Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kurumsal Finansman

Kapsül Haber Ajansı - Kurumsal Finansman haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kurumsal Finansman haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Borsa İstanbul’da Gong Üçay Mühendislik İçin Çaldı Haber

Borsa İstanbul’da Gong Üçay Mühendislik İçin Çaldı

25 yılı aşkın deneyimiyle Türkiye’nin önde gelen mühendislik ve enerji şirketlerinden Üçay Mühendislik ilk gong ile sermaye piyasalarına adım attı. Kuveyt Türk Yatırım liderliğinde, 14-15-16 Ocak 2026 tarihlerinde talep toplama sürecini tamamlayan şirket, UCAYM koduyla, Borsa İstanbul Ana Pazar’da işlem görmeye başladı. Gong töreni; Borsa İstanbul A.Ş. Genel Müdürü Korkmaz Ergun, Üçay Mühendislik Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Karacabey, Üçay Mühendislik Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mustafa Bozkurt, Üçay Mühendislik İcra Kurulu Başkanı ve CEO’su Turan Şakacı, Kuveyt Türk Yatırım Genel Müdürü Selman Ortaköy, Kuveyt Türk Yatırım Kurumsal Finansman Direktörü Abdülkadir Sadıkoğlu ve çok sayıda davetlinin katılımıyla gerçekleşti. Borsa İstanbul A.Ş. Genel Müdürü Korkmaz Ergun “Üçay Mühendislik, enerji teknolojileri alanında katma değer üreten, mühendislik yeteneklerini sahadaki tecrübeyle birleştirmeyi başarmış olan değerli bir şirketimizdir. Geliştirdiği yenilikçi uygulamalarla, farklı sektörlerin değişen ihtiyaçlarını karşılamakta ve yeşil dönüşümü desteklemektedir. Borsa İstanbul olarak; üretimi, mühendisliği ve teknoloji odaklı iş modellerini Borsamızda görmekten çok memnuniyet duyuyoruz. Bu nedenle, bu halka arzda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Halka arzın, sermaye piyasalarımıza hayırlı olmasını diliyor, Üçay Mühendisliğe Borsamız ailesine hoş geldiniz diyorum.” dedi. “Üçay Mühendislik’in değerini istikrarlı bir şekilde artırmak öncelikli hedefimiz olacak” Üçay Mühendislik’in 2000’de başlayan yolculuğunda Türkiye’nin enerji, iklimlendirme ve teknoloji ekosistemine değer katan güçlü bir mühendislik markasına dönüştüğünü belirten Üçay Mühendislik Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Karacabey, “Kuruluşumuzdan bu yana attığımız her adımı, Türkiye’de daha verimli, daha çevreci ve daha sürdürülebilir bir yaşam için şekillendirdik. 2007 yılında elektrik ve mekanik taahhüt alanında attığımız ilk adım, 2019’da sürdürülebilirlik vizyonumuz doğrultusunda bağlı ortaklığımız Elaris’in kuruluşu ve EPDK’dan aldığımız “Elektrikli Araç Şarj Ağı İşletmeciliği” lisansı, bu yolculuğun dönüm noktaları oldu. 2020’li yıllarla birlikte enerjinin geleceğini merkeze alan stratejik bir dönüşüm başlattık. Güneş enerjisi yatırımlarımızı büyütürken, yazılım ve teknoloji kabiliyetlerimizi güçlendirdik. 2021’de dünyanın lider şirketlerinden biri olan EATON’un Türkiye’deki şirketi ile yaptığımız iş birliği sayesinde markanın elektrikli araç şarj sistemlerinin Türkiye’deki tek yetkili satış ve servis bayisi olduk. Üçay Mühendislik bugün iklimlendirme, yenilenebilir enerji, elektrik & mekanik taahhüt ve e-mobilite alanlarında entegre hizmetler sunan, sektörün dönüşümünde aktif rol oynayan bir şirket haline geldi. Bugün burada Üçay Mühendislik’in kurumsal tarihinde yeni bir sayfayı açıyoruz. Halka arz, titizlikle hazırlıklarını yürüttüğümüz bir hedefti. Bu adımla şirketimizin şeffaflığını, kurumsallığını ve hesap verebilirliğini daha güçlü bir zemine taşıyoruz. Sürdürülebilir büyüme stratejimizi de yatırımcılarımızla birlikte inşa etmeye başlıyoruz. Yatırımcılarımızın güvenini korumak, şirketimizin değerini istikrarlı bir şekilde artırmak, ülke ekonomisine ve istihdama katkı sağlamak öncelikli hedefimiz olacak. Yeni ortaklarımızın katkısı ve güveniyle, önümüzdeki dönemde daha büyük projelere imza atacağımıza inancım tam” dedi. “Şirketimize gösterilen ilgi geleceğe dair güçlü vizyonumuzu bir kez daha teyit etti” Üçay Mühendislik İcra Kurulu Başkanı ve CEO’su Turan Şakacı ise “Türkiye’nin 22 ilinde, 30’u aşkın lokasyonda gelişmiş ERP altyapımız ve entegre operasyon yapımız sayesinde her yıl yaklaşık 30.000 müşterimize hızlı, güvenilir ve kesintisiz hizmet sunuyoruz. Bu ölçek, Türkiye’nin mühendislik ve enerji sektöründe erişilebilirlik ve hizmet standardı açısından önemli bir konumda olduğumuzu ortaya koyuyor. Yoğun ilgi gören halka arzımız sonrası bugün aramıza 796 bin 720 yeni ortak katıldı. Bu ilgi, faaliyetlerimize duyulan güveni ve geleceğe dair güçlü vizyonumuzu bir kez daha teyit etti. Halka arzdan elde edeceğimiz kaynağı elektrikli araç şarj ağı yatırımlarında, GES projelerinde, sürdürülebilirlik odaklı süreçlerde, teknoloji geliştirme faaliyetlerinde ve dijital altyapımızın güçlendirilmesinde kullanacağız. Bu yatırımların yalnızca Üçay Mühendislik’in büyümesine değil, aynı zamanda ülkemizin enerji dönüşümüne, karbon azaltım hedeflerine ve sürdürülebilir kalkınma vizyonuna önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz” diye konuştu. Kuveyt Türk Yatırım Genel Müdürü Selman Ortaköy ise şöyle konuştu: “Kuveyt Türk Yatırım olarak kuruluşumuzdan bu yana temel bir hedefle hareket ediyoruz: Yatırımcılarımızın tasarruflarını, ülkemizin üreten, istihdam sağlayan ve reel ekonomiye değer katan şirketleriyle buluşturmak. Bu süreçte üstlendiğimiz sorumluluk, bir aracı kurum olmanın ötesindedir. Biz kendimizi, yatırımcılarımız ve şirketlerimiz için stratejik bir yol arkadaşı olarak görüyoruz. Bugün bir yanda, 25 yıldır mühendislik, enerji ve teknoloji alanında ülkemize değer katan Üçay Mühendislik’in kurumsallaşma yolculuğundaki en büyük adımı kutlarken diğer yanda ise, Kuveyt Türk Yatırım olarak konsorsiyum liderliğini üstlendiğimiz ilk halka arzımızı başarıyla tamamlamanın gururunu yaşıyoruz. Talep toplama sürecinde yatırımcılarımızdan gördüğümüz yoğun ilgi, bizlere çok net bir mesaj verdi. Yatırımcılar; üreten, geleceğe yatırım yapan, sürdürülebilirliği söylemden öteye taşıyıp iş modelinin merkezine koyan şirketlere güveniyor. Üçay Mühendislik gerek yeşil enerjiye dayalı vizyonu gerekse mühendislikteki yetkinliğiyle bu güveni fazlasıyla hak etti. Biz de Kuveyt Türk Yatırım olarak, bu kıymetli şirketi sermaye piyasalarımızla buluşturan köprü vazifesini üstlendik. Bu süreçte şeffaflıkla, titizlikle yürütülen çalışmaların meyvesini bugün topluyoruz.”

EY Türkiye Vergi Rehberi 2026 Yayımlandı ​​​​​​​ Haber

EY Türkiye Vergi Rehberi 2026 Yayımlandı ​​​​​​​

Uluslararası danışmanlık, denetim, güvence, strateji, kurumsal finansman ve vergi hizmetleri şirketi EY tarafından her sene hazırlanan EY Vergi Rehberi’nin 2026 edisyonu yayımlandı. Vergilerin iş dünyasına ve topluma yönelik önemi dikkate alınarak EY uzmanları tarafından hazırlanan EY Vergi Rehberi 2026, Türkiye’deki vergi sistemiyle ilgili merak edilen temel soruların cevaplarını ve mükellefleri yakından ilgilendiren bazı vergi uygulamalarına ilişkin ayrıntılı bilgileri içeriyor. Yaklaşık 250 sayfadan oluşan bu seçkin rehber; verginin temel kavramlarını, Gelir Vergisinden Kurumlar Vergisine, Damga Vergisinden Özel Tüketim Vergisine, Gümrük Vergisinden Motorlu Taşıtlar Vergisine kadar çeşitli vergilerdeki usul, oran ve indirim kriterleri, harçlar ve vergi cezaları gibi pek çok önemli bilgiyi ayrıntılı ve anlaşılır bir şekilde ele alıyor. Rehber, 2026 yılı vergi oran ve tutarlarının yanı sıra herkesin bilmesi gereken pratik bilgilere ve önemli teşvik uygulamalarıyla ilgili detaylara da yer veriyor. EY Türkiye Vergi Bölümü Başkanı Erkan Baykuş EY Vergi Rehberi 2026 ile ilgili olarak şunları söyledi: “Vergi mevzuatında yaşanan sürekli değişim, hem bireyler hem de kurumlar için güncel ve güvenilir bilgiye erişimi her zamankinden daha kritik hale getiriyor. EY Vergi Rehberi 2026’yı bu ihtiyaca yanıt verecek şekilde, kapsamlı ve anlaşılır bir kaynak olarak hazırladık. Amacımız, mükelleflerin yıl boyunca karşılaşabilecekleri soru işaretlerini gidermek ve vergi süreçlerinde daha bilinçli adımlar atmalarına katkı sağlamak. Bu rehberin, tüm paydaşlar için yol gösterici olarak değer yaratacağına inanıyoruz.”

Ergun Temizkan, EY-Parthenon (EYP) Türkiye Şirket Ortağı olarak atandı Haber

Ergun Temizkan, EY-Parthenon (EYP) Türkiye Şirket Ortağı olarak atandı

Uluslararası danışmanlık, denetim, kurumsal finansman, strateji ve vergi hizmetleri firması EY (Ernst&Young) çatısı altında faaliyet gösteren EY-Parthenon’un Türkiye ofisine Ergun Temizkan Şirket Ortağı olarak atandı. Değerleme, finansal modelleme, birleşme ve satın alma alanlarında uzun yıllar tecrübesi bulunan; kariyeri boyunca dijital bankacılık, fintech, altyapı ve enerji gibi farklı sektörlerdeki projelerde başarılara imza atan Ergun Temizkan, kapsamlı mesleki birikimini EY-Parthenon (EYP) Türkiye bünyesinde farklı sektörlerde değer sunmak üzere kullanmaya devam edecek. Ergun Temizkan kimdir? Ergun Temizkan, kariyerine 2010 yılında uluslararası bir denetim ve danışmanlık şirketinde başladı. Denetim alanında edindiği deneyimin ardından, 2013 yılında aynı kurumun danışmanlık bölümüne geçerek Değerleme ve Finansal Modelleme alanında görev aldı. Bu süreçte farklı sektörlerde faaliyet gösteren çok sayıda yerli ve uluslararası kurumla çalışarak şirket değerlemesi, finansal modelleme ve birleşme-satın alma süreçlerinde deneyim kazandı. 2019 yılında aynı şirketin Belçika ofisinde Asistan Direktör olarak görev alarak bu dönemde de değerleme ve modelleme alanında uluslararası şirketlere hizmet sundu. Finansal hizmetler başta olmak üzere, birçok farklı sektörde çeşitli projelerde yer alan Temizkan, dijital bankacılık ve fintech alanında deneyim sahibi olmasının yanı sıra, büyük ölçekli ve karmaşık finansal modelleme çalışmalarıyla da öne çıktı. Temizkan, kariyeri boyunca dijital bankalar, fintech şirketleri ve büyük altyapı projeleri için değerleme ve modelleme görevlerini yönetmenin yanı sıra yüksek riskli anlaşmalarda C-level yöneticilere ve yönetim kurullarına danışmanlık yaptı. Aynı zamanda Chartered Financial Analyst (CFA) unvanına sahip olan Ergun Temizkan, EY-Parthenon Türkiye ofisinde Şirket Ortağı olarak iş dünyasına destek olmaya devam edecek.

 Vergi Denetimi ve Uyuşmazlık Çözümlerinde  Yapay Zekâya Güven Artıyor  Haber

 Vergi Denetimi ve Uyuşmazlık Çözümlerinde  Yapay Zekâya Güven Artıyor 

%70’i, en az bir GenAI aracını vergi uyuşmazlığı yönetiminde hâlihazırda kullandığını belirtiyor. Gelişmiş vergi teknolojilerine ek olarak, vergi liderlerinin %91’i ise şirketlerin kuracakları güçlü vergi politikası ve yönetişim yapısının, vergi riski ve uyuşmazlık yönetiminde kritik bir rol oynayacağını ifade ediyor. İş dünyasının koşulları hızla değişirken, üretken yapay zekâ (GenAI) işletmelerin vergi uyuşmazlıklarını yönetme biçimini yeniden şekillendiriyor. Uluslararası danışmanlık, denetim, güvence, strateji, kurumsal finansman ve vergi hizmetleri şirketi EY’ın Vergi Risk ve Uyuşmazlık Araştırması, vergi liderlerinin ortaya çıkan vergi risklerini yönetmek için GenAI’a yöneldiğini ve yönetişim çerçevelerini yeniden değerlendirdiğini ortaya koyuyor. Araştırmaya katılan vergi liderlerinin %90’ı önümüzdeki yıllarda daha fazla vergi ihtilafı beklediğini belirtiyor ve kurumlarını başarıya hazırlamak için proaktif olarak yenilikçi çözümler arıyor. Yaklaşık 2000 üst düzey vergi yöneticisinden elde edilen içgörüler, küresel vergi reformu, artan şeffaflık, yeni teknolojiler ve hızla değişen düzenlemelerin vergi alanında oluşturduğu yeni şartları ortaya koyuyor. Katılımcıların yüzde 87’si verimlilik ve doğruluk artışı bekliyor Vergi uyuşmazlıkları alanında hem hacim hem de çözüm süreçlerinde yaşanan artış nedeniyle iş yapış şekillerinde değişim yaşanması öngörülüyor. Bu doğrultuda, işletmeler ve vergi otoriteleri, GenAI gibi yeni gelişen teknolojileri hızla benimsemeye yöneliyor. EY araştırması, üretken yapay zekânın vergi riski yönetiminde önemli bir unsur hâline geldiğini ortaya koyuyor. Araştırmaya göre, katılımcıların %87’si üretken yapay zekânın kullanılmasıyla birlikte vergi incelemeleri ve uyuşmazlıklarının çözüm süreçlerinde verimlilik ve doğruluk artışı bekliyor. Araştırmaya katılan vergi liderlerinin %70’i ise, vergi uyuşmazlıkları yönetimine yönelik en az bir GenAI aracını uygulamaya başladığını veya entegre etme sürecinde olduğunu belirtiyor. Vergi uyuşmazlığı süreçlerinde üretken yapay zekâ araçlarını kullanan katılımcılar, yaklaşımlarından çok daha memnun olduğunu bildiriyor: %46’sı vergi uyuşmazlığı süreçlerinden “çok memnun” olduğunu belirtirken, bu oran yapay zekâ kullanmayanlarda %31 olarak görülüyor. Öte taraftan katılımcıların %39’u vergi riski veya uyuşmazlıklara odaklanan en az bir pilot veya araç geliştirdiğini, %30’unun ise GenAI’ı diğer kritik süreçlere entegre etmeye başladığını söylüyor. GenAI en fazla ‘iç ve dış kaynaklı büyük hacimli vergi bilgisini analiz etmek ve özetlemek ile vergi otoriteleriyle paylaşılan verilerin tutarlılığını artırmak amacıyla kullanılıyor. Ayrıca katılımcıların dörtte birinden biraz fazlası, GenAI kullanmasalar da vergi teknolojilerini öngörüsel analiz için kullandığını belirtiyor. BEPS 2.0 ve dijital vergi reformu ile artan uyuşmazlıklara hazırlık Teknolojinin sunduğu fırsatlarla uyuşmazlıklar konusuna yaklaşım olumlu yönde değişse de vergi ihtilafları potansiyelinin artabileceği düşünülüyor. Araştırmaya katılan yöneticilerin %92’si, OECD’nin Matrah Aşındırma ve Kâr Aktarımı (BEPS) İkinci Sütunundan (Pillar Two) kaynaklı ihtilafların ön planda olacağını öngörüyor. %91’i ise Birinci Sütun (Pillar One) ‘Amount A’ ile ilgili çözülememiş konularda endişesini dile getiriyor. Katılımcıların %90’ı ise ülke bazlı raporlama gibi transfer fiyatlandırması ve şeffaflık yükümlülüklerinden doğan ihtilafların da artmasını bekliyor. Bunlara ek olarak dijital hizmet vergileri, gelecekteki vergi risklerinin önemli bir kaynağı olarak öne çıkıyor. Ancak katılımcıların yalnızca %49’u, beklenen ihtilaf artışını yönetmeye “yüksek düzeyde hazırlıklı” olduğunu düşünüyor. EY Türkiye Şirket Ortağı ve Vergi Uyuşmazlıkları Lideri Av. Ahmet Sağlı konuyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “Yapay zekâ, yalnızca vergi ekiplerinin çalışma şeklini değil, vergi otoriteleriyle karşılıklı güven oluşturma biçimlerini de dönüştürüyor. Bu da daha fazla doğruluk, şeffaflık ve verimlilik sağlıyor. Diğer taraftan yapay zekâ ve verinin çok daha yaygın şekilde kullanılmaya başlanmasıyla hem vergi idaresi tarafından gerçekleştirilen denetim, izleme ve incelemelerin hem de vergi uyuşmazlıklarının yapısı değişiyor; yeni kurallar, yeni raporlama gereklilikleri, artan şeffaflık ve teknoloji kullanımı vergi denetimleri ve vergi uyuşmazlıklarında artış olacağı anlamına geliyor. EY araştırma sonuçlarında da görüldüğü gibi, katılımcıların büyük bir kısmı, GenAI kullanımının gelecekteki vergi inceleme ve uyuşmazlıkları yönetimini farklı boyutlara taşıyacağını ve hem mükellefler hem de vergi idaresi açısından vergi incelemeleri ve uyuşmazlık çözüm süreçlerini daha verimli, daha doğru ve daha hızlı bir hâle getireceğini ortaya koyuyor. Türk Vergi İdaresinin son yıllarda teknolojiyi daha etkin ve yaygın kullanmaya başlaması da vergi inceleme ve ihtilaflarını çok farklı bir boyuta taşıdı. Hatta yürürlükteki vergi mevzuatının bu gelişmeler karşısında eksik kaldığını ve yeni düzenlemelere ihtiyaç duyulmaya başlandığını söylemek mümkün. Buna karşın şirketler de her alanda olduğu gibi vergisel yükümlülüklerine uyum için teknolojiye ciddi yatırımlar yapmaya başladı. Teknolojiye ve nitelikli iş gücüne erken yatırım yapan şirketler, ileride oluşabilecek vergi risk ve uyuşmazlıklara karşı gerekli önlemleri alarak bu riskleri asgari düzeye indirebilir.” Güçlü vergi yönetişim süreçlerine güven artırıyor Vergi risk ve uyuşmazlıkları arttıkça, güçlü bir vergi uyum ve yönetim yapısının oluşturulması şirketler için büyük önem taşıyor. Katılımcıların %91’i küresel vergi yönetişimine daha fazla odaklanmayı planlarken, yalnızca %31’i mevcut uyuşmazlık yönetiminden “çok memnun” olduğunu söylüyor. Etkin vergi fonksiyonları küresel risk ve uyuşmazlıkların kontrolünü, denetimini ve gözetimini merkezileştiriyor ve vergi yönetişimini güçlendiriyor. Diğer yandan, vergi dünyasındaki söz konusu dönüşümle birlikte şirketler, GenAI ve benzeri araçları tam olarak ve başarıyla entegre etme yolunda hâlâ pek çok engelle karşılaştıklarını belirtiyor. Bu engeller; yetenek ve bütçe bulmaktan, uygun kullanım senaryoları geliştirmeye kadar uzanıyor. Araştırma, bazı alanlarda kaydedilen ilerlemeye rağmen, çoğu şirketin süreçlerini iyileştirmek için hâlâ önemli adımlar atması gerektiğini ortaya koyuyor. Bunlar arasında teknolojiye yatırım yapmaya ve entegrasyonu sürdürmeye devam etmek yer alıyor. Aynı zamanda, uyuşmazlık yönetimine yönelik tüm yaklaşımlarını dönüştürmeleri ve otoritelerle güven ve güç pozisyonundan iletişim kurmaya hazır hâle gelmeleri gerekiyor. EY Türkiye Şirket Ortağı, Uluslararası Vergilendirme Lideri Ateş Konca, konu ile ilgili şu bilgileri paylaştı: “EY araştırmasının ortaya koyduğu gibi, BEPS 2.0 ile küresel vergi mimarisi yeniden şekillenirken ihtilaf potansiyeli hiç olmadığı kadar artıyor. Araştırmaya katılan şirketlerin %92’si Pillar Two kaynaklı uyuşmazlıkların olmasını beklerken; %91’i ise Pillar One ‘Amount A’ konularında çözüm eksikliğinden endişe duyuyor. Bu yeni dönemde başarı, yalnızca kuralları takip etmekle değil; güçlü yönetişim, tutarlı veri yönetimi ve teknoloji destekli bir uyuşmazlık stratejisiyle mümkün olacak. EY raporu, GenAI’ın sağladığı hız ve doğruluğun, işletmelerin BEPS kaynaklı karmaşık riskleri daha öngörülebilir, daha şeffaf ve daha güvenli bir zeminde yönetmesine imkân tanıdığını gösteriyor. Ayrıca dijital hizmet vergileri ve ülke bazlı raporlama gibi düzenlemeler, ihtilafların sınır ötesi boyutunu artırıyor. Bu nedenle şirketler, küresel vergi risklerini yönetebilecek entegre çözümler geliştirmeli ve vergi otoriteleriyle proaktif, veri odaklı bir iletişim kurarak ihtilafların önüne geçecek stratejiler oluşturmalı.

EY, Yapay Zekâ Destekli Yeni Çözümleriyle Vergi Dönüşümünü Hızlandırıyor Haber

EY, Yapay Zekâ Destekli Yeni Çözümleriyle Vergi Dönüşümünü Hızlandırıyor

EY geliştirdiği bu çözümlerle vergi danışmanlığı ve uyum süreçlerini teknolojiyle entegre ederek daha hızlı içgörüler, daha net tahminler ve iş kararlarını destekleyen çıktılar sunmayı hedefliyor. Uluslararası danışmanlık, denetim, güvence, strateji, kurumsal finansman ve vergi hizmetleri şirketi EY, vergi danışmanlığı ve uyum hizmetlerini teknoloji, operasyon ve değer sunma süreçleriyle entegre etmek amacıyla yenilikçi veri ve yapay zekâ çözümleri EY.ai Tax Labs ve EY.ai Tax Agent Factory’i hizmete sundu. EY’ın güçlü iş birliği ekosisteminden yararlanan bu yeni çözümler, vergi fonksiyonunu veri odaklı ve stratejik bir yapıya dönüştürerek daha hızlı içgörüler, daha yüksek doğruluk ve geleceğe yönelik iş kararlarını destekleyen etkili sonuçlar sunmayı hedefliyor. EY.ai Tax Labs, veri odaklı sonuçlarla dönüşümü hızlandırıyor EY.ai Tax Labs, üretken ve ajan-tabanlı yapay zekâ teknolojilerinden yararlanarak, işletmelerin karmaşık vergi verilerini analiz etmelerine ve değişen regülasyonlara daha hızlı uyum sağlamalarına yardımcı oluyor. Bu platformla birlikte, EY profesyonelleri ve müşteriler birlikte çalışarak yapay zekâ destekli kuruma özgü vergi stratejileri geliştiriyor, bu stratejilerin etkili sonuçlar oluşturmasına odaklanıyor ve uygulamanın hayata geçmesine olanak tanıyor. EY.ai Tax Labs, vergi liderlerinin soyut konseptleri gerçek çözümlere dönüştürerek, stratejik önceliklerini ve liderlik kapasitelerini bir üst seviyeye taşımalarına yardımcı oluyor. EY.ai Tax Agent Factory ise bu stratejilerin ölçeklenmesini ve günlük vergi süreçlerine entegre edilmesini destekleyerek vergi fonksiyonunun dönüşümünü hızlandırıyor. Vergi alanında yapay zekâ destekli dönüşüm kaçınılmaz oluyor Yapay zekâ ajanları, çok aşamalı karmaşık vergi süreçlerini otomatikleştirerek, finansal verilerdeki anlamlı çıktıları belirliyor. Ajan-tabanlı yapay zekâdan yararlanan işletmeler, veri süreçlerini sadeleştirip manuel müdahaleyi en aza indirerek vergi profesyonellerinin öngörü, analiz ve muhakeme gerektiren stratejik ve yüksek katma değerli çalışmalara daha fazla odaklanmasına yardımcı oluyor. Bu yaklaşım, gerçek ihtiyaçlara dayanan, uygulanabilir sonuçlar üreten ve küresel ölçekte uyumlu çözümler sunan çapraz fonksiyonlu iş birliğini destekliyor. EY.ai Tax Agent Factory, vergi profesyonelleri ve müşterilerin yapay zekâ ajanlarını tasarlamasına, geliştirmesine, eğitmesine, devreye almasına ve ölçekli şekilde yönetmesine olanak tanıyan bütüncül bir metodoloji ve bir işletim modeli sunuyor. EY.ai Tax Labs ise yenilikçi vergi çözümlerinin birlikte tasarlandığı, prototiplerinin geliştirildiği ve test edildiği iş birliğine dayalı bir ortam sağlayarak bu dönüşümü destekliyor. EY Türkiye Vergi Bölümü Şirket Ortağı, Vergi Teknolojisi ve Dönüşümü Lideri Ersin Erdem, EY’ın vergi teknolojilerine yönelik yatırımları hakkında şunları söyledi: “EY araştırmalarına göre, vergi ve finans liderlerinin %86’sı veri, üretken yapay zekâ ve teknolojinin en önemli öncelikleri arasında olduğunu belirtiyor. Buna karşın %91’i vergi verilerinin silo yapılar içinde kalmasının, etkili yapay zekâ uygulamalarının önündeki büyük engellerden biri olarak görüyor. Vergi ve finans liderlerinin %80’i ise yapay zekâya hazır vergi verisinin yetersizliğini dönüşümün önündeki temel zorluklar arasında sıralıyor. Bu doğrultuda, EY olarak vergi ve finans alanlarında da teknolojiye yatırımlar yapıyor, müşterilerimizle birlikte çalışıyor, kurumsal ihtiyaçlarına özel ileriye dönük çözümler geliştiriyoruz. EY.ai Tax Labs ve EY.ai Tax Agent Factory ile müşterilerimizin dönüşümü hızlandırmalarına, vergi operasyonlarının etkinliğini artırmalarına ve stratejik değer elde etmelerine destek oluyoruz. Güvenilir ve yapay zekâya hazır veri sayesinde müşterilerimiz, daha hızlı içgörüler, daha doğru kararlar ve ölçeklenebilir sonuçlar elde edebiliyor.”

EY Küresel İklim Eylem Barometresi’ni Yayımladı Haber

EY Küresel İklim Eylem Barometresi’ni Yayımladı

Araştırmaya katılan şirketlerin sadece %12’sinin iklime yönelik yeni geçiş planları geliştirerek veya mevcut planlarını açıklayarak önemli bir ilerleme kaydettiği görülüyor. Uluslararası danışmanlık, denetim, kurumsal finansman, strateji ve vergi hizmetleri şirketi EY; işletmeleri iklim hedefleri doğrultusunda analiz ederek, ilerlemelerini araştırdığı EY Küresel İklim Eylem Barometresi’ni yayımladı. Araştırma; 50 ülke ve 13 sektörden, küresel çaptaki 850’den fazla şirketin katılımıyla yapıldı. Barometre; araştırmaya katılan işletmelerin %64’ünün “net sıfır” geçişi için bir plana sahip olduğunu gösterirken, sadece %12’sinin yeni geçiş planları geliştirerek veya mevcut planlarını açıklayarak önemli bir ilerleme kaydettiğinin altını çiziyor. Ancak barometrede, ilerlemeyi sekteye uğratma riski taşıyan eksikliklere de dikkat çekiliyor. Buna göre; dünyanın en büyük şirketlerinin önemli bir bölümünün geçiş planı hazır olsa da henüz, küresel sıcaklık artışlarını sınırlamaya yönelik çabaları destekleyecek güçte değil. Araştırmaya katılan şirketlerin %68’inin iklim değişikliğiyle bağlantılı, karbonsuzlaşma sürecinde karşılaşılan veya doğrudan iklim olaylarından kaynaklanan fiziksel ve geçiş risklerini değerlendirdiği belirtiliyor. Ancak, şirketlerin sadece %17’si önemli risklerin finansal etkilerini raporluyor. Bu da iklim değişikliğine fiziksel açıdan maruz kalma düzeylerinin henüz tam olarak net ve ölçülebilir olmadığını gösteriyor. Karbon kredisi kullanımı artıyor Net sıfır hedefi bulunan şirketlerin %63’ü karbon kredilerine bağımlı olduklarını belirtiyor. Bu durum emisyonları aktif olarak azaltmak yerine sadece dengelemeye yöneldiği anlamına geliyor. Araştırmada, karbon kredisi kullanım oranının özellikle finansal hizmetler (%78), ulaşım (%69) gibi karbonsuzlaşma sürecinde zorluk yaşayan sektörlerde yüksek olduğu gözlemleniyor. Diğer yandan, araştırmaya katılan şirketlerin %34’ünün azalan finansman veya regülasyon belirsizliği gibi etkenleri dikkate alarak iklim hedeflerini yeniden belirlediği vurgulanıyor. Bu revizyonlar genellikle hedeflerin zayıflatılmasıyla (%44) ya da hedef zamanların ertelenmesiyle sonuçlanıyor. İklim değişikliğiyle mücadeleyi zayıflatabilecek yönetişim eksiklikleri söz konusu olabilir Araştırmaya katılan şirketlerin %92’si; fiziksel risklerin operasyonları üzerindeki olası etkilerini tamamen analiz ettiklerini belirtiyor. Ancak bu şirketlerin yalnızca %44’ü, söz konusu riskleri yönetmeye ve uyum sağlamaya yardımcı olacak önlemleri henüz hayata geçirdiklerini ifade ediyor. Araştırma, birçok şirkette iklim değişikliğiyle mücadele çabalarını zayıflatabilecek bir durum olan etkili yönetişim eksikliklerine de dikkat çekiyor. Araştırmaya katılan şirketlerin yalnızca %8’inde sermaye tahsisi, %21’inde hedef belirleme ve %41’inde ilerlemenin izlenmesine yönelik yönetim kurulu düzeyinde gözetim ekibi bulunuyor. Barometre bulgularıyla birlikte değerlendirilen başka bir EY analizi ise iklim risklerine karşı eylemsizliğin işletmeler açısından maliyetine dikkat çekiyor. İklim değişikliği risklerini ele almayan şirketlerin, yıllık gelirlerinin %15’ine kadarını kaybedebileceği vurgulanıyor. İklim eyleminde liderlik isteyen işletmelerin öncelikli atması gereken 5 adım 1. İşletmeler iddialı ancak ulaşılabilir hedefler belirlemeli ve sermayelerini iklimle bağlantılı yatırımlara yönlendirerek iklim hedeflerini temel stratejilerine entegre etmeli. 2. İşletmeler; yönetişim yapıları, Paris Anlaşması ile uyumlu emisyon azaltım hedefleri, karbonsuzlaşma stratejileri, sürdürülebilir ürün ve hizmetlere geçiş adımları, şeffaf finansman mekanizmaları ile bu planın dayandığı varsayımlar ve bağımlılıkları içeren kapsamlı ve uygulanabilir bir geçiş planı geliştirmeli ve kamuya açıklamalı. 3. İşletmeler, karbon kredilerine olan bağımlılığı en aza indirmeli ve gerçek emisyon azaltımlarını teşvik etmek için iç karbon fiyatlamasını (ICP) stratejik bir araç olarak kullanmaya odaklanmalı. 4. İşletmeler, Kapsam 3 emisyonları ve ötesindeki önemli zorlukları ele almak için tedarikçilerinin net-sıfır hedefler belirlemesini ve geçiş planları geliştirmesini teşvik ederek değer zincirleriyle aktif bir şekilde çalışmalı. 5. İşletmeler yapay zekâyı sorumlu bir şekilde benimsemeli. EY Türkiye Şirket Ortağı, İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Hizmetleri Lideri Ece Sevin EY Küresel İklim Eylem Barometresi araştırmasıyla ilgili şunları söyledi: “Artan iklimsel etkilerin gittikçe daha yıkıcı hale gelmesi, kurumsal iklim eylem planlarının aciliyetini her zamankinden daha fazla öne çıkarıyor. EY Küresel İklim Eylem Barometresi 2025’e göre, iklim eylemleri konusunda ilerlemenin sektör ve ülke bazında eşit dağılmadığını görüyoruz. Bazı bölgeler iklim raporlamasında ve geçiş stratejilerinde hızla ilerlerken, bazı bölgelerin direnç ortamı veya farklı öncelikler sebebiyle geride kaldığını söyleyebiliriz. Dünya ısınmaya devam ederken, iklim değişikliği hem insanlar hem de gezegen için yenileyici ve döngüsel bir ekonomi ihtiyacını da beraberinde getiriyor. İklim değişikliğinin küresel finansal istikrar için de tehdit oluşturduğu gerçeğinden hareketle; bugün iklim eylemlerini aksiyona dönüştüren şirketlerin, yarının liderleri olacağını ve rekabette öne çıkacaklarını ifade edebiliriz. Ayrıca, araştırma bulgularımız; şirketlerin iklim raporlamasında henüz sınırlı ilerleme kaydettiğini ve bunun somut uygulama süreçlerinde karşılaşılan yapısal zorluklar, iklim risk değerlendirmesi ile stres testlerinin olgunluk düzeyindeki yetersizlikler ve yönetişim yapılarındaki eksikliklerden kaynaklandığını ortaya koyuyor. Bu çerçevede, EY olarak işletmelerin söz konusu dönüşüm sürecini stratejik bir fırsata dönüştürmeleri için karbonsuzlaşma sürecinden, finansal raporlamalarına ve iklim risklerini yönetmelerine kadar her alanda destek oluyoruz.”

Yapay Zekânın Vergi Alanındaki Fırsatları ve Zorlukları Konuşuldu Haber

Yapay Zekânın Vergi Alanındaki Fırsatları ve Zorlukları Konuşuldu

Uluslararası danışmanlık, denetim, güvence, strateji, kurumsal finansman ve vergi hizmetleri şirketi EY tarafından geleneksel olarak her sene düzenlenen EY Vergi Konferansı bu yıl 18-19 Kasım 2025 tarihlerinde gerçekleşti. “Vergide yapay zekâ: Bir fırsat mı yoksa zorluk mu?" temasıyla düzenlenen çevrim içi konferansta; iki gün boyunca 19 farklı oturumda 60’dan fazla konuşmacı yer aldı. Oturumlarda vergi dünyasının güncel gündemi, dijitalleşmenin etkileri ve yapay zekâ uygulamalarının sunduğu fırsatlar ile olası riskler EY liderlerinin ve farklı sektörlerden profesyonellerin katılımıyla tüm boyutlarıyla ele alındı. Denetimlerin kitleselleşmesi süreci Etkinliğin açılış oturumunda, moderatör EY Türkiye Vergi Bölümü Şirket Ortağı Feridun Güngör vergi denetimleri konusunda, “Günümüzde teknolojinin denetimde daha yoğun kullanılması, denetimin kitleselleşmesi sürecini de beraberinde getiriyor. Geleneksel yöntemlerle çok daha az sayıda inceleme yapılırken, şimdilerde ise çok daha fazla mükellefe ve daha fazla konuya dokunulması söz konusu. Bu durum şirketlerin ve meslek mensuplarının hayatlarında çok önemli değişiklikler yaratıyor.” ifadelerini kullandı. Oturumda Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden Prof. Dr. Yusuf Karakoç yapay zekânın kullanımında dikkat edilmesi gereken noktalara yönelik önerilerini paylaşırken, Vergi Denetim Kurulu Eski Başkanı ve Yeminli Mali Müşavir Hüseyin Karakum da dijitalleşen denetim çalışmaları hakkında bilgi vererek risk analiz sistemindeki sorunları masaya yatırdı. Limak Holding Vergi Direktörü Erdal Aydın ise konuşmasında sahte belge konusundaki caydırıcılığa yönelik ceza algısının önemine işaret etti. Geleceğe şimdiden hazırlık yapmalıyız EY Türkiye Vergi Bölümü Başkanı Erkan Baykuş yaptığı açılış konuşmasında şunları söyledi: “EY olarak, teknolojiyi her alanda daha verimli kullanmak amacıyla uzun bir süredir çeşitli yatırımlar yapıyoruz. Ülkemizde de paralel olarak önemli ilerlemeler kaydediliyor. Ekim ayı itibarıyla vergi denetim sürecinde kullanılan KURGAN sistemi de bunun en önemli örneklerinden biri. Günümüzde tüm alanlarda yapay zekâ ile çalışma şekillerinin nasıl dönüşeceği tartışılıyor. Bu doğrultuda, her birimizin beş yıl sonrasını düşünmesi ve ona göre hazırlık yapması gerekiyor. Bu noktada, mükellef uyumunu da maksimum seviyeye çıkarmak, işlerin daha az maliyetle riskleri ortadan kaldırarak daha etkili ve verimli bir yapıya dönüştürmek önemli. Biz de EY olarak özellikle KDV iadesi, gümrük ve yeminli mali müşavirlik hizmetlerimizde teknolojiyi yoğun şekilde kullanıyoruz. Vergi denetimi hizmetlerimizde, oluşturduğumuz elliden fazla algoritmayla yapay zekâyı kullanıyor; yaşanan mevzuat ve yaklaşım gelişmelerine paralel olarak yeni teknolojik çözümlerle sistemlerimizi anlık olarak güncelliyor ve geliştiriyoruz.” Vergi alanındaki yenilikler ve verginin geleceği İki gün boyunca devam eden konferansta dijital ekonomide vergi reformu, vergi denetimlerindeki yenilikler, gümrük denetiminde dijital uygulamalar, yatırım teşvik sistemleri, bankacılık ve finans sektöründeki vergi gündemi, yapay zekâ ile hukuk ilişkisi, e-Belge uyum süreçleri, sosyal güvenlik düzenlemeleri, gayrimenkulün finansallaşması, değişen regülasyonlarla ücret stratejisi, transfer fiyatlandırması gibi vergi alanındaki birçok konu farklı perspektiflerden değerlendirildi. Birçok sektörden üst düzey yöneticinin ve EY profesyonellerinin katılımıyla, vergi dünyasındaki gelişmelerin kapsamlı şekilde ele alındığı EY Vergi Konferansı, verginin bugününe ve geleceğine ışık tutmaya önümüzdeki yıllarda da devam edecek.

DenizBank ve ENBD'den OYAK Grubu ile Dev Anlaşma Haber

DenizBank ve ENBD'den OYAK Grubu ile Dev Anlaşma

DenizBank’ın koordinatörlüğünde yürütülen işlem, Körfez Bölgesinin en büyük bankalarından olan ENBD'nin Türkiye ekonomisine olan inancını güçlü şekilde gösterirken; Türkiye’nin önde gelen kurumsal gruplarından OYAK’ın uluslararası sermaye piyasalarındaki erişim gücünü de bir kez daha teyit etti. Sözleşmenin imza töreninde konuşan DenizBank Genel Müdürü Recep Baştuğ, “OYAK Grubu, güçlü finansal yapısı ve uzun vadeli büyüme vizyonu ile ülkemizin en köklü kuruluşları arasında yer alıyor. DenizBank olarak Grup'un faaliyetlerini yurt içinde ve dışında destekleyerek Türkiye'ye sağladığı katma değeri artırması hedefindeyiz. Hem hissedarımız ENBD’nin hem bizim Türkiye’nin potansiyeline olan inancı tam. Hissedarımızın Türkiye'ye katkılarını artırarak sürdürme konusundaki kararlı yaklaşımı da motivasyonumuzu artırıyor. Bu işlem, OYAK’a duyulan güvenin somut bir göstergesi olduğu gibi Bankamızın kurumsal finansman alanındaki lider konumunu ve uluslararası ağını ortaya koyması açısından da değerli. Ülkemize olan uzun vadeli taahhüdümüzü bu kredi plasmanı ile bir adım öteye taşıyor; OYAK’ın sürdürülebilir büyüme stratejisine katkı sağlamaktan memnuniyet duyuyoruz.” değerlendirmesinde bulundu. OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş ise yaptığı değerlendirmede, “DenizBank ile gerçekleştirdiğimiz bu anlaşma, OYAK’ın büyüme ve verimlilik odaklı yatırım stratejisinin önemli bir adımını oluşturuyor. Uzun yıllardır Türkiye’nin kalkınmasına katkı sunan sektörlerde faaliyet gösteriyoruz. Sağlanan bu kredi olanağıyla finansman yapımızı güçlendirirken, farklı sektörlerdeki faaliyetlerimizde verimliliği artıracak ve küresel rekabet gücümüzü pekiştirecek yatırımlara odaklanacağız. DenizBank’ın ve hissedarı ENBD’nin ülkemize ve OYAK’a duyduğu güven, bizim de uzun vadeli hedeflerimize olan inancımızı güçlendiriyor. Türkiye ekonomisine değer katmaya, istihdamı ve üretimi artırmaya kararlılıkla devam edeceğiz.” dedi.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.