Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kuru Incir

Kapsül Haber Ajansı - Kuru Incir haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kuru Incir haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Uzakdoğu Ülkeleri Kuru İncirimizi Çok Sevdi Haber

Uzakdoğu Ülkeleri Kuru İncirimizi Çok Sevdi

Cennet meyvesi kuru incirin 2026 ürünü yeni mahsul ihracat yolculuğu için ilk yükleme/ihraç tarihi 28 Eylül 2026 Pazartesi olarak belirlendi. Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Yusuf Gabay, yeni sezon öncesinde kuru incirde kalite ve gıda güvenliği arttırmak amacıyla yoğun bir mesai verdiklerini dile getirdi. Üreticilere örnek olması ve sergi yerlerinden aflatoksinli kuru incirlerin seçilerek ayıklanabilmesi amaçlı üretim bölgelerindeki muhtarlar aracılığıyla taşınabilir UV el lambaları Aydın ve İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlükleri koordinasyonunda dağıttıklarını aktaran Gabay, “Sağlıklı hasat ve kurutma sağlanabilmesi için yine Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonun kurutma kerevetleri ve üretici bilgilendirme broşürleri dağıttık. Türkiye’nin en prestijli ürünlerinden kuru incirde güzel bir sezon geçirmek adına yoğun mesai veriyoruz” dedi. Türkiye’nin 2025/26 sezonununda 15 Ekim 2025-08 Eylül 2026 tarihleri arasında 2025 ürünü 55 bin ton kuru incir ihraç ederek 343 milyon dolar döviz geliri elde ettiği bilgisini veren Gabay şöyle devam etti; “Sezon sonunda 350 milyon doları aşacağımıza inanıyoruz. 2026-27 sezonunda kuru incir ihracatında 60 bin tonun üzerine çıkmayı hedefliyoruz.” Uzakdoğu’nun payı yüzde 16’ya yükseldi Türkiye’nin kuru incir ihraç ettiği pazarlarla ilgili bilgi veren Başkan Gabay, Avrupa Birliği’nin 17 bin 775 ton kuru incir talebiyle yüzde 32 pay aldığını ve liderliğini sürdürdüğüne işaret etti. Gabay; “Amerika kıtasına yaklaşık 16 bin ton kuru incir ihraç ettik. Uzakdoğu ülkelerine ihracatımız yüzde 29’luk artışla 7 bin tondan 8 bin 795 tona yükseldi. Uzakdoğu ülkelerinin ihracatımızdaki payı yüzde 13’ten yüzde 16’ya çıktı. Hindistan, Çin, Japonya gibi ülkelerde yaptığımız tanıtım çalışmalarının meyvelerini aldığımızı görüyoruz. Uzakdoğu pazarında hedefimiz ihracatımızın yüzde 25’ini bu ülkelere yapabilir konuma gelmek” ifadelerini kullandı. Kuru incir ihracatında Amerika Birleşik Devletleri 58 milyon dolarlık tutarla zirvedeki yerini korurken, ikinci sırada 44,5 milyon dolarla Almanya ve üçüncü sırada 44 milyon dolarla Fransa yer aldı. Türkiye’den kuru incir talebini yüzde 249’luk artışla 5 milyon dolardan 17,7 milyon dolara çıkaran Çin, Türkiye’nin en çok kuru incir ihraç ettiği ülkeler sıralamasında dördüncü sıraya tırmandı. Kanada 13,5 milyon dolarlık kuru incir ihracatıyla beşinci oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, Avrupa Kuru Meyve Sektörünün Üst Düzey Temsilcilerini Ağırladı Haber

Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, Avrupa Kuru Meyve Sektörünün Üst Düzey Temsilcilerini Ağırladı

Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, Avrupa’daki sektör kuruluşlarıyla uzun yıllara dayanan iş birliğini; üretim sahasından araştırma kurumlarına, ihracatçı işletmelerden Avrupa’daki karar alma süreçlerine uzanan kapsamlı bir programla güçlendirdi. Bu buluşma, Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin Avrupa’daki sektör paydaşlarıyla yürüttüğü uzun soluklu iş birliğinde yeni bir aşamayı temsil etti. Geçmiş yıllarda FRUCOM temsilcilerini Türkiye’de ağırlayan Birlik, bu kez ilk kez FRUCOM’un yanı sıra Almanya’dan Waren-Verein der Hamburger Börse e.V. ve Hollanda’dan Nederlandse Zuidvruchten Vereniging (NZV) yöneticilerini aynı programda bir araya getirdi. Avrupa kuru meyve ticaretinde farklı pazarlarda güçlü temsil kabiliyetine sahip üç kuruluşun üst düzey yöneticilerinin eş zamanlı olarak Ege Bölgesi’nde buluşması, Türk kuru meyve sektörünün Avrupa ile kurduğu doğrudan ve kurumsal diyaloğun ulaştığı seviyeyi ortaya koydu. Brüksel merkezli Avrupa Kuru Meyve, Kuruyemiş, Konserve ve Benzeri Ürünler Ticaret Federasyonu FRUCOM, Almanya’da yerleşik Waren-Verein der Hamburger Börse e.V. ve Hollanda’da yerleşik Nederlandse Zuidvruchten Vereniging (NZV) yöneticileri, EİB’nin davetiyle 29 Ağustos–3 Eylül 2026 tarihleri arasında İzmir, Aydın ve Manisa’da ağırlandı. Heyette; FRUCOM Genel Sekreteri Anna Boulova, FRUCOM Gıda Politikaları Danışmanı ve aynı zamanda Birleşik Krallık’ta kuru meyve ve kuruyemiş sektörünü temsil eden The Nut & Dried Fruit Trade Association’ın (NDFTA) teknik gündemini takip eden João Pereira, Waren-Verein der Hamburger Börse e.V. Genel Müdürü Jeanette Gonnermann ve Gıda Politikaları Danışmanı Ute Thote ile NZV Sekreteri Barbara Niemans ve Mevzuat İşleri Danışmanı Danielle Vreedzaam yer aldı. Program boyunca Avrupalı paydaşlar üretici, araştırmacı ve ihracatçılarla doğrudan buluştu; Türk kuru meyvesinin bahçeden hasada, kurutmadan laboratuvar analizlerine, ürün kabulünden işleme ve kalite kontrole, ihracattan uluslararası pazarlamaya kadar uzanan değer zincirini yerinde görme fırsatı buldu. Kuru incirin dünya pazarındaki gücü Aydın’da sahada anlatıldı Programın Aydın etabında kuru incir üretici bahçeleri ile işleme ve ihracat tesisleri ziyaret edildi. Heyete Sarılop kuru incirinin yetiştiği özel ekolojik koşullar, üretim uygulamaları, hasat ve kurutma süreçleri, ürün kabulü, sınıflandırma, kalite kontrol ve ihracata hazırlık aşamaları ayrıntılı olarak aktarıldı. İncir Araştırma Enstitüsü’nde ise kuru incirde verim ve kalitenin geliştirilmesi, üretim sorunlarının çözümü ve gıda güvenliğinin güçlendirilmesine yönelik araştırma ve teknik çalışmalar paylaşıldı. Böylece Türk kuru incirinin dünya pazarlarındaki güçlü konumunun arkasında yer alan üretici deneyimi, bilimsel araştırma altyapısı, kalite yaklaşımı ve ihracatçı sektörün teknik kapasitesi aynı program içinde sahada ortaya konuldu. Bornova’da bilimsel ve teknik altyapı incelendi İzmir’de Bornova Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü ziyaret edilerek bitki sağlığı, zararlılarla mücadele, ürün güvenilirliği ve gıda güvenliği alanlarında yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alındı. Heyet, Enstitünün laboratuvar ve teknik altyapısını yerinde incelerken, sektörün güncel ihtiyaçları doğrultusunda önümüzdeki dönemde geliştirilebilecek teknik iş birliği alanları da değerlendirildi. Avrupa’nın kuru meyve gündemi EİB’de ihracatçılarla masaya yatırıldı Programın önemli ayaklarından biri, Ege İhracatçı Birlikleri’nde sektör firmalarının yoğun katılımıyla gerçekleştirilen bilgilendirme toplantısı oldu. FRUCOM, Waren-Verein der Hamburger Börse e.V. ve NZV yöneticileri toplantıda kuruluşlarının faaliyetlerini, Avrupa kuru meyve pazarındaki gelişmeleri, ithalatçıların ve perakende sektörünün beklentilerini, sürdürülebilirlik taleplerini ve Avrupa Birliği mevzuatındaki güncel gelişmeleri aktardı. Türk kuru kayısısı, kuru inciri ve çekirdeksiz kuru üzümünün Avrupa pazarındaki konumu ile gıda güvenliği, kalite, mikotoksinler, pestisit düzenlemeleri, sürdürülebilirlik, izlenebilirlik ve tedarik zincirindeki yeni beklentiler kapsamlı biçimde değerlendirildi. Sunumların ardından gerçekleştirilen soru-cevap oturumunda Türk ihracatçıları ile Avrupalı sektör yöneticileri arasında doğrudan ve yoğun bir bilgi alışverişi gerçekleştirildi. Gabay: “Sahadaki çalışmalarımızı Avrupa’daki aktif temsilimizle tamamlıyoruz” Avrupa’nın Türk kuru meyve sektörü açısından stratejik önem taşıdığını vurgulayan Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Yusuf Gabay, sektörün rekabet gücünü korumak için üretimden uluslararası mevzuata kadar bütüncül bir çalışma yürüttüklerini söyledi. “Üreticimizle sahada kalite ve gıda güvenliğini geliştirmek için çalışıyor, araştırma kurumlarımızla bilimsel ve teknik altyapımızı güçlendiriyor, işletmelerimiz ve ihracatçılarımızla uluslararası pazarların beklentilerine hazırlanıyoruz. Aynı zamanda Avrupa’daki sektör kuruluşları ve karar vericilerle sürekli temas halindeyiz. Sahada yürüttüğümüz çalışmaları Avrupa’daki aktif temsilimizle tamamlıyoruz.” Türk kuru meyvesinin dünya pazarındaki güçlü konumunun uzun yıllara dayanan bir üretim kültürünün yanı sıra güçlü kurumsal ve teknik altyapıya dayandığını belirten Gabay, “Araştırma kurumlarımız, gelişmiş laboratuvarlarımız, deneyimli üreticilerimiz, yüksek teknik kapasiteye sahip işletmelerimiz ve dünya pazarlarını yakından takip eden ihracatçılarımızla güçlü bir yapıya sahibiz. Avrupalı paydaşlarımıza bu yapıyı üretimden ihracata bütün aşamalarıyla gösterdik” dedi. Gıda güvenliği ile sürdürülebilir ticaret birlikte gözetilmeli Toplantıda Avrupa Birliği’nde yürürlüğe giren ve gündemde bulunan yeni düzenlemelerin sektöre etkileri de ele alındı. Gabay, tüketici sağlığının korunmasının sektörün temel önceliği olduğunu vurgulayarak, düzenlemelerin bilimsel veriler ve kapsamlı etki analizleri temelinde hazırlanması gerektiğini söyledi. “Gıda güvenliğinden taviz verilmesi söz konusu olamaz. Bununla birlikte üretici, ihracatçı ve ithalatçı açısından uygulanabilir, bilimsel temelli düzenlemelere ihtiyaç var. Üretim planlamasının yapılabilmesi ve mevcut tedarik zincirinin yeni kurallara uyum sağlayabilmesi için yeterli geçiş sürelerinin tanınması büyük önem taşıyor. Sektörde elde edilen analiz verilerinin karar alma süreçlerine bilimsel dayanak oluşturması gerektiğine inanıyoruz.” Manisa’da çekirdeksiz kuru üzümün tüm zinciri yerinde değerlendirildi Programın Manisa etabında ilk olarak Manisa Bağcılık Araştırma Enstitüsü ziyaret edilerek bağcılık alanındaki Ar-Ge çalışmaları, laboratuvar altyapısı ve gıda teknolojilerine ilişkin uygulamalar hakkında detaylı bilgi alındı. Ziyaret kapsamında ürün tadımı ve hasat demonstrasyonu gerçekleştirildi. Gün boyunca Manisa’nın farklı bölgelerinde devam eden bağ, sergi alanı ve kuru üzüm işleme tesisi ziyaretlerinde erken uyarı sistemleri, bağ yönetimi, hasat, kurutma, ürün kabulü ve mal alımı, işleme, kalite kontrol ve pazarlama süreçleri sahada ele alındı. Avrupa’daki iş birliği somut çalışmalarla devam edecek Programla Avrupalı paydaşlara, Türkiye’nin kuru meyvedeki uluslararası konumunun yalnızca üretim miktarından değil; köklü üretim kültürü, Ar-Ge kapasitesi, laboratuvar altyapısı, üretici deneyimi, modern işleme tesisleri, kalite sistemleri ve ihracat tecrübesinden oluşan güçlü bir ekosistemden kaynaklandığı aktarıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı Program sonunda, Avrupalı paydaşlar, Türkiye’de edindikleri bilgi ve değerlendirmeleri kendi ülkelerindeki ilgili sektör kuruluşları ve kurumlarla paylaşacaklarını ifade ederken; teknik diyaloğun sürdürülmesi, sektörün öncelikli konularında ortak girişimlerin geliştirilmesi ve önümüzdeki dönemde daha kapsamlı iş birliği programları ile karşılıklı ziyaretlerin gerçekleştirilmesi konusunda mutabık kalındı.

Yumaklı Açıkladı: 2026’da 94 Bin Ton Kuru İncir Rekoltesi Bekleniyor Haber

Yumaklı Açıkladı: 2026’da 94 Bin Ton Kuru İncir Rekoltesi Bekleniyor

Bakan Yumaklı, İncirliova ilçesinde bulunan İncir Araştırma Enstitüsü'nde incir hasadına katıldı. Tarım işçileriyle bir araya gelen Yumaklı, işçilerle birlikte örtü üstüne düşen kuru incirleri ve ağaçlardaki yaş incirleri topladı. Yumaklı, burada yaptığı konuşmada, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki Girne Limanı açıklarında batan gemide hayatını kaybedenlere başsağlığı, yaralılara şifa diledi. Aydın'a incir hasadına katılmak için geldiğini belirten Yumaklı, Türkiye'nin bu yıl son 66 yılın en iyi yağışını aldığını ifade etti. Birçok üründe yüksek rekolte beklendiğini aktaran Bakan Yumaklı, "Özellikle hububatta artık tamamlanma aşamasına geldi. 140 milyon tonun üzerinde bir bitkisel üretim miktarı bekliyoruz. Bu bütün zamanların en önemli en büyük rekoru olmuş olacak." dedi. “DÜNYA KURU İNCİR TALEBİNİN YÜZDE 60-65'LİK ORANINI ÜLKEMİZ KARŞILIYOR" Türkiye'nin incir üretiminde dünyada ilk sırada olduğunu vurgulayan Yumaklı, şöyle konuştu: "Türkiye, dünya incir üretiminde yüzde 28'lik oranla birinci sırada. Aynı zamanda kuru incirde de çok önemli bir ihracatçı. 2026 rekolte tahmini yaklaşık 388 bin ton yaş incir, 94 bin ton da kuru incir olarak gerçekleşmiş olacak. Dünya kuru incir talebinin de ülkemiz yaklaşık yüzde 60 ila 65'i oranında bir yüzdesini karşılıyor. Bu anlamda hakikaten çok emsalsiz bir ürünün dünya birinciliği de ülkemizde. Türkiye'deki incirin de yüzde 60'ı aynı zamanda Aydın'da üretiliyor. Aynı zamanda organik incir üretimi de yine Aydın'da çok önemli miktarlarda gerçekleşiyor. Türkiye'de üretilen organik incirin de yüzde 84'ü Aydın'da." İncir Araştırma Enstitüsü'nün Aydın başta olmak üzere Türkiye'deki incir üretimine yönelik Ar-Ge çalışmalarını yürüttüğünü belirten Yumaklı, enstitünün gen bankasında 354 incir çeşidinin genetik kaynaklarının korunduğunu söyledi. Bakan Yumaklı, incirde hasat, depolama, işleme, iklim ve diğer koşullara bağlı olarak aflatoksin ve okratoksin oluşabildiğine dikkati çekti. Bu tür sorunların ihracatta ürünlerin geri dönmesine neden olabileceğini ifade eden Yumaklı, "Biz sorunların minimuma indirilmesi için hem kendimiz bakanlık olarak hem üreticiler olarak hem de bunun ihracatını yapanlar olarak birlikte çalışmaya gayret ediyoruz." dedi. İncirin Türkiye için önemli bir geçim kaynağı ve dünya birinciliğine sahip bir ürün olduğunu vurgulayan Yumaklı, sektördeki sorunların çözümü için üretici, ihracatçı ve kamu kurumlarının birlikte hareket etmesi gerektiğini söyledi. İncir işleme tesislerinin sözleşmeli üretim yapmasının sektöre disiplin getirmesi açısından önemli olduğunu belirten Yumaklı, ürünün toplanmasından pazara sunulmasına kadar farklı aşamalarda bakanlığın destek ve teşviklerinin bulunduğunu ifade etti. Yumaklı, ülkede hasat döneminin tüm üreticiler için hayırlı ve bereketli olması temennisinde bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bağırsak Tembelliğine Çözüm Sofrada! Haber

Bağırsak Tembelliğine Çözüm Sofrada!

Özellikle masa başı çalışanlar, yaşlı bireyler, hamileler ve yeterince lif tüketmeyen kişilerde kabızlığın daha sık görüldüğünü belirten Dahiliye Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Ayhan Levent, “Bağırsakları doğal yollarla desteklemek için ilk adım; yeterli su içmek, düzenli hareket etmek ve sofralarda lif açısından zengin doğal besinlere daha fazla yer vermektir.” dedi. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Dahiliye Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Ayhan Levent, kabızlığın nedenleri, bağırsak hareketlerini destekleyen besinler ve hangi belirtilerde hekime başvurulması gerektiği hakkında bilgi verdi. Kabızlık sanıldığından daha yaygın bir sorun Kabızlığın yalnızca tuvalete çıkamamak anlamına gelmediğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Ayhan Levent, haftada üçten az dışkılama, sert dışkı, zorlanma hissi ve bağırsakların tam boşalmadığı düşüncesinin de kabızlık belirtileri arasında yer aldığını ifade etti. Özellikle masa başı çalışanlar, yaşlı bireyler, hamileler ve yeterince lif tüketmeyen kişilerde kabızlığın daha sık görüldüğünü belirten Levent, uzun süren kabızlığın yaşam kalitesini düşürdüğünü ve bazı sağlık sorunlarına zemin hazırlayabileceğini söyleyerek, "Bağırsaklarımız yalnızca sindirim sistemi için değil, genel sağlık açısından da büyük önem taşır. Düzenli çalışan bağırsaklar metabolizmayı desteklerken, yaşam kalitesini de artırır. Bağırsakları doğal yollarla desteklemek için ilk adım; yeterli su içmek, düzenli hareket etmek ve sofralarda lif açısından zengin doğal besinlere daha fazla yer vermektir." dedi. Bağırsakları çalıştırmanın ilk şartı lif tüketmek Bağırsak hareketlerini artıran en önemli besin öğesinin diyet lifi olduğuna dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Ayhan Levent, liflerin sindirilemeden kalın bağırsağa ulaştığını ve burada dışkının hacmini artırarak bağırsak hareketlerini hızlandırdığını söyleyerek, lif açısından zengin beslenmenin; kabızlığı önlediğini, bağırsak florasını desteklediğini, kan şekerinin dengelenmesine katkı sağladığını, tokluk hissini artırdığını, kalp ve damar sağlığını desteklediğini ifade etti. Kuru erik doğal bir bağırsak dostu Kabızlık denildiğinde akla ilk gelen besinlerden birinin kuru erik olduğunu belirten Levent, bunun bilimsel nedenleri bulunduğunu dile getirdi ve "Kuru erik hem yüksek lif içerir hem de doğal sorbitol sayesinde bağırsakların daha düzenli çalışmasına yardımcı olur." şeklinde konuştu. Levent, sabah kahvaltısında birkaç adet kuru erik tüketmenin veya akşamdan suda bekletilmiş kuru eriğin suyuyla birlikte yenmesinin bağırsak hareketlerini destekleyebileceğini ifade etti. İncir ve kayısı da etkili seçenekler arasında Kuru incir ve kuru kayısının da lif bakımından oldukça zengin olduğunu belirten Levent, bu meyvelerin düzenli ancak kontrollü miktarlarda tüketilmesini önererek, "Özellikle kuru meyveler yüksek lif içerikleri sayesinde bağırsak hareketlerini artırırken aynı zamanda vitamin ve mineral açısından da önemli kaynaklardır." dedi. Yeşil yapraklı sebzeleri sofradan eksik etmeyin Ispanak, semizotu, pazı, marul, roka ve brokoli gibi yeşil sebzelerin bağırsak sağlığını desteklediğini söyleyen Levent, günlük öğünlerde mutlaka sebzeye yer verilmesi gerektiğini belirterek, sebzelerin içerdiği çözünür ve çözünmez liflerin bağırsak hareketlerini doğal şekilde desteklediğini ifade etti. Tam tahıllar bağırsakların düzenli çalışmasına katkı sağlar Beyaz ekmek ve rafine un ürünleri yerine tam buğday ekmeği, yulaf, çavdar ve bulgur gibi tam tahılların tercih edilmesini öneren Levent, rafine karbonhidratların lif açısından yetersiz kaldığını, tam tahılların hem bağırsak hareketlerini artırdığını hem de uzun süre tokluk sağladığını belirtti. Kurubaklagiller bağırsak bakterilerini de besliyor Nohut, mercimek, kuru fasulye ve barbunyanın yalnızca lif kaynağı olmadığını söyleyen Levent, bu besinlerin bağırsak mikrobiyotasını besleyen prebiyotik özelliklere de sahip olduğunu dile getirerek, "Düzenli baklagil tüketimi hem bağırsak hareketlerini artırır hem de yararlı bağırsak bakterilerinin çoğalmasına katkıda bulunur." ifadelerini kullandı. Meyveleri kabuğuyla tüketmek önemli Elma, armut, kivi ve erik gibi meyvelerin özellikle kabuklarının lif açısından oldukça zengin olduğunu belirten Levent, mümkün olduğunca iyi yıkandıktan sonra kabuklarıyla tüketilmelerini önererek, kivinin bağırsak hareketlerini destekleyen en etkili meyvelerden biri olduğuna dikkat çekti. Yoğurt ve kefir bağırsak florasını destekliyor Bağırsakların yalnızca lif değil, sağlıklı bakterilere de ihtiyaç duyduğunu ifade eden Levent, probiyotik içeren yoğurt ve kefirin bağırsak mikrobiyotasını güçlendirdiğini, bağırsak florasının dengeli olmasının sindirim sistemi kadar bağışıklık sistemi açısından da önem taşıdığını kaydetti. Hareketsizlik bağırsakları yavaşlatıyor Beslenmenin yanı sıra fiziksel aktivitenin de bağırsak hareketleri üzerinde doğrudan etkili olduğunu söyleyen Levent, düzenli yürüyüş yapan kişilerde kabızlığın daha az görüldüğünü ifade ederek, günde 30 dakikalık tempolu yürüyüşün bile bağırsak hareketlerini belirgin şekilde artırabileceğini söyledi. Bu belirtiler varsa mutlaka doktora başvurun Kabızlığın bazı durumlarda ciddi hastalıkların belirtisi olabileceğini hatırlatan Dr. Ayhan Levent, şu uyarılarda bulundu: “Dışkıda kan görülmesi, ani başlayan kabızlık, açıklanamayan kilo kaybı, şiddetli karın ağrısı, demir eksikliği anemisi, ileri yaşta yeni başlayan kabızlık gibi durumlarda vakit kaybetmeden bir iç hastalıkları uzmanına başvurulması gerekiyor.” Bağırsak dostu beslenme uzun vadeli sağlık yatırımıdır Bağırsak sağlığının yalnızca sindirim sistemiyle sınırlı olmadığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Ayhan Levent, bağırsak mikrobiyotasının bağışıklık sistemi, metabolizma ve genel sağlık üzerinde önemli rol oynadığını vurgulayarak, sözlerini şöyle tamamladı: "Kabızlığı yalnızca bir sindirim problemi olarak görmek doğru değildir. Liften zengin beslenme, yeterli su tüketimi, düzenli fiziksel aktivite ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları bağırsakların doğal ritmini korumanın en etkili yoludur. Küçük görünen günlük alışkanlıklar, uzun vadede hem bağırsak sağlığını hem de genel yaşam kalitesini belirler." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kuru Meyve Sektörü 2026 Yılı Sonunda 2 Milyar Dolar İhracat Hedefliyor Haber

Kuru Meyve Sektörü 2026 Yılı Sonunda 2 Milyar Dolar İhracat Hedefliyor

Türk kuru meyve sektörü 2026 yılının ilk yarısında, 752 milyon dolarlık ihracat performansı ortaya koyarken bu ihracatın yüzde 62’sine denk gelen 465 milyon dolarlık büyük dilimini Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği gerçekleştirdi. Çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı ve kuru incirde dünya lideri olan Türkiye, 2026 yılı sonunda 2 milyar dolar kuru meyve ve mamulleri ihracatı hedefliyor. Ege İhracatçı Birlikleri Sürdürülebilirlik ve Organik Ürünler Koordinatörü ve Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Yusuf Gabay, çekirdeksiz kuru üzüm, kuru incir ve kuru kayısıda Türkiye'nin, yalnızca üretim kapasitesiyle değil, kalite, gıda güvenliği ve sürdürülebilirlik alanındaki birikimiyle de küresel pazarlarda güvenilir tedarikçi olduğunun altını çizdi. Avrupa Birliği başta olmak üzere ihracat pazarlarında karbon ayak izi, pestisit kalıntısı, izlenebilirlik ve sürdürülebilir üretim kriterlerinin her geçen gün daha belirleyici hale geldiğine dikkat çeken Gabay, "Artık uluslararası pazarlarda yalnızca kaliteli ürün üretmek yeterli olmuyor. Üretimin çevresel sorumluluk, gıda güvenliği ve izlenebilirlik ilkeleriyle desteklenmesi rekabetin temel unsuru haline geldi. Türk kuru meyve sektörü bu dönüşüme Tarım ve Orman Bakanlığı, üreticiler, ihracatçılar, tüccarlar, üniversiteler ve araştırma enstitüleriyle ortaklaşa uzun yıllardır yaptığı yatırımlarla hazır konumda. Dünya’nın her tarafında Türk kuru meyveleri gönül rahatlığıyla tüketiliyor" dedi. TURQUALITY Projesiyle Hindistan’da Türk kuru meyveleri tanıtılıyor Türk kuru meyvesinin küresel marka değerini artırmaya yönelik tanıtım çalışmalarını aralıksız sürdürdüklerini belirten Gabay, Hindistan'a yönelik sürdürdükleri TURQUALITY Projesiyle Hindistan pazarında büyümeyi hedeflediklerini vurguladı. Gabay şöyle devam etti: “Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri geleneksel pazarımız. AB pazarında güçlü konumumuzu korurken Uzak Doğu ve Güney Asya'da büyümeyi hedefliyoruz. Türk kuru meyvelerinde aflatoksin ve okratoksin oluşumunun önüne geçmek için Tarım ve Orman Bakanlığı ile iş birliği içinde üreticilere yönelik eğitimler düzenlediklerini, ekipman destekleriyle güvenilir üretimin yaygınlaştırılmasına katkı sunduklarını paylaşan EKMİB Başkanı Yusuf Gabay, “Kalite zincirinin her halkası aynı sorumluluğu taşımalı. Sektörün bugünkü başarısının altında ihracatçıların yıllardır kalite ve gıda güvenliği alanında yaptığı yatırımlar yatıyor. Üreticiden ihracatçıya, kamu kurumlarından tüm paydaşlara kadar değer zincirinin tamamının ortak hareket etmesiyle başarılı olabiliriz” ifadelerini kullandı. Üniversiteler ve TÜBİTAK’la iklim değişikliğine uyum projeleri yürütülüyor Üniversiteler, TÜBİTAK ve araştırma enstitüleriyle iklim değişikliğine uyum ve sürdürülebilir üretim alanlarında ortak projeler yürüttüklerini aktaran Gabay, bilim ve teknoloji temelli üretimin önümüzdeki dönemde sektörün rekabet gücünü belirleyecek en önemli unsur olacağını ifade etti. Kuru kayısıyı don vurdu, kuru incir ihracatı kuru kayısıyı geçti 2026 yılı ocak – haziran dönemi ihracat verilerini aktaran Başkan Gabay, “Çekirdeksiz kuru üzüm ihracatımız 215 milyon dolarla ilk sıradaki yerini korudu. Kuru incir ihracatımız 136 milyon dolar olurken, geçtiğimiz yıllarda ikinci sırada yer alan kuru kayısı ihracatımız bu yıl yaşadığımız don olayı sonrasında 60 milyon dolarda kaldı ve kuru incirin gerisine düştü” ifadelerini kullandı. Kuru meyve sektörü 2026 yıl sonunda 2 milyar dolar ihracat hedefliyor 2026 yılının ikinci yarısında çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı ve kuru incirde rekolte artışlarıyla ihracatta toparlanma beklediklerinin altını çizen Gabay, kuru meyve sektörünün Türkiye genelinde 2 milyar dolar, Ege Bölgesi’nde de 1,2 milyar dolar ihracat hacmine ulaşmasını beklediklerini sözlerine ekledi. Kuru meyve ihracatında İngiltere zirvede Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği 2026 yılının ilk yarısında 94 ülkeye 465 milyon dolarlık ihracat yaparken, İngiltere 81 milyon dolarlık tutarla zirvedeki yerini korudu. Almanya 55,2 milyon dolarlık ihracatla Amerika Birleşik Devletleri’ni geçerek ikinci sıraya yükselirken, ABD 54,8 milyon dolarlık Türk kuru meyveleri talebiyle zirvenin üçüncü basamağına tutundu. EKMİB üyeleri Fransa’ya 40,7 milyon dolarlık, İtalya’ya 30,5 milyon dolarlık kuru meyve ürünleri ihraç etti. EKMİB ilk beş ülkeye 262 milyon dolarlık kuru meyve ihraç ederken bu ülkeler toplam ihracattan yüzde 56 pay aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kuru Meyve Sektörü 2025’i Masaya Yatırdı Haber

Kuru Meyve Sektörü 2025’i Masaya Yatırdı

Kuru meyve ihracatında yüzde 55’lik paya sahip olan Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliğimiz, “Kuru Meyve Sektörü Yıllık Değerlendirme Toplantısı”nda sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirdi. İzmir’de Swissotel’de düzenlenen toplantının açılış konuşmasını Ege İhracatçı Birlikleri Sürdürülebilirlik ve Organik Ürünler Koordinatörü, Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık yaptı. “Son 3 yıldır iklim krizinin etkilerini yakıcı bir şekilde hissediyoruz” diye söze başlayan Işık, “Kuru kayısıda rekolte bu sezon 100 bin tondan 5 bin tona geriledi. Kuru üzüm rekoltesi 3 yılda 320 bin tondan 165 bin tona geldi. Kuru incirde rekoltemiz 90 bin tondan 70 bin tona indi. İklim krizinin etkileriyle ürünlerimizde verim kaybı sorunları yaşıyoruz. İthalatçılar tedbir alma yoluna gitti. Küresel ısınma uzmanların değerlendirmelerine göre devam edecek. Bir risk yönetimi gerekiyor. Ülke olarak hareket etmeliyiz” diye konuştu. İklim krizinin olumsuz etkilerinin tüm dünyada yaşandığına vurgu yapan Başkan Işık şöyle devam etti: “Geçen ay Güney Afrika’ya 65. Uluslararası Çekirdeksiz Kuru Üzüm Üretici Ülkeler Konferansı’na gittik. Güney Afrika’da da benzer durumu gördük. Güney Afrika’da Ar-Ge çalışmalarına devam ediyor, farklı kuru üzüm çeşitlerinde 2-3 ay boyunca kademeli olarak hasat edilecek farklı türler geliştiriyor ve çeşitli kuru üzüm tipleri de üreterek farklı dönemlerde pazara girebiliyorlar. Tarım ve Orman Bakanımız Aydın’a gelme sözü verdi Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği olarak Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’yı ziyaret ettiklerini ve sektörün gündemindeki konuları arz ettiklerini aktaran Işık, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın kuru incir gündemiyle Aydın’ı ziyaret etme sözü verdiğini paylaştı. Işık, “Tarım ve Orman Bakanımızla kuru incir özelinde yapılabilecek projeleri belirlemek üzere Aydın’da bir araya geleceğiz. Tarım ve Orman Bakanlığı’yla ortak politikalar geliştirmeye devam edeceğiz. Kuru meyve stoğumuzu kalite ve fiyat açısından yönetemiyoruz. Bakanlıklar, üniversiteler ve özel sektör iş birliği yaparak sorunlarımızı çözebiliriz. Devlet olmadan yeşil mutabakat kaynaklarından yararlanamayız. Üniversiteler de işin içinde olmazsa projeler güdük kalıyor. Biz ihracatçılar olarak 2025 yılında kuru incirde kaliteyi artırmak için 1.400 ton aflatoksinli ve küflü kuru inciri imha ettik. Dünya’da bunun başka bir örneği yok. Bu projemizle Uluslararası Kuru ve Kabuklu Meyveler Kongresi’nden (INC) Sürdürebilirlikte Mükemmellik Ödülünü kazandık. Biz ihracatçılar üzerimize düşeni yapıyoruz ama tüm üretim altyapısını uygun hale getirmeliyiz” ifadelerini kullandı. “Kuru Meyve Sektörü Yıllık Değerlendirme Toplantısı”nda, Kuru Meyvelerde Gıda Güvenliği başlıklı birinci oturumda; Moderatörlüğü EKMMİB Başkanı Mehmet Ali Işık üstlenirken, Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Halis Kaya, Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği Başkanı Prof. Dr. Uygun Aksoy, Codex Alimentarius Komisyonu Başkan Yardımcısı Dr. Betül Vazgeçer, Türkiye’nin AB Daimî Temsilciliği 2021-2025 Dönemi Tarım Müşaviri Şahika Gülizar Atılgan ve Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü Uzmanı Sinan Arslan söz aldı. Kuru İncir Değer Zinciri isimli ikinci oturumda EKMMİB Başkan Yardımcısı Yusuf Gabay moderatörlüğü üstlenirken, Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği Başkanı Prof. Dr. Uygun Aksoy, İncir Araştırma Enstitüsü Müdürü Mehmet Özkul, Aydın İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Gıda ve Yem Şube Müdürlüğü Mühendisi Mümin Güngör ve Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü Uzmanı Sinan Arslan görüşlerini paylaştı. “Kuru Meyve Sektörü Yıllık Değerlendirme Toplantısı”nın son oturumu Kuru Üzüm&Kuru Kayısı Değer Zinciri başlığıyla düzenlendi. Bu oturumda moderatörlüğü EKMMİB Başkan Yardımcısı Şemsettin Özgür yaparken, EKMMİB Denetim Kurulu Üyesi Erkan Geyik, Ege Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Altındişli, Bağcılık Araştırma Enstitüsü Müdür Yardımcısı Selçuk Karabat ve Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü Uzmanı Sinan Arslan kuru üzüm ve kuru kayısının değer zincirini artıracak ipuçlarını verdiler.

Çocuğunuzun Dişlerini Kış Sebzeleriyle Koruyun Haber

Çocuğunuzun Dişlerini Kış Sebzeleriyle Koruyun

Kış mevsiminin gelişiyle birlikte soğuyan havalar ve artan enfeksiyon riskleri, çocukların bağışıklık sisteminin güçlü tutulmasını daha da önemli hale getiriyor. Bu dönemde vitamin ve minerallerden zengin bir beslenme düzeninin önemine değinen Dt. Nurgül Demir, kış sebze ve meyvelerinin birçoğunda bulunan kalsiyumun hem bağışıklık sisteminin işleyişinde hem de diş ve diş eti sağlığının korunmasında kritik rol oynadığını vurguluyor. Demir, çocukların severek tükettiği portakalın kalsiyum açısından zengin olduğunu; ancak içerdiği fruktozun çürük riskini artırabileceğini hatırlatıyor. Bu nedenle portakalın mutlaka yenerek tüketilmesi, portakal suyundan ise mümkün olduğunca uzak durulması gerektiğini belirtiyor. Aynı doğrultuda, kalsiyum açısından zengin olan kuru incirin, şekerli ve yapışkan yapısı nedeniyle çürük riskini artırabileceğini, tüketim sonrası su içilmesi veya dişlerin fırçalanmasının önemli olduğunu ifade ediyor. Balkabağının da kalsiyumdan zengin bir kış meyvesi olduğunu belirten Demir, çorba, püre veya mücver gibi çocukların da keyifle tüketebileceği tariflerle hazırlanabileceğini söylüyor. Gıdalardaki Diş Dostu: Kalsiyum Kış mevsiminin öne çıkan kalsiyum kaynakları arasında karalahana, ıspanak, brokoli ve pazı gibi yeşil sebzeler yer alıyor. Ayrıca fasulye, mercimek ve nohut gibi kuru baklagiller de yüksek kalsiyum değerleriyle kış sofralarının önemli besinleri arasında bulunuyor. Demir, çocukların severek yiyebileceği bir başka kalsiyum kaynağı olarak tatlı patatesi de hatırlatırken, nişasta içeriği nedeniyle tüketiminin sınırlı tutulması gerektiğinin altını çiziyor. Dişleri Güçlendiren 5 Altın Öneri Demir, kış döneminde çocukların diş sağlığını desteklemek için şu önerileri sıralıyor: - Portakal ve balkabağı kalsiyumdan zengin meyveler olsa da içeriklerindeki meyve şekeri çürük riski oluşturabileceğinden dikkatli tüketilmelidir. Portakal suyu, kullanılan portakal miktarıyla orantılı olarak daha fazla şeker içerir. - Kuru incir yüksek kalsiyum içerse de şekerli ve yapışkan yapısı nedeniyle diş çürüğü riskini artırabilir; tüketim sonrası su içmek veya diş fırçalamak önemlidir. - Karalahana, ıspanak, brokoli, pazı ile fasulye, mercimek ve nohut; kış aylarında mutlaka tüketilmesi gereken kalsiyum açısından zengin besinlerdir. - Elma, kereviz sapı ve havuç; gevrek yapıları sayesinde okulda diş fırçalanamadığı durumlarda diş yüzeylerinin bir miktar temizlenmesine yardımcı olabilir. - Soğuk havalarda sık tüketilen tahin–pekmez, kalsiyum yönünden zengindir; ancak pekmezin şeker içerdiği unutulmamalıdır. Özellikle çürük aktivitesi yüksek çocuklarda risk artabileceği için sabah kahvaltısında tüketilmeli ve sonrasında dişler fırçalanmalıdır.

Kuru İncirde İhracatında 369 Milyon Dolarlık Tarihi Rekor  Haber

Kuru İncirde İhracatında 369 Milyon Dolarlık Tarihi Rekor 

Türkiye, kuru incir ihracatında 2024/25 sezonundaki 369 milyon 759 bin dolarlık ihracat geliriyle tarihinde ilk kez 300 milyon dolar barajını aşma başarısı gösterdi. Kuru incir ihracatı miktar bazında irdelendiğinde, 2023/24 sezonunda 63 bin 549 ton olan kuru incir ihracatı, 2024/25 sezonunda yüzde 3’lük kayıpla 61 bin 621 ton oldu. Küresel iklim krizinin olumsuz etkilerinin çok çetin yaşandığı bir sezon geçirdikleri bilgisini veren Ege İhracatçı Birlikleri Sürdürülebilirlik ve Organik Ürünler Koordinatörü Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık, yaşanan olumsuzluklara rağmen başarılı bir sezonu geride bıraktıklarını dile getirdi. 2025/26 sezonunda hedef 400 milyon dolar Kuru incir üretim ve ihracatında dünya liderliğini sürdürmek istediklerinin altını çizen Işık, “En büyük ihraç pazarımız Avrupa Birliği’ne ihracatımızın sağlıklı ve sürdürülebilir şekilde devam etmesi için çalışmalarımızı kesintisiz sürdürüyoruz. Ekim ayı başında Brüksel’de Avrupa Komisyonu’nun Sağlık ve Gıda Güvenliği Genel Müdürlüğü (DG SANTE) yetkilileriyle bir araya gelerek kuru incir ihracatında uygulanan resmî kontroller ve gıda güvenliği alanındaki güncel gelişmeleri değerlendirdik. Türkiye’de Tarım ve Orman Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, Enstitüler, Üniversiteler, Tüccarlar ve Üreticilerle kuru incirde aflatoksin ve okratoksin oluşumunun önüne geçmek adına yaptığımız izleme, önleme ve kontrol çalışmalarını paylaştık. 2025/26 sezonu öncesinde aldığımız önlemler sayesinde yeni sezonda çok daha başarılı bir sezon geçireceğimize inanıyoruz. 65 bin ton ihracat ve 400 milyon dolar ihracat hedefiyle yeni sezona giriyoruz” şeklinde konuştu. ABD’ye kuru incir ihracatı hem miktar hem de döviz getirisi bazında arttı Türkiye, 2024/25 sezonunda 97 ülkeye kuru incir ihraç ederken ilk sırada 84,5 milyon dolarla Amerika Birleşik Devletleri yer aldı. Ege İhracatçı Birlikleri’nin Türk gıda ürünlerinin ABD pazarında tanıtımı amacıyla sürdürdüğü Turkish Tastes isimli TURQUALITY Projesi’nin olumlu etkisiyle ABD’ye kuru incir ihracatı miktar bazında yüzde 2’lik artışla 15 bin 67 tona çıkarken, döviz getirisi yüzde 43’lük sıçramayla 59 milyon dolardan 84,5 milyon dolara çıktı. Kuru incir ihracatı Fransa’ya yüzde 30’luk artışla 33,2 milyon dolardan 43,2 milyon dolara tırmanırken, Almanya yüzde 32’lik talep artırdı ve 42 milyon dolarlık Türk kuru inciri ithal etti. Bu ülkeleri 17 milyon dolarla Kanada ve 14 milyon dolarla İtalya takip etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kuru İncirde Gıda Güvenliği İçin Ortak Mücadele Haber

Kuru İncirde Gıda Güvenliği İçin Ortak Mücadele

Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği ve Tarım ve Orman Bakanlığı arasında imzalanan protokolle İzmir ve Aydın’daki kuru incir üreticilerine 19 bin kerevet/kurutma tavası dağıtıldı. İzmirli kuru incir üreticileri 7 bin 500 adet kerevet alırken, Aydınlı üreticilere 11 bin 500 adet kerevet teslim edildi. Ege İhracatçı Birlikleri Sürdürülebilirlik ve Organik Ürünler Koordinatörü, Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık, en büyük alıcı pazarımız Avrupa Birliği ve diğer ülkelerde kuru incirin ihracat yolculuğunun kesintiye uğramaması, ihraç pazarlarından aflatoksin ve okratoksin nedeniyle geri dönmemesi için üreticilere ekipman ve eğitim çalışmalarının Üniversite, Enstitü ve Bakanlığımız destekleriyle 2000’li yılların başından bu yana kesintisiz sürdüğünü dile getirdi. Aflatoksin ve okratoksin pestisit değil Kuru incirde aflatoksin ve okratoksinin bir pestisit olmadığının altını çizen Işık, “Aflatoksin ve okratoksin olumsuz iklim koşullarından oluşuyor. Aflatoksin ve okratoksin oluşumunun önüne geçmek için bütçeler doğrultusunda 25 yıldır kurutma kereveti, ilek filesi, ekşilik böceği tuzağı, hasat filesi, afiş, broşür ve kitapçıklarla üreticinin yanında oluyoruz. Aflatoksinli incirlerin piyasaya sürülmesini önlemek amacıyla 2000 yılından beri “Aflatoksinli Kuru İncirlerin Bertaraf Edilmesi Projesi”yle her yıl yaklaşık 600 ton kuru inciri ihracatçı firmalarımızdan toplayarak son yıllarda biyogaz tesislerinde enerjiye dönüştürüyoruz. Bu sene piyasadan topladığımız kuru incir miktarı 1000 tonu aşacak. Diğer taraftan, 2025 yılında İncir Araştırma Enstitüsü iş birliğinde, “Kuru İncir Üretim Sahalarında Mikotoksin Kontrolü ve Mikotoksin Azaltım Uygulamaları Eğitim Projesi”ni hayata geçirdik. Bu proje, kuru incirde mikotoksin risklerinin azaltılması, ürün kalitesinin yükseltilmesi ve Ar-Ge sonuçlarının sahaya aktarılması amacıyla hazırlanmıştır. Proje kapsamında Aydın ve İzmir illerinde üretici, tüccar, depocu ve işletmelere yönelik gözlem, kontrol ve eğitim faaliyetleri yürütüldü” şeklinde konuştu. “Kuru İncir Üretim Sahalarında Mikotoksin Kontrolü ve Mikotoksin Azaltım Uygulamaları Eğitim Projesi”nde İncir Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü ile Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ziraat ve gıda mühendislerinden oluşan teknik ekibiyle katkı sağlamaktadır. EKMMİB eğitim materyallerinin basımı, finansman ve altyapı desteği sunmaktadır. Böylece kamu kuruluşları, üniversiteler, sektör temsilcileri ve sivil toplum kuruluşları iş birliği içinde kuru incirde mikotoksin oluşumunun azaltılmasına ve kalite standartlarının iyileştirilmesine yönelik çalışmalar gerçekleştirilmeye devam edilmektedir. Kuru incir ihracatı 348 milyon dolara ulaştı Türkiye, 25 Eylül 2024 tarihinde başlayan 2024/25 kuru incir ihracat sezonunda 16 Ağustos 2025 tarihine kadar 57 bin 944 ton kuru incir ihraç ederek 347 milyon 840 bin dolar döviz getirisi elde etti. 2023/24 sezonuna göre kuru incir ihracatı miktar yüzde 5 azalırken, döviz getirisi yüzde 25’lik artış hızı yakaladı. Kuru incirde ortalama ihraç fiyatı ton başına dolar bazında yüzde 31’lik artışla 4 bin 570 dolardan 6 bin dolara çıktı. Kuru incir ihracatında ilk sırada 79,4 milyon dolarla Amerika Birleşik Devletleri yer alırken, Fransa 42 milyon dolarla ikinci, Almanya 40 milyon dolarla üçüncü en büyük ihraç pazarları oldu. Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, kamu kurumları ve üretici örgütleriyle birlikte sürdürülebilir üretim ve yüksek kalite standartlarını güçlendirerek Türk kuru incirini dünya sofralarına güvenle ulaştırmaya devam ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.