Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kültürel Miras

Kapsül Haber Ajansı - Kültürel Miras haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kültürel Miras haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Şanlıurfa Kültür Yolu Festivali’nde İlk Gün Heyecanı Haber

Şanlıurfa Kültür Yolu Festivali’nde İlk Gün Heyecanı

TARİHİN VE SANATIN IŞIĞINDA BULUŞAN SERGİLER Şanlıurfa, Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında, birbirinden özel sergilere ev sahipliği yapıyor. Şehrin farklı noktalarına yayılan sergiler, tarih, sanat ve kültürel mirası bir araya getirerek her yaştan sanatseveri ağırlıyor. 2025 yılının “Aile Yılı” temasından ilhamla hazırlanan “Hâne” sergisi; aile, yuva ve nesiller arası bağları geleneksel İslam sanatlarının estetik diliyle ele alıyor. Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi Geçici Sergi Salonu’nda ziyaretçilerle buluşan sergide; 13 hat, 17 seramik hat, 12 tezhip, 6 tarihi hat eseri, dijital eserler, geometrik desenlerden oluşan kandiller ve mermer işleme celî sülüs eser yer alıyor. Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi Geçici Sergi Salonu’nda sanatseverlerle buluşan bir diğer sergi de Osmanlı dönemine ait kutsal emanetleri ve tarihi mirası ziyaretçilerle buluşturan “Osmanlı’nın Mukaddes Emanetleri” sergisi oldu. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan sergide, İstanbul’daki önemli müze koleksiyonlarından seçilen Hüsn-i hat levhaları, Kâbe örtüleri, surre alaylarına ait eserler ve Kur’an-ı Kerim nüshalarından oluşan 57 eser yer alıyor. “Yaşayan Miras: Şanlıurfa Sergisi”nde ise, Hüsn-i hat, kaligrafi, tezhip, minyatür, katı, çini, cilt, seramik, porselen, ebru, ahşap işleri, sedef işleri, metal işleri, dokuma işleri, işlemeler, halı, kilim, tesbih, taş baskı, lüle taşı, taş işleri, bez bebek ve enstrüman yapımı gibi pek çok sanat ve zanaat unsuru bir araya getirilerek Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi’nde ziyaretçilerle buluştu. FESTİVAL ATÖLYELER VE SÖYLEŞİLERLE RENKLENDİ Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi İç Avlu’da başlayan “FotoMaraton” etkinliğinde her yaştan onlarca fotoğrafçı, festivalin en güzel karelerini yakalamak için yarıştı. “Yaşayan Miras Söyleşisi: Mırra” programında katılımcılar, Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi’nde bir araya gelerek kentin önemli somut olmayan kültürel miras unsurlarından biri olan mırra geleneği üzerine kapsamlı bir değerlendirme gerçekleştirdi. Etkinlikte; söyleşi ve atölye programlarıyla zenginleşen festival içeriğinin sunduğu çok yönlü deneyim ile geleneksel sanat atölyelerinin uygulamalı öğrenme imkanı sağlaması çerçevesinde verimli bir paylaşım ortamı oluşturuldu. DOĞA VE TARİHİN İZİNDE KEŞİF YÜRÜYÜŞLERİ “Neolitik İnsanın İzinde 12.000 Yıllık Hikâye: Taş Tepeler Yürüyüşü” kapsamında ise katılımcılar, Çakmaktepe, Sayburç ve Ayanlar hattında düzenlenen yürüyüşlerde bir araya gelerek tarihin izlerini sürme fırsatı elde etti. Bozova/Çatak’ta düzenlenen “Kano” etkinliği ile katılımcılar, bölgenin doğal su güzergahı üzerinde gerçekleştirilen parkurda bir araya gelerek hem sportif bir deneyim yaşama hem de doğa ile iç içe vakit geçirme imkanı buldu. Etkinlik kapsamında katılımcılara, su sporlarının temel dinamikleri eşliğinde farklı bir keşif ortamı sunularak doğa ve kent yaşamını bir arada deneyimleme fırsatı sağlandı. “Takoran Vadisi Doğa Yürüyüşü” etkinliğinde katılımcılar, Fırat Nehri’nin doğal atmosferiyle şekillenen ve yaklaşık 20 kilometre uzunluğa sahip Takoran Vadisi’nde bir araya gelerek bölgenin eşsiz doğal güzelliklerini yakından tanıma imkanı buldu. FESTİVAL ÇOCUKLAR İLE ŞENLENDİ Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi Arkeopark’ta dokuz gün boyunca içinde birbirinden renkli aktivitelerin, atölye çalışmalarının, sahne gösterilerinin, tiyatroların, oyun alanlarının ve daha birçok etkinliğin yer aldığı “Çocuk Köyü” minik misafirlerini ağırlamaya başladı. “Küçük Kalbimde Neler Oluyor: Pırpır Sakinleşiyor” etkinliğinde Çağrı Odabaşı, aynı adlı kitabı üzerinden çocuklarla Şanlıurfa Çocuk ve Gençlik Kütüphanesi’nde bir araya gelerek minik katılımcılara hikayenin dünyasını yakından tanıma imkanı sundu. Etkinlikte; “Çocuk Köyü” kapsamında dokuz gün boyunca gerçekleştirilen renkli aktiviteler, atölye çalışmaları, sahne gösterileri, tiyatrolar ve oyun alanlarıyla çocuklara çok yönlü bir deneyim alanı oluşturuldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bilecik Yaşayan Miras Şöleni Yoğun İlgiyle Devam Ediyor Haber

Bilecik Yaşayan Miras Şöleni Yoğun İlgiyle Devam Ediyor

Şölen kapsamında 13 ilden 40 Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısının katıldığı ve birçok sanat dalının tanıtıldığı Bilecik Yaşayan Miras Şöleni, Şeyh Edebali Kültür ve Kongre Merkezi’nde ziyaretçilere el sanatlarının inceliklerini yakından deneyimleme ve yaşayan miras unsurları ile tanışma fırsatı sunuyor. Bileciklilerin yoğun ilgisiyle devam eden Şölen, ikinci gününde birbirinden anlamlı etkinliklerle sanatseverlerle buluştu. Şölen kapsamında; Cam İşçiliği, Sedefkârlık, Lüle Taşı İşlemeciliği, Alem Yapımı, Ahşap Baskı/ Yazmacılık, Çarpana Dokuma, Bez Dokuma, Bıçakçılık, Cam Boncuk Yapımı, Ahşap Oyuncak Yapımı, Baston Yapımı, Şimşir Kaşık Yapımı, Naht, Çömlekçilik ve Mücevher Sadekarlığı gibi geleneksel el sanatlarımızın usta temsilcileri, Şeyh Edebali Kültür ve Kongre Merkezi’nde kendileri için hazırlanan stantlarda eserlerini tanıtıyor. Bilecik Yaşayan Miras Şöleni kapsamında Türkiye’de ilk kez “Anadolu’nun Çömlekçileri Bilecik’te” buluşması düzenleniyor. Şölen kapsamında Çömlekçilik alanında Kültür ve Turizm Bakanlığı’na kayıtlı Çömlek ustalarının katılımıyla “Anadolu’nun Çömlekçileri Bilecik’te” buluşması düzenleniyor. Çeşitli illerden Çömlekçilik alanında Kültür ve Turizm Bakanlığı’na kayıtlı Çömlek ustaları Şeyh Edebali Kültür ve Kongre Merkezi’nde oluşturulan ayrı bir alanda kendileri için özel olarak hazırlanan stantlarda, ürettikleri ürünlerini sergiliyor. Bilecik Yaşayan Miras Şöleni; Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcılarının farklı birçok etkinliğinin yanısıra Şeyh Edebali Kültür ve Kongre Merkezi; İbrahim Atalar’ın Osmanlı kıyafetleri ve günlük yaşayışını konu alan Deri İşleme Sergisi ile Türk süsleme sanatçıları Emre Özdemir’in Hüsn-i Hat ve Büşra Sayi Çelik’in Ebru sergilerine de ev sahipliği yapıyor. Şölen’de çocuklara yönelik olarak; Karagöz sanatçısı Sibel Tomaç (Hayali Kibele) Karagöz ve Kukla gösterisiyle çocuklarla bir araya geldi. Mangala, Seksek, Dokuztaş gibi geleneksel çocuk oyunlarının yer aldığı alanlarda, Şölen kapsamında minik ziyaretçileri geleneksel çocuk oyunlarıyla tanıştırdı. Ziyaretçilerin yoğun ilgisiyle devam eden Bilecik Yaşayan Miras Şöleni’nde Bilecik İl Kültür ve Turizm Müdürü Kürşat Bozkurt ve Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü Halk Kültürü Dairesi Başkanı Pervin Oymak El Sanatları Stantlarını gezerek katılan sanatçılara katılım belgelerini sundu. Yaşayan Miras Şöleni kapsamında, ülkemizin tanınmış sanatçılarından Ekin Uzunlar 11 Nisan Cumartesi akşamı Cumhuriyet Meydanı’nda ücretsiz halk konseri sanatseverlerle buluşacak. Ziyaretçilerin yoğun ilgi gösterdiği Bilecik Yaşayan Miras Şöleni 12 Nisan Pazar günü sona erecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 Burdur Yaşayan Miras Şöleni Yoğun İlgiyle Devam Ediyor Haber

 Burdur Yaşayan Miras Şöleni Yoğun İlgiyle Devam Ediyor

Şölen kapsamında 13 ilden 50’ye yakın Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısının katıldığı ve birçok sanat dalının tanıtıldığı Burdur Yaşayan Miras Şöleni, Burdur Kültür Merkezi’nde ziyaretçilere el sanatlarının inceliklerini yakından deneyimleme ve yaşayan miras unsurları ile tanışma fırsatı sunuyor. Burdurluların yoğun ilgisiyle devam eden Şölen, ikinci gününde birbirinden anlamlı etkinliklerle sanatseverlerle buluştu. Şölen kapsamında; Çalgı Yapımcılığı (Sipsi, Cura, Kabak Kemane, Çoban Kavalı), Bez Dokuma, Dastar ve Alaca Dokuma, Bıçakçılık, Eşme Kilimi Dokumacılığı, Cam Üfleme, Ahşap Baskı/ Yazmacılık, İğne Oyacılığı, Milas Halısı Dokumacılığı, Çarpana Dokuma, Ahşap Oyuncak Yapımı, Filografi, Bakır Tel İşleme, Çini, Mücevher Sâdekârlığı, Lüle Taşı İşlemeciliği gibi geleneksel el sanatlarının usta temsilcileri, Burdur Kültür Merkezi’nde kendileri için hazırlanan stantlarda eserlerini tanıtıyor. Burdur Yaşayan Miras Şöleni; Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcılarının farklı birçok etkinliğinin yanısıra Zülfiye Nur Sağlamer’in ‘’Keçe’’ sergisine de ev sahipliği yapıyor. Şölen’de çocuklara yönelik olarak; Ahmet Örmeci Karagöz gösterisiyle, Serkan Bilgin Kukla gösterisiyle, Havva Koçak Masal-Hikâye anlatımıyla çocuklarla bir araya geldi. Mangala, Seksek, Dokuztaş gibi oyunların yer aldığı alanlarda minik ziyaretçileri geleneksel çocuk oyunlarıyla tanıştırdı. Ziyaretçilerin yoğun ilgi gösterdiği Burdur Yaşayan Miras Şöleni 5 Nisan Pazar günü (Bugün) sona erecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Isparta Yaşayan Miras Şöleni Yoğun İlgiyle Sürüyor Haber

Isparta Yaşayan Miras Şöleni Yoğun İlgiyle Sürüyor

Zengin sanatsal ve kültürel birikimiyle Yaşayan Miras Şöleni’ne ev sahipliği yapan Isparta’da Somut Olmayan Kültürel Miras Ulusal envanterine kayıtlı 60 unsur ve Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı 22 sanatçı bulunuyor. 10 ilden toplam 35 Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı’nın katıldığı ve birçok sanat dalının tanıtıldığı Isparta Yaşayan Miras Şöleni, Isparta Belediyesi Kültür Merkezi’nde ziyaretçilere el sanatlarının inceliklerini yakından deneyimleme ve yaşayan miras unsurları ile tanışma fırsatı sunuyor. Ispartalıların yoğun ilgisiyle devam eden Şölen, ikinci gününde birbirinden anlamlı etkinliklerle sanatseverlerle buluştu. Şölen kapsamında; Deri İşleme, Keçecilik, Ahşap Oymacılığı, Folklorik Giysili Bebek Yapımı, Bıçakçılık, Ahşap Oyuncak Yapımı, Çini, Kemik ve Boynuz İşçiliği, Gılamık Bezi Dokuma, İpek Dokuma, Yumurta Kabuğu Oyma Sanatı, Cam İşleri, Ahşap Baskı/Yazmacılık, İğne Oyacılığı, Geleneksel Türk Okçuluğu, Hakkak, Dival İşleme (Maraş işi), Gümüş Kazaziye, Çömlekçilik, Çarpana Dokuma, Mücevher Sâdekârlığı gibi geleneksel el sanatlarının usta temsilcileri, Isparta Belediyesi Kültür Merkezi’nde kendileri için hazırlanan stantlarda eserlerini tanıtıyor. Isparta Yaşayan Miras Şöleni; Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcılarının farklı birçok etkinliğinin yanısıra Türk Süsleme Sanatları Sergileri’ne de evsahipliği yapıyor. Aynur Demir’in Minyatür, Menel Hüzmeli’nin Mozaik, Havva Genç’in Ebru, Senay Şeyranlı’nın Tezhip sergileri ziyaretçilerin yoğun ilgisiyle karşılandı. Akordeon sanatçısı Dr. Evrim Kaşıkçı ‘’Kökler, Kadın ve Göç’’ temalı müzikli söyleşisiyle ziyaretçilerle bir araya geldi. Şölen de ayrıca çocuklara yönelik olarak Bahadır Bıyıklı Karagöz gösterisi minik ziyaretçilerle buluştu. Mangala, Topaç Çevirme, Seksek, Dokuztaş gibi oyunların yer aldığı alanlar da Şölen kapsamında minik ziyaretçileri geleneksel çocuk oyunlarıyla tanıştırdı. Şölen 28 Mart Cumartesi akşamı Türk Halk Müziği sanatçıları Salih Gündoğdu ve Eren Can Yıldız’ın Isparta Kültür Merkezi Konferans Salonu’nda gerçekleştireceği ücretsiz halk konseri ile devam edecek. Ziyaretçilerin yoğun ilgi gösterdiği Isparta Yaşayan Miras Şöleni 29 Mart Pazar günü sona erecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DEM Müzecilik, Göbeklitepe’yi İngiltere’ye Taşıyor Haber

DEM Müzecilik, Göbeklitepe’yi İngiltere’ye Taşıyor

Deneyim müzeciliğinin ilk örnekleri olan Ayasofya Tarih ve Deneyim Müzesi ile Efes Deneyim Müzeleri’nin yaratıcısı DEM Müzecilik, yeni projesiyle 1995 yılında Şanlıurfa’da keşfedilen ve tarihin kırılma noktası olarak anılan Göbeklitepe’yi, coğrafi sınırların ötesine, Londra’ya taşıyor. Göbeklitepe’den yola çıkan anlatı, Babil, Antik Mısır, Maya ve Rapa Nui gibi insanlık tarihinde iz bırakan kayıp medeniyetlere uzanıyor. Mimariden astronomiye, yazıdan inanç sistemlerine kadar pek çok alanda kültürel miras bırakan bu uygarlıklar, çağdaş deneyim tasarımı, sürükleyici anlatım ve ileri teknolojiler aracılığıyla DEM Müzecilik’in projesinde yeniden hayat buluyor. Temmuz ayında ziyaretçilerle buluşturulması planlanan proje, kültürel bir deneyim sunmakla kalmıyor, aynı zamanda Türkiye’nin kültür ihracı vizyonunun da güçlü bir yansıması niteliğini taşıyor. DEM Müzecilik Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Uğur Esin’in liderliğinde şekillenen bu vizyon, kültürel mirasa ve insanlık tarihine yön veren uygarlıkları küresel ölçekte görünür kılmayı hedefliyor. Proje, DEM Müzecilik’in deneyim müzeciliği alanındaki bilgi birikimini ve anlatı gücünü uluslararası arenaya taşıma yolunda önemli bir adım olarak konumlanıyor. “İnsanlık tarihinin başlangıcına dair en eski izleri dünyayla buluşturacağız” Müzeciliği ziyaretçinin tarih ve kültürle doğrudan bağ kurduğu, yaşayan bir deneyim olarak ele aldıklarını söyleyen DEM Müzecilik Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Uğur Esin, sözlerini şöyle sürdürdü: “Göbeklitepe, insanlık tarihine dair bildiğimiz ne varsa kökten değiştiren eşsiz bir miras. Bu mirası farklı coğrafyalardaki insanlarla buluşturmanın ve dünyaya doğru bir dille anlatmanın önemli bir sorumluluk olduğuna inanıyoruz. Görsel ve işitsel teknolojiler alanındaki 35 yıllık tecrübemizle, son 15 yılda Türkiye’de ve dünyada 18 müze ve kültür kompleksinin hayata geçirilmesinde önemli roller üstlendik. Bu projeyle de hedefimiz, Göbeklitepe’nin evrensel tarih anlatısını diğer kayıp uygarlıkların izleriyle bütünleştirerek ve günümüz anlatım diliyle yorumlayarak, ziyaretçilerin kültür mirası ile daha derin ve kalıcı bir bağ kurmasını sağlamak.” Göbeklitepe Immerse London’da ziyaretçilerle buluşacak DEM Müzecilik’in Roma’daki Kolezyum projesi ile birlikte hayata geçirdiği diğer uluslararası çalışması olan proje için Birleşik Krallık’ın yeni nesil deneyim merkezi olan Immerse LDN ile anlaşma imzalandı. Uluslararası bir ziyaretçi profiline sahip Immerse LDN, popüler kültür ve tarihi temalardan ilham alan dünya çapındaki sürükleyici deneyimlerle bugüne kadar 1,5 milyondan fazla ziyaretçiye ev sahipliği yaptı. DEM Müzecilik’in Immerse LDN’da hayata geçireceği proje, insanlık tarihine yön veren en önemli uygarlıkları Londra’nın kalbinde birçok duyuya hitap eden bir deneyim olarak ziyaretçilerle buluşturacak. DEM Müzecilik’in hayata geçireceği proje ile Immerse LDN, ilk kez bu denli kapsamlı bir tarih deneyimine ev sahipliği yapacak. DEM Müzecilik Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Uğur Esin “Projede, Göbeklitepe’den başlayan ve diğer önemli uygarlıklarla devam eden evrensel tarih anlatısı ile unutulanı hatırlatıyor, bilinmeyeni öğretiyor, yanlış bilineni düzeltiyoruz. Eşsiz ama sessiz kalmış tarihi dillendiriyoruz. Dünyada yükselen deneyim müzeciliği akımının öncülerinden biriyiz. Bu yeni anlatı türü sayesinde özellikle yeni neslin öğrenme metotlarına uygun biçimde kültürel mirası tanımalarını sağlıyoruz. Tarihi sadece sergilemiyor, ileri teknolojilerle unutulmaz bir deneyime dönüştürüyoruz. Projede, 25 dilde sunulacak hikâye anlatımı ile farklı kültürlerden gelen ziyaretçilere kapsayıcı ve erişilebilir bir deneyim sunmayı hedefliyoruz” dedi. İçerik disiplinlerarası bir ekip tarafından oluşturuldu Projenin, mimarlar, küratörler, tarihçiler, arkeologlar ve teknoloji uzmanlarının da aralarında bulunduğu yaklaşık 150 kişilik disiplinlerarası bir ekip tarafından hayata geçirildiğini belirten Esin, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yaratıcı konsepti, uluslararası alanda uzmanlaşmış tasarım ve teknoloji profesyonelleriyle birlikte geliştirilen projemizde içerik üretimi sürecinde dönem tarihçileriyle çalıştık. Projenin içeriği, insanlık tarihinin önemli dönüm noktalarını temsil eden beş büyük medeniyete odaklanıyor. Seçilen bu medeniyetler yalnızca büyük yapılar inşa etmediler, insanlığın düşünsel, siyasal ve bilimsel sıçramalarına da yön verdiler. Bugün hala en çok merak edilen ve konuşulan medeniyetler arasında yer almaları da bu seçimi anlamlı kılıyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

6 Farklı Coğrafyanın Yünleri Etrofil İle İplik Fuarında Görücüye Çıkıyor Haber

6 Farklı Coğrafyanın Yünleri Etrofil İle İplik Fuarında Görücüye Çıkıyor

Tekstil ve mobilya sektöründe güçlü yatırımlarıyla bilinen Acme Holding’in öne çıkan markalarından biri olan Etrofil El Örgüsü İplikleri, fuar kapsamında el örgüsü ipliklerindeki yenilikçi ürünlerini sektör profesyonelleriyle buluşturacak. Kadın emeğine dayanan sektörün hem ekonomik büyüme hem de kültürel miras açısından ülkemizin önemli bir değeri olduğunu vurgulayan Toygun Batallı, “Etrofil markası olarak, Yalova’daki üretim tesisimiz ve Gaziantep’teki boyahane tesisimizle Türkiye’de iplik üretimi ve ticareti alanında güçlü bir konumdayız. 2002 yılından bu yana, Acme Holding çatısı altında faaliyet göstererek sektördeki yenilikçi ve kaliteli üretim anlayışımızla ön plana çıkıyoruz. Özellikle kaşmir, angora, kuzu yünü, pamuk ve ipek gibi doğal elyaflarla birlikte viskon ve polyamid gibi sentetik elyafların harmanlandığı geniş ürün yelpazemizle, hem örgü hem de dokuma iplikleri üretmekteyiz. Bunun yanı sıra, yüzde 100 organik ve geri dönüştürülmüş iplikler üreterek çevre dostu bir üretim anlayışını benimsiyoruz” dedi. Etrofil için üretimde büyüme ve ihracatta yeni açılımlar yaşandığını belirtenToygun Batallı, “Üretim hacmimizi artırırken özellikle yün ve yün karışımlı ipliklerimize olan talepte ciddi bir artış yaşadık. Bu dönemde üretim süreçlerimizi daha verimli hale getirerek, kalite standartlarımızı bir üst seviyeye taşıdık. Müşteri beklentilerine uygun inovatif çözümler geliştirerek pazardaki konumumuzu güçlendirmeye devam ettik. Yıllık 1.440.000 ton olan üretim kapasitemizi yüzde 20 artırmayı hedefliyoruz. Özellikle akrilik ve akrilik karışımlı iplikler, Türkiye’nin en güçlü olduğu segmentler arasında. Ayrıca amigurumi akımının etkisiyle pamuk iplikler de ihracatta öne çıkan ürünler arasında bulunuyor. Amerika pazarı ise Türkiye için farklı bir dinamik sunuyor. ABD’de tüketiciler daha çok organik, bebek cildine uygun ve sertifikalı iplikleri tercih etmektedir. Etrofil İplik olarak üretim kapasitemiz, renk ve desen çeşitliliğimiz, fiyat-performans dengemiz ve hızlı tedarik avantajımız sayesinde Avrupa’da geniş bir görünürlük elde ettik. Doğal içerikli pamuk ipliklerimizle hem yurt içinde hem de yurt dışında doğal iplik ihtiyacına yönelik çalışmalarımızı sürdürmekteyiz” açıklamasında bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzmir Kültür ve Sanatın Adresi Oldu Haber

İzmir Kültür ve Sanatın Adresi Oldu

İzmir Büyükşehir Belediyesi, sanatsal üretimi desteklemek ve tüm yurttaşları kültür ve sanatla buluşturmak amacıyla önemli çalışmalara imza atıyor. Büyükşehir Belediyesi, tiyatro alanında son iki yılda 214 oyun sahneleyerek tüm ilçelerde 40 bin seyirciye ulaştı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nın kendi prodüksiyonlarıyla 2024-2025 sezonunda sahnelediği 153 temsili 33 bini aşkın seyirci izledi. 2026 yılının ilk iki ayında ise 27 temsilde 7 binin üzerinde seyirciyle buluşuldu. Film gösterim sayısı 284’e ulaştı Sinemada son iki yılda 284 film gösterimiyle yaklaşık 58 bin seyirciye ulaşıldı. Film Destek Birimi tarafından 54 projeye destek sağlandı. Performans sanatları alanında ise 520 gösterim yapıldı. İzmir’de iki yılda 262 sergi sanatseverlerle buluştu. 2025 yılında gerçekleştirilen Refik Anadol sergisi, 295 bin ziyaretçi ağırladı. Mehmet Tüzüm Kızılcan Sanat Galerisi açıldı Kültürpark’ta Mehmet Tüzüm Kızılcan Sanat Galerisi kapılarını açtı. Bu yıl sanat galerisi içerisinde seramik atölyesi de açılması planlanıyor. İzmir’de kütüphaneler gençlerin yeni adresi oldu İzmir Büyükşehir Belediyesi, kentteki kütüphaneleri gençlerin ders çalıştığı, araştırma yaptığı ve sosyalleştiği yeni nesil yaşam alanlarına dönüştürdü. 2024’te Menemen Gençlik Kütüphanesi, 2025’te ise Konak Metro Kütüphanesi ile Kültürpark İlber Ortaylı Kütüphanesi hizmete açıldı. Böylece kent genelinde faaliyet gösteren 11 kütüphane aracılığıyla yaklaşık 90 bin yayın kullanıcıların erişimine sunuldu. İzmir Oda Orkestrası’ndan müzik ziyafeti 2025 yılında kurulan İzmir Oda Orkestrası, ilk konserini 30 Mayıs 2025’te gerçekleştirdi ve yıl içerisinde yurt dışı ve yurt içinden ünlü solist ve şeflerin katıldığı yedi konserle sanatseverlere müzik ziyafeti sundu. Orkestranın 2026 yılı boyunca 20 konser gerçekleştirmesi planlanıyor. Sanatseverlerin buluşma noktası: AASSM Kentin en önemli kültür-sanat buluşma noktalarından biri olan Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde (AASSM) 2024-2025 döneminde Uluslararası Barok Müzik Günleri ve İzmir Uluslararası Çoksesli Korolar Festivali gibi prestijli festivaller düzenlendi. 75 atölye çalışması ve 150 koro eğitimi ile farklı yaş gruplarına ücretsiz sanatsal eğitim verildi. Bini aşkın etkinlik, İzmirlilere keyifli anlar yaşattı İzmir Büyükşehir Belediyesi ayrıca Mahalle Şenlikleri, Çim Konserleri, Gün Batımı Konserleri, Ramazan İftar Etkinlikleri, Yaza Merhaba Festivali, Yeni Yıl Festivali, “Cumhuriyet Her Yerde” 29 Ekim Etkinlikleri ile özel gün ve bayramlar kapsamında toplam 1780 konser ve müzik etkinliği düzenledi. 24 farklı branşta 1850 eğitim faaliyeti gerçekleştirilerek yurttaşların kültür, sanat ve eğitime erişimi güçlendirildi. APİKAM’la kentin kültürel miras ve tarihine ulaşmak çok kolay Kentin kültürel mirası ve tarihine erişimin güçlendirilmesi amacıyla da dijital arşiv çalışmaları geliştirildi. Araştırmacılar ve yurttaşlar, Ahmet Piriştina Kent Arşivi Müzesi (APİKAM) koleksiyonları üzerinden yeni dijital altyapılarla on binlerce belgeye kolaylıkla ulaşabilmeye başladı. Son iki yılda 46 bin 750 yeni veri dijital arşive eklendi, 4 bin 900 kayıtlı kullanıcı bu içeriklere erişti. Akdeniz kentleriyle kültürel etkileşim Uluslararası iş birlikleri, sempozyumlar ve kültür politikalarıyla İzmir’in Akdeniz kentleriyle kültürel etkileşimi de güçlendirildi. “Çocuklar için Akdeniz” eğitim programı, 2024-2025 eğitim-öğretim yılında toplam 700 öğrenciye ulaştı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İpek Sanatının Zarafeti Bursa’da Sergilendi Haber

İpek Sanatının Zarafeti Bursa’da Sergilendi

Bursa Büyükşehir Belediyesi, hem somut hem de somut olmayan kültürel miras çalışmaları kapsamında kent belleğindeki tüm değerleri gelecek kuşaklara aktarmaya yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Midas İpek Evi tarafından hazırlanan ‘Efsanelerle İpek’ sergisi, Bursa büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı ev sahipliğinde Tayyare Kültür Merkezi’nde ziyarete açıldı. İpeğin binlerce yıllık kültürel yolculuğunu görünür kılmayı amaçlayan “Efsanelerle İpek” sergisi, dünyanın farklı coğrafyalarında anlatılan 12 kadim ipek efsanesi ile Eskişehir’de doğan 13. hikâyeyi sanatla buluşturdu. Sergide yer alan eserler, yalnızca ipek malzeme kullanılarak farklı tekstil teknikleriyle hazırlanarak ipeğin kültürel ve simgesel değerini görünür kılıyor. Sergi, 13 Mart Cuma gününe kadar Tayyare Kültür Merkezi’nde ziyaret edilebilecek. “ESKİŞEHİR İLE BİRLİKTE ORTAK PROJELER GELİŞTİREBİLİRİZ” Sergi kapsamında gerçekleştirilen söyleşide konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Eskişehir ile Bursa’nın yüzyıllardır ipekçilik yolunda kol kola uzun yıllar birlikte yürüdüğünü söyledi. Bursa’nın eskide olduğu gibi hala ipek şehri olarak anıldığını belirten Başkan Mustafa Bozbey, son 15–20 yılda ipek üretiminde ciddi bir düşüş yaşandığını dile getirdi. Çin ipeğinin de Bursa ipeği adıyla satılmasının üzücü olduğunu anlatan Başkan Mustafa Bozbey, “Hala bu alanda önemli ustalarımız bulunuyor. Onların değerini bilmeliyiz. Elbette üretimin tekrar artmasını istiyoruz. Bunun için de birinci derece dut ağaçlarının sayısı artırılmalı. Ayrıca aile işletmelerini de çoğaltmak gerekiyor. Ancak bu şekilde sürdürülebilir hale getirilir. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak bu konuda çeşitli çalışmalar yapıyoruz. Eskişehir ile birlikte ortak projeler geliştirebiliriz. Bursa ipeğinin ne kadar değerli olduğunu gelecek nesillere aktarmalıyız. Bu işlerle uğraşacak gençleri yetiştirmeliyiz. Bursa’nın ipek konusundaki hassasiyetini öne çıkartmak istiyoruz” dedi. “BURSA İLE İŞBİRLİĞİNE HAZIRIZ” Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce ise Bursa’yı ipekçiliğin ana vatanı olarak kabul ettiklerini ifade etti. İpekçiliği tekrar canlandırmak için büyük çaba harcayan Başkan Mustafa Bozbey’i de tebrik eden Ünlüce, ipekçilik konusunda Bursa ile işbirliği yapmak için hazır olduklarını ve kolları sıvadıklarını belirtti. Hep beraber ipekçiliği bu topraklarda tekrar canlandıracaklarını söyleyen Ünlüce, “Kasım Uzunöz ile yollarımızın kesişmesiyle birlikte İpek Yolu haritasını oluşturduk. Harita Eskişehir’den de geçiyor. Bursa elbette bu yol üzerindeki en kalıcı noktalardan biri. Beş kişilik bir kadroyla yola çıktık. İpeği kendimiz dokuduk ve ilk Midas İpek Evi’ni kurduk. İpek Köyü projemizi de hayata geçireceğiz. 2017’de başlayan yolculuk, açılan sergiye kadar uzandı” diye konuştu. Kozabirlik Yönetim Kurulu üyesi Ramazan Işık, Kozabirlik’in geçmişi ve çalışmaları hakkında katılanlara bilgi verdi. 2016 yılından bu yana ipek böceklerinin ihtiyacı olan dut ağaçlarının artırılması için çalışmalar yürüttüklerini söyleyen Işık, bugüne kadar 400 bin dut ağacını üretime kazandırdıklarını dile getirdi. Bursa’da bulunan İpek Müzesi’ne değinen Sanatçı Kasım Uzunöz, Türkiye’de çalışır durumda bulunan 80–90 yıllık makinelerin yer aldığı müzenin önemli bir miras olduğunu söyledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.