Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kültür

Kapsül Haber Ajansı - Kültür haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kültür haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Uluslararası Gastronomi Film Festivali Kars’ta Başladı! Haber

Uluslararası Gastronomi Film Festivali Kars’ta Başladı!

Gastronomi ve Sinemanın Buluşması Kars’ta Festivalin ilk etkinliği öncesinde açılış konuşmasını gerçekleştiren Uluslararası Gastronomi Film Festivali (UGFF) Kurucu Direktörü Gülper Ergün, “Bu yola çıkarken, Anadolu'nun zengin kültürel mirasını gastronomi ekseninde sinemanın güçlü anlatım diliyle uluslararası arenaya taşıyıp, hak ettiği değeri dünya vitrininde buluşturmayı hedefledik. Tabii ki bu yolculuğu düşünürken en önemli lokasyonlarımızdan biri Kars'tı. Şu anda yakından keşfettiğimiz ve bulunduğumuz için çok mutlu olduğumuz bir lokasyondayız. Kars’ın katman katman bir kültürü ve kültürel mirası var. O yüzden bizim için çok anlamlı bir lokasyon. Buradan çok beslenerek gideceğimize inanıyoruz. Ve umuyoruz ki geçen nisan ayında Londra'da olduğu gibi Kars'ı değişik uluslararası lokasyonlarda da tanıtabilme şerefine nail oluruz.” dedi. İlk Gün Dolu Dolu Etkinliklerle Sürdü Festivalin ilk etkinliği olan “Gastro Sınıf: Mutfağın Vicdanı: Gastronomide Etik ve Sürdürülebilirlik”te Efe Çetin ve Yalçın İnam festival katılımcılarıyla buluştu. Efe Çetin, Kars gastronomisinin yalnızca kaz, gravyer ve diğer yöresel ürünlerden ibaret olmadığını, bu ürünlerin gerçek değerini doğru işleyen, doğru tanıtan ve hikâyesini misafirlere doğru şekilde aktaran şeflerin belirlediğini ifade etti. Çetin, Kars mutfağının en önemli unsurlarından birinin ise üreticilerin yıllara yayılan emeği, sabrı ve özverisi olduğunu vurguladı. Yalçın İnam ise festival fikrini ilk kez dört yıl önce duyduğunda büyük heyecan yaşadığını belirterek, "Festivalin birçok edisyonunda destekçi oldum. Kars'ta böyle bir organizasyonun hayata geçmesi için de elimden gelen katkıyı sundum. Kars'ı çok seviyorum ve böylesine kültürel bir etkinliği memleketimize kazandırmayı kendimize bir sorumluluk olarak gördük." dedi. Etkinliğin ardından UGFF Uluslararası Yarışma Kısa Belgesel Seçkisi kapsamında “Salyangozun Yolculuğu, The Table ve Agop'un Kazı” belgesellerinin gösterimleri gerçekleştirildi. Günün bir diğer etkinliği olan UGFF Söyleşisi “Ustalık, Zanaat ve Hikâye: Bir Yemeği Kültüre Dönüştüren Nedir?” kapsamında ise Derya Oruçoğlu’nun moderatörlüğünde Cüneyt Asan, Hazer Amani, Suat Yılmaz ve Süleyman Tarakçı festival katılımcılarıyla bir araya geldi. Etkinlikte konuşan Suat Yılmaz, “Babamı kaybettikten sonra, dokuz kardeşli bir ailenin en büyük erkek çocuğu olarak sorumluluğu üstlenmek zorunda kaldım; İstanbul'da mutfakta ve bulaşıkta başlayan yolculuğum, bugün Beylerbeyi ve Göztepe'de yaklaşık 22 yıldır hizmet veren iki restoranla devam ediyor. Biz yalnızca balık servis etmiyoruz; her tabağın bir hikaye taşıdığına inanıyor, Çıldır Gölü'nün balığını ve Kars'ın zengin gastronomi kültürünü misafirlerimizle buluşturmaktan büyük gurur duyuyoruz.” dedi. Cüneyt Asan ise “Her şey çocuklukta başlıyor. Hikayeniz yoksa hikaye olursunuz. Coğrafya kaderdir derler genel de değil mi? Aslında değiştirmezseniz kaderdir ama coğrafyanızı değiştirirseniz eğer kader olmaktan çıkar. Gerçek emektir, dünyanın en kutsal teri alın teridir. Yeterince koyduğunuzda hak olarak mutlaka size geri gelir. İşte bizdeki hikayede bu, biz mecburen hikaye yazmak zorunda olanlardanız. Bugün binlerce çocuk yetiştirdim, etle ilgili tüm devrimleri yaptım, sildim ve yeni baştan etin hikâyesini yazdım.” dedi. Hazer Amani de “Hayatınızda para harcayarak zengin olabileceğiniz tek şey tatil yapmak. Ama kültür tatili yapmak. Benim her yaptığım tatilde tamam bütün kazandığım parayı yaptığım bu tatillere, yaptığım bu gezilere ve seyahatlere harcadım. Ama her gittiğim ülkeden de her gittiğim şehirden de bir sürü şey kattım kendime. Onlar benim silahlarım oldu. Sırtımda onlara taşımaya başladım.” dedi. Süleyman Tarakçı ise “İnsanların yerleşik hayata geçtiği andan itibariyle yerine sahip çıkan, geliri koruyan, doğurgan olan ve yönetmen olan hep kadın oldu. Dolayısıyla yine bir bölge kalkınacaksa, yine bizim kadınımızın eliyle kalkınacağına inanıyorum. Yöresel mutfakların markalaşması ve sürdürülebilirliği, kültür emperyalizmine karşı bir dirençtir.” dedi. Kars’ta Söyleşilerle Dolu Bir Gün Festivalin ilk günü Singapurlu Mimar Kay Ngee Tan’ın gerçekleştirdiği “UGFF Söyleşi: Hikayeler Anlatan Mekanlar Tasarlamak” ile devam etti. Kay Ngee Tan, Kars’ta olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi. Orhan Pamuk’un Kar kitabını okuduğunu da belirten Tan, bundan yıllar önce Kars’ta Ani’ye geldiğini ve buranın doğal güzelliğinin kendisine birçok şey anlattığını söyledi. Tan, Singapur’un tarihi ve mimari yapısından örneklerle söz etti ve şu ana kadarki çalışmalara dair örnekler ile gelecek dönem planlarını aktardı. Tan ayrıca, mevcut olanı üzerinden değiştirip, kullanılabilir bir hale getirdiklerini söyledi. Festival, Taşkın Çağatay Yamen’in moderatörlüğünde Aliona Palazhchenko, Deniz Zeyrek’in katılımıyla gerçekleştirilen “UGFF Söyleşi: Sofradan Perdeye; Kars'ın Kültürel Hafızası” etkinliği ile sürdü. Aliona Palazhchenko, uzun süre önce Rusya’dan Türkiye’ye geldiğini ve Ankara’da yaşadığını belirtti. Palazhchenko, uzun yıllardır gazetecilik mesleğini devam ettirdiğini, Türkiye’de aynı zamanda kültür sanat alanına yöneldiğini belirtti. Kars’a ile ilgili de değerlendirmelerde bulunan Palazhchenko, yöresel lezzetlerle ilgili sürekli olarak yurt dışındaki arkadaşlarına bilgiler verdiğini ve bu lezzetleri aktardığını söyledi. Aliona Palazhchenko’dan sonra söz alan Deniz Zeyrek, “Benim aklımda sinemayla, yemek arasında bir bağlantı var. Her zaman bunu söylerim. Bir şehri tanımak istiyorsanız önce mutfağına bakın. Sonra hikayelerine bakın. O şehri daha iyi tanımak istiyorsanız yemeklerinin hikayesine bakın. Gerçekten de baktığımız zaman bizim kültürümüzde yemek sadece karın doyuran, açlığı gideren bir şey değil. Hepsi bir geçmişe, bir hikayesi ve bir anlamı var. İşte sinemada böyle bir şey.” dedi. Festivalde Sine Sınıf etkinlikleri kapsamında İnan Ercan’ın moderatörlüğünde, Ertuğrul Karslıoğlu, Faruk Hacıhafızoğlu ve Reis Çelik’in katılımlarıyla “Kars Filmleri Üzerine” etkinliği gerçekleştirildi. Etkinlikte konuşan Reis Çelik, “1973'ten beri belgesel yapmaya çalışıyorum. İlk yola çıktığım belgesellerin başında süregelen kültür geliyor. Kars geliyor. Neden Kars geliyor? Çünkü bir az önceki arkadaşlarımızın söylediği gibi bu coğrafya; tarihin, kültürün ve sanatın ciddi olarak birbirine geçtiği enteresan bir kent. Yani burada çekilen bütün filmlerin hepsi bana göre aynı zamanda belgesel.” dedi. Reis Çelik de Kars’ın çok farklı bir yapısının olduğunu vurguladı. Çelik, “Bana göre ki öyle de yemek kültürü, sanatı, müziği... Bir sadeleşme kültürü var burada. Çok şehirde rastlamayacağınız bir sadeleşme kültürü var. Bu kültürün bu kadar sadeleşmiş söylem konusunda da kendisini ifade etmek konusunda da Türkiye'den çok ayrılan bir özelliği var. Hikaye anlatma geleneği burada oldukça gelişmiş. Herhangi bir köylüde, herhangi bir sıradan bir insanda... Bir edebiyatçı gibi bakar olaya ve anlatmaya başlar. Biz tarlaya yoğurt götürüyorduk diye... Ne götürüyorsun diye sorduğun zaman... Evdeki olaydan başlar, yoğurdu oraya gelmesine... Gittiğinde neler olacağını hepsine çok güzel bir şekilde anlatır.” dedi. Faruk Hacıhafızoğlu ise: “Kars'ta film yapmak böyle bir şey oldu. Ama çok güzel oldu. Neden çok güzel oldu? Çünkü hiçbir şeyi esirgemedik Kars'ta. Yani Kars'ta 100 yıllık tarihin en azından ben 50 yıllık tarihime dair kimisinin ismini verdik, kimisinin türküsünü, kimisinin ezanını. Bir şehirde geçmişiyle beraber boşluk bıraktığımız bir şey kalmadı. O yüzden biz şehrin filmini yaptık. Hikayesini ona göre kurduk. Oyuncularda, şehrin kendisi bir karakter oldu. Çocukluk arkadaşlarım bir karakter oldu.” dedi. Festivalde ayrıca Rıza Sönmez’in yönetmenliğini üstlendiği "Orhan Pamuk'a Söylemeyin Kars'ta Çektiğim Filmde Kar Romanı da Var" filminin gösterimi yapıldı. Gösterim sonrasında Sönmez, festival katılımcılarının sorularını yanıtladı. Filmde 130’dan fazla Kars’tan insanın oynadığını vurgulayan Sönmez, filmin isminde reklamcılık kalıplarını kullandıklarını, Orhan Pamuk’un isminin geçmesinin filme büyük katkı sunduğunu söyledi. Sönmez ayrıca filmde, Orhan Pamuk’un Kar ve Masumiyet Müzesi romanlarına göndermeler olduğunu söyledi. Festivalde ilk gün, Stephen Chbosky yönetmenliğini üstlendiği Nonnas (Büyükanneler Restoranı) filminin açık hava gösterimiyle son buldu. Uluslararası Gastronomi Film Festivali’nde Heyecan Devam Ediyor! Festivalin ikinci günü Boğatepe’de devam edecek. Festivalde ikinci gün kültürel miras, eğitim ve sinemayı buluşturan etkinlikler gerçekleştirilecek. Müze açılışları, belgesel gösterimleri, yönetmen söyleşileri ve eğitim odaklı panellerle bölgenin tarihi ve kültürel birikimi farklı yönleriyle değerlendirilecek. Günün sonunda ise Kars Merkez’de düzenlenecek açık hava gösterimiyle sinemaseverler bir araya gelecek. Festivalin son gününde katılımcılar, Ani’de düzenlenecek kültürel gezi programında bir araya gelecek. Tarihi mirasın yerinde deneyimleneceği programla festival, Kars’ın tarihini, gastronomisini ve sinema kültürünü bir araya getiren bütüncül bir deneyimle sona erecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Düzce'de Tarihi Yapıda Restorasyon Çalışmaları Hız Kesmeden Sürüyor Haber

Düzce'de Tarihi Yapıda Restorasyon Çalışmaları Hız Kesmeden Sürüyor

Akçakoca’da uzun yıllardır atıl durumda bulunan tarihi cezaevi binası, Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü’nün projesiyle bilginin ve kültürün yeni adresi olmaya hazırlanıyor. Özgün mimarisi korunarak kütüphane ve kafe olarak yeniden işlevlendirilecek tarihi yapıda restorasyon çalışmaları tüm hızıyla sürüyor. Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü’nün vizyon projeleri arasında yer alan ve Akçakoca’da uzun yıllardır atıl durumda bulunan tarihi cezaevi binasının kütüphaneye dönüştürülmesi için başlatılan restorasyon çalışmaları aralıksız sürüyor. Kocaeli Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından onaylanan proje kapsamında, tarihi dokusu ve özgün mimari kimliği titizlikle korunan yapı, kütüphane ve sosyal yaşam alanı olarak yeniden işlevlendiriliyor. Akçakoca Osmaniye Mahallesi’nde bulunan ve 340 metrekare kapalı alana sahip tarihi yapıda yürütülen restorasyon kapsamında, yapının iç duvarlarında yürütülen temizlik çalışmalarının yaklaşık yüzde 80’i tamamlanırken, temel altında tespit edilen boşlukların güçlendirilmesi amacıyla enjeksiyon uygulamasına başlandı. Temel altındaki iki kat sıva çalışması tamamlanırken, drenaj çukuru açılarak atıksu bağlantıları da gerçekleştirildi. Yapının uzun yıllar güvenli şekilde hizmet verebilmesi amacıyla enjeksiyon çalışmalarının ardından yalıtım uygulamalarına geçildi. Borulama işlemlerinin tamamlanmasının ardından mıcır altına toprak serimi gerçekleştirilecek. Çevre düzenleme kapsamında yapı çevresinde zemin tesviyesi yapılırken, güvenlik amacıyla kamera sistemleri de kuruldu. Tarihi yapının çatı bölümündeki temizlik çalışmaları ise aralıksız devam ediyor. Tamamlandığında kütüphane ve kafe olarak hizmet verecek binada; bireysel ve grup çalışma alanları, okuma salonları, kitaplık bölümleri, sergi odası ile farklı yaş gruplarına hitap edecek sosyal alanlar yer alacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Körfez Aqua Açılışı İle Şehirde Yankı Uyandırdı Haber

Körfez Aqua Açılışı İle Şehirde Yankı Uyandırdı

Körfez Aqua Kıtalar Akvaryumu, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından kente kazandırıldığı ilk günde vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılandı. Açılış heyecanını paylaşmak amacıyla 20-21 Haziran tarihlerinde ücretsiz ziyaret imkânı sunulan akvaryum, her yaştan ziyaretçinin akınına uğrayarak kısa sürede kentin en dikkat çeken yeni cazibe noktalarından biri haline geldiğini ortaya koydu. REKOR ZİYARETÇİ SAYISI VE YOĞUN KATILIM Doğal yaşamı ve farklı kıtalara özgü su altı ekosistemlerini bir araya getiren Körfez Aqua, açılışın ilk gününde 10.00-21.30 saatleri arasında 15.150 ziyaretçiye ulaşarak önemli bir ilgi gördü. Sabahın erken saatlerinden itibaren oluşan yoğun kuyruklar, tesisin vatandaşlar tarafından ne denli merakla karşılandığını ortaya koyarken, aileler ve çocuklar akvaryumun sunduğu görsel deneyimi yakından inceleme fırsatı buldu. ÖZEL BİREYLER, HAMİLELER SIRADA BEKLETİLMEDİ Öte yandan Körfez Aqua’ya gelen ziyaretçiler ve çocukları için tüm detaylar düşünüldü. Sıranın kendilerine gelmesini bekleyen vatandaşlar için su ikramı, çocuklar için şeker ikramı ve akvaryum konseptli çizgi film gösterimi sadece bunlardan bazıları oldu. Özel bireyler ve aileleri ile hamileler sırada bekletilmeden içeriye alındı. Ayrıca Körfez Aqua Hatıra Mağazası’nda Körfez Aqua ve Kocaeli’ye özgü birçok ürün uygun fiyatlarla satışa sunuldu. BÖLGENİN YENİ CAZİBE MERKEZİ Vatandaşların büyük beğenisini kazanan tesis; modern mimarisi, zengin canlı çeşitliliği ve eğitici içerikleriyle yalnızca bir gezi alanı değil, aynı zamanda öğrenme ve keşif merkezi olarak da öne çıkıyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin vizyon projeleri arasında yer alan bu yatırım, hem Kocaeli’den hem de çevre illerden gelecek ziyaretçiler için güçlü bir turizm ve sosyal yaşam alternatifi sunuyor. İZMİT MİLLET BAHÇESİ İLE BÜTÜNLEŞEN YENİ YAŞAM ALANI İzmit Millet Bahçesi, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen dönüşümle kente kazandırılan önemli bir yaşam alanı olarak; yeşil alanları, sosyal donatıları, kütüphanesi ve sanat galerisiyle çok yönlü bir kamusal merkez haline geldi. Körfez Aqua’nın hizmete açılması ise Millet Bahçesi’ni yalnızca bir rekreasyon alanı olmaktan çıkararak kültür, eğitim ve turizmi buluşturan alana dönüştürdü. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Trakya’nın Gücüne Güç Katacak Stratejik İşbirliği Haber

Trakya’nın Gücüne Güç Katacak Stratejik İşbirliği

Encümen toplantısında üye belediyelerin hizmet kapasitesini güçlendirecek ve bölgesel kalkınmaya katkı sunacak projeler ele alındı. Toplantının ardından Trakya Belediyeler Birliği ile Trakya Kalkınma Ajansı arasında imzalanan işbirliği protokolüyle, üye belediyelerin Avrupa Birliği hibe programları ile ulusal ve uluslararası fon kaynaklarından daha etkin yararlanmasının önü açıldı. BELEDİYELERİN PROJE KAPASİTESİ GÜÇLENECEK Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mahmut Şahin ile Trakya Belediyeler Birliği ve Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer tarafından imzalanan protokol kapsamında, üye belediyelerin proje üretme kapasitelerinin artırılması, fon kaynaklarına erişimlerinin kolaylaştırılması ve bölgesel kalkınmaya yönelik ortak projelerin geliştirilmesi amaçlanıyor. FON KAYNAKLARINA ERİŞİM GÜÇLENECEK İşbirliği çerçevesinde sosyal ve ekonomik kalkınma, tarım, hayvancılık, turizm, kültür, iklim değişikliği, doğal afetler, sürdürülebilir enerji ve sanayi altyapısı gibi birçok stratejik alanda ortak çalışmalar yürütülebilecek. Ayrıca ulusal ve uluslararası fon çağrılarının düzenli olarak takip edilmesi, belediyelerin bu süreçler hakkında bilgilendirilmesi ve uygun paydaşlarla eşleştirilmesi sağlanacak. GÜÇLÜ İŞBİRLİĞİ, GÜÇLÜ TRAKYA Toplantının ardından değerlendirmelerde bulunan Candan Başkan, “Trakya Belediyeler Birliği olarak Trakya’mızı güçlendirecek çalışmalarımıza devam ediyoruz. Trakya Kalkınma Ajansı ile imzaladığımız işbirliği protokolü sayesinde üye belediyelerimizin Avrupa Birliği hibe programları ve desteklerinden daha etkin yararlanabilmeleri için önemli bir adım attık. Güçlü işbirliği ve ortak akıl ile ‘Hep Birlikte Daha Güçlü Trakya’ vizyonuyla bölgemiz için çalışmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

20. Yaşama Değer Katanlar Ödülleri Sahiplerini Buldu! Haber

20. Yaşama Değer Katanlar Ödülleri Sahiplerini Buldu!

Bilimden sanata, diplomasiden sivil topluma, yerel yönetimlerden ekonomiye kadar ürettikleri projelerle toplumsal dönüşüme öncülük eden ve geleceğe ilham veren isimler, Areks Kimya'nın ana sponsorluğunda düzenlenen görkemli gecede onurlandırıldı. İş, diplomasi, cemiyet ve sanat dünyasını bir araya getiren görkemli geceye uluslararası katılım da üst düzeydeydi. Törende; Kuzey Makedonya Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu İdris Fazlioski, Kosova Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Suzan Novoberdaliu, Arnavutluk Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Armand Shandro, Karadağ İstanbul Başkonsolosu Branislav Karadžić, Hırvatistan Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Ivana Zerec, Bulgaristan İstanbul Konsolosu Toşhko Tomov, Edirne Karadağ Fahri Konsolosu Naser Alim, Romanya İstanbul Konsolosu Valentine Macec ve Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (KEİ) Nezdinde Ermenistan Daimi Temsilcisi Büyükelçi Nairi Petrossian diplomatik misyon temsilcileri olarak yer aldı. Ekonomi ve iş dünyasının lider isimlerinin de yoğun ilgi gösterdiği gecede; Erdem Holding Yönetim Kurulu Başkanı Zeynel Abidin Erdem, Dedeman Hotelleri Yönetim Kurulu Üyesi Banu Dedeman, Jolly Tur Yönetim Kurulu Başkanı Mete Vardar, Altınbaş Holding Yönetim Kurulu Başkanı İmam Altınbaş, organizasyonun ana destekçisi Areks Kimya Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kılıç, Anikya Çini Yönetim Kurulu Başkanı Sevinç Öztürk, ALDO Grup Yönetim Kurulu Başkanı Ali Doğan ve Reis Gıda Yönetim Kurulu Üyesi Işılay Reis'in yanı sıra medya ve sanat dünyasının önde gelen pek çok seçkin ismi de davetliler arasındaydı "Yarının Dünyasını Şekillendiren En Büyük Güç, Yaşama Katılan Değerdir" Törenin açılışında, organizasyonun çeyrek asra yaklaşan kurumsal hafızasına ve yarattığı toplumsal etkiye dikkat çeken Prestige Uluslararası İlişkileri Geliştirme Platformu Başkanı Mehmet Gözcü, konuşmasında şu güçlü mesajlara yer verdi: "Prestige Platformu olarak, tam 20 yıldır köklü bir gelenekle iş dünyasından bilime, sanattan diplomasiye kadar çok geniş bir yelpazede, insanlık ve ülkemiz adına sürdürülebilir değer yaratan adımları desteklemekten büyük bir gurur duyuyoruz. Bu gece burada sadece başarıları ödüllendirmiyoruz; geçmişin kazanımlarını kurumsal bir hafıza olarak yarının vizyonuna taşıyoruz. Ürettikleri projelerle toplumsal ve ekonomik kalkınmaya katkı sağlayan, cesaretleri ve emekleriyle yaşama değer katan tüm paydaşlarımıza, ödül sahiplerimize ve bu vizyona ortak olan kıymetli konuklarımıza şükranlarımı sunuyorum." Platformun Türkiye ile Balkan ülkeleri arasında kültürel ve ekonomik iş birliklerinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar da yürüttüğünü belirten Gözcü, bu kapsamda çok sayıda uluslararası etkinlik gerçekleştirdiklerini söyledi. Yaşama Değer Katan Ödülleri'nin de ülkeler arasındaki dostluk ve iş birliğinin güçlenmesine katkı sunduğunu ifade eden Gözcü, platform olarak konsolosluklar, odalar, organize sanayi bölgeleri ve federasyonlarla hayata geçirdikleri projelerle bölgesel iş birliklerini desteklemeyi sürdürdüklerini vurguladı. İlham Veren Başarılar: 20. Yaşama Değer Katanlar Ödül Sahipleri Jüri değerlendirmesi sonucunda, Türkiye'nin ve dünyanın geleceğine yön veren, kendi alanlarında çığır açmış çalışmalarıyla ödüle layık görülen isimler şu şekilde: SANAT: Prof. Dr. Cihat Aşkın (Keman Virtüözü, Besteci ve Akademisyen) EDEBİYAT VE YAZIN DÜNYASI: Sadık Usta (Tarihçi, Yazar, Çevirmen) BİLİM: Prof. Dr. Derya Unutmaz (The Jackson Laboratory / İmmünoloji ve Yaşlanma Araştırmaları) TEKNOLOJİ: Erol Bilecik (Index Grup Şirketleri Yönetim Kurulu Başkanı) TURİZM: Hüseyin Gazi Coşan (İBB Turizm Müdürü) YEREL YÖNETİM: Abdullah Özyiğit (Mersin Yenişehir Belediye Başkanı) EKONOMİ: Vahap Munyar (Ekonomi Gazetecisi) TOPLUMSAL FARKINDALIK: Ezgi Gözeger (Televizyon Sunucusu ve Haber Spikeri) SİVİL TOPLUM: Mürteza Sulooca (Yeni Balkan Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni) ÇEVRE BİLİNCİ: Didem Eryar Ünlü (Sürdürülebilirlik Editörü) KADIN HAKLARI: Prof. Dr. Fatmagül Berktay (Siyaset Bilimci ve Yazar) ÇOCUK HAKLARI: Mine Ekinci (KODA - Köy Okulları Değişim Ağı Kurucusu ve Genel Koordinatörü) EĞİTİME KATKI: Mirkan Aydın (Nesibe Aydın Okulları Başkan V.) KÜLTÜR: Prof. Dr. Nurettin Arslan (Assos Antik Kenti Kazı Heyeti Başkanı) YILIN DİPLOMATI: Armand Shandro (Arnavutluk Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu) ENGELLİ HAKLARI: Kerim Altınok & Selim Altınok (Hukukçu, Engelli Hakları Savunucusu) HAYVAN HAKLARI: Prof. Dr. Hüseyin Hatemi (Hayvan Hakları Savunucusu, Yazar) GENÇLERİN SEÇİMİ ÖDÜLÜ: Muhammed Ali Taştan (MEF Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Öğrencisi- Girişimci) Kültürel Miras ve Edebi Dokunuş Gece kapsamında, Anadolu'nun en köklü kültürel miraslarından biri olan İznik çini sanatından ilham alınarak Anikya İznik Çini tarafından özel olarak tasarlanan ödüller sahipleriyle buluştu. Kültürel bağların vurgulandığı gecede ayrıca, Ali Doğan'ın büyük beğeni toplayan "Sabırla Akan Bir Ömür" adlı eseri; organizasyona katkı sunan jüri üyelerine, destekçilere ve protokol konuklarına anlamlı bir anı hediyesi olarak takdim edildi. Ödül Tarihinde Bir İlk Yaşama Değer Katanlar Ödülleri kapsamında bu yıl bir ilke daha imza atıldı. Ödül değerlendirme süreci ilk kez jüri sınırlarının dışına taşınarak gençlerin vizyonuna ve beğenisine açıldı. MEF Üniversitesi öğrencilerinin oylarıyla belirlenen "MEF Özel Ödülü", MEFTEKMER bünyesinde geliştirdikleri başarılı projelerle dikkat çeken öğrenci girişimi Professional Twin'e verildi. Bu anlamlı ödül, gençlerin dinamik bakış açısının ödül programına dahil edildiği ilk uygulama olarak organizasyon tarihindeki yerini aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Uluslararası Gastronomi Film Festivali’nde Ödüller Sahiplerini Buldu! Haber

Uluslararası Gastronomi Film Festivali’nde Ödüller Sahiplerini Buldu!

Çeşme Belediyesi ev sahipliğinde Altın Yunus Hotel’de 5-7 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilen Uluslararası Gastronomi Film Festivali kapsamındaki Uluslararası Klazomenai Kısa Film Yarışması’nda ödül almaya hak kazanan projeler açıklandı. Ödül töreninin sunuculuğunu Merin Sever gerçekleştirdi. Ödül töreninin açılış konuşmasını UGFF Kurucu Direktörü Gülper Ergün gerçekleştirdi. Ayrıca Festival Koordinatörü Yeşim Kaya ve Festival Artistik Direktörü Ferdinando Madaloni de törende teşekkür konuşması yaptı. Ergün: “Hikayeyi Beraber Büyütüyoruz” Ödül töreninde konuşan UGFF Kurucu Direktörü Gülper Ergün, “Bir sofranın insanı birbirine yaklaştırma biçimi her zamanı aslında ilgimi çekti. Çünkü bu coğrafyada bizim sofralarımız hep kalabalık, hep uzundur, hep sofralarda çok kıymetli şeyler konuşulur. Aslında üretim şeklimizde yediğimizde bir hafızayı barındırıyor, bir hikayeyi barındırıyor. Bu bir hikayeyi en iyi ne anlatır dedik? En iyi sinema anlatır dedik. Ve sinemayı da gastronomiyi de bir araya getirince de mükemmel işlerde, mükemmel dostluklarla bugüne kadar geldik. Burada hepinizin payı var, buradaki bütün arkadaşların payı var. O yüzden biz bu hikayeyi beraber büyütüyoruz sizinle. Bizimle ilk günden beri beraber olan dostlarımızdan ayrıca teşekkür ediyorum. Bu yıl Çeşme'deyiz. Rüzgarın, üretimin, denizin ve kültürün, hafızanın iç içe geçtiği çok özel bir coğrafyayız. Bu festival boyunca filmler izleyeceğiz. Söyleşiler yapacağız, birlikte düşüneceğiz, birlikte deneyimleyeceğiz. Ama umarım festival sonunda yanınızda sadece bu filmler, yemekler kalmaz. Tattığınız yemekler kalmaz. Belki yeni bir soru, belki yeni bir dostluk, belki de uzun zamandır unuttuğumuz bir duygunun yeniden hatırlanması olur. Bazen bir toplumun ruhu büyük olaylarla değil, sofrada birbirini bekleyen insanlarla emeğinin nasıl dönüştüğünde saklı oluyor. Biz de o görünmeyen hafızayı görünür kılmaya çalışıyoruz.” dedi. Ergün ayrıca festivalin Kars edisyonunun da 10-12 Temmuz 2026 tarihlerinde gerçekleştirileceğini açıkladı. Konuşmanın ardından festivalin hayata geçmesinde emeği geçen isimlere teşekkür belgeleri takdim edildi. Çeşme Belediyesi adına sahneye çıkan Kültür Sanat Müdürü Nagihan Ağırman, “Böyle anlamlı ve vizyoner bir projeye dahil olmak bizim için çok önemliydi, sizleri Çeşme’de ağırlamaktan büyük mutluluk duyduk” dedi. Bir diğer teşekkür belgesi ise Altın Yunus Otel adına Genel Müdür Serkan Aslan aldı. Ödüller Sahiplerini Buldu! Festival kapsamında gerçekleştirilen “Senaryo Kategorisi Birincilik Ödülü’nü The Cold Delights of Warm İzmir kazandı. Ödülü Fadik Sevin Atasoy, filmin senaristi Zeynep Gizem Uysal’a takdim etti. Senaryo Kategorisi Jüri Özel Ödülü’nü ise Data Normal kazandı. Filmin senaristi İrem Yurtseven’e ödülünü ise Ezgin Özcan takdim etti. “Klazomenai Belgesel Film Birincilik Ödülü’nün sahibi ise Şenol Çöm'ün yönettiği Journey of Sail yapımı oldu. Çöm’e ödülü ise Eylem Kaftan tarafından verildi. Belgesel Film Jüri Özel Ödülü’nün sahibi ise The Table oldu. “Klazomenai Kurmaca Kısa Film Birincilik Ödülü’nün sahibi: Fabien Ara'nın yönettiği Clac! oldu. Klazomenai Kurmaca Kısa Film Jüri Özel Ödülü’nün sahibi ise Atefeh Nafari ve Samira Mokhtari'nin filmi 3.400 KG oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kahramanmaraş'ta Kocabaş Konağı Turizme Kazandırılacak Haber

Kahramanmaraş'ta Kocabaş Konağı Turizme Kazandırılacak

Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi, şehrin kültürel mirasını gelecek nesillere aktarmak amacıyla önemli bir restorasyon projesini daha hayata geçiriyor. Kahramanmaraş’ın köklü geçmişine ışık tutan tarihi yapılardan Kocabaş Konağı, aslına uygun şekilde restore edilerek yeniden kent yaşamına kazandırılacak. Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen proje kapsamında, yaklaşık iki asırlık geçmişe sahip tarihi yapı özgün mimari karakteri korunarak restore edilecek. Geleneksel Maraş Mimarisiyle Şekillenecek Restorasyon sürecinde konağın mimari dokusunun korunması öncelikli hedefler arasında yer alıyor. 156 metrekarelik alanıyla geleneksel Kahramanmaraş konak mimarisinin özgün özelliklerini yansıtacak şekilde planlanan Kocabaş Konağı’nın restore süreci tarihi kimliğini oluşturan mimari detaylar titizlikle ele alındı. Çalışmalarda, malzeme ve uygulama yöntemlerinin de yapının özgün karakteriyle uyumlu olmasına özen gösterilecek. Böylece konağın geçmişten günümüze ulaşan estetik ve kültürel değerleri korunmuş olacak. Büyükşehir ile Tarihi Yapılar Geleceğe Taşınıyor Restorasyon çalışmalarının kısa süre içerisinde başlayacağı Kocabaş Konağı, şehrin kültür ve turizm hayatına yeni bir soluk getirecek. Tarihi yapının yeniden işlevlendirilmesiyle hem yerli hem de yabancı ziyaretçilerin ilgisini çekecek önemli bir destinasyon oluşturulması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Manisa Kültür Yolu Heyecanı Başladı Haber

Manisa Kültür Yolu Heyecanı Başladı

Osmanlı şehzadelerine ev sahipliği yapan köklü tarihi, bereketli toprakları, güçlü kültürel birikimi ve zengin mutfağıyla Manisa; konserlerden sergilere, söyleşilerden gastronomi ve çocuk etkinliklerine uzanan yüzlerce etkinlikle dokuz gün boyunca kültür ve sanatın buluşma noktası olacak. Manisa Kültür Yolu Festivali, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam’ın katılımıyla Manisa Müzesi’nde gerçekleştirilen açılış programıyla başladı. Açılışa Manisa Valisi Vahdettin Özkan, Manisa Milletvekili Mücahit Arınç ile il protokolü ve çok sayıda sanatsever katıldı. MANİSA’DA KÜLTÜR VE SANAT HEYECANI BAŞLADI Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam açılış konuşmasında, yaklaşık sekiz ay boyunca yirmi altı şehri kapsayacak Türkiye Kültür Yolu Festivallerinin en özel duraklarından birinin Manisa olduğunu belirterek, festivalin ikinci kez şehzadeler şehrinde gerçekleştiriliyor olmasından memnuniyet duyduklarını ifade etti. Festivalin, kültür ve sanatın toplumun her kesimine ulaşmasını sağlarken Manisa’nın turizm hareketliliğine, ticari yaşamına ve yerel ekonomisine de önemli katkılar sunacağını belirten Çam, festivalin şehrin kültürel ve ekonomik dinamizmini güçlendiren önemli bir organizasyon olduğunu kaydetti. “TÜRKİYE, KÜLTÜR VE TURİZMDE GÜÇLÜ VİZYONUYLA YOLUNA DEVAM EDİYOR” Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam konuşmasında, Türkiye’nin ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye Yüzyılı vizyonuyla huzur, güven ve istikrar odağı olmayı sürdürdüğünü kaydetti. Çam, Türkiye’nin bölgesinde istikrarın simgesi haline geldiğini belirterek, savaşlardan etkilenen ya da büyüme potansiyeli taşıyan pazarlarda yoğun tanıtım faaliyetleri yürütüldüğünü ifade etti. Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nın yürüttüğü çalışmalarla turizmde krizlere karşı dayanıklı bir yapı oluşturmayı hedeflediklerini vurgulayan Çam, ürün ve destinasyon çeşitliliğini artırmaya yönelik çalışmaların sürdüğünü kaydetti. Her ülkenin ve her hedef kitlenin farklı beklentilere sahip olduğunu belirten Çam, bu doğrultuda farklı tanıtım stratejileri uygulandığını ifade etti. MANİSA’DA SERGİ DURAKLARINDA TARİHİ YOLCULUK Açılış programının ardından Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam ve beraberindeki heyet, Manisa Müzesi’nde gerçekleştirilen “Osmanlı’nın Mukaddes Emanetleri” sergisini ziyaret etti. Sergide; Kâbe örtüleri, surre keseleri, hüsn-i hat eserleri ve Osmanlı saray kültürünün izlerini taşıyan seçkin eserler sanatseverlerin beğenisine sunuldu. İstanbul Türbeler Müzesi, Türk ve İslam Eserleri Müzesi ile İstanbul Arkeoloji Müzeleri koleksiyonlarından seçilen eserler, ziyaretçilere tarihsel ve manevi bir atmosfer sundu. Program kapsamında daha sonra Fatih Sergi Salonu’nda sanatseverlerle buluşan “Yaşayan Miras: Manisa Sergisi” ziyaret edildi. Sergide; tezhip, minyatür, çini, ebru, dokuma, filografi, deri işleri, taş işçiliği ve geleneksel el sanatlarının pek çok örneği bir araya getirilerek Manisa’nın kültürel birikimi gözler önüne serildi. Geleneksel sanatların incelikli örnekleri, ziyaretçilere kültürel mirasın yaşayan yönünü yakından deneyimleme fırsatı sundu. Program kapsamında ayrıca Cumhuriyet Meydanı’nda kurulan “Çocuk Köyü” alanı ziyaret edilerek çocuklara yönelik gerçekleştirilen etkinlikler yerinde incelendi. ŞEHZADELER ŞEHRİ MANİSA’DA 9 GÜN KÜLTÜR VE SANAT Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında Manisa’da gerçekleştirilecek etkinlikler; konserlerden sergilere, söyleşilerden gastronomi ve çocuk etkinliklerine kadar her yaş grubuna hitap eden zengin içeriğiyle dokuz gün boyunca şehrin dört bir yanında sanatseverlerle buluşacak. Şehzadeler şehrinin tarihi sokaklarında, müzelerinde, meydanlarında ve kültür duraklarında hayat bulan festival; kültür, sanat ve yaratıcılıkla örülü kapsamlı bir deneyim sunacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.