Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kültür Yolu

Kapsül Haber Ajansı - Kültür Yolu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kültür Yolu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

 Van'ın Gastronomi Mirası Lezzet Noktalarında Yaşatılıyor Haber

 Van'ın Gastronomi Mirası Lezzet Noktalarında Yaşatılıyor

Binlerce yıllık geçmişi boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapan Van, tarih boyunca oluşan birikiminin yansıdığı zengin gastronomisiyle kültürüyle de öne çıkıyor. Van Gölü havzası, yüksek yaylalar, zengin bitki örtüsü ve yerel üretim pratikleriyle şekillenen Van mutfağı; otlu peynir, bal, kaymak, murtuğa, kavut, keledoş, kurut aşı, inci kefali ve yöresel et yemekleriyle ziyaretçilere özgün bir gastronomi deneyimi sunuyor. Festival kapsamında ziyaretçilere sunulan 27 Lezzet Noktası seçkisi ise kentin mutfak değerlerini sürdürülebilir biçimde tanıtmayı ve yerel işletmelerin görünürlüğünü yıl boyunca artırmayı amaçlıyor. “EVLERDE YAŞATILAN GELENEKSEL YEMEKLER RESTORAN MENÜLERİNE TAŞINIYOR” Festivalin ev sahibi olan televizyon programcısı ve akademisyen Asuman Kerkez, Van mutfağının yalnızca yemeklerden ibaret olmadığını, binlerce yıllık üretim kültürünün günümüze uzanan güçlü bir mirasını taşıdığını söyledi. Urartu medeniyetinin bölgenin tarım ve üretim anlayışına önemli katkılar sunduğunu belirten Kerkez, zengin tahıl çeşitliliği, kişniş ve tarhun gibi aromatik otlar, Norduz kuzusu ve süt ürünlerinin Van'ın mutfak kimliğini şekillendiren temel değerler arasında yer aldığını ifade etti. Van denildiğinde ilk olarak kahvaltının akla geldiğini ancak kentin mutfağının çok daha fazla lezzet sunduğunu vurgulayan Kerkez, ziyaretçilere otlu peynir, cacık, keledoş, pekmezli kavut ve Erciş üzümünü tatmadan şehirden ayrılmamalarını tavsiye etti. Lezzet Noktası projesinin evlerde yaşatılan geleneksel yemeklerin restoran menülerine taşınarak daha geniş kitlelerle buluşmasına katkı sağladığını belirten Kerkez, projenin işletmeleri geliştirdiğini ve Van'ın gastronomi değerinin Türkiye'nin farklı noktalarından gelen ziyaretçilere ulaşmasını kolaylaştırdığını dile getirdi. LEZZET NOKTALARI PROJESİ İLE ZİYARETÇİLER DOĞAL ÜRÜNLERLE BULUŞUYOR Lezzet Noktası seçkisinde yer alan Balcı Behçet, 1964 yılından bu yana Van'ın kahvaltı kültürünü yaşatan işletmeler arasında bulunuyor. İşletme sahibi Behçet Öndül, Van kahvaltısının vazgeçilmez ürünlerinden biri olan balı Hakkari, Bitlis, Şirvan ve çevredeki köylerden özel olarak temin ettiklerini söyledi. Karakovan, sepet balı ve süzme bal çeşitlerini ziyaretçilerine sunduklarını belirten Öndül, festivalin Van'a ve çevre illere önemli bir hareketlilik kazandırdığını, şehir dışından gelen ziyaretçilerin bölgenin doğal ürünlerini yakından tanıma fırsatı bulduğunu ifade etti. 51 YILDIR ÖZEL LEZZETLER SUNAN İŞLETME LEZZET NOKTASI SEÇKİSİNDE YERİNİ ALDI Doğu Kebap da 51 yıllık gastronomi birikimiyle Lezzet Noktası seçkisinde yer alan bir diğer işletme olarak öne çıkıyor. İşletme sahibi ve kebap ustası Cevdet Diler, Van kahvaltısının yanı sıra inci kefali ve yöresel kebabın kentte denenmesi gereken lezzetleri arasında bulunduğunu belirtti. Van'ın zengin bitki örtüsüne sahip yaylalarında beslenen hayvanlardan elde edilen etlerin kebaba kendine özgü bir tat kazandırdığını söyleyen Diler, bölgenin doğal ürünleri ve hayvancılık kültürünün Van mutfağının zenginliğinde önemli bir rol oynadığını ifade etti. KULLANILAN ÜRÜNLER YEREL ÜRETİCİLERDEN TEMİN EDİLİYOR Şehr-i Van Sofrası'nın kurucusu ve işletmecisi Hamza Kurt, Van'a gelen ziyaretçilere Van kahvaltısı, coğrafi işaretli keledoş ve Norduz kuzusundan hazırlanan kuzu sırtını tatmalarını tavsiye etti. Bölgenin endemik otları, Norduz kuzusu, otlu peyniri, murtuğası, kavutu, reçelleri ve ceviziyle özgün bir mutfak kültürüne sahip olduğunu belirten Kurt, işletmede kullanılan ürünleri Van'ın ilçelerinden ve yerel üreticilerden temin ettiklerini söyledi. Kurt, ürünleri doğrudan çiftçiden sofraya taşıdıklarını belirterek, Lezzet Noktası projesinin Van'ın yöresel yemeklerinin tanıtılmasına, işletmelerin tercih edilmesine ve şehir ekonomisinin desteklenmesine katkı sunduğunu dile getirdi. 27 LEZZET NOKTASI VAN’IN YÖRESEL LEZZETLERİNİ DAHA GENİŞ KİTLELERE ULAŞTIRACAK Van Kültür Yolu Festivali kapsamında oluşturulan 27 Lezzet Noktası, kentin köklü mutfak kültürünü ziyaretçilerle bir araya getirirken, uzun yıllardır üretim geleneğini sürdüren aile işletmelerini ve yerel üreticileri de görünür kılıyor. Festival boyunca yoğun ilgi gören gastronomi rotası, Van'ın gastronomi kimliğinin daha geniş kitlelere ulaşmasına, geleneksel tariflerin korunmasına ve şehir ekonomisinin canlanmasına yıl boyunca katkı sağlayacak. Türkiye Kültür Yolu Festivali'nin şehirlerin mutfak kültürünü ve yerel lezzetlerini öne çıkaran gastronomi yolculuğu ise 18-26 Temmuz tarihleri arasında düzenlenecek Konya Kültür Yolu Festivali ile devam edecek. Festival kapsamında oluşturulacak Lezzet Noktaları, Konya'nın köklü mutfak mirasını ve yöresel lezzetlerini ziyaretçilerle buluşturacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mersin; Turizm Çeşitliliği, Festival ve Spor Yarışmaları İle Konaklamada İlk Yarıda Geçen Yılı Yakaladı! Haber

Mersin; Turizm Çeşitliliği, Festival ve Spor Yarışmaları İle Konaklamada İlk Yarıda Geçen Yılı Yakaladı!

Narlı, “Turizmin çeşitliliği, Kültür Yolu Festivali ve spor yarışmaları, ilk yarıda Mersin’e olan ilgiyi artırdı. Bu dönemde BN Hotel Thermal & Wellness olarak dünya turizminin nabzını tutan ITB Berlin’e katılmamızın yanı sıra Hollanda ve Almanya’da acentalar ile bir araya gelerek Mersin’in ve termal turizmin dünyaya tanıtılmasında öncü rol aldık” dedi. Termalin iyileştirici gücünü modern konaklama anlayışıyla Mersin turizmine kazandıran BN Hotel Thermal & Wellness’ın İcra Kurulu Başkanı Yusuf Narlı, bölgesel turizm sektörü açısından yılın ilk yarısını değerlendirdi. Turizm sektöründe ilk 6 ayın jeopolitik gerilimlerin baskın olduğu bir dönemi ifade ettiğini kaydeden Narlı, “Yılın ilk yarısında yaşanan savaş gündemi ile birlikte güvenlik endişesinin ortaya çıkması, enerji maliyetlerinin artması ve iklimin mevsim normallerinin üzerinde yağışlı geçmesi, sektör genelinde ürün tedariğindeki maliyetleri artırdı. Ancak barış anlaşmasının imzalanması ile ikinci 6 ayda Türkiye turizminde yoğun döneme gireceğimizi düşünüyorum” dedi. “Mersin’in turizmdeki yıldızı her geçen yıl daha çok parlıyor” Mersin ise sadece deniz turizmi ile değil, turizmdeki çeşitliliği ile de ön planda olan bir kent olarak olumsuz gündemden sınırlı olarak etkilendiğini kaydeden Narlı, kentte 2026’nın ilk yarısındaki geceleme sayısının geçen yılın ilk 6 ayındaki gibi yaklaşık 800 bine ulaştığını kaydetti. Narlı, değerlendirmesini şöyle sürdürdü: “Çukurova Uluslararası Havalimanı başta olmak üzere ulaşım altyapısındaki gelişmeler, termal, kongre, deniz, kültür, inanç ve gastronomi turizmiyle öne çıkan Mersin’in turizmde yıldızını parlatırken; bu yıl hem 9-17 Mayıs tarihlerinde düzenlenen Mersin Kültür Yolu Festivali hem de Haziran ayında gerçekleştirilen spor müsabakaları kentin tanıtımında etkin rol aldı. Geçen yıl uluslararası organizasyonlarla paralimpik sporlarda dünyadan katılımcı ve ziyaretçileri ağırlayan Mersin, 15-22 Haziran tarihleri arasında Dünya Bedensel Engelliler Gençlik Oyunları’na ev sahipliği yaptı. 26 Haziran-4 Temmuz'da ise Görme Engelliler Avrupa Halter Şampiyonası'na da ev sahipliği yapacak olan Mersin, 5 kıtadan onlarca ülkenin katıldığı bu organizasyonlarla dünya arenasında giderek daha çok adını duyuruyor.” “Kur dengesi ve vergi desteği, turizmin rekabetçi olmasını destekler” Narlı, yılın ilk 6 ayında BN Hotel Thermal & Wellness olarak yoğun bir dönem geçirdiklerini ve Gaziantep, Adana ve Mersin başta olmak üzere ağırlıkla yerli pazardan misafir ağırladıklarını kaydetti. Böyle bir dönemde turizmde daha rekabetçi olabilmek için kur dengesinin sağlanmış olmasının önem taşıdığına dikkat çeken Narlı, “Bir tarafta kurun sabite yakın kalması bir tarafta maliyetlerin artması dış pazarda pahalı bir ülke algısı yaratmıştır. Kamu tarafında turizmcilerin vergi konusunda desteklenmeleri faydalı olacaktır” değerlendirmesinde bulundu. “Dünyada tanıtım atağı başlattık, yapay zeka teknolojisiyle ilk yaz sezonu tanıtım filmimizi çektik” Türkiye turizminin daha rekabetçi olabilmesi için tanıtıma ağırlık vermesi gerektiğini belirten Narlı, “Termal turizmi tanıtmak adına bu yıl Mart, Nisan ve Mayıs aylarında Hollanda’da ve Almanya’da acentalar ile bir araya gelerek Mersin’in ve otelimizin tanıtımını yaptık. Ayrıca dünyanın en büyük turizm fuarı olan Almanya’da gerçekleştirilen ITB Fuarı’na katılarak otelimizin ve bölgemizin tanıtımını yaptık” diye konuştu. Teknolojiye ve dijitalleşmeye ayak uydurarak dijital pazarlamaya her yıl daha fazla bütçe ayırdıklarını ifade eden Narlı, “Yapay zeka teknolojisinden yararlanarak yaz sezonuna yönelik ilk tanıtım filmimizi çektik ve sonuçtan çok memnun kaldık” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Manisa Kültür Yolu Heyecanı Başladı Haber

Manisa Kültür Yolu Heyecanı Başladı

Osmanlı şehzadelerine ev sahipliği yapan köklü tarihi, bereketli toprakları, güçlü kültürel birikimi ve zengin mutfağıyla Manisa; konserlerden sergilere, söyleşilerden gastronomi ve çocuk etkinliklerine uzanan yüzlerce etkinlikle dokuz gün boyunca kültür ve sanatın buluşma noktası olacak. Manisa Kültür Yolu Festivali, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam’ın katılımıyla Manisa Müzesi’nde gerçekleştirilen açılış programıyla başladı. Açılışa Manisa Valisi Vahdettin Özkan, Manisa Milletvekili Mücahit Arınç ile il protokolü ve çok sayıda sanatsever katıldı. MANİSA’DA KÜLTÜR VE SANAT HEYECANI BAŞLADI Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam açılış konuşmasında, yaklaşık sekiz ay boyunca yirmi altı şehri kapsayacak Türkiye Kültür Yolu Festivallerinin en özel duraklarından birinin Manisa olduğunu belirterek, festivalin ikinci kez şehzadeler şehrinde gerçekleştiriliyor olmasından memnuniyet duyduklarını ifade etti. Festivalin, kültür ve sanatın toplumun her kesimine ulaşmasını sağlarken Manisa’nın turizm hareketliliğine, ticari yaşamına ve yerel ekonomisine de önemli katkılar sunacağını belirten Çam, festivalin şehrin kültürel ve ekonomik dinamizmini güçlendiren önemli bir organizasyon olduğunu kaydetti. “TÜRKİYE, KÜLTÜR VE TURİZMDE GÜÇLÜ VİZYONUYLA YOLUNA DEVAM EDİYOR” Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam konuşmasında, Türkiye’nin ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye Yüzyılı vizyonuyla huzur, güven ve istikrar odağı olmayı sürdürdüğünü kaydetti. Çam, Türkiye’nin bölgesinde istikrarın simgesi haline geldiğini belirterek, savaşlardan etkilenen ya da büyüme potansiyeli taşıyan pazarlarda yoğun tanıtım faaliyetleri yürütüldüğünü ifade etti. Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nın yürüttüğü çalışmalarla turizmde krizlere karşı dayanıklı bir yapı oluşturmayı hedeflediklerini vurgulayan Çam, ürün ve destinasyon çeşitliliğini artırmaya yönelik çalışmaların sürdüğünü kaydetti. Her ülkenin ve her hedef kitlenin farklı beklentilere sahip olduğunu belirten Çam, bu doğrultuda farklı tanıtım stratejileri uygulandığını ifade etti. MANİSA’DA SERGİ DURAKLARINDA TARİHİ YOLCULUK Açılış programının ardından Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam ve beraberindeki heyet, Manisa Müzesi’nde gerçekleştirilen “Osmanlı’nın Mukaddes Emanetleri” sergisini ziyaret etti. Sergide; Kâbe örtüleri, surre keseleri, hüsn-i hat eserleri ve Osmanlı saray kültürünün izlerini taşıyan seçkin eserler sanatseverlerin beğenisine sunuldu. İstanbul Türbeler Müzesi, Türk ve İslam Eserleri Müzesi ile İstanbul Arkeoloji Müzeleri koleksiyonlarından seçilen eserler, ziyaretçilere tarihsel ve manevi bir atmosfer sundu. Program kapsamında daha sonra Fatih Sergi Salonu’nda sanatseverlerle buluşan “Yaşayan Miras: Manisa Sergisi” ziyaret edildi. Sergide; tezhip, minyatür, çini, ebru, dokuma, filografi, deri işleri, taş işçiliği ve geleneksel el sanatlarının pek çok örneği bir araya getirilerek Manisa’nın kültürel birikimi gözler önüne serildi. Geleneksel sanatların incelikli örnekleri, ziyaretçilere kültürel mirasın yaşayan yönünü yakından deneyimleme fırsatı sundu. Program kapsamında ayrıca Cumhuriyet Meydanı’nda kurulan “Çocuk Köyü” alanı ziyaret edilerek çocuklara yönelik gerçekleştirilen etkinlikler yerinde incelendi. ŞEHZADELER ŞEHRİ MANİSA’DA 9 GÜN KÜLTÜR VE SANAT Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında Manisa’da gerçekleştirilecek etkinlikler; konserlerden sergilere, söyleşilerden gastronomi ve çocuk etkinliklerine kadar her yaş grubuna hitap eden zengin içeriğiyle dokuz gün boyunca şehrin dört bir yanında sanatseverlerle buluşacak. Şehzadeler şehrinin tarihi sokaklarında, müzelerinde, meydanlarında ve kültür duraklarında hayat bulan festival; kültür, sanat ve yaratıcılıkla örülü kapsamlı bir deneyim sunacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Harflerin İzinde: 41 Yıl” Sergisi, Sanatseverlerle Buluşuyor Haber

Harflerin İzinde: 41 Yıl” Sergisi, Sanatseverlerle Buluşuyor

Klasik Türk Sanatları Vakfı ile Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi iş birliğiyle hazırlanan sergi, 24 Mayıs 2026 tarihine kadar Tophane-i Âmire Kültür Sanat Merkezi’nde ziyaret edilebilecek. “Türkiye’ye Değer” vizyonuyla kültür ve sanatı toplumun her kesimi için erişilebilir kılmayı hedefleyen Türk Telekom, kültürel mirasın korunmasına ve gelecek nesillere aktarılmasına katkı sağlayan çalışmalarını sürdürüyor. Türkiye Kültür Yolu Festivali başta olmak üzere kültür-sanat alanında önemli projelere destek veren Türk Telekom, “Harflerin İzinde: 41 Yıl” sergisine sponsor olarak geleneksel hat sanatını sanatseverlerle buluşturuyor. Türk hat sanatına kırk bir yılını adayan Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü sahibi Ali Toy’un farklı dönemlerine ait 104 eserin yer aldığı sergi; az bilinen talik, divânî, celî divânî, kadim divânî, rika, şikeste, makıli, mimari kufi ve yeni tarz hat çeşitleriyle yazılmış eserlerden oluşuyor. Mimarlık disiplininden beslenen eserlerde, geçmişin güçlü estetik hafızası günümüzün teknik yaklaşımı ve çağdaş yorum anlayışıyla yeniden hayat buluyor. Hat eserleri, dönemlerin teknik yaklaşımını, estetik anlayışını, zevkini ve ihtiyaçlarını yansıtan önemli kültürel belgeler olarak öne çıkıyor. Sanatseverler ve öğrenciler için önemli bir kaynak Klasik Türk Sanatları Vakfı tarafından hazırlanan sergi, hat sanatında geçmişten devralınan birikimin bugün nasıl yeniden anlam kazandığını ve geleceğe nasıl taşınabileceğini ortaya koymayı hedefliyor. Serginin, sanatseverler ve hat sanatı öğrencileri için önemli bir başvuru kaynağı niteliği taşıması amaçlanıyor. “Harflerin İzinde: 41 Yıl-Ali Toy Sergisi”, 24 Mayıs 2026 tarihine kadar Tophane-i Âmire Kültür Sanat Merkezi’nde her gün 10.00–18.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek olup, 18 Mayıs 2026 Pazartesi günü ziyarete kapalı olacak. Hat sanatında özgün bir isim: Ali Toy Ali Toy, İTÜ Mimarlık Fakültesi ve Yıldız Üniversitesi Röleve-Restorasyon Bölümü mezunudur. Prof. Dr. Ali Alparslan’dan talik, divani ve rika eğitimi alan sanatçı, yurt içinde ve yurt dışında çok sayıda sergiye katılmış, 32 kişisel sergi açmıştır. IRCICA’nın düzenlediği uluslararası yarışmalarda 6 ödüle layık görülen Toy; talik, divani ve modern hat eserleriyle dikkat çekerken modern hat çalışmalarında temel geometrik çizgileri kullanıyor. Özellikle bugün unutulmaya yüz tutmuş makıli, mimari kufi ve kadim divani hat çeşitleri üzerine araştırmalar yürüten sanatçı, bu alanlardaki çalışmalarıyla tanınıyor. Çalışmalarını İstanbul’da sürdüren sanatçı, 2017 yılında Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’ne layık görüldü. Toy, halen Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Sanat, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi’nde öğretim görevlisi olarak görev yapıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Eskişehir’de Kültür Yolu Coşkusu İlk Günden Şehri Sardı Haber

Eskişehir’de Kültür Yolu Coşkusu İlk Günden Şehri Sardı

Lületaşı söyleşisi, geleneksel sanatlar ve fotoğraf etkinlikleri yoğun ilgi görürken, her yaştan ziyaretçi festival coşkusunu Eskişehir’in dört bir yanında yaşadı. Oğuzhan Koç konseri öncesinde oluşan uzun kuyruklar ise festivalin daha ilk günden gördüğü büyük ilgiyi gözler önüne serdi. ŞEHRİN SİMGESİ LÜLE TAŞININ KÜLTÜREL YOLCULUĞU FESTİVALDE ANLATILDI Atatürk Kültür ve Sanat Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen “Yaşayan Miras Söyleşisi: Lüle Taşı” programında, Emre Mangaltepe eşliğinde Eskişehir’in önemli somut olmayan kültürel miras unsurlarından biri olan lületaşı işlemeciliği kültürü ele alındı. Söyleşide lületaşının tarihsel geçmişi, çıkarılma süreçleri, işleme teknikleri ve ustalık geleneği kapsamlı şekilde değerlendirilirken; katılımcılar ustadan çırağa aktarılan zanaatkarlık kültürünü yakından tanıma fırsatı buldu. SANATIN GELENEKSEL İZLERİ ATÖLYELERDE HAYAT BULDU Festival kapsamında düzenlenen atölye programları da ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Dede Korkut Parkı Çocuk Köyü’nde gerçekleştirilen “Olgunlaşma Enstitüleri Eskişehir Workshop-Atölye Çalışmaları”nda, Yunus Emre’nin sevgi, hoşgörü ve insanlık anlayışı sanat aracılığıyla katılımcılarla buluşturuldu. Program kapsamında minyatür, hat, tezhip, dokuma, kilim, seramik ve cam ürünlerden oluşan eserler ile Yunus Emre dönemi giysi koleksiyonu ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Atatürk Kültür ve Sanat Kongre Merkezi’nde düzenlenen “Tezhip Atölyesi”nde Dilek Çelik tarafından geleneksel Türk bezeme sanatının incelikleri uygulamalı olarak aktarıldı. Altın ve canlı renklerle şekillenen tezhip sanatının tarihsel gelişimi, motif anlayışı ve estetik dili katılımcılarla paylaşıldı. Aynı merkezde gerçekleştirilen “Ebrû Atölyesi”nde ise kitre ile yoğunlaştırılmış su yüzeyine serpilen boyalarla oluşturulan özgün desenler sanatseverlerle buluştu. ESKİŞEHİR’İN KÜLTÜREL DOKUSU FOTOĞRAF KARELERİYLE YENİDEN KEŞFEDİLDİ Odunpazarı Meydanı’nda düzenlenen “FotoMaraton Eskişehir” ve “FotoMaraton Çocuk” etkinlikleri, amatör ve profesyonel fotoğraf tutkunlarını bir araya getirdi. Festival kapsamında belirlenen temalar doğrultusunda gerçekleştirilen çekimlerde katılımcılar, Eskişehir’in kültürel dokusunu ve günlük yaşamını objektifleriyle yeniden yorumladı. Çocuklara yönelik gerçekleştirilen FotoMaraton programında ise genç katılımcılar, deneyimli fotoğrafçılar eşliğinde fotoğraf yürüyüşüne katılarak yaratıcı bakış açılarını geliştirme fırsatı buldu. KÜTÜPHANEDEKİ ASLAN MİNİK OKURLARLA BULUŞTU Eskişehir İl Halk Kütüphanesi Cep Sinema Salonu’nda gerçekleştirilen “Etkileşimli Kitap Okuma ve Masal Anlatımı” etkinliğinde çocuklar, “Kütüphanedeki Aslan” kitabı eşliğinde hikâye anlatımının büyülü dünyasıyla buluştu. Etkileşimli okuma çalışmaları ve masal anlatımıyla zenginleşen programda minik katılımcılar, kitap kahramanlarının dünyasını keşfederken hem eğlenceli hem öğretici bir deneyim yaşadı. ESKİŞEHİR’DE OĞUZHAN KOÇ KONSERİ ÖNCESİ UZUN KUYRUKLAR OLUŞTU Eskişehir Kültür Yolu Festivali’nin ilk gününde, Türk Dünyası Bilim, Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleşen “Oğuzhan Koç” konseri öncesinde alanda yoğun hareketlilik yaşandı. Konser saatinden uzun süre önce festival alanına gelen müzikseverler, merkez çevresinde yollara taşan uzun kuyruklar oluştururken, festival coşkusu konser başlamadan önce de Eskişehir sokaklarına yansıdı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şanlıurfa Kültür Yolu Festivali’nde İlk Gün Heyecanı Haber

Şanlıurfa Kültür Yolu Festivali’nde İlk Gün Heyecanı

TARİHİN VE SANATIN IŞIĞINDA BULUŞAN SERGİLER Şanlıurfa, Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında, birbirinden özel sergilere ev sahipliği yapıyor. Şehrin farklı noktalarına yayılan sergiler, tarih, sanat ve kültürel mirası bir araya getirerek her yaştan sanatseveri ağırlıyor. 2025 yılının “Aile Yılı” temasından ilhamla hazırlanan “Hâne” sergisi; aile, yuva ve nesiller arası bağları geleneksel İslam sanatlarının estetik diliyle ele alıyor. Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi Geçici Sergi Salonu’nda ziyaretçilerle buluşan sergide; 13 hat, 17 seramik hat, 12 tezhip, 6 tarihi hat eseri, dijital eserler, geometrik desenlerden oluşan kandiller ve mermer işleme celî sülüs eser yer alıyor. Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi Geçici Sergi Salonu’nda sanatseverlerle buluşan bir diğer sergi de Osmanlı dönemine ait kutsal emanetleri ve tarihi mirası ziyaretçilerle buluşturan “Osmanlı’nın Mukaddes Emanetleri” sergisi oldu. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan sergide, İstanbul’daki önemli müze koleksiyonlarından seçilen Hüsn-i hat levhaları, Kâbe örtüleri, surre alaylarına ait eserler ve Kur’an-ı Kerim nüshalarından oluşan 57 eser yer alıyor. “Yaşayan Miras: Şanlıurfa Sergisi”nde ise, Hüsn-i hat, kaligrafi, tezhip, minyatür, katı, çini, cilt, seramik, porselen, ebru, ahşap işleri, sedef işleri, metal işleri, dokuma işleri, işlemeler, halı, kilim, tesbih, taş baskı, lüle taşı, taş işleri, bez bebek ve enstrüman yapımı gibi pek çok sanat ve zanaat unsuru bir araya getirilerek Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi’nde ziyaretçilerle buluştu. FESTİVAL ATÖLYELER VE SÖYLEŞİLERLE RENKLENDİ Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi İç Avlu’da başlayan “FotoMaraton” etkinliğinde her yaştan onlarca fotoğrafçı, festivalin en güzel karelerini yakalamak için yarıştı. “Yaşayan Miras Söyleşisi: Mırra” programında katılımcılar, Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi’nde bir araya gelerek kentin önemli somut olmayan kültürel miras unsurlarından biri olan mırra geleneği üzerine kapsamlı bir değerlendirme gerçekleştirdi. Etkinlikte; söyleşi ve atölye programlarıyla zenginleşen festival içeriğinin sunduğu çok yönlü deneyim ile geleneksel sanat atölyelerinin uygulamalı öğrenme imkanı sağlaması çerçevesinde verimli bir paylaşım ortamı oluşturuldu. DOĞA VE TARİHİN İZİNDE KEŞİF YÜRÜYÜŞLERİ “Neolitik İnsanın İzinde 12.000 Yıllık Hikâye: Taş Tepeler Yürüyüşü” kapsamında ise katılımcılar, Çakmaktepe, Sayburç ve Ayanlar hattında düzenlenen yürüyüşlerde bir araya gelerek tarihin izlerini sürme fırsatı elde etti. Bozova/Çatak’ta düzenlenen “Kano” etkinliği ile katılımcılar, bölgenin doğal su güzergahı üzerinde gerçekleştirilen parkurda bir araya gelerek hem sportif bir deneyim yaşama hem de doğa ile iç içe vakit geçirme imkanı buldu. Etkinlik kapsamında katılımcılara, su sporlarının temel dinamikleri eşliğinde farklı bir keşif ortamı sunularak doğa ve kent yaşamını bir arada deneyimleme fırsatı sağlandı. “Takoran Vadisi Doğa Yürüyüşü” etkinliğinde katılımcılar, Fırat Nehri’nin doğal atmosferiyle şekillenen ve yaklaşık 20 kilometre uzunluğa sahip Takoran Vadisi’nde bir araya gelerek bölgenin eşsiz doğal güzelliklerini yakından tanıma imkanı buldu. FESTİVAL ÇOCUKLAR İLE ŞENLENDİ Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi Arkeopark’ta dokuz gün boyunca içinde birbirinden renkli aktivitelerin, atölye çalışmalarının, sahne gösterilerinin, tiyatroların, oyun alanlarının ve daha birçok etkinliğin yer aldığı “Çocuk Köyü” minik misafirlerini ağırlamaya başladı. “Küçük Kalbimde Neler Oluyor: Pırpır Sakinleşiyor” etkinliğinde Çağrı Odabaşı, aynı adlı kitabı üzerinden çocuklarla Şanlıurfa Çocuk ve Gençlik Kütüphanesi’nde bir araya gelerek minik katılımcılara hikayenin dünyasını yakından tanıma imkanı sundu. Etkinlikte; “Çocuk Köyü” kapsamında dokuz gün boyunca gerçekleştirilen renkli aktiviteler, atölye çalışmaları, sahne gösterileri, tiyatrolar ve oyun alanlarıyla çocuklara çok yönlü bir deneyim alanı oluşturuldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.