Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kuru Meyve

Kapsül Haber Ajansı - Kuru Meyve haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kuru Meyve haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türk İhracatçıları Çin’e 10 Milyar Dolar İhracat Hedefliyor Haber

Türk İhracatçıları Çin’e 10 Milyar Dolar İhracat Hedefliyor

Türkiye’nin Çin’e yaptığı ihracatın 2026 yılının ocak – eylül döneminde yüzde 41’lik artışla 2,1 milyar dolardan 3 milyar dolara çıktığını, hedeflerinin orta vadede Çin’e ihracatı 10 milyar dolara çıkarmak olduğunu dile getiren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Çin Uluslararası İthalat Fuarı’na 9. kez Türkiye Milli Katılım Organizasyonu yapacaklarını, gıda, kozmetik, tekstil ve hizmet sektöründe faaliyet gösteren 15 firmayla Türkiye’nin Çin’e ihracatının artması için mesai vereceklerini belirtti. Çin’in, 2025 yılında 3 trilyon 772 milyar dolar ihracatla dünya lideri olduğuna dikkati çeken Öztürk, “Çin, ithalat için uzak bir ülke olmadığı gibi ihracat içinde uzak bir ülke değil. Çin, 2025 yılında 2 trilyon 583 milyar dolarlık ithalatla dünyanın en büyük ikinci ithalatçısı ülke konumunda. Çin’i bir ülke olarak değil, bir kıta olarak değerlendirmek gerekiyor” şeklinde konuştu. Çin’de sağlıklı ürünlere talep artıyor “Son yıllarda Çin pazarına yönelik yoğun çalışma yürüyoruz” diyen Öztürk şöyle devam etti; “Çin pazarında özellikle gıda ürünlerine yönelik tüketim alışkanlıklarında önemli bir dönüşüm yaşanıyor. “Sağlıklı ürünler”, ürün içeriğinin açık ve şeffaf biçimde belirtildiği clean label yaklaşımı ve doğal koruyucuların kullanımı gibi trendler giderek güçleniyor. İhracatımızı mevcut hammaddeden yüksek katma değerli ve tüketici odaklı ürünlere kaydırmakta. Burada üç alan özellikle öne çıkıyor: Kozmetik ve kişisel bakım ürünleri: Türk gülünden elde edilen doğal kozmetik ürünleri, doğal içerikli bakım ürünleri, aromatik ürünler ve premium kişisel bakım ürünleri. Sağlıklı ve fonksiyonel gıda: Kuru meyveler, Antep fıstığı, bal, zeytinyağı, doğal atıştırmalıklar, sağlıklı/organik ürünler ve hazır tüketilebilir gıdalar. Premium Türk gıda ürünleri: Zeytinyağı, kuru meyve, fındık, Antep fıstığı, bal ve seçilmiş işlenmiş gıda ürünleri. Çin'de sağlık odaklı, hazır tüketilebilir ve hazır pişirilebilir gıdalara yönelik talebin arttığına ilişkin güncel tüketim araştırmaları bulunuyor. Türkiye bu sektörlerde güçlü üretici. Çin pazarında sağlıklı gıda ürünleri sektörlerinde büyüyecek potansiyele sahibiz.” Çin’de 300 milyon alım gücü yüksek tüketici var Çin’de alım gücü Avrupalı tüketiciler seviyesinde 300 milyon insan yaşadığını paylaşan Öztürk, “Türk firmalarının Çin pazarında başarılı olması için Çin'in Z kuşağı tüketicilerine kişiselleştirilmiş ve niş ürünlerle ulaşabiliriz. Firmalarımız Çince ambalajları olan Z kuşağının taleplerine uygun ürün gamıyla Çin pazarında daha kalıcı olabilirler. Çin pazarında batı benzeri tüketim alışkanlıkları hızla artmakta. Eskiden tasarruf odaklı olan Çinli tüketiciler, artık kaliteli ve sağlıklı ürünlere daha çok harcama yapıyor, dünyayı geziyor, farklı mutfakları ve yaşam tarzlarını deneyimliyor. Biz de bu değişime cevap verebilmek için, Türk zeytinyağı, kuru incir, üzüm, kayısı, şarap gibi Ege Bölgesi’nin öne çıkan ürünlerini, ayrıca organik tarım ürünlerimizi ve yüksek kaliteli sanayi ürünlerimizi Çinli tüketiciler için potansiyel arz ediyor. Çin’de sosyal medya kullanımı çok yaygın ve Çinlilerin tüketim tercihlerinde etkili oluyor. Bu kapsamda Birliğimizin wechat hesabı üzerinden firmalarımızı ve ürünlerini tanıtmaya devam ediyoruz. İsteyen firmalarımıza da kendi hesabımızdan üzerinden tanıtım yapma olanağı veriyoruz” ifadelerini kullandı. Ülkemizde yetişen pek çok ürünün Çin'in karantina listesinde olduğu için ihraç edilemediğini aktaran Öztürk, Türkiye ile Çin arasında 15 Ekim 2025 tarihinde yetiştiricilik ve avcılık yoluyla elde edilen su ürünlerini kapsayan iki yeni protokol hayata geçirildiğini bu gelişme sonrasında Türkiye’den Çin’e su ürünleri ihracatının 2026 yılının ocak – eylül döneminde 3 kat artışla 18 milyon dolara ulaştığını ifade etti. Türkiye’den defne yaprağı ihracatına olanak sağlayacak anlaşmanın kısa süre önce imzalandığını hatırlatan Öztürk, “Ülkemizden Çin’e yapılan defne yaprağı ihracatı geçtiğimiz yıllarda 15 milyon doları aşmıştı. Bu anlaşmayla defne yaprağı ihracatında bu parlak günlere geri dönmeyi hedefliyoruz. Ülkemizde yetişen pek çok ürün Çin’in karantina listesinde olduğu için ihraç edilemiyor. Kanatlı sektörü, Çin’in karantina listesinden çıkmayı bekliyor. Ülkemizin yıllara göre değişmekle birlikte, yıllık 60–75 bin ton arası işlenmiş tavuk ayağı ihracat kapasitesi bulunmakta. Buna benzer anlaşmaların hızla yürürlüğe girmesi iki ülke arası ticaret dengesi açısından kritik öneme sahip. Çin’e ihracat için bitki sağlığı sertifikası yapılmasını beklediğimiz bir diğer ürün kiraz. Türk ürünlerinin Çin’e ihracatıyla ilgili karşılıklı anlaşmalar hayata geçtiği takdirde Çin’e orta vadede ihracatımız 10 milyar dolara ulaşacak. Çin İthalat Fuarı’nda bu zeminin oluşması için çaba göstereceğiz” dedi. “Türkiye’nin Çin’e yaptığı her 100 dolarlık ihracatın 18 dolarında Ege İhracatçı Birlikleri’nin imzası var” diye konuşan EİB Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Çin Uluslararası İthalat Fuarı sırasında Çin’in en büyük e-ticaret platformlarından JD.com, China General Chamber of Commerce ve Çin’in en büyük kargo firmalarından YTO Express firması ile görüşmeler yapacaklarını sözlerine ekledi. Türk ihracatçılarla Çinli ithalatçılar 9 Kasım’da networking etkinliğinde buluşacak Ege İhracatçı Birlikleri, Çin Uluslararası İthalat Fuarı’nda geçen yıllardaki gibi 2026 yılında da, Türk ihracatçılarla, Çinli ithalatçıların ikili iş görüşmeleri yapabilmesine zemin hazırlayacak Türkiye’nin Çin’e ihracatının ivme kazanmasını sağlayacak networking etkinliği düzenleyecek. EİB, 9 Kasım 2026 Pazartesi günü yapılacak bu etkinlikte Türkiye’nin Çin’e ihracatta sektörel çeşitliliğin artması için mesai verecek. EİB 2026’da Çin pazarında dört kez boy gösterdi Ege İhracatçı Birlikleri 2026 yılında Xiamen International Stone Fuarı ve Çin’in Batıya açılan kapısı olan Urumçi’de ‘2026 Çin Avrasya Expo Fuarı’nın Milli Katılım organizasyonu gerçekleştirmiş, Türkiye İhracatçılar Meclisi’yle iş birliğinde gıda ihracatçılarına yönelik Guanco Gıda Sektörel Ticaret Heyeti düzenlemişti. Türkiye’nin Çin’e ihracatı yüzde 41 arttı Türkiye’nin Çin’e ihracatı, 2026 yılının ocak-eylül döneminde yüzde 41’lik artışla 2 milyar 121 milyon dolardan 2 milyar 994 milyon dolara yükseldi. Madencilik sektörü Çin’e 1 milyar 648 milyon dolarlık ihracatla açık ara zirvede yer alırken, kimya sektörü 618,5 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdı. Türk gıda ihracatçıları Çin’e yaptıkları ihracatla 210 milyon doları hanelerine yazdırdı. 2026 yılının Ocak – Eylül döneminde Ege İhracatçı Birlikleri’nden Çin’e yapılan ihracat yüzde 43’lük artışla 378 milyon dolardan 542 milyon dolara ulaştı. Madencilik sektörü 454 milyon dolarlık ihracatla Ege İhracatçı Birlikleri’nden Çin’e yapılan ihracatın aslan payını aldı. Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Çin’e 25,5 milyon dolar ihracat yaparken, Çin’e ihracatta üçüncü 10,5 milyon dolarla Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege İhracatçı Birlikleri’nden 1 Milyar 705 Milyon Dolarlık İhracat Haber

Ege İhracatçı Birlikleri’nden 1 Milyar 705 Milyon Dolarlık İhracat

Eylül ayında Türkiye’nin ihracatı yüzde 15,4’lük yükselişle 22,5 milyar dolardan 26 milyar dolara ilerledi. Ege İhracatçı Birlikleri’nin ihracatı 9 aylık dönemde yüzde 6’lık artışla 13 milyar 690 milyon dolardan 14 milyar 482 milyon dolara çıktı. Egeli ihracatçıların son 1 yıllık dönemde ihracatı yüzde 4’lük büyümeyle 19 milyar 290 milyon dolara tırmandı. Tarım ürünleri ihracatındaki artış yüzde 18’e ulaştı Eylül ayında Ege İhracatçı Birlikleri’nin kayda aldığı tarım ürünleri ihracatı yüzde 18’lik artışla 644 milyon dolardan 761 milyon dolara yükseldi. Sanayi sektörlerinin ihracatı yüzde 5 gelişti ve 750 milyon dolardan 787 milyon dolara ilerledi. İhracatlarını yüzde 11 artıran maden ihracatçıları 157,7 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdı. Su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatı zirveye çıktı Ege İhracatçı Birlikleri’nde zirve 9 yıl sonra el değiştirdi. Eylül ayında liderliği 193 milyon dolarlık ihracatla Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği elde etti. İkinciliği fotofiniş belirledi EİB’de 9 yıl zirvede yer alan Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği, eylül ayında 182 milyon 78 bin dolarlık ihracatla ikinci olurken, Ege Tütün İhracatçıları Birliği 182 milyon 63 bin dolarlık ihracatla üçüncü oldu. ETİB yüzde 68’lik ihracat artış hızıyla ihracat artış rekortmeni olarak öne çıktı. Ege Maden İhracatçıları Birliği ihracatını yüzde 11 geliştirerek 142,3 milyon dolardan 157,7 milyon dolara taşıdı ve dördüncü basamakta yer buldu. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği 109 milyon dolarlık, Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği 106 milyon dolarlık ihracat performansıyla EİB’de eylül ayında 100 milyon dolar barajını geçen birlikler oldu. 2026/27 sezonuna giren Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği ihracatta yüzde 22’lik artış hızı yakaladı ve ihracatını 78 milyon dolardan 96 milyon dolara çıkardı. Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği yüzde 13’lük gelişimle 89 milyon dolar ihracatı hanesine yazdırdı. Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği 70 milyon dolarlık ihracatla eylül ayını geride bıraktı. Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği 24,1 milyon dolar, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği 20,5 milyon dolar ve Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği 12,5 milyon dolar ihracat performansı ortaya koydu. Avrupa Birliği’ne ihracat 807 milyon dolar Ege İhracatçı Birlikleri’nden eylül ayında en çok ihracat 807 milyon dolarla Avrupa Birliği üyesi ülkelere yapıldı. AB ülkelerine yapılan ihracat toplam ihracattan yüzde 47,4 pay aldı. Amerika kıtasına ihracat yüzde 18’lik artışla 187 milyon dolardan 221 milyon dolara çıkarken, Amerika kıtası EİB’nin ihracatında yüzde 13 ile temsil edildi. EİB’nin ihracatından yüzde 9 pay alan Uzakdoğu ülkelerine eylül ayında ihracat yüzde 43’lük artışla 108 milyon dolardan 155 milyon dolara ilerledi. Orta Doğu ülkelerine ihracat yüzde 12’lik azalışla 147 milyon dolardan 130 milyon dolara düşerken, Afrika kıtasına ihracat yüzde 11,5’luk kan kaybı yaşadı ve 127 milyon dolardan 112 milyon dolara indi. ABD, Almanya’yı geçti Eylül ayında EİB’den en çok ihracat yapılan ülke yüzde 28’lik artış ve 171 milyon dolarla Amerika Birleşik Devletleri oldu. ABD, Almanya’yı geçerek zirveye çıktı. Ege İhracatçıların en büyük ihraç pazarı Almanya’ya eylül ayında yapılan ihracat yüzde 14’lük artışla 137 milyon dolardan 157 milyon dolara çıktı. Zirvenin üçüncü basamağında 92,5 milyon dolarlık taleple İtalya yer aldı. Ege Bölgesi’nden 2 milyar 611 milyon dolar ihracat Ege Bölgesi 2026 yılı Eylül ayında 2 milyar 611 milyon dolar ihracat yaparken, 2025 yılı eylül ayındaki 2 milyar 322 milyon dolar ihracatını yüzde 12,4 artırma başarısı gösterdi. İzmir, 2025 yılı eylül ayında 1 milyar 114 milyon dolar olan ihracatını 2026 yılı eylül ayında 1 milyar 235 milyon dolara taşıdı. Denizli, 2026 yılı eylül ayında ihracatını yüzde 22’lik artışla 393 milyon dolardan 479 milyon dolara çıkardı. Denizli bu başarısıyla Manisa’yı geçerek Ege Bölgesi’nde ikinci basamağa yükseldi. Manisa’nın ihracatı 456 milyon dolardan 436 milyon dolara gerilerken, Muğla ihracatını 110 milyon dolardan 145 milyon dolara ilerletti. Balıkesir, 2025 yılı eylül ayında 60,4 milyon dolar olan ihracatını 2026 yılı eylül ayında yüzde 86’lık rekor artışla 119 milyon dolara taşıdı ve eylül ayında ihracat artış rekortmeni oldu. Eylül ayında Aydın karnesinde 86 milyon dolar ihracat geliri yazarken, Afyonkarahisar 40 milyon dolar, Uşak 36,7 milyon dolar ve Kütahya 33,5 milyon dolar dövizi ülkemize kazandırdı. Öztürk: “Eylül performansı yılın son çeyreği için umut verdi” Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, 2026 yılı eylül ayında hem Türkiye genelinde hem de Ege İhracatçı Birlikleri özelinde çift haneli ihracat artış rakamlarına ulaşmanın 2026 yılı son çeyreği için umutlarını artırdığını dile getirdi. Küresel rekabetin her geçen gün daha da çetin bir hal aldığı, jeopolitik risklerin arttığı, Türkiye’de enflasyonla döviz kuru arasındaki makasın her geçen gün açıldığı ortamda ihracatçıların ülkeye döviz kazandırma çabalarının sürdüğüne işaret eden Öztürk; “İhracatçımızın bu azmi takdir edilmeli, finansmana erişim kolaylaştırıldığı takdirde 2026 yılı sonunda 20 milyar dolar dövizi ülkemize kazandırabiliriz. TCMB’nın döviz dönüşüm uygulamasında ihracatçıları mağdur etmeyecek bir altyapı kurgulanmasını bekliyoruz” şeklinde konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Kuru Meyve Sektöründen Hindistan’a Ticaret Atağı Haber

Türk Kuru Meyve Sektöründen Hindistan’a Ticaret Atağı

Hindistan’ın kuru ve kabuklu meyve sektöründe faaliyet gösteren önde gelen 7 firmasının Türkiye’ye geldiği heyetin İzmir ayağında, 20’nin üzerinde Türk ihracatçı firma yaklaşık 150 ikili iş görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmelerde başta kuru kayısı, kuru incir, çekirdeksiz kuru üzüm ve antep fıstığı olmak üzere Türkiye’nin lider olduğu ürün gruplarında yeni ticaret ve uzun vadeli iş birliği olanakları değerlendirildi. Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Gabay, “Türkiye, Hindistan’a 2025 yılında 1 milyar 241 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. 2026 yılının Ocak-Ağustos döneminde ise ihracat yüzde 6 artışla 863 milyon dolara ulaştı. Hindistan’a yıllık 133 milyon dolarlık gıda ürünü ihraç ediyoruz. Türk kuru meyveleri mevcut potansiyelin daha büyük bölümünden pay alabilir. Türk kuru inciri, kuru kayısısı ve çekirdeksiz kuru üzümünün kalitesi ve ürün çeşitliliğiyle Hindistan pazarında çok daha güçlü bir konuma ulaşabileceğine inanıyoruz. Sektörel alım heyetimizde gerçekleştirdiğimiz yaklaşık 150 ikili iş görüşmesi, firmalarımızın Hindistan pazarına yönelik ilgisinin yanı sıra Hintli alıcıların Türk ürünlerine olan talebini de ortaya koydu.” dedi. Hindistan ile sektörel iş birlikleri geliştiriliyor Yusuf Gabay, “Nuts and Dry Fruits Council (India) – NDFC(I) Saymanı ve MEWA Başkanı Rajeev Pabreja ile Forum of Indian Food Importers (FIFI) Kurucu Direktörü Amit Lohani ile gerçekleştirilen görüşmelerde, Türkiye-Hindistan kuru meyve ticaretinin geliştirilmesi, sektörler arasındaki iletişimin artırılması ve önümüzdeki dönemde hayata geçirilebilecek ortak çalışmaları değerlendirdik. Bir taraftan ihracatçı firmalarımızı doğrudan Hintli ithalatçılarla buluştururken diğer taraftan Hindistan’ın sektör kuruluşlarıyla kurumsal iş birlikleri geliştiriyoruz. Amacımız, karşılıklı ziyaretlerin ve ticari temasların düzenli hale gelmesini sağlayarak sektörlerimiz arasında sürdürülebilir bir ticaret zemini oluşturmak.” diye konuştu. Sıradaki hedef MEWA India 2027 Hindistan programının önemli gündem maddelerinden birinin de 11–13 Mart 2027 tarihlerinde Mumbai’de düzenlenecek MEWA India 2027 Fuarı olduğunu kaydeden Gabay, Turkish Dried Fruits TURQUALITY Projesi kapsamında fuara katılım sağlamayı ve MEWA ile eş zamanlı bir Sektörel Ticaret Heyeti gerçekleştirmeyi planladıklarını dile getirdi. Gabay sölerini şöyle sürdürdü: “Turkish Dried Fruits TURQUALITY Projemiz kapsamında Hindistan’da uzun süredir tanıtım faaliyetleri yürütüyoruz. Şimdi bu çalışmalarımızı doğrudan ticarete dokunan faaliyetlerle daha güçlü şekilde desteklemeyi hedefliyoruz. MEWA India 2027’ye katılım ve aynı dönemde düzenlemeyi planladığımız Sektörel Ticaret Heyeti sayesinde ihracatçı firmalarımızın daha fazla ithalatçı, distribütör ve sektör profesyoneliyle temas kurmasını amaçlıyoruz.” Hint tüketicisine yıl boyunca Türk kuru meyvesi anlatılıyor Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, Hindistan pazarına yönelik tanıtım çalışmalarını dijital iletişim kanallarında da yıl boyunca sürdürüyor. @turkishdriedfruitsindia sosyal medya hesabı üzerinden Türk kuru meyvelerinin ürün özellikleri, kullanım alanları, tarifleri ve sağlıklı beslenmedeki yerine ilişkin içeriklerin Hint tüketicileriyle buluşturulduğunu belirten Gabay, iletişim faaliyetlerinin ülkenin tüketim alışkanlıklarına ve kültürel yapısına uygun içeriklerle yürütüldüğünü ifade etti. Gabay, “Hedefimiz Türk kuru meyveleri için Hindistan’da güçlü ve kalıcı bir marka algısı oluşturmak. Türk kuru inciri, kuru kayısısı ve çekirdeksiz kuru üzümünün Hindistan’daki bilinirliğini ve pazar payını artırmak, gerçekleştirdiğimiz kurumsal temasları uzun soluklu ticari iş birliklerine dönüştürmek ve sürdürülebilir ihracat artışı sağlamak istiyoruz.” diye konuştu. Heyetin ikinci durağı Gaziantep 14–19 Eylül 2026 tarihleri arasındaki Hindistan Sektörel Alım Heyeti, İzmir programının ardından Gaziantep’te kuru meyve ihracatçılarıyla buluştu. Hintli alıcılar Gaziantep’te Türk firmalarıyla B2B görüşmeleri gerçekleştirirken, sektör ve firma ziyaretleriyle Türkiye’nin üretim, işleme ve ihracat kapasitesini yerinde inceleme fırsatı buldu. Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, İzmir ve Gaziantep’i kapsayan programla Türk kuru meyve sektörünün üretim gücünü, ürün çeşitliliğini ve ihracat yetkinliğini Hindistan’ın önde gelen alıcılarına doğrudan tanıtarak iki ülke arasındaki kuru meyve ticaretinin geliştirilmesini hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kuru Meyve İhracatçıları Uluslararası İş Birliklerini Sıklaştırıyor Haber

Kuru Meyve İhracatçıları Uluslararası İş Birliklerini Sıklaştırıyor

Türkiye’nin kuru meyve ihracatını domine eden Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, Türkiye’nin kuru meyve ihracatında lider konumda olan Almanya Federal Tarım, Gıda ve Yurt Bakanı Alois Rainer’e Türk kuru meyve sektörünün potansiyelini aktardı. Ankara’da Almanya Federal Cumhuriyeti’nin Türkiye Büyükelçisi Sibylle Katharina Sorg’un ev sahipliğinde Almanya Federal Tarım, Gıda ve Yurt Bakanı Alois Rainer’in Türkiye ziyareti vesilesiyle düzenlenen resepsiyonda Bakan Rainer’e, ülkemizin kuru meyve ihracatında özel bir yere sahip olan Türk kuru incirini takdim etme imkânı bulduklarını aktaran Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Yusuf Gabay, Almanya Federal Tarım, Gıda ve Yurt Bakanı Alois Rainer’e Almanya ile Türk kuru meyve sektörü arasındaki köklü ticari ilişkilerin önemini ve iş birliğimizin geliştirilmesine verdikleri önemi aktardıklarını dile getirdi. Türkiye’nin 2025 yılında gerçekleştirdiği 1 milyar 742 milyon dolarlık kuru meyve ihracatından Almanya’nın 221 milyon dolar pay aldığını paylaşan Gabay, “Almanya ihracatımızda lider konumda. Toplam ihracatımızdan yüzde 13 pay alıyor. Almanya, Türk kuru meyve sektörü açısından öncelikli pazarlarımızdan ve en değerli ticaret ortaklarımızdan birisi. Tarım sektöründe Türkiye ile Almanya arasında 5 milyar dolarlık karşılıklı ticaret hacmi hedefleniyor. Bu hedefe ulaşmak için Tarım ve Orman Bakanımız İbrahim Yumaklı’yla Almanya Federal Tarım, Gıda ve Yurt Bakanı Alois Rainer “Ortak Niyet Beyanı”na imza attılar. Kuru meyve sektörü olarak bu ticaret hacminden azami pay almayı amaçlıyoruz. Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği olarak, ülkelerimiz arasındaki ticari ilişkilerin kalite, gıda güvenliği, sürdürülebilirlik ve karşılıklı güven temelinde güçlenerek devam etmesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı. Kuru meyve sektöründe uluslararası pazarlardaki güçlü konumlarını korumak ve geliştirmek için mevcut ticari bağların derinleştirilmesi için çabalarının devam edeceğinin altını çizen Gabay, diğer yandan da yeni iş birliği imkânlarının oluşturulması yönündeki temaslarına kararlılıkla devam edecekleri mesajını verdi. Fotoaltı: Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği Başkanı Prof. Dr. Uygun Aksoy ve Ege İhracatçı Birlikleri Şube Müdürü Ece Tırkaz, Almanya Federal Tarım, Gıda ve Yurt Bakanı Alois Rainer’e Türk kuru inciri takdim ettiler. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Uzakdoğu Ülkeleri Kuru İncirimizi Çok Sevdi Haber

Uzakdoğu Ülkeleri Kuru İncirimizi Çok Sevdi

Cennet meyvesi kuru incirin 2026 ürünü yeni mahsul ihracat yolculuğu için ilk yükleme/ihraç tarihi 28 Eylül 2026 Pazartesi olarak belirlendi. Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Yusuf Gabay, yeni sezon öncesinde kuru incirde kalite ve gıda güvenliği arttırmak amacıyla yoğun bir mesai verdiklerini dile getirdi. Üreticilere örnek olması ve sergi yerlerinden aflatoksinli kuru incirlerin seçilerek ayıklanabilmesi amaçlı üretim bölgelerindeki muhtarlar aracılığıyla taşınabilir UV el lambaları Aydın ve İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlükleri koordinasyonunda dağıttıklarını aktaran Gabay, “Sağlıklı hasat ve kurutma sağlanabilmesi için yine Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonun kurutma kerevetleri ve üretici bilgilendirme broşürleri dağıttık. Türkiye’nin en prestijli ürünlerinden kuru incirde güzel bir sezon geçirmek adına yoğun mesai veriyoruz” dedi. Türkiye’nin 2025/26 sezonununda 15 Ekim 2025-08 Eylül 2026 tarihleri arasında 2025 ürünü 55 bin ton kuru incir ihraç ederek 343 milyon dolar döviz geliri elde ettiği bilgisini veren Gabay şöyle devam etti; “Sezon sonunda 350 milyon doları aşacağımıza inanıyoruz. 2026-27 sezonunda kuru incir ihracatında 60 bin tonun üzerine çıkmayı hedefliyoruz.” Uzakdoğu’nun payı yüzde 16’ya yükseldi Türkiye’nin kuru incir ihraç ettiği pazarlarla ilgili bilgi veren Başkan Gabay, Avrupa Birliği’nin 17 bin 775 ton kuru incir talebiyle yüzde 32 pay aldığını ve liderliğini sürdürdüğüne işaret etti. Gabay; “Amerika kıtasına yaklaşık 16 bin ton kuru incir ihraç ettik. Uzakdoğu ülkelerine ihracatımız yüzde 29’luk artışla 7 bin tondan 8 bin 795 tona yükseldi. Uzakdoğu ülkelerinin ihracatımızdaki payı yüzde 13’ten yüzde 16’ya çıktı. Hindistan, Çin, Japonya gibi ülkelerde yaptığımız tanıtım çalışmalarının meyvelerini aldığımızı görüyoruz. Uzakdoğu pazarında hedefimiz ihracatımızın yüzde 25’ini bu ülkelere yapabilir konuma gelmek” ifadelerini kullandı. Kuru incir ihracatında Amerika Birleşik Devletleri 58 milyon dolarlık tutarla zirvedeki yerini korurken, ikinci sırada 44,5 milyon dolarla Almanya ve üçüncü sırada 44 milyon dolarla Fransa yer aldı. Türkiye’den kuru incir talebini yüzde 249’luk artışla 5 milyon dolardan 17,7 milyon dolara çıkaran Çin, Türkiye’nin en çok kuru incir ihraç ettiği ülkeler sıralamasında dördüncü sıraya tırmandı. Kanada 13,5 milyon dolarlık kuru incir ihracatıyla beşinci oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin Çin’e Gıda İhracatı Yüzde 22 Arttı Haber

Türkiye’nin Çin’e Gıda İhracatı Yüzde 22 Arttı

Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda, Türkiye İhracatçılar Meclisi ve Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği organizasyonunda gerçekleştirilen ticaret heyetinde, gıda sektörünün farklı alt gruplarında faaliyet gösteren 12 Türk firması Çinli ithalatçılarla bir araya geldi. Ege İhracatçı Birliklerini, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Kadri Gündeş temsil etti. 60 Çinli alıcı, 160’tan fazla ikili iş görüşmesi Çin’in yüksek nüfusu, büyüyen orta sınıfı ve ithal gıda ürünlerine yönelik artan ilgisiyle Türk gıda ihracatçıları açısından büyük potansiyel taşıdığını vurgulayan belirten Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Kadri Gündeş şu değerlendirmelerde bulundu: “Türkiye çok geniş bir ürün yelpazesinde güçlü bir tarımsal üretim altyapısına sahip. Zeytin ve zeytinyağından kuru meyveye, su ürünlerinden süt ürünlerine, hububat ve bakliyattan yaş meyve sebzeye kadar Çinli tüketicilere sunabileceğimiz çok sayıda ürünümüz var. Türkiye’nin Çin’e gıda ihracatı 2025 yılında 218 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. 2026 yılının Ocak-Ağustos döneminde ihracatın yüzde 22 artışla 177 milyon dolara ulaştı. Ancak Çin pazarının büyüklüğünü dikkate aldığımızda mevcut rakamların çok daha üzerine çıkabilecek potansiyele sahibiz. Firmalarımızın ürünlerini ithalatçı, distribütör ve alıcılara doğrudan anlatabildiği yoğun bir görüşme programı gerçekleştirdik. 60’a yakın Çinli alıcıyla 160’tan fazla iş görüşmesi yapılması heyetimize gösterilen ilginin önemli bir göstergesi. Bu temasların önümüzdeki dönemde artmasını temenni ediyoruz. Önümüzdeki dönemde bu temasların artarak devam etmesini temenni ediyoruz. Ayrıca Ticaret Ataşelerimiz Şerife Yıldırım Demirel ve Taylan Özgür Kavşut ile Başkonsolosluğumuz aracılığıyla, VIP heyet programının gerçekleştirilmesine yönelik girişimlerde bulunulması planlanıyor.” dedi. Heyetin ikili iş görüşmeleri programı Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Kadri Gündeş, Guangzhou Gıda İşletmeleri Derneği Başkanı Mai Jiaying, Türkiye Cumhuriyeti Guanco Başkonsolosu Adnan Hayal, T.C. Guanco Ticaret Ataşeleri Şerife Yıldırım Demirel ve Taylan Özgür Kavşut’un katılımlarıyla gerçekleşti. Hedefimiz, önümüzdeki 5 yılda Çin’e gıda ihracatımızı 1 milyar doların üzerine taşımak Heyet kapsamında 4 Eylül 2026 tarihinde SIAL in China South Guangzhou 2026 Fuarı’nı ziyaret ettiklerini aktaran Gündeş, fuarın ardından toptan satış merkezleri ve perakende marketlerde pazar incelemeleri gerçekleştirdiklerini söyleyerek sözlerini şöyle tamamladı: “Çinli tüketicinin ürün tercihini, ambalaj beklentisini, fiyat algısını, raflardaki ürün konumlandırmasını ve dağıtım kanallarının işleyişini doğru analiz etmek zorundayız. Fuar, toptancı ve perakende ziyaretlerimiz sayesinde firmalarımız pazarı doğrudan gözlemleme imkânı buldu. 2019 yılında Birliğimiz bünyesinde kurduğumuz Çin Çalışma Grubumuzla, Çin pazarına yönelik faaliyetlerimizi uzun soluklu bir strateji çerçevesinde sürdürüyoruz. Xiamen’den Urumçi’ye, Şanghay’dan Pekin’e kadar birçok şehirde ticaret heyetleri, milli katılım fuarları düzenledik; Çinli kurumlarla güçlü iş birlikleri geliştirdik. WeChat ve Weibo başta olmak üzere Çin’in dijital platformlarında Türk gıda ürünlerinin tanıtımını sürdürürken, JD ve T-Mall tarafından onaylı ajanslarla da firmalarımızın dijital mağazalar açmasına yönelik çalışmalar yürütüyoruz. Hedefimiz, önümüzdeki 5 yılda Çin’e gıda ihracatımızı 1 milyar doların üzerine taşımak.” 12 Türk firması Çin pazarında Çin (Guanco) Ticaret Heyeti’ne hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri, su ürünleri ve hayvansal mamuller, zeytin ve zeytinyağı, yaş meyve sebze ile kuru meyve sektörlerinden 12 Türk firması katıldı. Heyette; DAİ Endüstriyel Gıda Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti., Feceks Dış Ticaret ve Gıda Sanayi Tic. Ltd. Şti., Fevzi Tunçelli Damlyağ, Hipal Organik Dış Ticaret Limited Şirketi, Kanat Grup Gıda Tarım Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, Kavaklıdere Şarapları A.Ş., Narda Dış Ticaret Limited Şirketi, Parlak Su Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş., SHN Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, Timtaş Tarım İlaç ve Mahs. Tic. A.Ş., TLN Enerji Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ve Uğuray Süt A.Ş. yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Interfresh Eurasia Fuarı 80 Ülkeden Alıcıları İzmir’de Buluşturdu Haber

Interfresh Eurasia Fuarı 80 Ülkeden Alıcıları İzmir’de Buluşturdu

Fuarın açılışında konuşan Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Dr. Mehmet Ali Kılıçkaya, 2026 yılının 8 aylık döneminde tarım ürünleri ihracatımızın, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,8 artarak 21,7 milyar dolara ulaştığını dile getirdi. Taze meyve sebze ve mamul ihracatı 8 ayda 4 milyar doları aştı Tarım sektöründeki güçlü yapının önemli bileşenlerinden birini yaş meyve ve sebze sektörünün oluşturduğunu paylaşan Kılıçkaya, “2025 yılında yaş meyve ve sebze ihracatımız 3,2 milyar dolar, meyve ve sebze mamulleri ihracatımız ise 2,6 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. 2026 yılının ilk sekiz ayında ise yaş meyve ve sebze ihracatımız, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 45 artarak 2,3 milyar dolara ulaştı. Aynı dönemde meyve ve sebze mamulleri ihracatımız 1,6 milyar dolar olarak gerçekleşti. Böylece yaş meyve ve sebze ile mamullerini birlikte değerlendirdiğimizde, yılın ilk sekiz ayında yaklaşık 4 milyar dolarlık ihracat hacmine ulaşmış durumdayız. Bizim açımızdan asıl fırsat da burada. Yaş üründeki güçlü üretim kapasitemizi; işleme, ambalaj, teknoloji, marka ve yenilikçi ürünlerle daha yüksek katma değere dönüştürmek” diye konuştu. “Önümüzdeki dönemde hedefimiz yalnızca daha fazla ürün ihraç etmek değil; birim değeri yükselen, pazarda süreklilik sağlayan ve daha fazla katma değerin ülkemizde kaldığı bir ihracat yapısını güçlendirmek” diyen Kılıçkaya sözlerini şöyle sürdürdü; “Bu dönüşümün en güçlü merkezlerinden biri de kuşkusuz İzmir. Tarih boyunca Anadolu’nun dünyaya açılan önemli ticaret kapılarından biri olan İzmir, bugün de üretim kültürü, liman altyapısı ve güçlü ihracat ekosistemiyle ülkemizin dış ticaretinde öncü şehirlerimiz arasında yer alıyor. 2025 yılında İzmir’in toplam ihracatı 23,6 milyar dolar seviyesinde gerçekleşirken, bunun yaklaşık 4,3 milyar dolarlık bölümünü tarım ürünleri oluşturdu. Biz de Ticaret Bakanlığı olarak firmalarımızın yalnızca ürünlerini üretmelerini değil; dünyaya açılmalarını, yeni pazarlara girmelerini ve girdikleri pazarlarda kalıcı olmalarını sağlayacak güçlü bir destek ekosistemi oluşturuyoruz. Fuar desteklerinden ticaret ve alım heyetlerine, UR-GE projelerinden markalaşma ve TURQUALITY programlarına kadar çok geniş bir alanda ihracatçılarımızın yanındayız. Tarım sektöründe 1.225 firmamızın yer aldığı 48 aktif UR-GE projesi yürütüyoruz. Tarım ve gıda alanında 48 markamız Marka ve TURQUALITY programlarımız kapsamında destekleniyor. Fuarları da yeni pazarlara açılmanın en etkili araçlarından biri olarak görüyoruz. 2026 yılında tarım, gıda ve gıda teknolojileri alanında 200 fuarı bireysel katılım, 56 fuarı ise milli katılım kapsamında destekliyoruz. Ülkemizde düzenlenen 6 fuar da destek kapsamımızda bulunuyor. Bütün bu çalışmalar için ihracatçılarımıza ayırdığımız kaynağı 2025 yılındaki 33 milyar TL seviyesinden 2026 yılında 45 milyar TL’ye yükselttik.” Öztürk: “Ege Bölgesi dünyanın gıda ambarı” Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Türkiye’nin 36,5 milyar dolarlık tarım ürünleri ihracatının 7,5 milyar dolarlık diliminin Ege Bölgesi’nden yapıldığını, Ege Bölgesi’nin dünyanın gıda ambarı konumunda olduğunu söyledi. “Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatından yüzde 21 pay alıyoruz” diye konuşan Öztürk; “Yaş meyve sebze, meyve sebze mamulleri ve kuru meyve sektörlerimiz Türkiye genelinde son bir yıllık dönemde 8,5 milyar dolarlık ihracata imza attı. Ege Bölgesi bu ihracattan 2 milyar 300 milyon dolarlık pay aldı. Kuru meyve ve meyve sebze mamulleri ihracatında Türkiye’nin lideri konumundayız. Taze meyve sebze üretiminde ve ihracatında da güçlü bir üretim ve ihracat merkeziyiz. İzmir’de Dikili, Bayındır ve Kınık’ta tarıma dayalı ihtisas organize sanayi bölgelerine yönelik çalışmalar hızla ilerliyor. Bu üç bölgemizin sağlayacağı itici güçle önümüzdeki beş yılın sonunda Ege Bölgesi’nin tarım ürünleri ihracatında 10 milyar dolara ulaşacak potansiyele ulaşacağına inanıyorum” ifadelerini kullandı. Fuar üretim ve ihracat potansiyelinin artmasına katkı sağlayacak Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Balık ise yaş meyve ve sebze sektörünün üretimden ihracata, istihdamdan kırsal kalkınmaya kadar Türkiye ekonomisi açısından stratejik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Ege Bölgesi ve İzmir’in güçlü üretim yapısı, ürün çeşitliliği, lojistik altyapısı ve ihracat tecrübesiyle bu yapının en önemli merkezleri arasında yer aldığını belirten Balık, sektörün tüm paydaşlarını bir araya getiren uluslararası organizasyonların İzmir’de düzenlenmesini son derece değerli bulduklarını ifade etti. Balık, “Interfresh’in yeni ticari bağlantıların kurulmasına ve özellikle Ege Bölgesi’nin üretim ve ihracat potansiyelinin uluslararası alıcılara daha güçlü şekilde tanıtılmasına önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz” şeklinde konuştu. Yıldır; “Tarım Master Planı için çalışmalarımız sürüyor” Açılışta konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, tarımın çok geniş ve yaşamsal bir alan olduğunu belirterek, İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak tarımsal üretimin her aşamasında destek sağladıklarını ve Tarım Master Planı için çalışmaların sürdüğünü söyledi. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak tarımsal üretim sürecinin her aşamasında yer aldıklarını ifade eden Yıldır, “Tarımsal hizmetler dediğimiz zaman sudan tutun da verilen ekipman ve malzemelere kadar üretimin her aşamasında bulunuyoruz. Böyle olduğu için bu konuda bir çalışma gerçekleştirdik. Tarım Master Planı raporu hazırladık. Şu anda taslak aşamasında. Katılımcılarımızın da bu taslaktan haberdar olmasını ve düşüncelerini bizlerle paylaşmasını istiyoruz. Her şeyin master planı var ama tarımın master planının bütün bunların içerisinde en önemlilerinden biri olduğunu düşünüyorum” diye konuştu. Tarımda sürdürülebilirliğin önemine de dikkat çeken Dr. Zafer Levent Yıldır, her alana sürdürülebilirlik bakış açısıyla yaklaşılması gerektiğini ifade etti. Tarımsal planlama çalışmaları kapsamında kırsalda yaşayan gençlere yönelik bir araştırma da yaptıklarını belirten Yıldır, “Kırsalda yaşayan gençliğin yaşam ve gelecek planları üzerine bir anket raporu hazırlattık. Tarım alanında ciddi bir iş gücü sorunumuz var. Bu konuda birtakım önlemlerin alınmasını ve desteklerin sağlanmasını en kısa sürede başarmamız gerektiğini düşünüyorum” dedi. “Destek olan herkese yürekten teşekkür ediyorum” Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) önemli bir tarımsal üretim potansiyeline sahip olduğunu belirten KKTC’nin 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Interfresh Eurasia Fuarı’nın büyük emeklerle gerçekleştirildiğini söyledi. Tatar, “Türkiye Cumhuriyeti’nin 7 milyar doları aşmakta olan bu sektördeki ihracatının yanı sıra hala ambargo altında bulunan ve kolay kolay ticaret yapamayan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin narenciyesini, portakalını ve her türlü yaş meyve sebzesini buradan dünyaya pazarlamak için destek olan herkese yürekten teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu. KKTC’nin üretim ve girişimcilik potansiyelinin her geçen gün arttığını ifade eden Tatar, “Potansiyelimiz ve girişim yeteneklerimiz artmıştır. Elbette birtakım zorluklar vardır, ancak bu sektör önemlidir. Üreticimizin, sanayicimizin ve sektör paydaşlarının ekonomik olarak ayakta durmaları, istihdam yaratmaları ve ekonomiye katkı sağlamaları için sektörü büyütüp geleceğe taşıyabilmemiz adına yatırıma ihtiyaç vardır” diye konuştu. Ulusal Turunçgil Konseyi Başkanı Kemal Kaçmaz da Interfresh Eurasia Fuarı’nın Türkiye’nin yaş meyve sebze sektörünün üretim ve ihracattaki gücünü uluslararası platformda ortaya koyan önemli bir buluşma olduğunu söyledi. Kaçmaz, fuar kapsamında kurulacak yeni iş bağlantıları ve ticari anlaşmaların üreticiye, ihracatçıya ve ülke ekonomisine katkı sağlayacağına inandığını ifade etti. “Yabancı alıcı sayısı yüzde 300 arttı” Interfresh Eurasia Fuarı Genel Koordinatörü Murat Özer de fuarın uluslararası etkinliğini her geçen yıl artırarak yoluna devam ettiğini söyledi. 2018 yılından bu yana özellikle yurt dışından gelen alıcı sayısını bu yıl yüzde 300 artırdıklarını ifade eden Özer, fuar alanında 80’in üzerinde ülkeden 580’i aşkın kayıtlı yabancı alıcıyı ağırlayacaklarını belirtti. Fuar boyunca bin 300’ün üzerinde ikili iş görüşmesinin gerçekleştirilmesinin planlandığını ifade eden Özer, “Amacımız Interfresh’i her yıl üzerine koyarak geliştirmek, uluslararası etkinliğini artırmak ve yurt dışında sektörümüzün önemli bir vitrini haline getirmek. Bugün itibarıyla Türkiye’nin tek yaş meyve sebze fuarı olarak büyüyerek yolumuza devam ediyoruz” dedi. Bu yıl Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin fuarın partner ülkesi, Denizli’nin ise partner şehri olduğunu belirten Özer, Denizli’nin üretim gücünü fuara taşımasından ve gösterdiği güçlü katılımdan duydukları memnuniyeti dile getirdi. İnterfresh Eurasia Fuarı 8-10 Eylül 2026 tarihleri arasında Gaziemir Fuar İzmir alanında ziyaretçileri ağırlayacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege İhracatçı Birlikleri’nden Ağustos Ayında 1 Milyar 605 Milyon Dolarlık İhracat Haber

Ege İhracatçı Birlikleri’nden Ağustos Ayında 1 Milyar 605 Milyon Dolarlık İhracat

EİB’nin 2026 yılının Ocak-Ağustos döneminde ihracatı yüzde 5 artışla 12 milyar 784 milyon dolar olurken son bir yıllık dönemde ihracatı ise yüzde 4 artışla 19 milyar 129 milyon dolar olarak gerçekleşti. Sanayi ihracatı Ağustos ayında yüzde 1 artışla 824 milyon dolar, tarım ihracatı yüzde 6 artışla 632 milyon dolar, madencilik ihracatı ise yüzde 38 artışla 148 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği 206 milyon dolarlık ihracatla zirvedeki yerini korudu. Ege Maden İhracatçıları Birliği yüzde 38 artışla 148 milyon dolarlık ve Ege Tütün İhracatçıları Birliği yüzde 38 artışla 121 milyon dolarlık döviz getirerek Ağustos ayında ihracatını en fazla artıran Birlikler oldu. Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği yüzde 11 artışla 175 milyon dolarlık ihracatla Ağustos ayını geride bıraktı. Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği yüzde 13 artışla 112 milyon dolarlık, Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Ağustos ayında yüzde 3 artışla 104 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği yüzde 3 artışla 97 milyon dolar, Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği 60 milyon dolar ihracatı kayda aldı. Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği 57 milyon dolar, Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği yüzde 7 artışla 35 milyon dolar ihracat yaptı. Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği 16 milyon dolar, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği 14 milyon dolarlık dövizi Türkiye’ye kazandırdı. 185 ülke ve gümrüklü bölgeye ihracat yaptık Ağustos ayında 185 ülke ve gümrüklü bölgeye ihracat yapıldığını, 87 ülkeye ihracatın artırıldığını aktaran Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, “Almanya, ABD ve İspanya en büyük ihraç pazarlarımız olmayı sürdürdü. Avrupa Birliği'ne ihracatımız yüzde 6 artışla 764 milyon dolara yükselirken, toplam ihracatta AB’nin payı yüzde 53’e ulaştı. Son bir yıllık ihracatımızda ilk kez 19 milyar dolar barajını aşarak 19 milyar 129 milyon dolara ulaştık. Ağustos ayındaki yüzde 4’lük ihracat artışı potansiyelimizi yansıtmıyor. İhracatımızın ekonomik büyümeye güçlü katkı verebilmesi için çift haneli büyüme rakamlarına ulaşmamız gerekiyor.” dedi. İhracatçıların yüksek faiz, enflasyon ve döviz kuru üçgeninde rekabetçiliklerini korumakta zorlandıklarını vurgulayan Öztürk, “Enflasyon yüzde 30’un üzerinde direncini korurken yüksek faizler yatırımcının hareket alanını daraltıyor, döviz kurlarındaki artış ise enflasyonun gerisinde kalıyor. Sağlıklı ve sürdürülebilir bir ekonomi için büyümenin sanayi ve ihracat destekli olması gerekiyor.” diye konuştu. “İhracatçının finansmana erişimi güçlendirilmeli” İhracatçının uygun maliyetli finansmana erişiminin kritik hale geldiğine dikkati çeken Öztürk sözlerini şöyle tamamladı: “Yüksek faiz-düşük kur sarmalından çıkmamız gerekiyor. Üretimin katma değere ve ihracat gelirine dönüşmesi için ihracatçılarımız uygun finansman modelleriyle desteklenmeli. Üreticimizin emeğinin karşılığını alması, sanayimizin çarklarının dönmesi, istihdamın korunması ve toplumun refahının artması için ihracatımızın yolculuğundaki taşları hep birlikte temizlemeliyiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, Avrupa Kuru Meyve Sektörünün Üst Düzey Temsilcilerini Ağırladı Haber

Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, Avrupa Kuru Meyve Sektörünün Üst Düzey Temsilcilerini Ağırladı

Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, Avrupa’daki sektör kuruluşlarıyla uzun yıllara dayanan iş birliğini; üretim sahasından araştırma kurumlarına, ihracatçı işletmelerden Avrupa’daki karar alma süreçlerine uzanan kapsamlı bir programla güçlendirdi. Bu buluşma, Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin Avrupa’daki sektör paydaşlarıyla yürüttüğü uzun soluklu iş birliğinde yeni bir aşamayı temsil etti. Geçmiş yıllarda FRUCOM temsilcilerini Türkiye’de ağırlayan Birlik, bu kez ilk kez FRUCOM’un yanı sıra Almanya’dan Waren-Verein der Hamburger Börse e.V. ve Hollanda’dan Nederlandse Zuidvruchten Vereniging (NZV) yöneticilerini aynı programda bir araya getirdi. Avrupa kuru meyve ticaretinde farklı pazarlarda güçlü temsil kabiliyetine sahip üç kuruluşun üst düzey yöneticilerinin eş zamanlı olarak Ege Bölgesi’nde buluşması, Türk kuru meyve sektörünün Avrupa ile kurduğu doğrudan ve kurumsal diyaloğun ulaştığı seviyeyi ortaya koydu. Brüksel merkezli Avrupa Kuru Meyve, Kuruyemiş, Konserve ve Benzeri Ürünler Ticaret Federasyonu FRUCOM, Almanya’da yerleşik Waren-Verein der Hamburger Börse e.V. ve Hollanda’da yerleşik Nederlandse Zuidvruchten Vereniging (NZV) yöneticileri, EİB’nin davetiyle 29 Ağustos–3 Eylül 2026 tarihleri arasında İzmir, Aydın ve Manisa’da ağırlandı. Heyette; FRUCOM Genel Sekreteri Anna Boulova, FRUCOM Gıda Politikaları Danışmanı ve aynı zamanda Birleşik Krallık’ta kuru meyve ve kuruyemiş sektörünü temsil eden The Nut & Dried Fruit Trade Association’ın (NDFTA) teknik gündemini takip eden João Pereira, Waren-Verein der Hamburger Börse e.V. Genel Müdürü Jeanette Gonnermann ve Gıda Politikaları Danışmanı Ute Thote ile NZV Sekreteri Barbara Niemans ve Mevzuat İşleri Danışmanı Danielle Vreedzaam yer aldı. Program boyunca Avrupalı paydaşlar üretici, araştırmacı ve ihracatçılarla doğrudan buluştu; Türk kuru meyvesinin bahçeden hasada, kurutmadan laboratuvar analizlerine, ürün kabulünden işleme ve kalite kontrole, ihracattan uluslararası pazarlamaya kadar uzanan değer zincirini yerinde görme fırsatı buldu. Kuru incirin dünya pazarındaki gücü Aydın’da sahada anlatıldı Programın Aydın etabında kuru incir üretici bahçeleri ile işleme ve ihracat tesisleri ziyaret edildi. Heyete Sarılop kuru incirinin yetiştiği özel ekolojik koşullar, üretim uygulamaları, hasat ve kurutma süreçleri, ürün kabulü, sınıflandırma, kalite kontrol ve ihracata hazırlık aşamaları ayrıntılı olarak aktarıldı. İncir Araştırma Enstitüsü’nde ise kuru incirde verim ve kalitenin geliştirilmesi, üretim sorunlarının çözümü ve gıda güvenliğinin güçlendirilmesine yönelik araştırma ve teknik çalışmalar paylaşıldı. Böylece Türk kuru incirinin dünya pazarlarındaki güçlü konumunun arkasında yer alan üretici deneyimi, bilimsel araştırma altyapısı, kalite yaklaşımı ve ihracatçı sektörün teknik kapasitesi aynı program içinde sahada ortaya konuldu. Bornova’da bilimsel ve teknik altyapı incelendi İzmir’de Bornova Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü ziyaret edilerek bitki sağlığı, zararlılarla mücadele, ürün güvenilirliği ve gıda güvenliği alanlarında yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alındı. Heyet, Enstitünün laboratuvar ve teknik altyapısını yerinde incelerken, sektörün güncel ihtiyaçları doğrultusunda önümüzdeki dönemde geliştirilebilecek teknik iş birliği alanları da değerlendirildi. Avrupa’nın kuru meyve gündemi EİB’de ihracatçılarla masaya yatırıldı Programın önemli ayaklarından biri, Ege İhracatçı Birlikleri’nde sektör firmalarının yoğun katılımıyla gerçekleştirilen bilgilendirme toplantısı oldu. FRUCOM, Waren-Verein der Hamburger Börse e.V. ve NZV yöneticileri toplantıda kuruluşlarının faaliyetlerini, Avrupa kuru meyve pazarındaki gelişmeleri, ithalatçıların ve perakende sektörünün beklentilerini, sürdürülebilirlik taleplerini ve Avrupa Birliği mevzuatındaki güncel gelişmeleri aktardı. Türk kuru kayısısı, kuru inciri ve çekirdeksiz kuru üzümünün Avrupa pazarındaki konumu ile gıda güvenliği, kalite, mikotoksinler, pestisit düzenlemeleri, sürdürülebilirlik, izlenebilirlik ve tedarik zincirindeki yeni beklentiler kapsamlı biçimde değerlendirildi. Sunumların ardından gerçekleştirilen soru-cevap oturumunda Türk ihracatçıları ile Avrupalı sektör yöneticileri arasında doğrudan ve yoğun bir bilgi alışverişi gerçekleştirildi. Gabay: “Sahadaki çalışmalarımızı Avrupa’daki aktif temsilimizle tamamlıyoruz” Avrupa’nın Türk kuru meyve sektörü açısından stratejik önem taşıdığını vurgulayan Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Yusuf Gabay, sektörün rekabet gücünü korumak için üretimden uluslararası mevzuata kadar bütüncül bir çalışma yürüttüklerini söyledi. “Üreticimizle sahada kalite ve gıda güvenliğini geliştirmek için çalışıyor, araştırma kurumlarımızla bilimsel ve teknik altyapımızı güçlendiriyor, işletmelerimiz ve ihracatçılarımızla uluslararası pazarların beklentilerine hazırlanıyoruz. Aynı zamanda Avrupa’daki sektör kuruluşları ve karar vericilerle sürekli temas halindeyiz. Sahada yürüttüğümüz çalışmaları Avrupa’daki aktif temsilimizle tamamlıyoruz.” Türk kuru meyvesinin dünya pazarındaki güçlü konumunun uzun yıllara dayanan bir üretim kültürünün yanı sıra güçlü kurumsal ve teknik altyapıya dayandığını belirten Gabay, “Araştırma kurumlarımız, gelişmiş laboratuvarlarımız, deneyimli üreticilerimiz, yüksek teknik kapasiteye sahip işletmelerimiz ve dünya pazarlarını yakından takip eden ihracatçılarımızla güçlü bir yapıya sahibiz. Avrupalı paydaşlarımıza bu yapıyı üretimden ihracata bütün aşamalarıyla gösterdik” dedi. Gıda güvenliği ile sürdürülebilir ticaret birlikte gözetilmeli Toplantıda Avrupa Birliği’nde yürürlüğe giren ve gündemde bulunan yeni düzenlemelerin sektöre etkileri de ele alındı. Gabay, tüketici sağlığının korunmasının sektörün temel önceliği olduğunu vurgulayarak, düzenlemelerin bilimsel veriler ve kapsamlı etki analizleri temelinde hazırlanması gerektiğini söyledi. “Gıda güvenliğinden taviz verilmesi söz konusu olamaz. Bununla birlikte üretici, ihracatçı ve ithalatçı açısından uygulanabilir, bilimsel temelli düzenlemelere ihtiyaç var. Üretim planlamasının yapılabilmesi ve mevcut tedarik zincirinin yeni kurallara uyum sağlayabilmesi için yeterli geçiş sürelerinin tanınması büyük önem taşıyor. Sektörde elde edilen analiz verilerinin karar alma süreçlerine bilimsel dayanak oluşturması gerektiğine inanıyoruz.” Manisa’da çekirdeksiz kuru üzümün tüm zinciri yerinde değerlendirildi Programın Manisa etabında ilk olarak Manisa Bağcılık Araştırma Enstitüsü ziyaret edilerek bağcılık alanındaki Ar-Ge çalışmaları, laboratuvar altyapısı ve gıda teknolojilerine ilişkin uygulamalar hakkında detaylı bilgi alındı. Ziyaret kapsamında ürün tadımı ve hasat demonstrasyonu gerçekleştirildi. Gün boyunca Manisa’nın farklı bölgelerinde devam eden bağ, sergi alanı ve kuru üzüm işleme tesisi ziyaretlerinde erken uyarı sistemleri, bağ yönetimi, hasat, kurutma, ürün kabulü ve mal alımı, işleme, kalite kontrol ve pazarlama süreçleri sahada ele alındı. Avrupa’daki iş birliği somut çalışmalarla devam edecek Programla Avrupalı paydaşlara, Türkiye’nin kuru meyvedeki uluslararası konumunun yalnızca üretim miktarından değil; köklü üretim kültürü, Ar-Ge kapasitesi, laboratuvar altyapısı, üretici deneyimi, modern işleme tesisleri, kalite sistemleri ve ihracat tecrübesinden oluşan güçlü bir ekosistemden kaynaklandığı aktarıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı Program sonunda, Avrupalı paydaşlar, Türkiye’de edindikleri bilgi ve değerlendirmeleri kendi ülkelerindeki ilgili sektör kuruluşları ve kurumlarla paylaşacaklarını ifade ederken; teknik diyaloğun sürdürülmesi, sektörün öncelikli konularında ortak girişimlerin geliştirilmesi ve önümüzdeki dönemde daha kapsamlı iş birliği programları ile karşılıklı ziyaretlerin gerçekleştirilmesi konusunda mutabık kalındı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.