Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kurgu

Kapsül Haber Ajansı - Kurgu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kurgu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Altın Koza'da Büyük Ödül Gecesi Haber

Altın Koza'da Büyük Ödül Gecesi

Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda Ali Vatansever’in “Bir Arada Yalnız” filmi En İyi Film seçilirken, Yılmaz Güney Ödülü de Banu Sıvacı’nın “Günyüzü” filmine verildi. Edebiyat Uyarlaması Uzun Metraj Senaryo Yarışması’nda ise En İyi Senaryo Ödülü Gonca Gülbey’in “Dünyanın Öbür Ucunda” adlı projesinin oldu. En İyi Belgesel Ödülü Aylin Kuryel’in “Stella ile 8 Mart” filmine giderken, Uluslararası Kısa Film Yarışması’nda Avustralya’dan Radheya Jang’ın “Trading Cards” filmi, Ulusal Kısa Film Yarışması’nda ise Halil Tanışan’ın “Otel” filmi En İyi Film Ödülü’nü kazandı. Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali, Çukurova Üniversitesi Kongre Merkezi’nde gerçekleşen Büyük Kapanış ve Ödül Töreni ile sona erdi. Sunuculuğunu Jülide Ateş ile Volkan Severcan’ın yaptığı gecede, ödüller sahiplerini buldu. Festival Onursal Başkanı Zeydan Karalar, Adana Vali Yardımcısı Hasan Balcı, sinema ve tiyatronun ikonik karakterleri Halil Ergün, İlyas Salman, Zuhal Olcay ile çok sayıda sanatçı ve Adanalıların katıldığı ödül gecesinin açılış konuşmasını Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Güngör Geçer yaptı. Altın Koza’nın 33’üncüsünü düzenlediklerini ancak festivalin yaklaşık 60 yıllık tarihi olduğunu belirten Güngör Geçer şunları söyledi: “60 yıllık bir emekten bahsediyoruz. Zaman zaman ara verilmesine rağmen Altın Koza her zaman ayakta kaldı. Altın Koza’da Orhan Kemal’in, Yaşar Kemal’in, Yılmaz Güney’in, Fatma Girik’in, Tarık Akan’ın, Kadir İnanır’ın ve daha birçok ismin emeği var ama en büyük emek sinemaları hınca hınç dolduran Adana halkının. Geçmişten günümüze emek veren, katkı sağlayan herkesin önünde saygıyla eğiliyorum, herkese teşekkür ediyorum. Bu yılki mottomuz plastiksiz bir dünya ve temiz çevre. Bunu çok önemsiyoruz. Bu dünya bize atalarımızdan miras kalmadı, onu çocuklarımızdan, gelecek nesillerden ödünç aldık. Gelecek nesillere bu dünyayı daha temiz bırakmak zorundayız. Suyun, toprağın ve havanın temiz olduğu bir dünya bırakmak zorundayız. Menderes Samancıların da ifade ettiği gibi sinema karanlıkta izlenir, hayat aydınlıkta yaşanır. Gelecek nesillerin daha aydınlık bir ülkede, daha temiz bir dünyada film tadında yaşamalarını diliyor, hepinize teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum.” Açılış konuşmasının ardından ödül törenine geçildi. En İyi Film: Bir Arada Yalnız Zuhal Olcay başkanlığında; Ayça Çiftçi, Erdem Tepegöz, Gökhan Tiryaki, Nilgün Öneş, Salih Bademci ve Şebnem Bozoklu’dan oluşan Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması jürisinin büyük ödülü Ali Vatansever’in yönettiği “Bir Arada Yalnız” filmine gitti. Ali Vatansever aynı zamanda En İyi Yönetmen seçilerek geceden iki büyük ödülle ayrıldı. Yarışmada Yılmaz Güney Ödülü Banu Sıvacı’nın “Günyüzü” filmine verilirken, Kadir Beycioğlu Jüri Özel Ödülü ise Miraç Atabey’in “Moda Evlilik” filmine gitti. Adana İzleyici Ödülü de salondaki sinemaseverlerin oylarıyla Tunç Şahin’in yönettiği “Canavar” filminin oldu. En İyi Kadın Oyuncu Hazar Ergüçlü, En İyi Erkek Oyuncu Fatih Al Oyunculuk kategorilerinde de güçlü performanslar öne çıktı. En İyi Kadın Oyuncu Ödülü, “Mutter: Bir Annenin Hatıra Defteri” filmindeki rolüyle Hazar Ergüçlü’ye verilirken, En İyi Erkek Oyuncu Ödülü “Bir Arada Yalnız”daki performansıyla Fatih Al’ın oldu. Yardımcı oyuncu ödüllerinde kadınlarda “Günyüzü” filmindeki rolüyle Asena Hotamış, erkeklerde ise yine “Günyüzü” ile Süleyman Kadim Kabaali ödüle değer görüldü. Festivalin genç yeteneklere adanan Türkan Şoray Umut Veren Genç Kadın Oyuncu Ödülü “Moda Evlilik”teki performansıyla Ege Damatoğlu’na, Umut Veren Genç Erkek Oyuncu Ödülü ise “Bir Arada Yalnız”daki rolüyle Onur Gözeten’e sunuldu. Teknik dallarda “Mutter” ve “Karanlıkta Islık Çalanlar” öne çıktı En İyi Senaryo Ödülü’nü “Karanlıkta Islık Çalanlar” filminin yazarları Pınar Yorgancıoğlu ve Emre Gülcan kazandı. Filmin müziklerini besteleyen Alican Çamcı da En İyi Müzik Ödülü’ne değer bulundu. “Mutter: Bir Annenin Hatıra Defteri” filmi teknik kategorilerde geceye damgasını vurarak En İyi Görüntü Yönetmeni (Özkan Karaköse), En İyi Kurgu (Mesut Ulutaş) ve En İyi Sanat Yönetmeni (Saye Özçelik, Gülseren Cizdan, Melike Yılmaz, Umut Kambak, Oğuz Yıldırım, Hüseyin Yalçın, Hasan Yalçın, Hasan Kameray, Hüseyin Dolunay, Eren Dama, Yener Kaplan) ödüllerinin sahibi oldu. SİYAD ve FİLM-YÖN’den ödüller Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) Jürisi değerlendirmesi sonucunda SİYAD En İyi Film Ödülü Nuri Cihan Özdoğan’ın “Ölü Köpekler Isırmaz” filmine verildi. Film Yönetmenleri Derneği (FİLM-YÖN) Jürisi ise En İyi Yönetmen Ödülü’nü Pınar Yorgancıoğlu’nun “Karanlıkta Islık Çalanlar” ile Ali Vatansever’in “Bir Arada Yalnız” filmleri arasında paylaştırdı. Uyarlama Senaryo Ödülü: “Dünyanın Öbür Ucunda” Edebiyat Uyarlaması Uzun Metraj Senaryo Yarışması’nda En İyi Senaryo Ödülü, Gonca Gülbey’in “Karadutun Ölümü” adlı kendi öyküsünden uyarladığı “Dünyanın Öbür Ucunda” projesine verildi. Yarışmada Jüri Özel Ödülü, Selahaddin Eyüp Tan ve Eylem Ata’nın, Eylem Ata’nın “Uzak Değil” adlı öyküsünden uyarladığı “Kaçak Elektrik” senaryosuna giderken; RED Kamera & Provid iş birliğiyle sunulan RED Kamera Kullanım Destek Ödülü de yapım sürecine katkı sağlamak amacıyla “Dünyanın Öbür Ucunda” senaryosuna layık görüldü. En İyi Belgesel: Stella İle 8 Mart Ecevit Kılıç, Evrim Kaya, Sibel Karakurt ve Rezan Yeşilbaş’tan oluşan Ulusal Belgesel Film Yarışması jürisinin değerlendirmesi sonucunda Aylin Kuryel’in “Stella ile 8 Mart” filmi En İyi Belgesel seçildi. Sezen Kayhan imzalı “Mor Menekşeli Kadınlar” ise Jüri Özel Ödülü’nün sahibi oldu. Kısa Film ve Öğrenci Yarışmaları kazananları Kısa film kategorilerinde de dikkat çekici yapımlar öne çıktı. Yönetmen ve sanatçı Alkan Avcıoğlu, oyuncu Ezgi Çelik ile yönetmen ve senarist Umut Subaşı’dan oluşan Ulusal Kısa Film Yarışması ve Yapay Zekâ Kısa Film Yarışması Jürisi; yönetmen Joaquín del Paso, yönetmen Gözde Kural ve oyuncu Kaan Urgancıoğlu’dan oluşan Uluslararası Kısa Film Yarışması Jürisi ile oyuncu Kubilay Aka, yönetmen Özkan Çelik ve yapımcı Yamaç Okur’dan oluşan Ulusal Öğrenci Filmleri Yarışması Jürisi’nin değerlendirmeleriyle kısa film kategorilerinin kazananları belirlendi. Ulusal Kısa Film Yarışması’nda Halil Tanışan’ın yönettiği “Otel” En İyi Film seçilirken, Jüri Özel Ödülü Dalya Keleş’in “Yerçekimi” adlı kısasına verildi. Ulusal Yapay Zeka Kısa Film Yarışması’nda ise En İyi Film Ödülü’nü Çağatay Dörtyıldız’ın “Başka Türlü” filmi kazandı. Uluslararası Kısa Film Yarışması’nda Avustralya’dan Radheya Jang’ın “Trading Cards” filmi En İyi Film Ödülü’nü kazanırken, Quenton Miller’ın “Koki, Ciao” ve Samir Syriani’nin “What If They Bomb Here Tonight?” filmleri Jüri Özel Ödülü’nü paylaştı. Ulusal Öğrenci Filmleri Yarışması’nda dört farklı dalda birincilik ödülleri dağıtıldı. Kurmacada Alp Kaan Akkaya’nın “Boşluğun Sesi”, belgeselde Enes Öztürk’ün “Tekno Çoban”, canlandırmada Daria Ekimova ve Deniz Depecik’in “Tabula Rasa”, deneyselde ise Nehir Üstündağ’ın “Yanına Dönmeden Önce Gördüğüm Her Şey” filmleri En İyi Film Ödülü’nü aldı. Öğrenci yarışmasında ayrıca Selçuk Kaan Salk’ın “Uslu” (Kurmaca), Ulviye Aleyna Sarıgül’ün “Akgün” (Belgesel), Metin Konar’ın “Islak Köpekler” (Deneysel), Zeynep Sude Yavuz’un “Drip” (Canlandırma) ile Rumeysa Bora, Şevval Benkli, Zeynep Ramadani ve Ceren Yıldızhan’ın “Bilemiyorum Aysel” (Canlandırma) filmlerine Jüri Özel Ödülü verildi. 33. ADANA ALTIN KOZA FİLM FESTİVALİ YARIŞMALAR & ÖDÜLLER Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması • En İyi Film Ödülü (Altın Koza Heykeli ve 4.000.000,00 TL): Bir Arada Yalnız (Yön: Ali Vatansever) • Yılmaz Güney Ödülü (Altın Koza Heykeli ve 750.000,00 TL): Günyüzü (Yön: Banu Sıvacı) • En İyi Yönetmen Ödülü (Altın Koza Heykeli ve 500.000,00 TL): Ali Vatansever (Bir Arada Yalnız) • Kadir Beycioğlu Jüri Özel Ödülü (Altın Koza Heykeli ve 500.000,00 TL): Moda Evlilik (Yön: Miraç Atabey) • Adana İzleyici Ödülü (Altın Koza Heykeli ve 300.000,00 TL): Canavar (Yön: Tunç Şahin) • En İyi Senaryo Ödülü (Altın Koza Heykeli ve 100.000,00 TL): Pınar Yorgancıoğlu, Emre Gülcan (Karanlıkta Islık Çalanlar) • En İyi Kadın Oyuncu Ödülü (Altın Koza Heykeli ve 100.000,00 TL): Hazar Ergüçlü (Mutter: Bir Annenin Hatıra Defteri) • En İyi Erkek Oyuncu Ödülü (Altın Koza Heykeli ve 100.000,00 TL): Fatih Al (Bir Arada Yalnız) • En İyi Görüntü Yönetmeni Ödülü (Altın Koza Heykeli ve 100.000,00 TL): Özkan Karaköse (Mutter: Bir Annenin Hatıra Defteri) • En İyi Sanat Yönetmeni Ödülü (Altın Koza Heykeli ve 100.000,00 TL): Saye Özçelik, Gülseren Cizdan, Melike Yılmaz, Umut Kambak, Oğuz Yıldırım, Hüseyin Yalçın, Hasan Yalçın, Hasan Kameray, Hüseyin Dolunay, Eren Dama, Yener Kaplan (Mutter: Bir Annenin Hatıra Defteri) • Ayhan Ergürsel En İyi Kurgu Ödülü (Altın Koza Heykeli ve 100.000,00 TL): Mesut Ulutaş (Mutter: Bir Annenin Hatıra Defteri) • En İyi Müzik Ödülü (Altın Koza Heykeli ve 100.000,00 TL): Alican Çamcı (Karanlıkta Islık Çalanlar) • Yardımcı Rolde En İyi Kadın Oyuncu Ödülü (Altın Koza Heykeli ve 50.000,00 TL): Asena Hotamış (Günyüzü) • Yardımcı Rolde En İyi Erkek Oyuncu Ödülü (Altın Koza Heykeli ve 50.000,00 TL): Süleyman Kadim Kabaali (Günyüzü) • Türkan Şoray Umut Veren Genç Kadın Oyuncu Ödülü (Altın Koza Heykeli): Ege Damatoğlu (Moda Evlilik) • Umut Veren Genç Erkek Oyuncu Ödülü (Altın Koza Heykeli): Onur Gözeten (Bir Arada Yalnız) • SİYAD En İyi Film Ödülü (SİYAD Ödül Plaketi): Ölü Köpekler Isırmaz (Yön: Nuri Cihan Özdoğan) • Film-Yön En İyi Yönetmen Ödülü (Film-Yön Ödül Plaketi): Pınar Yorgancıoğlu (Karanlıkta Islık Çalanlar) & Ali Vatansever (Bir Arada Yalnız) Edebiyat Uyarlaması Uzun Metraj Senaryo Yarışması • En İyi Senaryo Ödülü (Altın Koza Heykeli ve 250.000,00 TL): Dünyanın Öbür Ucunda (Gonca Gülbey) • Jüri Özel Ödülü (Ödül Plaketi ve 75.000,00 TL): Kaçak Elektrik (Selahaddin Eyüp Tan, Eylem Ata) • RED Kamera Kullanım Destek Ödülü: Dünyanın Öbür Ucunda (Gonca Gülbey) Ulusal Belgesel Film Yarışması • En İyi Belgesel Ödülü (Altın Koza Heykeli ve 500.000,00 TL): Stella ile 8 Mart (Yön: Aylin Kuryel) • Jüri Özel Ödülü (Ödül Plaketi ve 100.000,00 TL): Mor Menekşeli Kadınlar (Yön: Sezen Kayhan) Uluslararası Kısa Film Yarışması • En İyi Film Ödülü (Altın Koza Heykeli ve 150.000,00 TL): Trading Cards (Yön: Radheya Jang) • Jüri Özel Ödülü (Ödül Plaketi ve 50.000,00 TL): Koki, Ciao (Yön: Quenton Miller), What If They Bomb Here Tonight? (Yön: Samir Syriani) Ulusal Kısa Film Yarışması • En İyi Film Ödülü (Ödül Plaketi ve 150.000,00 TL): Otel (Yön: Halil Tanışan) • Jüri Özel Ödülü (Ödül Plaketi ve 50.000,00 TL): Yerçekimi (Yön: Dalya Keleş) Ulusal Yapay Zeka Kısa Film Yarışması • En İyi Film Ödülü (Ödül Plaketi ve 50.000,00 TL): Başka Türlü (Yön: Çağatay Dörtyıldız) Ulusal Öğrenci Filmleri Yarışması • En İyi Kurmaca Film (Ödül Plaketi ve 50.000,00 TL): Boşluğun Sesi (Yön: Alp Kaan Akkaya) • Kurmaca Jüri Özel Ödülü: Uslu (Yön: Selçuk Kaan Salk) • En İyi Belgesel Film (Ödül Plaketi ve 50.000,00 TL): Tekno Çoban (Yön: Enes Öztürk) • Belgesel Jüri Özel Ödülü: Akgün (Yön: Ulviye Aleyna Sarıgül) • En İyi Canlandırma Film (Ödül Plaketi ve 50.000,00 TL): Tabula Rasa (Yön: Daria Ekimova, Deniz Depecik) • Canlandırma Jüri Özel Ödülü: Drip (Yön: Zeynep Sude Yavuz), Bilemiyorum Aysel (Yön: Rumeysa Bora, Şevval Benkli, Zeynep Ramadani, Ceren Yıldızhan) • En İyi Deneysel Film (Ödül Plaketi ve 50.000,00 TL): Yanına Dönmeden Önce Gördüğüm Her Şey (Yön: Nehir Üstündağ) • Deneysel Jüri Özel Ödülü: Islak Köpekler (Yön: Metin Konar) Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Borusan Contemporary'de Yeni Sezon İki Sergiyle Başlıyor Haber

Borusan Contemporary'de Yeni Sezon İki Sergiyle Başlıyor

Fotoğraf sanatında ölçek, perspektif ve mekân algısını sorgulayan özgün yaklaşımıyla tanınan Olivo Barbieri’nin Türkiye'deki ilk kişisel sergisi, sanatçının kırk yılı aşkın sanat pratiğinden beş tematik seriyi bir araya getiriyor. Küratörlüğünü Fırat Arapoğlu’nun üstlendiği “Zaman Mekân Geometri”, sanatçının üretiminden kapsamlı bir seçkiyle birlikte Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu’nun siparişi üzerine Anadolu’nun antik kentlerine odaklanan eserlerini de ilk kez izleyiciyle buluşturuyor. Sergi, farklı coğrafya ve zaman katmanları arasında ilişkiler kurarak fotoğrafın temsil gücüne ve görme biçimlerine dair yeni bir bakış sunuyor. Olivo Barbieri antik kentlerden metropollere, şelalelerden Alp zirvelerine ve Capri kıyılarına uzanan fotoğraflarında ölçek ve perspektifle oynayarak tanıdık manzaraları beklenmedik ve neredeyse gerçeküstü görüntülere dönüştürüyor. Kuşbakışı çekimleriyle mimariyi, doğayı ve kent dokusunu alışılmışın dışında bir bakışla ele alan sanatçı, gerçek ile kurgu arasındaki sınırları belirsizleştiriyor. Büyük ölçekli fotoğraflarıyla izleyicileri, gördüklerini yeniden değerlendirmeye ve çevresine farklı bir gözle bakmaya davet ediyor. Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu'ndan “Perili” bir deneyim Yeni sezonun öne çıkan projelerinden biri de Borusan Contemporary Direktörü Dr. Kumru Eren’in artistik direktörlüğünü üstlendiği "Perili | Haunted” başlıklı koleksiyon sergisi. Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu'ndan seçilen eserleri bir araya getiren sergi; yapay zekâ, algoritmalar, veri teknolojileri ve dijital kültürün şekillendirdiği yeni görsel dünyayı odağına alıyor. Rafael Lozano-Hemmer, Memo Akten, teamLab, Quayola ve Zimoun gibi yeni medya pratiğinden sanatçıları Kemal Önsoy'un desenleriyle buluşturan seçki, teknoloji ile insan, gerçek ile simülasyon ve fiziksel ile dijital arasındaki sınırları belirsizleştiren bir deneyim alanı sunuyor. Borusan Contemporary’ye ev sahipliği yapan Perili Köşk’ten de esinlenen sergi, yapının tarihî hafızasını çağdaş teknolojilerin görünmez dünyasıyla buluşturuyor. Bir zamanlar hayalet söylenceleriyle anılan Perili Köşk, bu kez verilerin, algoritmaların ve yapay zekâ sistemlerinin şekillendirdiği yeni bir görsel dünyaya ev sahipliği yapıyor. Gerçeklik, hafıza, temsil ve insan-sonrası estetik gibi güncel tartışmalara odaklanan “Perili | Haunted”, izleyiciyi zamanın katmanları arasında dolaşmaya; geçmiş ile gelecek, insan ile teknoloji arasında kurulan yeni ilişki biçimleri üzerine düşünmeye davet ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Yönetmen Ulya Aviral, Uluslararası Sinema Dünyasında Yükseliyor Haber

Türk Yönetmen Ulya Aviral, Uluslararası Sinema Dünyasında Yükseliyor

Massachusetts Institute of Technology (MIT), University of Toronto ve Emerson College gibi dünyanın saygın eğitim kurumlarında yürüttüğü çalışmaların yanı sıra uluslararası film festivallerindeki jüri üyelikleriyle de dikkat çeken Aviral, farklı disiplinlerde uluslararası projelerde Türkiye’yi başarı ile temsil ediyor. ABD’de yaşayan Türk sanatçı Ulya Aviral, uluslararası sinema alanındaki çalışmaları ile dikkatleri üzerine toplarken, ABD'de düzenlenen Somerville Uluslararası Film Festivali'nde jüri üyeliği ve dünya genelindeki sinema okullarını buluşturan CILECT PRIZE organizasyonunda da uluslararası hakem olarak görevlerini üstlendi. İklim iletişimi alanındaki projeleriyle de öne çıkan Aviral, Massachusetts Institute of Technology (MIT) bünyesindeki Civic Design Initiative araştırma grubunda yürütülen çalışmalarda yapımcı, kurgucu ve animasyon tasarımcısı olarak görev aldı. Activating Climate Imaginaries ve The Deep Listening Project adlı projelerde bilimsel araştırmaların geniş kitlelere görsel anlatımlarla ulaştırılmasına yönelik çalışmalar yürüttü. 2026 yılında Massachusetts Eyaleti Enerji ve Çevre İşleri Bakanlığı tarafından desteklenen resmi bir iklim eğitimi projesinin yazarlığını üstlenen Aviral, kamu çalışanları ve yerel topluluklara yönelik iklim farkındalığını artırmayı amaçlayan içeriklerin hazırlanmasında görev aldı. Akademik çalışmalarını ABD'de sürdüren Aviral, daha önce Rhode Island School of Design'da ders verdi. Halen Emerson College bünyesinde akademisyen olarak görev yapan Aviral'in, yeni uzun metrajlı bilim kurgu filmi üzerinde çalışmalarını sürdürdüğü bildirildi. Bu çok yönlü kariyeriyle Ulya Aviral, akademi, sinema ve iklim iletişimini ortak bir zeminde buluşturan çalışmalarıyla uluslararası platformlarda faaliyet gösteren Türk medya sanatçıları arasında yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zekâ Televizyon ve Sinema Sektörünü Dönüştürüyor! Haber

Yapay Zekâ Televizyon ve Sinema Sektörünü Dönüştürüyor!

Yapay zekânın senaryo yazımı, diyalog oluşturma, görüntü ve ses üretimi gibi birçok alanda kullanılabildiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Denizcan Kabaş, “Geleneksel reklam gelirlerinin önemli bir bölümü dijital platformlara kayarken yapım maliyetleri sürekli artıyor. Bu nedenle yapay zekâya, sektör için teknolojik bir yenilik olarak kullanımının yanı sıra, ekonomik bir çözüm olarak da başvuruluyor.” dedi. Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Denizcan Kabaş, TV ve sinema sektöründe yapay zekayla içerik üretimini değerlendirdi. Yapay zekâ artık ekonomik bir çözüm olarak da değerlendiriliyor Televizyon ve sinema sektörünün son yıllarda ciddi ekonomik baskılarla karşı karşıya olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Denizcan Kabaş, “Geleneksel reklam gelirlerinin önemli bir bölümü dijital platformlara kayarken yapım maliyetleri sürekli artıyor. Bu nedenle yapay zekâya, sektör için teknolojik bir yenilik olarak kullanımının sıra, ekonomik bir çözüm olarak da başvuruluyor.” dedi. Dr. Öğr. Üyesi Denizcan Kabaş, Netflix'in 2025 yapımı The Eternaut dizisinde bazı görsel efekt süreçlerinin yapay zekâ desteğiyle çok daha kısa sürede tamamlanmasının bu dönüşümün güncel örneklerinden biri olduğuna dikkat çekerek, “Yapay zekâ özellikle ön hazırlık, görsel tasarım, kurgu ve pazarlama süreçlerinde maliyetleri düşürebiliyor. Medya ekonomisi açısından baktığımızda bu dönüşüm, şirketlerin daha az maliyetle daha fazla içerik üretme arayışının bir sonucu. Ancak bu noktada karşımıza şu soru kaçınılmaz olarak çıkıyor: Ortaya çıkan tasarruf içerik kalitesinin gelişmesi için mi var yoksa sadece şirketlerin kârını artırmak için mi önem taşıyor?” diye konuştu. Yapay zekâ üreticinin yerine geçmez, güçlü bir yardımcı olur Yapay zekânın senaryo yazımı, diyalog oluşturma, görüntü ve ses üretimi gibi birçok alanda kullanılabildiğini kaydeden Dr. Kabaş, “Yapay zekâ bugün senaryo taslakları oluşturabiliyor, alternatif diyaloglar yazabiliyor, görüntü ve ses üretebiliyor. Bu durum elbette ki yaratıcı süreçleri hızlandırıyor. Ancak yaratıcılık teknik üretimden ibaret değil. İyi bir hikâye çoğu zaman insan deneyiminden, gözlemden ve duygudan beslenmektedir. Bu nedenle yapay zekâyı üreticilerin yerine geçen bir aktörden ziyade onların kullandığı güçlü bir araç olarak görmek daha doğru olacaktır. Önümüzdeki dönemde en başarılı üretimler, insan yaratıcılığı ile yapay zekâ imkânlarını birlikte kullanan ekiplerden çıkacaktır.” şeklinde konuştu. Duygusal bağ yalnızca teknik kaliteyle kurulmaz Yapay zekâ destekli içeriklerin izleyiciler üzerindeki etkisine de değinen Dr. Kabaş, “İzleyiciler için teknik kalite kadar duygusal inandırıcılık da önemlidir. Martin Scorsese'nin The Irishman (2019) ya da Indiana Jones and the Dial of Destiny (2023) filmlerinde kullanılan dijital gençleştirme teknolojileri oldukça etkileyiciydi. Ancak izleyiciyi etkileyen temel unsur görüntüyle sınırlı kalmamaktadır. Karakterlerin taşıdığı insani deneyim de bu duygusal bağın kurulması adına önem taşımaktadır. Yapay zekâ ünlü oyuncuların yüzlerini gençleştirebilir ama deneyimin kendisini gençleştirememektedir. Ayrıca bu tür teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla birlikte izleyicilerin gerçek ile kurgu arasındaki sınırı ayırt etmesi de zorlaşabilmektedir. Bu nedenle yapay zekânın farklı kullanım biçimleri etik ve kültürel bir tartışma alanını genişletmektedir.” dedi. Standartlaşma kültürel çeşitlilik için risk oluşturabilir Yapay zekânın geçmişte üretilmiş milyonlarca içerikten öğrenerek çalıştığını hatırlatan Dr. Kabaş, “Bu nedenle bazen mevcut kalıpları tekrar etme eğilimi gösterebiliyor. Eğer sektör yalnızca algoritmaların başarılı bulduğu formüllere yönelirse birbirine benzeyen hikâyeler ve karakterler giderek artabilecek; hatta tek tipleşme sektörünün bir tür hedefine dahi dönüşebilecektir. Özellikle yerel kültürler açısından bu önemli bir risk. Örneğin Türk dizilerinin uluslararası başarısı büyük ölçüde yerel hikâyelerden ve özgün karakterlerden kaynaklanıyor. Yapay zekâ bu çeşitliliği destekleyen bir araç olursa faydalı olabilecektir ancak standartlaşmayı hızlandırırsa kültürel zenginlik de zarar görebilir.” diye konuştu. Hem algoritmik hem özgün yapımlar birlikte var olacak Yapay zekâ sayesinde içerik üretiminin ucuzlayıp hızlanmasının iki farklı sonucu beraberinde getireceğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Denizcan Kabaş, “Yapay zekâ sayesinde daha fazla insan içerik üretebilecek ve teknik kaliteye daha kolay erişebilecek. Bu olumlu bir gelişme olarak değerlendirilebilir. Ancak benzer anlatı kalıpları ve güvenli formüllerin çoğalması riski de bulunmaktadır. Önümüzdeki dönemde bir yanda hızlı ve algoritmik içerikler, diğer yanda ise insan yaratıcılığının belirleyici olduğu daha özgün yapımların birlikte var olduğunu görebiliriz. Asıl mesele niceliğin değil, niteliğin nasıl korunacağı olacaktır.” ifadesinde bulundu. Meslekler yok olmayacak, iş tanımları değişecek Yapay zekânın medya sektöründeki meslekleri tamamen ortadan kaldırmayacağını ancak çalışma biçimlerini önemli ölçüde değiştireceğini belirten Dr. Kabaş, “Örneğin 2023 yılında Hollywood’da yaşanan senarist ve oyuncu grevleri, yapay zekânın yaratıcı emek üzerindeki etkilerine yönelik kaygıları açık biçimde ortaya koydu. Gelecekte yapay zekâya doğru komutları verebilen, üretilen içerikleri değerlendirebilen ve yaratıcı kararlar alabilen profesyoneller öne çıkacaktır. Diğer sektörlere benzer biçimde teknik bazı görevler azalırken denetleme, editörlük ve yaratıcı yönlendirme gibi alanların önemi artacaktır.” şeklinde konuştu. İletişim fakülteleri yapay zekâ okuryazarlığını merkeze almalı Türkiye'nin dizi ihracatında dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer aldığını hatırlatan Dr. Kabaş, “Ancak yapay zekâ dönüşümü konusunda sektörün henüz deneme aşamasında olduğunu söyleyebiliriz. Yapım şirketleri ve medya kuruluşları çeşitli uygulamalar deniyor fakat ortak standartlar ve uzun vadeli stratejiler henüz netleşmiş değil. Üniversiteler açısından da benzer bir tablo var. İletişim fakültelerinin artık yalnızca kamera kullanmayı, kurgu yapmayı veya senaryo yazmayı öğretmesi yeterli değil. Yapay zekâ okuryazarlığı, veri etiği, telif hakları ve eleştirel medya okuryazarlığı da eğitimin temel parçaları haline gelmeli. Çünkü geleceğin iletişim profesyonelleri yapay zekânın kullanıcısı olmasının yanı sıra denetleyici ve yönlendiricisi de olacaktır.” şeklinde sözlerini tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.