Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kullanıcı Deneyimi

Kapsül Haber Ajansı - Kullanıcı Deneyimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kullanıcı Deneyimi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BAB Architects, iF Design Award 2026’da Ödülle Onurlandırıldı! Haber

BAB Architects, iF Design Award 2026’da Ödülle Onurlandırıldı!

BAB Architects, Anadolu Ajansı’nın İstanbul Genel Müdürlüğü projesiyle tasarım dünyasının prestijli ödüllerinden iF Design Award 2026 kapsamında “Corporate Interiors” kategorisinde ödül almaya hak kazandı. Proje, kurumun değişen yayıncılık ve çalışma ihtiyaçlarına yanıt veren mekansal kurgusuyla öne çıkıyor. Toplam 15.000 m²’lik bir alana yayılan Anadolu Ajansı İstanbul Genel Müdürlüğü, üst yönetim katı, açık ofis katları ile zemin ve bodrum katlarda yer alan sosyal ve ortak alanlardan oluşuyor. Üst yönetim katında, sofistike Amerikan ceviz mobilyalar, dekoratif vinil duvar kağıtları ve merkezi “cam fanus” bekleme alanı sayesinde, mekana ferahlık ve yönlendirme kazandırıldı. Kat planlamasında yönetim odaları cephe yönlerine uygun şekilde yerleştirilerek kapsamlı peyzaj tasarımı ile kat boyunca yeşil ve rahatlatıcı bir ortam yaratıldı. Açık ofis katları, şeffaf ve esnek bir çalışma ortamı sunmak üzere tasarlanarak, idari odalar dışındaki alanlarda platformlar ve geçirgen özel mobilyalar ile mekansal ayrımlar sağlandı. Her kat için belirlenen özgün renk konseptleri, ofislerin kendi karakterini öne çıkarırken genel tasarım dilinin bütünlüğünü koruyor. Zemin ve bodrum katlar ise yüksek tavanlar, eğrisel tasarım öğeleri ve özel mobilyalar ile dinamik, çok amaçlı ortak alanlar olarak planlanıp, kafe-bistro, spor salonu, mini amfi, seminer alanı gibi işlevler doğal ışık, biyofilik tasarım ve peyzaj entegrasyonu ile desteklendi. Böylece Anadolu Ajansı İstanbul Genel Müdürlüğü’nde estetik, işlevsellik ve kullanıcı deneyimi bir arada sunuldu. Anadolu Ajansı İstanbul Genel Müdürlüğü projesi, kurumun modernleşen ihtiyaçlarına yanıt veren; estetik, işlevsellik ve kullanıcı deneyimini bir araya getiren bütüncül tasarım yaklaşımıyla BAB Architects’in uluslararası tasarım sahnesindeki konumunu güçlendirirken, iF Design Award 2026’da aldığı ödülle başarısını tescillemiş oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Samsung’a iF Design Awards’tan Toplam 77 Ödül! Haber

Samsung’a iF Design Awards’tan Toplam 77 Ödül!

Samsung Electronics, Almanya merkezli prestijli bir uluslararası tasarım yarışması olan Uluslararası Forum (iF) Tasarım Ödülleri 2026'da (iF Desing Awards) toplam 77 ödül aldığını duyurdu. Samsung'un Music Studio 5 ürünü ile sürdürülebilir tasarım kimliği alanında değerlendirilen Ev Aletleri Aksesuarları, Altın Ödüllerin sahibi oldu. 1953 yılında Die Gute Industrieform e.V. adıyla kurulan iF Design Awards; ürün tasarımı, ambalaj tasarımı, iletişim tasarımı, iç mimari, profesyonel konsept, hizmet tasarımı, mimari, kullanıcı deneyimi (UX) ve kullanıcı arayüzü (UI) olmak üzere toplam 9 disiplinde, “farklılaşma” ve “yaratılan etki” dahil olmak üzere çeşitli faktörleri değerlendiriyor. Samsung Electronics Cihaz Deneyimi İş Birimi Başkanı ve Tasarım Direktörü Mauro Porcini, ödüllerle ilgili olarak, “Günümüzde tasarım, ürünlerin veya kullanıcı arayüzlerinin çok ötesinde bir anlama sahip. Tasarım, insanlara hitap eden anlamlı deneyimler şekillendiriyor. Bu nedenle insan odaklı tasarım, çalışmalarımızın merkezinde yer almaya devam edecek ve bu sayede deneyimleri derinleştirmeyi ve sorumlu inovasyonlar geliştirmeyi sürdüreceğiz” dedi. İnsanların yaşamını zenginleştiren tasarımlar 2 Altın Ödülle onurlandırıldı İlk bakışta klasik bir dikdörtgen hoparlör gibi görünen Music Studio 5, yakından bakıldığında yüksek performanslı ses ünitelerini gizleyen ince delikli ızgara gibi etkileyici detaylarıyla dikkat çekiyor. Dinamik ön aydınlatma, kullanıcının temel işlevleri kolayca kullanmasını sağlarken ürünün zamansız tasarımı bir sanat eseri zarafeti sunuyor ve onun her ortama doğal bir şekilde uyumlanmasını destekliyor. Ürün, yenilikçi ve sade formuyla odadaki etkileyici varlığını hissettiriyor. Music Studio 5, yeni Q-Symphony kablosuz arayüzü aracılığıyla Samsung TV'lere bağlanarak evlerde gerçek sinema benzeri bir deneyim sunuyor. Ev Aletleri Aksesuarları için gelişmiş tasarım konseptleri kapsamında değerlendirilen ‘Samsung Ev Aletleri Aksesuarları’nda, elektrikli süpürge ve hava temizleyici filtreleri gibi aksesuarların bakım talimatlarına ve imha yöntemlerine yönelik üç renk belirlendi. Bu tasarım iyileştirmesi sayesinde kullanıcılar, aksesuarlarının ihtiyaçlarını, özellikle de değiştirilmiş veya güncellenmişse, daha kolay anlayabiliyor. TV'lerden ev aletlerine ve akıllı telefonlara kadar 77 ödül Samsung Electronics, tüm tasarım disiplinlerinde 77 ödülün sahibi oldu. “Music Studio 5” ve ‘ev aletleri aksesuarları için gelişmiş tasarım konseptleri’ kategorilerinde aldığı Altın Ödüllerin yanı sıra Samsung, duvara monte edilmiş yüksek kaliteli bir resim çerçevesi gibi ultra ince ve çerçevesiz tasarıma sahip S95H OLED televizyonuyla ‘ürün tasarımı’ kategorisinde ödüllendirildi. Ödül alan diğer ürünler arasında kullanıcıyı takip eden bir yaşam tarzı ekranı olarak öne çıkan The Movingstyle, bağlama uyum sağlayan bir yapay zekâ arayüzü sunan Vision AI TV, sarmalayıcı bir görsel deneyim sunan gözlüksüz 3D ekran olan Spatial signage ve hassas mühendislik ile akıllı özellikleri akıcı bir şekilde birleştirerek günlük etkileşimleri iyileştiren, ince ve hafif tasarımda buluşturan, Galaxy Z serisinin en gelişmiş üyesi Galaxy Z Fold7 yer aldı. Tasarım mükemmelliği ödüllendirilen diğer ürün ve hizmetler arasında kullanıcı deneyimine daha fazla kişiselleştirme ve kontrol kazandıran, cesur yeni tasarımıyla yapay zekâ destekli iyileştirmeler sunan kullanıcı arayüzü One UI 7 ile cihaz durumunu ve kullanıcı alışkanlıklarını analiz ederek en uygun ve kişiselleştirilmiş çözümleri öneren akıllı ev özelliği Home Insight da bulunuyor. Samsung Electronics'in insan odaklı tasarım felsefesini onurlandıran 77 ödül, teknolojinin daha iyi, daha uzun, daha güçlü ve daha uzun bir yaşamı mümkün kılmada nasıl bir rol oynadığını gösteriyor. Bu ödüller, teknolojinin insani yönünü yansıtıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Güncelleme sonrası MHRS Şikayetleri 1 Haftada Yüzde 545 Arttı Haber

Güncelleme sonrası MHRS Şikayetleri 1 Haftada Yüzde 545 Arttı

Bu değişiklik erişim ve yönlendirme sorunlarını artırırken, MHRS şikayetlerinde de sert bir yükselişe yol açtı. Şikayetvar verilerine göre MHRS şikayetleri 1 haftada yüzde 545 oranında artış gösterdi. Merkezi Hekim Randevu Sistemi’nde (MHRS) son güncelleme sonrası yaşanan teknik aksaklıklar, kimlik doğrulama adımlarının uzaması ve uygulama içi yönlendirme problemleri kullanıcı deneyimini doğrudan etkiledi. Veriler, randevu bulma güçlüğüne ek olarak sisteme erişim sürecinin zorlaşmasının da şikayet artışında belirleyici olduğunu gösteriyor. Böylece erişim sorunları ve kontenjan yetersizliği yeniden gündemin üst sıralarına taşındı. Çözüm platformu Şikayetvar verilerine göre. 2025 yılı boyunca haftalık ortalama 15–35 bandında seyreden şikayet sayısı, 2026 Şubat ayının ilk haftasında 245’e çıkarak bir önceki haftaya kıyasla yüzde 545 yükseldi. Aylık bazda incelendiğinde yükselişin geçici olmadığı görülüyor. Ocak ayında 153 olan MHRS şikayet sayısı Şubat ayının ilk haftasında 321’e ulaşarak yüzde 110’luk artış gösterdi. Bu tablo, güncelleme sonrası ortaya çıkan kullanıcı deneyimi sorunlarının yaygınlaştığına işaret ediyor. Platformda yer alan MHRS şikayetlerinden bazılarıysa şöyle: MHRS sistemine yapılan son güncellemeden sonra randevu alma süreci benim için çok zorlaştı. Özellikle e-Devlet üzerinden iki aşamalı giriş ve e-Nabız zorunluluğu getirilmesi, hem benim hem de dijital işlemlere hâkim olmayan yakınlarım için ciddi mağduriyet oluşturuyor. MHRS üzerinden randevu alırken e-Devlet ve e-Nabız zorunluluğunun kaldırılmasını, eskiye benzer daha pratik ve herkesin kullanabileceği bir sistemin yeniden düzenlenmesini talep ediyorum. MHRS Android uygulaması üzerinden hastane randevusu almaya çalışırken, sistem sürekli olarak beni e-Nabız ve e-Devlet’e yönlendiriyor ve bu yönlendirmelerden sonra bir türlü tekrar MHRS ekranına dönüp randevu oluşturamıyorum. Bu nedenle şu an hiçbir şekilde randevu alamıyorum. Geçen hafta aynı cihaz ve uygulama üzerinden sorunsuz şekilde randevu alabiliyordum, sorun sanıyorum bu hafta yapılan güncellemeden sonra başladı. Önceden gayet iyi işleyen bir sistemi, e-Devlet ve e-Nabız zorunluluğu ekleyerek kullanılamaz hale getirmiş olmanızdan dolayı ciddi anlamda mağdur oldum. Kasım 2025’ten beri Tekirdağ Çorlu Devlet Hastanesi Göz Hastalıkları için MHRS üzerinden defalarca randevu almaya çalışıyorum ancak sistem yalnızca talep oluşturuyor, hiç uygun saat göstermiyor. Aylarca denememe rağmen randevu alamadım ve bu süreçte gözümdeki bulanıklık artarak görme kaybına dönüşmeye başladı. MHRS sisteminin son güncellemesiyle birlikte e-Devlet girişlerinde getirilen iki aşamalı doğrulama sebebiyle ciddi mağduriyet yaşıyorum. Anneme kardiyoloji randevusu almaya çalıştığımda, annemin e-Devlet hesabına bağlı telefon numarasına SMS onayı gidiyor. Annem benden uzakta oturduğu ve telefon da onda olduğu için bu onayı veremiyor, dolayısıyla ben de onun adına sisteme giriş yapamıyor ve randevu alamıyorum. Yaklaşık iki haftadır bu durum devam ediyor ve bu sebeple annemin randevu işlemlerini takip edemiyorum. Özellikle yaşlı, dijital okuryazarlığı sınırlı olan veya çocukları tarafından işlemleri takip edilen hastalar için bu yeni sistem işleri kolaylaştırmak yerine ciddi biçimde zorlaştırıyor. MHRS’deki iki aşamalı doğrulama nedeniyle hem kendi telefonumdan hem de 70 yaş üzerindeki annem ve babamın telefonlarından giriş yapmak zorlaştı. Daha önce sorunsuz alınan randevular yaklaşık bir haftadır aksıyor. Yeni sistem özellikle yaşlı ve teknolojiye hâkim olmayan kişiler için ciddi engel oluşturdu. Randevu alma sürecinin sadeleştirilmesi veya daha kolay bir giriş yöntemi sunulmasını talep ediyorum. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Teknolojinin Gelişimi Bireysel Yatırımlardaki Dönüşümü Nasıl Etkiliyor? Haber

Teknolojinin Gelişimi Bireysel Yatırımlardaki Dönüşümü Nasıl Etkiliyor?

Finansal piyasalar uzun yıllar boyunca belirli bilgi ve erişim bariyerlerine sahip, karmaşık bir yapı olarak görülüyordu. Ancak son yıllarda hız kazanan dijitalleşme, bu algıyı kökten değiştirdi. Mobil teknolojiler, gelişmiş veri altyapıları ve kullanıcı deneyimi odaklı platformlar sayesinde bireysel yatırım, artık çok daha geniş kitleler için ulaşılabilir bir alan haline geldi. Teknolojinin yatırım dünyasına etkisi yalnızca işlem hızının artmasıyla sınırlı değil. Aynı zamanda yatırım süreçlerinin şeffaflaşması, analiz araçlarının gelişmesi ve farklı piyasalara erişimin kolaylaşması da bu dönüşümün önemli parçalarını oluşturuyor. Dijital platformlar sayesinde yatırımcılar artık hesap açılışından işlem gerçekleştirmeye kadar tüm süreci dakikalar içinde tamamlayabiliyor. Geleneksel yöntemlerde zaman alan birçok adım, teknolojik entegrasyonlar sayesinde otomatik ve pratik bir yapıya kavuşmuş durumda. Anlık veri akışı, gelişmiş grafik sistemleri ve mobil bildirimler, yatırımcıların piyasaları gerçek zamanlı takip etmesine olanak tanıyor. Böylece karar alma süreçleri hızlanırken, fırsatlara zamanında erişim sağlanabiliyor. Erişim engelleri azalıyor, küresel piyasalar yakınlaşıyor Teknolojinin sağladığı bir diğer önemli dönüşüm ise coğrafi sınırların etkisinin azalması. Yatırımcılar artık yalnızca yerel piyasalara değil, küresel borsalara ve farklı yatırım araçlarına da tek bir platform üzerinden erişebiliyor. Bu durum, portföy çeşitlendirmesini kolaylaştırırken yatırımcıların farklı sektör ve temalara yönelmesine de imkân tanıyor. Küresel gelişmeleri anlık takip edebilmek ve farklı piyasalarda eş zamanlı işlem yapabilmek, bireysel yatırımcıya önemli bir esneklik kazandırıyor. Slayz, bireysel yatırımdaki bu teknolojik dönüşümü odağına alarak geliştirdiği altyapı ve kullanıcı dostu çözümlerle yatırım deneyimini daha pratik hale getiriyor. Platform, sunduğu güçlü teknolojik altyapı sayesinde yatırımcıların piyasalara hızlı ve kesintisiz erişim sağlamasına imkân tanıyor. Anlık veri akışı ve yenilenen grafik sistemi, analiz süreçlerini daha anlaşılır ve verimli bir yapıya dönüştürüyor. Kullanıcılar, işlem sırasında piyasa dinamiklerini net bir şekilde takip edebiliyor ve kararlarını daha bilinçli şekilde şekillendirebiliyor. Slayz ayrıca farklı piyasalara tek bir uygulama üzerinden erişim sunarak yatırım süreçlerini sadeleştiriyor. Borsa İstanbul, ABD borsaları ve fon piyasalarına aynı platformdan ulaşabilmek; yatırımcıların portföylerini bütüncül bir bakış açısıyla yönetmesine katkı sağlıyor. Zaman ve mekân bağımsız işlem imkânı sunan yapısıyla Slayz, bireysel yatırımcıların finansal piyasalara daha esnek ve özgüvenli bir şekilde katılım göstermesini destekliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Boytorun Mimarlık’tan Yurt Dışında İlk Mercedes-Benz   Showroom Dönüşüm Projesi Haber

Boytorun Mimarlık’tan Yurt Dışında İlk Mercedes-Benz Showroom Dönüşüm Projesi

Proje, mevcut yapının mimari kabuğunu koruyan; cepheyi yenileyen ve iç mekanları Mercedes-Benz’in güncel MAR20X global konsepti doğrultusunda baştan aşağı yeniden kurgulayan bütüncül bir dönüşüm yaklaşımıyla hayata geçirildi. Mimar Semih Boytorun liderliğindeki mimar ve iç mimarlardan oluşan Boytorun Ekibi tarafından tasarlanan showroom, klasik otomotiv sergileme anlayışının ötesine geçerek; kullanıcı deneyimi, dijital dönüşüm ve markaya özgü yaşam tarzını mimari bir bütünlük içinde sunan çağdaş bir mekan olarak yeniden ele alındı. Toplam 656 m² alana sahip proje, yalnızca araçların sergilendiği bir alan değil, markayla güçlü bir bağ kurulan deneyim odaklı bir ziyaret mekanı olarak kurgulandı. Dönüşüm projesi kapsamında, yapının mevcut strüktürel kabuğu korunurken; bina cephesi Mercedes-Benz’in kurumsal kimliğini dış mekanda güçlü biçimde yansıtacak şekilde yenilendi. Farklı bir otomotiv markasıyla yan yana konumlanan yapı, özgün cephe dili sayesinde net bir biçimde ayrıştırılarak markanın güçlü, sade ve çağdaş duruşu vurgulandı. İç mekanlar ise tamamen yeniden tasarlanarak MAR20X konseptinin mekansal gerekliliklerine uygun şekilde ele alındı. Sezgisel sirkülasyon anlayışıyla planlanan iç mekan organizasyonu; konforlu, akıcı ve kullanıcı dostu bir ziyaret deneyimi sunmayı hedefliyor. Boytorun Mimarlık, MAR20X konseptini “her temas noktasında müşteri deneyimini iyileştirme” yaklaşımı doğrultusunda, showroom içindeki müşteri yolculuğu; bilgi edinme, keşif, etkileşim ve satın alma aşamalarını destekleyecek biçimde kademeli olarak kurguladı. Dijital medya yüzeyleri, interaktif ekranlar, konfigürasyon alanları ve medya duvarları sayesinde ziyaretçiler pasif izleyiciler olmaktan çıkarak markayla aktif bir etkileşim kurabiliyor. Dijital teknoloji ve medya entegrasyonlarıyla şeffaf ve güçlü bir iletişim ortamı oluşturulurken, Mercedes-Benz’in inovasyon ve sürdürülebilirlik vizyonu mekansal deneyimin ayrılmaz bir parçası haline getirildi. Mercedes-Benz Bulgaristan Plovdiv Showroom’un dönüşüm sürecinde, yapının mevcut korunması gereken alanları gözetilerek; çalışanlar, satış danışmanları ve yöneticiler için ergonomik, konforlu ve işlevsel çalışma alanları da yeni konseptin bir parçası olarak ele alındı. Malzeme seçimleri, renk paleti ve aydınlatma tasarımı; modern, yalın ve zamansız bir estetik anlayışı yansıtırken, MAR20X kurumsal kimlik standartları mekanın tüm yüzeylerine ve donatılarına bütüncül biçimde entegre edildi. Böylece hem marka tutarlılığı hem de mekansal süreklilik sağlandı. Mercedes-Benz Bulgaristan Plovdiv Showroom, mevcut bir yapıyı çağdaş bir deneyim mekanına dönüştüren yaklaşımıyla; kullanıcı deneyimi, dijital dönüşüm ve markaya özgü yaşam tarzını mimari bir bütünlük içinde sunan yeni nesil bir showroom örneği olarak öne çıkıyor. Showroom, Boytorun Mimarlık’ın insan odaklı, yenilikçi ve kurumsal dönüşümle uyumlu tasarım anlayışını güçlü bir şekilde yansıtıyor.

Tepe Home Genel Müdürü Çapan, Değişen Fiyatlama Dinamiklerini Değerlendirdi Haber

Tepe Home Genel Müdürü Çapan, Değişen Fiyatlama Dinamiklerini Değerlendirdi

Çapan, maliyet yönetiminin önemini koruduğunu ancak tüketici davranışlarındaki değişim, rekabet baskısı ve markaya duyulan güvenin son yıllarda fiyatlama stratejilerinde giderek daha fazla ağırlık kazandığını belirtti. Maliyet Bazlı Yaklaşımdan Değer Yaratımına Çapan, uzun yıllar sektörde maliyet temelli fiyatlamanın belirleyici bir eksen oluşturduğunu, ancak mobilya kategorisindeki satın alma davranışının giderek daha katmanlı bir perspektiften ele alındığını vurguladı. Satın alma kararının artık yalnızca fiyat seviyesine indirgenmediğini kaydeden Çapan, “Mobilya tüketicisi bugün ürünü bir bütün olarak değerlendiriyor. Tasarım çizgisinden malzeme kalitesine, kullanım ömründen satış sonrası desteğe ve markanın ürünün arkasında durma kapasitesine kadar uzanan geniş bir değer alanı, karar sürecinin ayrılmaz parçası hâline geldi.” dedi. Bu çerçevede Tepe Home’un fiyatlamayı yalnızca maliyet unsurlarının teknik bir çıktısı şeklinde değil, sunulan yaşam döngüsü değerinin doğal bir sonucu olarak ele aldığını belirten Çapan, “Fiyatın rekabet avantajı yaratmadaki rolü devam ediyor; ancak tek belirleyici değil. Değer tutarlılığı, marka güvenilirliği ve kullanıcı deneyimi, fiyat algısını şekillendiren tamamlayıcı unsurlar olarak öne çıkıyor.” değerlendirmesinde bulundu. Maliyet Artışlarına Karşı Dengeli ve Kademeli Yaklaşım Çapan, son yıllarda hammadde, lojistik, enerji ve işçilik maliyetlerindeki yükselişin sektörde baskı oluşturduğunu belirterek, Tepe Home’un bu süreci temkinli ve çok katmanlı bir yaklaşım ile yönettiğini söyledi. “Fiyatlamayı kademeli olarak ele alıyor, satın alma optimizasyonu, operasyonel verimlilik ve tedarik zinciri iyileştirmeleriyle maliyet artışlarının etkisini dengeliyoruz. Amacımız ürünlerimizi mümkün olduğunca erişilebilir kılmak ve ani fiyat değişikliklerinin müşteri üzerinde yaratacağı olumsuz etkiyi sınırlamak.” değerlendirmesinde bulundu. Çapan, bu yaklaşımın markaya duyulan güven ve sadakati beslediğinin altını çizdi. Müşterinin Alım Gücünü Destekleyen Uygulamalar Tepe Home Genel Müdürü Levent Çapan, mobilyanın birçok tüketici tarafından yüksek bütçeli harcamalar arasında değerlendirildiğini belirterek, satın alma kararlarının önceki yıllara kıyasla daha dikkatli yapıldığını ifade etti. “Fiziksel mağazalarımız ve online satış kanalımızdan elde ettiğimiz veriler ışığında bu davranışı sürekli takip ediyor, alım gücünü destekleyen uygulamaları fiyatlama stratejimizin doğal bir parçası olarak konumlandırıyoruz. Taksit ve peşin ödeme seçeneklerini çeşitlendirmek, özel indirim kampanyaları sunmak ve satın alma sürecini kolaylaştıran şeffaf bilgilendirme anlayışı bu yaklaşımın temelini oluşturuyor.” dedi. Çapan, yoğun rekabet ortamında kısa vadeli fiyat yarışlarının yerine markanın güçlü yönlerini görünür kılmayı önemsediklerini belirterek, ürün gamı, tasarım kalitesi, mağaza deneyimi, teslimat süreçleri ve satış sonrası hizmetlerin Tepe Home’un müşteri tarafından tercih edilmesinde etkili alanlar olduğunu ifade etti. Değer Temelli ve Segment Odaklı Fiyatlama Yaklaşımı Tepe Home’un fiyatlandırma çerçevesinin bugün müşteri davranışını ve talep yapısını merkeze aldığını belirten Çapan, “Fiyatlamayı belirlerken farklı müşteri segmentlerinin ihtiyaçlarını dikkate alıyoruz. İlk kez ev kuranlar, mobilyasını yenileyenler ya da projeli alım yapan tüketiciler farklı beklentilerle geliyor. Kaliteyi her daim korurken; tüketici gruplarına özel avantaj paketlerini, ödeme alternatiflerini ve hizmet deneyimini bu farklı ihtiyaçlara göre yapılandırıyoruz. Fiziksel mağazalarımız ve online kanalın birbirinden ayrışan alışveriş alışkanlıkları nedeniyle her kanalda farklı değer önerileri geliştirmeyi önemsiyoruz.” diye konuştu. Çapan değerlendirmesini, “Bizim için önemli olan, müşterinin üründe fiyat-değer ilişkisini kurması ve güven veren bir alışveriş deneyimi yaşamasıdır. Bu yaklaşım hem tercih edilmemizi sağlıyor hem de rekabetçiliğimizi sürdürülebilir kılıyor.” sözleriyle tamamladı.

Yazılım Testinin Stratejik Önemi Artmaya Devam Edecek Haber

Yazılım Testinin Stratejik Önemi Artmaya Devam Edecek

Bu durum, yazılım testine olan ihtiyacı belirgin şekilde artırıyor. Yazılım testinin geleceği ise daha stratejik, daha bütünsel ve çok daha insana dokunan bir noktaya evriliyor. TesterYou Kurucusu Barış Sarıalioğlu, “Testin geleceğini sadece teknolojide değil, insan zihninin gelişiminde görüyorum. Çünkü kalite, önce bir bakış açısıdır; teknoloji ise o bakışın yansıması” diyor. Bankacılık, finans, sigorta ve e-ticaret gibi yüksek işlem hacimli sektörlerde, hatalı yazılımın müşteri kaybına ve ciddi maddi zararlara yol açabilme riski, test süreçlerinin stratejik önemini artırıyor. Türkiye’de birçok kurum artık yazılım testini sadece teknik bir kontrol değil, müşteri memnuniyeti, güvenlik ve iş sürekliliği açısından kritik bir kalite aracı olarak görüyor. Sektörün büyümesiyle birlikte test mühendisliği bir kariyer alanı haline gelirken; test otomasyonu, yapay zekâ destekli test araçları ve kullanıcı deneyimi odaklı test yaklaşımları gibi modern yöntemlere olan talep de hızla artıyor. “Test uzmanları yalnızca hataları tespit eden kişiler değil” Yazılım testinin Türkiye’de sadece büyüyen bir sektör değil; aynı zamanda her sektörde rekabet avantajı yaratmanın önemli bir bileşeni haline geldiğini belirten TesterYou Kurucusu Barış Sarıalioğlu, “Yazılım testi artık geçmişteki gibi ürün tamamlandı, şimdi hataları bulalım noktasında devreye giren bir aşamada değil. Bugün kalite, sürecin en başından itibaren inşa ediliyor; planlamadan geliştirmeye, testten müşteri deneyimine kadar her aşamada bir kültür haline geliyor. Gelecekte bu anlayış çok daha derinleşecek. Test uzmanları yalnızca hataları tespit eden kişiler değil, ürünün değerini artıran, sürece yön veren ve yazılımın bütün yaşam döngüsünde kaliteyi tasarlayan profesyoneller olacak.” diyor. “Kalitenin kültürünü inşa eden uzmanlara ihtiyaç var” Kaliteyi test etmek yerine, kaliteyi üretmenin önemine dikkat çeken Sarıalioğlu, “Quality Engineering yaklaşımı tam da bunu ifade ediyor. Artık bir testçinin işi sadece doğrulamak değil, kullanıcıyı anlamak, riskleri öngörmek, teknolojiyi en doğru şekilde yönlendirmek ve yazılımın geleceğini tasarlamak. Bu, teknik bilginin ötesinde; stratejik düşünme, analitik bakış, iletişim ve empati becerisi gerektiren bir alan. Artık yazılım ekiplerinin içinde ürün vizyonunu, müşteri beklentilerini ve teknolojik altyapıyı birlikte düşünebilen, kalitenin kültürünü inşa eden çok yönlü uzmanlara ihtiyaç var.” dedi. “Öğrenmeye açık gençlerle aynı ortamda olmak insana umut veriyor” Gençlerle iletişim kurmanın kendisi için oldukça önemli olduğunu belirten Barış Sarıalioğlu, “Kısa süre önce katıldığım DevFest25'te, Quantum Debugging: Kod Kalitesine ve Yazılım Hatalarına Kuantum Gözlüğüyle Bakmak başlığıyla sahnedeydim. Etkinliğe, Fırat Üniversitesi'nin pek çok farklı bölümünden katılan öğrencilerin ilgisi, merakı ve hedefleri beni çok mutlu etti. Ayrıca, Dicle Üniversitesi Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi’nde Öğrenme Tasarımları tarafından düzenlenen Gameathon Diyarbakır’da, Dijital Dünyanın Koruyucuları: Genç ve Çevik Testçiler Atölyesi’nde gençlerle bir araya geldik ve yaratıcılık, oyun, üretim dolu bir gün geçirdik. Soru soran, tartışan, öğrenmeye açık gençlerle aynı ortamda olmak insana umut veriyor.” dedi. “Teknoloji ve Dijital Süreç Ortağı” Kendilerini sadece bir teknoloji ya da yazılım şirketi olarak değil; kurumların dijital yolculuğuna eşlik eden Teknoloji ve Dijital Süreç Ortağı olarak tanımladıklarını belirten Barış Sarıalioğlu, “Kullanıcı odaklı düşünme, sürekli öğrenme ve sürdürülebilir kalite anlayışıyla hem bireylere hem de kurumlara ölçülebilir değer sunmayı hedefliyoruz. Global akreditasyonlara sahip eğitim programlarımızla hem yazılım testinin temellerini öğretiyor hem de yapay zekâ destekli test yaklaşımlarında yeni bir bakış açısı kazandırıyoruz. Sunduğumuz danışmanlık ve eğitim hizmetleriyle yalnızca yerel pazarda değil, aynı zamanda Avrupa başta olmak üzere farklı coğrafyalarda da aktif rol üstleniyoruz. Bankacılık, sigorta, e-ticaret, savunma ve yüksek teknoloji gibi kritik sektörlerde edindiğimiz deneyimle, yazılım test süreçlerinin olgunlaştırılması ve dijital kalite kültürünün yaygınlaştırılması konusunda sektöre yön veren aktörlerden biriyiz. Amacımız, geleceğin sadece test uzmanlarını değil, kaliteyi uçtan uca inşa eden Quality Engineer neslini yetiştirmek.” şeklinde sözlerini sürdürdü.

Togg Deneyim ve Servis Noktaları Yeni İş Birlikleriyle Büyüyor  Haber

Togg Deneyim ve Servis Noktaları Yeni İş Birlikleriyle Büyüyor 

“Bir otomobilden fazlası için” yola çıkan Togg, kullanıcıya daha yakın olma hedefi doğrultusunda Türkiye genelindeki temas noktalarını iş birlikleriyle hızla genişletiyor. Kullanıcıyı her adımda merkeze alan Togg, bugün 9’u sabit 8’i mobil olmak üzere toplam 17 deneyim merkezi; 37’si fiziksel 35’i mobil olmak üzere 72 servis noktasıyla yollardaki 81 bin Togg kullanıcısına hizmet sunuyor. Togg, bu temas ağına ek olarak temsilci bayilik sistemini de devreye alıyor. Bu kapsamda aralık ayı boyunca Antalya ve Gaziantep (Koluman), Bursa (Koçaslanlar Mobilite), Trabzon (Beyazlı Otomotiv) ve Tekirdağ (Volkan Otomotiv) temsilci bayilikleri faaliyete geçecek. Kesintisiz bir deneyim sunulacak Kullanıcılar, temsilci bayiliklerde oluşturulan deneyim alanlarında T10X ve T10F modellerini inceleyebilecek, Trugo’nun hızlı şarj teknolojisi hakkında bilgi alabilecek ve Trumore dijital platformunun sunduğu hizmetleri tanıyabilecek. Satın alma süreci tamamen dijital olarak Trumore üzerinden ilerleyecek. Kullanıcılar, temsilci bayilerin yönlendirmesiyle siparişlerini Trumore üzerinden oluşturacak ve akıllı cihazlarını tercih ettikleri teslim noktalarından alabilecek. Satış sonrası hizmetler, lokasyonun yapısına göre; bazı temsilci noktalarında aynı tesis içinde, bazı lokasyonlarda ise aynı ilde konumlanan yetkili servisler üzerinden sunulacak. Kullanıcılar bilgi alma, deneme sürüşü, satın alma, teslimat ve servis gibi tüm aşamaları kesintisiz bir deneyimle yaşayacak. “Kullanıcılarımıza daha etkin bir şekilde ulaşacağız” Togg Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, konuyla ilgili şunları söyledi: “Togg olarak önceliğimiz, kullanıcılarımıza her temas noktasında en iyi deneyimi sunmak. Aralık ayıyla birlikte Antalya’dan Trabzon’a uzanan yeni temsilci bayilik ve servis noktalarının devreye girmesi, bu yaklaşımımızın güçlü bir yansımasını oluşturuyor. Kullanıcılarımızın ihtiyaç duyduklarında hızla ulaşabilecekleri güvenilir bir çözüm noktasının yakınlarında olduğunu bilmeleri bizim için çok değerli. Satın alma anından aracı deneyimlemeye ve 7/24 ihtiyaç duyabileceği tüm hizmetlere kadar her aşamada yanlarında olduğumuzu hissettirmeyi hedefliyoruz. Bu yeni yapılanmayla Togg ekosistemimizi daha da güçlendirerek, tüm bölgelerde kullanıcılarımıza daha etkin bir şekilde ulaşacağız.” Çok yönlü bir değerlendirme süreci işliyor Togg, temsilci bayilerini belirlerken kapsamlı bir değerlendirme süreci uyguluyor. Finansal kapasiteden tesis uygunluğuna, satış ve servis ekiplerinin yetkinliklerinden organizasyonel yapıya, teknolojik altyapıdan kullanıcıya sunulacak hizmet standartlarına kadar birçok kriter titizlikle inceleniyor. Togg, 2025 yılında beş temsilci bayilik üzerinden ilerleyerek, kullanıcı deneyimi ve operasyonel performansı yakından takip edecek. 2026 yılı genişleme planları ise tamamen kullanıcı geri bildirimleri, saha verileri ve ekosistemin ihtiyaçları doğrultusunda oluşturulacak. Bu yaklaşım, temsilci bayilik yapısının kontrollü ve sürdürülebilir bir biçimde ölçeklenmesini sağlayacak.

EN YAKIT araç şarj sektöründe 2026’da çıtayı yükseltecek Haber

EN YAKIT araç şarj sektöründe 2026’da çıtayı yükseltecek

Türkiye’nin elektrikli mobilite dönüşümüne yön veren EN YAKIT, 2025 yılını operasyonel güçlenme, kullanıcı deneyimi ve iş birlikleri açısından önemli başarılarla tamamladı. Elektrikli araç kullanıcısı sayısının hızla arttığı ve şarj altyapısının ülke genelinde büyümeye devam ettiği 2025’te EN YAKIT, hem teknoloji yatırımlarını hem de kullanıcı odaklı hizmetlerini daha da ileri taşıdı. 2025 yılı boyunca EN YAKIT, şarj süreçlerini sadeleştiren ve kullanıcı deneyimini üst seviyeye taşıyan En-ix “Tak & Şarj Et” teknolojisi ile önemli bir fark yarattı. Sürücüler, cihazlarla etkileşimi en aza indiren bu teknoloji sayesinde daha hızlı, daha konforlu ve daha güvenli şarj deneyimine ulaştı. Artan kullanıcı sayısı ve genişleyen elektrikli araç ekosistemine uyum sağlamak amacıyla müşteri hizmetleri altyapısı da güçlendirildi. Müşteri ilişkileri yönetimi (CRM) tabanlı geliştirmeler, anlık sorun çözme kapasitesini artırarak EN YAKIT kullanıcılarına kesintisiz destek sundu. EN YAKIT Çağrı Merkezi, müşteri memnuniyetinde sektör standartlarının üzerine çıkarak yüzde 98’le rekor performansa ulaştı. Türkiye’de şarj istasyonu erişilebilirliğinin önemli ölçüde arttığı 2025 yılında En Yakıt, yüksek standartlarda seçilmiş kaliteli ve güvenli lokasyonlara yeni cihazlar konumlandırarak kullanıcıların ülke çapında daha kolay ulaşım sağlamasına katkı sundu. Havacılık sektöründeki stratejik iş birlikleri de büyüdü. THY Miles&Smiles ve Shop&Miles program ortaklıkları, EN YAKIT kullanıcılarına ek avantajlar sunarak elektrikli araç sürücülerine değer katan kampanyalarla genişletildi. Markanın görünürlüğünü artıran “EN YAKIT Yanımda” iletişim kampanyası, kullanıcı geri bildirimlerini güçlendirdi ve toplu ücretsiz şarj günleri ile sektörde dikkat çekti. Bunun yanında En Win paketleri ile kullanıcıların şarj maliyetlerine yönelik çözümler geliştirildi. Şarj istasyonlarında düzenli temizlik ve yenilenmiş hijyen protokolleri uygulanarak cihazların kullanım konforu artırıldı. EN YAKIT, yıl boyunca kullanıcı geri bildirimlerini dinleyerek tüm süreçlerini geliştirmeye devam etti. Kurumsal alanda yapılan hamlelerle filo yönetim hizmeti genişletildi, çeşitli kurumlarla iş birlikleri yapılarak filo şarj operasyonlarının daha verimli yönetilmesi sağlandı. Elektrikli dönüşümün toplumun tüm kesimlerine ulaşması hedefiyle 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda çeşitli okullarla iş birliği içinde çocuklara sürdürülebilir ulaşım eğitimi verildi. Kullanıcı bağlılığını artırmayı amaçlayan sadakat programı, 2025 boyunca etkin şekilde işletilerek EN YAKIT topluluğunu büyütmeye devam etti. Yeni yılda yeni hedefler Elektrikli mobilite talebinin hızla arttığı, hızlı şarj yatırımlarının ivme kazandığı ve Türkiye’nin elektrikli araç pazarında Avrupa ortalamasına yaklaşan bir büyüme gösterdiği 2026’da En Yakıt, sektöre yön verecek güçlü hedefler belirledi. Bu kapsamda, mobil uygulama yenilemesi ile kullanıcıların geri bildirimleri doğrultusunda daha akıllı, daha hızlı ve kişiselleştirilmiş bir deneyim sunulacak. Türkiye’nin farklı sektörlerinden markalarla yapılacak yeni iş birlikleri, elektrikli mobilite ekosisteminde yeni değer alanları yaratacak. EN YAKIT, 2026’da da Türkiye’nin en erişilebilir şarj ağı olma hedefini sürdürerek cihaz ağını ülke genelinde güçlü şekilde genişletecek. DC hızlı şarj yatırımları artırılarak kullanıcıların yolculuk deneyimi daha da hızlandırılacak, uzun menzil ihtiyaçlarına yönelik çözümler önceliklendirilecek. Şarj istasyonlarının bulunduğu alanlarda deneyim odaklı hizmetler hayata geçirilecek; sürücülere daha konforlu ve fonksiyonel istasyon ortamları sunulacak. Kurumsal iş birlikleri ve filo çözümleri sayesinde yeni segmentlerde büyüme gerçekleştirilecek. EN YAKIT, Türkiye’nin elektrikli ulaşım dönüşümündeki öncü marka pozisyonunu pekiştirme kararlılığını 2026’da da sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.