Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kriz Yönetimi

Kapsül Haber Ajansı - Kriz Yönetimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kriz Yönetimi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

AXA Sigorta’dan Liman Sektöründe  Risk Yönetimine Katkı Haber

AXA Sigorta’dan Liman Sektöründe Risk Yönetimine Katkı

Küresel ve ulusal ticaretin önemli merkezleri olan limanlar, tedarik zincirlerinin sürekliliğinde kritik bir rol üstleniyor. Bu yapı içinde birbirini etkileyen risklerin birlikte değerlendirilmesi, operasyonların sürekliliği ve kurumsal dayanıklılığın güçlendirilmesi açısından önem taşıyor. AXA Sigorta’nın hayata geçirilmesine destek verdiği “Limanlarda Kurumsal Risk Yönetimi” kitabı, bu ihtiyaca yönelik bir kaynak sunuyor. Kitap; kurumsal risk yönetimi, iş sürekliliği, kriz yönetimi, kurumsal dayanıklılık, risk transferi, sigorta ve alternatif risk finansmanını birbirini tamamlayan unsurlar olarak ele alıyor. Bu yaklaşım, risklerin yalnızca tek tek değerlendirilmesinin ötesine geçerek aralarındaki ilişkilerin ve olası etkilerinin birlikte anlaşılmasına odaklanıyor. Çalışmanın, liman sektöründe risklere karşı hazırlık seviyesinin artırılmasına, karar süreçlerinin desteklenmesine ve daha dayanıklı operasyonel yapıların geliştirilmesine katkı sunması hedefleniyor. Aynı zamanda farklı sektörlerde risk yönetimi ve dayanıklılık üzerine yürütülen çalışmalara da referans oluşturması amaçlanıyor. Bilgi Birikimini Sektörle Buluşturan İş Birliği TÜRKLİM’in sektörel bilgi birikimi, KRYD’nin risk yönetimi, iş sürekliliği, kriz yönetimi, kurumsal dayanıklılık ve risk finansmanını buluşturan bütüncül yaklaşımı ve SBD’nin sigorta ve risk transferi alanındaki uzmanlığı çalışma içerisinde bir araya geliyor. AXA Sigorta ise risklerin doğru anlaşılmasını ve gerçekleşmeden önce değerlendirilmesini önemseyen önleyici sigortacılık yaklaşımı doğrultusunda bu çalışmaya destek veriyor. Farklı uzmanlıkları ortak bir kaynakta buluşturan kitap, sigortayı daha geniş bir risk yönetimi çerçevesinin parçası olarak ele alırken sektörler arası bilgi ve deneyim paylaşımına da katkı sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TCK by Kıraç ve Nordic Deployment’dan  11 Pazarı Kapsayan Stratejik İş Birliği Haber

TCK by Kıraç ve Nordic Deployment’dan 11 Pazarı Kapsayan Stratejik İş Birliği

Türkiye’nin yanı sıra Balkanlar, Kuzey Afrika ve Arap ülkelerini kapsayan toplam 11 pazara yönelik geliştirilen iş birliğinin; ilk aşamada satış ve pazarlama faaliyetleriyle başlaması, ilerleyen dönemde ise üretim, montaj ve entegrasyon kabiliyetleriyle genişletilmesi planlanıyor. İş birliği kapsamında TCK by Kıraç, Nordic Deployment’ın teknolojik çözümleri ile kendi üretim ve bölgesel pazar kabiliyetlerini bir araya getirerek Türkiye’yi söz konusu coğrafyalara hizmet verebilecek güçlü bir bölgesel merkez haline getirmeyi hedefliyor. Teknoloji sahada uygulamalı olarak gösterildi TCK by Kıraç’ın Bozüyük tesisinde gerçekleştirilen saha çalışmasına Nordic Deployment CEO’su Kalle Skogstrand ve Nordic Deployment Partneri Navid Godman da katıldı. Nordic Deployment tarafından geliştirilen şişirilebilir modüler yapılar, geçici köprü sistemleri ve büyük ölçekli hangarlar sahada kurularak farklı operasyon senaryoları üzerinden uygulamalı olarak gösterildi. Nordic Deployment’ın teknolojisi kapsamında bazı modüler sistemler yaklaşık 10 dakika içerisinde kurulabiliyor ve ihtiyaç sona erdiğinde sökülerek farklı bir noktada yeniden kullanılabiliyor. Geçici köprü çözümleri; sel, afet veya mevcut ulaşım altyapısının zarar gördüğü durumlarda ulaşımın kısa sürede yeniden sağlanmasına yönelik alternatif oluşturuyor. Nordic Deployment’ın çözüm portföyünde 3-4 tonluk araçların geçişine uygun geçici köprü sistemleri de bulunuyor. Yaklaşık iki saatte kurulabilen büyük ölçekli hangarlar; askeri araç ve hava araçlarının korunmasının yanı sıra Sahra hastanesi, geçici depolama alanı, şantiye altyapısı ve farklı operasyon ihtiyaçlarına göre uyarlanabiliyor. Serkan Malçok: “Teknolojiyi Türkiye’de üretilebilir ve bölgeye ihraç edilebilir bir sanayi kabiliyetine dönüştürmek istiyoruz” TCK by Kıraç A.Ş. Kurucu Ortağı ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Serkan Malçok, Nordic Deployment ile geliştirilen iş birliğinin şirketin katma değerli üretim ve uluslararası büyüme yaklaşımıyla örtüştüğünü belirtti. “Biz TCK by Kıraç olarak her alana girmek yerine, mevcut sanayi kabiliyetimizi daha yüksek katma değer yaratabileceğimiz alanlara taşımayı tercih ediyoruz. Nordic Deployment’ın geliştirdiği teknolojilerin özellikle savunma, afet ve kriz yönetimi alanlarında önemli kullanım potansiyeli olduğunu görüyoruz. İlk aşamada bu sistemlerin Türkiye ve sorumluluğumuzdaki bölge pazarlarında doğru kullanıcılarla buluşmasına odaklanıyoruz. Devamında hedefimiz, uygun ürün ve süreçlerde üretim, montaj ve entegrasyon kabiliyetini Türkiye’ye taşımak. Türkiye’nin güçlü sanayi altyapısını, TCK by Kıraç’ın üretim tecrübesini ve Nordic Deployment’ın teknolojisini bir araya getirerek buradan yalnızca Türkiye’ye değil, toplam 11 pazara ulaşabilecek sürdürülebilir bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz. Bizim için asıl değer, yalnızca bir ürünün satışını gerçekleştirmek değil; teknolojiyi üretim kabiliyetiyle birleştirerek ülkemizde katma değer oluşturmak ve Türkiye’den bölgesel pazarlara açılabilmektir.” Başköy yatırımında üretim, montaj ve entegrasyon perspektifi İş birliğinin ilerleyen aşamalarında TCK by Kıraç’ın Bursa Başköy’deki yeni yatırımının da önemli bir rol üstlenmesi planlanıyor. Taraflar arasındaki iş birliğinin gelişimine ve pazarlardaki talebe bağlı olarak Nordic Deployment ürünlerinin belirli üretim aşamalarının yanı sıra montaj ve entegrasyon süreçlerinin Başköy’de gerçekleştirilmesi hedefleniyor. Bu yapı ile TCK by Kıraç’ın mevcut metal işleme ve üretim kabiliyetlerinin, savunma ve acil müdahale teknolojileri gibi daha yüksek katma değerli alanlara taşınması amaçlanıyor. Ali Osman Küçük: “Sistemi sahada göstermek kullanım alanlarının anlaşılması açısından önemli” TCK by Kıraç A.Ş. Genel Müdürü Ali Osman Küçük, Nordic Deployment ile SAHA EXPO’da başlayan temasların sahadaki uygulamayla yeni bir aşamaya taşındığını belirtti. “Bu sistemlerin en önemli özelliklerinden biri hızlı kurulabilmeleri ve ihtiyaç sona erdiğinde başka bir noktaya taşınabilmeleri. Amacımız ilgili kurum ve kullanıcıların teknolojiyi yalnızca doküman üzerinden değil, sahada görerek değerlendirmelerini ve kullanım alanlarını doğrudan deneyimlemelerini sağlamak. Ürünlerin sahada görülmesiyle kullanım potansiyelinin daha iyi anlaşılacağına inanıyoruz.” Nordic Deployment: “Türkiye daha geniş bir coğrafyaya ulaşmak için stratejik bir konumda” Nordic Deployment CEO’su Kalle Skogstrand ise Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasındaki stratejik konumunun iş birliği kararlarında önemli rol oynadığını belirtti. Skogstrand, TCK by Kıraç’ın Türkiye ve Avrupa’daki bilinirliği, bölgesel pazar ağı ve uluslararası büyüme hedeflerinin şirketi iş birliği açısından öne çıkardığını ifade etti. Nordic Deployment, TCK by Kıraç’ın bölgedeki ağı üzerinden çözümlerini Türkiye’nin yanı sıra Balkanlar, Kuzey Afrika ve Arap ülkelerine ulaştırmayı hedefliyor. Taraflar arasındaki iş birliğinin ilk aşamada satış ve pazarlama faaliyetleriyle geliştirilmesi; ilerleyen dönemde ise pazar koşulları ve talep doğrultusunda üretim, montaj ve entegrasyon alanlarında genişletilmesi planlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İletişim Mezunlarının Çalışma Alanları Genişliyor! Haber

İletişim Mezunlarının Çalışma Alanları Genişliyor!

Gelecekte iletişim mezunlarının yalnızca içerik üreten değil; yapay zekâyı yöneten, veriyi hikâyeye dönüştüren, dezenformasyonu tespit eden ve dijital güveni yöneten profesyoneller olarak öne çıkacağını belirten Prof. Dr. Gül Esra Atalay, “Geleceğin iletişim mezunları algoritmaları yöneten, yapay zekâyı anlamlandıran ve dijital güven inşa eden profesyoneller olacak. Meslekler değişiyor ama iyi iletişim kurabilme becerisi her zamankinden daha değerli hâle geliyor.” dedi. Yapay zekâ içerik stratejistliği, dijital itibar yöneticiliği, dezenformasyon analistliği, veri hikâyeleştiriciliği ve insan-yapay zekâ etkileşimi tasarımcılığı gibi yeni çalışma alanlarına dikkat çeken Prof. Dr. Atalay, “Öğrencilerimizi teknolojiden korkan değil, teknolojiyi yöneten ve ona entelektüel derinlik katan profesyoneller olarak yetiştiriyoruz.” diye konuştu. Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gül Esra Atalay, yapay zekâ çağında iletişim sektörünün değişen istihdam yapısını, geleceğin iletişim mesleklerini ve öğrencilerin yeni çalışma hayatına hangi yetkinliklerle hazırlanması gerektiğini değerlendirdi. İletişim mezunlarının çalışma alanları genişliyor Teknolojik gelişmelerin iletişime duyulan ihtiyacı azaltmak yerine artırdığına işaret eden Prof. Dr. Gül Esra Atalay, dijitalleşmeyle birlikte iletişim profesyonellerinin rolünün de değiştiğini söyledi. “Bugün tam anlamıyla bir iletişim çağında yaşıyoruz.” Diyen Prof. Dr. Atalay, “İletişim elbette her zaman önemliydi ancak bugün akıllı telefonlar, sosyal ağlar ve dijital platformlar sayesinde herkesin her an ulaşılabilir olduğu hiper bağlantılı bir dünyadayız. Teknoloji iletişim kurmayı kolaylaştırırken anlam yaratmayı, güven oluşturmayı ve ortak bir zeminde buluşmayı zorlaştırıyor. Bu nedenle iletişim becerileri konusunda eğitimli olmak profesyonel yaşamda giderek daha büyük bir fark yaratıyor.” dedi. İletişimcinin işi içerik üretmekten ibaret olmayacak Yapay zekânın özellikle rutin içerik üretim süreçlerini hızla otomatikleştirdiğini ifade eden Atalay, bunun iletişim mesleklerinin ortadan kalkacağı anlamına gelmediğini, aksine iletişimcinin rolünün daha stratejik bir noktaya taşınacağını vurguladı. Prof. Dr. Atalay, “Eskiden iyi bir reklam fikri bulmak, o fikri görsele dökmek ve metnini yazmak günler, hatta haftalar alabiliyordu. Bugün yapay zekâ araçlarına doğru komutlar verdiğinizde saniyeler içinde çok sayıda alternatif elde edebiliyorsunuz. Ancak o alternatiflerden hangisinin insanın kalbine dokunacağını, hangisinin toplumsal bir karşılığı olduğunu veya hangisinin insanı gerçekten güldüreceğini algoritmalar tek başına belirleyemiyor. Yapay zekâ insan davranışını analiz edebilir ama insan gibi hissedemez.” diye konuştu. Bu nedenle gelecekte iletişim mezunlarının değerini yalnızca “üretme” becerisinin değil; seçme, doğrulama, anlamlandırma, yorumlama ve strateji geliştirme yetkinliklerinin belirleyeceğini kaydeden Prof. Dr. Atalay, insan yaratıcılığı ile yapay zekâ yeteneklerini birlikte kullanabilen profesyonellerin iş dünyasında avantaj sağlayacağını dile getirdi. Gazeteci yazandan çok doğrulayan ve anlamlandıran kişi olacak Gazeteciliğin yapay zekâdan en fazla etkilenen alanlardan biri olduğunu belirten Prof. Dr. Atalay, rutin haberlerin otomatik olarak üretilebildiği bir dönemde gazetecinin mesleki değerinin araştırmacılık, doğrulama ve yorumlama kapasitesinde yoğunlaşacağını söyledi. Prof. Dr. Atalay, “Haber yazan gazeteciden doğrulayan ve anlamlandıran gazeteciye doğru bir dönüşüm gerçekleşiyor. Rutin ajans haberlerini artık yapay zekâ yazabiliyor. Gazetecinin yeni rolü dezenformasyonu filtrelemek, derinlemesine araştırma yapmak, veri gazeteciliği yapmak ve ham verinin arkasındaki insan hikâyesini yakalamak olacak.” ifadelerini kullandı. Reklamcının yeni işi yapay zekâyı yaratıcı stratejiyle yönetmek Reklamcılıkta da benzer bir dönüşüm yaşandığını ifade eden Atalay, yapay zekânın saniyeler içinde çok sayıda reklam metni, görseli ve kampanya alternatifi üretebildiğine dikkat çekti. “Reklamcının işi artık yalnızca sıfırdan üretmek olmayacak.” diyen Atalay, “Yapay zekânın oluşturduğu alternatifler arasından markanın ruhuna, hedef kitlenin psikolojisine ve toplumsal bağlama en uygun olanı seçmek; doğru promptları oluşturmak ve yaratıcı stratejiyi kurmak daha önemli hâle gelecek.” dedi. Halkla ilişkilerde yeni istihdam alanı; dijital güven Deepfake, dezenformasyon ve yapay zekâ destekli manipülasyonların yaygınlaşmasının halkla ilişkiler ve kurumsal iletişim alanında da yeni uzmanlıklara ihtiyaç doğurduğunu kaydeden Prof. Dr. Atalay, geleceğin en önemli iletişim alanlarından birinin dijital güven ve itibar yönetimi olacağını söyledi. Atalay, “Bülten dağıtımı ve medya takibi gibi geleneksel görevler giderek otomatikleşirken, bilişsel kriz yönetimi ve güven mimarlığı daha fazla önem kazanıyor. Deepfake ve manipülasyonun bu kadar kolaylaştığı bir çağda PR profesyonelleri yapay zekâ hızında yayılan itibar krizlerini yönetmek ve toplumla kurumlar arasında sahici bağlar kurmak zorunda.” şeklinde konuştu. Deepfake çağının iletişimcisi doğrulama uzmanı da olacak Geleceğin iletişim profesyonellerinin veri ve algoritma okuryazarlığına sahip olması gerektiğini vurgulayan Atalay, deepfake ve dezenformasyonla mücadele becerilerinin istihdam açısından giderek daha önemli hâle geleceğini belirtti. İletişim öğrencileri yapay zekâyla birlikte çalışmayı öğreniyor Bu dönüşüm nedeniyle iletişim eğitiminin de yeniden tasarlanması gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Atalay, Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesinde yapay zekâyı iletişim eğitiminin farklı alanlarına entegre ettiklerini söyledi. “Öğrencilerimize her şeyden önce ‘Yapay zekâ iletişimcinin rakibi değil, onun akıllı asistanıdır.’ diyoruz.” ifadesini kullanan Atalay, şöyle devam etti: “İyi bir iletişimci olmak artık yalnızca güçlü yazma becerisine veya iyi bir görsel bakış açısına sahip olmakla sınırlı değil. Bunlara bilişsel esneklik ve yapay zekâyla doğru iletişim kurabilme becerisi de eklendi. Öğrenci yalnızca teoriyi öğrenmiyor; uygulamalı derslerde bir yapay zekâ modeline nasıl doğru komut vereceğini, çıkan sonucu nasıl değerlendireceğini ve filtreleyeceğini deneyimliyor. Yapay zekânın ürettiği bilginin doğruluğunu teyit etmek, bilişsel önyargıları fark etmek ve algoritmik manipülasyonları deşifre etmek eğitimimizin merkezinde. Sahicilik ve etik ise ana omurgamızı oluşturuyor.” Her bölümde yapay zekâ odaklı zorunlu dersler bulunuyor Fakültenin farklı bölümlerinde öğrencilerin kendi meslek alanlarıyla yapay zekâyı buluşturan zorunlu dersler aldığını belirten Prof. Dr. Atalay, “Çizgi Film ve Animasyon bölümümüzde Yapay Zekâ Destekli Konsept Geliştirme, Görsel İletişim Tasarımı bölümümüzde Görsel İletişim Tasarımında Üretken Yapay Zekâ, Gazetecilik bölümümüzde Gazetecilikte Yapay Zekâ, Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümümüzde Halkla İlişkiler ve Yapay Zekâ Uygulamaları, Radyo Televizyon ve Sinema bölümümüzde Yapay Zekâ Destekli Film Yapım ve Yönetimi, Reklamcılık bölümümüzde Dijital Reklamcılık ve Yapay Zekâ Uygulamaları, Yeni Medya ve İletişim bölümümüzde ise Yapay Zekâ derslerimiz zorunlu. Ayrıca seçmeli ders havuzumuzda da yapay zekâ temelli dersler bulunuyor.” dedi. 2-4 yıl sonra iletişim mezunlarını nasıl bir istihdam tablosu bekliyor? İletişim alanında önümüzdeki birkaç yıl içinde özellikle dijital içerik, veri, yapay zekâ, doğrulama, itibar ve kriz yönetiminin kesiştiği işlerin daha görünür hâle geleceğini ifade eden Prof. Dr. Atalay, mezunların medya kuruluşlarından reklam ajanslarına, kurumsal iletişim departmanlarından dijital platformlara, yapım şirketlerinden sosyal medya ve içerik ajanslarına kadar geniş bir alanda çalışabileceğine dikkat çekti. İletişim mezunlarının klasik mesleklerin yanı sıra teknolojiyle birlikte doğan yeni uzmanlık alanlarına da yönelebileceğini kaydeden Atalay, “Önümüzdeki 10-15 yılda en hızlı büyümesi beklenen alanların önemli bir kısmı teknik bilgi ile iletişim becerisini birlikte gerektirecek.” dedi. Yeni meslekler iletişim mezunlarını bekliyor Yapay zekânın iletişim fakültesi mezunlarının önüne yepyeni kariyer seçenekleri çıkaracağını dile getiren Atalay, geleceğin çalışma alanlarını şöyle sıraladı: “Yapay zekâ içerik stratejistliği, dijital itibar yöneticiliği, dezenformasyon analistliği, veri hikâyeleştiriciliği, insan-yapay zekâ etkileşimi tasarımcılığı, dijital doğrulama uzmanlığı, yapay zekâ destekli yaratıcı strateji, algoritmik içerik yönetimi ve dijital kriz iletişimi.” “Geleceğin iletişim mezunları algoritmaları yönetecek” İletişim alanını tercih edecek gençlerin yapay zekâ nedeniyle mesleklerin ortadan kalkacağı düşüncesiyle hareket etmemesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Gül Esra Atalay, sözlerini şöyle tamamladı: “Geleceğin iletişim mezunları algoritmaları yöneten, yapay zekâyı anlamlandıran ve dijital güven inşa eden profesyoneller olacak. Meslekler değişiyor ama iyi iletişim kurabilme becerisi her zamankinden daha değerli hâle geliyor. Yapay zekâyı doğru ve dozunda kullanabilen, eleştirel düşünebilen, insan psikolojisini anlayan, etik sınırları gözeten ve özgün fikir üretebilen iletişimciler iş dünyasında öne çıkacak. Aklını ve yaratıcılığını tamamen yapay zekâya devredenler değil, yapay zekâyı kendi yaratıcılığını güçlendiren bir araç olarak kullananlar geleceğin iletişim dünyasında yerlerini alacak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CK Enerji’ye Uluslararası Stevie Ödülü Haber

CK Enerji’ye Uluslararası Stevie Ödülü

Jüri değerlendirmesinde, müşteri iletişiminin etkin şekilde yönetilmesi ve kriz dönemlerinde hızlı, doğru ve kesintisiz hizmet sunulması, projenin güçlü yönleri arasında gösterildi. CK Enerji’nin müşteri deneyimini kriz anlarında da kesintisiz ve etkin biçimde yönetmek amacıyla geliştirdiği “Customer Communication & Crisis Orchestration (Müşteri İletişimi ve Kriz Orkestrasyonu)” projesi, uluslararası Stevie Awards’ta önemli bir başarıya imza atarak, “Best Crisis Response in Customer Service (Müşteri Hizmetlerinde En İyi Kriz Müdahalesi)” kategorisinde Silver (gümüş) ödülün sahibi oldu. Bu ödülle müşteri iletişiminde IVR, SMS, kesinti haritaları, dijital kanallar ve operasyon ekiplerini koordineli bir yapı altında buluşturan proje, yoğun talep dönemlerinde başvuruların otomatik kanallar üzerinden yönetilmesi ve müşteri deneyiminin kesintisiz sürdürülmesiyle uluslararası ölçekte takdir edildi. “SİSTEM, MÜŞTERİNİN BAŞVURU NEDENİNİ ÖNCEDEN TAHMİN EDEBİLİYOR” CK Enerji’nin müşteri iletişimi ve kriz yönetimi alanındaki güçlü yaklaşımının uluslararası ölçekte ödüllendirilmesinden büyük gurur duyduklarını ifade eden CK Enerji Regülasyon Stratejileri ve Müşteri İletişimi Grup Direktörü Fidan Öztürk Kumbul, şunları söyledi: “Projedeki amacımız kriz anlarında müşterilerimizin ihtiyaç duyduğu bilgiye en hızlı ve doğru şekilde ulaşmasını sağlarken, operasyon ekiplerimizin de aynı hız ve koordinasyonla hareket edebilmesini sağlamaktı. Bu yaklaşımı yalnızca teknolojik bir yatırım olarak değil, müşteri iletişiminin bütününü yeniden ele alan bir dönüşüm olarak değerlendirdik. Bu yapı sayesinde kesinti olduğunda müşterilerimize arıza bilgisi, tahmini onarım süresi gibi kritik verileri anlık olarak paylaşıyoruz. Böylece müşteri daha çağrı merkezini aramadan bilgilendiriliyor. Hatta çağrı merkezine ulaştığında sistem, müşterinin muhtemel başvuru nedenini önceden tahmin ederek uygun içeriği sunabiliyor. Stevie Awards’tan aldığımız Silver ödülün, bu yaklaşımın uluslararası ölçekte de karşılık bulduğunu göstermesi açısından bizim için ayrı bir anlamı var.” “OLAĞANÜSTÜ BİR İLETİŞİM YÖNETİMİ ÇÖZÜMÜ” Stevie jürisi tarafından yapılan değerlendirmede de “CK Enerji, yüksek düzeyde regülasyona tabi bir sektörde müşteri iletişimini; proaktif, veri odaklı ve geniş ölçekte uygulanan kriz yönetimiyle yeniden tanımlamıştır. Çeviklik, hızlı yanıt verebilme ve akıllı uygulamalar yoluyla müşteri deneyimini geliştirmek üzere tasarlanmış, olağanüstü bir iletişim yönetimi çözümüdür” denilerek şu tespitlere yer verildi: “Adaylık; ölçülebilir operasyonel kazanımları, mevzuata uyumdaki yüksek performansı ve müşteri üzerindeki somut etkileri bir araya getirerek milyonlarca müşterinin hizmet sürekliliğini, güvenini ve krizlere karşı dayanıklılığını güçlendiren yenilikçi bir yaklaşım ortaya koymaktadır. Özellikle milyonlarca müşteriye hizmet sunulması ve kesinti dönemlerinde başvuruların otomatik kanallar üzerinden çözümlenmesi, kriz yönetimi kapasitesine ilişkin güçlü bir gösterge sunmaktadır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şirketlerin %94'ü Siber Risklere Karşı Tam Olarak Hazır Değil! Haber

Şirketlerin %94'ü Siber Risklere Karşı Tam Olarak Hazır Değil!

Küresel ölçekte artan jeopolitik belirsizlikler, yapay zekâ destekli saldırılar ve hızlanan dijital dönüşüm, kurumların siber dayanıklılığını yeniden sorgulatıyor. PwC'nin yayımladığı Dijital Dünyada Güven Araştırması 2026, şirketlerin siber güvenlik alanında önemli yatırımlar yapmasına rağmen hazırlık seviyesinin hâlâ istenilen noktada olmadığını ortaya koyuyor. Araştırmaya göre, kurumların yalnızca %6'sı araştırmada ele alınan tüm siber riskler karşısında kendisini tam anlamıyla hazırlıklı görüyor. İş ve teknoloji liderlerinin %60'ı ise jeopolitik gelişmeler nedeniyle siber güvenlik yatırımlarını en önemli üç stratejik önceliği arasına almış durumda. Ayrıca kurumların yalnızca %24'ü proaktif güvenlik önlemlerine, olay müdahalesi ve kriz yönetimi gibi reaktif harcamalardan belirgin şekilde daha fazla yatırım yapıyor. Siber güvenlik alanında kimlik güvenliği ve Ayrıcalıklı Erişim Yönetimi (Privileged Access Management - PAM) çözümleri geliştiren Kron Teknoloji, araştırmanın ortaya koyduğu tablonun kurumların güvenlik mimarisinde temel bir paradigma değişimine işaret ettiğini belirtiyor. Şirkete göre saldırganlar artık ağ çevresini aşmaya değil, en yüksek yetkilere sahip kullanıcı hesaplarını ele geçirmeye odaklanıyor. Bu nedenle kimlikler, ayrıcalıklı hesaplar ve kritik sistem erişimleri yeni güvenlik sınırını oluşturuyor. Kron Teknoloji Eş Genel Müdürü Ayşe Yenel, araştırmanın sonuçlarını değerlendirirken şunları söyledi: " Uzun yıllar boyunca kurumlar, güvenlik stratejilerini ağırlıklı olarak ağlarına dışarıdan gelebilecek siber saldırılara karşı korumak üzerine şekillendirdi. Oysa bugün saldırganlar güvenlik duvarlarını aşmaya çalışmıyor; doğrudan yönetici hesaplarını, servis kimliklerini ve ayrıcalıklı erişimleri hedef alıyor. Bir kurumun en kritik varlığı artık yalnızca verisi değil, o veriye erişebilen kimlikleridir. Kimlik güvenliğini merkeze almayan hiçbir siber güvenlik stratejisi tam anlamıyla dayanıklı olamaz." Kimlik güvenliği, yapay zekâ çağının temel yatırımı olacak PwC araştırması, önümüzdeki dönemde kurumların en fazla yatırım yapmayı planladığı alanlar arasında kimlik ve erişim yönetimi, yapay zekâ destekli güvenlik yetkinlikleri, veri koruma ve bulut güvenliğinin öne çıktığını gösteriyor. Yapay zekâ tabanlı sistemlerin ve otomasyonun yaygınlaşmasıyla birlikte insan kullanıcıların yanı sıra servis hesapları, API'ler ve makine kimliklerinin sayısı da hızla artıyor. Bu gelişme, kimlik güvenliğini geleceğin en kritik siber güvenlik başlıklarından biri haline getiriyor. Kron PAM; ayrıcalıklı kullanıcı hesaplarını, servis hesaplarını ve kritik erişimleri merkezi olarak yönetirken, güvenli uzaktan erişim, parola kasası, çok faktörlü kimlik doğrulama, oturum kaydı ve ayrıntılı denetim yetenekleriyle kurumların saldırı yüzeyini azaltıyor. Kron DAM ise kritik veri tabanlarında gerçekleşen işlemleri gerçek zamanlı izleyerek hassas verilere yönelik yetkisiz veya olağan dışı erişimleri görünür hale getiriyor. “Siber güvenlikte başarı, erişimi kontrol edebilme yeteneğiyle ölçülecek” Ayşe Yenel, önümüzdeki yıllarda kurumların güvenlik olgunluğunu belirleyecek en önemli kriterlerden birinin kimlik odaklı güvenlik yaklaşımı olacağını belirterek sözlerini şöyle tamamladı: "Yapay zekâ, bulut ve dijital dönüşüm yatırımları kurumlara büyük rekabet avantajı sağlıyor. Ancak her yeni teknoloji aynı zamanda yeni kimlikler, yeni yetkiler ve yeni erişim riskleri oluşturuyor. Geleceğin en güvenli kurumları en fazla güvenlik ürünü kullananlar değil; kimlerin hangi sistemlere, hangi süreyle ve hangi amaçla erişebildiğini eksiksiz yöneten kurumlar olacak. Siber güvenlik artık çevreyi değil, kimliği koruma meselesidir." PwC'nin araştırması, kurumların siber güvenlikte yeni döneme hazırlanırken teknoloji yatırımlarını kimlik güvenliği, erişim yönetimi ve proaktif risk yönetimiyle desteklemeleri gerektiğini ortaya koyuyor. Kron Teknoloji ise kurumların bu dönüşümü gerçekleştirebilmeleri için ayrıcalıklı erişim yönetimi (PAM) ve veri tabanı erişim yönetimi (DAM) çözümleriyle hem regülasyonlara uyum sağlamalarına hem de siber dayanıklılıklarını artırmalarına katkı sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

6 Ülkeden Üst Düzey Katılımla Bölgesel Göç ve Geri Dönüş Perspektifleri Forumu Ankara'da Gerçekleştirildi Haber

6 Ülkeden Üst Düzey Katılımla Bölgesel Göç ve Geri Dönüş Perspektifleri Forumu Ankara'da Gerçekleştirildi

“Suriye’ye Güvenli ve Sürdürülebilir Dönüş Perspektifleri” temasıyla düzenlenen foruma Türkiye, Suriye, Irak, Lübnan, Ürdün ve Mısır’dan kamu kurumları, uluslararası kuruluşlar, üniversiteler, araştırma merkezleri ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. Üç gün süren programda güvenli ve gönüllü geri dönüş, uluslararası hukuk, bölgesel koordinasyon, yeniden imar, toplumsal uyum, sınır yönetimi, insani yardım, kalkınma ve kurumsal işbirliği başlıkları ele alındı. Katılımcılar, ülkelerindeki uygulamaları ve sahada karşılaşılan sorunları farklı oturumlarda değerlendirdi. AÇILIŞTA GÜÇLÜ MESAJLAR VERİLDİ Forumun açılış konuşmalarını Göç ve Diaspora Vakfı Başkanı Recep Seyyar, Dışişleri Bakan Yardımcısı Hacı Ali Özel ve İçişleri Bakan Yardımcısı Dr. Mehmet Cangir yaptı. Göç ve Diaspora Vakfı Başkanı Recep Seyyar, Suriye'de yeni bir dönemin başladığını belirterek, geri dönüş süreçlerinin yalnızca insani değil aynı zamanda bölgesel sahiplenme ve ortak sorumluluk anlayışıyla yönetilmesi gerektiğini ifade etti. Seyyar, geri dönüş politikalarının ancak ilgili tüm ülkelerin ve özellikle Suriyeli aktörlerin karar alma süreçlerine aktif katılımıyla başarıya ulaşabileceğini vurguladı. Dışişleri Bakan Yardımcısı Hacı Ali Özel, Türkiye'nin tarih boyunca kitlesel göç hareketlerine insan odaklı bir anlayışla yaklaştığını belirterek, Orta Doğu'da kalıcı barış ve istikrarın ancak bölgesel işbirliği, ortak kalkınma ve uluslararası hukuk temelinde kurulacak yeni bir güvenlik mimarisiyle mümkün olacağını ifade etti. İçişleri Bakan Yardımcısı Dr. Mehmet Cangir ise Suriye krizinin göç yönetiminin uluslararası koordinasyon gerektiren çok boyutlu bir alan olduğunu açık biçimde ortaya koyduğunu belirterek, Türkiye'nin krizin ilk gününden itibaren meseleyi insani sorumluluk anlayışıyla ele aldığını ve atılan her adımın merkezinde insan onurunun yer aldığını vurguladı. 1. Oturum: ÜST DÜZEYLİ PANELDE BÖLGESEL KOORDİNASYON ELE ALINDI Forumun “Bölgesel Göç Hareketlerinin Geleceği, Bölgesel İstikrar ve Gönüllü Geri Dönüşte Bölgesel Koordinasyon: Ortak Sorumluluk Modelleri” başlıklı ilk oturumu, Göç ve Diaspora Vakfı Başkanı Recep Seyyar’ın moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Panelde Türkiye Göç İdaresi Başkanı Muhammed Selami Yazıcı, Suriye Afet Bakan Yardımcısı Ahmed Ekzez, Lübnan Sosyal İşler ve Aile Bakanı Hanin Esseyyid, Irak Göç ve Göçmen Bakan Vekili Dr. Kerim Nuri ile Dışişleri Bakanlığı Göç Politikaları ve Vize İşlemleri Genel Müdür Vekili Reyhan Özgür değerlendirmelerde bulundu. Oturumda güvenli ve onurlu geri dönüş sürecinde devletler arası siyasi mutabakatın güçlendirilmesi, bölgesel sahiplenmenin artırılması ve kriz yönetiminde ortak bir yaklaşım geliştirilmesi gerektiği vurgulandı. 2. Oturum: SINIR ÖTESİ YÖNETİŞİM VE KURUMLAR ARASI İLETİŞİM ELE ALINDI Forumun ikinci oturumu, “Sınır Ötesi Yönetişim ve Bölgesel Göçün Yönetiminde Güvenlik Algısı” başlığıyla, Milletvekili Prof. Dr. Abdurrahman Babacan’ın moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Panelde Irak Nehreyn Araştırmalar Merkezi Danışmanlar Kurulu Başkanı Dr. Ali Faris, Ürdün Haşimiye Komisyonu Başkanı Dr. Hüseyin Muhammed Şibli, Mısır El Hayr Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Süheyr Awad ve Suriye Milletvekili Dr. Husam Hamdan görüşlerini paylaştı. Oturumda bölge ülkeleri arasında veri paylaşımının geliştirilmesi, kayıt sistemlerinin uyumlu hâle getirilmesi, sınır geçişlerindeki lojistik süreçlerin kolaylaştırılması ve kriz dönemlerinde kurumlar arasında doğrudan iletişim sağlayacak mekanizmaların oluşturulması ele alındı. ALTI ÜLKEDEN ÜST DÜZEY KATILIM Forum, yalnızca akademik ve sivil toplum çevrelerini değil, karar verici kamu otoritelerini de aynı masa etrafında buluşturdu. Katılımcılar arasında; Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakan Yardımcısı Hacı Ali Özel Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakan Yardımcısı Dr. Mehmet Cangir Türkiye Göç İdaresi Başkanı Muhammet Selami Yazıcı Türkiye AFAD Başkan Yardımcısı Hamza Taşdelen Türkiye Milletvekilleri Dr. Abdurrahman Babacan, Dr. Ravza Kavakçı Kan Göç Politikaları ve Vize İşlemleri Genel Müdür V. Reyhan Özgür Suriye Acil Durum ve Afet Bakan Yardımcısı Ahmed Ekzayez Suriye Dışişleri Bakanlığı Türkiye İkili İlişkiler Genel Müdürü Inas Al Najjar Lübnan Sosyal İşler Bakanı Dr. Hanin Sayyed Lübnan Arap Merkezi Müdürü Nasser Yassine Khaled Irak Göç ve Göçmen Bakan Vekili Dr. Karim al - Nouri Suriye Milletvekilleri Dr. Husam Hamdan, Azzam Hancı Lübnan Başbakan Yardımcısı Danışmanı Sohaib Jawhar Mısır Eğitim ve Kalkınma Kurulu Başkanı Dr. Süheyr Awad Ürdün Haşimiye Komisyonu Başkanı Dr. Hüseyin Muhammed Şibli UNHCR Türkiye Temsilci Yardımcısı Daniela Carmela Cicchella Bölge Ülkelerinin Stratejik Araştırma Merkezleri Başkanları Üniversite Rektörleri Akademisyenler ve Sivil Toplum Kuruluşlarının temsilcileri yer aldı. Bu üst düzey katılım, forumun bölgesel diplomasi ve göç politikaları açısından taşıdığı önemi bir kez daha ortaya koydu. ALTI ANA PANELDE ORTAK ÇÖZÜM ARAYIŞLARI Forum kapsamında düzenlenen altı ana oturumda, bölgesel göç yönetiminin siyasi, hukuki, idari, ekonomik ve sosyal boyutları kapsamlı biçimde değerlendirildi. İlk gün gerçekleştirilen Protokol ve Yüksek Düzeyli Panel'de Türkiye, Suriye, Irak ve Lübnan başta olmak üzere bölge ülkelerinin üst düzey temsilcileri; güvenli ve gönüllü geri dönüş, ortak sorumluluk modelleri ve bölgesel koordinasyon mekanizmalarını ele aldı. Ardından düzenlenen Bakanlıklar ve Bürokrasi Paneli'nde sınır ötesi yönetişim, kayıt sistemlerinin entegrasyonu, veri paylaşımı, kriz yönetimi ve kurumlar arası koordinasyon başlıkları değerlendirildi. Bölgesel Göç Yönetimi Tecrübesi oturumlarında ise Türkiye, Ürdün, Irak, Lübnan ve Suriye'den kamu temsilcileri ile araştırma merkezi yöneticileri, ülkelerindeki saha deneyimlerini ve başarılı uygulama örneklerini paylaştı. Forumun ikinci gününde gerçekleştirilen Stratejik Panel'de yeniden imar, güvenli yaşam alanlarının oluşturulması, konut, sağlık ve eğitim altyapısının güçlendirilmesi ile uluslararası finansman mekanizmaları üzerinde duruldu. Devam eden oturumlarda AFAD, UNHCR ve bölge ülkelerinin kamu kurumları ile üniversitelerinden temsilciler; göç yönetiminde kurumsal kapasitenin artırılması, insani yardım mekanizmaları ve ortak politika geliştirme süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. BEŞ YUVARLAK MASA ÇALIŞTAYI DÜZENLENDİ Forum süresince gerçekleştirilen beş ayrı yuvarlak masa çalıştayında; Hukuki ve lojistik engeller, Yeniden imar, Toplumsal uyum, Kamu-sivil toplum iş birliği, Bölgesel göç hareketlerinin geleceği başlıklarında politika önerileri geliştirildi. Araştırma merkezleri, düşünce kuruluşları ve uzmanların katkılarıyla hazırlanan öneriler, forumun sonuç bildirgesine temel oluşturdu. İKİLİ GÖRÜŞMELER VE KURUMLAR ARASI TEMASLAR Forum kapsamında ülkelerden gelen heyetler ile kamu kurumları, araştırma merkezleri, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri arasında ikili görüşmeler gerçekleştirildi. Görüşmelerde kurumlar arası iletişimin güçlendirilmesi, ortak çalışma alanlarının geliştirilmesi ve bölgenin refahına katkı sağlayacak iş birliği imkânları ele alındı. Heyetler, göç yönetimi, gönüllü geri dönüş, yeniden imar, insani yardım ve kalkınma başlıklarında karşılıklı görüş alışverişinde bulunarak önümüzdeki dönemde hayata geçirilebilecek ortak çalışmalar üzerine değerlendirmeler yaptı. ANKARA'DAN İNSAN ONURU VE GÖNÜLLÜLÜK VURGUSU Forum boyunca yapılan değerlendirmelerde; güvenli, gönüllü ve onurlu geri dönüş süreçlerinin ancak uluslararası hukuk ilkeleri doğrultusunda, bölgesel sahiplenme anlayışıyla ve ülkeler arasında güçlü koordinasyon mekanizmaları kurularak sürdürülebileceği ortak görüşü öne çıktı. Katılımcılar ayrıca göçün yalnızca güvenlik boyutuyla değil; insani, sosyal ve kalkınma boyutlarıyla birlikte ele alınması gerektiğine dikkat çekti. Forum, 23 Temmuz 2026’da tamamlandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dimes'te Üst Düzey Atama Haber

Dimes'te Üst Düzey Atama

Türkiye’nin yerli sermayeli ilk meyve suyu markası ve ülkemizin önde gelen içecek şirketlerinden DİMES, “tarıma dayalı, katma değerli içecek şirketi” vizyonuyla belirlediği stratejileri ve küresel marka genişlemesi hedefleri kapsamında organizasyon yapısını güçlendirmeye devam ediyor. Hedefler ve ihtiyaçlar doğrultusunda şekillenebilen esnek bir organizasyon yapısına sahip olan DİMES bünyesinde, Kurumsal İlişkiler ve İletişim Direktörü görevine, deneyimli isim Funda Küçükosmanoğlu atandı. Bugüne dek farklı sektörlerde stratejik iletişim, itibar ve kriz yönetimi ile medya ilişkileri alanlarına üst düzey iletişim yöneticisi olarak liderlik eden Funda Küçükosmanoğlu, DİMES bünyesinde Kurumsal İlişkiler ve İletişim, Pazarlama İletişimi, Regülasyon ve Sürdürülebilirlik gibi konularda sorumluluk üstlenecek. Çalışma hayatına 1997 yılında Turkcell İletişim AŞ’de başlayan Küçükosmanoğlu, Turkcell ve grup şirketlerinde müşteri ilişkileri yönetimi alanında farklı görevler üstlendi. Coca-Cola Türkiye Kurumsal İletişim ve İlişkiler Departmanı’nın farklı alanlarında edindiği yöneticilik deneyiminin ardından 2019 yılında Nestlé Waters Türkiye’ye Kurumsal İletişim Müdürü olarak katıldı. 2021-2022 yılları arasında Zorlu Enerji’de Kurumsal İletişim Grup Müdürü olarak görev yapan Küçükosmanoğlu, Temmuz 2022 itibarıyla Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü olarak atandı. Zorlu Enerji ve Grup Şirketlerinin kurumsal ve pazarlama iletişiminin sorumluğunu yürüttükten sonra, şirketin elektrikli araç şarj networkü kolunun Avrupa pazarına açılması ile pozisyonunu uluslararası alana taşıyarak Global Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü rolünü üstlendi. Lisans derecesini Uludağ Üniversitesi Fizik Bölümü’nden alan Küçükosmanoğlu, sonrasında Yeditepe Üniversitesi İngilizce MBA programını başarıyla bitirdi. İlgi alanı olan kültürel miras alanında eğitimini ise ikinci üniversite kapsamında İstanbul Üniversitesi Kültürel Miras ve Turizm Bölümünde tamamladı Profesyonel görevlerinin yanında Kurumsal İletişimciler Derneği (KİD), İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (SKD Türkiye), Türkiye Kurumsal Sorumluluk Derneği (TKSD), Özel Sektör Gönüllüleri Derneği (ÖSGD) ve Türkiye Halkla İlişkiler Derneği (TÜHİD) gibi derneklerde de bugüne kadar çalıştığı şirketleri temsil eden Funda Küçükosmanoğlu, 2025 yılından bu yana gönüllü profesyonel koç olarak gençlerin kariyer hedeflerine ulaşmalarına destek olmaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

EFES-2026’da Yerli Teknoloji Hamlesi Haber

EFES-2026’da Yerli Teknoloji Hamlesi

⁠Dünya genelindeki muadillerine kıyasla birçok alanda avantajlar sunan Bertuğ yazılımı, NATO dahil ulusal ve uluslararası katılımcıların yer aldığı çok sayıda bilgisayar destekli harp oyunu ve tatbikatta kullanıldı. ⁠Kutup Yıldızı-Bertuğ ürün ailesi ile birlikte "gerçek dünya" durumlarını temsil eden sanal bir ortamda paydaşların göreve hazırlık ve karar alma kabiliyetleri artırılıyor. Türk savunma sanayisi bünyesinde geliştirilen birçok yerli ve milli ürünün ilk kez kullanıldığı EFES-2026 Birleşik, Müşterek Fiili Atışlı Arazi Tatbikatı'nın dijital kısmında da bir yerli yazılım sahne aldı. HAVELSAN katkısı ile ETE Teknoloji tarafından ulusal düzeyde bir harbe hazırlık, kriz yönetimi deneyleme ve karar destek sistemi geliştirdi. Bertuğ isimli sistem, “milli gücün” tüm unsurlarına hizmet ediyor. Bertuğ'un da içerisinde yer aldığı Kutup Yıldızı-Bertuğ ürün ailesi; Bilgisayar Destekli Harp Oyunu, Bilgisayar Destekli Tatbikat, Kriz Yönetimi Tatbikatı, Bilgisayar Destekli Deneyleme metodolojileri ile simülasyon araçları ve alana özel eğitimler için kapsamlı bir çözüm sunuyor. Çözüm, modelleme ve simülasyon, yapay zeka, veri analitiği gibi teknolojiler üzerine inşa edildi. Ürün ailesi; silahlı kuvvetler, diplomasi, dışişleri, ekonomi ve finans, istihbarat ve bilgi operasyonları, kolluk kuvvetleri ve iç güvenlik, sivil acil durum ve afet müdahale kuruluşları, bakanlıklar, polis, acil servisler, insani yardım kuruluşları, ticari işletmeler, kritik altyapı şirketleri ve kar amacı gütmeyen kuruluşlar da dahil olmak üzere geniş bir paydaş yelpazesini hedefliyor. Operasyonlara Kapsamlı Yaklaşım (Comprehensive Approach to Operations) stratejisi doğrultusunda, hem devlet aktörleri hem de devlet dışı aktörler paydaşlar arasında alıyor. Ürün ailesi, teknoloji değerlendirme harp oyunları, konsept ve doktrin geliştirme / test etme, jeostratejik öngörü tahmini, hareket tarzı analizi, stratejik savunma incelemeleri / savunma planlaması, yetenek geliştirme ve yönetimi, kriz müdahale planlaması, afetlere yönelik kriz yönetimi, eğitim ve öğretim, değerlendirme ve sertifikasyon gibi çeşitli dönüşümsel ve operasyonel süreçleri destekliyor. Analizden eyleme dönüştürülebilir öngörüler Gelişmiş yapay zeka (AI) ve veri analitiğinden yararlanan Kutup Yıldızı-Bertuğ ürün ailesi; büyük veri kümelerini işleme, karmaşık analizler gerçekleştirme ve taktik uygulamadan stratejik planlamaya kadar çeşitli karar alma seviyelerinde uygulanabilir, eyleme dönüştürülebilir öngörüler üretme yeteneklerine sahip bulunuyor. Sistem, gelişmiş karar desteği sağlamak ve askeri karar alma sürecini desteklemek amacıyla canlı veri akışları, ulusal / uluslararası seviyedeki komuta-kontrol sistemleri, sensör ağları ve simülasyonlar ile entegre ediliyor. Bu çözümün temel kabiliyetini Bertuğ Hibrit Çoklu Alan Operasyonları Taktik Strateji Simülasyon Sistemi oluşturuyor. Bertuğ, ulusal ve uluslararası düzeydeki kriz ve/veya harp durumlarına yönelik olarak yapay zeka ve veri analizini süreçlerine entegre eden, mevcut veri analitiği ve karar alma mekanizmalarını dönüştüren söz konusu durumlara karşı hazırlık, deneyimleme ve karar destek imkanı sunan entegre bir sistem olarak görev yapıyor. Farklı veri kaynaklarından elde edilen mevcut durum bilgisi ve ileri dönük projeksiyonlar ışığında olası senaryolar oluşturularak simülasyonda koşuluyor. Elde edilen sonuçlar karar verici kadro tarafından karar destek amaçlı kullanılıyor. Gerçek dünyayı sanal ortama taşıyor Bertuğ; kara, hava, deniz, uzay ve siber alanların fiziksel, sanal ve bilişsel boyutlarda faaliyet gösterdiği hibrit ortamlardaki çoklu alan operasyonlarını ve süreçlerini destekliyor. Dünya genelindeki muadillerine kıyasla birçok alanda avantajlar sunan Bertuğ yazılımı, NATO dahil ulusal ve uluslararası katılımcıların yer aldığı çok sayıda bilgisayar destekli harp oyunu ve tatbikatta kullanıldı. Gelecek nesil modelleme ve simülasyon aracı olarak değerlendirilen Bertuğ birden fazla alan ve seviyede askeri deneylemeleri, tatbikatları ve harp oyunlarını destekleyen mikro ajan tabanlı (micro agent-based) yapısal (constructive) bir simülasyon platformu olarak oluşturuldu. Bertuğ simülasyon sistemi ile "gerçek dünya" durumlarını temsil eden sanal bir ortamda paydaşların göreve hazırlık ve karar alma kabiliyetleri artırılıyor. Son olarak EFES-2026 Tatbikatının Simülasyon Destekli Komuta Yeri Safhası, İstanbul’daki Çok Uluslu Müşterek Harp Merkezi Komutanlığı’nda ilk kez yerli ve milli yazılım çözümü Bertuğ kullanılarak icra edildi. Bertuğ, komuta yeri safhasının tatbikat yönetimi, harekat simülasyonu ve analiz fonksiyonlarında başarıyla kullanıldı.⁩ Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.