Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kültürel Dönüşüm

Kapsül Haber Ajansı - Kültürel Dönüşüm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kültürel Dönüşüm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BES’te 18 Yaş Altı Sözleşme Sayısı 2 Milyona Dayandı Haber

BES’te 18 Yaş Altı Sözleşme Sayısı 2 Milyona Dayandı

Sektörün öncü ve yenilikçi markası Katılım Emeklilik, çocukların birikimleriyle büyümesine katkı sağlarken, ailelerin tasarruf bilincini de desteklemeye devam ediyor. 2021 yılında yapılan yasal düzenlemeyle hayata geçen 18 yaş altı BES sayesinde, aradan geçen 5 yılda yaklaşık 2 milyon çocuk erken yaşta tasarrufla tanıştı. 0-4 yaş arası küçük katılımcı sayısının 337 bine ulaştığı bu dinamik pazarda, ailelerin tasarruf kararlarını özellikle çocukların okul öncesi ve ilköğretim başlangıç döneminde daha sistematik bir şekilde ele aldığı görülüyor. Emeklilik Gözetim Merkezi’nin (EGM) verilerine göre, 2026 Mayıs itibarıyla BES sistemine giren çocukların sayısı 1 milyon 700 bini geçti. Toplam sözleşme sayısı da 1 milyon 965 bine ulaştı. 18 yaş altı BES’teki toplam fon tutarı 82,6 milyarı aşarken; devlet katkısı da 18,9 milyar lirayı geçti. Sıfır yaş katılımcılarda 21.841 olan BES sözleşme sayısı, 4 yaş itibarıyla 102.522 seviyesine ulaşarak hızlı bir artış gösterdi. BES’i en çok tercih edenler 123 bin 143 çocukla 8 yaş grubu olurken, sistemdeki 5-10 yaş grubu çocukların toplam sayısı 720.805’e ulaştı. Katılım Emeklilik, 200 bin Erken BES sözleşmesi ile sektördeki toplam 18 yaş altı BES hacminin yüzde 10,14’üne hizmet veriyor. Katılım Emeklilik Genel Müdürü Ayhan Sincek, 18 yaş altı BES planının önemine vurgu yaparak şunları söyledi: “Erken BES, bugünün küçük katılımcılarını değil, yarının ana yatırımcı kitlesini oluşturuyor. Bu nedenle bu alanı sadece büyüme değil, kültürel dönüşüm alanı olarak da görüyoruz. 18 yaş altı BES sayesinde tasarruf, sonradan öğrenilen bir davranış olmaktan çıkıp hayatın doğal bir parçası haline geliyor. Çocukların tasarruflarıyla büyümelerine ve finansal özgürlük yolculuklarında yanlarında olmaktan çok mutluyuz.” Katılım Emeklilik 2026’da da fon performansıyla öne çıkıyor Türkiye’de Bireysel Emeklilik Sistemi’nin (BES) toplam fon büyüklüğü 15 Mayıs 2026 itibarıyla 2 trilyon 506 milyar TL’yi aşarken, Emeklilik Gözetim Merkezi verilerine göre sistem son bir yılda yüzde 70 büyüme kaydetti. Aynı dönemde Katılım Emeklilik ise sektör ortalamasının çok üzerinde bir performans sergileyerek fon büyüklüğünü yüzde 90 artırdı ve 78,4 milyar TL seviyesine ulaştı. Katılım Emeklilik, güçlü fon performansını 2026 yılında da sürdürmeye devam ediyor. Şirketin Katılım Emeklilik Teknoloji Sektörü Katılım Emeklilik Fonu (KSH), yılın ilk dört ayında tüm BEFAS fonları arasında yüzde 33,89 getiri oranıyla en yüksek performansı gösteren fon oldu. Ayrıca Ocak-Nisan döneminde en yüksek getiri sağlayan ilk 10 fon arasında Katılım Emeklilik’e ait üç fon yer aldı. İlgili dönemde Katılım Emeklilik Katılım Hisse Senedi Emeklilik Fonu (KEH) yüzde 31,94 getiri sağlarken, Katılım Emeklilik OKS Agresif Katılım Değişken Emeklilik Fonu (KEZ) de yüzde 28,98’lik performans gösterdi. Katılım Emeklilik Genel Müdürü Ayhan Sincek, şirketin fon performansına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Yatırımcılarımızın güveni, doğru fon yönetimi yaklaşımımız ve yenilikçi ürünlerimiz bu büyümenin en önemli unsurlarını oluşturuyor. 2025 BES fon şampiyonu olarak 2026 yılında da katılımcılarımıza kazandırmaya devam ediyoruz. KSH Teknoloji Fonu’muzun yılın ilk dört ayında tüm BEFAS fonları arasında en yüksek getiriyi sağlaması ve en yüksek getirili ilk 10 fon arasında üç fonumuzun yer alması, fon yönetimindeki güçlü performansımızı ortaya koyuyor. Yüzde 100 faizsiz ilkelere sahip 20 fonumuzla müşterilerimizi farklı risk ve getiri beklentilerine uygun çözümlerle buluşturuyoruz.” Katılım Emeklilik ilk çeyrekte varlıklarını %83 artırdı Katılım Emeklilik, 2026 yılının ilk çeyreğine ait bilanço sonuçlarını da açıkladı. Şirket, bir önceki yılın aynı dönemine göre varlıklarını ve prim üretimini artırarak finansal gücünü pekiştirmeye devam etti. Açıklanan verilere göre Katılım Emeklilik, 2026 yılının ilk çeyreğinde BES fonlarıyla birlikte toplam varlıklarını geçen yılın aynı dönemine göre %83’ün üzerinde bir artışla 79 milyar TL seviyesine yükseltti. Katılım Emeklilik, 72 milyon TL olan ödenmiş sermayesini de 1 milyar TL’ye yükseltti. Sermaye artışıyla, Katılım Emeklilik, katılım segmentinde 1. sıraya yerleşirken, genel sigortacılık sektöründe de üst sıralara çıktı. Katılım Emeklilik Genel Müdürü Ayhan Sincek, şirketin finansal sağlamlığı ve operasyonel verimliliğine dikkat çekerek şunları söyledi: “2026 yılına, sürdürülebilir büyüme ve operasyonel verimlilik odaklı stratejilerimiz doğrultusunda güçlü bir başlangıç yaptık. Toplam varlıklarımız BES fonlarıyla birlikte 79 milyar TL seviyesine ulaşırken, prim üretiminde yakaladığımız dengeli ivme, katılımcılarımızın bize duyduğu güvenin en net göstergesidir. Faizsiz sigortacılık prensiplerimizden ödün vermeden, dijitalleşme ve doğru risk yönetimiyle paydaşlarımıza değer üretmeye devam ediyoruz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tepe Kurumsal, Global HR Summit 2026’da Dönüşüm Yolculuğunu Paylaşacak Haber

Tepe Kurumsal, Global HR Summit 2026’da Dönüşüm Yolculuğunu Paylaşacak

12-13 Mayıs tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilecek Global HR Summit 2026, iş dünyası, insan kaynakları ve teknoloji alanlarından çok sayıda yerli ve yabancı konuşmacıyı bir araya getirecek. Tepe Kurumsal İnsan ve Kültür Genel Müdür Yardımcısı (CHRO) Kaan Sak, etkinlik kapsamında düzenlenecek “İnsan, Kültürel Dönüşüm, Gelecek ve Yapay Zeka” başlıklı panelde konuşmacı olarak sahne alacak. Global HR Summit kapsamında gerçekleşecek panelde Kaan Sak; büyük ölçekli organizasyonlarda kültürel dönüşümün yönetimi, çalışan deneyimi, liderlik yaklaşımı ve yapay zekanın insan kaynaklarındaki dönüştürücü etkisine ilişkin değerlendirmelerini paylaşacak. Global HR Summit’in konforu Tepe Kurumsal’a emanet Tepe Kurumsal, etkinlikte aynı zamanda “Güvenlik ve Tesis Yönetim Sponsoru” olarak konumlanarak; güvenlik, temizlik ve yemek hizmetleri alanındaki entegre hizmet yaklaşımını sektör profesyonelleriyle buluşturacak. 33 binin üzerinde çalışanı ve güvenlikten tesis yönetimine, yemekten iş sağlığı ve güvenliğine kadar uzanan geniş hizmet yapısıyla Türkiye’nin en büyük istihdam güçlerinden biri olan Tepe Kurumsal, son dönemde gerçekleştirdiği dönüşüm çalışmalarıyla dikkat çekiyor. Şirket, 6 farklı şirket yapısını tek bir insan ve kültür modeli altında birleştirirken; yapay zeka destekli işe alım sistemleri, veri odaklı insan kaynakları uygulamaları ve ortak kurum kültürü çalışmalarıyla geleceğin çalışma modeline yatırım yapıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nilüfer Belediyesi’nin İyi Uygulamaları Belediyecilik Forumu’nda Haber

Nilüfer Belediyesi’nin İyi Uygulamaları Belediyecilik Forumu’nda

Nilüfer Belediyesi, Türkiye Belediyeler Birliği tarafından Ankara’da düzenlenen Belediyecilik Forumu’na (BELFOR) katıldı. Belediyelerin yenilikçi ve başarılı uygulamalarının paylaşıldığı forumda, 700’ü aşkın başvuru arasından seçilen 225 iyi uygulama örneği yer aldı. Nilüfer Belediyesi de 2 gün boyunca gerçekleştirilen forum kapsamında sürdürülebilir kalkınma, sosyal belediyecilik, kapsayıcı istihdam, kültürel dönüşüm, katılımcı yönetişim ve sağlıklı gıda alanlarında hayata geçirdiği örnek uygulamaları sektör profesyonelleri ve yerel yönetim temsilcileriyle paylaştı. Forumun ilk gününde “Tarladan Sofraya Adil Bir Yolculuk: Hasanağa Gıda Merkezi” sunumuyla yerel üretim ve sürdürülebilir gıda sistemleri alanındaki yaklaşımını aktaran Nilüfer Belediyesi, “Birlikte Daha Güçlü: İş Koçu Destekli İstihdam Projesi” ile dezavantajlı bireylerin istihdama katılımını destekleyen sosyal kapsayıcı modelini tanıttı. Aynı gün gerçekleştirilen “Atölye Nilüfer: Kodlama ve Beceri Atölyeleri” sunumunda, sosyal belediyecilikte üretim odaklı yeni nesil hizmet anlayışı paylaşılırken, “Çok Fonksiyonlu Etkileşim Merkezi: Nilüfer Pancar Deposu” başlıklı oturumda ise kamusal mekânların çok amaçlı ve katılımcı biçimde dönüştürülmesine yönelik yenilikçi uygulamalar aktarıldı. İkinci günde gerçekleştirilen sunumda ise “Geleceğe Katılın: Sürdürülebilir Gençlik Katılımı ve Katılımcı Yönetişim Projesi” ile gençlerin karar alma süreçlerine etkin katılımını sağlayan yerel yönetişim modeli tanıtıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Güriş Sanayi Grubu, GÜRSİS Projesiyle Tüm Süreçlerini Mükemmelliğe Taşıyor Haber

Güriş Sanayi Grubu, GÜRSİS Projesiyle Tüm Süreçlerini Mükemmelliğe Taşıyor

Sürekli iyileştirme (Kaizen) anlayışıyla her seviyeden çalışanın gelişim süreçlerine aktif katılımını sağlayan, standartlaştırma ile her işin aynı kaliteyle yapılmasını güvence altına alan, KPI ve veri odaklı yönetim anlayışıyla kararlarını ölçülebilir sonuçlara dayandıran GÜRSİS; üretimden lojistiğe, kalite yönetiminden tedarik zincirine kadar tüm operasyonlarda israfın sistematik biçimde ortadan kaldırılmasını esas alıyor. Fazla üretimden beklemeye, gereksiz stoktan yeniden işlemeye kadar tüm kayıp alanlarını ortadan kaldırmayı hedefleyen bu bütünsel dönüşümle Güriş Sanayi Grubu; maliyetlerini düşürmeyi, kalite ve hızını artırmayı, çalışan potansiyelini en etkin şekilde kullanmayı ve müşteri memnuniyetini kalıcı biçimde en üst seviyeye taşımayı amaçlanıyor. GÜRSİS, işletme süreçlerinin hatasız, hızlı, düşük maliyetli ve yüksek kaliteli şekilde yürütülmesini esas alan bütünsel bir operasyonel mükemmellik ve sürekli iyileştirme sistemi. A3 problem çözme, kök neden analizi (5N1K, 5 Neden, Balık Kılçığı), PDCA (Planla–Uygula–Kontrol Et–Önlem Al) gibi disiplinli problem çözme yöntemleriyle süreçlerin sürekli olarak izlenmesi, analiz edilmesi ve geliştirilmesi sağlanıyor. GÜRSİS Evi ile Güçlü Bir Kurumsal Kültür GÜRSİS yolculuğunun merkezinde yer alan GÜRSİS Evi, Güriş Sanayi Grubu’nun temel ilke ve yetkinliklerini temsil ediyor. Sağlık, iş güvenliği ve çevre koruma ilkeleri sistemin temelini oluştururken; güvenli devreye alma, yerinde kalite kültürü, tedarik süresinin azaltılması ve sürekli iyileştirme faaliyetleriyle şirket genelinde dünya standartlarında bir iş yapısı hedefleniyor. Standardizasyonun Gücü ile Verimlilik Artışı GÜRSİS kapsamında uygulanan standardizasyon yaklaşımı, tüm süreçlerde ortak yöntem ve kuralların hayata geçirilmesini sağlayarak kalite, verimlilik ve güvenilirliği artıyor. Kültürel Dönüşüm ve Çalışan Katılımı GÜRSİS, yalnızca bir verimlilik modeli değil aynı zamanda güçlü bir kültürel dönüşüm programı. Çalışanların ortak değerler etrafında birleşmesini sağlayan sistem; disiplinli, ölçülebilir ve sürekli gelişimi esas alan bir kurum kültürü inşa ediyor. Sürdürülebilirlik ile Entegre Dijital Uyum GÜRSİS sistemi, çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) kriterleriyle entegre bir yapı sunarak sürdürülebilirlik performansının dijital ortamda izlenmesini ve raporlanmasını mümkün kılıyor. “Birlikte Daha Güçlü” Vizyonu ile Geleceğe GÜRSİS’in sloganı olan “Birlikte Daha Güçlü!”, sistemin temel felsefesini yansıtmaktadır. 9 Eylül tarihinde canlı yayınla gerçekleştirilen GÜRSİS lansmanında, GÜRSİS Yürütme Kurulu ve Kolon Şampiyonları sürece resmen start verdi. Güriş Sanayi Grubu, GÜRSİS ile birlikte operasyonel mükemmelliği kurumsal kültürün ayrılmaz bir parçası haline getirerek; verimlilik, kalite, sürdürülebilirlik ve müşteri memnuniyetini aynı çatı altında buluşturan güçlü bir dönüşüm sürecini kararlılıkla sürdürüyor.

Gençler Sağlık Sigortası Yerine Telefon İstiyorlar Haber

Gençler Sağlık Sigortası Yerine Telefon İstiyorlar

6'ncı Boğaziçi Zirvesi kapsamında düzenlenen ve moderasyonunu Uluslararası İşbirliği Platformu (UİP) Yönetim Kurulu Üyesi Şerif Kaynar'ın yaptığı 'Yönetmek Kolay, Yönetişim Zor' başlıklı panele Vodafone CEO'su Engin Aksoy, Allianz Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Cansen Başaran Symes, Indorama İplik COO'su Sandip Sharma ve UN Global Compact Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Dördüncü katıldı. Panelde konuşan Vodafone CEO'su Engin Aksoy, yeni nesilde iş yeri tercihlerinin değişmeye başladığını ifade ederek, "Eskiden büyük uluslararası şirketlerde çalışmak en öncelikli unsur iken, artık öğrenme-gelişim, sosyal fayda, esneklik, çeşitlilik ve kapsayıcılık yeni neslin esas olarak aradığı şeyler haline geldi." dedi. Şeffaflık ve hesap verebilirliğin iş dünyasında nasıl stratejik avantaja dönüştüğünün tartışıldığı panelde konuşan Vodafone CEO'su Engin Aksoy, genç jenerasyonda çalışacakları işyeri kriterlerinin değişmeye başladığını belirterek, "20–30 yıl önce, yeni mezun, iyi eğitimli, değer yaratmak isteyen genç biri için yapılacak “en iyi şey”, büyük uluslararası şirketlere iş başvurusu yapmak olurdu. Bugün hâlâ böyle ama tablo biraz değişti. Gençler artık start-up’larda çalışmayı ya da kendi işlerini sıfırdan kurmayı da seçenek olarak görüyor." dedi. 'ÇALIŞANLARIN FİKİRLERİNDEN YOLA ÇIKAN BİR KÜLTÜR İNŞA ETMEYE ÇALIŞIYORUZ' Bunun ekonomik gerçeklikler yanında bir diğer önemli nedeninin esneklik olduğunu kaydeden Aksoy, "Vodafone olarak piyasaya getirdiğimiz en önemli şeylerden biri esneklik. ‘Geleceğin İşvereni’ başlığıyla bir çalışma grubu kurduk. Bu ekipte sadece insan kaynakları değil, tüm fonksiyonlardan insanlar var. 'Bu yeni beklentileri nasıl karşılayabiliriz, bunu gerçekten nasıl hayata geçirebiliriz?' diye çalışıyoruz. Burada kullandığımız ana araç esneklik. 15–20 yıl önce özel sağlık sigortası yan haklar arasında bir numaralı tercih iken artık bazı gençler 'Ben gencim, 25 yaşındayım; sağlık sigortasından çok daha iyi bir telefon isterim' diyebiliyor. Biz de yan hak paketlerimizi bu tür tercihlere göre esnetiyoruz. Burada önemli olan verdiğiniz toplam yan hak tutarından çok, çalışanlara sağladığınız seçenek özgürlük ve kişiselleştirme imkânı." ifadelerini kullandı. Çeşitlilik ve kapsayıcılık konularının da gençlerin şirket tercihlerinde önemli olduğunun altını çizen Aksoy, "Üst yönetim ekibimize baktığınızda, yaklaşık yüzde 60 erkek, yüzde 40 kadın lider oranımız var. Direktör ve üzeri seviyede ise yüzde 50 kadın lider oranına ulaştık. Genel şirket içinde kadın lider oranımız yaklaşık yüzde 44 ve bu, içinde bulunduğumuz sektör için oldukça yüksek. Bu da çalışanların markamıza duyduğu güveni ve saygıyı artırıyor. Elbette kapsayıcılık da bunun parçası. İnsanlar kararlara katkı sunmak istiyor. Bazı durumlarda yukarıdan aşağıya kararlar gerekebilir ama büyük çoğunlukla biz, çalışanların fikirlerinden yola çıkan bir kültür inşa etmeye çalışıyoruz. Örneğin bütçe ve stratejimizi her yıl gözden geçirirken süreç en alttaki çalışanlardan başlayıp üst yönetime bir öneri olarak geliyor. Üst yönetimin aşağıya dikte ettiği bir plan yerine, çalışanlardan yukarıya doğru gelen bir süreç kurguluyoruz." diye konuştu. 'SADECE DUVARA YAZMAKLA OLMAZ' Gençlerin tercihlerinde belirleyici olan iki unsurdan daha bahseden Aksoy, şöyle devam etti: "Bunlardan biri 'sosyal fayda'. Gençler toplum için bir şey yapmak istiyorlar. Bizim ‘Vodafone Vakfı’ adında bir vakfımız var. Bazı çalışanlarımız bu vakıfta gönüllü olarak çocuklara, gençlere ve teknolojiye erişimi kısıtlı kadınlara destek veriyor. Çalışanlarımız çeşitli STK’larda gönüllü olmaya başladı, hayvanlara yardım eden de var, gezegene odaklanan da, başka alanlarda çalışanlar da... Son unsur ise öğrenme ve gelişim. İnsanlar çalıştıkları şirketin onlara öğrenme araçları sunmasını, kendilerini geliştirmelerine imkân tanımasını bekliyor. Bizim ‘Red Academy’ adını verdiğimiz çevrim içi bir akademimiz var. Çok sayıda program içeriyor ve biz bu programları kişiselleştiriyoruz. Özetle öğrenme-gelişim, sosyal fayda, esneklik, çeşitlilik ve kapsayıcılık yeni neslin esas olarak aradığı şeyler." Tüm şirketlerde bazı yönetişim ilkeleri olduğunu ancak çalışanların bu ilkeleri hissetmesi gerektiğini anlatan Aksoy, "Kültürün tanımı işleri yapma biçimimizdir. Duvarlara yazdığınız ya da şirket dokümanlarına koyduğunuz bir şey değil, gerçekten nasıl davrandığınız olmalıdır. Dolayısıyla evet, yönetişim ilkeleri var, ancak şirket kültürü ve üst yönetim ekibinin bu kültürü yaşatma rolü son derece önemli. Eğer bu kültürü gerçekten yaşıyorsanız, bu, yönetişiminizin de çalıştığı anlamına gelir. Aksi takdirde yönetişim, sadece resmi olarak uyulan bir kural seti olmaktan öteye geçemez." diyerek sözlerini noktaladı. 'GÜVENİN TEMELİ ARTIK KURALLARA DEĞİL, SORGULAYICILIĞA VE ŞEFFAFLIĞA DAYANIYOR' Allianz Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Cansen Başaran Symes da iyi yönetişimin artık sadece bir “uyum” meselesi değil, aynı zamanda cesaret testi olduğunu belirterek, "Geleceğimizi, dedelerimizin ve ninelerimizin alışkanlıklarına göre inşa edemeyiz. Günümüzde güvenin temeli artık kurallara değil, sorgulayıcılığa ve şeffaflığa dayanıyor. Bugün pek çok geleneksel organizasyonda yönetim kurullarının dengeyi koruması, işleri hızlandırması ve kontrol mekanizması olması bekleniyor. " dedi. Türkiye’de bağımsız yönetim kurulu başkanı kavramının oldukça sınırlı olduğunu vurgulayan Symes, "Bu, büyük bir kültürel dönüşüm gerektiriyor. Şu anda pek çok şirkette, özellikle aile şirketlerinde, yönetim kurulu başkanlığı genellikle aileden kıdemli birine veriliyor. Uluslararası şirketlerde ise çoğu zaman CEO ya da merkezden gelen üst düzey bir yönetici bu sorumluluğu üstleniyor. Bu nedenle, sadece içeriden bir atama yapmak yerine, gerçekten bağımsız bir ismin göreve getirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Benim bağımsız bir yönetim kurulu başkanı olarak görevim, hem titiz hem de açık fikirli olmaktır. Pek çok konuda konuları farklı açılardan görebiliriz ama her zaman aynı yöne bakarız. Asıl önemli olan, yönetim kurulunun CEO ile nasıl uyum sağladığı ve şirketin stratejisiyle nasıl birlikte 'aynı tonda' hareket ettiğidir. Allianz’da ben; şirketi, CEO ile karşılıklı anlayış temelinde, ama bağımsız bir bakış açısıyla birlikte yürütüyorum. Bizde yönetim kurulu başkanı en yüksek sesle konuşan kişi değil, en net konuşandır." ifadelerini kullandı.

Sanofi Avrasya Bölgesi   İnsan ve Kültür Direktörü Arzu Öneyman oldu Haber

Sanofi Avrasya Bölgesi İnsan ve Kültür Direktörü Arzu Öneyman oldu

Stratejik insan kaynakları yönetimi ve kültürel dönüşüm alanlarındaki 20 yılı aşkın deneyimiyle öne çıkan Öneyman, Türkiye’nin de dahil olduğu 17 ülkeden oluşan Avrasya Bölgesi’nde insan ve kültür stratejilerine liderlik edecek. Kariyeri boyunca büyük ölçekli insan kaynakları dönüşümlerini yöneten, kültürel değişim süreçlerini başarıyla hayata geçiren ve şirket birleşme ile satın alma entegrasyonlarında kritik roller üstlenen Öneyman, son olarak WE Soda'da İK Başkanı olarak görev yaptı. Öncesinde Coşkunöz Holding'de Global İK Direktörü olarak 12 şirketin tüm insan kaynakları süreçlerini ve farklı ülkelerdeki İK fonksiyonlarını yöneten Öneyman, Nestlé, Chassis Brakes International ve Bosch'ta da üst düzey liderlik pozisyonlarında bulundu. En İyi 50 İK Yöneticisi içinde yer alıyor 2022 yılında Türkiye’nin En İyi 50 İK Yöneticisi arasında yer alan Öneyman; stratejik İK planlaması, organizasyonel yapılanma, liderlik ve yetenek yönetimi, çalışan bağlılığı ve endüstriyel ilişkilerdeki uzmanlığıyla dikkat çekiyor. Arzu Önayman, East London Üniversitesi’nden MBA derecesine sahip ve ayrıca sertifikalı Yönetici Koçu unvanını da taşıyor. Çalışanların potansiyelini ortaya çıkarmak, bağlılığı artırmak ve sürdürülebilir kurumsal başarı yaratmak konusunda güçlü bir vizyona sahip. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.