Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kpmg

Kapsül Haber Ajansı - Kpmg haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kpmg haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tether, Tarihinin En Kapsamlı İlk Finansal Denetimini Tamamladı Haber

Tether, Tarihinin En Kapsamlı İlk Finansal Denetimini Tamamladı

Tether, 31 Aralık 2025 tarihinde sona eren mali yıla ilişkin Tether International, S.A. de C.V.’nin finansal tablolarına yönelik KPMG ABD tarafından gerçekleştirilen tam kapsamlı bağımsız denetimin başarıyla tamamlandığını duyurdu. İlgili mesleki standartlara uygun şekilde gerçekleştirilen denetim, Tether’in tarihindeki en önemli dönüm noktalarından biri olurken, aynı zamanda tarihteki en büyük ilk finansal denetim olarak öne çıktı. En yüksek standartlarda ve geniş bir kapsamda tamamlanan denetim, stablecoin pazarı genelinde finansal incelemeler için yeni bir standart oluşturuyor. KPMG’den olumlu denetim görüşü KPMG, Tether’in finansal tablolarına ilişkin olumlu görüş (unqualified audit opinion) verdi. Bu görüş, KPMG’nin değerlendirmesine göre finansal tabloların 31 Aralık 2025 itibarıyla şirketin finansal durumunu ve ilgili yıldaki faaliyet sonuçları ile nakit akışlarını, ABD Genel Kabul Görmüş Muhasebe İlkeleri’ne (U.S. GAAP) uygun şekilde tüm önemli yönleriyle gerçeğe uygun olarak sunduğu anlamına geliyor. Denetim; Tether’in mevcut üç aylık rezerv raporlamasını tamamlayıcı nitelikte olurken, şirketin finansal tablolarını destekleyen işlemler, sistemler, mülkiyet kayıtları, değerlemeler, karşı taraflar ve temel kanıtları da kapsadı. Herhangi bir çekince, istisna veya koşul içermeyen olumlu görüş, bağımsız bir denetçinin verebileceği en olumlu görüş türü olarak kabul ediliyor. Tether’in tüm altın rezervleri fiziksel olarak kontrol edildi Denetim sürecinin bir parçası olarak KPMG, Tether’in elinde bulunan tüm altın külçelerini fiziksel olarak saydı ve inceledi. Böylece yalnızca saklama kuruluşları veya karşı taraflardan alınan raporlara dayanılmadan, her bir külçenin varlığı ve kimlik bilgileri doğrulandı. Aynı titizlik Tether’in finansal tablolarının tamamında uygulandı. Rezervleri oluşturan varlıklar ve ihraç edilen token’ların temsil ettiği yükümlülükler dahil olmak üzere bilanço, gelir tablosu, özkaynak değişim tablosu ve nakit akış tablosu kapsamlı şekilde incelendi. Her bir alan bağımsız maddi doğrulama ve test süreçlerinden geçirildi. “Stablecoin sektörü için dönüm noktası” Tether CEO’su Paolo Ardoino, “Bu, stablecoin sektörü için önemli bir gelişme. Yıllar boyunca Tether’in denetiminin tamamlanamayacağı yönünde bazı eleştiriler geldi. Şirketin kendisini en sıkı incelemeye tabi tutmayı reddettiğini öne sürdüler. Bir kez daha yanıldıklarını kanıtladık. Finansal tablo denetimimizi tamamlamak, sektör için yeni bir standart oluşturuyor ve en başından bu yana bu pazara getirdiğimiz liderliği yansıtıyor” dedi. Ardoino sözlerini şöyle sürdürdü: “KPMG yalnızca öne çıkan rakamları incelemedi. KPMG, AICPA standartlarına uygun şekilde tam ve kapsamlı bir denetim gerçekleştirdi. Finansal tablolarımızı destekleyen varlıkları, işlemleri, sistemleri, belgeleri ve diğer kanıtları inceledi. Sonuç, olumlu bir denetim görüşü oldu. Başka bir ifadeyle; Tether, temiz bir denetimden başarıyla geçti.” Tether Finans Direktörü Simon McWilliams ise, “Bu, Tether ve hizmet verdiğimiz sektör için önemli bir dönüm noktası ve Tether’in şeffaflığa olan bağlılığında önemli bir kilometre taşı. Finansal tablolarımızı dünyanın en büyük dört denetim şirketinden birinin kapsamlı incelemesine açtık. Bu süreç, şirket tarihimizin en kapsamlı çalışmalarından biri oldu ve Big Four denetim şirketiyle anlaşmamızı duyurduktan sonra en öncelikli konularımızdan biri haline geldi. Finans ekibimiz bu süreçte çıtayı en üst seviyeye taşıdı. Kendimizi dünyanın önde gelen şirketleriyle aynı standartlarda değerlendiriyoruz ve bu standartları zaman içinde daha da yukarı taşımaya devam edeceğiz. 31 Aralık 2025’te sona eren yıla ilişkin denetlenmiş finansal tablolarımız, rezervlerimizin yükümlülüklerimizin 6,814 milyar dolar üzerinde olduğunu gösteriyor. Bu sonuç, kamuoyuyla düzenli olarak paylaştığımız rezerv raporlarının güvenilirliğini de doğruluyor.” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Her 10 yöneticiden 7'si sürdürülebilirliği biliyor, yalnızca 2'si finansal etkisini ölçebiliyor Haber

Her 10 yöneticiden 7'si sürdürülebilirliği biliyor, yalnızca 2'si finansal etkisini ölçebiliyor

Günümüzde şirket yöneticilerinin sürdürülebilirlikle bağlantılı risk ve fırsatlara ilişkin farkındalığı artsa da bu fırsatlar; finansal modellere, yatırım değerlendirmelerine ve stratejik planlama süreçlerine henüz tutarlı ve güvenilir biçimde yansıtılamıyor. Bu durum, sürdürülebilirliğin iş kararları üzerindeki etkisinin sınırlı kalmasına neden oluyor. KPMG'nin hazırladığı “Sürdürülebilirlikte Değerleme Açığını Kapatmak” raporu sürdürülebilirlik ile değerleme arasındaki açığı ortaya koyarken bu açığın nasıl kapatılabileceğine ilişkin KPMG uzmanlarının değerlendirmelerine ve şirketler için öne çıkan uygulama alanlarına yer veriyor. Küresel çapta 2 binden fazla üst düzey yönetici ve karar alıcının katılımıyla yapılan anketin sonuçlarına dayanan rapora göre yöneticilerin yüzde 72'si sürdürülebilirlik stratejisi, göstergeleri ve performansları hakkında kapsamlı bilgiye sahip veya temel unsurlara aşina. Yüzde 60'ı finansal planlama süreçlerinde sürdürülebilirlikle bağlantılı risk ve fırsatları dikkate aldığını, yüzde 50'si ise sürdürülebilirliğin kurumsal stratejilerinin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade ediyor. Buna karşın, katılımcıların yalnızca yüzde 19'u sürdürülebilirliğin finansal performans, operasyonel kazanımlar ve inovasyon üzerindeki etkisini ölçülebilir hale getirmek için gelişmiş analitik yaklaşımlar kullandığını belirtiyor. Bu sonuç, birçok şirketin sürdürülebilirlikle bağlantılı risklerden kaynaklanabilecek potansiyel kayıpları ölçülebilir hale getirmek için hâlâ yeterince gelişmiş analitik yaklaşımlara sahip olmadığını ortaya koyuyor. Düzenlemelerin rolü ve bölgesel farklılıklar KPMG'nin anketine göre sürdürülebilirlikle ilgili düzenlemeler, yöneticilerin bu konudaki farkındalığını artırmada kilit bir rol oynuyor. Özellikle Avrupa'daki düzenlemelerin etkisi açıkça görülüyor. Avrupa Birliği'nin Yeşil Mutabakat stratejisi kapsamındaki düzenlemeler, sürdürülebilirliği şirketlerin stratejik gündeminin merkezine taşıyor. TCFD, ISSB ve CSRD gibi çerçeveler ise şirketlerin sürdürülebilirlikle bağlantılı risk ve fırsatları stratejik ve finansal planlama süreçleri ile yatırım kararlarına entegre etmelerini teşvik ediyor. Aynı zamanda bu çerçeveler, şirketlere ve yatırımcılara sürdürülebilirlik faktörlerinin finansal performans ve şirket değeri üzerindeki etkilerini daha sistematik şekilde değerlendirebilecekleri bir yapı sunuyor. Bölgesel olarak bakıldığında İtalya'da, yöneticilerin yaklaşık üçte ikisi (yüzde 64) sürdürülebilirliğin şirket stratejilerinin ayrılmaz bir parçası olduğunu ve yönetim kurulu toplantıları ile yıllık raporlarda yer aldığını belirtiyor. İspanya'da ve Fransa'da da yöneticiler büyük oranda (yüzde 61) aynı görüşü paylaşıyor. Yol haritası: Sürdürülebilir kaynaklı değer yaratımının ölçülmesi Raporda kurumların sürdürülebilirlik ile şirket değeri arasındaki bağı kurabilmesi için sistematik bir yaklaşım benimseyerek şu adımları atması tavsiyesinde bulunuluyor: Değer yaratım alanlarının belirlenmesi: Sektör dinamikleri, düzenleyici eğilimler, benzer şirket uygulamaları ve şirketin mevcut performansı analiz edilerek sürdürülebilirlikle bağlantılı değer yaratma potansiyeli taşıyan alanlar belirlenir.Sürdürülebilirlik unsurlarının finansal performans ve değer yaratımıyla ilişkilendirilmesi: Belirlenen sürdürülebilirlik unsurları; büyüme, rekabet avantajı, operasyonel verimlilik, pazar konumu ve risk profili gibi şirket değerini doğrudan veya dolaylı olarak etkileyen unsurlarla ilişkilendirilir.Finansal etkilerin modellenmesi: Sürdürülebilirlikle bağlantılı girişimlerin kârlılık, gelir yaratma kapasitesi ve şirket değeri üzerindeki potansiyel etkileri aşağıdaki başlıklar altında analiz edilir. “Sistemik riskler söz konusu olduğunda, asıl risk eylemsizlik” Raporun sonuçlarını değerlendiren KPMG Türkiye Sürdürülebilirlik Şirket Ortağı Sertuğ Özkan, “Günümüzde sürdürülebilirlik, yönetim kurullarının gündeminde giderek daha merkezi bir yer edinirken, bu gündemin finansal planlama ve yatırım kararlarıyla aynı hızda entegre edilemediğini görüyoruz. Sürdürülebilirliğin ‘finansal dile' çevrilememesi stratejik bir kırılma noktasını da oluşturuyor. Hedef belirleme mekanizmalarının büyük ölçüde yerleşmiş olduğu mevcut ortamda asıl ihtiyaç; sürdürülebilirlikle bağlantılı risk ve fırsatların yatırım kararları ve stratejik planlama süreçleriyle doğrudan ilişkilendirilebildiği bir finansal çerçevenin oluşturulmasıdır. Sistemik riskler söz konusu olduğunda, belirsizliği gerekçe göstererek aksiyon almamak giderek daha yüksek bir maliyet doğuruyor. Raporumuzun da vurguladığı gibi, asıl risk eylemsizliktir. KPMG olarak geliştirdiğimiz metodolojiler ve iş birlikleriyle kurumların sürdürülebilirlik risk ve fırsatlarının finansal etkilerini ölçülebilir hale getirmelerine ve bu etkileri finansal planlama ile yatırım kararlarına yansıtmalarına destek oluyoruz.” ifadelerini kullandı. “Sürdürülebilirlik, yalnızca raporlama veya uyum perspektifiyle ele alınacak bir konu olmaktan çıkmış durumda” KPMG Türkiye Değerleme ve Modelleme, Şirket Ortağı Burak Şahin ise değerlendirmesinde şunları söyledi: “Değerleme perspektifinden bakıldığında, sürdürülebilirlikle bağlantılı risk ve fırsatların FAVÖK, nakit akışları, iskonto oranları, devam eden değer ve değerleme çarpanları üzerindeki etkilerinin yeterince analiz edilememesi, şirket değerinin doğru şekilde belirlenmesini zorlaştırıyor. Bu durum, yatırım kararları, kaynak kullanım öncelikleri ve stratejik karar alma süreçlerinde ek belirsizlikler yaratırken, kaynakların etkin kullanımını ve uzun vadeli değer yaratımını da olumsuz etkileyebiliyor. Bu nedenle sürdürülebilirlik, yalnızca raporlama veya uyum perspektifiyle ele alınacak bir konu olmaktan çıkmış; finansal planlama, değerleme, yatırım değerlendirmesi ve kaynakların önceliklendirilmesine ilişkin kararların ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. KPMG olarak, sürdürülebilirlikle bağlantılı risk ve fırsatların şirket değeri üzerindeki etkilerinin ölçülmesini, şirketlerin uzun vadeli değer yaratma kapasitelerini daha bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirebilmeleri açısından oldukça önemli görüyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Arzum’da Üst Düzey Atama Haber

Arzum’da Üst Düzey Atama

Kurumsal yönetim yapısını güçlendirme hedefi doğrultusunda Arzum’da üst düzey bir atama gerçekleştirildi. Mali ve Kurumsal İşlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapan Hakan Erkun, 31 Aralık 2025 itibarıyla Arzum Genel Müdürü ve İcra Kurulu Başkanı olarak atandı. Erkun, aynı zamanda Arzum Yönetim Kurulu Üyesi görevini üstlenecek. 30 yıla yakın uluslararası deneyime sahip olan Hakan Erkun, kariyeri boyunca farklı sektörlerde faaliyet gösteren global şirketlerde üst düzey yöneticilik görevleri üstlenmiş, finansal ve dijital dönüşüm, sürdürülebilir büyüme ve operasyonel verimlilik alanlarında önemli projelere liderlik etti. Yeni görevinde Erkun, Arzum’un küresel pazarlardaki varlığını güçlendirmeye ve markanın uzun vadeli büyüme stratejisine liderlik edecek. Arzum Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kolbaşı, Hakan Erkun’un atamasıyla ilgili, “Arzum olarak değişen dünya dinamiklerine uyum sağlarken, güçlü bir yönetişim anlayışı ve doğru liderlik yapısını her zaman önceliğimiz olarak görüyoruz. Hakan Erkun’un finansal disiplini, kurumsal bakış açısı ve uluslararası deneyimiyle Arzum’un sürdürülebilir büyüme yolculuğuna önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum” şeklinde konuştu. Hakan Erkun Kimdir? Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu olan Hakan Erkun, kariyer yolculuğuna denetim dünyasının lider kurumları KPMG ve PwC’de başladı. Finansal disiplin alanındaki bu güçlü temelini, Danone Group bünyesinde 16 yılı aşkın süren geniş kapsamlı bir liderlik serüvenine taşıdı. Danone Early Life Nutrition ve Danone Waters operasyonlarında üst düzey yöneticilik ve Yönetim Kurulu Üyeliği sorumluluklarını üstlenen Erkun, Avrupa ve Orta Doğu’yu kapsayan çok uluslu yapılarda Bölgesel Finans Direktörü olarak küresel finans operasyonlarını yönetti. Uluslararası tecrübesini Ontex’te Orta Doğu, Afrika ve Asya Bölgesi Finans Direktörlüğü ile derinleştiren Erkun; Savola Group, Balsu Group, Koroplast ve Peyman Kuruyemiş’te CFO olarak stratejik rollere imza attı. Bu süreçte halka arz, kurumsal dönüşüm ve dijitalleşme projelerinde kritik başarılar elde etti. Son olarak Arzum bünyesinde Mali ve Kurumsal İşlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı (CFO) olarak görev alan Erkun; şirketin finansal mimarisinin güçlendirilmesi, kurumsal yönetişim süreçlerinin iyileştirilmesi ve sürdürülebilir büyüme odaklı dönüşüm çalışmalarına liderlik etti. Profesyonel kimliğinin merkezine ekip gelişimini koyan Hakan Erkun, kariyeri boyunca pek çok üst düzey yöneticinin yetişmesine mentorluk ederek iş dünyasının yönetim kademelerine yön vermiş bir liderdir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye genelinde konut satışları yüzde 20 arttı Haber

Türkiye genelinde konut satışları yüzde 20 arttı

KPMG Türkiye tarafından hazırlanan “İnşaat ve Gayrimenkul Sektörel Bakış Raporu” 2025 yılı 1. çeyrek rakamlarına göre 2024 yılını reel olarak yüzde 9,2 büyüme ile tamamlayan Türkiye inşaat sektörünün, 2025 ve sonrasındaki dönemde büyümeye devam etmesi bekleniyor. Benzer şekilde, 2024 yılında reel olarak yüzde 3 büyüme gösteren Türkiye altyapı sektörünün de 2030 yılına kadar olan projeksiyonlarda, inşaat sektörüne benzer olarak kendi büyüme trendini azalarak da olsa sürdüreceği tahmin ediliyor. Ayrıca Türkiye inşaat sektöründe faaliyet göstermekte olan şirketlerin 2025 yılı 1. çeyrekte ortalama yüzde 68,1'i faaliyetlerini kısıtlayan herhangi bir faktörün olmadığını açıklarken, finansman sorunları ortalama yüzde 23,8 seviyesindeki payıyla girişimleri sınırlayan birincil faktör olmaya devam etti. Kısıtlayıcı unsurlarda finansman sorunlarının ardından gelen talep yetersizliği ise yüzde 11,8'lik ortalamayla önceki dönemlerde olduğu gibi faaliyetleri kısıtlayan faktörlerdeki sırasını korumaya devam etti. Raporla ilgili değerlendirmede bulunan KPMG Türkiye İnşaat ve Gayrimenkul Sektörü Lideri Savaş Görkem Yapan, “2025 yılının ilk çeyreğinde konut satışlarında artış gözlemlendi. Bu, sektördeki dinamiklerin ivme kazandığını gösteriyor. Ancak konut fiyat endeksinin reel bazda düşmeye devam etmesi, alım gücünün hâlen temel zorluklar arasında yer aldığını ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönemde, enflasyondaki iyileşme beklentilerine paralel olarak sektörün istikrarlı büyüme eğilimini korumasını bekliyoruz.” dedi. Konut satışlarında artış yaşandı 2025 yılı 1. çeyrekte Türkiye genelinde konut satışları 335 bin adet ile bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 20,1'lik artış gösterirken, alt kırılımdaki ipotekli satışlar ve ikinci el konut satışları bir önceki yılın aynı çeyreğine göre toplamda sırasıyla yüzde 87,3 ve yüzde 23,3‘lük artış gösterdi. Bir önceki dönemdeki sonuçlara paralel olarak aynı dönem İstanbul 58 bin adet ile Türkiye genelinde en çok konut satışı yapılan şehir oldu, İstanbul'daki satışları 31 bin adet ile Ankara ve 21 bin adet ile İzmir takip etti. Konut fiyat endeksi reel bazda düştü Türkiye'de Mart 2025 sonu itibarıyla 173 seviyesinde seyreden konut fiyat endeksi ise 2024 yılının aynı ayına göre nominal bazda yüzde 32,2 attı. Endeksin Şubat 2024 itibarıyla negatife dönen reel bazlı değişimi ise bu trendine devam etti ve 2025 yılının mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre reel olarak yüzde 4,2'lik düşüş kaydetti. AVM'lerde ciro arttı ziyaretçi azaldı Türkiye genelinde ciro endeksleri bu dönemde de artış trendine devam etti. AVM metrekare ciro verimlilik endeksi, 2025 1. çeyrekte bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 33,4'lük nominal artış gösterdi ve 3.697 puana yükseldi. Kiralanabilir metrekare başına düşen ciro da Türkiye'de aynı dönem itibarıyla 14.597 TL olarak kaydedildi. Ciro endeksindeki artışa karşılık, aynı dönemde ziyaretçi endeksi bir önceki yılın aynı dönemine oranla yüzde 4,2 düşüş göstererek 92 puan seviyesine geriledi. Türkiye genelinde otel doluluk oranları geriledi Rapora göre İstanbul‘da bulunan konaklama tesisleri doluluk oranları, 2025 1. çeyrekte ortalama yaklaşık yüzde 44 seviyesindeki oranla bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla benzer seviyede kaldı. Antalya'da bu dönemdeki doluluk oranı, kış dönemi olması neticesinde yaklaşık yüzde 29 seviyelerinde kaydedildi. Türkiye genelinde otel doluluk oranları, bir önceki çeyreğe oranla azalarak bu dönemde ortalama yüzde 30 seviyesinde gerçekleşirken, İzmir ve Muğla'da sırasıyla yüzde 25 ve yüzde 12 oldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.