Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kredi Anlaşması

Kapsül Haber Ajansı - Kredi Anlaşması haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kredi Anlaşması haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TKYB ve JBIC Arasında 350 Milyon Dolarlık Yeşil Finansman Anlaşması Haber

TKYB ve JBIC Arasında 350 Milyon Dolarlık Yeşil Finansman Anlaşması

Türkiye'nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerini destekleme misyonu doğrultusunda uluslararası finansman kaynaklarını ülke ekonomisine kazandırmaya devam eden TKYB, Japon Uluslararası İş Birliği Bankası (JBIC) ile beşinci kredi anlaşmasına imza attı. T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın geri ödeme garantisiyle temin edilen 350 milyon ABD doları tutarındaki ve 12 yıl vadeli kredi, yenilenebilir enerji üretimi, enerji verimliliği uygulamaları, elektrik iletim ve dağıtım altyapısının geliştirilmesi, su temini ve arıtma yatırımları, su kirliliğinin önlenmesine yönelik projeler ile düşük karbonlu ulaşım çözümlerini kapsayan yeşil mobilite yatırımlarının finansmanında kullanılacak. Anlaşmaya JBIC’in yanı sıra temsilci banka olarak Mizuho Bank, Ltd. de destek veriyor. TKYB ile JBIC arasındaki iş birliği, 2013 yılında sağlanan 100 milyon ABD doları tutarındaki finansman anlaşmasıyla başlarken, 2015 yılında 150 milyon ABD doları, 2021 yılında 170 milyon ABD doları ve 2023 yılında 200 milyon ABD doları tutarındaki yeni kaynaklarla güçlenerek devam etti. 2026 yılında imzalanan 350 milyon ABD doları tutarındaki yeni kredi anlaşmasıyla birlikte iki kurum arasındaki toplam iş birliği hacmi yaklaşık 1 milyar ABD dolarına ulaştı. Anlaşmaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan TKYB Genel Müdürü İbrahim Öztop, “Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası olarak, sürdürülebilir kalkınmayı destekleyen ve ülkemizin yeşil dönüşümüne ivme kazandıran yatırımların finansmanında öncü rol üstlenmeyi temel sorumluluklarımızdan biri olarak görüyoruz. JBIC ile imzaladığımız bu yeni anlaşma, iki kurum arasındaki güçlü, güvene dayalı ve uzun soluklu iş birliğinin somut bir yansımasıdır. Anlaşmanın iki kurum arasında bugüne kadar imzalanan en yüksek tutarlı kredi anlaşması olma özelliği taşıması ise, Bankamıza ve Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma vizyonuna duyulan güveni ortaya koymaktadır. Sağlanan 350 milyon ABD doları tutarındaki kaynakla, 2053 net sıfır emisyon hedefleri doğrultusunda ülkemizin yeşil dönüşüm sürecine katkı sunmayı sürdüreceğiz” dedi. GREEN 5 kredisinin, JBIC ile TKYB arasında uzun yıllara dayanan kesintisiz iş birliğiyle şekillenen köklü ve güçlü ortaklığın önemli bir göstergesi olduğunu belirten JBIC Yeni Enerji ve Elektrik Finansmanı Departmanı II Direktörü Masahiro Oda, “JBIC, kamu sermayeli bir kalkınma bankası olarak TKYB’nin finansman faaliyetleri aracılığıyla Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınmasına sunduğu değerli katkıları büyük bir memnuniyetle takdir etmektedir. Bu kredinin; Türkiye’de yenilenebilir enerji, enerji verimliliği ve çevresel açıdan sürdürülebilir diğer yatırımların desteklenmesine katkı sağlaması ve bu suretle ülkenin enerji arz güvenliği ile sürdürülebilir büyüme hedeflerini güçlendirmesi beklenmektedir. JBIC ayrıca, söz konusu finansman imkânının Japon şirketlerinin sahip olduğu uzmanlık ve ileri teknolojilerin Türkiye’deki projelere dâhil edilmesine yönelik yeni iş birliği fırsatları yaratmasını da temenni etmektedir. Japonya’nın politika bazlı finans kuruluşu olarak JBIC, Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerini desteklemek ve Japonya ile Türkiye arasındaki ekonomik bağları daha da güçlendirmek amacıyla TKYB ile yakın iş birliğini sürdürmeye devam edecektir” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TSKB ve JBIC Arasında Dev Anlaşma Haber

TSKB ve JBIC Arasında Dev Anlaşma

T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı garantörlüğünde temin edilen kaynakla Türkiye genelinde sera gazı emisyonlarının azaltılmasını amaçlayan yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, su ve atık yönetimi yatırımları ile diğer yeşil yatırımlara finansman sağlanacak. TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar, sağlanan kredinin JBIC ile bugüne kadar imzalanan en yüksek tutarlı kredi olduğunu belirterek, “COP31 Zirvesi’ne hazırlanan Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ve düşük karbonlu ekonomiye geçişine JBIC GREEN 4 kredisiyle katkı sağlamaktan büyük memnuniyet duyuyoruz” dedi. Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınması için yeşil dönüşümü desteklemeyi sürdüren Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB), uzun soluklu iş ortağı Japonya Uluslararası İş Birliği Bankası (JBIC) ile yürüttüğü iş birliğine bir yenisini daha ekledi. Daha önce 2015, 2022 ve 2023 yıllarında JBIC ile hayata geçirilen GREEN kredi anlaşmalarının devamı niteliğindeki bu yeni finansmanla birlikte 350 milyon ABD doları tutarındaki GREEN 4 kredi anlaşması imzalandı. T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı garantörlüğüyle sağlanan söz konusu kredi, Türkiye genelinde sera gazı emisyonlarının azaltılmasına katkı sunacak yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, su ve atık yönetimi yatırımları ile diğer yeşil yatırımların finansmanında kullanılacak. Anlaşmaya JBIC’in yanı sıra temsilci banka olarak MUFG Bank, Ltd. de destek veriyor. TSKB, Samuray Bonoları ihracı aracılığıyla Japon sermaye piyasalarında başlattığı işlemlerini 1999 Marmara depreminden etkilenen firmaların desteklenmesi amacıyla 2000 yılında JBIC ile imzaladığı ilk kredi anlaşmasıyla pekiştirirken, iki kurum arasındaki stratejik ortaklığın da temellerini attı. TSKB ve JBIC arasındaki güçlü iş birliği, ilerleyen yıllarda sürdürülebilir kalkınma odağında derinleşerek devam etti. Bu kapsamda, Türkiye’de sera gazı emisyonlarının azaltılmasına katkı sağlamak amacıyla 150 milyon ABD doları tutarındaki GREEN 1 kredi anlaşması 2015 yılında hayata geçirildi. Bunu, 2022 yılında imzalanan 220 milyon ABD doları tutarındaki GREEN 2 kredi anlaşması izledi. 2023 yılında ülkemizin doğu ve güneydoğu bölgelerinde yaşanan deprem felaketinin ardından ise iki kurum arasındaki köklü iş birliğinin ve Türkiye ile Japonya arasındaki dayanışmanın bir göstergesi olarak temin edilen 200 milyon ABD doları tutarındaki GREEN 3 kredisiyle, depremden etkilenen firmaların yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği yatırımları desteklendi. TSKB, Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınmasına ve düşük karbonlu ekonomiye geçiş sürecine katkı sağlamayı kararlılıkla sürdürüyor. 2015, 2022 ve 2023 yıllarında hayata geçirilen GREEN kredilerinin devamı niteliğindeki bu anlaşmayla birlikte TSKB’nin JBIC’ten son 10 yılda sağladığı toplam finansman tutarı yaklaşık 1,2 milyar dolar seviyesine ulaştı. JBIC ile imzalanan kredi anlaşması hakkında değerlendirmede bulunan TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar, “JBIC ile 2000 yılından bu yana başarıyla sürdürdüğümüz stratejik ortaklığımızı, Türkiye ve Japonya’nın birbirlerine destek olma konusunda uzun yıllara dayanan güçlü iş birliği geçmişinden aldığımız güçle 350 milyon dolarlık bu yeni anlaşmayla bir üst seviyeye taşımaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. JBIC’ten temin edilen en yüksek montanlı kredi olma özelliğini taşıyan GREEN 4 kredisi, ülkemizin enerji politikaları, 2053 net sıfır emisyon hedefi ve düşük karbonlu ekonomiye geçiş hedefleriyle de bütünlük gösteriyor. Bu kaynakla yenilenebilir enerjiden su yönetimine kadar geniş bir yelpazedeki yeşil yatırımları destekleyerek ülkemizin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkımızı daha da büyüteceğiz. Türkiye, Paris Anlaşması kapsamındaki Ulusal Katkı Beyanı (NDC) çerçevesinde 2030 yılına kadar sera gazı emisyonlarını mevcut artış senaryosuna göre %41 azaltmayı hedeflerken, yenilenebilir enerji kapasitesinin artırılması, enerji verimliliği, yeşil sanayi dönüşümünü öncelikli alanlar arasında konumlandırıyor. Bu kaynakla yenilenebilir enerjiden su ve atık yönetimine kadar geniş bir yelpazedeki yeşil yatırımları destekleyerek ülkemizin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkımızı daha da büyüteceğiz. COP31 Zirvesi’ne hazırlanan Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ve düşük karbonlu ekonomiye geçişine JBIC GREEN 4 kredisiyle değer yaratmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu yeni finansman ile Türkiye’nin COP31 Eylem Gündem’indeki önceliklerine, özellikle temiz enerji dönüşümü, yeşil sanayileşme ve iklim eylemi uygulama mekanizması eylemlerine katkı sunmayı amaçlıyoruz. Hazine ve Maliye Bakanlığımız garantörlüğü altında değerli iş ortağımız JBIC ile imzaladığımız bu yeni anlaşmayla sürdürülebilir kalkınma rotasında ülkemiz için güçlü bir adım daha attık. Bu kapsamda, GREEN 4 kredimiz için Hazine ve Maliye Bakanlığı’na değerli desteklerinden dolayı en içten teşekkürlerimizi sunuyoruz” dedi. JBIC Genel Direktörü Hiroyuki Suzuki anlaşma hakkında şu açıklamaları yaptı: “GREEN 4 kredisi, JBIC ve TSKB arasında süregelen iş birliği temelinde gelişen uzun soluklu ve yakın ortaklığı yansıtıyor. JBIC olarak, TSKB’nin finansman faaliyetleri aracılığıyla Türkiye’de sürdürülebilir kalkınmanın desteklenmesinde üstlendiği önemli rolü büyük bir takdirle karşılıyoruz. Bu kredinin, Türkiye’de yenilenebilir enerji, enerji verimliliği ve çevresel açıdan sürdürülebilir diğer yatırımların teşvik edilmesine katkı sağlaması, ülkenin enerji güvenliğini güçlendirmesi ve Japon şirketlerinin uzmanlık ve teknolojileriyle iş birliği fırsatları yaratmasını bekliyoruz. Japonya’nın politika odaklı finans kuruluşu olarak JBIC’in Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine yönelik çabalarını desteklemek ve Japonya ile Türkiye arasındaki ekonomik ilişkileri daha da güçlendirmek amacıyla TSKB ile yakın iş birliği içinde çalışmaya devam edeceğini paylaşmak isteriz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şekerbank’a 50 Milyon Euro'luk Yeni Kaynak Haber

Şekerbank’a 50 Milyon Euro'luk Yeni Kaynak

Türkiye’de EFSE’nin “Yeşil Liste” kriterleriyle uyumlu olarak kullandırılan ilk sürdürülebilir tarım kredisi olma özelliği taşıyan kaynağın ilk dilimi sürdürülebilir tarım projelerinin desteklenmesinin yanı sıra KOBİ ve küçük işletmelerin finansmanında kullanılacak. Şekerbank, Avrupa Birliği ve dünya genelindeki birçok önde gelen Kalkınma Finans Kuruluşunun yatırımcısı olduğu Güneydoğu Avrupa Fonu (European Fund for Southeast Europe – EFSE) ile Türkiye’de sosyal ve çevresel kalkınmaya yönelik yatırımları desteklemek üzere farklı dilimler halinde kullanılacak, toplamda 50 milyon euro tutarında, 7 yıla kadar vadeli yeni bir kredi anlaşması imzaladı. Şekerbank, EFSE’nin “Yeşil Liste” kriterleriyle uyumlu olarak Türkiye’de kullandırılan ilk sürdürülebilir tarım kredisi olma özelliği taşıyan kaynağın 20 milyon euro tutarındaki ilk dilimi ile sürdürülebilir tarım uygulamalarının yaygınlaşmasına katkı sağlayacak ve kırsal bölgelerde faaliyet gösteren KOBİ ve küçük işletmeler de dahil olmak üzere finansmana erişimi sınırlı kesimlere desteğini artırarak sürdürecek. Aybala Şimşek Galpin: “Uluslararası Kalkınma Finansmanı Kuruluşlarının Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınmasına verdiği destek aralıksız sürüyor.” Şekerbank Genel Müdürü Aybala Şimşek Galpin anlaşmaya ilişkin değerlendirmesinde: “EFSE ile gerçekleştirdiğimiz bu anlamlı kredi anlaşması, Şekerbank’ın tarım bankacılığında ve kapsayıcı finansmanda Uluslararası Kalkınma Finansmanı Kuruluşları nezdindeki Türkiye’nin anahtar bankası algısını bir kez daha teyit etmiştir. Avrupa Birliği ve birçok ülkenin kalkınma finans kuruluşunun yatırımcısı olduğu EFSE fonu ile Şekerbank’a sağlanan bu kaynak, içinden geçtiğimiz global dalgalanma döneminde de uluslararası yatırımcıların Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınmasına verdiği desteğin aralıksız sürdüğünü gösteren değerli bir işlem olmuştur.” dedi. Jasminka Begert: “EFSE’nin Türkiye’de sürdürülebilir tarımı desteklemeye yönelik gerçekleştirdiği ilk yatırım.” EFSE Portföy Direktörü Jasminka Begert ise konuşmasında: “Şekerbank ile imzaladığımız kredi anlaşması, EFSE’nin Türkiye’de sürdürülebilir tarımı desteklemeye yönelik gerçekleştirdiği ilk yatırımdır. Bu finansmanın temel amacı; modern, dayanıklı ve sürdürülebilir tarımsal yatırımları desteklemek ve aynı zamanda çiftçilerin, küçük tarım işletmelerinin ve kırsal KOBİ’lerin finansmana erişimini genişletmektir.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Vakıf Leasing, Uluslararası Piyasalardan 50 Milyon Euro Tutarında Yeni Kaynak Temin Etti Haber

Vakıf Leasing, Uluslararası Piyasalardan 50 Milyon Euro Tutarında Yeni Kaynak Temin Etti

Vakıf Leasing, küresel finans mimarisi içindeki konumunu daha sağlam bir zemine oturtmayı ve uluslararası finansman kaynaklarına erişim yetkinliğini niteliksel olarak derinleştirmeyi hedefleyen stratejik yaklaşımını istikrarlı biçimde hayata geçiriyor. Bu çerçevede Bank ABC ile tesis edilen 50 milyon Euro tutarındaki yeni kredi anlaşması, kurumun uluslararası finans çevrelerinde inşa ettiği güvenilir duruşun, sahip olduğu güçlü itibarın ve uzun vadeli iş birlikleri geliştirme kapasitesinin güçlü bir yansıması olarak öne çıkıyor. Geçtiğimiz yıl başarıyla hayata geçirilen ilk işlemin ardından sağlanan bu yeni kaynak, Vakıf Leasing’in uluslararası sermaye piyasalarındaki kredibilitesini daha da güçlendirirken; istikrarlı, uzun vadeli ve öngörülebilir finansman yapıları oluşturma hedefini de pekiştiriyor. Reel Sektörün Yatırım Gücüne Doğrudan Katkı Sağlanan 50 milyon Euro’luk finansman, başta sanayi olmak üzere üretim, ihracat ve katma değer odaklı yatırımların finansmanında etkin şekilde kullanılacak. Vakıf Leasing, bu kaynakla birlikte Türk yatırımcısının uzun vadeli finansman ihtiyaçlarına daha güçlü ve esnek çözümler sunmayı hedefliyor. Küresel sermayeyi yerel yatırım dinamikleriyle buluşturan Vakıf Leasing, yalnızca mevcut finansman gereksinimlerine yanıt vermekle sınırlı kalmayarak; Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyüme perspektifine ve rekabet gücünün yapısal olarak güçlendirilmesine de stratejik bir katkı sunuyor. Metin Özetci: “Bu Anlaşma, Uzun Vadeli Stratejik İş Birliğimizin Somut Bir Göstergesidir” Vakıf Leasing Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Metin Özetci, anlaşmaya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi: “Küresel finansman ağımızı istikrarlı ve seçici bir yaklaşımla genişletiyoruz. Bank ABC ile gerçekleştirdiğimiz bu yeni işlem, yalnızca bir kredi anlaşması değil; karşılıklı güvene dayalı, uzun vadeli ve stratejik iş birliğimizin güçlü bir yansımasıdır. Uluslararası kaynaklara erişim gücümüzü artırarak, müşterilerimizin yatırım vizyonunu desteklemeye ve ülke ekonomisinin sürdürülebilir büyümesine katkı sağlamaya devam edeceğiz. Vakıf Leasing olarak, sektörümüzde öncü rolümüzü ve reel sektörün stratejik çözüm ortağı olma misyonumuzu kararlılıkla sürdürecek, önümüzdeki dönemde de küresel finans piyasalarındaki derinliğimizi artırarak; reel sektörün dönüşümüne, yatırım iştahının güçlenmesine ve ekonomik büyümenin kalıcı hale gelmesine katkı sunmaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Vakıfbank, Asya Altyapı Yatırım Bankası’ndan 300 Milyon Dolarlık Fonlama Sağladı Haber

Vakıfbank, Asya Altyapı Yatırım Bankası’ndan 300 Milyon Dolarlık Fonlama Sağladı

Uluslararası fonlama işlemlerinde sektör öncüsü konumunda olan VakıfBank, 10 yıl vadeli 300 milyon dolar tutarındaki kredi ile sağladığı bu kaynağı, depremden etkilenen bölgelerde konut ve sosyal altyapının yeniden inşasına ve KOBİ’lerin finansmanına yönlendirerek ülke ekonomisine katma değer sağlamayı hedefliyor. Uluslararası sermaye piyasalarında Türkiye’nin lider bankası VakıfBank, çeşitlendirilmiş fonlama stratejisi kapsamında ilklere imza atmaya ve ülkemize yurt dışından uygun maliyetli kaynak getirmeye devam ediyor. Türk bankacılık sektöründe çok uluslu kalkınma kuruluşlarıyla imzalanan en yüksek tutarlı kredi olma özelliği taşıyan ve 1,5 milyar Euro tutarındaki işlemin Dünya Bankası İcra Kurulu’nda onaylanmasının ardından, VakıfBank şimdi de Asya Altyapı Yatırım Bankası ile ilk iş birliğini hayata geçiriyor. İmzalanan kredi anlaşması ile 10 yıl vadeli 300 milyon dolar tutarındaki kaynak depremden etkilenen bölgelerde konut ve sosyal altyapının inşası ile KOBİ’lerin ihtiyaçlarına yönlendirilerek bu alanlardaki finansman ihtiyacına uluslararası bir çözüm getiriyor. Asya Altyapı Yatırım Bankası ile gerçekleştirilen ilk fonlama işlemi Tarihi işlemle ilgili değerlendirmelerde bulunan VakıfBank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih, milli ekonominin hedefleri doğrultusunda üstlendikleri sorumluluğu yerine getirmek için adanmış bir şekilde faaliyet gösterdiklerine vurgu yaparak “Uluslararası fonların ülkemize kazandırılması için bütün enstrümanları etkin şekilde kullanıyoruz. VakıfBank ile Asya Altyapı Yatırım Bankası (AIIB) arasında gerçekleştirilen bu ilk fonlama işlemi, çok uluslu kalkınma kuruluşlarıyla iş birliklerimizi coğrafi olarak çeşitlendirdiğimiz ve derinleştirdiğimiz önemli bir adım niteliği taşıyor” dedi. Bu işlemin Türkiye ekonomisine duyulan güvenin yanı sıra VakıfBank’ın çok uluslu kalkınma kuruluşları nezdindeki güçlü konumunun açık bir göstergesi olduğunu belirten Üstünsalih, sözlerine şöyle devam etti: “2025 yılının başından itibaren yurt dışı fonlama stratejimizde, çok uluslu kalkınma bankalarıyla ilişkilerimizi derinleştirmeyi ve yeni iş birlikleri geliştirmeyi önceliklendirdik. Mayıs ayında Çin Kalkınma Bankası ile gerçekleştirdiğimiz 4 milyar RMB (Yuan) tutarındaki kredi anlaşmasıyla, uzun bir aradan sonra iş birliği içerisinde bulunduğu tek Türk bankası olduk. Ardından Dünya Bankası Grubu üyesi Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası (IBRD) İcra Kurulu, 1,5 milyar Euro tutarında ve 10 yıl vadeli krediyi onayladı. Böylelikle Türk bankacılık sektöründe çok uluslu kalkınma kuruluşlarıyla gerçekleştirilen en yüksek tutarlı işlemi hayata geçiriyoruz.” Krediyi deprem bölgesine ve KOBİ’lerin gelişimine aktaracağız Asya Altyapı Yatırım Bankası (AIIB) ile gerçekleştirdiğimiz 300 milyon dolar tutarındaki bu yeni iş birliğiyle birlikte, çok uluslu kalkınma kuruluşlarından toplamda 3 milyar dolara yakın yeni kaynak temin ettiklerini belirten Üstünsalih, “Asya Altyapı Yatırım Bankası’ndan sağladığımız söz konusu fonlama ile bir yandan depremden etkilenen bölgelerde konut ve sosyal altyapının yeniden inşasına katkı sağlayacak projeleri, diğer yandan da KOBİ’lerin yenilenebilir enerji, enerji verimliliği ve döngüsel ekonomi gibi iklim dostu yatırımlarını desteklemeyi hedefliyoruz. Yurt dışından sağladığımız uygun maliyetli ve uzun vadeli kaynakları reel sektöre yönlendirirken, ilave döviz geliri üretme potansiyeli sunan verimlilik odaklı yatırım kredilerine öncelik vererek Türkiye ekonomisine katma değer sağlamaya devam edeceğiz” dedi.

Deprem Sonrası Toparlanma ve Yenilenebilir Enerjiye 325 Milyon Dolar Eşdeğerinde Finansman  Haber

Deprem Sonrası Toparlanma ve Yenilenebilir Enerjiye 325 Milyon Dolar Eşdeğerinde Finansman 

Yarım asrı aşkın süredir Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınması ve ekonomik büyümesine katkı sunmaya devam eden Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası (TKYB), uluslararası finansman anlaşmaları kapsamında önemli bir iş birliğine imza atarak Asya Kalkınma Bankası (ADB) ile ilk kredi anlaşmasını hayata geçirdi. Yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği başta olmak üzere altyapı, iklim finansmanı, gıda güvenliği, emisyon azaltımı ve batarya depolama gibi pek çok alanda sağladığı finansmanlarla Türkiye’nin kalkınması sürecinde etkin rol üstlenen TKYB, 6 Şubat depreminden etkilenen bölgelerdeki ekonomik kalkınmayı desteklemek amacıyla projelere finansman sağlama çalışmalarına devam ediyor. TKYB ile ADB arasında imzalanan ilk finansman niteliği taşıyan bu anlaşmayla, depremden etkilenen bölgelerde yenilenebilir enerji kapasitesinin artırılması ve imalat sektörünün rekabet gücünün güçlendirilmesi amacıyla 150 milyon ABD doları ve 150 milyon avro olmak üzere toplam 325 milyon ABD doları eşdeğerinde ve 25 yıl vadeli finansman desteği sağlanacak. T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın geri ödeme garantisi altında temin edilen bu kredinin en az yüzde 50’sinin, doğrudan depremden etkilenen illerde yürütülecek projelere tahsis edilmesi planlanıyor. Banka olarak ilk günden bu yana deprem bölgesinin kalkınması amacıyla desteklerini kararlılıkla sürdürüldüklerini belirten TKYB Genel Müdürü İbrahim Öztop, “6 Şubat depremlerinden etkilenen bölgelerin yeniden kalkınmasını stratejik önceliklerimiz arasında konumlandırıyor; uzun vadeli, kapsayıcı ve sürdürülebilir finansman çözümlerimizle bölgenin ekonomik ve sosyal toparlanmasına katkı sağlamayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda Asya Kalkınma Bankası ile ilk iş birliğimizi gerçekleştirmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu kredi birçok açıdan kalkınma bankacılığı hedeflerimizi destekliyor olacak. ADB ile imzaladığımız bu kredi anlaşması ile hem deprem bölgesinde hem de Türkiye’nin deprem riski taşıyan diğer bölgelerinde yenilenebilir enerji yatırımlarını destekleyeceğiz. Türkiye’nin ihracat gücünün sembolü olan imalat sektörünün rekabet gücünü artırılması için orta ve uzun vadeli finansman sağlamaya devam edeceğiz’’ ifadelerine yer verdi. Konuyla ilgili olarak açıklamalarda bulunan Asya Kalkınma Bankası (ADB) Orta ve Batı Asya Genel Direktörü Leah Gutierrez, “Türkiye’nin toparlanması, yalnızca mevcut kapasitenin yeniden tesis edilmesini değil, aynı zamanda üretken kapasitenin geliştirilmesini, nitelikli istihdam yaratılmasını ve gelecekteki şoklara karşı dayanıklılığın güçlendirilmesini sağlayacak sürekli yatırımları gerektirmektedir. Türkiye’nin önde gelen kalkınma ve ihracat kredi bankalarıyla gerçekleştirilen iş birliği sayesinde bu projeler, yenilenebilir enerji, imalat ve KOBİ’ler için daha uzun vadeli finansmana erişimi genişletirken, finansal sistemde afetlere ve toplumsal cinsiyete duyarlı risk yönetiminin güçlendirilmesine de katkı sağlayacaktır” açıklamasında bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şişecam’ın Net Satışları Yılın İlk 9 Ayında 162 Milyar TL Seviyesinde Gerçekleşti  Haber

Şişecam’ın Net Satışları Yılın İlk 9 Ayında 162 Milyar TL Seviyesinde Gerçekleşti 

Şişecam’ın bu dönemde toplam satışları içerisindeki uluslararası satışlarının payı yüzde 60 seviyesinde gerçekleşirken; toplam yatırımları 22,9 milyar TL, ihracatı ise 706 milyon dolar oldu. Şişecam 2025 yılının ilk dokuz aylık dönemine ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Şişecam’ın bu dönemdeki konsolide net satışları 162 milyar TL seviyesinde gerçekleşirken, Türkiye’den yapılan ihracatla Türkiye dışı üretimlerden yapılan satışların toplamını ifade eden uluslararası satışların konsolide satışlar içindeki payı ise yüzde 60 seviyesinde oldu. İlk dokuz ayda Şişecam'ın toplam yatırımları 22,9 milyar TL, ihracatı ise 706 milyon dolar olarak açıklandı. Bu dönemde 4,2 milyon ton cam üreten şirket, 3,2 milyon ton soda külü ve 2,9 milyon ton endüstriyel hammadde üretimi gerçekleştirdi. 2025 yılının üçüncü çeyreğinin küresel makroekonomik ve jeopolitik gelişmelerin iş dünyası üzerindeki etkilerini sürdürdüğü bir dönem olduğunu ifade eden Şişecam Genel Müdürü Can Yücel, şirketin ilk 9 aylık performansını şöyle değerlendirdi: “Şişecam, süregelen bu zorlu ve değişken ekonomik ortama rağmen; faaliyet kârlılığının artırılarak sürdürülmesi, pazarlardaki konumun muhafaza edilmesi ve sürdürülebilir, katma değerli üretim ile tüm paydaşları için değer yaratma odağında çalışmalarına devam ediyor. Yılın başında daha verimli çalışma anlayışı ile başlattığımız ve başarı ile sürdürdüğümüz “Verimlilik Yönetimi Programı” bu çeyrekte de sonuçlarımıza katkı sunmaya devam etti. 2025 yılının kalanında da aynı hassasiyeti koruyarak faaliyetlerimizi sürdüreceğiz. Nakit akış kapasitemizi koruma ve mali bünyemizi güçlendirme hedefi doğrultusunda; tasarruf ve sadeleşme adımlarını atarken, gelir yaratan yüksek katma değerli alanlara ve bu kapsamdaki varlıklarımıza odaklanmayı sürdürüyoruz. Olumlu neticelerini öngördüğümüz şekilde almaya devam ettiğimiz bu yaklaşımı izleyen dönemlerde de titizlikle uygulayacağız.” Tarsus yatırımı devreye alındı Yücel, 2025 yılının Şişecam’ın büyük yatırımlarının tamamlanması ve gelir yaratır hale gelmesi açısından önemli bir dönemeci ifade ettiğini belirterek şu bilgileri paylaştı: “Yeni yatırımlarımızın çok büyük ölçüde tamamlanacağı bu yıl içerisinde, önceliklendirdiğimiz katma değerli projelerimizden Tarsus’taki enerji camları fırını ve işleme hatlarımızı 19 Eylül 2025 tarihinde devreye aldık. Toplam 200 milyon Euro yatırım bedeliyle hayata geçirdiğimiz bu projeyle birlikte Şişecam’ın Türkiye’de kurulu buzlu cam üretim kapasitesi yıllık brüt 396 bin tona; enerji camı işleme kapasitesi ise yıllık 47 milyon m²’ye ulaştı. Faaliyete geçtiği günden bu yana iç piyasadan yoğun talep gören bu yatırımımız ile Türkiye’nin enerji alanında kendi kaynaklarını en verimli şekilde kullanabilmesini ve yeşil dönüşüm sürecine katkı sağlamayı hedeflerken, enerji camı ithalatını da önemli ölçüde azaltacağımızı öngörüyoruz. Tarsus üretim kompleksimizin bir parçası olan, günlük 1.200 ton kapasiteli Tarsus düz cam fırını yatırımımızı da öngörülen takvim çerçevesinde tamamlayarak, bölgedeki diğer tesislerimizle birlikte lojistik hatlara yakınlığı ve stratejik konumu ile önemli ihracat potansiyeli barındıran bir kapasiteyi ülkemize kazandıracağız." Can Yücel, yatırım projelerinin meyvelerini vermeye başladığı bu dönemin, Şişecam için yatırımları paralelinde oluşan finansal borçluluğunu gelişen piyasa koşulları dahilinde gözden geçirme imkânı sağladığını belirterek şöyle devam etti: “Yatırımlarımızın geri dönüşleri ile uyumlu ve daha uygun koşulları hedefleyerek finansman yükümüzün yönetimine hız kazandırdık. Bu dönüşümün önemli adımlarından biri olarak, Türkiye’deki yatırımlarımızın ve işletme sermayesi ihtiyacımızın finansmanı amacıyla, Uluslararası Finans Kurumu (IFC) ile toplam azami 550 milyon Euro tutarında bir kredi anlaşması imzaladığımızı paylaşmak isteriz. Ülkemizin dünya çapındaki markası Şişecam; inovasyonla desteklenen, her zaman kaliteyi ve müşteri güvenini önceliklendiren çalışma anlayışı ile faaliyetlerini yılın kalanında da titizlikle sürdürecek. Camın tüm alanlarında faal küresel bir oyuncu olarak, 2026 yılında devam etmesi muhtemel jeopolitik riskleri en iyi şekilde yöneterek tüm paydaşlarımız için azami değer yaratmayı önceliklendireceğiz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Telekom’dan Mobilde Rekorlarla Dolu Tarihi Çeyrek Haber

Türk Telekom’dan Mobilde Rekorlarla Dolu Tarihi Çeyrek

Türk Telekom, sabit hat imtiyaz sözleşmesinin yenilenmesi ve 5G ihale süreci gibi kritik eşikleri içeren 2025 üçüncü çeyreği güçlü performans ile tamamladı. Türk Telekom, 2025’in üçüncü çeyreğinde konsolide gelirlerini geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10,7 artışla 59,5 milyar TL'ye yükseltti. Sabit internet ve mobil, kurumsal data ile birlikte büyümeye bir kez daha öncülük ederken Türk Telekom’un üçüncü çeyrekteki FAVÖK’ü yüzde 21,6’lık artışla 26,7 milyar TL’ye ulaştı. Üçüncü çeyrekteki net karı 10,2 milyar TL olan Türk Telekom, bu çeyrekte 21,7 milyar TL’lik yatırım gerçekleştirdi. Stratejik yatırımları ve müşteri memnuniyeti odaklı çalışmalarıyla güçlü büyüme ivmesini sürdüren Türk Telekom, üçüncü çeyrekteki 2 milyon net abone kazanımıyla toplam abone sayısını 56,2 milyona yükseltti. Mobil alanda 2,3 milyon abone kazanımıyla tarihin en iyi çeyrek performansını kaydeden Türk Telekom’un mobil abone sayısı ise 30,8 milyona ulaştı. Mobil Numara Taşıma (MNT) pazarının lideri Türk Telekom, son on iki ayda 4 milyonu aşan mobil faturalı net abone kazanımı ile yeni bir rekora ulaştı. Türkiye’nin 81 ilinin tamamını uçtan uca fiber ağlarla ören Türk Telekom, sabit hat imtiyaz sözleşmesinin yenilenmesiyle birlikte üçüncü çeyrekte yatırımlarına hız kesmeden devam etti. Türk Telekom’un 2025 üçüncü çeyreği itibarıyla fiber altyapı uzunluğu 514 bin kilometreye, fiber hane kapsaması 33,9 milyona ve 5G için kritik öneme sahip fiberle bağlı LTE baz istasyonu oranı yüzde 56’ya yükseldi. Türk Telekom’un fiber abonelerinin, toplam sabit genişbant portföyü içindeki payı ise yüzde 92’ye ulaştı. Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, “Geride bıraktığımız dönem hem Türk Telekom hem de ülkemizin dijital geleceğinin inşası açısından yeni bir çağın eşiğini temsil ediyor. Öncelikle sabit hat hizmetlerine ilişkin imtiyaz sözleşmemizi ülkemizin menfaatleri çerçevesinde yeniledik. Bu kapsamda Türkiye’nin dijital omurgasını güçlendiren stratejik çalışmalarımızı sürdüreceğiz ve ekonomiye 20 milyar dolarlık doğrudan katkı sağlayacağız. Ardından 16 Ekim’de gerçekleştirilen 5G ihalesinden abone başına en yüksek bant genişliği sunmamızı sağlayan frekansları alarak istediğimiz sonuçlarla ayrıldık. 5G frekans ihalesinde elde ettiğimiz güçlü pozisyon ise geleceğin teknolojilerine yön verecek bir kapasite artışını beraberinde getirdi. Tüm bunlara ek olarak dijital geleceğe yön verecek önemli gelişmelerin yaşandığı bu dönemi olağanüstü bir çeyrek performansı ile tamamlamanın gururunu yaşıyoruz. Dijital dönüşüm odaklı stratejimizin somut karşılığını ortaya koyan bu sonuçlar gerçekleştirdiğimiz yatırımların ve ülkemizi yarınlara hazırlama vizyonumuzun en önemli göstergesi. Türk Telekom olarak dijital geleceği inşa etme yolculuğunda bayrak taşıyıcı olmaya devam edeceğiz” dedi. Türk Telekom, 2025 yılı üçüncü çeyrek finansal ve operasyonel sonuçlarını açıkladı. 2025’in üçüncü çeyreğinde güçlü seyrini sürdürerek konsolide gelirlerini geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10,7 artışla 59,5 milyar TL’ye yükselten Türk Telekom’un, yılın üçüncü çeyreğindeki FAVÖK’ü yüzde 21,6 artışla 26,7 milyar TL’ye ulaşırken, FAVÖK marjı yüzde 44,9 oldu. Üçüncü çeyrekteki net karı 10,2 milyar TL olan Türk Telekom, bu çeyrekte 21,7 milyar TL’lik yatırım gerçekleştirdi. Türkiye’nin dijital dönüşümünün lideri Türk Telekom’un 2025 üçüncü çeyrek itibarıyla toplam abone sayısı 56,2 milyon olurken, Türkiye’nin her köşesinde yüksek hızlı internet sunma amacıyla sürdürdüğü çalışmaların sonucunda, fiber ağının uzunluğu 514 bin kilometreye, fiber hane kapsaması 33,9 milyona ve 5G için kritik öneme sahip fiberle bağlı LTE baz istasyonu oranı yüzde 56’ya yükseldi. Mobil alanda tarihin en iyi çeyrek performansını sergileyen Türk Telekom, 2,3 milyon net abone kazanımıyla mobil abone sayısını 30,8 milyona yükseltti. 2025 yılı üçüncü çeyreğine dair finansal ve operasyonel sonuçlarını değerlendiren Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, “Geride bıraktığımız dönem hem Türk Telekom hem de ülkemizin dijital geleceğinin inşası açısından yeni bir çağın eşiğini temsil ediyor. Öncelikle sabit hat hizmetlerine ilişkin imtiyaz sözleşmemizi ülkemizin menfaatleri çerçevesinde yeniledik. Bu kapsamda Türkiye’nin dijital omurgasını güçlendiren stratejik çalışmalarımızı sürdüreceğiz ve ekonomiye 20 milyar dolarlık doğrudan katkı sağlayacağız. Ardından 16 Ekim’de gerçekleştirilen 5G ihalesinden abone başına en yüksek bant genişliği sunmamızı sağlayan frekansları alarak istediğimiz sonuçlarla ayrıldık. 5G frekans ihalesinde elde ettiğimiz güçlü pozisyon ise geleceğin teknolojilerine yön verecek bir kapasite artışını beraberinde getirdi. Tüm bunlara ek olarak dijital geleceğe yön verecek önemli gelişmelerin yaşandığı bu dönemi olağanüstü bir çeyrek performansı ile tamamlamanın gururunu yaşıyoruz. Dijital dönüşüm odaklı stratejimizin somut karşılığını ortaya koyan bu sonuçlar gerçekleştirdiğimiz yatırımların ve ülkemizi yarınlara hazırlama vizyonumuzun en önemli göstergesi. Türk Telekom olarak dijital geleceği inşa etme yolculuğunda bayrak taşıyıcı olmaya devam edeceğiz” diye konuştu. “Mobilde tarihin en iyi çeyrek performansını kaydettik” Mobilde yılın üçüncü çeyreğinde tarihi bir performans kaydettiklerini, 5G ihalesiyle birlikte yeni bir döneme girerken, doğru yatırımların ve uzun vadeli stratejilerinin karşılığını almaya devam ettiklerini ifade eden Şahin, “Bu dönemde mobil abone sayımız 30,8 milyona ulaştı. Mobilde 2,3 milyon net abone kazanımıyla tarihi bir rekora imza attık. Mobil müşteri tabanımızı güçlendirirken, müşteri memnuniyetini merkeze alan stratejimizle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. MNT pazarında uzun zamandır sürdürdüğümüz liderliğimizi geçen çeyrekteki aranın ardından yeniden kazandık, son on iki ayda 4 milyonu aşan faturalı net abone kazanımıyla bu alanda yeni bir rekora ulaştık. 81 ili uçtan uca bağlayan fiber altyapımızı mobile entegre ederek, Türkiye’nin her noktasında en kapsayıcı mobil deneyimi sunan operatör olmayı hedefliyoruz. Ülkemizin dijital dönüşümünde lokomotif rolümüzü pekiştirirken, mobil iş kolumuzu da sürdürülebilir biçimde büyütmeye devam edeceğiz” dedi. Sabit genişbant içindeki fiber abonelerin payı yüzde 92’ye yükseldi Türkiye’nin her köşesinde yürütülen yoğun çalışmalarla fiber altyapıyı geleceğin ihtiyaçlarına göre güçlendirmeye devam ettiklerini belirten Ebubekir Şahin, “Herkes için yüksek hızda erişim sunma gayesiyle 81 ilin her noktasında fiber ağ çalışmalarımıza devam ediyoruz. Sabit genişbant tabanı üçüncü çeyrekte 15,5 milyona, fiber abone bazı ise 144 bin net abone kazanımıyla 14,2 milyona ulaştı. Fiber abonelerimizin toplam sabit genişbant aboneleri içindeki payı geçen yılın aynı dönemindeki yüzde 87,9 seviyesinden yüzde 92’ye yükseldi. Sabit hat imtiyaz sözleşmemizin yenilenmesiyle birlikte stratejik yatırımlarımıza hız verdik. İkinci çeyrekte 496 bin km olan fiber ağ uzunluğumuz 514 bin km'ye yükseldi ve fiber altyapımız 33,9 milyon hane kapsamasına ulaştı. FTTC hane kapsaması 18,1 milyon, FTTH/B hane kapsaması ise 15,8 milyon oldu” diye konuştu. “Telekom sektöründeki en büyük yeşil finansman hacmine ulaştık” Türkiye’nin dijital geleceğini inşa eden yatırımlara ve çalışmalara ara vermeden devam ettiklerini belirten Şahin, “Sabit hat imtiyaz yenilemesi ve 5G frekans alımları gibi stratejik yatırımların finansmanını sağlamak için gerekli hamleleri yaptık. Eylül–Ekim 2025 döneminde, toplam 1,8 milyar dolar tutarında kapsamlı bir finansman programını başarıyla tamamlayarak, küresel ölçekte çeşitli piyasalardan uzun vadeli ve maliyet etkin kaynaklar yarattık. Bu kapsamda 600 milyon dolar tutarında 7 yıl vadeli yeşil eurobond ihracı gerçekleştirdik. 3 katın üzerinde talep gören yeşil eurobond ihracımız yeşil finansman portföyümüzü 1,1 milyar dolar büyüklüğe taşıyarak telekom sektöründeki en büyük yeşil finansman hacmini oluşturdu. Ayrıca; üçü ECA garantili ve biri ikili kredi olmak üzere toplam 612 milyon dolar eşdeğerinde dört uzun vadeli kredi anlaşması ve 600 milyon dolar tutarında 5 yıl vadeli sukuk ihracı yaptık. Uluslararası finansal kurumların Türk Telekom’un güçlü temellerine ve disiplinli bilanço yönetimine duyduğu güvenin önemli bir yansıması olan bu işlemlerle, duyurulan uzun vadeli yatırım taahhütlerimizin önemli bir bölümünü finanse edecek kaynakları güvence altına almış bulunuyoruz” dedi. 5G’de abone bazında en yüksek kapasiteye sahip operatör Türk Telekom 16 Ekim’de gerçekleştirilen 5G frekans ihalesinde güçlü sonuçlar elde ettiklerini vurgulayan Şahin, “5G frekans ihalesinde güçlü sonuçlar elde ederek mobildeki oyun kurucu rolümüzü pekiştirecek değerli frekansları güvence altına aldık. Bu sayede 5G geçiş sürecinde daha hızlı ve daha güvenilir mobil hizmetler sunma yeteneğimizi artırdık. İhalenin ardından, hem 3,5 GHz bandında hem de toplam kapasite bazında abone başına en yüksek kapasiteye sahip operatör konumuna ulaştık ve toplam spektrum portföyümüzü 315 MHz’e genişlettik. LTE baz istasyonlarımızın %56’sının fiber bağlantılı olması, bizi küresel 2030 hedeflerinin üstüne taşıyor. 5G’nin Nisan 2026’da planlanan ticari lansmanı, güçlü altyapımız ve geniş fiber omurgamız sayesinde müşteri deneyimini daha da ileri taşıyacağımız ve Türkiye genelinde yenilikçi dijital hizmetlere açıldığımız yeni bir dönemin başlangıcını temsil edecek. Sağlık, tarım, ulaşım, spor ve turizm gibi alanlarda yürüttüğümüz öncü 5G çalışmalarımız, hem ağ kabiliyetlerimizi hem de yeni nesil teknolojileri etkin biçimde uygulama yetkinliğimizi açıkça gösteriyor. İletişimin her döneminde olduğu gibi 5G çağında da öncü rolümüzü sürdüreceğiz” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Enerjisa Enerji'den Altyapı Yatırımları İçin Dev Finansman Haber

Enerjisa Enerji'den Altyapı Yatırımları İçin Dev Finansman

İstanbul’da yapılan tören ile imza altına alınan iş birliği, Enerjisa Enerji’nin uluslararası finans kuruluşlarıyla güçlenen sürdürülebilirlik odaklı büyüme stratejisinin yeni bir adımını temsil ediyor. Türkiye’nin lider elektrik dağıtım ve perakende satış ve müşteri çözümleri şirketi Enerjisa Enerji, elektrik enerjisi altyapısı ve şebeke modernizasyonu yatırımlarına devam ediyor. Enerjsa Enerji, şimdi ise dört uluslararası finans kuruluşu olan Uluslararası Finans Kurumu (IFC), Asya Altyapı Yatırım Bankası (AIIB), Hollanda Girişimci Kalkınma Bankası (FMO) ve Finance in Motion – Yeşil Büyüme Fonu (GGF) ile yeni yatırımların finansmanı için toplam 340 milyon ABD doları karşılığı Türk lirası tutarında sürdürülebilirlik bağlantılı, uzun vadeli bir kredi anlaşması imzaladı. Bu anlaşma, Türkiye’nin elektrik dağıtım sektöründeki ilk sürdürülebilirlik bağlantılı finansman olma özelliğini taşıyor. Daha iyi bir gelecek için 340 milyon dolar finansman Bu altı yıllık uzun vadeli finansman ile Enerjisa Enerji’nin görevli dağıtım şirketleri AYEDAŞ, Başkent EDAŞ ve Toroslar EDAŞ’ın hizmet verdiği 14 ildeki elektrik enerjisi altyapısının güçlendirilmesi ve şebeke modernizasyonu hedeflenirken; özellikle de depremden etkilenen bölgelerde şebeke yatırımlarına odaklanılacak. Dağıtım iş kolunun yanı sıra, hisselerinin tamamına sahip olduğu elektrikli araç şarj operatörü Eşarj’ın şarj ağının genişletilmesi için de bu finansman kullanılacak. Uluslararası finans kuruluşlarından alınan söz konusu kredi, şirketin 2024 yılında kamuoyuna duyurduğu ‘Sürdürülebilirlik Bağlantılı Finansman Çerçevesi’ kapsamında yer alıyor. Finansmanın Sürdürülebilirlik Bağlantılı Hedefleri ise Enerjisa Enerji’nin faaliyet gösterdiği dağıtım bölgelerindeki kayıp kaçak oranının düşürülmesi aracılığıyla sera gazı emisyonlarının azaltılmasının yanı sıra şirket içi yönetim kademelerinde kadın temsilinin artırılması ile kadın erkek eşitliğine katkıda bulunulması. Pınar:Uluslararası finans kuruluşlarıyla kurduğumuz iş birlikleri, ülkemizin enerji dönüşümüne ivme kazandıracak Şimdiye kadar şirketin imzaladığı en büyük kredi anlaşmasına dair yorumlarını ileten Enerjisa Enerji CEO’su Murat Pınar; uluslararası finans kuruluşlarıyla yapılan iş birliğinin, Türkiye’nin enerji dönüşüm sürecine duyulan güveni yansıttığını belirterek, “Bu anlaşma, Enerjisa Enerji’nin yeni enerji çağında sorumluluk üstlendiğinin bir göstergesidir. Biz enerjiyi yalnızca bir kaynak değil, kalkınmanın ve toplumsal gelişimin ana unsuru olarak görüyoruz. Başta Toroslar bölgesinde olmak üzere hizmet verdiğimiz her şehirde yürüttüğümüz altyapı ve şebeke modernizasyon projeleriyle daha dirençli, akıllı ve verimli bir enerji sistemi inşa ediyoruz. Yenilenebilir enerji yatırımlarımız ve Eşarj’a ait elektrikli araç şarj altyapımızla ülkemizin düşük karbonlu geleceğine katkı sunarken, uluslararası finans kuruluşlarıyla kurduğumuz bu uzun vadeli iş birlikleriyle Türkiye’nin enerji dönüşümüne ivme kazandırıyoruz. Şeffaflık, güven ve sürdürülebilirlik ilkelerimiz doğrultusunda, herkes için daha iyi bir gelecek hedefiyle yatırımlarımıza kararlılıkla devam edeceğiz” dedi. Söz konusu anlaşma, düzenlenen bir törenle imza altına alındı. Törene Enerjisa Enerji’yi temsilen CFO Philipp Ulbrich, Hazine, Risk, Yatırımcı İlişkileri ve Vergi Direktörü Cem Gökmen Gökkaya ve Enerjisalı finans, hukuk ve sürdürülebilirlik profesyonelleri ile IFC, AIIB, FMO ve GGF kurumlarını temsilen sırasıyla Laura Vecvagare, Stefen Shin ve SungMin Hwang, Jeesun Han ve Pim van Dijke, Başak Egemen’in yanında kurumların çeşitli birimlerinden yöneticiler katıldı. Ulbrich: Disiplinli finansal yönetim anlayışımız ve sürdürülebilirlik odaklı stratejimiz sayesinde uluslararası finans kuruluşlarının uzun vadeli güvenini kazanmaya devam ediyoruz Enerjisa Enerji CFO’su Philipp Ulbrich yaptığı değerlendirmede, sağlanan 340 milyon ABD doları tutarındaki uzun vadeli finansmanın, şirketin zorlu piyasa koşullarında dahi sürdürülebilir büyümesini finanse edebilme kapasitesini gösterdiğini belirtti. Ulbrich. “Uluslararası finans kuruluşlarından sağladığımız bu tür kaynaklar, yalnızca finansman değil; vadeleri nedeniyle sürdürülebilir büyüme ve enerji dönüşümünde stratejik bir kaldıraçtır. Enerjisa Enerji’nin uzun vadeli yatırım stratejisine ve finansal istikrarına olan güveni yansıtmaktadır. Güçlü bilanço yapımız, etkin nakit akışı üreten iş modelimiz ve disiplinli maliyet ve faiz yönetimimiz sayesinde şirketimiz uluslararası finans kuruluşlarının uzun vadeli güvenini kazanmaya devam ediyor. Türkiye’nin enerji altyapısının modernizasyonu ile, Türkiye’nin enerjisine öncülük ediyoruz” dedi. Enerjisa Enerji’ye söz konusu finansmanı sağlayan uluslararası finans kuruluşlarından IFC’nin Altyapı ve Doğal Kaynaklar Bölge Başkanı Laura Vecvagare, “ Bu finansman, Enerjisa’nın elektrik dağıtım ağını modernize etmek ve genişletmek, depremlerden zarar gören altyapıyı güçlendirmek ve Türkiye’nin yenilenebilir enerji hedeflerini desteklemek için ihtiyaç duyulan uzun vadeli kaynağı sağlama açısından kritik bir rol oynuyor. Sağlam enerji altyapısı, ekonomik büyümeyi desteklemenin ve istihdam yaratmanın yanı sıra, sanayilerin etkin şekilde faaliyet göstermesini sağlar ve güvenilir enerji kaynaklarına erişimini kolaylaştırır " dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.