Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kültürel Miras

Kapsül Haber Ajansı - Kültürel Miras haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kültürel Miras haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eti Bakır’dan 2025’te Entegre Üretim ve Sürdürülebilirlik Atağı Haber

Eti Bakır’dan 2025’te Entegre Üretim ve Sürdürülebilirlik Atağı

Türkiye’nin bakır ihtiyacının yaklaşık yüzde 20’sini karşılayan Eti Bakır, 2025 yılında üretim faaliyetlerini yalnızca kapasite artışı odağında değil; üretim sürekliliği, kaynak verimliliği ve uzun vadeli sürdürülebilirlik perspektifiyle ele aldı. Cevherden nihai ürüne uzanan entegre üretim yapısı ve bakırdan gübreye uzanan değer zinciriyle şirket, stratejik sanayi girdileri ile gübre ihtiyacında yerli üretimin güçlendirilmesine katkı sunmayı sürdürdü. Şirketin 2025 yılı boyunca izlediği yaklaşımı değerlendiren Eti Bakır Genel Müdürü Asım Akbaş, “Bakır ve gübre gibi stratejik ürünlerde yerli ve entegre üretim, yalnızca kapasite artışıyla sınırlı değildir. Eti Bakır olarak bu yaklaşımı; üretim sürekliliğini esas alan, kaynakları daha verimli kullanan ve çevresel etkileri gözeten entegre bir yapı üzerinden hayata geçiriyoruz. 2025 yılında tesislerimizde yürüttüğümüz planlı revizyonlar ile enerji ve su verimliliğine yönelik projeler sayesinde üretim sürekliliğimizi güçlendirdik. Samsun’da devreye aldığımız yeni gübre tesisimizle ise döngüsel ekonomi yaklaşımını sanayi ve tarım kesişiminde somut bir uygulamaya dönüştürdük. Yerli üretimi yalnızca bugünün ihtiyacı olarak değil, ülkemizin geleceğine yönelik stratejik bir sorumluluk olarak görüyoruz. Bu doğrultuda çevresel etkileri azaltan ve uzun vadeli değer yaratan bir üretim modeliyle yolumuza devam ediyoruz” dedi. 1 MİLYON TON KATOT BAKIR ÜRETİMİYLE ENTEGRE ÜRETİM GÜCÜ PEKİŞTİRİLDİ Eti Bakır, güçlü teknik altyapısı ve sürdürülebilir üretim anlayışı doğrultusunda bugüne kadar 1 milyon ton katot bakır üretimine ulaştı. Uluslararası standartlara uygun olarak, yüzde 99,99 saflıkta (LME Grade A) üretilen katot bakır; enerji, kablo, otomotiv ve elektronik başta olmak üzere birçok stratejik sektöre kesintisiz ve güvenilir tedarik sağlıyor. Bu üretim hacmi, Eti Bakır’ın büyük ölçekli üretimi entegre bir yapı içinde yönetme kapasitesini, operasyonel süreklilik yaklaşımını ve stratejik sanayi girdilerinde yerli üretime sunduğu güçlü katkıyı ortaya koyuyor. YERLİ ÜRETİMDE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK İÇİN ALTYAPI GÜÇLENDİRİLDİ Yerli üretimin kesintisiz ve güvenli şekilde sürdürülmesi hedefi doğrultusunda Eti Bakır’ın Mardin Mazıdağı’ndaki Metal Geri Kazanım ve Entegre Gübre Tesisi’nde 2025 yaz döneminde planlı revizyon duruşu gerçekleştirildi. Bakım, modernizasyon ve otomasyon çalışmalarıyla tesisin üretim güvenliği ve verimliliği artırılırken, planlı duruş süreci üretim sürekliliğini destekleyecek şekilde tamamlandı. SAMSUN’DA YENİ GÜBRE TESİSİ ÜRETİME ALINDI 2025 yılında Samsun İzabe ve Elektroliz Tesisi’ne entegre olarak kurulan yeni gübre tesisi üretime geçti. Yaklaşık 300 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirilen tesis, yıllık 450 bin ton DAP gübre üretim kapasitesine sahip. Bu yatırımla birlikte Eti Bakır’ın toplam gübre üretim kapasitesi yıllık 850 bin tona ulaşırken, şirket üretime başladığı günden bu yana 3 milyon tonun üzerinde gübre üretimini geride bıraktı. Bu bütünleşik yapı kapsamında DAP ve NP grubu gübre ürünleri üretiliyor. Döngüsel ekonomi yaklaşımı doğrultusunda sanayi ile tarım arasında kurulan katma değerli üretim zinciri sayesinde, yerli ve sürdürülebilir tarımsal girdi arzına güçlü katkı sunuluyor. SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK PERFORMANSI İLK KEZ BÜTÜNCÜL OLARAK PAYLAŞILDI Eti Bakır, 2025 yılında yayımladığı ilk Sürdürülebilirlik Raporu ile çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) performansını ilk kez bütüncül bir çerçevede kamuoyuyla paylaştı. Uluslararası raporlama standartlarıyla uyumlu hazırlanan rapor, şirketin sürdürülebilir iş modelinin kurumsallaşması açısından önemli bir dönüm noktası oldu. Enerji verimliliği projeleri sayesinde 12.672 ton karbon emisyonunun önlenmesine katkı sağlanırken, su yönetimi alanında gerçekleştirilen sistem iyileştirmeleriyle 3,2 milyon metreküp su tasarrufu elde edildi. AĞAÇLANDIRMA ÇALIŞMALARIYLA ÇEVRESEL KATKI ARTIRILDI Eti Bakır, 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü kapsamında Samsun’dan Siirt’e uzanan sekiz işletmesinde gerçekleştirdiği ağaçlandırma çalışmalarıyla çevresel sorumluluk uygulamalarını sahaya taşıdı. Çalışanlar ve yerel paydaşların katılımıyla yürütülen faaliyetlerde toplam 41 bin fidan toprakla buluşturulurken, şirket bugüne kadar gerçekleştirdiği toplam 2,3 milyon fidan dikimini sürdürülebilirlik raporunda kamuoyuyla paylaştı. Eti Bakır, Orman Genel Müdürlüğü ile imzaladığı protokol kapsamında ise önümüzdeki dört yıl boyunca dört farklı bölgede toplam 1 milyon fidan dikmeyi hedefleyen ağaçlandırma çalışmalarını kurumsal bir program çerçevesinde sürdürmeyi planlıyor. ÇEVRE BİLİNCİ ODAKLI EĞİTİM ÇALIŞMALARI YAYGINLAŞTIRILDI Eti Bakır tarafından 2021 yılında başlatılan “Çevre Müfettişleri” projesi kapsamında, çocuklar ve gençler aracılığıyla çevre bilincinin yaygınlaştırılmasına yönelik eğitim çalışmaları 2025 yılında da sürdürüldü. 2024–2025 eğitim öğretim döneminde Adıyaman, Artvin, İzmir, Kastamonu, Mardin ve Siirt’te toplam 82 okulda 3.448 öğrenciye ulaşılan proje kapsamında, başlangıcından bu yana ulaşılan öğrenci sayısı 7.154’e ulaştı. Eti Bakır bünyesinde görev yapan mühendislerin gönüllülük esasıyla sürece dahil olduğu uygulama, çevreye duyarlı üretim yaklaşımının uzun soluklu bir eğitim programı olarak sürdürülmesini sağladı. KÜLTÜREL MİRAS ALANLARINDAKİ ÇALIŞMALARA DESTEK SÜRDÜRÜLDÜ Eti Bakır, üretim faaliyetlerini sürdürdüğü bölgelerde yer alan kültürel miras alanlarına yönelik desteklerini 2025 yılında da sürdürdü. Bu kapsamda Samsun İkiztepe Höyüğü, Çanakkale İnkaya Mağarası ve Elazığ Salkaya’daki arkeolojik kazı çalışmalarına destek sağlanarak, ilgili alanlarda yürütülen bilimsel çalışmaların devamına katkıda bulunuldu. Eti Bakır, önümüzdeki dönemde de yerli ve entegre üretim kapasitesini güçlendiren, çevresel etkileri azaltan ve toplumsal katkıyı gözeten yatırımlarını sürdürmeyi hedefliyor. Sürdürülebilir madencilik anlayışı doğrultusunda sanayi, tarım ve çevre dengesini esas alan uzun vadeli bir değer zinciri oluşturulması amaçlanırken, bu yaklaşımın üretim süreçlerinden insan kaynağına kadar tüm faaliyet alanlarına yansıtılması planlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Badırgalı Çocuklar El Emeklerini Başkan Şadi Özdemir’e Hediye Etti Haber

Badırgalı Çocuklar El Emeklerini Başkan Şadi Özdemir’e Hediye Etti

Nilüfer Belediyesi, 9-14 yaş arası çocukların yaşadıkları bölgeyi tanıması, koruma bilinci ve farkındalık kazanması ve sürdürülebilir projeler üretmesi amacıyla “Köyünün Geleceği Misin?” isimli proje düzenliyor. Her yıl farklı mahallede hayata geçirilen proje, 2025’te Badırga Mahallesi’nde yapıldı. Çocukların hem kişisel gelişimlerine, hem de yaşadıkları bölgeye dair derinlemesine bilgi ve aidiyet duygusu kazanmalarına katkı sağlaması hedeflenen projeye 22 çocuk katıldı. Çocuklara; sinema, kısa film, arkeoloji, sözlü tarih, kırsal turizm, oryantiring, fotoğrafçılık, seramik, proje yazma, sosyal medya ve ritim gibi çeşitli atölye ve eğitimler verildi. Nilüfer Belediyesi Kültürel Miras Bürosu uzmanları ve gönüllü akademisyenler tarafından yürütülen programda, takım çalışması ile başlayıp, sözlü tarih ve arkeolojik keşiflerle bölgenin tarihinin öğrenilmesi, sanat atölyeleri ve teknik eğitimlerle zenginleşti. DENEYİMLERİNİ SERAMİĞE DÖNÜŞTÜRDÜLER Proje süresince edindikleri bilgi ve deneyimleri sanata dönüştüren Badırgalı çocuklar, köylerinin kültürel mirasını yansıtan bir seramik pano hazırladılar. Ortaya koydukları bu eseri sunmak üzere Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’i makamında ziyaret eden çocuklar, projeye katılmaktan duydukları mutluluğu paylaştılar. “ÇOCUKLARIMIZI VE GENÇLERİMİZİ ÖNEMSİYORUZ” Çalışmalarından dolayı çocukları tebrik eden Başkan Şadi Özdemir, bu tür projelerin toplumsal gelişimdeki rolüne dikkat çekti. Çocuklara kendilerini her alanda geliştirebilecekleri bu tip fırsatları sunmaya devam edeceklerini söyleyen Başkan Şadi Özdemir, “Onların hem kültürel değerlerine sahip çıkmalarını, hem de sosyal hayatta aktif rol alarak kötü alışkanlıklardan uzak durmalarını önemsiyoruz. Hepinize teşekkür ediyorum” diye konuştu. Ziyaretin sonunda çocukların taleplerini de dinleyen Başkan Şadi Özdemir, günün anısına çeşitli hediyeler vererek, hatıra fotoğrafı çektirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

44. GMK Ödülleri’nde “Paribu Yarının Tasarımcısı Ödülü” Sahiplerini Buldu Haber

44. GMK Ödülleri’nde “Paribu Yarının Tasarımcısı Ödülü” Sahiplerini Buldu

Serginin iletişim tasarımcılarını onurlandıran 44. GMK Ödülleri’nde, “Paribu Yarının Tasarımcısı Ödülü” kategorisinde 10 öğrenci ödüllendirildi. 1978 yılında kurulan GMK, tasarımcıları farklı üretim alanlarından profesyonelleri buluşturarak Türkiye’de grafik tasarım disiplininin gelişimine önemli katkılar sunuyor. Kuruluş, her yıl düzenlediği Grafik Tasarım Sergisi ile afişten kitaba, ambalajdan hareketli görüntüye uzanan geniş bir seçkiyi bir araya getiriyor. Paribu’dan genç tasarımcılara destek Paribu sponsorluğunda 44. Grafik Tasarım Sergisi’nin açılış ve ödül töreni, 21 Kasım 2025 Cuma akşamı Yedikule Gazhanesi’nde gerçekleştirildi. Törende, “En İyi” ve “Başarı” ödüllerinin yanı sıra 7 özel ödül de sahiplerini buldu. “Paribu Yarının Tasarımcısı Ödülü” kategorisinde 10 öğrenciye ödül verildi. Ödül kazananları atölyenin ardından 7 Aralık’ta, Paribu’nun sosyal medya hesaplarında kullanılmak üzere gönderi ve hikâye tasarımları hazırlayacakları projeye ilişkin bilgilendirmeyi aldı. Genç tasarımcılar, bir hafta boyunca mentörleriyle birlikte çalışmalarını geliştirdi. Süreç, 14 Aralık’ta gerçekleştirilen sunumlarla tamamlandı. Sergi, Yedikule Gazhanesi’nde ziyarete açık Afiş, kitap kapağı, ambalaj, tipografi ve hareketli görüntü gibi birçok kategoride üretimin yer aldığı sergi; 9 Ocak 2026 tarihine kadar İstanbul’un önemli kültürel miras alanlarından biri olan Yedikule Gazhanesi’nde ücretsiz olarak gezilebiliyor.

İtalya'nın kalbine Türk dokunuşu Haber

İtalya'nın kalbine Türk dokunuşu

Deneyim müzeciliğinin tarih ve kültürel miras alanında Türkiye’de ve dünyadaki ilk örnekleri olan Ayasofya Tarih ve Deneyim Müzesi ile Efes Deneyim Müzeleri’nin yaratıcısı DEM Müzecilik uluslararası alanda önemli bir projeye imza atıyor. Roma İmparatorluğu’ndan günümüze ulaşan en görkemli eserlerden biri olan ve yaklaşık 2 bin yıllık geçmişiyle Roma ve İtalya turizminin gerçek bir lokomotifi hâline gelen Kolezyum’un (Colosseum) hikayesi, DEM Müzecilik ve Avrupa’nın önde gelen tur operatörü iş birliği ile hayata geçirilecek deneyim müzesinde anlatılacak. Roma’da açılacak müze, tıpkı Ayasofya ve Efes’te olduğu gibi, ileri görsel ve işitsel teknolojilerle geçmişi günümüze taşıyan benzersiz bir deneyim sunacak. “Ülkemizi layıkıyla temsil etmek için çalışıyoruz” Efes Deneyim Müzesi ile 2024 yılında “Dünyanın en iyi müzesi” ünvanını kazanan, Ayasofya Tarih ve Deneyim Müzesi ile de son üç yılda dünya çapında 14 ödül kazanan Dem Müzecilik, bu alandaki tecrübesini dünyaya açıyor. Kurulduğu günden bugüne teknoloji ve müzecilik alanında pek çok ilke imza atan DEM Müzecilik’in Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Esin, uluslararası arenada ülkemizi böylesine önemli bir projeyle temsil etmekten büyük mutluluk duyduklarını söyledi. DEM’in köklü bir teknoloji geçmişine sahip olduğuna işaret eden Esin: “İlk şirketimiz ASTEL ile bundan tam 35 yıl önce ülkemizde özel televizyonculuğun oluşmasında yayıncılık, teknik donanım ve altyapı kurulumlarında önemli rol oynadık. Sinemaların dijitalleştirilmesi, ulaşım ve yüksek güvenlikli mekân çözümleri ile birçok sektörün interaktifleşmesinde tasarımdan, projelendirmeye, donanımdan yazılıma, anahtar teslim çözümler üreterek çok sayıda ulusal ve uluslararası projeye imza attık. Son 15 yılda bu kapsamlı teknoloji mirasını kültür ve sanat alanına taşıdık. Bugüne kadar Türkiye’de ve dünyada 18 müzenin hayata geçirilmesinde önemli rol oynayarak, geleneksel müzecilik ile teknolojiyi buluşturduk ve DEM Müzecilik ile ‘deneyim müzeciliği’ akımının Türkiye’deki ilk temsilcisi olduk. Yaptığımız işler ve aldığımız ödüllerle uluslararası arenada ülkemizi temsil etmekten büyük mutluluk duyuyoruz” dedi. “Geçmişin mirasını günümüze ve gelecek nesillere taşıyoruz” Kültür sadece korunmakla kalmamalı; paylaşılmalı, hissettirilmeli ve yaşatılmalı diyen Esin, “Kültür bizim kimliğimiz, geçmişle bağımız, gelecek nesillere aktaracağımız en değerli miras. Müzecilik alanında yaşanan bu gelişim, toplumun bütün kesimlerinde tarihe olan ilgiyi artırırken, özellikle dijital dünyanın içine doğmuş Z kuşağının öğrenme ve algılama biçiminde önemli bir yer tutuyor. Günümüzde kullandığımız teknolojiler; çocukların, gençlerin tarihi daha kolay anlamalarını ve bilinçli bireyler olarak yetişmelerini sağlıyor. Eğitimde de büyük potansiyele sahip olan bu sistemler, kültürel miras aktarımını bir fırsata dönüştürüyor. Bu sayede müzelere olan ilginin Z jenerasyonunda önemli oranda arttığını görüyoruz. Özetle deneyim müzeciliği sadece turizm açısından değil; eğitim ve gelecek kuşaklara miras bırakma sorumluluğu açısından da çok önemli. 35 yıllık görsel ve işitsel teknolojiler alanında oluşmuş tecrübemizi bu önemli değerin hizmetine sunuyoruz. Zira, teknoloji bu vizyonla birleştiğinde insanla kültürel miras arasında kalıcı bir köprü kurar. Her projede bir kültürü yeniden yaşatıyor, her deneyimde geçmişi geleceğe daha anlamlı bir şekilde taşıyoruz” şeklinde konuştu. Kolezyum’un efsanelerle dolu hikayesini dünyaya bir Türk şirketi anlatacak “DEM’de sadece kültürel mirası hikâyeleştirmiyoruz, aynı zamanda ona hayat veriyoruz. Misyonumuz basit ama güçlü; insanlığın en eski hikâyelerini zamanımızın en gelişmiş araçlarıyla anlatmak” diyen Esin, “En başından beri bütünsel bir yaklaşım benimsedik. İçerik üretimi, deneyim tasarımı, sergi planlaması ve günlük operasyonları ayrı süreçler olarak görmedik. Tüm bunları aynı büyük vizyonun parçaları olarak ele aldık. Bu düşünce tarzı, hikâyenin akışından, ziyaretçilerin müzede nasıl hareket ettiğine, teknik sistemlerin tasarımına kadar her kararda bize yol gösterdi. "Kurduğumuz sistemler ve kullandığımız teknolojilerle kültürel miras; içine alan, zamanı unutturan, duygusal bağ kurduran ve eserleri ölümsüzleştiren yaşayan bir deneyim haline geliyor" dedi. Roma’da Kolezyum’da da bu yaklaşım ile immersif bir deneyim alanı hayata geçireceklerini belirten Esin, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hikâye anlatımı ve içerik kurgusundan, mekân tasarımına, ziyaret akış planından, biletlemeye kadar tüm operasyonel süreçlerin uçtan uca yönetimi DEM Müzecilik’te olacak. Binanın renovasyon süreci sonrasında projenin tamamlanması ile tüm operasyonu da biz yürüteceğiz. Böylesine kapsamlı bir projeyi bir Türk şirketinin hayata geçirmesi, ülkemiz adına da büyük gurur kaynağı.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Denizli'de Çal-Güney ve Buldan Turizm Rotası Ziyaretçilerini Bekliyor Haber

Denizli'de Çal-Güney ve Buldan Turizm Rotası Ziyaretçilerini Bekliyor

Denizli Büyükşehir Belediyesi Turizm Tanıtım Şube Müdürlüğü başta gençler ve geziye meraklı Denizlililerle bölgenin turizm açısından değerlendirmesini ve uygulanabilir gezi rotalarını turizme kazandırıyor. Bu kapsamda Büyükşehir Belediyesi, kentin turizm potansiyelini gençlere ve Denizlili gezi meraklılarına tanıtmak, farkındalık oluşturmak amacıyla yeni bir turizm rotasını uygulamalı olarak turizme kazandırıyor. Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Turizm ve Tanıtım Şube Müdürlüğü’nün düzenlediği farklı zamanlardaki 3 ayrı etkinlikle katılımcılar, Laodikeia Antik Kenti, Kaklık Mağarası, Çal Kısık Kanyonu, Apollon Lairbenos Tapınağı, Çal köyleri, Güney Şelalesi, Tripolis Antik Kenti ve Buldan ilçesini ziyaret etti. Katılımcılar hem kentin zengin turizm değerlerini yakından tanıma, hem de tarih ve doğayla iç içe keyifli zaman geçirme olanağı buldu. Gezi meraklılarına yönelik olarak başlatılan proje ile Denizli’nin sahip olduğu turizm hazinelerinin daha geniş kitlelere tanıtılması, gençlerin kent kimliğine bağlılıklarının güçlendirilmesi ve kültürel miras bilincinin artırılması hedefleniyor. Turizm şehri Denizli Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, kentte turizm rotalarını aktif hale getirebilmek için birçok çalışma yaptıklarını belirterek “Bu kentte olup, kenti tanımayan ve haberdar olmak isteyen üniversite öğrencisi arkadaşlarımız ve kentte yaşayan gezi meraklılarını gezdirmek istiyoruz. Gençlerimiz ve hemşehrilerimizin bu projede olmasını çok önemsiyoruz. Turizm şehri Denizli'miz için kentin tarihi ve kültürel değerleri ile doğal güzelliklerini tanıtmak için çalışmalarımıza aralıksız devam edeceğiz. Deneyerek ve yaşatarak çalıştığımız bu rotanın tur acentelerince tur programlarına alınarak değerlendirmesini bekliyoruz” dedi.

Ara Tatilde Çocuklarla Gidilebilecek   En Güzel Yerler Haber

Ara Tatilde Çocuklarla Gidilebilecek En Güzel Yerler

Öğrencilerin heyecanla beklediği ara tatile sayılı günler kaldı. 10-16 Kasım tarihleri arasında gerçekleşecek ara tatil, 10 Kasım Atatürk’ü Anma Haftası’yla aynı döneme denk geliyor. Türkiye’nin lider seyahat platformu ENUYGUN.com, hafta sonuyla birleştiğinde 9 güne çıkan ara tatilde, ailelerin çocuklarıyla birlikte keyifle gezebileceği durakları listeledi. 10 Kasım’a özel olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün izlerini taşıyan rotaları da paylaştı. Eskişehir: Bilim ve eğlence Eskişehir, ara tatillerde hem çocuklar hem de yetişkinler için farklı dünyaları bir arada sunuyor. Bilim ve masallarla dolu bir dünyayı yansıtan Sazova Bilim, Kültür ve Sanat Parkı görülmeye değer yerlerin başında geliyor. Burada suyun fiziksel özelliklerinin yansıtıldığı interaktif sergiler, sualtı dünyasının gözlemleneceği korsan gemisi, uzay ve bilimle ilgili etkinliklerin yer aldığı Bilim Deneyim Merkezi, dev bir kale ile çocukların favorisi Masal Şatosu da yer alıyor. Odunpazarı Modern Müzesi, Balmumu Heykeller Müzesi, Türkiye'nin ilk cam sanatları müzesi Eskişehir Çağdaş Cam Sanatları Müzesi, Devrim Arabaları Müzesi olarak bilinen Tülomsaş Müzesi de çocuklarınızla birlikte gidebileceğiniz yerler arasında bulunuyor. Kocaeli: Doğa ve macera Kocaeli, yemyeşil ormanları, gölleri ve tertemiz havasıyla hem doğaseverlerin hem de ailelerin gözde rotalarından biri. Kocaeli Kartepe’de 187 hektarlık alana kurulu olan Ormanya Doğal Yaşam Parkı, Avrupa’nın en büyük doğal yaşam alanlarından biri olarak öne çıkıyor. Şehrin en özel duraklarından biri olan Ormanya Doğal Yaşam Parkı’nda, macera dolu aktiviteleri, doğal güzellikleri ve çevre bilincini destekleyen atmosferiyle, ailece unutulmaz anılar biriktirebileceğiniz bir yer. Kamp alanı, mesire alanı, hobbit evleri, çocuk hayvan çiftliği, yaban yaşam alanı, kuş gözlem alanı, orman kütüphanesi, doğa eğlenceleri alanı, doğa parkurları, tarım alanı gibi bölümlerin olduğu Ormanya Doğal Yaşam Parkı’nda, çocuklarla doğayla baş başa unutulmaz anlar yaşayabilirsiniz. Macera dolu bu doğa rotasını araç kiralama seçeneği ile hızlı ve konforlu bir yolculuğa dönüştürebilirsiniz. Kapadokya: Coğrafya ve kültürel miras Türkiye’nin doğal ve kültürel zenginlikleriyle öne çıkan turizm cenneti Kapadokya, büyüleyici peri bacaları, rengarenk balon turları ve mistik atmosferiyle ziyaretçilerine masalsı bir dünyanın kapılarını aralıyor. Her yaştan gezgin için unutulmaz deneyimler sunan bu eşsiz coğrafyada, çocuklarınızla birlikte doğanın ve tarihin iç içe geçtiği bir ara tatil geçirebilirsiniz. Göreme Tarihî Milli Parkı, Aşk Vadisi, Derinkuyu Yeraltı Şehri ve kaya kiliseleri gibi Kapadokya’nın simge noktalarını keşfedebilir, Avanos’ta çömlek yapımı atölyelerinde eğlenceli ve öğretici anlar yaşayabilirsiniz. Peri bacalarının arasında geçen dolu dolu bir günün ardından, yöresel lezzetlerin sunulduğu restoranlarda akşam yemeklerinin tadını çıkarabilir, Kapadokya gecelerini renklendiren müzikli ve danslı etkinliklerde keyifli anlar yaşayabilirsiniz. 10 Kasım Atatürk'ü Anma Günü ve Atatürk Haftası İçin İki Özel Rota Selanik Atatürk Müzesi - Ankara Anıtkabir ENUYGUN.com’un önerdiği listede 10 Kasım Atatürk'ü Anma Günü ve Atatürk Haftası’na özel duraklar da yer alıyor. Atatürk’ün Selanik’te doğduğu ev de her yıl 10 Kasım’da büyük bir ziyaretçi akınına uğruyor. Selanik’teki en önemli ziyaret noktalarından biri olan evde Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatına dair kişisel eşyalar, fotoğraflar ve belgeler yer alıyor. Müze haline getirilen evde; Atatürk’ün yaşamını ve fikirlerini anlatan interaktif sergiler de bulunuyor. Selanik Atatürk Müzesi’nde Atatürk’ün doğduğu odayı görebilir, ailesine ait eşyalar sayesinde onun çocukluk dönemine dair izler bulabilirsiniz. Yılın her günü olduğu gibi ara tatilde de ziyaret edilebilecek yerler arasında Mustafa Kemal Atatürk’ün Ankara’da bulunan ebedi mekanı Anıtkabir de bulunuyor. 10 Kasım Atatürk'ü Anma Günü ve Atatürk Haftası’na denk gelen ara tatilde Anıtkabir’i ziyaret ederek cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün anısını yaşatabilirsiniz. Ayrıca, tarihin izleriyle dolu bir Ankara’da Etnografya Müzesi ve Anadolu Medeniyetleri Müzesi'ni gezebilir, Atatürk Orman Çiftliği'nde ise doğa ile iç içe bir gün geçirebilirsiniz. Her yıl 10 Kasım’da milyonların ziyaret ettiği İstanbul’un tarihi simgelerinden Dolmabahçe Sarayı da 10-16 Kasım haftası ziyaret edilebilecek bir diğer nokta. Mustafa Kemal Atatürk’ün dünyaya gözlerini yumduğu odasını ziyaret ederek duygusal anlar yaşayabilirsiniz. Wingie Enuygun Group Hakkında: Wingie Enuygun Group, teknolojik gelişmelerin öncüsü olan, dijital düşünen ve kullanıcılarına en kusursuz deneyimi sunmak için çalışan seyahat odaklı bir teknoloji şirketidir. Wingie Enuygun Group, her ay en uygun seçeneklerle buluşturduğu 22 milyonun üzerinde ziyaretçisi ile Türkiye’de seyahat sektörünün online dönüşümüne yön veriyor. Hizmet verdiği alanlar arasında uçak bileti, otel, otobüs bileti, araç kiralama, transfer, finans ve sigorta yer alıyor. 18 milyonun üzerinde uygulama indirme ile seyahat sektöründe öncü olma özelliğini taşıyan ENUYGUN, 2028’e kadar dünyanın en büyük 5 online seyahat pazaryeri arasına girme vizyonuna paralel olarak, global markası Wingie ile 19 dilde hizmet sunuyor.

Karagöz Kukla ve Gölge Oyunları Festivali Başlıyor Haber

Karagöz Kukla ve Gölge Oyunları Festivali Başlıyor

Bursa’nın dünyada ve Türkiye’de ses getirebilecek bir kültürel birikime sahip olduğunu söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, tüm Bursalıları festivale katılmaya ve Karagöz’ün gölgesinde buluşmaya davet etti. Gölgelerin ışıkla dans ettiği, kökleri asırlar öncesine dayanan, Bursa’nın kültürel mirası Karagöz oyunu, Uluslararası Karagöz Kukla ve Gölge Oyunları Festivali ile 21. kez kapılarını açıyor. Festivalde, 38 temsil gerçekleştirilecek Büyükşehir Belediyesi adına BKSTV tarafından UNIMA Türkiye Millî Merkezi'nin desteğiyle 14-23 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek olan festivalde, 11’i ulusal, 10’u yabancı toplam 21 ekip yer alacak. Arjantin, Bosna-Hersek, Meksika, İran, Yunanistan, Fransa, Endonezya ve Guatemala gibi ülkelerden sanatçılar, festival kapsamında kente konuk olacak. Festivale katılan sanatçılar, kendi kültürlerinden örnekleri paylaşırken; 9’u biletli olmak üzere toplam 38 temsil gerçekleştirilecek. Festivalin merkezi Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi olurken, Tayyare Kültür Merkezi, Podyum Sanat Mahal ve Karagöz Müzesi de de farklı etkinliklere ev sahipliği yapacak. Yaklaşık 100 sanatçı, eğitmen ve uzmanın katılacağı festivalde, her yaştan bireye uygun 5 atölye çalışması, 1 söyleşi, 1 yuvarlak masa toplantısı ve 1 çalıştay düzenlenecek. Gelecek nesillere Karagöz’ü taşımak için özellikle çocuklar için özel etkinlikler olacak. “Değerlerimizi gelecek kuşaklara aktarmalıyız” Festivalin tanıtım toplantısında konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Karagöz’ün Bursalıların sahip çıkması gereken değerlerden birisi olduğunu söyledi. Hedeflerinin, kültür ve sanat kenti Bursa’yı oluşturmak olduğunu belirten Başkan Mustafa Bozbey, “Bursa sadece sanayi, tarım kenti değildir. Kültürel birikimi olan, 8500 yıllık tarihi içerisinde barındıran, dünyada ve Türkiye’de ses getirebilecek potansiyele sahip olan bir kenttir. Bu değerlerimizi gelecek kuşaklara aktarmalıyız. Bu kentte yaşayan herkesin değerlerimize sahip çıkma sorumluluğu var. Bir yere yol yaparsınız ama yolu kullanmaya başladıktan sonra insanlar yapıldığı tarihi bile unuturlar. Ancak bir yere kültür ve sanatı götürürseniz, insanların o sanatın değerini hiç unutmadığını göreceksiniz" ifadeleri ile sanatı kente yayarak değişim sürecini başlattıklarını vurguladı. “Bursamızı keşfetmeye davet ediyoruz” Türk gölge tiyatrosunun simgesi Karagöz’ün 2009 yılında UNESCO Dünya Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne dahil edildiğini hatırlatan Başkan Bozbey, Karagöz’ün doğduğu kent olan Bursa’da düzenlenen festivalin önemine değindi. Festivalin kültür köprüsü kuracağını anlatan Başkan Bozbey, diğer kültürlere ait kukla ve gölge oyunlarının keşfedilmesine de pencere açılacağını belirtti. Karagöz’ün, asırlar öncesinde olduğu gibi bugün de halkın sesi olduğunu söyleyen Başkan Bozbey, “Karagöz gölge oyunu; yalnızca figürlerin perdeye yansıtılması değildir. Günceli yakalayan, halkın duygularını ve düşüncelerini ifade eden bir sanattır. Bu anlayışla dopdolu bir festival hazırladık. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak kültür ve sanatı; kentimizin dünyaya açılan güçlü bir vitrini olarak görüyoruz. Bursamızın dünya miraslarını, kadim kültürünü ve eşsiz güzelliklerini sergiliyoruz. Uluslararası etkinlikler sayesinde dünya insanlarını Bursamızı keşfetmeye davet ediyoruz. Festivalde emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Gelin, hep birlikte Karagöz’ün köklü ve evrensel perdesinde buluşalım. Farklı ulusların gölge ve kukla oyunlarıyla tanışalım. Tüm Bursalıları festivalimize katılmaya ve Karagöz’ün gölgesinde buluşmaya davet ediyorum” diye konuştu. “Festivali 9 günlük bir süreye çıkarttık” UNIMA Türkiye Başkanı Enis Ergün, Uluslararası Karagöz Kukla ve Gölge Oyunları Festivali’nin çok köklü bir organizasyon olduğunu belirtti. Bursa’nın bir festivaller şehri olduğunu ifade eden Ergün, “Karagöz, bizim gözbebeğimiz ve bayraktarımızdır. Festival, bugüne kadar ulusal ve uluslararası anlamda bir çekim merkezi oldu. Bu sene festivali, İpek Yolu vizyonu ve farklı ülkelerden daha fazla katılım sağlanması noktasında yeniden tasarladık. Tarihimizde ilk defa festival, çok ciddi bir başvuru aldı. 37 farklı ülkeden 150 başvuru aldık. Festivali 9 günlük bir süreye çıkarttık. İnsanlar, birçok farklı ülkeden kukla oyunlarını izleyebilecek. UNESCO Listesi’nde tanımlandığı gibi Karagöz oyunlarının doğru örneklerini seyirciyle buluşturacağız. 2026 yılında dünyaya örnek olacak daha iyi bir festivali tasarlamak için çalışacağız. Aynı zamanda BKSTV ve Bursa Miras ile birlikte ‘Bursa Karagöz ve Kukla Çalıştayı’nı gerçekleştireceğiz. Herkesi festivalimize bekliyoruz” dedi. BKSTV Genel Sekreteri Emre Feza Soysal, dünyada her kentin bir şeyle anıldığını, Karagöz’ün de Bursa’nın en önemli markalarından birisi olduğunu söyledi. 21. kez yapılacak olan festivali çok önemsediklerini söyleyen Soysal, festival kapsamındaki oyunların 17 ilçede vatandaşlarla buluşturulacağını söyledi. Soru cevap bölümüyle devam eden programa, Başkan Mustafa Bozbey’in yanı sıra Usta Hayali (Karagöz oynatıcısı) Recep Şinasi Çelikkol, Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Ali Düşenkalkar ve Büyükşehir Belediyesi yöneticileri katıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çocuklar İçin Akdeniz Programı Yeni Döneme Başladı Haber

Çocuklar İçin Akdeniz Programı Yeni Döneme Başladı

İzmir Akdeniz Akademisi tarafından 2019’dan bu yana sürdürülen “Çocuklar İçin Akdeniz Programı”, Akdeniz’in kültürel mirasını çocuklara yaratıcı ve katılımcı yöntemlerle tanıtmayı amaçlıyor. Bu kapsamda 9-10 yaş grubu çocuklarla yapılan ilk derste, “Akdeniz: İlk Zamanlar Ülkesi” başlıklı görsel öyküleme etkinliği uygulandı. Ardından, Kültürel Miras Programı’na uyarlanmış Yaratıcı Drama Atölyesi ile çocukların ifade becerilerini, hayal gücünü, sosyal iletişim ve empati yetilerini geliştirmeye yönelik çalışmalar gerçekleştirildi. Atölye çalışmalarının son aşamasında düzenlenen Doğa ve Kültür Söyleşisi’nin ardından, “Akdeniz: İlk Zamanlar Ülkesi” kitabı ile beş farklı masa başı etkinliğinden oluşan eğitim seti çocuklara ücretsiz olarak dağıtıldı. Çocuklar eğlenerek öğreniyor İzmir Akdeniz Akademisi tarafından geliştirilen bu yöntem, çocukların, yaşadıkları coğrafyayı ve Akdeniz kültürünü eğlenceli ve katılımcı biçimlerde öğrenmelerine katkıda bulunuyor. Yanı sıra yarının büyüklerinde ekoloji farkındalığı yaratılıyor, doğa kültürü ve çevre bilinci de geliştiriliyor. Yaratıcı Drama Atölyesi ise programın tamamlayıcı unsuru olarak; çocukların yaratıcılığını, eleştirel düşünme becerilerini, özgüvenlerini ve duygusal farkındalıklarını güçlendirmeyi amaçlıyor. Süreç, empati kurma, problem çözme ve akademik başarıya katkı sunan etkinliklerle destekleniyor. Geçmiş yıllarda ilk ve ortaöğretim kurumlarında uygulanan “Çocuklar İçin Akdeniz Programı”, bu yıl çeşitli sivil toplum kuruluşlarının iş birliğiyle STK merkezlerinde devam edecek. Program, 2025 eğitim-öğretim dönemi boyunca farklı merkezlerde sürdürülecek. Çocukların, yaşadıkları kenti kültürel değerleriyle birlikte tanımalarına olanak tanıyan bu programla İzmir’in Akdeniz kimliğini yeni kuşaklara aktarmak ve kültürel miras bilincinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İznik Bazilikası, Ziyarete Açıldı Haber

İznik Bazilikası, Ziyarete Açıldı

Törende konuşan Başkan Mustafa Bozbey, “UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan İznik’in, asil listeye girmesi için de el birliğiyle çalışıyoruz. Açılışı yapılan karşılama merkezi, bu anlayışın en güzel yansımalarından biridir” dedi. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin tarihi kültürel miras çalışmaları kapsamında yaptığı hava çekimlerinde ortaya çıkan ve 2014 yılında Amerika Arkeoloji Enstitüsü tarafından ‘Dünyadaki en önemli 10 arkeolojik keşif’ arasında gösterilen İznik Göl Bazilikası Ören Yeri’nin karşılama merkezi, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Bursa Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle hayata geçirildi. Törene; Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in yanı sıra Kültür ve Turizm Bakanlığı Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, Bursa Vali Vekili Hulusi Doğan, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Birol İnceciköz, İznik Kaymakamı Arif Karaman, Bursa milletvekilleri, siyasi parti temsilcileri, ilçe belediye başkanları ve vatandaşlar katıldı. "İznik; inançların, kültürlerin ve fikirlerin kesiştiği kavşak noktasıdır” Törende konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, açılışı yapılan alanın yalnızca Bursa için değil, Türkiye ve dünya kültürel mirası için de büyük bir anlam taşıdığını söyledi. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin her aşamasına katkı sağladığı İznik Göl Bazilikası Ören Yeri Karşılama Merkezi'nin hizmete açılmasından onur ve mutluluk duyduklarını belirten Başkan Bozbey, “İznik ilçemiz, antik çağlardan bugüne uzanan binlerce yıllık geçmişiyle; inançların, kültürlerin ve fikirlerin kesiştiği bir kavşak noktasıdır. İznik, antik çağın kent planını hâlâ koruyan, Paganizm’den Hristiyanlığa, oradan Osmanlı’nın hoşgörülü kültürüne uzanan bir inançlar mozaiğidir. Helenistik, Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerinde üstlendiği rollerle, insanlık tarihinin ortak hafızasında çok özel bir yere sahiptir” diye konuştu. “Kazı süreci, bilim dünyasının dikkatini İznik’e çekmiştir” İznik Gölü’nün suları altında yer alan bazilikal kilisenin, 2014 yılında Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin gerçekleştirdiği havadan fotoğraflama çalışmaları sırasında Prof. Dr. Mustafa Şahin tarafından keşfedildiğini ve dünya arkeoloji tarihinde büyük yankı uyandırdığını hatırlatan Başkan Bozbey, “Aziz Neophytos’a adanmış olan bu yapı, sadece bir ibadet mekânı değildir. İnsanlık tarihinin ortak mirasına ışık tutan bir eserdir. Dünyaca saygın ‘Archaeology Magazine’ Dergisi tarafından yılın en önemli keşiflerinden biri olarak gösterilmesi de bu önemin en somut göstergesidir. Bu önemli keşfin ardından; 2015 yılında, Kültür ve Turizm Bakanlığımızın izinleriyle başlayan kazı süreci, bilim dünyasının dikkatini İznik’e çekmiştir. Bizler de Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak; bilimsel ekipman desteğinden lojistiğe, ofisinden kazı deposuna kadar her aşamada bu değerli çalışmaya altyapının yanı sıra ayni olarak da destek olduk” dedi. “İznik çok özel bir yer” Yönetim planı kapsamında; kentin ulusal ve uluslararası tanıtımına katkı sağlayacak çalışmalar için yatırım planında gerekli bütçeyi ayırdıklarını vurgulayan Başkan Bozbey, “Desteklerimize kararlılıkla devam edeceğiz. İznik çok özel bir yer. Bakanlığımızın destekleriyle birçok önemli eseri açığa çıkarmak mümkün olacaktır. Farkındalığı artırmak amacıyla İznik İlçe Milli Eğitim Müdürlüğümüzün iş birliğiyle 11 köy ilkokulumuzdan öğrencilerimizi, İznik’in büyüleyici tarihinde misafir ettik. Çocuklarımızın tarihle ve kültürle iç içe büyümelerini sağlamayı hedefliyoruz. Bununla birlikte, İznik’in tarihi kimliğini dünyaca ünlü sanatçımız Fazıl Say’ın notalarına taşıdığı ‘İznik Türküsü” ile uluslararası arenada daha görünür hale getirdik” diye konuştu. “Bu toprakların gücüne ve mirasına inanıyoruz” Sanatın evrensel diliyle İznik’in hikâyesini dünyaya duyurmaktan büyük bir mutluluk duyduklarını anlatan Başkan Bozbey, “Biz bu toprakların gücüne ve mirasına inanıyoruz. UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan İznik’in, asil listeye girmesi için de el birliğiyle çalışıyoruz. Açılışı yapılan İznik Göl Bazilikası Ören Yeri Karşılama Merkezi, bu anlayışın en güzel yansımalarından biridir. Kültür ve Turizm Bakanlığımızla birlikte yürüttüğümüz çevre düzenleme projesiyle, 2022 yılında ören yeri ilan edilen bu alan; Hristiyanlığın resmî din olarak kabul edilişinin 1700. yılında yeniden hayat buluyor” dedi. “İznik Göl Bazilikası, barışa, hoşgörüye ışık tutsun” Açılışı yapılan merkezin, yalnızca bir karşılama noktası olmadığını söyleyen Başkan Bozbey, inançların, kültürlerin ve medeniyetlerin buluştuğu bir barış ve hoşgörü kapısı olduğunu ifade etti. İnsanlığın ortak değerlerinin bir araya geldiğini, geçmişin bilgeliğiyle geleceğin umudunun buluştuğunu dile getiren Başkan Bozbey, “Bu süreçte emeği geçen başta Kültür ve Turizm Bakanlığımıza, Valiliğimize, Prof. Dr. Mustafa Şahin’e, kazı ekibine, tüm bilim insanlarına, çalışma arkadaşlarıma, bu mirasa sahip çıkan, onu koruyan ve geleceğe taşıyan herkese yürekten teşekkürlerimi sunuyorum. Diliyorum ki İznik Göl Bazilikası, yalnızca Bursamızın değil; insanlığın ortak mirası olarak daima barışa, hoşgörüye ve birlikte yaşama kültürüne ışık tutsun. Bu eşsiz eserin kentimize, ülkemize ve insanlığa hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu. “Bursa, her şeyin en güzeline layık” Kültür ve Turizm Bakanlığı Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, İznik’in medeniyet heybesinde kültürden inanca kadar birçok zenginliği barındırdığını söyledi. İznik Göl Bazilikası Ören Yeri’nin tek başına bu zenginliği gözler önüne serdiğini anlatan Yazgı, “Günümüz dünyasının sosyal ve siyasi yapısını da şekillendiren kararların alındığı yapı, İznik’i bir kültür varlığı ve inanç merkezi olarak benzersiz kılmaktadır. İznik’e yeni değer kazandırmak amacıyla gerçekleştirdiğimiz çalışmalar kapsamında göl bazilikasını 2022 yılında projelendirmeye başladık. Gelen ziyaretçilerin en güzel şekilde ağırlanabileceği özel bir mekan tasarlandı. Bursa Valiliği ve Bursa Büyükşehir Belediyesi ile yürüttüğümüz ortak çalışmayla özel yapının tüm katmanları incelendi. Kazı çalışmalarını bu doğrultuda hızlandırdık. Böylesine önemli kültür sahasını, en etkin şekilde turizme kazandırmak ve misafirlerimize etkileyici bir deneyim yaşatmak istiyoruz. Ecdadın bize bıraktığı İznik’i, Bakanlık olarak çok önemsiyoruz. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız Mustafa Bozbey ile de görüşme halindeydik. Birbirimize neler yapabileceğimizi anlattı. Bursa, her şeyin en güzeline layık. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum” dedi. Konuşmaların ardından kurdele kesimiyle karşılama merkezi hizmete açıldı. Başkan Mustafa Bozbey ve protokol üyeleri, daha sonra seyir alanından ören yerini inceleyerek Prof. Dr. Mustafa Şahin’den çalışmalar hakkında bilgi aldı. Ardından iç alanda oluşturulan müzeyi de gezen konuklar, görsel olarak oluşturulan tarihi süreci Mustafa Şahin’den dinledi. Başkan Bozbey, Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı ve Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Birol İnceciköz’e günün anısına ‘Dede Korkut’ kitabı hediye etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.