Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Küresel Marka

Kapsül Haber Ajansı - Küresel Marka haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Küresel Marka haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ASELSAN’dan SAHA 2026 Çıkarması Haber

ASELSAN’dan SAHA 2026 Çıkarması

ASELSAN, 5-9 Mayıs tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezinde düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarında, güncel harp sahasını, geleceğin milli teknolojilerini küresel savunma ekosistemi ile bir araya getirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, SAHA EXPO 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı Kapanış Programında açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin savunma, havacılık ve uzay alanında küresel düzeyde yıldızı parlayan ülkeler arasına adını gururla yazdırdığını belirten Cumhurbaşkanımız “Bu başarı tablosunun gerisinde şüphesiz on yılların emeği, gecesini gündüzüne katarak adanmış bir ruhla çalışan 100 bini aşkın vatan evladının gayreti, milletimizin desteği ve devletimizin iradesi vardır, inşallah daha iyi yerlerde olacak. Daha büyük başarı hikâyelerini birlikte yazacak, savunma sanayiinde tam bağımsız Türkiye hedefine ulaşıncaya kadar durmadan, duraksamadan çalışacağız” dedi. SAHA’nın en büyük stant alanına ve en geniş ürün yelpazesine sahip firması olan ASELSAN; fuarda başta ÇELİKKUBBE bileşenleri olmak üzere denizlerin altından uzayın derinliklerine uzanan her alanda geliştirdiği milli çözümleri uluslararası delegasyonların beğenisine sundu. ASELSAN standını başta Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz, Milli Savunma Bakanımız Yaşar Güler, Sanayii ve Teknoloji Bakanımız Mehmet Fatih Kacır, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız Alparslan Bayraktar, Ticaret Bakanımız Ömer Bolat, Hazine ve Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek, Genelkurmay Başkanımız Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve kuvvet komutanlarımız, MİT Başkanımız İbrahim Kalın, Savunma Sanayii Başkanımız Prof. Dr. Haluk Görgün, SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı ve Baykar Genel Müdürü Haluk Bayraktar ile Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar olmak üzere çok sayıda yerli ve yabancı delegasyon ziyaret etti. Havada, karada, denizde mutlak hakimiyet ASELSAN, fuar boyunca Mavi Vatan’ın Yeni Vurucu Güçleri, ÇELİKKUBBE'ye Yeni Yetenekler ve Hava Taarruzunda Oyun Değiştirecek Sistemler Lansmanı yaptı. Bu kapsamda Türkiye’nin ilk Kamikaze OSA’sı KILIÇ ile TUFAN Kamikaze İDA, ILGAR 3-LT Muhabere Elektronik Harp Sistemi, KORAL AD Hava Savunma Elektronik Harp Sistemi, MİĞFER Öz Savunma FPV Önleme Sistemi, GÖKALP Otonom Kinetik Dron İmha Sistemi, GÖKBERK 10 Lazer Silah Sistemi, EJDERHA 210 Yüksek Güçlü Mikrodalga Silah Sistemi, FULMAR 500A ile TOLUN’un üç farklı varyasyonu SAHA’da yer aldı. ASELSAN, Türkiye’nin savunma ve ileri teknoloji alanındaki en önemli buluşmalarından biri olan SAHA 2026’da ÇELİKKUBBE’nin bileşenlerinden ALP Alçak İrtifa Radarını, GÜRZ Hibrit Hava Savunma Sistemini, KORKUT Hava Savunma Sistemini, EJDERHA Anti İHA Sistemini, GÖKBERK Mobil Lazer Silah Sistemini ve PUHU’yu sergiledi. Küresel savunma aktörleriyle yeni iş birlikleri ASELSAN, SAHA’da oyun değiştirici teknolojilerin gücüyle savunma sanayiinin küresel aktörleriyle yeni iş birliklerine kapı araladı. ASELSAN ile Endonezyalı PT REPUBLIK arasında İnsansız Deniz Araçları Faydalı Yükleri ve Görev Kritik Haberleşme Sistemleri Sözleşmeleri imzalandı. ASELSAN ile Umman savunma sanayi şirketi Sinan Advanced Industries arasında da ortak girişim kurulmasına yönelik sözleşme imza töreni gerçekleşti. SAHA 2026'da Savunma Sanayii Başkanlığı ile ülkemizin gücüne güç katacak yeni sözleşmelere de imza atıldı. Bu kapsamda Hava Savunma Sistemleri İlave Seri Üretim, İnsansız Savaş Uçağı Alt Sistemler Tedarik, Elektro Optik Sistemleri İlave Tedarik, Erken İhbar Radarları, Yakın Yörünge Uyduları ve Askeri 5G, Kriptolu Emniyet Telsiz Muhabere Sistemi Yaygınlaştırma ve Yapay Zeka Destekli Jandarma KGYS Sözleşmeleri imzalandı. ASELSAN Nanotech Eskişehir kuruluyor SAHA 2026'da imzalanan sözleşme ile; ASELSAN Nanotech, Eskişehir'de faaliyetlerine başlayacak. Böylece ÇELİKKUBBE kapsamındaki füze sistemlerinde kullanılan seramik radomların yerli ve milli imkânlarla, daha yüksek kapasite ve kalite standartlarında üretilmesi sağlanacak. ASELSAN, tedarik ekosistemiyle birlikte modern harp sahasının ve geleceğin teknolojilerini bugünden şekillendiriyor. ASELSAN, SAHA’da millileştirme yolculuğunda başarıyla ilerleyen tedarik ekosistemindeki firmalara 1000 Ürünle Millileştirme Yolculuğu Töreninde ödüllerini takdim etti. Fuar kapsamında ASELSAN standında TRT 1’in sevilen dizisi Teşkilat oyuncuları ile imza günü düzenlendi. SAHA’nın halk gününde fuara akın eden vatandaşlar, imza gününe yoğun ilgi gösterdi. Vatandaşlar, dizinin oyuncularıyla sohbet ederek, hatıra fotoğrafı çektirdi. Dünyaya yön veren küresel teknoloji markası ASELSAN CEO’su Ahmet Akyol, SAHA 2026’nın şirketin küresel marka yolculuğunun en önemli yapıtaşı olduğuna dikkat çekti. SAHA’da ASELSAN’ın ihracat odaklı büyüme stratejisi kapsamında önemli ortaklıklara imza atıldığını belirten Akyol, sözlerini şöyle sürdürdü: “SAHA, Türkiye’nin savunma sanayiinde ve ileri teknolojide geldiği noktanın dünyaya ilan edildiği önemli bir platform oldu. Burada gerçekleştirdiğimiz lansmanlarla milli mühendisliğin gücünün küresel rekabetteki iddiasını ortaya koyduk. ASELSAN olarak hedefimiz artık seri üretim kabiliyetimizle küresel ligde oyun kurucu olarak standartları belirlemek. SAHA, bu açıdan ASELSAN’ın küresel teknoloji markası olma yolculuğunda sıçrama tahtası niteliğini taşıdı. Fuar, aynı zamanda ASELSAN’ın gittikçe güçlenen seri üretim kaslarıyla dünyaya yön veren bir marka haline gelmesini hızlandırıyor. Gerçekleştirdiğimiz iş birlikleri ve lansmanlar ihracatta yeni pazarların kapısını araladı. Fuar, ASELSAN mühendisliğinin gücünü küresel vitrine taşımak ve rekabet gücünü üst lige çıkarmak için stratejik bir fırsat yarattı.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Aselsan Sürdürülebilir Büyümesini 2026 Yılına Taşıdı Haber

Aselsan Sürdürülebilir Büyümesini 2026 Yılına Taşıdı

Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre ASELSAN; güçlü operasyonel performansı, artan teknoloji yatırımları ve disiplinli finansal yönetimi ile büyümesini kararlılıkla sürdürdü. Borsa İstanbul’un en değerli şirketi ASELSAN'ın 2026 yılı ilk üç ayına ait hasılatı bir önceki yılın aynı dönemine göre reel olarak %15 artarak 34,3 milyar TL’ye ulaştı. İhracat odaklı büyüme stratejisinin çıktılarını günden güne geliştiren ASELSAN’ın 2026 yılının ilk çeyreğinde imzaladığı yeni ihracat sözleşmeleri %69 artışla 629 milyon ABD doları seviyesinde gerçekleşti. ASELSAN’ın bakiye siparişleri de geçen yılın aynı dönemine göre %39 artışla 20,7 milyar ABD dolarına ulaştı. Bakiye siparişlerdeki artış, ASELSAN’ın kesintisiz büyümesine 2026 yılında da eşlik etti. ASELSAN, ölçek ve kapasite artışına yönelik yatırımlarını yılın ilk çeyreğinde %261 yükselterek 137 milyon ABD dolarına çıkardı. AR-GE harcamaları da %41 artış ile 357 milyon ABD doları seviyesinde gerçekleşti. Üretime ve AR-GE’ye yönelik güçlü yatırımlar, ASELSAN’ın küresel marka olma yolunda emin adımlarla yürümesini destekleyen stratejik adımlar olarak öne çıktı. Bir önceki yılın aynı dönemde 0,60 olan Net Borç/FAVÖK oranı da 0,41’e geriledi. Öne Çıkan Finansal ve Operasyonel Göstergeler – 2026 1. Çeyrek • İmzalanan Yeni İhracat Sözleşmeleri: 629 milyon ABD doları (%69 artış) • Bakiye Siparişler: 20,7 milyar ABD doları (%39 artış) • Hasılat: 34,3 milyar TL (%15 artış) • FAVÖK Marjı: %25,2 (2025 yılı 1. Çeyrek, %22,6) • Net Borç/FAVÖK: 0,41 (2025 yılı 1. Çeyrek, 0,60) • AR-GE Harcamaları: 357 milyon ABD doları (%41 artış) • Seri Üretime Yönelik Yatırımlar: 137 milyon ABD doları (%261 artış) ASELSAN Geleceğin Teknolojileriyle Büyümeye Devam Ediyor ASELSAN, uzun dönemli hedeflerine ulaşmak amacıyla 2024 yılında uygulamaya başladığı aselsaneXt Programının olumlu çıktılarını toplamaya 2026 yılında da devam etti. 2026 yılı ilk çeyrek hasılatı geçen yıla göre reel olarak %15 büyüyerek 34,3 milyar TL’ye ulaştı. Yılın ilk üç ayında elde edilen hasılatta ÇELİKKUBBE, Radar, Elektronik Harp, Askeri Haberleşme, Yapay Zekâ Destekli Kent Güvenliği, Elektro-Optik ve Güdümlü Mühimmat Sistemleri belirleyici rol oynadı. Şirketin bakiye siparişleri %39 artışla 20,7 milyar ABD dolarına yükseldi, yılın ilk 3 ayında imzalanan yeni ihracat sözleşmeleri bir önceki yılın aynı dönemine göre %69 arttı. Operasyonel verimlilik ve yüksek teknolojiye odaklanma stratejilerini kurumsal dönüşüm faaliyetlerinin merkezinde tutan ASELSAN’ın ilgili dönemdeki FAVÖK marjı bir önceki yılın aynı dönemine göre 260 baz puan artarak %25,2 seviyesinde gerçekleşti. Aynı dönemde ASELSAN’ın FAVÖK tutarı da %28 artarak 8,6 Milyar TL’ye ulaştı. Söz konusu gelişmelere ek olarak; verimlilik artışı sağlayan uygulamaların kararlılıkla yürütülmesiyle Genel Yönetim Giderleri bir önceki yılın aynı dönemine göre %3 azaldı. ASELSAN’ın kişi başı hasılatında ABD doları bazında %1,5 oranında artış görüldü, tüm bu gelişmelerle birlikte Türkiye’nin nitelikli istihdamına da katkı sağlayan ASELSAN’ın çalışan sayısı geçen yılın aynı döneminden bu yana üç binin üzerinde arttı. AR-GE ve Seri Üretim Yatırımları Kesintisiz Sürüyor Mühendis istihdamı ve AR-GE Projesi sayısında Türkiye lideri olan ASELSAN’ın AR-GE harcamaları ilgili dönemde, bir önceki yılın aynı dönemine göre %41 artarak 357 milyon ABD doları seviyesine yükseldi. Yılın ilk çeyreğinde, Oğulbey Teknoloji Üssü ve mevcut yerleşkelerde gerçekleştirilen kapasite artışlarına yönelik yatırımlarda bir önceki döneme göre %261 artış yaşandı. ASELSAN’a ilave üretim kabiliyeti ve ölçek kazandıracak yatırımlar yılın ilk üç ayında kesintisiz bir şekilde gerçekleştirildi. 2025 yılında temeli atılan ve Cumhuriyet tarihinin tek seferdeki en büyük savunma sanayii yatırımı olan Oğulbey Teknoloji Üssü ile ÇELİKKUBBE bileşenlerinin üretiminde ilave kapasite artışı sağlanarak ASELSAN’ın savunma sanayindeki küresel rolü daha da güçlenecektir. Bu yatırımın ilk fazı da 2026 yılının ikinci yarısında devreye girecektir. Güçlü Operasyonel Nakit Akışı ve Disiplinli Finans Yönetimi ASELSAN, finansal sürdürülebilirlik stratejisini 2026 yılının ilk çeyreğinde de etkin bir şekilde uygulamaya devam etti. Bu dönemde yaratılan güçlü operasyonel nakit akışı yatırımların sağlıklı bir şekilde yönetilmesine imkân sağladı. AR-GE ve seri üretime yönelik yatırım harcamalarının kesintisiz bir şekilde devam ettiği dönemde nakit akışında kuvvetli iyileşmeler yaşandı. Operasyonel nakit akışında bir önceki yılın aynı dönemine göre ABD doları bazında %15 artış görüldü. Söz konusu dönemde ASELSAN’ın finansal borçlarının aktifleri içerisindeki payı %12,2’den %10,9’a geriledi. Bu iyileşme, şirketin varlık yapısını daha sağlam hale getirdi. 2026 yılının ilk çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla net borç seviyesinde %16 azalma görüldü. Böylelikle, ASELSAN’ın 2025 yılı ilk çeyreğinde 0,60 olan Net Borç/FAVÖK oranı bu dönem 0,41 seviyesinde gerçekleşti. Bu bağlamda Şirket, borçluluk göstergelerinde sektör ortalamalarının altında kalmayı sürdürdü. ASELSAN’ın ticari borçlarında da 2025 yıl sonuna göre %30 azalma yaşandı. AR-GE ve seri üretime yönelik yüksek tutarlı yatırım harcamalarının devam ettiği bir dönemde borçluluk göstergelerinde sağlanan iyileşmeler ASELSAN’ın önümüzdeki dönemlerde ölçek büyümesi, ihracat artışı ve yüksek teknoloji yatırımlarını devreye almasında önemli bir güvence konumunda yer alıyor. Hasılatını, bakiye siparişlerini, imzaladığı ihracat sözleşmelerini, operasyonel marjlarını, bilanço büyüklüğünü ve diğer birçok finansal göstergesini geliştiren ASELSAN 2026 yılına kuvvetli bir başlangıç yaptı. ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol 2026 Yılı İlk Çeyrek Finansal Sonuçlarını Değerlendirdi: “Kuvvetli Büyümemiz Sürüyor” “aselsaneXt programına başladığımız 2024 yılından itibaren çok güçlü bir finansal performansa imza attık. 2024’te yüzde 13, 2025’te ise yüzde 15 gibi çok ciddi reel büyüme rakamlarına ulaştık. Bu güçlü performansı bu yılın ilk çeyreğinde de sürdürdüğümüz için mutluyuz. İlk çeyrekte elde ettiğimiz sonuçlar, ASELSAN’ın sadece büyüyen değil, aynı zamanda doğru yönetilen, dönüşen, derinleşen bir şirket olduğunu açık şekilde ortaya koyuyor. 2024 yılının ilk çeyreğinde %5, 2025 yılının aynı döneminde %9 büyüyen Şirketimiz 2026’nın ilk çeyreğinde %15 oranında büyüdü. Hasılatımızın 34,3 milyar TL’ye ulaşması, ihracat sözleşmelerimizin %69 artışla 629 milyon ABD dolarına yükselmesi ve bakiye siparişlerimizin 20,7 milyar ABD doları seviyesine çıkması; iş modelimizin dayanıklılığını ve sürdürülebilirliğini teyit ediyor. Bu dönemde büyümeyi finansal sağlamlıkla birlikte ele aldık. FAVÖK marjımızın %25,2 seviyesine yükselmesi, net borç/FAVÖK oranımızın 0,41’e gerilemesi ve güçlü nakit akışımız, disiplinli finans yönetimi yaklaşımımızın somut sonucudur. Yüksek büyüme ile birlikte bilanço gücünü aynı anda artırabilmek, ASELSAN’ın artık yerleşmiş kurumsal kapasitesini gösteriyor. “Artan Talep ile Birlikte Yatırımlarımız da Artıyor” Son iki yılda olduğu gibi bu dönemde de yatırımlarımıza hız kesmeden devam ettik. AR-GE harcamalarımızı %41 artırarak 357 milyon ABD dolarına, seri üretime yönelik yatırımlarımızı ise %261 artırarak 137 milyon ABD dolarına çıkardık. Geçtiğimiz yılın tamamında yaptığımız yatırımın yarısını ilk çeyrekte yapmış durumdayız. Bu yatırım iştahımızın arkasında, ASELSAN’ın ürün ve teknolojilerine olan yoğun ihtiyaç ve talep var. Sahadaki ihtiyaçlara çok daha hızlı yanıt verecek, maliyet etkin tasarımlara odaklanan ve ürünleşme süresini kısaltan yaklaşımlarımızla, dünyaya çok daha hızlı ve fazla sayıda ürün sunabilme yeteneği kazanıyoruz. Geçtiğimiz yıl 286 bin ürünü son kullanıcılara teslim ederek yakaladığımız başarıyı, bu yıl 400 bin adet seviyesini aşarak bir üst boyuta taşımayı hedefliyoruz. Oğulbey Teknoloji Üssü başta olmak üzere devreye aldığımız kapasite artışları, bu üretim ölçeğini yönetecek kritik bir eşik niteliğindedir. “Küresel Bir Marka ASELSAN” ASELSAN’ın ortaya koyduğu bu dönüşüm, uluslararası aktörlerin de dikkatini çekiyor. İlk çeyrekte imzaladığımız sözleşmelerin yarısının ihracat kaynaklı olması değerli bir gösterge. NATO Genel Sekreteri’nin ASELSAN’a gerçekleştirdiği ziyaret, şirketimizin küresel savunma ekosistemindeki konumunun artık stratejik düzeyde karşılık bulduğunu net biçimde ortaya koydu. Bu temas, ASELSAN’ın sadece teknoloji üreten bir şirket değil, aynı zamanda teknoloji standardı belirleyen bir aktöre dönüşümünün göstergesidir. “SAHA İstanbul’da Üç Lansman” Önümüzdeki dönemde bu konumlanmayı daha da ileri taşıyacağız. Gelecek hafta gerçekleştireceğimiz SAHA İstanbul, bizim için son derece önemli. SAHA İstanbul’da gerçekleştireceğimiz üç lansmanda yeni ürünlerimizi ilk kez tanıtacağız. Bu ürünler, modern harp sahasını yakından takip ettiğimizi, değişen şartlara hızlı bir şekilde yanıt üretebildiğimizi ve küresel rekabet kapasitemizi ortaya koyacak. ASELSAN bugün, finansal gücünü teknoloji derinliğiyle, teknoloji derinliğini ise küresel etki alanıyla birleştiren bir yapıya dönüşmüş durumda. Önümüzdeki dönem, bu üç alanın aynı anda geliştiğine birlikte şahitlik edeceğiz. İlk çeyrek sonuçlarımız, 2026 ve sonrası hedeflerimizi gerçekleştireceğimize dair güçlü bir işaret olmuştur. Bu güçlü performans ile birlikte küresel marka olma yolunda yürümeye devam edeceğiz.” İmzalanan Sözleşmeler ve Bakiye Siparişler ASELSAN, 2025 yılında elde ettiği rekor seviyedeki başarılarını 2026 yılına da taşıdı. Küresel pazarlardaki etkinliğini önemli ölçüde artırarak uluslararası savunma ekosistemindeki konumunu daha da güçlendiren ASELSAN 2026 yılının ilk 3 ayında toplam 1,26 milyar ABD doları tutarında yeni sözleşme imzaladı. Bu sözleşmelerin %50’si yeni ihracat sözleşmelerinden kaynaklandı. Yeni ihracat sözleşmelerindeki artış %69’la 629 milyon ABD dolarına ulaştı. Tüm bu alandaki gelişmeler ASELSAN’ın ürün ve sistemlerine yönelik küresel talebin istikrarlı şekilde arttığını ortaya koydu. ASELSAN’ın bakiye siparişleri de kesintisiz bir şekilde artmaya devam etti. Yılın ilk 3 ayı itibarıyla Şirketin bakiye siparişleri, bir önceki yılın aynı dönemine göre %39 artarak 20,7 milyar ABD doları seviyesine yükseldi. Yeni ihracat sözleşmelerinde ve bakiye siparişlerde tarihsel zirveler görüldü. İmzalanan Önemli Sözleşmeler • 2026 Yılının 1. Çeyreği Uluslararası müşteriler ile imzalanan haberleşme sistemlerinin ve insansız deniz araçlarına yönelik faydalı yüklerin ihracatına ilişkin sözleşme, Uluslararası müşteriler ile imzalanan hava savunma, aviyonik sistemlerin ihracatına ilişkin sözleşme, Yurt içi bir platform üreticisi ile yurt dışındaki kullanıcılara teslim edilmek üzere imzalanan Elektro-Optik Sistemlerin ihracatına ilişkin sözleşme, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzalanan Güdüm Sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Uluslararası Kozmetik Kongresi Yoğun Katılımla Başladı Haber

Uluslararası Kozmetik Kongresi Yoğun Katılımla Başladı

Bu dönüşüm yalnızca yeni ürünlerin pazara sunulmasıyla sınırlı kalmıyor; etik formülasyon yaklaşımları, nörobilim temelli çalışmalar ve çevreyle uyumlu üretim modelleri sektörün yönünü belirliyor. Bu çerçevede, “Holistik Kozmetik” temasıyla 9. Uluslararası Kozmetik Kongresi, Kozmetik Üreticileri ve Araştırmacıları Derneği (KÜAD) tarafından Antalya Titanic Deluxe Belek’te yoğun katılımla başladı. Kongre; kozmetiği yalnızca fiziksel bakımın ötesinde ele alan, bilimi, doğayı, etik üretimi ve duyusal deneyimi bir araya getiren yeni nesil yaklaşımların tartışıldığı stratejik bir platform niteliği taşıyor. Artan uluslararası katılımı ve çok paydaşlı yapısıyla etkinlik, Türkiye’nin kozmetik alanında yalnızca üretim gücüyle değil, bilgi üretimi, inovasyon ve sürdürülebilirlik vizyonuyla da küresel ölçekte konumlandığını ortaya koyuyor. Kongrenin açılış konuşmaları; Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü Genel Müdürü Avni Dilber, İKMİB(İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği) Başkanı Adil Pelister, TÜBİSAD (Türkiye Bilişim Sanayicileri Derneği) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Tombalak, KÜAD Yönetim Kurulu Başkanı Levent Kahrıman ve KÜAD Kongre Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyesi Fuat Arslan tarafından gerçekleştirildi. DİJİTAL REKLAMLAR VE YENİ MEVZUATLA REKABET GÜCÜ ARTACAK Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü Genel Müdürü Avni Dilber: “Küresel rekabetin hızlandığı bir dönemde, sektörlerin ayakta kalabilmesi değişime ne kadar hızlı uyum sağladıklarıyla doğrudan ilişkilidir. Bu noktada artık büyük balık küçük balığı değil, hızlı balık yavaş balığı yutuyor; dolayısıyla hem teknolojiye hem de değişen küresel koşullara hızla adapte olmak zorundayız. Bakanlık olarak temel görevimiz tüketiciyi korumak olmakla birlikte, etkin tüketici korumasının yolunun sektörün de korunmasından geçtiğine inanıyoruz. Yüksek standartlarda, mevzuata uygun ürün üretildiğinde hem vatandaşımız korunur hem de sektörün rekabet gücü artar. Bugün reklamların yaklaşık yüzde 75’i dijital mecralarda yapılıyor ve bu alanın da düzenlenmesi kaçınılmaz hale geldi. Bu kapsamda, yapay zekâ, influencer pazarlaması ve hedefli reklamcılığı içeren yeni düzenlemeleri kısa süre içinde hayata geçirmeyi planlıyoruz.” şeklinde ifade etti. HOLİSTİK KOZMETİK KİMYA SEKTÖRÜ İÇİN STRATEJİK BİR ZORUNLULUK İKMİB Başkanı Adil Pelister: “Holistik kozmetik, bizim için yalnızca bir trend değil; kimya ve kozmetik sektörlerinin geleceğini şekillendiren stratejik bir zorunluluktur. Türk kimya sektörü ihracatta ülkemizin lokomotif alanlarından biri hâline gelirken, kozmetik ve kişisel bakım ürünleri bu yükselişte giderek daha belirleyici bir rol üstlenmektedir. Değişen tüketici beklentileri; temiz içerik, bilimsel güven, şeffaf tedarik zinciri ve düşük çevresel ayak izi gibi kriterleri zorunlu kılmaktadır. Kimya sektörünün 2050 vizyonunda, sürdürülebilir üretim, bilim ve teknoloji odaklı Ar-Ge yatırımları ve Türk kozmetik markalarının küresel ölçekte güçlü oyuncular hâline gelmesi temel hedefler arasında yer almaktadır. İKMİB olarak biz de bu dönüşümde sektörümüze Kimya Teknoloji Merkezimiz başta olmak üzere bilim, etik ve sürdürülebilirlik temelli yapılarla destek olmaya devam ediyoruz.” şeklinde konuştu. KİMYA SEKTÖRÜ 30 MİLYAR DOLARLIK İHRACATIYLA TEKNOLOJİNİN ÖNÜNDE Açılış konuşmasında, sanıldığının aksine kimya sektörünün teknoloji sektöründen çok daha güçlü ilerlediğini vurgulayan TÜBİSAD Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Tombalak, “Kimya sektörünün yaklaşık 80 milyar dolarlık bir büyüklüğe ve 30 milyar dolara yaklaşan ihracata sahip olduğunu, buna karşın teknoloji sektörünün ihracatının 3,5 milyar dolar seviyesinde kaldığını görüyoruz. Bu tablo, teknolojiyi yalnızca başlı başına bir sektör olarak değil; güçlü olduğumuz alanlarda katma değer yaratan bir dönüşüm aracı olarak ele almamız gerektiğini ortaya koyuyor. Avrupa’dan örnekler, doğru strateji ve ölçekle teknoloji ihracatının hızla büyüyebileceğini gösteriyor. Yapay zekâ, internet ve mobil teknolojilerden sonra üçüncü büyük devrimsel dönüşüm olarak karşımızda duruyor. Türkiye’nin bu dönüşümü rekabet değil, entegrasyon yaklaşımıyla değerlendirmesi halinde kozmetik ve kimya gibi güçlü sektörlerde küresel marka şirketler yaratması mümkün.” dedi. KOZMETİKTE BAŞARI ARTIK SATIŞ DEĞİL, DEĞER ÜRETİMİYLE ÖLÇÜLÜYOR KÜAD Başkanı Levent Kahrıman: “Kozmetik sektöründe başarı artık yalnızca üretim hacmiyle ya da satış rakamlarıyla ölçülmüyor. Bugün asıl belirleyici olan; üretilen değerin ne kadar sürdürülebilir, ne kadar güvenilir ve ne kadar anlamlı olduğudur. KÜAD olarak kuruluşumuzdan bu yana sektörün ‘ederi’ ile ‘değerini’ buluşturan bir anlayışı savunuyoruz. Holistik kozmetik yaklaşımı, bu vizyonun doğal bir sonucu olarak yalnızca bir trend değil, sektör için kalıcı bir dönüşümü temsil ediyor. Türkiye kozmetik sektörü; bilimsel altyapısı, üretim gücü ve doğal kaynaklarıyla bu dönüşümü gerçekleştirebilecek potansiyele sahip. Bu kongreyi de sektörün geleceğini şekillendirecek ortak aklın buluşma noktası olarak görüyoruz.” açıklamasında bulundu. HOLİSTİK KOZMETİK GEÇİCİ BİR TREND DEĞİL, SEKTÖRDE KALICI BİR PARADİGMA DEĞİŞİMİ KÜAD Uluslararası Kozmetik Kongresi Başkanı Fuat Arslan: “Holistik kozmetik, kozmetik sektöründe geçici bir trend değil, kalıcı bir paradigma değişimini temsil ediyor. Bugün tüketici yalnızca iyi görünmek istemiyor; iyi hissetmek, dengede olmak ve güven duymak istiyor. Bu yaklaşım, güzelliği beden, zihin ve ruh bütünlüğü içinde ele alırken bilimi, doğayı ve etik üretimi aynı zeminde buluşturuyor. Holistik kozmetik yalnızca ürün formülasyonlarını değil; üretim süreçlerinden ambalaja, tedarik zincirinden tüketiciyle kurulan ilişkiye kadar tüm ekosistemi dönüştürüyor. Anadolu’nun binlerce yıllık şifa kültürü ve doğal zenginliği, bilimsel yöntemlerle yeniden yorumlanarak Türk kozmetiğini küresel ölçekte farklılaştırıyor. Türkiye bu alanda yalnızca üretim gücüyle değil, sahip olduğu felsefe ve bilgi birikimiyle de güçlü bir konumda. 9. Uluslararası Kozmetik Kongresi’ni, sektörün ortak vizyonunu inşa eden stratejik bir platform olarak kurguladık. Bu buluşmanın, Türkiye kozmetiğinin dünyaya anlatılmasında önemli bir eşik olduğuna inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.