Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kurum Kültürü

Kapsül Haber Ajansı - Kurum Kültürü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kurum Kültürü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Borusan Holding’e Sürdürülebilir İş Ödülleri’nde “Çalışan Katılımı” Ödülü Haber

Borusan Holding’e Sürdürülebilir İş Ödülleri’nde “Çalışan Katılımı” Ödülü

Dört yıldır devam eden “Geleceğe İlham Ödülleri” kapsamında toplam 459 proje değerlendirildi; hayata geçirilen projelerle 168 bin tonun üzerinde karbon emisyonu önlendi, 83 bin ton atık azaltımı ve 24,5 milyon kWh enerji tasarrufu sağlandı. Program, dört yılda yaklaşık 17 milyon ABD doları ekonomik değer yarattı. Sürdürülebilirliği iş yapış biçiminin ayrılmaz bir parçası olarak gören Borusan Holding, iş dünyasının bu alandaki saygın platformlarından Sürdürülebilir İş Ödülleri töreninden önemli bir başarıyla döndü. Holding, 2022’den bu yana başarıyla yürüttüğü ve tüm Borusanlıların katılımına açık olan Geleceğe İlham Ödülleri Programı ile Çalışan Katılımı kategorisinde ödülün sahibi oldu. Borusan Holding İnsan, İletişim ve Sürdürülebilirlik Grup Lideri Nursel Ölmez Ateş, ödüle ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Borusan’da sürdürülebilirliğin en büyük gücü, çalışma arkadaşlarımızın bu alandaki katkısı ve sahiplenmesi. Geleceğe İlham Ödülleri ile ortaya çıkan her proje, işimizi daha sorumlu, daha verimli ve geleceğe daha hazırlıklı hale getiriyor. Bu ödül, geleceğe birlikte ilham veren tüm Borusanlıların ortak başarısının bir göstergesi.” Borusanlıların fikir ve projelerini somut faydaya dönüştürmek amacıyla hayata geçirilen Geleceğe İlham Ödülleri Programı; çevresel, sosyal ve ekonomik boyutlarda yüksek etki yaratan Grup içi projeleri destekliyor. Tüm Borusan çalışanlarının katılımına açık olan program kapsamında projeler; Borusan’ın i³ yaklaşımı çerçevesinde İklim (karbonsuzlaşma, enerji yönetimi, atık yönetimi ve döngüsel ekonomi), İnsan (yetenek yönetimi, kapsayıcılık ve çeşitlilik, iş sağlığı ve güvenliği) ve İnovasyon olmak üzere üç ana odak alanında belirlenen kriterlere göre değerlendiriliyor, alanında uzman değerlendirme kurulu üyelerinin değerlendirmesinden geçiyor. Program, başarılı uygulamaların Grup genelinde ölçeklenmesini teşvik ediyor. 4 yılda 459 proje, 17 milyon dolarlık ekonomik değer Sürdürülebilirliği bir kurum kültürü haline getiren Geleceğe İlham Ödülleri, ölçülebilir çıktılarıyla dikkat çekiyor. Program kapsamında bugüne kadar 459 proje titizlikle değerlendirildi. Hayata geçirilen projeler sayesinde: 168 bin tonun üzerinde karbon emisyonu azaltımı sağlandı.24,5 milyon kWh enerji tasarrufu elde edildi.2,2 milyon Sm³ doğal gaz tüketimi azaltıldı.95 bin ton su çekimi ve 83 bin ton atık azaltımı gerçekleştirildi.Çevresel kazanımların yanı sıra projelerle toplamda yaklaşık 17 milyon ABD doları ekonomik değer yaratıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Pluxee, Avrupa’nın En İyi 100 İşvereni Arasında Haber

Pluxee, Avrupa’nın En İyi 100 İşvereni Arasında

Çalışan deneyimini işinin merkezine koyan Pluxee, bu kez kendi çalışma arkadaşlarına sunduğu deneyimle Avrupa’nın en iyi işverenleri arasına girdi. Çalışanların güven, bağlılık ve iş yeri deneyimlerine ilişkin geri bildirimlerinin esas alındığı değerlendirmede, çalışanların rolü ya da departmanından bağımsız olarak iş yerindeki deneyimleri dikkate alındı. Bu başarıda, Pluxee’nin Life@Pluxee çatısı altında şekillenen insan odaklı kurum kültürü önemli rol oynadı. Pluxee, çalışan deneyimini tek tip uygulamalar yerine farklı ihtiyaçlara yanıt veren, kişiselleştirilmiş ve bağlılığı güçlendiren bir bütün olarak ele alıyor. Çalışanların fikirlerini paylaşabildiği, gelişim ve kariyer fırsatlarına erişebildiği, anlamlı bir etki yaratabildiği ve kendini ait hissedebildiği bir çalışma ortamı oluşturmayı hedefliyor. Life@Pluxee; liderlik yaklaşımından performans ve kariyer süreçlerine kadar Pluxee’de nasıl çalışıldığını, nasıl iş birliği yapıldığını ve hedeflere nasıl ulaşıldığını tanımlayan ortak kültür olarak günlük iş yapış biçimlerine taşınıyor. “Avrupa başarısının arkasında çalışanlarımızla birlikte kurduğumuz kültür var” Pluxee Türkiye İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Feride Düzduran Gündüz, konuya ilişkin şunları söyledi: “Çalışan deneyimini yalnızca yan haklar veya tekil uygulamalar üzerinden tanımlamanın artık yeterli olmadığına inanıyoruz. Güçlü bir çalışan deneyimi; çalışma arkadaşlarımızın sesinin kararlara yansıdığı, potansiyellerini geliştirebildikleri ve kariyerlerini farklı roller, projeler ve global fırsatlarla şekillendirebildikleri bütünsel bir çalışma ortamı gerektiriyor. Life@Pluxee’yi bu nedenle bir kültür söylemi olarak değil; liderlikten performansa, gelişimden günlük çalışma biçimlerimize kadar Pluxee’de nasıl hareket ettiğimizi belirleyen ortak dilimiz olarak görüyoruz. Yapay zekâ çağında da odağımıza insanı alıyor; çalışanlarımızı yeni yetkinliklerle destekleyerek teknolojiyi daha yaratıcı, verimli ve anlamlı bir çalışma deneyiminin parçası hâline getiriyoruz.” “Farklı ülkelerdeki ekiplerimizin aynı kültür etrafında ortaya koyduğu sonuçların Pluxee’yi Avrupa’nın en iyi 100 işvereni arasında 50’nci sıraya taşıması bizim için son derece kıymetli. Türkiye’de kendi kategorimizde elde ettiğimiz birincilik de bu ortak başarıya güçlü katkı sundu. Bu sonuçları bir varış noktası değil, çalışan deneyimini sürekli geliştirme sorumluluğumuzun bir göstergesi olarak görüyoruz. Önümüzdeki dönemde de çalışanlarımızın gelişebildiği, yeni deneyimlere erişebildiği ve anlamlı etki yaratabildiği bir çalışma ortamını birlikte ileri taşımaya devam edeceğiz.” Avrupa değerlendirmesinde Pluxee’nin Türkiye, Polonya, Lüksemburg ve Belçika’daki çalışan deneyimi sonuçları birlikte ele alındı. 250–499 çalışan kategorisinde 1. sırada yer alan Pluxee Türkiye, Avrupa çapındaki ortak başarıya çok güçlü bir katkı sundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Limak Çimento'ya İnsan ve Kültür Uygulamalarıyla Uluslararası Ödüller  Haber

Limak Çimento'ya İnsan ve Kültür Uygulamalarıyla Uluslararası Ödüller 

Forbes Türkiye, Great Place To Work, ATD, Brandon Hall Group, Stevie Awards ve EQUAL-SALARY tarafından gerçekleştirilen değerlendirmelerde çeşitli başarılar elde eden şirket, Brandon Hall Group’tan 10, Stevie Awards’tan ise 6 ödül kazandı. Limak Çimento Global CEO’su Erkam Kocakerim, “Modern kurum işletim sisteminin çekirdeği teknoloji değil; insan, kültür ve öğrenme deneyiminin olgunluğudur. Bu olgunluğu ilan edemezsiniz; onu dışarıdan biri teyit etmeli” dedi. Limak Çimento, insan ve kültür alanında yürüttüğü dönüşüm çalışmaları kapsamında çalışan deneyimi, eğitim, performans yönetimi, kariyer planlama ve dijitalleşme uygulamalarını bir araya getirdi. Şirketin çalışanların karar alma süreçlerine katılımını esas alan modelinde, üretim sahasından yönetime kadar farklı seviyelerdeki çalışanlar İnsan ve Kültür, dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve Ar-Ge komitelerinde görev alıyor. Her yıl 400’ün üzerinde çalışan ve yöneticinin katılımıyla gerçekleştirilen İnsan Odaklı Dönüşüm toplantıları ile fabrikalarda yürütülen ‘İK Sahada’ uygulaması kapsamında çalışanların geri bildirimleri kayıt altına alınarak değerlendiriliyor. Şirket tarafından geliştirilen 12 modüllü ÇEVİK İK platformuyla da insan kaynakları süreçleri kağıtsız ortamda yürütülüyor. Kaynak kodu Limak Çimento’ya ait olan platformda yapay zeka, işe alım ve oryantasyon süreçlerinde karar destek amacıyla kullanılıyor. FORBES TÜRKİYE VE GREAT PLACE TO WORK LİSTELERİNDE YER ALDI Limak Çimento, Forbes Türkiye ve Statista iş birliğiyle gerçekleştirilen ‘Türkiye’nin En İyi İşverenleri 2026’ listesine girdi. 200 binden fazla işverenin değerlendirildiği çalışmada, çalışanların kendi işverenlerine yönelik kişisel tavsiyeleri ile sektörlerindeki diğer işverenlere ilişkin değerlendirmeleri esas alındı. Nihai skorun hesaplanmasında kişisel tavsiye değerlendirmelerine daha yüksek ağırlık verildi. Şirket ayrıca Great Place To Work Türkiye’nin 2026 En İyi İşverenler listesinde yer aldı. ATD BEST AWARDS’TA DÜNYA SEKİZİNCİSİ OLDU Limak Çimento’nun öğrenme ve gelişim faaliyetlerini yürüttüğü Limak Cement Global Academy, performans yönetimi, yetenek değerlendirme, kariyer planlama ve eğitim süreçlerini tek bir sistemde bir araya getiriyor. Mavi yaka çalışanlara yönelik geliştirilen ‘Saha Gücünü Yükselt’ programıyla teknik yetkinliklerin yanı sıra iletişim ve problem çözme becerilerinin geliştirilmesi hedefleniyor. Akademi bünyesinde ÇEVİK İK platformundan elde edilen verilerle çalışanların gelişim ihtiyaçları belirlenirken, şirket uzmanlarının sanal ikizlerine dayanan yapay zekâ asistanı da öğrenme süreçlerinde kullanılıyor. Limak Cement Global Academy, Association for Talent Development (ATD) tarafından düzenlenen ATD BEST Awards 2026’da sekizinci sırada yer aldı. Şirket, ATD Excellence in Practice Awards 2026 kapsamında ise ‘Managing the Learning Function’ kategorisinde ödül kazandı. Ankara Merkez Ofis ile Ergani ve Kurtalan fabrikalarında yürütülen saha incelemelerinde 100’ün üzerinde belge değerlendirildi. Yapılan ücret analizinde, ücretlerdeki farklılıkların yüzde 99,6’sının görev, kıdem ve yetkinlik gibi nesnel kriterlerle açıklandığı belirlendi BRANDON HALL GROUP’TAN 10 ÖDÜL KAZANDI Limak Çimento, 2026 Brandon Hall Group HCM Excellence Awards kapsamında performans yönetimi, kariyer ve yedekleme, kurum kültürü, çalışan bağlılığı, yetenek yönetimi, öğrenme ve gelişim ile teknoloji kullanımı alanlarında 4 Altın, 5 Gümüş ve 1 Bronz olmak üzere toplam 10 ödül kazandı. Şirket, ödül kazanan 1.000’in üzerinde organizasyon arasında dünya genelinde 27’nci sırada ve ilk yüzde 3’lük dilimde yer aldı. Türkiye’de ise ödül kazanan 77 kurum arasında toplam ödül sayısıyla dördüncü sıraya yerleşti. Limak Çimento, ödül kazanan çimento şirketleri arasında en yüksek ödül sayısına ulaşan şirket oldu. STEVIE AWARDS’TAN 6 ÖDÜL ALDI Limak Çimento, 2026 Stevie Awards for Great Employers kapsamında 2 Altın, 2 Gümüş ve 2 Bronz olmak üzere toplam 6 ödül kazandı. Ödüller; öğrenme ve gelişim, liderlik, yetenek yönetimi, çalışan deneyimi ve teknoloji alanlarındaki uygulamalara verildi. Geçen yıl kazanılan 5 ödülle birlikte şirketin son iki yılda aldığı Stevie ödülü sayısı 11’e ulaştı. 38 ülkeden 1.000’i aşkın başvurunun değerlendirildiği programın ödül töreni, 28 Ekim’de Paris’te gerçekleştirilecek. ‘İNSAN VE KÜLTÜR STRATEJİDEN AYRI DEĞİL’ Limak Çimento Global CEO’su Erkam Kocakerim, şirketin insan odaklı dönüşüm yaklaşımına ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Modern kurum işletim sisteminin çekirdeği teknoloji değil; insan, kültür ve öğrenme deneyiminin olgunluğudur. Bu olgunluğu ilan edemezsiniz; onu dışarıdan biri teyit etmeli. Bağımsız uluslararası kurumlar, her biri kendi yöntemiyle, bizi yalnızca çimento şirketleriyle değil, her sektörden küresel şirketlerle birlikte değerlendirdi. Bizde İnsan & Kültür stratejiden ayrı değil; rekabet gücümüzü ve çevikliğimizi taşıyan organizasyon kapasitesidir. İnsanlar ile yapay zekâ ajanları arasındaki yeni iş bölümüne de hazırız. Global Excellence, ödüllerin toplamı değil; aynı yönetim anlayışının farklı ölçüm sistemlerinde tutarlı sonuç üretmesidir. 2030’a giden yolda kurallar aynı anda değişiyor; bir kısmı henüz yazılmadı. Buna plan yaparak değil, çekirdeği güçlü bir işletim sistemiyle hazırlanırsınız. Dayanıklılık bir yapı değil, bir öğrenme hızıdır. Biz kuralları değişen bir dünyaya, kurallardan daha hızlı öğrenen insanlarla hazırlanıyoruz” dedi. ‘KURUM KÜLTÜRÜNÜN ÖLÇÜLEBİLİR OLMASI EN GÜÇLÜ SONUÇ’ Limak Çimento Grup İnsan, Kültür ve Sürdürülebilirlik Direktörü Şule Öztürk ise kurum kültürünün çalışanların katılımıyla şekillendiğini belirterek, “Kurumsal dönüşüm, organizasyonun farklı noktalarında bulunan bilgiyi ortak karara ve tutarlı davranışa dönüştürme kapasitesidir. Bu kapasite; çalışanların riskleri ve fikirleri güvenle dile getirebildiği, geri bildirimin aksiyona dönüştüğü ve gelişim yatırımlarının iş sonuçlarıyla ilişkilendirildiği sistemlerde oluşur. İnsan & Kültür’ü, bu koşulları tasarlayan ve etkisini verilerle izleyen bir yönetim alanı olarak konumluyoruz. Bizim için en güçlü sonuç, kurum kültürünün ölçülebilir ve yönetilebilir bir organizasyon kapasitesine dönüşmesidir” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Enerjisa Üretim ve WHU CCT Dünya Liderlerini İstanbul’da Buluşturdu Haber

Enerjisa Üretim ve WHU CCT Dünya Liderlerini İstanbul’da Buluşturdu

“Çok Kutuplu Dünyada Başarıyı Sürdürmek” temasıyla İstanbul’da gerçekleştirilen WHU CCT 2026’da; Sabancı Holding CEO’su Kıvanç Zaimler, Pegasus Hava Yolları CEO’su Güliz Öztürk ve Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy’un da aralarında bulunduğu iş dünyasının önde gelen isimleri, değişen küresel dengelerden liderliğe, kurumsal dönüşümden organizasyonların geleceğine uzanan başlıkları ele aldı. İş dünyası ile akademiyi aynı platformda buluşturan WHU – Campus for Corporate Transformation’ın (CCT) 9’uncu buluşması, Enerjisa Üretim ev sahipliğinde Sakıp Sabancı Müzesi – The Seed’de gerçekleştirildi. Kuruculuğunu ve moderatörlüğünü Prof. Dr. Serden Özcan’ın üstlendiği konferansta, çok kutuplu dünyanın beraberinde getirdiği yeni ekonomik dengeler, jeopolitik gelişmeler ve teknolojik dönüşümün şirketlerin stratejileri üzerindeki etkileri değerlendirildi. Liderlik, kurumsal dayanıklılık ve organizasyonların geleceği, farklı sektörlerden ve coğrafyalardan deneyimlerle ele alındı. Küresel dönüşüm gündemi İstanbul’da çok yönlü ele alındı WHU CCT 2026, Türkiye’den ve dünyadan dikkat çekici bir konuşmacı kadrosunu İstanbul’da bir araya getirdi. Avusturya Eski Federal Şansölyesi Dr. Wolfgang Schüssel, Merck Grubu Denetleme Kurulu Üyesi ve Aile Kurulu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Simon Thelen, Pakistan’ın Amerika Birleşik Devletleri eski Büyükelçisi Ali J. Siddiqui ve EBRD Türkiye ve Kafkaslar Genel Müdürü Elisabetta Falcetti gibi uluslararası isimler, değişen küresel dengeleri farklı perspektiflerden değerlendirdi. Türkiye iş dünyasından ise Sabancı Holding CEO’su Kıvanç Zaimler, Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, Pegasus Hava Yolları CEO’su Güliz Öztürk, SOCAR Türkiye CEO’su Elchin Ibadov, Erciyas Holding Genel Müdürü Emre Erciyas ve Unilever Türkiye Başkanı Ali Fuat Orhonoğlu, gün boyunca gerçekleştirilen keynote konuşmaları ve panel oturumlarında iş dünyasının dönüşüm gündemine ilişkin görüşlerini paylaştılar. Yapay zekâ kurumsal dönüşüm gündeminde öne çıktı Konferansta yapay zekânın verimlilik artışının ötesinde yeni iş modelleri, inovasyon ve rekabet avantajı yaratma potansiyeli ele alınırken, bu dönüşümün liderlik, kurum kültürü ve organizasyonel yetkinliklerle desteklenmesinin önemi vurgulandı. Finanstan enerjiye, teknolojiden sanayiye uzanan farklı sektörlerden liderleri aynı platformda buluşturan konferans, çok kutuplu dünyanın şekillendirdiği yeni dinamikleri ve şirketlerin geleceğe hazırlanırken geliştirebilecekleri stratejik yaklaşımları gündeme taşıdı. “Elektrik çağında geleceği esneklik, teknoloji ve güçlü ortaklıklarla inşa edeceğiz” Sabancı Holding Stratejik Yatırımlar ve Operasyonlar Başkanı ve Enerjisa Üretim CEO’su İhsan Erbil Bayçöl, WHU CCT’nin Türkiye’deki ilk buluşmasına ev sahipliği yapmaktan duydukları memnuniyeti belirterek şunları söyledi: “WHU CCT’nin Türkiye’deki ilk buluşmasına ev sahipliği yapmak, küresel dönüşümün yönünü farklı sektörlerden ve coğrafyalardan liderlerle birlikte değerlendirmek açısından bizim için çok kıymetli. Bugün teknoloji, jeopolitik gelişmeler, değişen ekonomik dengeler ve yeni rekabet dinamikleri iş dünyasını eş zamanlı olarak dönüştürüyor. Bu dönemde kurumların başarısını; değişimi öngörme, yeni fırsatları değerlendirme, güçlü ortaklıklar geliştirme ve dönüşüme yön verebilme yetkinlikleri belirleyecek. Çok kutuplu dünyanın sunduğu fırsatları sürdürülebilir büyümeye dönüştürmenin yolu, uzun vadeli bir vizyonu çevik karar alma mekanizmaları ve güçlü bir kurum kültürüyle buluşturmaktan geçiyor. Yapay zekâdan enerji dönüşümüne, dijitalleşmeden yeni iş modellerine kadar uzanan bu değişim, sektörler arasındaki sınırları yeniden tanımlıyor. Enerji de bu dönüşümün en stratejik alanlarından biri. Dünya elektrik çağına giriyor. Yapay zekâ, veri merkezleri, elektrikli araçlar ve değişen yaşam biçimleri, elektrik ihtiyacını çok daha ileri taşıyacak. Enerji, ülkelerin bağımsızlığı ve ekonomik dayanıklılığı açısından giderek daha stratejik bir önem kazanıyor. Bu nedenle geleceğin enerji sistemini üretim kapasitesi, esneklik, teknoloji ve dijitalleşmeyi bir araya getiren bütünsel bir yaklaşımla ele alıyoruz. Enerjisa Üretim olarak farklı kaynaklardan elektrik üretebilme gücümüzü artırdık. Şimdi bu gücü batarya teknolojileri ve dijitalleşmeyle destekleyerek enerji sistemimize daha fazla esneklik kazandırmaya odaklanıyoruz. Yeni kapasite yatırımlarımızı sürdürürken elektrifikasyonun sanayiden ulaşıma, günlük yaşamdan yeni teknolojilere kadar yarattığı fırsatları değerlendiriyoruz. 2050’nin dünyasını bugünün kararları, yatırımları ve kurduğumuz ortaklıklarla inşa ediyoruz. Bu yolculukta uluslararası iş birliklerinin, bilgi paylaşımının ve ortak aklın dönüştürücü gücüne inanıyoruz. WHU CCT gibi platformlar, farklı sektörlerden liderlerin deneyimlerini bir araya getirerek yeni fikirlerin ve güçlü ortaklıkların gelişmesine katkı sağlıyor. Bu anlayışla COP31’in somut uygulamaları, yenilikçi çözümleri ve uluslararası ortaklıkları hızlandıran önemli bir platform olacağına inanıyoruz. Türkiye’nin enerji dönüşümündeki güçlü potansiyelini dünyaya taşıyarak sürdürülebilir geleceğin inşasında öncü rol üstlenmesini önemsiyoruz.” “Geleceğin başarılı şirketleri, stratejiyi kültüre ve teknolojiyi yeni değere dönüştürebilenler olacak” WHU – Otto Beisheim İşletme Okulu İnovasyon ve Kurumsal Dönüşüm Kürsüsü Başkanı ve WHU CCT Kurucusu Prof. Dr. Serden Özcan ise şöyle konuştu: “Kurumsal dönüşüm, bugün liderliğin en temel sorumluluklarından biri. Başarının anahtarı; güçlü bir strateji oluşturmak, iş modellerini değişen koşullara uyarlamak ve bu stratejiyi hayata geçirecek kültürü kurumun DNA’sına yerleştirmekten geçiyor. Gerçek dönüşüm, strateji ile organizasyonun aynı hedef doğrultusunda ilerlemesiyle mümkün oluyor. Geleceğe yön veren kurumlar; çevikliği, stratejik disiplini ve sürekli öğrenme kültürünü bir araya getirebilenler olacak. Yapay zekâ da bu dönüşümün en güçlü katalizörlerinden biri. Bugün şirketler yapay zekânın sunduğu olanaklarla süreçlerini hızlandırıyor, verimliliklerini artırıyor ve yeni yetkinlikler geliştiriyor. Önümüzdeki beş ila altı yılda ise yapay zekânın yeni ürünlerin, iş modellerinin ve inovasyonun gelişiminde çok daha belirleyici bir rol üstleneceğini öngörüyoruz. Bu süreçte rekabet avantajını, teknolojiyi stratejik bir değere dönüştürebilen ve organizasyonlarını bu doğrultuda geliştirebilen şirketler elde edecek. WHU CCT’nin en önemli gücü de dönüşümü ortak bir öğrenme yolculuğuna dönüştürmesi. Farklı sektörlerden üst düzey yöneticilerin deneyimlerini, karşılaştıkları zorlukları, aldıkları kritik kararları ve bu süreçlerden çıkardıkları dersleri açıkça paylaşabildikleri bir ortam oluşturuyoruz. WHU CCT ile liderlerin birlikte düşündüğü, birbirinden öğrendiği ve geleceğin iş dünyasına yön verecek fikirleri geliştirdiği güçlü bir diyalog platformu oluşturmayı amaçlıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

“Hayvan Dostu Eczane” İyilik Hareketi Büyüyor Haber

“Hayvan Dostu Eczane” İyilik Hareketi Büyüyor

NaturalNest öncülüğünde 2024 yılında başlatılan “Hayvan Dostu Eczane” projesi, eczacıların toplumsal dayanışmadaki rolünü güçlendirirken, sokak hayvanlarının temel ihtiyaçlarına yönelik somut bir destek mekanizması oluşturmayı amaçlıyor. Proje kapsamında eczanelerin yalnızca sağlık hizmetinin sunulduğu noktalar değil, aynı zamanda ihtiyaç duyan canlılar için dayanışmanın görünür olduğu alanlar olması hedefleniyor. NaturalNest’in eczacılarla birlikte sürdürdüğü bu yaklaşım, markanın doğa ve tüm canlılarla kurduğu bağı toplumsal katkıyla buluşturuyor. Projenin yeni döneminde de eczacıların katılımıyla daha fazla noktada farkındalık oluşturulması ve hayvan sevgisinin günlük yaşamın bir parçası haline gelmesine katkı sunulması amaçlanıyor. Lansman programında proje kapsamında 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü için Yalova Barınağı’na yapılacak 1 ton mama bağışının sembolik teslimi gerçekleştirildi. Etkinlikte ayrıca proje paydaşlarına teşekkür plaketleri sunuldu ve eczacıların projeye katılım süreçlerine ilişkin detaylar paylaşıldı. Eczaneler, patili dostlar için güvenli birer destek noktası olacak “Hayvan Dostu Eczane” projesi, eczacıların sağlık alanındaki güvenilir konumunu toplumsal fayda odağında genişletiyor. Projenin yeni döneminde, eczacıların katılım süreçlerine ilişkin bilgilendirme yapılırken sokak hayvanlarının yaşam koşullarına katkı sunmayı amaçlayan dayanışma modelinin daha geniş kitlelere ulaştırılması hedefleniyor. Proje kapsamında NaturalNest saha ekipleri tarafından Türkiye’nin farklı illerindeki 500 eczaneye “Hayvan Dostu Eczane” proje kitleri ulaştırılacak. Her kitte “Hayvan Dostu Eczane” sticker’ı, mama kabı ve 1 kg mama desteği yer alacak. Böylece proje kapsamında toplam 500 kg mama desteği sağlanarak sokak hayvanlarının beslenmesine katkıda bulunulacak. NaturalNest Ürün Müdürü Vijdan Çelik, projenin sürdürülebilirliğine dikkat çekerek, “NaturelNest olarak üretirken de büyürken de temel felsefemiz; doğadan aldığımız gücü doğaya ve yaşamın kendisine geri vermektir. Sağlığı bütüncül bir anlayışla ele alıyor; insanın, doğanın ve hayvanların sağlığını birbiriyle ayrılmaz bir zincir olarak görüyoruz. Bu felsefeden yola çıkarak sektör paydaşlarımız olan değerli eczacılarımızın da desteğini alarak projemizi sürdürmeye devam ediyoruz.” dedi. Projenin eczanelerde günlük yaşamın bir parçası haline geldiğini vurgulayan Etkin Eczacılık Dernek Başkanı Ecz. Erdal Akköse ise, “Eczanelerimizin kapısında bir kap temiz su ve mamanın eksik olmadığı, sokaktaki dostlarımızın güvenle sığınabileceği alanlar oluşturuyoruz. Can dostlarımız için kapılarımız da gönüllerimiz de her zaman açık kalacak” diye konuştu.” Pharmetic Girişimci Eczacılar Dernek Başkanı Ecz. Şule Dilek Yağcı da eczanelerin farkındalık oluşturmadaki rolüne işaret etti: “Eczanelerimizi toplumda hayvan sevgisi ve koruma bilincini artıran birer farkındalık merkezine dönüştürüyoruz. ‘Hayvan Dostu Eczane’ etiketi bizim için yalnızca bir sticker değil, eczanelerimizde yaşatılan bir kurum kültürü.” HAÇİKO (Hayvanları Çaresizlik ve İlgisizlikten Koruma) Dernek Başkanı Ömür Gedik ise şunları söyledi: “HAÇİKO olarak 10 dönümlük alanımızda 400-500 hayvanın bakımını üstlenirken Türkiye’nin dört bir yanındaki canlara da destek olmaya çalışıyoruz. Mahallelerimizin güven noktası olan eczanelerden yayılacak bu iyilik çağrısını çok değerli buluyoruz. Hayalimiz NaturalNest’in bu projeye olan desteğiyle daha fazla eczaneye ulaşmak. Çünkü hayvan sevgisinin ve onların karşılıksız sadakatinin en değerli ilaçlardan biri olduğuna inanıyoruz.” 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü vesilesiyle Yalova Barınağı’na gerçekleştirilecek 1 ton mama bağışı, projenin somut destek adımlarından biri olacak. NaturalNest, Etkin Eczacılık Derneği, Pharmetic Girişimci Eczacılar Derneği ve HAÇİKO’nun ortak çalışmasıyla hayata geçirilen proje, eczacıları ve hayvan dostlarını aynı dayanışma zemini üzerinde buluşturmayı sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İş Dünyası Sürdürülebilirlik Sorunlarına Yenilikçi Çözümler İçin Bir Araya Geldi Haber

İş Dünyası Sürdürülebilirlik Sorunlarına Yenilikçi Çözümler İçin Bir Araya Geldi

UN Global Compact Türkiye, sürdürülebilirlik sorunlarının çözümünde inovasyonun rolünü ve iş dünyasının dönüşüm sürecinde geliştirebileceği yenilikçi yaklaşımları ele almak üzere “Sürdürülebilir Gelecek için Yenilikçi Çözümler” etkinliğini gerçekleştirdi. Enerjisa Enerji ve TAV Havalimanları’nın destekleriyle, QNB ev sahipliğinde Kristal Kule’de düzenlenen etkinlik; iş dünyası temsilcilerini, girişimcileri ve genç profesyonelleri bir araya getirdi. Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren UN Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi Haluk Kayabaşı, iklim krizi, biyoçeşitlilik kaybı, süregelen eşitsizlikler gibi giderek artan krizlerin ekonomileri, toplumları ve şirketlerin geleceğini doğrudan etkilediğini vurgulayarak Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın (SKA’lar) bu karmaşık sorunlar karşısında ortak bir yön göstermeye devam ettiğini belirtti. Sürdürülebilir dönüşüm için şirketlerin mevcut iş yapış biçimlerini yeniden değerlendirmesini gerektirdiğine ve inovasyonun bu dönüşümün en güçlü itici güçlerinden biri olduğuna dikkat çeken Kayabaşı şunları söyledi: “SKA’lara ulaşabilmek için sorunlara bakışımızı, aldığımız kararları ve değer yaratma anlayışımızı köklü biçimde değiştirmemiz gerekiyor. İnovasyonla birlikte sürdürülebilirlik, şirketlerin yeni değer yarattığı, rekabet gücünü artırdığı ve geleceğin ekonomisini şekillendirdiği bir alana dönüşüyor. UN Global Compact Türkiye SKA İnovasyonu Programı’na 2019’dan bu yana yaklaşık 130 şirketten 400’e yakın genç profesyonel katıldı. 100’ün üzerinde proje geliştirildi, katılımcılar edindikleri bakış açısını çalıştıkları şirketlere taşıdılar. Bir projeyi hayata geçirmek önemli bir başarıdır; ancak bir kurumun sorunlara bakışını değiştirebilen, yeni iş birlikleri kurabilen insanlar yetiştirmek çok daha uzun soluklu bir kazanımdır. Bu süreçte şirketlerin desteği çok kritik. Genç çalışanlara yeni fikirler geliştirmek, farklı paydaşlarla çalışmak ve fikirlerini test etmek için alan açılması gerekiyor .Program boyunca emek, merak ve kararlılıkla çalışan katılımcılarımızı kutluyor; ekiplerimize rehberlik eden mentörlerimize ve çalışanlarına güvenerek onları destekleyen şirketlere teşekkür ediyorum.” Sürdürülebilir Gelecek İçin İnovasyon UN Global Compact Türkiye Genel Sekreter Yardımcısı Gaye Sarıoğlu moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Sürdürülebilir Gelecek için İnovasyon” paneline; TAV Havalimanları Holding Sürdürülebilirlik ve İş Mükemmelliği Koordinatörü Başak Helen Taşkan, Enerjisa Enerji Strateji, İş Geliştirme, Birleşme & Devralma Direktörü Oğuzcan Samsun, Blueit Kurucusu Hülya Tomak ve Hummingdrone Kurucusu Orkun Aşa katıldı. Panelde; sürdürülebilirlik sorunlarının inovasyon gündemine nasıl taşınabileceği, yenilikçi fikirlerin uygulanabilir ve ölçeklenebilir iş çözümlerine nasıl dönüştürülebileceği ve bu süreçte kurum kültürü, teknoloji ve iş birliklerinin rolü farklı sektörlerden deneyimler üzerinden ele alındı. Ayrıca, sorunların doğru tanımlanmasından teknolojinin çözüm geliştirme sürecindeki rolüne, kurum içi girişimcilikten fikirlerin stratejik önceliklerle bağlantısının kurulmasına kadar inovasyon süreçlerinin farklı boyutları değerlendirildi. Şirketlerin Genç Profesyonellerinden Sürdürülebilirlik Sorunlarına Yenilikçi Çözümler Panelin ardından, SKA İnovasyonu Programı’nın 2026 döneminde geliştirilen projeler katılımcılarla paylaşıldı. Genç profesyonelleri Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda yenilikçi ve pazar potansiyeli taşıyan çözümler geliştirmek üzere bir araya getiren program kapsamında 27 şirketten 65 genç profesyonel, sürdürülebilirlik, inovasyon ve iş dönüşümü odağında çözüm geliştirmek üzere bir araya gelmişti. Programın 2026 dönemi katılımcılarından Assan Alüminyum, Enerjisa Enerji, Ford Otosan, Kalyon Enerji, Sanko Enerji ve TAV Havalimanları’ndan ekipler, program süresince şirketlerindeki sürdürülebilirlik sorunlarından hareketle geliştirdikleri yenilikçi çözüm önerilerini sundu. Yapay zekâ geleceği nasıl değiştirecek? Etkinliğin konuk konuşmacısı gazeteci-yazar ve Yeni Haller podcast yayıncısı Eray Özer, “Yapay zekâyla geleceği yeniden kurmak: Ama nasıl?” başlıklı konuşmasında yapay zekâ ve sürdürülebilirlik ilişkisini ele aldı. Özer, yapay zekânın çevresel ve sosyal etkilerinin yanı sıra şirketlerin sürdürülebilirlik sorunlarına çözüm geliştirmede yapay zekâdan nasıl yararlanabileceğine ilişkin değerlendirmelerini katılımcılarla paylaştı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Anadolu Sigorta, CHRO Summit’te Geleceğin Çalışma Dünyasını Değerlendirdi Haber

Anadolu Sigorta, CHRO Summit’te Geleceğin Çalışma Dünyasını Değerlendirdi

‘En Etkin 50 CHRO’ arasında yer alan ve ödüle layık görülen Anadolu Sigorta Genel Müdür Yardımcısı İdil Pamir zirve kapsamında düzenlenen “STAGILITY: Belirsizlikte Güçlenen Organizasyonlar” başlıklı panelde, belirsizliğin yeni normal haline geldiği iş dünyasında organizasyonel dayanıklılığa ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. Pamir, güçlü bir kurum kültürü, sürekli gelişen yetkinlikler, güven veren liderlik ve teknolojiyle desteklenen çevik bir yapının değişim dönemlerinde organizasyonları güçlendiren temel unsurlar olduğunu vurguladı. CHRO Summit 2026, 29 Eylül’de Mandarin Oriental Bosphorus’ta gerçekleştirildi. 2016’dan bu yana düzenlenen zirvede Anadolu Sigorta’yı temsil eden Genel Müdür Yardımcısı İdil Pamir, En Etkin 50 CHRO arasında yer aldı ve ödüle layık görüldü. Pamir, ayrıca “STAGILITY: Belirsizlikte Güçlenen Organizasyonlar” başlıklı panele katıldı. Panelde, belirsizlik dönemlerinde organizasyonel dayanıklılık, değişime uyum, operasyonel süreklilik ile teknoloji ve süreç ile kurum kültürü arasındaki denge ele alındı. “Bizim için dayanıklılık, değişirken kendin olarak kalabilmek” Anadolu Sigorta’nın 101 yıllık kurumsal geçmişinden örnekler paylaşan İdil Pamir, dayanıklılığın kriz dönemlerinde devreye giren geçici bir refleks değil, kurumların uzun vadede geliştirmesi gereken temel bir yetkinlik olduğunu belirtti. Türkiye’nin ilk ulusal sigorta şirketi olarak kurulan Anadolu Sigorta’nın ekonomik krizlerden doğal afetlere, teknolojik dönüşümlerden değişen müşteri beklentilerine kadar çok farklı koşullardan geçtiğini hatırlatan Pamir, şirketin bu dönemlerde değişime uyum sağlarken kurumsal kimliğini ve temel değerlerini koruduğunu ifade etti. Pamir, “Bizim açımızdan dayanıklılık bir teori değil; 101 yıldır farklı koşullarda tekrar tekrar test edilmiş bir kurumsal refleks. Bu deneyim bize dayanıklılığın bulunduğunuz yeri korumak değil, koşullar değiştikçe hareket edebilmek olduğunu gösterdi. Bugün bunu ‘değişirken kendin olarak kalabilmek’ şeklinde tanımlıyoruz. Çünkü belirsizlik dönemlerinde kurumların karşı karşıya kaldığı en büyük risk yalnızca değişim değil, değişim sırasında iç tutarlılığını ve güven duygusunu kaybetmek. Anadolu Sigorta olarak, çeşitlilik ve kapsayıcılık kavramlarına verdiğimiz önem doğrultusunda, kadın emeğine verilen değerin dayanıklı bir organizasyonun ayrılmaz parçası olduğuna inanıyoruz. Bugün Anadolu Sigorta Yönetim Kurulu’nun %67’si, İcra Kurulu’nun %40’ı kadın yöneticilerden oluşuyor. Tüm yönetim kadromuz içerisinde kadın temsil oranı ise %49” dedi. Anadolu Sigorta’nın bu alandaki yaklaşımını “istikrarın içinde çeviklik” olarak tanımlayan Pamir, çalışanların, kurumun neye inandığını, kendilerinden ne beklendiğini ve yaşanan değişimin nedenlerini anlayabilmesinin önemine dikkat çekti. Güçlü kurum kültürü, güven ve sürekli öğrenme anlayışının belirsizlik dönemlerinde organizasyonların önemli dayanakları olduğunu belirten Pamir, Anadolu Sigorta’nın “Sigorta Okulu” kimliğinin de bu yaklaşımın temel unsurlarından biri olduğunu söyledi. Şirketin çalışan gelişimine verdiği önemin uzun yıllara dayandığını belirten Pamir, 1969 yılında hazırlanan Personel Yetiştirme Tüzüğü’nden yurt içi ve yurt dışı staj ile eğitim programlarına uzanan bu yaklaşımın, sürekli öğrenmeyi Anadolu Sigorta’nın kurum kültürünün kalıcı bir parçası haline getirdiğini ifade etti. Pamir, insan kaynakları yaklaşımını yetkinlik, liderlik ve aidiyet olmak üzere üç temel başlıkta ele aldıklarını belirterek, “Kurumsal hafıza ile değişim kapasitesini birbirinin alternatifi olarak görmüyoruz. Hedefimiz; kökleri güçlü, gövdesi esnek ve geleceğe doğru büyüyebilen bir organizasyon yaratmak. Geleceğin dayanıklı şirketlerinin değişime en çok direnenler değil, değişirken kimliğini ve güven duygusunu koruyabilenler olacağına inanıyoruz” diye konuştu. “Teknolojiyi kullanan organizasyondan, teknolojiyle düşünen organizasyona geçtik” Panelde dijital dönüşümün organizasyonel dayanıklılık üzerindeki etkisini de değerlendiren Pamir, 2025 yıl sonu itibarıyla 127 süreçte RPA teknolojisinden yararlanıldığını ve toplam otomasyon süreci sayısının bir önceki yıla göre yüzde 24 arttığını aktardı. Pamir, bu çalışmaların temel amacının yalnızca operasyonel verimlilik sağlamak değil, çalışanların zamanını daha yüksek katma değerli işlere yönlendirmek olduğunu vurguladı. Çalışanların dijital dönüşümün aktif bir parçası haline gelmesini sağlayan Robothon programına da değinen Pamir, “Robothon’u yalnızca bir teknoloji yarışması olarak görmedik. Çalışanlarımızın bir problemi tespit etmesini, süreci yeniden düşünmesini ve teknolojiyle çözüm geliştirmesini teşvik ettik. Asıl dönüşüm de burada gerçekleşti. Çalışanlarımız ‘Bu işi nasıl daha iyi, daha hızlı ve daha akıllı yapabiliriz?’ diye sormaya başladı. Böylece teknolojiyi kullanan bir organizasyondan, teknolojiyle düşünen bir organizasyona doğru ilerledik” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sivil Toplum ve Özel Sektör Temsilcileri Sürdürülebilirlik Gündemine “Başka Türlü” Bir Yaklaşım İçin Buluştu Haber

Sivil Toplum ve Özel Sektör Temsilcileri Sürdürülebilirlik Gündemine “Başka Türlü” Bir Yaklaşım İçin Buluştu

Toplumsal sorunların çözümünde yenilikçi yaklaşımların geliştirilmesi ve uygulanması amacıyla kurulan bir sosyal girişim olan SİM (Sosyal İnovasyon Merkezi); yeni oluşumu Başka Türlü Akademi ile sürdürülebilirlik alanında farklı bir öğrenme ve düşünme alanı açıyor. Sosyal girişimcilik, kurumsal sosyal sorumluluk ve gönüllülük, sivil toplum kapasite geliştirme ve kurumsal gelişim alanlarında çalışmalar yürüten SİM, Başka Türlü Akademi bünyesindeki ilk eğitim buluşmasını, sivil toplum ve özel sektörden sürdürülebilirlik alanında çalışan profesyonellerin katılımıyla gerçekleştirdi. Tam gün süren programda katılımcılar; sürdürülebilirliği yalnızca hedefler, göstergeler ve taahhütler üzerinden değil, insanların gündelik tercihleri, karar verme biçimleri ve doğayla kurdukları ilişki üzerinden yeniden düşünmeye odaklandı. Sürdürülebilirlik gündeminin giderek daha fazla strateji, politika ve performans göstergeleri üzerinden ele alındığı bir dönemde Başka Türlü Akademi, tartışmayı bu çerçevenin ötesine taşımayı amaçlıyor. Programın çıkış noktası, sürdürülebilir dönüşümün yalnızca ne yaptığımızla değil, nasıl düşündüğümüzle, hangi varsayımlarla hareket ettiğimizle ve kendimizi doğanın neresinde konumlandırdığımızla da ilgili olduğu fikrine dayanıyor. Sürdürülebilirlik konusunda karşılaşılan etik ikilemlerin simüle edildiği tartışmalardan toprağın yeniden üretim kapasitesini deneyimlemeye uzanan farklı çalışmalarla, bireysel tercihler ile sistemik sorunlar arasındaki ilişkiye bakmaya odaklanan program, katılımcıları sürdürülebilirlik alanındaki kimi temel çelişkilerle doğrudan karşılaştırma yaklaşımıyla kurgulandı. Bu yaklaşımla, sürdürülebilirlik, yalnızca çevresel değil tasarım, inovasyon, davranış bilimi, kurum kültürü ve karar alma süreçleriyle kesişen bir alan olarak yeniden ele alındı. Başka Türlü Bakmak, Sosyal İnovasyonun Doğasında Var 2011 yılında Türkiye’nin ilk Sosyal İnovasyon Merkezi olarak akademisyenler ve sivil toplum profesyonellerinin bir araya gelmesiyle kurulan SİM; toplumsal, kültürel, ekonomik ve çevresel sorunlara yenilikçi çözümler geliştirmek amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Bugüne kadar özel sektör, kamu, akademi ve sivil toplum kuruluşlarıyla çok sayıda danışmanlık, araştırma, stratejik planlama, kapasite geliştirme ve eğitim çalışmasına imza atan SİM, bu birikimini şimdi Başka Türlü Akademi çatısı altında daha deneyimsel ve disiplinlerarası bir öğrenme yaklaşımına taşıyor. “Sürdürülebilirlik bugün çoğu zaman hedefler, göstergeler ve taahhütler üzerinden konuşuluyor. Oysa gerçek dönüşüm, önce düşünme ve bakma biçimlerimizi değiştirmemizi gerektiriyor.” diyen SİM Kurucu Direktörü Başak Yalvaç Özçağdaş, konuyla ilgili şunları söyledi: “Başka Türlü Akademi’yi, sürdürülebilirliği yalnızca bir gündem başlığı olarak değil; gündelik hayatımızdan kurumların karar alma biçimlerine kadar uzanan bir dönüşüm alanı olarak birlikte düşünmek için tasarladık. Alışılmış cevapları tekrarlamak yerine sorulara başka türlü bakıyor; sürdürülebilirliği yalnızca bir uyum alanı değil, yeni düşünme, tasarlama ve birlikte hareket etme biçimlerinin başlangıç noktası olarak görüyoruz. Başka Türlü Akademi’de bir “doğru cevaplar” alanı oluşturmaktan çok, farklı soruların birlikte sorulabileceği bir düşünme platformu yaratmayı hedefliyoruz.” Sürdürülebilirliğe farklı uzmanlık alanlarından bakan disiplinlerarası bir öğrenme topluluğunu bir araya getiren Başka Türlü Akademi’nin eğitmenleri arasında eğitim politikaları, ekolojik okuryazarlık ve biyomimikri alanlarında uzmanlaşan eğitimci ve araştırmacı Burcu Meltem Arık; sivil toplum, örgüt yönetimi, ekoloji ve hak temelli yaklaşım uzmanı Dr. Ali Alper Akyüz; toplumsal cinsiyet eşitliği, kapsayıcılık ve örgütsel kültür uzmanı Doç. Dr. Ece Öztan; uzman psikolog ve sosyal etki tasarımcısı Ayşe Yapıcı; sosyolog ve sosyal araştırmacı Çiğdem Akça; kent, çevre ve kentsel tarım araştırmacısı Dr. Melike Selin Ekenler, gastronomi ve sürdürülebilir mutfak alanlarında uzmanlaşan Şef Hande Matakan ile sosyal inovasyon, gönüllülük ve topluluk yönetimi uzmanı Başak Yalvaç Özçağdaş yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Enerjisa Üretim’de Çalışanları Buluşturan TFB Garden Geleneği Haber

Enerjisa Üretim’de Çalışanları Buluşturan TFB Garden Geleneği

Bir kurumun kültürü, değerlerini anlatan cümlelerden önce çalışanlarının birlikte yaşadığı deneyimlerde kendini gösteriyor. Enerjisa Üretim’in 2019 yılından bu yana Adana Tufanbeyli’de gerçekleştirdiği TFB Garden Basketbol Turnuvası bu anlayışın en somut karşılıklarından biri. Yıllar içinde büyüyen buluşma, bugün farklı görev ve lokasyonlardan ekiplerin aynı sahayı, aynı heyecanı ve ortak bir deneyimi paylaştığı köklü bir geleneğe dönüşmüş durumda. Basketbol turnuvasından farklı spor aktivitelerine, yarışmalardan çalışanların birlikte vakit geçirebildiği etkinliklere uzanan TFB Garden, Enerjisa Üretim ekiplerinin çalışma ortamının dışında da aynı takım ruhuyla bir araya gelmesine imkân sağlıyor. Her yıl Tufanbeyli Enerji Üssü’nde yeniden yaşanan bu buluşma, farklı görevlerden ve lokasyonlardan çalışanların birbirini daha yakından tanıdığı, birlikte eğlendiği ve ortak deneyimler biriktirdiği güçlü bir kurum kültürü platformu sunuyor. Müziğin, eğlencenin, rekabetin ve takım ruhunun iç içe geçtiği etkinlik boyunca çalışma hayatının temposu yerini ortak anılara bırakırken, günün sonunda ekiplerin yanında götürdüğü en önemli kazanım ise birlikte başarmanın yarattığı bağ oluyor. TFB Garden’ın yıllar içinde büyüyen hikâyesinin merkezinde ise kutlamanın ötesine geçen bir anlayış bulunuyor: Birlikte üretmek, birlikte öğrenmek, sorumluluk almak, birbirine omuz vermek ve başarıyı birlikte büyütmek… TFB Garden’da kurulan bağlar Tufanbeyli’de kalmıyor; ekiplerin günlük çalışma hayatına, birlikte üretme biçimlerine ve birbirleriyle kurdukları ilişkilere taşınıyor. Böylece TFB Garden, Enerjisa Üretim’in ortak değerlerinin anlatılmasının ötesine geçerek çalışanların katılımıyla yaşandığı bir kurum kültürü geleneğine dönüşüyor. Kurum kültürünün yeni anlatıcıları, ENfluencer'lar Enerjisa Üretim’in gönüllülük esasına dayanan çalışan elçiliği programı ENfluencer, çalışanların kurum içindeki deneyimlerini ve Enerjisa Üretim’deki çalışma kültürünü kendi hikâyeleriyle anlatmalarını destekliyor. Santrallerden ofislere, sahadaki üretim yolculuğundan ekipler arasındaki dayanışmaya, öğrenme deneyimlerinden ortak başarılara uzanan farklı hikâyeler, ENfluencer’ların kendi bakış açıları ve sesleriyle anlatılıyor. TFB Garden ise bu yıl ENfluencer’lara paylaşacakları yeni deneyimler sunuyor. Tufanbeyli’de birlikte geçirilen zaman, sahadaki rekabet, tribündeki heyecan ve ekipler arasında kurulan bağlar, çalışanların gözünden Enerjisa Üretim kültürünün farklı yönlerini ortaya koyuyor. “TFB Garden’da biriktirdiğimiz bağları çalışma hayatımıza taşıyoruz” Enerjisa Üretim İnsan ve Kültür Genel Müdür Yardımcısı Ayşegül Gürkale: “TFB Garden Basketbol Turnuvası, yıllar içinde ekip arkadaşlarımızın sahiplendiği ve Enerjisa Üretim kültürünün en güçlü buluşma noktalarından birine dönüşen çok özel bir gelenek. Bizim için en değerli tarafı, ortak değerlerimizi hep birlikte yaşayabildiğimiz ve farklı ekipler arasındaki bağları güçlendirebildiğimiz bir ortam yaratması. Sahada, tribünde ve etkinliklerde bir araya gelen ekip arkadaşlarımızın aynı heyecanı paylaşması, günlük çalışma hayatımızdaki takım ruhunun TFB Garden’da çok güçlü bir karşılığını oluşturuyor. Burada kurulan bağların, paylaşılan deneyimlerin ve birlikte biriktirdiğimiz anıların çalışma hayatımıza taşındığını görmek bu geleneği her yıl daha anlamlı hale getiriyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.