Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kültür Sanat

Kapsül Haber Ajansı - Kültür Sanat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kültür Sanat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eğitimde Gaziantep Büyükşehir Farkı! Haber

Eğitimde Gaziantep Büyükşehir Farkı!

İnsanı merkeze alan hizmet anlayışıyla çalışmalarını sürdüren Büyükşehir Belediyesi, altyapı yatırımlarının yanı sıra sosyal belediyecilik uygulamalarıyla da eğitime destek veriyor gençlerin yaşam standartlarını yükseltiyor. Öğrenciler, eğitim süreleri boyunca belediyenin sağladığı çok yönlü imkanlardan faydalanabiliyor, desteklerle ailelerin ekonomisine katkı sunuyor. GENÇLERİN GELECEĞİNE YATIRIM YAPAN ŞEHİR Öğrenciler için ulaşım desteği, ekonomik kolaylıklar, kültür ve sanat faaliyetleri, spor organizasyonları ile katılımcı yönetim anlayışını bir araya getiren Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, öğrencilerin yalnızca eğitim gördüğü değil, kendini geliştirdiği, sosyal yaşamın içinde aktif rol aldığı ve geleceğe güvenle hazırlandığı bir şehir inşa ediyor. EĞİTİM DESTEKLERİYLE 750 BİN ÖĞRENCİYE ULAŞILDI “Eğitim Şehri Gaziantep” sloganıyla çalışmalar yürüten Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde eğitim desteği veriyor. Böylelikle ailelerin bütçesine katkı sağlanıyor. Büyükşehir Belediyesi bugüne kadar 750 bin öğrenciye eğitim desteği vererek çalışmalarına devam ediyor. 400 BİNİŞLİK ABONMAN 350 LİRAYA DÜŞÜRÜLDÜ Öğrencilerin bütçesinde önemli yer tutan ulaşım giderlerini azaltmak amacıyla Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Türkiye'de örnek gösterilen bir uygulamaya imza attı. Aylık 400 binişlik öğrenci abonmanı 350 liraya düşürülerek bir yolculuk maliyeti 1 liranın altına indirildi. Kent genelindeki toplu ulaşım sistemiyle entegre edilen bu uygulama sayesinde öğrenciler güvenli, ekonomik ve kesintisiz ulaşım hizmetinden yararlanırken aile ekonomisine de önemli katkı sağlanıyor. HAYDİ SOFRAYA İLE 4 ÇEŞİT YEMEK 60 TL! Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin uygun fiyatlı ve kaliteli yemek hizmeti sunduğu “Haydi Sofraya” Restoranları bütçe dostu yönüyle dikkat çekiyor. Üniversite öğrencilerinin de sıklıkla yararlandığı uygulamada 4 çeşit yemek 60 TL’den veriliyor. GASMEK İLE ÖĞRENCİLER GELECEĞE HAZIRLANIYOR Eğitim projeleri kapsamında model haline gelen GASMEK, 7’den 70’e eğitimlerini sürdürüyor. Mesleki ve sanat kurslarının yanı sıra YKS ve LGS Etüt Kursları ile sınavlara hazırlanan öğrencilere ücretsiz destek veriyor. Bu kapsamda şehrin dört bir yanında ve ilçelerde toplamda 36 merkezde bugüne kadar 81 bin 601 öğrenci etüt kurslarından yararlandı. GASMEK ayrıca 2022-2026 Eğitim Öğretim Yılları arasında İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bağlı okullara toplam 2 milyon 170 bin adet YKS-LGS denemesi dağıtımı yaptı. 2024-2026 Eğitim Öğretim Yılları arasında ise İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve GASMEK öğrencilerine toplam 103 bin adet soru bankası kitabı desteği verdi. Yaz Okulları Program kapsamında ise 161 branşta bilişim teknolojileri, robotik kodlama, gastronomi, kültür, sanat ve kişisel gelişim alanlarında eğitimler verilerek öğrencilerin akademik, sosyal ve kültürel gelişimlerine destek olundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

36. Akbank Caz Festivali 26 Eylül’de Başlıyor Haber

36. Akbank Caz Festivali 26 Eylül’de Başlıyor

26 Eylül - 11 Ekim tarihlerinde gerçekleşecek festival öncesinde konuşan Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, “36 yıldır İstanbul’un müzik hayatının içinde olan Akbank Caz Festivali’nin bundan sonra da İstanbul’un müzik kültürüne yön veren, yeni seslere alan açan ve kendi izini bırakan bir ekol olarak yoluna devam etmesini diliyoruz” dedi. Türkiye’nin en köklü kültür sanat geleneklerinden Akbank Caz Festivali, 36. kez İstanbul’da müzikseverlerle buluşuyor. Sanatı her disipliniyle destekleyen Akbank Sanat ile BKM organizasyonunda düzenlenen festival, bu yıl 26 Eylül - 11 Ekim tarihleri arasında gerçekleşecek. Farklı müzik türlerini içeren geniş yelpazeli programda, 15’ten fazla ülkeden gelen 200’e yakın sanatçının yer aldığı 36 konserin yanı sıra çok yönlü panel, atölye ve ustalık sınıfı etkinlikleri yer alıyor. Akbank Caz Festivali, bu yıl da cazın farklı kuşaklarını, türlerini ve ifade biçimlerini İstanbul’un çeşitli sahnelerinde buluşturan zengin programıyla müzikseverleri kapsamlı bir keşif rotasına davet ediyor. Programda Arturo Sandoval, James Carter, Bugge Wesseltoft, Emin Fındıkoğlu, İmer Demirer, Sibel Köse, Dhafer Youssef, Savina Yannatou, Cochemea ve Nicole Zuraitis gibi cazın usta isimleri; genç caz müzisyenleri, uluslararası sahnenin dikkat çeken temsilcileri, özel tribute projeleri, söyleşi, dinleme kulübü ve çocuk atölyeleriyle birlikte yer alıyor. Festival, cazın sahnedeki enerjisini müziğin hafıza, arşiv, görsel kültür ve eğitimle kurduğu bağlarla birlikte ele alıyor. ‘İstanbul’un Müzik Kültürüne Yön Veren ve Kendi İzini Bırakan Bir Ekol’ 36. Akbank Caz Festivali’nin program duyurusu için düzenlenen tanıtım toplantısında konuşan Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, “Akbank Caz Festivali, 36 yıldır İstanbul’un müzik hayatının içinde. Bugün geldiği noktada da kendi geleneğini yaratmış, kendi dinleyicisini oluşturmuş, kendine özgü bir ekol haline gelmiş güçlü bir hikayeyi temsil ediyor. Yıllar içinde değişen müzik dünyasına ayak uydururken cazın özgür ruhunu, yaratıcı gücünü ve sınırları aşan etkisini İstanbul’a taşıyor. Akbank Caz Festivali’nin bundan sonra da İstanbul’un müzik kültürüne yön veren, yeni seslere alan açan ve kendi izini bırakan bir ekol olarak yoluna devam etmesini diliyoruz” dedi. ‘Her Kuşakta Kendini Yenileyen Ruhuyla Geleceğe İlham Veriyor’ Akbank Caz Festivali’nin bu yıl da dünya çapında önemli isimlerin eşliğinde müzikseverlere ilham verici bir buluşma alanı sunacağını belirten Akbank Sanat Müdürü Derya Bigalı, “Akbank Caz Festivali’ni 36. yılında da güçlü programıyla cazın özgür, çoğulcu ve yenilikçi ruhunu İstanbul’un farklı noktalarına taşıyoruz. Cazın doğasında var olan doğaçlama, diyalog ve birlikte üretme kültürü, bugün özellikle gençler için çok güçlü bir ilham kaynağı. Festivalimizle bu ruhu sahnelerden atölyelere, söyleşilerden genç müzisyenlere yönelik özel projelere kadar geniş bir alana yayıyoruz. JAmZZ Masterclass Programı ile de genç caz müzisyenlerine ustalarıyla bir araya gelme, sahne deneyimi kazanma ve yurt dışında eğitim fırsatlarına erişme imkânı sunarak onların gelişim yolculuklarına katkı sağlıyoruz. Cazın her kuşakta kendini yenileyen ruhuyla, festivalimizin geleceğe ilham vermeye devam edeceğine inanıyoruz” dedi. Akbank Caz Festivali Proje Danışmanı Ayşegül Turfan Mumcuoğlu ise şöyle konuştu: “Uzun soluklu iş birliğimizin 36. yılında, BKM organizasyonu ile, İstanbul’un farklı noktalarındaki 24 mekana yayılan Akbank Caz Festivali deneyimini her yıl yaşatmayı sürdürüyoruz. Bu yolculukta yanımızda olan, festivalin gerçekleşmesine katkı sunan tüm partnerlerimize, sanatçılarımıza ve dinleyicilerimize teşekkürlerimizi sunuyoruz. Festivalimizin kuruluşundan 2013’e kadar direktörlüğünü üstlenen sevgili Mehmet Uluğ’u ve İstanbul’un müzik hayatına bıraktığı derin izleri anmak üzere bu yıl da özel bir projede bir araya geliyoruz. 30 yıl önce yayımladığı ilk albümü New Conception of Jazz’den ismini alan projesiyle Bugge Wesseltoft’a çelloda Gülşah Erol eşlik edecek. Bu özel projeyi ve daha pek çok özel sanatçıyı Akbank Caz Festivali’nde sanatseverlerle buluşturuyoruz.” Akbank Caz Festivali Yöneticisi Gözde Sivişoğlu ise düzenlenen basın toplantısında festivalin tüm programını paylaştı. Festivalin son açıklanan isimleri şöyle: Genç caz müzisyenlerinin gelişimine ve sahne deneyimine alan açan JAmZZ Masterclass, farklı enstrümanlardan müzisyenleri ustalık sınıflarında bir araya getirirken programın öne çıkan isimlerine Akbank Caz Festivali’nde konser verme imkânı da sunuyor. Geçtiğimiz yıl 35. Akbank Caz Festivali kapsamında gerçekleşen programın ardından seçilen yedi müzisyen, bu yıl JAmZZ Sessions için aynı sahnede buluşuyor. Saksafonda İdil Duru Koyuncu, trompette Kemal Mutluergil, gitarlarda Efe Selvi ve Emre Başer Alp, kontrbasta Muhammed Habib Haznedar, davullarda Emin Poyraz Urhan ve Abdullah Örs’ten oluşan kadro; farklı eğitim, üretim ve sahne deneyimlerini bu buluşmaya taşıyor. 21. Nardis Genç Caz Müzisyeni Yarışması’nda Akbank Caz Festival Ödülü kazanan Barış Alp Dönmez, Doruk Liman, Ulaş Özdemir ve Öykü Damla Gözel’i, yarışmanın birincisi Selami Baysal ile birlikte Corda Quintet çatısı altında sahneye taşıyor. 17 yaşında tam bursla Berklee College of Music'e kabul edilen, Şarkı Yazarlığı ile Kayıt ve Prodüksiyon alanlarında eğitim gören 2026 mezunu Ada Canata da vokal ve arpı buluşturan özgün repertuvarıyla festival programında yer alıyor. Bunun yanı sıra James Hakan Dedeoğlu da folk ve ambient estetiklerini sinematografik bir anlatımla birleştiren TSU! projesiyle uzun bir aranın ardından festival sahnesine dönüyor. Projede Dedeoğlu’na Mert Aslan Üçer ve görselleriyle Aylin Güngör eşlik ediyor. Her sene programda yer verdiği Caz Kulüpleri Gecesi serisi de festivalin yerli sahneyle kurduğu güçlü bağı öne çıkarıyor. Rişe Özkan, hocası Sheila Jordan’a ithaf ettiği özel tribute performansıyla; Öner Karaçuha Quartet ise İdil Meşe ve Dipnot’un konuk olacağı konseriyle seri kapsamında dinleyiciyle buluşacak. Ezgi Sevgi Can, kayıp, yas ve anımsama temalarını merkezine alan Karanfiller albümünden besteleriyle; Cansu Nihal Akarsu klasik müzik altyapısını caz vokal çalışmalarıyla genişleten yorumuyla; Cenk Esen ise çağdaş cazı soul, elektronik ve deneysel müzikle buluşturan özgün diliyle dinleyiciyle buluşacak. Barış Doğukan Yazıcı Quintet ise piyanist Marko Churnchetz ile birlikte Miles Davis Centennial Celebration projesiyle Miles Davis’in zamansız müziğini günümüz caz anlayışıyla yeniden yorumlayacak. Miles Davis’in 100. doğum yılı, festival programında farklı etkinliklerle selamlanıyor. Miles: Bir Caz İkonunun Anatomisi söyleşisi, Davis’i yaşamı, efsanevi kayıtları ve az bilinen yönleriyle ele alırken Hakan Rauf Tüfekçi moderatörlüğünde Hakan Atala, Atilla Ayginin ve Eray Düzgünsoy’u bir araya getirecek. fugamundi x Can Sürmen Caz Dinleme Kulübü, groove’un insan hâline odaklanan özel oturumuyla; Hafıza, Caz ve Görsel Kültür: İMÇ’de Bir Zaman Yolculuğu ise Müjde Yazıcı ve Görkem Kızılkayak’ın anlatımıyla müzik hafızası ve görsel kültür arasında bir köprü kuracak. Programın düşünsel hattında İlhan Mimaroğlu'nun Yapıtlarında Caz Ögeleri başlıklı söyleşide Leyla Diana Gücük ve Alper Maral, Mimaroğlu’nun caz kültürüyle kurduğu çok katmanlı ilişkiye odaklanacak. Radyo, Televizyon ve Caz buluşmasında ise Hülya Tunçağ moderatörlüğünde Sibel Köse ve Cem Tuncer, yayıncılık kurumlarının cazın gelişimindeki rolünü ve orkestraların bu tarih içindeki yerini örneklerle ele alacak. Bant Mag.’in sevilen buluşması Beni Bu Şarkılar Mahvetti’nin festivale özel edisyonunda da Heja Bozyel ve Mert Aslan Üçer, gönüllerine damga vuran şarkıların hikâyelerini paylaşacak. Festivalin özel geceleri ve tematik buluşmaları da programda geniş yer buluyor. Aramızdan ayrılışının 13’üncü yılına özel olarak düzenlenen Mehmet Uluğ Gecesi’nde, cazı elektronik, ambient ve kulüp müziğiyle buluşturan Norveçli müzisyen Bugge Wesseltoft, New Conception of Jazz projesiyle sahnede olacak; kendisine çelloda Gülşah Erol eşlik edecek. Türkiye caz sahnesinin usta trompetçilerinden İmer Demirer ise 50. sanat yılını kutladığı özel konseriyle festival programında yer alacak. ACT Music iş birliğiyle düzenlenen Off the Record with ACT Music buluşmasında ise Andreas Brandis, Revna Karacabeyli Küçükşahin ve Halit Tansu Özyurt, bağımsız plak şirketi kültürünü, katalog inşasını ve sanatçılarla uzun soluklu ortaklıklar kurmanın dinamiklerini konuşacak. Uzun zamandır çocuklarla Soundpainting atölyeleri düzenleyen Burcu Yılmaz ise ses, hareket ve doğaçlamayı bir araya getiren Çılgın Çocuk Orkestrası atölyeleri ile çocukların yaratıcı ifade alanlarını genişletmeye ve birlikte üretmenin farklı yollarını keşfetmeye odaklanacak. Berrin Çopur ile Pırlangıç Çocuk Caz Konseri de festivali farklı yaş gruplarına uzanan kapsayıcı bir programa dönüştürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Tiyatrosunun En Çok İzlenen Yapımlarından Amadeus Veda Turnesine Çıkıyor Haber

Türk Tiyatrosunun En Çok İzlenen Yapımlarından Amadeus Veda Turnesine Çıkıyor

Selçuk Yöntem ve Tansu Biçer’e, Costanze rolünü dönüşümlü olarak canlandıran Dilan Çiçek Deniz ve Özlem Öçalmaz’ın eşlik ettiği ödüllü yapım, 14 Eylül’de İstanbul’da başlayacak veda turnesi kapsamında Türkiye’nin farklı şehirlerinde seyircisiyle son kez buluşacak. Peter Shaffer’ın dünya müzik tarihinin iki unutulmaz ismi Wolfgang Amadeus Mozart ile Antonio Salieri’nin rekabetini konu alan başyapıtı Amadeus, sekizinci sezonunda Türkiye sahnelerindeki yolculuğunu bir veda turnesiyle tamamlamaya hazırlanıyor. Işıl Kasapoğlu rejisiyle sahneye taşınan ve ilk temsilinden bu yana 500 binden fazla seyirciye ulaşan yapım, 14 Eylül’de İstanbul AKM’de başlayacak veda turnesiyle sekiz sezonluk sahne yolculuğunun son duraklarına çıkıyor. Amadeus; İstanbul, Adana, Mersin, Ankara, Kocaeli, Bursa ve Eskişehir’de seyircisiyle son kez buluşacak. Yapımda Selçuk Yöntem Antonio Salieri’yi, Tansu Biçer Wolfgang Amadeus Mozart’ı canlandırırken, Costanze karakterine Dilan Çiçek Deniz ve Özlem Öçalmaz dönüşümlü olarak hayat veriyor. Yetmiş kişilik ekibi, dönemin ruhunu sahneye taşıyan dekor ve kostüm tasarımları ve güçlü müzikal dünyasıyla Amadeus, sekiz sezon boyunca Türkiye tiyatro sahnesinin büyük ölçekli prodüksiyonlarından biri olarak seyirci karşısına çıktı. Sahnedeki başarısını iletişim ve tasarım alanında aldığı ödüllerle de pekiştiren Amadeus, 6 Kristal Elma ve 4 Felis’in yanı sıra, ADC 100th Annual Awards kapsamında “Logo” kategorisinde uluslararası ödüle layık görüldü. Yapım, XX. Direklerarası Seyirci Ödülleri’nde de üç ayrı ödülün sahibi oldu; Işıl Kasapoğlu “En İyi Yönetmen”, Selçuk Yöntem “Sürekli Mükemmeliyet”, Çolpan İlhan & Sadri Alışık Tiyatrosu ile Piu Entertainment ise “En İyi Prodüksiyon” ödülüne değer görüldü. Sekizinci ve son sezonunda Türkiye’nin farklı şehirlerini kapsayan veda turnesine çıkacak Amadeus, yıllardır sürdürdüğü sahne yolculuğunu seyircileriyle birlikte tamamlayacak. Oyunun biletlerine Biletinial, Biletix, Bubilet ve Passo’dan ulaşılabiliyor. Amadeus Veda Turnesi 14 Eylül 2026 – İstanbul AKM Türk Telekom Opera Salonu 12 Ekim 2026 – Adana Çukurova Üniversitesi 13 Ekim 2026 – Mersin Yenişehir Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi 16 Ekim 2026 – Ankara ATO Congresium 30 Ekim 2026 – İstanbul Zorlu PSM Turkcell Sahnesi 30 Kasım 2026 – Kocaeli Kocaeli Kongre Merkezi 11 Aralık 2026 – Bursa Merinos AKKM 16 Aralık 2026 - Eskişehir Eskişehir Atatürk Kültür Sanat ve Kongre Merkezi Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İstanbul Vakfı’ndan Üniversiteli Genç Kadınlara Destek  Haber

İstanbul Vakfı’ndan Üniversiteli Genç Kadınlara Destek 

İstanbul Vakfı, üniversite eğitimi için ilk kez İstanbul’a gelen genç kadınların eğitim ve yaşam ihtiyaçlarına destek olmak amacıyla bu yıl “Sen Oku Biz Yanındayız” kampanyasını başlatıyor. İstanbul Valiliği tarafından onaylanan kampanya kapsamında genç kadınlara barınma bursu, eğitim bursu, kitap bursu ve İstanbul’a uyum programlarıyla destek sağlanması hedefleniyor. Kampanyanın bağış süreci, 1 Eylül’de Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nda düzenlenecek “Şarkılarla İstanbul’da Yanındayız” konseriyle başlayacak. Aynı zamanda kampanyanın lansmanı niteliğini taşıyan konserde, 16 kadın sanatçı, üniversiteli genç kadınlarla dayanışmayı büyütmek için aynı sahneyi paylaşacak. KAMPANYAYA GİDEN YOL: ÜNİVERSİTELİ GENÇ KADINLARIN SESİNDEN İSTANBUL İstanbul Vakfı, kampanya öncesinde üniversite eğitimi için farklı şehirlerden İstanbul’a gelen 417 genç kadının katılımıyla “Üniversiteli Genç Kadınların Sesinden İstanbul” araştırmasını gerçekleştirdi. Araştırmada genç kadınların İstanbul’daki deneyimleri; barınma, güvenlik, kente aidiyet, sosyal desteklere erişim, sosyal ve kültürel yaşama katılım ile kariyer beklentileri çerçevesinde ele alındı. Elde edilen bulgular, genç kadınların üniversite yaşamlarının yalnızca eğitim giderleriyle sınırlı olmayan çok boyutlu ihtiyaçlar barındırdığını ortaya koydu. Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 60’ı mezuniyetten sonra İstanbul’da kalmak istiyor ancak yalnızca yüzde 36’sı iş bulabileceğine inanıyor. Yüzde 45'i son altı ay içinde kendi imkânlarıyla hiçbir kültür-sanat etkinliğine bilet alamadığını belirtiyor. Barınma hariç, 20.000 TL ve altında geçinmeye çalışanların oranı ise yüzde 90. İstanbul Vakfı, araştırmada görünür hâle gelen ihtiyaçlarla paralel bir süreç başlattı ve genç kadınların İstanbul’daki eğitim ve yaşam yolculuklarını bütüncül biçimde destekleyecek “Sen Oku Biz Yanındayız” kampanyasını oluşturdu. GENÇ KADINLARA DÖRT ALANDA DESTEK Kampanya, üniversite eğitimi için ilk kez İstanbul’a gelen genç kadınların yeni bir şehirde ve üniversite yaşamında karşılaşabilecekleri temel ihtiyaçlara yanıt vermeyi amaçlıyor. Kampanya kapsamında sağlanacak destekler: Barınma bursuEğitim bursuKitap bursuİstanbul’a uyum programları İstanbul’a uyum programlarıyla genç kadınların kenti tanımalarına, kentteki olanaklara erişmelerine ve sosyal bağlarını güçlendirmelerine katkı sunulması hedefleniyor BAĞIŞ SÜRECİ DAYANIŞMA KONSERİYLE BAŞLAYACAK “Sen Oku Biz Yanındayız” kampanyasının bağış süreci ise 1 Eylül 2026 Salı günü saat 21.00’de gerçekleştirilecek “Şarkılarla İstanbul’da Yanındayız” konseriyle başlayacak. Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nda düzenlenecek konserde, farklı müzik türlerinden 16 kadın sanatçı, üniversiteli genç kadınlara destek olmak için bir araya gelecek. Konserden elde edilecek gelir, kampanya kapsamında genç kadınların eğitim ve yaşam ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla kullanılacak. Aylin Aslım, Ceren Gündoğdu, Ceylan Ertem, Deniz Tekin, Dicle Olcay, Dilhan Şeşen, Eda Baba, Gaye Su Akyol, Gülinler, Kalben, İstanbulites, Nilipek., Nova Norda ve Yasemin Mori şarkılarıyla dayanışmayı büyütmek için aynı sahneyi paylaşacak. BİLETLER BİLETİX VE PASSO’DA Üniversiteli genç kadınların İstanbul’daki eğitim yolculuğuna destek olmak isteyenler, “Şarkılarla İstanbul’da Yanındayız” konserinin biletlerini Biletix ve Passo üzerinden satın alabilecek. Biletix bilet satış linki: https://www.biletix.com/etkinlik/5ISV0/TURKIYE/tr Passo bilet satış linki: https://www.passo.com.tr/tr/etkinlik/sarkilarla-istanbulda-yanindayiz-harbiye-acikhava-biletleri/12583319 Etkinlik Bilgileri Tarih: 1 Eylül 2026 Salı Saat: 21.00 Yer: Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu Bilet: Biletix ve Passo İstanbul Vakfı Hakkında İstanbul Vakfı; eğitim, eşitlik ve toplumsal dayanışma alanlarında projeler geliştiriyor. İş birlikleri ve sosyal fayda odaklı çalışmalarla bireylerin ve kurumların güçlenmesini destekleyen Vakıf, herkes için daha adil, erişilebilir ve kapsayıcı bir İstanbul’a katkı sunmayı amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mersin Kent Belleği Ofisi ile Mersin’in Gazete Hafızası Dijital Arşivle Yaşatılıyor Haber

Mersin Kent Belleği Ofisi ile Mersin’in Gazete Hafızası Dijital Arşivle Yaşatılıyor

Geçmiş dönemin haberlerinin yanı sıra kentin sosyal, kültürel ve ekonomik yaşamına ilişkin önemli bilgiler barındıran gazete arşivi, dijitalleştirme çalışmalarıyla korunuyor. Gazete sayfalarından fotoğraflara, haritalardan eski evraklara, kişisel tanıklıklardan sözlü tarih kayıtlarına kadar kentin geçmişine ait farklı kaynakları bir araya getiren Mersin Kent Belleği Ofisi, Mersin’in ortak hafızasını koruyarak geleceğe taşıyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Mersin Bellek Ofisi, kentin yakın tarihine ışık tutan yerel basın arşivlerini dijitalleştirerek, geçmişin gazete sayfalarını gelecek kuşaklara taşıyor. Bu kapsamda Tarsus Yeni Ses Gazetesi’nin 1969-2011 yılları arasındaki nüshaları taranarak dijital arşive aktarılıyor. Mersin’in geçmişi, bugün dijital arşivlerde korunarak yarının belleğine bırakılıyor. Önemli bir arşiv çalışmasına imza atılıyor Ofis; kentin yazılı, görsel, sözlü hafızasının korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla önemli bir arşiv çalışmasına imza atıyor. Çalışmaların önemli başlıklarından birini ise geçmiş dönemlere ait yerel gazetelerin dijitalleştirilmesi oluşturuyor. Bu kapsamda, Tarsus Yeni Ses Gazetesi’nin 1969-2011 yılları arasında yayımlanan nüshaları taranarak dijital ortama aktarılıyor. Yaklaşık yarım asırlık bir döneme yayılan gazete arşivi, yalnızca dönemin haberlerini değil; Tarsus ve Mersin’in sosyal, kültürel ve ekonomik yaşamına ilişkin çok sayıda ayrıntıyı da geleceğe taşıyor. Gazete sayfalarında yer alan haber, ilan, duyuru, fotoğraf ve çeşitli içerikler; yayımlandıkları dönemin gündelik yaşamına, kentte yaşanan değişimlere ve toplumsal yapıya ilişkin önemli izler barındırıyor. Yıpranan sayfalardan kalıcı dijital hafızaya Zaman içerisinde fiziksel olarak yıpranabilen, kaybolma riski taşıyan veya erişimi zorlaşan gazete nüshaları, dijitalleştirme çalışmaları sayesinde korunuyor. Materyaller yüksek çözünürlükte taranarak teknik kontrollerden geçiriliyor ve arşiv standartlarına uygun dijital formatlarda saklanıyor. Çalışmaların tamamlanmasının ardından oluşturulacak dijital arşivin, yalnızca akademisyen ve araştırmacıların değil, Mersin ve Tarsus tarihine ilgi duyan vatandaşların da kullanımına sunulması planlanıyor. Kent belleği, geçmişten geleceğe uzanan bir köprü… Ofis’in çalışmaları yalnızca gazete arşivlerinin dijitalleştirilmesiyle sınırlı kalmıyor. Ofis, kentin tarihsel, kültürel ve sosyal hafızasını farklı kaynaklardan derleyerek bütüncül bir kent belleği oluşturmayı amaçlıyor. Gazete ve dergilerin yanı sıra fotoğraf, harita, efemera ve eski evrak gibi kentin geçmişine ışık tutan materyaller de arşive kazandırılıyor. Bu çalışmalar kentlerin yalnızca binalar, caddeler ve meydanlardan ibaret olmadığı; ortak hafızanın, kültürel birikimin ve toplumsal deneyimlerin de kentin kimliğini oluşturduğu anlayışıyla yürütülüyor. Mersinlilerin tanıklıkları da kayıt altına alınıyor Yazılı kaynakların yanı sıra sözlü tarih çalışmalarına da önem verilen Ofis’te, Mersin’de doğmuş, yaşamış veya kentin gelişimine önemli katkılar sunmuş kişilerle gerçekleştirilen sözlü tarih görüşmeleri de profesyonel ekipmanlarla kayıt altına alınıyor. Görüşmelerin deşifre edilmesinin ardından elde edilen içeriklerin kitap ve belgesel serileri şeklinde yayımlanması hedefleniyor. Böylece kişisel yaşam öyküleri ve tanıklıklar da kentin yakın tarihinin önemli parçaları olarak korunuyor. Kent tarihi için güçlü bir arşiv oluşturuluyor Tarsus Yeni Ses Gazetesi’nin 1969-2011 yılları arasındaki nüshalarının dijitalleştirilmesi de bu kapsamda, Mersin ve ilçelerinin yakın tarihinin korunması açısından önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Mersin’in geçmişine ait gazete sayfalarından fotoğraflara, haritalardan kişisel tanıklıklara kadar farklı kaynakların korunmasıyla kent belleğinin sürekliliğinin sağlanması; gelecek kuşakların yaşadıkları kenti daha iyi tanımaları ve kentin kültürel mirasına ilişkin farkındalığın artırılması amaçlanıyor. Mersin Kent Belleği Ofisi, geçmişin izlerini koruyarak kentin hafızasını geleceğe taşıyor. Dijital arşiv çalışmaları ise yıllar önce basılmış gazete sayfalarını yalnızca birer tarihi belge olmaktan çıkarıp, kentin değişimine tanıklık eden yaşayan bir kent hafızasına dönüştürüyor. Akça: “Mersin’in kültürel ve sosyolojik geçmişini kayıt altına alıyoruz” Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı Kent Katılımı ve Sivil Toplum ile İlişkiler Şube Müdürü Başar Akça, Mersin Kent Belleği Ofisi’nin Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer öncülüğünde hayata geçirilen, Mersin’e Değer Katanlar Kurulu’nun (MEDEKA) en güzel projelerden biri olduğunu belirtti. MEDEKA’nın alt kurullarından bir tanesi olan Kent Tarihi Araştırmaları Kurulu’nun önerisiyle çalışmalarına başlayan Ofis’in temel amacının, Mersin’in sahip olduğu kültürel ve sosyolojik geçmişi ve buna bağlı tüm kültürel değerleri araştırmak, tasnif etmek, kayıt altına almak ve dijitalleştirerek gelecek kuşaklara aktarmak olduğunu söyledi. Akça, “Bu anlamda özellikle Mersin’in yakın dönemine tanıklık edecek her türlü hatıraları; gerek birinci ağızdan, gerek anlatılardan, gerekse de kaynaklardan tarayarak kendi arşivlerimize kaydediyoruz. Sonrasında da kentimizde yaşayan ve ulusalda Mersin’le alakalı araştırma yapmak isteyen herkesin kullanımına sunmak üzere, güzel bir dijital ortama alıyoruz” dedi. Ofis’in sözlü tarih çalışmalarına da devam ettiğini belirten Akça, “Sözlü tarih çalışmalarından elde ettiğimiz verileri deşifre yöntemleriyle kayıt altına alıyoruz. Mersin ve tüm ilçelerimizi kapsayacak şekilde, kent tarihi ve belleğine uygun konularda, uzman tarihçiler ve o dönemin gerçek tanıklarıyla söyleşiler gerçekleştiriyoruz. Bu söyleşilerin tam kayıtlarını alarak dijitalleştiriyoruz” diye konuştu. Akça, Kent Belleği Ofisi’nin yalnızca arşiv ve sözlü tarih çalışmalarıyla sınırlı kalmadığını da vurgulayarak, “Kent tarihine katkı sunabilecek, ışık tutabilecek sempozyum, çalıştay, panel ve atölye çalışmalarıyla da Mersin Büyükşehir Belediyesi çatısı altında çalışmalarımıza devam ediyoruz” ifadelerini kullandı. Sümer: “Gazeteleri dijitale aktararak, aslında kentin hafızasını gelecek nesillere aktarıyoruz” Mersin Kent Belleği Ofisi’nde tarihçi olarak görev yapan Alkım Sümer, Ofis’te tarihçi ve arkeolog kadrolarla birlikte, özellikle kent kültürüyle alakalı önemli çalışmalara imza attıklarının altını çizdi. Sümer, eski gazetelerin dijitale aktarılmasının kent kültürü açısından çok önemli bir çalışma olduğunu ifade ederek, Mersin’in genç bir kent olmasına karşın, ilçelerinin köklü geçmişlere sahip olduğunu ifade etti. Özellikle Tarsus’un uzun yıllardır var olan önemli bir gazete arşivine sahip olduğunu belirten Sümer, “1969’lu yıllarda gazete, sosyal hayat açısından çok önemli. Giderek maalesef değerini yitiriyor. Bunların içerisinde bir yok olma tehdidi var. Gazete için kullanılan ürün yıllar içerisinde nemden, hava şartlarından etkilenerek yok olmaya yüz tutuyor. Biz bunu dijitale aktararak, aslında kentin hafızasını gelecek nesillere aktarmış oluyoruz. Daha sağlıklı bir şekilde, daha uzun yıllar korunabilecek bir hale getiriyoruz. Onun için bu çok değerli bir çalışma. Bunun devamı da gelecek. Sadece Tarsus özelinde değil, diğer ilçelerimizde de bu tarz çalışmalarımız devam ediyor” dedi. Kent dinamiklerinin de çalışmalara önemli katkılar sunduğunu belirten Sümer, “Çünkü biz katılımcı bir anlayışla çalışıyoruz. Mersin’e Değer Katanlar Kurulu (MEDEKA) ve Tarsus’a Değer Katanlar Kurulu (TADEKA) da bu konuda bize yardımcı oluyor. Ellerindeki arşivleri, bilgileri ve koleksiyonları bizimle paylaşıyorlar. Bizler de dijitale aktararak, aslında bunu Mersin’in geleceğine aktarmış oluyoruz” diye konuştu. “Arşivleme işleminde özel programlar ve makineler kullanıyoruz” Dijitale aktarma sürecinin teknolojik bir altyapı ile gerçekleştiğini ifade eden Sümer, “Bir tarayıcının içerisinde bunu tarayarak, ardından bilgisayara, dijitale aktarıyoruz. Saklama kısmı da çok önemli. NAS diske atıyoruz. Çok sağlıklı bir şekilde depoluyoruz. Bu iş ve işlemleri yapan arkadaşlarımız, bilgisayarda özel programlar ve özel makineler kullanıyorlar. Çok kıymetli, kalıcı ve sağlıklı bir hale bürünmüş oluyor bu şekilde” dedi ve yazılı olarak da gazeteleri muhafaza edeceklerinin altını çizdi. “Kent Belleği Ofisi, Başkan Seçer’in vizyonunun bir sonucu olarak çalışıyor” Mersin’in bir balıkçı köyünden dünya kentine dönüşme sürecinin, kentte yaşayan bazı kişilerin tanıklıklarıyla anlam kazandığını belirten Sümer, sözlü tarih çalışmalarının bu açıdan büyük önem taşıdığını söyledi. Sümer, “Bizim yapmış olduğumuz sözlü tarih çalışmaları ve onlardan almış olduğumuz ürünleri hem dijital ortamda hem de oluşturduğumuz müzelerde sergileyecek olmamız, belki de diğer kentlere nazaran çok daha önemli bir hal almış oluyor. Biz de bu tarz ürünleri bulabilmek daha zor. Aslında bizim şu an kaybolmasın diye gösterdiğimiz çaba keşke daha önce gösterilmiş olsaydı. Belki de bir sürü kaybolan ürünler, koleksiyonlar ve en önemlisi kaybolan değerler var. Dinlenecek bir sözü olan, Mersin’in gelişmesine tanıklık etmiş, ama hiçbir şekilde kaydı olmayan insanlar var. Biz bu eksikleri gidermek için var gücümüzle çalışıyoruz” dedi. Bu sürecin, Başkan Seçer’in 2019’da başlatmış olduğu bir kent kültürü süreci olduğunu kaydeden Sümer, “Kent Belleği Ofisi de o vizyonun bir sonucu olarak çalışıyor” diye belirtti. “Kent fotoğrafları da bir hazinedir” Kent Belleği Ofisi’nin yalnızca gazete ve dergilerden oluşan bir arşiv çalışması yürütmediğini sözlerine ekleyen Sümer, kent fotoğraflarının da büyük önem taşıdığını söyledi. Sümer, “Kent fotoğrafları, Mersin’e ait yıkılmış, yok olmuş binaların fotoğrafları bir hazinedir. Biz onlara ulaşmak için çaba sarf ediyoruz. İyi de bir yol kat ettiğimizi düşünüyoruz. Umarım böylece, Mersin’in geleceği artık daha çok incelenebilir, üzerine tezler ve kitaplar yazılabilir bir hal alır. Kent belleği ve Mersin Kent Belleği Ofisi; geçmişten geleceğe uzanan bir köprüdür” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Zafer Bayramı Çankaya’nın Dört Bir Yanında Kutlanacak Haber

Zafer Bayramı Çankaya’nın Dört Bir Yanında Kutlanacak

Çankaya Belediyesi tarafından hazırlanan program kapsamında ilçenin farklı noktalarında düzenlenecek resmi tören, bando ve halk dansları gösterileriyle Büyük Zafer’in coşkusu Başkent’in sokaklarına taşınacak. Kutlamaların ilk adresi Çayyolu Atapark olacak. Saat 10.00’da Atatürk Anıtı’na çelenk sunulmasıyla başlayacak törende saygı duruşunda bulunulacak, ardından bando eşliğinde İstiklal Marşı okunacak. Resmi törenin ardından HOY-TUR Halk Dansları Topluluğu ve Çankaya Gençlik Bandosu Atapark’ta marşlarıyla Zafer Bayramı coşkusunu sürdürecek. ZAFER ANITI’NDA ÇELENK TÖRENİ Çankaya’daki kutlamaların önemli duraklarından biri de Kızılay Zafer Anıtı olacak. Saat 11.00’de gerçekleştirilecek resmi törende Atatürk Anıtı’na çelenk sunulacak. Saat 12.00’de ise Çankaya Belediyesi Başkanlık Binası önünde Çankaya Gençlik Bandosu ve HOY-TUR Halk Dansları Topluluğu Başkentlilerle buluşacak. BANDO ÇANKAYA’NIN SOKAKLARINA ÇIKACAK Zafer Bayramı kutlamaları öğleden sonra da hız kesmeden devam edecek. Saat 14.30’da Bahçelievler 7. Caddede Çankaya Gençlik Bandosu marşlarıyla vatandaşlara bayram coşkusu yaşatacak. Bando daha sonra 15.30’da Zafer Park ve 17.00’de Kuğulu Park gerçekleştirilecek gösterilerle 30 Ağustos coşkusunu parklara taşıyacak. BAYRAM FİNALİ “KURTULUŞ” FİLMİYLE Çankaya Belediyesi’nin Zafer Bayramı programı akşam saatlerinde kültür-sanat etkinliğiyle devam edecek. Milli Mücadele’nin izlerini taşıyan Abidin Paşa Köşkü, saat 20.30’da “Kurtuluş” film gösterimine ev sahipliği yapacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Fetih Coşkusu Gemlik’i Sardı Haber

Fetih Coşkusu Gemlik’i Sardı

Büyükşehir Belediyesi, ‘Bursa’nın Fethinin 700’üncü Yılı’ dolayısıyla planlanan etkinlik takvimine kazandırdığı ‘700’üncü Yıl İlçe Şenlikleri’ ile fetih coşkusunu kent sathına yaydı. Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı koordinasyonuyla 17 ilçede planlanan ve 3 Temmuz’da başlayan ilçe şenliklerinin 15’incisi Gemlik’te gerçekleştirildi. Şenliklere yerel idare yöneticileri, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Gemlik 15 Temmuz Meydanı’nda kurulan şenlik alanında açılan stantlarda kadın dernekleri ve kooperatifleri, el emeği göz nuru ürünlerini sergiledi. Şenlik sahasında çocuklar için özel oyun alanları oluşturuldu. Büyükşehir ekiplerince çocuklara özel atölye çalışmaları ve animasyon gösterileri tertip edildi. Alanda kurulan ‘planetaryum’ gökyüzü çadırı da özellikle çocuklardan yoğun ilgi gördü. Ayrıca Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı ekipleri, şenlik alanında vatandaşlara sağlık taraması gerçekleştirdi. Şenlikler kapsamında sahne gösterileri de icra edildi. Bando konseriyle başlayan program; sihirbaz gösterisi, Kahoot yarışması ve çocuk tiyatrosuyla devam etti. Şenliğin finalinde Karagöz-Hacivat gölge oyunu sahnelendi. Fetih coşkusuna ortak olan 7’den 70’e her Gemlikli, şenlikler dolayısıyla Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti. İlçe şenlikleri, 28 Ağustos Cuma günü İnegöl Kültürpark’ta, son olarak ise 29 Ağustos Cumartesi günü Yıldırım Gökdere Meydanı’nda düzenlenecek şenliklerle program tamamlanacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ordu, İlk Kez Türkiye Kültür Yolu Festivali’nde  Haber

Ordu, İlk Kez Türkiye Kültür Yolu Festivali’nde 

Dokuz gün boyunca konserlerden atölyelere, sergilerden söyleşilere, çocuk etkinliklerinden gastronomi etkinliklerine uzanan geniş bir programla Ordu’nun tarihi ve kültürel değerleri ziyaretçilerle buluşacak. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne ilk kez ev sahipliği yapan Ordu’da açılış programı Taşbaşı Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Programa Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Ordu Valisi Muammer Erol, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, MHP Ordu Milletvekili Naci Şanlıtürk, Türkiye Kültür Yolu Festivali Genel Direktörü Selim Terzi, il protokolü ve çok sayıda sanatsever katıldı. Festival açılışında konuşan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, ilk kez Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne ev sahipliği yapan Doğu Karadeniz Bölgesi’nin kapısı konumunda bulunan, mavi ve yeşilin kucaklaştığı, muhteşem koy ve kumsalların bulunduğu kıyılarıyla, uçsuz bucaksız yaylaları ve eşsiz doğal güzellikleriyle Ordu’nun hayranlık uyandırdığını dile getirdi. Doğal güzellikleri, köklü tarihi, kültürel çeşitliliği, zengin gastronomisi ve yaşayan mirasıyla Ordu’nun, bakanlık tarafından yürütülen titiz çalışmalar neticesine kültürel mirası koruma yolunda da çok önemli ivme yakaladığını ifade eden Alpaslan, şehrin Somut Olmayan Kültürel Miras Türkiye Ulusal Envanteri’ne kayıtlı unsurlarından da söz etti. Ordu Kültür Yolu Festivali’nin tam 8 farklı noktada 165 etkinlikle gerçekleştirileceğini ifade eden Alpaslan, konserlerden sergi ve atölyelere, söyleşilerden çocuk etkinliklerine uzanan kapsamlı programın gerçekleştirileceğini dile getirerek, “Kültür merkezlerimiz, kütüphanelerimiz ve açık alanlarımız dokuz gün boyunca sanatseverlerin ortak adresi olacaktır.” dedi. ORDU’NUN EŞSİZ LEZZETLERİ FESTİVALİN ÖNE ÇIKANLARI ARASINDA Bu yıl Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin merkezine aldıkları en önemli yeniliklerden birinin gastronomi olduğunu ifade eden Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, kurulan danışma kurulu eşliğinde Ordu genelinde 42 Lezzet Noktası belirlendiğini söyledi. Karadeniz’in taze deniz ürünleri ile iç kesimlerin mısır, fasulye ve yabani otlara dayalı zengin tarımsal üretiminin Ordu mutfağında buluştuğunu belirten Alpaslan, hamsi turşusundan Ordu pidesine, tirmit mantarından kaldirik kavurmasına kadar uzanan eşsiz lezzetlerin tüm ziyaretçilere tanıtılacağına dikkat çekti. Festivalin gastronomi programına ilişkin de bilgi veren Alpaslan, ev sahibi olarak Michelin Rehberi Tavsiye Listesi’nde bulunan şef Necati Yılmaz’ın yer alacağını belirtti. Michelin Rehberi Tavsiye Listesi’nde yer alan Ömer Bozyap, şef Araz Aknam, TV programcısı ve yazar Elif Korkmazel ile gastronomi yazarı Talip Bayram gibi değerli isimlerle birlikte Ordu mutfağının özgün hikayesini ve gastronomi kültürünü tüm dünyaya açacaklarını dile getirdi. Açılış programının ardından protokol üyeleri, Taşbaşı Kültür Merkezi’nde festival boyunca ziyaretçilerini ağırlayacak “Yaşayan Miras: Ordu Sergisi” ve Ordu Büyükşehir Belediyesi Binası Fuaye Alanı’nda yer alan “Osmanlı’nın Mukaddes Emanetleri” sergilerini ziyaret etti. ORDU ÜNLÜ SANATÇILARIN KONSERLERİYLE MÜZİK DOLU AKŞAMLAR SUNACAK Ordu Kültür Yolu Festivali kapsamında düzenlenecek ücretsiz konserlerde Türkiye’nin sevilen sanatçıları dokuz gün boyunca müzikseverlerle buluşacak. Festivalin konser programında Mert Demir, Ferhat Göçer, Merve Özbey, Kıraç, Poizi, Sagopa Kajmer, Murat Boz, Ebru Yaşar ve Buray sahne alacak. Festival boyunca sergiler, tiyatro gösterileri, sempozyumlar, geleneksel sanat atölyeleri, söyleşiler, FotoMaraton etkinlikleri ve çocuk programları da kentin farklı noktalarında ziyaretçilerle buluşacak. Ordu Kültür Yolu Festivali, 30 Ağustos’a kadar kentin tarihi mekanlarından kültür sanat merkezlerine uzanan programıyla Orduluları ve kenti ziyaret eden misafirleri ağırlamaya devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

10’uncu Çalı Köy Filmleri Festivali İçin Geri Sayım Başladı Haber

10’uncu Çalı Köy Filmleri Festivali İçin Geri Sayım Başladı

Nilüfer Belediyesi ve Çalı Çevre ve Kültür Derneği (ÇEKÜDER) ortaklığıyla gerçekleştirilecek Çalı Köy Filmleri Festivali’nin bilgilendirme toplantısı, programın da yapılacağı Çalı Futbol Sahası’nda düzenlendi. 20 Ağustos Perşembe günü Pancar Deposu’ndaki Sinema Sempozyumu ile başlayacak olan festival, 21-22- 23 Ağustos tarihlerinde Çalı Futbol Sahası’nda sinemaseverleri doğa, kamp deneyimi ve sanatla buluşturacak. Toplantıda konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Çalı’nın çok kıymetli bir mahalle olduğunu belirterek, festivalin çıkış noktasındaki tarihi mirasa vurgu yaptı. Başkan Şadi Özdemir, “Köy Filmleri Festivali, 10 yıldan beri yapılıyor. Burada yapılmasının ana nedeni de 1935 yılında çekilen ‘Aysel Bataklı Damın Kızı’ filminin bu köyde çekilmiş olmasıdır. O film çekilirken köyde elektrik bile yoktu ama çok iyi isimlerle hazırlanmış bir film ortaya kondu. Nâzım Hikmet’in senaryosuna katkısı olan, Muhsin Ertuğrul’un yönettiği, Cemal Reşit Rey’in müziklerini yaptığı ve Cahide Sonku’nun da ilk başrolüyle yıldızlaştığı film budur. Daha da keyiflisi, filmdeki figüranlar bu köyde yaşayanlardı. Cumhuriyet’in yeni kurulduğu, elektriğin dahi olmadığı o dönemde köylülerimizin filmlerde rol alması çok kıymetli. Biz Cumhuriyet açısından da bunu çok kıymetli buluyor, farkındalığı artırmak için her yıl bu organizasyonu tekrarlıyoruz. Gençlerimizi çadırlarını kurup burada kalmaya, tüm Bursa halkını da desteğe davet ediyoruz” diye konuştu. ÇEKÜDER Başkanı Sadık Emre Sakin ise festivalin 1935’ten gelen bir mirası yaşatma çabası olduğunu ifade etti. Sakin, “O yıl Çalı’da yaşayan vatandaşlar evlerini film platosuna açmış. Bu miras bugün Çalı’daki çocuklara Aysel ya da Ali isimlerinin verilmesiyle, Cahide Sonku’nun canlandırdığı Aysel’in eşarbının Türk sinemasındaki etkisiyle hala devam ediyor. Tamamen gönüllülük üzerine başladığımız bu festival, ilk yılında Moğolların geldiği ve Cahit Berkay’ın 50-60 kişiye hayatındaki en ilginç konserini verdiği bir şenlik havasındaydı. Bugün ise on binlerce insana ulaşan kocaman bir festival haline geldi” şeklinde konuştu. Nilüfer Belediyesi Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürü Nurgül Işık, Ocak ayından bu yana üzerinde çalıştıkları festival programının detaylarını kamuoyuyla paylaştı. Festivalin içeriğinden bahseden Işık, “Programımıza geçen yıl eklediğimiz Sinema Sempozyumu ile 20 Ağustos Perşembe günü saat 09:30’da Pancar Deposu’nda başlıyoruz. ‘Yerelden Ulusala Film Çalışmaları’ temalı sempozyumumuza 53 bildiri sunulacak. 21 Ağustos Cuma günü ise festival alanına geçiyoruz. Saat 20:00’de Moğollar konseri ile açılışımızı gerçekleştireceğiz. Ardından saat 21:00’de uzun metrajlı film ‘İdea’ gösterilecek ve yönetmen Tayfun Pirselimoğlu ile sinema eleştirmeni Mehmet Açar moderatörlüğünde bir söyleşi gerçekleştirilecek. Festivalimizdeki filmlerin genel teması kırsal ve kasabada geçen filmler” dedi. KISA FİLM YARIŞMASI Hafta sonunun da dolu dolu geçeceğini ifade eden Işık, sabah yogaları, Mysia yolları yürüyüşü, foto-kolaj, ses ve tiyatro atölyeleri ile Çalı’da sanat rüzgârının eseceğini duyurdu. Işık, 2019’da gösterimlerine başlanan ve 2022’de yarışmaya dönüştürülen Kısa Film Yarışması için bu yıl 127 başvuru yapıldığını ve 15 finalistin en iyi belgesel, en iyi kurmaca ve iki jüri özel ödülleri için yarışacağını söyledi. KAPANIŞ USTA YÖNETMENLE Festivalin kapanışının 23 Ağustos Pazar günü saat 21:00’de yapılacağını aktaran Işık, yönetmenler Yeşim Ustaoğlu ile Jasmin Selen Heinz’ın katılımıyla gerçekleştirilecek “Kuru Taşın Başı” filminin gösterimi ve söyleşisiyle son bulacağını kaydetti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.