Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kreş

Kapsül Haber Ajansı - Kreş haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kreş haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

El, Ayak ve Ağız Hastalığı Vakaları Artıyor Haber

El, Ayak ve Ağız Hastalığı Vakaları Artıyor

Son günlerde çocuk sağlığı polikliniklerine yapılan başvurularda El, Ayak ve Ağız Hastalığı (EAAH) vakalarında belirgin bir artış yaşandığını belirten Nev Sağlık Grubu Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Mustafa Konur, hastalığın özellikle 5 yaş altındaki çocuklarda sık görüldüğünü söyledi. Ebeveynlerin paniğe kapılmaması gerektiğini ifade eden Konur, doğru bilgi ve uygun yaklaşımla hastalığın kolaylıkla yönetilebildiğini vurguladı. "Çocukluk çağının sık görülen viral enfeksiyonlarından biri" El, Ayak ve Ağız Hastalığının genellikle Enterovirüs ailesinden, en sık da Coxsackievirus A16'nın neden olduğu viral bir enfeksiyon olduğunu belirten Uzm. Dr. Mustafa Konur, "Her yaş grubunda görülebilmekle birlikte vakaların büyük çoğunluğunu 5 yaşın altındaki çocuklar oluşturuyor. Virüs, özellikle yaz sonu ve sonbahar aylarında salgın yapma eğiliminde olsa da yılın her döneminde karşımıza çıkabiliyor" dedi. “İlk belirti ateş, ardından ağız yaraları ve döküntüler geliyor” Hastalığın başlangıçta hafif bir soğuk algınlığı gibi seyrettiğini söyleyen Konur, birkaç gün içerisinde karakteristik belirtilerin ortaya çıktığını belirterek şu bilgileri paylaştı: "Genellikle ilk olarak ateş, halsizlik, huzursuzluk ve iştahsızlık görülür. Ardından ağız içinde, dilde, diş etlerinde ve yanak içlerinde ağrılı kırmızı lezyonlar oluşur. Bu yaralar çocukların yutkunmasını zorlaştırdığı için beslenme ve sıvı alımını ciddi şekilde etkileyebilir." Konur, ateşin başlamasından bir ya da iki gün sonra ise avuç içlerinde, ayak tabanlarında, bazen de kalça ve diz bölgelerinde kırmızı, içi sıvı dolu küçük kabarcıklar şeklinde döküntüler görüldüğünü belirterek, "Bu döküntüler genellikle kaşıntı yapmaz ancak ağrılı olabilir" ifadelerini kullandı. “Toplu yaşam alanlarında hızla yayılıyor” El, Ayak ve Ağız Hastalığının oldukça bulaşıcı olduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Mustafa Konur, özellikle kreşler, anaokulları ve oyun alanlarının virüsün yayılması açısından risk oluşturduğunu söyledi. Konur, hastalığın; enfekte kişinin tükürük, balgam ve burun akıntısı yoluyla, kabarcıklardaki sıvıya doğrudan temas edilmesiyle, dışkı yoluyla özellikle bez değişimi sonrası yetersiz el hijyeni nedeniyle ve virüs bulaşmış oyuncak, kapı kolu gibi yüzeylere temas edilmesi sonucu bulaşabildiğini ifade etti. "Antibiyotiklerin hiçbir faydası yok" Hastalığın viral kaynaklı olması nedeniyle antibiyotiklerin etkisiz olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Mustafa Konur, "El, Ayak ve Ağız Hastalığının spesifik bir ilacı ya da aşısı bulunmuyor. Tedavide amaç çocuğun şikâyetlerini hafifletmek ve konforunu sağlamaktır" dedi. “Sıvı tüketimi hayati önem taşıyor” Ağız içindeki yaralar nedeniyle çocukların su içmek istemeyebileceğini belirten Konur, bunun vücudun susuz kalmasına neden olabileceğini söyledi. "Bu nedenle bol sıvı tüketimi sağlanmalı, yoğurt, soğuk çorba ve püre gibi ılık ya da soğuk gıdalar tercih edilmelidir. Asitli, acı ve baharatlı yiyeceklerden ise kesinlikle kaçınılmalıdır." diyen Konur, hekim önerisiyle çocuklara uygun ateş düşürücü ve ağrı kesicilerin kullanılabileceğini, ağız içi yaralar için ise ağrı hafifletici sprey veya jellerin reçete edilebildiğini kaydetti. “İyileşene kadar okula gönderilmemeli” Hastalık belirtileri tamamen düzelene kadar çocukların kreş ya da okula gönderilmemesi gerektiğini ifade eden Uzm. Dr. Mustafa Konur, "Evde istirahat edilmesi hem çocuğun iyileşmesini hızlandırır hem de salgının yayılmasını önler. Hastalık çoğu zaman 7 ila 10 gün içerisinde kendiliğinden iyileşmektedir" dedi. “En etkili korunma yöntemi hijyen” Hastalığa karşı en güçlü korunma yönteminin hijyen kurallarına uymak olduğunu belirten Konur, ebeveynlere şu tavsiyelerde bulundu: "Eller en az 20 saniye boyunca sabun ve suyla sık sık yıkanmalıdır. Ortak kullanılan oyuncaklar ve yüzeyler düzenli olarak dezenfekte edilmeli, hasta kişilerle öpüşme, sarılma ve ortak eşya kullanımı gibi yakın temaslardan kaçınılmalıdır." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Miniklerin Mezuniyet Sevinci Haber

Miniklerin Mezuniyet Sevinci

Nilüfer Belediyesi’ne bağlı Burak Berk, Çamlıca, Kerem Özdilek ve Ferhat Bakgör Kreş ve Gündüz Bakımevleri’nde eğitim alan minik öğrenciler için Nâzım Hikmet Kültürevi’nde mezuniyet töreni düzenlendi. Velilerin yoğun ilgi gösterdiği törende çocuklar, yıl boyunca edindikleri becerileri sahneye taşıdı. Öğrenciler programda ritim beden perküsyon, halk dansları ve İngilizce şarkılardan oluşan renkli bir gösteri sundu. Küçük yaşlarına rağmen sergiledikleri dikkat çekici performansla izleyicilerden tam not alan çocukların heyecanına aileleri de alkışlarıyla ortak oldu. Etkinlikte velilere, çocukların eğitim dönemini içeren video da gösterildi. Törende konuşan Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman, çocukları hayata bilgiyle donanmış bir şekilde uğurlamanın huzurunu yaşadıklarını söyledi. Eğitimin önemine ve Cumhuriyet değerlerine vurgu yapan Erman, “Biz Cumhuriyet kadınlarıyız, Cumhuriyet anneleriyiz. Ben bütün kadın arkadaşlarıma, bütün annelere güveniyorum. Bu çocukların yarınlarını daha sağlam kuracağız” diye konuştu. Konuşmanın ardından mezun olan öğrenciler, öğretmenlerinin elinden başarı belgelerini aldılar. Törenin sonunda hep birlikte keplerini havaya fırlatan minikler, okul öncesi eğitimlerini tamamlamanın ve başlayacakları ilkokul hayatı için heyecan ve mutluluk yaşadılar. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Konya’ya 11 Milyar TL’lik Yatırım Haber

Konya’ya 11 Milyar TL’lik Yatırım

Konya, sanayi yatırımlarının Anadolu’ya yöneldiği yeni üretim dengesinde giderek daha stratejik bir konuma yerleşirken, şehirde nitelikli yaşam alanlarına olan ihtiyaç da aynı hızla artıyor Aydın Yatırım Grup’un bu dönüşümü öngörerek geliştirdiği Prive Inventum, yalnızca bir konut projesi değil; yeni bir yaşam kurgusunu merkeze alan bütüncül bir deneyim alanı sunuyor. Toplam 200.000 m² arsa alanı üzerinde geliştirilen proje, 350.000 m² inşaat alanıyla Konya’nın en kapsamlı yaşam projeleri arasında yer alıyor. 634 konut ve 12.000 m² ticari alanı ile farklı yaşam ihtiyaçlarını tek bir çatı altında buluşturuyor. Proje bünyesinde yer alan 150 odalı otel, sunduğu hizmetlerle projeye premium bir yaşam katmanı eklerken, konut sahiplerine otel konforunu gündelik hayatın doğal bir parçası haline getiriyor. Şehir İçinde Geniş Bir Yaşam Alanı Projenin en dikkat çekici unsurlarından biri yüksek sosyal alan oranı. Toplam 140.000 m² peyzaj alanı, şehir içinde geniş ve nefes alan bir yaşam dokusu sunarken, doğayla kurulan ilişkiyi gündelik hayatın bir parçası haline getiriyor. Konya’ya 11 Milyar TL’lik Yatırım Toplam 11 milyar TL yatırım bedeliyle hayata geçirilen proje, Aydın Yatırım Grup’un güçlü finansal yapısı doğrultusunda, finansmanı büyük ölçüde öz kaynaklarla desteklenen sürdürülebilir bir yatırım modeliyle ilerliyor. Konya’da son yıllarda hayata geçirilen en büyük ölçekli yaşam projeleri arasında yer alan Prive Inventum’un, yalnızca gayrimenkul alanında değil; istihdam, ticaret ve bölgesel ekonomik hareketlilik açısından da önemli bir değer yaratması hedefleniyor. 40 ayda tamamlanması planlanan proje, şehrin gelişen yaşam ve yatırım dinamiklerine uzun vadeli katkı sunmayı amaçlıyor. Deneyim Odaklı Yaşam Prive Inventum, resort city yaklaşımıyla yalnızca fiziksel alanlar sunmakla kalmayıp; otel hizmetleri, sosyal alanlar ve deneyim odaklı yaşam kurgusuyla Konya’da yeni bir yaşam standardı tanımlıyor. Proje bünyesinde yer alan otel yapısı, yalnızca misafir ağırlayan bir fonksiyon olarak kalmıyor; daire sakinleri concierge, housekeeping, gastronomi, spa ve wellness gibi hizmetlerden günlük yaşamın doğal bir parçası olarak yararlanabiliyor. Projenin yaşam kurgusunun önemli katmanlarından birini oluşturan Prive Club sistemi ise, klasik konut anlayışını daha esnek bir üyelik modeliyle yeniden yorumluyor. Lounge alanları, özel organizasyon alanları, camping alanı, tenis kulübü, kreş, Pet Suite ve farklı sosyal kullanım alanları gibi birçok deneyim odaklı imkân, bu yapı altında sakinlerle buluşuyor. Temel yaşam hizmetleri sabit bir yapı içinde sunulurken, sosyal alanların ve ek hizmetlerin önemli bir bölümü isteğe bağlı üyelik ve kullanım modeliyle çalışıyor. Böylece tüm sakinlerin aynı aidat yükünü üstlenmesi yerine, herkes kendi yaşam alışkanlıklarına göre sosyal imkânlardan faydalanabiliyor. Bu yaklaşım, projeye hem daha esnek hem de daha sürdürülebilir bir yaşam modeli kazandırırken; yüksek sosyal imkân standardını daha erişilebilir aidat yapısıyla bir araya getiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İZGİM Çocuk Kütüphanesi Kütüphane Haftası’nda Öğrencileri Ağırladı Haber

İZGİM Çocuk Kütüphanesi Kütüphane Haftası’nda Öğrencileri Ağırladı

İzmit Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Kadın Girişimciler Merkezi (İZGİM), Kütüphane Haftası kapsamında düzenlediği etkinliklerle farklı okullardan öğrencileri ağırladı. KEYİFLİ VE VERİMLİ VAKİT GEÇİRDİLER Etkinlik kapsamında Özel Ufuk Anaokulu, Dört Mevsim Kreş ve Gündüz Bakımevi ile Şirin Sulhiye İlkokulu öğrencileri İZGİM’de misafir edildi. Hafta boyunca gerçekleştirilen programlarda öğrenciler, hafta içi 08.30–17.30, hafta sonu ise 11.00–16.00 saatleri arasında hizmet veren İZGİM Çocuk Kütüphanesi’nde kitaplarla buluşarak keyifli ve verimli vakit geçirdi. GERİ DÖNÜŞÜM ÜZERİNE SOHBET YAPILDI Ziyaret süresince öğrencilere kütüphane kullanımı hakkında bilgilendirme yapılırken, kitap okuma alışkanlığının önemi anlatıldı. Ayrıca çocuklarda çevre bilinci oluşturmak amacıyla geri dönüşümün önemi üzerine sohbet gerçekleştirildi. FATMA BAŞKAN’A TEŞEKKÜR ETTİLER Program çerçevesinde öğrenciler, İZGİM bünyesinde Türk el sanatları alanında üretim yapan girişimci kadınların atölyelerini de gezdi. Atölyelerde yürütülen çalışmalar ve üretilen ürünler hakkında bilgi alan öğrenciler, Tokat baskı atölyesinde düzenlenen etkinliğe katılarak farklı bir deneyim yaşadı. Ziyaretin sonunda İZGİM Masal Oyun Odası’nda eğlenceli vakit geçiren öğrenciler ve öğretmenler, İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet ile emeği geçen belediye personeline teşekkür etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Başkan Çavuşoğlu: Betona değil, üretene yatırım yapıyoruz Haber

Başkan Çavuşoğlu: Betona değil, üretene yatırım yapıyoruz

Güney ilçe merkezinde düzenlenen programa Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, CHP Denizli İl Başkanı Ali Osman Horzum, Güney Belediye Başkanı Mehmet Ali Eraydın, DBB Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Yücel Arazsu, üreticiler ve çok sayıda vatandaş katıldı. “Üreten baş tacı olacak dedik” Programda konuşan Başkan Bülent Nuri Çavuşoğlu, tarımın ve üreticinin stratejik önemine dikkat çekerek, yerel yönetim anlayışlarının merkezine üretimi koyduklarını ifade etti. “Tohumla toprağı buluşturanı baş tacı edemezsek şehirde yiyecek ekmek bulamayız” diyen Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, kırsalda üretimin devamlılığının kent yaşamının sürdürülebilirliği açısından hayati olduğunu vurguladı. Göreve geldikleri günden bu yana “betona değil, üretene yatırım” anlayışıyla hareket ettiklerini belirten Başkan Çavuşoğlu, artan girdi maliyetleri ve düşen alım gücü karşısında üreticinin yalnız bırakılmayacağını söyledi. “Bu kaynaklar sizlerin emeğidir” Desteklerin hiçbir siyasi ayrım gözetmeden, belirlenen kriterler çerçevesinde dağıtıldığını ifade eden Başkan Bülent Nuri Çavuşoğlu, “Bir terazi açtık. Şartlarımızı belirledik. Kim bu şartları taşıyorsa yanında olduk. Hiç kimseyi siyasi görüşüne göre ayırmadık” dedi. Kaynakların emanet bilinciyle yönetildiğini dile getiren Başkan Çavuşoğlu, yapılan yardımların vatandaşın vergisinden karşılandığını belirterek, “Bu kaynaklar sizlerin emeğidir. Bizler sadece emanetçisiyiz” ifadelerini kullandı. Başkan Çavuşoğlu ayrıca Güney’de kreş, sosyal tesis ve çok amaçlı kullanım alanlarını içeren yeni bir yatırımın temelinin bu yıl içinde atılacağını açıkladı. “Üreten çiftçi rekabet edemiyor” CHP Denizli İl Başkanı Ali Osman Horzum ise konuşmasında artan mazot ve gübre fiyatlarına dikkat çekerek, üreticinin ciddi bir maliyet baskısı altında olduğunu söyledi. Geçmişte bir kilogram buğdayla bir litre mazot alınabildiğini hatırlatan Horzum, bugün aynı mazotu alabilmek için yaklaşık beş kilogram buğday verilmesi gerektiğini ifade etti. Komşu ülkelerde mazot ve gübre fiyatlarının daha düşük olduğuna dikkat çeken Horzum, bu şartlarda Türk çiftçisinin rekabet gücünün zayıfladığını belirtti. Horzum, CHP’li yerel yönetimlerin üreticiye yönelik desteklerinin süreceğini vurguladı. “Güney küçük arazilerde büyük emek veriyor” Güney Belediye Başkanı Mehmet Ali Eraydın ise ilçede geniş tarım arazileri yerine daha küçük ve emek yoğun üretim alanlarının bulunduğunu belirterek, üzüm, kekik ve tütün üretiminin bölge için büyük önem taşıdığını ifade etti. Yapılan gübre desteğinin ilçede ciddi bir karşılık bulduğunu söyleyen Güney Belediye Başkanı Eraydın, önümüzdeki aylarda kreş, etüt merkezi ve konferans salonu projelerinin temelinin atılacağını açıkladı. Tüm desteklerin vatandaşın vergileriyle sağlandığını vurgulayan Eraydın, üreticinin emeğinin karşılığını alabilmesi için dayanışmanın büyütülmesi gerektiğini dile getirdi. 2026’da da destekler sürecek DBB Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Yücel Arazsu ise tarımsal desteklerin sistematik ve planlı biçimde sürdürüldüğünü belirtti. 2024 yılından bu yana düzenli hale getirilen tarımsal destek programlarının 2026 yılında da kararlılıkla devam edeceğini ifade eden Arazsu, yalnızca bu yıl il genelinde 9 bin 847 üreticiye toplam 2 milyon 46 bin kilogram gübre desteği sağlandığını açıkladı. Konuşmaların ardından Başkan Çavuşoğlu ve protokol üyeleri tarafından Güney ilçesindeki 798 üreticiye toplam 3 bin 640 çuval kompoze gübre desteği verildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Konyaaltı’nın Minikleri Sanatla Büyüyor Haber

Konyaaltı’nın Minikleri Sanatla Büyüyor

Konyaaltı Belediyesi, Kreş ve Gündüz Bakımevleri’nde eğitim alan minikler için ‘Bir Yaz Günü Şarkısı’ isimli tiyatro oyunu etkinliği düzenledi. Çocukların kültür ve sanatla erken yaşta buluşmasını amaçlayan etkinlik, Nazım Hikmet Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Minik izleyiciler, sahnelenen oyunla hem keyifli vakit geçirdi hem de eğitici bir deneyim yaşadı BİR YAZ GÜNÜ ŞARKISI Konyaaltı Belediyesi’nin çocuklara yönelik kültür ve sanat etkinlikleri kapsamında sahnelenen ‘Bir Yaz Günü Şarkısı’ isimli tiyatro oyunu, renkli görüntülere sahne oldu. Salonu dolduran çocuklar, oyun boyunca büyük bir ilgi ve heyecanla gösteriyi takip ederken, eğlenceli anlar yaşadı. Etkinlik, çocukların sanatsal faaliyetlerle bağ kurmasına olanak sağlarken, aynı zamanda sosyal ve duygusal gelişimlerine katkı sunmayı hedefledi. Etkinliğin sonunda çocuklar çok mutlu olurken, veliler bu tür kültür ve sanat etkinliklerinin çocukların gelişimi açısından son derece değerli olduğunu dile getirerek Konyaaltı Belediyesi’ne teşekkür etti. “ÇOCUKLARIMIZ BİZİM GELECEĞİMİZ” Çocukların kültür ve sanatla iç içe büyümesinin önemine vurgu yapan Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan, “Çocuklarımızın erken yaşta sanatla buluşmasını çok kıymetli buluyoruz. Sanat, çocukların hayal gücünü geliştiren, özgüvenlerini artıran ve dünyayı farklı bir gözle görmelerini sağlayan güçlü bir araçtır. Onların yüzündeki tebessüm ve heyecan, bu tür etkinliklerin ne kadar doğru ve gerekli olduğunu gösteriyor. Çocuklarımız bizim geleceğimiz. Konyaaltı Belediyesi olarak onların eğitimine, gelişimine ve mutluluğuna katkı sunmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Çocuk Sağlığında Doğru Bilinen Yanlışlar Haber

Çocuk Sağlığında Doğru Bilinen Yanlışlar

Nev Sağlık Grubu Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Aysun Hacer Sarıtaş, çocuk sağlığında sık yapılan hatalara ve doğru bilinen yanlışlara dikkat çekerek ailelere önemli uyarılarda bulundu. “Yanlış Bilgiler Çocuk Sağlığını Tehdit Ediyor” Bağışıklık sisteminin vücudun mikroplara karşı savunma sistemi olduğunu belirten Sarıtaş, bebeklerin bu sistemi tam olgunlaşmış şekilde doğmadığını, ilk aylarda anneden geçen koruyucu antikorlarla korunduklarını ifade etti. Kendi bağışıklık sistemlerinin ise özellikle ilk iki üç yıl içinde mikroplarla karşılaştıkça öğrenerek ve güçlenerek geliştiğini vurgulayan Sarıtaş, bir çocuğun hastalanmasının çoğu zaman bağışıklık sisteminin çalıştığını gösterdiğini söyledi. “Sık Hastalanan Çocukların Bağışıklığı Zayıf mı?” Özellikle kreş ve okul çağındaki çocukların yılda altı ile sekiz kez üst solunum yolu enfeksiyonu geçirmesinin normal kabul edildiğini belirten Sarıtaş, bunun bağışıklığın zayıf olduğu anlamına gelmediğini ifade etti. Ancak hastalıkların çok ağır seyretmesi, çok uzun sürmesi ya da çocuğun kilo alımı ve gelişiminin etkilenmesi durumunda mutlaka değerlendirme yapılması gerektiğinin altını çizdi. “Vitamin ve Takviyeler Her Çocuk İçin Gerekli mi?” Vitamin ve takviyeler konusunda da aileleri uyaran Sarıtaş, sağlıklı ve dengeli beslenen bir çocuk için rutin vitamin takviyesinin genellikle gerekli olmadığını söyledi. En sık gerçekten gerekli olan takviyenin D vitamini olduğunu belirten Sarıtaş, gelişigüzel kullanılan vitaminlerin bağışıklığı güçlendirmediğini, aksine bazen vücuda zarar verebildiğini ve takviye kararının mutlaka hekim tarafından verilmesi gerektiğini vurguladı. “Bağışıklığı Zayıflatan Anne Baba Hataları” Anne babaların en sık yaptığı bağışıklık hatalarına da değinen Sarıtaş, her hastalıkta antibiyotik istemenin, ateşi tek başına hastalık sanmanın, çocuğu aşırı steril bir ortamda büyütmenin, gereksiz vitamin ve şuruplar kullanmanın ve çocuğu hastalanmasın diye sosyal hayattan uzak tutmanın en sık yapılan hatalar arasında yer aldığını belirtti. “Bağışıklık sistemi fanusta değil, hayatın içinde güçlenir,” dedi. “Hangi Ateş Değerleri Dikkate Alınmalı?” Ateşin vücudun mikroplarla savaşırken verdiği doğal bir tepki olduğunu ifade eden Sarıtaş, her ateşi mutlaka düşürmek zorunda olmadığımızı söyledi. Çocuk oyun oynuyorsa, sıvı alabiliyorsa ve genel durumu iyiyse sadece ateşe değil çocuğun kendisine bakmak gerektiğini, ancak çocuk huzursuzsa ve ağrısı varsa ateş düşürücü verilebileceğini belirtti. Ateşin kaç derece olmasının tehlikeli olduğu sorusuna da değinen Sarıtaş, genel olarak otuz sekiz, otuz sekiz buçuk derecenin üzerindeki ateşin önemli olduğunu ancak tehlikeyi belirleyen tek şeyin rakam olmadığını vurguladı. Çocuğun yaşı ve genel durumunun çok daha önemli olduğunu söyleyen Sarıtaş, özellikle üç ay altı bebeklerde her ateşin mutlaka ciddiye alınması gerektiğini ifade etti. “Evde, Ateşe Doğru Müdahale Nasıl Olmalı?” Evde, ateşe ilk müdahalenin nasıl olması gerektiğini anlatan Sarıtaş, önce çocuğun genel durumuna bakılması gerektiğini, üzerindeki kalın giysilerin çıkarılmasını, ortamın çok sıcak tutulmamasını ve ılık sıvılar verilmesini önerdi. Gerekirse uygun dozda ateş düşürücü kullanılabileceğini belirten Sarıtaş; sirke, alkol ve buzlu duş gibi uygulamaların kesinlikle önerilmediğini söyledi. “Ateşli Havale Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar” Ateşli havalenin altı ay ile beş yaş arasında görülebilen bir durum olduğunu ifade eden Sarıtaş, genellikle ailede anne ya da babada çocuklukta ateşli nöbet öyküsü bulunduğunu ve genetik geçişli olduğunun düşünüldüğünü aktardı. Çoğu zaman kalıcı hasar bırakmadığını, özellikle kısa süreli ve tekrarlamayan nöbetlerin hasar bırakmadığını ve epilepsi anlamına gelmediğini vurguladı. Altta yatan demir eksikliği ve vitamin eksiklikleri gibi sebepler olabileceğini belirten Sarıtaş, bu durumun mutlaka bir hekim tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. “Ateşli Havale Anında Aileler Ne Yapmalı?” Evde tek başınayken ateşli havale durumu oluşursa ailelere önerilerde bulunan Sarıtaş, çocuğun yan çevrilmesini, ağzında görülen ve aspire etme riski olan bir şey varsa alınmasını ancak ağzı ve çeneyi açmaya çalışılmamasını, rahat soluk alabilecek şekilde boynuna pozisyon verilerek beklenmesini önerdi. Genelde nöbetlerin kısa sürdüğünü ve kendiliğinden sonlandığını, ancak üç beş dakikadan uzun süren nöbetlerde kendiliğinden durmanın zorlaştığını ve bu nedenle yardım çağrılması gerektiğini belirtti. “Hangi Durumlarda Acil Servise Başvurulmalı?” Acil servise ne zaman başvurulması gerektiğini de açıklayan Sarıtaş, üç ay altı bebekte ateş varsa, çocuk havale geçiriyorsa, nefes almakta zorlanıyorsa, morarma, bilinç değişikliği, sürekli kusma ya da sıvı alamama varsa beklemeden acile başvurulması gerektiğini söyledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Denizli Büyükşehir’den ‘Erişilebilir Denizlim’ Projesi Haber

Denizli Büyükşehir’den ‘Erişilebilir Denizlim’ Projesi

Törene, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, Başkan Vekili Ali Marım, ilçe belediye başkanları, CHP Denizli İl Başkanı Ali Osman Horzum, meclis üyeleri, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Bülent Bozbaş, DESKİ Genel Müdürü Egemen Emre Beşli, Büyükşehir Belediyesi bürokratları, davetliler ve çok sayıda vatandaş katıldı. “2026 temellerin atıldığı yıl olacak” Törende konuşan Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, 2026 yılının şehir için bir yatırım seferberliğine dönüşeceğini müjdeleyerek, 6 ay içerisinde 8 büyük projenin temelini atacaklarını duyurdu. Başkan Çavuşoğlu, “2026 yılını Denizli için yatırımlar ve temeller yılı olarak ilan ediyoruz. Bugün de bu temellerimizden ilkiyle başlıyoruz. Yeni tesisimiz tüm hemşehrilerimize hayırlı uğurlu olsun” ifadelerini kullandı. “Farklılıklarımızı zenginlik olarak görüyoruz” Sosyal belediyecilik anlayışıyla, şehrin her kesimine eşit mesafede hizmet götürüldüğünü belirten Başkan Çavuşoğlu, “Bizim şiarımız; kimsenin kendisini kimsesiz hissetmediği, farklılıklarımızı zenginlik kabul eden bir Denizli inşa etmektir. Tarımıyla, turizmiyle ve sanatıyla ayağa kalkmış bir şehir hedefiyle; emeklimizin, çiftçimizin, asgari ücretli kardeşimizin ve gençlerimizin yüzünün güldüğü bir gelecek için çalışıyoruz. Sadece belirli bir kesime değil, tüm hemşehrilerimize eşit mesafede yaklaşarak şehrin her köşesine hizmet götürüyoruz. Suda tasarrufu ve çevreyi korumayı bir yaşam felsefesi haline getirirken, sosyal belediyecilik anlayışımızla kadınlarımızın ve çocuklarımızın yaşamın tam kalbinde yer almasını sağlıyoruz” diye konuştu. “Denizli halkına hizmet için buradayız” Atıl tesislerin ekonomiye kazandırıldığını ve tasarrufun bir yaşam felsefesi haline getirildiğini belirten Başkan Çavuşoğlu, “Biz diyerek çıktığımız bu yolculukta, şehrimizin kaynaklarını en doğru şekilde kullanarak hizmet çıtasını her gün daha yukarı taşıyoruz. Bizler şehrin hiçbir köşesini o belediyeye ait, bu belediyeye ait diye ayırmadan hizmetlerimizi sürdürüyoruz. Birçok atıl bulunan tesisimiz, biz göreve başladıktan sonra artık kullanılabilir tesis haline getirilmektedir. Göreve geldiğimizde sıfır olan kreş sayımızı bugün 5’e çıkardık, 2026 sonuna kadar bu sayıyı 8’e ulaştıracağız. Bu şehrin kaynaklarını, tek bir kuruşunu heba etmeden yine bu şehrin insanlarına harcamak, Denizli halkına hizmetkar olmak bizim boynumuzun borcudur” dedi. Tesis bölgeye değer katacak Konuşmaların ardından tesisin temeli, Başkan Çavuşoğlu ve protokol üyeleri tarafından atıldı. Toplam 292 metrekarelik alanıyla bölge halkına modern bir sosyal yaşam alanı sunacak olan Yunus Emre Koruluk Sosyal Tesisi’nde, 250 metrekarelik kapalı kafe alanı, 42 metrekarelik kiosk bölümü, bay, bayan ve engelli tuvaletleri, soğuk depo ve mutfak yer alacak. Ortası avlulu U formlu mimarisiyle doğayla uyumlu şekilde tasarlanan yapı, silikon cam doğramaları, mekanik tuğla kaplaması ve kenet çatısıyla estetik bir görünüme sahip olacak. Kaldırıma yakın konumlanan kiosk alanı ise üç cephesi açık yapısıyla hizmet verecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.