Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kullanıcı Deneyimi

Kapsül Haber Ajansı - Kullanıcı Deneyimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kullanıcı Deneyimi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Boytorun Mimarlık’tan Yurt Dışında İlk Mercedes-Benz   Showroom Dönüşüm Projesi Haber

Boytorun Mimarlık’tan Yurt Dışında İlk Mercedes-Benz Showroom Dönüşüm Projesi

Proje, mevcut yapının mimari kabuğunu koruyan; cepheyi yenileyen ve iç mekanları Mercedes-Benz’in güncel MAR20X global konsepti doğrultusunda baştan aşağı yeniden kurgulayan bütüncül bir dönüşüm yaklaşımıyla hayata geçirildi. Mimar Semih Boytorun liderliğindeki mimar ve iç mimarlardan oluşan Boytorun Ekibi tarafından tasarlanan showroom, klasik otomotiv sergileme anlayışının ötesine geçerek; kullanıcı deneyimi, dijital dönüşüm ve markaya özgü yaşam tarzını mimari bir bütünlük içinde sunan çağdaş bir mekan olarak yeniden ele alındı. Toplam 656 m² alana sahip proje, yalnızca araçların sergilendiği bir alan değil, markayla güçlü bir bağ kurulan deneyim odaklı bir ziyaret mekanı olarak kurgulandı. Dönüşüm projesi kapsamında, yapının mevcut strüktürel kabuğu korunurken; bina cephesi Mercedes-Benz’in kurumsal kimliğini dış mekanda güçlü biçimde yansıtacak şekilde yenilendi. Farklı bir otomotiv markasıyla yan yana konumlanan yapı, özgün cephe dili sayesinde net bir biçimde ayrıştırılarak markanın güçlü, sade ve çağdaş duruşu vurgulandı. İç mekanlar ise tamamen yeniden tasarlanarak MAR20X konseptinin mekansal gerekliliklerine uygun şekilde ele alındı. Sezgisel sirkülasyon anlayışıyla planlanan iç mekan organizasyonu; konforlu, akıcı ve kullanıcı dostu bir ziyaret deneyimi sunmayı hedefliyor. Boytorun Mimarlık, MAR20X konseptini “her temas noktasında müşteri deneyimini iyileştirme” yaklaşımı doğrultusunda, showroom içindeki müşteri yolculuğu; bilgi edinme, keşif, etkileşim ve satın alma aşamalarını destekleyecek biçimde kademeli olarak kurguladı. Dijital medya yüzeyleri, interaktif ekranlar, konfigürasyon alanları ve medya duvarları sayesinde ziyaretçiler pasif izleyiciler olmaktan çıkarak markayla aktif bir etkileşim kurabiliyor. Dijital teknoloji ve medya entegrasyonlarıyla şeffaf ve güçlü bir iletişim ortamı oluşturulurken, Mercedes-Benz’in inovasyon ve sürdürülebilirlik vizyonu mekansal deneyimin ayrılmaz bir parçası haline getirildi. Mercedes-Benz Bulgaristan Plovdiv Showroom’un dönüşüm sürecinde, yapının mevcut korunması gereken alanları gözetilerek; çalışanlar, satış danışmanları ve yöneticiler için ergonomik, konforlu ve işlevsel çalışma alanları da yeni konseptin bir parçası olarak ele alındı. Malzeme seçimleri, renk paleti ve aydınlatma tasarımı; modern, yalın ve zamansız bir estetik anlayışı yansıtırken, MAR20X kurumsal kimlik standartları mekanın tüm yüzeylerine ve donatılarına bütüncül biçimde entegre edildi. Böylece hem marka tutarlılığı hem de mekansal süreklilik sağlandı. Mercedes-Benz Bulgaristan Plovdiv Showroom, mevcut bir yapıyı çağdaş bir deneyim mekanına dönüştüren yaklaşımıyla; kullanıcı deneyimi, dijital dönüşüm ve markaya özgü yaşam tarzını mimari bir bütünlük içinde sunan yeni nesil bir showroom örneği olarak öne çıkıyor. Showroom, Boytorun Mimarlık’ın insan odaklı, yenilikçi ve kurumsal dönüşümle uyumlu tasarım anlayışını güçlü bir şekilde yansıtıyor.

Tepe Home Genel Müdürü Çapan, Değişen Fiyatlama Dinamiklerini Değerlendirdi Haber

Tepe Home Genel Müdürü Çapan, Değişen Fiyatlama Dinamiklerini Değerlendirdi

Çapan, maliyet yönetiminin önemini koruduğunu ancak tüketici davranışlarındaki değişim, rekabet baskısı ve markaya duyulan güvenin son yıllarda fiyatlama stratejilerinde giderek daha fazla ağırlık kazandığını belirtti. Maliyet Bazlı Yaklaşımdan Değer Yaratımına Çapan, uzun yıllar sektörde maliyet temelli fiyatlamanın belirleyici bir eksen oluşturduğunu, ancak mobilya kategorisindeki satın alma davranışının giderek daha katmanlı bir perspektiften ele alındığını vurguladı. Satın alma kararının artık yalnızca fiyat seviyesine indirgenmediğini kaydeden Çapan, “Mobilya tüketicisi bugün ürünü bir bütün olarak değerlendiriyor. Tasarım çizgisinden malzeme kalitesine, kullanım ömründen satış sonrası desteğe ve markanın ürünün arkasında durma kapasitesine kadar uzanan geniş bir değer alanı, karar sürecinin ayrılmaz parçası hâline geldi.” dedi. Bu çerçevede Tepe Home’un fiyatlamayı yalnızca maliyet unsurlarının teknik bir çıktısı şeklinde değil, sunulan yaşam döngüsü değerinin doğal bir sonucu olarak ele aldığını belirten Çapan, “Fiyatın rekabet avantajı yaratmadaki rolü devam ediyor; ancak tek belirleyici değil. Değer tutarlılığı, marka güvenilirliği ve kullanıcı deneyimi, fiyat algısını şekillendiren tamamlayıcı unsurlar olarak öne çıkıyor.” değerlendirmesinde bulundu. Maliyet Artışlarına Karşı Dengeli ve Kademeli Yaklaşım Çapan, son yıllarda hammadde, lojistik, enerji ve işçilik maliyetlerindeki yükselişin sektörde baskı oluşturduğunu belirterek, Tepe Home’un bu süreci temkinli ve çok katmanlı bir yaklaşım ile yönettiğini söyledi. “Fiyatlamayı kademeli olarak ele alıyor, satın alma optimizasyonu, operasyonel verimlilik ve tedarik zinciri iyileştirmeleriyle maliyet artışlarının etkisini dengeliyoruz. Amacımız ürünlerimizi mümkün olduğunca erişilebilir kılmak ve ani fiyat değişikliklerinin müşteri üzerinde yaratacağı olumsuz etkiyi sınırlamak.” değerlendirmesinde bulundu. Çapan, bu yaklaşımın markaya duyulan güven ve sadakati beslediğinin altını çizdi. Müşterinin Alım Gücünü Destekleyen Uygulamalar Tepe Home Genel Müdürü Levent Çapan, mobilyanın birçok tüketici tarafından yüksek bütçeli harcamalar arasında değerlendirildiğini belirterek, satın alma kararlarının önceki yıllara kıyasla daha dikkatli yapıldığını ifade etti. “Fiziksel mağazalarımız ve online satış kanalımızdan elde ettiğimiz veriler ışığında bu davranışı sürekli takip ediyor, alım gücünü destekleyen uygulamaları fiyatlama stratejimizin doğal bir parçası olarak konumlandırıyoruz. Taksit ve peşin ödeme seçeneklerini çeşitlendirmek, özel indirim kampanyaları sunmak ve satın alma sürecini kolaylaştıran şeffaf bilgilendirme anlayışı bu yaklaşımın temelini oluşturuyor.” dedi. Çapan, yoğun rekabet ortamında kısa vadeli fiyat yarışlarının yerine markanın güçlü yönlerini görünür kılmayı önemsediklerini belirterek, ürün gamı, tasarım kalitesi, mağaza deneyimi, teslimat süreçleri ve satış sonrası hizmetlerin Tepe Home’un müşteri tarafından tercih edilmesinde etkili alanlar olduğunu ifade etti. Değer Temelli ve Segment Odaklı Fiyatlama Yaklaşımı Tepe Home’un fiyatlandırma çerçevesinin bugün müşteri davranışını ve talep yapısını merkeze aldığını belirten Çapan, “Fiyatlamayı belirlerken farklı müşteri segmentlerinin ihtiyaçlarını dikkate alıyoruz. İlk kez ev kuranlar, mobilyasını yenileyenler ya da projeli alım yapan tüketiciler farklı beklentilerle geliyor. Kaliteyi her daim korurken; tüketici gruplarına özel avantaj paketlerini, ödeme alternatiflerini ve hizmet deneyimini bu farklı ihtiyaçlara göre yapılandırıyoruz. Fiziksel mağazalarımız ve online kanalın birbirinden ayrışan alışveriş alışkanlıkları nedeniyle her kanalda farklı değer önerileri geliştirmeyi önemsiyoruz.” diye konuştu. Çapan değerlendirmesini, “Bizim için önemli olan, müşterinin üründe fiyat-değer ilişkisini kurması ve güven veren bir alışveriş deneyimi yaşamasıdır. Bu yaklaşım hem tercih edilmemizi sağlıyor hem de rekabetçiliğimizi sürdürülebilir kılıyor.” sözleriyle tamamladı.

Yazılım Testinin Stratejik Önemi Artmaya Devam Edecek Haber

Yazılım Testinin Stratejik Önemi Artmaya Devam Edecek

Bu durum, yazılım testine olan ihtiyacı belirgin şekilde artırıyor. Yazılım testinin geleceği ise daha stratejik, daha bütünsel ve çok daha insana dokunan bir noktaya evriliyor. TesterYou Kurucusu Barış Sarıalioğlu, “Testin geleceğini sadece teknolojide değil, insan zihninin gelişiminde görüyorum. Çünkü kalite, önce bir bakış açısıdır; teknoloji ise o bakışın yansıması” diyor. Bankacılık, finans, sigorta ve e-ticaret gibi yüksek işlem hacimli sektörlerde, hatalı yazılımın müşteri kaybına ve ciddi maddi zararlara yol açabilme riski, test süreçlerinin stratejik önemini artırıyor. Türkiye’de birçok kurum artık yazılım testini sadece teknik bir kontrol değil, müşteri memnuniyeti, güvenlik ve iş sürekliliği açısından kritik bir kalite aracı olarak görüyor. Sektörün büyümesiyle birlikte test mühendisliği bir kariyer alanı haline gelirken; test otomasyonu, yapay zekâ destekli test araçları ve kullanıcı deneyimi odaklı test yaklaşımları gibi modern yöntemlere olan talep de hızla artıyor. “Test uzmanları yalnızca hataları tespit eden kişiler değil” Yazılım testinin Türkiye’de sadece büyüyen bir sektör değil; aynı zamanda her sektörde rekabet avantajı yaratmanın önemli bir bileşeni haline geldiğini belirten TesterYou Kurucusu Barış Sarıalioğlu, “Yazılım testi artık geçmişteki gibi ürün tamamlandı, şimdi hataları bulalım noktasında devreye giren bir aşamada değil. Bugün kalite, sürecin en başından itibaren inşa ediliyor; planlamadan geliştirmeye, testten müşteri deneyimine kadar her aşamada bir kültür haline geliyor. Gelecekte bu anlayış çok daha derinleşecek. Test uzmanları yalnızca hataları tespit eden kişiler değil, ürünün değerini artıran, sürece yön veren ve yazılımın bütün yaşam döngüsünde kaliteyi tasarlayan profesyoneller olacak.” diyor. “Kalitenin kültürünü inşa eden uzmanlara ihtiyaç var” Kaliteyi test etmek yerine, kaliteyi üretmenin önemine dikkat çeken Sarıalioğlu, “Quality Engineering yaklaşımı tam da bunu ifade ediyor. Artık bir testçinin işi sadece doğrulamak değil, kullanıcıyı anlamak, riskleri öngörmek, teknolojiyi en doğru şekilde yönlendirmek ve yazılımın geleceğini tasarlamak. Bu, teknik bilginin ötesinde; stratejik düşünme, analitik bakış, iletişim ve empati becerisi gerektiren bir alan. Artık yazılım ekiplerinin içinde ürün vizyonunu, müşteri beklentilerini ve teknolojik altyapıyı birlikte düşünebilen, kalitenin kültürünü inşa eden çok yönlü uzmanlara ihtiyaç var.” dedi. “Öğrenmeye açık gençlerle aynı ortamda olmak insana umut veriyor” Gençlerle iletişim kurmanın kendisi için oldukça önemli olduğunu belirten Barış Sarıalioğlu, “Kısa süre önce katıldığım DevFest25'te, Quantum Debugging: Kod Kalitesine ve Yazılım Hatalarına Kuantum Gözlüğüyle Bakmak başlığıyla sahnedeydim. Etkinliğe, Fırat Üniversitesi'nin pek çok farklı bölümünden katılan öğrencilerin ilgisi, merakı ve hedefleri beni çok mutlu etti. Ayrıca, Dicle Üniversitesi Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi’nde Öğrenme Tasarımları tarafından düzenlenen Gameathon Diyarbakır’da, Dijital Dünyanın Koruyucuları: Genç ve Çevik Testçiler Atölyesi’nde gençlerle bir araya geldik ve yaratıcılık, oyun, üretim dolu bir gün geçirdik. Soru soran, tartışan, öğrenmeye açık gençlerle aynı ortamda olmak insana umut veriyor.” dedi. “Teknoloji ve Dijital Süreç Ortağı” Kendilerini sadece bir teknoloji ya da yazılım şirketi olarak değil; kurumların dijital yolculuğuna eşlik eden Teknoloji ve Dijital Süreç Ortağı olarak tanımladıklarını belirten Barış Sarıalioğlu, “Kullanıcı odaklı düşünme, sürekli öğrenme ve sürdürülebilir kalite anlayışıyla hem bireylere hem de kurumlara ölçülebilir değer sunmayı hedefliyoruz. Global akreditasyonlara sahip eğitim programlarımızla hem yazılım testinin temellerini öğretiyor hem de yapay zekâ destekli test yaklaşımlarında yeni bir bakış açısı kazandırıyoruz. Sunduğumuz danışmanlık ve eğitim hizmetleriyle yalnızca yerel pazarda değil, aynı zamanda Avrupa başta olmak üzere farklı coğrafyalarda da aktif rol üstleniyoruz. Bankacılık, sigorta, e-ticaret, savunma ve yüksek teknoloji gibi kritik sektörlerde edindiğimiz deneyimle, yazılım test süreçlerinin olgunlaştırılması ve dijital kalite kültürünün yaygınlaştırılması konusunda sektöre yön veren aktörlerden biriyiz. Amacımız, geleceğin sadece test uzmanlarını değil, kaliteyi uçtan uca inşa eden Quality Engineer neslini yetiştirmek.” şeklinde sözlerini sürdürdü.

Togg Deneyim ve Servis Noktaları Yeni İş Birlikleriyle Büyüyor  Haber

Togg Deneyim ve Servis Noktaları Yeni İş Birlikleriyle Büyüyor 

“Bir otomobilden fazlası için” yola çıkan Togg, kullanıcıya daha yakın olma hedefi doğrultusunda Türkiye genelindeki temas noktalarını iş birlikleriyle hızla genişletiyor. Kullanıcıyı her adımda merkeze alan Togg, bugün 9’u sabit 8’i mobil olmak üzere toplam 17 deneyim merkezi; 37’si fiziksel 35’i mobil olmak üzere 72 servis noktasıyla yollardaki 81 bin Togg kullanıcısına hizmet sunuyor. Togg, bu temas ağına ek olarak temsilci bayilik sistemini de devreye alıyor. Bu kapsamda aralık ayı boyunca Antalya ve Gaziantep (Koluman), Bursa (Koçaslanlar Mobilite), Trabzon (Beyazlı Otomotiv) ve Tekirdağ (Volkan Otomotiv) temsilci bayilikleri faaliyete geçecek. Kesintisiz bir deneyim sunulacak Kullanıcılar, temsilci bayiliklerde oluşturulan deneyim alanlarında T10X ve T10F modellerini inceleyebilecek, Trugo’nun hızlı şarj teknolojisi hakkında bilgi alabilecek ve Trumore dijital platformunun sunduğu hizmetleri tanıyabilecek. Satın alma süreci tamamen dijital olarak Trumore üzerinden ilerleyecek. Kullanıcılar, temsilci bayilerin yönlendirmesiyle siparişlerini Trumore üzerinden oluşturacak ve akıllı cihazlarını tercih ettikleri teslim noktalarından alabilecek. Satış sonrası hizmetler, lokasyonun yapısına göre; bazı temsilci noktalarında aynı tesis içinde, bazı lokasyonlarda ise aynı ilde konumlanan yetkili servisler üzerinden sunulacak. Kullanıcılar bilgi alma, deneme sürüşü, satın alma, teslimat ve servis gibi tüm aşamaları kesintisiz bir deneyimle yaşayacak. “Kullanıcılarımıza daha etkin bir şekilde ulaşacağız” Togg Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, konuyla ilgili şunları söyledi: “Togg olarak önceliğimiz, kullanıcılarımıza her temas noktasında en iyi deneyimi sunmak. Aralık ayıyla birlikte Antalya’dan Trabzon’a uzanan yeni temsilci bayilik ve servis noktalarının devreye girmesi, bu yaklaşımımızın güçlü bir yansımasını oluşturuyor. Kullanıcılarımızın ihtiyaç duyduklarında hızla ulaşabilecekleri güvenilir bir çözüm noktasının yakınlarında olduğunu bilmeleri bizim için çok değerli. Satın alma anından aracı deneyimlemeye ve 7/24 ihtiyaç duyabileceği tüm hizmetlere kadar her aşamada yanlarında olduğumuzu hissettirmeyi hedefliyoruz. Bu yeni yapılanmayla Togg ekosistemimizi daha da güçlendirerek, tüm bölgelerde kullanıcılarımıza daha etkin bir şekilde ulaşacağız.” Çok yönlü bir değerlendirme süreci işliyor Togg, temsilci bayilerini belirlerken kapsamlı bir değerlendirme süreci uyguluyor. Finansal kapasiteden tesis uygunluğuna, satış ve servis ekiplerinin yetkinliklerinden organizasyonel yapıya, teknolojik altyapıdan kullanıcıya sunulacak hizmet standartlarına kadar birçok kriter titizlikle inceleniyor. Togg, 2025 yılında beş temsilci bayilik üzerinden ilerleyerek, kullanıcı deneyimi ve operasyonel performansı yakından takip edecek. 2026 yılı genişleme planları ise tamamen kullanıcı geri bildirimleri, saha verileri ve ekosistemin ihtiyaçları doğrultusunda oluşturulacak. Bu yaklaşım, temsilci bayilik yapısının kontrollü ve sürdürülebilir bir biçimde ölçeklenmesini sağlayacak.

EN YAKIT araç şarj sektöründe 2026’da çıtayı yükseltecek Haber

EN YAKIT araç şarj sektöründe 2026’da çıtayı yükseltecek

Türkiye’nin elektrikli mobilite dönüşümüne yön veren EN YAKIT, 2025 yılını operasyonel güçlenme, kullanıcı deneyimi ve iş birlikleri açısından önemli başarılarla tamamladı. Elektrikli araç kullanıcısı sayısının hızla arttığı ve şarj altyapısının ülke genelinde büyümeye devam ettiği 2025’te EN YAKIT, hem teknoloji yatırımlarını hem de kullanıcı odaklı hizmetlerini daha da ileri taşıdı. 2025 yılı boyunca EN YAKIT, şarj süreçlerini sadeleştiren ve kullanıcı deneyimini üst seviyeye taşıyan En-ix “Tak & Şarj Et” teknolojisi ile önemli bir fark yarattı. Sürücüler, cihazlarla etkileşimi en aza indiren bu teknoloji sayesinde daha hızlı, daha konforlu ve daha güvenli şarj deneyimine ulaştı. Artan kullanıcı sayısı ve genişleyen elektrikli araç ekosistemine uyum sağlamak amacıyla müşteri hizmetleri altyapısı da güçlendirildi. Müşteri ilişkileri yönetimi (CRM) tabanlı geliştirmeler, anlık sorun çözme kapasitesini artırarak EN YAKIT kullanıcılarına kesintisiz destek sundu. EN YAKIT Çağrı Merkezi, müşteri memnuniyetinde sektör standartlarının üzerine çıkarak yüzde 98’le rekor performansa ulaştı. Türkiye’de şarj istasyonu erişilebilirliğinin önemli ölçüde arttığı 2025 yılında En Yakıt, yüksek standartlarda seçilmiş kaliteli ve güvenli lokasyonlara yeni cihazlar konumlandırarak kullanıcıların ülke çapında daha kolay ulaşım sağlamasına katkı sundu. Havacılık sektöründeki stratejik iş birlikleri de büyüdü. THY Miles&Smiles ve Shop&Miles program ortaklıkları, EN YAKIT kullanıcılarına ek avantajlar sunarak elektrikli araç sürücülerine değer katan kampanyalarla genişletildi. Markanın görünürlüğünü artıran “EN YAKIT Yanımda” iletişim kampanyası, kullanıcı geri bildirimlerini güçlendirdi ve toplu ücretsiz şarj günleri ile sektörde dikkat çekti. Bunun yanında En Win paketleri ile kullanıcıların şarj maliyetlerine yönelik çözümler geliştirildi. Şarj istasyonlarında düzenli temizlik ve yenilenmiş hijyen protokolleri uygulanarak cihazların kullanım konforu artırıldı. EN YAKIT, yıl boyunca kullanıcı geri bildirimlerini dinleyerek tüm süreçlerini geliştirmeye devam etti. Kurumsal alanda yapılan hamlelerle filo yönetim hizmeti genişletildi, çeşitli kurumlarla iş birlikleri yapılarak filo şarj operasyonlarının daha verimli yönetilmesi sağlandı. Elektrikli dönüşümün toplumun tüm kesimlerine ulaşması hedefiyle 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda çeşitli okullarla iş birliği içinde çocuklara sürdürülebilir ulaşım eğitimi verildi. Kullanıcı bağlılığını artırmayı amaçlayan sadakat programı, 2025 boyunca etkin şekilde işletilerek EN YAKIT topluluğunu büyütmeye devam etti. Yeni yılda yeni hedefler Elektrikli mobilite talebinin hızla arttığı, hızlı şarj yatırımlarının ivme kazandığı ve Türkiye’nin elektrikli araç pazarında Avrupa ortalamasına yaklaşan bir büyüme gösterdiği 2026’da En Yakıt, sektöre yön verecek güçlü hedefler belirledi. Bu kapsamda, mobil uygulama yenilemesi ile kullanıcıların geri bildirimleri doğrultusunda daha akıllı, daha hızlı ve kişiselleştirilmiş bir deneyim sunulacak. Türkiye’nin farklı sektörlerinden markalarla yapılacak yeni iş birlikleri, elektrikli mobilite ekosisteminde yeni değer alanları yaratacak. EN YAKIT, 2026’da da Türkiye’nin en erişilebilir şarj ağı olma hedefini sürdürerek cihaz ağını ülke genelinde güçlü şekilde genişletecek. DC hızlı şarj yatırımları artırılarak kullanıcıların yolculuk deneyimi daha da hızlandırılacak, uzun menzil ihtiyaçlarına yönelik çözümler önceliklendirilecek. Şarj istasyonlarının bulunduğu alanlarda deneyim odaklı hizmetler hayata geçirilecek; sürücülere daha konforlu ve fonksiyonel istasyon ortamları sunulacak. Kurumsal iş birlikleri ve filo çözümleri sayesinde yeni segmentlerde büyüme gerçekleştirilecek. EN YAKIT, Türkiye’nin elektrikli ulaşım dönüşümündeki öncü marka pozisyonunu pekiştirme kararlılığını 2026’da da sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 Edvido, Global Büyüme Hedefine Güçlü Adımlarla İlerliyor Haber

 Edvido, Global Büyüme Hedefine Güçlü Adımlarla İlerliyor

Hızlı ölçeklenme stratejisinin bir parçası olarak kurumsal kimliğini ve dijital kullanıcı deneyimini yenileyen marka, global işletmelerin hizmet arayışında ilk başvurduğu platform olmayı hedefliyor. 2019 yılında Mert Osmanoğlu ve Yağız Can tarafından kurulan Edvido, kullandığı yapay zekâ tabanlı eşleştirme modeli ile şirketlerin pazarlama alanındaki ihtiyaçlarını analiz ederek onları en uygun hizmet sağlayıcılarla buluşturuyor. Platforma dahil olan ajanslar doğrulama süreçlerinden geçerken, yapay zekâ destekli model işletmelere zaman, bütçe ve karar süreçlerinde avantaj sağlıyor. Geçtiğimiz yıllarında, Alesta Yatırım, Sertaç Özinal ile Korun Teknoloji’den yatırım alan ve 2022’de dijitalajanslar.com’u bünyesine katan Edvido; Türkiye’de elde ettiği başarıyı globale taşımayı hedefliyor. “Hedefimiz, global hizmet eşleştirmede ilk akla gelen, teknolojik çözüm ortağı olmak” Yeni kurumsal kimliklerine ilişkin açıklamalarda bulunan Edvido Kurucu Ortağı Mert Osmanoğlu, “Edvido olarak uzun vadeli hedefimiz, yalnızca Türkiye’de değil, global pazarda da işletmelerin ihtiyaç duyduğu hizmetlere erişimde standart belirleyen lider platformlardan biri olmak. Yeni kimlik ve kullanıcı deneyimi tasarımımız, bu vizyonu daha da ileri taşıyor. Tasarımın ilk izlenimlerde belirleyici olduğunu ve kullanıcı deneyimine yapılan yatırımların geri dönüşünü ortaya koyan araştırmalar, bizim için yol gösterici oldu. Bu yeni dönemde kullanıcılarımıza daha hızlı, daha güvenilir ve sezgisel bir deneyim sunarken, markaların ihtiyaç duydukları hizmetlere anında ulaşmalarını sağlayacağız.” diye konuştu. Yeni arayüz ile daha sade ve daha hızlı çözümler sunuyor Edvido’nun web sitesi ve mobil platformları Blurple Studio tarafından yeniden tasarlandı. Sadeleştirilen bilgi akışı, kullanıcıların ihtiyaç duydukları içeriğe daha hızlı ulaşmasını sağlarken; sistematik tipografi, renk seti ve görsel ritim platformda güven hissini güçlendiriyor. Yeni görsel dilde yer alan çizgiler, akışkan formlar ve mikro hareketler; platformun esneyebilen, ölçeklenebilir ve farklı sektörlere uyum sağlayabilen yapısını temsil ediyor. Renk geçişleri ve dinamik grafik anlayışı ise Edvido’nun yaşayan ve kullanıcıyla gelişen marka kimliğini destekliyor. Yeni dönemde kullanıcılara daha hızlı, daha güvenilir ve sezgisel bir deneyim sunacaklarını belirten Osmanoğlu, “Markaların pazarlama alında htiyaç duydukları ajanslara ve yazılım şirketlerine anında ulaşmalarını sağlıyoruz. Ayrıca, yapay zeka destekli matching sistemimizle işletmelerin ihtiyaçlarına en uygun ajanslarla eşleşme sürecini hızlandırıyor, AI chatbot ile kullanıcılarımızın sorularına anlık ve kişiselleştirilmiş yanıtlar sunuyoruz. Yeni geliştirilen mobile app’imiz ile de hizmet sağlayıcılarımızın süreçlerini daha verimli yönetmelerine imkan tanıyarak, platformumuzun ekosistemini daha güçlü ve erişilebilir hale getiriyoruz.” dedi.

Sağlıkta Finansal Erişimi Kolaylaştıran Venlo, Yatırım Aldı Haber

Sağlıkta Finansal Erişimi Kolaylaştıran Venlo, Yatırım Aldı

Fintech ve Healthtech alanlarında faaliyet gösteren yerli girişim Venlo, Kayacan Ventures'tan yatırım aldı. Türkiye'de sağlık sektörüne özel dikey odaklanan ilk fintech çözümü olarak konumlanan Venlo, bu yatırımla birlikte ulusal ve uluslararası pazarlardaki büyüme hedeflerine hız vermeyi amaçlıyor. Girişim, bireylerden sağlık profesyonellerine, eczanelerden hastanelere kadar tüm sağlık ekosistemini kapsayan paydaşları ortak bir dijital finansal ağda buluşturuyor. Sağlık sektörünün güvenli, erişilebilir ve avantajlı koşullarda finansal süreçlerini yönetme misyonuyla hareket eden Venlo; dijital cüzdan, cashback ve HNPL gibi inovatif hizmetleri tek bir platformda sunuyor. Ulaş Kayacan: "Venlo, Sağlık Harcamalarını Daha Erişilebilir Kılıyor" Yatırıma ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kayacan Ventures Yönetim Kurulu Başkanı Ulaş Kayacan, "Sağlık sektörü, finansal teknolojilerin dönüştürücü etkisini en güçlü hisseden alanlardan biri haline geliyor. Venlo, bu dönüşümün merkezinde yer alarak, bireylerin sağlık harcamalarını daha erişilebilir ve yönetilebilir hale getiriyor. Sağlıkta güven, kolaylık ve verimlilik odağında geliştirilen bu modelin Türkiye'de öncü, Avrupa ve MENA bölgesinde ise hızla büyüyen bir çözüm olacağına inanıyoruz. Kayacan Ventures olarak, Venlo'nun vizyonuna katkı sunmaktan ve bu dönüşüm hikayesinin bir parçası olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz" dedi. Volkan Dövenci: "Sağlıkta Finansal Dönüşümü Hızlandırıyoruz" Sağlıkta finansal dönüşümün önemine dikkat çeken Venlo Kurucu Ortağı Volkan Dövenci, "Sağlık harcamaları, bireyler için artan bir finansal yük haline gelirken; sağlık profesyonelleri ve kurumlar için de tahsilat süreçleri, kampanya yönetimi ve kullanıcı deneyimi açısından verimlilik sorunları yaratıyor. Bu noktada devreye giren Venlo, sağlık sektöründe finansal erişimi kolaylaştıran, güvenli ve entegre çözümleriyle bu yapısal soruna gelişmiş bir alternatif sunuyor. Sağlık sektörünün dijital bankacılık platformu olma yolunda ilerliyoruz. Geliştirdiğimiz dijital cüzdan, cashback ve Health Now Pay Later (HNPL) özellikleriyle bireylerin sağlık harcamalarını avantajlı ve esnek biçimde yönetmesini sağlıyoruz. Aynı zamanda eczaneler, klinikler, laboratuvarlar, özel hastaneler, diyetisyenler, diş hekimleri, psikologlar, veterinerler ve pet shoplar gibi sağlık ekosisteminin tüm paydaşlarını tek bir finansal altyapı altında buluşturuyoruz. Kayacan Ventures'tan aldığımız yatırımla birlikte çalışmalarımızı büyüterek Türkiye'de sağlıkta finansal dönüşümü hızlandırmayı ve kısa vadede Avrupa pazarına açılmayı hedefliyoruz" açıklamasında bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Arçelik, “Türkiye’nin Lovemark’ları” Araştırmasında 17. Kez Zirvede Haber

Arçelik, “Türkiye’nin Lovemark’ları” Araştırmasında 17. Kez Zirvede

Arçelik Pazarlama ve Stratejiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ragıp Balcıoğlu, “70 yıldır ‘Teknolojiyle Hayatın Kalbinde’ yer alan bir marka olarak, insanların yaşamını kolaylaştırma sorumluluğuyla hareket ediyoruz. Bizi her gün yeniden motive eden en büyük güç, tüketicilerimizin bize duyduğu güven ve verdikleri değer. Onlardan gelen her geri bildirim, ürün ve hizmetlerimizi geliştirme yolculuğumuzda bize yol gösteriyor. Bizi bir kez daha Türkiye’nin Lovemark’ı seçen tüketicilerimize teşekkür ediyoruz. Bu güveni korumak ve her temas noktasında daha iyi bir deneyim sunmak, en temel önceliğimiz olmaya devam ediyor. Onların beklentilerini dikkatle dinliyor, hayatlarına gerçek anlamda dokunacak çözümler geliştirmek için çalışıyoruz. Tüketicilerin artık yalnızca ürün değil, anlam ve değer aradığı bir dönemde, bizim için ‘en sevilen marka’ olmanın ölçütü; teknolojiyi, sürdürülebilirliği ve güveni bir arada sunabilmek. Değişen tüketici beklentilerine uyum sağlayarak, yaşamı kolaylaştıran ve değer katan çözümler üretmek her zaman önceliğimiz oldu. Güven duygusunu her gün yeniden inşa ederek Lovemark unvanını 17 yıl boyunca koruyabilmemiz, tüketicilerimizin markamıza duyduğu güvenin ve gönül bağının en güçlü göstergesi. En sevilen marka olmanın sorumluluğunu ve yolculuğumuzun ruhunu, geçmişten aldığımız ilhamla geleceğe taşımaya devam edeceğiz” diye konuştu. Türkiye’nin lider ev teknolojileri markası Arçelik, MediaCat öncülüğünde Ipsos tarafından gerçekleştirilen “Türkiye’nin Lovemark’ları” araştırmasında bu yıl da beyaz eşya kategorisinin birincisi seçildi. Tüketiciyle kurduğu güçlü bağın bir göstergesi olarak “17 yıldır üst üste” Türkiye’nin en sevilen markası olmayı başaran Arçelik, tüm kategorilerde 17 yıldır Lovemark olmayı başaran tek marka oldu. Arçelik’in Türkiye’de milyonlarca haneyle uzun yıllara yayılan bu güven ilişkisinin her zaman yenilik, ilkler ve güven üzerine inşa edildiğini vurgulayan Arçelik Pazarlama ve Stratejiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ragıp Balcıoğlu, “70 yıllık yolculuğumuz boyunca en çok değer verdiğimiz şey, tüketicilerimizle kurduğumuz güçlü ve samimi ilişki oldu. Türkiye’nin en sevilen markalarından biri olmamızın temelinde, insanların hayatına dokunan, güven veren ve bu güveni her gün yeniden inşa eden bir anlayış yatıyor. ‘Teknolojiyle Hayatın Kalbinde’ yer alan bir marka olarak, insanların yaşamını kolaylaştırma sorumluluğuyla hareket ediyoruz. Bizi her gün yeniden motive eden en büyük güç, tüketicilerimizin bize duyduğu güven ve verdikleri değer. Onlardan gelen her geri bildirim, ürün ve hizmetlerimizi geliştirme yolculuğumuzda bize yol gösteriyor. Bizi bir kez daha Türkiye’nin Lovemark’ı seçen tüketicilerimize teşekkür ediyoruz. Bu güveni korumak ve her temas noktasında daha iyi bir deneyim sunmak, en temel önceliğimiz olmaya devam ediyor. Onların beklentilerini dikkatle dinliyor, hayatlarına gerçek anlamda dokunacak çözümler geliştirmek için çalışıyoruz. Tüketicilerin artık yalnızca ürün değil, anlam ve değer aradığı bir dönemde, bizim için ‘en sevilen marka’ olmanın ölçütü; teknolojiyi, sürdürülebilirliği ve güveni bir arada sunabilmek. Değişen tüketici beklentilerine uyum sağlayarak, yaşamı kolaylaştıran ve değer katan çözümler üretmek her zaman önceliğimiz oldu. Güven duygusunu her gün yeniden inşa ederek Lovemark unvanını 17 yıl boyunca koruyabilmemiz, tüketicilerimizin markamıza duyduğu güvenin ve gönül bağının en güçlü göstergesi. 17 yıl üst üste ‘Lovemark’ unvanına layık görülmemiz, bu başarıyı bizim için çok daha değerli kılıyor. Biz teknolojiyi, evlerin ritmine uyum sağlayan, günlük yaşamı kolaylaştıran ve aile içinde paylaşılan değerli anları güçlendiren bir deneyim olarak tasarlıyoruz. Dayanıklılık, tasarım, kullanıcı deneyimi ve sürdürülebilirliği bir bütün olarak ele alıyor; Türkiye’nin dört bir yanında yaygın bayi ve servis ağımızla ürünlerimizi evlere ulaştırıyoruz. Bu başarı, Arçelik’e gönülden bağlı milyonlarca ailenin sevgisiyle ve işini tutkuyla yapan tüm ekip arkadaşlarımızın emeğiyle mümkün oldu. En sevilen marka olmanın sorumluluğunu ve yolculuğumuzun ruhunu, geçmişten aldığımız ilhamla geleceğe taşımaya devam edeceğiz” diye konuştu. MediaCat ve Ipsos iş birliğiyle yürütülen “Türkiye’nin Lovemark’ları” araştırması, 15–55 yaş aralığında kadın erkek oranı eşit, Türkiye temsili 2000 kişi ile gerçekleştiriliyor. Araştırmada farklı yaş, cinsiyet ve sosyo-ekonomik gruplardan katılımcıların markalarla ilgili algıları, duygusal bağlılıkları, güven düzeyleri ve tercih motivasyonları değerlendiriliyor. Sayısal veriler üzerinden yapılan analizler, markaların tüketici zihnindeki konumunu ve sevgi–güven ilişkisinin gücünü ortaya koyuyor.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.