Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kritik Altyapılar

Kapsül Haber Ajansı - Kritik Altyapılar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kritik Altyapılar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GÜSOD, Özel Güvenliğin Yıldızları Ödül Töreninde Sektörün Kahramanlarını Onurlandıracak Haber

GÜSOD, Özel Güvenliğin Yıldızları Ödül Töreninde Sektörün Kahramanlarını Onurlandıracak

Diğer yandan; GÜSOD ve bünyesinde faaliyet gösteren özel güvenlik şirketleri, 9-10 Ekim tarihlerinde ISAF International kapsamında düzenleyecekleri panellerle sektördeki son gelişmeleri katılımcılarla paylaşacak. Bünyesindeki özel güvenlik şirketlerinde 60 binin üzerinde özel güvenlik görevlisi istihdam edilen GÜSOD, özel güvenlik sektörünün gelişim sürecine katkı sağlamayı sürdürüyor. Sektör emekçileri olan özel güvenlik görevlilerinin moral ve motivasyonu artırmak, başarılarını teşvik etmek, aidiyet duyguları kuvvetlendirmek ve özel güvenlik sektörünün toplumdaki algısını güçlü kılmak amacıyla her yıl düzenlenen "Özel Güvenliğin Yıldızları" ödül töreninin altıncısı bu yıl 9 Ekim’de İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. “Özel güvenlik görevlileri her türlü takdiri fazlasıyla hak ediyor” GÜSOD Başkanı Turgay ŞAHAN, “GÜSOD olarak çalışanlarımızı onurlandırmak üzere düzenlediğimiz ‘Özel Güvenliğin Yıldızları’ ödül töreni, bizim için ayrı bir anlam ve öneme sahip. Özel güvenlik görevlilerinin toplumun huzur ve güvenliğine sağladıkları katkı her türlü takdiri fazlasıyla hak ediyor. Ödül töreninin sektörün gelişim sürecine önemli katkılar sağlayacağına inanıyor, bu tür etkinliklerin sektörün prestijini ve çalışma kalitesini artıracağını düşünüyoruz. Önümüzdeki dönemde de özel güvenlik hizmetlerinin kalitesini artırmak, sektörün gelişimini desteklemek ve çalışanların haklarını korumak amacıyla çalışmalar yapmayı sürdürecek, Avrupa’daki sektörün konumuna paralel aksiyonlar alacak ve yeni projeler geliştireceğiz.” açıklamasını yaptı. GÜSOD, ISAF International Fuarı’nda sektördeki son gelişmeleri değerlendirecek GÜSOD bünyesinde faaliyet gösteren özel güvenlik şirketlerinin ISAF International Fuarı kapsamında düzenleyeceği panellerde sektördeki son gelişmeler katılımcılarla paylaşılacak. İstanbul Fuar Merkezi’nde 9 Ekim tarihinde düzenlenecek panellerde; Özel Güvenlik Sektörüne Genel Bakış, Kritik Altyapılar ve Güvenlik Uygulamaları, Güvenliğin Geleceğine Katkı Sağlayan Unsurlar, Tesis Yönetimi ve Tesis Güvenliği gibi konulara değinilecek. 10 Ekim’de ise Yeni Nesil Güvenlik Operasyonları ve Kritik Haberleşme Teknolojileri, Operasyon Merkezi İşleyişi, Alan Taraması ve K9 gibi konularda simülasyon, uygulamalar ve gösterilere yer verilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

YEDAŞ’ın Büyük Ödüllü Ar-Ge Maraton Hızlandırma Programı Başladı Haber

YEDAŞ’ın Büyük Ödüllü Ar-Ge Maraton Hızlandırma Programı Başladı

Elektrik dağıtım sektörünün ihtiyaçlarına yenilikçi çözümler geliştirilmesini amaçlayan Ar-Ge Maraton Hızlandırma Programı için başvurular başladı. Türkiye genelinden katılımcılara açık olan programda fikirler yedi kategoride değerlendirilecek. Seçilen projelere eğitim ve mentorluk desteği sağlanacak. Yenilikçi fikirler yedi kategoride değerlendirilecek Ar-Ge Maraton’da elektrik dağıtım sektörünün ihtiyaçlarına yönelik projeler yedi kategoride kabul edilecek. Bu kategoriler; Dijital Dönüşüm ve Yapay Zekâ Uygulamaları, Sürdürülebilir Enerji ve Karbon Salınımı Azaltma, Enerji Verimliliği ve Akıllı Şebekeler, Yeşil Teknolojiler ve Enerji Depolama, Siber Güvenlik ve Kritik Altyapılar, İleri Malzeme Teknolojileri ve Akıllı Sayaç Sistemleri ile Müşteri Deneyimi ve Dijital Hizmet İyileştirme olarak belirlendi. Katılımcılar; yapay zekâyla dağıtım süreçlerinin iyileştirilmesinden elektrik kayıplarının azaltılmasına, yenilenebilir enerji ve depolama çözümlerinden şebekelerin siber güvenliğine kadar farklı alanlarda proje geliştirebilecek. Yeni malzemeler, akıllı sayaç teknolojileri ve müşteri memnuniyetini artıran dijital uygulamalar da program kapsamında değerlendirilecek. Türkiye genelindeki ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileri; akademisyenler, girişimciler, start-up ekipleri, sermaye şirketleri ve KOBİ’ler programa bireysel olarak veya en fazla üç kişilik ekiplerle başvurabilecek. Başvurular yalnızca Ar-Ge Maraton’un resmî internet sitesi üzerinden kabul edilecek. Toplam 370 bin TL ödül verilecek 31 Ekim 2026’da sona erecek başvuruların ardından projeler ön değerlendirmeye alınacak. Başarılı bulunan projeler, 21 Aralık 2026’da başlayacak olan eğitim ve mentorluk desteğinden yararlanacak. Finalistler projelerini Demo Day kapsamında jüriye sunacak. Projeler; yenilikçilik düzeyi, problem tanımının doğruluğu, teknoloji olgunluğu, uygulanabilirlik, pazar potansiyeli, ekip yetkinliği, ticarileşme potansiyeli ve program hedefleriyle uyum olmak üzere sekiz kriter üzerinden değerlendirilecek. Program sonunda birinciye 150 bin TL, ikinciye 100 bin TL, üçüncüye 50 bin TL ödül verilecek. Dereceye giremeyen son yedi finaliste ise toplamda 70 bin TL mansiyon ödülü sunulacak. Uygulanabilir bulunan projelerin YEDAŞ iş birliğiyle EPDK proje başvuru sürecine taşınması da hedefleniyor. “Fikirlerin sektörel ihtiyaçlarla buluşması büyük önem taşıyor” YEDAŞ Genel Müdürü Yunus Emre Bilgi, Ar-Ge Maraton’un sektörün ihtiyaçları ile akademik birikimi buluşturduğunu belirterek, “Elektrik dağıtım sektörünün geleceğine yönelik yenilikçi çözümler geliştirmek için farklı disiplinlerden fikirlerin bir araya gelmesi büyük önem taşıyor. Ar-Ge Maraton ile öğrencilerin, akademisyenlerin, girişimcilerin ve işletmelerin fikirlerini geliştirmelerine ve sektörel ihtiyaçlarla buluşturmalarına imkân sağlıyoruz.” dedi. Bilgi, programın uygulanabilir projeler geliştirilmesine katkı sunacağını vurgulayarak, “Eğitim ve mentorluk desteğiyle katılımcıların fikirlerini olgunlaştırmalarını, sektörümüzde karşılık bulabilecek çözümler geliştirmelerini hedefliyoruz. Samsun Üniversitesi ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi ile yürüttüğümüz bu iş birliğinin yeni teknolojilerin hayata geçirilmesine katkı sağlayacağına inanıyor, elektrik dağıtımının geleceğine yönelik fikri olan tüm katılımcıları Ar-Ge Maraton’a davet ediyoruz.” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

NATO Zirvesi Sonrası Türkiye’nin Stratejik Konumuna 360° Bakış Haber

NATO Zirvesi Sonrası Türkiye’nin Stratejik Konumuna 360° Bakış

Türk Amerikan İş Adamları Derneği (TABA-AmCham), NATO Zirvesi sonrasında Türkiye’nin değişen küresel dengelerdeki konumunu güvenlik ve ekonomi ekseninde değerlendirmek üzere iş dünyasının önde gelen temsilcileri ile alanında uzman isimleri İstanbul’da bir araya getirdi. Etkinlikte, Türkiye’nin güvenlik politikaları ve savunma sanayiinden ekonomik görünümüne, yatırım fırsatlarından finansal gelişmelere ve dış ticarete uzanan gündem çok boyutlu olarak ele alındı. Türkiye-ABD ilişkilerinin iş dünyasına yansımaları ve yeni iş birliği fırsatları da etkinliğin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Sarıyer Foreya Lifepark’ta gerçekleştirilen “TABA-AmCham 360° Perspektif: NATO Zirvesi Sonrası Türkiye – Güvenlik, Finans, Yatırım ve Türkiye-ABD İlişkileri Paneli, Üye Buluşması & İş Birliği Seremonisi”, iş dünyasının farklı sektörlerinden temsilcileri ve alanında uzman isimleri bir araya getirdi. Sunuculuğunu TABA-AmCham Executive Direktörü Kenan Taban’ın üstlendiği program, TABA-AmCham üyeleri arasındaki iletişimin ve iş bağlantılarının geliştirilmesine yönelik networking buluşmasıyla başladı. Program kapsamında TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı, TABA-AmCham Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Komitesi Başkanı S. Mert Ünsal ve TABA-AmCham Finans, Ekonomi ve Dış Ticaret Komitesi Başkanı İlker Küçüker katılımcılara hitap etti. Konuşmalarda Türkiye ile ABD arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesinin, yeni iş birliklerinin oluşturulmasının ve üyeler arasındaki ticari bağların güçlendirilmesinin önemine dikkat çekildi. GÜVENLİK, EKONOMİ VE TEKNOLOJİ AYNI DENKLEMDE TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı, NATO Zirvesi sonrasında güvenlik kavramının ekonomi, teknoloji ve yatırımla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Günümüzde güvenlik yalnızca askeri bir konu değildir. Enerji, kritik altyapılar, siber güvenlik, tedarik zincirleri, teknoloji, finans ve savunma sanayii artık aynı denklem içerisindedir. NATO Ankara Zirvesi’nde 50 milyar doların üzerinde yeni savunma tedariki açıklandı. Hava ve füze savunması, insansız sistemler, istihbarat ve ileri teknolojiler öne çıktı. Önümüzdeki beş yıl için drone karşıtı kabiliyetlere 40 milyar doların üzerinde, enerji altyapısının modernizasyonuna ise 27 milyar avroluk yatırım yaklaşımı ortaya konuldu. 2025 Lahey Zirvesi’nde ise NATO ülkeleri, 2035 yılına kadar GSYH’lerinin yüzde 5’ini savunma ve savunmayla bağlantılı güvenlik yatırımlarına ayırma hedefi belirledi. Bu dönüşüm, savunma ve güvenlik ekonomisinde büyük bir fırsat alanı yaratıyor.” dedi. “HEDEF, TRANSATLANTİK TEDARİK ZİNCİRLERİNİN PARÇASI OLMAK” Türkiye’nin artık yalnızca savunma ürünü satın alan değil; tasarlayan, geliştiren, üreten ve ihraç eden bir ülke olduğuna işaret eden Sanlı, şöyle konuştu: “Savunma ve havacılık ihracatımız 2025 yılında 10.054 milyar dolarla tarihi rekor kırdı. 2002 yılında 248 milyon dolar olan ihracatımızın bugün 10 milyar dolar seviyesini aşması önemli bir dönüşümün göstergesidir. 2026’nın ilk dört ayında ise ihracatımız 2,871 milyar dolara ulaşarak yüzde 28 arttı. NATO’nun “NATO Front Door for Industry” platformu ve “NATO Engine” yapılanması da Türk şirketleri açısından önemli fırsatlar sunmaktadır. Artık hedef yalnızca NATO’ya ürün satmak değil; ortak üretim yapmak, Ar-Ge ve inovasyon projelerine katılmak ve transatlantik tedarik zincirlerinin parçası olmaktır. Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasındaki stratejik konumu, Karadeniz, Doğu Akdeniz ve Orta Doğu’ya yakınlığı ve güçlü sanayi altyapısı bu fırsatları daha da değerli hale getiriyor. TABA-AmCham olarak biz de bu noktada Türkiye ile uluslararası ekonomik merkezler arasında köprü kurmaya devam ediyoruz.” “TÜRKİYE, BİRLİKTE YATIRIM YAPILABİLECEK STRATEJİK BİR ORTAK” Türkiye-ABD ekonomik ilişkilerinde çok önemli bir potansiyel bulunduğuna işaret eden Sanlı, “İki ülke arasındaki mal ve hizmet ticareti 2024 yılında yaklaşık 43 milyar dolara, yalnızca mal ticareti ise 2025 yılında 36,8 milyar dolara ulaştı. ABD’nin Türkiye’deki doğrudan yatırım stoku 6,6 milyar dolar, Türkiye’nin ABD’deki doğrudan yatırım stoku ise 2,3 milyar dolar seviyesinde. Ancak hedefimiz yalnızca mevcut rakamları büyütmek değil; ticareti ve yatırımları teknoloji, savunma sanayii, enerji, finans, ileri imalat ve dijital ekonomi gibi yüksek katma değerli alanlara taşımaktır. Türkiye yalnızca yatırım yapılabilecek bir ülke değil; birlikte yatırım yapılabilecek stratejik bir ortaktır.” dedi. NEW JERSEY, İSTANBUL VE BAKÜ’DE ÜÇ STRATEJİK BULUŞMA TABA-AmCham Başkanı Sanlı, derneğin önümüzdeki dönemde gerçekleştireceği uluslararası organizasyonlara ilişkin de bilgi verdi. Sanlı; 21 Eylül’de New Jersey’de Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ile kamu ve iş dünyasından üst düzey isimlerin katılımıyla TABA-AmCham Global Business Summit 2026’nın, 6–10 Ekim’de İstanbul’da 30 ülkeden 70’in üzerinde Amerikan Ticaret Odası Başkanı ve heyetinin katılımıyla ACE BPSC 2026’nın ve 22 Ekim’de Bakü’de TABA-AmCham Eurasia Investment & Networking Summit 2026’nın düzenleneceğini belirterek, “TABA-AmCham olarak Türkiye ile uluslararası ekonomik merkezler arasında köprü kurmaya, yeni bağlantılar oluşturmaya ve iş dünyamız için yeni fırsatlar üretmeye devam edeceğiz” diye konuştu. NATO ZİRVESİ SONRASI TÜRKİYE’NİN STRATEJİK KONUMU ELE ALINDI Etkinliğin ana gündemini oluşturan “NATO Zirvesi Sonrası 360° Güvenlik, Finans, Yatırım ve Dış Ticaret Perspektifi” başlıklı panelde; NATO Zirvesi sonrasında Türkiye’nin güvenlik politikaları, savunma sanayii, ekonomik görünümü, yatırım fırsatları, finansal gelişmeler ve dış ticaret perspektifi çok boyutlu olarak değerlendirildi. Panelin moderatörlüğünü TABA-AmCham Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Komitesi Başkanı ve Ulukartal Holding A.Ş. İcra Kurulu Başkanı S. Mert Ünsal üstlendi. Panelde; İstanbul Rumeli Üniversitesi Öğretim Üyesi, Emekli Kurmay Albay Doç. Dr. Süleyman Özmen; Emekli Albay, Savunma Politikaları ve Stratejik Planlama Uzmanı Dr. Haldun Koçak; T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Savunma ve Havacılık Sanayi Analisti Bora Balçay; TABA-AmCham Finans, Ekonomi ve Dış Ticaret Komitesi Başkanı, Chelsea Financial Solutions Finansal Çözümler A.Ş. ve Happynuts Gıda A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı İlker Küçüker ile TABA-AmCham Üyesi, İntegral Yatırım Yönetim Kurulu Üyesi Aslı Usul Sever konuşmacı olarak yer aldı. Oturumun ardından TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı ve Rumeli Balkan Stratejik Araştırmalar Merkezi (RUBASAM) Başkanı Süheyl Çobanoğlu, panelde öne çıkan başlıklara ilişkin değerlendirmelerini katılımcılarla paylaştı. TABA-AMCHAM ÜYELERİNE YÖNELİK YENİ İŞ BİRLİKLERİ Programın önemli bölümlerinden biri olan İş Birliği Seremonisi kapsamında TABA-AmCham üyelerine yönelik yeni avantajlar ve iş birliği fırsatları tanıtıldı. Ardından etkinlik kapsamında Harvard Alumni Entrepreneurs (HarvardAE) sertifika takdim töreni gerçekleştirildi. Aslı Usul Sever, Benan Aksoy, Ege Delimollaoğlu, İbrahim Taşdoğan, İlker Küçüker, Kadir Cenk Ulukartal, Mehmet Eren Özdemir, Saffet Ülker, Serdar Mert Ünsal, Kenan Taban ve Firdevs Gül Lafçı sertifikalarını aldı. Programın devamında TABA-AmCham’a yeni katılan üyelerin üyelik sertifikaları ve plaketleri takdim edildi. TÜRKİYE-ABD İŞ DÜNYASI ARASINDAKİ BAĞLAR GÜÇLENİYOR Organizasyonun kapanışında yapılan değerlendirmede TABA-AmCham’ın, Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ekonomik, ticari ve kurumsal bağların güçlendirilmesine yönelik çalışmalarını sürdürdüğü belirtildi. Programın gerçekleştirilmesine sunduğu katkılar dolayısıyla TABA-AmCham Başkan Yardımcısı Erdem İpekçi’ye teşekkür edildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Biyometrik Erişim Kontrolü Güvenlikte Yeni Bir Dönemin Kapılarını Açıyor Haber

Biyometrik Erişim Kontrolü Güvenlikte Yeni Bir Dönemin Kapılarını Açıyor

Fiziksel güvenlik dünyası önemli bir dönüşümden geçiyor. Geleneksel kartlar, PIN kodları ve anahtarlar yerini giderek biyometrik doğrulama teknolojilerine bırakırken, kuruluşlar hem güvenliği artıran hem de kullanıcı deneyimini iyileştiren yeni nesil çözümlere yöneliyor. Ağ teknolojileri ve fiziksel güvenlik çözümlerinde dünya liderlerinden biri olan Axis Communications, biyometrik erişim kontrolünün kurumların güvenlik stratejilerinde giderek daha önemli bir rol oynadığını vurguluyor. Yüz tanıma, parmak izi doğrulama ve çok faktörlü kimlik doğrulama çözümleri sayesinde kuruluşlar artık yalnızca bir kartın veya şifrenin değil, kapıdan geçmeye çalışan kişinin gerçekten doğru kişi olup olmadığını doğrulayabiliyor. Bu yaklaşım, yetkisiz erişim risklerini azaltırken güvenlik operasyonlarının da daha verimli hale gelmesini sağlıyor. Güvenlikten Taviz Vermeden Daha Akıcı Bir Deneyim Modern iş yerlerinde çalışanlar gün boyunca birçok kez giriş kartı kullanıyor veya erişim doğrulaması yapmak zorunda kalıyor. Biyometrik erişim kontrolü ise bu süreci daha hızlı ve sezgisel hale getiriyor. Özellikle kurumsal ofisler, veri merkezleri, kritik altyapılar, sağlık kuruluşları ve üretim tesisleri gibi yüksek güvenlik gerektiren alanlarda biyometrik teknolojiler, kaybolan kartlar, unutulan şifreler ve kimlik paylaşımı gibi riskleri ortadan kaldırarak güvenlik seviyesini yükseltiyor. Yapay Zekâ ile Güçlenen Yeni Nesil Erişim Kontrolü Biyometrik sistemlerin gelişiminde yapay zekâ önemli bir rol oynuyor. Yeni nesil çözümler yalnızca kimlik doğrulamakla kalmıyor; olağan dışı davranışları analiz ederek potansiyel güvenlik risklerini önceden tespit etmeye de yardımcı oluyor. Axis Communications'ın açık platform yaklaşımı sayesinde biyometrik doğrulama çözümleri; ağ kameraları, interkom sistemleri, video yönetim yazılımları ve erişim kontrol platformlarıyla entegre çalışabiliyor. Böylece kurumlar güvenlik operasyonlarını tek bir ekosistem üzerinden yönetebiliyor. Temassız ve Daha Akıllı Bir Gelecek Uzmanlar, önümüzdeki yıllarda erişim kontrol sistemlerinin daha da görünmez hale geleceğini öngörüyor. Kullanıcılar herhangi bir kart taşımadan veya şifre girmeden, yalnızca biyometrik kimlik doğrulama sayesinde binalara ve güvenli alanlara erişebilecek. Axis Communications'a göre bu dönüşüm yalnızca güvenliği artırmakla kalmayacak; aynı zamanda daha verimli, sürdürülebilir ve kullanıcı odaklı çalışma ortamlarının oluşturulmasına da katkı sağlayacak. Axis Communications'tan Değerlendirme Axis Communications Özel Müşteriler Satış Müdürü Çiğdem Gülgün Tunçer, biyometrik erişim kontrolünün kurumların güvenlik yatırımlarında giderek daha stratejik bir rol üstlendiğini belirterek şunları söylüyor: "Kuruluşlar bugün yalnızca daha güvenli sistemler değil, aynı zamanda kullanıcı deneyimini iyileştiren ve operasyonel verimlilik sağlayan çözümler arıyor. Biyometrik erişim kontrolü, güvenlik ve kullanım kolaylığını bir araya getiren önemli teknolojilerden biri olarak öne çıkıyor. Özellikle kritik altyapılar, veri merkezleri, üretim tesisleri ve kurumsal kampüslerde biyometrik doğrulama sistemlerine olan ilginin her geçen gün arttığını gözlemliyoruz." Tunçer, yapay zekâ destekli erişim kontrol çözümlerinin kurumların güvenlik yaklaşımını dönüştürdüğünü de vurguluyor: "Günümüzde güvenlik sistemleri yalnızca bir kapıyı açıp kapatan teknolojiler olmaktan çıktı. Yapay zekâ destekli analizler ve entegre güvenlik platformları sayesinde kurumlar potansiyel riskleri daha erken tespit edebiliyor, güvenlik süreçlerini merkezi olarak yönetebiliyor ve daha bilinçli kararlar alabiliyor. Açık platform yaklaşımıyla geliştirilen çözümler ise kuruluşların mevcut yatırımlarını koruyarak geleceğin ihtiyaçlarına uyum sağlamasına olanak tanıyor." Tunçer, önümüzdeki dönemde temassız ve biyometrik doğrulama teknolojilerinin daha yaygın hale geleceğini belirterek sözlerini şöyle tamamlıyor: "Dijital dönüşümün hızlandığı günümüzde kullanıcılar hızlı, güvenli ve kesintisiz deneyimler bekliyor. Biyometrik erişim kontrolü, bu beklentilere yanıt verirken kurumların güvenlik seviyelerini de yükseltiyor. Önümüzdeki yıllarda biyometrik teknolojilerin erişim kontrol sistemlerinin ayrılmaz bir parçası haline geleceğine inanıyoruz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Link Genel Müdürü Murat Pekmezyan: 5G ile Dijital Dönüşüm Hızlanacak Haber

Link Genel Müdürü Murat Pekmezyan: 5G ile Dijital Dönüşüm Hızlanacak

Link, bulut tabanlı kurumsal çözümler, yapay zekâ destekli dijital dönüşüm platformları ve güvenlik teknolojileri alanındaki ürün portföyüyle öne çıkarken, 5G’nin özellikle KOBİ’ler ve orta ölçekli işletmeler için kritik bir rekabet avantajı yaratacağına dikkat çekti. “5G, hız değil iş yapış biçimini değiştiriyor” Link Genel Müdürü Murat Pekmezyan, 5G’nin iş dünyası açısından bir kırılma noktası olduğunu belirterek şunları söyledi: “5G’yi yalnızca iletişim hızını artıran bir teknoloji olarak değil, iş dünyasında yeni bir iş yapış biçimini mümkün kılan kritik bir dönüşüm altyapısı olarak görüyoruz. Düşük gecikme süresi ve yüksek veri kapasitesi sayesinde işletmeler artık üretimden tedarik zincirine, saha operasyonlarından finans yönetimine kadar tüm süreçlerini gerçek zamanlı yönetebilecek. Bu da verimlilik ve rekabet gücünde doğrudan bir sıçrama anlamına geliyor.” Bulut ERP ve mobil operasyonlarda hızlanma “Bu dönüşümün en güçlü etkilerinden birini bulut tabanlı kurumsal sistemlerde göreceğiz. 5G ile birlikte işletmelerin bulut ERP altyapılarına geçişi hızlanacak, mobil iş süreçleri çok daha etkin hale gelecek. Özellikle saha ekipleri, üretim ve tedarik zinciri operasyonları, mobil ERP çözümleri üzerinden kesintisiz ve anlık olarak yönetilebilecek.” Yapay zekâ ile anlık karar alma dönemi Pekmezyan, yapay zekâ destekli sistemlerin 5G ile birlikte çok daha güçlü hale geleceğini vurgulayarak şöyle devam etti: “Gerçek zamanlı veri akışının artmasıyla birlikte işletmeler artık geçmiş veriye değil, anlık veriye göre hareket edecek. Bu sayede üretim planlamasından saha operasyonlarına kadar birçok süreçte daha hızlı ve isabetli kararlar alınabilecek. Yapay zekâ destekli platformlar verimlilik artışı, maliyet kontrolü ve süreç optimizasyonunda şirketlere ciddi bir rekabet avantajı sağlayacak.” Kritik altyapılar ve güvenlikte yeni standart “5G’nin sağladığı yüksek hız ve düşük gecikme şehir güvenliği, kritik tesislerin korunması ve entegre güvenlik altyapıları açısından yeni bir standart oluşturuyor. Bu alanda yürüttüğümüz projeler ve stratejik iş birlikleriyle, özellikle kamu ve savunma tarafında güçlü bir yetkinlik geliştirmiş durumdayız.” Sürdürülebilirlikte veri temelli yönetim Pekmezyan, 5G’nin sürdürülebilirlik ve ESG süreçlerinde de dönüşüm yaratacağını da ifade ederek, “Karbon ayak izi hesaplaması, ESG performans ölçümü ve regülasyon uyumu gibi alanlarda veri toplama ve analiz süreçleri ciddi şekilde hızlanacak. Devreye almayı planladığımız yapay zekâ destekli ESG Score Card Platformu ile kurumların sürdürülebilirlik performanslarını ölçülebilir, karşılaştırılabilir ve doğrulanabilir hale getirmeyi hedefliyoruz” dedi. “KOBİ’ler için dijitalleşme artık seçenek değil” Link’in dönüşüm sürecine hazır olduğunu vurgulayan Pekmezyan, sözlerini şöyle tamamladı: “Son yıllarda klasik bir yazılım şirketinden bulut, yapay zekâ, güvenlik ve sürdürülebilirlik platformları geliştiren çok katmanlı bir teknoloji yapısına dönüştük. 5G’nin yaygınlaşmasıyla birlikte çözümlerimizin işletmeler için çok daha stratejik bir değer üreteceğine inanıyoruz. Özellikle KOBİ’ler açısından dijitalleşme artık bir tercih değil, büyümenin ve rekabetin temel koşulu.” İhracat odağı güçleniyor Link, 5G’nin küresel pazarlarda teknoloji rekabetini artıracağını ve şirketin ihracat odaklı büyüme stratejisine katkı sağlayacağını belirtiyor. 2026 itibarıyla yazılım ve teknoloji ürünlerini uluslararası pazarlara taşımayı hedefleyen şirket, bulut ERP, yapay zekâ ve sürdürülebilirlik çözümleriyle özellikle Avrupa Birliği ve yakın coğrafyada önemli bir potansiyel görüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.