Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kültür Ve Turizm

Kapsül Haber Ajansı - Kültür Ve Turizm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kültür Ve Turizm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Geri Sayım Başladı: Formula 1, 3 Ekim 2027’de İstanbul’a Dönüyor Haber

Geri Sayım Başladı: Formula 1, 3 Ekim 2027’de İstanbul’a Dönüyor

Pilotlar hem araç hem de pilot performansını zorlayan, belirgin kot farklarına sahip ve geçiş fırsatları sunan yaklaşık 5,3 kilometrelik TOSFED İstanbul Park pistinde mücadele edecek. Özellikle TOSFED İstanbul Park’ı dünya çapında tanınır hale getiren çoklu apeksli 8. viraj, pilotları zorlarken Formula 1® seyircisinin en çok ilgisini çeken bölümlerin başında gelecek. Taraftarlar aynı zamanda, hız, ritim ve teknik zorlukların heyecan verici birleşimi sayesinde, pistte rekabetçi yarışlara ve dramatik anlara tanıklık edecek. Formula 1®’in Türkiye’ye dönüşüyle birlikte İstanbul, dünyanın en prestijli spor organizasyonlarından birine yeniden ev sahipliği yapacak. Organizasyonun spor turizmine, şehir ekonomisine, uluslararası medya görünürlüğüne ve Türkiye’nin marka değerine önemli katkılar sağlaması bekleniyor. “Yarış takviminin açıklanmasıyla biz de vites yükseltiyoruz” Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, takvimin açıklanmasının FORMULA 1 TURKISH GRAND PRIX 2027 hazırlıkları açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu belirterek şunları söyledi: “Formula 1® yarış takviminin açıklanmasıyla birlikte, biz de hazırlıklarımızda vites yükseltiyoruz. Önümüzdeki süreçte İstanbul’un tarihini, kültürünü, gastronomisini ve yaşam tarzını Formula 1®’in küresel etkisiyle buluşturan önemli projeleri hayata geçireceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’nin uluslararası spor organizasyonlarındaki güçlü konumunu daha da ileriye taşımak üzere önemli adımlar atıyoruz. Amacımız başarılı bir FORMULA 1 TURKISH GRAND PRIX 2027 organizasyonu ile spor turizmini canlandırmak ve şehrin ekonomisine katkıda bulunmak.” “Türkiye olarak hazırız” Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak, Türkiye’nin uluslararası spor organizasyonları için bir destinasyon olarak konumuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Türkiye artık yalnızca uluslararası spor organizasyonlarına ev sahipliği yapan değil, dünyanın en büyük spor organizasyonlarının adresi olan bir ülkedir. FORMULA 1 TURKISH GRAND PRIX 2027’de bunun en güçlü örneklerinden biri olacaktır. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde oluşturduğumuz güçlü spor altyapımız ve büyük organizasyon tecrübemizle, İstanbul’da tüm dünyaya yakışır bir Formula 1® deneyimi yaşatacağımıza inanıyorum. Türkiye olarak hazırız ve bu büyük organizasyonu heyecanla bekliyoruz.” “TOSFED İstanbul Park Formula 1®’e hazırlanıyor” Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu (TOSFED) Başkanı Eren Üçlertoprağı, yarış için hazırlıkların tüm hızıyla sürdüğünü belirterek şöyle konuştu: “Yarışa kadar TOSFED İstanbul Park’ı, F1®’in en yüksek standartlarına göre modernize ederken, tüm seyircilerimize benzersiz bir yarış deneyimi yaşatmayı hedefliyoruz. Ülkemizdeki yarış tutkunlarını ve yabancı misafirlerimizi şimdiden TURKISH GRAND PRIX heyecanını paylaşmaya davet ediyoruz.” TGA’nın “Catch It If You Can” filmi dünya çapında ilgi görüyor Yarış tarihinin netleşmesiyle birlikte FORMULA 1 TURKISH GRAND PRIX 2027’ye yönelik uluslararası tanıtım çalışmalarında da yeni bir aşamaya geçildi. Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) tarafından hazırlanan “Catch It If You Can” tanıtım filmi 570 milyondan fazla görüntülenmeye ulaştı. Önümüzdeki dönemde İstanbul’un küresel görünürlüğü; uluslararası medya projeleri, dijital kampanyalar, uluslararası içerik üreticileriyle iş birlikleri ve İstanbul merkezli küresel tanıtım atağıyla daha da güçlendirilecek. FORMULA 1 TURKISH GRAND PRIX 2027, TOSFED’in uzun yıllara yayılan girişim ve çalışmaları sonucunda, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın destekleriyle yeniden yarış takvimine dahil edildi. Formula 1® yarışları, 2027-2031 yılları arasında TOSFED organizasyonunda TOSFED İstanbul Park’ta gerçekleştirilecek. Biletler ve resmi duyurular için turkishgp.tosfed.org.tr sayfasına ön kayıt yaptırılabilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kommagene’nin Kadim Kenti Perre’de Çalışmalar Sürüyor Haber

Kommagene’nin Kadim Kenti Perre’de Çalışmalar Sürüyor

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Elazığ'daki temaslarının ardından Adıyaman'a geçerek burada bir dizi ziyaret ve inceleme gerçekleştirdi. Şehirdeki programı dahilinde Adıyaman Valiliğini ziyaret eden Ersoy, İl Değerlendirme Toplantısı'na katılım sağladı ve ardından Perre Antik Kenti'nde yürütülen çalışmaları yerinde takip etti. Bakan Ersoy'un programı; 6 Şubat depremlerinden etkilenen ve restorasyon süreçleri tamamlanan Merkez Musalla Camii, Besni Kurşunlu Camii ile Abuzer Gaffari Mescidi ve Türbesi'nin yeniden açılış törenleriyle devam etti. Kommagene'nin Beş Büyük Kentinden Biri Bakan Ersoy'un Adıyaman'daki temaslarının odak noktalarından biri Perre Antik Kenti oldu. Adıyaman'ın Örenli Mahallesi'nde, şehir merkezine yaklaşık 5 kilometre mesafede konumlanan Perre, M.Ö. 1. yüzyılda Kommagene Krallığı'nın en önemli beş kentinden biri olarak dikkat çekerken, Roma ve Bizans dönemlerinde de önemini korumuştur. Günümüzde Örenli Mahallesi'nin altında yer alan antik yerleşimin bir kısmında, kısmen korunmuş surlar, Roma Dönemi'nden kalma ve halen kullanılan çeşme ile kaya mezarları yer almaktadır. Bakan Ersoy, Perre Antik Kenti'ni ziyaret ederek bölgede sürdürülen kazı ve koruma faaliyetlerini yerinde inceledi. Perre’ye 5,8 Milyon Liralık Geleceğe Miras Desteği Kültür ve Turizm Bakanlığının yürüttüğü Geleceğe Miras Projesi kapsamında, antik kentteki kazı ve basit onarım çalışmaları için 2025 yılına 5 milyon 800 bin lira ödenek ayrıldı. Perre'de ziyaretçi deneyimini daha üst seviyeye taşıyacak yeni bir çalışma için ise süreç başlatılmış durumda. Depremde Hasar Gören Tarihî Eserler Yeniden Hizmette Bakan Ersoy'un Adıyaman programının bir diğer kritik ayağını, 6 Şubat depremleri nedeniyle zarar gören kültür varlıkları oluşturdu. Depremlerde hasar alan Merkez Musalla Camii, Besni Kurşunlu Camii ile Abuzer Gaffari Mescidi ve Türbesi'ndeki restorasyon çalışmaları başarıyla tamamlandı. Tarihî yapılar, Bakan Ersoy'un katılımıyla gerçekleştirilen programla tekrar hizmete sunuldu. Restorasyon sürecinde yapıların zemin etütleri yapılarak radar yöntemiyle duvar taramaları gerçekleştirildi, taş ve harç analizleri tamamlandı. Hasarlı kubbe ve minarelerden harim bölümlerine, son cemaat mahallerinden kurşun kaplamalara, taş kemer ve duvarlara kadar kapsamlı bir onarım çalışması yapıldı. Kubbe ve minarelerin gerekli kısımlarında kontrollü sökümlerin ardından yeniden inşa ve onarım süreçleri yürütülürken, hasarlı taşlarda çürütme ve bütünleme uygulamaları yapıldı. Cephe, iç mekân ve tonozlarda derz onarımları ile yüzey temizlikleri yapılarak, yapıların özgün mimari kimliklerinin korunması sağlandı. Yapısal güvenliği artırmak amacıyla yürütülen çalışmalar sonucunda, yapıların deprem hasarları giderilerek özgün mimari değerlerinin korunması ve tarihî mirasın gelecek nesillere güvenle aktarılması amaçlandı.

Çanakkale Beşinci Kez Kültür Yolu Festivali İle Buluştu Haber

Çanakkale Beşinci Kez Kültür Yolu Festivali İle Buluştu

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne beşinci kez ev sahipliği yapan Çanakkale’de açılış programı Anadolu Hamidiye Tabyası Hangar Binası’nda gerçekleştirildi. Programa Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman, Yeni Parti Çanakkale Milletvekili İsmet Güneşhan, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, Türkiye Kültür Yolu Festivali Genel Direktörü Selim Terzi, il protokolü ve çok sayıda sanatsever katıldı. Festivalin açılışında konuşan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, Çanakkale’nin binlerce yıl önce Troya Savaşları’yla destanlara konu olduğunu, binlerce yıl sonra ise Çanakkale Savaşları’yla dünya tarihinin en önemli mücadelelerinden birine sahne olduğunu söyledi. Çanakkale’nin, insanlık tarihinin farklı dönemlerini aynı coğrafyada ve ortak bir hafızada buluşturan eşsiz bir kültür şehri olduğunu vurgulayan Yazgı, “Bizler de bu eşsiz mirası korumayı, yaşatmayı ve dünyaya tanıtmayı en önemli sorumluluklarımızdan biri olarak görüyoruz. Bu anlayışla, 14 Haziran’da Roma’nın kalbindeki Kolezyum’da açılan ve 18 Ekim’e kadar ziyaret edilebilecek ‘Troya ve Roma: Antik Akdeniz Mitleri, Efsaneleri, Hikâyeleri’ sergisinde, 19 müzemizden 200’ü aşkın eseri uluslararası izleyiciyle buluşturuyoruz” dedi. Yazgı, bir şehrin kültürel mirasını dünyaya tanıtmak kadar, o mirası korumanın ve gelecek nesillere aktarmanın da önemli bir sorumluluk olduğunu belirterek, bu topraklarda vatan için canlarını feda eden kahramanların aziz hatırasına sahip çıkmanın bir vefa borcu olduğunu söyledi. Yazgı, “Bu anlayışın bir tezahürü olarak kurulan Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığımız; şehitliklerden tabyalara, müzelerden anıtlara kadar bu eşsiz mirası korumak, ihya etmek ve gelecek nesillere aktarmak için çalışmalarını büyük bir özveriyle sürdürüyor. Çünkü burada yapılan her çalışma yalnızca bir tarihî mekânı korumak değil; ecdadımıza duyduğumuz vefayı yaşatmak ve Çanakkale ruhunu gelecek nesillere emanet etmektir. Bugün Tarihi Alan, bu anlayışla milletimizin hafızasında ve gönlünde müstesna bir yere sahip olan canlı bir tarih alanı hâline gelmiştir.” dedi. “ÇANAKKALE MUTFAĞINI YAKINDAN TANIMA FIRSATI SUNUYORUZ” Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, festivalin Çanakkale’nin lezzetlerini keşfetmenin yanı sıra kentin gastronomi kültürünün konuşulacağı, paylaşılacağı ve geleceğe taşınacağı önemli buluşmalara da ev sahipliği yapacağını söyledi. Bir şehri tanımanın en güzel yollarından birinin o şehrin sofrasına ortak olmak olduğunu belirten Yazgı, festival kapsamında danışma kurulu tarafından belirlenen 52 Lezzet Noktası ve gastronomi etkinlikleriyle ziyaretçilere Çanakkale mutfağını yakından tanıma fırsatı sunacaklarını dile getirdi. Yazgı, ziyaretçilere Çanakkale’nin peynirini, sardalyasını, keşkeğini, peynir helvasını, zeytinyağlılarını ve eşsiz yöresel lezzetlerini tatmadan şehirden ayrılmamalarını da özellikle tavsiye etti. “ÇANAKKALE KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ GURUR VERİCİ BİR ETKİNLİK” Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman, festivalin kentin kültür ve sanat hayatının önemli bir parçası hâline geldiğine dikkat çekerek, “Çanakkale Kültür Yolu Festivali artık şehrimiz için önemli bir marka. Ulusal ve uluslararası alanda dikkat çeken, gurur verici bir organizasyona dönüşmesinden büyük memnuniyet duyuyoruz. Dokuz gün boyunca gerçekleştirilecek kültür, sanat ve gastronomi etkinlikleri hem Çanakkaleli hemşehrilerimiz hem de kentimizi ziyaret edecek misafirlerimiz için önemli bir fırsat sunacak. Festivalin Çanakkale’nin kültürünü, sanatını, tarihini ve gastronomisini daha geniş kitlelere tanıtmasına önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz. Vatandaşlarımızın festivale gösterdiği ilgi ve güçlü sahiplenme de bizleri ayrıca mutlu ediyor. Bu değerli organizasyonun hayata geçirilmesinde başta Kültür ve Turizm Bakanlığımız olmak üzere Bakan Yardımcımıza, Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığımıza, ilgili kurum ve kuruluşlarımıza ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi. “ÇANAKKALE HALKI BU FESTİVALİ ÇOK SEVDİ” Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, Çanakkalelilerin sevdiği festivalin bugün başladığını belirterek, “Gerçekten Sayın Kültür ve Turizm Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy'un büyük desteğiyle ve Kültür ve Turizm Bakanlığımızın uygun görmesiyle uzun zamandan bu yana Çanakkale'de Kültür Yolu Festivallerini hep beraber yapıyoruz. Ve Çanakkale halkı bu festivali çok sevdi. Hem katılım anlamında hem de sahip çıkma anlamında bütün halk başta olmak üzere bütün kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, siyasi partilerimiz bir bütün olarak bu festivale sahip çıktılar. Gerçekten bu festival 3 yaşından 90 yaşına kadar herkesin kendine ait bir şey bulabildiği bir festival. Ve kültür ve sanatın bütün dalları var. Spordan, tiyatroya müzik etkinliklerinden sergilere ve insan ne arıyorsa sanat ve kültür adına gerçekten burada mutlaka bir şey buluyor." dedi Açılış programının ardından protokol üyeleri, Anadolu Hamidiye Tabyası’nda festival boyunca ziyaretçilerini ağırlayacak “Yaşayan Miras: Çanakkale Sergisi”ni ziyaret etti. ÇANAKKALE’DE KONSERLER MÜZİK ŞÖLENİ YAŞATACAK Çanakkale Kültür Yolu Festivali kapsamında düzenlenecek ücretsiz konserlerde Türkiye’nin sevilen sanatçıları dokuz gün boyunca müzikseverlerle buluşacak. Festivalin konser programında Ceza, Kıraç, Bengü, Oğuzhan Koç, Özcan Deniz, Simge, Sefo, Gökhan Türkmen ve Bayhan sahne alacak. Festival boyunca sergiler, tiyatro gösterileri, sempozyumlar, geleneksel sanat atölyeleri, söyleşiler, FotoMaraton etkinlikleri ve çocuk programları da kentin farklı noktalarında ziyaretçilerle buluşacak. Çanakkale Kültür Yolu Festivali, 6 Eylül’e kadar kentin tarihî mekânlarından kültür sanat merkezlerine uzanan zengin programıyla Çanakkalelileri ve kenti ziyaret eden misafirleri ağırlamaya devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ordu, İlk Kez Türkiye Kültür Yolu Festivali’nde  Haber

Ordu, İlk Kez Türkiye Kültür Yolu Festivali’nde 

Dokuz gün boyunca konserlerden atölyelere, sergilerden söyleşilere, çocuk etkinliklerinden gastronomi etkinliklerine uzanan geniş bir programla Ordu’nun tarihi ve kültürel değerleri ziyaretçilerle buluşacak. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne ilk kez ev sahipliği yapan Ordu’da açılış programı Taşbaşı Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Programa Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Ordu Valisi Muammer Erol, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, MHP Ordu Milletvekili Naci Şanlıtürk, Türkiye Kültür Yolu Festivali Genel Direktörü Selim Terzi, il protokolü ve çok sayıda sanatsever katıldı. Festival açılışında konuşan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, ilk kez Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne ev sahipliği yapan Doğu Karadeniz Bölgesi’nin kapısı konumunda bulunan, mavi ve yeşilin kucaklaştığı, muhteşem koy ve kumsalların bulunduğu kıyılarıyla, uçsuz bucaksız yaylaları ve eşsiz doğal güzellikleriyle Ordu’nun hayranlık uyandırdığını dile getirdi. Doğal güzellikleri, köklü tarihi, kültürel çeşitliliği, zengin gastronomisi ve yaşayan mirasıyla Ordu’nun, bakanlık tarafından yürütülen titiz çalışmalar neticesine kültürel mirası koruma yolunda da çok önemli ivme yakaladığını ifade eden Alpaslan, şehrin Somut Olmayan Kültürel Miras Türkiye Ulusal Envanteri’ne kayıtlı unsurlarından da söz etti. Ordu Kültür Yolu Festivali’nin tam 8 farklı noktada 165 etkinlikle gerçekleştirileceğini ifade eden Alpaslan, konserlerden sergi ve atölyelere, söyleşilerden çocuk etkinliklerine uzanan kapsamlı programın gerçekleştirileceğini dile getirerek, “Kültür merkezlerimiz, kütüphanelerimiz ve açık alanlarımız dokuz gün boyunca sanatseverlerin ortak adresi olacaktır.” dedi. ORDU’NUN EŞSİZ LEZZETLERİ FESTİVALİN ÖNE ÇIKANLARI ARASINDA Bu yıl Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin merkezine aldıkları en önemli yeniliklerden birinin gastronomi olduğunu ifade eden Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, kurulan danışma kurulu eşliğinde Ordu genelinde 42 Lezzet Noktası belirlendiğini söyledi. Karadeniz’in taze deniz ürünleri ile iç kesimlerin mısır, fasulye ve yabani otlara dayalı zengin tarımsal üretiminin Ordu mutfağında buluştuğunu belirten Alpaslan, hamsi turşusundan Ordu pidesine, tirmit mantarından kaldirik kavurmasına kadar uzanan eşsiz lezzetlerin tüm ziyaretçilere tanıtılacağına dikkat çekti. Festivalin gastronomi programına ilişkin de bilgi veren Alpaslan, ev sahibi olarak Michelin Rehberi Tavsiye Listesi’nde bulunan şef Necati Yılmaz’ın yer alacağını belirtti. Michelin Rehberi Tavsiye Listesi’nde yer alan Ömer Bozyap, şef Araz Aknam, TV programcısı ve yazar Elif Korkmazel ile gastronomi yazarı Talip Bayram gibi değerli isimlerle birlikte Ordu mutfağının özgün hikayesini ve gastronomi kültürünü tüm dünyaya açacaklarını dile getirdi. Açılış programının ardından protokol üyeleri, Taşbaşı Kültür Merkezi’nde festival boyunca ziyaretçilerini ağırlayacak “Yaşayan Miras: Ordu Sergisi” ve Ordu Büyükşehir Belediyesi Binası Fuaye Alanı’nda yer alan “Osmanlı’nın Mukaddes Emanetleri” sergilerini ziyaret etti. ORDU ÜNLÜ SANATÇILARIN KONSERLERİYLE MÜZİK DOLU AKŞAMLAR SUNACAK Ordu Kültür Yolu Festivali kapsamında düzenlenecek ücretsiz konserlerde Türkiye’nin sevilen sanatçıları dokuz gün boyunca müzikseverlerle buluşacak. Festivalin konser programında Mert Demir, Ferhat Göçer, Merve Özbey, Kıraç, Poizi, Sagopa Kajmer, Murat Boz, Ebru Yaşar ve Buray sahne alacak. Festival boyunca sergiler, tiyatro gösterileri, sempozyumlar, geleneksel sanat atölyeleri, söyleşiler, FotoMaraton etkinlikleri ve çocuk programları da kentin farklı noktalarında ziyaretçilerle buluşacak. Ordu Kültür Yolu Festivali, 30 Ağustos’a kadar kentin tarihi mekanlarından kültür sanat merkezlerine uzanan programıyla Orduluları ve kenti ziyaret eden misafirleri ağırlamaya devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Rize Yaşayan Miras Şöleni Sona Erdi Haber

Rize Yaşayan Miras Şöleni Sona Erdi

17 ilden toplam 50 Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı ve sanatkârın katıldığı şölen Rize Çay Çarşısı’nda ziyaretçilere geleneksel el sanatlarını yakından tanıma ve yaşayan kültürel miras unsurlarını deneyimleme fırsatı sundu. Etkinlik boyunca; ; Kaligrafi, Telkâri, Halı Dokuma, İç Edik Yapımı, Çorap Örücülüğü, Tespih Yapımı, Tel Kırma, Seramik, Filografi, Deri İşleme, Çarpana Dokuma, Trabzon Hasır Bileziği, İğne Oyacılığı, Çömlekçilik, Peşkir Dokuma, Keçecilik, Bıçakçılık, Zihgir Yapımı, El Nakışı, Ahşap Oyuncak Yapımı, Cam İşleri, Ahşap Oymacılığı, Naht, Bağlama Yapımı, Mücevher Sâdekârlığı, Geleneksel Giysili Bebek Yapımı gibi birçok geleneksel sanat dalının usta temsilcileri, hazırlanan stantlarda eserlerini sergileyerek ziyaretçilerle buluştu. Sergiler ve Geleneksel Oyunlarla Dolu Program Şölen kapsamında düzenlenen Türk Süsleme Sanatları Sergileri çerçevesinde Hüsn-i Hat, Minyatür ve Ebru sergileri sergileri sanatseverlerden yoğun ilgi gördü. Çocuklar için hazırlanan etkinliklerde ise Karagöz sanatçısı Ahmet Bünyamin Özdem tarafından Karagöz gösterisi minik ziyaretçilere keyifli anlar yaşatarak onları geleneksel sahne sanatlarıyla tanıştırdı. Ayrıca oluşturulan çocuk oyun alanlarında Mangala, Topaç Çevirme, Seksek, Dokuztaş gibi geleneksel oyunlar çocuklarla buluştu. Katılım Belgeleri Takdim Edildi Rizelilerin yoğun ilgi gösterdiği Rize Yaşayan Miras Şöleni’nde Rize İl Kültür ve Turizm Müdürü Alper Avluk, Şube Müdürleri Nilüfer Zeynep Özçörekçi Göl ve Nuray Sönmez sergi alanlarını ve geleneksel el sanatları stantlarını gezerek sanatçılardan bilgi alıp katılım belgelerini sundu. Bu yıl ikinci kez düzenlenen Rize Yaşayan Miras Şöleni, 09 Ağustos Pazar akşamı tamamlanarak kültürel mirasın korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması adına önemli bir buluşmaya daha ev sahipliği yaptı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kars Yaşayan Miras Şöleni Tüm Coşkusuyla Başladı Haber

Kars Yaşayan Miras Şöleni Tüm Coşkusuyla Başladı

Zengin sanatsal ve kültürel birikimiyle Yaşayan Miras Şöleni'ne ev sahipliği yapan Kars'ta, Somut Olmayan Kültürel Miras Ulusal Envanteri'nde yer alan âşıklık geleneği, Köse, Kazkaz ve Farfarafilli oyunları, keçecilik, mey yapımcılığı ve icracılığı, geleneksel oyuncak yapımı, yağmur duası törenleri ve mani söyleme geleneği olmak üzere 9 unsur ile 60 Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı bulunuyor. 16 farklı ilden toplam 50 Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı ve sanatkârın katıldığı ve birçok sanat dalının tanıtıldığı etkinlik, Gazi Kars Bedesteni'nde sanatseverlerle buluşuyor. Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcılarına ve sanatseverlere ev sahipliği yapan, yaşayan mirasımızın parçası geleneksel el sanatlarımızı desteklemeyi, sanatları ve sanatçıları tanıtmayı ve bu eşsiz mirası gelecek kuşaklara aktarmayı amaçlayan “Kars Yaşayan Miras Şöleni” başladı. Gazi Kars Bedesteni'nde gerçekleşen açılış törenine; Kars Valisi Ziya Polat, AK Parti Kars Milletvekili Adem Çalkın, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdür Yardımcısı Dr. Serkan Emir Erkmen ve Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü Halk Kültürü Dairesi Başkanı Pervin Oymak katıldı. Uygulamalı atölyeler, sergiler, konserler, gösteriler, ustalarla söyleşiler ve mahalli sanatçıların performanslarına ev sahipliği yapan şölen, Kars'ın kültürel ve sanatsal atmosferinin zenginleşmesine katkı sağlıyor. Serhat şehrimiz Kars'ta ikinci defa düzenlenen Yaşayan Miras Şöleni, ziyaretçilere el sanatlarının inceliklerini yakından deneyimleme ve yaşayan miras unsurlarıyla tanışma fırsatı sunuyor. Kars Valisi Ziya Polat; “Büyüklerimizden, ecdadımızdan aldığımız mirası, örfümüzü, adetimizi yarınlara aktaracak şehirdeyiz.” Kars Valisi Ziya Polat yaptığı açıklamada, “Sultan Alparslan Han'ın diyarından, Harakani Hazretleri'nin huzurunda, on binlerce şehidin memleketinde yaşayan miras, gerçekten hak ettiği şehirlerden birisinde. Gazi Kars'ta, Ruslara karşı yapılan savunmada verdiği mücadeleyle ilk gazilik unvanını alan şehirdeyiz. Kafkasya'ya açılan kapıdayız. Anadolu'ya açılan kapıdayız. İnşallah daha birçok kapıya açılacak bir şehirdeyiz. Büyüklerimizden, ecdadımızdan aldığımız mirası, örfümüzü, adetimizi yarınlara aktaracak şehirdeyiz. Gazi Kars'tayız, Serhat Kars'tayız. Kültür ve Turizm Bakanlığımızın yaşayan miras şöleni geçtiğimiz yıl buradan başlamıştı. Bu sene biraz öne aldık. Gazi Kars turizm'de bu sene rekorlar üzerine rekorlar kırıyor. 650.000’in üzerinde misafirimizi bu şehir ağırladı. Bu insanlar bu şehre boşuna gelmiyor. Bu şehrin tarihiyle, kültürüyle mirasına geliyor. Bu şehir özel bir şehir. Ani yurdu. Türklerin ilk yurdu. On binlerce şehidimiz Sarıkamış'ta. Bu yurdu emanet ettikleri nesil, gelecek nesil burada. Biz de üzerimize düşen görevi hak ettiği gibi aldığımız emaneti yarınlara aktarmakla görevliyiz. Bu vesileyle Kültür ve Turizm Bakanlığımıza çok çok teşekkür ediyorum” diyerek konuşmasını sonlandırdı. “Kars; her köşesinde bir maneviyat, tarihi bir birikim, kültür ve medeniyet izi taşıyan bir şehirdir” AK Parti Kars Milletvekili Adem Çalkın konuşmasında, “Bizler Kars’ta yaşıyoruz. Kars; her köşesinde bir maneviyat, tarihi bir birikim, kültür ve medeniyet izi taşıyan bir şehirdir. Bu programın tam anlamını ve manasını bulduğu topraklarda, Serhat Kars’ta, Gazi Kars’ta hep birlikteyiz. Biraz önce Halk Kültürü Daire Başkanımız Pervin Oymak bana çok kıymetli bir anekdot aktardı. Hakikaten çok değerliydi: ‘Ülkeler sınırlarını savaşlarla genişletebilir ama kültürlerini savaşla var edemezler.’ Dolayısıyla bizler kültürümüzü ve medeniyetimizi yaşattığımız sürece ülkemizi ve vatanımızı da yaşatmış olacağız. Bu anlamda şehir olarak çok şanslıyız. Biz, Kafkasya’nın Anadolu’ya açılan serhat şehriyiz. Burada Karapapak Türkleri, Ahıska Türkleri, Azerbaycan Türkleri, Kürtler ve Türkmenler olarak hepimizin ayrı bir kültürü, ayrı bir anlayışı var. Bu çeşitlilik ve birliktelik de şehrimizi güzelleştiriyor. Bizim düğünlerimizde tek bir ezgi değil, farklı farklı ezgiler çalınır. Sofralarımızda tek bir kültürün değil, Kafkasya’nın ve Anadolu’nun ortak kültürü yer alır. Bizler Ani gibi bir mirası taşıyoruz. Burada Selçuklu’nun ve Osmanlı’nın mirasına sahip çıkıyoruz. Ebul Hasan-ı Harakani Hazretleri gibi bir zatın mirasını taşıyoruz ve bu mirası yaşatmak zorundayız. Çocuklarımızla, gençlerimizle; soframızdan düğünlerimize, halaylarımızdan nakışlarımıza kadar her alanda bu değerleri devam ettirmek durumundayız.” ifadelerini kullandı. “16 ilden gelen 50 sanatçı ile burada bir arada olacağız” Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdür Yardımcısı Dr. Serkan Emir Erkmen yaptığı açıklamada, “Bizleri biz yapan değerler olan somut olmayan kültürel mirasımızı yaşatmak, desteklemek, sanatçılar arası ilişkileri geliştirmek, somut olmayan kültürel mirasımıza ilişkin farkındalığı ve görünürlüğü artırmak amacıyla gerçekleştirdiğimiz Yaşayan Miras Şöleni vesilesiyle Kars'ta sizlerle yeniden bir arada olmanın gururunu ve mutluluğunu yaşıyorum. Üç gün boyunca; iğne oyasından ahşap oyuncağa, tar yapımından sedefkârlığa kadar çeşitli sanat dallarından, 16 ilden gelen 50 sanatçı ile burada bir arada olacağız. Gençler, çocuklar ve yetişkinler geleneksel sanatlarımızı burada deneyimleme ve görme fırsatı bulacaklar. Geleneksel Türk tiyatromuzun önemli unsurlarından olan Karagöz ve kukla gösterileri gerçekleştirilecek, hat ve ebru sergileri açılacak. Aynı zamanda şölenimizin coşkusunu artıracak konserler de düzenlenecek. Biz Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak yaşayan mirasımızı korumak ve gelecek kuşaklara aktarmak için elimizden geleni yapıyoruz.” diye konuştu. Protokol ve beraberindeki heyet açılış töreninin ardından El Sanatları Stantlarında sanatçıların performanslarını izleyip Geleneksel Çocuk Oyunları Alanı ve Türk Süsleme Sanatları Sergileri’nin açılışına katıldı. GEÇMİŞTEN GELECEĞE SANATLA DOLU ŞÖLEN Geleneksel okçuluk gösterisi, Halk Oyunları gösterisi ve tulum icrası performansı ile başlayan ve zengin sanatsal ve kültürel birikimiyle Yaşayan Miras Şöleni’ne ikinci defa ev sahipliği yapan Kars’ta İğne Oyacılığı, Ahşap Oyuncak Yapımı, Ahşap Baskı / Yazmacılık, Lüle Taşı İşleme, Rize Bezi Dokuma, Tespih Yapımı, Cam Altı, Bağlama ve Tar Yapımı, Siirt Battaniyesi Dokuma, Ahşap İşleri, Gümüş ve Oltu Taşı İşleme, Baston Yapımı, Çinicilik, Karabağ Kilimi Dokuma, Kırkyama, Telkâri, Bıçakçılık, Naht, Bitkisel Örücülük, Tel Kırma, Cam İşleri, Deri İşleme, Kazaziye, Sedefkârlık, Mücevher Sâdekârlığı gibi geleneksel el sanatlarımızın usta temsilcileri, Gazi Kars Bedesteni’de kendileri için hazırlanan stantlarda eserlerini tanıtıyor. Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcılarının gerçekleştirdiği çeşitli etkinliklerin de yer aldığı Şölen’de Atakan Berk Epruzoğlu Halk Müziği dinletisiyle Karslılarla biraraya gelirken, Türk Süsleme Sanatları Sergileri kapsamında Biz Ebru Atölyesi sanatçılarının Ebru Sergisi, Suna Gözüm’ün Mozaik Sergisi ile Yasemin Yurtkuran'ın Hüsn-i Hat Sergisi'de sanatseverlerle buluşuyor. Gazi Kars Bedesteni’nde gerçekleşen şölende, çocuklara yönelik etkinlikler kapsamında; Karagöz sanatçısı Yılmaz Karakuzu’nun Karagöz Gösterisi, Kukla sanatçısı Oğuzhan Vartolioğlu’nun Kukla gösterisi minik ziyaretçilere keyifli anlar yaşatarak onları geleneksel çocuk oyunlarıyla tanıştırıyor. Ayrıca oluşturulan çocuk oyun alanlarında Mangala, Topaç Çevirme, Seksek, Dokuztaş gibi geleneksel çocuk oyunları minik ziyaretçilerle buluşuyor. Şölen kapsamında Cumhuriyet Meydanında (Şehir Stadyumu Yanı) Şahin Atabay ve saz arkadaşları sazın sözün buluştuğu türkü dinletisiyle sanatseverlerle bir araya geldi. Ülkemizin tanınmış sanatçılarından Ekin Uzunlar ücretsiz halk konseriyle 12 Haziran Cuma akşamı Karslılarla buluşacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tarihi İlçede Sürdürülebilir Turizm Başlıyor Haber

Tarihi İlçede Sürdürülebilir Turizm Başlıyor

Enerjisa Enerji, UNDP Türkiye, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve TGA tarafından hayata geçirilen SENTRUM Projesi kapsamında Balıkesir’in Ayvalık ilçesinin Küçükköy Mahallesi ve İzmir’in Ödemiş ilçesinin tarihi Birgi köyünün ardından projenin üçüncü durağı olacak Göynük’te yerel kalkınma odaklı ve doğa dostu turizm için imzalar atıldı. Enerjisa Enerji ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) öncülüğünde, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) destekleriyle hayata geçirilen Sürdürülebilir Enerji Temelli Turizm Uygulama Merkezi (SENTRUM) projesi, etkisini genişletmeye devam ediyor. Projenin üçüncü destinasyonu olarak seçilen Bolu’nun tarihi mirasıyla ünlü ilçesi Göynük’te sürdürülebilir dönüşümü başlatacak protokol, 22 Nisan 2026 Çarşamba günü düzenlenen törenle imzalandı. Göynük’te düzenlenen imza törenine; Göynük Kaymakamı Talha Battal, Göynük Belediye Başkanı Ali Oral, Enerjisa Enerji Sürdürülebilirlik ve Kurumsal Yetkinlikler Bölüm Başkanı Ebru Taşcıoğlu, UNDP Türkiye Mukim Temsilci Yardımcısı Miodrag Dragisic ve yerel protokol üyeleri ile çok sayıda davetli katıldı. Törende, SENTRUM modelinin Göynük’te yaratacağı sosyal, çevresel ve ekonomik etkiler değerlendirilirken; enerji verimliliğinden kadınlar ve gençlerin istihdamına, kültürel mirasın korunmasından iklim değişikliği farkındalığına kadar pek çok alanda yürütülecek çalışmaların yol haritası paylaşıldı. SENTRUM projesinin yarattığı etkinin somut bir göstergesi olarak, 2025 yılında yapılan analizlerde her 1 TL’lik yatırımın 2,34 TL sosyal fayda yarattığı ortaya kondu. Yeşil destinasyon modeli Göynük’ün tarihi dokusuyla buluşacak SENTRUM Projesi kapsamında Göynük’te yürütülecek çalışmalar, ilçenin Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi (GSTC) kriterleriyle uyumlu bir “yeşil destinasyona” dönüşmesini destekleyecek. Uygulanan model ile turizmin sadece belirli dönemlerle sınırlı kalmayıp dört mevsime yayılması ve yerel kalkınmayı geliştirecek bir ekosistem oluşturulması hedefleniyor. Protokolün imzalanmasıyla birlikte; kamu binalarında enerji etütlerinin yapılması, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı ve yerel paydaşlara yönelik sürdürülebilir turizm eğitimleri gibi pek çok uygulama Göynük özelinde hayata geçirilecek. “SENTRUM ile Göynük’te hep birlikte yeni değerler üreteceğiz” İmza töreninde konuşan Enerjisa Enerji Sürdürülebilirlik ve Kurumsal Yetkinlikler Bölüm Başkanı Ebru Taşcıoğlu, “Enerjisa Enerji olarak ‘Daha İyi Bir Gelecek’ vizyonumuzla, enerji dönüşümünü sosyal sorumluluk ve yerel kalkınma ile birleştirmeye devam ediyoruz. SENTRUM Projemiz ile Ayvalık Küçükköy ve İzmir Birgi’de elde ettiğimiz somut başarıları ve edindiğimiz tecrübeyi, şimdi üçüncü destinasyonumuz olan Göynük’e taşımanın heyecanını yaşıyoruz. Bugün geldiğimiz noktada, 1500’den fazla katılımcı, 30’dan fazla eğitim ve yüzlerce gönüllüyle büyüyen SENTRUM’un yerelde somut bir dönüşüm modeline dönüştüğünü görüyoruz. Bu birikimi Göynük’e taşıyarak etkimizi daha da büyütmeyi; mevcut kazanımlarımızın üzerine çıkmayı ve yerel paydaşlarla birlikte sürdürülebilir bir gelecek inşa etmeyi hedefliyoruz.” “Göynük’ün güçlü kültürel kimliği, zengin mirası ve yerel paydaşlar arasındaki yakın iş birliği sayesinde, ilham verecek bir örnek ortaya koyacağımıza inanıyoruz.” UNDP Türkiye Mukim Temsilci Yardımcısı Miodrag Dragisic törende şunları söyledi: “Göynük’te SENTRUM Projesi’nin üçüncü destinasyonunda faaliyetlere başlamaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Güçlü paydaşlık anlayışıyla; ulusal kalkınma önceliklerini destekleyen, küresel sürdürülebilir turizm gündemi ve Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ile uyumlu, yerel değerleri merkeze alan daha yeşil ve kapsayıcı bir destinasyon modelini yaygınlaştırmak için çalışıyoruz. Göynük’ün güçlü kültürel kimliği, zengin mirası ve yerel paydaşlar arasındaki yakın iş birliği sayesinde, bu ortak yolculuğumuzda sürdürülebilir destinasyon oluşturma alanında ilham verecek bir örnek ortaya koyacağımıza inanıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.