Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kripto Para

Kapsül Haber Ajansı - Kripto Para haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kripto Para haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Siber Suçlular Yaz Sezonunu Açtı Haber

Siber Suçlular Yaz Sezonunu Açtı

Siber güvenlikte küresel bir lider olan ESET internette karşılaşabileceğiniz dolandırıcılıklara yönelik uyarılarını paylaştı. Sahte ücretsiz seyahatlerden sahte kiralık evlere kadar hem seyahatlerinizden önce hem de seyahatleriniz sırasında karşılaşabileceğiniz bazı tehditleri ve bu tehditlere karşı hangi önlemleri alabileceğinizi sıraladı. En yaygın dolandırıcılık türleri İndirimli biletler veya tatiller. Siber suçlular bazen tatiller, uçuşlar, oteller ve diğer paketler için çok indirimli fırsatlar sunarlar. Bu durumda, biletler yasal olabilir ancak indirimli olmalarının nedeni çalıntı kartlarla veya ele geçirilmiş sadakat hesaplarıyla satın alınmış olmalarıdır. Sosyal medya, spam e-postalar ve hatta robot telefon aramaları aracılığıyla reklamları yapılabilir. Sahte kiralık evler. İnternet üzerinden kiralanan yazlık evlerin ticareti giderek artıyor. Dolandırıcılar genellikle yasal kiralama veya ilan sitelerine kendi ilanlarını eklerler. Bu mülkler ya mevcut değil veya kiralık değil ya da siz gittiğinizde iki defa kiralanmış olacaktır. Kiralık evinizi sahte ilanlara karşı koruma sağlayan özel saygın siteler üzerinden rezerve edin. Klon siteleri. Kimlik avı e-postaları, metinleri ve aramaları veya çevrimiçi reklamlar da kurbanları, yasal olanları taklit etmek için tasarlanmış sahte havayolu, tatil veya karşılaştırma sitelerini ziyaret etmeye yönlendirebilir. Mağdurlara sahte onay e-postaları veya rezervasyon referansları gönderilir. Birçoğu dolandırıldıklarını ancak check-in masasına geldiklerinde fark eder. Ücretsiz tatiller. Mağdurlarla, hiç katılmadıkları bir çekiliş aracılığıyla tatil kazandıklarını iddia eden istenmeyen e-postalar, aramalar veya mesajlar yoluyla iletişime geçilir. Eğer cevap verirlerse dolandırıcılar 'ücretsiz' tatillerine hak kazanmak için tatil ücretinin bir kısmını ödemelerini isterler. Uluslararası seyahat belgeleri konusunda 'yardım'. Bazı siteler, mağdurların seyahat vizesi, pasaport, uluslararası sürüş izni veya diğer belgeleri kolayca çıkartmalarına yardımcı olduklarını iddia ederler. Ancak genellikle ücretsiz olan bu hizmetler için son derece yüksek ücretler talep ederler. Ortaya çıkan belgenin sahte olma ihtimali çok yüksektir. Charter uçuş dolandırıcılığı. Dolandırıcılar ayrıca kurbanları cezbetmek için genellikle konaklama ile birlikte verilen özel uçak kiralama paketlerini de kullanırlar. Yine parayı alıp ortadan kaybolacaklar ve sizi ortada bırakacaklar. Wi-Fi tehditleri. Bir kere yola çıktınız mı risklerin sonu gelmez. Yoldayken havaalanında, kafede veya başka bir kamusal alandaysanız ücretsiz halka açık Wi-Fi kullanarak banka veya diğer hesaplarınıza giriş yapmayın. En azından bağlantınızı şifreleyen ve sizi kişisel verilerinizi çalmak isteyebilecek kişilerden koruyan saygın bir sanal özel ağ (VPN) hizmeti kullanın. Ücretsiz Wi-Fi'dan kaçınmanız gerekir çünkü belki de farkında olmadan parolalarınızı ve kişisel, finansal verilerinizi çalmak için web oturumunuzu dinlemek isteyen siber suçlular tarafından kurulmuş sahte bir erişim noktasına bağlanıyor olabilirsiniz. Wi-Fi noktası gerçek olsa bile bilgisayar korsanları çevrimiçi etkinliğinizi gözetlemek için aynı ağda gizleniyor olabilir. Tatil dolandırıcılıklarından korunmanın 8 yolu Araştırmadan asla rezervasyon yapmayın. Otel, acente ve kiralama siteleriyle ilgili yorumları kontrol edin. Firma ismini aratın, dolandırıcılık şikâyeti olup olmadığına bakın.İstenmeyen mesajlara yanıt vermeyin. E-posta, SMS ya da reklamlardaki bağlantılara tıklamayın. Firma ile resmî web sitesinden iletişime geçin.Şüpheli ödeme yöntemlerinden uzak durun. Kripto para, havale, hediye kartı ya da para transfer uygulamaları ile ödeme yapmayın. Bu yollarla yapılan ödemelerde paranızın izini sürmek imkânsızdır.Site URL’sini kontrol edin. Yazım hatası, eksik harf ya da garip alan adları, sahte site işareti olabilir.Güvence sertifikalarını kontrol edin. Uçuş rezervasyonlarında ATOL gibi resmi sigorta sistemleriyle korunan şirketleri tercih edin.Çok iyi fiyatlar genelde gerçek değildir. Piyasa ortalamasının çok altındaki fırsatlar genellikle dolandırıcılıktır. “Gerçek olamayacak kadar iyi” tekliflerden uzak durun.VPN kullanın, halka açık Wi-Fi’dan kaçının. Halka açık internet bağlantıları üzerinden banka hesabınıza girmeyin. Mutlaka güvenilir bir VPN hizmetiyle bağlanın.Halka Açık USB Şarj Cihazlarını Kullanmayın. Juice jacking'e karşı kişisel şarj adaptörünüzü taşıyın. Tanımadığınız kablolarla telefonunuzu şarj etmeyin. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nvidia Hissesi Artık 7/24 Alınabiliyor Haber

Nvidia Hissesi Artık 7/24 Alınabiliyor

7 Temmuz 2026 itibari ile 100 milyon kullanıcı barajını aştığını duyuran Bitget Wallet, kripto para yatırımlarının ötesine geçerek RWA tabanlı finansal araçları da içeren “on-chain günlük finans” yaklaşımını benimsiyor. Bugün öncü rolüyle Bitget Wallet, 130’dan fazla blok zinciri desteği, bir milyondan fazla token ve küresel kripto ödemeleri ile geniş kapsamlı bir Web3 ekosistemini tek bir uygulamada buluşturuyor. Bitget Wallet, şimdi RWA’larla kullanıcılar için yeni finansal bir katman sunuyor. RWA’lar ile Gelen Yeni Finansal Katman Bitget Wallet’ın son dönemde öne çıkan hamlelerinden biri, tokenize edilmiş gerçek dünya varlıklarının (RWA) doğrudan cüzdan üzerinden işlem görebilmesi oldu. Platform, tokenize edilmiş hisse senetleri, ETF’ler, emtialar ve endeksleri kapsayan geniş bir ürün yelpazesini kullanıcılarına sunuyor. Yeni başlatılan RWA işlem portalı ile birlikte kullanıcılar, Ethereum, Solana ve BNB Chain ağları üzerinden 450’den fazla tokenize varlığa erişim sağlayabiliyor. Bu varlıklar arasında Nvidia, Apple, Tesla gibi ABD teknoloji hisseleri, küresel altın, petrol gibi emtialar, ETF’ler, S&P500 gibi finansal endeksler yer alıyor. Kullanıcılar bu RWA ürünlere Ondo, xStocks ve Robinhood gibi sektör oyuncularıyla kurulan ortaklıklar aracılığıyla ulaşabiliyor. Bu yapıyla tokenize varlıkların arkasındaki likidite ve güvenilirlik katmanının güçlendirilmesi hedefleniyor. 7/24 Hisse Senedi İşlemleri Dönemi RWA entegrasyonu ile birlikte gelen en dikkat çekici değişimlerden biri de işlem saatleri. Geleneksel finans piyasalarının aksine, onchain altyapı sayesinde tokenize edilmiş varlıklar hafta sonları dahil 7/24 işlem görebiliyor. Bu model, yatırımcıların piyasa saatlerine bağlı kalmadan işlem yapabilmesine olanak tanırken, fırsatlara anlık erişim imkânı sunuyor. Ayrıca platform, teknik altyapı tarafında RFQ (Request for Quote) modelinden çift yönlü RFQ ve AMM (Automated Market Maker) sistemine geçiş yapıldığını belirtiyor. Bu geçişle birlikte: Daha hızlı emir gerçekleşmesi (saniyenin altında) Daha düşük slippage %20’ye varan gas optimizasyonu gibi iyileştirmeler hedefleniyor. Düşük Giriş Bariyeri ve Parçalı Yatırım Bitget Wallet üzerindeki RWA işlem altyapısı, düşük giriş bariyeri ile dikkat çekiyor. Kullanıcılar 1 dolar gibi düşük bir tutarla işlem yapmaya başlayabiliyor. Bu durum, özellikle parçalı hisse yatırımı (fractional shares) sayesinde kullanıcıların yüksek fiyatlı varlıklara küçük miktarlarla erişmesini mümkün kılıyor. Onchain Finans: Trade, Ödeme ve RWA Entegrasyonu Bitget Wallet’ın sunduğu model, yalnızca kripto alım-satım ile sınırlı değil. Platform, trade, ödeme ve kazanç ürünlerini tek çatı altında birleştiriyor. Kullanıcılar: 100’den fazla DEX üzerinden işlem yapabiliyor 900’den fazla perpetual işlem çiftine erişebiliyor Stablecoin ile küresel ödeme ve transfer gerçekleştirebiliyor ABD dolarına sabitlenmiş stablecoinlerden yıllık %3-10 oranında istikrarlı getiri elde edebiliyor Tahmin piyasalarına erişebiliyor Visa ve Mastercard destekli kripto kartlar, QR ödeme sistemleri ve uygulama içi alışveriş seçenekleri ise kriptonun günlük kullanımını destekleyen unsurlar arasında yer alıyor. RWA + DeFi + AI: Yeni Nesil Finans Modeli Platform, RWA entegrasyonunu yalnızca varlık erişimiyle sınırlı tutmuyor. Yapay zekâ destekli analiz araçları, piyasa sinyalleri ve onchain veri takibi ile kullanıcıların daha bilinçli işlem yapmasını hedefliyor. Bu yapı, geleneksel finans araçlarının veri analitiği gücünü Web3 ortamına taşıyarak hibrit bir yatırım deneyimi sunuyor. Bitget Wallet’te Güvenlik Güvenliği, endüstri standardında anahtar şifreleme, gerçek zamanlı risk motoru, bağımsız denetimler ve 300 milyon ABD dolarından fazla kullanıcı koruma fonu ile desteklenmektedir. 2022 yılında Bitget Wallet, Dragonfly liderliğinde 100 milyon ABD doları tutarında bir fon topladı. Bitget Wallet Ekosistemine Katılım RWA’ların yükselişi, kripto sektöründe yeni bir büyüme alanı oluştururken, Bitget Wallet bu trendi ürünlerine entegre eden platformlardan biri olarak konumlanıyor. Tokenize edilmiş varlıklar, DeFi araçları ve ödeme çözümlerinin tek bir uygulamada birleşmesi, onchain finansın kapsamını genişletiyor. Bitget Wallet, sunduğu çok zincirli yapı, RWA destekli işlem seçenekleri ve entegre finansal araçlarıyla kullanıcıların farklı varlık sınıflarına tek bir uygulama üzerinden erişmesini mümkün kılıyor. Platforma katılım sağlayan kullanıcılar; kripto varlık transferi, alım-satım işlemleri, tokenize edilmiş gerçek dünya varlıklarına erişim ve çeşitli getiri ürünlerinden yararlanabiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye'yi de Hedef Alan İki Zararlı Yazılıma Küresel Operasyon Haber

Türkiye'yi de Hedef Alan İki Zararlı Yazılıma Küresel Operasyon

ESET telemetri tespit oranları, Amadey’in belirli bir bölgeye odaklanmaksızın küresel çapta gözlemlendiğini gösteriyor. En yüksek tespit oranları Hindistan, Türkiye, Mısır, Meksika ve İspanya’da gözlemlendi. Stealc de belirli bir bölgeye odaklanmaksızın küresel olarak yayılırken en yüksek tespit oranları ABD, Polonya ve İtalya’da gözlemlendi. ESET Research, teknik analiz, altyapı takibi ve bağlı kuruluş düzeyinde içgörüler sağlayarak Amadey botneti ile Stealc bilgi hırsızının faaliyetlerinin durdurulmasına yardımcı oldu. Her ikisi de "kötü amaçlı yazılım hizmeti" (MaaS) olarak işletiliyor. Microsoft Dijital Suçlar Birimi (DCU), BitSight, Lumen ve Mitsui Bussan Secure Directions (MBSD) tarafından koordine edilen operasyon, Amadey ve Stealc bağlı kuruluşları tarafından kullanılan tüm bilinen ağ altyapısını hedef alarak siber suç faaliyetlerini felce uğratmayı amaçladı. Aynı zamanda, Europol’un Avrupa Siber Suç Merkezi (EC3), Almanya Federal Kriminal Polis Dairesi ile Hollanda ve Danimarka Ulusal Polis Teşkilatları da dâhil olmak üzere Avrupalı kolluk kuvvetleri ortaklarıyla birlikte IBM ve Proofpoint ile ortaklaşa “Operation Endgame” kapsamında Stealc’i soruşturuyordu. ESET, her iki kötü amaçlı yazılım ailesini uzun süreli olarak takip ederken topladığı teknik analizler, istatistiksel bilgiler, bilinen komuta ve kontrol (C&C) sunucuları, şifreleme anahtarları, kampanya ve derleme tanımlayıcıları ile diğer tehdit istihbaratlarını paylaşarak bu operasyonun başarısına katkıda bulundu. Amadey ve Stealc’in engellenmesi çalışmalarına destek veren ESET araştırmacısı Jakub Tomanek “ESET, son üç yıldır hem Amadey botnetini hem de Stealc bilgi hırsızını takip ediyor. Engelleme operasyonu kapsamında, işlenmiş kötü amaçlı yazılım örneklerinden elde edilen teknik göstergeler ve yapılandırma verilerinin yanı sıra 2025’in 4. çeyreğinden 2026’nın ilk yarısına kadar olan dönemi kapsayan istatistikleri paylaştık. Otomatik sistemlerimiz, Amadey ve Stealc örneklerini detaylı bir şekilde inceliyor ve büyük ölçekli izleme için en önemli alanları tespit ediyor. Bunlar arasında C&C sunucuları, derleme tanımlayıcıları, şifreleme anahtarları, URL yolları, kampanya tanımlayıcıları ve kötü amaçlı yazılım ailelerinin saldırganların kontrolündeki altyapıyla iletişim kurarken kullandığı diğer gömülü değerler yer alıyor,” açıklamasını yaptı. Teknik analizlerin, istatistiksel bilgilerin ve C&C sunucu listeleri, bağlı kuruluş tanımlayıcıları ve şifreleme anahtarları gibi tehdit istihbaratının paylaşılması, kolluk kuvvetlerinin altyapıları yüksek bir güven derecesiyle tespit etmelerine, önceliklendirmelerine ve bunlara karşı harekete geçmelerine olanak tanıyor. Amadey, modüler bir kötü amaçlı yazılım yükleyicisidir. Ana amacı, ele geçirilmiş sistemlere ek kötü amaçlı yazılımlar dağıtmak olmakla birlikte, veri sızdırma ve uzaktan erişim için modüller de sunuyor. Buna karşılık Stealc, tipik bir “hizmet olarak bilgi hırsızı”. Kimlik bilgileri, çerezler, kripto para cüzdanları, tarayıcı uzantıları ve iş ortakları tarafından tanımlanan kalıplara uyan dosyaları hedef alıyor. Her iki kötü amaçlı yazılım ailesi de hizmet olarak satılıyor ve darknet forumlarında tanıtılıyor. Her iki ekosistemde de iş ortakları, kendi sunucu altyapılarına kurulması gereken, kendi barındırdıkları bir yönetim paneli alırlar. Bu, iş ortaklarından belirli bir düzeyde teknik beceri gerektirir ve onlara kurban verileri ve yük dağıtımı üzerinde doğrudan kontrol sağlar. Dağıtım yöntemleri nihai olarak her bir iş ortağına bağlı olsa da ESET telemetri verileri her iki kötü amaçlı yazılım ailesinin de çok çeşitli kanallar aracılığıyla yayıldığını tutarlı bir şekilde göstermiştir. En yaygın yöntemler arasında sahte yazılım güncellemeleri, kırılmış yazılım yükleyicileri ve üçüncü taraf kötü amaçlı yazılım yükleyicileri yer almaktadır. Amadey, yeniden derleme başına ödeme modelini kullanıyor. Ortaklar bir lisans satın aldıktan sonra, yeni bir derleme oluşturmaları gerektiğinde (örneğin, yeni bir C&C sunucusuna geçiş yaparken) her seferinde ek bir ücret ödüyor. Diğer bir deyişle Amadey operatörleri iş ortaklarına bir derleme aracı sağlamadı; bunun yerine, örnekler her iş ortağı için talep üzerine derlendi. Hizmet, daha fazla veri sızdırma ve erişim için üç modül sunar: Panoya izleme modülü, kimlik bilgisi hırsızlığı modülü ve VNC tabanlı uzaktan erişim modülü. Hizmetin tek bir lisans için fiyatı Bitcoin cinsinden 600 ABD dolarıdır ve her yeniden derleme için ek 50 ABD doları ücret alınıyor. Stealc ise iş ortaklarına daha dostane bir yaklaşım benimsemiş ve abonelik kapsamında sınırsız derleme oluşturma imkânı sunuyor. Bu, C&C altyapısını değiştirmenin operasyonel maliyetini düşürmüş ve iş ortaklarının ihtiyaç duydukları anda yeni örnekler oluşturmasını kolaylaştırıyor. Web tarayıcıları, e-posta istemcileri, FTP istemcileri, oyun platformları, kripto para cüzdanı dosyaları ve tarayıcı uzantıları tarafından depolanan kimlik bilgileri dâhil olmak üzere çok çeşitli veri kaynaklarını hedefliyor. Stealc, aylık abonelik olarak satılıyor ve en ucuz abonelik altı ay için 1.000 ABD doları. Kimlik sahtekârlığı dolandırıcılıklarından kaçınmaya çalışan her iki operatör de darknet forumlarındaki potansiyel iş ortaklarına kendileriyle yalnızca resmî kanallar aracılığıyla iletişime geçmeleri konusunda açıkça talimat verdi. Amadey, alıcıları ürünün tanıtıldığı darknet forumundaki özel mesajlara yönlendirirken Stealc ise darknet forumlarındaki özel mesajları veya Telegram’ı kullandı. ESET, her iki ailenin faaliyetlerini izlemeye devam edecek ve operasyonun durdurulmasının ardından operasyonel altyapıyı yeniden kurma girişimlerini takip edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ödeme Alışkanlıkları, Dijital Çözümler ve Farklı Ödeme Yöntemleriyle Dönüşüyor Haber

Ödeme Alışkanlıkları, Dijital Çözümler ve Farklı Ödeme Yöntemleriyle Dönüşüyor

Visa Finansal Hizmetler Araştırması, mobil ödemeler, dijital bankacılık, açık bankacılık ve blokzincirin bu çok katmanlı ödeme deneyiminin yeni katmanları olarak öne çıktığını gösteriyor. Çalışma; kullanıcıların dijital çözümleri ihtiyaç, alışkanlık ve güven beklentilerine göre birlikte değerlendirdiğini ortaya koyuyor. Araştırma, yaş grupları arasında yalnızca kullanılan çözümlerin değil, bu çözümlerden beklenen değerin de farklılaştığını ortaya koyuyor; genç kullanıcılar hız ve kullanım kolaylığına odaklanırken, orta yaş ve üzeri gruplar için güven ve alışkanlıklar daha belirleyici olmaya devam ediyor. Visa Türkiye Genel Müdürü Samile Mümin, “Türkiye, Avrupa’nın en dinamik dijital ödeme ekosistemlerinden birine sahip. Kullanıcılar da bir sonraki aşamada ne beklediklerini net biçimde ortaya koyuyor. Günlük hayatta mobil temassız ve karekod çözümleriyle hız, dijital bankacılıkla daha fazla kontrol arıyorlar. Yeni teknolojiler devreye girerken, güven hâlâ en temel beklenti olmaya devam ediyor. Visa olarak odağımız, küresel ağımızı, güvenlik çözümlerimizi ve iş ortaklığı modelimizi bir araya getirerek, Türkiye’nin dijital ödeme yolculuğunun bir sonraki fazını ölçeklendirmek. Ekosistemimizle birlikte hem bireyler hem de işletmeler için güvenli, hızlı ve kolay bir ödeme deneyimi sunan inovasyonları hayata geçirmeye devam ediyoruz” dedi. Visa Güney Avrupa Danışmanlık ve Analitik Başkanı Sertan Şener ise araştırmaya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Türkiye’deki finansal davranışları uzun süredir veriye dayalı bir yaklaşımla analiz ediyor, bu içgörüleri sahadaki gerçek ihtiyaçlarla birebir örtüştürüyoruz. Araştırmamız, yeni ödeme yöntemleri giderek daha görünür hâle gelse de, gündelik işlemlerde kartlı ödemelerin hâlâ baskın tercih olmaya devam ettiğini gösteriyor. Ankete katılan tüketicilerin 10’da 8’i karekod, 10’da 7’si ise mobil temassız ödeme yöntemlerini farklı sıklıklarda kullanıyor ve bu yöntemlerle haftada ortalama 4–5 işlem gerçekleştiriliyor.(1) Ancak karekod ve mobil temassız ödemelerin bilinirliği yüksek olsa da, kartlı ödeme yöntemleri kullanımda hâlâ çok daha yaygın. Bu içgörüler, pazar verilerini müşterilerimizin stratejik önceliklerini doğrudan destekleyen, uygulanabilir ve ölçeklenebilir yol haritalarına dönüştürmemizi sağlıyor.” Türkiye’de finans davranışlarında öne çıkan 5 kritik içgörü 1) Mobil temassız ödemeler, sıra beklenen iş yerlerinde öne çıkıyor Mobil temassız ve karekodlu ödemeler tüm yaş gruplarında yaygınlaşıyor. Araştırma, mobil temassız ödemelerin özellikle sıra beklenen iş yerlerinde daha çok tercih edildiğini; bu yöntemin en sık kullanıldığı sektörlerin ise marketler, mağazalar, kafe/restoranlar, eczaneler ve akaryakıt istasyonları olduğunu gösteriyor. Ankete katılan tüm yaş gruplarında Android tabanlı mobil temassız ödemelerde kullanım %70 seviyelerine çıkıyor. 2) Dijital bankacılık bilinirliği %98: Kullanım motivasyonları yaşa ve ihtiyaca göre değişiyor Dijital bankacılığın bilinirliği tüm yaş gruplarında yüksek olsa da, kullanımı etkileyen faktörler bireylerin tercihlerine ve ihtiyaçlarına göre farklılaşıyor. Hizmetlere ücretsiz erişim dijital bankacılık kullanımındaki en güçlü motivasyonlardan biri olurken, ankete katılan kullanıcılar, dijital bankacılık uygulamalarına haftada ortalama 5 kez giriş yapıyor. Öte yandan, 35–55 yaş grubunda güvenlik algısı, kullanım kararlarında daha belirleyici rol oynuyor. Bu bulgu, finansal hizmetlerde güven beklentisinin hâlâ ne kadar merkezi bir öneme sahip olduğunu ortaya koyuyor. 3) Açık bankacılık yüksek potansiyelli bir çözüm olarak öne çıkıyor Araştırmaya göre ankete katılanların yarısından fazlası açık bankacılık kavramına henüz aşina değil. Buna karşın kullanıcı beklentileri giderek netleşiyor: Katılımcıların %56’sı açık bankacılık kapsamında gelir-gider takibi yapılabilmesini, %43’ü ise kredi kartı bilgilerinin tek bir yerden görüntülenebilmesini bekliyor. 4) Kripto paralar biliniyor ama temkinli bir kullanım var Kripto para bilinirliği ankete katılanlar arasında %95’in üzerinde olsa da kullanım temkinli seyrediyor. Araştırmaya göre katılımcıların yalnızca %49’u bugüne kadar kripto para işlemi yaptığını belirtirken, son bir ay içinde işlem yapan aktif kullanıcılar toplam kitlenin %20’sini oluşturuyor. 25–44 yaş aralığının, son bir ayda en çok kripto işlemi yapan kullanıcı grubu olduğu görülüyor. 5) Fiziksel şube artık bir tercih: Her iki kişiden biri için şart değil Dijitalleşmenin hız kazandığı finansal hizmetler dünyasında, kullanıcıların bankalarla kurduğu ilişki de yeniden şekilleniyor. Visa Finansal Hizmetler Araştırması’na göre katılımcıların yarısı, bankalarının fiziksel bir şubesi olmasını bir ihtiyaç olarak görmüyor. Buna karşın, ankete katılanların %47’sinin fiziksel şubeyi hâlâ olmazsa olmaz olarak tanımlaması, dijital çözümler yaygınlaşırken bazı kullanıcılar için güven, destek ve insan teması beklentisinin önemini koruduğunu ortaya koyuyor. Bu bulgu, finansal deneyimin tek bir kanal üzerinden değil, farklı ihtiyaç anlarına göre şekillenen çok katmanlı bir yapı üzerinden ilerlediğine işaret ediyor. Araştırmanın Metodolojisi Visa’nın FutureBright Araştırma Şirketi iş birliğiyle hayata geçirdiği bu araştırma; tüketicilerin yeni nesil bankacılık ürün ve hizmetlerine ilişkin kullanım alışkanlıklarını, tercih motivasyonlarını, ihtiyaç ve beklentilerini incelemektedir. Dijital bankacılık, finansal teknolojiler (fintech), ödeme tercihleri ve açık bankacılığa dair içgörüler sunan araştırma, çevrim içi anket (CAWI) yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Bireysel bankacılık hesabı bulunan ve aktif olarak mobil bankacılık kullanan, 18–55 yaş arası kadın ve erkek katılımcıları kapsayan çalışma; ABC1C2 sosyoekonomik statü ve Türkiye İBBS Düzey 1 bölgesel dağılımı gözetilerek, yaş, cinsiyet, SES ve bölge kotalarıyla Türkiye temsili olacak şekilde tasarlanmıştır. Toplam 1.000 kişinin katıldığı araştırmanın, %95 güven düzeyinde hata payı ±%5’tir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tasarruf Sahipliği Yüzde 54 Oranı İle İstikrarını Korudu  Haber

Tasarruf Sahipliği Yüzde 54 Oranı İle İstikrarını Korudu 

ING Türkiye, sürdürülebilirlik stratejisi kapsamında finansal sağlığa katkıda bulunmak amacıyla 2011 yılından bu yana gerçekleştirdiği Türkiye’nin Tasarruf Eğilimleri Araştırması’nın 2025 yılı dördüncü çeyrek sonuçlarını yayınladı. NielsenIQ iş birliğiyle gerçekleştirilen araştırmaya göre, tasarruf sahipliği yüzde 54 oranı ile istikrarını korudu. Önceki dönemlerden farklı olarak erkeklerde tasarruf oranı yüzde 55 ile kadınlara göre 3 puan daha yüksek. Tasarrufu olmayan yüzde 46’lık kesim içinde, yakın zamanda tasarruf etmeyi planlayanların oranı yüzde 21 olarak ölçüldü. Bu oran kadınlarda yüzde 24 olurken, erkeklerde yüzde 18 seviyesinde kaldı. Tasarruf sahipleri içinde düzenli tasarruf yapanların oranı yüzde 84 oldu. Araştırmaya göre tasarruf sahipleri içinde düzenli tasarruf yapanların oranı, önceki çeyreğe göre 2 puan artarak yüzde 84’e yükseldi. Düzenli tasarruf yapanların yüzde 27’si gelirlerinin yüzde 10’undan azını tasarrufa ayırabildiğini belirtirken, yüzde 43’ü gelirlerinin yüzde 10 ile yüzde 20’si kadarını tasarruf için kullanabildiğini aktardı. Tasarruf motivasyonlarında geleceğe yatırım yüzde 34 ile ilk sıradaki yerini korurken, beklenmedik risklere karşı güvence ihtiyacı yüzde 23 ile ikinci sırada yer aldı. 35-44 yaş grubunda, beklenmedik durumlara karşı tasarruf yapma motivasyonu önceki çeyreğe göre 7 puan artış gösterdi. Tasarruf araçlarında yastık altı tercihler ilk sıralarda yer alıyor. Araştırma sonuçları, bireylerin ortalama 2,1 araç üzerinden tasarruf yaptığını gösterdi. Tasarruf araçları tercihlerinde yastık altı altın yüzde 43 ile ilk sıradaki yerini korurken, yastık altı nakit geçen çeyreğe göre artarak yüzde 32 ile ikinci sırada yer aldı. Altın veya diğer değerli metal hesabı tercihi yüzde 21 ile üçüncü sırada yer alırken, onu yüzde 18 oranı ile TL vadeli hesap takip etti. Hisse senedi ve borsa yüzde 16 oranıyla tercih edilirken, bireysel emeklilik fonları ise önceki çeyreğe göre 4 puanlık artışla yüzde 15 seviyesine yükseldi. TL vadesiz hesapların tercih oranı yüzde 9 olurken, döviz vadeli hesaplar yüzde 8 oranında tercih edildi. Fonların payı ise yüzde 4 olarak ölçüldü. Kadınların yastık altı ve altın hesabı araçlarını erkeklere göre daha fazla tercih ettiği görülürken, erkeklerde ise hisse senedi/ borsa ve kripto para birimleri tercihi daha yüksek. Yaklaşık her 5 kişiden 1’i parasını daha fazla kazanç sağlayacak yatırım ürünlerinde değerlendiriyor. Tasarruflara yönelik getiri beklentilerinin orta ve uzun vadeye yayıldığı görülürken; kısa vadeli getiri beklentisi önemli ölçüde düşüş gösterdi. Tasarruflarında orta vadede getiri bekleyenlerin oranı yüzde 43, uzun vadede getiri bekleyenlerin oranı ise yüzde 40 olarak ölçüldü. Finansal durumun sağlığını korumak için yapılan başlıca şey, geçen döneme göre 5 puanlık artışla yüzde 65 ile harcamaları kontrol etmek oldu. Finansal sağlığını korumak için parasını daha fazla kazanç sağlayacak yatırım ürünlerinde değerlendirenlerin oranı 5 puan artışla yüzde 19’a yükseldi, parasını birden fazla yatırım aracında değerlendirenlerin oranı ise yüzde 15 olarak gerçekleşti. Yatırım ürünleri hakkında bilgi sahibi olduğunu söyleyenlerin oranı genel katılımcı kitlesinde yüzde 39 seviyesinde iken, erkeklerde bu oran yüzde 45 ile kadınlara kıyasla 12 puan daha yüksek gerçekleşti. Katılımcıların yüzde 95’i bankacılık hizmetlerinden yararlanırken, son bir ay içinde internet ya da mobil bankacılık hizmeti kullananların oranı yüzde 90 oldu. Tuğçe Bora Kılıç: Tasarruf ve yatırım ürünlerindeki çeşitlenmeyi destekleyen yaklaşımımızı sürdüreceğiz. Araştırma sonuçlarını değerlendiren ING Türkiye Bireysel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Tuğçe Bora Kılıç, şunları söyledi: “Araştırmamız, tasarruf sahipliği oranının istikrarlı biçimde korunduğunu ortaya koyarken, kişi başına düşen ortalama tasarruf aracı sayısının 2,1’e yükseldiğini gösteriyor. Bununla birlikte bireylerin birikimlerini daha yüksek getiri potansiyeli sunan yatırım araçlarında değerlendirme eğiliminin güçlendiğini görüyoruz. Veriler, geçmiş dönemlere kıyasla daha çeşitli araçlara yönelim olduğunu ve birikimlerin daha etkin şekilde yönetilmeye çalışıldığını ortaya koyuyor. Bu yönelim, tasarruf ve yatırım ürünlerinde esneklik ile çeşitlilik ihtiyacını da artırıyor. ING Türkiye olarak bu ihtiyacı stratejik bir öncelik olarak ele alıyor; birikimlerin farklı ihtiyaçlara göre esnek biçimde değerlendirilebilmesine imkân tanıyan çözümler sunuyoruz. Bu yaklaşımımızın önemli bir parçası olan günlük faiz kazancı sunan Turuncu Hesap ile müşterilerimize esneklik sağlarken; ING Mobil üzerinden yatırımlarını zahmetsizce takip edebilmelerine, farklı yatırım fonlarını anında karşılaştırabilmelerine ve takip listeleri oluşturarak yatırım ürünlerini yakından izlemelerine olanak tanıyoruz. Tasarruf ve yatırım ürünlerindeki çeşitlenmeyi destekleyen yaklaşımımızı sürdüreceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bitcoin 96 Bin Doların Üzerinde Tutunma Gayretinde Haber

Bitcoin 96 Bin Doların Üzerinde Tutunma Gayretinde

Kripto paralarda son 24 saatin öne çıkan gelişmeleri Kripto para piyasasında toplam piyasa değeri ve Bitcoin fiyatı yükselişini sürdürürken, altcoinlerde zayıf bir görünüm öne çıkıyor. Haftaya güçlü bir ralli ile başlayan Bitcoin’in kritik seviyelerin üzerinde tutunması, risk iştahının azaldığı bir ortamda dikkat çekiyor. Küresel piyasalarda daha temkinli bir hava hakim. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik olası askeri adımı erteleyebileceğine dair açıklamaları, jeopolitik tansiyonu bir nebze düşürürken, petrol fiyatları altı günlük yükselişin ardından geriledi. Dün rekor kıran kıymetli metaller ise rekor seviyelerden geri çekildi ve Asya borsaları da günü sınırlı kayıplarla kapattı. ABD vadeli endeksleri ise teknoloji hisselerindeki satışların etkisiyle negatif seyretti. Tüm bu gelişmelere rağmen kripto piyasası günün erken saatlerinde yukarı yönlü hareketini sürdürdü. Ancak piyasa genelinde ivmenin yavaşladığına dair işaretler, kısa vadede daha seçici ve temkinli bir fiyatlama sürecine işaret ediyor. Lider kripto para Bitcoin, günün erken saatlerinde 97.735 dolar seviyesini gördükten sonra, 96.336 dolar seviyesinde bir düzeltme gerçekleşti. Bülten yazıldığı sırada Ethereum 3.307 dolardan işlem görürken, XRP 2,10 dolardan, Solana ise 144,54 dolardan fiyatlanıyordu. 14 Ocak’ta Bitcoin ETF’leri 843,62 milyon dolar, Ethereum ETF’leri ise 175 milyon dolar net giriş kaydetti. Kapsamlı kripto tasarısı ABD Senatosu’nda askıya alındı ABD Senatosu Bankacılık Komitesi, Coinbase’in desteğini çekmesinin ardından kapsamlı kripto para düzenlemesini görüşmek ve oylamak üzere planlanan oturumu iptal etti. Oturumun ne zaman yapılacağı henüz netleşmedi. Komitenin perşembe sabahı düzenlemesi beklenen toplantıda, Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu ile Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu arasındaki yetki paylaşımının netleştirilmesi, dijital varlıkların hangi koşullarda menkul kıymet veya emtia sayılacağının tanımlanması ve yeni açıklama yükümlülüklerinin getirilmesi hedefleniyordu. Komite Başkanı Tim Scott çarşamba gecesi yaptığı açıklamada, kripto sektörü, finans dünyası ve her iki partiden senatörlerle iyi niyetli müzakerelerin sürdüğünü belirtti. Scott, tasarının tüketiciyi koruyan, ulusal güvenliği güçlendiren ve finansın geleceğinin ABD’de inşa edilmesini amaçlayan net kurallar getirmeyi hedeflediğini vurguladı. Taslak metin pazartesi gecesi yayımlanmış, değişikliklerin salı gecesine kadar sunulması ve perşembe günü oylamaya geçilmesi planlanmıştı. Ancak çarşamba günü destek zayıfladı. Tasarının önemli müzakerecilerinden Demokrat Senatör Ruben Gallego, Beyaz Saray’ın Dijital Varlıklar Danışma Konseyi yöneticisiyle yapmayı planladığı görüşmenin gerçekleşmemesi nedeniyle bu aşamada tasarıya oy veremeyeceğini söyledi. Aynı gün Coinbase de desteğini geri çekti. Şirketin CEO’su Brian Armstrong, stablecoin getirileri, tokenize hisse senetleri ve merkeziyetsiz finans konularındaki düzenlemelere itiraz ettiklerini açıkladı. Buna karşın bazı kripto şirketleri ve sektör örgütleri, 2026’da yasalaşacak bir düzenleme için çalışmaya devam edeceklerini bildirdi. Eric Adams’tan NYC Token açıklaması: “Likidite iddiaları gerçeği yansıtmıyor” New York eski Belediye Başkanı Eric Adams, kısa süre önce piyasaya sürülen NYC Token adlı memecoin ile ilgili olarak ortaya atılan ve yatırımcıların milyonlarca dolar kaybettiği iddialarını reddetti. Adams adına açıklama yapan sözcüsü Todd Shapiro, salı günü Adams’ın X hesabından yayımlanan mesajda, Adams’ın token’dan para çektiği yönündeki haberlerin asılsız olduğunu ve hiçbir somut kanıta dayanmadığını belirtti. Açıklamada, Adams’ın yatırımcı fonlarına dokunmadığı, token’ın lansmanından herhangi bir kazanç elde etmediği ve NYC Token’dan fon çıkarılmadığı vurgulandı. Sözcü, token’daki sert fiyat hareketlerini yeni çıkan kripto varlıklarda sıkça görülen piyasa dalgalanmalarına bağladı. NYC Token projesi de daha sonra yaptığı açıklamada, lansman sırasında yoğun talep nedeniyle likiditenin yeniden dengelenmesi gerektiğini kabul etti. Proje, likidite havuzundan çıkarılan fonlara ilişkin işlemlerin geçici olduğunu ve ek likidite sağlandığını bildirdi. Adams cephesi, NYC Token’ın bir yatırım aracı değil, sivil toplum projeleri ve toplumsal eğitim faaliyetlerini desteklemek amacıyla tasarlandığını savundu. Ancak token’ın düzensiz piyasa performansı, projenin yapısı ve yönetimine ilişkin soru işaretlerini artırdı. Proje sitesinde yer alan bilgilere göre Solana ağı üzerinde oluşturulan NYC Token’ın toplam arzı 1 milyar adet. Arzın yüzde 70’inin “NYC Token Rezervi”ne ayrıldığı ve dolaşıma sokulmayacağı ifade ediliyor. Buna karşın, likiditeyi yöneten iş ortaklarına ilişkin ayrıntılı bir liste henüz paylaşılmış değil. Sui blok zinciri altı saatlik kesintinin ardından yeniden faaliyete geçti Layer1 blok zinciri ağı Sui, yaklaşık altı saat süren ağ kesintisinin ardından yeniden faaliyete geçti. Kesinti sırasında yüksek hızlı ağda işlemler durma noktasına gelmişti. Sui Foundation, çarşamba günü X üzerinden yaptığı açıklamada, işlemlerin normal şekilde akmaya başladığını ve sorun yaşayan kullanıcıların uygulama ya da tarayıcılarını yenilemeleri gerektiğini bildirdi. Vakıf, kesintiyi saat 18:24’te (TSİ) doğrulayarak geliştirici ekibin sorunu çözmek için çalıştığını duyurmuştu. Açıklamaya göre sorun 17.52’de (TSİ) tespit edildi ve 23.44’te (TSİ) giderildi. Böylece ağ, 5 saat 52 dakikalık kesintinin ardından yeniden devreye alındı. “Konsensüs kesintisi” olarak tanımlanan arızanın nedeni ise henüz açıklanmadı. Kesinti sırasında zincir üzerinde 1 milyar doların üzerinde değerin kilitlendiği ve kullanıcıların işlem yapamadığı belirtildi. Bu olay, Mayıs 2023’te faaliyete geçen Sui ağında yaşanan ikinci büyük kesinti oldu. Ağ, Kasım 2024’te de benzer bir sorunla karşılaşmıştı. Benzer geçmiş sorunlar yaşayan Solana ağında ise son 18 aydır büyük bir kesinti yaşanmadı. Solana, daha önce doğrulayıcıların kritik sorunlara daha hızlı müdahale edebilmesi için acil güncellemeler yayımlamıştı.

Tether ve BM’den Suçla Mücadelede İş Birliği Haber

Tether ve BM’den Suçla Mücadelede İş Birliği

Kripto para ekosisteminde en hızlı büyüyen üçüncü bölge konumuna gelen Afrika, dijital varlık dolandırıcılıkları ve sahtekârlıklarına karşı giderek daha savunmasız hâle geliyor. Kısa süre önce Interpol tarafından yürütülen ve Afrika genelinde 260 milyon dolar değerinde yasa dışı kripto ve itibari para varlığının ortaya çıkarıldığı bir operasyon, kıtanın çevrim içi suçlara karşı siber güvenliğini acilen güçlendirmesi gerektiğini gözler önüne seriyor. Bu iş birliği kapsamında Tether, UNODC’nin Afrika 2030 Stratejik Vizyonu’nu destekleyerek; toplumsal dayanıklılığı güçlendirme ve dijital varlıkları koruma yoluyla barış ve güvenliğin teşvik edilmesine katkı sağlayacak. Blok zincir teknolojisi ve diğer yeni nesil teknolojilerden yararlanan girişim; siber suçlara karşı kırılganlıkları azaltmayı, ekonomik fırsatları güçlendirmeyi ve Afrika genelinde insan ticareti mağdurlarını desteklemeyi hedefliyor. Tether ve UNODC iş birliği kapsamında; Senegal’de gençlere yönelik siber güvenlik eğitimleri, mentorluk ve girişim destek programları yürütülürken, Afrika’nın farklı ülkelerinde insan ticareti mağdurlarına doğrudan destek sağlayan sivil toplum kuruluşları güçlendiriliyor. Aynı zamanda Papua Yeni Gine ve Solomon Adaları’nda üniversitelerle birlikte finansal kapsayıcılık ve dijital varlık dolandırıcılığına karşı farkındalığı artırmaya yönelik eğitimler ve blokzincir odaklı öğrenci projeleri destekleniyor. “İnovasyon ve eğitimle toplulukları güçlendiriyor, daha kapsayıcı fırsatlar yaratıyoruz” Tether CEO’su Paolo Ardoino, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“İnsan ticareti mağdurlarını desteklemek ve sömürüyü önlemeye yardımcı olmak, sektörler arası koordineli bir eylem gerektiriyor. Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi ile iş birliğimiz sayesinde; inovasyon ve eğitimi bir araya getiren, toplulukları güçlendiren ve en çok ihtiyaç duyanlar için daha güvenli ve kapsayıcı fırsatlar yaratmaya yardımcı olan girişimleri destekliyoruz.” UNODC Batı ve Orta Afrika Bölge Temsilcisi Sylvie Bertrand ise şu ifadeleri kullandı:
“Dijital varlıklar, dünyanın parayla ilişki kurma biçimini yeniden şekillendiriyor ve Afrika’nın kalkınma potansiyelini ortaya çıkarmada hayati bir rol oynarken Birleşmiş Milletler’in barış ve güvenlik gündemine de katkı sağlıyor. Birleşmiş Milletler, özel sektör ve Senegal makamlarını bir araya getiren üçlü bir ortaklık perspektifi beni heyecanlandırıyor; bu ortaklık, Senegal’in Dijital Yeni Anlaşması’nın arkasındaki vizyonu destekleyecek. Bu iş birliğiyle dijital kapsayıcılığı ilerletebilir, dijital becerileri ve gençlerin istihdam edilebilirliğini güçlendirebilir, güvenli ve şeffaf dijital ekosistemleri teşvik edebilir ve organize suçları önlemek için inovasyondan yararlanırken sürdürülebilir ve kapsayıcı ekonomik büyümeyi destekleyebiliriz.”

Elektrik Denetiminden Gizli Kripto Para Üretim Tesisi Çıktı Haber

Elektrik Denetiminden Gizli Kripto Para Üretim Tesisi Çıktı

Şanlıurfa’nın Hilvan ilçesindeki tesiste, kripto para üretimi için gerekli olan elektriğin kaçak trafo üzerinden sağlandığı anlaşıldı. Yapay zeka destekli dronlarla yapılan denetimde ahır şeklinde tasarlanmış bir yapının içerisinde, 1.600 kWh gücünde kaçak trafo tespit edildi. Kurulan kaçak elektrik düzeniyle tesisin günlük 40 bin kilovatsaat elektrik tükettiği, bu rakamın da yaklaşık 1500 hanenin günlük tüketimine denk geldiği belirlendi. Kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefiyle teknolojiyi aktif kullanan Dicle Elektrik, kaçak elektrik kullanımı denetimlerinde sıra dışı bir kullanım tespit etti. Şanlıurfa’nın Hilvan ilçesindeki denetimde ahır görünümündeki yapının içerinde gizli bir kripto para üretim tesisi çıktı. Tesiste elektriğin 1.600 kWh gücündeki kaçak trafo üzerinden sağlandığı tespit edildi. Yapay zeka destekli dronlarla yapılan kontrollerde, Hilvan ile Siverek ilçeleri arasında yer alan Aşağıkucak Mahallesi kırsalında, briketlerle örülmüş ahır görünümlü tesiste kripto para madenciliği yapıldığı ortaya çıktı. Kurulan kaçak trafo düzeniyle tesisin günlük 40 bin kilovatsaat elektrik tükettiği, bu rakamın da yaklaşık 1500 hanenin günlük tüketimine eş değer geldiği belirlendi. Her ay 1000 çeyrek altın değerinde kaçak elektrik Uzmanlar, ahır şeklinde gizlenmiş kripto para üretim tesisinde kullanılan elektriğin maddi değerinin ise tam kapasite kullanıldığında aylık yaklaşık 1000 çeyrek altına denk geldiğini belirtti. Savcılık kaçak trafoya el koyma kararı aldı Kaçak trafonun tespit edilmesinin ardından savcılığa suç duyurusunda bulunan Dicle Elektrik, başvuru sonrasında savcılığın trafoya el koyma kararı aldığını duyurdu. Tesiste kripto para üretiminde kullanılan bilgisayar sistemleri ve bağlantılı cihazlara ilişkin incelemeler ise güvenlik güçleri tarafından sürdürülüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.