Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kullanıcı Deneyimi

Kapsül Haber Ajansı - Kullanıcı Deneyimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kullanıcı Deneyimi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İşCep’e Art Arda 4. Kez “Dünyanın En İyi Bireysel Mobil Bankacılık Uygulaması” Ödülü Haber

İşCep’e Art Arda 4. Kez “Dünyanın En İyi Bireysel Mobil Bankacılık Uygulaması” Ödülü

İşCep art arda, 4. kez “Dünyanın En İyi Bireysel Mobil Bankacılık Uygulaması” ödülünü kazanırken, Banka yapay zekâ uygulamalarıyla Batı Avrupa’da hem ödemeler hem ticari bankacılık alanında en iyi seçildi. Uluslararası finans yayını Global Finance tarafından gerçekleştirilen “Dünyanın En İyi Dijital Bankaları ve Finansta Yapay Zekâ Ödülleri 2026” (World’s Best Digital Banks & AI in Finance Awards) organizasyonlarının ikinci tur sonuçları, Singapur’da düzenlenen ödül töreninde açıklandı. İşCep: Dünyanın, Batı Avrupa’nın ve Türkiye’nin en iyi mobil bankacılık uygulaması Dünyanın En İyi Dijital Bankaları Ödülleri’nde İşCep ile dünya, Batı Avrupa ve Türkiye düzeyinde En İyi Bireysel Mobil Bankacılık Uygulaması ödülünü kazanan İş Bankası, toplam 16 ödülün sahibi oldu. Ödüllerde İş Bankası’nın yapay zekâ destekli müşteri asistanı Maxi başta olmak üzere geliştirilen yapay zekâ çözümleri, mobil bankacılık uygulamasındaki kullanıcı deneyimi, kredilendirme ve açık bankacılık alanındaki API altyapısı ile bireysel ve ticari bankacılıkta sürdürülen teknoloji odaklı çalışmaları etkili oldu. İş Bankası’na yapay zekâ alanında da 6 ödül Öte yandan, İş Bankası, Finansta Yapay Zekâ Ödülleri’nde ise 3’ü Batı Avrupa, 3’ü de Türkiye kategorisinde olmak üzere toplam 6 ödül kazandı. Banka, “Ödemeler ile Yapay Zekâ Sohbet Robotları ve Sanal Asistanlar” kategorilerinde hem Batı Avrupa’nın hem de Türkiye’nin en iyisi seçildi. Banka ayrıca “Türkiye’de Ticari Bankacılıkta Yapay Zekâ” kullanımında da ödülün sahibi oldu. İkinci turda ise Batı Avrupa’da ana kategori ödülü olan “Finansta Yapay Zekâ Alanında En İyi Ticari Banka” ödülünü kazandı. Böylece İş Bankası toplamda 22 ödülün sahibi oldu. “Her geçen gün daha akıllı, hızlı, kolay ve kişiselleştirilmiş bir bankacılık…” İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sabri Gökmenler, açıklamasında dijital bankacılık ve yapay zekâ odaklı çalışmalarıyla kazandıkları ödüllerden duydukları gurur ve mutluluğu dile getirdi. Teknoloji odaklı çalışmalarla müşterilerin hayatını kolaylaştırmaya devam edeceklerini söyleyen Gökmenler, bireysel ve ticari müşterilerin ihtiyaçlarını pratik bir şekilde karşılamak ve finansal hizmetlere erişimini artırmak için çalışmayı sürdürdüklerini ifade etti. Gökmenler, “Bu anlayışla Maxi'yi de müşterilerimizin daima yanında olan, ihtiyaçlarını öngörebilen bir asistana dönüştürdük. Karşılama ve yatırım alanlarında devreye aldığımız üretken yapay zekâ destekli asistanlarımızla kullanıcı memnuniyetini yüzde 82 seviyesine taşıdık. Yurt dışından gelen döviz transferlerinde geliştirdiğimiz yapay zekâ çözümleriyle, işlemlerin bir saat içinde hesaba geçme oranını yüzde 10'dan yüzde 70'e çıkardık; bu sayede 200 binden fazla müşterimiz fonlarına daha hızlı erişti” diye konuştu. ‘Geleceğin Bankası’ olma vizyonuyla yapay zekâ ve veri odaklı teknolojilere yatırımlarını sürdürdüklerini belirten Gökmenler, böylece her geçen gün müşterilerine daha akıllı, hızlı, kolay ve kişiselleştirilmiş bir bankacılık deneyimi sunmayı amaçladıklarını vurguladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bir Akıllı Telefon Kaç Yıl Kullanılabilir? Haber

Bir Akıllı Telefon Kaç Yıl Kullanılabilir?

HONOR 600 ve 600 Pro’nun bataryaları beş yıllık kullanımın ardından yüzde 80’in üzerinde kapasite koruma hedefiyle geliştirilirken, HONOR 600 Lite 6 yıllık uzun ömürlü pil sağlığı iddiasıyla öne çıkıyor. HONOR Magic V6 ise 500 bin katlamaya kadar test edilen menteşe yapısı ve IP68/IP69 dayanıklılığıyla uzun süreli kullanım yaklaşımını destekliyor. Akıllı telefon satın alırken kamera, işlemci, ekran ve batarya kapasitesi hala en çok karşılaştırılan özelliklerin başında geliyor. Ancak telefonların performansı arttıkça kullanıcıların yanıt aradığı yeni bir soru daha öne çıkıyor: Aldığımız telefonu gerçekten kaç yıl kullanabiliriz? Bir akıllı telefonun kullanım ömrünü yalnızca işlemcisinin gücü ya da ilk gün sunduğu performans belirlemiyor. Bataryanın yıllar içindeki kapasite kaybı, cihazın günlük kullanımda fiziksel yıpranmaya karşı dayanıklılığı ve uzun vadede sunduğu kullanıcı deneyimi, telefonun gerçek kullanım süresini doğrudan etkiliyor. HONOR, 600 Serisi ve katlanabilir amiral gemisi HONOR Magic V6’da uzun süreli kullanım yaklaşımını uzun ömürlü batarya teknolojileri ve fiziksel dayanıklılık odağında şekillendiriyor. HONOR 600 ve HONOR 600 Pro, 6 yıl Android işletim sistemi ve 6 yıl güvenlik güncellemesi desteği sunarken, HONOR Magic V6’da bu süre 7 yıla kadar çıkıyor. Böylece bu modellerde donanımın yanı sıra cihazların yıllar boyunca güncel kalması da uzun vadeli kullanıcı deneyimini destekleyen unsurlardan biri haline geliyor. Bataryanın sınavı ilk gün değil, yıllar sonra Telefonların kullanım süresini belirleyen en önemli unsurlardan biri batarya sağlığı. Yüksek batarya kapasitesi tek başına yeterli olmazken, bataryanın yüzlerce şarj döngüsünün ardından ne kadar kapasite koruyabildiği giderek daha fazla önem kazanıyor. HONOR 600 ve HONOR 600 Pro'da kullanılan 6400 mAh batarya, HONOR laboratuvarlarında günde bir tam şarj ve deşarj döngüsünü simüle eden testlere göre 5 yıllık kullanımın ardından yüzde 80'in üzerinde kapasite koruma hedefiyle geliştirildi. Serinin HONOR 600 Lite modeli ise 6520 mAh bataryasıyla 6 yıllık uzun ömürlü pil sağlığı iddiasını öne çıkarıyor. Böylece yüksek batarya kapasitesi yalnızca günlük kullanım süresini artıran bir özellik olmaktan çıkarken, cihazın yıllar boyunca kullanılabilmesini destekleyen önemli teknolojilerden biri haline geliyor. Uzun kullanım için fiziksel dayanıklılık da gerekiyor Bir telefonu uzun yıllar kullanabilmek için bataryanın performansını korumasının yanı sıra cihazın günlük hayatın getirdiği fiziksel yıpranmaya karşı da dayanıklı olması gerekiyor. Bu yaklaşım HONOR Magic V6'da özellikle katlanabilir telefonların en kritik parçalarından biri olan menteşe ve ekran üzerinde kendini gösteriyor. SGS tarafından 500 bin katlamaya kadar test edilen HONOR Magic V6, güçlendirilmiş menteşe yapısının yanı sıra IP68 ve IP69 su ve toz direnci, düşme, çizilme ve aşınmaya karşı güçlendirilmiş ekran teknolojileriyle uzun süreli kullanım odağını donanım tarafına taşıyor. HONOR 600 Serisi de günlük kullanımda oluşabilecek darbelere karşı geliştirilen gövde yapısı ve su-toz dayanıklılığı özellikleriyle aynı yaklaşımı farklı bir segmentte sürdürüyor. Yıllar sonra ne sunacak? Akıllı telefonların performans seviyesinin giderek yükselmesi, cihaz değiştirme kararında yeni kriterleri beraberinde getiriyor. Kamera çözünürlüğü, ekran parlaklığı veya işlemci performansı kadar bataryanın yıllar içindeki performansı, cihazın fiziksel dayanıklılığı ve uzun vadede sunduğu kullanıcı deneyimi de telefon seçiminde giderek daha fazla önem kazanıyor. HONOR 600 Serisi ve HONOR Magic V6, batarya ömrü ve dayanıklılık tarafında sundukları teknolojilerle akıllı telefonlarda yalnızca ilk günkü performansa değil, yıllar boyunca devam eden kullanım deneyimine odaklanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Beyaz Eşya Camında Teknoloji, Tasarım ve Üretim Gücünü Buluşturuyor Haber

Beyaz Eşya Camında Teknoloji, Tasarım ve Üretim Gücünü Buluşturuyor

Beyaz eşya sektöründe cam artık yalnızca ürüne şeffaflık veya estetik kazandıran bir malzeme olmaktan çıkıyor. Fırınlarda yüksek sıcaklık koşullarına ve termal yüklere dayanım, ocaklarda güvenlik, buzdolaplarında mekanik dayanım ve kullanım kolaylığı, çamaşır makinelerinde güçlü ve güvenilir kapak çözümleri, yeni nesil cihazlarda ise ekran ve dokunmatik kontrollerle bütünleşen yüzeyler camın ürün içindeki rolünü yeniden tanımlıyor. The Business Research Company’nin Home Appliances Glass Market Report 2026 raporuna göre küresel beyaz eşya camı pazarının 2030’da 10,71 milyar dolara yükselmesi bekleniyor. Bu görünüm, camın beyaz eşyadaki teknik ve tasarımsal rolünün genişlemesiyle birlikte pazarın da büyümeyi sürdürdüğüne işaret ediyor. Üç ana ürün grubunda güçlü üretim yetkinliği 1974’ten bu yana cam sektöründe faaliyet gösteren Yorglass, beyaz eşya üreticilerine yönelik çözüm portföyünü farklı ürün gruplarına yayıyor. Şirket; Bolu, Çerkezköy ve Eskişehir’deki üretim tesislerinde fırın pano camları, bek tablaları, fırın ön kapak ve iç camları ile buzdolabı raf camları üretirken, Manisa Organize Sanayi Bölgesi’ndeki Çamaşır Makinesi Kapak Camı İşletmesi ile çamaşır kategorisindeki üretim kabiliyetini de güçlendirdi. Böylece pişirme, soğutma ve çamaşır olmak üzere beyaz eşyanın temel ürün gruplarında cam çözümleri geliştiren Yorglass, farklı ihtiyaçları aynı üretim ve teknoloji birikimi altında karşılayabilen yapısını genişletiyor. Bu yapı şirketin ihracat performansında da karşılık buluyor. Yorglass, 2025 yılında toplam üretiminin yüzde 52’sini ihraç ederken, Avrupa pazarında bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 10, stratejik büyüme alanlarından Amerika’da ise yüzde 18 büyüme kaydetti. Manisa Organize Sanayi Bölgesi’ndeki Çamaşır Makinesi Kapak Camı İşletmesi’nde devreye alınan yeni kapasite ise çamaşır kategorisindeki üretim gücünü artırırken şirketin ürün portföyünün, ihracatının ve cirosunun gelişimine katkı sağladı. Beyaz eşya sektöründe rekabet gücünün artık yalnızca yüksek üretim adetleriyle değil; kritik bileşenlerde teknoloji geliştirme, esnek üretim ve güçlü bir tedarik ekosistemi oluşturma kabiliyetiyle belirlendiğine dikkat çeken Yorglass Yönetim Kurulu Başkanı Semavi Yorgancılar, şunları söyledi: “Beyaz eşya üreticisinin cam ihtiyacı artık tek bir ürün veya tek bir fonksiyonla sınırlı değil. Fırında termal performans ve güvenlik, buzdolabında dayanıklılık ve kullanım kolaylığı, çamaşır makinesinde güçlü ve güvenilir kapak çözümleri, yeni nesil ürünlerde ise tasarım ve kullanıcı arayüzü aynı değer zincirinin parçaları haline geliyor. Biz de Yorglass olarak pişirme, soğutma ve çamaşır kategorilerindeki üretim yetkinliğimizi, farklı performans, tasarım ve kullanım ihtiyaçlarına yönelik cam çözümleri geliştirecek şekilde sürekli genişletiyoruz. Hedefimiz, müşterilerimizin farklı cam ihtiyaçlarını ayrı ayrı tedarik etmek zorunda kaldığı bir yapı yerine, ürün geliştirme sürecinin farklı aşamalarında aynı güvenilir partnerle ilerleyebildiği bir model sunmak. ‘One-stop partner’ yaklaşımımızın temelinde de bu var.” Rekabetin yeni anahtarı: teknoloji, verimlilik ve güçlü tedarik ekosistemi Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği’nin (TÜRKBESD) 31 Ağustos 2026’da yayımladığı en güncel sektör verilerine göre, 2026’nın Ocak–Temmuz döneminde altı ana ürün grubunda ihracat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 19 azalarak 9,5 milyon adede, üretim ise yüzde 15 gerileyerek 14,9 milyon adede indi. Aynı dönemde iç satışlar yüzde 6 azalırken, ihracat pazarlarındaki zayıflığın sektörün üretim ve satış performansı üzerindeki etkisi devam etti. Bu tablo, üretim ölçeğinin yanı sıra verimlilik, teknoloji geliştirme ve yüksek katma değerli üretimin rekabet gücündeki önemini daha da artırıyor. Yorglass da bu doğrultuda yatırımlarını yalnızca kapasite artışına değil, mevcut üretim altyapısının rekabetçiliğini güçlendirecek alanlara yönlendiriyor. Şirket, 2025 yılında yatırım bütçesinin yüzde 30 üzerinde yatırım gerçekleştirirken yatırımlarının önemli bölümünü verimlilik artırıcı otomasyon uygulamalarına ayırdı. Organizasyon, otomasyon ve üretim akışlarında gerçekleştirilen iyileştirmelerin yanı sıra 6 Sigma projeleriyle de verimlilik ve maliyet optimizasyonuna odaklanıldı. Yorgancılar, “Türkiye güçlü bir beyaz eşya üretim ve tedarik ekosistemine sahip. Küresel pazarlarda rekabetin zorlaştığı bir dönemde bu gücü korumanın yolu yalnızca daha fazla üretmekten değil, kritik bileşenlerde daha fazla teknoloji ve katma değer üretmekten geçiyor. Cam bu anlamda stratejik bir alan; çünkü güvenlik, termal performans, dayanıklılık, tasarım ve kullanıcı deneyimi gibi farklı beklentileri aynı malzeme üzerinde buluşturabiliyor. Manisa’daki üretim kabiliyetimizle ürün kapsamımızı genişletirken Ar-Ge merkezimiz ve üretim altyapımızdaki teknoloji yatırımlarıyla da üretim bilgisini daha yüksek katma değerli çözümlere dönüştürmeye odaklanıyoruz” diye konuştu. Camda yeni rekabet alanı: performans, tasarım ve verimlilik Camın beyaz eşyadaki dönüşümü teknik performansın ötesine geçerek yüzey, tasarım ve enerji verimliliğini de kapsıyor. Daha geniş cam yüzeyler, bütünleşik kontrol panelleri, farklı renk ve dokular ile yeni nesil kaplama teknolojileri, camın ürün içindeki rolünü genişletirken tüketici beklentileri de bu dönüşümü hızlandırıyor. NIQ’nun 31 Ağustos 2026’da yayımladığı Consumer Tech Trends 2027 raporuna göre tüketicilerin yüzde 86’sı dayanıklılığı, yüzde 82’si tamir edilebilirliği, yüzde 81’i ise enerji verimliliğini teknoloji ve ev aletleri satın alma kararlarında önemli görüyor. Yorglass da bu doğrultuda mat, dekoratif ve renkli cam yüzeylerdeki bilgi birikimini yeni yüzey teknolojileri ve enerji verimliliği odaklı Ar-Ge çalışmalarıyla geliştiriyor. Değişen beklentilerin tedarik zincirindeki öncelikleri de yeniden şekillendirdiğini belirten Yorgancılar, “Tüketicinin beklentisi artık yalnızca dayanıklı bir ürün değil; uzun ömür, verimlilik, tasarım ve kullanım deneyiminin birlikte sunulması. Biz de camın bu ihtiyaçlara aynı anda yanıt verebilme potansiyelini yeni yüzeyler, yeni fonksiyonlar ve müşterilerimizin ürünlerine daha fazla değer katacak çözümler geliştirmek için kullanıyoruz. Önümüzdeki dönemde odağımız; ürün performansını geliştirirken enerji verimliliğini destekleyen, daha uzun ömürlü ve sürdürülebilir çözümleri müşterilerimizle buluşturmak olacak” ifadelerini kullandı. Yorglass Hakkında: Temelleri 1974’te atılan Yorglass, endüstriyel cam işleme ve düz cam ticareti alanlarındaki tecrübesiyle sektöre öncülük ediyor. Global ve güvenilir tedarikçi olma nedeni doğrultusunda ürettiği zengin ürün çeşitlerini hem iç pazara hem de 6 kıtaya ulaştıran Yorglass, 150'den fazla farklı cam türü ve dünyanın her yerinden 70'in üzerinde tedarikçisi ile geniş bir alana hizmet veriyor. Bugün itibarıyla üretim ve ticari çalışmalarını; Yorglass Ticaret, Yorglass Satina, Yorglass Ticari Soğutucu ve Yorglass Beyaz Eşya iş üniteleri altında Türkiye’nin beş farklı şehrinde kurulu yedi tesisinde gerçekleştiren şirket, ürünlerini 60’tan fazla ülkeye ihraç ediyor. Sektördeki 50. yılını kutlayan Yorglass, Manisa Organize Sanayi Bölgesi'nde 30 milyon euro yatırımla hizmete sunduğu Çamaşır Makinesi Kapak Camı İşletmesi ile üretmek ve sürdürülebilir bir değer yaratmak için çalışmalarını sürdürüyor.   Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zekâ Çağında Yazılım Testi: Önce Doğru Problemi Anlamak Haber

Yapay Zekâ Çağında Yazılım Testi: Önce Doğru Problemi Anlamak

“Yazılım testinde yıllardır benzer soruları soruyoruz: Nasıl daha fazla hata buluruz? Test kapsamını nasıl artırırız? Daha çok testi nasıl otomatikleştiririz? Bu soruların her biri faydalı olabilir. Ama önce şunu anlamalıyız: Kimin, hangi problemini çözmeye çalışıyoruz? Yanlış tanımlanmış bir problemi çok verimli çözmek, bizi doğru sonuca götürmez.” Yapay zekâ ile güçlenen test ekipleri Yapay zekâ; test fikirleri üretmek, verileri incelemek, kod ve hata kayıtları arasındaki ilişkileri araştırmak gibi işlerde test ekiplerine destek verebiliyor. Bu desteğin değeri, ekiplerin kazandığı zamanı ve kapasiteyi nasıl kullandığıyla ortaya çıkıyor. TesterYou Kurucusu Barış Sarıalioğlu, yapay zekâ yatırımlarının değerlendirilmesinde insanın rolüne dikkat çekiyor: “Test uzmanları azaltılacak bir maliyet kalemi olarak görülmemeli. Onlar kurumun geliştirebileceği bir değer. Yapay zekâyla insanların merakını, yaratıcılığını, araştırma ve sorgulama kapasitesini büyütebiliriz. Daha kısa sürede daha fazla test üretmek kadar, daha önce aklımıza gelmeyen bir riski fark etmek de önemli. Asıl fırsat, test uzmanlarının daha iyi gözlem yapmasını, daha güçlü sorular sormasını ve daha bilinçli kararlar almasını sağlamak.” Bu yaklaşım, kalite çalışmalarında ölçümlerin anlamını da yeniden gündeme getiriyor. Çalıştırılan test sayısı, otomasyon oranı ve kapsam yüzdesi ekiplerin faaliyetlerini görünür kılıyor. Bu göstergelerin kullanıcı deneyimi ve iş sonuçlarıyla bağlantısının ayrıca kurulması gerekiyor. “Bir müşteri ödeme ekranından ayrılıyorsa, hemen daha fazla test yazmaya başlayabiliriz. Ama önce neden ayrıldığını anlamamız gerekir. Teknik bir hata mı var? Teslimat ücreti mi geç gösteriliyor? Kullanıcıdan gereksiz bilgi mi isteniyor? Her ihtimal farklı bir araştırma gerektirir. Testin ilk sorumluluğu, bu ayrımı yapmamıza yardımcı olacak kanıtı üretmektir.” Yapay zekâ kullanan sistemlerin kalitesi de sorgulanmalı Yapay zekânın ürünlerin bir parçası olması, test ekiplerinin araştıracağı alanları genişletiyor. Üretilen yanıtların doğruluğu kadar, farklı koşullarda nasıl değiştiği, hangi kullanıcı grupları için sorun yarattığı ve insan müdahalesinin nerede gerektiği de önem taşıyor. Sarıalioğlu bu değişimi şöyle değerlendiriyor: “Yapay zekâ kullanan bir sistemde tek bir başarılı sonuçla yetinemeyiz. Veri değiştiğinde ne oluyor? Benzer bir soruya farklı yanıtlar verdiğinde bunu nasıl değerlendiriyoruz? İkna edici görünen yanlış bir cevabı nasıl fark ediyoruz? Kaliteyi anlamak için teknik bilgiyle birlikte bağlamı, insan davranışını ve sonuçların etkisini de incelemeliyiz.” TesterYou, eğitim ve danışmanlık çalışmalarında bu bakış açısını teknik yetkinlikler, eleştirel düşünme ve uygulamalı öğrenmeyle bir araya getiriyor. TYGO (TesterYou Go) platformuyla da profesyonellerin sürekli öğrenmesini destekliyor. Sarıalioğlu’nun yazılım ekiplerine mesajı ise net: “Yeni bir araç seçmeden, otomasyon hedefi koymadan veya yüzlerce test yazmadan önce durup sormalıyız: Problemi gerçekten anladık mı? Çünkü ilk test etmemiz gereken şey, problemi nasıl anladığımızdır.” TesterYou hakkında: 2018 yılında kurulan TesterYou, teknoloji odaklı bir danışmanlık ve eğitim firmasıdır. Yazılım testi ve kalite güvencesi alanında Türkiye’de öncü bir konuma sahip olan şirket; ISTQB, UXQB, ICAgile gibi uluslararası kuruluşlardan akredite eğitimler sunan sayılı kurumlardan biridir. Dijital dönüşüm, çevik dönüşüm (Agile), kullanıcı ve müşteri deneyimi (UX/CX), teknoloji eğitimi ve sertifikasyon alanlarında hizmet veren TesterYou, kurumların dijital yolculuğuna eşlik eden “Teknoloji ve Dijital Süreç Ortağı” olarak faaliyetlerini yürütmektedir. Kullanıcı odaklı düşünme, sürekli öğrenme ve sürdürülebilir kalite anlayışıyla hem bireylere hem de kurumlara ölçülebilir değer sunmayı hedefleyen şirket, bankacılık, sigorta, e-ticaret, savunma ve yüksek teknoloji gibi kritik sektörlerde edindiği deneyimlerle, yazılım test süreçlerinin olgunlaştırılması ve dijital kalite kültürünün yaygınlaştırılması konusunda sektöre yön veriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şımart Teknoloji’nin Yeni Üretim Üssü Ankara’da Kapılarını Açtı Haber

Şımart Teknoloji’nin Yeni Üretim Üssü Ankara’da Kapılarını Açtı

Türkiye’de akıllı yaşam teknolojileri, tüketici elektroniği, Nesnelerin İnterneti (IoT), donanım ve yazılım geliştirme alanlarında faaliyet gösteren Şımart Teknoloji, Ankara’daki yeni üretim üssünün açılışıyla B2B, B2C, B2G ve B2Construction iş kollarını aynı teknoloji ve üretim altyapısı altında büyüttüğü yeni dönemi başlattı. Şımart’ın bugünkü üretim ve teknoloji yapılanmasına uzanan büyüme yolculuğu 2020’de kurulan yazılım altyapısıyla başladı. Şirket, 2021’de ilk robot süpürgesi katya’yı üretti; artan üretim ihtiyacı doğrultusunda 2023’te daha büyük bir tesise geçti. Yeni üretim üssünün devreye alınmasıyla Şımart, altı yıllık yolculuğunda üçüncü fabrika yapılanmasına geçerek üretim, mühendislik, yazılım, ürün geliştirme, kalite kontrol, B2B/OEM projeleri, kamu teknolojileri, akıllı yapı çözümleri ve kullanıcı ekosistemi hedeflerini aynı çatı altında buluşturan yeni ölçeğini hayata geçirdi. Yeni tesis 10 bin 200 metrekare kapalı ve 5 bin 400 metrekare açık olmak üzere toplam 15 bin 600 metrekare alana sahip. Tesisin Ankara’da konumlandırılmasında Başkent’in sanayi ekosistemi, mühendislik ve teknoloji insan kaynağı, lojistik erişimi, gümrük sahasına yakınlığı ve İstanbul yönündeki lojistik bağlantılar etkili oldu. Şımart Teknoloji yöneticileri, iş ortakları, sektör temsilcileri, basın mensupları, içerik üreticileri ve davetlilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirilen açılışta, Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, T.C. Sağlık Bakanlığı eski Bakan Yardımcısı Huzeyfe Yılmaz ve Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan da birer konuşma yaptı. Altı yılda yazılımdan 80 ürünlük teknoloji ekosistemine 2020’de Ankara merkezli olarak kurulan Şımart Teknoloji aynı yıl yazılım altyapısını oluşturdu; 2021’de ilk robot süpürgesi katya’yı üretti. katya, 2022’de sektörün prestijli tasarım ödüllerinden biri olan A’ Design Award’da Gümüş Ödül kazandı. Şirket 2023’te büyüyen üretim ihtiyacı doğrultusunda daha büyük bir tesise geçti, 2024’te Ankara’da gerçek yaşam alanı konseptli showroomunu devreye aldı. Yeni fabrikanın açılışıyla üretim altyapısını üçüncü fabrika yapılanmasına taşıyan Şımart, 80 ürüne ulaşan teknoloji ekosistemini yeni bir ölçeğe çıkardı. Yeni üretim üssünün devreye alınması, Şımart’ın büyüme yolculuğunda üretim, yazılım, kullanıcı deneyimi ve farklı iş kollarının aynı altyapıda ölçeklendiği yeni aşamanın başlangıcı oldu. 5 milyon+ kapasite için yeni üretim altyapısı devrede Yeni tesisle birlikte Şımart Teknoloji’nin mevcut yıllık 1 milyon 635 bin adetlik üretim kapasitesinin 5 milyon adedin üzerine çıkarılması hedefleniyor. Bu hedef, mevcut seviyeye göre üç katın üzerinde bir üretim potansiyeline işaret ederken şirket kapasite artışını yalnızca üretim adedi üzerinden değil; otomasyon, kalite standardizasyonu, üretim verisinin yönetimi, yeni ürünlerin daha hızlı devreye alınması ve B2B/OEM, B2G ile B2Construction projelerinin ölçeklenmesi açısından da stratejik bir dönüşüm olarak değerlendiriyor. Tesiste tam otomatik ve yarı otomatik üretim hatları, robotik kollar ve yüksek otomasyon teknolojileri kullanılıyor. Üretim ve kalite süreçlerinde yapay zekâ destekli takip ve kontrol sistemlerinden yararlanılırken, operasyonların izlenmesi Şımart Teknoloji tarafından geliştirilen ERP Yönetim ve Üretim Takip Sistemi üzerinden gerçekleştiriliyor. Şımart, bu altyapıyla üretim süreçlerini daha ölçülebilir, izlenebilir ve ölçeklenebilir hale getirirken yüksek otomasyonu nitelikli insan kaynağıyla birlikte büyütmeyi hedefliyor. Mustafa Emrah Babur: “Üretim kapasitesini teknoloji ve nitelikli insan kaynağıyla birlikte büyütüyoruz” Şımart Teknoloji CEO’su Mustafa Emrah Babur, yeni fabrikanın şirket açısından yalnızca fiziksel bir kapasite artışı anlamına gelmediğini belirterek şunları söyledi: “Yeni tesisle yıllık üretim kapasitemizi 1 milyon 635 bin adetten 5 milyon adedin üzerine taşımayı hedefliyoruz. Aynı dönemde 80 ürüne ulaşan ekosistemimizi genişletirken bugün 400 bin aktif kullanıcıya ulaşan yapımızı 2027 yıl sonuna kadar 1 milyon aktif kullanıcı ve 1 milyon hane ölçeğine taşımak istiyoruz. Bizim için bu büyüme, üretim, yazılım, ürün ve kullanıcı deneyiminin birlikte ölçeklenmesi anlamına geliyor.” “Bu büyümeyi yalnızca daha fazla üretim hattı ya da daha fazla çalışan üzerinden kurgulamıyoruz. Tam ve yarı otomatik üretim hatları, robotik sistemler ve yapay zekâ destekli üretim ve kalite kontrol altyapısı ile nitelikli insan kaynağını birlikte büyütüyoruz. Otomasyonu insanın alternatifi olarak değil, çalışanlarımızın teknik yetkinliğini ve ürettiği katma değeri artıran bir araç olarak görüyoruz.” “Şımart’ı yalnızca akıllı cihaz satan bir marka olarak görmüyoruz. B2C’de 80 ürünlük akıllı yaşam ekosistemi geliştirirken, B2B’de kurumsal IoT ve OEM çözümleri, B2G’de kamu kurumlarının ihtiyaçlarına yönelik özel teknolojiler, B2Construction’da ise birbirleriyle haberleşen ve proaktif aksiyon alabilen akıllı yaşam alanları tasarlıyoruz.” Robotik üretim ve yapay zekâ destekli kalite kontrol aynı tesiste buluştu Yeni fabrikada üretimin farklı aşamalarında robotik sistemler ve otomasyon çözümleri kullanılıyor. Şımart Teknoloji, kalite kontrol yaklaşımını yalnızca nihai ürün kontrolüyle sınırlı tutmak yerine üretimin farklı aşamalarına yaymayı hedefliyor. Yapay zekâ destekli üretim takip ve kalite kontrol sistemleri sayesinde üretim verilerinin analiz edilmesi, süreçlerin daha yakından izlenmesi ve kalite standartlarının sürdürülebilir hale getirilmesi amaçlanıyor. Şirket tarafından özel olarak geliştirilen ERP altyapısı ise üretim planlama, operasyon takibi ve kalite süreçlerinin tek merkezden yönetilmesinde önemli rol üstleniyor. 80 ürünlük ekosistem yeni üretim üssüyle ölçek büyüttü Şımart Teknoloji, yeni üretim yapılanmasını yalnızca mevcut ürün portföyünü büyütecek bir kapasite yatırımı olarak değil, B2C ürünlerinden B2B/OEM projelerine, kamu teknolojilerinden akıllı yapı sistemlerine kadar farklı çözüm alanlarını ölçeklendirecek bir teknoloji altyapısı olarak konumlandırıyor. Şirketin akıllı yaşam ekosistemi bugün 80 ürüne ulaştı. Şımart’ın 80 ürüne ulaşan akıllı yaşam ekosistemi; katya serisindeki robot süpürgelerden cam temizleme, çim biçme ve havuz temizleme robotlarına; kamera ve sensörlerden iklimlendirme, aydınlatma, güvenlik, evcil canlılar, sağlıklı yaşam ve enerji yönetimi çözümlerine kadar uzanıyor. Şımart’ın uzun vadeli ürün stratejisinin merkezinde bu cihazları birbirinden bağımsız çözümler olmaktan çıkararak ortak bir bulut ve dijital altyapı üzerinden yönetilebilen bütünleşik bir akıllı yaşam ekosisteminin parçaları haline getirmek bulunuyor. Farklı Şımart cihazlarının tek merkezden uzaktan yönetilebilmesini sağlayan Şımart Mobil Uygulaması Türk mühendisler tarafından geliştiriliyor. Şirketin Ankara merkezli ekipleri; donanım, gömülü yazılım, robotik, sensör teknolojileri ve kullanıcı arayüzlerini bütünleşik ve kullanıcı dostu bir teknoloji mimarisi içinde geliştiriyor. Donanım, yazılım ve üretim aynı çatı altında buluştu Şımart Teknoloji’nin Ankara merkezli teknoloji ekipleri; donanım tasarımı, gömülü yazılım geliştirme, robotik haritalama ve yön bulma algoritmaları, sensör teknolojileri, mobil uygulama ve kullanıcı arayüzleri üzerinde çalışmalar yürütüyor. Şirketin farklı cihazlarının tek merkezden uzaktan yönetilebilmesini sağlayan Şımart Mobil Uygulaması da Türk mühendisler tarafından geliştiriliyor. Şirket, yeni fabrikanın devreye alınmasıyla üretim süreçleriyle yazılım ve donanım geliştirme ekipleri arasındaki etkileşimi artırmayı; ürün geliştirme, test ve seri üretime geçiş süreçlerini daha bütünleşik hale getirmeyi ve B2C, B2B/OEM, B2G ve B2Construction çözümlerini ortak mühendislik ve üretim altyapısıyla ölçeklemeyi hedefliyor. 400 bin aktif kullanıcı, yeni hedef 1 milyon Şımart’ın güncel aktif kullanıcı sayısı 400 bine ulaştı. Şirket, 2027 yıl sonuna kadar 1 milyon aktif kullanıcıya ve 1 milyon haneye erişmeyi hedefliyor. Büyüme stratejisinde yalnızca satış hacmi değil; ekosisteme katılan kullanıcı sayısı, bağlantılı ürün çeşitliliği ve kullanıcıların farklı Şımart ürünleriyle kurduğu ilişki de temel göstergeler arasında yer alıyor. Şımart, büyümesini yalnızca satış hacmi üzerinden değil; kullanıcı sayısı, bağlantılı ürün çeşitliliği ve kullanıcıların ekosistem içinde farklı ürünlerle kurduğu ilişki üzerinden değerlendiriyor. Marka, bu vizyonu ‘Türkiye’de akıllı olmayan ev kalmayacak’ yaklaşımıyla tanımlarken 2027 yıl sonuna kadar 1 milyon haneye erişmeyi amaçlıyor. “Fabrikadan Halka” modeli dijital kanallarla ölçekleniyor Şımart’ın perakende stratejisinin temel yaklaşımını “Fabrikadan Halka” modeli oluşturuyor. Ürünlerin tüketiciyle daha doğrudan buluşturulması ve satış stratejisinin dijital kanallar üzerine kurulması, aracıların azaltılması ve teknolojinin daha ulaşılabilir fiyatlarla sunulması hedefini destekliyor. Şirket, Trendyol, Hepsiburada, MediaMarkt ve n11 gibi dijital satış ve teknoloji perakende kanalları üzerinden Türkiye genelinde tüketicilere ulaşıyor. Satış sonrasında ise ‘48 Saatte Çözüm Garantisi’ kapsamında teknik servis ihtiyacı olan ürünleri çift yönlü ücretsiz kargoyla fabrikaya ulaştırarak doğrudan kullanıcı ilişkisini sürdürmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TEKNOFEST 2026’da NSosyal’in Geleceğini Gençler Tasarlıyor Haber

TEKNOFEST 2026’da NSosyal’in Geleceğini Gençler Tasarlıyor

Teknoloji ve inovasyon ekosisteminin buluşma noktası TEKNOFEST, bu yıl sosyal medya teknolojilerinde yeni fikirlerin önünü açacak bir yarışmaya da ev sahipliği yapıyor. T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) ana yürütücülüğünde düzenlenen TEKNOFEST 2026 kapsamında, 2N Medya yürütücülüğünde gerçekleştirilen NSosyal İnovasyon Yarışması, geleceğin dijital platformlarını şekillendirecek yenilikçi çözümleri odağına alıyor. NSosyal uygulaması alanında yenilikçi, uygulanabilir ve kullanıcı odaklı çözümlerin geliştirilmesini hedefleyen yarışmada gençlerden; NSosyal ekosistemine değer katacak yapay zeka destekli sosyal medya çözümleri, kullanıcı deneyimini geliştiren uygulamalar, içerik üretici ekonomisini güçlendiren modeller, dijital refahı artıran teknolojiler ile güvenli ve etik sosyal medya sistemleri geliştirmeleri bekleniyor. Toplumsal fayda sağlayan özgün sosyal medya teknolojileri de yarışmanın kapsamı içinde değerlendiriliyor. 332 Takımdan 22’si Finale Kaldı NSosyal İnovasyon Yarışması, yalnızca fikir aşamasındaki projeleri değil, teknik yeterlilik ve uygulanabilirlik açısından geliştirilebilecek somut çözümleri de destekliyor. Yarışmaya Türkiye’nin yanı sıra yurt dışında öğrenim gören lise, ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileri ile mezuniyetinin üzerinden en fazla üç yıl geçmiş yeni mezunlar katılabiliyor. Bireysel başvurunun kabul edilmediği yarışmada takımlar en az iki, en fazla beş kişiden oluşuyor. Bir danışmanın da takıma eşlik edebildiği yarışmaya toplam 332 takım ve 1.151 takım üyesi başvurdu. Değerlendirmeler sonucunda 22 takım, 83 yarışmacıyla finale kalmaya hak kazandı. Finalist takımlar Türkiye’nin yanı sıra Azerbaycan ve Kırgızistan’dan yarışmaya katılıyor. Toplam 14 farklı ilden finale gelen yarışmacıların yaşları ise 16 ile 36 arasında değişiyor. Sosyal Medyanın Geleceği Üç Ana Başlıkta Şekilleniyor Yarışmacılar projelerini temel olarak İçerik Ekonomisi, Sosyal Yapay Zeka ve Kullanıcı Katılımı & Arayüz/Kullanıcı Deneyimi (UI/UX) alanlarında geliştiriyor. Ancak yarışma, bu üç alanla sınırlı tutulmuyor. NSosyal ekosistemine katkı sağlayabilecek farklı ve özgün sosyal medya teknolojileri de değerlendirmeye alınabiliyor. Bu kapsamda yarışmanın hedefi yalnızca yeni teknolojiler geliştirmek değil; sosyal medya kullanıcılarının deneyimini iyileştiren, içerik üreticilerine yeni fırsatlar sunan, dijital refahı destekleyen ve güvenli, etik ve toplumsal fayda odaklı dijital çözümlerin geliştirilmesine zemin hazırlamak. Yarışma aynı zamanda Türkiye’nin sosyal medya teknolojileri alanındaki Ar-Ge ve inovasyon kapasitesinin güçlendirilmesine katkı sunmayı, nitelikli insan kaynağının desteklenmesini ve geleceğin dijital platformlarını geliştirecek girişimci bireylerin teşvik edilmesini amaçlıyor. Projeler Teknik Yeterlilikten Kullanıcı Deneyimine Uzanan Bir Süreçte Değerlendiriliyor NSosyal İnovasyon Yarışması’nda değerlendirme süreci, teknik rapor tesliminin ardından prototip ve final sunumlarıyla devam ediyor. Teknik değerlendirmede projelerin teknik yeterliliği, sistem mimarisi, kullanılan yöntem, uygulanabilirlik ve yenilikçilik düzeyi ele alınıyor. Başarılı takımlar ise mentörlük ve proje geliştirme sürecine alınarak fikirlerini yalnızca teknik açıdan değil, ürün ve kullanıcı deneyimi açısından da geliştirme fırsatı buluyor. Final değerlendirmesinde projenin yenilikçilik ve özgünlük düzeyi, teknik yeterliliği ve uygulanabilirliği, ele alınan problemi çözme başarısı, kullanıcı deneyimi, prototip kalitesi ve sunum performansı birlikte değerlendiriliyor. Takımlardan, geliştirdikleri prototipin çözümün temel fonksiyonlarını çalışır biçimde gösterebilmesi ve projenin çalışma mantığını canlı demo üzerinden aktarabilmesi bekleniyor. Dereceye Giren Takımlara 250 Bin TL’ye Varan Ödül Final değerlendirmesinin ardından dereceye giren takımlar toplamda önemli bir ödül havuzundan yararlanacak. Yarışmada birinci olan takım 250 bin TL, ikinci olan takım 150 bin TL, üçüncü olan takım ise 100 bin TL para ödülünün sahibi olacak. Bunun yanı sıra finalist takımlar arasında En İyi Sunum Ödülü, En Yenilikçi Proje Ödülü ve En İyi Kullanıcı Deneyimi Ödülü de verilecek. Maddi karşılığı bulunmayan bu özel ödüllerle, projelerin yalnızca teknik yönü değil, yenilikçilik, anlatım gücü ve kullanıcıya sunduğu değer de öne çıkarılacak. Final Heyecanı 20 Eylül’de İstanbul’da NSosyal İnovasyon Yarışması’nın final değerlendirmeleri 20 Eylül’de İstanbul’da Küme Vakfı’nda gerçekleştirilecek. TEKNOFEST 2026 bünyesinde düzenlenen NSosyal İnovasyon Yarışması, böylece sosyal medya teknolojilerinde yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, dijital dünyanın geleceğine de odaklanan genç fikirleri aynı platformda buluşturacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Webawards 2026 “En İyi Gıda Sektörü Web Sitesi” Ödülü Doyfarm’a ​​​​​​​ Haber

Webawards 2026 “En İyi Gıda Sektörü Web Sitesi” Ödülü Doyfarm’a ​​​​​​​

Web Marketing Association tarafından 1997’den bu yana düzenlenen ve web sitesi geliştirme alanında sektör bazında başarıları değerlendiren uluslararası bir yarışma olarak öne çıkan WebAwards, 2026 yılında 30. kez gerçekleştirilen organizasyonda Doyfarm web sitesini değerlendirdi. Web siteleri, bağımsız internet profesyonellerinden oluşan jüri tarafından; tasarım, inovasyon, içerik, teknoloji, etkileşim, metin yazarlığı ve kullanım kolaylığı olmak üzere yedi kriter üzerinden değerlendiriliyor. Her kategori kendi sektörü içindeki çalışmalarla karşılaştırılırken, en yüksek skoru alan web sitesi “Best of Industry” ödülüne layık görülüyor. Doyfarm’ın “Best Food Industry Website” ödülünü kazanması da markanın web sitesinin yalnızca görsel ve içerik açısından değil, kullanıcı deneyimi ve dijital uygulama açısından da kendi sektöründeki web siteleri arasında öne çıktığını gösteriyor. Doyfarm web sitesi, değerlendirme sonucunda; tasarım, içerik, teknoloji, etkileşim ve kullanım kolaylığı kriterlerinin her birinde 9 puan ve inovasyon, metin yazarlığı kriterlerinde 8,5 puan alarak toplam 62 puan ile gıda sektörü kategorisinde ödüle hak kazandı. Doyfarm web sitesi, katılımcılar arasında 50 puanlık ortalamanın ve WebAwards genelindeki 58,4 puanlık ortalamanın üzerinde bir başarı gösterdi. Jüri değerlendirmelerinde web sitesinin yalnızca ürünleri sergilemekle kalmayarak tarif içerikleri ve kapsamlı bilgi yapısıyla kullanıcıya birçok değeri bir arada sunduğu vurgulandı. Görsel açıdan güçlü ve kullanıcı dostu bulunan site, hedef kitlesinin ihtiyaçlarıyla uyumlu yapısı ve ürünlerin düzenli biçimde sunulmasıyla da olumlu değerlendirildi. Jüri ayrıca ana sayfanın markanın misyonuyla uyumuna dikkat çekti. 2026 WebAwards’ta alınan “Best Food Industry Website” ödülü, Doyfarm’ın dijital iletişim çalışmalarının uluslararası ölçekteki başarısını ortaya koyarken, markanın kullanıcı odaklı web deneyimine yaptığı yatırımı da tescilliyor. Doyfarm, ürün ve içeriklerini bir araya getiren web sitesiyle kullanıcılarına kolay ve anlaşılır bir deneyim sunarken, dijital iletişim çalışmalarını da geliştirmeye devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Elaris, Elektrikli Araç Şarj Soketi Sayısını Yüzde 58 Artırdı Haber

Elaris, Elektrikli Araç Şarj Soketi Sayısını Yüzde 58 Artırdı

Yılın ilk ayında halka arz sürecini başarıyla tamamlayan Üçay Mühendislik, iştiraki Elaris ile elektrikli araç şarj ağı yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor. Elaris, 2025 yılı sonunda 71 adet olan aktif AC/DC şarj soketi sayısını, 2026 Haziran sonu itibarıyla yüzde 58 artışla 112’ye ulaştırdı. Elektrikli araç pazarındaki büyümeye paralel olarak şarj ağlarını genişletmeye ve kullanıcı deneyimini geliştirmeye odaklandıklarını belirten Üçay Mühendislik İcra Kurulu Başkanı ve CEO’su Turan Şakacı, konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı: Yıl sonunda soket sayısını 200’e çıkarmayı hedefliyor “Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Temmuz 2026 sonu itibarıyla Türkiye’de trafiğe kayıtlı elektrikli otomobil sayısı 460 bin 552’ye ulaştı. Geçen yılın aynı döneminde 289 bin 457 olan elektrikli otomobil sayısı, bir yılda yüzde 59,1 artış gösterdi. Elektrikli araçların hızla yaygınlaşması, şarj altyapısına yönelik ihtiyacı da her geçen gün artırıyor. Elaris olarak biz de elektrikli araç pazarındaki bu büyümeye paralel olarak yatırımlarımızı hızlandırıyoruz. 2026’nın ilk yarısında aktif AC/DC şarj soketi sayımızı yüzde 58 artırarak 112’ye çıkardık. 2026 yılı sonunda ise aktif AC/DC şarj soketi sayımızı 200’e çıkarmayı hedefliyoruz. Büyümenin odağı kullanıcı deneyimi Soket sayımızı artırırken, elektrikli araç kullanıcılarının şarj deneyimini daha hızlı, erişilebilir ve kesintisiz hale getirecek çözümler geliştirmeye de odaklanıyoruz. Bu kapsamda; lokasyon seçimi, şarj kapasitesi, enerji yönetimi ve dijital çözümler gibi kullanıcı deneyimini doğrudan etkileyen tüm unsurları birlikte değerlendiriyoruz. Yakın gelecekte asıl farkı; doğru noktada doğru kapasiteyi sunabilen, yüksek hızlı şarj seçeneklerini yaygınlaştıran ve enerji kaynaklarını verimli yöneten ağların yaratacağına inanıyoruz.” Üçay Mühendislik Hakkında Temelleri 2000 yılında atılan Üçay Mühendislik Enerji ve İklimlendirme Teknolojileri A.Ş., enerji tasarrufu ve sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda iklimlendirme, elektrik, mekanik, güneş enerjisi sistemleri (GES) ve elektrikli araç (EA) şarj hizmetleri alanlarında faaliyet göstermektedir. Bağlı ortaklığı Elaris ile elektrikli araç şarj ağı işletmeciliği ve elektrikli şarj istasyonu satışı alanlarında da hizmet sunmaktadır. Merkezi İstanbul olan Üçay Mühendislik, Marmara, Ege, Akdeniz, Karadeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde 23 il 33 şube, depo ve showroom ile faaliyetlerine devam etmektedir. Kurulduğu günden bu yana 2 milyondan fazla bireysel ve kurumsal müşteriye mühendislik hizmeti sağlayan şirket, gelişmiş ERP altyapısıyla birbirine entegre çalışan şubeleri aracılığıyla yılda ortalama 30.000 müşteriye hızlı, güvenilir ve kesintisiz hizmet sunmaya devam etmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.