Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kültür

Kapsül Haber Ajansı - Kültür haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kültür haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

486. Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali Coşkuyla Sona Erdi Haber

486. Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali Coşkuyla Sona Erdi

21-26 Nisan tarihleri arasında gerçekleşen festival; Türkiye’nin pek çok şehrinden ve 13 farklı ülkeden gelen konukları ağırladı. Hafta boyunca süren etkinlikler, festivalin son gününde düzenlenen geleneksel kortej yürüyüşüyle zirveye ulaştı. Manisa Valiliği önünden başlayan ve Sultan Camii’nde noktalanan yürüyüşe; Osmanlı padişahlarının temsili geçişleri, Hafsa Sultan ve Merkez Efendi canlandırmaları ile halk dansları ekipleri renk kattı. Sivil toplum kuruluşlarının da katıldığı kortej, vatandaşların yoğun ilgisi ve alkışları eşliğinde gerçekleştirildi. Devletin ve Siyasetin Zirvesi Manisa’da Buluştu Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu ve eşi Özge Ekmen Dutlulu’nun ev sahipliği yaptığı kortej yürüyüşüne ve saçım törenine protokol üyeleri yoğun ilgi gösterdi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Manisa Valisi Vahdettin Özkan, 22. Dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Bülent Arınç, CHP Manisa Milletvekilleri Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, Bekir Başevirgen, AK Parti Manisa Milletvekilleri Tamer Akkal, Ahmet Mücahit Arınç, MHP Manisa Milletvekilli Erkan Akçay, CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper, Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek, Manisa İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral İlhan Şen, İl Emniyet Müdürü Fahri Aktaş, Manisa İl Kültür ve Turizm Müdürü İbrahim Sudak, Manisa’yı Mesiri Tanıtma ve Turizm Derneği Başkanı Ufuk Tanık, çevre illerin belediye başkanları ve siyasi partilerin il ve ilçe başkanları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. 10 Ton Şifa Saçıldı Kortejin ardından Sultan Camii’nde, Yavuz Sultan Selim’in eşi Hafsa Sultan’ın, kendisini sağlığına kavuşturan Merkez Efendi’ye “mesir beratı” vermesi temsili olarak canlandırıldı. Hafsa Sultan’ın şifalı macunların halka saçılması buyruğuyla birlikte, caminin kubbe ve minarelerinden 10 ton mesir macunu gökyüzünden yağdı. Şifalı macunlardan kapabilmek için meydanı dolduran on binlerce vatandaş, renkli görüntüler oluşturdu. Bazı vatandaşların macunları havada yakalamak için şemsiyelerini ters çevirdiği, bazılarının ise yüksek noktalara tırmandığı anlar objektiflere yansıdı. 486 yıllık bu köklü gelenek, hafızalardan silinmeyecek görüntülerle bir sonraki yıl buluşmak üzere sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ÇEKÜL Gelecek Akademisi Kapılarını Herkese Açıyor! Haber

ÇEKÜL Gelecek Akademisi Kapılarını Herkese Açıyor!

ÇEKÜL Vakfı uzmanları, akademisyenler ve deneyimli profesyonellerin hazırladığı doğa ve kültür odaklı eğitim/seminer/atölye/rotalar iklim krizinden gastronomiye, biyoçeşitlilikten somut olmayan kültürel mirasa, arkeolojiye, mimariye, yeşil ulaşıma kadar pek çok konuyu meraklıların ilgisine sunuyor. ÇEKÜL Gelecek Akademisi'nin ilk serisi Bahar Seminerleri, 29 Nisan 2026 tarihinde ÇEKÜL Beyoğlu Evi'nde başlayacak. Bahar Seminerleri her Çarşamba 19:00'da, doğa ve kültüre dair farklı temalara ilgi duyanları ÇEKÜL Evi'nde bir araya getirecek. ÇEKÜL Vakfı Genel Sekreteri Ilgın Sözen, Gelecek Akademisi ile yeni bir dönem başlattıklarını söyledi: "35 yıldır doğa, kültür ve insan arasındaki bağı, Türkiye'nin doğal ve kültürel mirasını korumak, yaşatmak ve geleceğe taşımak için çalışıyoruz Bilgiyi çoğaltan, paylaşan ve yaygınlaştıran güçlü eğitim kültürümüzle, sahada çok şey öğrendikve bu bilgiyi paylaşmanın ne kadar dönüştürücü olduğunu gördük. Günümüzde iklim krizi, kentleşme baskısı, tüketim alışkanlıkları, miras alanındaki bilgiyi daha geniş kitlelerle paylaşmayı zorunlu kılıyor. ÇEKÜL Gelecek Akademisi ile yeni bir dönem başlatıyoruz. Bugüne kadar yerel yönetimlerle birlikte geliştirdiğimiz bilgi ve deneyimi artık bireyler ve kurumlarla buluşturuyoruz. Birlikte öğrenen, birlikte düşünen bir topluluk kuruyoruz. Kültüre dair farklı temalar etrafında öğrenmek, tartışmak ve birlikte düşünmek isteyenleri ÇEKÜL Gelecek Akademisi'ne bekliyoruz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Koç Topluluğu 100 Yaşında Haber

Koç Topluluğu 100 Yaşında

Bu özel yıl için hazırlanan “Unutulmaz Yüzlerle Dolu Bizim 100’ümüz” filminin lansmanının yapıldığı Vehbi Koç Ödül Töreni’nde konuşan Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, Topluluğun Cumhuriyet ile şekillenen köklü birikimini, kalkınma ve müşterek refah anlayışını ve ikinci yüzyıla taşınan değerlerini vurguladı. Törende Halit Ergenç ve Alança Oskay, orkestra eşliğinde filmi sahnede canlı seslendirdi. 25. Vehbi Koç Ödülü’nün bu seneki kazananı ise Kültür alanında Canan Tolon oldu. Tolon göç, yıkım ve zaman gibi temalar üzerinden günümüzün toplumsal gerçekliklerine işaret ediyor. 1926 yılında merhum Vehbi Koç tarafından temelleri atılan Koç Topluluğu, 100. yaşını kutluyor. Topluluk, 100. yılına, 25. Vehbi Koç Ödül Töreni kapsamında düzenlenen gecede, bu özel yıl için hazırlanan filmle adım attı. Halit Ergenç ve Alança Oskay’ın sahnede orkestra eşliğinde canlı seslendirdiği “Unutulmaz Yüzlerle Dolu Bizim 100’ümüz” filmi izleyicilerden büyük alkış aldı. Divan Kuruçeşme’de gerçekleştirilen törende, Topluluğun geçmişten bugüne uzanan hikâyesi ve ikinci yüzyıla dair perspektifi aktarıldı. Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, sözlerine “Bu yıl 25’incisini düzenlediğimiz Vehbi Koç Ödül Töreni bizim için her zamankinden daha anlamlı ve özel. Zîrâ bu sene kurucumuz merhûm Vehbi Bey’in temellerini attığı Koç Topluluğu’nun 100’üncü yaşını idrâk ediyoruz” diye başladı. “100. yıl filmimizde de vurguladığımız gibi; asırlık tarihimizi sâdece unutulmaz hikâyeler değil, bu hikâyeleri mümkün kılan yüzler de oluşturuyor. İşte bu sebeple bizim yüz yılımız unutulmaz yüzlerle dolu” diye devam eden Koç, sahada, fabrikalarda, ofislerde sorumluluk alan çalışma arkadaşları, bayileri, iş ortaklarının emekleri neticesinde 100. yaşlarını büyük bir gurur ve sevinçle kutladıklarını dile getirdi. Ömer Koç: “Topluluğumuz 100 yıllık hikâyesinde yatırımı ve istihdâmı kalkınmanın ve müşterek refahın en önemli unsurları olarak görmüştür” Topluluğun, Millî Mücâdele’den yeni çıkmış bir memlekette, Cumhuriyet’in ilânı ile şekillenen parlak bir istikbâl tasavvurunun içinde doğduğunu hatırlatan Ömer Koç, “Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk, küllerinden doğan bir ulusa istikâmet çizerek bir medeniyet ve aydınlanma projesi inşâ etmiştir. Bu şartlar içerisinde kurulmuş olan Topluluğumuz; Cumhuriyet’in fikir ve ilkelerini samîmiyetle benimsemiş, değerlerini kendisine rehber edinmiştir” dedi. Topluluğun bir asırlık yolculuğunda sanayileşme, kalkınma ve kurumsallaşmanın öncülerinden olduğuna dikkat çeken Koç, bu süreçte pek çok alanda ilkleri gerçekleştirdiklerini belirtti. Kuşaklar boyunca inşâ edilen birikim neticesinde bugün 60’ın üzerinde ülkede 120 binden fazla çalışanla faaliyet gösteren uluslararası bir teşkilât hâline geldiklerini anlatan Koç, Topluluğun büyüme anlayışına dair ise şunları söyledi: “Topluluğumuz eğitime, bilime, kültüre ve sanâta katkıyı sorumluluğunun ayrılmaz bir parçası addetmiştir. Bu anlayışın bir yansıması olarak, 57 yıl önce Vehbi Koç Vakfı kurulmuştur. Vehbi Bey’in ‘insânî ve millî bir vazîfe’ olarak târif ettiği hayır işleri, kurumlara ilâve olarak hayata geçirilen projeler, burs programları ve sivil topluma verilen desteklerle yürütülmeye devam etmektedir.” Ömer Koç: “Kültür ve sanâta katkıyı bir tercih değil, insanımıza ve Cumhuriyetimize borç ve vazgeçilmez bir mesûliyet olarak değerlendiriyoruz” Ömer Koç her sene dönüşümlü olarak eğitim, kültür ve sağlık alanlarında Türkiye’nin ve Türk insanının gelişimine katkı sunan kıymetli isimlere verilen Vehbi Koç Ödülü’nün de bu çerçevede önemli bir rol üstlendiğine değindi. Bu seneki ödülün “kültür” sahasında verildiğine dikkat çeken Koç, “Bu yılki ödüle layık görülen sanatçı da; alışılmış kalıpların ötesine geçen, düşünmeye dâvet eden bir yaklaşımı temsîl ediyor. Sanatın en kıymetli tarafı alışılmışı sorgulatması ve değişimi teşvik etmesidir. Bundan dolayı kültür ve sanâta katkıyı bir tercih değil, insanımıza ve Cumhuriyetimize borç ve vazgeçilmez bir mesûliyet olarak değerlendiriyoruz” diye konuştu. Ömer Koç: “Gelecek 100 yılın eşiğindeyiz. Aynı inanç, aynı vizyon, aynı vatan sevgisiyle, yılmadan yorulmadan yolumuza devam edeceğiz” Ömer Koç, konuşmasına şöyle devam etti: “İkinci yüzyılına adım atmış bir Topluluk olarak; tecrübemizden aldığımız güçle ve değerlerimizin işâret ettiği istikâmete doğru yolumuza devâm edeceğiz. Değişen dünyâyı isâbetle okuyan, bilimi ve aklı rehber edinen, değerlerinden taviz vermeyen bir anlayışla hareket edeceğiz. İlk yüzyılımızda olduğu gibi, gelecekte de yalnız yürümeyeceğimizi biliyoruz. Çalışma arkadaşlarımız, bayilerimiz, iş ortaklarımız; en büyük güvencemiz olmaya devâm edecek. Ortak başarılarla dolu bir 100 yılı geride bıraktık, gelecek 100 yılın eşiğindeyiz. Aynı inanç, aynı vizyon ve aynı vatan sevgisiyle yılmadan yorulmadan yolumuza devam edeceğiz.” Bu yılki Vehbi Koç Ödülü’ne Canan Tolon layık görüldü 25.Vehbi Koç Ödülü’nün sahibi Canan Tolon ise sözlerine “Vehbi Koç Vakfı’nın bugün verdiği bu ödül benim için geleceğe dönük bir destek ve aynı zamanda bir cesaret kaynağı. Beni bu değerli ödüle layık gören Vehbi Koç Vakfı’na ve Seçici Kurul üyelerine çok teşekkür ediyorum” diye başladı. “Çocukken, ‘İstediğin her şey olabilirsin’ mottosu benim için hiç geçerli değildi. Hatta biraz ürkütücü de geliyordu. Bunları erken yaşta bilmek garip bir şekilde benim için bir özgürlük oldu. Ve hayal kurmak için bir engel değildi” diyen Tolon, sanat üretimini ‘yalnız ama zihinsel olarak kalabalık bir süreç’ olarak tanımladı ve şöyle ekledi: “Sanat üretimi çok yalnız bir süreçtir; ama zihinde bir kalabalıkla birlikte yaratılır, üretilir ve oluşur. Size yakın olanlar, henüz tanımadıklarınız, ya da hiçbir zaman tanışmayacaklarınız… Onlarla bir diyalog kurduğunuzu hayal edersiniz. Hayal kurmak bir güçtür.” Tolon göç, yıkım ve zaman gibi temalar üzerinden günümüzün toplumsal gerçekliklerine işaret ediyor Tolon, insan deneyimi, değişim ve hafıza etrafında şekillenen çalışmalarıyla didaktik bir dil kurmak yerine sorular soran, izleyiciyi düşünmeye davet eden bir yaklaşım benimsiyor. Göç, yıkım ve zaman gibi temalar üzerinden günümüzün toplumsal gerçekliklerine işaret ederken, mekânı parçalayarak ve katmanlayarak kurduğu çok boyutlu anlatımıyla dikkat çekiyor. Tolon bu ödüle, Vehbi Koç Vakfı Yönetim Kurulu’nun yanı sıra Prof. Dr. Zeynep Çelik, Prof. Dr. Ayla Ödekan, Kerem Kabadayı, Murathan Mungan ve Sadık Karamustafa’dan oluşan Seçici Kurul’un önerdiği üç aday arasından seçilerek layık görüldü. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

7. İzmir Kitap Fuarı Kapılarını Açıyor Haber

7. İzmir Kitap Fuarı Kapılarını Açıyor

Yayınevleri, sahaflar, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları ve kültür kurumlarının katılımıyla hayata geçirilen İZKİTAP; İzmir’i 17-26 Nisan 2026 tarihleri arasında 10 gün boyunca edebiyat ve yayıncılık dünyasının önemli buluşma noktalarından biri haline getirecek. Binlerce kitabın okurlarla buluşacağı organizasyon, yazarları, şairleri, akademisyenleri, gazetecileri ve sanatçıları aynı çatı altında bir araya getiren kapsamlı bir kültür platformu niteliği taşıyor. Bu yıl fuarda, yaklaşık 200 katılımcı yer alırken 400’e yakın yazar, şair, gazeteci, akademisyen ve sanatçı okurlarla buluşacak. Program kapsamında söyleşi ve imzalarla birlikte 500’e yakın etkinlik hayata geçirilecek. Ünlü yazarlar geliyor Fuar programı; edebiyattan tarihe, güncel tartışmalardan toplumsal meselelere uzanan geniş bir içerik sunacak. Söyleşi ve panellerde alanında öne çıkan isimler okurlarla buluşurken, fuar süresince düzenlenecek etkinlikler ziyaretçilere çok yönlü bir kültür deneyimi yaşatacak. Fuar boyunca Ahmet Ümit, Ayşe Kulin, Beyhan Budak, Coşkun Aral, Enver Aysever, İnci Aral, Mehmet Eroğlu, Mine Söğüt, Murat Menteş, Mustafa Balbay, Naim Babüroğlu, Nasuh Mahruki, Saygı Öztürk, Selçuk Şirin, Serhan Asker, Sinan Meydan, Suat Çağlayan, Şükrü Erbaş, Yekta Kopan’ın da aralarında bulunduğu birbirinden değerli isimler, imza günleri ve etkinliklerle okurlarıyla bir araya gelecek. Ayrıca, farklı alanlardan gazeteci, akademisyen ve düşün insanları da fuarın zengin içeriğine katkı sunacak. Onur konuğu yazar Oya Baydar İZKİTAP’ın onur konuğu, çağdaş Türk edebiyatının önemli isimlerinden Oya Baydar olacak. Roman ve denemelerinde bireyin toplumsal değişimlerle kurduğu ilişkiyi, kent yaşamını, belleği ve siyasal dönüşümleri ele alan Baydar; güçlü anlatımı ve düşünsel derinliğiyle edebiyat dünyasında özgün bir yere sahip. Uzun yıllara yayılan yazarlık serüveni boyunca çok sayıda esere imza atan yazar, fuar kapsamında 18 Nisan günü, imza ve söyleşisi ile Ahşap Sahne’de okurlarıyla buluşacak. Prof. Dr. İlber Ortaylı anılacak Kısa süre önce yaşamını yitiren Prof. Dr. İlber Ortaylı için adını taşıyan İlber Ortaylı Kütüphanesi önünde 18 Nisan Cumartesi saat 14.00’te kardeşi Nuriye Ortaylı ve kızı Tuna Ortaylı Kazıcı’nın katılımıyla anma etkinliği düzenlenecek. Sergiler Fuar boyunca İzmirliler, Pakistan Pavyonu’nda 19 Nisan’a kadar Ece Türkel ve Fatih Şimşek’in seramik eserler sergisini, yine Pakistan Pavyonu’nda 23 Nisan’da açılacak Uluslararası Işık Seramik Yarışması Seramik Sergisi’ni ve Mehmet Tüzüm Kızılcan Sanat Galerisi’nde Cem Sağbil’in Dünyada Hala Çiçek Açıyor Sergisi’ni, 10.00 - 20.00 saatleri arasında ziyaret edebilecek. Çocuklar buraya İZKİTAP, her yaştan ziyaretçiye hitap eden çok yönlü bir kültür ortamı sunacak. Aileleriyle birlikte fuarı ziyaret eden çocuklar, ilk kitaplarını seçmenin heyecanını yaşarken; bu ortak deneyim alanı kuşaklar arası bir kültür buluşmasına dönüşecek ve okuma alışkanlığının gelişmesine, edebiyatın gündelik yaşamın bir parçası haline gelmesine katkı sağlayacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri, fuara ev sahipliği yapan Kültürpark’ta gerçekleştirilecek. Söyleşiler, atölyeler, sahne etkinlikleri, yaratıcı drama çalışmaları, masal anlatımları ve interaktif etkinliklerle alan, bayram haftasında edebiyat ve sanatla iç içe bir buluşma noktasına dönüşecek. İZKİTAP - 7. İzmir Kitap Fuarı, 10 gün boyunca 10.00 - 20.00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek. Kitapseverler, fuarla ilgili daha fazla bilgiye, imza ve etkinlik programına kitapizmir.com adresinden ulaşabilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İGA İstanbul Havalimanı’nın Merkezi Dev Sanat Eseri İle Buluştu Haber

İGA İstanbul Havalimanı’nın Merkezi Dev Sanat Eseri İle Buluştu

Küresel bağlantıda dünya lideri olmasının yanı sıra Türkiye’nin kültürel derinliğini ve sanatın iyileştirici gücünü dünya ile buluşturan İGA İstanbul Havalimanı, sanat literatürüne geçecek yeni bir projeye imza attı. Ülkemizin kültür-sanat alanındaki en kapsamlı ödüllerinden 2. İGA ART Sanat Projeleri Yarışması’nın kazananı, sanatçı Hayri Karay’ın imzasını taşıyan dev heykel, İGA İstanbul Havalimanı’nda yükseldi. Hareketli iki parçadan oluşan 37,7 metre yüksekliğindeki eser, çeliğin sarsılmaz gücünü ışığın zarafetiyle birleştiriyor. Havalimanının tam merkezinde konumlanan heykel, İGA İstanbul Havalimanı CEO’su Selahattin Bilgen, sanatçı Hayri Karay, kültür sanat dünyasından önemli isimlerin ve İGA yöneticilerinin de dahil olduğu çok sayıda kişinin katılımıyla açıldı. Anadolu’nun Kültürel Mirasından Modern Bir Manifesto Eser; sanatçı Hayri Karay’ın İsimsiz / Untitled başlıklı manifestosunda belirttiği üzere, Anadolu’nun kültürel çeşitliliğini ve etnografik katmanlılığını hareket ve dönüşüm üzerinden yeniden üretiyor. ‘Sabit bir biçim’ yerine ‘sürekli devinimi’ temsil eden eser, bu sayede havalimanının her bir misafiri için farklı ve kişisel yorumlamaya olanak sağlıyor. Dinamik yapısıyla, izleyenleri estetik bir yolculuğa davet eden kinetik heykel, izleyicinin konumu ve hareketiyle sürekli dönüşen ve yaşayan bir olgu olarak tarif ediliyor. Yapıtın aynalı yüzeyleri, terminalin dinamizmini yansıtarak sonsuz bir perspektif yaratırken; ışık ve gölge ilişkisi, yapının temel kurucu unsuru olarak işlev görüyor. “Sanatı Yolculuğun Kalbine Taşıyoruz” Açılış töreninde, 2023 yılında 172 proje arasından yükselerek yarışmayı kazanan eserin, sanatçı tarafından Cumhuriyetimizin 100. yılına ithaf edilmesinin; Cumhuriyet tarihinin en büyük altyapı projesi İGA İstanbul Havalimanı için bir gurur vesilesi olduğunu vurgulayan Selahattin Bilgen, kültür – sanat projelerinin önemini şu sözlerle vurguladı: “İGA İstanbul Havalimanı olarak, İGA ART çatısı altında hayata geçirdiğimiz bu heykel çalışması ile yine sınırları zorlayan bir sanat olayına daha ev sahipliği yapmanın heyecanını yaşıyoruz. Bu devasa yapıt, sadece boyutlarıyla değil, barındırdığı derin anlamla da havacılığın ve sanatın kesiştiği yeni bir simge... Terminalimizin yüksek dinamizmi ile sanatın dinginliğini bu noktada buluşturduk. Zira bu yapı; izleyicisinin yorumuna, hissiyatına ve bakış açısına sonuna kadar açık, katılımcı bir sanat deneyimidir.” “Eser, sürekli değişen ve izleyiciyle birlikte yeniden kurulan bir süreci tanımlar” Sanatçı Hayri Karay ise eserin felsefesini; “Bu heykel, izleyiciyle kurduğu ilişki doğrultusunda farklılaşan bir yapıdır. Sabit bir anlamdan ziyade çoğul okumalara açık, sürekli değişen ve izleyiciyle birlikte yeniden kurulan bir süreci tanımlar” sözleriyle ifade etti. İGA İstanbul Havalimanı’nın uluslararası kimliğini sanatın evrensel diliyle birleştiren eser, tüm dünyadan gelen misafirlerini terminalin kalbindeki bu eşsiz ışık ve form koreografisine tanıklık etmeye davet ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nilüfer’in Hikayesi Çocukların Fırçasında Hayat Buldu Haber

Nilüfer’in Hikayesi Çocukların Fırçasında Hayat Buldu

Nilüfer Belediyesi ile Nilüfer İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen “Nilüfer Resim Yarışması”nın ödül töreni ve sergi açılışı Konak Kültürevi’nde gerçekleştirildi. Bu yıl “Nilüfer’in Çocuklarıyız” temasıyla gerçekleştirilen yarışmaya, ilçe genelindeki 19 farklı okuldan öğrenciler katılarak eserleriyle kente dair duygu ve düşüncelerini resmetti. Düzenlenen törene Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Okan Şahin, Nilüfer İlçe Milli Eğitim Şube Müdürleri Aydın Narin ve Mehmet Orhan, öğretmenler, öğrenciler ve aileleri katıldı. BİR ŞEHİR, KENDİNİ ANLATAN ÇOCUKLARIYLA BÜYÜR Törende konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, uzun yıllardır sürdürülen yarışmanın kentin kültür ve sanat hayatı açısından önemli bir değer olduğunu söyledi. Yarışmanın yalnızca bir etkinlik değil, aynı zamanda çocukların kendilerini ifade ettikleri güçlü bir alan olduğunu belirten Başkan Şadi Özdemir, “Bu yılki konu başlığımız ‘Nilüfer’in Çocuklarıyız’dı. Çünkü bir şehir, kendini anlatan çocuklarıyla büyür” dedi. Son 14 yılda bin 455 öğrencinin yarışmaya katıldığını açıklayan Başkan Şadi Özdemir, çocukların eserlerinde samimiyet ve özgünlüğün öne çıktığını ifade ederek, “Çocuklar fırçayı eline aldığında yapmacıklık ortadan kalkıyor. Her biri ayrı bir duygu, ayrı bir bakış açısı taşıyor” diye konuştu. Yarışmaya katılan tüm öğrencileri tebrik eden de Başkan Şadi Özdemir, ödül alan öğrencilerin yanı sıra katılım gösteren her çocuğun bu sürecin değerli bir parçası olduğunu sözlerine ekledi. DERECEYE GİREN ÖĞRENCİLER ÖDÜLLERİNİ ALDI Alanında uzman jüri üyelerinin değerlendirmesi sonucunda yarışmada birinciliği Halil İnalcık Bilim ve Sanat Merkezi öğrencisi İdil Ece Topan kazandı. İkincilik ödülü Özel 22. Yüzyıl Koleji öğrencisi Derin Su Bulut’a, üçüncülük ödülü ise Nilüfer Şehitler Ortaokulu öğrencisi Nisanur Acar’a verildi. Mansiyon ödüllerine ise Akçalar Fahriye Sayarel Ortaokulu’ndan Esma Nur Kıran, Saadettin Türkün Ortaokulu’ndan Mete Eymen ve Vahide Aktuğ Ortaokulu’ndan Hüseyin Arslan layık görüldü. Nilüfer Resim Yarışması kapsamında öğrencilerin eserlerinden oluşan sergi, 8 Nisan’a kadar Konak Kültürevi’nde sanatseverlerin ziyaretine açık olacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bakan Ersoy Müjdeyi Verdi: Kültür Yolu İçin Geri Sayım Başladı Haber

Bakan Ersoy Müjdeyi Verdi: Kültür Yolu İçin Geri Sayım Başladı

Türkiye Kültür Yolu Festivali’nde geri sayım başladı. Festival, 25 Nisan 2026 tarihinde Şanlıurfa’da başlayacak, 15 Kasım 2026’da Adana’da sona erecek. Yaklaşık 8 ay sürecek bu kültür sanat maratonu, bu yıl 234 güne ulaşarak dünyanın en uzun soluklu festivali olma özelliğini daha da güçlendirecek. Bakan Ersoy, 2021 yılında 80 mekânda ve 2.000’in üzerinde sanatçıyla başlayan festivalin bugün uluslararası bir kültür markasına dönüştüğünü belirtti. Beyoğlu Kültür Yolu Festivali olarak başlayan ve her yıl büyüyerek Türkiye geneline yayılan Türkiye Kültür Yolu Festivali, 2026 yılında 26 şehirde gerçekleştirilecek. Ersoy, 2027 yılında Balıkesir, Denizli, Hatay, Kocaeli, Muğla ve Tekirdağ’ın da katılımıyla festivalin 32 şehre ulaşacağını ifade etti. “Artık insanlar sadece görmek için değil, hissetmek ve deneyimlemek için seyahat ediyorlar” diyen Bakan Ersoy, kültür ve sanat faaliyetlerinin Bakanlığın asli görevleri arasında yer aldığını vurguladı. Kültür ve sanatın toplumun her kesimine ulaşmasını hedefleyen festivalin, yalnızca bir etkinlik serisi olmanın ötesinde Türkiye’nin kültürel dönüşümünün güçlü bir temsilcisi olduğunu belirten Ersoy, Cumhuriyetin 100’üncü yılı itibariyle Avrupa Festivaller Birliği üyesi olan festivalin her geçen yıl daha da güçlenerek yoluna devam ettiğini söyledi. FESTİVALE DAİR HER ŞEY ARTIK TEK SOSYAL MEDYA HESABINDA Bakan Ersoy, Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin artık tek bir sosyal medya hesabı üzerinden takip edilebileceğini belirterek, festival takvimi ve tüm detayların https://kulturyolufestivali.com/ internet sitesi ile @turkiye_kulturyolu Instagram hesabı üzerinden paylaşılacağını ifade etti. GASTRONOMİ: KÜLTÜRÜN LEZZETLE BULUŞTUĞU NOKTA Festival kapsamında şehirlerin gastronomi değerleri de ön plana çıkacak. Yerel mutfakların özgün lezzetleri, gastronomi etkinlikleri ve deneyim alanlarıyla ziyaretçilere sunulacak. Şeflerin katılımıyla gerçekleşecek atölyeler, tadım etkinlikleri ve yöresel ürün buluşmaları sayesinde Türkiye’nin mutfak kültürü daha geniş kitlelere tanıtılacak. Festival, gastronomiyi yalnızca bir tat deneyimi değil, kültürel mirasın önemli bir parçası olarak ele alacak. 2026 yılında gastronomi alanında önemli bir yenilik de hayata geçirilecek. Festival kapsamındaki şehirlerde gastronomi duraklarının belirlenmesi amacıyla danışma kurulları oluşturulacak. Her şehrin kendi mutfak kültürünü en doğru şekilde temsil etmesi için alanında uzman isimlerin yer alacağı bu kurullar, şehirlerin öne çıkan lezzet noktalarını ve deneyim rotalarını belirleyecek. Ayrıca her şehir için bir “şehir şefi” belirlenerek, yerel gastronominin temsil gücü artırılacak. Şehir şefleri, hem etkinlik içeriklerinin oluşturulmasında aktif rol üstlenecek hem de o kentin mutfak mirasının ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtımına katkı sağlayacak. Bu yeni yapı ile Türkiye Kültür Yolu Festivali, gastronomiyi daha sistematik, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir yaklaşımla ele alacak. 9 GÜNLÜK FESTİVAL, ŞEHİR EKONOMİLERİNE GÜÇ KATIYOR Her şehirde 9 gün süren festival programı, yalnızca kültürel değil ekonomik açıdan da önemli katkılar sağlıyor. Festival süresince oteller, restoranlar ve yerel işletmeler yoğun talep görürken, şehir dışından gelen ziyaretçilerle birlikte turizm hareketleniyor. Bakan Ersoy, festivalin ekonomik etkisine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: “9 gün boyunca düzenlediğimiz etkinliklerin şehir ekonomisine büyük katkısı var. Esnafımız bu sürede neredeyse 3 aylık iş yapıyor. Hem yerel halk hem de şehir dışından gelen ziyaretçiler sayesinde illerimizin ekonomisi ciddi şekilde canlanıyor. Hem festivale katılanlar hem il dışından etkinlikleri izlemek için gelenler adeta ilin ekonomisine can suyu oluyor.” ŞEHİRLERDE KÜLTÜR YOLU HEYECANI BAŞLADI Konserlerden sergilere, tiyatrodan operaya, söyleşilerden atölyelere kadar binlerce etkinlik ile Türkiye, aylar boyunca büyük bir kültür sahnesine dönüşecek. Festivalin kapsadığı şehirlerde kültür ve sanat heyecanı şimdiden hissedilmeye başlandı. Türkiye Kültür Yolu Festivali, her şehirde yerel değerleri öne çıkaran, sanatın farklı disiplinlerini bir araya getiren ve geniş kitlelere ulaşan etkinlikleriyle şehirlerin kültürel dinamizmini artıracak. 2025 yılında 20 şehirde gerçekleştirilen ve 180 gün süren festival; 9 bin 645 etkinlik ve 50 bin 400 sanatçının katılımıyla büyük bir başarıya imza atmıştı. 2026 yılında ise bu güçlü yapı daha fazla şehre yayılacak, daha uzun süreli ve daha kapsamlı bir içerikle hayata geçirilecek. 26 ŞEHİR, TEK BİR KÜLTÜR ROTASI 2026 takviminde Şanlıurfa’nın ardından Aydın, Mersin, Eskişehir, Manisa, Trabzon, Samsun, Bursa, Sakarya, Van, Konya, Nevşehir, Malatya, Erzurum, Ordu, Çanakkale, Kayseri, Kahramanmaraş, Ankara, İstanbul, Gaziantep, Diyarbakır, Mardin, İzmir, Antalya ve Adana yer alıyor. Bu yıl Aydın, Eskişehir, Kahramanmaraş, Mersin, Ordu ve Sakarya’nın da dahil edilmesiyle festival 26 şehirde doruğa ulaşacak. Her şehir, kendi kültürel mirasını ve yerel değerlerini festivalin ruhuna katarak Türkiye’nin zenginliğini görünür kılacak. ÇOCUKLAR İÇİN RENKLİ VE ÖĞRETİCİ DÜNYA Festival, çocuklar için özel olarak hazırlanan etkinliklerle de dikkat çekiyor. Atölyeler, sahne gösterileri, tiyatrolar, interaktif oyun alanları ve eğitici programlarla çocuklar erken yaşta sanatla buluşacak. Festival kapsamında kurulacak çocuk köyleri, açık hava oyun alanları ve yaratıcı etkinlik sahaları sayesinde çocuklar hem eğlenecek hem de sosyal ve kültürel gelişimlerini destekleyen deneyimler yaşayacak. Bu kapsamlı içerik, kültürel farkındalığın küçük yaşta gelişmesine katkı sağlayacak. Konserlerden sergilere, opera ve bale gösterilerinden modern dansa, söyleşilerden atölyelere kadar uzanan binlerce etkinlik ücretsiz olarak sanatseverlerle buluşacak. Festivalin tüm etkinlikleri tek bir dijital platform üzerinden takip edilebilecek ve ziyaretçiler programlara kolaylıkla erişebilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bursa’nın Fethine Uluslararası Bakış Haber

Bursa’nın Fethine Uluslararası Bakış

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği ‘Bursa’nın Fethi’nin 700. Yılı Uluslararası Sempozyumu’nda, yerli ve yabancı akademisyenler tarafından 14. yüzyıl Bursa’sı tarihsel, kültürel ve siyasal boyutlarıyla ele alınıyor. Osmanlı Devleti’nin ilk başkenti olan ve erken dönem Osmanlı mimarisinin seçkin örneklerine ev sahipliği yapan payitaht Bursa’nın fethinin 700. yılı, Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından yıl boyunca çeşitli etkinliklerle 17 ilçede kutlanıyor. Etkinlikler kapsamında Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığı tarafından Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA), Türk Tarih Kurumu (TTK) ve Bursa Uludağ Üniversitesi iş birliğiyle Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde ‘Bursa’nın Fethi’nin 700. Yılı Uluslararası Sempozyumu’ düzenleniyor. YERLİ VE YABANCI AKADEMİSLER ANLATIYOR Bursa’nın fethinin yıl dönümünün kutlandığı 6 Nisan haftası öncesinde gerçekleştirilen sempozyumda, Türkiye, Hollanda, Sırbistan, İngiltere, İtalya ve Amerika’dan alanında yetkin 48 akademisyen ve araştırmacı bir araya geliyor. 3–5 Nisan tarihleri arasında düzenlenen programda, toplamda 13 oturum yapılarak 40 bildiri sunulacak. İlk dört oturum, Osmanlı tarihine önemli katkılar sunmuş değerli bilim insanları Halil İnalcık, Robert Ousterhout, Yusuf Oğuzoğlu ve yakın zamanda vefat eden İlber Ortaylı anısına gerçekleştiriliyor. GÜÇLÜ MİRAS BİLİMSEL ÇALIŞMALARLA YORUMLANIYOR Yıldırım Bayezid Salonu’ndaki açılış töreninde Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’i temsilen konuşan Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Yıldız, sempozyumla köklü bir medeniyetin doğuşuna tanıklık eden Bursa’nın 700 yıllık hafızasını anlamayı, anlatmayı ve geleceğe taşımayı amaçladıklarını söyledi. Bursa’nın tarih boyunca ticaretin, kültürün ve medeniyetin kesişim noktalarından biri olduğunu hatırlatan Mehmet Yıldız, güçlü mirası bilimsel, kültürel ve sanatsal çalışmalarla yeniden yorumladıklarını ifade etti. “BURSA’NIN FETHİ’NİN 700. YILI HEPİMİZE KUTLU OLSUN” Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin yıl boyunca çok yönlü ve kapsamlı bir etkinlik programı yürüttüğünü hatırlatan Yıldız, “Yürüttüğümüz projelerle, geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir bağ kurmayı hedefliyoruz. Sempozyum da çalışmaların en önemli ve en güçlü ayaklarından biridir. Bilimsel üretimin ve akademik paylaşımın bu tür buluşmalarla güçlenmesinin, kent hafızasının korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması açısından son derece önemli olduğuna inanıyoruz. Bursa’nın Fethi’nin 700. yılı hepimize kutlu olsun. Köklerimizden aldığımız güçle, ortak akılla ve dayanışmayla geleceğe birlikte yürüyoruz” dedi. Bursa Uludağ Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftçi ise, Bursa’nın yaklaşık 8500 yıllık bir tarihi birikimi barındırdığını dile getirdi. Birçok farklı topluma ve kültüre ev sahipliği yapan şehre en fazla 700 yıllık Türk varlığının damga vurduğunu anlatan Çiftçi, 1326 yılında Orhan Bey tarafından fethedilen Bursa’nın kısa sürede büyüyüp önemli bir kültür ve ticaret merkezi haline geldiğini aktardı. Danışma Kurulu adına konuşan Prof. Dr. İsmail Yaşayanlar da Bursa’nın Osmanlı için çok önemli bir kent ve mihenk taşı olduğunu belirtti. Osmanlı’nın ilk payitahtı olan Bursa’nın 700 yıllık tarihi birikiminin sempozyumda konuşulacağını anlatan Yaşayanlar, katkı sunan herkese teşekkür etti. Program konuşmaların ardından açılış oturumuyla devam etti. Moderatörlüğünü Prof. Dr. Cafer Çiftçi’nin üstlendiği bölümde Prof. Dr. Mehmet Öz, Prof. Dr. Murat Keçiş, Doç. Dr. Hasan Yılmazyaşar ve Prof. Vedat Turğut tarafından Bursa’nın fethi tarihsel bakış açılarıyla değerlendirildi. Bizans İmparatorluğu, haçlı seferleri, Osmanlı beyliğinin ortaya çıkış süreci, Moğol istilası ve Orta Doğu hakkında da bilgi veren akademisyenler, Osmanlı’nın bölgedeki gelişimini ve kalıcı olmasını sağlayan etkenleri anlattı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Marmaris Baharı Festival Havasında Karşılıyor Haber

Marmaris Baharı Festival Havasında Karşılıyor

Marmaris, Nisan ve Mayıs aylarında spor, sanat, müzik ve kültür dolu yoğun bir etkinlik takvimiyle hem yerli hem yabancı ziyaretçileri ağırlamaya hazırlanıyor. Farklı ilgi alanlarına hitap eden organizasyonlarla kentte adeta festival havası esecek. Marmaris, bahar aylarında düzenlenecek bu etkinliklerle hem turizm sezonuna güçlü bir başlangıç yapacak hem de ziyaretçilerine dopdolu bir deneyim sunacak. NİSAN AYI SPORLA DOPDOLU Sezon açılışı, Marmaris Uluslararası Yat Kulübü’nün organizasyonuyla gerçekleşen “Campus Cup” yelken yarışları ile başladı. Marmaris Uluslararası Yat Kulübü (MIYC) ev sahipliğinde bu yıl 18’incisi düzenlenen organizasyona 27 takım ve 257 üniversiteli sporcu katıldı. 31 Mart – 1 Nisan tarihleri arasında Türkiye’nin farklı üniversitelerinden gelen ekipler, hem rekabet hem de deneyim kazanma fırsatı bulurken Marmaris’in etkinlik sezonuna da güçlü bir başlangıç yapıldı. Bir diğer organizasyon ise Boostcamp Marmaris 2026 ise 1-5 Nisan tarihleri arasında bisiklet tutkunlarını bir araya getirdi. Bu yıl 9’uncusu gerçekleştirilen organizasyon, doğa ile sporu buluşturan rotalarıyla başladı. 5 Nisan’a kadar devam edecek etkinlik bisiklet tutkunlarını bir araya getirdi. RALLİDEN KOŞUYA HEYECAN DORUKTA Sezonun bir diğer büyük organizasyonlarından 35. Ege Rallisi ise 2-4 Nisan tarihleri arasında düzenlenecek. Türkiye’nin önemli otomobil sporları etkinliklerinden biri olan ralli, hız ve adrenalini Marmaris yollarına taşıyacak. 17-18-19 Nisan tarihlerinde gerçekleşecek Anadolu Sigorta Marmaris Ultra Trail, doğa ve spor tutkunlarını bir araya getirecek. Zorlu parkurlarda koşulacak yarış, Marmaris’in eşsiz doğasını sporla buluşturacak. 27-29 Nisan tarihlerinde ise dünyanın yakından takip ettiği 61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, Marmaris etaplarıyla kente büyük heyecan katacak. Uluslararası bisikletçiler, zorlu parkurlarda mücadele edecek. 23 NİSAN FESTİVALLE KUTLANACAK Marmaris Belediyesi tarafından bu yıl ilk kez düzenlenecek Uluslararası Çocuk Festivali, 21-26 Nisan tarihleri arasında Türkiye’den ve farklı ülkelerden yüzlerce çocuğu Marmaris’te ağırlayacak. 23 Nisan coşkusunu uluslararası boyuta taşıyacak festivalde, dans ve müzik gösterileriyle renkli görüntüler oluşacak. Festival kapsamında 25 Mayıs’ta sahne alacak olan sevilen sanatçı Aydilge ise Marmaris’te müzik dolu unutulmaz bir gece yaşatacak. KÜLTÜRLER MARMARİS’TE BULUŞACAK Mayıs ayı da birbirinden önemli organizasyonlarla devam edecek. 2-12 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecek Marmaris Uluslararası Kültür ve Sanat Festivali, konserler, sergiler ve performanslarla sanatseverlere hitap edecek. Bu yıl 5’incisi düzenlenecek festivalde Fazıl Say ve Ferit Odman gibi önemli sanatçılar, Marmaris Amfi Tiyatro’da sahne alacak. 7-10 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek Latin Fest, dans ve müzikle Marmaris’e Latin rüzgârı estirecek. Ritim, gastronomi, dans ve diplomasiyi bir araya getiren festival; Türkiye ile Latin dünyası arasında yeni bir kültürel buluşma noktası oluşturmayı hedefliyor. Latin ülkelerinden profesyonel dans toplulukları, canlı sahne performansları ve salsa ile bachata gibi dansların tutkulu ezgileri her akşam kente hareket katacak. VETERAN BASKETÇİLER YİNE MARMARİS’TE 7-11 Mayıs’ta gerçekleşecek Marmaris Yat Charter Show, deniz turizmi sektörünün önemli temsilcilerini bir araya getirirken 14-17 Mayıs tarihlerinde düzenlenecek Uluslararası Veteran Basketbol Turnuvası ise farklı ülkelerden sporcuları dostluk ve rekabet ortamında buluşturacak. Ayrıca 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nda da birbirinden renkli etkinlikler olacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.