Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Küresel Ticaret

Kapsül Haber Ajansı - Küresel Ticaret haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Küresel Ticaret haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Küresel Tahsilat Zorluğu 100 Üzerinden 47,2 İle “Yüksek” Seviyeye Ulaştı Haber

Küresel Tahsilat Zorluğu 100 Üzerinden 47,2 İle “Yüksek” Seviyeye Ulaştı

Allianz Trade, Tahsilat Zorluğu Skoru ve Derecelendirmesi (Collection Complexity Score and Rating) Raporunun 4’üncü baskısını yayınladı. Rapor, küresel GSYİH ve ticaretin yüzde 90'ını temsil eden 52 ülke ekonomisinde şirketlerin alacaklarını tahsil etmesinin ne kadar kolay veya zor olduğuna dair net bir değerlendirme sunuyor. Ticari alacak sigortası alanında dünya lideri olan Allianz Trade'e göre, küresel tahsilat zorluğu 100 üzerinden 47,2 ile “yüksek” seviyeye ulaştı. Türkiye’de uluslararası tahsilat zorluklarında son dört yılda iyileşme kaydedildi Allianz Trade’in raporuna göre; 2022 yılında borç tahsilatının en zor yapıldığı ülkeler arasında 13’üncü sırada yer alan Türkiye, 2026 değerlendirmesinde 52 ülke arasında 27’nci sıraya düştü. 2022 yılında uluslararası tahsilat zorluğunun “çok yüksek” olduğu Türkiye’de son dört yılda mahkeme süreçleri ve iflas düzenlemelerinde kaydedilen iyileşmelerle tahsilat zorlukları “yüksek” dereceye geriledi. Uluslararası tahsilat zorlukları bakımından uzun alacak vadeleri gibi ödemelere ilişkin sıkıntılar Türkiye’de en önemli sorun olarak öne çıkıyor. Öte yandan raporda, Türk şirketlerin en çok ihracat yaptığı 20 ülke arasında alacaklarını en zor tahsil ettikleri ülkeler Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Çin olarak öne çıkıyor. Küresel tahsilat zorluğu biraz azalıyor, ancak borç tahsilatı şirketler için başlıca sorunlardan biri olmaya devam ediyor Raporun tahsilat zorluğu skoru dört dereceden oluşuyor: 40’ın altında “Belirgin”, 40 ile 50 arasında “Yüksek”, 50 ile 60 arasında “Çok Yüksek” ve 60'ın üzerinde “Ciddi”. Küresel ortalamanın 47,2 olduğu ve 100 üzerinden 49 olan 2022 raporuna göre biraz daha düşük olduğu da raporda verilen bilgiler arasında yer alıyor. Rapora göre risk dağılımı da daha dar bir alana yayıldı. Tahsilat zorluğunun 2022'deki yüzde 16'ya karşı yüzde 15 olarak “ciddi” ve 2022'deki yüzde 29'a karşı yüzde 21 ile “çok yüksek” derecede olduğu ülke sayısının toplam içindeki oranı azalırken, 2022'deki yüzde 24'e karşı yüzde 29 ile “yüksek” ve 2022'deki yüzde 31'e karşı yüzde 35 ile “belirgin” derecede olduğu ülke oranında artış kaydedildi. Ancak, dünya çapında ticari iflasların yüksek seviyelerde seyretmesi ve değişen ticaret akışları, korumacı devlet politikaları, jeopolitik gerilimler ve artan dijital riskler nedeniyle küresel parçalanmanın derinleşmesiyle birlikte alacak tahsilatının şirketler, özellikle de ihracatçılar için giderek daha da zorlaştığına da raporda dikkat çekildi. Allianz Trade Yönetim Kurulu, Kredi İstihbaratı, Reasürans ve Kefaletten Sorumlu Üyesi Fabrice Desnos şu değerlendirmede bulundu: “Uluslararası ticari alacaklarının yüzde 48'inin, tahsilat zorluğu “Çok Yüksek” (%22’si) veya “Ciddi” (%26’sı) düzeyde olan ülkelerde bulunduğunu tahmin ediyoruz. 2022 ile karşılaştırıldığında, +1 puan sınırlı bir artış anlamına geliyor olsa da küresel ticaretin genişlemesi nedeniyle mutlak değer olarak bakıldığında 1,1 trilyon ABD dolarına ulaşan önemli bir rakama tekabül ediyor. İflaslar, hâlâ tüm bölgelerde tahsilat zorluğunun başlıca nedenlerinden biri. Orta Doğu'da tahsilat zorluğunun ana nedeni olarak yerel ödeme uygulamaları öne çıkarken, Batı Avrupa'da mahkeme süreçleriyle ilgili karmaşıklıklar Orta Doğu, Afrika ve Latin Amerika'ya göre daha az yaşanıyor. Bu yapısal faktörler nedeniyle, uluslararası alacak tahsilatı dünya çapında zor bir süreç olmaya devam ediyor.” Suudi Arabistan, Meksika ve Birleşik Arap Emirlikleri, borç tahsilatı açısından en zor pazarlar Raporda; yerel ödeme uygulamaları, mahkeme süreçleri ve iflas düzenlemeleri dikkate alındığında, Almanya, Hollanda ve Portekiz'in uluslararası borçların en kolay tahsil edildiği üç ülke olduğu, Suudi Arabistan, Meksika ve BAE'nin ise en zorlu ülkeler olmaya devam ettiği belirtiliyor. Allianz Trade Grup Alacak ve Tahsilat Müdürü Pascal Personne bu durumu şöyle açıklıyor: “Uluslararası borç tahsilatı, Suudi Arabistan’da Almanya'ya göre neredeyse üç kat daha zor… Ancak, uluslararası tahsilat açısından Almanya’da da hiç zorluk olmadığı söylenemez. Bu bağlamda, gelişmiş ekonomiler ile gelişmekte olan pazarlar arasında hâlâ fark olsa da özellikle de Asya'da bu fark zamanla giderek azalıyor. Çoğu gelişmiş ekonomide “belirgin” bir düzeyde tahsilat zorluğu var. Tahsilatın ortalama olarak en zor olduğu iki bölge ise Orta Doğu ve Afrika.” Yeni Nesil Ticaret Merkezlerinde iş yapmak seçicilik gerektiriyor Raporda yer verilen bilgilere göre; küresel ticaret sistemindeki yapısal değişimlerle birlikte yeni ticaret merkezleri yeni ticaret rotalarının bağlantı noktaları haline geliyor ve ayrıca yeni üretim merkezleri de ortaya çıkıyor. Ancak, bu pazarlar cazip olmalarına rağmen, söz konusu pazarlara ihracat yapanlar için mevcut ülke risklerine ek olarak alacak tahsilatı zorluklarının da devam ettiği raporda belirtiliyor. Allianz Trade İflas Araştırmaları Baş Analisti Maxime Lemerle jeopolitik gelişmeler, korumacılık politikaları ve iklim değişikliğinin etkileriyle bölünmüş bir dünyada, küresel ticaretin kendine yeni yollar oluşturduğunu söylüyor. “BAE, Vietnam ve Malezya gibi yükselen “Yeni Nesil Ticaret Merkezleri”, ortalama 62 puanlık “Ciddi” düzeyde tahsilat zorluğuna sahip. Bu pazarlar mevcut bağlamda giderek daha kritik hale gelirken söz konusu pazarlarda iş yapmayı ve ticaretini artırmayı düşünenlerin seçici davranması ve sıkı alacak takibinin yapıldığı, iyi bir kredi yönetimi anlayışına sahip olması gerekiyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

YASED Akademi’nin 2026 Dönemi 26 Ocak’ta Başlıyor Haber

YASED Akademi’nin 2026 Dönemi 26 Ocak’ta Başlıyor

Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED), üniversite öğrencilerine kariyer yolculukları öncesinde geleceğin iş dünyasının gerektirdiği yetkinlikleri kazandırmak amacıyla 2021 yılından bu yana yürüttüğü YASED Akademi programının 2026 eğitim dönemini 26 Ocak tarihinde başlatıyor. Uluslararası şirketlerin iş yapış şekilleri ve faaliyet alanlarının tanıtılmasını hedefleyen ve bugüne kadar pek çok gencin iş dünyasına hazırlık sürecine rehberlik eden program boyunca, her biri sektörlerinin küresel düzeyde lideri olan YASED üyesi şirketlerin temsilcileri, tecrübelerini ve alanlarındaki en iyi uygulama örneklerini gençlerle paylaşacak. Dijital Dönüşüm, Yapay Zekâ, Ar-Ge ve İnovasyon Yönetimi; Yeşil Dönüşüm, Sürdürülebilirlik Stratejileri ve Uygulamaları; Profesyonel Çalışma Hayatı ve İletişim Becerileri, Küresel Ticaret, Finans, Hukuk ve Regülasyon Okuryazarlığı olmak üzere dört eğitim modülünden oluşan program, tamamen çevrimiçi ve ücretsiz olarak sunulacak. 26 Ocak-20 Şubat tarihleri arasında düzenlenecek eğitim programını tamamlayan katılımcılar, YASED Akademi Sertifikası almaya hak kazanacaklar. CEO’lar Gençlerle Deneyimlerini Paylaşacak Bir haftadan oluşan her bir eğitimin modülü kapsamında günde üç ayrı eğitim oturumunun yer alacağı YASED Akademi programında, üye şirketlerin kurumsal sunumları ve soru-cevap bölümünü kapsayan 1 saatlik eğitim oturumlarına yer verilecek. Gençlerle ilham verici buluşmalar gerçekleştirmek amacıyla bu sene CEO buluşmalarının da dahil edildiği program kapsamında, YASED üyesi şirketlerin CEO’ları gençlerle kariyer yolculuklarını ve deneyimlerini paylaşacak. Programın 17 Aralık 2025’te başlayan duyuru ve başvuru süreci 16 Ocak 2026 tarihine kadar devam edecek. Başvurular https://tr.surveymonkey.com/r/YASEDAkademi2026_7W78JF9 adresi üzerinden kabul edilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

EY Vergi ve Finans Operasyonları 2025 Araştırması Yayımlandı Haber

EY Vergi ve Finans Operasyonları 2025 Araştırması Yayımlandı

Uluslararası danışmanlık, denetim, güvence, strateji, kurumsal finansman ve vergi hizmetleri şirketi EY’ın Vergi ve Finans Operasyonları 2025 araştırması, vergi ve finans fonksiyonlarının sürekli değişen ortama nasıl uyum sağladığını ele alıyor. 30 ülkede, 22 sektörden, 1600 vergi ve finans liderinin katılımıyla gerçekleştirilen araştırmaya göre, vergi ve finans liderleri; jeopolitik etkenler, değişen ticaret ve gümrük politikaları ile yetenek dönüşümü gibi zorluklarla başa çıkmak için üretken yapay zekâdan faydalandığını ve yeni işletme modellerini devreye almaya başladığını belirtiyor. Araştırma, vergi ve finans fonksiyonlarının üç önceliğe odaklandığını ortaya koyuyor: Veri, üretken yapay zekâ (GenAI) ve teknolojiden yararlanmakTemel vergi uyum yükümlülüklerini yerine getirmekVergi stratejisini, genel finans ve organizasyon stratejisiyle sıkı şekilde uyumlu hale getirmek Araştırma sonuçlarına göre; şirketlerin %81’i önümüzdeki iki yıl içinde tedarik zincirleri de dahil olmak üzere işletme modellerinde değişiklikler yapmayı planlıyor. Bu oran geçen yıla göre %20 artış gösteriyor. Neredeyse her 10 liderden 9’u (%86) veri, üretken yapay zekâ (GenAI) ve teknolojiden yararlanmayı en önemli öncelik olarak görüyor. Hızla değişen dünya koşullarında vergi ve finans operasyonları da dönüşüyor Araştırma; Küresel Asgari Vergi uygulamasının (Pillar Two); gümrük vergileri, ülke bazlı vergi reformları ve e-fatura gibi başlıkları geride bırakarak, kuruluşları etkileyen en önemli düzenleyici değişiklik olarak (%81) görüldüğünü ortaya koyuyor. Katılımcıların %85’i, bu düzenleme ile toplam vergi yükümlülüklerinin artacağını söylüyor ve sadece %21’i, Pillar Two raporlama gerekliliklerine uyum konusunda hazırlıklı olduğunu belirtiyor. Araştırmadaki bulgular; başarı için kilit unsurun, belirsizliği yönetmek ve geleceği şekillendirmek amacıyla vergi işletme modellerine çeviklik kazandırmak olduğuna işaret ediyor. Yapay zekâyı ve veriyi etkin şekilde kullanmak kaçınılmaz oluyor Araştırmaya katılan vergi liderlerinin %86’sı; inovasyon, tahmin analizi ve otomatik raporlama için veri, GenAI ve teknolojiden yararlanmayı önceliklendiriyor. Katılımcılar, yapay zekânın vergi ve finans fonksiyonlarının etkinliğini önümüzdeki iki yıl içinde %30 artırabileceğini belirtiyor. Buna ek olarak katılımcılar, yapay zekânın artan kullanımıyla birlikte ise stratejik ve yüksek değerli faaliyetlere %23 daha fazla bütçe ayrılabileceğine inanıyor. Katılımcıların %44’ü ise veri, yapay zekâ ve teknoloji için sürdürülebilir bir plan hayata geçirememe ihtimalini vizyonlarını gerçekleştirmede en büyük engel olarak görüyor. Buna karşın araştırmaya göre, vergi ve finans fonksiyonlarının yarısından fazlasının (%51) veri yönetimi olgunluğunun hâlâ erken aşamalarında olduğu görülüyor ve bu durum yapay zekânın veriye dayalı uygulamasını ciddi şekilde etkiliyor. Bu nedenle birçok kuruluş kendi çözümlerini geliştirmekte zorlanıyor. Katılımcıların %78’i ise önümüzdeki iki yıl içinde yapay zekâ yetkinliklerine derinlemesine sahip olan hizmet sağlayıcılarıyla çalışmanın vergi fonksiyonlarına önemli ölçüde fayda sağlayacağını belirtiyor. Yetenek dönüşümünde başarılı olmak için çevik ve yapay zekâyı doğru kullanabilen ekipler kurulmalı Üretken (GenAI) ve ajan yapay zekâ (Agentic AI), vergi ve finans alanında çok sayıda zorlukla karşı karşıya olan iş gücünü de yeniden şekillendiriyor. Katılımcıların %61’i kıdemli vergi uzmanlarının emeklilik çağına gelmesinin, vergi ve finans fonksiyonlarını önemli ölçüde etkileyeceğini öngörüyor. %66’sı, mesleğe daha az yeni muhasebeci girmesinin yetenek ihtiyaçlarını karşılamada olumsuz sonuçlar doğuracağını söylüyor. Diğer yandan, vergi profesyonelleri zamanlarının %53’ünü rutin işlere ayırdığını ve bu işlerin yükünü yarıdan fazla azaltarak %21’e indirmek istediklerini belirtiyor. İş gücü dönüşümünde yapay zekâyı yetenek ile birlikte merkeze koymak, gelecekte oluşabilecek boşluğu kapatmak ve çevik, geleceğe hazır vergi ve finans ekipleri oluşturmak için kritik önem taşıyor. Araştırma katılımcıları, ekiplerine yatırım yaptıklarını ve ekiplerine daha fazla beceri kazandırmak için çaba gösterdiklerini aktarıyor. %73’ü veri bilimcileri ve vergi teknolojisi uzmanlarını işe almayı önceliklendiriyor; %89’u mevcut ekiplerinin becerilerini geliştirmek üzere yatırım yapıyor. Ayrıca, katılımcılar giderek daha fazla dışarıdan uzmanlık kaynağı (%83) ediniyor ve yapay zekâ okuryazarı bir iş gücü oluşturmaya odaklanıyor. EY Türkiye Vergi Bölümü Başkanı Erkan Baykuş, EY Küresel Vergi ve Finans Operasyonu Araştırması ile ilgili şu yorumlarda bulundu: “Şirketler, sürekli ve birbirine bağlı değişimlerin yaşandığı bir dünyada faaliyet gösteriyor. Jeopolitik değişiklikler ve teknolojik gelişmeler, küresel dinamikleri yeniden şekillendiriyor ve sürekli dönüşüme neden oluyor. Buna paralel olarak, vergi ve küresel ticaret politikaları da önemli değişimlerden geçiyor; özellikle birçok ülkede küresel asgari vergilerin uygulanması dikkat çekiyor. Teknolojik değişim ise vergi ve finans operasyonlarında katlanarak artıyor ve veri ile yapay zekâ tarafından desteklenen yeni bir dönemi getiriyor. Hızla dönüşen günümüz dünyasında başarılı olabilmek için, vergi ve finans departmanlarının çevik işletme modelleri tasarlamaları gerekiyor. Bu modeller, güvenli bir dönüşümle hem bugünün koşullarına hem de yarının gelişmelerine hazırlıklı olmayı sağlıyor. Vergi ve finans süreçlerinin dönüşüme hızla adapte olabilecek bir yapıya sahip olmasını sağlamak, yapay zekâdan yararlanmayı mümkün kılarak şirketlere güçlü içgörüler ve yüksek değer kazanımı sunuyor. Böylelikle şirketler, verilerini yapay zekâya hazır hale getirerek, yeteneklere yatırım yaparak, operasyonlarını daha çevik ve uyumlu hale getirerek rekabette öne çıkabilir. ”

Ayakkabı Yan Sanayi Fuarı AYSAF , İstanbul Fuar Merkezi’nde Kapılarını 73. Kez Açtı! Haber

Ayakkabı Yan Sanayi Fuarı AYSAF , İstanbul Fuar Merkezi’nde Kapılarını 73. Kez Açtı!

Sektörün tüm bileşenlerini tek çatı altında toplayan bu dev organizasyon, küresel ticareti canlandırmayı ve yenilikleri sergilemeyi hedefliyor. Fuara bu yıl 5 ülkeden 121 firma katıldı. Fuar boyunca 6000’den fazla profesyonel ziyaretçi, 12 farklı ülkeden gelen alım heyeti ile yeni iş birlikleri ve ihracat fırsatları yaratacak. AYSAD Başkanı Sait Salıcı’dan Küresel Ticaret ve İnovasyon Vurgusu Fuarın açılışında konuşan Ayakkabı Yan Sanayicileri Derneği (AYSAD) Başkanı Sait Salıcı, AYSAF’ın sektör için taşıdığı kritik önemi vurguladı ve hedefleri paylaştı: “AYSAF, sadece bir ticaret fuarı değil, sektörümüzün gelecek vizyonunu belirleyen bir inovasyon ve network merkezidir. Bu yılki hedefimiz, 50’den fazla ülkeden 500’ü aşkın katılımcıyı ve on binlerce profesyonel ziyaretçiyi ağırlayarak rekor kırmak. Sektörümüz, küresel zorluklara rağmen büyümeye devam ediyor. Buradaki her bir stant, hem üretim hem de ihracat potansiyelimizi artırmamız için bir fırsattır. Özellikle, sürdürülebilirlik, döngüsel ekonomi ve dijital dönüşüm alanındaki yenilikler, sektörümüzün geleceğini şekillendirecektir. Bu fuarda sergilenen yüksek teknolojili makine, çevre dostu malzeme ve akıllı üretim çözümleri, üreticilerimize rekabet avantajı sağlayacaktır. AYSAF, aynı zamanda, genç tasarımcılarımızı sektörün duayenleriyle buluşturduğumuz, yeni işbirlikleri ve fikirlerin doğduğu bir platformdur. Tüm katılımcılarımızı ve ziyaretçilerimizi, bu enerjiyi ve potansiyeli en iyi şekilde değerlendirmeye davet ediyorum.” Tasarlıyoruz Dericesine: Genç Yetenekler Sahneye Çıktı AYSAF, ticari öneminin yanı sıra eğitime ve yaratıcılığa da büyük önem veriyor. Özellikle sürdürülebilirlik ve dijitalleşme temalarıyla düzenlenen “Tasarlıyoruz Dericesine Deri Ürün Tasarım Proje Seçkisi” yoğun ilgi gördü. Bu projeyle, sektörün yetişmiş eleman ihtiyacını karşılamak ve gençlerin ilgisini artırmak amaçlanıyor. Seçkide, farklı üniversitelerden yetenekli öğrencilerin eserleri sergilendi. Seçkiye katılan Ankara Hacı Bayram Üniversitesi Sanat ve Tasarım El Sanatları Bölümü, Harran Üniversitesi OSB Meslek Yüksek Okulu Ayakkabı Tekstil Giyim Bölümü, Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil Moda Tasarımı Bölümü Aksesuar Dalı ve Konya Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Ayakkabı Tasarımı ve Üretimi Bölümü öğrencilerinin eserleri büyük ilgi gördü. Fuar, genç tasarımcıları, akademisyenleri ve sektör profesyonellerini bir araya getirerek bilgi ve deneyim paylaşımını teşvik etti. Sektörün Tüm Bileşenleri Tek Çatı Altında AYSAF, ayakkabı üretimine dair A'dan Z'ye tüm komponentleri, malzemeleri ve teknolojileri tek bir platformda sergileyen kapsamlı bir ticari alanı. Ziyaretçiler, başta ayakkabı komponentleri, deri ve suni deri çeşitleri, tekstil ürünleri, aksesuarlar, kimyasallar, kalıp ve saya makineleri olmak üzere, sektörün en son yenilikçi çözümlerini ve trendlerini yakından inceleme fırsatı buluyor. Fuar, özellikle bölgedeki ve uluslararası pazarlardaki alıcılar için hayati bir tedarik zinciri buluşması sağlıyor. AYSAF, 15 Kasım’a kadar İstanbul Fuar Merkezi’nde ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.