Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kumaş

Kapsül Haber Ajansı - Kumaş haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kumaş haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye’nin Manyezit Gücünü 60’tan Fazla Ülkeye Taşıyor Haber

Türkiye’nin Manyezit Gücünü 60’tan Fazla Ülkeye Taşıyor

Dünya manyezit rezervlerinin yaklaşık yüzde 20’sini elinde bulunduran OYAK şirketlerinden KÜMAŞ, yüksek katma değerli ürünlerini 60’tan fazla ülkeye ihraç ediyor. KÜMAŞ, küresel pazarlarda rekabet gücünü en iyi şekilde kullanıyor. Manyezit demir çelikten çimentoya, camdan refrakter sanayisine kadar pek çok temel sektörün üretim süreçlerinde yer alıyor. Dünya rezervlerinin önemli bir bölümünü elinde bulunduran KÜMAŞ, Ar-Ge, müşteri odaklı üretim ve sürdürülebilirlik modeli ile Türkiye’nin küresel pazardaki konumuna katkı veriyor. Kaynak avantajını uluslararası rekabet gücüne dönüştürüyor KÜMAŞ Genel Müdürü Atilla Adem Aydın, rezerv gücünü Ar-Ge, sürdürülebilirlik ve müşteri odaklı üretim modeliyle birleştirdiklerini söyledi. Aydın, “Doğal kaynak avantajımızı küresel pazarlarda rekabet gücüne dönüştürüyoruz” dedi. Adem Aydın, Ar-Ge'yi üretim süreçlerinin ayrılmaz bir parçası haline getirdiklerini, böylece yalnızca yeni ürünler geliştirmekle kalmıyor, üretim süreçlerini de sürekli iyileştirdiklerini söyledi. Aydın, “KÜMAŞ Manyezit Sanayi, üretim modelini madencilikten nihai ürüne kadar uzanan entegre yapısı üzerinde inşa ederken söz konusu yapı, şirkete kalite, maliyet yönetimi ve tedarik güvenliği açısından rekabette önemli bir avantaj sağlıyor” dedi. Manyezitte küresel kaynak gücü ve Türkiye ekonomisine katkı Aydın KÜMAŞ’ın dünya kripto kristalin manyezit rezervlerinin yaklaşık yüzde 20'sine sahip olmasının sadece şirketin için değil, Türkiye için de stratejik bir avantaj olduğunu dile getirdi. Atilla Adem Aydın, “Manyezit, demir çelik, çimento ve cam gibi temel sanayi sektörlerinin kritik hammaddelerinden biri. Bu rezerv gücü, ülkemizin küresel rekabetçiliğini artırırken kritik hammaddelerde dışa bağımlılığın azaltılmasına da katkı sağlıyor. KÜMAŞ olarak en büyük gücümüz, sahip olduğumuz doğal kaynağı entegre üretim altyapımız sayesinde yüksek katma değerli ürünlere dönüştürebilmemiz. Kendi ocaklarımızdan çıkardığımız cevheri sinter, kalsine ve fused manyezit ile refrakter ürünlere dönüştürüyoruz. Üretim süreçlerimizi tek çatı altında yönetiyoruz. Bu yapı, kalite, verimlilik ve tedarik güvenliği açısından önemli avantajlar sunuyor” diye konuştu. Yüksek katma değerli üretim ile ihracatta güçlü oyuncu Atilla Adem Aydın, KÜMAŞ’ın güçlü üretim kapasitesiyle yurt içi ihtiyaçlarını karşılarken, refrakter ve magnezyum oksit (MgO) bazlı ürünleriyle de ithal ikameye katkı verdikleri bilgisini verdi. Aydın, ihracat ile de Türkiye’ye önemli ölçüde katma değer ve döviz girdisi sağladıklarını bildirdi. Aydın, KÜMAŞ’ı asıl farklılaştıran unsurun, bu doğal kaynak avantajını yüksek katma değerli, sürdürülebilir ve müşteri odaklı bir iş modeline dönüştürebilmesi olduğunu vurguladı. Aydın, “KÜMAŞ manyezit rezerv gücü, entegre üretim modeli, yüksek katma değeri üretimi ve ihracattaki güçlü duruşu ile Türkiye’yi en iyi şekilde temsil ediyor” dedi. KÜMAŞ’ta müşteri odaklı sürdürülebilir iş modeli KÜMAŞ’taki başarıyı anlatan Aydın, “Dünyanın önde gelen çelik ve çimento üreticileri arasında yer alan Türkiye, şirketimize güçlü bir iç pazar, ürün geliştirme ve saha doğrulama imkânı sunuyor. Ülkemiz zaten bizim için önemli bir referans. Bu sayede ürünlerimizi müşteri ihtiyaçlarına göre sürekli geliştiriyor ve rekabet gücümüzü artırıyoruz” şeklinde konuştu. Atilla Adem Aydın, küresel pazarda Çin, Hindistan ve Avrupa merkezli üreticilerle rekabet ettikleri bilgisini verdi. Aydın, söz konusu rekabette KÜMAŞ’ı öne çıkaran en önemli unsurun; kripto kristalin manyezit rezervleri, dikey entegre üretim yapısı, güçlü Ar-Ge, mühendislik kabiliyeti ve sürdürülebilirlik olduğunun altını çizdi. Karbon ayak izi yönetimi ve sürdürülebilirlik stratejisi Aydın, Çevresel Ürün Beyanı (EPD), karbon ayak izi yönetimi ve sürdürülebilirlik raporlaması gibi alanları rekabet avantajı olarak değerlendirdiklerini ifade etti. Atilla Adem Aydın şöyle konuştu: “Çevresel Ürün Beyanı (EPD), GRI ve TSRS uyumlu sürdürülebilirlik raporlamaları çalışmalarını yapıyoruz. Enerji tüketimini azaltmaya yönelik uygulamaları ve dijitalleşme yatırımlarıyla üretim verimliliğimizi sürekli artırıyoruz. ISO 14064 ve ISO 14067 standartlarıyla karbon ayak izimizi ölçüyor, düşük karbonlu üretim teknolojileri ve alternatif hammaddeler üzerinde çalışıyoruz. Net sıfır emisyon hedefimizi yenilikçi ürünler ve teknolojilerle geliştirerek sürdürülebilirliği, hem sorumluluk hem de şirketimizin uzun vadeli rekabet gücünü destekleyen stratejik bir unsur görüyoruz.” KÜMAŞ, uluslararası pazarlarda güvenilir çözüm ortağı Atilla Adem Aydın, sıfır atık, su yönetimi ve kaynak verimliliğine yönelik uygulamalarla çevresel performanslarını sürekli geliştirdiklerini vurguladı. Aydın, “Madencilik faaliyetlerimizi de sorumluluk anlayışıyla yürütüyoruz. Çalışma alanlarımızda rehabilitasyon çalışmaları, biyoçeşitliliğin korunması ve ekosistemin sürdürülebilirliğini destekleyen uygulamalara öncelik veriyoruz” dedi. 60’tan fazla ülkeye ihracat yapmanın da şirketleri için uluslararası pazarlarda referans ve güvenilir bir çözüm ortağı olduğunu gösterdiğine dikkat çeken Aydın, “AB regülasyonları ve sürdürülebilirlik standartlarının şirketin temel uygulamaları arasında yer alıyor” dedi. Aydın açıklamasının sonunda, “Sıfır atık, su yönetimi ve kaynak verimliliğine yönelik uygulamalarla çevresel performansımızı sürekli geliştiriyoruz. Çalışma alanlarımızda rehabilitasyon çalışmaları, biyoçeşitliliğin korunması ve ekosistemin sürdürülebilirliğini destekleyen uygulamalara öncelik veriyoruz” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Hazır Giyim Sektörü Paris’te Gücünü Gösterecek Haber

Türk Hazır Giyim Sektörü Paris’te Gücünü Gösterecek

Dünya moda endüstrisinin önemli merkezlerinden Paris’te yılda iki kez düzenlenen Premiere Vision Paris; hazır giyimden kumaşa, iplikten deriye, aksesuardan tasarıma kadar moda endüstrisinin tüm bileşenlerini aynı çatı altında buluşturuyor. EHKİB, 19 Türk hazır giyim ihracatçısıyla fuarda yer alarak sektörün üretim kabiliyetini, tasarım gücünü, esnek üretim altyapısını ve sürdürülebilirlik alanındaki dönüşümünü uluslararası alıcılara tanıtacak. Bağcı: “Fransa dünyanın en büyük üçüncü giyim ithalatçısı” Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Çağlar Bağcı, Avrupa Birliği’nin Türkiye hazır giyim sektörünün en önemli ihracat pazarı olduğunu, Fransa’nın ise sektör açısından stratejik ülkelerin başında geldiğini söyledi. Türkiye’nin Fransa’ya hazır giyim ihracatının 2026 yılının Ocak-Temmuz döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13 azalarak 468 milyon dolar seviyesinde gerçekleştiğini paylaşan Bağcı, şöyle devam etti: “Fransa, Türkiye genelinde en fazla hazır giyim ve konfeksiyon ihracatı gerçekleştirdiğimiz 6’ncı büyük pazar konumunda. Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliğimiz açısından ise Fransa 8’inci büyük ihracat pazarımız. Fransa 2025 yılında yaklaşık 30 milyar dolarlık hazır giyim ithalatı gerçekleştirdi. ABD ve Almanya’nın ardından dünyanın en büyük üçüncü giyim ithalatçısı konumunda bulunuyor. Türkiye ise Çin, Bangladeş ve İtalya’nın ardından Fransa’nın dördüncü büyük giyim tedarikçisi. Bu tablo, Fransa pazarının sektörümüz açısından taşıdığı potansiyeli açık şekilde ortaya koyuyor.” “Türkiye fuarın en güçlü katılımcı ülkeleri arasında” Premiere Vision Paris’in Türk moda endüstrisinin Avrupa’daki konumunu güçlendirmesi açısından kritik bir platform olduğunun altını çizen Bağcı, Türkiye’nin fuardaki güçlü varlığının uzun yıllara dayandığını dile getirdi. Bağcı, “Türkiye; yaklaşık 200 kumaş, hazır giyim, deri ve aksesuar üreticisiyle Premiere Vision Paris’e en fazla katılımcı gönderen ülkelerin başında geliyor. Bu güçlü katılım, Türk moda endüstrisinin küresel tedarik zincirindeki öneminin de göstergesi. Türkiye olarak Avrupa’ya coğrafi yakınlığımız, hızlı ve esnek üretim kabiliyetimiz, güçlü tekstil ve hazır giyim altyapımız, tasarım yetkinliğimiz ve sürdürülebilir üretime yönelik yatırımlarımızla rakiplerimizden ayrışıyoruz.” diye konuştu. “Fiyat rekabetinden katma değer rekabetine geçmek zorundayız” Türk hazır giyim sektörünün son yıllarda küresel pazarlarda yoğun bir rekabet ortamıyla karşı karşıya olduğuna işaret eden Bağcı, artan üretim maliyetleri nedeniyle Türkiye’nin özellikle fiyat odaklı siparişlerde Asyalı ve Kuzey Afrikalı rakipleriyle rekabet etmekte zorlandığını vurguladı. Bağcı sözlerini şöyle sürdürdü: “Hazır giyim sektörümüzün küresel rekabette yeniden ivme kazanması için fiyat rekabetinden ziyade tasarım, inovasyon, sürdürülebilirlik, dijitalleşme, hızlı teslimat ve yüksek katma değerli üretime odaklanması gerekiyor. Avrupa’nın yakın coğrafyadan tedarik eğilimi Türkiye açısından önemli bir fırsat. Bu avantajı kalıcı hale getirmek için müşterilerimizle doğrudan temasımızı artırmamız ve uluslararası fuarlarda güçlü şekilde yer almamız gerekiyor. Premiere Vision Paris’i bu açıdan yalnızca bir fuar değil, sektörümüzün Avrupa’daki mevcut müşterileriyle ilişkilerini geliştirdiği ve yeni iş bağlantıları kurduğu stratejik bir platform olarak görüyoruz.” Seyfeli: “Fransa pazarındaki payımızı korumak ve büyütmek istiyoruz” Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi ve Dış Pazar Komitesi Başkanı Seray Seyfeli ise Türk hazır giyim sektörünün son dönemde artan üretim maliyetleri nedeniyle geçmiş yıllardaki maliyet avantajını önemli ölçüde kaybettiğine dikkat çekti. Türkiye’nin Fransa pazarındaki güçlü konumunu korumasının sektör açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Seyfeli, “Fransa pazarında hemen arkamızda Hindistan, Vietnam ve Tunus gibi güçlü ihracatçı ülkeler bulunuyor. Bu ülkelere karşı mevcut konumumuzu korumak ve pazar payımızı artırmak için müşterilerimizle yakın temas halinde olmamız gerekiyor. Premiere Vision Paris gibi sektörün küresel ölçekte referans kabul edilen fuarlarına düzenli katılım sağlamamız bu nedenle çok önemli.” dedi. “Müşteriye yakın olmak her zamankinden daha önemli” Avrupalı markaların tedarik kararlarında fiyatın yanı sıra hız, esneklik, kalite, düşük adetli üretim kabiliyeti, sürdürülebilirlik ve izlenebilirlik kriterlerinin giderek daha belirleyici hale geldiğine işaret eden Seyfeli, Türkiye’nin bu alanlarda önemli avantajlara sahip olduğunu kaydetti. Seyfeli, “Avrupa pazarına yakınlığımız sektörümüzün en önemli avantajlarından biri. Ancak yalnızca coğrafi yakınlık yeterli değil. Alıcıların değişen beklentilerini yakından takip etmek, sürdürülebilir üretim altyapımızı geliştirmek, tasarım ve koleksiyon gücümüzü artırmak ve müşterilerimizle sürekli iletişim halinde olmak zorundayız. PV Paris bu anlamda sektörümüz için son derece değerli. EHKİB olarak fuara 19 firmamızla katılıyoruz. Firmalarımızın yeni müşterilere ulaşmasını sağlarken mevcut müşterileriyle ticari ilişkilerini güçlendirmelerini hedefliyoruz.” diye konuştu. 40 ülkeden yaklaşık 1.000 üretici Paris’te buluşacak Küresel moda endüstrisinin önemli buluşma noktalarından Premiere Vision Paris Fuarı, dünyanın dört bir yanından tekstil ve moda profesyonellerini bir araya getirecek. Fuar kapsamında iplik, kumaş, deri, hazır giyim, aksesuar ve tasarım başta olmak üzere moda endüstrisinin farklı alanlarında faaliyet gösteren 40 ülkeden yaklaşık 1.000 üreticinin koleksiyonlarını uluslararası alıcıların beğenisine sunması bekleniyor. Premiere Vision Paris’in Şubat 2026 edisyonunu yaklaşık 20 bin sektör profesyoneli ziyaret etmişti. Eylül buluşmasında da dünyanın önde gelen moda markalarının satın alma ekipleri, tasarımcılar, üreticiler, tedarikçiler ve sektör profesyonellerinin Paris’te bir araya gelmesi bekleniyor. EHKİB’den uluslararası pazarlarda kesintisiz tanıtım Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği, Türk hazır giyim sektörünün uluslararası pazarlardaki görünürlüğünü artırmak, ihracatçıların yeni müşterilere ulaşmasını sağlamak ve mevcut pazarlardaki konumunu güçlendirmek amacıyla Premiere Vision Manufacturing Paris Fuarı’na uzun yıllardır düzenli olarak milli katılım organizasyonu gerçekleştiriyor. EHKİB, 1-3 Eylül 2026 tarihlerindeki organizasyonla Premiere Vision Manufacturing Paris’e 21’inci kez milli katılım gerçekleştirerek Ege Bölgesi’nin tasarım, üretim, kalite ve sürdürülebilirlik kabiliyetini dünyanın önde gelen moda profesyonelleriyle buluşturacak. Premiere Vision Manufacturing Paris Fuarı’na EHKİB milli katılımıyla katılan firmalar: AKÇAKAYA GROUP TEKSTİL BETA KONF. TEKSTİL BETOBE TEKSTİL BÜŞRA TRİKO TEKSTİL COLLETTİ TOROSAN DEMİRIŞIK TEKS. KONF. DND TEKSTİL FORMAL TRİKO TEKSTİL GÜLSEN TEKS. İYA TEKSTİL KREATEKS TEKSTİL MEBA DIŞ TİCARET TEKSTİL MERGÜ TEKSTİL KONF. MODALT TEKSTİL KONF. ÖZTEK HAZIR GİYİM RAL TEKSTİL RASA TEKSTİL SELEKSİYON TEKSTİL TEORI TOPTAN İMALAT İHR. TEKSTİL Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tencel Kumaş Nedir? Son Dönemin En Çok Tercih Edilen Kumaş Türü Neden Bu Kadar Popüler? Haber

Tencel Kumaş Nedir? Son Dönemin En Çok Tercih Edilen Kumaş Türü Neden Bu Kadar Popüler?

Özellikle "Tencel kumaş nedir?", "Tencel kumaş terletir mi?", "Tencel kumaşın özellikleri", "Tencel mi pamuk mu?" ve "Tencel kumaş yazın giyilir mi?" gibi sorular, internet kullanıcılarının en sık merak ettiği konular arasında bulunuyor. Yumuşak dokusu, nefes alabilen yapısı ve doğal hammaddelerden üretilmesi sayesinde öne çıkan Tencel kumaş, hem moda sektöründe hem de ev tekstilinde kullanım alanını her geçen gün genişletiyor. Konforlu yapısı ve çevreye duyarlı üretim süreciyle dikkat çeken bu kumaş türü, sürdürülebilir tekstil anlayışının önemli temsilcilerinden biri olarak kabul ediliyor. Tencel Kumaş Nedir? Tencel, özel üretim teknolojisiyle işlenen odun bazlı selüloz liflerinden elde edilen yenilikçi bir tekstil lifidir. Genellikle sürdürülebilir ormancılık anlayışıyla yetiştirilen okaliptüs, kayın ve ladin gibi ağaçlardan elde edilen selüloz kullanılarak üretilir. Doğal kökenli hammaddelerden üretilmesine rağmen ileri teknolojiyle işlenmesi sayesinde yüksek performans sunan Tencel kumaş, yumuşak dokusu ve dayanıklılığıyla öne çıkıyor. Moda dünyasında özellikle çevre dostu koleksiyonların vazgeçilmez kumaşları arasında gösteriliyor. Tencel Kumaşın Özellikleri Nelerdir? Tencel kumaşı diğer kumaş türlerinden ayıran en önemli özelliklerden biri yüksek nefes alabilirlik sunmasıdır. Lif yapısı sayesinde nemi hızla emerek dışarı atabilen kumaş, cildin gün boyunca daha kuru kalmasına yardımcı olur. Yumuşak yüzeyi sayesinde hassas ciltlerde tahriş riskini azaltan Tencel kumaş, ipeksi dokusuyla da dikkat çekiyor. Hafif yapısı sayesinde gün boyu konfor sunarken, doğal esnekliği sayesinde hareket özgürlüğünü destekliyor. Bir diğer önemli özelliği ise dayanıklılığıdır. Doğru bakım uygulandığında uzun süre formunu koruyabilen Tencel kumaş, sık yıkamalarda bile yumuşaklığını büyük ölçüde muhafaza edebiliyor. Tencel Kumaş Terletir mi? Tüketicilerin en fazla araştırdığı soruların başında "Tencel kumaş terletir mi?" geliyor. Uzmanlara göre Tencel kumaş, yüksek nem yönetimi sayesinde terlemeyi azaltan kumaş türleri arasında yer alıyor. Liflerin nemi hızlı şekilde emmesi ve dışarı taşıması sayesinde kumaş üzerinde nem birikmesi azalıyor. Bu özellik özellikle yaz aylarında ve sıcak iklimlerde önemli bir kullanım avantajı sağlıyor. Nefes alabilen yapısı sayesinde hava dolaşımını destekleyen Tencel kumaş, spor giyimden günlük kıyafetlere kadar pek çok farklı üründe tercih ediliyor. Tencel Kumaş mı Pamuk mu? İnternette sıkça araştırılan başlıklardan biri de "Tencel mi pamuk mu?" sorusu oluyor. Her iki kumaş da doğal kökenli yapısıyla öne çıksa da kullanım özellikleri bakımından bazı farklılıklar bulunuyor. Pamuk, uzun yıllardır tekstil sektörünün en yaygın kullanılan doğal liflerinden biri olmayı sürdürüyor. Tencel ise daha pürüzsüz yüzeyi, daha yüksek nem emme kapasitesi ve daha akışkan yapısıyla dikkat çekiyor. Özellikle dökümlü kıyafetlerde ve premium tekstil ürünlerinde Tencel kumaşın daha sık tercih edildiği görülüyor. Yumuşak dokusu nedeniyle gömlek, elbise, pijama, iç giyim ve ev tekstili ürünlerinde kullanım oranı her geçen yıl artıyor. Tencel Kumaş Hangi Alanlarda Kullanılıyor? Tekstil sektöründe kullanım alanı oldukça geniş olan Tencel kumaş, moda dünyasının yanı sıra ev tekstilinde de önemli yer tutuyor. Günlük kıyafetlerden spor giyime, gömleklerden pantolonlara, pijamalardan nevresim takımlarına kadar birçok üründe Tencel liflerinden yararlanılıyor. Özellikle cilde doğrudan temas eden ürünlerde sunduğu konfor nedeniyle tercih ediliyor. Ev tekstilinde ise yastık kılıfı, çarşaf ve nevresim gibi ürünlerde Tencel kumaş kullanımı giderek yaygınlaşıyor. Yumuşak yüzeyi sayesinde kaliteli uyku deneyimine katkı sunduğu belirtiliyor. Tencel Kumaşın Sürdürülebilirlik Açısından Önemi Tekstil sektöründe çevresel etkilerin azaltılması amacıyla geliştirilen yeni nesil kumaşlar arasında Tencel önemli bir yere sahip bulunuyor. Üretim sürecinde kullanılan teknolojiler sayesinde su ve enerji tüketiminin daha verimli yönetilebildiği ifade ediliyor. Doğal hammaddelerden elde edilmesi ve çevreye duyarlı üretim anlayışıyla öne çıkması, bilinçli tüketicilerin Tencel ürünlerine yönelmesinde etkili oluyor. Özellikle sürdürülebilir moda anlayışını benimseyen markalar, koleksiyonlarında bu kumaşa daha fazla yer vermeye başladı. Çevre dostu tekstil ürünlerine olan ilginin artmasıyla birlikte Tencel kumaşın küresel pazardaki kullanımının da büyümeye devam edeceği öngörülüyor. Tencel Kumaş Neden Daha Fazla Tercih Ediliyor? Modern tüketiciler artık yalnızca şık görünen değil, aynı zamanda konforlu ve uzun ömürlü ürünler tercih ediyor. Tencel kumaş, yumuşak dokusu, nefes alabilen yapısı ve doğal görünümü sayesinde bu beklentilere önemli ölçüde cevap veriyor. Kırışmaya karşı görece dayanıklı yapısı, canlı renk görünümünü uzun süre koruyabilmesi ve cilt dostu özellikleri de tercih edilmesinde etkili oluyor. Tekstil sektöründe sürdürülebilir üretim anlayışının güçlenmesiyle birlikte Tencel kumaşın hem günlük giyimde hem de premium koleksiyonlarda daha geniş kullanım alanı bulması bekleniyor.

İZFAŞ’tan Moda Sektörüne Güç Veren Üçlü Hamle Haber

İZFAŞ’tan Moda Sektörüne Güç Veren Üçlü Hamle

Fuar İzmir’deki etkinlikte, bu yıl ilk kez düzenlenecek İzmir Bridal Week, dokuzuncu kez kapılarını açacak Fashion Prime - Tekstil, Hazır Giyim Tedarikçileri ve Teknolojileri Fuarı ile 20’nci yılını kutlamaya hazırlanan IF Wedding Fashion İzmir - Gelinlik, Damatlık ve Abiye Giyim Fuarı’nın hedefleri, yenilikleri ve sektöre sağlayacağı katkılar paylaşıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen moda fuarlarının yeni dönem vizyonunun paylaşıldığı lansmana, oda, birlik ve dernek başkanları, yöneticileri, sektör temsilcileri, üreticiler ve tasarımcılar katıldı. Lansmanda konuşan İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, İzmir’in gelinlik, damatlık ve abiye giyim sektöründe dünyanın önemli merkezlerinden biri olduğunu vurgulayarak, kentin üretim kültürü, tasarım kapasitesi, güçlü yan sanayisi ve ihracat gücüyle uluslararası ölçekte öne çıktığını söyledi. İZFAŞ olarak fuarları yalnızca ticari organizasyonlar olarak görmediklerini, sektörlerin gelişimine katkı sağlayan, yeni iş birliklerinin önünü açan ve kentin potansiyelini dünyaya taşıyan güçlü platformlar olarak değerlendirdiklerini ifade eden Cumalıoğlu, moda sektörüne yönelik birbirini tamamlayan üç önemli fuarı çok önemsediklerini ifade etti. Tasarım, üretim ve uluslararası ticareti buluşturan yapı Moda sektörünün farklı ihtiyaçlarına yanıt veren fuarlarla bütüncül bir yapı oluşturduklarını belirten Cumalıoğlu, “İzmir’deki bu güçlü birikimi desteklemek, sektörün uluslararası rekabet gücünü artırmak amacıyla birbirini tamamlayan üç önemli fuarı gerçekleştiriyoruz. Bu üç fuarla tasarımdan üretime, üretimden uluslararası ticarete uzanan güçlü bir yapı kuruyoruz. Fashion Prime Fuarı ile üretim altyapısını ve tedarik zincirini, İzmir Bridal Week ile tasarım ve koleksiyon gücünü, IF Wedding Fashion İzmir ile de uluslararası ticareti ve marka görünürlüğünü destekliyoruz” dedi. Fashion Prime dokuzuncu kez kapılarını açacak Bu yıl 21 - 23 Ekim tarihleri arasında dokuzuncu kez gerçekleştirilecek Fashion Prime Fuarı’nın kumaş, aksesuar ve yan sanayi firmalarını sektör profesyonelleriyle buluşturmaya devam edeceğini belirten Cumalıoğlu, fuarın yeni iş bağlantılarının kurulmasına ve sektörün üretim altyapısının güçlenmesine katkı sağladığını ifade etti. İzmir Bridal Week ilk kez düzenlenecek 24 - 26 Kasım 2026 tarihleri arasında ilk kez gerçekleştirilecek İzmir Bridal Week’in sektör temsilcilerinden gelen talepler doğrultusunda hayata geçirildiğini ifade eden Cumalıoğlu, gelinlik, damatlık ve abiye giyimde yeni sezon koleksiyonlarının ilk kez tanıtılacağı fuarın, sektörün yaratıcı gücünü daha görünür kılacağını söyledi. İzmir Bridal Week’in markalar için yeni fırsatlar yaratacağına ve İzmir’in moda takvimine önemli bir değer katacağına inandıklarını ifade eden Cumalıoğlu, organizasyonun sektörün tasarım ve koleksiyon tarafını güçlendireceğini vurguladı. IF Wedding Fashion İzmir 20’nci yılını kutlayacak 19 - 22 Ocak 2027 tarihleri arasında 20’nci kez düzenlenecek IF Wedding Fashion İzmir’in sektörün uluslararası vitrini olmayı sürdüreceğini kaydeden Cumalıoğlu, fuarın 20 yıllık birikimiyle İzmir’in ve Türkiye’nin gelinlik, damatlık ve abiye giyim alanındaki üretim gücünü dünyaya tanıttığını söyledi. Cumalıoğlu, İZFAŞ olarak düzenledikleri fuarlarla değer üretmeye, yeni iş birliklerinin önünü açmaya ve İzmir’in potansiyelini dünya ile buluşturmaya devam edeceklerini vurguladı. İZFAŞ Fuarlar Müdürü Yeşim Yiğit tarafından gerçekleştirilen sunumda ise Fashion Prime, İzmir Bridal Week ve IF Wedding Fashion İzmir’in kapsamı, hedefleri, tanıtım çalışmaları, katılımcılara sağlanan destekler ve gelecek dönem planlamaları hakkında bilgi verildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Modal İplik Neden Bu Kadar Tercih Ediliyor? Tekstil Dünyasında Yükselen Kumaş Türü Dikkat Çekiyor Haber

Modal İplik Neden Bu Kadar Tercih Ediliyor? Tekstil Dünyasında Yükselen Kumaş Türü Dikkat Çekiyor

Özellikle “modal kumaş nedir”, “modal iplik özellikleri”, “modal kumaş terletir mi” ve “modal mı pamuk mu” gibi aramalar Google’da hızla yükselirken, kullanıcılar bu özel tekstil ürününü daha yakından araştırmaya başladı. Giyim sektöründen ev tekstiline kadar geniş kullanım alanına sahip olan modal iplik, hem konfor hem de estetik açısından birçok avantaj sunuyor. Uzmanlara göre doğal kaynaklardan üretilmesi ve cilt dostu yapısı nedeniyle modal kumaşlara olan ilgi her geçen yıl daha da artıyor. Modal İplik Nedir? Modal iplik, genellikle kayın ağacından elde edilen selüloz bazlı liflerden üretilen yarı sentetik bir tekstil hammaddesi olarak biliniyor. Doğal kökenli olması sayesinde hem çevre dostu hem de konforlu bir kullanım sunan modal kumaşlar, özellikle son dönemde sürdürülebilir tekstil trendlerinin merkezinde yer alıyor. Tekstil üreticileri, modal ipliğin yumuşak yapısı sayesinde premium kalite ürünlerde sıkça tercih edildiğini belirtiyor. Özellikle iç giyim, pijama, tişört ve spor giyim ürünlerinde modal kumaş kullanımı dikkat çekici seviyelere ulaşmış durumda. Modal Kumaşın Özellikleri Neler? Modal kumaşın en dikkat çeken özelliklerinden biri, son derece yumuşak bir dokuya sahip olmasıdır. Ciltle temas ettiğinde ipeksi bir his bırakan modal kumaşlar, hassas cilt yapısına sahip kişiler tarafından da sıkça tercih ediliyor. Bunun yanında modal iplik yüksek nem emme kapasitesiyle de öne çıkıyor. Terlemeyi azaltan ve hava geçirgenliği sağlayan yapısı sayesinde özellikle yaz aylarında konforlu bir kullanım sunuyor. Google aramalarında sıkça araştırılan “modal kumaş terletir mi?” sorusuna uzmanlar genellikle “hayır” yanıtını veriyor. Modal kumaşın dayanıklı yapısı da önemli avantajlar arasında yer alıyor. Doğru kullanımda uzun süre formunu koruyabilen bu kumaş türü, sık yıkamaya karşı da direnç gösterebiliyor. Bu özellik, modal kumaşların günlük kullanım için ideal hale gelmesini sağlıyor. Modal İplik Neden Bu Kadar Popüler Oldu? Son yıllarda tüketicilerin doğal ve kaliteli kumaşlara yönelmesi, modal ipliğin popülerliğini ciddi şekilde artırdı. Özellikle hızlı moda sektöründe rahatlık ve sürdürülebilirlik kavramlarının öne çıkmasıyla birlikte modal kumaşlar daha fazla tercih edilmeye başladı. Moda markaları, modal kumaşı hem şık görünümü hem de konforlu yapısı nedeniyle koleksiyonlarında daha sık kullanıyor. Yumuşak doku ve hafiflik hissi, kullanıcı deneyimini doğrudan etkileyen faktörler arasında gösteriliyor. Ayrıca modal kumaşın parlak ve canlı renkleri daha uzun süre koruyabilmesi de tercih sebepleri arasında yer alıyor. Bu durum özellikle premium tekstil ürünlerinde modal kullanımını artırıyor. Modal Kumaş mı Pamuk mu? Google’da en fazla araştırılan konular arasında “modal mı daha iyi pamuk mu?” sorusu bulunuyor. Uzmanlara göre her iki kumaşın da farklı avantajları bulunuyor. Pamuk doğal yapısıyla öne çıkarken, modal kumaş daha yumuşak ve esnek bir kullanım sunabiliyor. Modal kumaşlar genellikle daha akışkan ve hafif yapıya sahip olurken, pamuklu kumaşlar daha klasik bir kullanım deneyimi sunuyor. Özellikle spor giyim ve ev giyim ürünlerinde modal kumaşların daha fazla tercih edildiği görülüyor. Bunun yanında modal kumaşların kırışmaya karşı daha dirençli olması da kullanıcıların dikkatini çeken önemli detaylardan biri olarak gösteriliyor. Modal İplik Hangi Alanlarda Kullanılıyor? Tekstil sektöründe modal iplik kullanım alanı oldukça geniş bir yapıya sahip. İç giyim ürünlerinden yatak tekstiline, spor kıyafetlerinden günlük giyime kadar birçok alanda modal kumaş tercih ediliyor. Özellikle kaliteli pijama takımları, yumuşak tişörtler ve premium ev tekstili ürünlerinde modal iplik kullanımının arttığı belirtiliyor. Hafif yapısı sayesinde yazlık ürünlerde de sıkça tercih edilen modal kumaşlar, kullanıcı konforunu ön plana çıkarıyor. Moda uzmanları, önümüzdeki yıllarda sürdürülebilir tekstil anlayışının güçlenmesiyle birlikte modal iplik kullanımının daha da yaygınlaşacağını ifade ediyor. Sürdürülebilir Tekstil Trendinde Modal İpliğin Yeri Büyüyor Çevre dostu üretim süreçlerine olan ilginin artmasıyla birlikte modal iplik, sürdürülebilir moda anlayışının önemli parçalarından biri haline geldi. Doğal hammaddelerden elde edilmesi ve uzun ömürlü kullanım sunması, çevre bilincine sahip tüketicilerin modal kumaşlara yönelmesini sağlıyor. Ayrıca modal iplik üretiminde, pamuktan daha az su tüketiliyor. Bu da modal ipliğin sürdürülebilirlik konusundaki önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Tekstil sektöründeki dönüşümle birlikte kullanıcıların yalnızca şıklık değil, aynı zamanda sağlık ve konfor odaklı tercihler yaptığı görülüyor. Modal kumaşlar da sunduğu nefes alabilir yapı, yumuşaklık ve dayanıklılıkla modern tekstil dünyasında öne çıkmaya devam ediyor.

Japon Tekniği İle Nakış Fikirlerini Keşfettiler Haber

Japon Tekniği İle Nakış Fikirlerini Keşfettiler

Kökeni Japonya’ya dayanan Sashiko, geçmişte kıyafetleri onarmak ve dayanıklılığını artırmak amacıyla kullanılan bir teknik olarak ortaya çıktı. Zamanla estetik bir ifade biçimine dönüşen bu “sessiz dikişler”, tekrar eden geometrik desenleri ve sade çizgileriyle dikkat çekiyor. Eğitmenliğini Maltepe Üniversitesi Öğretim Görevlisi Duygu Ercan’ın üstlendiği atölye çalışmasına katılan öğrenciler unutulmaz bir gün geçirdi. KUMAŞ ÜZERİNDE İZ BIRAKMANIN HEYCANINI YAŞADILAR Atölye boyunca yalnızca bir nakış tekniğini öğrenmekle kalmayan öğrenciler; sabır, tekrar ve sadeliğin estetiğini deneyimleyerek, üretim sürecinin meditatif yönünü de keşfetti. Her bir ilmekte ritim yakalayan katılımcılar, kumaş üzerinde iz bırakmanın anlamını yeniden yorumladı. KOT PARÇALAR YENİDEN HAYAT BULDU Atölyeye katılan öğrenciler, kendi hikâyesini taşıyan kot parçaları ile ceket, yelek, pantolon ve eteklerini yanlarında getirdi. “Geleneksel Sashiko” desenleriyle bu parçalar yeniden tasarlandı. Böylece hem sürdürülebilir moda anlayışına katkı sağlandı hem de geçmiş ile bugün arasında yaratıcı bir köprü kuruldu. Eskiyen ya da kullanılmayan denim ürünlerin yeniden değerlendirilmesi, tekstil sektöründe giderek önem kazanan “yeniden kullanım” ve “dönüştürerek tasarlama” anlayışını da destekledi. MODA AKADEMİSİ’NDE UYGULAMALI VE YENİLİKÇİ EĞİTİM Moda Akademisi, düzenlediği atölye ve eğitim programlarıyla katılımcılarına yalnızca teknik bilgi değil, aynı zamanda tasarım vizyonu kazandırmayı hedefliyor. Akademide; Temel ve ileri düzey dikiş teknikleri, moda tasarımı ve koleksiyon hazırlama, kalıp çıkarma ve model uygulama, tekstil yüzey tasarım, sürdürülebilir moda ve geri dönüşüm uygulamaları, el sanatları ve geleneksel tekniklerin çağdaş yorumları gibi pek çok alanda uygulamalı eğitimler veriliyor. YARATICILIĞIN SESSİZ RİTMİ Bu kapsamda gerçekleştirilen Sashiko atölyesi de hem geleneksel el sanatlarını yaşatmayı hem de genç tasarımcı adaylarının farklı kültürlerden ilham alarak özgün çalışmalar üretmesini amaçladı. “Sessiz Dikişlerin Hikâyesi: Sashiko” workshopu katılımcılara yoğun akademik programlarının arasında hem yaratıcı hem de dinlendirici bir üretim alanı sundu. İlmeklerin ritminde buluşan öğrenciler, tasarımın yalnızca estetik değil, aynı zamanda duygusal bir süreç olduğunu deneyimledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.