Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kültür Ve Turizm Bakanlığı

Kapsül Haber Ajansı - Kültür Ve Turizm Bakanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kültür Ve Turizm Bakanlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye Standı Cannes’da Yoğun İlgi Gördü Haber

Türkiye Standı Cannes’da Yoğun İlgi Gördü

Cannes Film Festivali ve Marché du Film kapsamında Türkiye sinemasının uluslararası görünürlüğünü artırmak, ortakyapım imkânlarını geliştirmek ve Türk film endüstrisinin dünya sinema sektörüyle temaslarını güçlendirmek amacıyla kurulan Türkiye Standı, gün boyunca önemli buluşmalara sahne oldu. Türkiye’nin sevilen oyuncularından Engin Altan Düzyatan, Engin Akyürek, Ozan Akbaba, Caner Cindoruk ve Özge Gürel, Türkiye Standı’nı ziyaret ederek uluslararası sektör temsilcileriyle bir araya geldi. Oyuncular, gün boyunca yapımcılar, festival programcıları, dağıtımcılar ve sinema profesyonelleriyle çeşitli temaslarda bulunarak Türkiye’nin yaratıcı potansiyelini ve güçlü oyunculuk birikimini temsil etti. Türkiye Standı, Yeni Ortaklık ve İş Birliklerine Zemin Hazırladı Türkiye Standı’ndaki yoğun programa Sinema Genel Müdürü Birol Güven ve Boğaziçi Kültür Sanat Vakfı Başkanı Ogün Şanlıer de katıldı. Güven, hem Türkiye’den Cannes’a katılan oyuncular ve sektör temsilcileriyle hem de farklı ülkelerden gelen sinema profesyonelleriyle görüşmeler gerçekleştirdi. Sinema Genel Müdürü Birol Güven, Türkiye Standı’nda kurulan temasların önemine dikkat çekerek, “Cannes’da ‘Türkiye Invites’ diyerek tüm dünyadan yapımcıları, yönetmenleri ve yatırımcıları Türkiye’ye davet ediyoruz. Türkiye; güçlü hikâyeleri, nitelikli insan kaynağı, gelişen teknik altyapısı, doğal ve tarihî mekân zenginliğiyle uluslararası yapımlar için çok önemli bir merkez. Yabancı yapımcı ve yatırımcıları ülkemizde film çekmeye, ortakyapımlar geliştirmeye ve Türkiye’nin sunduğu imkânları yakından keşfetmeye çağırıyoruz” dedi. Günün en dikkat çeken etkinliklerinden biri ise akşam saatlerinde Türkiye Standı’nda düzenlenen happy hour oldu.Etkinliğe dünyanın farklı ülkelerinden yaklaşık 200 sinema profesyoneli katıldı. Yapımcılar, satış ajansları, dağıtımcılar, festival temsilcileri ve yaratıcı sektör profesyonelleri samimi bir atmosferde bir araya gelerek yeni iş birlikleri, ortaklık fırsatları ve gelecek projeler üzerine görüş alışverişinde bulundu. Cannes Film Festivali boyunca uluslararası sinema sektörünün en önemli buluşma noktalarından biri olan Marché du Film’de yer alan Türkiye Standı, bu yoğun programıyla Türkiye sinemasının küresel ölçekteki görünürlüğüne önemlikatkı sağladı. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteğiyle ve Boğaziçi Kültür Sanat Vakfı’nın organizasyonuyla hayata geçirilen stand, Türkiye’nin sinema alanındaki üretim kapasitesini, yaratıcı gücünü ve uluslararası iş birliklerine açık vizyonunu Cannes’da güçlü biçimde temsil etmeyi sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dijital Sanatın Kalbi 6. Kez İstanbul’da Atacak!  Haber

Dijital Sanatın Kalbi 6. Kez İstanbul’da Atacak! 

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteğiyle, Türk Telekom ve PASHA Bank ana sponsorluğunda, Mezo tarafından hayata geçirilen festival bu yıl “RETELL” (Yeniden Anlat) teması ile düzenlenecek. Yurt içinden ve yurt dışından dijital sanatın sınırlarını zorlayan sanatçıları, eserleri, yeni anlatıları ve cesur fikirleri sanatseverler ile buluşturacak olan IDAF; çocuk ve gençlik atölyelerine, tiyatrolara, dijital şovlara, robot gösterilerine, panellere, görsel ve işitsel performanslara da ev sahipliği yapacak. DİJİTAL SANATIN KALBİ 6. KEZ İSTANBUL’DA ATACAK! T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteğiyle, Türk Telekom ve PASHA Bank ana sponsorluğunda, Mezo tarafından düzenlenen İstanbul Dijital Sanat Festivali, bu yıl altıncı kez kapılarını açacak. 3-7 Haziran tarihleri arasında AKM’de gerçekleşecek festival, dijital sanatlar alanında önemli isimlere, ulusal ve uluslararası toplam 70 sanatçıya ev sahipliği yapacak. SANATI VE YAPAY ZEKAYI MERKEZİNE ALACAK! Afrika’dan Asya’ya uzanan farklı coğrafyalardan üretimleri bir araya getirerek ziyaretçileri deneyimsel ve beklenmedik anlatımlarla buluşturmayı amaçlayan festival, bu yıl “Retell” (Yeniden Anlat) temasıyla düzenlenecek. Sanatı ve yapay zekayı merkezine adan IDAF, sanatseverlerin bireysel yaratıcılığı ve kolektif hafızayı daha kapsayıcı bir bakış açısıyla yeniden düşünmesini sağlayacak. Festivalin altıncı edisyonunda yapay zekâ, sadece bir teknoloji olarak değil; sanatçılar için yeniden yorumlama, düşünme ve üretme biçimlerini dönüştüren bir araç olarak ele alınacak. Aynı zamanda sanatın, toplumsal değerleri sorgulayan ve yeniden şekillendiren rolüne de odaklanacak olan festival “Değer nedir, kim için ve nasıl üretilir?” gibi sorular üzerinden yapay zekânın yeni toplumsal anlatıdaki yerini de tartışmaya açacak. Direktörlüğünü Dr. Nabat Garakhanova’nın artistik direktörülüğünü Esra Özkan üstlendiği festivalin küratörlüğünü ise Evgeniya Romanidi, Gonzalo Herrero Delicado, Burcu Öztürkler, Ozan Turkkan,İsmail Erim Gülaçtı ve Türkiye’nin ilk yapay zeka küratörü olan Avind yapacak. HERKESE AÇIK VE ÜCRETSİZ! Bu yıl da herkese açık ve ücretsiz olacak festivalde işitsel ve görsel performansların, masterclassların, tiyatroların yanı sıra; pek çok konuda panel ve atölyeler gerçekleştirilecek. DR. NABAT GARAKHANOVA: KOLEKTİF BİR ÜRETİM VE DİYALOG ALANI YARATMAYA DEVAM EDECEĞİZ MEZO Dijital Yönetim Kurulu Başkanı ve Dijital Dönüşüm Uzmanı Dr. Nabat Garakhanova festivalle ilgili olarak “Altıncı yılımıza ulaşmak, dijital sanatın Türkiye’de ve uluslararası alanda nasıl güçlü bir karşılık bulduğunu gösteriyor. İstanbul Dijital Sanat Festivali olarak yalnızca teknolojiyi sergileyen değil, aynı zamanda onunla düşünen, sorgulayan ve yeni anlatılar kuran bir platform olmayı önemsiyoruz. Türkiye’nin uluslararası ölçekte ilk ve tek dijital sanat festivali olarak, farklı coğrafyalardan sanatçıları bir araya getirerek kolektif bir üretim ve diyalog alanı yaratmaya devam edeceğiz.” diyor. Festivalin sponsorları arasında Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü, Anadolu Ajansı, Turkish Airlines, Yıldız Teknik Üniversitesi, Onvo, Akın Robotics, Esas Holding, DİSAD(Dijital Sanat Derneği), Meta Yapı, Mayer, Monster, Sultangazi Belediyesi, Allnjoy, Omni Event, Dewards, Adinteraction, FH İletişim, Gauss, Pakala,Node Media Lab, Ars Electronica, TODA, Artvive yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege Maden İhracatçıları Birliği’nde İbrahim Alimoğlu ikinci kez başkan seçildi Haber

Ege Maden İhracatçıları Birliği’nde İbrahim Alimoğlu ikinci kez başkan seçildi

İbrahim Alimoğlu’nun listesinde; Yönetim ve Denetim Kurulu’nda 6 isim yeni dönemde de listede yerini korurken, YK ve DK’da 8 isim değişmiş oldu. Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi’nin Divan Başkanlığı yaptığı Genel kurulda konuşan Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu, ilk dönemlerinde önemli adımlar attıklarını ve pek çok başarılı organizasyon gerçekleştirdiklerinin altını çizdi. Göreve geldiklerinde 1 milyar 80 milyon dolar olan ihracat rakamlarını, tüm zorluklara rağmen 1 milyar 380 milyon dolara taşımanın haklı gururunu yaşadıklarını ifade eden Alimoğlu, “Madencilik sektörümüz, diğer sektörlere verdiği hammadde ve güç desteğiyle Türk ekonomisine tam 60 milyar dolarlık bir katma değer sağlıyor. Bizler, bu devasa çarkın en stratejik parçasıyız. Dönemimiz boyunca "basılmadık yer, çalınmadık kapı bırakmama" düsturuyla hareket ettik: Kazakistan’dan Meksika’ya, Kenya’dan Amerika’ya, Birleşik Arap Emirlikleri’den İngiltere’ye, Suudi Arabistan’a kadar çok sayıda Sektörel Ticaret Heyeti düzenledik. Güney Kore’ye ilk kez Türkiye Milli Katılımı’nı gerçekleştirdik. Xiamen Uluslararası Taş Fuarı’na bu yıl 14’üncü kez milli katılım organizasyonu düzenledik” diye konuştu. EGEBİM ile dijital dönüşümü başlattık Turkish Stones Turquality Projesi’yle onlarca ülkede dünyanın en seçkin etkinliklerinde Türk doğal taşını en üst seviyede temsil ettiklerine vurgu yapan Başkan Alimoğlu, şöyle devam etti; “Geçen yıl, Denizli Laodikya’nın büyüleyici atmosferinde gerçekleştirdiğimiz Amorf Doğal Taş Tasarım Yarışması ile sektörü sanatla buluşturduk. EGEBİM platformunu kurarak dijital dönüşümü başlattık; artık mimarlar ve tasarımcılar taşlarımızı dijital dünyada tek tıkla keşfedebiliyor. Elde ettiğimiz bu tecrübe, bizim en büyük sermayemizdir.” Yeni dönemle ilgili hedeflerini de paylaşan Alimoğlu, “2026 yılında ihracat hedefimiz 1,5 milyar dolar; ancak asıl vizyonumuz 2030 yılında bu bayrağı devrederken 2 milyar dolar barajını aşmış bir birlik bırakmaktır. Önümüzdeki dönemde Rusya, Özbekistan, Kazakistan ve Tacikistan odaklı ticaret heyetlerimizle yeni pazarlara çıkarma yapacağız. 2025 yılında başlattığımız Sürdürülebilirlik Odaklı URGE Projesi ile yeşil dönüşüme öncülük edecek, 2026’da 6. Kez düzenleyeceğimiz Amorf yarışmamızla yine ilham vereceğiz. Yasal düzenlemelerin önümüzü açması için kamu temsilcileriyle kurduğumuz diyaloğu daha da güçlendireceğiz. Sektörümüzün imajını yükseltmek için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Biz sadece taş ihraç etmiyoruz; biz bu toprakların bereketini, emeğini ve estetiğini dünyaya sunuyoruz” diyerek sözlerini noktaladı. Ege Maden İhracatçıları Birliği Genel Kurulu’nda 2026 yılı bütçesi ve iş programının kabulünün ardından seçimlere geçildi. Tek listeyle gidilen seçimlerde İbrahim Alimoğlu 42 oyla ikinci kez Başkan seçilirken Yönetim Kurulu’nda “Faik Tokatlıoğlu, İbrahim Altınpınar, Reyhan Sezgin, Rıfat Özdilek, Mehmet Şen, Akın Yeşilkaya, Mehmet Serter, Onur Demir, Leyla Türk ve Mehmet Tuncer” yer aldı. Denetim Kurulu; “Ekrem Demirel, Zafer Soybaş ve Soner Ozan”dan oluşurken, TİM Genel Kurulu Asil Delegeleri, “Yakup Burak Ürper, İrfan Çelikten, Oben İnceler, Remzi Boncuk ve Togan Akkoç” olarak belirlendi. Afyonlu ihracatçılar listeye ağırlığını koydu Ege Maden İhracatçıları Birliği’nde Yönetim Kurulu, Denetim Kurulu ve TİM Delege Listesi’ne Afyonlu ihracatçılar 9 ihracatçıyla ağırlığını koydu. İzmir’den 5, Manisa’dan 2, Denizli, Aydın ve Balıkesir’den 1’er ihracatçı yer aldı. İbrahim Alimoğlu kimdir? 3 Şubat 1956 yılında Afyonkarahisar’da dünyaya gelen İbrahim Alimoğlu; dedesi, amcası, babası ve kardeşleriyle birlikte büyük bir ailenin içinde büyüdü. İlk, orta ve lise öğrenimini Afyonkarahisar’da tamamlayarak 1979 yılında Afyonkarahisar Eğitim Enstitüsü’nden Sınıf Öğretmeni olarak mezun oldu. Çocukluğundan itibaren mermer tozunun içinde büyüyen İbrahim ALİMOĞLU, 1980 yılında evlendi ve 4 çocuğu oldu. Vatanî görevini 1981 yılında Balıkesir Çayırhisar’da kısa dönem ordonat olarak tamamladı. Doğduğu günden bu yana dedesinin kurduğu mermer fabrikalarının gelişmesi, büyümesi ve dünya pazarlarında yer alması konusunda olağanüstü çabalarla bugünlere ulaşmış, dünyanın dört bir tarafına, ülkemizin Denizli, Burdur, Afyonkarahisar yöresindeki en güzel mermerlerini ihraç ederek ülke ekonomisine katkıda bulunmaya devam etmektedir. Mermer satışıyla ilgili olarak dünyanın birçok ülkesine seyahat etme fırsatı bulan ALİMOĞLU, 2009 yılında gittiği Endonezya’da su altı zenginlikleriyle tanışmış ve birtakım incelemeler sonunda fabrikasında oluşturduğu akvaryumuyla başlayan hobisi, deniz fosilleriyle birlikte evlerde kullanılan her türlü eşyayı toplama gayretine dönüşmüştür. Yıllar önce başlattığı hobileri ile bugün çok zengin bir koleksiyona sahip etnografikmüze niteliğindeki bu eserler çoğunlukla evlerimizde kullandığımız etnografik değere sahip eşyalardan oluşmaktadır. İbrahim ALİMOĞLU, Afyon Kocatepe Üniversitesi İbrahim Alimoğlu Müzik Müzesi bünyesinde 500'den fazla müzik enstrümanını sergiliyor. İbrahim Alimoğlu Müzik Müzesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülü ve Yaşayan İnsan Hazineleri Ödülü’ne layık görüldü. Ödülü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden aldı. Türkiye Büyük Millet Meclisi, Ankara Emniyet Müdürlüğü, Hacettepe Üniversitesi, İzmir Efes, İstanbul Hilton, Bursa Kervansaray otelleri Alimoğlu Ailesinin mermer işlerini yaptığı projeler arasında yer alıyor. Ege Maden İhracatçıları Birliği’nde 2008 yılından itibaren Yönetim Kurulu Üyesi, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olarak görevlerde bulunan İbrahim Alimoğlu, 2022 yılında Ege Maden İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanlığına seçildi. İbrahim Alimoğlu halen TİM Sektörler Konseyi Üyeliği görevini de sürdürüyor. 2019 yılında TÜMMER Başkanlığına seçilen İbrahim Alimoğlu, 2022 yılında EMİB Başkanlığına aday olunca TÜMMER Başkanlığı görevini bırakmıştı. İbrahim Alimoğlu, 13 Nisan 2026 tarihinde Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanlığına ikinci kez seçildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tour de France Ruhu L’Étape Türkiye ile Üçüncü Kez İstanbul’da Haber

Tour de France Ruhu L’Étape Türkiye ile Üçüncü Kez İstanbul’da

Katılımcılara uluslararası standartlarda bir bisiklet deneyimi sunan yarış, Asya ve Avrupa kıtalarını aynı parkurda buluşturuyor. L’Étape Türkiye 2026’ya, 50 farklı ülkeden yaklaşık 2.500 sporcunun katılması bekleniyor. Tour de France’ın resmi amatör serisi L’Étape organizasyonunu Amaury Sport Organisation- A.S.O iş birliğiyle Türkiye’de hayata geçiren 78 Event ev sahipliğinde düzenlenen basın lansmanı; kamu, özel sektör ve spor dünyasından temsilcileri bir araya getirdi. Türkiye’yi dünya çapında bir spor turizmi merkezi haline getirme vizyonu ile gerçekleştirilen lansmana; İstanbul Vali Yardımcısı Ünal Kılıçarslan, Gençlik ve Spor Bakanlığı Uluslararası Organizasyonlar ve Dış İlişkiler Genel Müdürü Spor Turizmi Daire Başkanı Volkan Burak Mumcu, İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürü Muhittin Özbay, Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu, Fransa’nın İstanbul Başkonsolosu Nadia Fanton, Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Lüle, Visa Türkiye Genel Müdürü Samile Mümin, Škoda Türkiye – Yüce Auto Genel Müdürü Zafer Başar, L’Étape by Tour de France Proje Müdürü Mathieu Clanchin ile 78 Event Genel Müdürü ve L’Étape Türkiye by Tour de France Genel Direktörü Ömer Kafkas’ın katıldığı basın toplantısıyla paylaşıldı. Konuşmalar T.C. İstanbul Vali Yardımcısı Ünal KılıçarslanT.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı Uluslararası Organizasyonlar ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü Spor Turizmi Daire Başkanı Volkan Burak MumcuTürkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğluİstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürü Muhittin ÖzbayTürkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin LüleVisa Türkiye Genel Müdürü Samile MüminŠkoda Türkiye – Yüce Auto Genel Müdürü Zafer BaşarFransa’nın İstanbul Başkonsolosu Nadia FantonA.S.O L’Étape Series by Tour de France Proje Müdürü Mathieu Clanchin “Geleceğin Sporcularını Yetiştirmek En Önemli Önceliğimiz” T.C. İstanbul Vali Yardımcısı Ünal Kılıçarslan, “Dünyanın en büyük organizasyonları arasında yer alan L’Étape Türkiye by Tour de France’ın İstanbul’da düzenlenmesi bizim için büyük bir gurur. 20 Eylül’de gerçekleştirilecek organizasyon öncesinde tüm paydaşlarımızla birlikte güçlü bir koordinasyon içinde hazırlıklarımızı sürdürüyoruz. ‘Spor Şehri İstanbul’ vizyonumuz doğrultusunda çocuklarımızın küçük yaşlardan itibaren sporla buluşmasını sağlamak ve geleceğin sporcularını yetiştirmek en önemli önceliğimiz. Bu tür uluslararası organizasyonların İstanbul’un spor turizmine ve küresel tanıtımına önemli katkılar sunacağına inanıyoruz. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi. “Bisikletle Değer Üretiyor, Geleceğe Taşıyoruz” Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu, “L’Étape Türkiye by Tour de France, yalnızca bir spor organizasyonu olmanın ötesine geçerek profesyonel bisiklet dünyası ile amatör sporcular arasında güçlü bir bağ kuran önemli bir platform haline gelmiştir. İstanbul’un iki kıtayı birleştiren eşsiz yapısında hayat bulan bu organizasyon, bisiklet sporunun birleştirici gücünü yansıtırken, Türkiye’nin uluslararası bisiklet takvimindeki konumunu da her geçen yıl daha da güçlendirmektedir. Federasyon olarak, ülkemizde düzenlediğimiz uluslararası yarışlarla bisikleti şehirlerimizin merkezine taşımayı ve spor turizmine katkı sağlamayı önemsiyoruz. Bununla birlikte, amatör sporculara yönelik bu tür organizasyonların bisiklet kültürünün yaygınlaşmasında kritik bir rol oynadığına inanıyoruz. 2026 yılında Marmaris etabının da programa dahil edilmesiyle birlikte hedefimiz; organizasyonu sürdürülebilir bir şekilde büyütmek, uluslararası iş birliklerini güçlendirmek ve Türkiye’yi bisiklet dünyasında daha güçlü bir konuma taşımaktır. Sporun birleştirici gücüyle farklı kültürleri bir araya getirmeye devam edeceğiz” dedi. “Değer yaratmayı ve bu değeri sürdürülebilir kılmayı önemsiyoruz” Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Lüle, geçtiğimiz iki yılda ilgiyle karşılanan L’Étape Türkiye’nin her yıl etkisini artırdığını belirterek, “Maximiles Black kart markamız ve iş ortağımız Visa ile bu prestijli organizasyonun üçüncü kez isim sponsoru olmaktan mutluluk duyuyoruz. Bu sürekliliği çok kıymetli buluyoruz, çünkü destek vermenin ötesine geçmeyi, bir değer yaratmayı ve bu değeri sürdürülebilir kılmayı önemsiyoruz. L’Étape Türkiye’nin önümüzdeki yıllarda daha geniş kitlelere ulaşarak büyüyeceğine, ülkemizde bisiklet sporunu teşvik edeceğine ve İstanbul’u uluslararası spor sahnesinde daha güçlü bir konuma taşıyacağına inanıyorum” dedi. “Yerel Ekonomiye Katkı Sağlayan Güçlü Bir Ekosistem” Visa Türkiye Genel Müdürü Samile Mümin, “Bugün, Tour de France’ın 120 yılı aşan köklü mirasını Türkiye’de üçüncü kez daha hayata geçirmeye hazırlanıyoruz. İş Bankası iş birliğimizle, Maximiles Black isim sponsorluğunda desteklediğimiz Tour de France’ı, insanları, şehirleri ve kültürleri birbirine bağlayan küresel bir hikâye olarak görüyoruz. Bu yolculuk, İstanbul’da başlayıp Marmaris’e uzanarak her geçen yıl daha da büyüyen bir etki alanı yaratıyor. L’Étape Türkiye by Tour de France, milyonlarca haneye ulaşan güçlü bir platform olarak ülkemizin turizm potansiyelini, dinamizmini ve misafirperverliğini dünyaya anlatırken; turizmden perakendeye pek çok sektörde ekonomik bir hareketlilik de sağlıyor. Visa olarak bu büyük hareketin arkasındaki ödeme altyapısını güvenli ve kesintisiz şekilde sağlıyor, sporcuların ve ziyaretçilerin yalnızca deneyimlerine odaklanabildiği bir ortam sunuyoruz. Aynı zamanda, bu ekonomik hareketten doğan değerin yerel işletmelere de yansıdığı bir ekosistemin güçlenmesine katkıda bulunuyoruz. Türkiye’nin artık bu alanda bir referans noktası haline geldiğine inanıyor, bu hikâyenin önümüzdeki dönemde daha da büyüyerek devam edeceğini öngörüyoruz” dedi. “L’Étape Türkiye ile İstanbul’un Spor Vizyonu Güçleniyor” T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı Uluslararası Organizasyonlar ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü Spor Turizmi Daire Başkanı Volkan Burak Mumcu, “İstanbul, sporun hayatın doğal bir parçası haline geldiği, her yaştan bireyin sporla buluşabildiği önemli bir merkezdir. L’Étape Türkiye by Tour de France gibi uluslararası organizasyonlar, şehrimizin bu güçlü spor kültürünü daha da ileriye taşırken, aynı zamanda İstanbul’un küresel organizasyon kapasitesini bir kez daha ortaya koymaktadır. Tüm paydaşlarımızla birlikte yürüttüğümüz iş birliği sayesinde bu tür etkinlikleri başarıyla hayata geçirmeye ve ülkemizin spor vizyonuna katkı sağlamaya devam edeceğiz” dedi.  “L’Étape Türkiye ile İstanbul’un Spor Vizyonu Güçleniyor” İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürü Muhittin Özbay, “L’Étape Türkiye by Tour de France gibi dünyanın en önemli organizasyonlarından birine İstanbul’da ev sahipliği yapmak bizim için büyük bir gurur. 20 Eylül’de gerçekleştirilecek bu önemli etkinlik öncesinde, tüm paydaşlarımızla birlikte güçlü bir koordinasyon ve iletişim süreci yürüterek organizasyonun en iyi şekilde hayata geçirilmesini hedefliyoruz. Gençlik ve Spor Bakanlığımız ile İstanbul Valiliğimizin öncülüğünde yürütülen ‘Spor Şehri İstanbul’ vizyonu doğrultusunda, çocuklarımızın küçük yaşlardan itibaren sporla buluşmasını sağlamak, onların yeteneklerini keşfetmek ve geleceğin sporcularını yetiştirmek en önemli önceliklerimiz arasında yer alıyor” dedi. “L’Étape Türkiye, Fransa ile Türkiye Arasındaki Bağları Güçlendiriyor” Fransa’nın İstanbul Başkonsolosu Nadia Fanton, “L’Étape Türkiye by Tour de France, yalnızca bir spor organizasyonu olmanın ötesinde, Fransa ile Türkiye arasındaki dostluk ve iş birliğini güçlendiren önemli bir köprü niteliği taşımaktadır. Tour de France’ın köklü mirasının İstanbul gibi eşsiz bir şehirde hayat bulması bizler için büyük bir memnuniyet kaynağıdır. Bu organizasyon, sporun birleştirici gücüyle farklı kültürleri bir araya getirirken, iki ülke arasındaki kültürel ve sportif bağların daha da gelişmesine katkı sağlamaktadır. İstanbul’un ardından Marmaris’in de bu yolculuğa dahil edilmesi, bu güçlü iş birliğinin büyüyerek devam edeceğinin önemli bir göstergesidir” dedi. “İstanbul’da Böyle Bir Organizasyonu Gerçekleştirmek Bizim İçin Bir Gurur” Škoda Türkiye – Yüce Auto Genel Müdürü Zafer Başar, “Bisiklet, yaklaşık 130 yıllık geçmişiyle yalnızca bir ulaşım aracı değil; aynı zamanda ilham veren bir sembol ve güçlü bir spor kültürüdür. Günümüzde sürdürülebilirlik, çevre dostu ulaşım ve sağlıklı yaşam gibi kavramlarla birlikte önemi her geçen gün artmaktadır. İstanbul gibi dünyanın en önemli şehirlerinden birinde bu ölçekte bir organizasyonu hayata geçirmek bizim için büyük bir gurur. Bu organizasyonun hem ulusal hem de uluslararası ölçekte büyümesine katkı sunmaya devam ederken, önümüzdeki dönemde daha da güçlenerek yoluna devam edeceğine inanıyoruz” dedi. “Bu Proje Bizim İçin Sadece Bir Yarış Değil” A.S.O L’Étape Series by Tour de France Proje Müdürü Mathieu Clanchin, “Son iki yılda İstanbul’da L’Étape Türkiye by Tour de France, bir bisiklet etkinliğinin ötesine geçerek güçlü bir spor ve deneyim platformuna dönüştü. Ortak hedefimiz; bisikletli ulaşımı geliştirmek, sporu günlük hayatın parçası haline getirmek ve uluslararası katılımcılara İstanbul’u benzersiz bir şekilde deneyimleme fırsatı sunmak. 20 Eylül’de bir kez daha İstanbul’un en önemli bisiklet organizasyonuna imza atacağız. Her yıl büyüyen bu yolculukta, 78 ekibinin enerjisi ve tüm paydaşlarımızın katkısıyla çıtayı daha da yukarı taşıyoruz. Bu proje bizim için sadece bir yarış değil; her geçen yıl büyüyen bir aile. Yakında L’Étape Marmaris by Tour de France ile bu hikâyeyi daha da ileriye taşıyacağız” dedi. “Spor: Rekabetten Öte, Kültürlerin Evrensel Dili” 78 Event Genel Müdürü ve L’Étape Türkiye by Tour de France Genel Direktörü Ömer Kafkas, şunları söyledi: “L’Étape Türkiye, üçüncü yılında yalnızca bir spor organizasyonu olmanın ötesine geçerek Türkiye’nin spor turizmi vizyonuna katkı sağlayan önemli bir platform haline gelmiştir. İstanbul’un eşsiz coğrafyasında uluslararası katılımcıları bir araya getiren bu organizasyon, Türkiye’nin global bisiklet takvimindeki konumunu güçlendirmektedir. 2026 yılında Marmaris etabının da eklenmesiyle birlikte hedefimiz, sürdürülebilir büyüme ve uluslararası iş birlikleriyle organizasyonu daha ileri taşımaktır. Sporun birleştirici gücüyle farklı kültürleri buluşturmaya devam edeceğiz.” Güçlü Destekler ve Sponsorlar Gençlik ve Spor Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Karayolları Genel Müdürlüğü, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA), İstanbul Valiliği, Türkiye Bisiklet Federasyonu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Beykoz Belediyesi ve Türkiye Bisiklet Federasyonu organizasyonun destekçileri arasında yer alıyor. Visa ve Maximiles Black’in isim sponsorluğunda düzenlenen organizasyona, Yüce Auto-Škoda Türkiye, Coca-Cola İçecek, Espressolab, Mosso, Shimano, CarrefourSA ve Züber partner olarak destek veriyor. Kayıtlar 13 Eylül’e kadar devam ediyor L’Étape Türkiye ve 7 Haziran’da düzenlenecek L’Étape Marmaris için kayıtlar açıldı. Her iki yarışa aynı anda kaydolan katılımcılara avantajlı kayıt imkânı sunuluyor. Organizasyon ve kayıt işlemleriyle ilgili detaylı bilgiye letapetürkiye.com ve hadikaydol.com üzerinden erişilebiliyor. Kayıtlar, 13 Eylül’e kadar devam edecek. Üç Parkur, Tek Heyecan Visa Maximiles Black L’Étape Türkiye by Tour de France 20 Eylül Pazar günü saat 08.00’de Beykoz Spor Ormanı’ndan başlayacak. Yarışta farklı zorluk seviyelerine sahip 3 parkur seçeneği olacak. Katılımcılar, 105 kilometrelik uzun parkurda dayanıklılıklarını test edebilecek, 52,4 kilometrelik kısa parkurda performanslarını sergileyebilecek. Halk Sürüşü ile Tour de France ruhu şehrin merkezine taşınacak L’Étape Türkiye kapsamında 13 Eylül Pazar günü Üsküdar’dan başlayıp Fatih’te Sepetçiler Kasrı’nda sona erecek geniş katılımlı bir halk sürüşü planlanıyor. Her seviyeden bisikletseverin katılımına açık olacak bu etkinlik ile Tour de France ruhunun şehir genelinde yaygınlaştırılması hedefleniyor. Beykoz Spor Ormanı’nda Bisiklet Festivali İstanbul’un tarihi dokusu ve doğal güzellikleriyle şekillenen parkur yapısı, katılımcılara yalnızca sportif bir deneyim değil aynı zamanda kültürel bir rota sunuyor. Yarışın startı Beykoz Spor Ormanı’ndan verilecek ve sporcular parkur boyunca Boğaz manzarası eşliğinde pedal çevirecek. L’Étape Türkiye by Tour de France, yalnızca bir spor organizasyonu olmanın ötesinde turizm, kültür ve sürdürülebilir ulaşım alanlarında farkındalık oluşturmaya odaklanıyor. Organizasyon kapsamında düzenlenen yan etkinlikler, çocuklara ve ailelere yönelik aktiviteler ile bisiklet kültürünün yaygınlaştırılması hedefleniyor. L’Étape Türkiye by Tour de France 2026 – Parkur Bilgisi Uzun Parkur – 105 km L’Étape Türkiye by Tour de France 2026’nın uzun parkurunda katılımcılar, Boğaz’dan Karadeniz kıyılarına, orman yollarından yerleşim alanlarına uzanan 105 kilometrelik bir rotada pedal çevirecek. Yarışın başlangıç ve bitiş noktası Beykoz Spor Ormanı olacak. Rota: Beykoz Spor Ormanı – Kavacık – Çubuklu – Acarlar – Akbaba – Polonezköy – Bozhane – Kılıçlı – Riva – Çayağzı – Paşamandıra – Çengeldere – Çavuşbaşı – Beykoz Spor Ormanı Teknik Bilgiler: Toplam Mesafe: 105 km Toplam Yükselme: 1.583 m Tırmanışlar: 1 adet Kategori 4, 2 adet Kategori 3, 2 adet Kategori 2 olmak üzere toplam 5 tırmanış Sprint Kapısı: 23. km’de Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve Kavacık bölgesi Tırmanış Kapısı: 80–86,5 km arası Zaman Limitleri: 25., 50. ve 75. km noktalarında kontrol Parkur Karakteri: Uzun parkur, teknik virajlar, uzun tırmanışlar ve stratejik sprint alanları ile kondisyon ve sürüş becerisini birlikte gerektiren bir etap yapısına sahip. Katılımcılar, doğa ve şehir geçişleriyle İstanbul’un farklı coğrafi özelliklerini deneyimleyebilecek. Kısa Parkur – 52,4 km Kısa parkur 52,4 kilometrelik bir rotada gerçekleştirilecek. Yarışın başlangıç ve bitiş noktası Beykoz Spor Ormanı olacak. Rota: Kavacık – Çubuklu – Acarlar – Fatih – Çengeldere – Çavuşbaşı – Beykoz Spor Ormanı Teknik Bilgiler: Toplam Mesafe: 52,4 km Sprint Kapısı: 23. km’de Fatih Sultan Mehmet Köprüsü Tırmanışlar: 1 adet Kategori 2, 1 adet Kategori 3 Parkur Karakteri: Kısa parkur performans ve deneyim odaklı katılımcılar için dengeli bir etap sunuyor. Orman içi yollar, teknik virajlar ve orta zorlukta tırmanışlar ile dinamik bir sürüş deneyimi yaşatıyor. Geçen Yılın Sonuçları Visa ve Maximiles Black isim sponsorluğunda düzenlenen L’Étape Türkiye, ikinci yılında 2 bine yakın sporcuyu İstanbul’da bir araya getirdi. Uzun parkurda erkeklerde Gökhan Uzuntaş (02:56:58), kadınlarda Gökçe Demirsoy (03:14:34) birinci oldu. Kısa parkurda erkeklerde Murat Uslu (01:23:21), kadınlarda Sevcan Alper Özcan (01:35:25) birinciliği elde etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Isparta'da "Yaşayan Miras Şöleni" Coşkusu Haber

Isparta'da "Yaşayan Miras Şöleni" Coşkusu

Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcılarına ve sanatseverlere ev sahipliği yapan, yaşayan mirasımızın parçası geleneksel el sanatlarımızı desteklemeyi, sanatları ve sanatçıları tanıtmayı ve bu eşsiz mirası gelecek kuşaklara aktarmayı amaçlayan “Isparta Yaşayan Miras Şöleni” başladı. Isparta Belediyesi Kültür Merkezi’nde gerçekleşen açılış törenine; Isparta Valisi Sayın Abdullah Erin, Isparta Belediye Başkan Yardımcısı Sayın Uğur Büyükçulcu ve Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü Halk Kültürü Dairesi Başkanı Pervin Oymak katıldı. Isparta Valisi Abdullah Erin: “Kültür, Bir Milletin Olmazsa Olmazıdır” Isparta Valisi Abdullah Erin yaptığı açıklamada kültürel değerlerin gelecek nesillere aktarılmasının hayati önemine dikkat çekerek; "Bugün, Yaşayan Miras Şölenimizin ikincisini güller diyarı Isparta’da gerçekleştiriyor olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. 27-29 Mart tarihleri arasında devam edecek olan bu şölenin; kültürümüzün, geleneğimizin, örf ve adetlerimizin ve bütün birikimimiz olan mirasımızın yaşamasına yaşatılmasına vesile olmasını diliyorum." dedi. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yürüttüğü projelere değinen Vali Erin, "Bakanlığımız bir taraftan turizm sektöründe milletimizin gelirini zenginliğini arttırmaya çaba sarfederken, diğer taraftan kültürümüzü yaşatmaya gelecek nesillere sağlıklı bir şekilde aktarmaya yönelik çok önemli projelere imza atıyor. Bu vesileyle Kültür ve Turizm Bakanımıza, Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğümüze ve emeği geçen tüm arkadaşlara Isparta’dan teşekkürlerimizi sunuyoruz." ifadelerini kullandı. Kültürün bir milletin temel yapı taşı olduğunu vurgulayan Vali Abdullah Erin; "Yaşayan Miras olarak nitelendirdiğimiz ve milletimizin binlerce yıllık geçmişinden bugüne aktardığı birikimimizi hatırlamak, hatırlatmak ve bu konudaki farkındalığı artırmak sorumluluğumuzdur. Özellikle gençlerimizin ve çocuklarımızın; özüne, geleneğine ve sanatına uygun, bilinçli bireyler olarak yetişmelerini sağlamak amacıyla bu etkinlikleri gerçekleştiriyoruz. Kültür bir milletin olmazsa olmaz esas unsurlarından biridir. Kültürünü koruyan ve gelecek nesillere sağlıklı bir şekilde aktaran toplumlar başarılı olur." diye konuştu. Isparta’nın somut olmayan kültürel miras alanında zengin bir potansiyele sahip olduğunu belirten Vali Erin, "Şölen boyunca birçok ilimizden 35’e yakın sanatçımız bizimle birlikte olacak. Ürettiklerini ve Ustalarından devraldıkları mirası bizlere ve yeni çıraklara aktarmak için burada bizlerle olacaklar. Isparta’mızda somut olmayan kültürel miras alanında 60’ın üzerinde unsurumuz ve 22 sanatçımız bulunuyor. Bu mirasın devamını sağlamak için usta-çırak ilişkisinin korunması ve desteklenmesi önceliğimizdir." ifadelerini kullandı. Isparta Belediye Başkan Yardımcısı Uğur Büyükçulcu: “Yaşayan miras; sadece hafızalarda kalan değil; yaşatılan, üretilen ve nesilden nesile aktarılan değerlerimizin tümüdür.” Isparta Belediye Başkan Yardımcısı Uğur Büyükçulcu yaptığı konuşmada; “Hızla değişen ve gelişen dünyada bugün burada; geçmişten günümüze uzanan köklü değerlerimizi yaşatmak, kültürümüzün izlerini geleceğe taşımak ve bu anlamlı açılışta bir arada olmak üzere toplanmış bulunuyoruz. Yaşayan miras dediğimiz kavram; sadece hafızalarda kalan değil; yaşatılan, üretilen ve nesilden nesile aktarılan değerlerimizin tümüdür. Bu miras; bir ustadan çırağa, bir anneden evlada, bir sanatçıdan başka bir sanatçıya aktarılarak toplumun ortak hafızasında hayat bulmaktadır.” ifadelerini kullandı. Kültürel mirası koruma sorumluluğuna vurgu yapan Büyükçulcu; “Bizler kültürel mirasımızı korumak, ona sahip çıkmak ve gelecek nesillerimize aktarmakla sorumluyuz. Unutmamalıyız ki; köklerinden kopan toplumlar geleceğe sağlam adımlarla yürüyemez. Bu nedenle kültürel değerlerimize sahip çıkmak, onları yaşatmak, korumak ve geliştirmek hepimizin ortak görevidir.” dedi. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü Halk Kültürü Dairesi Başkanı Pervin Oymak: “Halk Kültürü Bir Milletin Hafızasıdır” Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü Halk Kültürü Dairesi Başkanı Pervin Oymak konuşmasında Halk kültürünün bir milletin en temel hafıza kaydı olduğunu vurgulayarak ‘’geleneklerin, el sanatlarının, müziğin ve tiyatronun toplumsal kimliği oluşturan en kıymetli değerler olduğunu belirtti. “Halk kültürü, bir milletin hafızasıdır. Geleneklerimiz, el sanatlarımız, geleneksel müziğimiz ve tiyatromuz bizi biz yapan en kıymetli değerlerdir. Genel Müdürlüğümüz; bu değerlerin belgelenmesi, kayıt altına alınması ve nesiller arasında aktarılması amacıyla Yaşayan Miras Şölenleri gibi pek çok etkinliğin yanı sıra alan araştırmaları yoluyla belgeleme ve tespit çalışmaları da yürütmektedir.” ifadelerini kullandı. Isparta özelindeki verileri paylaşan Pervin Oymak, kentin kültürel zenginliğine dikkat çekerek, “Bu çalışmalar kapsamında Halk Kültürü Bilgi ve Belge Merkezi'nde Isparta'ya ait toplam 2174 belge, 22 somut olmayan kültürel miras taşıyıcısı ve ulusal envanterde kayıtlı 60 unsur bulunmaktadır.” diye konuştu. Yaşayan Miras Şölenleri’nin sanatçıları desteklemek ve geleneksel sanatları yaşatmak adına kritik bir rol oynadığını belirten Pervin Oymak; “2025 yılında toplam 10 ilde gerçekleştirdiğimiz şölenlerimize büyük bir heyecanla Isparta'dan başlamıştık. Bu yıl da 15 ilimizde yapılması planlanan şölen takvimimize yine Türkiye'nin gül bahçesi Isparta'dan başlamanın mutluluğu ve heyecanı içerisindeyiz. Misafirlerimiz, şölenimiz boyunca Isparta'dan ve ülkemizin diğer şehirlerinden gelen sanatçılarımızın el emeği göz nuru geleneksel el sanatları eserlerini yakından görme, kültürümüzün renklerini ve inceliklerini deneyimleme fırsatı bulacaklardır” dedi. Şölenin sadece sergilerden ibaret olmadığını, aynı zamanda birleştirici bir eğlence atmosferi sunduğunu kaydeden Oymak, “Konserlerimizle müziğin birleştirici gücünü hep birlikte hissederek neşemizi ve coşkumuzu paylaşacağız. Elbette, asırlardır güldüren, düşündüren ve öğreten geleneksel sahne sanatlarımızdan Karagöz ve kukla gösterilerimizle hem çocuklarımız hem de içindeki çocuğu yaşatan herkesle keyifli anlar yaşayacağız.” diye konuştu. Protokol ve beraberindeki heyet açılış töreninin ardından El Sanatları Stantlarında sanatçıların performanslarını izleyip Geleneksel Çocuk Oyunları Alanı ve Türk Süsleme Sanatları Sergileri’nin açılışına katıldı. DOLU DOLU FESTİVAL Zengin sanatsal ve kültürel birikimiyle Yaşayan Miras Şöleni’ne ikinci defa ev sahipliği yapan Isparta’da; Deri İşleme, Keçecilik, Ahşap Oymacılığı, Folklorik Giysili Bebek Yapımı, Bıçakçılık, Ahşap Oyuncak Yapımı, Çini, Kemik ve Boynuz İşçiliği, Gılamık Bezi Dokuma, İpek Dokuma, Yumurta Kabuğu Oyma Sanatı, Cam İşleri, Ahşap Baskı/Yazmacılık, İğne Oyacılığı, Geleneksel Türk Okçuluğu, Hakkak, Dival İşleme (Maraş işi), Gümüş Kazaziye, Çömlekçilik, Çarpana Dokuma, Mücevher Sâdekârlığı gibi geleneksel el sanatlarının usta temsilcileri, Isparta Belediyesi Kültür Merkezi’nde kendileri için hazırlanan stantlarda eserlerini tanıtıyor. Isparta Yaşayan Miras Şöleni; Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcılarının farklı birçok etkinliğinin yanısıra Türk Süsleme Sanatları Sergileri’ne de evsahipliği yapıyor. Aynur Demir’in Minyatür, Menel Hüzmeli’nin Mozaik, Havva Genç’in Ebru, Senay Şeyranlı’nın Tezhip sergileri sanatseverlerle buluşurken, ayrıca çocuklara yönelik olarak Bahadır Bıyıklı Kukla ve Karagöz gösterisiyle minik ziyaretçilerle bir araya geliyor. Mangala, Topaç Çevirme, Seksek, Dokuztaş gibi oyunların yer aldığı alanlar da festival kapsamında minik ziyaretçileri geleneksel çocuk oyunlarıyla tanıştırıyor. Şölen kapsamında; Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü Halk Kültürü Dairesi Başkanı Pervin Oymak ve sanatçı Oğuz Aksaç, geleneksel el sanatları stantlarını gezerek sanatçılardan bilgi alıp katılım belgelerini sundu. Isparta Yaşayan Miras Şöleni’nde Akordeon sanatçısı Dr. Evrim Kaşıkçı ‘’Kökler, Kadın ve Göç’’ temalı müzikli söyleşisi ile ziyaretçilerle bir araya gelecek. Şölenin ilk gün akşamında ülkemizin tanınmış sanatçılarından Oğuz Aksaç ve 28 Mart Cumartesi akşamı Türk Halk Müziği sanatçıları Salih Gündoğdu ve Eren Can Yıldız ücretsiz halk konserlerinde sanatseverlerle buluşacak. Somut Olmayan Kültürel Miras Ulusal envanterine kayıtlı 60 unsur ve Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı 22 sanatçı bulunan Isparta’da, Şölen kapsamında geleneksel el sanatları ve sanatçıları da yer alıyor. 10 ilden toplam 35 Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı’nın katıldığı ve birçok sanat dalının tanıtıldığı Isparta Yaşayan Miras Şöleni 29 Mart Pazar gününe kadar Isparta Belediyesi Kültür Merkezi’nde sanatseverlerle buluşacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

2025 Rekorları Deniz ve Kruvaziyer Turizminin Stratejik Gücünü Ortaya Koydu Haber

2025 Rekorları Deniz ve Kruvaziyer Turizminin Stratejik Gücünü Ortaya Koydu

Yılın henüz ikinci ayına girilmiş olmasına rağmen, açıklanan resmi veriler Türkiye turizminin 2025 yılını nasıl bir güçle tamamladığını ve 2026’ya hangi zemin üzerinde ilerlediğini net biçimde ortaya koydu. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından paylaşılan veriler, hem gelir hem de ziyaretçi sayısında Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyelerine ulaşıldığını gösterdi. Genel tabloya bakıldığında, Türkiye’nin turizmde artık yalnızca sayısal büyümeyi değil, istikrarlı ve sürdürülebilir bir gelişim modelini benimsediği görülüyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy tarafından açıklanan verilere göre, Türkiye’nin 2025 yılı turizm geliri 65 milyar 231 milyon dolara ulaşarak tarihî bir rekor kırdı. Bu rakam, bir önceki yıla göre yüzde 6,8’lik artış anlamına gelirken, 2017 yılına kıyasla turizm gelirlerinin iki kattan fazla arttığını ortaya koydu. “Bu Başarı Kalıcı Bir Dönüşümün Göstergesi” 2025 turizm verilerini değerlendiren Ahmet Yazıcı, elde edilen sonuçların geçici bir yükseliş değil, uzun vadeli bir dönüşümün yansıması olduğunu vurguladı. Yazıcı, Türkiye’nin turizmde artık krizlere rağmen büyüyebilen, stratejik refleksleri güçlü bir ülke konumuna geldiğini ifade ederek, “Açıklanan veriler, Türkiye turizminin yalnızca hacimsel olarak değil, yapısal olarak güçlendiğini gösteriyor. Gelirde, ziyaretçi sayısında ve kişi başı harcamada ulaşılan seviyeler, doğru bir dönüşüm stratejisinin sonucudur.” dedi. Kruvaziyer Turizmi Büyümenin Anahtarı Türkiye turizminin son yıllarda yakaladığı güçlü ivmede kruvaziyer turizminin önemli bir rol üstlendiğine dikkat çeken Yazıcı, bu alanın yüksek harcama potansiyeli ve yaygın ekonomik etkisiyle öne çıktığını belirterek, 2‘Açıklanan 2025 turizm verilerinin, kruvaziyer turizminin Türkiye’nin genel turizm performansına sunduğu katkıyı daha görünür hale getirdiğini belirten Yazıcı, bu segmentin uzun vadeli büyüme hedefleriyle doğrudan örtüştüğünü vurguladı. Kruvaziyer turizmi; yüksek harcama potansiyeli, destinasyonlara sağladığı doğrudan ekonomik katkı ve yıl geneline yayılan operasyonel yapısıyla Türkiye turizmi açısından son derece güçlü bir alan. Bu segment, turizm gelirlerinin artmasında ve kişi başı harcamaların yukarı taşınmasında belirleyici bir rol oynuyor.” açıklamasını yaptı. Liman Kentleri İçin Yaygın Ekonomik Etki Kruvaziyer turizminin yalnızca gemi trafiğiyle sınırlı kalmadığını ifade eden Yazıcı, liman kentlerinde yarattığı ekonomik hareketliliğin çok sayıda sektöre yayıldığını söyledi. Bu modelin, turizmin belirli merkezlerle sınırlı kalmadan farklı şehirlerde ve bölgelerde ekonomik canlılık oluşturduğunu vurgulayarak, ‘‘Bir kruvaziyer yolcusu, konaklama dışı harcamalarıyla gastronomi, perakende, ulaşım ve kültür-sanat gibi birçok alanda doğrudan katkı sağlar. Bu yönüyle kruvaziyer turizmi, şehir ekonomilerine hızlı ve yaygın bir hareketlilik kazandıran güçlü bir yapı sunuyor.’’ dedi. 2026 Hedeflerinde Kruvaziyerin Rolü Artıyor 2026 yılı için açıklanan 68 milyar dolarlık turizm geliri hedefinin, kruvaziyer turizmi alanında atılacak yeni adımlarla daha da destekleneceğini belirten Yazıcı, yeni limanlar, yeni rotalar ve uluslararası iş birliklerinin önemine dikkat çekti. Türkiye’nin coğrafi konumu ve mevcut liman altyapısının bu alanda önemli bir avantaj sağladığını da sözlerine ekleyerek “Türkiye artık kruvaziyer turizminde sadece geçilen bir rota değil, tercih edilen bir destinasyon haline geliyor. Sea Genesis Group olarak hedefimiz; Akdeniz ve Karadeniz havzasında Türkiye’nin kruvaziyer turizmindeki payını daha da artırmak ve bu alandaki büyümeye katkı sunmak.” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’de Havayolu Yolcu Sayısında Yeni Rekor Haber

Türkiye’de Havayolu Yolcu Sayısında Yeni Rekor

UETDS verilerine göre otobüs yolculuklarını tercih eden tarifeli ve tarifesiz yolcuların sayısı ise yılın ilk 11 ayında 153,4 milyon rakamına ulaştı. Yıl sonu itibarıyla 162 milyona ulaşması beklenen otobüs yolcu sayısının 2024 yılına kıyasla %8 artmış olduğu öngörülüyor. Tatil Takvimi Seyahat Trafiğini Nasıl Etkiledi? Yıl içindeki seyahat yoğunluğunun seyrini büyük oranda dini ve resmi bayramlar belirledi. Otobüs yolculuklarında yılın en yoğun günü, 2025 Ramazan Bayramı tatilinin başlangıcına denk gelen 28 Mart 2025 Cuma günü olarak kaydedildi. Hava yolu ulaşımında da aynı şekilde en çok uçak bileti satışı 28 Mart 2025 Cuma gerçekleşti. Deniz ulaşımında da özellikle yaz sezonu ve Kurban Bayramı etkisi hissedildi. 09 Haziran 2025 Pazartesi günü feribot biletlerine olan talep zirveye ulaşırken, bu tarihte yapılan Yunan Adası ziyaretlerinde en çok tercih edilenler Samos, Kos ve Sakız adaları oldu. Konaklama Trendleri 2025 yılı konaklama verileri, tatilcilerin hem ekonomik hem de lüks tercihler arasındaki geniş yelpazesini yansıtıyor. Gerek gecelik konaklama sayısında, gerekse de rezervasyon tutarlarında Antalya yine en üst sırada yer aldı. Obilet’ten en çok otel rezervasyonunun yapıldığı gün ise, düzenlenen kampanyaların ve birçok vatandaşın yılbaşı tatilini haftasonu ile birleştirmesinin de etkisiyle 31 Aralık 2025 oldu. Kültür ve Turizm Bakanlığı Konaklama İstatistikleri’ne göre, tatil köyünden pansiyona, butik otelden kamping tesisine kadar 15 farklı kategorideki bakanlık belgeli tesislerde yerli ve yabancı turistler bütçelerine ve ihtiyaçlarına göre farklı seçenekleri değerlendirdi. En çok misafir ağırlayan tesis kategorileri sırasıyla otel, basit belgeli otel ve tatil köyü olurken, apart otel ve pansiyonlar da öne çıktı. Bakanlık belgeli tesislerdeki toplam geceleme sayısının %70’ten fazlası yabancı turistlerce gerçekleştirilirken, 5 yıldızlı otellerde, tatil köylerinde ve termal otellerde yabancıların oranı %80’i geçti. Yerli turistin daha yüksek paya sahip olduğu tesisler ise pansiyon, kamping, düşük yıldızlı oteller ve apart oteller oldu. Ortalama Bilet Fiyatları ve Öne Çıkan Rotalar 2025 yılında yurt içi otobüs biletleri ortalama 712 TL’den alıcı bulurken, iç hat uçak biletlerinde bu rakam 2.208 TL, dış hatlarda ise 6.152 TL olarak hesaplandı. Otobüs bileti fiyatları yıl genelinde ortalama olarak Ankara - İzmir hattında 742 TL, İstanbul - Antalya hattında 1.119 TL, Diyarbakır - İstanbul hattında ise 1.722 TL olarak hesaplandı. Yurt içinde en yüksek otobüs bileti fiyatı 3.500 TL ile 02 Eylül 2025 Salı günü satılan Van - Tekirdağ rotasında görüldü. Uluslararası otobüs yolculuklarında ise 07 Kasım 2025 Cuma günü gerçekleşen İstanbul - Dortmund seferi 8.500 TL ile en üst sırada yer aldı. En pahalı iç hat uçak bileti 15 Ağustos 2025 Cuma günü Muğla - İstanbul hattında 16.946 TL’den, Türkiye kalkışlı dış hatlarda ise 12 Ocak 2025 Pazar günü Male (Maldivler) - İstanbul uçuşu için 178.113 TL’den satıldı. Yurt dışı uçuşlar kategorisinde yılın diğer bir rekoru ise 20 Mayıs 2025 Salı günü satın alınan Dubai - New York uçuşu için ödenen 262.306 TL’lik bilet bedeli oldu. Popüler iç hat rotalarından Ankara - İzmir uçuşlarında bilet fiyatları ortalama 1.920 TL seviyesinde seyrederken, zirve noktada 11.746 TL’ye kadar çıktı. Benzer şekilde Diyarbakır - İstanbul hattında ortalama 2.963 TL, İstanbul - Antalya uçuşlarında ise ortalama 1.817 TL’lik fiyatlar görüldü. Uçak biletlerinde 2024 yılına kıyasla satış hacminde artış görülen rotalar incelendiğinde; iç hatlarda Çanakkale - Rize, Hatay - Denizli ve Çanakkale - İstanbul hatları öne çıktı. Dış hatlarda ise Erbil (Irak) - Batman, Riyad (Suudi Arabistan) - Hatay ve Ankara - Kahire (Mısır) hatları talebin ivme kazandığı rotalar olarak listeye girdi. Araç Kiralama Verileri Obilet satış verilerine göre, yılın en uzun süreli araç kiralama işlemi tek seferde 79 gün olarak İzmir’de, Adnan Menderes Havalimanı’ndan teslim alınan bir araç kiralama işlemi ile kaydedilirken; tutar bazında yılın rekoru, 12 Kasım 2025 tarihinde başlayan ve 12 Ocak 2026 tarihine kadar devam eden 241.632 TL tutarlı araç kiralama işlemi oldu. Araç kiralama tercihlerinde havalimanı bazında Sabiha Gökçen ve İzmir Adnan Menderes zirveyi paylaşırken, şehir merkezlerinde Beylikdüzü ve Bursa en yoğun talebin görüldüğü bölgeler oldu. En çok araç kiralama işleminin yapıldığı gün ise Kurban Bayramı’na denk gelen 05 Haziran 2025 olarak kaydedildi.

Kütahya Porselen’e “Üstün Onur ve Sanat Ödülü” Haber

Kütahya Porselen’e “Üstün Onur ve Sanat Ödülü”

Kültür, sanat ve müzecilik alanında Türkiye’ye kazandırdığı örnek çalışmalar dolayısıyla Kütahya Porselen Kurucu Başkanı Nafi Güral, NG Eğitim Vakfı Başkanı Gülsüm Güral ve Kütahya Porselen Yönetim Kurulu Başkanı Sema Güral Sürmeli “Üstün Onur ve Sanat Ödülü”ne layık görüldü. Kültür ve Turizm Bakanlığı, TİKA ve UNESCO’nun destekleriyle Kütahya Dumlupınar Üniversitesi tarafından düzenlenen sempozyum, dünyanın farklı ülkelerinden akademisyenleri, sanatçıları ve araştırmacıları bir araya getiriyor. “Sanat, kültür ve değer üretimine katkı sunmaktan gurur duyuyoruz” Kütahya Porselen Kurucu Başkanı Nafi Güral, açılış konuşmasında etkinliğe katkı sunan kurumlara teşekkür ederek şu değerlendirmelerde bulundu: “Sanat, insanların el becerilerinin ötesinde bir değerler bütünüdür. Kütahya’da bu değerleri yaşatmak adına atılan her adımı önemsiyoruz. Bugün burada kültürel mirası korumaya yönelik bu güçlü iş birliğinin parçası olmaktan mutluluk duyuyoruz. Gelecek etkinlikler için her türlü desteği vermeye hazırız.” “Köklerimizden aldığımız ilhamla kültürel mirasımızı geleceğe taşıyoruz” Kütahya Porselen Yönetim Kurulu Başkanı Sema Güral Sürmeli, İpek Yolu’nun zengin kültürel birikimini akademik ve sanatsal bir bakışla ele alan bu sempozyumda bulunmaktan duyduğu memnuniyeti şu sözlerle ifade etti: “Kütahya Porselen olarak, topraklarımızın bin yıllık çini ve seramik kültürünü geleceğe taşımayı bir sorumluluk olarak görüyoruz. Özel Gülsüm Güral Müzesi, 76 bin eserlik koleksiyonuyla hem ailemizin hem de Kütahya’nın kültürel hafızasını yaşatan değerli bir mirastır. Kültür, sanat ve zanaatın özünü koruyarak bu topraklardan doğan hikâyeleri modern tasarım anlayışı ve ileri teknolojiyle geleceğe aktarıyoruz.” Kütahya Dane Oyaları Sergisi büyük ilgi gördü Sempozyum kapsamında, Özel Gülsüm Güral Müzesi’nde Kütahya Dane Oyaları Sergisi de sanatseverlerle buluştu. 2014 yılında Nafi Güral tarafından kurulan müze; kuruluş döneminden günümüze üretilen özel porselenlerin yanı sıra, 14. yüzyıldan itibaren Osmanlı saray porselenleri ve kentin dünyaca tanınan ressamlarının eserlerine ev sahipliği yapıyor. Bu özel seçki, Kütahya’ya özgü el emeği iğne oyalarını bu kez farklı bir perspektifle ziyaretçilere sundu. Yalnızca Kütahya’da görülen renk, biçim ve adlandırmalarla kuşaktan kuşağa aktarılan dane oyaları arasında; Cimdik Oya, Çarkıfelek (Gönül Dolabı), Yassı Karanfil, Zambak, Kasım Pati, aile birliğini simgeleyen Analıkızlı, Kandil Oyası, Dağ Menekşesi ve Türkan Şoray Kirpiği gibi motifler öne çıktı. Gala yemeği Saklı Dünya’da gerçekleşti, ödüller törenle takdim edildi Müze ziyareti ve sergi açılışının ardından program, Saklı Dünya’da düzenlenen gala yemeği ile devam etti. Etkinliğin sonunda gerçekleştirilen Gala ve Ödül Töreni’nde, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi tarafından Kütahya Porselen Yönetim Kurulu Başkanı Sema Güral Sürmeli’ye “Vizyoner Tasarım ve Sanata Katkı Ödülü” takdim edildi.

Anadolu Sigorta Marmaris Ultra Trail’de Adımlar Doğa İçin Atıldı    Haber

Anadolu Sigorta Marmaris Ultra Trail’de Adımlar Doğa İçin Atıldı  

“Maviden Yeşile Bir Yolculuk” temasıyla gerçekleştirilen ve bu yıl ikincisi düzenlenen, 15 ülkeden 1226 sporcunun katıldığı “Anadolu Sigorta Marmaris Ultra Trail”, Marmaris’in doğasını ve tarihi dokusunu bir kez daha gözler önüne serdi. 14-16 Kasım tarihleri arasında düzenlenen etkinlikte, Gökova Körfezi’nden Datça Yarımadası’na uzanan parkurlarda yüzlerce sporcu, maviyle yeşilin buluştuğu rotalarda doğayla iç içe bir mücadele verdi. 100. Yıla Özel Parkur: “Ormanın Gözleri” İzinde Anadolu Sigorta’nın 100. yılı kapsamında hazırlanan 100K parkuru, “Ormanın Gözleri” sosyal sorumluluk projesiyle bütünleşerek doğa koruma bilincine dikkat çekti. Parkur, proje kapsamında kurulan Palamuttepe Yangın Gözetleme Kulesi üzerinden geçerek, sürdürülebilirliğin ve orman yangınlarına karşı farkındalığın önemini vurguladı. Her Seviyeden Koşucu İçin Rotalar Bu yıl ayrıca 70K, 48K, 30K, 16K ve 5K etaplarıyla her seviyeden koşucuya uygun parkurlar hazırlandı. Marmaris sahilinden başlayan yarış, Mezargediği, Altın Sivri, Baraj, Seyir Tepe, Radar Kavşağı ve Balan Dağı gibi noktaları takip ederek yeniden denizle buluştu. Etkinlik kapsamında düzenlenen Çocuk Koşusu ise minik sporcuları doğanın içinde güvenli ve keyifli bir rotada bir araya getirdi. Ailelerin ve izleyicilerin desteğiyle, çocuklar için unutulmaz bir atmosfer oluştu. Sürdürülebilirlik Odakta Anadolu Sigorta Marmaris Ultra Trail boyunca, sürdürülebilirlik ilkeleri ön plandaydı. Etkinlik alanında tek kullanımlık plastikler yerine geri dönüştürülebilir materyaller tercih edildi, sıfır atık kutuları konumlandırıldı ve çevre dostu uygulamalar hayata geçirildi. Anadolu Sigorta’nın “Maviden Yeşile” mottosuyla şekillenen sürdürülebilirlik yaklaşımı, bu yıl da sporun birleştirici gücüyle doğayı koruma bilincini bir araya getirdi. Güçlü İş Birlikleriyle Hayata Geçti Anadolu Sigorta Marmaris Ultra Trail; Gençlik ve Spor Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Muğla Valiliği, Marmaris Kaymakamlığı, Muğla Büyükşehir Belediyesi, Marmaris Ticaret Odası ve Türkiye Atletizm Federasyonu iş birliğiyle gerçekleştirildi. Anadolu Sigorta’nın 100. yılına özel hazırlanan 100K parkuru, yarışa ayrı bir enerji ve rekabet heyecanı kazandırırken, 100K erkeklerde Mehmet Soytürk 11:18:22.34’lük derecesiyle, kadınlarda Doğa Canik 17:43:13.00’lık derecesiyle birinci oldu. 100K’da dereceye giren sporculara ödülleri, Anadolu Sigorta Kurumsal İletişim ve Sürdürülebilirlik Müdürü İlker Köklük tarafından takdim edildi. Anadolu Sigorta Marmaris Ultra Trail’de dereceye girenler şöyle sıralandı: -100K Erkekler- 1- Mehmet Soytürk 11:18:22.34 (Türkiye) 2- Igor Koromyslov 12:22:28.14 (Rusya) 3- Erman Denk 12:53:01.11 (Türkiye) -100K Kadınlar- 1- Doğa Canik 17:43:13.00 (Türkiye) -70K Erkekler- 1- Mehmet Zeki Sarı 8:50:32.12 (Türkiye) 2- Şakır Atmaca 9:04:05.27 (Türkiye) 3- Ergün Kızılaslan 9:44:59.35 (Türkiye) -70K Kadınlar- 1- Elena Töreli 10:59:57.5 (Türkiye) 2- Filiz Yeni 11:06:14.43 (Türkiye) 3- Nurten Erbek 11:31:12.05 (Türkiye) -48K Erkekler- 1- Oğuzhan Emre Singer 4:15:52.68 (Türkiye) 2- Necati Aktaş 4:24:07.82 (Türkiye) 3- Aleksei Ivanov 4:45:28.57 (İsveç) -48K Kadınlar- 1- Aleksandra Poliakova 5:03:50.60 (Rusya) 2- Beyza Güzel 5:18:49.37 (Türkiye) 3- Gülşen Çerçi 5:32:36.12 (Türkiye) -30K Erkekler- 1- Üzeyir Söylemez 2:10:43.32 (Türkiye) 2- Halil İbrahim Güneş 2:15:48.24 (Türkiye) 3-Emre Kartal 2:17:36.45 (Türkiye) -30K Kadınlar 1- Fatma Taş 2:38:27.88 (Türkiye) 2- Nina Bychkov 2:51:02.67 (Türkiye) 3- Daria Boichuk 2:51:45.55 (Türkiye) -16K Erkekler- 1- Mustafa Çınar 1:08:08.43 (Türkiye) 2- Hacı Sebahattin Çavga 1:09:12.41 (Türkiye) 3- Mehmet Aydıngör 1:10:24.00 (Türkiye) -16K Kadınlar- 1- Esen Cıvlan 1:24:55.42 (Türkiye) 2- Gülce Çelik 1:26:42.87 (Türkiye) 3- Çağla Elmas 1:27:13.63 (Türkiye) -5K Erkekler- 1- Hacı Sebahattin Çavga 0:20:16.35 (Türkiye) 2- Ababekir Karanal 0:21:04.46 (Türkiye) 3- Mehmet Aydıngör 0:21:35.23 (Türkiye) -5K Kadınlar- 1- Fatma Taş 0:23:57.57 (Türkiye) 2- Aliye Ayta 0:26:29.40 (Türkiye) 3- Tuğba Koç 0:27:16.33 (Türkiye)

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.