Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kullanıcı Deneyimi

Kapsül Haber Ajansı - Kullanıcı Deneyimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kullanıcı Deneyimi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tatil Dönemi Öncesi Bavul Seçiminde Kritik Uyarı Haber

Tatil Dönemi Öncesi Bavul Seçiminde Kritik Uyarı

Uzmanlara göre tatil hazırlıklarının en önemli parçalarından biri olan bavul seçimi, yolculuğun konforunu doğrudan etkileyen unsurlar arasında yer alıyor. Yanlış tercih edilen ürünler taşıma zorluğundan eşya güvenliğine kadar birçok sorunu beraberinde getirebilirken, kullanım amacına uygun valiz seçimi seyahat deneyiminin kalitesini belirliyor. Bayram tatili öncesi artan seyahat hareketliliği, seyahat ekipmanları sektöründe de dikkat çekici bir talep artışı oluşturdu. Kısa kaçamaklardan uzun tatil rotalarına kadar farklı seyahat planları yapılırken, kullanıcıların bavul tercihleri de yeniden şekilleniyor. Kullanıcılar artık bavul seçiminde yalnızca tasarım ve fiyat odaklı hareket etmiyor, dayanıklılık, hafiflik, güvenli taşıma ve uzun ömürlü kullanım gibi kriterler satın alma kararlarının merkezine yerleşiyor. Özellikle tatil dönemlerinde artan kullanım yoğunluğu, ürün performansını daha görünür hale getiriyor. Valiz Tercihlerinde Teknik Özellikler Ön Plana Çıkıyor Seyahat ekipmanları sektöründe kullanıcı beklentilerinin değişmesi, ürün geliştirme süreçlerini de doğrudan etkiliyor. Özellikle uçak yolculuklarında bavulların sert darbelere maruz kalması, uzun araç seyahatlerinde yoğun yük taşınması ve sık kullanım gibi etkenler ürün dayanıklılığını daha önemli hale getiriyor. Bu nedenle son dönemde yalnızca tasarım odaklı değil, teknik özellikleriyle öne çıkan ürünler daha fazla ilgi görüyor. Dayanıklılık ve kullanıcı deneyimi odaklı ürün yaklaşımıyla öne çıkan Cotpoly Home, değişen seyahat alışkanlıkları ve kullanıcı beklentilerine yönelik geliştirdiği alternatiflerle dikkat çekiyor. Markanın ürün gamında yer alan valizler; sert kabuklu gövde yapısı, 360 derece dönebilen çift tekerlek sistemi, ergonomik çekçek mekanizması ve şifreli kilit özellikleriyle öne çıkarken, iç hacmi daha verimli kullanmaya olanak sağlayan bölmeli tasarımlar da kullanıcı deneyimini destekleyen detaylar arasında yer alıyor. PP Teknolojisi Kırılmaya Karşı Dayanıklılığıyla Dikkat Çekiyor Valizlerde kullanılan malzeme türü de satın alma kararlarını doğrudan etkileyen kriterler arasında yer alıyor. Sektörde yaygın kullanılan ABS ve polipropilen (PP) malzemeler farklı kullanıcı ihtiyaçlarına hitap ediyor. Özellikle PP gövdeli ürünler; esnek yapıları ve yüksek darbe dayanımlarıyla öne çıkıyor. Darbe sonrasında formunu koruyabilen ve yoğun kullanım koşullarına karşı direnç gösterebilen PP teknolojisi, sık seyahat eden kullanıcıların öncelikleri arasında yer alıyor. Cotpoly Home’un premium segment ürünlerinde kullanılan PP malzeme, kırılma riskini azaltan yapısıyla dikkat çekerken; giriş ve orta segmentte konumlanan ABS serileri ise kullanıcılar için daha ulaşılabilir alternatifler sunuyor. Sektör temsilcilerine göre piyasadaki birçok üründe yaşanan deformasyon ve kırılma sorunlarının önemli nedenlerinden biri düşük hammadde kullanımı olurken, ürün kalitesinde malzeme standardı belirleyici rol oynuyor. Kabin Boydan Büyük Boya Farklı İhtiyaçlara Uygun Alternatifler Sunuluyor Bayram dönemlerinde seyahat sürelerinin değişmesi, valiz tercihlerini de etkiliyor. Kısa süreli seyahatlerde kabin boy ürünler öne çıkarken, aile tatilleri ve uzun konaklamalarda daha büyük hacimli alternatiflere ilgi artıyor. Cotpoly Home ürünleri kabin, orta ve büyük boy olmak üzere 55, 65 ve 75 santimetrelik standart ölçülerde sunulurken, 110 litreye kadar ulaşan kapasite seçenekleri farklı kullanım senaryolarına yanıt veriyor. Markanın ürün gamında valizlerin yanı sıra laptop çantası, omuz çantası ve takım elbise çantası gibi farklı kategoriler de yer alıyor. Premium segmentte Artemis ve Copella modelleri öne çıkarken, Petra ve Babil serileri orta ve giriş segment kullanıcılarına hitap ediyor. Laptop bölmeli Vega modeli ise iş seyahatleri yapan kullanıcılar için geliştirilen ürünler arasında bulunuyor. Dijital Platformlarda Kullanıcılarla Buluşuyor Tüketici alışkanlıklarının dijitalleşmesiyle birlikte kullanıcılar ürünleri artık farklı platformlarda inceleyerek satın alma kararı veriyor. Cotpoly Home ürünleri Amazon, Trendyol, Hepsiburada, N11, Teknosa ve Pazarama başta olmak üzere çeşitli dijital satış platformlarında kullanıcılarla buluşuyor. Kurban Bayramı tatili öncesinde artan seyahat hareketliliğiyle birlikte seyahat ekipmanları kategorisine yönelik talebin önümüzdeki dönemde daha da artması bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Zorlu Enerji’nin Sürdürülebilirlik ve Dijital Deneyim Alanındaki Başarılarına 6 Ödül Birden Haber

Zorlu Enerji’nin Sürdürülebilirlik ve Dijital Deneyim Alanındaki Başarılarına 6 Ödül Birden

Sürdürülebilirlik stratejisi, finans ve dijital iletişim alanındaki yenilikçi projeleriyle uluslararası arenada başarılarını sürdüren Zorlu Enerji, altı önemli ödüle layık görüldü. Şirket, Ortadoğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesinde inovatif projeleri desteklemeyi amaçlayan Stevie Awards kapsamında Net Zero Roadmap stratejisiyle “Yılın Sürdürülebilir Ürünü/Hizmeti (Sustainable Product / Service of the Year)” kategorisinde Altın ödül kazandı. Zorlu Enerji, ABD merkezli Uluslararası Pazarlama ve İletişim Profesyonelleri Derneği (AMCP) tarafından düzenlenen Hermes Creative Awards’ta da iki ayrı ödülün sahibi oldu. Şirket, “3D Interaktif Sürdürülebilirlik Haritası (3D Interactive Sustainability Map)” projesiyle “Etkileşimli Web Özelliği (Interactive Web Feature)” kategorisinde Platinum, “Yatırımcı İlişkileri Web Sitesi (Investor Relations Website)” projesiyle ise “Kullanıcı Deneyimi / Kullanıcı Arayüzü Tasarımı (UX / UI Design)” kategorisinde Altın ödüle layık görüldü. Ayrıca Zorlu Enerji, International Finance Awards 2025 kapsamında “Türkiye’nin En İyi Sürdürülebilir Tahvil İhracı (Best Sustainable Bond Issuance – Türkiye)” ve “Türkiye’nin En Yenilikçi Entegre Enerji Şirketi (Most Innovative Integrated Energy Company – Türkiye)” kategorilerinde iki ödül kazandı. “Sürdürülebilirlik ve dijitalleşme stratejimiz uluslararası ölçekte karşılık buluyor” Alınan ödüllerin Zorlu Enerji’nin uzun soluklu sürdürülebilirlik ve dijitalleşme stratejisinin bir yansıması olduğunu ifade eden Zorlu Enerji CEO’su Elif Yener, “Zorlu Enerji olarak sürdürülebilirliği uçtan uca bir iş yapış biçimi olarak ele alıyor, tüm faaliyetlerimizi bu doğrultuda gerçekleştiriyoruz. Enerji üretiminden satış ve pazarlamaya, inovasyondan finansmana kadar tüm süreçlerimizi sürdürülebilirlik prensiplerine uygun şekilde yönetiyoruz. Ekonomik, çevresel, sosyal ve yönetişim boyutlarını bütünsel değerlendirerek sürdürülebilir değer yaratmak için çalışıyoruz. Dijitalleşmeyi bu yaklaşımın ayrılmaz bir parçası olarak konumlandırıyor, değişen ve dönüşen dünyanın ihtiyaçlarına yanıt veren çözümler geliştirirken kullanıcı deneyimini ve operasyonel verimliliğimizi güçlendiriyoruz. Bu yaklaşımımızın yansıması olan projelerimizin farklı platformlarda ödüllendirilmesi bizim için önemli bir motivasyon kaynağı oldu. Sürdürülebilirlik stratejimiz çerçevesinde geliştirdiğimiz çalışmalarla yarattığımız etkiyi büyütmeye devam edeceğiz” dedi Net Zero Roadmap’e Yılın Sürdürülebilir Ürünü Ödülü Zorlu Enerji’nin değer zinciri genelinde karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik kapsamlı dönüşüm yaklaşımını ortaya koyan Net Zero Roadmap stratejisi, Stevie MENA Awards kapsamında “Yılın Sürdürülebilir Ürünü/Hizmeti (Sustainable Product / Service of the Year)” kategorisinde Altın ödüle layık görüldü. Zorlu Enerji bu yol haritası kapsamında Scope 1 (doğrudan emisyonlar), Scope 2 (dolaylı enerji kaynaklı emisyonlar) ve Scope 3 (değer zinciri kaynaklı diğer dolaylı emisyonlar) sera gazı emisyonlarını analiz ederek başlıca emisyon kaynaklarını belirledi ve buna uygun karbonsuzlaşma hedefleri oluşturdu. Belirlenen hedefler, küresel ölçekte kabul gören ‘‘Bilim Temelli Hedefler Girişimi – SBTi (Science Based Targets initiative)’’ da onaylandı. Zorlu Enerji, İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından düzenlenen İTÜ Yönetim Ödülleri’nde de bir ödüle layık görüldü. Enerji ve Çevre kategorisinde ödül alan şirket, sürdürülebilirlik ve çevre alanındaki başarılı uygulamaları sayesinde bu ödülü kazandı. Hermes Creative Awards’tan dijital iletişim projelerine iki ödül Hermes Creative Awards’tan Dijital İletişim Projelerine iki ödül alan Zorlu Enerji, Türkiye enerji sektöründe bir ilk olan 3D Interaktif Sürdürülebilirlik Haritası ile enerji portföyünü ve sürdürülebilirlik çalışmalarını etkileşimli bir platformda sunuyor. Kullanıcılar bu platform sayesinde santralleri inceleyip biyolojik çeşitlilik, döngüsel ekonomi, karbonsuzlaşma ve sosyal projelere dair bilgilere erişebiliyor. “Yatırımcı İlişkileri Web Sitesi” projesi ise finansal ve kurumsal bilgileri kullanıcı dostu bir tasarım ve geliştirilmiş navigasyonla yatırımcılara sade bir şekilde sunuyor. Zorlu Enerji finansman yaklaşımı ile International Finance Awards’ta ödüllendirildi Yenilikçi ve entegre enerji yaklaşımı küresel ölçekte karşılık bulan Zorlu Enerji, uluslararası finans dünyasının saygın ödül programlarından biri olan International Finance Awards’ta sürdürülebilir finansman alanındaki çalışmalarıyla “Türkiye’nin En İyi Sürdürülebilir Tahvil İhracı”, yenilikçi ve entegre yapısıyla ise “Türkiye’nin En Yenilikçi Entegre Enerji Şirketi” ödüllerine layık görüldü. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Praticar Yola Çıktı Haber

Praticar Yola Çıktı

Mobilite dünyası, değişen kullanıcı alışkanlıkları ve hızlanan dijitalleşmenin etkisiyle köklü bir dönüşümden geçiyor. Anadolu Grubu da bu dönüşümü yakından takip ederek, sektördeki bilgi birikimini ve operasyonel yetkinliğini yeni markası Praticar ile farklı bir boyuta taşıyor. Dijital odaklı yapısı, sadeleştirilmiş kullanıcı deneyimi yolculuğu ve erişilebilir hizmet modeliyle mobilite dünyasına adım atan Praticar, halihazırda Türkiye’nin 11 şehrinde bulunan 18 ofisinde, seyahat severlere mutlak müşteri memnuniyeti ilkesi çerçevesinde hizmet sunuyor. Tüm süreçlerin mobil uygulama üzerinden uçtan uca yönetilebildiği bir altyapıya sahip olan Praticar’da kullanıcılar, rezervasyondan araç teslimine kadar tüm adımları dakikalar içinde tamamlayabiliyor. 1 dakikalık rezervasyon süresiyle zamanı daha verimli kullanmak ve ihtiyaç anında çözüme zahmetsizce erişmek isteyen yeni neslin beklentilerini bütünüyle karşılayan Praticar, araç kiralama sektörünün kodlarını yeniden yazmaya hazırlanıyor. Halihazırda Garenta markasıyla sektörde güçlü bir varlık gösteren Anadolu Grubu, Praticar ile mobilite alanında çok markalı bir yapıya geçiş yapıyor. Bu stratejik adımın temelinde ise değişen kullanıcı ihtiyaçlarına daha esnek, daha özgün ve farklı değer önerileriyle yanıt verme yaklaşımı yer alıyor. Çelik Motor Genel Müdürü Şafak Savcı: “Mobilite sektörüne yepyeni bir yaklaşım kazandırıyoruz” 11 Mayıs tarihinde Rixos Tersane’de yoğun bir katılıma sahne olan lansmanda gerçekleştirdiği konuşmasında mobiliteyi zamanın, erişimin ve deneyimin yeniden tanımlandığı çok katmanlı bir alan olarak nitelendirdiklerine işaret eden Çelik Motor Genel Müdürü Şafak Savcı, “Mobiliteyi bugün yalnızca bir ulaşım ihtiyacı olarak değil, yaşamın temposunu belirleyen stratejik bir sektör olarak ele alıyoruz. Anadolu Grubu olarak faaliyet gösterdiğimiz her sektörde oyunun kurallarını takip eden değil, o kuralları bizzat yeniden yazan bir yaklaşım benimsedik. Praticar da bu bakış açısının mobilite alanındaki ifadesi. Praticar, mobilite sektöründe sahip olduğumuz bilgi birikimini ve operasyonel yetkinliği, çeviklik, dijitalleşme ve erişilebilirlik kavramları üzerinden şekillenen bütüncül bir anlayışla yorumladığımız yeni bir başlangıç. Praticar olarak amacımız, mevcut yapıyı tekrar etmekten ziyade, kullanıcı deneyimini daha yalın, daha hızlı ve daha anlamlı bir çerçevede yeniden kurgulamak. Mobiliteyi daha erişilebilir kılarken, aynı zamanda yeni kullanıcıları bu ekosisteme dahil eden, alışkanlıkları dönüştüren ve sektöre yepyeni bir perspektif kazandıran bir yapı inşa etmeyi hedefliyoruz” dedi. Praticar Pazarlama Müdürü Tarık Teksen Tutal: “Praticar, kullanıcıya yalnızca bir aracın değil; zahmetsizce hareket etme özgürlüğünün de kapılarını açıyor” ‘Ödediğinize değer’ yaklaşımı çerçevesinde kullanıcıya tatmin edici bir deneyim sunmayı hedeflediklerini kaydeden Praticar Pazarlama Müdürü Tarık Teksen Tutal, “Praticar’ı kurgularken çıkış noktamız, kullanıcıların hayatındaki ‘karar anını’ daha akıcı hale getirmekti. 24 Nisan 2026 tarihinde yayına giren “Amalara yer yok, şimdi yolda olmak var!” söyleminin altını çizdiğimiz reklam filmimizde de araç kiralamaya dair “ama” şeklinde başlayan önyargıları ortadan kaldırarak, yolda olmakla elde edilebilecek keyifli deneyimlere odaklandık. Çünkü bize göre bugün araç kiralama konusunda asıl ihtiyaç, seçeneklerin artması değil; o seçenekler arasında zahmetsizce ve keyifle ilerleyebilmek. Bu nedenle markayı tasarlarken yalnızca bir hizmet sunmayı değil, kullanıcıyla kurulan etkileşimi baştan sona yeniden düşünmeyi önceliklendirdik. Tüm deneyimi ‘pratiklik’ üzerine kurduk. Dijital altyapımızdan iletişim dilimize kadar her noktada karmaşık prosedürlerden uzak, sade, anlaşılır ve kullanıcıyla aynı ritimde ilerleyen bir yapı oluşturduk. Amacımız, araç kiralamayı planlanan bir ihtiyaç olmaktan çıkarıp, hayatın doğal akışı içinde kendiliğinden gerçekleşen bir deneyime dönüştürmek. Bu yönüyle Praticar, kullanıcıya yalnızca bir aracın değil; zahmetsizce hareket etme özgürlüğünün de kapılarını açıyor” dedi. Praticar ile araç kiralama süreci 1 dakikaya iniyor Günümüz kullanıcıları artık karmaşık süreçler yerine hız, netlik ve akışkanlık arıyor. Uzayan rezervasyon adımları, belirsiz fiyatlandırmalar ve kopuk deneyimler, araç kiralamada en çok eleştirilen alanların başında geliyor. Praticar, tam da bu ihtiyaçtan hareketle araç kiralama sürecini baştan tasarlıyor. 7/24 destek hizmeti, dijital sözleşme yönetimi ve yol yardım gibi hizmetlerin tümünü kullanıcı dostu mobil uygulaması üzerinden müşterilerine sunan Praticar, daha genç, dinamik ve dijital dünyaya doğmuş bir kitleye hitap ettiği gerçeğinden yola çıkarak sadeleştirilmiş ürün yapısı ve uçtan uca dijital altyapısı sayesinde rezervasyon süresi 1 dakikaya kadar indirerek zamandan tasarruf ettiriyor. Praticar’ın 5 puanlık kullanıcı değerlendirmesi ve %90 seviyesindeki güçlü Net Tavsiye Skoru (NPS) da markanın sunduğu deneyimin kullanıcılar nezdinde güçlü bir karşılık bulduğunu ortaya koyuyor. Particar, araç kiralamayı “değer” odaklı bir deneyime dönüştürüyor Praticar’ın sunduğu deneyim, yalnızca hız ve kolaylıkla sınırlı kalmıyor; kullanıcıya hissettirdiği değerle de anlam kazanıyor. Marka, fiyatı tek başına bir rekabet unsuru olarak konumlandırmak yerine, hizmetin bütününe yayılan güçlü bir “karşılık duygusu” yaratmayı hedefliyor. Bu yaklaşım, iletişim dilinden kampanya kurgularına, ürün tasarımından hizmet akışına kadar tüm temas noktalarında kendini gösteriyor. Esnek fayda modelleri, kullanım sıklığına göre genişleyen avantajlar ve kişiselleştirilmiş teklifler, markayı tek seferlik bir hizmet sağlayıcı olmaktan çıkarıp süreklilik üreten bir deneyim platformuna dönüştürüyor. Kullanıcıyla kurduğu bağı zaman içinde güçlenen bir değer ilişkisi üzerinden inşa eden Praticar, araç kiralama sürecinin her adımını netlik anlayışıyla kurgulayarak bir deneyim platformu olma iddiasını pekiştiriyor. Araç kalitesinden kullanım sonrası desteğe kadar uzanan süreçte Praticar’ın düşük araç yaş ortalamasına sahip filo yapısı kullanıcıya güven sunarken; olası bir kaza anında ve sonrasında anında sağlanan destek ise belirsizlik ve yalnızlık hissini ortadan kaldırıyor. Kullanım koşullarının şeffaf biçimde tanımlanması ise sürprizleri ortadan kaldırarak sürecin tamamını öngörülebilir hale getiriyor. Böylece Praticar, araç kiralamayı daha sade, daha güvenilir ve kullanıcı memnuniyetini merkeze alan bir deneyim alanı olarak konumlandırıyor. Uzun vadede hedef, entegre bir mobilite platformuna dönüşmek Praticar, bugünün ihtiyaçlarına yanıt veren bir araç kiralama markası olmanın ötesine geçerek uzun vadede daha geniş bir mobilite platformuna dönüşmeyi amaçlıyor. Kullanıcının farklı ulaşım ihtiyaçlarını tek bir dijital çatı altında buluşturacak bir yapı hedeflenirken, araç kiralama bu bütünün ilk adımını oluşturuyor. Türkiye’de mobilite pazarının güçlü büyüme potansiyeli ve değişen kullanıcı beklentileri göz önüne alındığında, Praticar’ın bu ekosistemde önemli bir rol üstlenmesi bekleniyor. Marka, yeni kullanıcıları sisteme dahil ederek mevcut pazarı büyütmeyi ve araç kiralamayı daha erişilebilir hale getirmeyi hedefliyor. Yaygın operasyon ağıyla hızlı başlangıç Praticar, Türkiye genelinde kısa sürede yaygın bir operasyon ağı kurarak faaliyetlerine başladı. Halihazırda İstanbul’dan Batman’a kadar uzanan geniş bir coğrafyada yer alan 11 şehirde, 18 ofisle hizmet gösteren Praticar, yıl sonuna kadar 30 ofis ve 3.000 araçlık bir filoya ulaşmayı hedefliyor. Büyüme stratejisini yalnızca yayılım üzerine değil, aynı zamanda sürdürülebilirlik ve hizmet kalitesi üzerine de inşa eden Praticar, yeni şehirleri bu yapıya kademeli olarak entegre ederek kontrollü ve dengeli bir genişleme modeli benimsiyor. Böylece her yeni lokasyonda aynı kullanıcı deneyimi standardını korumayı ve operasyonel verimliliği istikrarlı biçimde artırmayı amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Togg, Yeni B Segmenti Ailesi İçin Stratejik Teknoloji İş Birliğine İmza Attı Haber

Togg, Yeni B Segmenti Ailesi İçin Stratejik Teknoloji İş Birliğine İmza Attı

‘Bir otomobilden fazlası’ için yola çıkan Togg, yeni B segmenti ailesi için stratejik bir anlaşmaya imza attı. Mobiliteyi akıllı cihazlar, dijital platform ve temiz enerji çözümlerinden oluşan entegre bir ekosistem olarak ele alan Togg, bu vizyon kapsamında CATL’in iştiraki CAIT ile ortak platform geliştirmek üzere iş birliği yaptı. Bu doğrultuda Togg, platformu hazır bir çözüm olarak almak yerine geliştirme sürecine aktif mühendislik katkısı sunarak kendi ürün ve kullanıcı ihtiyaçları doğrultusunda şekillendirecek. Platform teknolojisini CAIT sunarken, kullanıcı deneyimi, ürün gereksinimleri ve dijital mimari tarafında Togg belirleyici rol üstlenecek. İş birliği, CAIT’in Bedrock Şasi teknolojisi ile Togg’un araç geliştirme kabiliyetlerini bir araya getirerek Türkiye pazarı için yeni nesil elektrikli araçların geliştirilmesini de destekleyecek. Bu kapsamda geliştirilecek üç modelin, 2027 yılı ortasından itibaren kademeli olarak Türkiye’deki kullanıcılarla buluşması hedefleniyor. “Platform geliştirme sürecinde aktif rol alıyoruz” Togg Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, iş birliğinden büyük memnuniyet duyduklarını belirterek şunları söyledi: “Mobiliteyi yalnızca bir ürün kategorisi olarak değil, bütüncül bir teknoloji ve ekosistem meselesi olarak ele alıyoruz. Bu doğrultuda kurduğumuz iş birliklerini klasik tedarik ilişkilerinin ötesine taşıyarak, ortak değer üreten ve geleceği birlikte inşa eden stratejik ortaklıklara dönüştürüyoruz. Hazır bir çözüm yerine tüm geliştirme sürecinin parçası olarak kullanıcılarımızın ihtiyaçlarına daha iyi karşılık verirken aynı zamanda ülkemizde bu ekosistemin gelişimine de katkı sağlıyoruz. Önümüzdeki dönemde de değer yaratan bu tür iş birlikleriyle, farklı segmentlerde yeni çözümler geliştirerek, Togg ekosistemini ve kullanıcılarımıza sunduğumuz deneyimi daha da zenginleştireceğiz” “Düşük karbonlu mobiliteye geçişi destekliyoruz” CATL Yönetim Kurulu Başkanı Robin Zeng de iş birliğine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: “Bu iş birliği, Bedrock Şasi’nin Çin pazarındaki seri üretim sürecinin ardından küresel ölçekte büyümesi açısından önemli bir kilometre taşı niteliği taşıyor. Aynı zamanda entegre akıllı şasi alanında referans projelerden biri olacak bu iş birliği, küresel iş ortaklarımızı güçlendirerek elektrifikasyon sürecini hızlandıracak ve gelişmekte olan yeni enerji pazarlarında düşük karbonlu mobiliteye geçişi destekleyecek.” Ortak bir teknolojik altyapı ile ihtiyaca göre tasarım ve üretim Bedrock Şasi, Çin pazarında 2024 yılında seri üretime geçerek, binek araç markalarına bağımsız bir ürün olarak sunulan entegre akıllı şasinin dünyadaki ilk örneği. Batarya, elektrikli güç aktarma sistemi, termal yönetim sistemi ve şasi kontrol ünitesi gibi temel bileşenleri tek bir platformda bir araya getiren model, yerelleştirme mantığıyla küresel ölçekte uygulanmak üzere geliştirildi. Bu model; şasi teknolojisi platformunu, endüstriyel tedarik zinciri yapısını ve yerel bir otomotiv markasının operasyonel kabiliyetlerini bir araya getiriyor. Amaç, ortak bir teknolojik altyapı kullanırken araçların yerel pazar ihtiyaçlarına göre tasarlanıp üretilmesini sağlamak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yenilenen Fiat Topolino Türkiye’de Haber

Yenilenen Fiat Topolino Türkiye’de

FIAT’ın şehir içi mobiliteye farklı bir bakış açısı getiren tamamen elektrikli modeli Topolino, yenilenen versiyonuyla Türkiye yollarına çıktı. İlk kez 2024 yılında pazara sunulan ve bugüne kadar 1.748 adetlik satış başarısına ulaşan model, yeni serisinde daha canlı, daha sezgisel ve daha dikkat çekici bir kullanıcı deneyimi sunuyor. Kompakt ölçüleri ve ikonik tasarım diliyle öne çıkan Fiat Topolino, şehir içi ulaşımda pratikliği ön plana çıkarırken, tamamen elektrikli yapısıyla çevreci karakterini sürdürüyor. Günlük kullanım ihtiyaçlarına uyum sağlayan model, özellikle kısa mesafeli yolculuklar için erişilebilir bir mobilite çözümü sunuyor. Yeni Topolino, Türkiye’de 584.900 TL’den başlayan kampanyalı fiyatlarla satışa sunuluyor. Topolino Plus versiyonu ise 629.900 TL’den başlayan avantajlı fiyatlarla yeni sahiplerini bekliyor. Bununla birlikte kullanıcılar, 250.000 TL’ye kadar 12 ay vadeli yüzde 0 faizli kredi imkanından yararlanabiliyor. Daha renkli ve kullanıcı dostu bir deneyim Yenilik operasyonuyla birlikte Topolino’nun karakterini güçlendiren güncellemeler dikkat çekiyor. Bu yeniliklerin başında gelen Mercan Turuncusu (Corallo) renk seçeneği, modelin enerjik ve sıcak tasarımını daha belirgin hale getirirken, şehir içinde kolayca ayırt edilmesine katkı sağlıyor. Mevcut renk seçeneklerine eklenen bu yeni ton, Topolino’nun kişiselleştirme olanaklarını da artırıyor. Modelde öne çıkan bir diğer gelişme ise yenilenen dijital gösterge paneli oluyor. Daha büyük, daha yalın ve daha anlaşılır bir yapıya kavuşan panel, hız, batarya durumu, menzil ve şarj bilgileri gibi temel verileri sürücüye daha net bir şekilde aktarıyor ve kullanım deneyimini ileri taşıyor. Model, tasarımının yanında, Türkiye'de B1 ehliyetiyle 16 yaşından itibaren kullanılabilmesiyle, şehir içi ulaşımda ideal çözümü sunuyor, ailelerin de ulaşım ihtiyaçlarını karşılamalarına olanak sağlıyor. Şehir içi mobiliteye pratik ve sürdürülebilir çözüm Tamamen elektrikli Topolino, şehir içi kullanım odaklı teknik altyapısıyla dikkat çekmeye devam ediyor. 5,4 kWh kapasiteli lityum-iyon bataryasıyla yaklaşık 75 kilometre menzil sunan model, günlük kullanım senaryolarında yeterli bir performans ortaya koyuyor. 45 km/saat azami hıza ulaşabilen araç, kompakt yapısı sayesinde dar sokaklarda kolay hareket kabiliyeti sağlıyor. Batarya ise uygu koşullarda yaklaşık 3,5 saatte yüzde 80 doluluğa ulaşabiliyor. Tamamen elektrikli yapısı, pratik kullanımı ve ulaşılabilir fiyat avantajıyla öne çıkan FIAT Topolino, şehir içi ulaşımda yeni bir alternatif oluştururken, sürdürülebilir mobilite anlayışını daha geniş kitlelerle buluşturmayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

BSH Türkiye'den Bir İlk Haber

BSH Türkiye'den Bir İlk

BSH Global Geliştirme Ortak Hizmetler organizasyonu kapsamında hayata geçirilen program, teknik dokümantasyon alanında çalışan profesyonellerin yetkinliklerini artırmayı ve bu alanda sürdürülebilir bir gelişim modeli oluşturmayı hedefliyor. BSH Türkiye Ar-Ge birimi liderliğinde ve Özyeğin Üniversitesi iş birliğiyle geliştirilen Teknik Yazarlık Sertifika Programı, BSH’nin global ağına sunuldu. Teknik Dokümantasyon Ar-Ge ekibinin globaldeki tüm lokasyonlarını kapsamak üzere geliştirilen eğitimler, çevrim içi platformlar üzerinden 4 ülkeden katılımcıya ulaştı. Aynı zamanda programla çalışanların oryantasyon süreçlerinin geliştirilmesine ve teknik yetkinliklerin artırılmasına da katkı sağlaması hedefleniyor. Teknik yazarlık teknolojinin kullanıcılarla daha güçlü ve sürdürülebilir bir bağ kurmasında kritik bir rol alıyor. Bu alanda uzmanlaşmak, müşteri nezdindeki kullanım kılavuzlarının karmaşık teknolojileri sade, anlaşılır ve kullanıcı dostu bir dille aktarılmasını sağlıyor. Ayrıca ürünlerin fonksiyonlarının doğru anlaşılmasına katkı sunarak tüketicilerin teknolojiden en yüksek verimi almasına yardımcı oluyor. Akademi ve sektör işbirliğine güçlü örnek Teknik yazarlıkta uzmanlık sunan sertifika programı, Türkiye inisiyatifi ile doğan ve global organizasyona katkı sağlayan stratejik bir proje niteliği taşıyor. Türkiye, Çin, İspanya ve Almanya’dan seçilen katılımcılara, toplam 57 saatlik, dört aya yayılan 16 günlük kapsamlı bir eğitim programı sunuldu. Alanında uzman 6 akademisyen tarafından teorik ve uygulamalı eğitimler verildi. Teknik dokümantasyonun temel prensiplerinden kullanıcı deneyimi (UX) ve dijital tasarıma kadar geniş bir içerik yer aldı. 2025 yılının Kasım ayında başlayan eğitim Özyeğin Üniversitesi’nde düzenlenen sertifika töreni ile son buldu. Programla ilgili görüşlerini aktaran BSH Türkiye CTO’su Hakan Mandalı, “BSH Türkiye, teknik yazarlık alanında Türkiye’de bir ilke imza atarak Özyeğin Üniversitesi iş birliğiyle kapsamlı bir sertifika programı hayata geçirdi. BSH Global Geliştirme Ortak Hizmetler organizasyonu, Türkiye’nin ev sahipliğinde, global olarak teknik dokümantasyon alanında çalışan tüm profesyonellerin yetkinliklerini artırmayı ve bu alanda sürdürülebilir bir gelişim modeli oluşturmayı hedefliyor. Türkiye’den doğan bu değerli girişim, akademi ve sektör iş birliğinin güçlü bir örneği olarak öne çıkıyor” ifadesini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tether, Ana Akım Stablecoin Kullanımı İçin 134 Milyon Dolarlık Yatırım Turuna Katılıyor Haber

Tether, Ana Akım Stablecoin Kullanımı İçin 134 Milyon Dolarlık Yatırım Turuna Katılıyor

Küresel ölçekte stablecoin’ler, para gönderimi, işlemlerin gerçekleştirilmesi ve dijital ortamda dolar değerinin korunması için giderek daha fazla kullanılıyor. Toplam dolaşımdaki stablecoin miktarı şu anda 300 milyar doları aşmış durumda. Geçtiğimiz yıl stablecoin işlem hacmi 33 trilyon doları aşarak Visa ve Mastercard’ın toplam işlem hacmini geride bıraktı. Tether, dünya genelinde 570 milyondan fazla USDT kullanıcısına hizmet veriyor ve bu da USDT’nin günlük finansal aktivitelerin içine ne kadar derin şekilde entegre olduğunu gösteriyor. Stablecoin Development Corporation, “on-chain” bir holding yapısıyla stablecoin ve DeFi sistemlerinin günlük kullanımını ölçeklemeye odaklanırken; ödeme, para transferi ve platformlar arası fon hareketlerini daha akıcı hale getirmeyi hedefliyor. Aynı zamanda stablecoin ekonomisine yatırım erişimini genişletmeyi amaçlayan şirket, tüketici uygulamalarında artan entegrasyon trendiyle birlikte, kullanıcı deneyimi, erişilebilirlik ve altyapı uyumluluğunu kritik odak alanları olarak konumlandırıyor. “Stablecoin’leri günlük kullanım için güvenli ve erişilebilir hale getirmeye odaklanıyoruz” Yatırıma ilişkin açıklamalarda bulunan Tether CEO’su Paolo Ardoino, “Stablecoin’ler artık yalnızca alım-satım için değil, özellikle geleneksel finans sistemlerinin yeterince işlemediği bölgelerde aktif olarak kullanılıyor. Şimdi önemli olan, bu altyapıyı daha güvenilir ve kullanımı daha kolay hale getirmek. Bir sonraki benimsenme dalgası, dijital varlıkları günlük kullanım için pratik ve erişilebilir kılan sistemler tarafından yönlendirilecek.” dedi. SDEV CEO’su ve Yönetim Kurulu Başkanı Michael Kazley ise şunları söyledi: “Tether, stablecoin’lerin küresel ölçekte gerçek dünyada kullanımına öncülük eden temel aktörlerden biri. Stablecoin Development Corporation’ı, stablecoin altyapısının ve kullanım alanlarının uzun vadeli büyümesine paralel bir halka açık piyasa platformuna dönüştürürken onların desteğini almaktan gurur duyuyoruz.” Tether’in bu yatırım turuna katılımı, stablecoin’lerin geniş ölçekte kullanılmasını mümkün kılan temel altyapıya odaklanmaya devam ettiğini gösteriyor. Stablecoin’ler günlük uygulamalara daha fazla entegre oldukça, kullanıcılar, platformlar ve yerel ekonomiler arasında bu varlıkların ne kadar kolay hareket edebildiği kritik hale geliyor. Bu da stablecoin’lerin küresel ölçekte para transferinin varsayılan yöntemi haline gelmesinin önünü açıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hyundai'ye iF Design 2026’da 21 Ödül Birden Haber

Hyundai'ye iF Design 2026’da 21 Ödül Birden

Hyundai Motor Company, dünyanın en prestijli tasarım yarışmalarından biri olan iF Design Award 2026’da önemli bir başarı elde etti. Hyundai, Otomobil/Araç Tasarımı, Marka & İletişim Tasarımı ve Ürün Tasarımı dahil olmak üzere 8 farklı kategoride toplam 21 ödül kazanarak 2025 yılındaki performansını da geride bıraktı. Hyundai’nin bu geniş kapsamlı başarısı, yalnızca araç tasarımındaki mükemmeliyetini değil, aynı zamanda markanın küresel ölçekte kimliğini yeniden şekillendiren yenilikçi bir yaşam tarzı markasına dönüşümünü de gözler önüne seriyor. Hyundai’ye iF Design Award kazandıran ürün ve projeler Hyundai, Ürün Tasarımı kategorisinde yüksek performanslı tamamen elektrikli sedan modeli IONIQ 6 N, kompakt elektrikli konsept modeli Concept THREE ve çok yönlü robotik mobilite platformu MobED Urban Hopper & Golf ile öne çıktı. Jüri, Hyundai’yi birçok yaratıcı projede ve farklı kategorilerde de ödüllendirdi. Elektrikli araç şarj istasyonunda geçen gerilim dolu kısa film ‘Night Fishing’, Marka & İletişim Tasarımı kategorisinde iki ödül kazandı. Hyundai Motor Group Innovation Center Singapore’da yer alan ve dünyanın ilk etkileşimli robotik tabanlı akıllı tarım uygulaması olan HMGICS CX Smart Farm, insan odaklı teknolojisiyle hem Marka & İletişim Tasarımı hem de Kullanıcı Deneyimi (UX) kategorilerinde iki ödüle layık görüldü. Hyundai Motor Grubu’nun ilk yazılım markası olan Pleos da aynı kategoride ödül kazanarak mobilite inovasyonuna yön veren tasarım yaklaşımını ortaya koydu. Diğer ödül kazanan projeler arasında; ağaçlardan elde edilen ekolojik verileri yapay zekâ ile dile dönüştüren ‘Tree Correspondents’ sosyal sorumluluk kampanyası ve Hyundai Motor Group Innovation Center Singapore bünyesinde yer alan ‘Na Oh’ Kore restoranı ile bu restoranın felsefesini anlatan arşiv kitabı da bulunuyor. Bu başarı Hyundai Motor için ne ifade ediyor? Farklı kategorilerde elde edilen bu başarı, Hyundai’nin tasarım ve yaratıcılık odaklı dönüşümünün güçlü bir göstergesi niteliğinde. Mimari, iletişim ve kullanıcı deneyimi gibi alanlarda kazanılan ödüller, markanın küresel bilinirliğini artırırken, her alanda tasarım mükemmeliyetine verdiği önemi de vurguluyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yerli Yazılımların Sayısının Artmasıyla Geleceğe Önemli Bir Miras Bırakabiliriz Haber

Yerli Yazılımların Sayısının Artmasıyla Geleceğe Önemli Bir Miras Bırakabiliriz

Yerli teknoloji kullanımının teşvik edilmesini amaçlayan Ulusal Yazılım Günü, yazılım testi sektörü için de büyük bir anlam taşıyor. Teknoloji odaklı danışmanlık ve eğitim firması TesterYou Kurucusu Barış Sarıalioğlu, yerli yazılımların sayısının artmasının sektörel büyüme ve ülkemizin zihinsel sermayesinin gelişimi açısından oldukça önemli olduğunu vurguluyor. Yerli yazılımların önemine dikkat çeken TesterYou Kurucusu Barış Sarıalioğlu, “Öncelikle; yerli yazılımların sayısının artmasını teknolojiden bağımsız düşünüyorum diyebilirim. Sermaye denince sadece maddi bir anlam çıkarılmamalı, biz en önemli sermayenin zihinsel sermaye olduğunu düşünüyoruz. Bu kapsamda; yazılım testi ve kalite güvencesi alanındaki uzmanlığımızı yalnızca yurt içiyle sınırlamıyor; uluslararası ölçekte de danışmanlık ve eğitim hizmetleri sunarak teknoloji ihracatına katkı sağlıyoruz.” açıklamasını yaptı. “Global pazarda daha etkin bir oyuncu olmayı hedefliyoruz” Bugüne dek 10’dan fazla ülkede yaklaşık 50 kurumla iş birliği gerçekleştirdiklerini açıklayan Sarıalioğlu, “Bizleri en çok heyecanlandıran konuların başında hem tecrübemizi geleceğe aktarmak hem de ülkemizin zihinsel sermayesini ihraç etmek var. Bu vizyonumuz paralelinde tutkuyla çalışmayı, değer üretmeyi sürdürüyoruz. Bugüne dek, Almanya, Portekiz, Yunanistan, Azerbaycan ve Hollanda başta olmak üzere dünyanın farklı ülkelerinden çeşitli kurumlarla iş birlikleri geliştirdik. Bu paralelde eğitim, sınav ve danışmanlık hizmetleri aracılığıyla bilgi ve uzmanlık ihracatı yapıyoruz. Genel iş kapasitemizin yaklaşık yüzde 40’ı yurt dışına sağladığımız bu hizmetlerden oluşuyor. Önümüzdeki dönemde bu oranı artırarak global pazarda daha etkin bir oyuncu olmayı ve Türkiye'nin teknoloji ihracatındaki katma değerini yükseltmeyi hedefliyoruz.” şeklinde sözlerine devam etti. Dünyada yazılım test alanında 7 milyondan fazla test mühendisi çalıştığını açıklayan Barış Sarıalioğlu, “Pazar, yaklaşık 50 milyar dolar büyüklüğünde bir ekonomiye tekabül ediyor, yıllık büyüme yüzde 10’un üzerinde seyrediyor. Dünya genelinde yazılım test aktivitelerinin yüzde 60’tan fazlası ise outsource ediliyor. Sektörün büyümesiyle birlikte test mühendisliği bir kariyer alanı hâline gelirken, test otomasyonu, yapay zekâ destekli test araçları ve kullanıcı deneyimi odaklı test yaklaşımları gibi modern yöntemlere olan talep de hızla artıyor. Ülkemiz, bu hızlı dönüşümde etkin bir rol oynamalı. Bizler de bu konuda elimizden geleni yapıyoruz. Her fırsatta hem gençlerle hem de çocuklarla bir araya gelerek teknoloji okur yazarlığına ve dijital dönüşüme dikkat çekmeye çalışıyorum. Soru soran, hayal kuran, öğrenmeye açık bireylerle aynı ortamda olmak insana umut veriyor.” diyor. TesterYou: “Teknoloji ve Dijital Süreç Ortağı” Barış Sarıalioğlu, “Sunduğumuz danışmanlık ve eğitim hizmetleriyle yalnızca yerel pazarda değil, aynı zamanda Avrupa başta olmak üzere farklı coğrafyalarda da aktif rol üstleniyoruz. Kullanıcı odaklı düşünme, sürekli öğrenme ve sürdürülebilir kalite anlayışıyla hem bireylere hem de kurumlara ölçülebilir değer sunmayı hedefliyoruz.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.