Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kredi Kartı

Kapsül Haber Ajansı - Kredi Kartı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kredi Kartı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ING Türkiye’nin Aktif Büyüklüğü 298.1 Milyar TLye Ulaştı Haber

ING Türkiye’nin Aktif Büyüklüğü 298.1 Milyar TLye Ulaştı

EFT, havale ve FAST işlemlerini ING Mobil’den koşulsuz ücretsiz sunan ve kredi kartı aidatını kaldıran ING, masrafsız bankacılık yaklaşımını bireysel müşterileri için yabancı para transferlerini (SWIFT) kapsayacak şekilde genişletti. ING Türkiye Genel Müdürü Alper Gökgöz, “SWIFT işlemlerinde sunduğumuz masrafsızlıkla yabancı para transferlerindeki görünmeyen maliyetleri ortadan kaldırıyoruz” diye aktardı. En sevilen dijital banka olma hedefiyle faaliyetlerini sürdüren ING Türkiye, 2026 yılının ilk yarısına ilişkin konsolide finansal sonuçlarını açıkladı. Yılın ilk yarısında aktif büyüklüğü 298.1 milyar TL, vergi öncesi kârı 1.8 milyar TL olarak gerçekleşen ING Türkiye’nin toplam özkaynakları 25.8 milyar TL’ye ulaştı. Banka, 182 milyar TL’si nakdi olmak üzere toplam 209 milyar TL kredi desteğiyle ekonomiye katkı sağlamayı sürdürdü. ING Türkiye’nin mevduat büyüklüğü ise 183.9 milyar TL oldu. Yılın ilk yarısında güçlü bilanço yapısını koruyan ING Türkiye, dijital bankacılık vizyonunu müşteri deneyimini kolaylaştıran yeniliklerle desteklemeye devam etti. ING Türkiye Genel Müdürü Alper Gökgöz, ilk yarı sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Küresel ekonomide belirsizliklerin ve jeopolitik gelişmelerin devam ettiği bir dönemde, güçlü finansal yapımızı korurken müşterilerimize ve reel ekonomiye desteğimizi sürdürdük. Yıl sonuna göre ülke ekonomisine sağladığımız kredi desteğini yüzde 18 oranında artırırken, en sevilen dijital banka olma hedefimiz doğrultusunda bankacılığı müşterilerimiz için daha kolay, zahmetsiz ve masrafsız hale getiren adımlarımıza devam ettik.” Masrafsız bankacılık anlayışı artık SWIFT işlemlerini de kapsıyor ING Türkiye, masrafsız bankacılık yaklaşımını bireysel müşterileri için yabancı para transferlerini (SWIFT) kapsayacak şekilde genişletti. EFT, havale ve FAST işlemlerini ING Mobil’den koşulsuz ücretsiz sunan ve kredi kartı aidatını kaldıran ING, dijital kanallar üzerinden gerçekleştirilen SWIFT işlemlerini de temmuz ayında masrafsız hale getirdi. Masrafsız ve zahmetsiz bankacılığı stratejilerinin merkezine aldıklarını vurgulayan Gökgöz, “Müşterilerimizin günlük yaşamında somut değer yaratmayı önceliklendiriyoruz. Bu kapsamda, SWIFT işlemlerinde sunduğumuz masrafsızlıkla yabancı para transferlerindeki görünmeyen maliyetleri ortadan kaldırıyoruz. Türkiye Bankalar Birliği verilerine göre, 2025 yılında dijital kanallar üzerinden gerçekleştirilen 1.3 milyon adet SWIFT işlemi ve 270 milyar TL’lik işlem hacmi, müşterilerin bu alandaki güçlü ihtiyacını ortaya koyuyor. Müşterilerimizin beklentilerini merkeze alarak, hayatı kolaylaştıran yenilikçi çözümler sunmayı sürdüreceğiz” dedi. KOBİ’lere dijital ve masrafsız çözümler sunuyor Masrafsız ve dijital bankacılık yaklaşımını KOBİ müşterileri için de geliştirmeye devam eden ING Türkiye, 7/24 ücretsiz EFT, havale ve FAST işlemleri, ticari kredi ile başvurulabilen aidatsız ticari kredi kartı ve nakit iade fırsatlarıyla işletmelerin günlük bankacılık işlemlerinden kaynaklanan maliyet yükünü azaltmayı hedefledi. Dijital kanallar üzerinden, şubeye gitmeye gerek kalmadan müşteri olma imkânı da sunan ING, KOBİ’lerin finansal süreçlerini sadeleştirmelerine ve işlerine daha fazla odaklanmalarına destek olmaya devam etti. ING Mobil, yatırım platformu olarak gelişmeye devam ediyor ING Türkiye, yatırım deneyimini daha kolay ve zahmetsiz hale getirmek amacıyla ING Mobil’i kapsamlı bir yatırım platformu olarak geliştirmeyi sürdürdü. ING Grubu’nun global ağından ve uzmanlığından güç alan banka, yatırımcıların farklı yatırım araçlarını tek platform üzerinden takip edebildiği, analiz edebildiği ve karşılaştırabildiği bütüncül bir deneyim sunarken, genç yatırımcıların finansal dünyayla erken yaşta tanışmasını destekleyen GNZ Fonu gibi yenilikçi uygulamalarla yatırım alanındaki dönüşümüne katkı sağladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

SunExpress, SunCafé Menüsünü Yeniledi Haber

SunExpress, SunCafé Menüsünü Yeniledi

Yaz sezonuna özel yeni tatlar SunCafé menüsü, hem iç hat hem de dış hat uçuşlarında farklı damak zevklerine hitap eden yeni seçeneklerle genişletildi. Tuzlu lezzetler arasında beyaz peynirli sandviç ve çift peynirli Margherita pizza öne çıkarken; tatlı atıştırmalık kategorisinde çikolata drajeleri ve granola barlar yer alıyor. Protein bar seçeneği de menüye dahil edilirken, tuzlu atıştırmalık tercih eden yolcular için salsa soslu taco cips ve glutensiz mini krakerler sunuluyor. İçecek menüsü de yaz aylarına özel soğuk kahve ve buzlu çay gibi ferahlatıcı seçeneklerle yenilenirken, SunCafé ürünlerinin yanı sıra ön sipariş verilebilen zengin yemek alternatifleri de yolculara sunuluyor. Batı Avrupa mutfağının lezzetlerini Türk ve Akdeniz mutfağıyla buluşturan seçkide sıcak ve soğuk kahvaltı çeşitleri, Adana Kebap ve Café de Paris Soslu Tavuk gibi ana yemeklerin yanı sıra beş çayı menüsü ve çocuklara özel öğünler de yer alıyor. Avantajlı menü seçenekleri SunExpress, dış hat uçuşlarında sunduğu avantajlı menülerini de güncelledi. Böylece misafirler, günün her anında tercihlerine göre yiyecek ve içecek kombinasyonları yapabiliyor. Sabah erken saatlerde seyahat eden yolcular için kruvasan ve sıcak içecekten oluşan kahvaltı menüsü sunulurken, hafif bir atıştırmalık tercih edenler pizza gibi sıcak bir lezzeti çikolata barıyla birlikte tercih edebiliyor. Daha doyurucu bir öğün arayan yolcular için ise sıcak ana yemek ve meşrubattan oluşan set menüler yer alıyor. SunCafé konseptine eklenen yeni ‘Ayın Ürünü’ uygulaması ile yolcular, her ay değişen özel bir ürünü avantajlı kampanya fiyatıyla deneyimleme ve yeni favori lezzetlerini keşfetme fırsatı buluyor. SunCafé ürünleri, uçuş sırasında kredi kartı ile ya da nakit olarak satın alınabiliyor. Kredi kartı ile ödeme yapan yolcular, nakit ödemeye kıyasla yüzde 34’e varan tasarruf sağlayabiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

QNB Türkiye’den Borçlarını Tek Çatı Altında Yönetmek İsteyenlere Yönelik Yeni Dijital Çözüm Haber

QNB Türkiye’den Borçlarını Tek Çatı Altında Yönetmek İsteyenlere Yönelik Yeni Dijital Çözüm

QNB Mobil üzerinden sunulan yeni hizmet ile avantajlı faiz oranları, tamamen dijital ilerleyen kredi kullandırım ve borç transfer akışı ile müşteriye pratik bir deneyim sunuyor. QNB Türkiye, müşterilerinin finansal süreçlerini sadeleştiren ve günlük hayatlarını kolaylaştıran dijital çözümler geliştirmeye devam ediyor. Bu kapsamda hayata geçirilen QNB Borç Transferi Kredisi ile kullanıcılar, diğer bankalardaki mevcut kredi, kredi kartı ve kredili mevduat hesabı borçlarını QNB Mobil üzerinden görüntüleyebiliyor; kapatmak istedikleri borçlarını seçerek ihtiyaç kredisi başvurusunu kendilerine özel önerilen avantajlı faiz oranlarıyla hızlı ve kolay şekilde tamamlayabiliyor. Müşteriler, kredi tutarına göre 36 aya varan vade seçeneklerinden yararlanabiliyor. Tamamen mobil üzerinden ilerleyen kullanıcı deneyimi sayesinde müşteriler, şubeye gitmeye ihtiyaç duymadan başvuru süreçlerini dakikalar içinde tamamlayabiliyor. Kredi kullanımının ardından ilgili bankalara yapılacak para transferleri de süreç içerisinde kolay ve ücretsiz şekilde gerçekleştiriliyor. QNB Türkiye Bireysel Bankacılık ve İşletme Bankacılığı’ndan sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Enis Kurtoğlu, yeni ürünle ilgili şunları söyledi: “Finansal ürünlerimizi müşterilerimizin hayatını kolaylaştıracak dijital deneyimlerle geliştirmeye devam ediyoruz. QNB Borç Transferi Kredisi ile kullanıcılarımızın farklı bankalardaki borçlarını bankamız çatısı altında toplayarak 36 aya varan vade seçenekleriyle daha esnek yönetebilecekleri bir çözüm sunuyoruz. Avantajlı faiz oranları, mobil üzerinden ilerleyen hızlı akış ve ücretsiz para transferi imkânı sayesinde müşterilerimize daha konforlu ve pratik bir deneyim sağlamayı hedefliyoruz.” QNB Türkiye, önümüzdeki dönemde de müşterilerinin finansal ihtiyaçlarına yönelik yenilikçi ve kullanıcı odaklı çözümler geliştirmeyi sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ING’den Emeklilere 32.000 TL’ye Varan Yüksek Nakit Promosyon Fırsatı  Haber

ING’den Emeklilere 32.000 TL’ye Varan Yüksek Nakit Promosyon Fırsatı 

17.000 TL’ye varan ek nakit promosyondan yararlanarak toplamda 32.000 TL’ye varan nakit promosyondan faydalanabiliyor. ING Mobil’de yer alan SGK Emekli İşlemleri menüsü sayesinde ise SGK emekli maaşı taşıma ve promosyon işlemleri dijital ortamda hızlı ve zahmetsiz bir şekilde gerçekleştirilebiliyor. En sevilen dijital banka olma hedefiyle ilerleyen ING Türkiye, emeklilere sunduğu promosyon tutarını artırdı. Emekli maaşını ilk kez ING’ye taşıyan emekliler, maaş tutarına bağlı olarak 32.000 TL’ye varan nakit promosyon kazanabiliyor. Bu kapsamda, maaşını ilk kez ING’ye taşıyan emekliler, maaş tutarına göre 15.000 TL’ye varan ek koşulsuz nakit promosyon elde edebiliyor. Bunun yanı sıra, belirli koşulların yerine getirilmesi hâlinde müşteriler, toplamda 17.000 TL’ye varan ek nakit promosyonlardan yararlanma imkânı buluyor. Belirli koşulların yerine getirilmesi hâlinde 17.000 TL’ye varan ek nakit promosyondan, 29 Haziran-31 Temmuz 2026 tarihleri arasında emekli maaşını üç yıl boyunca ING’den alma taahhüdü veren yeni müşteriler faydalanabiliyor. Emekli maaşını ING’den almaya başlayanların bir aylık toplam gelir tutarına göre sunulan ek koşulsuz nakit promosyon tutarları ise şöyle belirleniyor: Aylık geliri 10.000 TL’ye kadar olan emekliler 6.250 TL, 10.000 TL–15.000 TL arasında olanlar 10.000 TL, 15.000 TL–20.000 TL arasında olanlar 12.500 TL, 20.000 TL ve üzeri olanlar ise 15.000 TL ek koşulsuz nakit promosyon almaya hak kazanıyor. Emeklilere ve yeni ING’lilere özel ek avantajları Emekli maaşını ilk defa ING’ye taşıyanlar maaş tutarına bağlı olarak 15.000 TL’ye varan koşulsuz nakit promosyonun yanı sıra; ING Turuncu Hesap’a 100.000 TL ve üzeri bakiye getirilmesi durumunda 3.500 TL ek promosyon; 75.000 TL ihtiyaç kredisi kullanılması hâlinde, 3.500 TL ek promosyon kazanabiliyor. Emekliler, vadesiz hesaplarına bağlı verecekleri otomatik fatura talimatlarıyla da toplamda 4.000 TL’ye varan ek nakit promosyon elde edebiliyor. Üstelik, maaşını ING’den almaya başlayan emekliler, maaş aldıkları aydan itibaren art arda sekiz ay içinde ING banka kartı ile yapacakları toplam 5.000 TL’lik harcama karşılığında 500 TL nakit iade kazanarak 4.000 TL tutarında ek nakit promosyon almaya hak kazanıyor. Ayrıca ING Mobil üzerinden ING’li olan yeni müşteriler, 2.000 TL ek nakit promosyondan yararlanabiliyor. Ek nakit promosyon koşullarına ilişkin detaylı bilgiye ING Türkiye’nin internet sitesi üzerinden ulaşılabiliyor. Emekli maaşı taşıma işlemleri ING Mobil ile kolaylaşıyor ING Mobil’de yer alan SGK Emekli İşlemleri menüsü sayesinde emekliler, maaş taşıma işlemlerini zahmetsizce gerçekleştirebiliyor ve promosyon süreçlerini hızlı bir şekilde yönetebiliyor. Emekliler, ING Mobil üzerinden, e-Devlet Kapısı aracılığıyla, ING Telefon Bankacılığıyla veya ING şubelerini ziyaret ederek emekli maaşlarını kolayca ING’ye taşıyabiliyor. ING Türkiye ayrıca, masrafsız ve zahmetsiz bankacılık anlayışıyla tüm müşterilerine ING Mobil’den EFT, havale ve FAST işlemlerini ücretsiz sağlarken; ING Dijital Kredi Kartı ve ING Light Kredi Kartı’nı aidatsız, ING Bonus Kredi Kartı’nı ise aylık 5.000 TL harcama koşuluyla ücretsiz olarak sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ING Türkiye’den Masrafsız Bankacılık Hamlesi: Transfer Ücretleri ve Kart Aidatı Kalktı Haber

ING Türkiye’den Masrafsız Bankacılık Hamlesi: Transfer Ücretleri ve Kart Aidatı Kalktı

ING Türkiye, masrafsız bankacılıkta öncü bir adım atarak ING Mobil üzerinden yurt içi para transferi ücretlerinde masrafları ve kredi kartı aidatını kaldırdı. Bu adımın müşterilerin refahına doğrudan katkı sağladığına inanan ING, günlük hayatın akışı içinde yapılan küçük harcamaların tüketicilerin algısı ve bütçesi üzerindeki etkisini inceleyen bir araştırma gerçekleştirdi. Araştırma, günlük harcamalarda ve bankacılık işlemlerinde oluşan küçük tutarların görünmeyen masraflar haline geldiğini ortaya koyuyor. Katılımcıların yarısı yaptığı günlük küçük harcamalarının gerçek tutarını ancak ay sonunda fark ederken, bu harcamaların çoğundan tasarruf edilebileceğini düşünüyor. Katılımcıların yüzde 63’ü son bir ayda banka/işlem ücreti ödediğini belirtirken, yaklaşık yarısı para transferi sırasında beklemediği bir ücretle karşılaştığını söylüyor. Bu masraflar davranışı da doğrudan etkiliyor. Katılımcıların neredeyse yarısı masraflar nedeniyle bankasını değiştirdiğini belirtiyor. Yüzde 64 ile çoğunluğu ise masraflar nedeniyle banka değiştirmeye istekli. Bu sonuçlar, bankacılıkta masrafsızlığın artık bir tercih değil, temel bir beklenti haline geldiğini ortaya koyuyor. En sevilen dijital banka olma hedefiyle ilerleyen ING Türkiye, masrafsız bankacılıkta öncü bir adım atarak ING Mobil üzerinden yurt içi para transferi ücretlerinde masrafları ve kredi kartı aidatını kaldırdı. Bu adımın müşterilerin refahına doğrudan katkı sağladığına inanan ING, günlük hayatın akışı içinde yapılan küçük harcamaların tüketicilerin algısı ve bütçesi üzerindeki etkisini inceleyen bir araştırma gerçekleştirdi. Araştırma, günlük harcamalarda ve bankacılık işlemlerinde oluşan küçük tutarların görünmeyen masraflar haline geldiğini ortaya koyuyor. Küçük harcamalar günlük hayatın görünmeyen yükü Araştırmaya göre, katılımcıların yüzde 93’ü son bir ayda plansız market alışverişi yaptığını belirtirken, yüzde 76’sı kahve/içecek satın aldığını, yüzde 71’i ise dışarıdan yemek siparişi verdiğini ifade ediyor. Bu kalemler arasında banka veya işlem ücretleri ise yüzde 63 ile dördüncü sırada yer alıyor. Bu harcamalar tek başına küçük görünse de birikerek bütçe üzerinde bir yük yaratıyor. Katılımcıların yüzde 51’i plansız market alışverişlerinin yüzde 45’i ise dışarıdan yemek harcamalarının ay sonunda yüksek bir tutara ulaştığını söylüyor. Yüzde 36 ise otomatik ödemeye koyup unuttuğu abonelikler olduğunu belirtiyor. Tasarruf refleksi olarak ise yüzde 41 ile en çok dışarıdan yemek siparişleri azaltılıyor. Araştırma, farkındalık tarafında önemli bir içgörü sunuyor; tüketicilerin yarısı yaptığı günlük küçük harcamalarının gerçek tutarını ancak ay sonunda fark ediyor, aynı tür harcamayı ne kadar sık yaptığını sonradan anlıyor ya da düzenli bir harcamanın arttığını geç fark ediyor. Bu tabloya göre küçük harcamalar görünmeyen masraflar haline geliyor. Araştırmaya göre küçük harcamalarla tasarruf etmek mümkün. Katılımcıların yarısı küçük harcamaların çoğundan tasarruf edilebileceğini düşünürken, yüzde 95’i bu tasarrufun toplam bütçeye katkı sağlayacağını ifade ediyor. Masrafsızlık bankacılık temel beklenti haline geldi Araştırma, bankacılık işlemlerinde oluşan küçük ücretlerin de tüketiciler üzerinde önemli bir etkisi olduğunu gösteriyor. Katılımcıların yüzde 63’ü son bir ayda banka/işlem ücreti ödediğini belirtirken, yaklaşık yarısı para transferi sırasında beklemediği bir ücretle karşılaştığını söylüyor. Ayrıca yüzde 62’si kredi kartının yıllık ücretini takip ediyor, yüzde 73’ü ise başka bankaya para transferi yaptığında veya başka bir bankanın ATM’sini kullandığında ödediği masrafa dikkat ediyor. Bu masraflar davranışı da doğrudan etkiliyor. Katılımcıların neredeyse yarısı bu masraflar nedeniyle bankasını değiştirdiğini belirtiyor. Ayrıca yüzde 64 ile çoğunluğu da masraflar nedeniyle banka değiştirmeye istekli. Bu sonuçlar, bankacılıkta masrafsızlığın artık bir tercih değil, temel bir beklenti haline geldiğini ortaya koyuyor. ING’den masrafsız bankacılıkta öncü adım ING Türkiye, müşterilerinin finansal sağlığını desteklemek ve bu görünmeyen masrafları ortadan kaldırmak amacıyla kredi kartı aidatı ve ING Mobil üzerinden yurt içi para transferi ücretlerinde masrafları kaldırdı. ING müşterileri, EFT/havale/FAST işlemlerini ING Mobil üzerinden ücretsiz yapabilirken; aynı zamanda ING Dijital Kredi Kartı ve ING Light Kredi Kartı’nı aidat ödemeden, ING Bonus Kredi Kartı’nı ise her ay 5.000 TL harcamayla ücretsiz olarak kullanabiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ING Türkiye’nin Aktif Büyüklüğü 283.3 milyar TL’ye Ulaştı Haber

ING Türkiye’nin Aktif Büyüklüğü 283.3 milyar TL’ye Ulaştı

. ING Türkiye Genel Müdürü Alper Gökgöz, “Küresel gelişmelerin etkili olduğu bir dönemde güçlü finansal performansımızı korurken, müşterilerimizin yanında olmayı ve reel ekonomiye katkı sağlamayı sürdürdük. Masrafsız bankacılık yaklaşımını stratejimizin merkezine alarak dijitalleşmenin sunduğu imkânlarla somut müşteri faydası üretmeye odaklandık. Bu anlayışla, günlük bankacılık işlemlerinde masrafsız bankacılığı müşterilerimiz için yeni standart haline getirdik” dedi. Türkiye’nin en sevilen dijital bankası olmayı hedefleyen ING Türkiye, 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin konsolide finansal sonuçlarını açıkladı. Dijitalleşmeyi stratejisinin merkezine alan ING Türkiye’nin 2026 yılı birinci çeyrek konsolide aktif toplamı 283.3 milyar TL, vergi öncesi kârı ise 1.1 milyar TL oldu. Toplam özkaynakları 25 milyar TL olarak gerçekleşen ING Türkiye, 2025 yılının birinci çeyreğinde Türkiye ekonomisine 160.7 milyar TL’si nakdi olmak üzere toplam 189.3 milyar TL’lik kredi desteği sağladı. ING Türkiye’nin mevduat büyüklüğü ise 177.4 milyar TL olarak gerçekleşti. Alper Gökgöz: Güçlü finansal performansla ilerlerken masrafsızlık bankacılığı stratejimizin merkezine alıyoruz. Finansal sonuçlara ilişkin değerlendirmede bulunan ING Türkiye Genel Müdürü Alper Gökgöz, “Yılın ilk çeyreğinde küresel ekonomi; jeopolitik gerilimler ve piyasa oynaklığıyla şekillenirken, Türkiye’de bölgesel gelişmelerin etkisini sınırlamak için atılan hızlı ve kapsamlı adımlar öne çıktı. ING Türkiye olarak biz de global gelişmeleri yakından takip ederken, Türkiye’nin en sevilen dijital bankası olma hedefimiz doğrultusunda ilerlemeyi ve reel ekonomiye katkı sağlamayı sürdürdük” dedi. Güçlü finansal performansı ile ilerlerken müşterilerinin yanında olma anlayışının yansıması olan masrafsız bankacılık yaklaşımını stratejilerinin merkezine aldıklarını aktaran Gökgöz, “Dijitalleşmenin sunduğu imkânlarla müşterilerimize somut fayda üretmeye odaklandık. Bu doğrultuda, bankacılığı görünmez kılma hedefiyle ING Mobil’den EFT, havale, FAST işlemlerini ömür boyu ücretsiz sunarken, kredi kartı aidatını kaldırdık. Bu görünmez maliyetleri ortadan kaldırarak günlük bankacılık işlemlerinde masrafsız bankacılığı müşterilerimiz için yeni standart haline getirdik” dedi. Bu uygulamayla birlikte, ING müşterileri ING Dijital Kredi Kartı ve ING Light Kredi Kartını aidat ödemeden, ING Bonus Kredi Kartını ise her ay 5.000 TL harcamayla ücretsiz olarak kullanabiliyor. ING Türkiye, iştiraki ING Leasing’in sermayesini 500 milyon TL artırdı. ING Türkiye, bireysel müşterilerin yanı sıra işletmeleri de desteklemeyi önceliklendiriyor. Bu kapsamda ING Türkiye, sanayinin dönüşümünü ve reel sektörü desteklemek amacıyla iştiraki ING Leasing’in sermayesini yıl sonunda 500 milyon TL artırdı. Bu sermaye artışıyla birlikte teknoloji, otomasyon ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlara hız verilmesi hedefleniyor. ING Türkiye, ayrıca tüzel müşterileri için de masrafsız, zahmetsiz ve dijital bankacılık anlayışı ile ilerliyor ve yeni kurulan işletmeleri desteklemeyi önceliklendiriyor. Yeni İşim Hesabı ile yeni iş kuranlara, kuruluş aşamasında ihtiyaç duyulan finansal ve operasyonel unsurları bir araya getiren bütüncül bir çözüm sağlıyor. İşletmeler 7/24 ücretsiz para transferiyle masrafsız bankacılıktan yararlanırken; ilk kez İşim İçin Turuncu Hesap açanlar, kuruluşlarının ilk yılında 2 milyon TL’ye kadar Hoş Geldin Faizinden faydalanabiliyor. Dijital Öğretmenler Projesi, daha geniş kapsam, zengin içerik ve etki alanı odağında yenilendi. ING Türkiye, bu dönemde değer yaratma hedefiyle toplumsal yatırım çalışmalarını da sürdürdü. Bu kapsamda ING Türkiye’nin Habitat Derneği ve ODTÜ iş birliğiyle 2020 yılından bu yana gerçekleştirdiği Dijital Öğretmenler Projesi daha geniş kapsamı, güçlü yapısı ve zengin içeriği ile yenilendi. Bugüne kadar 10 binden fazla öğretmene dijital okuryazarlık eğitimi sunulan proje ile Türkiye’nin dijital dönüşüm sürecine katkı sağlanması hedefleniyor. Yenilenen proje kapsamında ilkokul ve ortaokul öğretmenlerinin yanı sıra okul öncesi ve lise öğretmenleri de programa dahil edildi, eğitim içerikleri dijital zekâ odağında oluşturuldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Beyaz Eşya Sektöründe İlk Çeyrekte Çift Haneli Daralma Haber

Beyaz Eşya Sektöründe İlk Çeyrekte Çift Haneli Daralma

Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği (TÜRKBESD), sektörün 2026 yılı ilk çeyrek sonuçlarına dair değerlendirmelerini paylaştı. Arçelik, BSH, Dyson, Electrolux, Haier Europe, Midea Grup Türkiye, Miele, Samsung, Versuni (Philips) ve Vestel gibi yerli, uluslararası, ithalatçı ve üretici firmaları bünyesinde barındıran TÜRKBESD’in paylaştığı bilgilere göre 2026 yılının ilk 3 ayında 6 ana ürün grubunda geçen yıla kıyasla iç satışlarda %10 oranında düşüş yaşandı. İhracatta ise son yıllarda gözlemlenen gerileme trendi devam ederken 2026 yılının ilk 3 ayında ihracat, bir önceki yıla kıyasla %23 oranında azaldı. İhracatta devam eden düşüş üretim adetlerine de yansırken üretim miktarı geçen yıla göre %21 oranında geriledi. Toplam satışlar ise %19 gerileyerek 6.288.817 adet oldu. Mart ayı özelinde ise iç satışlarda geçen yılın Mart ayına göre %3 daralma olurken ihracatta %29, üretimde ise %14 gerileme kaydedildi. Toplam satışlarda %21 düşüş oldu ve 2.230.369 adet olarak kaydedildi. Türkiye, %7’lik üretim hacmiyle Avrupa’nın birinci, dünyanın ise en büyük ikinci beyaz eşya üretim merkezi konumunda yer alıyor. 2025 yılı itibariyle yıllık 29 milyon üretim adediyle faaliyet gösteren beyaz eşya sektörü, 60 bin doğrudan, 600 bin dolaylı istihdam alanı sağlıyor. 2025 yılında ihracat hacmi 20,2 milyon adet olarak kaydedilirken Ar-Ge, dijital dönüşüm ve yeşil dönüşüm yatırımlarıyla küresel piyasalardaki rekabet gücünü arttırıyor. Sonuçları değerlendiren TÜRKBESD Başkanı Alper Şengül, özellikle ihracattaki daralmanın son yıllarda kesintisiz şekilde devam ettiğini ifade etti. İhracat hacminin 2025’te 20,2 milyon adetle yaklaşık 10 yıl önceki seviyelere gerilediğine değinen Şengül, 2026 yılının ilk çeyreğinde de ihracattaki çift haneli düşüşün, bu eğilimin devam ettiğini gösterdiğini belirtti: “Bu tablo, küresel talep koşulları ve dış pazarlardaki yavaşlamanın etkisiyle ihracat performansında daha kalıcı bir gerileme riskini ortaya koyuyor. Buna paralel olarak, iç pazarda da talebin yavaş seyretmesi genel pazar büyümesini baskılayan bir unsur olarak öne çıkıyor.” Rekabetçilik ihracat, maliyet ve ticaret politikaları üçgeninde “İhracat ve iç pazarda süregelen bu görünümün 2026’ya da taşınması, mevcut eğilimin kalıcılık riskini artırıyor” diyen Şengül, “Bu çerçevede ortaya çıkan tablo, sektörümüz açısından rekabet gücünün korunmasının artık daha kritik bir öncelik haline geldiğini gösteriyor” diye konuştu. Şengül, hem iç satışlarda hem ihracatta geçen yılın aynı dönemine kıyasla daralmanın sürdüğünü ve bu durumun üretim adetlerine de belirgin şekilde yansıdığına dikkat çekti. Şengül şöyle devam etti: “İhracat tarafında, küresel talep koşulları ve jeopolitik gelişmeler belirleyici olmaya devam ederken, enerji, hammadde ve finansman maliyetleri yüksek seyrini sürdürüyor. Buna ek olarak anti damping önlemleri gibi ticaret politikaları, gözetim uygulamaları ve ilave vergi gibi uygulamalar ise maliyetleri ve işlem sürelerini artırıyor. Diğer taraftan da Uzak Doğu kaynaklı maliyet avantajı ve agresif fiyatlama, ihracat pazarlarında rekabeti daha da yoğunlaştırıyor.” Bu gelişmelerin rekabet gücü üzerinde baskıyı artırdığını belirten Şengül, özellikle ihracat pazarlarında maliyet avantajının da zayıflamasına yol açtığını söyledi ve ekledi: “Bu veriler ışığında rekabetçiliğimizin ihracat daralması, maliyet artışları ve ticaret politikaları üçgenine sıkıştığını söyleyebiliriz.” Şengül, ihracat ve iç pazarda uzunca süredir gözlenen ve 2026’da da devam eden zayıf seyri tersine çevirmek için üretim ve ihracat kapasitesinin korunması, yurtdışında rekabet gücünün devam ettirilmesi gerektiğini belirtirken bunun için de girdi maliyetlerinin dengelenmesi ve yurtdışı pazarlarda rekabeti zayıflatacak ilave yüklerden kaçınılmasının kritik önemde olduğunu vurguladı. “Enerji verimli ürünlere erişimini kolaylaştıracak destekler sağlanmalı” Şengül, Mart ayı verilerini de değerlendirdi: “Mart verileri, yılın ilk çeyreğinde gözlenen eğilimin ay bazında da teyit edildiğini gösteriyor. Bu tablo, üretimdeki gerilemenin kalıcı hale gelme riskini artırıyor.” Bu tabloda iç pazarın desteklenmesinin önem kazandığına işaret eden Şengül, kredi kartı faiz ve komisyon oranlarının satış kanallarına olumsuz yansıdığını ifade ederek “Kredi kartı taksitlendirme imkanlarının artırılması iç talebin sürekliliğine katkı sunacaktır” dedi. İç pazarı sürdürülebilir biçimde destekleyecek ve aynı zamanda ülkemizin uzun vadeli hedefleriyle uyumlu yapısal adımlara ihtiyaç olduğunun altını çizen Şengül, bu bakımdan enerji verimli ürünlerin yaygınlaşmasını merkeze alan bütüncül bir yaklaşımın, mevcut tabloya en etkili ve kalıcı çözümlerden biri olduğunu söyledi: “Derneğimizin analizine göre; 2014 yılına kıyasla buzdolabı ürün grubunda ürün boyutları %18 artmasına rağmen %16 oranında enerji tasarrufu sağlanması, sektörümüzde verimlilikte kaydedilen önemli ilerlemeyi ortaya koyuyor.” Başka bir ifadeyle, bugün daha büyük ve daha yüksek performanslı ürünler, çok daha düşük enerji tüketimiyle çalışıyor. Bu veriler, enerji verimli ürünlerin yaygınlaşmasının yalnızca enerji tasarrufu sağlamakla sınırlı kalmayacağını aynı zamanda kaynak verimliliğini artırarak üretimi destekleyeceğini ve ihracat açısından da önemli bir kaldıraç etkisi yaratacağını ortaya koyuyor. Bu nedenle, tüketicilerin enerji verimli ürünlere erişimini kolaylaştıracak vergi indirimi, finansman desteği ve benzeri teşviklerin; milli servetin korunması ve sürdürülebilir büyümenin desteklenmesi açısından kritik önem taşıdığına inanıyoruz.” Sac soruşturmasında alınacak karar, maliyetleri ve ihracatı doğrudan etkileyecek Beyaz eşya gibi kritik imalat sanayi sektörlerinde girdi maliyetlerine yönelik korumacı politikalar hakkında değerlendirmelerde bulunan TÜRKBESD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Yavuz, sonuçlanan ve devam eden soruşturmaların sektör maliyetlerini doğrudan etkilediğini belirtti. “Beyaz eşya sektörü açısından en kritik gündem maddesi, sac ürünlerine yönelik devam eden anti-damping soruşturmasıdır. Özellikle boyalı sac tarafında, sektörün ihtiyaç duyduğu teknik gereksinimleri karşılayan her kalite sacın üretimi Türkiye’de bulunmamaktadır. Bu nedenle söz konusu ürünlerde ithalat, sektörümüz için bir tercih değil zorunluluktur” diye konuşan Yavuz, şöyle devam etti: “Halihazırda bu ürün grubunda %15 ile %20 arasında değişen oranlarda gümrük vergileri uygulanmaktadır. Devam eden soruşturma sonucunda ilave bir vergi getirilmesi, mevcut maliyet yapısını daha da bozacak ve sektör üzerindeki maliyet baskısını ciddi şekilde artıracaktır.” Son verileri değerlendiren Yavuz, “Mevcut vergilere eklenecek yeni yüklerin hem iç hem de uluslararası “ rekabet gücünü zayıflatması ve istihdam üzerinde baskı oluşturması kaçınılmaz olacaktır. Bu çerçevede, maliyetlerimizin yaklaşık %17’sini oluşturan yassı çelik ürün grubunda devam eden anti-damping soruşturmasının, sektör gerçekleri dikkate alınarak ve ülke ekonomisinin bütüncül çıkarları gözetilerek önlemsiz şekilde sonuçlandırılması büyük önem arz etmektedir” dedi. “Rekabet ettiğimiz ülkelerde bulunmayan maliyet kalemleri sektörde yük oluşturuyor” TÜRKBESD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Fatih Özkadı, beyaz eşya sanayisinin son dört yılda hem küresel pazarlarda yaşanan daralma hem de artan maliyet unsurları nedeniyle ihracatta gerileme yaşadığını belirterek, özellikle Geri Kazanım Katılım Payı (GEKAP) artışlarının sektörde ciddi maliyet baskısı yarattığını vurguladı. Özkadı, “2020’de uygulanan birim fiyatlar, Mart 2026 itibarıyla %1550 - %1666,7 bandında artarken, Mart 2026 ÜFE ve TÜFE’de bu artışlar sırasıyla %735,5 ve %666 gerçekleşmiştir. Bugün sektörümüze yansıyan yıllık GEKAP yükü yaklaşık 3 milyar TL düzeyine ulaştı. 2020-2025 yılları arasında kümülatif etki değerlendirildiğinde ise, yalnızca beyaz eşya sektöründen tahsil edilen GEKAP gelirlerinin yaklaşık 250 milyon USD seviyesine ulaştığı tahmin edilmektedir” dedi. Bu artışların üretim planlaması ve nakit akışı üzerinde ciddi baskı yarattığını ifade eden Özkadı, mevcut rekabet kaybının aciliyeti dikkate alınarak GEKAP yükümlülüklerinin sektör açısından geçici süreyle sıfırlanması veya yarıya indirilmesinin sektör için büyük önem taşıdığını söyledi. Ayrıca, GEKAP’ın ürün ağırlığı üzerinden hesaplanmasının da sektörü ürünlerinin yapısal unsurlarından (çamaşır makinesi denge ağırlığı vb.) dolayı orantılı olmayan hesaplamalara neden olduğunu; bu ürünlerin aynı birim ağırlık esasına tabi tutulmaması gerektiği ve alternatif bir hesaplama yöntemine geçiş yapılmasına ihtiyacı bulunduğunu belirtti. Yetkili servisler için markaların web siteleri tercih edilmeli Beyaz eşya sektörü olarak, üretim, satış ve satış sonrası hizmetlerimizle dev bir ekosistemi ifade ettiklerini belirten TÜRKBESD Yönetim Kurulu Üyesi Semir Kuseyri, sektörün önemli bir bölümünün Türkiye genelinde faaliyet gösteren 3.500'den fazla yetkili servisin teşkil ettiğini söyledi: “Tüketicilerimizin satın alım sonrasındaki tüm ihtiyaçlarına cevap veren servislerimiz her gün binlerce eve ulaşıyor. Ancak ne yazık ki bazı kötü niyetli kişilerin de yetkili servis olmadığı halde bu sıfatı kullanarak tüketicilerimizi mağdur ettiklerine şahit oluyoruz. Bu yanıltıcı kişiler yüzünden pek çok tüketicimizin maddi kayıplara uğradığını üzülerek görüyoruz. Bu soruna dikkat çekmek için sizlerin desteğine büyük önem veriyoruz. Tüketicilerimize servis hizmetlerimize erişimde, herhangi bir teknik destek ve/veya onarım ihtiyacı duyduklarında, arama motorları yerine mutlaka markaların resmi web sitelerini veya Ticaret Bakanlığımızın servis.gov.tr adresini kullanarak yetkili servislere ulaşmalarını tavsiye ediyoruz. Bu yöntem, tüketicilerimizin güvenli ve doğru hizmet alabilmeleri açısından kritik önem taşıyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.