Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kültürel Aktarım

Kapsül Haber Ajansı - Kültürel Aktarım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kültürel Aktarım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TEGV ve MESARA işbirliğiyle hayata geçirilen “Gül Kapsül Koleksiyonu” tanıtıldı Haber

TEGV ve MESARA işbirliğiyle hayata geçirilen “Gül Kapsül Koleksiyonu” tanıtıldı

Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV), geleneksel Türk sanatlarının zarafetini dünyaya tanıtma misyonuyla yola çıkan MESARA ile anlamlı bir iş birliğine imza attı. Bu özel iş birliği kapsamında hazırlanan “Gül Kapsül Koleksiyonu” 7 Mayıs’ta Pera Müzesi Pera Kafe’de düzenlenen lansmanla ilk kez tanıtıldı. Anneler Günü öncesinde satışa sunulan ve “sınırlı sayıda üretilen” koleksiyon; eşarp, omuz çantası ve el çantasından oluşuyor. Koleksiyondaki tüm ürünler www.tegvdukkan.com üzerinden TEGV Dükkân’da ve Pera Müzesi Mağazası’nda satışa sunulurken, etkinlikte elde edilen gelirin tamamı 100’den fazla TEGV çocuğunun nitelikli eğitimle buluşmasına katkı sağlayacak. Kültürel miras, çağdaş tasarımla buluşuyor MESARA markası, geleneksel Türk sanatlarının asaletini dünyaya tanıtma arzusuyla doğdu. Markanın ilham kaynağı ise, tezhip ve minyatür sanatlarının yaşayan en önemli temsilcilerinden biri olarak kabul edilen Gülbün Mesara. İstanbul’da doğan ve sanat yolculuğunu burada başlatan Mesara’nın eserleri; zarif çiçek kompozisyonları, tezyini hat formları ve yüzyıllara dayanan estetik anlayışın izlerini taşıyor. Koleksiyonda yer alan gül motifleri başta olmak üzere tüm desenler; tarihi el yazmaları, mimari süslemeler ve geleneksel dekoratif sanat örneklerinden besleniyor. 16. yüzyıldan 19. yüzyıla uzanan köklü bir sanat geleneğinden ilham alan tasarımlar, Osmanlı tezhip ve minyatür sanatlarının yalnızca bir süsleme değil; aynı zamanda bir hikâye anlatımı ve kültürel aktarım aracı olduğunu vurguluyor. Bu yönüyle Gül Kapsül Koleksiyonu, kültürel mirası genç nesillere tanıtmayı ve yaşatmayı amaçlıyor. “Gül, benim için bir anlam dünyası” Gül Koleksiyonu’na dair değerlendirmelerde bulunan Gülbün Mesara şunları söyledi: “Gül, benim için sevginin, tutkunun ve güzelliğin güçlü bir sembolü; bu anlamlar hem kişisel hikâyem hem de kültürel mirasımız ile iç içe. Elli yılı aşkın süredir eski Türk el yazmaları ve el sanatlarındaki süslemeleri inceliyorum; bu ‘gül yolculuğu’, çiçeğin sanattaki merkezi rolünü ve zengin üslup çeşitliliğini ortaya koydu. Bu özel koleksiyonda yer alan eserler, bu uzun tutkunun ve titiz araştırmaların bir sonucu. TEGV ile birlikte gerçekleştirdiğimiz bu özel proje için samimi dileğim, üretilen özel ürünlerde yer alan eserlerle herkesin benim bulduğum neşe ve güzelliği hissetmesi ve çocuklara hep beraber anlamlı bir katkıda bulunmaktır.” “Her ürün, çocukların eğitim yolculuğuna umut olacak.” TEGV Genel Müdürü Sait Tosyalı ise iş birliğine ilişkin şöyle konuştu “Çocukların çağdaş eğitim fırsatlarına erişmesini sağlayacak sürdürülebilir ve yaratıcı iş birliklerine büyük önem veriyoruz. Gülbün Mesara’nın geleneksel Türk sanatlarını yıllardır büyük bir ustalıkla yaşatan özgün sanat yaklaşımını, çocuklarımızın geleceğine katkı sağlayan bir sosyal fayda projesiyle buluşturmak bizim için çok kıymetli. MESARA iş birliğiyle hayata geçirilen Gül Kapsül Koleksiyonu, kültürel mirasımızı çağdaş tasarımla yeniden yorumlarken, aynı zamanda çocukların eğitim yolculuğuna umut olacak anlamlı bir desteğe dönüşüyor. Her bir ürünün, hem sanatın zarafetini hem de eğitimin dönüştürücü gücünü taşıdığına inanıyoruz” Sanat ve sosyal fayda aynı çatı altında 7 Mayıs’ta gerçekleşen lansmanda sınırlı sayıda ve özel olarak tasarlanmış ipek eşarp ve günlük kullanıma uygun çantalar sergilenirken, katılımcılar ürünleri yakından inceleme ve satın alarak eğitime destek olma fırsatı buldu. MESARA’nın ilk kez TEGV ile lanse edildiği bu iş birliği, hem Türkiye’de hem de uluslararası alanda geleneksel sanatların daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağlamayı hedefliyor. Aynı zamanda Anneler Günü dönemine denk gelen tanıtım, anlamlı bir hediye alternatifi sunarken 100’den fazla çocuğun eğitimine destek olmayı amaçlıyor. Koleksiyondaki tüm ürünler www.tegvdukkan.com üzerinden TEGV Dükkân’da ve Pera Müzesi Mağazası’nda çocukların eğitimi için satışta olacak. Gül Kapsül Koleksiyonu, kültürel mirası çağdaş tasarımla buluştururken, sanatın dönüştürücü gücünü sosyal faydaya dönüştüren örnek bir proje olarak öne çıkıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nilüfer’de Müzik, Yemek ve Göç Hikayeleri Harmanlandı Haber

Nilüfer’de Müzik, Yemek ve Göç Hikayeleri Harmanlandı

Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen, Prof. Dr. Özlem Doğuş Varlı’nın kurgusu ve sunumuyla gerçekleşen “Gastroetnomüzikolojik Kaynatmalar” programının bu ayki konukları, araştırmacı Durmuş Durukan ve Zeynep Mısra Türker oldu. Bayram geleneklerinden göç hikayelerine uzanan söyleşide, yemeğin sadece doyurucu bir fiziksel ihtiyaç değil, aynı zamanda kültürel bir bellek ve toplumsal bir ifade biçimi olduğu vurgulandı. Etkinliği, Nilüfer Belediye Meclis Üyesi Demirhan Aslan da takip etti. Söyleşide konuşan Durmuş Durukan, yemek sosyolojisi ve hamur işlerinin toplumsal hayattaki yeri üzerine yaptığı araştırmaları aktardı. Siyaset bilimi, medya ve kültürel çalışmalar alanında eğitimini mutfak sanatlarıyla birleştiren Durukan, Anadolu’da otuza yakın ili gezerek hamur işleri üzerine saha çalışmaları yaptığını belirtti. LEZZETLERE SOSYOLOJİK BAKIŞ Modern gastronomi trendleri ile geleneksel lezzetleri sosyolojik bir pencereden kıyaslayan Durukan, hamur işlerinin ekonomik kriz dönemlerindeki işlevine dikkat çekti. Durukan, “Popüler kültürde füzyon mutfağı veya şatorbiryan gibi lezzetler trend olurken, Kürt böreği gibi geleneksel hamur işleri usta-çırak ilişkisiyle ve 50 yıldır değişmeyen yapısıyla varlığını sürdürüyor. Enflasyonun arttığı dönemlerde insanların hamur işine yöneldiğini görüyoruz. Börek, kapitalizme hizmet eden modern gastronomi mekanların aksine, insanın gündelik öğünlerini daha uygun maliyetle geçiştirmesini sağlıyor ve günü kurtarıyor” ifadelerini kullandı. ÇERKEZ KÜLTÜRÜ VE YEMEKLERİ Çerkez kültürü ve yemekleri üzerine tez çalışmaları yapan Zeynep Mısra Türker ise, Çerkez diasporasının mutfak alışkanlıklarının ardındaki tarihi travmalara değindi. 21 Mayıs 1864 Çerkez Sürgünü’nün toplum üzerindeki derin etkilerini anlatan Türker, sürgün sırasında Karadeniz’de yaşanan büyük can kayıpları nedeniyle Çerkezlerin balık tüketmekten kaçındığını, bunun yerine et ve et ürünleri ağırlıklı bir beslenme rutini geliştirdiklerini ifade etti. Geleneksel “Haluj” yapımının sadece bir mutfak mesaisi olmadığını belirten Türker, “Kadınların bir araya gelerek haluj yapması, aslında diasporada yaşayan bir halkın anavatanla bağlarını canlı tutma çabasıdır. Bu buluşmalar, kimliğin çocuklara ve gençlere aktarıldığı, birlik ve beraberliğin pekiştirildiği çok önemli bir kültürel aktarım alanıdır” dedi. Gastronomi, tarih ve sosyolojinin iç içe geçtiği söyleşi, kültürel dokuya uygun müzik ve yöresel lezzet sunumlarıyla renklendi. Katılımcılara pelür kağıdına sarılı Kürt böreği, Paskalya çöreği ve Antakya kahkesi ikram edilirken; bu kültürel çeşitliliğe Fairouz şarkıları ve “Leylim Ley” ezgileri eşlik etti. Baharın gelişinin gelincik şerbetiyle kutlandığı gece, tomara tavası ikramı ve Çerkez Derneği’nin sunduğu coşkulu müzik ve dans performansıyla sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.