Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kredi Kartı

Kapsül Haber Ajansı - Kredi Kartı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kredi Kartı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Beyaz Eşya Sektöründe İlk Çeyrekte Çift Haneli Daralma Haber

Beyaz Eşya Sektöründe İlk Çeyrekte Çift Haneli Daralma

Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği (TÜRKBESD), sektörün 2026 yılı ilk çeyrek sonuçlarına dair değerlendirmelerini paylaştı. Arçelik, BSH, Dyson, Electrolux, Haier Europe, Midea Grup Türkiye, Miele, Samsung, Versuni (Philips) ve Vestel gibi yerli, uluslararası, ithalatçı ve üretici firmaları bünyesinde barındıran TÜRKBESD’in paylaştığı bilgilere göre 2026 yılının ilk 3 ayında 6 ana ürün grubunda geçen yıla kıyasla iç satışlarda %10 oranında düşüş yaşandı. İhracatta ise son yıllarda gözlemlenen gerileme trendi devam ederken 2026 yılının ilk 3 ayında ihracat, bir önceki yıla kıyasla %23 oranında azaldı. İhracatta devam eden düşüş üretim adetlerine de yansırken üretim miktarı geçen yıla göre %21 oranında geriledi. Toplam satışlar ise %19 gerileyerek 6.288.817 adet oldu. Mart ayı özelinde ise iç satışlarda geçen yılın Mart ayına göre %3 daralma olurken ihracatta %29, üretimde ise %14 gerileme kaydedildi. Toplam satışlarda %21 düşüş oldu ve 2.230.369 adet olarak kaydedildi. Türkiye, %7’lik üretim hacmiyle Avrupa’nın birinci, dünyanın ise en büyük ikinci beyaz eşya üretim merkezi konumunda yer alıyor. 2025 yılı itibariyle yıllık 29 milyon üretim adediyle faaliyet gösteren beyaz eşya sektörü, 60 bin doğrudan, 600 bin dolaylı istihdam alanı sağlıyor. 2025 yılında ihracat hacmi 20,2 milyon adet olarak kaydedilirken Ar-Ge, dijital dönüşüm ve yeşil dönüşüm yatırımlarıyla küresel piyasalardaki rekabet gücünü arttırıyor. Sonuçları değerlendiren TÜRKBESD Başkanı Alper Şengül, özellikle ihracattaki daralmanın son yıllarda kesintisiz şekilde devam ettiğini ifade etti. İhracat hacminin 2025’te 20,2 milyon adetle yaklaşık 10 yıl önceki seviyelere gerilediğine değinen Şengül, 2026 yılının ilk çeyreğinde de ihracattaki çift haneli düşüşün, bu eğilimin devam ettiğini gösterdiğini belirtti: “Bu tablo, küresel talep koşulları ve dış pazarlardaki yavaşlamanın etkisiyle ihracat performansında daha kalıcı bir gerileme riskini ortaya koyuyor. Buna paralel olarak, iç pazarda da talebin yavaş seyretmesi genel pazar büyümesini baskılayan bir unsur olarak öne çıkıyor.” Rekabetçilik ihracat, maliyet ve ticaret politikaları üçgeninde “İhracat ve iç pazarda süregelen bu görünümün 2026’ya da taşınması, mevcut eğilimin kalıcılık riskini artırıyor” diyen Şengül, “Bu çerçevede ortaya çıkan tablo, sektörümüz açısından rekabet gücünün korunmasının artık daha kritik bir öncelik haline geldiğini gösteriyor” diye konuştu. Şengül, hem iç satışlarda hem ihracatta geçen yılın aynı dönemine kıyasla daralmanın sürdüğünü ve bu durumun üretim adetlerine de belirgin şekilde yansıdığına dikkat çekti. Şengül şöyle devam etti: “İhracat tarafında, küresel talep koşulları ve jeopolitik gelişmeler belirleyici olmaya devam ederken, enerji, hammadde ve finansman maliyetleri yüksek seyrini sürdürüyor. Buna ek olarak anti damping önlemleri gibi ticaret politikaları, gözetim uygulamaları ve ilave vergi gibi uygulamalar ise maliyetleri ve işlem sürelerini artırıyor. Diğer taraftan da Uzak Doğu kaynaklı maliyet avantajı ve agresif fiyatlama, ihracat pazarlarında rekabeti daha da yoğunlaştırıyor.” Bu gelişmelerin rekabet gücü üzerinde baskıyı artırdığını belirten Şengül, özellikle ihracat pazarlarında maliyet avantajının da zayıflamasına yol açtığını söyledi ve ekledi: “Bu veriler ışığında rekabetçiliğimizin ihracat daralması, maliyet artışları ve ticaret politikaları üçgenine sıkıştığını söyleyebiliriz.” Şengül, ihracat ve iç pazarda uzunca süredir gözlenen ve 2026’da da devam eden zayıf seyri tersine çevirmek için üretim ve ihracat kapasitesinin korunması, yurtdışında rekabet gücünün devam ettirilmesi gerektiğini belirtirken bunun için de girdi maliyetlerinin dengelenmesi ve yurtdışı pazarlarda rekabeti zayıflatacak ilave yüklerden kaçınılmasının kritik önemde olduğunu vurguladı. “Enerji verimli ürünlere erişimini kolaylaştıracak destekler sağlanmalı” Şengül, Mart ayı verilerini de değerlendirdi: “Mart verileri, yılın ilk çeyreğinde gözlenen eğilimin ay bazında da teyit edildiğini gösteriyor. Bu tablo, üretimdeki gerilemenin kalıcı hale gelme riskini artırıyor.” Bu tabloda iç pazarın desteklenmesinin önem kazandığına işaret eden Şengül, kredi kartı faiz ve komisyon oranlarının satış kanallarına olumsuz yansıdığını ifade ederek “Kredi kartı taksitlendirme imkanlarının artırılması iç talebin sürekliliğine katkı sunacaktır” dedi. İç pazarı sürdürülebilir biçimde destekleyecek ve aynı zamanda ülkemizin uzun vadeli hedefleriyle uyumlu yapısal adımlara ihtiyaç olduğunun altını çizen Şengül, bu bakımdan enerji verimli ürünlerin yaygınlaşmasını merkeze alan bütüncül bir yaklaşımın, mevcut tabloya en etkili ve kalıcı çözümlerden biri olduğunu söyledi: “Derneğimizin analizine göre; 2014 yılına kıyasla buzdolabı ürün grubunda ürün boyutları %18 artmasına rağmen %16 oranında enerji tasarrufu sağlanması, sektörümüzde verimlilikte kaydedilen önemli ilerlemeyi ortaya koyuyor.” Başka bir ifadeyle, bugün daha büyük ve daha yüksek performanslı ürünler, çok daha düşük enerji tüketimiyle çalışıyor. Bu veriler, enerji verimli ürünlerin yaygınlaşmasının yalnızca enerji tasarrufu sağlamakla sınırlı kalmayacağını aynı zamanda kaynak verimliliğini artırarak üretimi destekleyeceğini ve ihracat açısından da önemli bir kaldıraç etkisi yaratacağını ortaya koyuyor. Bu nedenle, tüketicilerin enerji verimli ürünlere erişimini kolaylaştıracak vergi indirimi, finansman desteği ve benzeri teşviklerin; milli servetin korunması ve sürdürülebilir büyümenin desteklenmesi açısından kritik önem taşıdığına inanıyoruz.” Sac soruşturmasında alınacak karar, maliyetleri ve ihracatı doğrudan etkileyecek Beyaz eşya gibi kritik imalat sanayi sektörlerinde girdi maliyetlerine yönelik korumacı politikalar hakkında değerlendirmelerde bulunan TÜRKBESD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Yavuz, sonuçlanan ve devam eden soruşturmaların sektör maliyetlerini doğrudan etkilediğini belirtti. “Beyaz eşya sektörü açısından en kritik gündem maddesi, sac ürünlerine yönelik devam eden anti-damping soruşturmasıdır. Özellikle boyalı sac tarafında, sektörün ihtiyaç duyduğu teknik gereksinimleri karşılayan her kalite sacın üretimi Türkiye’de bulunmamaktadır. Bu nedenle söz konusu ürünlerde ithalat, sektörümüz için bir tercih değil zorunluluktur” diye konuşan Yavuz, şöyle devam etti: “Halihazırda bu ürün grubunda %15 ile %20 arasında değişen oranlarda gümrük vergileri uygulanmaktadır. Devam eden soruşturma sonucunda ilave bir vergi getirilmesi, mevcut maliyet yapısını daha da bozacak ve sektör üzerindeki maliyet baskısını ciddi şekilde artıracaktır.” Son verileri değerlendiren Yavuz, “Mevcut vergilere eklenecek yeni yüklerin hem iç hem de uluslararası “ rekabet gücünü zayıflatması ve istihdam üzerinde baskı oluşturması kaçınılmaz olacaktır. Bu çerçevede, maliyetlerimizin yaklaşık %17’sini oluşturan yassı çelik ürün grubunda devam eden anti-damping soruşturmasının, sektör gerçekleri dikkate alınarak ve ülke ekonomisinin bütüncül çıkarları gözetilerek önlemsiz şekilde sonuçlandırılması büyük önem arz etmektedir” dedi. “Rekabet ettiğimiz ülkelerde bulunmayan maliyet kalemleri sektörde yük oluşturuyor” TÜRKBESD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Fatih Özkadı, beyaz eşya sanayisinin son dört yılda hem küresel pazarlarda yaşanan daralma hem de artan maliyet unsurları nedeniyle ihracatta gerileme yaşadığını belirterek, özellikle Geri Kazanım Katılım Payı (GEKAP) artışlarının sektörde ciddi maliyet baskısı yarattığını vurguladı. Özkadı, “2020’de uygulanan birim fiyatlar, Mart 2026 itibarıyla %1550 - %1666,7 bandında artarken, Mart 2026 ÜFE ve TÜFE’de bu artışlar sırasıyla %735,5 ve %666 gerçekleşmiştir. Bugün sektörümüze yansıyan yıllık GEKAP yükü yaklaşık 3 milyar TL düzeyine ulaştı. 2020-2025 yılları arasında kümülatif etki değerlendirildiğinde ise, yalnızca beyaz eşya sektöründen tahsil edilen GEKAP gelirlerinin yaklaşık 250 milyon USD seviyesine ulaştığı tahmin edilmektedir” dedi. Bu artışların üretim planlaması ve nakit akışı üzerinde ciddi baskı yarattığını ifade eden Özkadı, mevcut rekabet kaybının aciliyeti dikkate alınarak GEKAP yükümlülüklerinin sektör açısından geçici süreyle sıfırlanması veya yarıya indirilmesinin sektör için büyük önem taşıdığını söyledi. Ayrıca, GEKAP’ın ürün ağırlığı üzerinden hesaplanmasının da sektörü ürünlerinin yapısal unsurlarından (çamaşır makinesi denge ağırlığı vb.) dolayı orantılı olmayan hesaplamalara neden olduğunu; bu ürünlerin aynı birim ağırlık esasına tabi tutulmaması gerektiği ve alternatif bir hesaplama yöntemine geçiş yapılmasına ihtiyacı bulunduğunu belirtti. Yetkili servisler için markaların web siteleri tercih edilmeli Beyaz eşya sektörü olarak, üretim, satış ve satış sonrası hizmetlerimizle dev bir ekosistemi ifade ettiklerini belirten TÜRKBESD Yönetim Kurulu Üyesi Semir Kuseyri, sektörün önemli bir bölümünün Türkiye genelinde faaliyet gösteren 3.500'den fazla yetkili servisin teşkil ettiğini söyledi: “Tüketicilerimizin satın alım sonrasındaki tüm ihtiyaçlarına cevap veren servislerimiz her gün binlerce eve ulaşıyor. Ancak ne yazık ki bazı kötü niyetli kişilerin de yetkili servis olmadığı halde bu sıfatı kullanarak tüketicilerimizi mağdur ettiklerine şahit oluyoruz. Bu yanıltıcı kişiler yüzünden pek çok tüketicimizin maddi kayıplara uğradığını üzülerek görüyoruz. Bu soruna dikkat çekmek için sizlerin desteğine büyük önem veriyoruz. Tüketicilerimize servis hizmetlerimize erişimde, herhangi bir teknik destek ve/veya onarım ihtiyacı duyduklarında, arama motorları yerine mutlaka markaların resmi web sitelerini veya Ticaret Bakanlığımızın servis.gov.tr adresini kullanarak yetkili servislere ulaşmalarını tavsiye ediyoruz. Bu yöntem, tüketicilerimizin güvenli ve doğru hizmet alabilmeleri açısından kritik önem taşıyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

QR Kodlar Siber Suçluların Yeni Silahına Dönüşüyor Haber

QR Kodlar Siber Suçluların Yeni Silahına Dönüşüyor

QR kodlar günlük hayatın ayrılmaz bir parçası haline gelse de beraberinde büyük güvenlik riskleri getiriyor. Sahte ödeme sayfalarına yönlendiren, zararlı yazılım indiren veya hassas giriş bilgilerini çalan bu QR kodlar, özellikle aciliyet hissi uyandıran senaryolarda sıklıkla kullanılıyor. İngiltere merkezli Action Fraud verilerine göre, kurbanlar sadece bir yıl içinde QR kod dolandırıcılığı yüzünden 3,5 milyon sterlin kaybetti. Sokaklardaki elektrikli scooterların veya restoran masalarındaki orijinal kodların üzerine yapıştırılan sahte etiketler, beklenmedik şekilde kapınıza gelen kargo paketleri gibi QR yönlendirmeleri siber saldırganların son zamanlarda en çok tercih ettiği yöntemler arasında yer alıyor. Bu tür dolandırıcılıklardan korunmak için mantığı elden bırakmamak gerektiğini belirten Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, alınması gereken 5 önlemi paylaşıyor. "Hız ve Kolaylık Arayışı Siber Güvenlik Zafiyetine Dönüşüyor" QR kodların, geleneksel e-posta güvenlik filtrelerini atlatabilen ve doğrudan kullanıcıların dalgınlığından faydalanan bir yapıya sahip olduğuna dikkat çeken Bitdefender Türkiye Distribütörü Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, "İnsanlar genellikle tıklayacakları bir bağlantıyı kontrol etme alışkanlığına sahip olsa da QR kodları tararken aynı şüpheciliği göstermiyor. Hedefin gizli kalması, siber suçluların işini büyük ölçüde kolaylaştırıyor. Özellikle sokakta elektrikli scooter kiralarken veya bir restoranda hızlıca menüye ulaşmak isterken, orijinal kodun üzerine yapıştırılan sahte bir etiket saniyeler içinde tüm kredi kartı bilgilerinizin kopyalanmasına yol açabiliyor. Kullanıcıların tarama yapmadan önce mutlaka fiziksel bir müdahale olup olmadığını kontrol etmesi ve yönlendirildikleri bağlantının doğruluğundan emin olması gerekiyor." uyarısında bulundu. Alev Akkoyunlu, sahte QR kodlarına ve "quishing" saldırılarına karşı kullanıcıların alması gereken 5 önlemi paylaşıyor: 1. QR kodun fiziksel bütünlüğünü kontrol edin. Elektrikli scooterlar, restoran menüleri veya sokak afişlerindeki QR kodları taramadan önce dikkatlice inceleyin. Orijinal kodun üzerine sonradan yapıştırılmış bir etiket veya hizalama bozukluğu fark ederseniz o kodu taramaktan kesinlikle kaçının. 2. Yönlendirilen bağlantı (URL) adresini dikkatlice inceleyin. Kameranız QR kodu taradığında ekranda beliren bağlantı adresini hemen onaylamayın. Bağlantının beklediğiniz kuruma ait resmi bir adres olduğundan emin olun. Kısaltılmış veya şüpheli uzantılara sahip adresler oltalama tuzaklarının en net göstergesidir. 3. Kişisel bilgilerinizi veya ödeme detaylarınızı girerken şüpheci olun. Sadece bir menü görmek veya basit bir işlem yapmak için taradığınız bir kod sizden anında ödeme bilgisi veya şifre talep ediyorsa işlemi derhal durdurun. Güvenli işlemler için doğrudan kurumun kendi uygulamasını veya resmi web sitesini kullanmayı tercih edin. 4. Beklenmedik kargolardaki ve e-postalardaki kodlara karşı dikkatli olun. Sipariş vermediğiniz halde size ulaşan bir paketin içindeki veya aniden e-postanıza düşen hesap doğrulama temalı mesajlardaki QR kodları taramayın. İşlem yapmanız gerekiyorsa ilgili kurumun internet sitesine tarayıcınız üzerinden manuel olarak giriş yapın. 5. Güçlü bir dijital güvenlik ve doğrulama aracı kullanın. Şüpheli durumlarda kodu doğrudan taramak yerine güvenilir kaynaklardan ikinci bir görüş alın. Bitdefender Scamio gibi yapay zeka destekli dolandırıcılık tespit servislerini kullanarak ekran görüntülerini kontrol edebilir, ayrıca cihazlarınızı Bitdefender Mobile Security gibi kapsamlı çözümlerle zararlı yazılımlara karşı proaktif olarak koruma altına alabilirsiniz. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ING’de Sonsuza Kadar Masraf Yok Haber

ING’de Sonsuza Kadar Masraf Yok

ING Mobil üzerinden gerçekleştirilen EFT/havale/FAST işlemlerini hiçbir koşul ya da süre sınırlaması olmadan ücretsiz sunan ING Türkiye, şimdi de kredi kartı aidatını kaldırdı. ING müşterileri artık hem günlük para transferlerini hem de kredi kartı kullanımını sonsuza kadar masrafsız gerçekleştirebilecek. Sektörde öncü adımlar attıklarını vurgulayan ING Türkiye Genel Müdürü Alper Gökgöz, “Masrafsız ve zahmetsiz bankacılığı stratejimizin merkezinde konumlandırıyoruz. Müşterilerimizin hayatlarında istediklerini yapabilmeleri için onları güçlendiren bir banka olarak dijitalleşmenin sunduğu imkânlarla müşterilerimize doğrudan fayda üretmeye odaklanıyoruz. Türkiye’de her gün 17 milyondan fazla dijitalden bireysel para transferi işlemi yapılıyor, aynı zamanda 140 milyon kredi kartı ve 40 milyondan fazla tekil kredi kartı kullanıcısı bulunuyor. Bu görünmez maliyetleri ortadan kaldırarak müşterilerimizi masraf derdinden kurtarıyoruz. Bu yaklaşımla günlük bankacılık işlemlerinde masrafsız bankacılığı müşterilerimiz için yeni standart haline getiriyoruz” dedi. Türkiye’nin en sevilen dijital bankası olma hedefiyle ilerleyen ING Türkiye’de günlük bankacılık işlemlerinde masrafsız bankacılık dönemi başladı. ING Mobil üzerinden gerçekleştirilen EFT/havale/FAST işlemlerini hiçbir koşul ya da süre sınırlaması olmadan ücretsiz sunan ING Türkiye, şimdi de kredi kartı aidatını kaldırdı. ING müşterileri artık hem günlük para transferlerini hem de kredi kartı kullanımını sonsuza kadar masrafsız gerçekleştirebilecek. Bu kapsamda ING müşterileri, EFT/havale/FAST işlemlerini ING Mobil üzerinden ücretsiz yapabilirken; aynı zamanda ING Dijital Kredi Kartı ve ING Light Kredi Kartı’nı aidat ödemeden, ING Bonus Kredi Kartı’nı ise her ay 5.000 TL harcamayla ücretsiz olarak kullanabilecek. Alper Gökgöz: Masrafsız bankacılığı müşterilerimiz için yeni standart haline getiriyoruz. Global ve köklü bir banka olmanın gücünü teknoloji ile birleştirerek sektörde öncü adımlar attıklarını vurgulayan ING Türkiye Genel Müdürü Alper Gökgöz, “Masrafsız ve zahmetsiz bankacılığı stratejimizin merkezinde konumlandırıyoruz. Müşterilerimizin hayatlarında istediklerini yapabilmeleri için onları güçlendiren bir banka olarak dijitalleşmenin sunduğu imkânlarla müşterilerimize doğrudan fayda üretmeye odaklanıyoruz. Bu vizyonla, bankacılığı görünmez, müşterilerimizi özgür kılmak için EFT, havale ve FAST işlemlerini ömür boyu ücretsiz sunarak masrafsız bankacılık yaklaşımımızda önemli bir adım atmıştık. Kredi kartlarının günlük hayatın önemli bir parçası haline geldiği bu dönemde, bu adımı daha da ileriye taşıyarak kredi kart aidatını da kaldırdık; artık ING’de sonsuza kadar masraf yok. Türkiye’de her gün 17 milyondan fazla dijitalden bireysel para transferi işlemi yapılıyor, aynı zamanda 140 milyon kredi kartı ve 40 milyondan fazla tekil kredi kartı kullanıcısı bulunuyor. Bu görünmez maliyetleri ortadan kaldırarak müşterilerimizi masraf derdinden kurtarıyoruz. Bu yaklaşımla günlük bankacılık işlemlerinde masrafsız bankacılığı müşterilerimiz için yeni standart haline getiriyoruz. Bankacılığı daha sade, zahmetsiz ve masrafsız hale getiren yenilikçi çözümler geliştirmeye devam edeceğiz” diye aktardı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İBB Başkanvekili  Aslan, Hal Esnafı ile Sahurda Bir Araya Geldi  Haber

İBB Başkanvekili  Aslan, Hal Esnafı ile Sahurda Bir Araya Geldi 

Hal esnafının yaptığı işin önemine değinen Aslan, "İstanbul’da düzenin bir şekilde sürmesi, gıda krizinin olmaması, meyve ve sebzenin zamanında İstanbul’a ulaştırılması çok kıymetli. Şimdi esnaf olmayan birisinin ya da bunu yaşamayan birisinin bu anlattıklarımızı anlaması mümkün değil. Birçoğunuz pazarcılıktan gelmiş olabilirsiniz. Hatırlarsınız, 70’li 80’li yıllarda pazarda tezgahlarda meydanlarda su satarak geldik. Dolayısıyla hepinizin emeğine sağlık. Bugün burada olmaktan, sizinle beraber sahur yapmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Az önce söylediler; Nevzat abi bizim abimizdi, dostumuzdu. Başkanımızla beraber çok mücadele ettik birlikte. Allah rahmet eylesin Nevzat abiye ve diğer vefat eden abilerimize" söyledi. “HERKES BU TOPRAKLAR İÇİN, AİLESİ İÇİN GECE GÜNDÜZ MÜCADELE EDİYOR” Sahur programlarının Ekrem İmamoğlu ile başladığını belirten Aslan, "Ne zaman başladınız? Her sahur yapıyor musunuz dedik; 'Yok, normalde herkes kendi yazıhanesinde sahurunu veya iftarını yapar. Ekrem Başkanımızla beraber bu sürece başladık' dedi. Şimdi kendisi Silivri’de, biliyorsunuz mahkemesi devam ediyor. Bu ülkede yaşamak, ayakta durmak, hizmet etmek, iyilik yapmak zor iş. Ama işte sizin kendi mücadeleniz, bizim kendi mücadelemiz... Herkes kendi çapında bir şeyler için; bu topraklar için, ailesi için gece gündüz mücadele ediyor." şeklinde konuştu. Aslan ekonomik koşullarından zorluklarından bahsederek, “12 ay oldu tam Ekrem Başkan tutuklanalı. Ben de 12 ay önce göreve geldim. Ekmek kazanmak zor. Bu ülkede şu an ekonomik olarak çok rahat yaşamak zor. Uzunca bir zamandır, 2018’den beri büyük bir ekonomik kriz yaşıyor ülke. Ama işte sizlerin sayesinde, bizlerin sayesinde bir şekilde toplum ayakta duruyor. Yaklaşık her ay 2 milyar liraya yakın nakdi sosyal yardım desteği sunuyoruz İstanbul’daki ihtiyaç sahibi ailelere. Bizim kasaba dedim ki 'Ramazan nasıl geçiyor, ciroda hiç artış yok mu?'. 'Vallahi' dedi, 'bizde de yok, iki yıldır bizde de işlerde bir kısım düşme var'. Birlikte mücadele edeceğiz ve bu zorluklardan, zor zamanlardan birlikte geçeceğiz. Veresiye dönemi dedi, onu da görüyoruz dedi. Kredi kartı hakim değil mi dedim? Henüz tam etki etmedi dedi. Önce alıyor, satıyor, sonra geliyor faturasını mecburen kesiyoruz, bazen bir sonraki aya devrediyor; KDV’yi peşin ödüyoruz paramızı sonra alıyoruz. Dolayısıyla bu aslında esnafın, yani Ahi Evran geleneğinin de çok önemli bir süreci. Toplumun ayakta kalması için bazen esnafın fedakarlık yapması, mücadele etmesi çok kritik bir süreç." ifadelerin kullandı. “İNŞALLAH BU BAYRAM BAŞKANLARIMIZ, KIYMETLİ YOL ARKADAŞLARIMIZ, BÜROKRATLARIMIZ BAYRAMI AİLELERİYLE GEÇİRİRLER” Hal esnafının Kadir Gecesini ve Ramazan Bayramı’nı kutlayan Aslan, Ekrem İmamoğlu ve yol arkadaşlarının bir an önce ailelerine kavuşmaları temennisinde bulunarak, “Biraz önce söyledim, bizim seçilmiş Belediye Başkanımız tutuklu. Allah ona yardım etsin. İnşallah bu Ramazan’ın yüzü suyu hürmetine... Pazartesi günü 16 Mart’ta Kadir Gecesi’ni idrak edeceğiz. Daha sonra hep birlikte Ramazan Bayramı’nı kutlayacağız. İnşallah bu bayram, bu Kadir Gecesi hem sizin ailenize bereket getirir, sağlık sıhhat getirir, mutluluk getirir, ülkemize barış getirir, dünyaya barış getirir. Hem de başkanlarımız, kıymetli yol arkadaşlarımız, bürokratlarımız bir an önce tutuksuz yargılanırlar ve bu bayramı aileleriyle geçirirler. Bu ülkenin birliği ve dirliği çok önemli. Bütün o coğrafyada savaş var. Nedense İslam aleminin de savaşa sürüklendiği zamanlar ya da bir bomba attıkları zamanlar hep Ramazan ayına denk geliyor. Dolayısıyla biz Allah’a şükretmekten, dua etmekten, birliğimizin ve bütünlüğümüzün korunmasından, devletimizin varlığının ve bekasının sürdürülmesinden başka duamız yok." diyen Aslan konuşmasının devamında şunları söyledi; “BU ÜLKENİN ESNAFIYLA, SANAYİCİSİYLE, ÜRETİCİSİYLE ÇÖZECEĞİZ” “Bende bu sabah bu sofraya misafir oldum. Allah halinizin bereketini ticaretinizin bereketini artırsın. Allah bol kazanç versin. Sadece son olarak şunu söylemek istiyorum. Bir sürü insan ülkeyi terk etmeye çalışıyor. Doktorlar yurtdışına gidiyor, 2025 yılında yanlış bilmiyorsam 5 bin 25 doktor yurt dışına gitmiş. Geçen bir arkadaşımız beyin kanaması geçirdi ve şu an yoğun bakımda çalışma arkadaşımız genç bir kardeşimiz 40 yaşlarında Genel başkanımızla ziyarete gittik. Doktor dedi ki ‘Sayın Genel başkanım ben yurt dışına gideceğim’. Genel başkanımız sordu ‘Sizin denklik belgeniz var mı?’ Siz buradan yurtdışına gittiğiniz doktor olarak başlayamıyorsunuz illa oradaki devletin kurumlarının sizi onaylaması gerekiyor. ‘Valla ben burada 11 yıllık doktorum orada hemşire olmaya razıyım ben burada geçinemiyorum’ dedi. İşte bu ülkenin esnafıyla, sanayicisiyle, üreticisiyle çözeceğiz. Hep birlikte başaracağız. “ÇALIŞMAKTAN, ÜRETMEKTEN UMUDUNUZU KESMEYİN” "Lütfen ülkede umudunuzu kesmeyin. Çalışmaktan, üretmekten umudunuzu kesmeyin. Bu ülkeyi ayağa kaldıracak insanlar tarımla uğraşan, sanayiyle uğraşan, ticaretle uğraşan insanlar. Biz de İstanbul’un çeperlerinde tarım yapmaya çalışıyoruz. Çatalca’da, Silivri’de, Pendik’te, Şile’de, Beykoz’da tarım yapmaya çalışıyoruz. Hem hayvancılığa besi destek veriyoruz hem tarım yapanlara fide desteği veriyoruz, sırf ülkenin üreticisi ayakta kalsın diye. "Bu ülke eğer birlik ve bütün olarak hareket edecekse, bunun birinci sebebi, varoluş sebebini sağlayacak olanlar buradaki insanlar; bizim gibi gece gündüz mücadele eden insanlar. Lütfen çocuklarınızın da umudunu kesmesini engelleyin. Hep birlikte ayağa kalkacağız. Sakın umudunuzu kesmeyin. Zor seneler ama inşallah Allah yardım edecek ve birlikte başaracağız. Hepimizin tuttuğu oruçlar kabul olsun, dualarınız kabul olsun. Tekrar ailenizle beraber mutlu bayramlar diliyorum. Allah hepinizden razı olsun, iyi ki varsınız." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ödeme Alışkanlıkları, Dijital Çözümler ve Farklı Ödeme Yöntemleriyle Dönüşüyor Haber

Ödeme Alışkanlıkları, Dijital Çözümler ve Farklı Ödeme Yöntemleriyle Dönüşüyor

Visa Finansal Hizmetler Araştırması, mobil ödemeler, dijital bankacılık, açık bankacılık ve blokzincirin bu çok katmanlı ödeme deneyiminin yeni katmanları olarak öne çıktığını gösteriyor. Çalışma; kullanıcıların dijital çözümleri ihtiyaç, alışkanlık ve güven beklentilerine göre birlikte değerlendirdiğini ortaya koyuyor. Araştırma, yaş grupları arasında yalnızca kullanılan çözümlerin değil, bu çözümlerden beklenen değerin de farklılaştığını ortaya koyuyor; genç kullanıcılar hız ve kullanım kolaylığına odaklanırken, orta yaş ve üzeri gruplar için güven ve alışkanlıklar daha belirleyici olmaya devam ediyor. Visa Türkiye Genel Müdürü Samile Mümin, “Türkiye, Avrupa’nın en dinamik dijital ödeme ekosistemlerinden birine sahip. Kullanıcılar da bir sonraki aşamada ne beklediklerini net biçimde ortaya koyuyor. Günlük hayatta mobil temassız ve karekod çözümleriyle hız, dijital bankacılıkla daha fazla kontrol arıyorlar. Yeni teknolojiler devreye girerken, güven hâlâ en temel beklenti olmaya devam ediyor. Visa olarak odağımız, küresel ağımızı, güvenlik çözümlerimizi ve iş ortaklığı modelimizi bir araya getirerek, Türkiye’nin dijital ödeme yolculuğunun bir sonraki fazını ölçeklendirmek. Ekosistemimizle birlikte hem bireyler hem de işletmeler için güvenli, hızlı ve kolay bir ödeme deneyimi sunan inovasyonları hayata geçirmeye devam ediyoruz” dedi. Visa Güney Avrupa Danışmanlık ve Analitik Başkanı Sertan Şener ise araştırmaya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Türkiye’deki finansal davranışları uzun süredir veriye dayalı bir yaklaşımla analiz ediyor, bu içgörüleri sahadaki gerçek ihtiyaçlarla birebir örtüştürüyoruz. Araştırmamız, yeni ödeme yöntemleri giderek daha görünür hâle gelse de, gündelik işlemlerde kartlı ödemelerin hâlâ baskın tercih olmaya devam ettiğini gösteriyor. Ankete katılan tüketicilerin 10’da 8’i karekod, 10’da 7’si ise mobil temassız ödeme yöntemlerini farklı sıklıklarda kullanıyor ve bu yöntemlerle haftada ortalama 4–5 işlem gerçekleştiriliyor.(1) Ancak karekod ve mobil temassız ödemelerin bilinirliği yüksek olsa da, kartlı ödeme yöntemleri kullanımda hâlâ çok daha yaygın. Bu içgörüler, pazar verilerini müşterilerimizin stratejik önceliklerini doğrudan destekleyen, uygulanabilir ve ölçeklenebilir yol haritalarına dönüştürmemizi sağlıyor.” Türkiye’de finans davranışlarında öne çıkan 5 kritik içgörü 1) Mobil temassız ödemeler, sıra beklenen iş yerlerinde öne çıkıyor Mobil temassız ve karekodlu ödemeler tüm yaş gruplarında yaygınlaşıyor. Araştırma, mobil temassız ödemelerin özellikle sıra beklenen iş yerlerinde daha çok tercih edildiğini; bu yöntemin en sık kullanıldığı sektörlerin ise marketler, mağazalar, kafe/restoranlar, eczaneler ve akaryakıt istasyonları olduğunu gösteriyor. Ankete katılan tüm yaş gruplarında Android tabanlı mobil temassız ödemelerde kullanım %70 seviyelerine çıkıyor. 2) Dijital bankacılık bilinirliği %98: Kullanım motivasyonları yaşa ve ihtiyaca göre değişiyor Dijital bankacılığın bilinirliği tüm yaş gruplarında yüksek olsa da, kullanımı etkileyen faktörler bireylerin tercihlerine ve ihtiyaçlarına göre farklılaşıyor. Hizmetlere ücretsiz erişim dijital bankacılık kullanımındaki en güçlü motivasyonlardan biri olurken, ankete katılan kullanıcılar, dijital bankacılık uygulamalarına haftada ortalama 5 kez giriş yapıyor. Öte yandan, 35–55 yaş grubunda güvenlik algısı, kullanım kararlarında daha belirleyici rol oynuyor. Bu bulgu, finansal hizmetlerde güven beklentisinin hâlâ ne kadar merkezi bir öneme sahip olduğunu ortaya koyuyor. 3) Açık bankacılık yüksek potansiyelli bir çözüm olarak öne çıkıyor Araştırmaya göre ankete katılanların yarısından fazlası açık bankacılık kavramına henüz aşina değil. Buna karşın kullanıcı beklentileri giderek netleşiyor: Katılımcıların %56’sı açık bankacılık kapsamında gelir-gider takibi yapılabilmesini, %43’ü ise kredi kartı bilgilerinin tek bir yerden görüntülenebilmesini bekliyor. 4) Kripto paralar biliniyor ama temkinli bir kullanım var Kripto para bilinirliği ankete katılanlar arasında %95’in üzerinde olsa da kullanım temkinli seyrediyor. Araştırmaya göre katılımcıların yalnızca %49’u bugüne kadar kripto para işlemi yaptığını belirtirken, son bir ay içinde işlem yapan aktif kullanıcılar toplam kitlenin %20’sini oluşturuyor. 25–44 yaş aralığının, son bir ayda en çok kripto işlemi yapan kullanıcı grubu olduğu görülüyor. 5) Fiziksel şube artık bir tercih: Her iki kişiden biri için şart değil Dijitalleşmenin hız kazandığı finansal hizmetler dünyasında, kullanıcıların bankalarla kurduğu ilişki de yeniden şekilleniyor. Visa Finansal Hizmetler Araştırması’na göre katılımcıların yarısı, bankalarının fiziksel bir şubesi olmasını bir ihtiyaç olarak görmüyor. Buna karşın, ankete katılanların %47’sinin fiziksel şubeyi hâlâ olmazsa olmaz olarak tanımlaması, dijital çözümler yaygınlaşırken bazı kullanıcılar için güven, destek ve insan teması beklentisinin önemini koruduğunu ortaya koyuyor. Bu bulgu, finansal deneyimin tek bir kanal üzerinden değil, farklı ihtiyaç anlarına göre şekillenen çok katmanlı bir yapı üzerinden ilerlediğine işaret ediyor. Araştırmanın Metodolojisi Visa’nın FutureBright Araştırma Şirketi iş birliğiyle hayata geçirdiği bu araştırma; tüketicilerin yeni nesil bankacılık ürün ve hizmetlerine ilişkin kullanım alışkanlıklarını, tercih motivasyonlarını, ihtiyaç ve beklentilerini incelemektedir. Dijital bankacılık, finansal teknolojiler (fintech), ödeme tercihleri ve açık bankacılığa dair içgörüler sunan araştırma, çevrim içi anket (CAWI) yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Bireysel bankacılık hesabı bulunan ve aktif olarak mobil bankacılık kullanan, 18–55 yaş arası kadın ve erkek katılımcıları kapsayan çalışma; ABC1C2 sosyoekonomik statü ve Türkiye İBBS Düzey 1 bölgesel dağılımı gözetilerek, yaş, cinsiyet, SES ve bölge kotalarıyla Türkiye temsili olacak şekilde tasarlanmıştır. Toplam 1.000 kişinin katıldığı araştırmanın, %95 güven düzeyinde hata payı ±%5’tir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TEB’in Aktifleri 2025 Yılı Sonunda 768 milyar TL’ye Ulaştı Haber

TEB’in Aktifleri 2025 Yılı Sonunda 768 milyar TL’ye Ulaştı

TEB, ülke ekonomisine katkı sağlayarak sürdürülebilir büyümeyi desteklerken, “iyi banka” anlayışıyla toplumda pozitif etki yaratmak için çalışmalarına devam etti. 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla TEB’in aktif toplamı 768 milyar TL olurken, net kârı 14 milyar 61 milyon TL olarak gerçekleşti. TEB’in ekonomiye ve müşterilerine sağladığı desteğin en önemli göstergesi olan kredileri ise toplam aktiflerinin yüzde 58’ini oluşturdu. Her dönem olduğu gibi risk yönetimine ve aktif kalitesine öncelik veren TEB’in toplam kredileri yıl sonunda 445 milyar TL seviyesinde gerçekleşirken, aynı dönemde toplam mevduatı ise 510 milyar TL oldu. 2025 yılında güçlü sermaye yapısıyla birlikte istikrarlı büyümeyi sağlayan ve karlılığını sürdürülebilir bir şekilde devam ettiren TEB’in özkaynakları 58 milyar TL olurken, sermaye yeterlilik rasyosu hedef rasyo olan yüzde 12’nin oldukça üstünde, yüzde 18,82 oranında gerçekleşti. Uluslararası kurumlardan sağladığı kaynaklarla reel sektörü destekleyen TEB, yılın son çeyreğinde yenilediği sendikasyon kredisiyle reel sektörün dış ticaret finansmanına 350 milyon ABD doları tutarında destek sağladı. TEB’in sendikasyon kredisine 500 milyon ABD doları talep gelirken, 14 ülkeden beşi yeni katılımcı olmak üzere toplam 23 bankanın katılımıyla gerçekleşen sendikasyon kredisi ilave kaynak artışıyla yüzde 106 oranında yenilendi. TEB, ilk kez hazırladığı Sürdürülebilir Finansman Çerçeve dokümanı ile çevresel ve sosyal açıdan sürdürülebilir projelerin finansmanını hedefleyen “Sürdürülebilirlik Sendikasyon Kredisi” yapısına geçti. Uluslararası piyasalarda yeşil, sosyal ve sürdürülebilir finansman araçları ihraç etme imkanı sağlayan çerçeve doküman kapsamında, çevresel ve sosyal açıdan sürdürülebilir projelerin finansmanı ve dış ticaretin finansmanı desteklenirken; iklim değişikliğiyle mücadele, temiz enerjiye geçiş, enerji verimliliği, okyanusların korunması, biyolojik çeşitliliğin sürdürülmesi, kapsayıcı ekonomik büyüme ve eğitimde eşitlik gibi alanlarda somut katkılar sağlanması hedefleniyor. TEB, sürdürülebilir ve düşük karbonlu ekonomiye geçişi destekleme hedefi doğrultusunda, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile iş birliğini güçlendirdi. EBRD tarafından yürütülen Yeşil Ekonomi Finansman Programı’nın (GEFF II) bir parçası olarak, aralık ayında 100 milyon Euro tutarında bir kredi sözleşmesi imzalandı ve 50 milyon Euro tutarındaki ilk dilim finansman sağlandı. TEB ile EBRD arasındaki uzun soluklu iş birliğinde ilk yeşil finansman adımı olan bu kredi; kurumsal firmalar, KOBİ’ler ve bireysel müşterilerin sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarının finansmanında kullanılacak. TEB, yıl boyunca müşterilerinin finansal ihtiyaçlarına yönelik ürün ve hizmetler sunmaya devam etti. Mobil bankacılık uygulaması CEPTETEB üzerinden kredi kartı, KMH ve kredi ürünleri yeniden yapılandırılarak kredili ürünlerin yönetimi daha esnek hale getirildi. Geliştirilen dijital platform ödemeleri fonksiyonuyla kullanıcıların anlaşmalı dijital platformlara Visa logolu TEB kartlarına tanımlanmış üyeliklerini görüntüleyerek ödeme talimatlarını kolayca yönetmesine imkân sağlandı. CEPTETEB İŞTE platformunda ticari müşterilere yönelik kredi kartı borç yapılandırma, HGS başvuru, dijital kartlarla üyelik kontrolü, çek karnesi ve ibraz izleme gibi alanlarda yeni geliştirmeler yapıldı. Müşterilerine online İhracat Bedeli Kabul Belgesi (İBKB) sunan ilk bankalardan biri olan TEB, %3 döviz dönüşüm desteği kapsamında teşvikli İBKB hizmetini online kanala taşıdı. Rotatif ve spot kredi kullanım özelliği platforma eklenirken, ticari müşterilere özel kredi ve banka kartı şifre alma özelliği getirildi, teminat mektubu ve çek karnesi başvurusuna erişim sağlandı. TEB, Kadın Bankacılığı ile sürdürülebilir ekonomik büyüme için kadın işletme sahiplerinin ve girişimcilerin iş dünyasındaki varlığını güçlendirmeye yönelik çalışmaya devam etti. Yıl boyunca kadın girişimcilerin finansmana erişimini artırmaya yönelik çalışmalar yapan TEB, kadın KOBİ’lere kullandırılan kredilerde bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla %70 oranında büyüme elde etti. Kadın girişimcilerin yalnızca finansmana değil aynı zamanda bilgiye, pazara ve iş ağlarına erişimini destekleyen TEB, Kadın Bankacılığı çalışmalarıyla kadın girişimcilerin işlerini büyütmelerine, istihdam yaratmalarına ve ekonomiye daha güçlü katılmalarına katkı sunmayı sürdürdü. TEB, toplumun sürdürülebilir kalkınmasına katkıda bulunmak amacıyla finansal okuryazarlığa odaklanan çalışmalarına devam etti. TEB Aile Akademisi ile 2025 yılında 30’dan fazla kurumda 10 binden fazla kişiye finansal okuryazarlık eğitimleri verildi. Sürdürülebilir çevre ve iklim farkındalığı oluşturmak amacıyla tasarlanan iklim okuryazarlığı ve çevre hukuku okuryazarlığı eğitimleri 5 binden fazla kişiye yüz yüze ve dijital olarak sunuldu. TEB Aile Akademisi tarafından finansal okuryazarlık eğitimi verilen birey sayısı yıl sonu itibarıyla 21 milyonu aştı. TEB, finansal okuryazarlık çalışmaları kapsamında her yıl toplumun finansal sağlık durumunu değerlendirmek ve bu alanda katedilen mesafeyi ölçmek için düzenli olarak araştırma yapıyor. TEB, bu yıl Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM) ile hazırladığı araştırmanın sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Türkiye genelinde 12 ilde yaklaşık 2.500 anketle gerçekleştirilen araştırmada hanelerdeki finansal karar alıcıların finansal durumları, finansal karar alma şekilleri ve finansal okuryazarlık seviyeleri değerlendirildi. KOBİ Bankacılığı çalışmalarıyla TEB, çevresel ve sosyal sorumluluk bilinciyle hareket ederek KOBİ'lerin sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasını destekledi. Sürdürülebilirlik finansmanı kapsamında; yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, döngüsel ekonomi, atık yönetimi, elektrikli ulaşım araçları ve karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik yenileme projelerinin finansmanında KOBİ'lere ve belediyelere çözümler sundu. Ayrıca KOBİ’lere yönelik TEB KOBİ Sürdürülebilirlik Finansman Ürünü’nü hayata geçirdi. TEB, Girişim Bankacılığı ile girişimcileri desteklemeyi ve ekosisteme katkı sağlamayı yılın son çeyreğinde de sürdürdü. TİM tarafından düzenlenen Türkiye Innovation Week’in bu yıl da partnerleri arasında yer alan TEB, TİM-TEB Girişim Evi girişimcilerinin stantlarının bulunduğu InnovaZone’da girişimcilerle yatırımcıları bir araya getiren çok sayıda program gerçekleştirdi. Türkiye genelinde faaliyet gösteren TİM-TEB Girişim Evleri’nin Startup to Export programı kapsamında 30 girişimci, uluslararası ağa katılma ve müşteri edinimi konularında desteklendi. İhracatçıları desteklemek amacıyla uygun maliyetli TCMB reeskont kredisi ve Exim kredi kullanımlarının yakından takip edildiği yılın son çeyreğinde TEB’in aracılık ettiği TCMB reeskont kredi kullanımı 11,7 milyar TL’ye ulaştı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.