Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kurumsal

Kapsül Haber Ajansı - Kurumsal haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kurumsal haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye’de Elektrikli Araç Dönüşümü İkinci Eli Tetikliyor Haber

Türkiye’de Elektrikli Araç Dönüşümü İkinci Eli Tetikliyor

Türkiye’de elektrikli araç pazarı son yıllarda güçlü bir büyüme trendine girdi. 2022 yılında yüzde 1,2 olan pazar payı, 2023’te yüzde 6,8’e, 2024’te yüzde 10,1’e ve 2025’te yüzde 17,5’e yükselirken, 2026 ilk çeyrek itibarıyla yüzde 18 seviyesine ulaştı. Bu büyümenin etkileri, henüz görece düşük paylara sahip olsa da ikinci el elektrikli araç pazarında da hissedilmeye başlandı. Türkiye’de ikinci el araç pazarına yenilikçi bir yaklaşım kazandıran 2PLAN’ın İcra Kurulu Başkanı Orhan Ülgür, elektrikli araç pazarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Elektrikli araç parkının 400 bin seviyesine yaklaştığını belirten Ülgür, “ÖTV avantajları ve kredi teşvikleri bu büyümede önemli rol oynadı. Bu gelişmeler, ikinci el elektrikli pazarını da doğal olarak besliyor.” değerlendirmesinde bulundu. Ülgür, ikinci elde fiyatlama konusundaki belirsizliklerin, kurumsal oyuncuların artması ve ekspertiz altyapısının gelişmesiyle birlikte azaldığını, pazarda güvenin hızla oluştuğunu ifade etti. 2PLAN olarak yalnızca ticaret tarafında değil, sektörün bilgi tarafında da aktif olduklarını vurgulayan Ülgür, düzenledikleri konferans ve fuarlarla tüketicilerin ikinci el elektrikli araçlara yönelik soru işaretlerini gidermeyi hedeflediklerini kaydetti. “İlgi artık ‘bakayım nasılmış’ seviyesinin ötesine geçti” Orhan Ülgür, elektrikli araçlara ilişkin tüketici davranışında önemli bir kırılım yaşandığına dikkati çekerek, “İlgi artık ‘bakayım nasılmış’ seviyesinin ötesine geçti, kullanıcılar deneyimlemeye başladı.” dedi. Talebi artıran başlıca unsurların düşük yakıt maliyet, kullanım giderlerindeki avantaj ve teknolojik deneyim olduğunu ifade eden Ülgür, şarj altyapısındaki gelişmelerle menzil ve şarj süresi konusundaki soru işaretlerinin azaldığını söyledi. 2PLAN portföyünde elektrikli araçlara olan talebin yükseldiğini de belirten Ülgür, bu araçların daha hızlı alıcı bulduğunu ve özellikle akaryakıt fiyatlarındaki artış sonrası tüketicinin daha bilinçli tercihler yaptığını vurguladı. Bu alanda uzmanlık gereksiniminin arttığına ve tüketicilerin kurumsal firmalarla ilerlemesinin önemine değinen Ülgür, 2PLAN olarak elektrikli araçlara özel ekspertiz altyapısı ve E-Plan güvence paketleriyle satış sonrası süreçleri de desteklediklerini kaydetti. “Petrol fiyatları elektrikliye geçişte tek başına belirleyici değil” Orhan Ülgür, artan petrol fiyatlarının elektrikli araçlara yönelimi desteklediğini ancak tek başına belirleyici olmadığını vurgulayarak, elektrik fiyatları, vergi politikaları ve şarj altyapısının da bu dönüşümde kritik rol oynadığını belirtti. İstanbul Etiler’de 50.000 metrekarelik ve İzmir Balçova’da 30.000 metrekarelik alanlarda hizmet veren 2PLAN Terminaller, geniş ürün yelpazesi ve kurumsal hizmet anlayışıyla müşterilerine güvenli bir alım-satım deneyimi sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bulutistan ve TRAI’den Türkiye’nin Yapay Zeka Girişimlerine Stratejik Destek Haber

Bulutistan ve TRAI’den Türkiye’nin Yapay Zeka Girişimlerine Stratejik Destek

Türkiye’de yapay zeka girişimlerinin başarıya ulaşması için yalnızca iyi fikirler değil; güçlü teknoloji altyapısı doğru ekosistem bağlantıları ve stratejik rehberliğin bir arada sunulması kritik önem taşıyor. Bu anlayışla Bulutistan ve TRAI iş birliği ile hayata geçirilecek Yapay Zeka Odaklı Hızlandırma Programı; girişimlere uçtan uca bir büyüme ve ölçeklenme modeli sunuyor. Program, girişimlerin doğru müşterilere erişmesini, kurumsal iş birlikleri geliştirmesini, mentorluk desteği almasını ve yatırımcılarla buluşmasını sağlayan kapsamlı bir ekosistem olarak uygulanıyor. Bu stratejik ortaklık ile Türkiye’de yapay zeka alanında üreten, gelişen ve küresel ölçekte büyümeyi hedefleyen girişimler için yeni fırsatlar yaratırken; girişimcilik ekosistemi ile kurumsal dünya arasındaki köprüyü daha güçlü hale getirmesi hedefleniyor. Bu ortaklık, yalnızca bugünün girişimlerini değil, Türkiye’nin yapay zeka odaklı geleceğini de şekillendirmeyi amaçlanıyor. Bu iş birliğini benzerlerinden ayıran en önemli unsur bulut altyapısı gücü ile yapay zeka ekosistem uzmanlığının bir araya getirmesi olarak ön plana çıkıyor. Bulutistan’ın güçlü teknoloji altyapısı ve kurumlarla olan bağı, TRAI’nin girişimcilik, yapay zeka ve ekosistem geliştirme konusundaki derin deneyimiyle birleşerek, Türkiye’de girişimlerin ölçeklenmesine gerçek anlamda katkı sunacak bütüncül bir yapı oluşuyor. Girişimlerin Ölçeklenmesini Hızlandıran Bütüncül Model TRAI, sahip olduğu geniş girişim, kurumsal üye ve paydaş ağı ile programa stratejik katkı sunarak; nitelikli girişimlerin belirlenmesi, potansiyel müşterilerle buluşturulması, mentorluk süreçlerinin desteklenmesi ve yatırımcı karşısında daha güçlü konumlanmalarının sağlanması gibi kritik alanlarda aktif rol üstleniyor. Böylece girişimlerin yalnızca görünürlük kazanması değil; somut iş fırsatlarına ulaşması, ticarileşme süreçlerini hızlandırması ve sürdürülebilir büyüme elde etmesi amaçlanıyor. Bulutistan’ın yüksek performanslı, güvenli ve ölçeklenebilir bulut altyapısı ile kurumsal dünyayla kurduğu güçlü bağ; TRAI’nin girişimcilik, yapay zeka ve ekosistem geliştirme alanındaki deneyimiyle birleşerek, Türkiye’de girişimlerin ölçeklenmesine gerçek anlamda katkı sağlayan bütüncül bir model ortaya koyuyor. Türkiye’de yapay zeka girişimleri için güçlü bir gelecek vizyonu TRAI CEO’su Halil Aksu, “Bu ortaklıkla verilmek istediğimiz mesaj çok net. Türkiye’de yapay zeka girişimlerinin başarıya ulaşması için yalnızca iyi fikirler değil; güçlü teknoloji altyapısı, doğru bağlantılar, doğru rehberlik ve doğru fırsatlar gerekir. Bulutistan ve TRAI iş birliği, Türkiye’nin yapay zeka ekosisteminde yeni başarı hikayelerinin doğmasına zemin hazırlarken, girişimcilik ile kurumsal dünya arasında çok daha güçlü bir köprü kurulmasına da katkı sağlayacak. Bu stratejik ortaklık, yalnızca bugünün girişimlerini değil, Türkiye’nin yapay zeka odaklı geleceğini de şekillendirmeyi hedefliyor” dedi. Altyapı gücü ile ekosistem uzmanlığını birleştiren stratejik model Bulutistan & SabancıDx CEO’su Mehmet Fırat ise, “Bu iş birliğini benzerlerinden ayıran en önemli unsur bulut altyapısı gücü ile yapay zeka ekosistem uzmanlığının bir araya getirmesi. Bulutistan’ın güçlü teknoloji altyapısı ve kurumlarla olan bağı, TRAI’nin girişimcilik, yapay zeka ve ekosistem geliştirme konusundaki derin deneyimiyle birleşerek, Türkiye’de girişimlerin ölçeklenmesine gerçek anlamda katkı sunacak bütüncül bir yapı oluşturmaktadır” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Vodafone’dan Altyapıya 5 Yılda 100 Milyar TL’yi Aşkın 5G Yatırımı Haber

Vodafone’dan Altyapıya 5 Yılda 100 Milyar TL’yi Aşkın 5G Yatırımı

Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, 1 Nisan’da başlayacak 5G hizmeti için hazırlıklarını tamamladı. Dünya genelinde 5G hizmeti verdiği ülke sayısını Türkiye ile birlikte 23’e çıkarmaya hazırlanan Vodafone, 1 Nisan’da 81 il ve 922 ilçede 5G sinyalini aynı anda vermeye başlayacak. Vodafone, bireysel ve kurumsal müşterilerinin 5G’ye geçişini kolaylaştırmak için özel kampanyalar da düzenleyecek. Buna göre, 6 gün boyunca seçili 5G destekli telefon modellerinde %50’ye varan indirim sunulacak. Vodafone müşterilerine 4 gün boyunca istedikleri bir gün sınırsız ücretsiz internet hediye edilecek. Vodafone’lular, yeni “Sınırsız Uygulama Paketleri” ile en çok sevdiği ve tercih ettiği uygulamalarda 5G’nin sınırsız dünyasını deneyimleyebilecek. Vodafone’un 5G geçişi için yaptığı çalışmalar ve yeni kampanyaları, Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkanı Engin Aksoy’un ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda tanıtıldı. Toplantıda ayrıca, Türkiye’nin 7 bölgesiyle canlı bağlantı kurularak bölgelerdeki 5G çalışmaları hakkında bilgi alındı. Engin Aksoy, şunları söyledi: “Vodafone olarak, dünya genelinde en fazla ülkede 5G hizmeti veren bir numaralı mobil operatör markasıyız. 1 Nisan’da Türkiye ile birlikte toplam 23 ülkede Vodafone markasıyla 5G hizmeti veriyor olacağız. Ülkemizin dijital geleceğine duyduğumuz inançla, ilk günden bu yana Türkiye’nin bu teknolojiyi hak ettiğini dile getirdik. 5G'ye geçişi, global deneyimimizin ve 5 yıllık kapsamlı hazırlık sürecimizin bir sonucu olarak konumluyoruz. 1 Nisan’da 81 il ve 922 ilçede 5G sinyalini aynı anda vererek Bakanlığımızın 5G'yi ülke geneline 2 yılda yayma hedefini Vodafone olarak büyük oranda daha birinci günden hayata geçirmiş olacağız. Kapsama ve kullanıcı sayısı itibarıyla Vodafone’un dünyada yaptığı en büyük 5G lansmanı olacak.” Engin Aksoy, son 5 yılda Vodafone şebekesinde yapılan hazırlıkları ise şöyle özetledi: “Ekosistemimizle birlikte 15 bin kişilik doğrudan ve dolaylı çalışanımızın katkısıyla, 5 yılı aşkın bir hazırlık dönemini başarıyla tamamladık. Son 1 yılda ülke genelinde 10 milyon km yol kat ederek altyapımızı güçlendirdik. Bu, Türkiye'nin bir ucundan diğer ucuna 6 bin defa gitmek demek. Hazırlıklar için toplamda 3,4 milyon saat mesai harcadık. Bu çalışmalar sayesinde, hem 5G müşterilerimize yüksek kapasitenin ve kapsamanın faydasını, hem de 4.5G müşterilerimize deneyim iyileştirmesi sağlayacağız. Vodafone Türkiye olarak, son 5 yılda şebekemize spektrum bedeli hariç 100 milyar TL'nin üzerinde yatırım yaptık. Bugün geldiğimiz noktada, 1 Nisan itibarıyla ülkemizin en doğusundan en batısına tüm şehir ve ilçelerde 5G için hazırız. Bu kapsam, yalnızca coğrafi genişliği değil; dünyanın en fazla ülkesinde 5G hizmeti veren bir numaralı operatör olarak, Türkiye'nin dijital geleceğine duyduğumuz bağlılığı da temsil ediyor.” Müşterilerle kutlama kampanyaları Vodafone, 5G’nin gelişini müşterileriyle kutlamak için 2 farklı kampanya düzenleyecek. İlk kampanya kapsamında, 30 Mart – 4 Nisan tarihleri arasında seçili 5G destekli telefon modellerinde %50’ye varan indirim sunulacak. Bu, bugüne kadar Türkiye’de ve Vodafone’da yapılmış en büyük 5G cihaz indirim kampanyası olacak. Kampanyadan yararlanmak isteyen müşterilerin saat 17.00-21.00 aralığında Vodafone mağazalarına gitmesi gerekiyor. Mağazalarda farklı konseptlerde tüm 5G uyumlu telefonlarda geçerli indirimler de sağlanacak. Bu kampanyayla, 200 milyon TL’yi aşkın cihaz faydası sağlanması hedefleniyor. Diğer kampanyada ise 5G’yi sınırsızca deneyimleyebilsin diye müşterilere 4 gün boyunca istedikleri bir gün ücretsiz sınırsız internet hediye edilecek. Kampanyadan yararlanmak için Vodafone Yanımda uygulamasına girilmesi yeterli olacak. Sınırsız paketler inovasyonu Vodafone, mevcut müşterilerine özel bir inovasyon da tasarladı. Vodafone’lular, hangi tarifeyi kullanıyor olursa olsun, 5 farklı alanda sunulacak “Sınırsız Uygulama Paketleri” ile en çok sevdiği ve tercih ettiği uygulamalarda 5G’nin sınırsız dünyasını deneyimleyebilecek. Dilediği paketi, tarifesine ek olarak ve tarifesinde hiçbir şeyi değiştirmeden, ayda 99 TL karşılığında satın alabilecek. Sevilen uygulamaların 5G ile sınırsız kullanılmasını sağlayan paketler dünyası inovasyonu için düzenlenen kampanya 1 ay sürecek. Ev İnterneti’nde indirim Vodafone, Ev İnterneti müşterileri için de bir kampanya düzenleyecek. Anında Ev İnterneti ürünü RedBox’ı Aralık 2025’te pazara sunan Vodafone, tak çalıştır özelliğine sahip 5G RedBox ile müşterilerine fiber hızında Ev İnterneti deneyimi sağlayacak. Hiçbir kurulum gerektirmeyen ürünün en çok tercih edilen “her yerde kullanma” özelliği, ayda 400 TL yerine 1 Nisan itibarıyla ayda 200 TL’ye sunulacak. Kurumlara 3 kritik çözüm Kurumsal müşterilerinin de 5G dönüşümüne hazır olmasına önem veren Vodafone, 5G ile işletmelere 3 kritik çözüm sunuyor. Bunlar, fabrika ve kampüsler için güvenli ve kapalı devre iletişim altyapısı olarak tanımlanan 5G Özelleştirilmiş Mobil Şebekeler, fiber altyapı gerektirmeyen yüksek hızlı kurumsal internet çözümü RedBox Business Pro ve yüksek veri kullanımına imkân veren, yapay zekâ destekli yeni nesil kurumsal mobil tarifeler olarak sıralanıyor. Bu çözümler sayesinde işletmeler daha verimli üretim, daha güvenli operasyon ve daha çevik iş modellerine kavuşuyor. 5G ile gerçek sektör projeleri Halihazırda 20’den fazla ülkede gerçekleştirdiği 5G MPN projeleri ve 11 yıllık IoT liderliği sayesinde endüstriyel dönüşümde güçlü bir global deneyime sahip olan Vodafone, son 5 yılda bu deneyimi Türkiye’de özel BTK izinleriyle gerçekleştirdiği 5G testleri ve gerçek sektör projeleriyle somut uygulamalara dönüştürdü. Türkiye’nin ilk 5G Özelleştirilmiş Mobil Şebekesi (MPN) altyapısını kuran Vodafone, BSH Ev Aletleri ile Türkiye’de ticari kullanımdaki ilk 5G destekli akıllı fabrika uygulamasını hayata geçirdi. Türkiye’de ilk 5G destekli inovasyon merkezi MEXT’te bulunan Vodafone Business Teknoloji Deneyim Alanı’nı yenileyerek akıllı perakende, akıllı şehircilik ve akıllı ulaştırma gibi yeni deneyim alanlarıyla zenginleştiren Vodafone, Gaziantep Model Fabrika’da kurduğu Vodafone Business Tech Hub ile teknoloji çözümlerinin işletmeler tarafından bire bir deneyimlenebileceği yeni bir merkez oluşturdu. 5G deneyimi yaşatıldı Toplantıda 5G destekli hologram teknolojisiyle bir 5G kullanım senaryosu da gerçekleştirildi. Türkiye U19 Milli Takımı kaptanlarından Ceylin Kuyan’ın toplantı mekânına 20 km uzakta bulunan Vodafone Plaza’da tablete attığı imza, Vodafone 5G teknolojisi sayesinde eşzamanlı olarak toplantı mekânında bulunan robot kol tarafından milli takım formasının üzerine aktarıldı. Diğer yandan, toplantı mekânında kurulan deneyim alanında Mobil Oyun, 5G Müşteri Faydaları, RedBox Pro, Akıllı Uzman Destek Sistemi ve Güvenli Sürüş temalarıyla oluşturulan stantlarda 5G çözümleri tanıtıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

13. Eker I Run Heyecanı Manifesto Videosuyla Başladı Haber

13. Eker I Run Heyecanı Manifesto Videosuyla Başladı

Bursa’da her yıl binlerce koşucuyu aynı parkurlarda buluşturan Eker I Run, 13. yılında yeniden sporseverlere ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 4 Ekim 2026 Pazar günü Eker Meydan’da gerçekleşecek organizasyonun geri sayımı, gelenekselleşen manifesto videosunun yayına girmesiyle başladı. 2014’ten bu yana Eker Süt Ürünleri’nin hayata geçirdiği etkinlik; koşu kültürünü büyütmeyi, sağlıklı yaşamı teşvik etmeyi ve iyiliği birlikte çoğaltmayı odağına alıyor. Spor sevgisinin, iyiliğin ve sağlıklı yaşamın toplumda büyümesini hedefleyen Eker I Run, 13. yılında da koşu severleri bir araya getirecek. Katılımcılara sadece bir yarış değil, aynı zamanda festival atmosferinde bütünsel bir deneyim sunan Eker I Run, her yaştan ve her seviyeden koşucuya yer veren kapsayıcı bir programla yapılıyor. Yeni Tema: “Koşmak Gerek” Bu yıl “Koşmak Gerek” temasıyla hazırlanan manifesto videosu; koşunun sadece fiziksel bir aktivite değil, aynı zamanda hayat tarzı olduğunu vurguluyor. Videoda; ilerlemek için kendine söz vermek, zorluklara rağmen vazgeçmemek, sınırları zorlamak ve iyilik için harekete geçmek gibi değerler ön plana çıkıyor. Koşmanın; bireysel gelişimin ötesinde, dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek için atılan bir adım olduğuna dikkat çekiliyor. 13 yıllık yolculuğun enerjisini taşıyan manifesto, birlikte hareket etmenin, paylaşmanın, kararlılığın ve iyiliğin altını çizerek herkesi aynı ritimde buluşmaya davet ediyor: “İyilik, sağlık ve eğlence için hep birlikte koşmak gerek!” İyiliğe dönüşen adımlar büyüyor Eker I Run kapsamında, Adım Adım iş birliğiyle gerçekleştirilen Yardımseverlik Koşuları her yıl daha fazla canlıya umut oluyor. 12. Eker I Run’da 19 sivil toplum kuruluşu için koşan 721 gönüllü sporcu ve 5.629 bağışçının katkılarıyla yaklaşık 5,4 milyon TL bağış toplandı. Elde edilen bu kaynak; çocuklardan gençlere, kadınlardan doğaya ve hayvanlara kadar toplam 658 canlının hayatına dokundu. 2018-2025 yılları arasında ise Yardımseverlik Koşuları aracılığıyla sivil toplum kuruluşlarının projelerine toplam 13,7 milyon TL kaynak sağlandı. Son yılda ulaşılan rekor bağış miktarı, Eker I Run’ın yalnızca bir spor etkinliği değil, aynı zamanda güçlü bir toplumsal dayanışma platformu olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Herkes için bir parkur var Uludağ’ın zirvesinden başlayan 42K Maratonu’nun yanı sıra 15K ve 5K parkurları ile farklı seviyelere hitap eden Eker I Run; Özel Sporcular Koşusu ile özel katılımcıları ve Minik Adımlar Koşusu’yla çocukları da bu deneyime dahil ediyor. Bireysel katılımcıların yanı sıra kurumsal firmalar da takımlarıyla etkinlikte yer alarak takım ruhunu ve aidiyet duygusunu güçlendiriyor. Kayıtlar başladı! Eker I Run’a katılmak ve bu eşsiz deneyimin bir parçası olmak isteyenler, bireysel ya da kurumsal olarak kayıt yaptırabiliyor. İyilik, sağlık ve eğlence için bir araya gelmek isteyen tüm koşu severler, detaylı bilgiye ulaşmak ve kayıt yaptırmak için https://www.ekerkosu.com adresini ziyaret edebilirler. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Empa Elektronik, Bireyselde Aldığı Yaklaşık 1,17 Milyon Taleple 2025 – 2026 Rekorunu Kırdı Haber

Empa Elektronik, Bireyselde Aldığı Yaklaşık 1,17 Milyon Taleple 2025 – 2026 Rekorunu Kırdı

37 yıllık deneyimiyle elektronik bileşen sektörünün güvenilir ve öncü firması Empa Elektronik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi (Empa Elektronik), talep toplama sürecini rekorla tamamladı. 1 milyon 173 bin 565 yurt içi bireysel yatırımcı yaklaşık 113 milyon pay talebi ile planlanan tahsisatın yaklaşık 5 katı talepte bulundu. Bu talebin 22 milyon 800 bin lotluk bölümü karşılandı. Empa Elektronik’in paylarına 293 adet yurt içi kurumsal yatırımcı, 240 milyon 606 bin 944 lot ile planlanan tahsisatın yaklaşık 15,8 katı talepte bulunurken bu talebin 15 milyon 200 bin lotluk bölümü karşılandı. Satışa sunulan 38 milyon TL nominal değerli pay için toplam tahsisatın yaklaşık 9,3 katı olmak üzere 354 milyon 303 bin 776 TL nominal değerli talep gerçekleşti. Halka arzda 1 milyon 134 bin 244 adedi yurt içi bireysel yatırımcıya, 293 adedi yurt içi kurumsal yatırımcıya olmak üzere toplam 1 milyon 134 bin 537 adet yatırımcıya pay dağıtım yapıldı. 26 Şubat’ta işlem görmeye başlayacak Halk Yatırım’ın liderliğinde gerçekleştirilen halka arzda, 19-20 Ocak tarihlerinde pay başına 22 TL sabit fiyatla talep toplandı. Halka arzın toplam büyüklüğü 836 milyon TL, şirketin halka açıklık oranı ise yüzde 22,35 oldu. Dağıtıma esas tahsisat oranları ise yurt içi bireysel yatırımcılar için yüzde 60, yurt içi kurumsal yatırımcılar için yüzde 40 olarak gerçekleşti. Katılım endeksine uygun olan Empa Elektronik hisselerinin 26 Şubat günü, Borsa İstanbul Ana Pazar’da, EMPAE koduyla işlem görmeye başlaması planlanıyor. “Yatırımcımızla birlikte büyüyeceğiz” Empa Elektronik CEO’su Murat Sarpel, Empa Elektronik için tarihi bir eşik olan halka arzı rekorla tamamlamış olmaktan gurur ve mutluluk duyduklarını söyledi. Halka arzda aldıkları yoğun talebin, Empa Elektronik’e olduğu kadar teknoloji sektörüne ve Türkiye ekonomisine duyulan güvenin güçlü bir göstergesi olduğunu ifade eden Sarpel, “Şirketimizin geleceğine inanan ve yatırım yapan tüm yatırımcılarımıza gönülden teşekkür ediyoruz. Büyüme yolculuğumuzda bizimle yürümek için isteyen tüm yatırımcılarımızın güvenine layık olmak için var gücümüzle çalışacağız” açıklamasında bulundu. Halka arzın, Empa Elektronik’in sürdürülebilir büyümesinin yanı sıra kurumsal ve şeffaf yapısına önemli bir katkı sunacağını kaydeden Sarpel, “Önümüzdeki dönemde yeni ortaklarımızdan aldığımız güçle teknoloji ve Ar-Ge yatırımlarımız ile yurt içi ve yurt dışındaki satış ve pazarlama ağımızı genişletme çalışmalarımıza hız kesmeden devam edeceğiz. Şirketimizi büyütürken yatırımcılarımızın da bu büyümeden azami faydayı sağlaması en temel hedefimiz olacak” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yaşam Tarzı Tıbbının Küresel Liderleri İstanbul’da Buluşuyor Haber

Yaşam Tarzı Tıbbının Küresel Liderleri İstanbul’da Buluşuyor

13 Şubat 2026’da İstanbul’da düzenlenecek bu uluslararası buluşma, aynı gün gerçekleşecek Yaşam Tarzı Tıbbı Sempozyumu ile birlikte, Türkiye için sağlık alanında yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Yaşam tarzı tıbbı alanında dünyanın farklı bölgelerinde aktif rol üstlenen, 30’dan fazla ülkeyi temsil eden hekim ve sağlık profesyonellerinin katılımıyla gerçekleşen Lifestyle Medicine Global Alliance Leadership Toplantısı, Türkiye’de ilk kez İstanbul’da düzenleniyor. Bu önemli liderlik buluşması, 13 Şubat 2026 tarihinde gerçekleştirilecek Yaşam Tarzı Tıbbı Sempozyumu ile aynı tarihte ve aynı çatı altında yapılacak. Bu eş zamanlı organizasyon, Türkiye açısından yalnızca uluslararası bir toplantı olmanın ötesinde; yaşam tarzı tıbbının bilimsel, kurumsal ve kamusal düzeyde görünürlük kazandığı önemli bir dönüm noktası niteliği taşıyor. Küresel Bilgi Birikimi Türkiye’de Paylaşılacak Lifestyle Medicine Global Alliance çatısı altında bir araya gelen katılımcılar, yaşam tarzı tıbbının farklı ülkelerdeki uygulama modellerini, klinik deneyimlerini ve sağlık sistemlerine entegrasyon örneklerini İstanbul’da paylaşacak. Bu buluşma, Türkiye’nin yaşam tarzı tıbbı alanındaki küresel deneyimle doğrudan temas kurduğu nadir platformlardan biri olarak öne çıkıyor. Sağlık Politikalarıyla Aynı Çerçevede Türkiye’de Sağlık Bakanlığı ile yürütülen ve Sağlıklı Hayat Merkezleri (SHM) hekimlerine yönelik sağlıklı yaşam eğitimlerinin devamında gerçekleşecek olan sempozyum; Yaşam tarzı tıbbının Türkiye’de kurumsal olarak konumlanmasıUluslararası iş birliklerinin güçlendirilmesiTürkiye’nin bölgesel bir referans noktası haline gelmesi açısından kritik bir eşik olarak değerlendiriliyor. Akademi, Klinik ve Bilim Aynı Platformda Sempozyumda; Harvard Üniversitesi ve Stanford Üniversitesi gibi dünyanın önde gelen üniversitelerinin tıp fakültelerinde görev yapan öğretim üyeleri ile, yaşam tarzı tıbbının bilimsel altyapısının oluşmasına katkı sunan ve bu alandaki öncü araştırmaları destekleyen uzmanlar yer alacak. Bu yönüyle sempozyum, güncel klinik uygulamaların yanı sıra bilimsel üretimi ve geleceğe dönük vizyonu da odağına alıyor. Türkiye İçin Stratejik Bir Buluşma İstanbul’da düzenlenecek bu uluslararası sempozyum, yaşam tarzı tıbbının Türkiye’de kurumsal olarak güçlenmesi, küresel iş birliklerinin derinleşmesi ve bölgesel ölçekte bir referans merkezi oluşturulması açısından stratejik bir önem taşıyor. Sempozyumun programı ve konuşmacı detaylarına ilişkin bilgiler, etkinlik tarihine yaklaşıldıkça kamuoyuyla paylaşılmaya devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

2026’da İnsan-Makine İş Birliği Derinleşecek Haber

2026’da İnsan-Makine İş Birliği Derinleşecek

Geride bıraktığımız yıl, yapay zekânın sadece görevleri otomatikleştiren bir araç olmaktan çıkıp, insan yeteneklerini artıran, karar alma süreçlerine aktif olarak katılan ve kurumsal stratejileri şekillendiren bir unsur haline geldiğine tanıklık ettik. Araştırmalar, 2025'te küresel yapay zekâ harcamalarının 1,5 trilyon dolara ulaştığını ve şirketlerin %88'inin en az bir iş fonksiyonunda yapay zekâ kullandığını gösteriyor. 2025’in Üç Ana Trendi Bu dönemde öne çıkan üç ana trend şunlar oldu: 1. Otonom Ajanların Yükselişi: Fiyat optimizasyonundan müşteri ilişkileri yönetimine kadar birçok kritik görevi üstlenen otonom ajanlar, verimlilikte %3 ila %5 arasında bir artış sağladı ve iş dünyasında %10'a varan bir büyüme potansiyeli yarattı. Gartner'a göre, 2028 yılına kadar günlük iş kararlarının %15'inin ve kurumsal yazılım uygulamalarının %33'ünün otonom ajanlar tarafından yönetilmesi bekleniyor. 2. Operasyonel Entegrasyon: Yapay zekâ pazarlama ve satıştan tedarik zincirine kadar ana iş operasyonlarının ayrılmaz bir parçası haline geldi. Özellikle müşteri hizmetleri, kişiselleştirilmiş pazarlama ve BT yönetimi gibi alanlarda yapay zekâ kullanımı yaygınlaştı. Agentic AI sayesinde müşteri hizmetleri işlem sürelerinde %80'e varan düşüşler sağlanırken, Fortune 250 şirketleri kampanya geliştirme ve yürütme hızlarını 15 kata kadar artırdı. 3. Sorumlu ve Etik Kullanım: Teknolojinin yaygınlaşmasıyla birlikte veri yönetişimi, şeffaflık ve hesap verebilirlik konuları öncelik kazandı. Sektör, insan odaklı ve güvenilir sistemler inşa etme yönünde güçlü bir irade ortaya koydu. 2026 Beklentileri: Ölçeklenme, Süper Bilgi İşlem ve Stratejik İş Birliği Cerebrum Tech'in analizlerine göre 2026, yapay zekânın daha da ölçeklenerek iş dünyasının temel bir altyapısı haline geleceği bir yıl olacak. Bu yıl öne çıkması beklenen başlıca trendler şunlardır: Süper Bilgi İşlem Platformları: CPU, GPU ve özel yapay zekâ çiplerini birleştiren hibrit işlem mimarileri, büyük veri analizi ve kompleks yapay zekâ modelleri için yeni performans standartları belirleyecek. Yapay Zekâ Odaklı Yazılım Geliştirme: Yazılımlar, temelden itibaren yapay zekâ yetenekleriyle donatılacak. Bu sayede daha küçük ve çevik ekipler, çok daha karmaşık uygulamaları rekor sürelerde geliştirebilecek. Dijital Ekip Arkadaşları Olarak Yapay Zekâ Ajanları: Otonom ajanlar, çok adımlı süreçleri kendi başlarına yürüterek çalışanları rutin görevlerden kurtaracak ve onları daha stratejik alanlara yönlendirecek. Stratejik İnsan-Yapay Zekâ İş Birliği: Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, insanın rolü kritik olmaya devam edecek. İnsan gözetimi, yönetişim ve bağlamsal muhakeme, yapay zekânın başarısı için kilit faktörler olmayı sürdürecek. Yapay Zekâ Okuryazarlığı: 2025'te yapay zekâ araçlarını kullanma becerisi aranan iş ilanlarında yedi kat artış görüldü. 2026'da bu yetkinlik, tüm çalışanlar için temel bir gereklilik haline gelecek. “Teknolojiyi İnsan İçin, İnsanla Birlikte Geliştiriyoruz” Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Cerebrum Tech CEO’su Mustafa Furkan Örs, yapay zekânın geleceğinde insan faktörünün altını çizdi: "2025, yapay zekânın kurumlar için deneysel bir teknoloji olmaktan çıkıp, operasyonel ve ölçülebilir çıktılar üreten bir teknolojiye dönüştüğü bir yıl oldu. Cerebrum Tech olarak geliştirdiğimiz Cere Insight ve Cere LLM gibi ürünlerle, müşterilerimizin karmaşık iş akışlarını otomatize ederken insanı daima sürecin merkezinde tutmalarını sağlıyoruz. 2026’da odağımız; gerçek iş süreçlerine entegre edilebilen, kurumsal ölçekte güvenle kullanılabilen ve insanların verimliliğini artırabilecek yapay zekâ ürünleri geliştirmek olacak. Önümüzdeki dönemde zekâ ile empatiyi bir araya getiren çözümlerimizle yeni fikirlere ve daha derin iş birliklerine imza atacağımız için heyecanlıyız." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Polisan Kansai Boya’dan Dış Ticarette “Şeffaflık ve Güven” Hamlesi! Haber

Polisan Kansai Boya’dan Dış Ticarette “Şeffaflık ve Güven” Hamlesi!

Şirket, tüm departmanları sürece dahil ederek özel bir ‘Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü Çalışma Komitesi’ kurdu; böylece standartların kontrolünü güçlendirdi, şirket içinde yüksek düzeyde farkındalık yarattı ve sürekli izlenebilirlik ile şeffaflığı kurumsal kültürünün temel unsurları haline getirdi. Polisan Kansai Boya’dan İhracatta Rekabet Gücünü Artıran Stratejik Adım Boya sektörünün lider markalarından ve 250’yi aşkın ürün çeşidiyle sektörün en geniş ürün yelpazesine sahip firmalarından biri olan Polisan Kansai Boya, ihracatta rekabet gücünü artıran önemli bir adım attı. Dış ticarette uluslararası güven göstergesi olarak kabul edilen Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü’ne (YYS) 2016 yılından bu yana sahip olan şirket, bu statünün korunmasına yönelik kapsamlı kriterler nedeniyle yeni bir yapılanmaya da gitti. Şirket genelinde Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü seferberliği Polisan Kansai Boya, mevzuatın gerektirdiği yüksek standartları kurum genelinde karşılamak amacıyla Uluslararası Yetkilendirilmiş Yükümlü Derneği (UYY) üyeliği doğrultusunda bir “Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü Çalışma Komitesi” oluşturdu. Sektörde örnek gösterilen bu yapılanmanın başkanlığına Satın Alma Müdürü Mehtun Öztürk, başkan yardımcılığına ise İhracat Operasyon Yöneticisi Seda Kanbak atandı. Burak Ekmekçioğlu: “Bu statü, itibarı, güvenilirliği ve sürdürülebilirliği simgeleyen bir prestij göstergesi.” Polisan Kansai Boya CEO’su Burak Ekmekçioğlu, kurdukları Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü Çalışma Komitesi ile standartları kontrol altına alarak şirket içinde farkındalık oluşturduklarını ve sürekli izlenebilirlik ile şeffaflık ilkelerini kurumsal kültürünün bir parçası haline getirdiklerini kaydetti. Bu statünün yalnızca bir belge değil; kurumsal itibarı, güvenilirliği ve sürdürülebilirliği simgeleyen önemli bir prestij göstergesi olduğunu vurgulayan Ekmekçioğlu, “İhracat, ithalat ve satın alma departmanlarımızın önderliğinde oluşturulan Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü Çalışma Komitesi ile düzenli olarak iç denetim ve mevzuata uyum ilgili eğitim faaliyetleri yürütüyoruz. Üretim tesisimizde ürün, belge ve süreç güvenliğini, gelişmiş kamera ve bilgi sistemleri ile sürekli olarak kontrol ediyor, kartlı geçiş sistemleri ile fiziksel alanlardaki yetkisiz geçişleri engelliyoruz. Tedarikçi ve taşeronlarla imzalanan taahhütnameler aracılığıyla da ürünlerimizin tedarik zinciri güvenliği sağlıyoruz” değerlendirmesini yaptı. Burak Ekmekçioğlu: “Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü sayesinde hız ve maliyet avantajı ile 7 gün 24 saat ihracat gerçekleştirebiliriz.” 26 ülkeye ihracat yapan ve ‘Turquality’ programına dahil olan markalar arasında yer alan Polisan Kansai Boya’nın Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü belgesi ile rekabet avantajı sağladığı alanlara değinen Ekmekçioğlu, “Gümrük kapılarında bu statüye sahip firmalara tanınan geçiş önceliği sayesinde, müşterilerimize daha hızlı, güvenli ve zamanında teslimat ayrıcalığı sunuyoruz. Böylece sağladığımız operasyonel hız ve maliyet avantajları ile 7 gün 24 saat ihracat gerçekleştirme kapasitesine sahibiz” diye konuştu. Endüstri 4.0 Altyapısı ile 540.000 Tonluk Üretim Kapasitesi GEBKİM’deki 142 bin metrekare arazi üzerine uluslararası standartlarda inşa edilen, EN 1090-2 belgesine sahip üretim tesislerinin çevre dostu ve sürdürülebilir üretim anlayışı doğrultusunda LEED Gold sertifikası ile tescillendiğini hatırlatan Polisan Kansai Boya CEO’su Burak Ekmekçioğlu sözlerini şöyle sürdürdü: “Endüstri 4.0 seviyesinde dijital altyapıya sahip, verimli ve yüksek kapasiteli tesisimizde tek vardiyada yıllık 180.000 ton, üç vardiyada ise toplam 540.000 ton boya üretim kapasitesine sahibiz. Bu üretim potansiyeliyle, yalnızca üç vardiya çalışmasıyla herhangi bir ek yatırım gerekmeksizin Türkiye’nin dekoratif boya ihtiyacının neredeyse tamamını karşılayabilecek düzeyde bir kapasiteye ulaştık. Güçlü dağıtım ağımız ve artan sevkiyat hacmimizle, Amerika’dan, Avrupa’ya uzanan 26 ülkede müşterilerimizin taleplerini karşılamayı sürdürüyoruz”dedi. Burak Ekmekçioğlu: “10.238 adet mevzuat hükmünün takip edilmesi ancak sistematik çalışmayla mümkün.” Sertifikanın kazanımının zor, kaybedilmesinin ise kolay olduğunu kaydeden Ekmekçioğlu, “Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsünü korumak için ise eğitimden denetime ve pek çok güncellemeye kadar 10.238 adet mevzuat hükmünün takip edilmesi ve karmaşık yükümlülüklerin yerine getirilmesi gerekiyor. Bu da ancak kurduğumuz komitedeki gibi kurumsal ve sistematik bir çalışmayla mümkün.” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.