Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kripto Para

Kapsül Haber Ajansı - Kripto Para haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kripto Para haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tasarruf Sahipliği Yüzde 54 Oranı İle İstikrarını Korudu  Haber

Tasarruf Sahipliği Yüzde 54 Oranı İle İstikrarını Korudu 

ING Türkiye, sürdürülebilirlik stratejisi kapsamında finansal sağlığa katkıda bulunmak amacıyla 2011 yılından bu yana gerçekleştirdiği Türkiye’nin Tasarruf Eğilimleri Araştırması’nın 2025 yılı dördüncü çeyrek sonuçlarını yayınladı. NielsenIQ iş birliğiyle gerçekleştirilen araştırmaya göre, tasarruf sahipliği yüzde 54 oranı ile istikrarını korudu. Önceki dönemlerden farklı olarak erkeklerde tasarruf oranı yüzde 55 ile kadınlara göre 3 puan daha yüksek. Tasarrufu olmayan yüzde 46’lık kesim içinde, yakın zamanda tasarruf etmeyi planlayanların oranı yüzde 21 olarak ölçüldü. Bu oran kadınlarda yüzde 24 olurken, erkeklerde yüzde 18 seviyesinde kaldı. Tasarruf sahipleri içinde düzenli tasarruf yapanların oranı yüzde 84 oldu. Araştırmaya göre tasarruf sahipleri içinde düzenli tasarruf yapanların oranı, önceki çeyreğe göre 2 puan artarak yüzde 84’e yükseldi. Düzenli tasarruf yapanların yüzde 27’si gelirlerinin yüzde 10’undan azını tasarrufa ayırabildiğini belirtirken, yüzde 43’ü gelirlerinin yüzde 10 ile yüzde 20’si kadarını tasarruf için kullanabildiğini aktardı. Tasarruf motivasyonlarında geleceğe yatırım yüzde 34 ile ilk sıradaki yerini korurken, beklenmedik risklere karşı güvence ihtiyacı yüzde 23 ile ikinci sırada yer aldı. 35-44 yaş grubunda, beklenmedik durumlara karşı tasarruf yapma motivasyonu önceki çeyreğe göre 7 puan artış gösterdi. Tasarruf araçlarında yastık altı tercihler ilk sıralarda yer alıyor. Araştırma sonuçları, bireylerin ortalama 2,1 araç üzerinden tasarruf yaptığını gösterdi. Tasarruf araçları tercihlerinde yastık altı altın yüzde 43 ile ilk sıradaki yerini korurken, yastık altı nakit geçen çeyreğe göre artarak yüzde 32 ile ikinci sırada yer aldı. Altın veya diğer değerli metal hesabı tercihi yüzde 21 ile üçüncü sırada yer alırken, onu yüzde 18 oranı ile TL vadeli hesap takip etti. Hisse senedi ve borsa yüzde 16 oranıyla tercih edilirken, bireysel emeklilik fonları ise önceki çeyreğe göre 4 puanlık artışla yüzde 15 seviyesine yükseldi. TL vadesiz hesapların tercih oranı yüzde 9 olurken, döviz vadeli hesaplar yüzde 8 oranında tercih edildi. Fonların payı ise yüzde 4 olarak ölçüldü. Kadınların yastık altı ve altın hesabı araçlarını erkeklere göre daha fazla tercih ettiği görülürken, erkeklerde ise hisse senedi/ borsa ve kripto para birimleri tercihi daha yüksek. Yaklaşık her 5 kişiden 1’i parasını daha fazla kazanç sağlayacak yatırım ürünlerinde değerlendiriyor. Tasarruflara yönelik getiri beklentilerinin orta ve uzun vadeye yayıldığı görülürken; kısa vadeli getiri beklentisi önemli ölçüde düşüş gösterdi. Tasarruflarında orta vadede getiri bekleyenlerin oranı yüzde 43, uzun vadede getiri bekleyenlerin oranı ise yüzde 40 olarak ölçüldü. Finansal durumun sağlığını korumak için yapılan başlıca şey, geçen döneme göre 5 puanlık artışla yüzde 65 ile harcamaları kontrol etmek oldu. Finansal sağlığını korumak için parasını daha fazla kazanç sağlayacak yatırım ürünlerinde değerlendirenlerin oranı 5 puan artışla yüzde 19’a yükseldi, parasını birden fazla yatırım aracında değerlendirenlerin oranı ise yüzde 15 olarak gerçekleşti. Yatırım ürünleri hakkında bilgi sahibi olduğunu söyleyenlerin oranı genel katılımcı kitlesinde yüzde 39 seviyesinde iken, erkeklerde bu oran yüzde 45 ile kadınlara kıyasla 12 puan daha yüksek gerçekleşti. Katılımcıların yüzde 95’i bankacılık hizmetlerinden yararlanırken, son bir ay içinde internet ya da mobil bankacılık hizmeti kullananların oranı yüzde 90 oldu. Tuğçe Bora Kılıç: Tasarruf ve yatırım ürünlerindeki çeşitlenmeyi destekleyen yaklaşımımızı sürdüreceğiz. Araştırma sonuçlarını değerlendiren ING Türkiye Bireysel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Tuğçe Bora Kılıç, şunları söyledi: “Araştırmamız, tasarruf sahipliği oranının istikrarlı biçimde korunduğunu ortaya koyarken, kişi başına düşen ortalama tasarruf aracı sayısının 2,1’e yükseldiğini gösteriyor. Bununla birlikte bireylerin birikimlerini daha yüksek getiri potansiyeli sunan yatırım araçlarında değerlendirme eğiliminin güçlendiğini görüyoruz. Veriler, geçmiş dönemlere kıyasla daha çeşitli araçlara yönelim olduğunu ve birikimlerin daha etkin şekilde yönetilmeye çalışıldığını ortaya koyuyor. Bu yönelim, tasarruf ve yatırım ürünlerinde esneklik ile çeşitlilik ihtiyacını da artırıyor. ING Türkiye olarak bu ihtiyacı stratejik bir öncelik olarak ele alıyor; birikimlerin farklı ihtiyaçlara göre esnek biçimde değerlendirilebilmesine imkân tanıyan çözümler sunuyoruz. Bu yaklaşımımızın önemli bir parçası olan günlük faiz kazancı sunan Turuncu Hesap ile müşterilerimize esneklik sağlarken; ING Mobil üzerinden yatırımlarını zahmetsizce takip edebilmelerine, farklı yatırım fonlarını anında karşılaştırabilmelerine ve takip listeleri oluşturarak yatırım ürünlerini yakından izlemelerine olanak tanıyoruz. Tasarruf ve yatırım ürünlerindeki çeşitlenmeyi destekleyen yaklaşımımızı sürdüreceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bitcoin 96 Bin Doların Üzerinde Tutunma Gayretinde Haber

Bitcoin 96 Bin Doların Üzerinde Tutunma Gayretinde

Kripto paralarda son 24 saatin öne çıkan gelişmeleri Kripto para piyasasında toplam piyasa değeri ve Bitcoin fiyatı yükselişini sürdürürken, altcoinlerde zayıf bir görünüm öne çıkıyor. Haftaya güçlü bir ralli ile başlayan Bitcoin’in kritik seviyelerin üzerinde tutunması, risk iştahının azaldığı bir ortamda dikkat çekiyor. Küresel piyasalarda daha temkinli bir hava hakim. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik olası askeri adımı erteleyebileceğine dair açıklamaları, jeopolitik tansiyonu bir nebze düşürürken, petrol fiyatları altı günlük yükselişin ardından geriledi. Dün rekor kıran kıymetli metaller ise rekor seviyelerden geri çekildi ve Asya borsaları da günü sınırlı kayıplarla kapattı. ABD vadeli endeksleri ise teknoloji hisselerindeki satışların etkisiyle negatif seyretti. Tüm bu gelişmelere rağmen kripto piyasası günün erken saatlerinde yukarı yönlü hareketini sürdürdü. Ancak piyasa genelinde ivmenin yavaşladığına dair işaretler, kısa vadede daha seçici ve temkinli bir fiyatlama sürecine işaret ediyor. Lider kripto para Bitcoin, günün erken saatlerinde 97.735 dolar seviyesini gördükten sonra, 96.336 dolar seviyesinde bir düzeltme gerçekleşti. Bülten yazıldığı sırada Ethereum 3.307 dolardan işlem görürken, XRP 2,10 dolardan, Solana ise 144,54 dolardan fiyatlanıyordu. 14 Ocak’ta Bitcoin ETF’leri 843,62 milyon dolar, Ethereum ETF’leri ise 175 milyon dolar net giriş kaydetti. Kapsamlı kripto tasarısı ABD Senatosu’nda askıya alındı ABD Senatosu Bankacılık Komitesi, Coinbase’in desteğini çekmesinin ardından kapsamlı kripto para düzenlemesini görüşmek ve oylamak üzere planlanan oturumu iptal etti. Oturumun ne zaman yapılacağı henüz netleşmedi. Komitenin perşembe sabahı düzenlemesi beklenen toplantıda, Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu ile Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu arasındaki yetki paylaşımının netleştirilmesi, dijital varlıkların hangi koşullarda menkul kıymet veya emtia sayılacağının tanımlanması ve yeni açıklama yükümlülüklerinin getirilmesi hedefleniyordu. Komite Başkanı Tim Scott çarşamba gecesi yaptığı açıklamada, kripto sektörü, finans dünyası ve her iki partiden senatörlerle iyi niyetli müzakerelerin sürdüğünü belirtti. Scott, tasarının tüketiciyi koruyan, ulusal güvenliği güçlendiren ve finansın geleceğinin ABD’de inşa edilmesini amaçlayan net kurallar getirmeyi hedeflediğini vurguladı. Taslak metin pazartesi gecesi yayımlanmış, değişikliklerin salı gecesine kadar sunulması ve perşembe günü oylamaya geçilmesi planlanmıştı. Ancak çarşamba günü destek zayıfladı. Tasarının önemli müzakerecilerinden Demokrat Senatör Ruben Gallego, Beyaz Saray’ın Dijital Varlıklar Danışma Konseyi yöneticisiyle yapmayı planladığı görüşmenin gerçekleşmemesi nedeniyle bu aşamada tasarıya oy veremeyeceğini söyledi. Aynı gün Coinbase de desteğini geri çekti. Şirketin CEO’su Brian Armstrong, stablecoin getirileri, tokenize hisse senetleri ve merkeziyetsiz finans konularındaki düzenlemelere itiraz ettiklerini açıkladı. Buna karşın bazı kripto şirketleri ve sektör örgütleri, 2026’da yasalaşacak bir düzenleme için çalışmaya devam edeceklerini bildirdi. Eric Adams’tan NYC Token açıklaması: “Likidite iddiaları gerçeği yansıtmıyor” New York eski Belediye Başkanı Eric Adams, kısa süre önce piyasaya sürülen NYC Token adlı memecoin ile ilgili olarak ortaya atılan ve yatırımcıların milyonlarca dolar kaybettiği iddialarını reddetti. Adams adına açıklama yapan sözcüsü Todd Shapiro, salı günü Adams’ın X hesabından yayımlanan mesajda, Adams’ın token’dan para çektiği yönündeki haberlerin asılsız olduğunu ve hiçbir somut kanıta dayanmadığını belirtti. Açıklamada, Adams’ın yatırımcı fonlarına dokunmadığı, token’ın lansmanından herhangi bir kazanç elde etmediği ve NYC Token’dan fon çıkarılmadığı vurgulandı. Sözcü, token’daki sert fiyat hareketlerini yeni çıkan kripto varlıklarda sıkça görülen piyasa dalgalanmalarına bağladı. NYC Token projesi de daha sonra yaptığı açıklamada, lansman sırasında yoğun talep nedeniyle likiditenin yeniden dengelenmesi gerektiğini kabul etti. Proje, likidite havuzundan çıkarılan fonlara ilişkin işlemlerin geçici olduğunu ve ek likidite sağlandığını bildirdi. Adams cephesi, NYC Token’ın bir yatırım aracı değil, sivil toplum projeleri ve toplumsal eğitim faaliyetlerini desteklemek amacıyla tasarlandığını savundu. Ancak token’ın düzensiz piyasa performansı, projenin yapısı ve yönetimine ilişkin soru işaretlerini artırdı. Proje sitesinde yer alan bilgilere göre Solana ağı üzerinde oluşturulan NYC Token’ın toplam arzı 1 milyar adet. Arzın yüzde 70’inin “NYC Token Rezervi”ne ayrıldığı ve dolaşıma sokulmayacağı ifade ediliyor. Buna karşın, likiditeyi yöneten iş ortaklarına ilişkin ayrıntılı bir liste henüz paylaşılmış değil. Sui blok zinciri altı saatlik kesintinin ardından yeniden faaliyete geçti Layer1 blok zinciri ağı Sui, yaklaşık altı saat süren ağ kesintisinin ardından yeniden faaliyete geçti. Kesinti sırasında yüksek hızlı ağda işlemler durma noktasına gelmişti. Sui Foundation, çarşamba günü X üzerinden yaptığı açıklamada, işlemlerin normal şekilde akmaya başladığını ve sorun yaşayan kullanıcıların uygulama ya da tarayıcılarını yenilemeleri gerektiğini bildirdi. Vakıf, kesintiyi saat 18:24’te (TSİ) doğrulayarak geliştirici ekibin sorunu çözmek için çalıştığını duyurmuştu. Açıklamaya göre sorun 17.52’de (TSİ) tespit edildi ve 23.44’te (TSİ) giderildi. Böylece ağ, 5 saat 52 dakikalık kesintinin ardından yeniden devreye alındı. “Konsensüs kesintisi” olarak tanımlanan arızanın nedeni ise henüz açıklanmadı. Kesinti sırasında zincir üzerinde 1 milyar doların üzerinde değerin kilitlendiği ve kullanıcıların işlem yapamadığı belirtildi. Bu olay, Mayıs 2023’te faaliyete geçen Sui ağında yaşanan ikinci büyük kesinti oldu. Ağ, Kasım 2024’te de benzer bir sorunla karşılaşmıştı. Benzer geçmiş sorunlar yaşayan Solana ağında ise son 18 aydır büyük bir kesinti yaşanmadı. Solana, daha önce doğrulayıcıların kritik sorunlara daha hızlı müdahale edebilmesi için acil güncellemeler yayımlamıştı.

Tether ve BM’den Suçla Mücadelede İş Birliği Haber

Tether ve BM’den Suçla Mücadelede İş Birliği

Kripto para ekosisteminde en hızlı büyüyen üçüncü bölge konumuna gelen Afrika, dijital varlık dolandırıcılıkları ve sahtekârlıklarına karşı giderek daha savunmasız hâle geliyor. Kısa süre önce Interpol tarafından yürütülen ve Afrika genelinde 260 milyon dolar değerinde yasa dışı kripto ve itibari para varlığının ortaya çıkarıldığı bir operasyon, kıtanın çevrim içi suçlara karşı siber güvenliğini acilen güçlendirmesi gerektiğini gözler önüne seriyor. Bu iş birliği kapsamında Tether, UNODC’nin Afrika 2030 Stratejik Vizyonu’nu destekleyerek; toplumsal dayanıklılığı güçlendirme ve dijital varlıkları koruma yoluyla barış ve güvenliğin teşvik edilmesine katkı sağlayacak. Blok zincir teknolojisi ve diğer yeni nesil teknolojilerden yararlanan girişim; siber suçlara karşı kırılganlıkları azaltmayı, ekonomik fırsatları güçlendirmeyi ve Afrika genelinde insan ticareti mağdurlarını desteklemeyi hedefliyor. Tether ve UNODC iş birliği kapsamında; Senegal’de gençlere yönelik siber güvenlik eğitimleri, mentorluk ve girişim destek programları yürütülürken, Afrika’nın farklı ülkelerinde insan ticareti mağdurlarına doğrudan destek sağlayan sivil toplum kuruluşları güçlendiriliyor. Aynı zamanda Papua Yeni Gine ve Solomon Adaları’nda üniversitelerle birlikte finansal kapsayıcılık ve dijital varlık dolandırıcılığına karşı farkındalığı artırmaya yönelik eğitimler ve blokzincir odaklı öğrenci projeleri destekleniyor. “İnovasyon ve eğitimle toplulukları güçlendiriyor, daha kapsayıcı fırsatlar yaratıyoruz” Tether CEO’su Paolo Ardoino, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“İnsan ticareti mağdurlarını desteklemek ve sömürüyü önlemeye yardımcı olmak, sektörler arası koordineli bir eylem gerektiriyor. Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi ile iş birliğimiz sayesinde; inovasyon ve eğitimi bir araya getiren, toplulukları güçlendiren ve en çok ihtiyaç duyanlar için daha güvenli ve kapsayıcı fırsatlar yaratmaya yardımcı olan girişimleri destekliyoruz.” UNODC Batı ve Orta Afrika Bölge Temsilcisi Sylvie Bertrand ise şu ifadeleri kullandı:
“Dijital varlıklar, dünyanın parayla ilişki kurma biçimini yeniden şekillendiriyor ve Afrika’nın kalkınma potansiyelini ortaya çıkarmada hayati bir rol oynarken Birleşmiş Milletler’in barış ve güvenlik gündemine de katkı sağlıyor. Birleşmiş Milletler, özel sektör ve Senegal makamlarını bir araya getiren üçlü bir ortaklık perspektifi beni heyecanlandırıyor; bu ortaklık, Senegal’in Dijital Yeni Anlaşması’nın arkasındaki vizyonu destekleyecek. Bu iş birliğiyle dijital kapsayıcılığı ilerletebilir, dijital becerileri ve gençlerin istihdam edilebilirliğini güçlendirebilir, güvenli ve şeffaf dijital ekosistemleri teşvik edebilir ve organize suçları önlemek için inovasyondan yararlanırken sürdürülebilir ve kapsayıcı ekonomik büyümeyi destekleyebiliriz.”

Elektrik Denetiminden Gizli Kripto Para Üretim Tesisi Çıktı Haber

Elektrik Denetiminden Gizli Kripto Para Üretim Tesisi Çıktı

Şanlıurfa’nın Hilvan ilçesindeki tesiste, kripto para üretimi için gerekli olan elektriğin kaçak trafo üzerinden sağlandığı anlaşıldı. Yapay zeka destekli dronlarla yapılan denetimde ahır şeklinde tasarlanmış bir yapının içerisinde, 1.600 kWh gücünde kaçak trafo tespit edildi. Kurulan kaçak elektrik düzeniyle tesisin günlük 40 bin kilovatsaat elektrik tükettiği, bu rakamın da yaklaşık 1500 hanenin günlük tüketimine denk geldiği belirlendi. Kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefiyle teknolojiyi aktif kullanan Dicle Elektrik, kaçak elektrik kullanımı denetimlerinde sıra dışı bir kullanım tespit etti. Şanlıurfa’nın Hilvan ilçesindeki denetimde ahır görünümündeki yapının içerinde gizli bir kripto para üretim tesisi çıktı. Tesiste elektriğin 1.600 kWh gücündeki kaçak trafo üzerinden sağlandığı tespit edildi. Yapay zeka destekli dronlarla yapılan kontrollerde, Hilvan ile Siverek ilçeleri arasında yer alan Aşağıkucak Mahallesi kırsalında, briketlerle örülmüş ahır görünümlü tesiste kripto para madenciliği yapıldığı ortaya çıktı. Kurulan kaçak trafo düzeniyle tesisin günlük 40 bin kilovatsaat elektrik tükettiği, bu rakamın da yaklaşık 1500 hanenin günlük tüketimine eş değer geldiği belirlendi. Her ay 1000 çeyrek altın değerinde kaçak elektrik Uzmanlar, ahır şeklinde gizlenmiş kripto para üretim tesisinde kullanılan elektriğin maddi değerinin ise tam kapasite kullanıldığında aylık yaklaşık 1000 çeyrek altına denk geldiğini belirtti. Savcılık kaçak trafoya el koyma kararı aldı Kaçak trafonun tespit edilmesinin ardından savcılığa suç duyurusunda bulunan Dicle Elektrik, başvuru sonrasında savcılığın trafoya el koyma kararı aldığını duyurdu. Tesiste kripto para üretiminde kullanılan bilgisayar sistemleri ve bağlantılı cihazlara ilişkin incelemeler ise güvenlik güçleri tarafından sürdürülüyor.

Kripto para borsası, piyasadaki son gelişmeleri değerlendirdi Haber

Kripto para borsası, piyasadaki son gelişmeleri değerlendirdi

Kripto para piyasalarında yükseliş beklentileriyle başlayan kasım ayı, Bitcoin'in nisan ayından bu yana ilk kez 90 bin doların altını test etmesiyle hayal kırıklığı yarattı. Bitcoin, makro koşullardaki sıkışmalar ve azalan ETF ilgisi gibi nedenlerle 17 Kasım haftasında 89 bin 300 dolara kadar geriledi. OKX TR, haftalık yayımlanan Alphas bülteninin yeni sayısında yer alan ve Bitcoin başta olmak üzere kripto para piyasalarında yaşanan son kayıplara dair değerlendirmelerini derledi. 1 milyar doların üzerinde tasfiye gerçekleşti Glassnode verileri, kısa vadeli Bitcoin yatırımcılarının halihazırda 2,8 milyon BTC’yi zararına tuttuğunu gösterdi. Bu rakam, Bitcoin’in 15 bin dolar civarında işlem gördüğü Kasım 2022’deki çöküşten bu yana en yüksek seviye olarak kaydedildi. CoinGlass verileri, 24 saat içinde 1 milyar doların üzerinde kripto pozisyonunun tasfiye olduğunu ve bu tasfiyesinin 723 milyon dolarının uzun pozisyonlardan oluştuğunu gösterdi. OKX TR analistlerine göre, ABD'de tarihin en uzun süren hükümet kapanması, bu durumun etkilediği eksik makro verilerle yeniden şekillenen faiz indirimi beklentileri, kripto tabanlı borsa yatırım fonlarına yönelik ilginin hafiflemesiyle birleşti. ETF varlıkları %3,6 geriledi Güncel veriler, Bitcoin’in nisan seviyelerine gerilediği bu dönemde Bitcoin ETF’lerde tutulan toplam varlık miktarının ekim zirvelerinden bu yana %3,6 gerilediğini ve 1,38 milyondan 1,33 milyona düştüğünü gösterdi. Analistler, bu verileri, satışların esas olarak uzun vadeli kripto yatırımcılarının kâr alma davranışı göstermesinden kaynaklandığı ve kurumsal geri çekilmelerin etkili olmadığı yönünde değerlendirdi. Öte yandan Bitcoin ve Ethereum ETF’leri, geçtiğimiz hafta 437 milyon dolarlık çıkış kaydetti. Bu rakam, ürünlerin piyasaya sürülmesinden bu yana ilk sürekli sermaye çekimi oldu. Bitcoin ETF’leri, yalnızca pazartesi günü 254,6 milyon dolarlık net kayıpla ekim sonlarında başlayan bir dizi geri çekilmeyi sürdürdü. Bu çekilmeler, BlackRock tarafından sunulan IBIT ETF’inin sadece 435 günde 100 milyar dolarlık toplam yönetilen varlığa çıkaran birikim trendinin hemen ardından geldi. Öte yandan Strategy gibi kurumsal hazine şirketleri, yalnızca kasım ayında 835 milyon doları aşan tutarda Bitcoin satın aldı. Fed’in kararına yönelik belirsizlik sürüyor Kripto para piyasaları, ABD merkez bankası Fed’in 9-10 Aralık’ta gerçekleştirdiği politika toplantısına odaklandı. CME FedWatch’a göre faiz indirimine ihtimal verenlerin oranı, faiz indirimi bekleyenlerle eşitlendi ve bu da Fed’in bir sonraki adımına yönelik belirsizliği artırdı. Piyasanın gözü, ABD’de uzun süredir açıklanacak ilk büyük veri olarak değerlendirilen tarım dışı istihdam verilerine çevrildi. Analistler, kasım ayına ilişkin işgücü piyasası verilerinin tahminlerden yüksek gelmesi durumunda, aralık ayı faiz indirimi olasılığının daha da düşeceğini paylaştı. Daha zayıf gelirse, Fed’in gevşemek için alanı olacak. OKX TR Alphas bülteninde, her iki durumun da oynaklığın fiyatlanmasına yol açtığına dikkat çeken OKX TR analistleri, kasım ayı tüketici fiyat endeksi ve kişisel tüketim harcamaları verilerinin de belirleyici olduğuna işaret etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Faiz Belirsizliği Kripto Piyasasını Baskılamaya Devam Ediyor Haber

Faiz Belirsizliği Kripto Piyasasını Baskılamaya Devam Ediyor

Kripto paralarda son 24 saatin öne çıkan gelişmeleri Kripto para piyasası, yıl sonuna yönelik faiz indirimi beklentilerinin zayıflaması ve yatırımcıların kâr satışlarını hızlandırmasıyla düşüşe geçti. Hafta başında, ABD Senatosu’nun rekor kapanmanın ardından hükümeti yeniden faaliyete geçirmeyi öngören yasa tasarısını onaylaması kısa süreli bir iyimserlik yaratmış ve kripto varlıklarda sınırlı bir toparlanmaya yol açmıştı. Ancak bu iyimserlik uzun sürmedi. Yatırımcılar aralık ayında bir faiz indirimi umudunu korusa da FED Başkanı Jerome Powell son açıklamasında bu konuda net bir garanti vermedi. Powell, faiz kararları konusunda komite içindeki görüş ayrılıklarının sürdüğünü belirterek, para politikalarının artık “öncekine kıyasla çok daha veri odaklı” biçimde şekillendiğini vurguladı. Bu açıklamalar, piyasada faiz indirimine ilişkin belirsizliği artırırken, risk iştahının azalmasına ve kripto varlıklarda satış baskısının derinleşmesine yol açtı. Kripto para piyasasının toplam değeri 3,48 trilyon dolara gerilerken, Bitcoin, yeni güne 103.420 dolardan başladı. Bülten yazıldığı sırada Ethereum 3.445 dolardan işlem görürken, XRP 2,39 dolardan, Solana ise 156,13 dolardan fiyatlanıyordu. Dün Bitcoin ETF’leri toplam 524 milyon dolarlık giriş kaydederken, Ethereum ETF’lerinden 107 milyon dolarlık net çıkış gerçekleşti. DTCC, Bitwise’ın Chainlink ETF’sini aktif ve lansman öncesi kategorisine ekledi ABD’nin önde gelen takas, saklama ve bilgi hizmeti sağlayıcısı The Depository Trust and Clearing Corporation (DTCC), Bitwise’ın spot Chainlink borsa yatırım fonunu (ETF) “aktif ve lansman öncesi” kategorisinde listeledi. DTCC’nin resmi sitesinde CLNK koduyla yer alan Bitwise Chainlink ETF’si, henüz ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’ndan (SEC) onay almayı bekliyor. Ancak bu tür listeler, genellikle olası bir lansman için olumlu bir sinyal olarak değerlendiriliyor. Bitwise, Chainlink ETF’si için ilk S-1 başvurusunu ağustos ayında yapmış ve böylece Chainlink için sunulan ilk ETF teklifi olmuştu. Eylül ayında ise Grayscale kendi Chainlink ETF başvurusunu gerçekleştirdi. Bitwise’ın fon planında LINK token’larının stake edilmesi öngörülmezken, Grayscale’in fonunda varlıkların bir kısmının stake edilmesi planlanıyor. Chainlink, blok zincirleri gerçek dünya verileriyle buluşturan merkeziyetsiz bir oracle ağı olarak biliniyor. LINK token’ı, ağdaki doğrulayıcılara güvenilir veri sağladıkları için ödeme yapılmasında ve ağ güvenliğinin sağlanmasında kullanılıyor. İlk ABD merkezli spot XRP ETF’si perşembe günü piyasaya sürülebilir ABD merkezli ilk XRP borsa yatırım fonu (ETF), kripto yatırım şirketi Canary Capital’ın fon için gerekli belgeleri sunmasının ardından en erken perşembe günü piyasaya sürülebilir. Bloomberg Kıdemli ETF Analisti Eric Balchunas, salı günü yaptığı açıklamada Canary’nin pazartesi gecesi ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’na (SEC) Form 8-A başvurusunu yaptığını belirtti. Bu belge, menkul kıymetlerin borsada işlem görmeden önce sunulması gereken zorunlu bir aşamayı temsil ediyor. Balchunas, başvurunun “yarın veya perşembe günü gerçekleşecek bir lansmana işaret ettiğini” belirterek, Hedera (HBAR) ETF’lerinin de aynı formun sunulmasından bir gün sonra piyasaya çıktığını hatırlattı. Balchunas, “Henüz kesinleşmiş değil, ancak tüm adımlar tamamlanıyor” ifadelerini kullandı. Kripto muhabiri Eleanor Terrett, Canary’nin başvurusunun “Nasdaq listelemeyi onayladıktan sonra çarşamba günü TSİ 00.30’da yürürlüğe girecek son adım” olduğunu söyledi. Terrett, “Bu gerçekleştiğinde son engel de aşılmış olacak ve ilk spot XRP ETF’si perşembe günü piyasa açılışında devreye girecek” diye ekledi. Daha önce ABD’de XRP’ye dolaylı yatırım sağlayan bazı ürünler işlem görse de Canary’nin ETF’si 1933 Menkul Kıymetler Yasası kapsamında sunulduğu için XRP’yi doğrudan tutma yetkisine sahip olacak. SoFi, kripto alım satım hizmetini resmen başlattı ABD merkezli banka SoFi Technologies, düzenleyici çerçevenin netleşmesiyle birlikte müşterilerine kripto alım satım hizmeti sunmaya başladı. Şirket, dün yaptığı duyuruda hizmetin Bitcoin (BTC) ve Ethereum (ETH) dahil olmak üzere onlarca kripto parayı kapsayacağını ve pazartesi günü kademeli olarak kullanıma sunulduğunu belirtti. SoFi, bu hizmete önümüzdeki haftalarda daha fazla müşterinin erişim sağlayabileceğini de belirtti. SoFi CEO’su Anthony Noto, CNBC’ye yaptığı açıklamada, SoFi’nin tüketicilere kripto alım satım imkanı sunan ilk ve tek ulusal lisanslı banka olduğunu söyledi. Noto, mart ayında Para Birimi Denetleme Ofisi’nin (OCC) bankaların kriptoyla etkileşimine yönelik tutumunu yumuşatmasının bu kararda etkili olduğunu belirtmişti. SoFi, 2023’te banka lisansı alabilmek için kripto faaliyetlerinden çekilmişti. Ancak Haziran 2025’te, itibari para ile kripto arasında dönüşüm ve blok zinciri üzerinden ödeme imkanı sunan uluslararası ödeme hizmetleriyle sektöre geri döndü. Banka, ayrıca SoFi USD adlı, bire bir dolar rezerviyle desteklenecek bir stablecoin çıkarmayı ve kriptoyu kredi ve ödeme altyapısına entegre etmeyi planlıyor.

Jeopolitik Gerilim Dijitale Yansıyor Haber

Jeopolitik Gerilim Dijitale Yansıyor

Çin ile bağlantılı APT grupları, Pekin'in jeopolitik hedeflerini ilerletmeye devam ederek “ortadaki düşman” tekniğinin kullanımını artırdı ve birkaç Latin Amerika ülkesindeki hükümetleri hedef aldı. Rusya ile bağlantılı APT grupları, Ukrayna ve birkaç Avrupa Birliği üye ülkesine yönelik operasyonlarını yoğunlaştırdı ve operasyonlarını genişletti. Rusya ile bağlantılı bir tehdit aktörü olan InedibleOchotense, ESET'i taklit eden bir spearphishing kampanyası yürüttü. ESET Research, ESET araştırmacıları tarafından Nisan-Eylül 2025 tarihleri arasında belgelenen seçkin APT gruplarının faaliyetlerini vurgulayan en son APT Faaliyet Raporunu yayımladı. İzlenen dönemde, Çin ile bağlantılı APT grupları Pekin'in jeopolitik hedeflerini ilerletmeye devam etti. ESET, FamousSparrow grubunun, Trump yönetiminin Latin Amerika'ya olan stratejik ilgisine bir yanıt olarak ve muhtemelen devam eden ABD-Çin güç mücadelesinin etkisiyle hem ilk erişim hem de yanal hareket için giderek artan bir şekilde "ortadaki düşman" tekniğini kullandığını gözlemledi. FamousSparrow grubu, Latin Amerika'ya bir saldırı başlattı ve bölgedeki birçok devlet kurumunu hedef aldı. Avrupa genelinde, hükümet kurumları, Rusya ile bağlantılı APT gruplarının Ukrayna ve birkaç Avrupa Birliği üye ülkesine yönelik operasyonlarını yoğunlaştırmasıyla siber casusluğun ana odak noktası olmaya devam etti. Özellikle, Rusya ile bağlantılı grupların Ukrayna dışındaki hedefleri bile Ukrayna ile stratejik veya operasyonel bağlantılar sergiledi ve bu da ülkenin Rusya'nın istihbarat çabalarının merkezinde yer almaya devam ettiği fikrini pekiştirdi. RomCom, WinRAR'daki bir sıfır gün güvenlik açığını istismar ederek kötü amaçlı DLL'ler dağıttı ve AB ve Kanada'daki finans, imalat, savunma ve lojistik sektörlerine odaklanan çeşitli arka kapılar sağladı. Sıfır gün istismarları pahalı olduğundan hem Gamaredon hem de Sandworm grupları, çok daha ucuz olan spearphishing tekniğini birincil saldırı yöntemi olarak kullandı. Gamaredon, operasyonlarının yoğunluğu ve sıklığında belirgin bir artışla Ukrayna'yı hedef alan en aktif APT grubu olmaya devam etti. Benzer şekilde, Sandworm da Ukrayna'ya odaklandı — ancak Gamaredon'un siber casusluk faaliyetlerinden farklı olarak yıkım amaçlıydı. Büyük ölçüde hükümet, enerji, lojistik ve tahıl sektörlerine yoğunlaştı. Muhtemel hedefi Ukrayna ekonomisini zayıflatmaktı. Belarus ile bağlantılı FrostyNeighbor grubu, Roundcube'deki bir XSS güvenlik açığını istismar etti. Polonya ve Litvanya şirketleri, Polonya şirketlerini taklit eden spearphishing e-postalarının hedefi oldu. E-postalar, yapay zekâ tarafından oluşturulan içeriği anımsatan bir yapıya sahip, belirgin bir şekilde kullanılan ve birleştirilen madde işaretleri ve emojiler içeriyordu. Bu da kampanyada yapay zekânın kullanılmış olabileceğini düşündürüyor. Teslim edilen yükler arasında bir kimlik bilgisi hırsızı ve bir e-posta mesajı hırsızı bulunuyordu. ESET Tehdit Araştırmaları Direktörü Jean-Ian Boutin, "İlginç bir şekilde, Rusya ile bağlantılı bir tehdit aktörü olan InedibleOchotense, ESET'i taklit eden bir spearphishing kampanyası yürüttü. Bu kampanya, Kalambur arka kapısı ile birlikte meşru bir ESET ürününün indirilmesine yol açan trojanize bir ESET yükleyicisi içeren e-postalar ve Signal mesajlarını içeriyordu. Çin ile bağlantılı gruplar, ESET araştırmacıları tarafından son zamanlarda Asya, Avrupa, Latin Amerika ve ABD'de gözlemlenen kampanyalarla oldukça aktif olmaya devam ediyor. Bu küresel yayılma, Çin ile bağlantılı tehdit aktörlerinin, Pekin'in mevcut jeopolitik önceliklerini desteklemek için harekete geçirilmeye devam ettiğini gösteriyor.” açıklamasını yaptı. Asya'da APT grupları, önceki raporlama döneminde olduğu gibi hükümet kurumlarının yanı sıra teknoloji, mühendislik ve imalat sektörlerini hedef almaya devam etti. Kuzey Kore ile bağlantılı tehdit aktörleri, Güney Kore ve teknoloji sektörüne, özellikle de rejimin önemli bir gelir kaynağı olan kripto para birimine yönelik operasyonlarda oldukça aktif olmaya devam etti. ESET, Haziran ve Eylül ayları arasında FamousSparrow'un Latin Amerika'da çoğunlukla devlet kurumlarına yönelik çeşitli operasyonlar yürüttüğünü de gözlemledi. Bunlar, ESET'in bu dönemde gruba atfettiği faaliyetlerin büyük bir kısmını oluşturuyor ve bu bölgenin son aylarda grubun ana operasyonel odak noktası olduğunu gösteriyor. Bu faaliyetler, Trump yönetiminin Latin Amerika'ya olan ilgisinin yeniden canlanmasıyla bölgede şu anda devam eden ABD-Çin güç mücadelesiyle kısmen bağlantılı olabilir. Genel olarak, FamousSparrow'un "Latin Amerika turu"nda gözlemlenen kurbanlar arasında Arjantin'deki birçok devlet kurumu, Ekvador'daki bir devlet kurumu, Guatemala'daki bir devlet kurumu, Honduras'daki birçok devlet kurumu ve Panama'daki bir devlet kurumu bulunmaktadır. ESET ürünleri, müşterilerinin sistemlerini bu raporda açıklanan kötü amaçlı faaliyetlerden korur. Burada paylaşılan istihbarat, çoğunlukla ESET'in tescilli telemetri verilerine dayanmaktadır. Ayrıca belirli APT gruplarının faaliyetlerini ayrıntılı olarak açıklayan derinlemesine teknik raporlar ve sık faaliyet güncellemeleri hazırlayan ESET araştırmacıları tarafından doğrulanmıştır. ESET APT Raporları olarak bilinen bu tehdit istihbaratı analizleri, vatandaşları, kritik ulusal altyapıyı ve yüksek değerli varlıkları suçluların ve devletlerin yönettiği siber saldırılardan korumakla görevli kuruluşlara yardımcı olmaktadır.

Zayıf Risk İştahı Kripto Piyasasında Satış Baskısını Artırdı  Haber

Zayıf Risk İştahı Kripto Piyasasında Satış Baskısını Artırdı 

Kripto paralarda son 24 saatin öne çıkan gelişmeleri Kripto para piyasası, küresel teknoloji hisselerinde yaşanan sert düşüşlerin etkisiyle haftayı zayıf bir görünümle kapatmaya hazırlanıyor. Risk iştahındaki kırılganlık, yatırımcıların kripto varlıklardan uzak durmasına neden olurken, Bitcoin haftalık bazda değer kaybını derinleştirdi. Hafta boyunca özellikle teknoloji hisselerindeki aşırı değerleme endişeleri, küresel borsalarda satış baskısını artırdı. Bu eğilim, riskli varlıklar arasında görülen genel geri çekilmeyle birlikte kripto paralara da yansıdı. Piyasalar ayrıca ABD’deki hükümet kapanmasının ekonomik faaliyetleri aksatması ve kritik makroekonomik verilerin gecikmesi nedeniyle belirsizlikle karşı karşıya kaldı. Özel sektör istihdam verilerinin ekim ayında işten çıkarmalarda keskin bir artışa işaret etmesi ise FED’in aralık ayında faiz indirimi beklentilerini yeniden gündeme taşıdı. Kripto para piyasasının toplam değeri 3,42 trilyon dolara gerilerken, Bitcoin, güne 102.105 dolardan başladı. Bülten yazıldığı sırada Ethereum 3.353 dolardan işlem görürken, XRP 2,22 dolardan, Solana ise 157,49 dolardan fiyatlanıyordu. Dün Bitcoin ve Ethereum ETF’leri altı günlük çıkış dönemini sonlandırarak pozitif akışlar kaydetti. Bitcoin ETF’leri 240 milyon dolar giriş alırken, Ethereum ETF’lerinde 12,51 milyon dolarlık giriş kaydedildi. ASIC Başkanı, Avustralya’nın tokenizasyon konusunda harekete geçmesi gerektiğini söyledi Avustralya Menkul Kıymetler ve Yatırımlar Komisyonu (ASIC) Başkanı Joe Longo, çarşamba günü yaptığı konuşmada, dağıtık defter teknolojisinin küresel sermaye piyasalarını dönüştürdüğünü vurgulayarak ülkenin “bu fırsatı değerlendirmesi gerektiğini, aksi halde geride kalacağını” söyledi. Longo, tokenizasyonun varlıkları daha küçük, alınıp satılabilir birimlere bölerek anlık takas imkanı sağlayabileceğini ve bunun sermaye piyasalarını kökten dönüştürebileceğini ifade etti. Longo, diğer ülkelerin hızla ilerlediğine dikkat çekerek, Avustralya’nın “kaçırılmış fırsatlar ülkesi” olma riskiyle karşı karşıya olduğu konusunda uyardı. Longo, İsviçre’nin dijital menkul kıymetler borsasında 2021’den bu yana 3,1 milyar doların üzerinde tokenize tahvil ihracı gerçekleştirildiğini, J.P. Morgan’ın iki yıl içinde para piyasası fonlarını tamamen tokenize etmeyi planladığını ve Nasdaq’ın gelecek yıl sonuna kadar 24 saat açık tokenize menkul kıymet ticareti başlatmayı hedeflediğini hatırlattı. “Bir zamanlar yeniliklerin öncüsü olan Avustralya, artık diğer ülkelerin gerisinde kalıyor” diyen Longo, bu durumu tersine çevirmek için ASIC Innovation Hub’ın yeniden yapılandırılarak faaliyete geçirileceğini duyurdu. Longo, yenilenen merkezin, düzenleyici engellerle karşılaşan yenilikçilere açık kapı politikası uygulayacağını ve ASIC’in sorunları sadece tespit etmekle kalmayıp çözüm üretmek için iş birliği yapacağını belirtti. Ayrıca, hükümetin fintech sektörünü güçlendirmeyi hedefleyen Geliştirilmiş Düzenleyici Sandbox incelemesini de destekleyeceklerini söyledi. Japonya’dan üç büyük banka ile ortak stablecoin denemesi Japonya Finansal Hizmetler Ajansı (FSA), ülkenin üç büyük bankasının yer aldığı stablecoin pilot projesine resmi onay verdi. Bu adım, Japonya’nın ödeme sistemlerinde dijital dönüşümü hızlandırma çabalarının bir parçası olarak görülüyor. FSA’nın yaptığı açıklamaya göre, Mizuho Bank, MUFG ve SMBC, ödemelere yönelik ortak bir stablecoin ihraç etmek üzere güçlerini birleştiriyor. Konsorsiyumda Mitsubishi Corporation, Progmat Inc. ve Mitsubishi UFJ Trust and Banking Corporation gibi isimler de yer alıyor. Pilot proje, farklı bankacılık gruplarının Japon yasalarına göre “elektronik ödeme aracı” olarak sınıflandırılan stablecoin’leri ortak şekilde ihraç edebilmesini ve bunun düzenleyici çerçeveye uygun biçimde yürütülüp yürütülemeyeceğini test edecek. FSA, denemenin Kasım 2025’ten itibaren süresiz olarak devam edeceğini, elde edilecek hukuki ve uyumla ilgili sonuçların daha sonra kurumun internet sitesinde yayımlanacağını açıkladı. Bu girişim, FSA’nın aynı gün duyurduğu Payment Innovation Project (PIP) kapsamında gerçekleştirilen ilk proje olma özelliğini taşıyor. Ajans, 2017’den bu yana fintech denemelerine destek veren FinTech Proof-of-Concept Hub bünyesinde faaliyet gösteren PIP aracılığıyla blok zinciri tabanlı ödeme inovasyonlarını hızlandırmayı hedefliyor. JPMorgan: “Bitcoin, altına kıyasla hala değerinin altında” JPMorgan analistlerine göre Bitcoin (BTC), altına göre volatilite ayarlı adil değerinin altında işlem görüyor. Analistler, ekim ayında altının tüm zamanların en yüksek seviyelerine yükselmesiyle artan volatilitenin değerli metali daha riskli hale getirdiğini, buna karşılık Bitcoin’in yatırımcılar açısından daha cazip bir konuma geldiğini belirtti. JPMorgan raporuna göre, Bitcoin-altın volatilite oranı 1,8’e gerileyerek BTC’nin altına göre 1,8 kat daha fazla risk taşıdığını gösteriyor. Raporda, “Bu volatilite oranı dikkate alındığında, Bitcoin’in mevcut piyasa değeri olan 2,1 trilyon doların yaklaşık yüzde 67 artması gerektiği, bunun da teorik olarak 170.000 dolar civarında bir fiyat anlamına geldiği” ifadelerine yer verildi. JPMorgan, bu hesaplamanın önümüzdeki 6-12 ayda Bitcoin için “önemli bir yukarı yönlü potansiyele” işaret ettiğini vurguladı. Galaxy Digital da çarşamba günü 2025 Bitcoin fiyat tahminini 185.000 dolardan 120.000 dolara çekti. Şirket, ekim ayında büyük yatırımcıların 400.000 BTC satışı, alternatif yatırım temalarına yönelim ve piyasa dinamiklerindeki değişimi gerekçe gösterdi. Galaxy’nin araştırma direktörü Alex Thorn, Bitcoin’in artık “olgunluk dönemi”ne girdiğini, bu dönemde kurumsal benimseme, pasif fon akışları ve düşük volatilitenin baskın olacağını belirtti. Thorn, ETF’lerin piyasadaki likiditeyi emmesi nedeniyle Bitcoin kazançlarının geçmişe kıyasla daha yavaş gerçekleşeceğini de sözlerine ekledi.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.