Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kripto Varlıklar

Kapsül Haber Ajansı - Kripto Varlıklar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kripto Varlıklar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kadınların Tasarruf Sahipliği Tarihi Zirvesinde Haber

Kadınların Tasarruf Sahipliği Tarihi Zirvesinde

Araştırma sonuçları, tasarruf sahiplerinin ortalama iki farklı tasarruf aracı kullandığını ortaya koydu. Bu çeyrekte tasarruf araçları arasında ilk sırayı yüzde 40 ile yastık altı altın ve değerli madenler alırken, yastık altı döviz ve TL nakit yüzde 38 ile ikinci sırada yer aldı. Altın ve diğer değerli maden hesapları yüzde 24 ile öne çıkan yatırım araçları arasında bulunurken, TL vadeli hesapların tercih edilme oranı yüzde 23, hisse senedi ve borsa yatırımlarının oranı ise yüzde 17 olarak gerçekleşti. Tasarruf sahiplerinin getiri beklentileri incelendiğinde, orta vadeli getiri beklentisinin önceki döneme göre 9 puan artarak yüzde 51'e yükseldiği görüldü. Böylece her iki tasarruf sahibinden birinin orta vadeli getiri beklentisine sahip olduğu belirlendi. En sevilen dijital banka olma hedefiyle ilerleyen ING Türkiye, sürdürülebilirlik stratejisi kapsamında finansal sağlığa katkı sunmak amacıyla NielsenIQ iş birliğiyle gerçekleştirdiği Türkiye'nin Tasarruf Eğilimleri Araştırması'nın 2026 yılı ikinci çeyrek sonuçlarını paylaştı. Araştırmaya göre Türkiye'de tasarruf sahipliği oranı yüzde 54 seviyesine yükselirken, tasarruf sahibi kadınların oranı 5 puan artış göstererek yaklaşık yüzde 60 ile şimdiye kadarki en yüksek seviyesine ulaştı. Düzenli tasarruf yaptığını belirtenlerin oranı yüzde 82 oldu. Araştırmaya göre tasarruf yapmanın en önemli nedeni yüzde 34 ile geleceğe yatırım yapmak olurken, yüzde 26 ile beklenmedik risklere karşı güvence oluşturma ihtiyacı ikinci sırada yer aldı. Düzenli tasarruf yapanların üçte birinden fazlası, gelirlerinin yüzde 10 ila yüzde 20'si arasında bir kısmını birikime ayırdığını belirtti. Tasarrufu bulunmayanların yüzde 23'ü yakın gelecekte birikim yapmayı planladığını ifade etti. Tasarrufu olmayan kişiler arasında gelecekte tasarruf yapmayı planlayan kadınların oranı yüzde 30 ile erkeklerden 11 puan daha yüksek ölçülürken, tasarruf yapma planının en güçlü olduğu yaş grubu yüzde 29 ile 25-44 yaş aralığı olarak öne çıktı. Tasarruf sahipleri iki farklı araç kullanıyor Araştırma sonuçlarına göre tasarruf sahipleri ortalama iki farklı tasarruf aracı kullanmayı sürdürüyor. Bu çeyrekte ilk sırayı 4 puan düşüşe rağmen yüzde 40 ile yastık altı altın ve değerli madenler aldı. Yastık altı döviz ve TL nakit yüzde 38 ile ikinci sırada yer alırken, altın ve diğer değerli maden hesapları yüzde 24 ile öne çıkan yatırım araçları arasında bulundu. TL vadeli hesapların tercih edilme oranı yüzde 23 olurken, hisse senedi ve borsa yatırımları yüzde 17 seviyesinde gerçekleşti. Yaş grupları bazında incelendiğinde, 45-54 yaş aralığındaki bireylerin yastık altı döviz ve TL tercihinde yüzde 39 ile önceki döneme göre 13 puanlık düşüş görülürken, aynı yaş grubunda yüzde 30 ile TL vadeli hesap tercihinin 4 puan arttığı gözlendi. Genç yatırımcılar arasında ise altın ve diğer değerli maden hesaplarına yönelimin güçlendiği dikkat çekti. 18-24 yaş grubunda bu ürünleri tercih edenlerin oranı yüzde 34 ile 7 puan yükselirken, aynı tasarruf aracını yastık altında tutmayı tercih edenlerin oranı yüzde 30 ile 6 puan geriledi. Araştırma ayrıca kadınların yastık altı altın, döviz ve TL araçlarını erkeklerden daha fazla tercih ettiğini ortaya koyarken; erkeklerin hisse senedi ve borsa, fon, döviz vadeli hesapları, kripto varlıklar, araç, emlak ve katılım hesapları gibi daha çeşitli yatırım araçlarına yöneldiğini gösterdi. Orta vadeli getiri beklentisi güçleniyor Tasarruf sahiplerinin getiri beklentileri incelendiğinde, orta vadeli getiri beklentisinin önceki döneme göre 9 puan artarak yüzde 51'e yükseldiği görüldü. Böylece tasarruf sahibi her iki kişiden birinin getiri beklentisinin orta vadeli olduğu belirlendi. Uzun vadeli getiri beklentisi ise önceki döneme göre 7 puan gerilemesine rağmen toplam beklentilerin yüzde 38'ini oluşturmaya devam etti. Katılımcıların yüzde 37'si yatırım ürünleri konusunda kendini bilgili buluyor Araştırmaya katılanların 10 kişiden 9'unun son bir ay içinde internet veya mobil bankacılık hizmetlerinden yararlandığı görüldü. Yatırım ve birikim ürünleri konusunda bilgili olduğunu belirtenlerin oranı yüzde 37 seviyesinde gerçekleşirken, bu oran erkeklerde yüzde 42 ile kadınlara göre 9 puan daha yüksek ölçüldü. Katılımcıların yüzde 35'i finansal kararlarından tek başına sorumlu olduğunu belirtirken, yüzde 56’sının finansal kararlarını başkaları ile aldığı görüldü. Her zaman aylık bütçe takibi yaptığını ifade edenlerin oranı ise yüzde 23 ile önceki döneme göre 6 puan artış gösterdi. Sezin Erken: Avrupa’nın en iyi bankası seçilen ING Grubu’ndan aldığımız güçle yatırım deneyimini sürekli ileri taşıyoruz. Araştırma sonuçlarını değerlendiren ING Türkiye Özel Bankacılık ve Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Sezin Erken, şunları söyledi: "Sonuçlar, tasarruf bilincinin güçlenmeye devam ettiğini ve özellikle kadınların tasarruf yapma eğiliminde dikkat çekici bir artış yaşandığını gösteriyor. Bununla birlikte finansal okuryazarlığın artırılması ve bireylerin doğru araçlara erişimin kolaylaştırılması ile yatırım ürünleri konusunda bilgi sahibi olduğunu ifade edenlerin oranının daha çok yükselebileceğini düşünüyoruz. Bu yaklaşımla ING Türkiye olarak biz de ING Mobil’i yalnızca bir bankacılık uygulaması değil; müşterilerimizin yatırım araçlarını analiz edip farklı dönem performanslarını karşılaştırabildiği, daha bilinçli yatırım kararları almasını destekleyen güçlü bir yatırım platformu olarak konumluyoruz. Dünyanın önde gelen finans kuruluşlarından biri olan ve Avrupa’nın en iyi bankası seçilen ING Grubu’ndan aldığımız güçle yatırım deneyimini sürekli ileriye taşımaya devam edeceğiz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

En Karlı Yatırım Araçları Hangileri? Bu Yıl Hangi Yatırım Daha Çok Kazandırabilir? Haber

En Karlı Yatırım Araçları Hangileri? Bu Yıl Hangi Yatırım Daha Çok Kazandırabilir?

2026'da Yatırım Yaparken Nelere Dikkat Edilmeli? Yatırım kararı almadan önce piyasa koşulları, enflasyon, faiz oranları, döviz hareketleri ve küresel ekonomik gelişmeler yakından takip edilmeli. Uzmanlara göre tek bir yatırım aracına yönelmek yerine portföyü çeşitlendirmek, olası riskleri azaltmanın en etkili yollarından biri olarak öne çıkıyor. Yatırım sürecinde dikkat edilmesi gereken başlıca noktalar ise şöyle sıralanıyor: Risk seviyesini doğru belirlemekUzun vadeli yatırım stratejisi oluşturmakPiyasaları düzenli takip etmekFarklı yatırım araçlarını değerlendirmekAni kararlar yerine planlı hareket etmekAltın Güvenli Liman Özelliğini Koruyor Belirsizlik dönemlerinde yatırımcıların ilk tercihleri arasında yer alan altın, 2026 yılında da güvenli liman olma özelliğini sürdürüyor. Jeopolitik gelişmeler, merkez bankalarının politikaları ve küresel ekonomik görünüm altın fiyatları üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor. Uzmanlar, özellikle uzun vadeli yatırım düşünenler için altının portföylerde önemli bir denge unsuru olabileceğini ifade ediyor. Borsa Uzun Vadede Dikkat Çekiyor Şirketlerin büyüme potansiyeline ortak olma imkânı sunan borsa, doğru hisse seçimi ve uzun vadeli bakış açısıyla yatırımcılar için önemli fırsatlar sunabiliyor. Uzmanlar, kısa vadeli fiyat hareketlerinden ziyade güçlü finansal yapıya sahip şirketlere odaklanmanın daha sağlıklı bir yatırım yaklaşımı olacağını vurguluyor. Mevduat Faizleri Hâlâ Tercih Ediliyor Faiz oranlarının yatırım kararları üzerindeki etkisi devam ediyor. Özellikle düşük risk tercih eden yatırımcılar için vadeli mevduat hesapları, düzenli getiri sağlaması nedeniyle dikkat çekiyor. Mevduat faizleri, piyasa koşullarına bağlı olarak değişiklik gösterdiğinden yatırımcıların güncel oranları takip etmeleri öneriliyor. Döviz Yatırımları Yakından İzleniyor Dolar ve euro gibi yabancı para birimleri, küresel ekonomik gelişmeler doğrultusunda yatırımcıların radarında yer almayı sürdürüyor. Döviz yatırımlarında yalnızca kur hareketlerine değil; merkez bankalarının faiz kararları, enflasyon verileri ve uluslararası piyasalardaki gelişmelere de dikkat edilmesi gerekiyor. Gümüş ve Değerli Metaller İlgi Görüyor Son yıllarda yatırımcıların ilgisinin arttığı gümüş, hem sanayi kullanım alanlarının genişlemesi hem de değerli metal olması nedeniyle alternatif yatırım araçları arasında gösteriliyor. Platin ve paladyum gibi diğer değerli metaller de belirli dönemlerde yatırımcıların ilgisini çekebiliyor. Kripto Varlıklarda Temkinli Yaklaşım Öneriliyor Kripto varlıklar yüksek getiri potansiyeli sunarken aynı zamanda yüksek risk de barındırıyor. Uzmanlar, bu alanda yatırım yapmayı düşünenlerin yalnızca kaybetmeyi göze alabilecekleri tutarlarla işlem yapmaları ve güvenilir platformları tercih etmeleri gerektiğini belirtiyor. Gayrimenkul Uzun Vadeli Yatırımcıların Gündeminde Konut, arsa ve ticari gayrimenkuller uzun vadeli yatırım araçları arasında önemini koruyor. Bölgesel gelişim potansiyeli, kira getirisi ve değer artışı beklentisi, yatırım kararlarında belirleyici faktörler arasında yer alıyor. Yenilenebilir Enerji Yatırımları Yükselişini Sürdürüyor Küresel enerji dönüşümüyle birlikte güneş enerjisi, rüzgâr enerjisi ve enerji depolama sistemleri gibi alanlar da yatırımcıların ilgisini çekmeye devam ediyor. Özellikle enerji sektöründeki teknolojik gelişmeler ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlar, uzun vadeli büyüme potansiyeli taşıyan alanlar arasında değerlendiriliyor. Uzmanlardan Portföy Çeşitliliği Uyarısı Ekonomi uzmanları, 2026 yılında yatırım yaparken tek bir yatırım aracına bağlı kalmanın risk oluşturabileceğini belirtiyor. Altın, borsa, mevduat, döviz ve diğer yatırım araçlarının dengeli şekilde değerlendirildiği çeşitlendirilmiş bir portföyün, olası piyasa dalgalanmalarına karşı daha dayanıklı olabileceği ifade ediliyor. Yatırım kararlarının kişisel finansal hedefler, risk algısı ve yatırım süresi doğrultusunda verilmesi gerektiğini vurgulayan uzmanlar, yatırımcıların güncel ekonomik verileri ve piyasa gelişmelerini yakından takip etmelerinin önemine dikkat çekiyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CoinTR, Geleceğin Finansal Hizmet Merkezi Kur+’ı Duyurdu Haber

CoinTR, Geleceğin Finansal Hizmet Merkezi Kur+’ı Duyurdu

CoinTR’nin uzun vadeli ürün stratejisinin önemli bir parçası olarak konumlanan Kur+, finansal çözümleri tek bir çatı altında toplayan dinamik bir platform olarak öne çıkıyor. Kur+, zamanla gelişerek farklı finansal servisleri de bünyesinde barındıracak bir yapı olarak hizmet verecek. Platformun ilk aşamasında ise kullanıcılar, Türk Lirası’nı daha avantajlı koşullarla dönüştürebilecek. Kullanıcı içgörüsü ile geliştirildi Al. Sat. Sakla Artısıyla sloganı ile lanse edilen Kur+, CoinTR kullanıcılarının davranışları ve beklentileri doğrultusunda geliştirildi. Yapılan analizler, kullanıcıların yalnızca alım-satım işlemleriyle sınırlı kalmak istemediğini; dijital varlıklarını daha pratik, avantajlı ve hızlı bir deneyimle yönetmek istediğini ortaya koydu. Bu içgörüden yola çıkılarak geliştirilen Kur+, kullanıcıların farklı finansal ihtiyaçlarına tek bir noktadan ulaşabileceği ve zamanla yeni servislerle zenginleşecek bir finansal merkez olarak tasarlandı. Türkiye’nin güvenilir kripto borsalarından CoinTR, bu yapı ile kullanıcı ihtiyaçlarını daha iyi anlayan ve bu ihtiyaçlara göre şekillenen daha akıllı bir deneyim sunmayı hedefliyor. CoinTR Ürün ve Operasyon Direktörü Büşra Özsipahi yaptığı açıklamada: “Geleneksel yatırım araçları ile kripto varlık ekosistemi birbiri ile iç içe geçmiş durumda. Kullanıcı yatırımlarını yönetirken kendisi için en uygun ve avantajlı araca yatırım yapmak istiyor. Bunu yaparken de fiyat kontrolünü hala geleneksel yöntemlerle döviz büroları üzerinden yapıyor. Kur+ ile amacımız kullanıcılara kripto varlıklar alım satımının yanı sıra döviz için de bir alternatif sunmak. Kullanıcılarımızın geri bildirimlerine dayanarak geliştirdiğimiz Kur+’ta ilk etapta Türk Lirasını avantajlı olarak dönüştürebilecekler. Kur+ ile, kullanıcılarımıza sadece bir işlem platformu değil; tüm finansal ihtiyaçlarını tek bir çatı altında karşılayabilecekleri kapsamlı bir alım satım deneyimi sunmayı amaçlıyoruz. Kur+’ı yeni servislerle zenginleştirerek CoinTR’yi bir finansal hizmet merkezine dönüştürmeyi hedefliyoruz.” sözlerine yer verildi. CoinTR Kur+’ı kullanıcıları ile birlikte kutluyor. Kur+’ın kullanıma sunulmasına özel katılım koşullarını sağlayan yeni kullanıcılar 400 TL değerinde hediye alabilecek. Bunun yanı sıra KYC ve KYB sürecini tamamlayan uygun yeni ve mevcut kullanıcılar ise KUR+ işlem hacimlerine ve Net TL Yatırma kademelerine göre Hediye Merkezi Bonus Puanı kazanabilecek. Katılım şartları ile ilgili bilgi almak için linke gidiniz. Kur+ kullanıma sunulması için düzenlenen hediye bonus günleri 20 Temmuz 2026 saat 19:00 – 23 Ağustos 2026 saat 18:59 (TSİ) tarihleri arasında geçerlidir. Sorumluluk Reddi Beyanı Bu bültende yer alan bilgiler, yorumlar ve değerlendirmeler yalnızca genel bilgilendirme amacıyla sunulmakta olup hiçbir şekilde yatırım tavsiyesi niteliği taşımamaktadır. İçerikler, okuyucuların mali durumu, risk ve getiri tercihleri ya da yatırım hedefleri dikkate alınarak hazırlanmamıştır. Kripto varlıklar yüksek risk içermekte olup fiyatlarında ciddi dalgalanmalar yaşanabilir. Bu bültende yer alan bilgilere dayanarak alınacak yatırım kararlarının sonuçlarından okuyucular kendileri sorumludur. Herhangi bir yatırım kararı almadan önce kendi araştırmanızı yapmanız ve gerekli durumlarda yetkili bir finansal danışmana başvurmanız tavsiye edilir. Bültende sunulan bilgilerin doğruluğu ve güncelliği için azami özen gösterilmekle birlikte, bu bilgilerin eksiksiz veya hatasız olduğu garanti edilmez. Bu bültenin kullanımından doğabilecek doğrudan veya dolaylı zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Finans Dünyasının Karar Vericileri TechFinTech 2026’da Buluştu Haber

Finans Dünyasının Karar Vericileri TechFinTech 2026’da Buluştu

4. defa gerçekleşen etkinlikte, dijital finans ekosisteminin bugünü ve geleceği çok boyutlu bir perspektifle ele alındı. Ana sponsorluğunu Mayasoft’un üstlendiği etkinlikte; gerçek zamanlı ekonomi, yapay zekâ destekli finansal karar mekanizmaları, gömülü finans ve otonom sistemler gibi kritik başlıklar yoğun bir program kapsamında değerlendirildi. Türkiye’nin finans ve teknoloji alanındaki stratejik buluşmalarından biri olarak konumlanan TechFinTech’te yalnızca mevcut dönüşümü değil, finansın geleceğinin nasıl şekilleneceğini de çok boyutlu bir perspektifle ele alındı. Bilişim Zirvesi Etkinlik Şirketi tarafından 4. kez gerçekleştirilen etkinlikte, gerçek zamanlı ekonomi, yapay zekâ destekli finansal karar mekanizmaları, gömülü finans ve otonom sistemler gibi kritik başlıklar büyük ilgi gören oturumlarda kapsamlı şekilde değerlendirildi. Finansın Yeni Oyun Kuralları TechFinTech Sahnesinde TechFintech 2026 açılış konuşmasını BTHaber Genel Yayın Koordinatörü Ayhan Sevgi yaptı. Sevgi, “Finansal Dijitalleşmenin Yeni Evresi” başlıklı açılış konuşmasında, “Son 3 yıl durgunluk yaşayan fintech dünyası, 2025’te küresel yatırımların 116 milyar dolara ulaşmasıyla yeniden yükselişe geçti. Fintech’ler artık alternatif değil, geleceğin finansal altyapısı olarak konumlanırken; Türkiye’de sektör yaklaşık 214 milyon dolarlık yatırım ile startup yatırımlarında işlem hacmi bakımından ikinci sıraya yerleşti. Yatırımcı ilgisi varlık yönetimi ve yatırım odaklı çözümlere kayarken, özellikle dolandırıcılık önleme ve kritik skorlama alanlarında yapay zeka algoritmaları, operasyonel maliyetleri düşürerek verimliliği ana yatırım odağı haline getiriyor. Bu teknolojik gelişmelerin yakın gelecekte fintech sekötürnün en önemli belirleyicisi olacağı tahmin ediliyor” dedi. Etkinliğin ana konuşmacısı Deloitte Sorumlu Ortak ve Blokzincir Hizmetleri Lideri Uğur Kağan Dinçsoy, konuşmasında “Finansın Yeni Denkleminde Kim Nerede?” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Dinçsoy sunumunda “Fintech dünyasında son dönemde dikey yapılardan yatay modellere geçiş hızlanırken, şirketler yazılım ve BT süreçlerini dış kaynak kullanmak yerine kendi bünyelerine alarak daha hızlı ve verimli büyümeye yöneliyor. Yapay zeka uygulamaları kullanıcı harcamalarında oyun harcamalarını geride bırakmaya başlarken, bu durum önemli bir trend değişimine işaret ediyor. Türkiye’de artan yatırım ilgisi ve global oyuncuların potansiyel girişleriyle birlikte rekabetin daha da sertleşmesi bekleniyor. Hyperscaler yatırımlarının Türkiye’ye gelmesiyle regülasyon kaynaklı sıkışıklıkların azalacağı öngörülüyor. Bankacılık tarafında ise platform bankacılığına ek olarak servis bankacılığı modeli öne çıkarken, müşteri deneyimi de merkeze yerleşiyor. Kripto varlıklar tarafında ise sıkılaşan regülasyonlarla birlikte saklama hizmetleri yeni dönemin temel başlıkları haline geliyor. Tüm bu dönüşüm içinde fintech şirketleri için artık sadece büyüme değil; risk yönetimi, uyum ve sürdürülebilir kârlılık en kritik öncelikler olarak öne çıkıyor” dedi. Ana sponsor Mayasoft’un CEO’su Yasin Aşır, “Finansın Yeni Altyapısı: Gerçek Zamanlı, Akıllı, Kesintisiz” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Aşır sunumunda; “Finansın yeni işletim sistemi yazılırken müşteri deneyimi veriyle tamamen entegre hale gelmiş durumda; karar alma süreçleri köklü bir dönüşüm yaşıyor. Eskiden sezgisel ve tecrübeye dayalı kararlar alınırken, bugün veriyi bir ‘yakıt’ gibi kullanarak iş zekâsı çıktıları ve algoritmalarla daha akıllı, veri odaklı kararlar veriliyor. Bu yapıya yapay zekanın eklenmesiyle çok daha güçlü sonuçlar ortaya çıkıyor. Yapay zeka günlük hayatımızda ve finans sektöründe aktif şekilde kullanılmaya başlanmış olsa da hangi ölçekte, hedefle ve regülasyon çerçevesinde kullanılacağı hâlâ kritik bir soru olarak duruyor. Öte yandan artan entegrasyonlar ve genişleyen API ekosistemi sistemleri daha kırılgan hale getirirken, saldırı yüzeylerinin büyümesi ve yapay zeka destekli tehditlerdeki artış bu riski daha da belirgin kılıyor. Bu nedenle geleceğin kazananları yalnızca teknolojiyi kullananlar değil; yapay zekayı güvenli ve regülasyonlara uyumlu şekilde kurumsallaştıran, altyapıyı güçlü ve esnek kurgulayan, ekosistemi güvenle yöneten ve operasyonlarını kesintisiz sürdürebilen kurumlar olacak. Yarının kazananları ekosistemi kuran değil, güvenle yöneten olacak” dedi. Finansta Karar Mekanizması Yeniden Şekilleniyor Verinin karar verme süreçlerindeki yeri ve etkisinin panelistler tarafından ele alındığı “Veriyle Karar Veren C-Suite” ana panelinin moderatörlüğünü BTHaber Başkanı Murat Göçe üstlendi. Murat Göçe giriş konuşmasında “Bir zamanlar bankacılık işlemleri hesap cüzdanına bağlıydı; bugün ise fintech ve yapay zekâ ile bambaşka bir noktadayız. Eskiden başka bir şubeden para çekmek günler sürerken, bugün finans dünyası hız ve teknolojiyle yeniden şekilleniyor. Artık sadece bankalar değil; fintech’ler, ödeme sistemleri ve yapay zekâ da finansın merkezinde yer alıyor” diyerek alınan yola dikkat çekti. Panel konuğu Koç Finans CFO’su Doğu Özden, “Veri ve yapay zekâ aslında karar vermiyor; önemli bir girdi sağlıyor ancak burada hala karar verenler veriyi yönetenler. Ancak burada veriyi zaman zaman kutsallaştırdığımızı da düşünüyorum. Burada veriye karşı çok duygusal olmadan onu yöneterek o duygusallığı tecrübe ile sonraki aşamaları devreye almamız gerekir. Veri bize sadece bir fotoğraf sunuyor ve bu fotoğraf çoğu zaman soğuk olabilir. Günün sonunda o kararı verirken bu fotoğrafın üzerine bağlamı, tecrübeyi ve insan faktörünü eklemek gerekir. Bu yüzden bugün geldiğimiz noktada yapay zekâdan ziyade hibrit zekânın, yani insan ve yapay zekânın birlikte çalışmasının daha doğru olduğunu düşünüyorum” açıklamasında bulundu. Panelde görüşlerini paylaşan bir diğer konuk isim ING Türkiye IT Direktörü Hale Kocabıyık, “Veri üretimi ve anlamlandırılması hiç olmadığı kadar hızlandı; bu da doğal olarak kararların aynı hızda alınması beklentisini doğurdu. Ancak organizasyonlarda her kararın doğası farklıdır. Bu nedenle mesele, veri ile karar alma süreçleri arasındaki bir hız farkı değil; kararların doğası gereği farklı hız ihtiyaçlarına sahip olmasıdır. Bu bağlamda asıl kritik konu, hangi kararın ne şekilde ve hangi hızda verilmesi gerektiğini doğru tasarlayabilmek, yani sağlam ve işlevsel bir karar mimarisi kurabilmektir. Bu başarıldığında, kararın ihtiyacı ile veri akışı zaten doğal olarak senkronize olur” diyerek görüşlerini aktardı. Ana panel sponsoru HPE İş Geliştirme ve Dönüşüm Projeleri Yöneticisi Mert Sarıkaya ise “Veri, kararın tek kaynağı değil; çoğu zaman insanlar sezgileriyle bir noktaya geliyor ve veriyi bunu desteklemek için kullanıyor. Bunun arkasında insan psikolojisi, ön yargılar ve veriyi seçme biçimimiz yatıyor. Ayrıca veri bize geçmişi ve bugünü gösterirken, biz karar verirken geleceği tahmin etmeye çalışıyoruz. Bu noktada bağlam, sezgi ve tecrübe devreye giriyor ve nihai kararı şekillendiriyor. Yapay zekânın yükselişiyle birlikte kararların bir kısmını makinelere bırakıyoruz; ancak asıl soru artık şu: İnsan bu sürecin neresinde konumlanacak ve nasıl değer katacak?” dedi. Bulut, GPU ve Yapay Zekâ ile Finansın Yeni Altyapısı “Finans Sektöründe Dijital Dayanıklılık: Bulut, Regülasyon ve Süreklilik” başlıklı oturumda konuşan İşNet Satış Direktörü Pınar Tüfenkci, “Yapay zekâ dönüşümünün etkisi hızla artarken, İşNet olarak GPU as a Service hizmetimizle şirketlerin NVIDIA H100 ve H200 gibi güçlü GPU’lara bulut üzerinden, donanım yatırımı yapmadan erişmesini sağlıyoruz. Bu yapı, Türkiye’nin finans bulutu gereklilikleri ve KVKK uyumluluğu gözetilerek tasarlandı; böylece kurumlar hem yüksek işlem gücüne hem de güçlü veri güvenliği altyapısına sahip oluyor. GPU tabanlı altyapımız ve akıllı yönetim katmanımız sayesinde yapay zekâ uygulamalarını güvenli, ölçeklenebilir ve sürdürülebilir şekilde çalıştırarak fintech ekosisteminin dönüşümüne katkı sunuyoruz” dedi. Aynı oturumda yer alan Upsonic Co-Founder & CEO’su Taygun Alban ise “Upsonic olarak elektronik para kuruluşları, bankalar ve finansal kurumların dijital dönüşüm süreçlerinde aktif rol alıyor, fintech süreçlerini uçtan uca yapay zekâ ile otomatize etmeyi hedefliyoruz. Bu doğrultuda geliştirdiğimiz AI ajanlar, özellikle işe alım gibi karmaşık süreçlerde evrak toplama, doğrulama ve analiz adımlarını otomatikleştirerek operasyonel yükü önemli ölçüde azaltıyor. Ancak bu sistemlerin sürdürülebilir şekilde çalışabilmesi için güçlü, güvenli ve regülasyona uygun bir altyapı kritik önem taşıyor. Bu noktada İşNet ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği, yalnızca yüksek GPU kapasitesi ve yerel veri uyumluluğu sağlamakla kalmadı; aynı zamanda sunduğu esnek ve ölçeklenebilir altyapı sayesinde hem maliyet optimizasyonu sağlıyor hem de sürdürülebilir ve güvenilir bir büyüme modeli oluşturabiliyoruz” dedi. “Finansta Yapay Zekâ ile Değer Yaratmak: Bugün Ne Mümkün?” başlıklı sunumu gerçekleştiren Oredata COO’su Çağlar Kara, “Bugün dünya genelinde her 10 şirketin 9’u yapay zekâ ile ilgili çalışmalar yürütüyor; ancak bu projeleri ölçekleyebilen şirketlerin oranı hâlâ oldukça sınırlı. Kurumlar strateji tarafında belirli bir olgunluğa ulaşmış olsa da veri altyapısı ve organizasyonel kültür, dönüşümün önündeki en büyük engeller olarak öne çıkıyor. Yapay zekâ projelerinde başarıyı belirleyen unsur yalnızca teknoloji değil; aynı zamanda kurumların bu değişime ne kadar hızlı uyum sağlayabildiğidir. Bu nedenle kısa sürede değer üreten, ölçülebilir ve önceliklendirilmiş projelerle ilerlemek kritik önem taşıyor. Yapay zekâ artık bir tercih değil, rekabet gücünü korumak isteyen kurumlar için stratejik bir zorunluluk haline gelmiş durumda. Doğru kurgulanmış projelerle kurumlar, yatırım geri dönüşünü çok daha hızlı şekilde elde edebiliyor” diyerek görüşlerini paylaştı. “Finansın Kör Noktası, Erişilemeyen Müşteri Kitlesi” başlıklı sunumda Binclusive Kurucu Ortak Atakan Nalbant, “Finansın en kritik ancak çoğu zaman göz ardı edilen alanı erişilebilirlik. Bugün milyonlarca kullanıcı için mesele yalnızca teknolojiye ulaşmak değil, o teknolojiyi gerçekten kullanabilmek. Doğru tasarlanmayan dijital deneyimler kullanıcıları sistemin dışında bırakırken, erişilebilirlik artık sadece bir kullanıcı deneyimi konusu değil; aynı zamanda kurumlar için regülasyon, sorumluluk ve sürdürülebilir büyümenin temel bir parçası haline geliyor. Bu nedenle erişilebilirliği her yeni ürün ve özellikte temel bir öncelik olarak ele almak gerekiyor. Çünkü erişilebilirlik sağlandığında yalnızca belirli bir kullanıcı grubu değil, tüm kullanıcı deneyimi daha güçlü ve kapsayıcı hale geliyor” dedi. Ekonomist Dr. Hakan Yurdakul ise “Yeni Ekonomik Düzende Finans” başlıklı sunumunda; FinTech ekosisteminin üç katmanlı bir yapıdan oluştuğunu belirtti. İlk katmanda elektronik para ve ödeme kuruluşları ile dijital bankaların, ikinci katmanda analitik yapıların, üçüncü katmanda ise son kullanıcıya ulaşan dijital ödeme, müşteri sadakati ve gömülü finans uygulamalarının yer aldığını ifade eden Yurdakul, “Bu katmanlar arasında güçlü bir entegrasyon ve iş birliği sağlanması durumunda ekosistemin hızlı büyüyecek. Aksi durumda rekabet ve koordinasyon eksikliğinin önemli bir potansiyelin kaçırılmasına yol açabilir” dedi. Finans Dünyasında Dönüşüm ve Yeni Nesil Yaklaşımlar Bu yıl dördüncüsü gerçekleştirilen TechFinTech etkinliği, sektörün fikir önderlerini ve karar vericilerini bir araya getirerek katılımcılara farklı bakış açıları kazandırdı. Birbirinden farklı sunumlarıyla konuşmacı olarak etkinliğe değer katan isimler arasında; Boyner Büyük Mağazacılık CTO’su Cihan Yıldız, OdeaTech Data Yönetimi Direktörü Gamze Kaplan Gökalp, TFI Holding Group CFO’su Furkan Ünal, Dünya Katılım Bankası Servis ve Ekosistem Bankacılığı Direktörü Dr. Erhan Bahtiyar, MasterLabs Kurucu & CTO’su Kerem Çeliker, Hannover Fairs Turkey BT Dijitalleşme Projeleri ve Veri Yönetimi Direktörü Cihan Keser ve Trakya Yatırım Holding Teknoloji Başkanı Ümit Bilik yer aldı. Güçlü iş birlikleriyle hayata geçirilirken Techfintech’in bu yılki ana sponsoru Mayasoft oldu. Ana panel sponsorluğunu HPE üstlenirken, etkinliğin premium sponsorları İşNet ve Oredata oldu. Binclusive ve MasterLabs sunum sponsorları, E-Güven, Infotelica, İzometri, Pax, Techincube, Verion, Vesta ve WGuard ise tanıtım sponsorları olarak etkinlikte yer aldı. Hizmet sponsorları tarafında ise Ajans Press, Eti Danışmanlık, Faselis, Megisty, Pax, Postaban, Sirius ve Ventus Creative markaları yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

"2026 Kripto Piyasalarında Hız Değil Dayanıklılık Yılı Olacak" Haber

"2026 Kripto Piyasalarında Hız Değil Dayanıklılık Yılı Olacak"

SAFEbit CEO’su Emrah Aktaş, 2026’da piyasada spekülasyondan çok sürdürülebilir, regülasyon uyumlu ve gerçek kullanım alanı sunan projelerin öne çıkacağının altını çizdi. ABD Merkez Bankası’nın (FED) yılın ilk faiz kararının ardından küresel piyasalarda dengeler yeniden şekillenirken, gözler yüksek likiditeye duyarlılığıyla bilinen kripto varlıklara çevrildi. SAFEbit CEO’su Emrah Aktaş, mevcut para politikası ortamının kripto ekosistemi için bir yavaşlama değil, aksine bir olgunlaşma ve ayrışma süreci anlamına geldiğini ifade ediyor. “FED’in 2026 yılındaki ilk faiz kararı, yalnızca ABD para politikasına değil, küresel ölçekte tüm finansal varlıklara yönelik önemli sinyaller verdi. Üç faiz indiriminin ardından faizlerin sabit bırakılması, piyasalara dengeli ama net bir mesaj niteliği taşıyor. Likidite tamamen kapanmış değil, ancak artık kolay ve sınırsız para döneminde de değiliz. Bu tablo, risk iştahının tamamen ortadan kalkmadığı fakat daha kontrollü ve seçici bir yapıya evrildiği bir döneme işaret ediyor. Piyasa artık hikâyeleri değil, sağlamlığı sınar Bu tarz makro dönemlerde piyasa davranışları da değişir. Hisse senetlerinden emtialara, kripto varlıklardan diğer alternatif yatırım araçlarına kadar geniş bir yelpazede ‘Ne bulursam alayım’ yaklaşımı zayıflar. Bunun yerine finansal dayanıklılık, sürdürülebilir gelir, güçlü bilançolar ve etkin risk yönetimi gibi unsurlar daha belirleyici hâle gelir. Başka bir ifadeyle, piyasa artık hikâyeleri değil, sağlamlığı sınar. Kripto varlıklar da bu küresel iklimin dışında kalmıyor. Hatta likiditeye en hassas varlık gruplarından biri olduğu için FED’in yönlendirmelerini çok daha hızlı ve doğrudan fiyatlıyor. Faizlerin sabit kaldığı ve belirsizliklerin tam olarak dağılmadığı bir ortamda kripto piyasasında genel yükselişten ziyade projeler arası ayrışma öne çıkar. Bu süreçlerde Bitcoin’in görece güçlü duruş sergilemesi tesadüf değil. Çünkü belirsizlik dönemlerinde Bitcoin, kripto ekosisteminin doğal çekim merkezi gibi çalışır. Altcoin tarafında ise tablo daha seçici; temeli zayıf, sürdürülebilirliği olmayan projeler zaman içinde ilgi kaybeder. Bu nedenle 2026’yı kripto piyasaları açısından bir ivmelenme yılı olarak değil, daha çok bir eleme ve güçlenme dönemi olarak görmek gerekiyor. Ayakta kalacak projelerin bazı ortak özellikleri olacak. Sadece anlatı üreten değil, gerçek bir probleme çözüm sunan, ürün geliştiren ve kullanıcı bağlılığı yaratabilen yapılar öne çıkacak. Gelir modeli net olmayan ve varlığını yalnızca token fiyat performansına dayandıran projeler için ise şartlar daha zorlayıcı olacak. Burada belirleyici unsur süreklilik. Kısa süreli popülerlik değil, uzun vadeli varlık gösterebilme kapasitesi değer yaratacak. Önümüzdeki dönemde regülasyonlar da kripto piyasalarının yönünü belirleyen temel faktörlerden biri olmaya devam edecek. Regülasyon çoğu zaman kriptonun önünde bir engel gibi algılansa da gerçekte kurumsal sermayenin sisteme girişini mümkün kılan ana unsurlardan biri. Kuralların netleşmesi bazı oyuncular için kısa vadede zorlayıcı olabilir, ancak orta ve uzun vadede piyasa güvenilirliğini güçlendirir. Güven ortamı büyüdükçe kalıcı ve kurumsal sermaye de piyasaya daha rahat dahil olur. Bu nedenle 2026’da regülasyonla uyumlu hareket eden projeler ve platformlar belirgin bir avantaj sağlayacak. 2026’da regülasyona uyumlu projeler ve platformlar avantaj sağlayacak Ayrıca kripto ekosisteminde gündemin giderek daha fazla gerçek finansal ihtiyaçlara çözüm üreten alanlara kaydığını görüyoruz. Gerçek dünya varlıklarının tokenizasyonu, güçlü finansal altyapılar, güvenli saklama çözümleri ve mevzuata uyumlu ürünler daha fazla konuşulacak başlıklar arasında yer alacak. Piyasa olgunlaştıkça, spekülasyondan çok somut fayda üreten bu tür çözümler daha görünür ve değerli hâle gelecek. Özetle 2026 kripto piyasaları için bir son değil, ancak kolay kazanç dönemi de olmayacak. Bu yıl hızdan çok doğru konumlanmanın, agresif risk almaktan çok risk yönetiminin ve kısa vadeli fırsatlardan çok uzun vadeli dayanıklılığın ödüllendirildiği bir dönem olacak. Kripto ekosistemi büyümeyi sürdürecek fakat bu büyüme daha sessiz, daha seçici ve daha disiplinli bir karakter taşıyacak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DEİK’in Togo Kraliçesi Yeniden Seçildi Haber

DEİK’in Togo Kraliçesi Yeniden Seçildi

Nükleerden hayvancılığa, lojistikten kripto paraya, hukuktan eğlence sektörüne kadar birçok alanda koşturan Abide Gülel Saral, seçimlerde Türkiye – Togo İş Konseyi Başkanı seçildi. ‘Abide’ Togo dilinde ‘kraliçe’ anlamına geliyor. Abide Gülel, Batı Afrika ülkesi Togo’da, tarım alanında yaptığı kişisel yatırımlarla ve Türk şirketleri için sağladığı 7.7 milyar dolarlık yatırım fırsatlarıyla tanınıyor. Saral, Türk firmalarına Togo’dan Avrupa ve Amerika’ya vergisiz ihracatın formülünü de sunmuştu. TİCARİ DİPLOMASİ ÖDÜLÜ Saral, iş hayatında başarılara imza atması, yurtdışında ülkemize değer katan, girişimcilere ilham veren, sosyal sorumluluk projelerinde ilklere imza atan çalışmaları nedeniyle, Yeni Arayışlar Girişimi Platformu Derneği (YAPDER) tarafından ticari diplomasi ödülüne layık görülmüştü. BAKAN BOLAT, KADIN BAŞKANLARLA Bu arada, DEİK’in 153 iş konseyinin yeni başkanları arasında bu yıl 15 kadın başkan yer aldı. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, kadın başkanları tebrik ederek toplu fotoğraf çektirdi. Ülkeler arası ticari ilişkileri geliştirmek amacıyla faaliyet gösteren DEİK, “ticari diplomasi” anlayışıyla yurt içi ve yurt dışı yatırım fırsatlarını ülke ekonomisine kazandırmak için çalışmalar yürütüyor. Bu nedenle DEİK iş konseylerinde görev almak, iş dünyası açısından büyük önem taşıyor. ABİDE GÜLEL SARAL KİMDİR? Avukat, iş insanı, sporcu. Gülel Hukuk Bürosu kurucusu. Uluslararası Anne Evi Derneği Yönetim Kurulu Üyesi. Kripto varlıklar eğitim ve danışmanlık platformu Lexcio kurucu ortağı. Uluslararası Nükleer Hukuk Birliği’nin (INLA) Yönetim Kurulu Üyesi ve Türkiye Başkanı. The Chartered Institute of Logistics and Transport – CILT Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi DEİK Türkiye - Togo İş Konseyi Başkanı İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu Abide Gülel Saral, İskoçya’da enerji hukuku alanında yüksek lisans yaptı. Fransa’da uluslararası liderlik doktorası yapıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

1 Katrilyon Dolara Yaklaşan Ödeme Hacmi Dijital Finans Dönüşümünü Hızlandırıyor Haber

1 Katrilyon Dolara Yaklaşan Ödeme Hacmi Dijital Finans Dönüşümünü Hızlandırıyor

Uluslararası kurumlar ve küresel piyasalardan gelen verilerin, dijital finans alanındaki dönüşümün deneysel bir teknoloji evresini geride bırakarak ödeme sistemlerinden sınır ötesi para akışlarına, sermaye piyasalarından finansal güvenliğe uzanan bütüncül bir yeniden yapılanmaya dönüştüğünü ortaya koyduğunu belirten Vatansever, bu sürecin finansal altyapını çalışma mantığını yeniden tanımladığını vurguladı. Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) değerlendirmeleri ve küresel piyasa verilerine göre, kripto varlıkların toplam piyasa değeri 2025 yılı itibarıyla 3,5 trilyon dolar seviyesini aşmış durumda bulunuyor. IMF, kripto varlık faaliyetlerinin artık yalnızca bireysel yatırımcıların değil; bankalar, ödeme kuruluşları, varlık yönetim şirketleri ve büyük ölçekli finansal kurumların bilanço yapıları, risk yönetimi süreçleri ve uzun vadeli stratejilerinin de bir parçası hâline geldiğine dikkat çekiyor. Bu tablo, kripto varlıkların finansal sistemin çevresinden merkezine doğru ilerlediğine işaret ediyor. Bu dönüşümün merkezinde sabit değerli kripto varlıklar yer alıyor. Reuters ve Bloomberg tarafından yayımlanan piyasa verilerine göre, bu varlıkların toplam piyasa değeri 2025 ortası itibarıyla 250 milyar dolar eşiğini aşarken, günlük işlem ve dolaşım hacimleri bazı dönemlerde 70–100 milyar dolar bandına ulaştı. IMF hesaplamaları, sabit değerli kripto varlıkların yıllık işlem hacminin 2024 yılında yaklaşık 23 trilyon dolar seviyesine çıktığını gösteriyor. Bu büyüklük, küresel ödeme altyapılarının neden yeniden ele alındığını da açık biçimde ortaya koyuyor. IMF’nin SWIFT verilerine dayanan analizleri ile Avrupa Merkez Bankası (ECB) değerlendirmeleri, toptan ve perakende işlemleri kapsayan küresel sınır ötesi ödeme hacminin 1 katrilyon dolar ölçeğine yaklaştığını ortaya koyuyor. Bu ölçek, mevcut ödeme sistemlerinin hız, maliyet ve şeffaflık açısından neden yapısal bir baskı altında bulunduğunu gösteriyor. Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS), sabit değerli kripto varlıklara ilişkin analizlerinde bu dönüşümün parasal boyutuna dikkat çekiyor. BIS’e göre bu varlıkların yüzde 99’dan fazlası ABD doları referanslı yapılardan oluşuyor. Finansal İstikrar Kurulu (FSB) ise sabit değerli kripto varlıkların büyümesinin ancak güçlü rezerv yapıları, şeffaf raporlama, düzenli denetim ve etkin düzenleyici gözetimle birlikte finansal istikrara katkı sağlayabileceğini vurguluyor. Sabit değerli kripto varlıklarla birlikte gerçek dünya varlıklarının tokenizasyonu da dijital finans dönüşümünün kritik başlıkları arasında yer alıyor. Dünya Ekonomik Forumu, Citi, Standard Chartered ve Bloomberg Intelligence gibi küresel kurumların analizleri; tahvil, fon, emtia, gayrimenkul ve karbon kredileri gibi varlıkların blokzincir altyapıları üzerinde dijital varlık birimleri hâline getirilmesinin piyasalarda erişimi genişletme, likiditeyi artırma ve işlem maliyetlerini düşürme potansiyeline sahip olduğunu ortaya koyuyor. Reuters’ın aktardığı projeksiyonlara göre, tokenlaştırılmış gerçek dünya varlıklarının toplam piyasa büyüklüğünün orta vadede trilyon dolar ölçeğine ulaşması öngörülüyor. Bu dönüşümün kamusal boyutunu merkez bankası dijital paraları oluşturuyor. Uluslararası takip çalışmalarına göre, dünya genelinde 130’dan fazla ülke merkez bankası dijital paralarına yönelik çalışmalar yürütüyor ve bu ülkeler küresel gayrisafi yurt içi hasılanın yaklaşık yüzde 98’ini temsil ediyor. Halihazırda bazı ülkelerde merkez bankası dijital paraları sınırlı veya kontrollü biçimde kullanılırken, çok sayıda ülkede pilot uygulamalar devam ediyor. Dijital finans dönüşümünün ayrılmaz bir diğer boyutu ise dijital güvenlik ve siber riskler olarak öne çıkıyor. Uluslararası güvenlik kurumları ve düzenleyici otoritelerin raporları, kripto varlıklar ve dijital ödemelerle bağlantılı dolandırıcılık yöntemlerinde son yıllarda kayda değer artışlar yaşandığına işaret ediyor. Yapay zekâ destekli dolandırıcılık yöntemleri ve sentetik kimlikler, küresel ölçekte düzenleyici uyum ve veri paylaşımını daha kritik hâle getiriyor. Yapay zekâ, yalnızca risk alanında değil, finansal verimlilik tarafında da belirleyici bir rol üstleniyor. McKinsey, BIS ve küresel danışmanlık kuruluşlarının analizlerine göre, yapay zekâ destekli finansal otomasyon çözümleri operasyonel maliyetlerde yüzde 30–40 bandında düşüş potansiyeli sunuyor. Vatansever, kripto varlıklar, sabit değerli kripto varlıklar, merkez bankası dijital paraları ve gerçek dünya varlıklarının tokenizasyonunun artık geçici trendler olmadığını belirterek, uluslararası kurumlar ve küresel piyasalar tarafından ortaya konan verilerin dijital finans altyapısının kalıcı biçimde yeniden şekillendiğini gösterdiğini ifade etti. Vatansever Platformu ve Dijital Biz editoryal ekibi tarafından, IMF, BIS, FSB, ECB ve SWIFT verileri ile Reuters ve Bloomberg gibi uluslararası kaynakların rapor ve analizleri esas alınarak derlenen bu değerlendirmede, 2026 ve sonrasında dijital finans dönüşümünde belirleyici unsurun hızdan ziyade güven, düzenleyici uyum ve gerçek ekonomik değer üretimi olacağı vurgulandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Investing.com, Görsel Tabanlı Yapay Zekâ Grafik Analizini Kullanıma Sunuyor Haber

Investing.com, Görsel Tabanlı Yapay Zekâ Grafik Analizini Kullanıma Sunuyor

Aylık 60 milyonun üzerinde yatırımcı tarafından kullanılan, dünyanın en büyük finans platformlarından biri olan Investing.com, 60 saniyeden kısa sürede eksiksiz işlem planları üretebilen yapay zekâ destekli yatırım araçlarında önemli bir güncellemeyi hayata geçirdiğini duyurdu. Yeni yapay zekâ grafik analiz özelliği, Investing.com’un Vision AI altyapısını kullanarak grafikleri deneyimli bir piyasa uzmanı gibi yorumluyor. Sistem; mum formasyonlarını, destek ve direnç seviyelerini, kırılmaları ve trend değişimlerini tespit ederek işlem kararlarını doğrudan etkileyebilecek kritik noktaları öne çıkarıyor. Günlük alım satım yapan ve piyasayı aktif takip eden yatırımcılar için geliştirilen bu özellik, saatler sürebilecek manuel analizleri kısa ve uygulanabilir işlem planlarına dönüştürüyor. Geleneksel grafik araçları çoğunlukla yalnızca gösterge değerlerini sunmakla sınırlıyken, yapay zekâ grafik analizi karmaşık analiz süreçlerini bir dakikanın altına indirerek yatırımcılara şu olanakları sağlıyor: •⁠ ⁠Giriş, zarar durdurma ve kâr hedeflerini içeren eksiksiz işlem planları •⁠ ⁠Senaryo bazında yalnızca en kritik 3–4 sinyalin öne çıkarılması •⁠ ⁠Diğer yapay zekâ çözümlerinin gözden kaçırabildiği önemli görsel formasyonların tespiti •⁠ ⁠Net risk/getiri mantığıyla daha şeffaf ve tutarlı karar süreçleri •⁠ ⁠Emtia, kripto varlıklar, döviz, endeksler, hisseler ve ETF’ler dahil tüm piyasalarda analiz imkânı Investing.com CTO’su Yonatan Adest, yeni özelliği şu sözlerle değerlendirdi: “Normal sohbet botları grafikleri göremez; bizim sistemimiz görebiliyor. Yapay zekâya deneyimli bir yatırımcının gözlerini ve muhakemesini verdik. Böylece omuz baş omuz gibi formasyonları tanıyabiliyor, farklı zaman dilimlerinde birden fazla göstergeyi analiz edebiliyor ve tüm bu süreci sade bir dille açıklayabiliyor.” “Teknik analizi, tahmine ve duygulara yer bırakmadan herkes için erişilebilir hâle getiriyoruz” Investing.com CEO’su Omer Shvili, yapay zekâ grafik analizinin yatırımcılar açısından taşıdığı önemi şu sözlerle vurguladı: “Her gün milyonlarca yatırımcı saatlerce göstergelere bakıyor ancak güvenle harekete geçmekte zorlanıyor. Yapay zekâ grafik analizi, uzman seviyesindeki teknik analizi demokratikleştirerek yatırımcılara nesnel, veri temelli ve uygulanabilir içgörüler sunuyor.” Kullanıcılar herhangi bir emtia, kripto varlık, döviz paritesi, endeks, ETF ya da hisse için ‘Grafiği Analiz Et’ seçeneğine tıkladığında, sistem Vision AI altyapısıyla formasyonları ve kritik seviyeleri belirliyor, onlarca teknik metriği en anlamlı olanlara indiriyor ve piyasa hareketlerini açık bir özetle sunuyor. Özellik, büyük ABD endekslerinden küresel ve bölgesel hisse senetlerine kadar geniş bir varlık evrenini destekliyor. Bu lansman, Investing.com’un gelişmiş finansal zekâyı herkes için erişilebilir kılma vizyonunda yeni bir aşamayı temsil ediyor. Yılın başlarında tanıtılan WarrenAI ve makine öğrenimi tabanlı hisse strateji motoru ProPicks AI’ın ardından yapay zekâ grafik analizi, bireysel ve kurumsal yatırımcılar arasındaki analiz farkını daha da azaltmayı hedefliyor. İlk kullanıcı geri bildirimleri, araştırma süreçlerinin on kata kadar hızlandığını ve daha sistematik işlem kararları alındığını gösteriyor. Yapay zekâ grafik analizi, bugün itibarıyla Investing.com’un masaüstü ve mobil web platformlarında küresel olarak kullanıma açıldı. Mobil uygulama entegrasyonunun ise önümüzdeki haftalarda tamamlanması planlanıyor. Tüm kullanıcılar özelliği ücretsiz olarak deneyebiliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.