Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kullanıcı Deneyimi

Kapsül Haber Ajansı - Kullanıcı Deneyimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kullanıcı Deneyimi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Webawards 2026 “En İyi Gıda Sektörü Web Sitesi” Ödülü Doyfarm’a ​​​​​​​ Haber

Webawards 2026 “En İyi Gıda Sektörü Web Sitesi” Ödülü Doyfarm’a ​​​​​​​

Web Marketing Association tarafından 1997’den bu yana düzenlenen ve web sitesi geliştirme alanında sektör bazında başarıları değerlendiren uluslararası bir yarışma olarak öne çıkan WebAwards, 2026 yılında 30. kez gerçekleştirilen organizasyonda Doyfarm web sitesini değerlendirdi. Web siteleri, bağımsız internet profesyonellerinden oluşan jüri tarafından; tasarım, inovasyon, içerik, teknoloji, etkileşim, metin yazarlığı ve kullanım kolaylığı olmak üzere yedi kriter üzerinden değerlendiriliyor. Her kategori kendi sektörü içindeki çalışmalarla karşılaştırılırken, en yüksek skoru alan web sitesi “Best of Industry” ödülüne layık görülüyor. Doyfarm’ın “Best Food Industry Website” ödülünü kazanması da markanın web sitesinin yalnızca görsel ve içerik açısından değil, kullanıcı deneyimi ve dijital uygulama açısından da kendi sektöründeki web siteleri arasında öne çıktığını gösteriyor. Doyfarm web sitesi, değerlendirme sonucunda; tasarım, içerik, teknoloji, etkileşim ve kullanım kolaylığı kriterlerinin her birinde 9 puan ve inovasyon, metin yazarlığı kriterlerinde 8,5 puan alarak toplam 62 puan ile gıda sektörü kategorisinde ödüle hak kazandı. Doyfarm web sitesi, katılımcılar arasında 50 puanlık ortalamanın ve WebAwards genelindeki 58,4 puanlık ortalamanın üzerinde bir başarı gösterdi. Jüri değerlendirmelerinde web sitesinin yalnızca ürünleri sergilemekle kalmayarak tarif içerikleri ve kapsamlı bilgi yapısıyla kullanıcıya birçok değeri bir arada sunduğu vurgulandı. Görsel açıdan güçlü ve kullanıcı dostu bulunan site, hedef kitlesinin ihtiyaçlarıyla uyumlu yapısı ve ürünlerin düzenli biçimde sunulmasıyla da olumlu değerlendirildi. Jüri ayrıca ana sayfanın markanın misyonuyla uyumuna dikkat çekti. 2026 WebAwards’ta alınan “Best Food Industry Website” ödülü, Doyfarm’ın dijital iletişim çalışmalarının uluslararası ölçekteki başarısını ortaya koyarken, markanın kullanıcı odaklı web deneyimine yaptığı yatırımı da tescilliyor. Doyfarm, ürün ve içeriklerini bir araya getiren web sitesiyle kullanıcılarına kolay ve anlaşılır bir deneyim sunarken, dijital iletişim çalışmalarını da geliştirmeye devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Elaris, Elektrikli Araç Şarj Soketi Sayısını Yüzde 58 Artırdı Haber

Elaris, Elektrikli Araç Şarj Soketi Sayısını Yüzde 58 Artırdı

Yılın ilk ayında halka arz sürecini başarıyla tamamlayan Üçay Mühendislik, iştiraki Elaris ile elektrikli araç şarj ağı yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor. Elaris, 2025 yılı sonunda 71 adet olan aktif AC/DC şarj soketi sayısını, 2026 Haziran sonu itibarıyla yüzde 58 artışla 112’ye ulaştırdı. Elektrikli araç pazarındaki büyümeye paralel olarak şarj ağlarını genişletmeye ve kullanıcı deneyimini geliştirmeye odaklandıklarını belirten Üçay Mühendislik İcra Kurulu Başkanı ve CEO’su Turan Şakacı, konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı: Yıl sonunda soket sayısını 200’e çıkarmayı hedefliyor “Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Temmuz 2026 sonu itibarıyla Türkiye’de trafiğe kayıtlı elektrikli otomobil sayısı 460 bin 552’ye ulaştı. Geçen yılın aynı döneminde 289 bin 457 olan elektrikli otomobil sayısı, bir yılda yüzde 59,1 artış gösterdi. Elektrikli araçların hızla yaygınlaşması, şarj altyapısına yönelik ihtiyacı da her geçen gün artırıyor. Elaris olarak biz de elektrikli araç pazarındaki bu büyümeye paralel olarak yatırımlarımızı hızlandırıyoruz. 2026’nın ilk yarısında aktif AC/DC şarj soketi sayımızı yüzde 58 artırarak 112’ye çıkardık. 2026 yılı sonunda ise aktif AC/DC şarj soketi sayımızı 200’e çıkarmayı hedefliyoruz. Büyümenin odağı kullanıcı deneyimi Soket sayımızı artırırken, elektrikli araç kullanıcılarının şarj deneyimini daha hızlı, erişilebilir ve kesintisiz hale getirecek çözümler geliştirmeye de odaklanıyoruz. Bu kapsamda; lokasyon seçimi, şarj kapasitesi, enerji yönetimi ve dijital çözümler gibi kullanıcı deneyimini doğrudan etkileyen tüm unsurları birlikte değerlendiriyoruz. Yakın gelecekte asıl farkı; doğru noktada doğru kapasiteyi sunabilen, yüksek hızlı şarj seçeneklerini yaygınlaştıran ve enerji kaynaklarını verimli yöneten ağların yaratacağına inanıyoruz.” Üçay Mühendislik Hakkında Temelleri 2000 yılında atılan Üçay Mühendislik Enerji ve İklimlendirme Teknolojileri A.Ş., enerji tasarrufu ve sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda iklimlendirme, elektrik, mekanik, güneş enerjisi sistemleri (GES) ve elektrikli araç (EA) şarj hizmetleri alanlarında faaliyet göstermektedir. Bağlı ortaklığı Elaris ile elektrikli araç şarj ağı işletmeciliği ve elektrikli şarj istasyonu satışı alanlarında da hizmet sunmaktadır. Merkezi İstanbul olan Üçay Mühendislik, Marmara, Ege, Akdeniz, Karadeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde 23 il 33 şube, depo ve showroom ile faaliyetlerine devam etmektedir. Kurulduğu günden bu yana 2 milyondan fazla bireysel ve kurumsal müşteriye mühendislik hizmeti sağlayan şirket, gelişmiş ERP altyapısıyla birbirine entegre çalışan şubeleri aracılığıyla yılda ortalama 30.000 müşteriye hızlı, güvenilir ve kesintisiz hizmet sunmaya devam etmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hyundai 2026 IDEA Ödülleri’nde Geleceğin Mobilitesi ve Marka Tasarımı Alanlarında 10 Ödül Kazandı Haber

Hyundai 2026 IDEA Ödülleri’nde Geleceğin Mobilitesi ve Marka Tasarımı Alanlarında 10 Ödül Kazandı

Hyundai; konsept tasarımı, markalaşma, hizmet tasarımı, mekân tasarımı ve robotik kategorilerinde iki Altın, iki Bronz ve altı Finalist ödülü elde etti. Bu başarı, şirketin yalnızca otomotiv üretimindeki değil, marka tasarımı ve pazarlama alanlarındaki yetkinliğini de bir kez daha ortaya koydu. Geleceğin Mobilitesi Konsept Tasarımı Ödülleri Altın Ödül E3W ve E4W Elektrikli Mikro Mobilite Konseptleri – Konsept ve Spekülatif Tasarım Finalist Mobile Nap – Konsept ve Spekülatif TasarımFurnished Lounge / Hyundai Add Gear – Mobilya ve AydınlatmaMobED (Mobile Eccentric Droid) – Ticari ve Endüstriyel Tasarım Markalaşma, Hizmet Tasarımı ve Aksesuar Ödülleri Altın Ödül Na Oh Korean Restaurant Book – Markalaşma Bronz Ödüller Hyundai Heritage: RETRACE Magazine (STELLAR ve SONATA) – MarkalaşmaHyundai Hope on Wheels – Markalaşma Finalist Na Oh Korean Restaurant Branding – MarkalaşmaHyundai Customizable MagSafe ID Card Case – Ofis ve AksesuarUX Studio Seoul – Hizmet Tasarımı ve Mekân Tasarımı IDEA Ödülleri’nin Tasarım Dünyasındaki Önemi Dünyanın en prestijli tasarım yarışmalarından biri olan IDEA (International Design Excellence Awards – Uluslararası Tasarım Mükemmelliği Ödülleri), başvuruları beş temel kriter üzerinden ve katılımcıların kimliklerinin gizli tutulduğu kör değerlendirme yöntemiyle inceliyor. Değerlendirme kriterleri şu başlıklardan oluşuyor: Tasarımda yenilikçilik ve problem çözmeSon kullanıcılara sağlanan somut faydaMüşteri marka açısından yaratılan ticari etkiTopluma ve sürdürülebilirliğe katkıTasarım estetiğinin işlevle uyumu Değerlendirme boyunca katılımcıların kimliklerinin gizli tutulması, yenilikçi fikirlerin marka bilinirliğinden bağımsız ve yalnızca kendi nitelikleri üzerinden değerlendirilmesini sağlıyor. Hyundai; şehir içi erişilebilirlik, iklim koşullarına dayanıklılık, iyi yaşam ve kişiselleştirilmiş yaşam tarzı gibi gerçek kullanıcı ihtiyaçlarına yönelik geliştirdiği çözümlerle ödüle layık görüldü. Bu yaklaşım, tasarımı yalnızca biçimsel ve estetik bir unsur olarak değil, insan hayatına somut değer katan bir araç olarak ele alıyor. E3W ve E4W ile Son Kilometre Ulaşımına Yeni Bir Yaklaşım E3W ve E4W, Hindistan’ın geleneksel motorlu çekçeklerini yoğun şehir yaşamı ve günlük çalışma koşulları için temiz, kapsayıcı ve uyarlanabilir bir platform olarak yeniden yorumlayan elektrikli mikro mobilite konseptleri olarak öne çıkıyor. Modeller; erişilebilirlik, iklim koşullarına dayanıklılık ve modüler kullanım esnekliğini bütüncül bir tasarımda buluşturuyor. Konseptlerin öne çıkan özellikleri arasında şunlar yer alıyor: Basamaksız erişim ve tekerlekli sandalye kullanımına olanak sağlayan tamamen düz ve engelsiz zeminYolcu ve yük taşımacılığı arasında hızlı geçiş sağlayan katlanabilir ve zemine gizlenebilir koltuklarMuson mevsiminde su altında kalan veya engebeli yollarda hareket kabiliyetini koruyan ayarlanabilir sürüş yüksekliğiYoğun şehir trafiğinde çevikliği ve sürücü görüş açısını artıran kompakt boyutlar ve açılı ön camFarklı araçlara ihtiyaç duyulmadan yolcu taşımacılığı, lojistik ve acil durum görevlerine uyarlanabilen modüler mimari E3W ve E4W; sıfır egzoz emisyonu, trafik güvenliği, engelli bireyler için erişilebilirlik ve dezavantajlı toplulukların iklim koşullarına karşı dayanıklılığı gibi birbiriyle bağlantılı şehir sorunlarına çözüm sunuyor. Kapsayıcılığı ve sel koşullarına dayanıklılığı tasarımın merkezine yerleştiren konseptler, son kilometre ulaşımını uyarlanabilir bir kent mobilitesi ekosistemine dönüştürüyor. Mobile Nap ile Araçlarda Dinlenme Deneyimi Mobile Nap, araç iç mekânını sakin ve dinlenme odaklı kişisel bir alana dönüştürerek uykuyu tasarlanmış bir mobilite deneyimi olarak ele alıyor. Kavram kanıtlama ve çevik test platformu olarak geliştirilen proje; yoğun zihinsel tempoda çalışan ofis çalışanlarından yöneticilere, uzun yol sürücülerinden vardiyalı çalışanlara ve bakım veren kişilere kadar geniş bir kullanıcı kitlesinin gün içinde kaliteli biçimde dinlenebilme ihtiyacına yanıt veriyor. Geleneksel araçlarda koltuğu geriye yatırarak dinlenmenin ötesine geçen Mobile Nap; araca geliş, dinlenmeye geçiş, uyku ve yeniden günlük aktivitelere dönüş aşamalarının tamamını şu özelliklerle destekliyor: Kaliteli dinlenmeyi destekleyen özel oturma pozisyonu ve mekânsal tasarımSes, sıcaklık, nem ve hava kalitesini birlikte yöneten yazılım tabanlı uyku hizmetiKamusal alan ile kişisel zaman arasında belirgin sınırlar oluşturarak sağlanan psikolojik konforBireysel araçlara, paylaşımlı mobilite hizmetlerine ve geleceğin otonom ulaşım ortamlarına uyarlanabilir yapı Mobile Nap, kullanılmayan zamanı dinlenme ve yenilenme süresine dönüştürüyor. Yoğun çalışanların toplantılar arasında zihinsel olarak toparlanmasına yardımcı olurken uzun yol sürücülerinde yorgunluğa bağlı sürüş risklerini azaltmayı, vardiyalı çalışanlara ve bakım veren kişilere ise uygun dinlenme olanakları sunmayı amaçlıyor. Aynı zamanda bir Ar-Ge doğrulama platformu olarak seri üretim öncesinde dinlenme kalitesini gerçekten artıran unsurların belirlenmesine katkıda bulunuyor. Furnished Lounge ve Hyundai Add Gear ile Kişiselleştirilebilir Araç İç Mekânları Furnished Lounge, araç iç mekânını mekanik bir kabin yerine kişiselleştirilebilen bir yaşam alanı olarak yeniden yorumluyor. Doğal ve rahat oturma pozisyonlarını destekleyen salon tipi koltukları, günlük ihtiyaçların kolayca erişilebilir bir konumda tutulmasını sağlayan sezgisel mekân tasarımıyla bir araya getiriyor. Birleşik bir montaj sistemi olan Hyundai Add Gear ise kullanıcıların kişisel eşyalarını farklı araçlara kolayca takmasına ve düzenlemesine imkân tanıyor. Sabit otomobil aksesuarlarından farklı olarak Add Gear, üçüncü taraf iş ortaklarının uyumlu yaşam tarzı ürünleri geliştirebilmesine olanak veren açık kaynaklı bir ekosistem yapısı sunuyor. Böylece Hyundai’yi kapalı bir sistem yerine gelişime açık bir platform markası olarak konumlandırıyor. Sistemin sunduğu başlıca avantajlar şöyle sıralanıyor: Add Gear ürünlerinin farklı Hyundai modellerinde kullanılabilmesi sayesinde ev ve araç ortamları arasında devamlılıkYeniden kullanılabilen aksesuarlarla sürdürülebilir mobilite alışkanlıklarının desteklenmesi ve tüketimin azaltılmasıEsnek ve kişiselleştirilmiş iç mekânlarla uzun vadeli marka bağlılığının güçlendirilmesiAçık iş birliği modeliyle mobilite ekosisteminde inovasyonun teşvik edilmesi Furnished Lounge ve Hyundai Add Gear, biçim odaklı tasarımdan deneyim odaklı mekân tasarımına geçişi temsil ederek estetiğin yanı sıra konforu, seçim özgürlüğünü ve sürdürülebilirliği ön plana çıkarıyor. MobED ile Robotik ve Endüstriyel Uygulamalarda Yeni Olanaklar MobED, birbirinden bağımsız olarak kontrol edilen dört tekerleği ve Hyundai Motor Grubu’na özgü hareket mekanizmasıyla eğimli yollar, kaldırımlar ve bozuk zeminlerde dengeli biçimde hareket edebilen yeni nesil bir mobil robot platformu olarak geliştirildi. MobED’in öne çıkan yetenekleri arasında şunlar bulunuyor: Sürüş, yönlendirme, süspansiyon ve yükseklik ayarını birbirinden bağımsız biçimde kontrol eden Drive & Lift (DnL) teknolojisi sayesinde titreşim ve eğimin en aza indirilmesi, üst modülün dengede tutulmasıİç ve dış mekânlarda güvenli kullanımı destekleyen otonom sürüş ve engellerden kaçınma özellikleriEvrensel montaj rayı ve açık API altyapısıyla lojistik, denetim, araştırma, hizmet ve çekim gibi farklı uygulamalara uyarlanabilen modüler platform MobED’in ölçeklenebilir yapısı ve operasyonel verimliliği, geleceğin robotik ve mobilite ekosistemleri için yeni olanaklar sunuyor. Platform, Hyundai Motor Grubu’nun tasarım alanındaki yetkinliğini binek otomobillerin ötesine taşıyarak endüstriyel ve ticari uygulamalara genişletiyor. Marka Mirası ve Toplumsal Fayda Tasarımla Buluşuyor Hyundai, konsept tasarımının yanı sıra markalaşma, hizmet tasarımı ve günlük kullanıma yönelik ürün tasarımı alanlarında da Altın, Bronz ve Finalist ödülleri kazanarak üretim, marka tasarımı ve pazarlama alanlarındaki gücünü ortaya koydu. Markalaşma kategorisinde Altın Ödül kazanan Na Oh Korean Restaurant Book, Hyundai Motor Group Innovation Center Singapore (HMGICS) bünyesindeki Kore restoranı Na Oh’un marka vizyonunu ve oluşturulma hikâyesini belgeleyen bir arşiv kitabı niteliği taşıyor. Michelin üç yıldızlı şef Corey Lee ve Koreli zanaatkârlarla yapılan iş birlikleri sonucunda hazırlanan kitap, gelenek ile inovasyonu bir araya getiren “Seed-to-Table” yaklaşımını yansıtıyor. İki Bronz Ödül ise Hyundai’nin marka mirasını ve toplumsal fayda yaklaşımını etkileyici tasarımlara dönüştürme becerisini gösteriyor: RETRACE Magazine (STELLAR ve SONATA): Hyundai’nin marka mirasına odaklanan dergi, ikonik modeller üzerinden markanın geçmişini incelerken elektrifikasyon ve geleceğin mobilitesi çağındaki yönünü de ele alıyor. STELLAR ve SONATA sayısı; aile anıları, hafta sonu yolculukları ve 1988 Seul Olimpiyat Oyunları gibi kültürel dönüm noktaları üzerinden otomobillerin günlük yaşamın ve toplumsal hafızanın nasıl bir parçası hâline geldiğini aktarıyor.Hyundai Hope on Wheels: Çocukluk çağı kanserine yönelik farkındalık programı, global ölçekte büyümesini desteklemek amacıyla yenilenen bir marka kimliğine kavuştu. Finalist Projelerle Genişleyen Tasarım Yaklaşımı Altı Finalist ödülünden üçü, Hyundai’nin markalaşma, aksesuar ve hizmet deneyimi alanlarındaki tasarım gücünü gözler önüne seriyor: Na Oh Korean Restaurant Branding: HMGICS bünyesindeki Kore restoranının felsefesini ve kimliğini yansıtan alan, Kore geleneklerini ve kültürünü çağdaş bir bakış açısıyla yeniden yorumluyor. Şef Corey Lee ile birlikte geliştirilen proje, Singapur’daki ziyaretçilere Kore kültürünü doğrudan deneyimleyebilecekleri bir ortam sunuyor.Hyundai Customizable MagSafe ID Card Case: MagSafe özelliği ve modüler makara tutucusu bulunan yeni çalışan kimlik kartı kılıfı, boyun askısıyla taşınabiliyor veya akıllı telefona takılabiliyor. İnce, dayanıklı ve parçaları değiştirilebilir modüler tasarımı sayesinde kullanım zorluklarını, hasarı ve gereksiz ürün değişimini azaltırken kullanıcı deneyimini iyileştiriyor.UX Studio Seoul: Global otomotiv sektörünün halka açık ilk kullanıcı deneyimi araştırma alanlarından biri olan UX Studio Seoul, hem Hizmet Tasarımı hem de Mekân Tasarımı kategorilerinde ödüle layık görüldü. “Kullanıcı Deneyimi Araştırmalarını Deneyim Yoluyla Paylaşmak” yaklaşımı üzerine kurulan merkez, ziyaretçileri içeriklerle doğrudan etkileşime giren ve geri bildirimleriyle araştırma sürecine katkıda bulunan aktif katılımcılara dönüştürüyor. İnsan Odaklı Tasarım Anlayışına Global Ödül Ödül kazanan 10 proje, Hyundai’nin gerçek kullanıcı ihtiyaçlarından hareket eden insan odaklı inovasyon ve marka mükemmelliği yaklaşımını yansıtıyor. Her bir çalışma, “İnsanlık için İlerleme” vizyonunu erişilebilirlik, sağlık, sürdürülebilirlik ve yaşam kalitesi alanlarında somut çözümlere dönüştürüyor. IDEA Ödülleri’nde elde edilen bu başarı, Hyundai’nin tasarım alanındaki yönünü desteklerken markanın global ölçekteki olumlu algısını da güçlendiriyor. Aynı zamanda mobilite sektörünün daha düşünceli, adil ve sürdürülebilir bir geleceğe ilerlemesine katkı sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yazılım Test Alanında 7 Milyondan Fazla Test Mühendisi Çalışıyor Haber

Yazılım Test Alanında 7 Milyondan Fazla Test Mühendisi Çalışıyor

TesterYou kurucusu Barış Sarıalioğlu, “Dünyada yazılım test alanında 7 milyondan fazla test mühendisi çalışıyor. Pazar, yaklaşık 50 milyar dolar büyüklüğünde bir ekonomiye tekabül ediyor. Dijitalleşme hızlandıkça, şirketlerin sunduğu yazılım çözümlerinin hatasız, güvenli ve kullanıcı dostu olması daha kritik hâle geliyor. Bu durum, yazılım testine olan ihtiyacı belirgin şekilde artırıyor.” diyor. “World Testers Day”in geçmişi, 9 Eylül 1947'de Harvard Üniversitesi bilgisayar bilimcilerinden Grace Hopper ve ekibinin üzerinde çalıştıkları projede buldukları ilk “hataya” dayanıyor. Bu önemli günün ardındaki hikâye ise oldukça ilginç. Hopper ve ekibi Howard Aiken tarafından tasarlanan Mark II Hesap Makinesi üzerinde çalışıyordu. Ekip, Mark II Hesap Makinesi'nin sürekli hatalar verdiğini keşfetti ve cihazı açıp donanımını incelediklerinde hatayı buldu. Bu bug; bir böceğin elektromekanik rölenin arasına sıkışmasıydı. Hopper ve ekibi daha sonra bu olaya çalışma günlüklerinde yer verdi, "böceği" bir "bug" kanıtı olarak günlüğe kaydeden ekip, hatayı giderme işlemine de "hata ayıklama" adını verdi. “TesterYou teknolojiye, insan, kültür ve doğru mühendislik çerçevesinde yaklaşıyor” Dünyanın yazılım testi konusunda farklı bir yöne evrilmeyi sürdürdüğünü belirten TesterYou kurucusu Barış Sarıalioğlu, “Bugüne dek yazılım testi projenin sonunda yapılan bir kontrol işi olarak görülüyordu. Artık test ve kalite mühendisliği işin merkezinde yer alıyor. Bu gelişme bizleri en çok heyecanlandıran konuların başında yer alıyor. Teknolojinin evrildiği bu süreç kuşkusuz yaptığımız işin önemini bir kez daha ortaya koymuş durumda. Gelecekte yapay zeka ve makine öğrenimiyle birlikte hataları daha kod yazılırken tahmin eden, test senaryolarını otomatik üreten, hatta bazı durumlarda kendini iyileştirebilen sistemleri daha fazla göreceğiz. Bu teknik gelişmeler, insan merkezli stratejilere entegre edilmeli. Bizler teknolojiye; insan, kültür ve doğru mühendislik çerçevesinde yaklaşıyoruz. Bu felsefemizle heyecanımızı bir an olsun kaybetmeden dijital kalite kültürünün yaygınlaştırılması için çalışmayı sürdüreceğiz.” diyor. Pazar yaklaşık 50 milyar dolar büyüklüğünde Testin geleceğini sadece teknolojide değil, insan zihninin gelişiminde gördüklerini belirten Sarıalioğlu, “Bugün, dünyada yazılım test alanında 7 milyondan fazla test mühendisi çalışıyor. Pazar, yaklaşık 50 milyar dolar büyüklüğünde bir ekonomiye tekabül ediyor, yıllık büyüme yüzde 10’un üzerinde seyrediyor. Dünya genelinde yazılım test aktivitelerinin yüzde 60’tan fazlası ise outsource ediliyor. Türkiye’de de birçok kurum artık yazılım testini sadece teknik bir kontrol değil, müşteri memnuniyeti, güvenlik ve iş sürekliliği açısından kritik bir kalite aracı olarak görüyor. Sektörün büyümesiyle birlikte test mühendisliği bir kariyer alanı haline gelirken; test otomasyonu, yapay zekâ destekli test araçları ve kullanıcı deneyimi odaklı test yaklaşımları gibi modern yöntemlere olan talep de hızla artıyor.” açıklamasını yaptı. Önümüzdeki dönemde özellikle yapay zekâ ve veri odaklı yaklaşımlar üzerinde daha fazla durmayı planladıklarını belirten Barış Sarıalioğlu, “TesterYou olarak sektördeki gelişmeleri yakından takip ediyor ve hizmetlerimizi buna göre sürekli güncelliyoruz. Yapay zekâ konusundaki gelişmeleri de eğitim ve danışmanlık programlarımıza entegre ederek, kurumların güncel teknolojilere uyum sağlamalarına destek olmayı hedefliyoruz. Amacımız, yeni teknolojiler karşısında hem bireyleri hem de kurumları daha donanımlı hale getirmek ve bu dönüşüm yolculuklarında onlara rehberlik etmek.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Spark Connect Yeni Yatırım Turunda Paradan Fazlasını Arıyor Haber

Spark Connect Yeni Yatırım Turunda Paradan Fazlasını Arıyor

Yeni turda belirleyici kriter yalnızca sermaye değil; dağıtım gücü, kullanıcı erişimi ve sektörel uzmanlık olacak. Elektrikli araç şarjı odağıyla 2022 yılında Çağan Koyun tarafından kurulan Spark Connect, geride kalan dört yıl içerisinde farklı mobilite servislerinin tek dijital deneyim altında bir araya gelebildiği kapsamlı bir SuperApp altyapısına dönüştü. KOBIL Ventures'ın yatırımıyla ürün ve güvenlik katmanını geliştiren şirket; elektrikli araç şarjı, otopark, araç kiralama, sigorta, kimlik ve ödeme hizmetleri başta olmak üzere farklı dikeylerde ürün entegrasyonlarına devam ediyor. Mevcut altyapısıyla ve Gireve entegrasyonuyla Türkiye ve Avrupa’da geniş bir şarj ağına erişim sunan Spark Connect, yeni yatırım döneminde bu dağıtım modelini mobilitenin diğer alanlarına da taşımayı hedefliyor. Finansal Yatırımcı Değil, Büyümeyi Destekleyecek Farklı Kabiliyetler Spark Connect, klasik bir finansman turundan farklı olarak yatırımcı tabanını yalnızca finansal katkı üzerinden genişletmek yerine; platforma yeni kullanıcı kanalları, teknoloji altyapısı ve yeni pazarlara giriş imkânı sağlayabilecek stratejik oyuncuları dahil etmeyi planlıyor. Her ortağın Spark Connect’e yalnızca sermaye değil, sektörel uzmanlık, dağıtım ağı ve pazara erişim gibi farklı kabiliyetler kazandırması ve bu kurulan ekosistemin herkes tarafından sahiplenilmesi hedefleniyor. Sürecin vizyonunu değerlendiren Spark Connect Kurucusu Çağan Koyun, büyüme yaklaşımını şu sözlerle özetliyor“Bir startup için sermaye elbette önemli. Ancak geldiğimiz noktada yeni turun kriterinin yalnızca ticket size olmasını istemiyoruz. Dağıtım, hizmet, kullanıcı erişimi ve sektörel uzmanlık bizim için en az sermaye kadar değerli. Platformumuzda kalabalık bir finansal yatırımcı listesi oluşturmak yerine, vizyonumuzu paylaşan ve birbirini tamamlayan güçlü stratejik ortaklarla ekosistemi büyütmek ve güçlü bir zemin inşaa etmek istiyoruz.” Kullanıcı Deneyimini Tekilleştiren MiniApp Ekosistemi Türkiye’de yeni nesil mobilite ekosistemi büyürken kullanıcı deneyimi; şarj, otopark, kiralama ve sigorta gibi servisler arasında parçalanmış durumda. Spark Connect’in temel hedefi, farklı dijital kanallardaki bu servisleri kullanıcı adına tek bir dağıtım ve işlem katmanında birleştirmek. Planlanan açık ekosistem yapısında stratejik ortaklar, kendi servislerini MiniApp modeli üzerinden doğrudan Spark Connect kullanıcılarına sunabilecek. Yatırımcılık bu sistemde yalnızca bir teknoloji şirketinden hisse almak anlamına gelmeyecek; şarj eden, park eden veya seyahat eden kullanıcının yolculuğunda birlikte değer üreten aktif bir ticari ortaklığa dönüşecek. Kullanıcılar da Gelecekte Spark Connect’in Ortakları Arasında Yer Alabilecek Yeni yatırım turundan sağlanacak kaynağın; Türkiye’de kullanıcı büyümesi, yeni mobilite servislerinin entegrasyonu, MiniApp ekosisteminin genişletilmesi ve Avrupa pazarına hazırlık süreçlerinde kullanılması planlanıyor. Kurumsal stratejik ortaklıkların yanı sıra Spark Connect, büyüme hikâyesinin merkezindeki kullanıcılarını da platforma ortak edebilecek modelleri değerlendiriyor. Mevzuat ve düzenleyici gerekliliklerin uygun olması halinde, ilerleyen dönemlerde kullanıcıların da katılım gösterebileceği yenilikçi yatırım yapılarının kurgulanması hedefleniyor. Koyun, bu yaklaşımı şu sözlerle açıklıyor: “Bir platformun değerini yalnızca yatırımcılar oluşturmuyor. Doğru hukuki yapı kurulabilirse, Spark Connect’i kullanan insanların platformun geleceğine de ortak olabilmesini anlamlı buluyoruz.” Sürecin odağının teknoloji geliştirmekten ekosistem büyümesine kaydığını vurgulayan Çağan Koyun, yeni dönemi şu sözlerle özetliyor:“İlk yatırımımız teknolojiyle birlikte ürünü inşa etmek içindi. Yeni turumuz, o teknolojinin üzerinde ekosistemi birlikte büyüteceğimiz ortakları bulmak ve kullanıcıya sunmak için.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Badem Pınarı’ndan Premium Segmente Yeni Hamle Haber

Badem Pınarı’ndan Premium Segmente Yeni Hamle

Badem Pınarı, artan üretim kapasitesini yeni ürün gruplarıyla desteklerken, Premium serisiyle üst segmente yönelik yeni bir adım attı. 0,40 litre ve 0,80 litre olmak üzere iki farklı hacimde geliştirilen seri, özellikle ince ve uzun formuyla öne çıkan 0,80 litrelik şişesiyle estetik görünümü ergonomik kullanım deneyimiyle buluşturuyor. Kolay kavranabilen tasarımıyla dikkat çeken seri, Badem Pınarı'nın klasik ürün gamından ayrışan yeni premium yüzünü temsil ediyor. PREMIUM SEGMENTTE ODAĞIMIZ KULLANICI DENEYİMİ Premium segmentte tüketici beklentilerinin yalnızca ürün kalitesiyle sınırlı olmadığını belirten Badem Pınarı Yönetim Kurulu Üyesi Kaan Badem: "Bugün tüketici kaliteli bir ürünün yanı sıra tasarıma, kullanım kolaylığına ve kendisine sunulan toplam deneyime de önem veriyor. Biz de Premium serimizi geliştirirken kullanıcı deneyimini odağımıza aldık. Ergonomik şişe tasarımından kullanım kolaylığına kadar her detayı bu anlayışla ele aldık. Badem Pınarı büyüdükçe ürün portföyümüzü de tüketicilerin değişen beklentileri doğrultusunda geliştirmeye devam edeceğiz" dedi. BADEM PINARI HAKKINDA Badem Pınarı, Kırşehir’de faaliyet gösteren ve Türkiye’nin önde gelen doğal kaynak suyu markaları arasında yer alıyor. Üretim, lojistik ve enerji altyapısına yaptığı yatırımlarla büyümesini sürdürürken; verimlilik, kalite ve sürdürülebilirliği odağına alan bir üretim anlayışı benimsiyor. Güçlü üretim altyapısı, yaygın dağıtım ağı ve ihracat faaliyetleriyle hem yurt içinde hem de uluslararası pazarlarda büyümesini sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dijital Teknolojiler İklimlendirme Sistemlerinde Yeni Dönemi Başlatıyor Haber

Dijital Teknolojiler İklimlendirme Sistemlerinde Yeni Dönemi Başlatıyor

Dijitalleşme, günlük yaşam alışkanlıklarını dönüştürürken evlerde ve iş yerlerinde kullanılan teknolojiler de bu değişime uyum sağlıyor. Kullanıcılar yaşam alanlarının konforu yanında kullandıkları sistemleri daha kolay yönetebilmeyi ve günlük rutinlerine uyum sağlayabilen çözümleri de önemsiyor. Akıllı bina teknolojileri, yaşam alanlarınızdaki cihazların internet üzerinden birbirleriyle iletişim kurmasını ve uzaktan kontrol edilmesini sağlarken; konforu, enerji tasarrufunu ve güvenlik avantajlarını da beraberinde getiriyor. Küresel anlamda, internet kapsama alanının genişlemesi, güvenlik kaygıları ve abonelik tabanlı hizmetlerin yükselişiyle birlikte akıllı sistemlere olan ilgi artıyor. Küresel pazar araştırması şirketi, Kings Research’e göre, akıllı ev sistemleri pazarı 2025 yılı itibarıyla 170 milyar doları aşmış durumda. Yaşam alanlarındaki bu dönüşüm, iklimlendirme sistemlerinin de dijital teknolojilerle birlikte yeniden şekillenmesini sağlıyor. Mitsubishi Electric Türkiye Klima Sistemleri, geliştirdiği bağlantılı çözümlerle kullanıcıların yaşam alanlarını bulundukları yerden bağımsız olarak yönetebilmelerine olanak tanıyor. Fransa ve İngiltere’deki Ar-Ge merkezlerinde yürütülen çalışmalarla desteklenen teknoloji yaklaşımı, farklı pazarların ihtiyaçlarını ve değişen kullanıcı beklentilerini iklimlendirme çözümlerine yansıtıyor. Böylece iklimlendirme sistemleri günlük yaşamın doğal bir parçasına dönüşürken kullanıcı deneyimi de farklı bir boyut kazanıyor. İklimlendirme Sistemlerinde Etkin Kontrol Günümüzde kullanıcılar iklimlendirme sistemlerini yalnızca evdeyken değil, internet bağlantısı bulunan her yerden yönetebilmeyi bekliyor. Mitsubishi Electric Türkiye Klima Sistemleri'nin yeni nesil MELCloud Home uzaktan kontrol platformu ise sistemlerin yalnızca ihtiyaç duyulan kadar enerjiyle çalıştırılmasını sağlayarak konforu ve enerji tasarrufunu destekliyor. Kullanıcılar, bu programla desteklenen cihazlarla sıcaklık ayarlarını değiştirebiliyor, haftalık çalışma programları oluşturabiliyor ve cihazlarını tek platform üzerinden takip edebiliyor. Bu sayede yaşam alanlarının iklimlendirme ihtiyaçları günlük planlara göre kolayca düzenlenebiliyor. Akıllı iklimlendirme teknolojilerindeki gelişim yalnızca uzaktan erişimle sınırlı kalmıyor. Mitsubishi Electric Klima Sistemleri Legendera serisinde yer alan yapay zekâ destekli 3D i-see sensörü ile vücut sıcaklığını algılayarak kişiye özel hava akışı sunuyor. Böylece hava akışı, uygun teknik özelliklerin bulunması halinde kullanıcı konumuna göre yönlendirilerek kullanım deneyiminin kişiselleştirilmesine katkı sağlar. Ayrıca dijital platformlar sayesinde, uyumlu iklimlendirme sistemlerinin izlenmesi ve yönetilmesi daha pratik hale gelirken, desteklenen cihazların aynı yapı içerisinde birlikte çalışabilmesi kullanım kolaylığı sunar. Bu yaklaşım kullanıcıların yaşam alanlarını tek bir dijital platform üzerinden yönetmelerine katkı sağlıyor ve iklimlendirme sistemlerinin günlük yaşamla daha güçlü şekilde bütünleşmesine de olanak tanıyor. Enerji Verimliliğini Destekleyen Yaklaşım İklimlendirme teknolojilerindeki gelişimin önemli başlıklarından birini de enerji verimliliği oluşturuyor. Kullanıcı beklentilerinin değişmesiyle birlikte sistemlerin enerji kaynaklarının verimli kullanılmasına katkı sağlaması da önem kazanıyor. Mitsubishi Electric Türkiye Klima Sistemleri, geliştirdiği inverter teknolojileri ve kontrol sistemleriyle enerji verimliliğini destekleyen çözümler sunuyor. Kullanım ihtiyaçlarına göre planlanabilen sistemler, kullanıcıların enerji kullanımını takip etmelerine ve planlamalarına yardımcı olur. Teknoloji, Yaşam Alanlarının Değişen İhtiyaçlarına Uyum Sağlıyor Yaşam alanlarına yönelik beklentiler değiştikçe iklimlendirme teknolojileri de gelişmeye devam ediyor. Kullanım kolaylığı sağlayan dijital çözümler, bağlantılı sistemler ve enerji verimliliğini destekleyen uygulamalar, iklimlendirme sistemlerini günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası haline getiriyor. Mitsubishi Electric Türkiye Klima Sistemleri, dijital teknolojileri iklimlendirme alanındaki mühendislik deneyimiyle buluştururken kaliteyi de ürün ve hizmet geliştirme yaklaşımının temel unsurları arasında değerlendiriyor. Müşteri memnuniyetini gözeten, kaliteyi önceliklendiren ve daha iyi ürünler geliştirme sorumluluğunu kurum genelinde ele alan Mitsubishi Electric Kalite Felsefesi doğrultusunda, kullanıcıların değişen ihtiyaçlarına yanıt veren iklimlendirme çözümleri sunmayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.