Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kültür

Kapsül Haber Ajansı - Kültür haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kültür haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tosyalı, Genç Sanatçıları Destekleyerek Kültürel Üretime Katkısını Sürdürüyor Haber

Tosyalı, Genç Sanatçıları Destekleyerek Kültürel Üretime Katkısını Sürdürüyor

Endüstri ile sanat arasında kalıcı bağlar kurmayı hedefleyen bu yaklaşım doğrultusunda Tosyalı, çağdaş sanatçı Lal Batman’ın “The Grand Excess” adlı kişisel sergisine katkı sunarak sanata verdiği desteği bir kez daha güçlü biçimde ortaya koyuyor. Yeşil çelik üretimindeki öncü vizyonuyla kültür ve sanat alanındaki uzun soluklu desteklerini sürdüren Tosyalı, çağdaş sanatçı Lal Batman’ın “The Grand Excess” adlı kişisel sergisi için hazırlanan kitabın sponsoru olarak endüstri ile sanat arasında kalıcı ve anlamlı bir diyalog kurulmasına öncülük ediyor. Pilevneli Dolapdere’de 29 Ocak’ta kapılarını açan ve 28 Şubat 2026 tarihine kadar ziyaret edilebilecek olan “The Grand Excess”, Lal Batman’ın sosyal medyanın parıltılı yüzünü sorguladığı, geçmişin estetik zarafetini günümüzün yapay ihtişamıyla yüzleştirdiği kapsamlı bir anlatı sunuyor. Sergide Antik Mısır ve Yunan dönemlerinden 18., 19. ve 21. yüzyıllara uzanan tarihsel katmanlar; Güney Amerika, Uzak Doğu, Orta Doğu ve Batı kültürlerinin estetik yaklaşımlarıyla bir araya geliyor. Batman’ın eserleri; dijital ile plastiği yan yana getirirken mürekkep, akrilik, doğal ve cam taşlar ile incilerin oyma dokulu kâğıtlarda buluştuğu zengin bir malzeme diliyle hayat buluyor. Bu çok katmanlı yapı, izleyiciye yalnızca görsel değil, yoğun bir duyusal deneyim de sunuyor. “The Grand Excess”, geçmişin estetik değerlerini çağdaş bir bağlamda yeniden ele alan güçlü bir görsel manifesto olarak öne çıkıyor. Tosyalı, sergiye eşlik eden yayının kitap sponsoru olarak endüstri ile sanat arasında ilham verici ve kalıcı bir bağ kurulmasına katkı sunarken; kültürel üretimin sürdürülebilirliğine verdiği önemi bir kez daha vurguluyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Malatya'ya Bölgenin En Büyük Kütüphanesi Geliyor Haber

Malatya'ya Bölgenin En Büyük Kütüphanesi Geliyor

Büyükşehir Belediyesi fuaye alanında inşa edilen ve bölgenin en büyük kütüphanesi olma özelliğini taşıyarak, şehre değer katacak olan kütüphane inşaatında gelinen süreçle ilgili bilgiler veren Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, basın mensuplarıyla birlikte kütüphane inşaatını gezdi. Başkan Sami Er, 815 kişi kapasiteli kütüphanenin sadece Malatya değil bölgenin en büyük kütüphanesi olduğunu ifade etti. “KÜTÜPHANEMİZ 7/24 HİZMET VERECEK” Malatya'nın eğitim, kültür ve sosyal yaşamına yön verecek çok önemli bir projeyi hayata getireceklerini kaydeden Başkan Er, "Göreve geldiğimde 'Malatya kütüphaneler ve spor şehri olacak' dedim. Bu düsturla çalışıyoruz. Şehrin birçok noktasında kütüphane ve spor tesisleri inşa ediyoruz. Büyükşehir Belediyemiz içinde sadece Malatya'nın değil bölgenin en büyük kütüphanesini yapıyoruz. Buranın 6 bin 400 metrekare inşaat alanı var. 3 bin 200 metrekare lojistik desteğin olacağı bodrum ile 3 bin 200 metrekare fuaye alanında amfi ve yatay alanlar yer alıyor. Kütüphanemiz 7/24 hizmet verecek. Gençlerimiz burada ders çalışıp, zaman geçirebilecek. Burada çalışırken kendilerini üniversite amfisinde gibi hissedecekler. Su, çay, kahve ve günün belli saatlerinde çorba ikramlarımız olacak. Ücretsiz internet hizmeti sunacağız Ailelerimiz gönül rahatlığıyla çocuklarını buraya bırakabilecek" diye konuştu. “AYNI ANDA 815 KİŞİNİN DERS ÇALIŞACAĞI BİR ALAN” Başkan Er, 815 kişi kapasiteli kütüphanede bütün detayların en ince ayrıntısına kadar düşünüldüğüne dikkati çekerek, "Kütüphanede mini seminer odaları olacak. Burada uzmanlar tarafından ders verilecek alanlarda bulunuyor. Bunun yanında bilgisayar odası da projede yer alıyor. Öğrencilerin dinlenmeleri ve çalışma aralarında faydalanabilmeleri için 260 metrekare kafe yapıyoruz. Bu anlamda bölgenin en büyük kütüphanesi olacak. Bir anda 815 kişinin ders çalışacağı bir alan olacak. Burası sadece dört duvar arasında masaların olduğu bir kütüphane değil. Her detayı en iyi şekilde düşündük" ilgilerini verdi. Kütüphanenin belediye binasından ayrı bir yapı olarak inşa edildiğini dile getiren Başkan Er, "Kütüphane inşaatı öncesinde bu alan için performans analizine yaptık. Deprem görmüş bir şehirde bu alana fonksiyon yüklemeden önce bu çalışmayı gerçekleştirdik. Binada herhangi bir sıkıntı yok ancak eski bina olduğu için performans analizinde sadece bu alan için güçlendirme gerçeği ortaya çıktı. Kütüphanenin bulunduğu bu alan binadan bağımsız çalışacak. Her sistemi ayrı düşünüldü. Tesisatlarından işleyişine kadar binadan bağımsız olacak. Deprem yönetmeliğine uygun güçlendirdik" diye konuştu. “KÜTÜPHANENİN 60 BİN KİTAP KAPASİTESİ OLACAK” Kütüphanenin malzemelerin hazır olduğunu ifade eden Başkan Er, “Bayram sonrası Kütüphanenin tamamlanıp, hizmete girmesini planlıyoruz. Burası her anlamda çok güvenli bir yer olacak. Güvenliği sarsacak hiçbir öğrenci buraya giremeyecek. Aileler rahatlıkla çocuklarını buraya gönderebilecek. Biz şeffaf, hesap verebilir ve adil olduk, olmaya da devam edeceğiz. Hiçbir şeyi gizlemiyoruz, meclisimizin ve halkımızın bilgisine sunuyoruz. Malatya'nın her kuruşunu sonuna kadar takip ediyorum. Kütüphane 285 milyona mal oldu. Sadece gördüğünüz inşaat değil, mobilyalar başta olmak üzere kaliteli malzeme seçtik. Bilgisayar malzemeleri, turnikesi ve yazılımıyla anahtar teslim olacak. Burada mevcut personelimiz var. İhtiyaç duyulduğunda uzman personeller de burada görevlendirilecek. Kütüphanenin 60 bin kitap kapasitesi olacak. Kütüphaneyi buraya inşa etmemizdeki temel amaç; hem belediye binamızı bir yaşam alanına dönüştürmek hem de merkezi bir lokasyon olması" dedi. KÜTÜPHANENİN FİZİKİ VE TEKNİK BİLGİLERİ Kütüphane amfi, seminer salonları, öğrenci işleri, serbest çalışma alanları, bilgisayarlı çalışma masaları, öğrencilere hizmet verecek kafeterya yer alacak. Kütüphane, özel bir yazılım sistemi ile öğrencilere hizmet verecek. Kütüphane bünyesinde 96 sandalye kapasiteli ve 240 metrekare büyüklüğünde modern bir kafeterya yer alacak. Modern ve çok amaçlı olarak planlanan kütüphanede 460 kişilik serbest çalışma alanı, 95 kişilik bilgisayarlı çalışma alanı, 100 kişilik amfi alanı, 60 kişilik seminer salonu, 96 kişilik kafeterya alanı bulunuyor. Kütüphane, aynı anda 815 kişinin kullanımına imkân sağlayacak şekilde tasarlandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye–Hollanda İş Dünyasına Yeni Köprü Haber

Türkiye–Hollanda İş Dünyasına Yeni Köprü

Türkiye ve Hollanda iş dünyası arasında güvenilir bir köprü görevi üstlenmek üzere Hollanda’da yeni bir bağımsız iş platformu hayata geçirildi. Turkish-Dutch Business Platform (TDBP), Amsterdam’daki H’ART Müzesi’nde düzenlenen etkinlikle resmen tanıtıldı. Hollanda hukukuna göre kurulmuş kâr amacı gütmeyen bir dernek olan TDBP, Türkiye ile Hollanda arasında sürdürülebilir ticaret, yatırım ve iş birliğini teşvik etmeyi amaçlıyor. Platform; iki ülke arasındaki iş ilişkilerinde aktif olan veya bu ilişkileri geliştirmeyi hedefleyen şirketleri, finans kuruluşlarını, girişimcileri ve profesyonelleri bir araya getiriyor. Platform, Hollanda’da faaliyet gösteren önde gelen Türk şirketlerinin girişimi ve desteğiyle kuruldu. Kurucu Yönetim Kurulu; Arkas, Beko, Bener, Garanti Bank International, Helios Ventures, Nexent Bank, Organik Kimya, Smart Solar ve Yapı Kredi Bank Nederland temsilcilerinden oluşuyor. TDBP Başkanı Erhan Zeyneloğlu, platformla ilgili şu değerlendirmede bulundu: “Türk ve Hollanda iş dünyası arasında köklü bir geçmişe dayanan güçlü ilişkiler var. Buna rağmen hâlâ önemli bir potansiyelin değerlendirilmediğini görüyoruz. TDBP ile amacımız; iki ülkeden şirketlerin bir araya gelip fikir alışverişi yapabileceği ve fırsatları somut ortaklıklara dönüştürebileceği, tarafsız, profesyonel ve geleceğe dönük bir platform oluşturmak.” Ticaret, yatırım ve inovasyona odaklanan altı faaliyet alanı TDBP’nin çalışmalarının, altı temel odak alanı etrafında şekillenmesi planlanıyor: Ticaret ve Yatırım – İkili ticaretin geliştirilmesi, pazara giriş ve büyüme süreçlerinin desteklenmesi; iki ülkede iş ortakları ve yeni fırsatların belirlenmesine katkı sağlanması. Finansal ve Profesyonel Hizmetler – Bankalar, fonlar, sigorta şirketleri, fintech’ler ve danışmanlık firmaları için; sınır ötesi ticaret ve yatırımları destekleyecek bir iş birliği zemini oluşturulması. Regülasyonlar & paydaş ilişkileri – Yatırım ortamı, regülasyon gelişmeleri ve Türkiye–Hollanda iş ilişkilerini etkileyen daha geniş AB bağlamına ilişkin konularda; kamu kurumları ve ilgili paydaşlarla yapıcı bir diyalog kurulması. Teknoloji ve İnovasyon – Start-up’lar, scale-up’lar ve yerleşik şirketler arasında; dijitalleşme, yeşil teknolojiler ve yapay zekâ odağında bağların güçlendirilmesi; teknoloji transferi ve ortak inovasyon süreçlerinin desteklenmesi. Topluluk ve Yetenek – Hollanda’daki Türk kökenli yüksek nitelikli göçmenler, profesyoneller, akademisyenler ve öğrenciler arasında ağların güçlendirilmesi; staj, istihdam ve girişimcilik fırsatlarına yönelik kanallar oluşturulması. Sanat & Kültür– İş dünyası ile sanat dünyasını bir araya getirerek; sanatçılar, tasarımcılar, mimarlar, yaratıcı girişimciler ve kültür kurumları ile iş birliklerinin teşvik edilmesi. Erhan Zeyneloğlu etkinlikte yaptığı konuşmada; “Amacımız pratik ve etki odaklı olmak. Regülasyonların anlaşılması, doğru iş ortaklarının bulunması, finansmana erişim ve yetenek kazanımı gibi şirketlerin sahada karşılaştığı gerçek ihtiyaçlara çözüm üretirken; paydaşlarla istişarelere de yapıcı katkı sunacağız” dedi. TDBP, Hollandalı şirketlerin de katılımıyla üyelik yapısını genişletmeyi amaçlıyor. Netherlands Foreign Investment Agency (NFIA) Komiseri Hilde van der Meer, konuşmasında şu mesajı paylaştı: “Turkish Dutch Business Platform’un kuruluş etkinliğinde yer almaktan memnuniyet duyuyorum. Bu tür platformlar, bağlantı kurmayı kolaylaştırırken ve ortaklıkları güçlendiriyor. Türkiye, NFIA’nın dünyada ofisinin bulunduğu 16 ülkeden biri. Küresel sorunlara sürdürülebilir, yenilikçi ve dijital çözümler üretmeye kararlı şirketleri memnuniyetle karşılıyor ve destekliyoruz. Güçlü ekosistemimize değer katan birçok Türk şirketinin Hollanda’yı tercih ettiğini görüyoruz. İş birliğimizi daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz.” T.C. Lahey Büyükelçisi Fatma Ceren Yazgan ise şu değerlendirmede bulundu: “Girişimcileri, yerleşik şirketleri, finans kuruluşlarını ve kamu paydaşlarını aynı çatı altında buluşturan Turkish Dutch Business Platform; Türkiye ve Hollanda arasındaki güçlü ilişkilerin daha somut projelere ve yeni fırsatlara dönüşmesine önemli katkı sağlayabilir. Türk-Hollanda iş ekosistemlerini dönüştürme potansiyeline sahip bu kapsayıcı girişimi desteklemekten memnuniyet duyuyorum.” Turkish-Dutch Business Platform hakkında Turkish-Dutch Business Platform (TDBP), Hollanda’da kurulmuş bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir iş platformudur. Platform; Türkiye ve Hollanda iş dünyasını buluşturarak iş ağlarını güçlendirmeyi, bilgi paylaşımını artırmayı ve paydaşlarla yapıcı iş birlikleri geliştirmeyi hedefler. Bu çalışmalarla iki ülke arasında sürdürülebilir ticaret, yatırım ve inovasyonun büyümesine katkı sağlar. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Turkish-Dutch Business Platform (TDBP) Hollanda'da Kuruldu Haber

Turkish-Dutch Business Platform (TDBP) Hollanda'da Kuruldu

Türkiye ve Hollanda iş dünyası arasında güvenilir bir köprü görevi üstlenmek üzere Hollanda'da yeni bir bağımsız iş platformu hayata geçirildi. Turkish-Dutch Business Platform (TDBP), Amsterdam'daki H'ART Müzesi'nde düzenlenen etkinlikle resmen tanıtıldı. Hollanda hukukuna göre kurulmuş kâr amacı gütmeyen bir dernek olan TDBP, Türkiye ile Hollanda arasında sürdürülebilir ticaret, yatırım ve iş birliğini teşvik etmeyi amaçlıyor. Platform; iki ülke arasındaki iş ilişkilerinde aktif olan veya bu ilişkileri geliştirmeyi hedefleyen şirketleri, finans kuruluşlarını, girişimcileri ve profesyonelleri bir araya getiriyor. Platform, Hollanda'da faaliyet gösteren önde gelen Türk şirketlerinin girişimi ve desteğiyle kuruldu. Kurucu Yönetim Kurulu; Arkas, Beko, Bener, Garanti Bank International, Helios Ventures, Nexent Bank, Organik Kimya, Smart Solar ve Yapı Kredi Bank Nederland temsilcilerinden oluşuyor. TDBP Başkanı Erhan Zeyneloğlu, platformla ilgili şu değerlendirmede bulundu: "Türk ve Hollanda iş dünyası arasında köklü bir geçmişe dayanan güçlü ilişkiler var. Buna rağmen hâlâ önemli bir potansiyelin değerlendirilmediğini görüyoruz. TDBP ile amacımız; iki ülkeden şirketlerin bir araya gelip fikir alışverişi yapabileceği ve fırsatları somut ortaklıklara dönüştürebileceği, tarafsız, profesyonel ve geleceğe dönük bir platform oluşturmak." Ticaret, yatırım ve inovasyona odaklanan altı faaliyet alanı TDBP'nin çalışmalarının, altı temel odak alanı etrafında şekillenmesi planlanıyor: Ticaret ve Yatırım – İkili ticaretin geliştirilmesi, pazara giriş ve büyüme süreçlerinin desteklenmesi; iki ülkede iş ortakları ve yeni fırsatların belirlenmesine katkı sağlanması.Finansal ve Profesyonel Hizmetler – Bankalar, fonlar, sigorta şirketleri, fintech'ler ve danışmanlık firmaları için; sınır ötesi ticaret ve yatırımları destekleyecek bir iş birliği zemini oluşturulması.Regülasyonlar & paydaş ilişkileri – Yatırım ortamı, regülasyon gelişmeleri ve Türkiye–Hollanda iş ilişkilerini etkileyen daha geniş AB bağlamına ilişkin konularda; kamu kurumları ve ilgili paydaşlarla yapıcı bir diyalog kurulması.Teknoloji ve İnovasyon – Start-up'lar, scale-up'lar ve yerleşik şirketler arasında; dijitalleşme, yeşil teknolojiler ve yapay zekâ odağında bağların güçlendirilmesi; teknoloji transferi ve ortak inovasyon süreçlerinin desteklenmesi.Topluluk ve Yetenek – Hollanda'daki Türk kökenli yüksek nitelikli göçmenler, profesyoneller, akademisyenler ve öğrenciler arasında ağların güçlendirilmesi; staj, istihdam ve girişimcilik fırsatlarına yönelik kanallar oluşturulması.Sanat & Kültür– İş dünyası ile sanat dünyasını bir araya getirerek; sanatçılar, tasarımcılar, mimarlar, yaratıcı girişimciler ve kültür kurumları ile iş birliklerinin teşvik edilmesi. Erhan Zeyneloğlu etkinlikte yaptığı konuşmada; "Amacımız pratik ve etki odaklı olmak. Regülasyonların anlaşılması, doğru iş ortaklarının bulunması, finansmana erişim ve yetenek kazanımı gibi şirketlerin sahada karşılaştığı gerçek ihtiyaçlara çözüm üretirken; paydaşlarla istişarelere de yapıcı katkı sunacağız" dedi. TDBP, Hollandalı şirketlerin de katılımıyla üyelik yapısını genişletmeyi amaçlıyor. Netherlands Foreign Investment Agency (NFIA) Komiseri Hilde van der Meer, konuşmasında şu mesajı paylaştı: "Turkish Dutch Business Platform'un kuruluş etkinliğinde yer almaktan memnuniyet duyuyorum. Bu tür platformlar, bağlantı kurmayı kolaylaştırırken ve ortaklıkları güçlendiriyor. Türkiye, NFIA'nın dünyada ofisinin bulunduğu 16 ülkeden biri. Küresel sorunlara sürdürülebilir, yenilikçi ve dijital çözümler üretmeye kararlı şirketleri memnuniyetle karşılıyor ve destekliyoruz. Güçlü ekosistemimize değer katan birçok Türk şirketinin Hollanda'yı tercih ettiğini görüyoruz. İş birliğimizi daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz." T.C. Lahey Büyükelçisi Fatma Ceren Yazgan ise şu değerlendirmede bulundu: "Girişimcileri, yerleşik şirketleri, finans kuruluşlarını ve kamu paydaşlarını aynı çatı altında buluşturan Turkish Dutch Business Platform; Türkiye ve Hollanda arasındaki güçlü ilişkilerin daha somut projelere ve yeni fırsatlara dönüşmesine önemli katkı sağlayabilir. Türk-Hollanda iş ekosistemlerini dönüştürme potansiyeline sahip bu kapsayıcı girişimi desteklemekten memnuniyet duyuyorum."

Kartepe’de Gençlik Enerjisi Haber

Kartepe’de Gençlik Enerjisi

Gençlik buluşmasında gençlerin öneri ve fikirlerini alan Başkan Kocaman, Kartepe’de hayata geçirilen projeleri ve geleceğe dair hedefleri anlatırken, gençlerin bu vizyonun en önemli parçası olduğunu ifade etti. Eğitim, kültür, spor ve sosyal yaşam alanlarında gençlere yönelik çalışmalara hız kesmeden devam ettiklerini belirtti. “Projemizde Gençlerin Fikirleri Var” Kartepe Belediye Başkanı Av. M. Mustafa Kocaman yapılan pek çok projede gençlerin fikirlerine başvurduklarını belirterek “Genç Akademi’den kütüphaneye, spor sahalarından mesire alanlarına kadar pek çok projemizde gençlerin fikirleri var. Çünkü her adımı onların hayallerini ve ihtiyaçlarını merkeze alarak atıyoruz” dedi. Soru–Cevap Bölümünde Samimi ve Cesur Sorular Programın en renkli anları soru–cevap bölümünde yaşandı. Öğrenciler; eğitim hayatı, meslek seçimi, belediyecilik ve gelecek planları hakkında merak ettikleri soruları Başkan Kocaman’a yöneltti. Başkan Kocaman, tüm soruları içtenlikle yanıtlayarak kendi deneyimlerinden örnekler paylaştı. Gençlik Enerjisi Salona Yansıdı Karşılıklı sohbet, kahkahalar ve alkışlar eşliğinde geçen buluşma, gençlik enerjisinin salona yansıdığı keyifli bir programa dönüştü. Program sonunda Başkan Kocaman, gençlerle bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek öğrencilere teşekkür etti. Programda Ali Fuat Başgil Sosyal Bilimler Lisesi Müdürü Erdem Yıldırım ve okul öğretmenleri de hazır bulundu.

Nuri Aslan: İstanbul’u Kitabın Başkenti Yapacağız Haber

Nuri Aslan: İstanbul’u Kitabın Başkenti Yapacağız

TÜYAP Fuarcılık Grubu ve Türkiye Yayıncılar Birliği’nin iş birliğiyle düzenlenen, Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı 42’ci kez kapılarını açtı. Bu yıl, “Edebiyatın Her Hali” temasıyla okuyucularla buluşan fuarın açılış törenine İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkan Vekili Nuri Aslan da katıldı. Sözlerine aylardır Silivri’de tutuklu bulunan İstanbul’un seçilmiş Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun selam ve sevgilerini ileterek başlayan Aslan, “Bugün burada bu kalabalığa baktıkça, Ulu Önderimiz ve aynı zamanda başöğretmenimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ideallerini görüyorum. Atatürk, çocukluğunu ve kitapları şöyle anlatıyor: “Ben çocukken yoksuldum. İki kuruş elime geçince bunun bir kuruşunu kitaba verirdim. Eğer böyle olmasaydım, bu yaptıklarımın hiçbirini yapamazdım.” O halde bize de düşen okumak, çok okumak, daha çok okumak” ifadelerini kullandı. “KİTABI LÜKS OLARAK DEĞİL; KAMUSAL BİR HAK OLARAK GÖRDÜK” Hayatının önce annesinin sonra kitapların değiştirdiğini belirten Aslan, “Kitaplar sayesinde hiç bilmediğim dünyalara gittim, hiç görmeyeceğim ülkelere adım attım. Hepimiz yapmadık mı bunları? Henüz çocuk yaşta Şeker Portakalı ile öğrenmedik mi; kalbimiz kırılsa bile sevme gücümüzün bizden alınamayacağını? Küçük Kara Balık, cesaretin korkusuzluk değil; korkuya rağmen yola çıkabilmek olduğunu anlatmadı mı bize? George Orwell, kalabalık olmanın her zaman haklı olmak anlamına gelmediğini öğretmedi mi… Ve büyük Yaşar Kemal, İnce Memed ile şunu söylemedi mi: Bir insan tek başına çıkabilir yola; ama bir halk yürümeye başladığında tarih değişir. İşte Cumhuriyet tam olarak, Bir halkın cehalete karşı okuyarak yürümesidir. Bu anlayışla biz, kitabı lüks olarak değil; kamusal bir hak olarak gördük.” Diye konuştu. “SON ALTI YILDA, EKREM BAŞKANIMIZIN ÖNCÜLÜĞÜNDE 53 YENİ KÜTÜPHANE AÇTIK” 2019 öncesinde İstanbul’da 20 kütüphane olduğunu kaydeden Aslan, “Bugün bu sayı 73’e ulaştı. Son altı yılda, Ekrem Başkanımızın öncülüğünde 53 yeni kütüphane açtık. Kütüphanelerimizin kişi kapasitesini 2 bin 500’lerden 9 binin üzerine çıkardık. Kütüphanelerimizden yararlanan okur sayısı 13,6 milyondan 34,5 milyona ulaştı. Bugün İstanbul’da kitap ödünç alma sayısı 4 milyona yaklaşmış durumda. Kütüphanelerimizi; binlerce kültür–sanat etkinliğiyle, on binlerce katılımcıyla, sergileriyle ve yayınlarıyla yaşayan kamusal alanlara dönüştürdük.” Nuri Aslan konuşmasını şöyle sürdürdü: Bu süreçte toplamda 1 milyon 42 bin adet kitap bastık. İstanbul’un dört bir yanında 22 İstanbul Kitapçısı açtık. Bugün yaşanan savaşların, hırsların, adaletsizliklerin temelinde okumamak var. Oysa Peygamberimiz Hz. Muhammed’e gelen ilk emir neydi? Oku. Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk, savaş meydanlarında bile gecelerce okudu. Çünkü şunu biliyordu; askeri savaşlar elbet biter, medeniyet ise bilgiyle inşa edilir. Ve gerçek ve kalıcı zafer, dünyayı anlama ve değiştirme gücünü veren fikri zaferdir. Bu nedenle; fikirlerimizle konuşacağız, tartışacağız, dönüşeceğiz, dönüştüreceğiz. Ve birlikte daha iyisini mümkün kılacağız. “İSTANBUL’U KİTABIN BAŞKENTİ YAPACAĞIZ” Bugün İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak beş birimimizle bu kıymetli fuarda yer alıyoruz. Birbirinden değerli söyleşiler düzenliyoruz. Duayen gazeteciler Uğur Dündar, Yavuz Oğhan ve Mustafa Balbay, kitaplarını İBB stantlarında okurları için imzalayacak. Yavuz Oğhan “Millete Emanet”; Mustafa Balbay “Asla Vazgeçme” kitabıyla bizlerin hikayesini anlatmaya devam edecek. Yayıncılarımızın ekonomik güçlülere zorlu koşullara mücadele ettiklerinin farkındayız. Kentimizin kültürüne, turizmine, iyiliğine olacak her fuara, her etkinliğe destek vereceğimizi buradan bir kez daha söylüyorum. Söz veriyorum: İstanbul’u kitabın başkenti yapacağız. Ekrem Başkanımızın da bizlerin de hedefi budur. İBB STANDI 8. SALON, NO: 863’DE YER ALIYOR İBB Yayınları, bu fuarda kitapseverler için seçkin bir koleksiyon sunuyor. İBB Kültür A.Ş bünyesinde faaliyet gösteren İstanbul Kitapçısı, 13–21 Aralık tarihlerinde Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde yer alacak standında, tüm İBB Yayınları’nı Yüzde 30 indirimle kitapseverlere sunuyor. 8. Salon 863 No’lu stantta yer alan İBB standı içerisinde indirimli kitaplar dışında okurlar imza günlerinde yazarlarla bir araya gelme ve kitaplarını imzalatma fırsatı bulacak. Fuar boyunca İstanbul Kitapçısı standında; İBB Yayınları’ndan çıkan İstanbul araştırmaları, kültür ve sanat yayınları, yakın dönem tarih çalışmaları, edebiyat eserleri ve özel koleksiyon kitapların yer aldığı geniş bir seçki ziyaretçilerle buluşuyor. İBB Yayınları, araştırma-inceleme, Türkiye ve Cumhuriyet tarihi, Osmanlı tarihi, gezi, önemli olaylar, biyografi gibi pek çok konu ve kategoride; alanında uzman araştırmacı ve yazarların eserlerini okurların beğenisine sunuyor. Ayrıca edebiyat dünyasının klasik yapıtlarını da güncel baskılarla yayın hayatına kazandırıyor. Birbirinden özel söyleşi ve imza günleriyle TÜYAP Kitap Fuarı’nda yer alan İBB standında gerçekleşecek program ise şöyle; İmza Günleri; Mustafa Balbay “Asla Vazgeçme” Kitabını, 14 Aralık Pazar- 17 Aralık Çarşamba, Saat 13.00 Yavuz Oğhan “Millete Emanet” Kitabını, 20 Aralık Cumartesi, Saat 13.00 Uğur Dündar Kitaplarını İBB Standında imzalayacak. 20 Aralık Cumartesi, Saat 13.00 Söyleşiler; Adnan Özyalçıner “Edebiyatın İstanbul Hali” Marmara Salonu 13 Aralık 2025 Cumartesi, Saat: 18.00 Oya Baydar ve Özgür Mumcu “Yapay Zeka Çağında Edebiyatın Geleceği Var mı?” 4. Salon İnteraktif Etkinlik Alanı 20 Aralık 2025 Cumartesi, Saat: 14.00 Şükrü Erbaş “Dilin Büyüsüne Kısa Bir Yolculuk: İnsana İnanmadan Şiire İnanamayız.” Marmara Salonu 21 Aralık 2025 Pazar, Saat: 16.00 Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı, 21 Aralık’a kadar hafta içi saat 10.00 – 19.00, hafta sonu ise 10.00 – 20.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.

Risk Değil, Rota: Yalın Yüregil ile Türkiye'den Avrupa'ya Güvenle Açılmanın Formülü Haber

Risk Değil, Rota: Yalın Yüregil ile Türkiye'den Avrupa'ya Güvenle Açılmanın Formülü

Prag merkezli YeYe Agency'nin Kurucusu ve CEO'su Yalın Yüregil, "Türk şirketlerini Avrupa pazarına güvenle taşımak" misyonuyla çıktığı yolda, özellikle lojistik sektöründe nasıl vazgeçilmez bir stratejik partner haline geldiğini anlattı. İşte o keyifli röportajla sizleri baş başa bırakıyoruz... Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Ben Yalın Yüregil. Prag merkezli YeYe Agency’nin kurucusu ve CEO’suyum; işim, Türk şirketlerini Avrupa pazarına güvenle ve sistemli şekilde taşımak. Özellikle lojistik, üretim ve hizmet sektörlerinde; şirket kuruluşu, lisanslar, back-office yönetimi ve iş geliştirme tarafında çalışıyorum. Çek-Türk Ortak Ticaret Odası Başkanı ve DTİK / DEİK ekosisteminde aktif bir temsilci olarak Türkiye–Çekya hattında köprü kuruyorum. Bir de hayatımda çok önemli başka bir rolüm var: Efe’nin babasıyım. Kariyerinizde bugünlere gelene kadar hangi önemli dönüm noktalarını yaşadınız? Kariyerimin ilk yıllarında POS Media’da çalışırken Kiev, İstanbul, Münih ve Moskova’da ofis açmaktan sorumluydum; bu dönem bana “yeni bir ülkede sıfırdan iş kurma” disiplinini öğretti. 2014’te YeYe Agency’yi kurmam ise ikinci büyük kırılma noktasıydı; odak noktamı tamamen “şirketleri yeni pazarlara taşımaya” çevirdim. Son yıllarda lojistik sektörünü stratejik öncelik haline getirmemiz ve Çekya’yı bir merkez ülke olarak konumlandırmamız hem YeYe’nin hem de benim hikâyemde yeni bir faz başlattı. Sizin için 'başarı'yı tanımlar mısınız? Sizi diğerlerinden farklı kılan ve başarınızı sağlayan kişisel stratejiler neler? Benim için başarı; karmaşık görünen bir süreci, müşterim için öngörülebilir ve tekrarlanabilir hale getirebilmektir. Türkiye’den Avrupa’ya açılmak birçok iş insanının gözünde “risk”tir; biz o riski iyi tasarlanmış bir “rota”ya dönüştürebildiğimizde kendimi başarılı sayıyorum. Kişisel stratejim üç kelimeye indirgenebilir: Planla, Uygula, Büyüt. Önce fotoğrafı net çizerim, sonra sahada bizzat uygulamaya girerim, ardından sistemi ölçekleyip ekiplerime devrederim. Kısa vadeli fırsatların değil, uzun vadeli ilişkilerin peşinden gitmeyi tercih ediyorum. Başarıya giden yolda karşılaştığınız en büyük zorluk neydi ve bunu nasıl aştınız? En büyük zorluk, farklı ülkelerde iş yaparken mevzuat, kültür ve güven üçgenini aynı anda yönetmekti. Her ülkede yeniden “sıfırdan tanınmak” ve doğru insanlarla çalışmak zaman alıyor. Bunu, rastlantıya bırakmak yerine sistemle aşmaya çalıştım: Her yeni pazarda önce güçlü yerel ortaklar ve kurumlarla (ticaret odaları, dernekler, kamu temsilcileri) sağlam ilişkiler kurdum, sonra müşteri projelerini bu ağın üzerine inşa ettim. Bugün YeYe’nin lojistikte güçlü olmasının sebebi, bu uzun vadeli ağ inşasıdır. Bugün, sizin konumunuza ulaşmak isteyen birisi için en kritik öneriniz ne olurdu? Öncelikle “her şeyi yapan” biri olmaya çalışmak yerine, belirli bir alanda derinleşmelerini öneririm. Ben kendi odağımı “Türkiye–Avrupa hattında iş kurma ve büyütme” üzerine kurdum; bu netlik, zamanla güven ve talep yarattı. İkinci önerim; ilişkilere, kartvizit olarak değil, ekosistem olarak bakmaları. Bugün lojistikte bir firmaya destek verirken, arkasında banka, factoring, üretici, kamusal otorite gibi birçok aktörü aynı masada toplayabiliyorsak, bu yılların ilişkisine dayanıyor. Üçüncüsü de: Rakamlarla konuşmayı öğrenmek. Hedefi, maliyeti ve getiriyi net hesaplayamayan kimse sürdürülebilir başarıyı yönetemez. Liderlik anlayışınızı nasıl tanımlarsınız? Ekibinizi motive etmek ve yönlendirmek için hangi stratejileri benimsiyorsunuz? Ben kendimi “sahada olan lider” olarak tanımlıyorum. Masada strateji kurup, sahada müşterinin yanında durmayı önemsiyorum. Ekiplerimi üç şeyle motive etmeye çalışırım: Net hedef, net sorumluluk, net geri bildirim. Hangi projede, hangi müşteriye, hangi değeri sunduğumuzu herkesin açıkça bilmesini isterim. Ayrıca YeYe’de liderlik, sadece benim etrafımda kurulu bir yapı değil; her proje sorumlusunun kendi alanında inisiyatif almasını teşvik eden yatay bir model. Bu da özellikle lojistik gibi hızlı değişen bir sektörde çevikliğimizi artırıyor. Şirketinizin vizyonu ve misyonu doğrultusunda önümüzdeki yıllara dair büyük hedefleriniz nelerdir? YeYe Agency’nin vizyonu; Türk girişimciler için Avrupa’da “ilk aranan stratejik partner” olmak. Misyonumuz ise, yeni pazarlara açılmak isteyen şirketlerin üzerindeki belirsizliği azaltmak ve onlara uçtan uca destek sunmak. Önümüzdeki dönemde lojistik sektörü bizim için lokomotif olacak; Çekya modeli üzerinden, Türk taşımacılık şirketleri için Avrupa’ya girişte standart bir başarı reçetesi oluşturmak istiyoruz. Hedefimiz; 2030’a kadar, Türkiye’den Avrupa’ya açılan her 10 lojistik firmasından en az birkaçının yolculuğunda YeYe’nin imzasının olması. "Küresel ekonomik belirsizlikler ve rekabet ortamında şirketinizi nasıl konumlandırıyorsunuz? Yerel ve uluslararası pazarda fark yaratmak için ne yapıyorsunuz?" Belirsizlik arttıkça, şirketlerin güvenilir ve öngörülebilir iş ortaklarına ihtiyacı büyüyor. Biz YeYe’yi tam bu noktada, “riski azaltan, yolu sadeleştiren stratejik partner” olarak konumlandırıyoruz. Prag merkezli olmamız, Çekya’yı Avrupa lojistik haritasının kalbinde stratejik bir üs olarak kullanmamıza imkân veriyor. Türk lojistik şirketleri için sadece şirket kuran bir yapı değil; lisans, mevzuat, insan kaynağı, finansman ve iş geliştirmeyi tek elde toplayan bir “one-stop-shop” sunuyoruz. Sürdürülebilirlik ve toplumsal fayda konusunda nasıl bir yaklaşım benimsiyorsunuz? İş dünyasının bu konudaki sorumluluğunu nasıl görüyorsunuz? Sürdürülebilirliği sadece çevresel değil, ekonomik ve sosyal bir bütün olarak görüyorum. Avrupa’ya açılan her Türk şirketi, doğru kurgu yapıldığında hem kendi ayakları üzerinde duran bir yapı kuruyor hem de iki ülke arasında kalıcı bir değer zinciri oluşturuyor. Lojistikte daha verimli güzergâhlar, doğru planlama ve finansal disiplin hem karbon ayak izini hem de “boşa giden emek”i azaltıyor. Çek-Türk Ortak Ticaret Odası başkanlığımda da, şirketleri sadece kâr eden değil, bulunduğu ekosisteme istihdam, vergi ve uzun vadeli iş birliği getiren oyuncular olmaya teşvik ediyorum. Dijitalleşme ve yapay zekâ gibi teknolojiler, iş modellerinizi nasıl dönüştürüyor? Bu değişime adapte olmak için nasıl bir yol izliyorsunuz? Bugün YeYe’de yaptığımız işin önemli bir kısmı bilgi, süreç ve ilişki yönetimi. Dijitalleşme ve yapay zekâ sayesinde, bu bilgiyi sistematik hale getirip, müşterilerimize daha hızlı ve kişiselleştirilmiş hizmet sunabiliyoruz. Örneğin, lojistik kampanyalarımızda başvuru formlarından WhatsApp süreçlerine kadar birçok adımı otomatikleştiriyoruz; böylece ekibimiz rutin işler yerine stratejik konulara odaklanabiliyor. Hedefimiz, danışmanlığın insan dokunuşunu korurken; arka plandaki operasyonu mümkün olduğu kadar veri ve otomasyonla desteklemek. Bugünün iş dünyasında başarılı olmak isteyen gençlere, kariyerlerini sağlam temeller üzerine inşa etmeleri için hangi kritik tavsiyeleri verirsiniz? Öncelikle kendilerine bir “oyun alanı” seçmelerini öneririm: Lojistik, yazılım, finans… Hangi alanda olursa olsun, o alanın dili, dinamikleri ve oyuncularını derinlemesine öğrenmek çok değerli. İkinci olarak, mutlaka uluslararası bir perspektif geliştirsinler; dünya artık tek bir pazar ve dil bilmek, kültür anlamak en büyük sermaye. Üçüncüsü; sabır ve istikrar. Başarı çoğu zaman bir “patlama anı” değil, yıllarca üst üste konan küçük ama doğru adımların sonucu. Ve son olarak: Kimseye “mükemmel olma” sözü vermek zorunda değiller; ama “öğrenmeye ve gelişmeye açık olma” sözünü kendilerine vermeliler.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.