürülebilirlikte ve sosyal inovasyonda güçlü oyuncular olduğunu açıkça ortaya koyuyor” Habitat Derneği İcra Kurulu Başkanı Bora Caldu, törende yaptığı konuşmada, “Girişim Öncüleri Programı girişimci kadınların dijital dünyada güçlenmesini, görünür olmasını ve kendi ekonomik hikâyelerini yazmasını hedefleyen bütüncül bir dönüşüm yolculuğu. Kadınların iş gücüne katılımı ve girişimcilik ekosistemindeki temsili; doğru eğitim, doğru finansman ve güçlü iş birlikleriyle sürdürülebilir hâle geliyor. Alarko ile yürüttüğümüz Girişim Öncüleri Programı, kadınların yalnızca geleneksel üretimde değil, teknolojide, yazılımda, yapay zekâda, sürdürülebilirlikte ve sosyal inovasyonda da güçlü ve dönüştürücü oyuncular olduğunu açıkça ortaya koyuyor” dedi. Yatırımın 3,5 kat sosyal değere dönüştüğü proje Yüksek katılımcı memnuniyeti, ölçülebilir yetkinlik kazanımları ve girişim başlatma oranlarının yüksekliğiyle dikkat çeken program, son 3 yılda 81 farklı şehirden 4000 katılımcıya eğitimlerle, 40 girişime de hibe desteği ile katkı sağladı. İş dünyasındaki trendlerle paralel ilerleyen eğitimlerde bu yıl Yapay Zekâ Destekli Dijital Pazarlama, Tasarım Odaklı Düşünme, Marka Kimliği Oluşturma, E-İhracat ve Finansal Yönetim başlıkları öne çıktı. Katılımcıların gelir artışı, istihdam yaratma kapasitesi, dijital yetkinlik kazanımı ve girişimcilik ekosistemindeki konumlanmaları gibi çok boyutlu kriterler üzerinden yapılan değerlendirmeler, projeye yapılan her bir birimlik yatırımın 3,53 birimlik sosyal değer ürettiğini ortaya koydu. Program çerçevesinde hibe almaya hak kazanan girişimci kadınlar, Alarko ve Habitat Derneğinin sunduğu geniş bir değer ekosistemine dahil olma fırsatı yakalıyor. Girişimcilere Alarko Holding’in sosyal medya hesapları, kurumsal dergisi ve yayın sponsoru olduğu mecralarda görünürlük desteği sunularak, markalaşma desteği sağlanıyor. Farklı şehirlerde düzenlenen “Hayalden Başarıya” oturumlarıyla birbirinden öğrenme ve iş birliği kurma yönünde fırsatlar yaratılıyor. Girişimci kadınlar, Alarko Şirketler Topluluğu’nun geniş tedarikçi ağına da katılım imkânı buluyor. 2025 yılında “Işıldayanlar Ödülü”, 2026 yılında “Kadın Dostu Markalar Ödülü” ve NB Ekonomi Gazetesi tarafından verilen “Fırsat Eşitliğini Destekleyen Şirket Ödülü” ile onurlandırılan Girişim Öncüleri Programı, önümüzdeki dönemde girişimci kadın ekosistemini ve sosyal etkisini daha da büyütmeyi hedefliyor. Girişim Öncüleri Programının üçüncü yılında hibe desteği kazanan girişimci kadınlar ve girişimleri: Selen Şenal / Girişim: AlgBio Alg tabanlı teknolojiler geliştirerek endüstriyel atık suların arıtılmasına ve karbon yakalama süreçlerine yönelik çözümler sunuyor. Mikroalglerin gücünden yararlanarak çevresel ayak izini azaltmayı ve sürdürülebilir üretim modellerini desteklemeyi hedefliyor. İlayda Gül Vardar / Girişim: Rhodark Modern tasarım anlayışını sürdürülebilir üretim ilkeleriyle birleştirerek, IoT destekli yeni nesil tarım sistemleri geliştiriyor. Doğayla uyumlu çözümlerle şehir içinde sağlıklı ve sürdürülebilir gıda üretimini mümkün kılıyor. Cansu Yegin / Girişim: Koolseed %100 kabak çekirdeği proteininden doğal ve katkısız bitkisel protein tozları üretiyor. Temiz içerikli formülleriyle sağlıklı beslenmeyi pratik ve sürdürülebilir bir alışkanlığa dönüştürmeyi amaçlıyor. Alev Ertem / Girişim: Studio Potato Zanaatı çağdaş tasarımla buluşturarak yerel üreticilerle birlikte etik ve sürdürülebilir ev tekstili ürünleri ve aksesuarları üretiyor. El emeği odaklı tasarımlarla yaşam alanlarına özgün ve hikâyesi olan dokunuşlar katıyor. Duygu Yılmaz / Girişim: Biolive Zeytin çekirdeği atıklarını yüksek teknolojili biyoplastik ham maddelere dönüştürerek çevre dostu bir üretim modeli sunuyor. Petrol türevli plastik kullanımını azaltarak sürdürülebilir ekonomiye katkı sağlıyor. Şükrüye Özbilen / Girişim: Egglin Gıda Yumurtayı ileri teknolojiyle işleyerek gıda sektörü için fonksiyonel, sağlıklı ve yüksek besin değerli içerikler geliştiriyor. Doğal gıda bileşenleriyle mutfaklara pratik ve yenilikçi çözümler yaratıyor. Fatmanur Poyraz Ekinci / Girişim: Beetech Arı sağlığına yönelik doğal içerikli ürünler kullanılarak arı kolonilerinin yaşam kalitesini artıran yenilikçi çözümler sunuyor. Bal arılarını zararlılardan koruyarak kolonilerin verimliliğini artıran çözümler ile sürdürülebilir arıcılığa katkı sağlıyor. Iraz Aktay / Girişim: Cherry Mic Tarımda sürdürülebilirliği artırmaya yönelik mikrobiyal gübreler geliştiriyor. Organik tarımsal atıklardan elde edilen bu ürünler, toprağın verimini artırırken kimyasal gübre ihtiyacını azaltarak çevre dostu ve sürdürülebilir bir üretim modeline katkı sağlıyor. Sabiha Ezgi Davulcu / Girişim: Mundi Herbal Tıbbi ve aromatik bitkilerden doğal kozmetik ve bakım ürünleri üretiyor. Kimyasal içermeyen, bitkisel içerikli formüller geliştirerek doğadan beslenen güvenli ve nitelikli bakım çözümleri sunuyor. Ayşegül Bolat / Girişim: Karpaz Lavender Gardens Yetiştirdiği lavantalarla hem ekoturizmi destekliyor hem de saf lavanta yağlarından doğal bakım ürünleri üretiyor. Büşra Özer / Girişim: Microhobist Toprağın verimini artıran ve kimyasal gübre kullanımını azaltmaya yönelik doğal tarım çözümleri geliştiriyor. Bitki köklerindeki yararlı mikroorganizmaların metabolitlerinden elde edilen bitki gelişim düzenleyicileri sayesinde sürdürülebilir ve çevre dostu üretim süreçlerine katkı sağlıyor. Merve Canpolat / Girişim: Mapla Biotech Kayısı çekirdeğinden elde edilen hammaddelerle çevre dostu biyoplastik üretiyor. Tarımsal atıkları katma değerli ve kompostlanabilir plastik alternatiflerine dönüştürerek plastik sektörüne sürdürülebilir bir çözüm geliştiriyor. Beyza Aydın / Girişim: Natural Kapıdağ Kapıdağ Yarımadası’nın yerel lezzetlerini ve doğal ürünlerini geleneksel yöntemlerle işleyerek sofralara ulaştırıyor. Yerel üretimi destekleyerek doğal tarım bilincini güçlendiriyor. Dilek Kelleci / Girişim: Patilabs Evcil hayvanlar için bilimsel formüllerle geliştirilmiş vitamin ve bakım ürünleri sunuyor. İnovatif çözümlerle patili dostların yaşam kalitesini artırmayı hedefliyor. Şeyma Yılmaz Yıldız / Girişim: Interrupt Biyomedikal Parkinson hastalarının yaşam kalitesini ciddi ölçüde kısıtlayan yürüme donması sorununa yönelik ileri teknolojiye sahip biyomedikal bir giyilebilir cihaz geliştiriyor. Bu çözümle hastaların hareket kabiliyetini destekleyerek günlük yaşamlarını daha bağımsız ve güvenli bir şekilde sürdürebilmelerine katkı sağlıyor. İmran Gündüz / Girişim: Podkids Çocukların kendi podcast yayınlarını üretebildiği bir medya ağı sunuyor. Çocukların medya okuryazarlığı becerileri kazanarak, araştırma ve ifade yeteneklerini geliştirerek pasif birer tüketici yerine aktif içerik üreticileri olmalarına katkı sağlıyor. Asuman Tunca / Girişim: Eceköy Biga’nın köylerindeki kadın emeğini ve geleneksel süt işleme kültürünü mobil mandıra modeliyle sofralara taşıyarak doğal ve nitelikli peynirler üretiyor. Yerel üretimi destekleyerek kırsal kalkınmaya ve kadın istihdamına sürdürülebilir katkı sağlıyor. Elif Cabri / Girişim: Kampbu Türkiye genelindeki kamp, glamping ve karavan alanlarını tek bir platformda buluşturarak doğaseverlerin güvenle keşif yapıp rezervasyon gerçekleştirmesini sağlıyor. Kamp kültürünü teknolojiyle birleştirerek doğada konaklama deneyimini daha erişilebilir ve pratik hale getiriyor. Hazal Ünsal Coruk / Girişim: Gaia Cappadocia Kapadokya’nın ruhunu ve “Toprak Ana”nın bereketini el yapımı stoneware seramik tasarımlarına yansıtıyor. Sofralara ve yaşam alanlarına eşlik eden, estetik ile dayanıklılığı buluşturan özgün tasarım objeleri üretiyor. Bervan Eskici / Girişim: Müstesna Dükkân Geleneksel bakır işçiliğini modern tasarım anlayışıyla yeniden yorumluyor. El emeğiyle üretilen fonksiyonel ve sanatsal objelerle sürdürülebilir tasarımı destekliyor. Canan Tiryaki / Girişim: VeggFoods Sürdürülebilir gıda teknolojileri odağında, bitki bazlı sağlıklı gıda çözümleri geliştiriyor. Sıfır atık prensibiyle, doğaya ve hayvana saygılı bitkisel çözümlerle geleceğin beslenme alışkanlıklarına bugünden katkı sunuyor. Seral Tan / Girişim: Sodd Design Yaşam alanlarına renk, enerji ve neşe katan oyunbaz tasarımlarıyla modern mobilya ve aydınlatma dünyasına yenilikçi bir yaklaşım sunuyor. Özgün formlara sahip dekoratif ürünlerle her mekânda dinamik ve kişiselleştirilmiş bir atmosfer oluşturulmasına katkı sağlıyor. Sebla Kut / Girişim: Komet Kültür ve Sanat Kültürel mirası ve sanatı geniş kitlelerle buluşturmayı amaçlayan projeler geliştiriyor. Eğitici müze kitleri ve deneyim alanlarıyla kültürel farkındalığı artırıyor. Alev Akarsu / Girişim: Tufetto Doğal ahşabı vidasız ve aletsiz kurulabilen modüler tasarımlara dönüştürerek sürdürülebilir ve pratik mobilyalar tasarlıyor. Ekolojik dengeyi gözeten, taşınması ve kurulumu kolay geçme sistemli ürünleriyle yaşam alanlarını daha işlevsel hale getiriyor. Mediha Karaoğlu İşgören / Girişim: İnovmak Makine Tarımda verimliliği artırmaya yönelik yenilikçi bitki bakım makineleri geliştiriyor. “KaraKız” markasıyla yerli üretimin gücünü modern teknolojiyle buluşturarak çiftçilerin üretim süreçlerini daha kolay ve ekonomik hale getiren çözümler üretiyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.