Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kültür Sanat

Kapsül Haber Ajansı - Kültür Sanat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kültür Sanat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İstanbul Vakfı’ndan Üniversiteli Genç Kadınlara Destek  Haber

İstanbul Vakfı’ndan Üniversiteli Genç Kadınlara Destek 

İstanbul Vakfı, üniversite eğitimi için ilk kez İstanbul’a gelen genç kadınların eğitim ve yaşam ihtiyaçlarına destek olmak amacıyla bu yıl “Sen Oku Biz Yanındayız” kampanyasını başlatıyor. İstanbul Valiliği tarafından onaylanan kampanya kapsamında genç kadınlara barınma bursu, eğitim bursu, kitap bursu ve İstanbul’a uyum programlarıyla destek sağlanması hedefleniyor. Kampanyanın bağış süreci, 1 Eylül’de Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nda düzenlenecek “Şarkılarla İstanbul’da Yanındayız” konseriyle başlayacak. Aynı zamanda kampanyanın lansmanı niteliğini taşıyan konserde, 16 kadın sanatçı, üniversiteli genç kadınlarla dayanışmayı büyütmek için aynı sahneyi paylaşacak. KAMPANYAYA GİDEN YOL: ÜNİVERSİTELİ GENÇ KADINLARIN SESİNDEN İSTANBUL İstanbul Vakfı, kampanya öncesinde üniversite eğitimi için farklı şehirlerden İstanbul’a gelen 417 genç kadının katılımıyla “Üniversiteli Genç Kadınların Sesinden İstanbul” araştırmasını gerçekleştirdi. Araştırmada genç kadınların İstanbul’daki deneyimleri; barınma, güvenlik, kente aidiyet, sosyal desteklere erişim, sosyal ve kültürel yaşama katılım ile kariyer beklentileri çerçevesinde ele alındı. Elde edilen bulgular, genç kadınların üniversite yaşamlarının yalnızca eğitim giderleriyle sınırlı olmayan çok boyutlu ihtiyaçlar barındırdığını ortaya koydu. Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 60’ı mezuniyetten sonra İstanbul’da kalmak istiyor ancak yalnızca yüzde 36’sı iş bulabileceğine inanıyor. Yüzde 45'i son altı ay içinde kendi imkânlarıyla hiçbir kültür-sanat etkinliğine bilet alamadığını belirtiyor. Barınma hariç, 20.000 TL ve altında geçinmeye çalışanların oranı ise yüzde 90. İstanbul Vakfı, araştırmada görünür hâle gelen ihtiyaçlarla paralel bir süreç başlattı ve genç kadınların İstanbul’daki eğitim ve yaşam yolculuklarını bütüncül biçimde destekleyecek “Sen Oku Biz Yanındayız” kampanyasını oluşturdu. GENÇ KADINLARA DÖRT ALANDA DESTEK Kampanya, üniversite eğitimi için ilk kez İstanbul’a gelen genç kadınların yeni bir şehirde ve üniversite yaşamında karşılaşabilecekleri temel ihtiyaçlara yanıt vermeyi amaçlıyor. Kampanya kapsamında sağlanacak destekler: Barınma bursuEğitim bursuKitap bursuİstanbul’a uyum programları İstanbul’a uyum programlarıyla genç kadınların kenti tanımalarına, kentteki olanaklara erişmelerine ve sosyal bağlarını güçlendirmelerine katkı sunulması hedefleniyor BAĞIŞ SÜRECİ DAYANIŞMA KONSERİYLE BAŞLAYACAK “Sen Oku Biz Yanındayız” kampanyasının bağış süreci ise 1 Eylül 2026 Salı günü saat 21.00’de gerçekleştirilecek “Şarkılarla İstanbul’da Yanındayız” konseriyle başlayacak. Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nda düzenlenecek konserde, farklı müzik türlerinden 16 kadın sanatçı, üniversiteli genç kadınlara destek olmak için bir araya gelecek. Konserden elde edilecek gelir, kampanya kapsamında genç kadınların eğitim ve yaşam ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla kullanılacak. Aylin Aslım, Ceren Gündoğdu, Ceylan Ertem, Deniz Tekin, Dicle Olcay, Dilhan Şeşen, Eda Baba, Gaye Su Akyol, Gülinler, Kalben, İstanbulites, Nilipek., Nova Norda ve Yasemin Mori şarkılarıyla dayanışmayı büyütmek için aynı sahneyi paylaşacak. BİLETLER BİLETİX VE PASSO’DA Üniversiteli genç kadınların İstanbul’daki eğitim yolculuğuna destek olmak isteyenler, “Şarkılarla İstanbul’da Yanındayız” konserinin biletlerini Biletix ve Passo üzerinden satın alabilecek. Biletix bilet satış linki: https://www.biletix.com/etkinlik/5ISV0/TURKIYE/tr Passo bilet satış linki: https://www.passo.com.tr/tr/etkinlik/sarkilarla-istanbulda-yanindayiz-harbiye-acikhava-biletleri/12583319 Etkinlik Bilgileri Tarih: 1 Eylül 2026 Salı Saat: 21.00 Yer: Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu Bilet: Biletix ve Passo İstanbul Vakfı Hakkında İstanbul Vakfı; eğitim, eşitlik ve toplumsal dayanışma alanlarında projeler geliştiriyor. İş birlikleri ve sosyal fayda odaklı çalışmalarla bireylerin ve kurumların güçlenmesini destekleyen Vakıf, herkes için daha adil, erişilebilir ve kapsayıcı bir İstanbul’a katkı sunmayı amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mersin Kent Belleği Ofisi ile Mersin’in Gazete Hafızası Dijital Arşivle Yaşatılıyor Haber

Mersin Kent Belleği Ofisi ile Mersin’in Gazete Hafızası Dijital Arşivle Yaşatılıyor

Geçmiş dönemin haberlerinin yanı sıra kentin sosyal, kültürel ve ekonomik yaşamına ilişkin önemli bilgiler barındıran gazete arşivi, dijitalleştirme çalışmalarıyla korunuyor. Gazete sayfalarından fotoğraflara, haritalardan eski evraklara, kişisel tanıklıklardan sözlü tarih kayıtlarına kadar kentin geçmişine ait farklı kaynakları bir araya getiren Mersin Kent Belleği Ofisi, Mersin’in ortak hafızasını koruyarak geleceğe taşıyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Mersin Bellek Ofisi, kentin yakın tarihine ışık tutan yerel basın arşivlerini dijitalleştirerek, geçmişin gazete sayfalarını gelecek kuşaklara taşıyor. Bu kapsamda Tarsus Yeni Ses Gazetesi’nin 1969-2011 yılları arasındaki nüshaları taranarak dijital arşive aktarılıyor. Mersin’in geçmişi, bugün dijital arşivlerde korunarak yarının belleğine bırakılıyor. Önemli bir arşiv çalışmasına imza atılıyor Ofis; kentin yazılı, görsel, sözlü hafızasının korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla önemli bir arşiv çalışmasına imza atıyor. Çalışmaların önemli başlıklarından birini ise geçmiş dönemlere ait yerel gazetelerin dijitalleştirilmesi oluşturuyor. Bu kapsamda, Tarsus Yeni Ses Gazetesi’nin 1969-2011 yılları arasında yayımlanan nüshaları taranarak dijital ortama aktarılıyor. Yaklaşık yarım asırlık bir döneme yayılan gazete arşivi, yalnızca dönemin haberlerini değil; Tarsus ve Mersin’in sosyal, kültürel ve ekonomik yaşamına ilişkin çok sayıda ayrıntıyı da geleceğe taşıyor. Gazete sayfalarında yer alan haber, ilan, duyuru, fotoğraf ve çeşitli içerikler; yayımlandıkları dönemin gündelik yaşamına, kentte yaşanan değişimlere ve toplumsal yapıya ilişkin önemli izler barındırıyor. Yıpranan sayfalardan kalıcı dijital hafızaya Zaman içerisinde fiziksel olarak yıpranabilen, kaybolma riski taşıyan veya erişimi zorlaşan gazete nüshaları, dijitalleştirme çalışmaları sayesinde korunuyor. Materyaller yüksek çözünürlükte taranarak teknik kontrollerden geçiriliyor ve arşiv standartlarına uygun dijital formatlarda saklanıyor. Çalışmaların tamamlanmasının ardından oluşturulacak dijital arşivin, yalnızca akademisyen ve araştırmacıların değil, Mersin ve Tarsus tarihine ilgi duyan vatandaşların da kullanımına sunulması planlanıyor. Kent belleği, geçmişten geleceğe uzanan bir köprü… Ofis’in çalışmaları yalnızca gazete arşivlerinin dijitalleştirilmesiyle sınırlı kalmıyor. Ofis, kentin tarihsel, kültürel ve sosyal hafızasını farklı kaynaklardan derleyerek bütüncül bir kent belleği oluşturmayı amaçlıyor. Gazete ve dergilerin yanı sıra fotoğraf, harita, efemera ve eski evrak gibi kentin geçmişine ışık tutan materyaller de arşive kazandırılıyor. Bu çalışmalar kentlerin yalnızca binalar, caddeler ve meydanlardan ibaret olmadığı; ortak hafızanın, kültürel birikimin ve toplumsal deneyimlerin de kentin kimliğini oluşturduğu anlayışıyla yürütülüyor. Mersinlilerin tanıklıkları da kayıt altına alınıyor Yazılı kaynakların yanı sıra sözlü tarih çalışmalarına da önem verilen Ofis’te, Mersin’de doğmuş, yaşamış veya kentin gelişimine önemli katkılar sunmuş kişilerle gerçekleştirilen sözlü tarih görüşmeleri de profesyonel ekipmanlarla kayıt altına alınıyor. Görüşmelerin deşifre edilmesinin ardından elde edilen içeriklerin kitap ve belgesel serileri şeklinde yayımlanması hedefleniyor. Böylece kişisel yaşam öyküleri ve tanıklıklar da kentin yakın tarihinin önemli parçaları olarak korunuyor. Kent tarihi için güçlü bir arşiv oluşturuluyor Tarsus Yeni Ses Gazetesi’nin 1969-2011 yılları arasındaki nüshalarının dijitalleştirilmesi de bu kapsamda, Mersin ve ilçelerinin yakın tarihinin korunması açısından önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Mersin’in geçmişine ait gazete sayfalarından fotoğraflara, haritalardan kişisel tanıklıklara kadar farklı kaynakların korunmasıyla kent belleğinin sürekliliğinin sağlanması; gelecek kuşakların yaşadıkları kenti daha iyi tanımaları ve kentin kültürel mirasına ilişkin farkındalığın artırılması amaçlanıyor. Mersin Kent Belleği Ofisi, geçmişin izlerini koruyarak kentin hafızasını geleceğe taşıyor. Dijital arşiv çalışmaları ise yıllar önce basılmış gazete sayfalarını yalnızca birer tarihi belge olmaktan çıkarıp, kentin değişimine tanıklık eden yaşayan bir kent hafızasına dönüştürüyor. Akça: “Mersin’in kültürel ve sosyolojik geçmişini kayıt altına alıyoruz” Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı Kent Katılımı ve Sivil Toplum ile İlişkiler Şube Müdürü Başar Akça, Mersin Kent Belleği Ofisi’nin Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer öncülüğünde hayata geçirilen, Mersin’e Değer Katanlar Kurulu’nun (MEDEKA) en güzel projelerden biri olduğunu belirtti. MEDEKA’nın alt kurullarından bir tanesi olan Kent Tarihi Araştırmaları Kurulu’nun önerisiyle çalışmalarına başlayan Ofis’in temel amacının, Mersin’in sahip olduğu kültürel ve sosyolojik geçmişi ve buna bağlı tüm kültürel değerleri araştırmak, tasnif etmek, kayıt altına almak ve dijitalleştirerek gelecek kuşaklara aktarmak olduğunu söyledi. Akça, “Bu anlamda özellikle Mersin’in yakın dönemine tanıklık edecek her türlü hatıraları; gerek birinci ağızdan, gerek anlatılardan, gerekse de kaynaklardan tarayarak kendi arşivlerimize kaydediyoruz. Sonrasında da kentimizde yaşayan ve ulusalda Mersin’le alakalı araştırma yapmak isteyen herkesin kullanımına sunmak üzere, güzel bir dijital ortama alıyoruz” dedi. Ofis’in sözlü tarih çalışmalarına da devam ettiğini belirten Akça, “Sözlü tarih çalışmalarından elde ettiğimiz verileri deşifre yöntemleriyle kayıt altına alıyoruz. Mersin ve tüm ilçelerimizi kapsayacak şekilde, kent tarihi ve belleğine uygun konularda, uzman tarihçiler ve o dönemin gerçek tanıklarıyla söyleşiler gerçekleştiriyoruz. Bu söyleşilerin tam kayıtlarını alarak dijitalleştiriyoruz” diye konuştu. Akça, Kent Belleği Ofisi’nin yalnızca arşiv ve sözlü tarih çalışmalarıyla sınırlı kalmadığını da vurgulayarak, “Kent tarihine katkı sunabilecek, ışık tutabilecek sempozyum, çalıştay, panel ve atölye çalışmalarıyla da Mersin Büyükşehir Belediyesi çatısı altında çalışmalarımıza devam ediyoruz” ifadelerini kullandı. Sümer: “Gazeteleri dijitale aktararak, aslında kentin hafızasını gelecek nesillere aktarıyoruz” Mersin Kent Belleği Ofisi’nde tarihçi olarak görev yapan Alkım Sümer, Ofis’te tarihçi ve arkeolog kadrolarla birlikte, özellikle kent kültürüyle alakalı önemli çalışmalara imza attıklarının altını çizdi. Sümer, eski gazetelerin dijitale aktarılmasının kent kültürü açısından çok önemli bir çalışma olduğunu ifade ederek, Mersin’in genç bir kent olmasına karşın, ilçelerinin köklü geçmişlere sahip olduğunu ifade etti. Özellikle Tarsus’un uzun yıllardır var olan önemli bir gazete arşivine sahip olduğunu belirten Sümer, “1969’lu yıllarda gazete, sosyal hayat açısından çok önemli. Giderek maalesef değerini yitiriyor. Bunların içerisinde bir yok olma tehdidi var. Gazete için kullanılan ürün yıllar içerisinde nemden, hava şartlarından etkilenerek yok olmaya yüz tutuyor. Biz bunu dijitale aktararak, aslında kentin hafızasını gelecek nesillere aktarmış oluyoruz. Daha sağlıklı bir şekilde, daha uzun yıllar korunabilecek bir hale getiriyoruz. Onun için bu çok değerli bir çalışma. Bunun devamı da gelecek. Sadece Tarsus özelinde değil, diğer ilçelerimizde de bu tarz çalışmalarımız devam ediyor” dedi. Kent dinamiklerinin de çalışmalara önemli katkılar sunduğunu belirten Sümer, “Çünkü biz katılımcı bir anlayışla çalışıyoruz. Mersin’e Değer Katanlar Kurulu (MEDEKA) ve Tarsus’a Değer Katanlar Kurulu (TADEKA) da bu konuda bize yardımcı oluyor. Ellerindeki arşivleri, bilgileri ve koleksiyonları bizimle paylaşıyorlar. Bizler de dijitale aktararak, aslında bunu Mersin’in geleceğine aktarmış oluyoruz” diye konuştu. “Arşivleme işleminde özel programlar ve makineler kullanıyoruz” Dijitale aktarma sürecinin teknolojik bir altyapı ile gerçekleştiğini ifade eden Sümer, “Bir tarayıcının içerisinde bunu tarayarak, ardından bilgisayara, dijitale aktarıyoruz. Saklama kısmı da çok önemli. NAS diske atıyoruz. Çok sağlıklı bir şekilde depoluyoruz. Bu iş ve işlemleri yapan arkadaşlarımız, bilgisayarda özel programlar ve özel makineler kullanıyorlar. Çok kıymetli, kalıcı ve sağlıklı bir hale bürünmüş oluyor bu şekilde” dedi ve yazılı olarak da gazeteleri muhafaza edeceklerinin altını çizdi. “Kent Belleği Ofisi, Başkan Seçer’in vizyonunun bir sonucu olarak çalışıyor” Mersin’in bir balıkçı köyünden dünya kentine dönüşme sürecinin, kentte yaşayan bazı kişilerin tanıklıklarıyla anlam kazandığını belirten Sümer, sözlü tarih çalışmalarının bu açıdan büyük önem taşıdığını söyledi. Sümer, “Bizim yapmış olduğumuz sözlü tarih çalışmaları ve onlardan almış olduğumuz ürünleri hem dijital ortamda hem de oluşturduğumuz müzelerde sergileyecek olmamız, belki de diğer kentlere nazaran çok daha önemli bir hal almış oluyor. Biz de bu tarz ürünleri bulabilmek daha zor. Aslında bizim şu an kaybolmasın diye gösterdiğimiz çaba keşke daha önce gösterilmiş olsaydı. Belki de bir sürü kaybolan ürünler, koleksiyonlar ve en önemlisi kaybolan değerler var. Dinlenecek bir sözü olan, Mersin’in gelişmesine tanıklık etmiş, ama hiçbir şekilde kaydı olmayan insanlar var. Biz bu eksikleri gidermek için var gücümüzle çalışıyoruz” dedi. Bu sürecin, Başkan Seçer’in 2019’da başlatmış olduğu bir kent kültürü süreci olduğunu kaydeden Sümer, “Kent Belleği Ofisi de o vizyonun bir sonucu olarak çalışıyor” diye belirtti. “Kent fotoğrafları da bir hazinedir” Kent Belleği Ofisi’nin yalnızca gazete ve dergilerden oluşan bir arşiv çalışması yürütmediğini sözlerine ekleyen Sümer, kent fotoğraflarının da büyük önem taşıdığını söyledi. Sümer, “Kent fotoğrafları, Mersin’e ait yıkılmış, yok olmuş binaların fotoğrafları bir hazinedir. Biz onlara ulaşmak için çaba sarf ediyoruz. İyi de bir yol kat ettiğimizi düşünüyoruz. Umarım böylece, Mersin’in geleceği artık daha çok incelenebilir, üzerine tezler ve kitaplar yazılabilir bir hal alır. Kent belleği ve Mersin Kent Belleği Ofisi; geçmişten geleceğe uzanan bir köprüdür” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Zafer Bayramı Çankaya’nın Dört Bir Yanında Kutlanacak Haber

Zafer Bayramı Çankaya’nın Dört Bir Yanında Kutlanacak

Çankaya Belediyesi tarafından hazırlanan program kapsamında ilçenin farklı noktalarında düzenlenecek resmi tören, bando ve halk dansları gösterileriyle Büyük Zafer’in coşkusu Başkent’in sokaklarına taşınacak. Kutlamaların ilk adresi Çayyolu Atapark olacak. Saat 10.00’da Atatürk Anıtı’na çelenk sunulmasıyla başlayacak törende saygı duruşunda bulunulacak, ardından bando eşliğinde İstiklal Marşı okunacak. Resmi törenin ardından HOY-TUR Halk Dansları Topluluğu ve Çankaya Gençlik Bandosu Atapark’ta marşlarıyla Zafer Bayramı coşkusunu sürdürecek. ZAFER ANITI’NDA ÇELENK TÖRENİ Çankaya’daki kutlamaların önemli duraklarından biri de Kızılay Zafer Anıtı olacak. Saat 11.00’de gerçekleştirilecek resmi törende Atatürk Anıtı’na çelenk sunulacak. Saat 12.00’de ise Çankaya Belediyesi Başkanlık Binası önünde Çankaya Gençlik Bandosu ve HOY-TUR Halk Dansları Topluluğu Başkentlilerle buluşacak. BANDO ÇANKAYA’NIN SOKAKLARINA ÇIKACAK Zafer Bayramı kutlamaları öğleden sonra da hız kesmeden devam edecek. Saat 14.30’da Bahçelievler 7. Caddede Çankaya Gençlik Bandosu marşlarıyla vatandaşlara bayram coşkusu yaşatacak. Bando daha sonra 15.30’da Zafer Park ve 17.00’de Kuğulu Park gerçekleştirilecek gösterilerle 30 Ağustos coşkusunu parklara taşıyacak. BAYRAM FİNALİ “KURTULUŞ” FİLMİYLE Çankaya Belediyesi’nin Zafer Bayramı programı akşam saatlerinde kültür-sanat etkinliğiyle devam edecek. Milli Mücadele’nin izlerini taşıyan Abidin Paşa Köşkü, saat 20.30’da “Kurtuluş” film gösterimine ev sahipliği yapacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Fetih Coşkusu Gemlik’i Sardı Haber

Fetih Coşkusu Gemlik’i Sardı

Büyükşehir Belediyesi, ‘Bursa’nın Fethinin 700’üncü Yılı’ dolayısıyla planlanan etkinlik takvimine kazandırdığı ‘700’üncü Yıl İlçe Şenlikleri’ ile fetih coşkusunu kent sathına yaydı. Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı koordinasyonuyla 17 ilçede planlanan ve 3 Temmuz’da başlayan ilçe şenliklerinin 15’incisi Gemlik’te gerçekleştirildi. Şenliklere yerel idare yöneticileri, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Gemlik 15 Temmuz Meydanı’nda kurulan şenlik alanında açılan stantlarda kadın dernekleri ve kooperatifleri, el emeği göz nuru ürünlerini sergiledi. Şenlik sahasında çocuklar için özel oyun alanları oluşturuldu. Büyükşehir ekiplerince çocuklara özel atölye çalışmaları ve animasyon gösterileri tertip edildi. Alanda kurulan ‘planetaryum’ gökyüzü çadırı da özellikle çocuklardan yoğun ilgi gördü. Ayrıca Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı ekipleri, şenlik alanında vatandaşlara sağlık taraması gerçekleştirdi. Şenlikler kapsamında sahne gösterileri de icra edildi. Bando konseriyle başlayan program; sihirbaz gösterisi, Kahoot yarışması ve çocuk tiyatrosuyla devam etti. Şenliğin finalinde Karagöz-Hacivat gölge oyunu sahnelendi. Fetih coşkusuna ortak olan 7’den 70’e her Gemlikli, şenlikler dolayısıyla Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti. İlçe şenlikleri, 28 Ağustos Cuma günü İnegöl Kültürpark’ta, son olarak ise 29 Ağustos Cumartesi günü Yıldırım Gökdere Meydanı’nda düzenlenecek şenliklerle program tamamlanacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ordu, İlk Kez Türkiye Kültür Yolu Festivali’nde  Haber

Ordu, İlk Kez Türkiye Kültür Yolu Festivali’nde 

Dokuz gün boyunca konserlerden atölyelere, sergilerden söyleşilere, çocuk etkinliklerinden gastronomi etkinliklerine uzanan geniş bir programla Ordu’nun tarihi ve kültürel değerleri ziyaretçilerle buluşacak. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne ilk kez ev sahipliği yapan Ordu’da açılış programı Taşbaşı Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Programa Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Ordu Valisi Muammer Erol, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, MHP Ordu Milletvekili Naci Şanlıtürk, Türkiye Kültür Yolu Festivali Genel Direktörü Selim Terzi, il protokolü ve çok sayıda sanatsever katıldı. Festival açılışında konuşan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, ilk kez Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne ev sahipliği yapan Doğu Karadeniz Bölgesi’nin kapısı konumunda bulunan, mavi ve yeşilin kucaklaştığı, muhteşem koy ve kumsalların bulunduğu kıyılarıyla, uçsuz bucaksız yaylaları ve eşsiz doğal güzellikleriyle Ordu’nun hayranlık uyandırdığını dile getirdi. Doğal güzellikleri, köklü tarihi, kültürel çeşitliliği, zengin gastronomisi ve yaşayan mirasıyla Ordu’nun, bakanlık tarafından yürütülen titiz çalışmalar neticesine kültürel mirası koruma yolunda da çok önemli ivme yakaladığını ifade eden Alpaslan, şehrin Somut Olmayan Kültürel Miras Türkiye Ulusal Envanteri’ne kayıtlı unsurlarından da söz etti. Ordu Kültür Yolu Festivali’nin tam 8 farklı noktada 165 etkinlikle gerçekleştirileceğini ifade eden Alpaslan, konserlerden sergi ve atölyelere, söyleşilerden çocuk etkinliklerine uzanan kapsamlı programın gerçekleştirileceğini dile getirerek, “Kültür merkezlerimiz, kütüphanelerimiz ve açık alanlarımız dokuz gün boyunca sanatseverlerin ortak adresi olacaktır.” dedi. ORDU’NUN EŞSİZ LEZZETLERİ FESTİVALİN ÖNE ÇIKANLARI ARASINDA Bu yıl Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin merkezine aldıkları en önemli yeniliklerden birinin gastronomi olduğunu ifade eden Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, kurulan danışma kurulu eşliğinde Ordu genelinde 42 Lezzet Noktası belirlendiğini söyledi. Karadeniz’in taze deniz ürünleri ile iç kesimlerin mısır, fasulye ve yabani otlara dayalı zengin tarımsal üretiminin Ordu mutfağında buluştuğunu belirten Alpaslan, hamsi turşusundan Ordu pidesine, tirmit mantarından kaldirik kavurmasına kadar uzanan eşsiz lezzetlerin tüm ziyaretçilere tanıtılacağına dikkat çekti. Festivalin gastronomi programına ilişkin de bilgi veren Alpaslan, ev sahibi olarak Michelin Rehberi Tavsiye Listesi’nde bulunan şef Necati Yılmaz’ın yer alacağını belirtti. Michelin Rehberi Tavsiye Listesi’nde yer alan Ömer Bozyap, şef Araz Aknam, TV programcısı ve yazar Elif Korkmazel ile gastronomi yazarı Talip Bayram gibi değerli isimlerle birlikte Ordu mutfağının özgün hikayesini ve gastronomi kültürünü tüm dünyaya açacaklarını dile getirdi. Açılış programının ardından protokol üyeleri, Taşbaşı Kültür Merkezi’nde festival boyunca ziyaretçilerini ağırlayacak “Yaşayan Miras: Ordu Sergisi” ve Ordu Büyükşehir Belediyesi Binası Fuaye Alanı’nda yer alan “Osmanlı’nın Mukaddes Emanetleri” sergilerini ziyaret etti. ORDU ÜNLÜ SANATÇILARIN KONSERLERİYLE MÜZİK DOLU AKŞAMLAR SUNACAK Ordu Kültür Yolu Festivali kapsamında düzenlenecek ücretsiz konserlerde Türkiye’nin sevilen sanatçıları dokuz gün boyunca müzikseverlerle buluşacak. Festivalin konser programında Mert Demir, Ferhat Göçer, Merve Özbey, Kıraç, Poizi, Sagopa Kajmer, Murat Boz, Ebru Yaşar ve Buray sahne alacak. Festival boyunca sergiler, tiyatro gösterileri, sempozyumlar, geleneksel sanat atölyeleri, söyleşiler, FotoMaraton etkinlikleri ve çocuk programları da kentin farklı noktalarında ziyaretçilerle buluşacak. Ordu Kültür Yolu Festivali, 30 Ağustos’a kadar kentin tarihi mekanlarından kültür sanat merkezlerine uzanan programıyla Orduluları ve kenti ziyaret eden misafirleri ağırlamaya devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

10’uncu Çalı Köy Filmleri Festivali İçin Geri Sayım Başladı Haber

10’uncu Çalı Köy Filmleri Festivali İçin Geri Sayım Başladı

Nilüfer Belediyesi ve Çalı Çevre ve Kültür Derneği (ÇEKÜDER) ortaklığıyla gerçekleştirilecek Çalı Köy Filmleri Festivali’nin bilgilendirme toplantısı, programın da yapılacağı Çalı Futbol Sahası’nda düzenlendi. 20 Ağustos Perşembe günü Pancar Deposu’ndaki Sinema Sempozyumu ile başlayacak olan festival, 21-22- 23 Ağustos tarihlerinde Çalı Futbol Sahası’nda sinemaseverleri doğa, kamp deneyimi ve sanatla buluşturacak. Toplantıda konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Çalı’nın çok kıymetli bir mahalle olduğunu belirterek, festivalin çıkış noktasındaki tarihi mirasa vurgu yaptı. Başkan Şadi Özdemir, “Köy Filmleri Festivali, 10 yıldan beri yapılıyor. Burada yapılmasının ana nedeni de 1935 yılında çekilen ‘Aysel Bataklı Damın Kızı’ filminin bu köyde çekilmiş olmasıdır. O film çekilirken köyde elektrik bile yoktu ama çok iyi isimlerle hazırlanmış bir film ortaya kondu. Nâzım Hikmet’in senaryosuna katkısı olan, Muhsin Ertuğrul’un yönettiği, Cemal Reşit Rey’in müziklerini yaptığı ve Cahide Sonku’nun da ilk başrolüyle yıldızlaştığı film budur. Daha da keyiflisi, filmdeki figüranlar bu köyde yaşayanlardı. Cumhuriyet’in yeni kurulduğu, elektriğin dahi olmadığı o dönemde köylülerimizin filmlerde rol alması çok kıymetli. Biz Cumhuriyet açısından da bunu çok kıymetli buluyor, farkındalığı artırmak için her yıl bu organizasyonu tekrarlıyoruz. Gençlerimizi çadırlarını kurup burada kalmaya, tüm Bursa halkını da desteğe davet ediyoruz” diye konuştu. ÇEKÜDER Başkanı Sadık Emre Sakin ise festivalin 1935’ten gelen bir mirası yaşatma çabası olduğunu ifade etti. Sakin, “O yıl Çalı’da yaşayan vatandaşlar evlerini film platosuna açmış. Bu miras bugün Çalı’daki çocuklara Aysel ya da Ali isimlerinin verilmesiyle, Cahide Sonku’nun canlandırdığı Aysel’in eşarbının Türk sinemasındaki etkisiyle hala devam ediyor. Tamamen gönüllülük üzerine başladığımız bu festival, ilk yılında Moğolların geldiği ve Cahit Berkay’ın 50-60 kişiye hayatındaki en ilginç konserini verdiği bir şenlik havasındaydı. Bugün ise on binlerce insana ulaşan kocaman bir festival haline geldi” şeklinde konuştu. Nilüfer Belediyesi Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürü Nurgül Işık, Ocak ayından bu yana üzerinde çalıştıkları festival programının detaylarını kamuoyuyla paylaştı. Festivalin içeriğinden bahseden Işık, “Programımıza geçen yıl eklediğimiz Sinema Sempozyumu ile 20 Ağustos Perşembe günü saat 09:30’da Pancar Deposu’nda başlıyoruz. ‘Yerelden Ulusala Film Çalışmaları’ temalı sempozyumumuza 53 bildiri sunulacak. 21 Ağustos Cuma günü ise festival alanına geçiyoruz. Saat 20:00’de Moğollar konseri ile açılışımızı gerçekleştireceğiz. Ardından saat 21:00’de uzun metrajlı film ‘İdea’ gösterilecek ve yönetmen Tayfun Pirselimoğlu ile sinema eleştirmeni Mehmet Açar moderatörlüğünde bir söyleşi gerçekleştirilecek. Festivalimizdeki filmlerin genel teması kırsal ve kasabada geçen filmler” dedi. KISA FİLM YARIŞMASI Hafta sonunun da dolu dolu geçeceğini ifade eden Işık, sabah yogaları, Mysia yolları yürüyüşü, foto-kolaj, ses ve tiyatro atölyeleri ile Çalı’da sanat rüzgârının eseceğini duyurdu. Işık, 2019’da gösterimlerine başlanan ve 2022’de yarışmaya dönüştürülen Kısa Film Yarışması için bu yıl 127 başvuru yapıldığını ve 15 finalistin en iyi belgesel, en iyi kurmaca ve iki jüri özel ödülleri için yarışacağını söyledi. KAPANIŞ USTA YÖNETMENLE Festivalin kapanışının 23 Ağustos Pazar günü saat 21:00’de yapılacağını aktaran Işık, yönetmenler Yeşim Ustaoğlu ile Jasmin Selen Heinz’ın katılımıyla gerçekleştirilecek “Kuru Taşın Başı” filminin gösterimi ve söyleşisiyle son bulacağını kaydetti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Turizmde Çalışanlara Sadece İş Değil Sosyal Yaşam da Sunuluyor Haber

Turizmde Çalışanlara Sadece İş Değil Sosyal Yaşam da Sunuluyor

Kurumların çalışanlarına sunduğu imkanlar, artık yalnızca maaş, yan haklar ve çalışma koşullarıyla değerlendirilmiyor. Çalışanların sosyal yaşamına, kişisel gelişimine ve kültürel deneyimlerine alan açan uygulamalar da çalışan bağlılığının önemli unsurları arasında yer alıyor. Turizm sektörünün köklü kuruluşlarından Club Dedeman Bodrum da çalışan deneyimini bu anlayışın bir parçası olarak ele alarak, çalışanlarının sosyal ve kültürel yaşama katılımını destekleyen uygulamalara önem veriyor. Bitez ve Gümbet koyları arasında faaliyet gösteren Club Dedeman Bodrum, çalışanlarını kültür sanat etkinlikleriyle buluşturan yaklaşımıyla çalışan deneyimini iş hayatının sınırlarının ötesine taşıyor. Bodrum’un konser ve etkinlik takvimini çalışanlarıyla paylaşan tesis, ekip üyelerinin bu organizasyonlara katılımını destekleyerek birlikte zaman geçirme, sosyalleşme ve farklı deneyimler paylaşma imkânı sunuyor. Bu yaklaşım, yoğun sezon temposunda çalışanların kendilerine ve birbirlerine zaman ayırabilecekleri alanlar yaratırken, kurum içindeki iletişim ve aidiyet duygusunu da güçlendiriyor. Nefes Almak Da Çalışan Deneyiminin Bir Parçası Çalışan bağlılığının yalnızca çalışma koşulları veya mesleki gelişim fırsatlarıyla şekillenmediğine dikkat çeken Club Dedeman Bodrum, sosyal yaşamın da çalışan deneyiminin önemli bir parçası olduğuna inanıyor. Bu doğrultuda kültür sanat etkinlikleri, çalışanların yoğun sezon içerisinde iş dışındaki yaşamlarına alan açabilmeleri için bir fırsat olarak görülüyor. Çalışanların birlikte zaman geçirmesi, ortak kültürel deneyimler yaşaması ve sosyal çevrelerini iş hayatının dışında da geliştirebilmesi, kurum içindeki iletişimi destekleyen unsurlar arasında değerlendiriliyor. Birlikte Çalışmanın Ötesinde, Hayatı Da Paylaşıyoruz Çalışanların gelişiminin yalnızca mesleki eğitimlerle sınırlı olmadığına dikkat çeken Club Dedeman Bodrum Halkla İlişkiler Müdürü Fatoş Yavuz “Turizm sektörünün yoğun temposunda bazen günlük koşuşturma içerisinde kendimize zaman ayırmayı, sosyalleşmeyi ve bize iyi gelen şeyleri yapmayı unutabiliyoruz. Biz kurum olarak çalışanlarımızın yalnızca iş hayatındaki gelişimini değil, hayatın diğer alanlarında da kendilerine alan açabilmesini önemsiyoruz. Birlikte çalışmanın ötesinde, yaşamı birlikte paylaştığımıza inanıyoruz. Bu nedenle çalışanlarımızın bir konseri birlikte izleyebilmesi, farklı bir etkinlikte bir araya gelebilmesi veya sadece iş yoğunluğundan uzaklaşıp nefes alabilmesi bizim için değerli. Biz de kurum olarak çalışanlarımıza bu alanları yaratmayı ve zaman zaman onlara kendileri için de zaman ayırabileceklerini hatırlatmayı bir misyon olarak görüyoruz.” ifadelerini kullandı. Çalışan Deneyiminden Misafir Deneyimine Turizm sektöründe çalışanların motivasyonu ve bağlılığı, doğrudan misafir deneyimine de yansıyan unsurlar arasında yer alıyor. Bu nedenle çalışanların kendilerini değerli hissettiği, sosyal açıdan desteklendiği ve kurumla bağ kurabildiği bir çalışma ortamı oluşturmak, hizmet kalitesinin de önemli bileşenlerinden biri olarak görülüyor. Club Dedeman Bodrum, çalışanlarına sosyal ve kültürel alanlar açan yaklaşımıyla çalışma hayatını yalnızca iş süreçlerinden ibaret görmeyen bir kurum kültürünü destekliyor. Kültür sanat etkinlikleriyle başlayan bu yaklaşım, birlikte zaman geçirmeyi, paylaşmayı ve yoğun çalışma temposu içinde herkesin kendine ait bir “nefes alma alanı” bulabilmesini çalışan deneyiminin doğal bir parçası haline getiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

95. İzmir Enternasyonal Fuarı Öncesi Kültürpark’ta Hazırlıklar Hız Kazandı Haber

95. İzmir Enternasyonal Fuarı Öncesi Kültürpark’ta Hazırlıklar Hız Kazandı

İzmir Büyükşehir Belediyesi, bu yıl 95’inci kez düzenlenecek İzmir Enternasyonal Fuarı için hazırlıklarını sürdürüyor. 5-13 Eylül tarihleri arasında ziyaretçilerini ağırlayacak 95. İzmir Enternasyonal Fuarı öncesinde, fuarın evi Kültürpark’ta çalışmalar hız kazandı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı tarafından Kültürpark’ta kapsamlı bir bakım faaliyeti yürütülüyor. Kültür-sanat etkinliklerinden ticari iş birliklerine kadar geniş bir yelpazede ziyaretçilerini ağırlamaya hazırlanan Kültürpark’ın yeşil alanlarında, sert zeminlerinde ve simge alanlarında eş zamanlı bakım, onarım ve yenileme çalışmaları gerçekleştiriliyor. Yeşil alanlarda kapsamlı bakım Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen bakım çalışmaları kapsamında, 420 bin metrekarelik Kültürpark’ın yeşil alanlarında çim biçme çalışmaları yapıldı. Çim alanların bakımının yanı sıra parka renk katacak yeni çiçekler de dikildi. Başta palmiyeler olmak üzere Kültürpark’taki ağaçlarda budama çalışmalarına hız verildi. Fuar açılışına kadar aralıksız devam edecek çalışmalarla İzmirliler, İzmir Enternasyonal Fuarı’nı daha yeşil ve bakımlı bir Kültürpark’ta karşılayacak. Kaskatlı havuz yenileniyor, Kültürpark’ın zemini iyileştiriliyor Yeşil alanların yanı sıra İzmir Büyükşehir Belediyesi, parkın sert zeminlerinde zaman ve kullanıma bağlı olarak bozulan alanlarda da iyileştirme çalışması başlattı. Yaya konforunu etkileyen sert zeminlerdeki kilit parke taşları sökülerek yenilenmeye başlandı. Kültürpark’ın sembolleri arasında yer alan kaskatlı havuzda ise yenileme çalışması başlatıldı. Yılların simgesi havuzun zemininde boyama çalışmaları gerçekleştirildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi, fuarda hizmet verecek tüm alanların güvenli ve konforlu hale getirilmesi için çalışmalarını açılışa kadar sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 Çandarlı’da Yaz Akşamları Kültür ve Sanatla Taçlandı Haber

 Çandarlı’da Yaz Akşamları Kültür ve Sanatla Taçlandı

Yazın keyfini doyasıya çıkaran Çandarlılılar, birbirinden güzel üç gecede meydanı doldururken, yeni meydanın sunduğu keyifli atmosferin tadını hep birlikte çıkardı. Çandarlı’nın sosyal ve kültürel yaşamına yeni bir soluk kazandırmak amacıyla hayata geçirilen Cumhuriyet Meydanı, 12 bin 500 metrekarelik alanıyla ilçeye yeni bir yaşam alanı kazandırdı. Görkemli bir törenle hizmete açılan meydan, açılışının hemen ardından düzenlenen Çandarlı Yaz Etkinlikleri ile kültür ve sanatın buluşma noktası olurken, Çandarlılıların da yeni buluşma adreslerinden biri haline geldi. Etkinliklerin ilk gününde Dikili Belediyesi Dans Toplulukları sahne aldı. Farklı dans disiplinlerinden hazırlanan gösteriler, meydanı dolduran vatandaşlardan büyük ilgi gördü. İkinci akşamda İzmir Pop Orkestrası sahneye çıktı. Sevilen eserlerin seslendirildiği konserle Çandarlı Cumhuriyet Meydanı müzikle dolarken, vatandaşlar keyifli bir yaz akşamı yaşadı. Üç günlük programın finalinde ise Dikili Belediyesi Halk Oyunları Topluluğu tarafından hazırlanan “Bir Efe, Bir Sevda, Bir Destan” gösterisi sahnelendi. Ege kültürünü ve efelik geleneğini anlatan gösteriyle Çandarlı Yaz Etkinlikleri sona erdi. CUMHURİYET MEYDANI, ÇANDARLI'NIN BULUŞMA NOKTASI OLACAK Çandarlı Cumhuriyet Meydanı’nın yalnızca fiziksel bir dönüşüm projesi olmadığını belirten Dikili Belediye Başkanı Adil Kırgöz, meydanın Çandarlı’nın sosyal ve kültürel hayatına önemli katkılar sunacağını ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü: Çandarlı’mıza kazandırdığımız Cumhuriyet Meydanı’nın açılışının hemen ardından hemşehrilerimizle burada üç güzel akşamı birlikte yaşadık. Biz bu meydanı yalnızca bir meydan olarak değil, Çandarlı’nın nefes alacağı, buluşacağı, kültür ve sanat etkinliklerinin hayat bulacağı bir yaşam alanı olarak tasarladık. Açılışımızın ardından düzenlediğimiz etkinliklerde meydanın nasıl yaşayan bir alan haline geldiğini hep birlikte görüyoruz. Biz, Çandarlı’nın ihtiyaçlarına cevap veren, modern ve nitelikli bir kamusal alan oluşturmayı hedefliyoruz. Çandarlı Cumhuriyet Meydanı’mız da ilçemizin önemli buluşma noktalarından biri olacak. Önümüzdeki dönemde de burada kültürden sanata, sosyal etkinliklerden farklı buluşmalara kadar birçok organizasyonu hemşehrilerimizle gerçekleştireceğiz. Üç gün boyunca etkinliklerimize katılan tüm hemşehrilerimize teşekkür ediyorum. Dikili Belediyesi, yaz boyunca ilçenin farklı noktalarında kültür, sanat ve sosyal etkinlikleri vatandaşlarla buluşturmaya devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.