Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Küreselleşme

Kapsül Haber Ajansı - Küreselleşme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Küreselleşme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

DHL Küresel Bağlantılılık Raporu 2026 Yayımlandı Haber

DHL Küresel Bağlantılılık Raporu 2026 Yayımlandı

Küreselleşme, yükselen jeopolitik gerginliklere, artan ABD gümrük vergilerine ve gelecekteki ticaret politikalarına ilişkin benzeri görülmemiş belirsizliğe rağmen, tarihsel olarak yüksek bir seviyede seyretmeye devam ediyor. Bu durum, DHL ve New York Üniversitesi Stern School of Business tarafından açıklanan DHL Küresel Bağlantılılık Raporu 2026'nın temel bulgularından biri. Uluslararası ticaret, sermaye, bilgi ve insan akışlarını takip eden 9 milyondan fazla veri noktasına dayanan rapor, küreselleşmenin mevcut en kapsamlı görünümünü sunuyor. Avrupa en küresel bağlantılı bölge oldu Raporun bölgesel sıralamasında Avrupa, Kuzey Amerika ile Orta Doğu ve Kuzey Afrika’nın üstünde yer alarak bir kez daha dünyanın en küresel bağlantılı bölgesi oldu. Avrupa’nın lider konumu, bölge içindeki güçlü ekonomik bağlarla ve dünya genelinde son derece geniş bir küresel erişimin birleşimiyle destekleniyor. Bu durum, birçok Avrupa ekonomisinin hem bağlantı derinliği hem de coğrafi yaygınlık göstergelerinde sergilediği güçlü performansta da görülüyor. Avrupa’nın önde gelen ekonomilerinin birlikte hareket etmesi, bölgenin dünyanın en küresel bağlantılı bölgesi konumunu pekiştiriyor. Hollanda, küresel sıralamada 3’üncü sırada yer alıyor ve yalnızca dünyanın 19’uncu büyük ekonomisi olmasına rağmen küresel akışların 6’ncı en büyük hacmini oluşturuyor. Bu, ülkenin önemli bir lojistik geçit olduğunu vurguluyor. Birleşik Krallık, 9’uncu sırada yer alıyor ve son derece çeşitlendirilmiş uluslararası ilişkileri sayesinde akışların coğrafi kapsamı açısından dünyada ilk sırada yer alıyor. 14’üncü sırada bulunan Almanya, Avrupa’nın en büyük ekonomisi ve güçlü biçimde entegre olmuş bir merkez olmayı sürdürüyor. Almanya’nın akışlarının üçte ikisi Avrupa içinde gerçekleşirken, küresel ölçekte de güçlü bir çeşitliliğe sahip. Fransa, 22’nci sırada yer alıyor ve hem ülkeye gelen hem de ülkeden çıkan greenfield doğrudan yatırımların coğrafi çeşitliliğinde dünya lideri konumunda öne çıkıyor. İtalya ise 28’inci sırada yer alarak güçlü Avrupa içi bağlantıları, dünyadaki en geniş küresel etki alanlarından biriyle birleştiriyor. Bunun yanı sıra İspanya, Polonya, Çekya, Macaristan ve Romanya gibi Güney ve Doğu Avrupa pazarları, Avrupa içindeki güçlü ekonomik bağlantılar sayesinde bölgenin konumunu daha da güçlendiriyor. Türkiye ise Asya ve Orta Doğu’ya açılan bir köprü rolü üstlenerek Avrupa’nın küresel bağlantılılık konumuna katkı sağlıyor. Küreselleşme 2022'den bu yana sağlamlığını koruyor Rapor, küreselleşmeyi yüzde 0'dan (sınır ötesi akış yok) yüzde 100'e (sınırların ve mesafenin hiçbir etkisi yok) kadar bir ölçekte takip ediyor. Bu doğrultuda global küreselleşme seviyesi 2025 yılında, 2022'deki rekor seviyeye paralel olarak yüzde 25 oldu. DHL Express CEO'su John Pearson, "Küreselleşme, direnmeye devam ediyor ve sadece bu bile ne kadar değerli olduğunun göstergesi. Yoksulluktan iklim değişikliğine kadar dünyanın en büyük sorunları ancak küresel düşünme yoluyla çözülebilir. DHL Küresel Bağlantılılık Raporu, ülkelerin ve şirketlerin ulusal sınırların arkasına çekilmediğini gösteriyor, bu iyi bir haber. DHL, pazarları, işletmeleri ve insanları birbirine bağlayarak belirsiz zamanlarda bile uyum sağlayabilmeleri, çeşitlenebilmeleri ve yeni fırsatlar yakalayabilmeleri için küresel bağları güçlendiriyor" dedi. DHL Express Avrupa CEO’su Mike Parra, " Avrupa, bu küresel ağda kilit bir rol oynuyor. Bölge, dünyanın herhangi bir bölgesine kıyasla en geniş küresel etki alanlarından birini derin ekonomik entegrasyonla birleştiriyor. Bu benzersiz konum, Avrupalı şirketlerin rekabetçi kalmasını, dayanıklılığını korumasını ve dünyanın her bölgesindeki büyüme fırsatlarıyla bağlantıda kalmasını sağlıyor. DHL olarak biz de bu bağlantıyı, sektördeki en güvenilir ve en esnek uluslararası ekspres ağıyla desteklemeye kararlıyız” dedi. 2025’teki yüzde 25'lik küreselleşme seviyesi, dünyanın tam anlamıyla küreselleşmekten ne kadar uzak olduğunun da altını çiziyor. Birçok alanda, politika kısıtlamaları olmasa uluslararası akışların daha da artabileceği belirtiliyor. Yapay zekânın yükselişi ve gümrük vergisi artışlarını aşma yarışı 2025'te ticareti artırdı Küresel ticaret 2025 yılında, dalgalı Covid-19 dönemi hariç, 2017'den bu yana herhangi bir yıldan daha hızlı büyüdü. ABD'li ithalatçılar tarife artışları öncesinde yılın başlarında sevkiyatları hızlandırdı. ABD'nin ithalatı önceki yıl seviyelerinin altına düştü, ancak Çin'in ABD dışındaki pazarlara ihracatındaki artış küresel ticaret hacimlerinin korunmasına yardımcı oldu. Ülkeler ve şirketler yapay zekâ altyapısı kurmak için yarışırken, yapay zekâ ile ilgili malların ticareti de arttı. Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) rakamlarına göre, yapay zekâ ile ilgili ürünler 2025'in ilk üç çeyreğinde mal ticaretindeki büyümenin yüzde 42'sini oluşturdu. Ticarette son durum: yüksek gümrük vergilerine rağmen büyüme devam ediyor İleriye bakıldığında, ABD'nin son gümrük vergisi artışlarının 2026'da ticaret büyümesini mütevazı bir şekilde yavaşlatması, ancak durdurmaması bekleniyor. Küresel mal ticaretinin 2029 yılına kadar, geçtiğimiz on yıla paralel olarak yılda ortalama yüzde 2,6 oranında genişleyeceği öngörülüyor. ABD'nin tarife artışlarına rağmen ticaretin büyümeye devam etmesinin bir nedeni, ABD’nin ticaretin büyük bir kısmına dahil edilmemesi. 2025 yılında ithalatın yüzde 13'ü ABD'ye yapılırken, ihracatın yüzde 9'u ABD'den yapıldı. Ayrıca birçok ülke alternatif pazarlara erişim sağlamak için yeni ticaret anlaşmaları gerçekleştirmeye çalışıyor. Bilgi akışları engellerle karşılaşıyor, insan akışları yeni zirvelere ulaşıyor Rapor, ticaretin ötesinde diğer uluslararası akışlarda da farklılaşan eğilimler tespit ediyor: Sermaye: Yatırımların yabancı piyasalardan iç piyasalara doğru geniş çaplı bir kayma göstermediği görülüyor. Çok uluslu şirketler, yurt dışı satışlarında hala rekorlara yakın paylar elde ediyor. Açıklanan sıfırdan yabancı doğrudan yatırımlar (YDY) 2025 yılında düşerken, toplam YDY akışları arttı ve sınır ötesi birleşme ve satın alma faaliyetleri güçlü kalmayı sürdürdü.Bilgi: Geçtiğimiz yirmi yıl boyunca, en büyük küreselleşme kazanımları bilgi akışları sayesinde elde edildi. 2021'den bu yana büyüme yavaşladı ve daha değişken hale geldi. Jeopolitik gerilimler ve veri akışına getirilen kısıtlamalar artık bilginin küreselleşmesini önemli ölçüde sınırlıyor olabilir.İnsanlar: Covid-19 döneminde sert şekilde düşen insan hareketliliği tamamen iyileşti. Son veriler uluslararası seyahat, öğrenci hareketliliği ve göçün rekor seviyelere ulaştığını gösteriyor. Singapur ülke sıralamasında lider, bölgeler arasında Avrupa ise birinci sırada Raporun ülke sıralamasında Singapur yine dünyanın en küreselleşmiş ülkesi olarak yer alırken, onu Lüksemburg ve Hollanda takip ediyor. Bölgesel sıralamada Avrupa en küreselleşmiş bölge olurken, onu Kuzey Amerika ve Orta Doğu ve Kuzey Afrika takip ediyor. Birleşik Krallık, küresel akışların en geniş coğrafyaya yayıldığı ülke olarak öne çıkarken, Birleşik Arap Emirlikleri 2001 yılından bu yana küreselleşmede en büyük artışı kaydeden ülke oldu. ABD-Çin gerilimi küresel akışların sadece küçük bir kısmını etkiliyor Rapor ayrıca dünyanın en büyük iki ekonomisi olan ABD ve Çin arasındaki bağların zayıflamaya devam ettiğini ortaya koyuyor. Ancak bu bağlar küresel perspektifte şaşırtıcı derecede küçük. Örneğin, ABD ile Çin arasındaki ticaret 2015'te zirve yaptığında dünya ticaretinin yüzde 3,6'sını oluştururken, 2024'te yüzde 2,7'ye ve 2025'in ilk üç çeyreğinde sadece yüzde 2,0'a geriledi. Uluslararası ticari yatırımlardaki ABD-Çin payı 2025'te yüzde 1'den az olmasıyla daha da düştü. Rakip ülkelere bölünme yok ABD ve Çin ayrışırken bile, çoğu ülke uzun süreli ortaklarıyla ilişki kurmaya devam ediyor. Son on yılda küresel mal ticaretinin, sıfırdan doğrudan yatırımların ve sınır ötesi birleşme ve satın almaların sadece yüzde 4-6'sı jeopolitik rakiplerden uzaklaştı. Bu akışların çoğu yakın müttefiklere değil, Hindistan ve Vietnam gibi esnek jeopolitik konumlara sahip ülkelere yöneldi. Genel olarak, dünya ekonomisi rakipler arasında geniş bir bölünmeden uzak. NYU Stern Yönetimin Geleceği Merkezi DHL Küreselleşme Girişimi Direktörü Prof. Steven A. Altman, "Küreselleşmeyi çevreleyen siyaset ve politika, ülkeler arasındaki gerçek akışlardan çok daha değişken. Küresel ticaret kalıpları 2025 yılında normal bir yılda olduğundan daha fazla ancak; Ukrayna'daki savaşın ilk aşamaları gibi yakın zamandaki diğer aksaklıklar sırasında olduğundan daha az değişti. Sağlıklı karar vermek için küresel iş ilişkilerinin gerçekten ne kadar değiştiğini göz önünde bulunduran bir bakış açısı gerekiyor. Küreselleşmeye yönelik riskler gerçek, ancak küresel akışların dayanıklılığı da öyle" dedi. Ticarete konu mallar ve sıfırdan doğrudan yabancı yatırımlar rekor mesafelere ulaştı Jeopolitik gerilimler ve tedarik zinciri endişeleri, küreselleşmeden bölgeselleşmeye doğru bir kayma beklementisine yol açtı. Ancak 2025 yılında, ticareti yapılan mallar kayıtlardaki en uzun ortalama mesafeyi kat etti (5.010 kilometre). Sıfırdan DYY projeleri için ortalama mesafe de yeni bir zirveye (6.250 kilometre) yükseldi. Diğer uluslararası akışların çoğu daha uzun mesafelere yayılıyor ve daha uzun mesafeler daha az bölgeselleşmeye işaret ediyor. Küresel ticaretten bölgesel ticarete doğru geniş çaplı bir geçiş olacağı yönündeki tahminler henüz gerçekleşmiş değil. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

25 Milyar Dolarlık Sanayi Ekosisteminin Stratejik Buluşması  PUTECH EURASIA 2025 Açıldı  Haber

25 Milyar Dolarlık Sanayi Ekosisteminin Stratejik Buluşması PUTECH EURASIA 2025 Açıldı 

Fuarın açılışını; İKMİB Başkanı Adil Pelister, EUROPUR Genel Sekreteri Michel Baumgartner, KİMPUR Ceo’su Cavidan Güven Karaca, Flokser Kimya Ceo’su Ekin Türkek ve Artkim Group Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Güler gerçekleştirdi, ISOPA Kamu İlişkileri ve İletişim Sorumlusu Jelle Verheij de Belçika’dan zoom bağlantısı ile katılarak Türkiye’nin poliüretan sektöründeki önemine dair açıklamalarda bulundu… İKMİB Başkanı Adil Pelister: “Putech, yıllar içinde sadece bir fuar ve kongre olmanın ötesine geçerek bilginin, inovasyonun ve rekabet gücünün gerçek anlamda buluştuğu ve geliştiği bir platform haline geldi. Sınırları Genişleyen Bir Malzeme Ekonomisi olarak Poliüretan bugün otomotivden beyaz eşyaya, yalıtımdan mobilite çözümlerine, sağlıktan tekstile kadar hayatımızın görünmez ama vazgeçilmez bir parçası olmuştur. Önümüzdeki yeni endüstriyel ekonomi döneminde poliüretanın fonksiyonu farklı bir yöne evriliyor: Poliüretan artık sadece performans sağlayan bir malzeme değil, aynı zamanda karbonsuzlaşmanın, çevresel verimliliğin ve enerji tasarrufunun anahtarıdır. Bugün küresel poliüretan sektörü, sürdürülebilir polioller, geri dönüştürülebilir elastomerler, karbondioksit bazlı hammadde teknolojileri ve düşük emisyonlu üretim hatları gibi yeniliklerle yeni bir seviyeye ulaşmıştır. Ulusal endüstriden küresel oyunculuğa geçişte Türk kimya sektörü arzu ettiğimiz yüksek potansiyeline tam olarak ulaşabilmiş değil; ancak poliüretan, kompozit ve ileri malzemeler alanı bunun istisnası. Artık tekil üretim hatlarından ziyade, entegre kimya kümeleri, ortak AR-GE platformları ve ileri dönüşüm tesisleri konuşmamız gereken kavramlar olarak öne çıkıyor. Karbon düzenlemeleri konjonktürel bir trend değil, kalıcı bir dönüşüm. Yeni düzende önümüzde üç net gerçeğimiz var: Karbonsuzlaşmayı merkeze almayan bir kimya sektörü rekabet edemez, döngüsel ekonomi olmadan ihracat avantajı sürdürülemez, enerji verimliliği olmayan bir tesis ayakta kalamaz. Fakat diğer yandan, poliüretan sektörünün bu dönüşümde çok güçlü bir avantajı var. KOBİ ölçeğinin sağladığı çeviklik, teknolojik adaptasyonu büyük oyunculardan daha hızlı kılıyor. Yapmamız gereken tek şey KOBİ gerçeğini reel bir ölçek ekonomisine dönüştürebilmek. Putech, “Sektörün Rotasını Yeniden Çiziyor” şeklinde özetleyebileceğim çok değerli bir organizasyonun açılışında sizlerle birlikte olmaktan duyduğum mutluluğu bir kez daha dile getiriyorum” dedi. TÜRKİYE AVRUPA’NIN EN BÜYÜK ÜRETİCİSİ EUROPUR Genel Sekreteri Michel Baumgartner: “Öncelikle, bu önemli buluşmaya katılmamızı sağladıkları için Sayın Ahmet Güler'e ve bu etkinliğin organizatörleri olan ARTKİM'deki tüm ekibe içtenlikle teşekkür etmek istiyorum. Bu ölçekte bir fuar ve konferans düzenlemek vizyon, özveri ve perde arkasında büyük bir çalışma gerektiriyor. ARTKİM, poliüretan değer zincirinin bir araya gelebileceği, bilgi alışverişinde bulunabileceği ve iş yapabileceği mükemmel bir platform yarattı ve bunun için gerçekten minnettarız. Putech Eurasia gibi etkinlikler sektörümüz için son derece önemli. Hepimizin bildiği gibi, yatak ve mobilyalardan, otomobillere, bina yalıtım aletlerine ve sayısız başka uygulamaya kadar modern yaşamın vazgeçilmez bir malzemesi. Ancak poliüretan genellikle son tüketici için görünmez veya çoğu zaman bir meta olarak görülüyor. Bu gibi etkinlikler, sektör olarak öne çıkmamızı, ürünümüzü görünür kılmamızı, ne kadar benzersiz ve yenilikçi olduğunu sergilememizi ve geleceği birlikte tartışmamızı sağlıyor. Bugünkü mesajım, bir dönüm noktasında olduğumuzdur. Avrupa'nın en büyük esnek poliüretan köpük üreticisi olan Türkiye'de, Avrupa'yı, Orta Doğu'yu ve daha geniş Asya'yı birbirine bağlayan Avrasya adı verilen bu devasa bölgenin merkezindeyiz. Türkiye küreselleşme ve ticaret açısından birinci sırada. Bir yandan, özellikle kimyasal hammaddeler söz konusu olduğunda, sektörümüzde giderek artan bir küreselleşme yaşıyoruz. Diğer yandan, alt pazarlar için yeni ticaret engellerinin ortaya çıktığını görüyoruz. Küreselleşme mi yoksa yerelleşme mi? Hangi yönün baskın olacağı ise henüz belli değil. Ayrıca, poliüretanları geleceğe hazır hale getirmek için pazara sunulan inovasyon ve yeni teknolojiler açısından da bir dönüm noktasındayız. Bu teknolojiler, sektörümüzün çehresini değiştirecek. Sürdürülebilirlik, daha düşük karbon ayak izi veya köpük geri dönüşümü açısından olduğu kadar dijitalleşme veya proses verimliliği açısından da” dedi. TÜRKİYE POLİÜRETAN PAZARI 400 BİN TON SEVİYESİNE ULAŞTI Flokser Kimya Ceo’su Ekin Türkek: “Bugün dünyada poliüretan pazarı 90-95 milyar dolar büyüklüğe ulaştı ve önümüzdeki beş yılda yıllık ortalama yüzde 6’nın üzerinde büyüme bekleniyor. Asya Pasifik bölgesi küresel tüketiminin yaklaşık yüzde 45’ini, Çin ise tek başına yüzde 30’unu oluşturuyor. Dünya genelinde yılda yaklaşık 25 milyon ton poliüretan bazlı ürün tüketiliyor, bunun önemli bir bölümünü esnek ve rijit köpükler ve CASE uygulamaları oluşturuyor. Bu küresel ivmenin yansımalarını Türkiye’de de çok net görüyoruz. Türkiye poliüretan pazarı, son 10 yılda neredeyse iki kat büyüyerek yıllık 400 bin ton seviyelerine ulaştı” açıklamasında bulundu. Uluslararası Poliüretan Endüstrisi Fuarı kapsamında açıklamalarda bulunan Artkim Group Kurucu Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Güler: “Poliüretan, artık sadece bir malzeme değil, endüstriyel dönüşümün yapı taşı. Bu yıl PUTECH EURASIA’da; sürdürülebilir üretim çözümleri, geri dönüştürülebilir sistemler ve çevre dostu hammadde alternatifleri ön planda. Fuarı ziyaret eden profesyoneller, yalnızca yeni teknolojileri değil, aynı zamanda daha yeşil bir sanayinin yol haritasını da keşfedecek. 2023 yılında gerçekleştirdiğimiz bir önceki edisyonda 63 farklı ülkeden gelen profesyonelleri ağırladığımız fuarda büyük bir başarı elde ettik. 2025’te uluslararası katılımı daha da artırdık. Aynı zamanda ziyaretçi dağılımı da, Avrupa %28, Asya %26, Orta Doğu %32 ve Afrika %13 olarak gerçekleşmişti. Bu oranlar, PUTECH EURASIA’nın artık çok uluslu bir ticaret ağı haline geldiğini gösteriyor. Bu nedenle katılımcılar, farklı coğrafyalardan gelen sektör profesyonelleriyle yeni iş birliği ve iş geliştirme fırsatlarını bugün itibariyle yakalayabilecekler” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.