Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kültür Yolu Festivali

Kapsül Haber Ajansı - Kültür Yolu Festivali haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kültür Yolu Festivali haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Ersoy: “Antalya Turizmini 12 Aya Yayacak Yeni Bir Adım Atıyoruz” Haber

Bakan Ersoy: “Antalya Turizmini 12 Aya Yayacak Yeni Bir Adım Atıyoruz”

Türkiye turizminin göz bebeği Antalya, 9 gün boyunca konserlerden sergilere, opera ve baleden geleneksel sanatlara uzanan geniş bir programla Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne ev sahipliği yapacak. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Antalya Kültür Yolu Festivali’nin açılışını gerçekleştirerek festival programını, kentte tamamlanan ve devam eden yatırımları ve Antalya turizminin geleceğine ilişkin yeni projeleri açıkladı. Bu yıl dördüncüsü düzenlenen festivalin açılışında Antalya Valisi Hulusi Şahin, AK Parti Antalya milletvekilleri Kemal Çelik, Mustafa Köse, İbrahim Ethem Taş ve Tuba Vural Çokal katıldı. Antalya’nın kültür ve sanatı, bilgi ve eğlenceyi, geleneksel ile evrenseli bir arada sunan Türkiye Kültür Yolu Festivali çatısı altında yeniden buluştuğunu belirten Bakan Ersoy, organizasyonun dünyanın en kapsamlı, en geniş katılımlı ve en çok ilgi gören festivallerinden biri hâline geldiğini söyledi. Türkiye’ye kazandırdıkları festival markasını bu yıl 26 şehre taşıdıklarını, yaklaşık 8 ay süren kültür ve sanat programının gelecek yıl 32 ile ulaşacağını açıklayan Ersoy, festivalin her yaş ve kesimden insanı bir araya getirirken iç turizm hareketine ve yerel ekonomilere katkı sağlamaya devam edeceğini vurguladı. Antalya’da 440 Etkinlik, 60’ın Üzerinde Lezzet Durağı Antalya’daki festivalin kapsamına ilişkin Ersoy şu ifadeleri kullandı: “Antalya için 40’tan fazla mekânda 440’tan fazla etkinlik düzenleyeceğiz. Ayrıca 85 lezzet durağı belirledik. Akdeniz mutfağı içerisinde, yörük kültürünün güçlü etkisiyle kendine özel bir yer edinen Türk mutfağının lezzet farkını damakların deneyimine sunacağız.” Festivalin ana sahnesinin Konyaaltı Beach Park’ta kurulacağını belirten Bakan Ersoy, Simge, Poizi, Sefo, Gökhan Türkmen, Ebru Yaşar, Demet Akalın ve Hakan Altun’un konserleriyle müzikseverlerin buluşacağını söyledi. Sahne sanatları programında ise sadakat, tutku ve kıskançlıkla örülü bir hayat mücadelesini anlatan Anna Karenina ile doğayı ve aşkı konu alan metinleriyle Carmina Burana eserlerinin bale yorumlarının sanatseverlerle buluşacağını belirten Ersoy, Attila operasında da tarih ve medeniyetleri şekillendiren bir fatihin gölgesinde yeni bir şehrin doğuşunun sahneye taşınacağını ifade etti. Festival kapsamındaki sergilere de değinen Ersoy, Osmanlı’nın Mukaddes Emanetleri sergisinde kutsal emanetler, Kâbe örtüleri ve Kur’an-ı Kerim nüshaları üzerinden Osmanlı’nın manevi dünyasına özel bir kapı aralanacağını belirtti. Antalya’nın Yaşayan Mirası Ustaların Ellerinde Hayat Bulacak Yaşayan Miras Antalya sergisinde geleneksel değerlerin ve Türk kültürünün sanata yansıyan uygulamalarının ziyaretçilere sunulacağını belirten Bakan Ersoy, Bakanlık tarafından Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı olarak tanınan ustaların eserlerinin sergileneceğini açıkladı. Telkari, cam ve ahşap işleri, kilim ve halı dokuma, çömlekçilik, çinicilik, keçe, ebru, tezhip ve minyatür gibi geleneksel sanatların festivalde yer alacağını belirten Ersoy, ziyaretçilerin yalnızca sanat eserlerini değil, asırlardır aktarılan bilgi, beceri, algı ve anlayışı da deneyimleyebileceğini söyledi. Yaşayan Miras programında atölyelerin, kısa film gösterimlerinin ve Düğmeli Evler üzerine bir söyleşinin düzenleneceğini aktaran Ersoy, festivalin geleneksel değerlerin anlatılmasına, yaşatılmasına ve korunmasına katkı sunacağını ifade etti. Sanatseverleri Üç Ressam sergisine de davet eden Bakan Ersoy, Mustafa Taviloğlu’nun koleksiyonundan Alaeddin Aksoy, Mehmet Güleryüz ve Komet’in farklı sanat yaklaşımlarını buluşturan eserlerin ziyaretçilere sunulacağını belirtti.Taviloğlu’nun sanat tutkusuyla oluşan bu koleksiyonun zengin bir sanat deneyimi sunduğunu vurguladı. Antalya’nın Lezzetleri Toroslar’dan Akdeniz Kıyılarına Taşınacak Gastronomiyi büyük önem verdikleri alanlardan biri olarak nitelendiren Bakan Ersoy, Türk mutfağını dünyada hak ettiği konuma taşımak ve küresel bilinirliğini artırmak için çalıştıklarını söyledi. Türkiye Kültür Yolu Festivali’ni bu hedef doğrultusunda bir vitrin olarak değerlendirdiklerini belirten Ersoy, şehirlerin ve bölgelerin mutfak zenginliklerini şeflerin hazırladığı lezzetlerle ziyaretçilere deneyimleme imkânı sunduklarını ifade etti. Antalya gastronomi programına şef Mehmet Akdağ’ın ev sahipliği yapacağını açıklayan Ersoy, Antalya, Korkuteli, Elmalı, Gömbe, Finike, Beycik ve Kaş rotasının yanı sıra Manavgat ve Alanya rotalarının oluşturulduğunu söyledi. Ersoy, belirlenen lezzet noktalarında geleneksel mutfak kültürüyle çağdaş gastronomi anlayışını buluşturan yemeklerin sunulacağını ifade etti. Festivalde 10’dan fazla konser, 30’un üzerinde sergi ve yerleştirme, 30’a yakın atölyenin yanı sıra geziler, fotoğrafçılık etkinlikleri ve çocuklar için kültür, sanat, eğlence ve öğrenmeyi bir araya getiren programlar düzenleneceğini belirten Bakan Ersoy, tüm Antalyalıları aileleriyle birlikte festivale davet etti. Bakan Ersoy Antalya’ya Kazandırılan Yatırımları Açıkladı Antalya’yı geleceğe hazırlamak amacıyla yürüttükleri çalışmaların, şehrin turizm potansiyelini en doğru şekilde değerlendirerek vatandaşların sosyokültürel ve sosyoekonomik hayatında önemli farklar oluşturmayı hedeflediğini söyleyen Bakan Ersoy, kentteki yatırımlara ilişkin açıklamalarda bulundu. 87 milyon liralık yatırımla İbradı Ormana Kültür Merkezi’ni hizmete açtıklarını belirten Ersoy, Kamu Eliyle Yapılan Kültür Yatırımlarına Destek Projesi kapsamında ise 4 projeye toplam 11,1 milyon lira destek sağladıklarını açıkladı. Antalya’nın altyapısını güçlendirmek amacıyla Serik 2 Atıksu Arıtma Tesisi ile Boğazkent Terfi Merkezi ve terfi çalışmalarını 2022 yılında, Kemer-Çamyuva Atıksu Arıtma ve Bağlantılı Altyapı Tesisleri’ni ise 2024 yılında tamamladıklarını belirten Ersoy, bu yatırımların toplam maliyetinin 8 milyar liraya ulaştığını bildirdi. Kocayatak ve Çandır mahallelerini kapsayacak ilave kanalizasyon terfi hattı ve bağlantılı altyapı tesislerinin yanı sıra Serik 2 Atıksu Arıtma Tesisi’ne 2 son çöktürme havuzu ve dezenfeksiyon ünitesi kazandırılması çalışmalarının sürdüğünü aktaran Ersoy, bu işlerin ay sonunda tamamlanmasının hedeflendiğini söyledi. Antalya’da 5 yıldızlı tesis kalitesinde hizmet sunan 14 ücretsiz halk plajını vatandaşların kullanımına açtıklarını da kaydetti. Antalya’nın Tarihine 1 Milyar Lirayı Aşan Arkeoloji Desteği Antalya’nın kültürel mirasının korunmasına yönelik çalışmaları da açıklayan Bakan Ersoy, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü aracılığıyla 2018-2026 yılları arasında 24 proje ve 101 uygulama işinin tamamlandığını, 9 proje ve 9 uygulama işinin ise devam ettiğini söyledi. Bakan Ersoy, Geleceğe Miras Projesi kapsamındaki çalışmalara ilişkin şu ifadeleri kullandı: “Arkeoloji tarihimizin en büyük projesi olan Geleceğe Miras kapsamında 2024 yılı itibarıyla Antalya’da 26 arkeolojik alanda çalışma yürütüyoruz. Bu doğrultuda, 2024-2026 döneminde kazı ve basit onarım çalışmaları için 1 milyar 60 milyon liranın üzerinde ödenek aktardık.” Arkeolojik alanlardaki koruma ve restorasyon çalışmalarının bilimsel altyapısını oluşturmak ve ziyaretçi ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla 14 projenin tamamlandığını belirten Ersoy, 7 projenin ise devam ettiğini bildirdi. Son 8 yılda Antalya Etnografya, Mevlevihane, Nekropol, Alanya Atatürk Evi ve Likya Uygarlıkları müzeleri ile Side Arif Müfid Mansel Arkeoloji Müzesi’ni ziyarete açtıklarını belirten Ersoy, 2018 yılından bu yana Antalya’da yürütülen 8 koruma amaçlı imar planı çalışmasından 6’sının tamamlandığını, kalan 2 çalışma üzerinde ise hassasiyetle çalışıldığını söyledi. Bütün bu yatırımları Antalya’nın dünya turizmindeki payını artırmak, kültürel mirasını korumak, yaşatmak ve geleceğe taşımak amacıyla gerçekleştirdiklerini belirten Bakan Ersoy, çalışmalarını aynı azim ve kararlılıkla sürdüreceklerini vurguladı. Ersoy’dan Turizmde Krizlere Dayanıklı Sektör Vurgusu Türk turizmini 12 aya ve 81 ile yayma hedefinin önemine dikkat çeken Bakan Ersoy, pazar çeşitliliğinin artırılması, farklı pazarların beklentilerini karşılayacak ürün ve hizmetlerin geliştirilmesi ve sürdürülebilir bir turizm ekosisteminin oluşturulması gerektiğini söyledi. Bu hedefe ulaşılmasıyla dünya turizminin de temel ihtiyaçlarından biri olan krizlere dayanıklı bir turizm sektörünün oluşturulacağını belirten Ersoy, Türkiye Turizm Tanıtma ve Geliştirme Ajansı (TGA) gibi kurumsal yapılanmaların, şehir ve bölge bazında yatırımların, tesis, personel, ulaşım, tanıtım ve sürdürülebilirlik alanlarında ulaşılan standartların bu hedef doğrultusunda atılmış önemli adımlar olduğunu ifade etti. Thomas Cook krizinden Covid-19 salgınına, Rusya-Ukrayna savaşından İran-İsrail-ABD çatışmalarına kadar yaşanan gelişmeler karşısında Türkiye’nin turizmde krizlere karşı direnç kazandığını gösterdiğini belirten Ersoy, bu direnci daha da güçlendirmek için çalışmaya devam ettiklerini söyledi. Antalya EXPO Alanında Kongre ve Fuar Turizmine Yeni Dönem Konuşmasının sonunda Antalya turizminin geleceği açısından önemli bir projeyi açıklayan Bakan Ersoy, kentin toplantı, teşvik seyahati, kongre ve etkinlik turizmini ifade eden M.I.C.E. alanında dünyanın en gözde destinasyonlarından biri hâline getirilmesini hedeflediklerini duyurdu. Antalya’yı kültür ve turizm yatırımlarının yanı sıra havalimanı kapasite artırımı ve diğer bakanlıklarla yürütülen karayolu ulaşımı çalışmalarıyla geleceğe hazırladıklarını belirten Ersoy, yeni projenin kentin turizm potansiyeline önemli katkı sağlayacağını söyledi. Bakan Ersoy, 9-20 Kasım tarihlerinde Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı’na (COP31) ev sahipliği yapacak Antalya’da, organizasyonun ardından EXPO alanının kongre ve fuar turizmi açısından değerlendirileceğini açıklayarak, yeni projeyle kentin turizmdeki konumunu güçlendirmeyi hedeflediklerini belirtti. Antalya için yeni bir turizm hamlesi olarak duyurduğu projeye ilişkin Bakan Ersoy şunları söyledi: “Bu büyük uluslararası organizasyona ev sahipliği yaptıktan sonra Antalya EXPO alanında, Türkiye’nin en büyük ve en önemli fuar, kongre ve etkinlik merkezlerinden birini hayata geçirmek üzere TGA çatısı altında kuracağımız ve profesyonellerden oluşan yeni bir yapılanmaya gidiyoruz. Antalya turizminin önemli bir ihtiyacı olan kongre ve fuar turizmi için dünya ölçeğinde ve çok üst düzey nitelikte bir merkez oluşturarak kış ve bahar dönemlerine de hareketlilik kazandıracağız.” Söz konusu projenin yalnızca kongre ve fuar turizmine değil, Antalya’nın sosyal, kültürel ve sanatsal hayatına da önemli katkılar sağlayacağına inandığını ifade eden Bakan Ersoy, turizm sektörüne yönelik oluşturulacak yeni destek mekanizmasının ciddi bir fark yaratacağını vurgulayarak projenin Türkiye’ye ve Antalya’ya hayırlı olması temennisinde bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mardin Kültür Yolu Festivali İlk Gününe Kültür Ve Sanat Dolu Etkinliklerle Başladı Haber

Mardin Kültür Yolu Festivali İlk Gününe Kültür Ve Sanat Dolu Etkinliklerle Başladı

Mardin Kültür Yolu Festivali’nin Sakıp Sabancı Mardin Kent Müzesi’nde düzenlenen açılış programına Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, Mardin Valisi Tuncay Akkoyun, Mardin Milletvekili Faruk Kılıç, il protokolü ve çok sayıda sanatsever katıldı. Açılış konuşmalarının ardından Yazgı ve beraberindeki heyet Sakıp Sabancı Mardin Kent Müzesi’nde yer alan sergileri gezerek eserleri inceledi. FOTOMARATON MARDİN VE FOTOMARATON ÇOCUK İLE KENTİN HİKAYESİ KADRAJLARA TAŞINDI Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen FotoMaraton Mardin ve FotoMaraton Çocuk etkinliklerinde fotoğraf tutkunları, kentin kendine özgü atmosferini ve kültürel zenginliğini objektiflerine yansıttı. Katılımcılar, Mardin’in tarihi dokusunu, mimarisini ve günlük yaşamından kesitleri fotoğraf aracılığıyla kayıt altına aldı. Çocukların da katıldığı etkinlik, kentin farklı yönlerini keşfetmeye ve görsel anlatım yoluyla ifade etmeye olanak sağladı. TELKARİ ATÖLYESİ VE YAŞAYAN MİRAS SÖYLEŞİSİ FESTİVALDE YERİNİ ALDI Sakıp Sabancı Mardin Kent Müzesi’nde İbrahim Cihan eşliğinde gerçekleştirilen Telkari Atölyesi’nde katılımcılar, Mardin’in köklü el sanatlarından telkarinin inceliklerini yakından tanıdı. Gümüş tellerin çeşitli motifler oluşturacak şekilde bükülmesi ve birleştirilmesi esasına dayanan bu geleneksel zanaatın üretim aşamaları hakkında bilgi edinildi. Katılımcılar, ustalık, sabır ve el becerisi gerektiren telkari sanatının kendine özgü teknikleri ve estetik özellikleri atölye çalışmasıyla deneyimledi. Aynı müzede düzenlenen “Yaşayan Miras Söyleşisi: Telkari” programında ise geleneksel zanaatın tarihsel geçmişi, üretim teknikleri ve kültürel kimlikteki yeri konuşuldu. Dr. Serkan Emir Erkmen’in moderasyonunda gerçekleştirilen söyleşide Gülay Özdamar, Suphi Hindiyerli, İbrahim Cihan ve Tuba Munğan, telkarinin kuşaktan kuşağa aktarılan ustalık bilgisini ve Mardin’in kültürel mirasındaki önemini değerlendirdi. Katılımcılar, telkarinin yalnızca süs eşyası üretimine dayalı bir sanat olmadığını, aynı zamanda toplumsal hafızayı ve yerel kimliği yaşatan önemli bir zanaat olduğunu söyleşi ile birlikte öğrenme fırsatı buldu. IV. MARDİN ULUSLARARASI FİLM FESTİVALİ SİNEMA DÜNYASINI BİR ARAYA GETİRDİ Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörlüğü Vali Kılıçlar Salonu’nda gerçekleştirilen IV. Mardin Uluslararası Film Festivali, açılış günü programıyla sinema ve sanat dünyasından isimleri bir araya getirdi. Program kapsamında oyuncu Tuğba Özay ile yapımcı Zeki Sincar’ın katılımıyla düzenlenen özel söyleşide festivalin kuruluş süreci ve sinemada yapım deneyimleri ele alındı. Sinemanın farklı alanlarını bir araya getiren organizasyon, Mardin’in kültür ve sanat takviminde önemli bir buluşma olarak yerini aldı. ÇOCUK KÖYÜ’NDE OYUN VE EĞLENCE BİR ARAYA GELDİ Mardin’de festivalin çocuklara yönelik programı, 15 Temmuz Parkı Çocuk Köyü’nde gerçekleştirilen etkinliklerle renklenecek. Festivalin ilk gününde farklı yaş gruplarına hitap eden oyun ve eğlence alanları, minik ziyaretçilere aileleriyle birlikte keyifli vakit geçirme olanağı sundu. Çocukların festival atmosferine aktif biçimde katılmalarını sağlayan etkinlikler, kültür ve sanat buluşmalarını eğlenceyle bir araya getirdi. Aynı alanda düzenlenen Karaoke Karavan etkinliği de çocukların ve ziyaretçilerin müzikle buluştuğu renkli anlara sahne oldu. Katılımcılar, sevdikleri şarkılara eşlik ederek festival coşkusunu paylaştı. Mardin Kültür Yolu Festivali, dokuz gün boyunca kentin farklı noktalarında düzenlenecek konserler, sergiler, atölyeler, söyleşiler, çocuk etkinlikleri ve sahne gösterileriyle ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

GastroAntep’te Gastronomi, Tarih ve Kültür Buluştu Haber

GastroAntep’te Gastronomi, Tarih ve Kültür Buluştu

“Deneyim Çağı: Gastronomi, Tarım, Turizm ve Misafirperverlik” temasıyla düzenlenen festivalde; üretimden restoran kimliğine, konaklama deneyiminden mutfak kültürünün aktarılmasına kadar pek çok konu paneller ve söyleşilerde ele alınıyor. Şeflerin uygulamalı atölye çalışmaları da ziyaretçilerle buluşuyor. Konferans programında sunum yapan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Gaziantep’in dünya gastronomi ekosistemindeki yerini ve yükseliş potansiyelini yemekler üzerinden değerlendirdi. Şahin, kentin gastronomi alanındaki gelişim sürecine ve bu doğrultuda yürütülen çalışmalara da değindi. ŞAHİN: “BU BEREKET VE MEDENİYET BİZE EMANET” Sunumunun ardından konuşan Şahin, Gaziantep’in gastronomi gücünü Mezopotamya’nın bilgeliği, Fırat’ın bereketi ve kentin tarihi mirasıyla ilişkilendirdi. Gaziantep’in sahip olduğu değerlerin korunarak geleceğe taşınması gerektiğini vurgulayan Şahin, şöyle konuştu: “Biz diğer şehirlerden Mezopotamya’nın bilgeliği, Fırat’ın bereketi ve bu coğrafyanın sunduğu zenginlikle ayrışıyoruz. Bu medeniyet, bu coğrafya ve 12 bin yıllık tarih bize emanet. Sofra deyip geçmeyin, büyük aileyi, kültürün kuşaklar arasında aktarılmasını da korumak zorundayız. Büyük sofrayı yeniden kurmalı, büyük aileyi yeniden inşa etmeliyiz.” Gaziantep’in yemek kültürünün yalnızca lezzetlerden ibaret olmadığını belirten Şahin, misafirperverlik ve paylaşma geleneğinin de bu kültürün temel parçaları olduğunu söyledi. Şahin, “Bir misafir geldiğinde sofraya bir tabak daha koymak, bu kültürün özüdür. Çocuklarımız bizi izliyor ve yaptıklarımızı tekrar ediyor. Kültürün aktarılmasında hepimize sorumluluk düşüyor” dedi. “YEREL LEZZETLERİ DÜNYAYA TANITMALIYIZ” Gaziantep gastronomisinin uluslararası alanda hak ettiği yere ulaşması için yerel ürünlerin ve mutfak kültürünün daha güçlü tanıtılması gerektiğini ifade eden Şahin, şeflere ve sektör temsilcilerine birlikte çalışma çağrısı yaptı. Gaziantep’in peyniri ve sumağı gibi yerel ürünlerinin yeni lezzetlerle buluşturulabileceğini kaydeden Şahin, gastronomide hedefin kentin tanınırlığını ve pazarını büyütmek olduğunu belirtti. Şahin, “Birbirimizi yormak yerine pastayı büyütelim. Bu yolculukta hak ettiğimiz yere ulaşmak için vazgeçmeden çalışmalıyız” diye konuştu. VALİ YARDIMCISI UYGUR: “ORGAZASYON, GAZİANTEP’E KATMA DEĞER SAĞLIYOR” Gaziantep Vali Yardımcısı Bülent Uygur da konuşmasında Kültür Yolu Festivali’nin ülke genelindeki etkisine ve Gaziantep’e sağladığı katkıya değindi. Ülke genelinde binlerce etkinlikle toplumun farklı kesimlerine ulaşan festivalin, özellikle gastronomi ve kültür şehirlerinde turizm hareketliliğini artırdığını ifade eden Uygur, organizasyonun Gaziantep’e önemli bir katma değer sağladığını söyledi. ATAY: “KENTTE GÜNÜN HER SAATİNDE YEMEK BULABİLİRSİNİZ” MHP Gaziantep Milletvekili Sermet Atay ise Gaziantep’in yemek kültürünün yanı sıra tarihi mirası ve sanayisiyle de öne çıktığını vurguladı. Atay, kentte günün her saatinde yemek bulunabilmesinin Gaziantep’in canlı şehir yaşamını yansıttığını ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ünlü Şefler Başkentin Lezzet Haritasını Çıkardı  Haber

Ünlü Şefler Başkentin Lezzet Haritasını Çıkardı 

Ankara Kültür Yolu Festivali’nin gastronomi programında başkentin mutfak kültürü farklı bakış açılarıyla ele alındı. Programa Şef Mehmet Yalçınkaya ev sahipliği yaparken; akademisyen şef Asuman Kerkez, Şef Doğa Çitçi, Şef Sezai Ömer Erdoğan, Şef Zeki Açıköz, Şef Kemal Can Yurttaş, Tarım, Gıda ve Yemek Kültürü Araştırmacısı Kübra Yüzüncüyıl, yemek kültürü yazarı Aylin Öney Tan, Şef Bedrettin Aydoğdu ve Şef Gökhan Aksoy da konuk isimler olarak katkı sundu. Festival kapsamında oluşturulan Lezzet Noktaları üzerinden Ankara’nın farklı yemekleri, ürünleri ve mutfak gelenekleri mercek altına alındı. Ankara tava, Ankara döneri ve Ankara simidinin yanı sıra Beypazarı güveci, Çubuk turşusu, İnceğiz çorbası, öllüğün körü, efelek sarması ve bazlama gibi yöresel tatlar gastronomi rotasının öne çıkan durakları arasında yer aldı. Beypazarı havucu, Çubuk vişnesi ve Ankara armudu gibi yerel ürünler de başkentin sofrasını şekillendiren değerler arasında öne çıktı. “ANKARA’YA GELEN HERKES KENDİNE UYGUN BİR LEZZET NOKTASI BULABİLİR” Festivalin gastronomi programına ev sahipliği yapan Şef Mehmet Yalçınkaya, Ankara’daki Lezzet Noktalarının tarihi işletmelerden farklı konseptlerdeki restoranlara uzanan geniş bir seçki sunduğunu belirterek, “Ankara’ya gelen herkes kendinden bir şeyler bulabilir” dedi. Ankara mutfağının karakterini kentin kendi ürünlerinin belirlediğine dikkat çeken Yalçınkaya, bölgedeki tarımsal üretimin büyük ölçüde yağmurla beslenen topraklarda gerçekleştiğini ve bunun ürünlerin doğal yapısına yansıdığını anlattı. Et ve hamur işlerinin ağırlıkta olduğu kent mutfağında başka şehirlerde daha az karşılaşılan lezzetlerin de bulunduğunu vurgulayan ünlü şef; erkeç pastırması, yöresel üzümler, turşular ve meyvelerin yanı sıra kaliteli et üretiminin de Ankara’nın gastronomik kimliğinde önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Sakatatın da Ankara mutfağında başarılı biçimde değerlendirildiğinin altını çizdi. Lezzet Noktalarının kenti ziyaret edenler için adeta bir gastronomi rehberi niteliği taşıdığını ifade eden Yalçınkaya, ziyaretçilerin “Nerede iyi yemek yiyebilirim?” sorusuna bu seçkiyle kolaylıkla yanıt bulabileceğini belirtti. Adreslerin deneyimli bir kurul tarafından belirlendiğine de dikkat çekti. Yalçınkaya, gastronomiye verilen destek dolayısıyla Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a, TGA’ya ve projede emeği geçenlere teşekkür etti. 1956’DAN BUGÜNE ANKARA TAVA’NIN DEĞİŞMEYEN ADRESİ Boğaziçi Lokantası 3. kuşak işletmecisi Sefa Boyacıoğlu, Ankara’ya ilk kez gelenlere özellikle Ankara tavayı önerdi. Lokantanın spesiyali olan Ankara tavanın orijinal tarifini koruduklarını söyleyen Boyacıoğlu, Ankara tavanın dışarıdan pirinç pilavı ve kuzu etiyle hazırlanmış basit bir yemek gibi göründüğünü ama hazırlık sürecinin oldukça zahmetli olduğunu söyledi. Yemeğin yaklaşık 3,5-4 saat süren bir hazırlık ve pişirme aşamasından geçtiğini, haşlama, fırınlama ve kızartma gibi farklı işlemlerin uygulandığını anlattı. Boyacıoğlu, Lezzet Noktası projesinin Ankara’nın gastronomisini keşfetmek isteyen ziyaretçiler için önemli bir rehber niteliği taşıdığını belirterek, proje sayesinde işletmelerin hem kendi ürünlerini hem de kentin yerel lezzetlerini daha geniş kitlelere tanıtma imkanı bulduğunu ifade etti. ANKARA DÖNERİNİN SIRRI: KUZU ETİ VE 24 SAATLİK HAZIRLIK Meydan 1957 Döner’in 2. kuşak işletmecisi Hüseyin Özercan, Ankara’nın öne çıkan lezzetlerinden dönerin kendine özgü hazırlanışını anlattı. Ankara dönerini diğer örneklerden ayıran temel unsurun kullanılan et olduğunu söyleyen Özercan, dönerde bir yaşını geçmemiş erkek kuzu etinin tercih edildiğini ifade etti. Etlerin bir gün önceden temizlenerek sinirlerinden ayrıldığını ve domates ile soğan suyundan hazırlanan terbiyeye yatırıldığını belirten Özercan, terbiyede süt veya yoğurt kullanılmadığını, dönerin 24 saat dinlendirildiğini söyledi. Ankara mutfağında dönerin yanı sıra Ankara simidi ve Ankara tavanın da önemli bir yere sahip olduğunu belirten Özercan, Lezzet Noktası projesinin Ankara’nın yerel yemeklerini hem şehir dışından gelenlere hem de kendi kentinin mutfak kültürünü yakından tanımayan Ankaralılara anlatmak açısından önemli olduğunu ifade etti. “ANKARA SİMİDİ, ANKARA TAVA VE ANKARA DÖNERİ İLK ÜÇTE” Funda Pastanesi 5. kuşak işletmecisi Bartu Tarakçı, Ankara’ya ilk kez gelenlere üç lezzet önerdi. Tarakçı’nın listesinde ilk sırada Ankara simidi ve ayran, ardından Ankara tava ve Ankara döneri yer aldı. Ankara simidinin hazırlanışında taş tabanlı fırının önemine dikkat çeken Tarakçı, bu yöntemin simidin gevrek ve çıtır yapısını korumasına yardımcı olduğunu söyledi. Pekmezin yakılmasıyla ortaya çıkan aromanın da simide karakteristik lezzetini verdiğini ifade etti. İşletmede en çok tercih edilen ürünler arasında moy pasta, çilekli milföy, profiterol ve sütlü tatlıların bulunduğunu belirten Tarakçı, moy pastanın un kullanılmadan hazırlanan ve işletmeye özgü bir tarif olduğunu anlattı. Ürünlerde klasik reçetelere bağlı kalmaya özen gösterdiklerini söyleyen Tarakçı, kremayı toz ürün yerine sütten hazırladıklarını, sütlü tatlılarda da geleneksel yöntemleri koruduklarını belirtti. Tarakçı, Lezzet Noktası projesinin yerel işletmelerin ve Ankara markalarının daha fazla tanınmasına katkı sağlayacağını ifade ederek projeyi desteklediklerini söyledi. BEYPAZARI GÜVECİNDEN ANKARA DÖNERİNE: “HAMMADDE İYİYSE YEMEĞİN DE KENDİNE HAS BİR LEZZETİ OLUYOR” Nakia Restoran Şefi Sercan Arslan, Ankara mutfağında kullanılan ürünlerin kentin gastronomik kimliğinin temel unsurlarından biri olduğunu belirtti. Ankara’ya gelenlerin özellikle Ankara simidi, Beypazarı güveci ve Ankara dönerini denemesini öneren Arslan, bu ürünlerin kentin mutfak kültürünü tanımak açısından öne çıktığını söyledi. Beypazarı havucu, erişte, Beypazarı kurusu ve Ayaş domatesi gibi ürünlerin kalitesine dikkat çeken Arslan, iyi hammaddelerin Ankara mutfağının güçlü taraflarından biri olduğunu ifade etti. Kendi mutfaklarında da farklı bölgelerden seçilmiş ürünleri kullandıklarını belirten Arslan, ziyaretçilere yalnızca yemek değil, farklı bir gastronomi deneyimi sunmayı amaçladıklarını dile getirdi. Ankara’nın gastronomi potansiyelinin daha görünür hale gelmesi gerektiğini belirten Arslan, Lezzet Noktası gibi projelerin restoranların ve yerel ürünlerin tanınırlığı açısından önemli bir katkı sunduğunu söyledi. ANKARA’NIN LEZZET HARİTASINDA 60 DURAK Ankara’nın gastronomi rotası, şehir merkezinin yanı sıra ilçelerde sürdürülen üretim ve mutfak geleneklerini de aynı çatı altında bir araya getiriyor. Festival kapsamında oluşturulan 60 Lezzet Noktası, ziyaretçilere Ankara’nın farklı tatlarını ve bu tatların arkasındaki yerel üretim kültürünü keşfetme imkanı sunuyor. Ankara tava ve Ankara dönerinden Ankara simidine; Beypazarı güvecinden 80 katlı baklavaya; Çubuk turşusundan İnceğiz çorbasına kadar uzanan seçkide hem günlük sofralarda yaşayan yemekler hem de özel hazırlama teknikleriyle öne çıkan ürünler bulunuyor. Lezzet Noktaları, Ankara’ya gelen ziyaretçilere “ne yenir?” sorusunun ötesinde, başkentin mutfağını oluşturan ürünleri, işletmeleri ve farklı ilçelerde yaşayan yemek kültürünü takip edebilecekleri bir rota sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İstanbul Kültür Yolu Festivali Royal Philharmonic Orchestra Konseriyle Açılışı Yaptı Haber

İstanbul Kültür Yolu Festivali Royal Philharmonic Orchestra Konseriyle Açılışı Yaptı

ROYAL PHILHARMONIC ORCHESTRA, FESTİVAL BAŞLANGICINI İKİ ÖZEL KONSERLE TAÇLANDIRDI İstanbul Kültür Yolu Festivali, 25 ve 26 Eylül akşamlarında iki özel konsere ev sahipliği yaptı. Dünyanın saygın orkestralarından Royal Philharmonic Orchestra, festivalin başlamasından bir gün önce ve festivalin ilk akşamında İstanbullu müzikseverlerle buluştu. Atatürk Kültür Merkezi Türk Telekom Opera Salonu’nda gerçekleştirilen konserler müzik direktörü ve şef Vasily Petrenko yönetiminde gerçekleşti. İlk konser akşamı genç keman virtüözü Liya Petrova’nın solistliğinde düzenlenirken, “Petrova ile Romantizmin Derinlikleri” başlıklı gece dinleyicileri dönemin güçlü eserleriyle bir araya getirdi. İkinci konserin solistliğini ise dünyaca ünlü piyanist Elisabeth Leonskaja üstlendi. “Leonskaja ile Anıtsal Klasikler” başlıklı konser festivale görkemli bir başlangıç yaptı. Royal Philharmonic Orchestra Üzerine Sanat Sohbeti söyleşisi ise AKM Türk Telekom Lounge’da gerçekleşti. İstanbul Devlet Opera ve Balesi Müzik Direktörü İbrahim Yazıcı ile konser üzerine düzenlenen söyleşinin moderatörlüğünü AKM Sanat Yönetmeni Remzi Buharalı üstlendi. Konser öncesi eserin sanatsal yorumunun ele alındığı söyleşide, eserle ilgili bilinmeyenler de keşfedildi. Söyleşi katılımcıları, izleyecekleri konser hakkında eşsiz bilgiler edinerek etkinliğe bambaşka gözle katılma fırsatı yakaladı. AÇIK HAVA SAHNESİNDE İKİ FARKLI MÜZİK DÜNYASI AKM Türk Telekom Açık Hava Sahnesi’nde düzenlenen konserlerde Aydilge ve Resul Dindar, farklı müzik anlayışlarını aynı festival programında bir araya getirdi. Aydilge, kendine özgü yorumunu taşıdığı şarkıları ve hareketli sahne performansıyla dinleyicilerle buluşurken Resul Dindar, Karadeniz müziğinin geleneksel ezgilerini çağdaş yorumuyla İstanbullulara taşıdı. KUĞU GÖLÜ HİKAYESİ ÇAĞDAŞ SAHNE DİLİYLE YORUMLANDI Festivalin sahne sanatları programında “Swans”, AKM Tiyatro Salonu’nda izleyici karşısına çıktı. Klasik “Kuğu Gölü” hikayesini çağdaş bir sahne diliyle yeniden ele alan yapım, bale geleneğini hip hop, çağdaş dans, akrobatik hareketler ve teknolojiyle bir araya getirdi. Klasik eserin temel dramatik yapısını koruyan “Swans”, farklı dans disiplinlerini aynı koreografik anlatıda buluşturdu. “DELİRİYUM” DİJİTAL ÇAĞDA BENLİK ALGISINI SORGULADI İstanbul Devlet Opera ve Balesi MDTistanbul yapımı “Deliriyum”, Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası’nda sahnelendi. Dijitalleşmenin ve sosyal medyanın insan bedeni ile kimliği üzerindeki etkilerini konu alan ve Canberk Yıldız’ın koreografisini üstlendiği modern dans eseri, bireyin algoritmalar, ekranlar ve kesintisiz bilgi akışı içinde geçirdiği dönüşümü sahneye taşıdı. İzleyiciler, modern dans gösterisiyle birlikte çağdaş yaşamın temel tartışmalarından birini beden, hareket ve dijital görüntüler üzerinden izleme fırsatı yakaladı. DÜNYANIN FARKLI COĞRAFYALARINDAN ŞAİRLER İSTANBUL’DA BULUŞTU Rami Kütüphanesi, 17’nci Uluslararası İstanbul Şiir ve Edebiyat Festivali’nin açılışına ev sahipliği yaptı. İstanbul Kültür Yolu Festivali’nin ilk gününde dünyanın farklı coğrafyalarından şair ve yazarlar, edebiyatseverlerle bir araya geldi. Katılımcılar, Rami Kütüphanesi’nin tarihi atmosferinde şiir dinletilerini takip ederek farklı ülkelerden şairlerin sesinden şiirler dinledi ve edebiyat ile şiir üzerine sohbetlere katıldı. Gün boyunca gerçekleştirilen buluşmalarda şiirin kentle, güncel meselelerle ve insan hayatıyla kurduğu bağ üzerine farklı hikayeler ve deneyimler paylaşıldı. ÇOCUKLAR FESTİVAL HEYECANINI ATÖLYELERDE YAŞADI Festivalin çocuklara yönelik programı, kültürel miras, tasarım, bilim ve müziği farklı etkinliklerde bir araya getirdi. Rami Kütüphanesi’nde Şennur Ülker eşliğinde gerçekleştirilen “Selçuklu Sultanları Kukla Boyama Atölyesi”nde çocuklar, Selçuklu tarihinden ilham alan kuklaları kendi renk ve desen tercihleriyle yorumladı. Atölye, tarihi karakterleri el becerisi ve yaratıcı üretimle tanımalarına imkan sağladı. Aynı mekanda gerçekleşen “Geleneksel Türk Desenleri Atölyesi: Kendi Doppanı Tasarla” ile minikler, Türk dünyasının köklü kültür mirasında özel bir yere sahip geleneksel başlık doppa ile tanıştı. Medine Aziz ve Şerife Buğra’nın eğitmenliğinde düzenlenen çalışmada çocuklar, geleneksel Türk desenlerinin renkli dünyasını keşfederken kağıt kesme, katlama ve boyama tekniklerini kullanarak kendi doppalarını tasarladı. KARAOKE KARAVAN’LA SAHNE FESTİVAL ZİYARETÇİLERİNİN AKM Kültür Sokağı’nda festival ziyaretçilerini ağırlayan Karaoke Karavan, müziği yalnızca dinlenen değil, herkesin katıldığı bir deneyime dönüştürdü. Karavana gelen İstanbullular, Karaoke Muudu uygulaması üzerinden sevdikleri şarkıları seçerek mikrofonu eline aldı ve sahnenin bir parçası oldu. FOTOMARATON BEYOĞLU’NUN GÖRSEL HAFIZASINA YENİ KARELER EKLEDİ AKM Türk Telekom Açık Hava Sahnesi’nde festivalin ilk günü düzenlenen FotoMaraton Beyoğlu ve FotoMaraton Çocuk etkinliklerinde amatör ve profesyonel fotoğrafçılar kentin sokaklarında yerini aldı. Gün içinde açıklanan temalarla Beyoğlu’nu gezen katılımcılar; semti, insanlarını, kültür mekanlarını ve gündelik yaşamını kendi bakış açılarıyla fotoğrafladı. Çocuklar da kendi kadrajlarından İstanbul’u gözlemleyerek eşsiz kareler yakaladı. Etkinlik, Beyoğlu’nun festival günündeki atmosferinin farklı kuşakların objektiflerinden kayıt altına alınmasını sağladı. BEŞ ASIRLIK SEYAHAT KÜLTÜRÜ REHBERLİ TURLARDA ELE ALINDI Meşher’de yer alan “Seyahat Sanatı: Sadberk Hanım Müzesi ve Ömer Koç Koleksiyonlarından” sergisi, festival kapsamında düzenlenen rehberli turlarla ziyaret edildi. Küratörlüğünü Merve Uca’nın üstlendiği sergi, 15’inci yüzyılın sonundan 20’nci yüzyılın ilk çeyreğine kadar Osmanlı topraklarına yapılan yolculukların izini 300’ü aşkın eser üzerinden sürüyor. Rehberli turlarda ziyaretçiler, eserlerin tarihsel bağlamı ve koleksiyonlar arasındaki ilişkiler hakkında bilgi edinirken seyahatin kültürler arası etkileşimdeki rolünü de değerlendirdi. İstanbul Kültür Yolu Festivali, 4 Ekim’e kadar konserlerden sergilere, sahne sanatlarından söyleşilere, atölyelerden çocuk etkinliklerine uzanan kapsamlı programıyla kentin farklı noktalarında devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ankara Kültür Yolu Festivali Başladı Haber

Ankara Kültür Yolu Festivali Başladı

Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin bu yılki 19’uncu durağı Ankara oldu. Başkent, 19-27 Eylül tarihleri arasında konserlerden sergilere, söyleşilerden sahne performanslarına, çocuk etkinliklerinden atölyelere ve gastronomi etkinliklerine uzanan programla beşinci kez Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne ev sahipliği yapıyor. Ankara Kültür Yolu Festivali’nin açılışını CSO Ada Ankara’da dört sergiyi ziyaret ederek gerçekleştiren Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, başkentin tarihini ve mimarisini ressamların gözünden yeniden gördüklerini, genç tasarımcıların Ankara’ya bakışını afiş tasarımları üzerinden keşfettiklerini söyledi. Ersoy, Türk ve Kore kültürlerinin geleneksel sanatlarında buluştuklarını, teknolojik üretimden geriye kalan malzemelerin sanatla nasıl yeni bir değer kazanabildiğine tanıklık ettiklerini ifade etti. Ersoy, program kapsamında “Ankara Resimleniyor”, “Genç Sanat: 7. Afiş Tasarım Yarışması”, “Renklerin Buluşması ve İki Kültürün Diyaloğu” ile ASELSAN’ın “İleri Dönüşen Bir Gelecek Vizyonu” sergilerini ziyaret etti. Bakan Ersoy, festival rotasındaki “Renklerin Buluşması ve İki Kültürün Diyaloğu” sergisinin açılışını Kore Cumhuriyeti Büyükelçisi Sukjong Boo ile birlikte gerçekleştirdi. Ersoy, ziyaretleri sırasında yaptığı değerlendirmelerde, bu dört serginin Türkiye Kültür Yolu Festivali ile oluşturmak istedikleri kültür ve sanat ortamını çok güzel anlattığını söyledi. Ankara’nın Kültürel Hafızası Tuvale Taşındı İkinci kez gerçekleştirilen “Ankara Resimleniyor” projesinin başkentin kültürel hafızasına sanat yoluyla önemli bir katkı sunduğunu belirten Ersoy, farklı sanat anlayışlarına sahip ressamların Ankara’nın tarihî yapılarını, mimari zenginliğini ve değişen kent yaşamını kendi yorumlarıyla tuvale taşıdıklarını söyledi. Her eserde aynı şehrin farklı bir yönünü ve farklı bir hikâyesini görmenin mümkün olduğunu kaydeden Ersoy, Ankara’nın 2026 Türk Dünyası Turizm Başkenti olması vesilesiyle bu çalışmaya ayrı bir önem verdiklerini ifade etti. Başkentin Türk dünyasındaki tarihî ve kültürel yerini vurgulamayı, mimari mirasını sanat aracılığıyla ulusal ve uluslararası ölçekte tanıtmayı amaçladıklarını belirten Ersoy, ortaya çıkan eserlerin Ankara’nın bugününe tanıklık ederken gelecek kuşaklara da şehrin kimliğini anlatan birer belge niteliği taşıdığını söyledi. Genç Tasarımcılar “Başkent Ankara”yı Yorumladı Başkenti sanatla anlatan bir diğer çalışma ise “Başkent Ankara” konulu “Genç Sanat: 7. Afiş Tasarım Yarışması” oldu. Ersoy, Ankara’nın 2026 Türk Dünyası Turizm Başkenti olması kapsamında düzenlenen yarışmayla Anadolu’nun ve Millî Mücadele’nin kalbinde yer alan şehre dikkat çekmeyi, turizm başkenti kimliğine ilişkin farkındalığı artırmayı ve genç tasarımcıları desteklemeyi amaçladıklarını söyledi. Gençlerin Ankara’yı kendi tasarım anlayışlarıyla yorumlamalarını ve şehrin tanıtımına yaratıcı fikirleriyle katkıda bulunmalarını çok kıymetli bulduğunu ifade eden Ersoy, onların üretimlerini görünür kılmanın ve sanatseverlerle buluşturmanın kültür ve sanat alanındaki çalışmaların önemli bir parçasını oluşturduğunu belirtti. Yarışmanın sergisi, CSO Ada Ankara Alt Fuaye Salonu’nda 19 Ekim’e kadar ziyaret edilebilecek. Minhwa ile Minyatür Aynı Sergide Buluştu Bakan Ersoy, “Renklerin Buluşması ve İki Kültürün Diyaloğu” sergisinde iki köklü kültürün sanat aracılığıyla kurduğu bağın görüldüğünü söyledi. Kore Cumhuriyeti Büyükelçiliğinin geleneksel Kore halk sanatı Minhwa eserlerini festivalde sergileme önerisini memnuniyetle karşıladıklarını belirten Ersoy, bu öneriyi Minhwa ile minyatür sanatını bir arada sunacak bir buluşmaya dönüştürdüklerini ifade etti. Farklı tarihî ve toplumsal birikimlerden doğan iki resim geleneğinin renklerin taşıdığı anlamlar, hikâye anlatma biçimleri ve kompozisyon anlayışlarıyla birbirine yakınlık gösterdiğini kaydeden Ersoy, her iki geleneğin kendi kültürünün dünyaya bakışını yansıttığını ve birlikte sergilendiklerinde birbirini anlamak için yeni imkânlar sunduğunu söyledi. Türkiye ile Kore arasındaki dostluğun kültür ve sanat alanındaki bu tür buluşmalarla daha da güçlenmesini önemsediklerini belirten Ersoy, sanatçıların birbirlerinin birikimlerini tanımalarını, birlikte üretmelerini ve yeni iş birlikleri geliştirmelerini desteklediklerini ifade etti. Ersoy; Kore Cumhuriyeti Büyükelçisi Sukjong Boo’ya, Kore Uluslararası Minhwa Derneği Başkanı ve Kyung Hee Üniversitesi Profesörü Lee Kyu-wan’ın şahsında Koreli sanatçılara, Kore Kültür Merkezi Sanat Grubu’na ve minyatür geleneğini yaşatan sanatçılara teşekkür etti. Teknolojik Üretimden Kalan Malzemeler Sanata Dönüştü ASELSAN’ın “İleri Dönüşen Bir Gelecek Vizyonu” sergisinin son derece anlamlı bir çalışma olduğunu belirten Bakan Ersoy, ülkenin teknolojik bağımsızlığı için kritik teknolojiler geliştiren ASELSAN’ın üretim gücünü sanat ve çevre duyarlılığıyla buluşturduğunu söyledi. İşlevini tamamlamış elektronik ve endüstriyel malzemelerin farklı ülkelerden sanatçıların ellerinde yeni bir anlam ve estetik değer kazandığını ifade eden Ersoy, at, kedi, albatros, keçi ve kurt figürlerinden oluşan beş eserin, atık olarak görülen malzemelerin yaratıcılıkla nasıl yeniden değerlendirilebileceğini gösterdiğini kaydetti. Ersoy, bu yaklaşımı kaynakların daha bilinçli kullanılması ve gelecek nesillere karşı sorumluluğun hatırlatılması bakımından kıymetli bulduğunu belirtti. Festival kapsamında daha önce Eskişehir Eti Arkeoloji Müzesi ve Bursa Merinos Atatürk Kültür Merkezi’nde sergilenen eserlerin Ankara’nın ardından İstanbul Atatürk Kültür Merkezi, İzmir Kültür Sanat Fabrikası ve Antalya’da da ziyaretçilerle buluşacağını bildirdi. Bakan Ersoy, bütün Ankaralıları ve başkenti ziyaret eden misafirleri CSO Ada Ankara’daki dört sergiyi görmeye ve Ankara Kültür Yolu Festivali’nin etkinliklerine katılmaya davet etti. Ankara’da 42 Mekânda 518 Etkinlik Ankara Kültür Yolu Festivali kapsamında 42 farklı mekânda 518 etkinlik düzenlenecek. Festival programında 50’den fazla “Lezzet Noktası” da yer alacak. Dokuz günlük programda 37 konserin 9’u ana sahnede gerçekleştirilecek. Festivalde ayrıca 1 bale temsili, 2 müzikal, 1 opera temsili, 3 dans gösterisi, 1 dinleti, 7 çocuk oyunu, 24 sergi ve yerleştirme, 2 sergi tanıtımı ve söyleşi ile 12 söyleşi yer alacak. Çocuklar için 8 farklı başlıkta etkinlik, yetişkinler ve çocuklar için ise 42 farklı başlıkta atölye düzenlenecek. Festival, kongre, konferans, panel, fotoğrafçılık, film gösterimi, rehberli tur, gezi, belgesel film gösterimi, masal canlandırma ve simülatör etkinliği gibi başlıklarda 20 farklı etkinlik de programda bulunuyor. Başkent Millet Bahçesi’nde kurulacak ana sahnede Gökhan Türkmen, Hakan Altun, Derya Uluğ, Poizi, Sefo, Serkan Kaya, Ceza, Ebru Yaşar ve Özcan Deniz sahne alacak. Aynı alanda çocuklar için bir “Çocuk Köyü” kurulacak. Dünyaca Ünlü Topluluklar Başkentte Sahne Alacak Festivalin öne çıkan etkinliklerinden biri, Müzik Direktörü Michael Ibrahim yönetimindeki Ulusal Arap Orkestrası ile Filistinli vokalist Nai Barghouti’nin CSO Ada Ankara’da vereceği konser olacak. Orkestra, Arap dünyasının müzik geleneklerini ve seçkin repertuvarını Ankara’da sanatseverlerle buluşturacak. Şef Vasily Petrenko yönetimindeki dünyaca ünlü Royal Philharmonic Orchestra da piyanist Elisabeth Leonskaja’yı ağırlayacağı konserle Ankara Kültür Yolu Festivali kapsamında sahne alacak. Ankara Devlet Opera ve Balesi, Wolfgang Amadeus Mozart’ın “Don Giovanni” operasını piyanolu konser versiyonuyla sahneleyecek. “İki Devlet Bir Sahne ‘Kardeş Ezgiler" konseri ise Türkiye ile Azerbaycan’ın ortak kültür mirasını sanatın birleştirici gücüyle buluşturacak. Program, Azerbaycan klasik müzik geleneğinin kurucusu Üzeyir Hacıbeyli’nin doğum günü anısına gerçekleştirilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çanakkale Beşinci Kez Kültür Yolu Festivali İle Buluştu Haber

Çanakkale Beşinci Kez Kültür Yolu Festivali İle Buluştu

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne beşinci kez ev sahipliği yapan Çanakkale’de açılış programı Anadolu Hamidiye Tabyası Hangar Binası’nda gerçekleştirildi. Programa Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman, Yeni Parti Çanakkale Milletvekili İsmet Güneşhan, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, Türkiye Kültür Yolu Festivali Genel Direktörü Selim Terzi, il protokolü ve çok sayıda sanatsever katıldı. Festivalin açılışında konuşan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, Çanakkale’nin binlerce yıl önce Troya Savaşları’yla destanlara konu olduğunu, binlerce yıl sonra ise Çanakkale Savaşları’yla dünya tarihinin en önemli mücadelelerinden birine sahne olduğunu söyledi. Çanakkale’nin, insanlık tarihinin farklı dönemlerini aynı coğrafyada ve ortak bir hafızada buluşturan eşsiz bir kültür şehri olduğunu vurgulayan Yazgı, “Bizler de bu eşsiz mirası korumayı, yaşatmayı ve dünyaya tanıtmayı en önemli sorumluluklarımızdan biri olarak görüyoruz. Bu anlayışla, 14 Haziran’da Roma’nın kalbindeki Kolezyum’da açılan ve 18 Ekim’e kadar ziyaret edilebilecek ‘Troya ve Roma: Antik Akdeniz Mitleri, Efsaneleri, Hikâyeleri’ sergisinde, 19 müzemizden 200’ü aşkın eseri uluslararası izleyiciyle buluşturuyoruz” dedi. Yazgı, bir şehrin kültürel mirasını dünyaya tanıtmak kadar, o mirası korumanın ve gelecek nesillere aktarmanın da önemli bir sorumluluk olduğunu belirterek, bu topraklarda vatan için canlarını feda eden kahramanların aziz hatırasına sahip çıkmanın bir vefa borcu olduğunu söyledi. Yazgı, “Bu anlayışın bir tezahürü olarak kurulan Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığımız; şehitliklerden tabyalara, müzelerden anıtlara kadar bu eşsiz mirası korumak, ihya etmek ve gelecek nesillere aktarmak için çalışmalarını büyük bir özveriyle sürdürüyor. Çünkü burada yapılan her çalışma yalnızca bir tarihî mekânı korumak değil; ecdadımıza duyduğumuz vefayı yaşatmak ve Çanakkale ruhunu gelecek nesillere emanet etmektir. Bugün Tarihi Alan, bu anlayışla milletimizin hafızasında ve gönlünde müstesna bir yere sahip olan canlı bir tarih alanı hâline gelmiştir.” dedi. “ÇANAKKALE MUTFAĞINI YAKINDAN TANIMA FIRSATI SUNUYORUZ” Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, festivalin Çanakkale’nin lezzetlerini keşfetmenin yanı sıra kentin gastronomi kültürünün konuşulacağı, paylaşılacağı ve geleceğe taşınacağı önemli buluşmalara da ev sahipliği yapacağını söyledi. Bir şehri tanımanın en güzel yollarından birinin o şehrin sofrasına ortak olmak olduğunu belirten Yazgı, festival kapsamında danışma kurulu tarafından belirlenen 52 Lezzet Noktası ve gastronomi etkinlikleriyle ziyaretçilere Çanakkale mutfağını yakından tanıma fırsatı sunacaklarını dile getirdi. Yazgı, ziyaretçilere Çanakkale’nin peynirini, sardalyasını, keşkeğini, peynir helvasını, zeytinyağlılarını ve eşsiz yöresel lezzetlerini tatmadan şehirden ayrılmamalarını da özellikle tavsiye etti. “ÇANAKKALE KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ GURUR VERİCİ BİR ETKİNLİK” Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman, festivalin kentin kültür ve sanat hayatının önemli bir parçası hâline geldiğine dikkat çekerek, “Çanakkale Kültür Yolu Festivali artık şehrimiz için önemli bir marka. Ulusal ve uluslararası alanda dikkat çeken, gurur verici bir organizasyona dönüşmesinden büyük memnuniyet duyuyoruz. Dokuz gün boyunca gerçekleştirilecek kültür, sanat ve gastronomi etkinlikleri hem Çanakkaleli hemşehrilerimiz hem de kentimizi ziyaret edecek misafirlerimiz için önemli bir fırsat sunacak. Festivalin Çanakkale’nin kültürünü, sanatını, tarihini ve gastronomisini daha geniş kitlelere tanıtmasına önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz. Vatandaşlarımızın festivale gösterdiği ilgi ve güçlü sahiplenme de bizleri ayrıca mutlu ediyor. Bu değerli organizasyonun hayata geçirilmesinde başta Kültür ve Turizm Bakanlığımız olmak üzere Bakan Yardımcımıza, Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığımıza, ilgili kurum ve kuruluşlarımıza ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi. “ÇANAKKALE HALKI BU FESTİVALİ ÇOK SEVDİ” Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, Çanakkalelilerin sevdiği festivalin bugün başladığını belirterek, “Gerçekten Sayın Kültür ve Turizm Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy'un büyük desteğiyle ve Kültür ve Turizm Bakanlığımızın uygun görmesiyle uzun zamandan bu yana Çanakkale'de Kültür Yolu Festivallerini hep beraber yapıyoruz. Ve Çanakkale halkı bu festivali çok sevdi. Hem katılım anlamında hem de sahip çıkma anlamında bütün halk başta olmak üzere bütün kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, siyasi partilerimiz bir bütün olarak bu festivale sahip çıktılar. Gerçekten bu festival 3 yaşından 90 yaşına kadar herkesin kendine ait bir şey bulabildiği bir festival. Ve kültür ve sanatın bütün dalları var. Spordan, tiyatroya müzik etkinliklerinden sergilere ve insan ne arıyorsa sanat ve kültür adına gerçekten burada mutlaka bir şey buluyor." dedi Açılış programının ardından protokol üyeleri, Anadolu Hamidiye Tabyası’nda festival boyunca ziyaretçilerini ağırlayacak “Yaşayan Miras: Çanakkale Sergisi”ni ziyaret etti. ÇANAKKALE’DE KONSERLER MÜZİK ŞÖLENİ YAŞATACAK Çanakkale Kültür Yolu Festivali kapsamında düzenlenecek ücretsiz konserlerde Türkiye’nin sevilen sanatçıları dokuz gün boyunca müzikseverlerle buluşacak. Festivalin konser programında Ceza, Kıraç, Bengü, Oğuzhan Koç, Özcan Deniz, Simge, Sefo, Gökhan Türkmen ve Bayhan sahne alacak. Festival boyunca sergiler, tiyatro gösterileri, sempozyumlar, geleneksel sanat atölyeleri, söyleşiler, FotoMaraton etkinlikleri ve çocuk programları da kentin farklı noktalarında ziyaretçilerle buluşacak. Çanakkale Kültür Yolu Festivali, 6 Eylül’e kadar kentin tarihî mekânlarından kültür sanat merkezlerine uzanan zengin programıyla Çanakkalelileri ve kenti ziyaret eden misafirleri ağırlamaya devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.