Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kurumsal Hafıza

Kapsül Haber Ajansı - Kurumsal Hafıza haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kurumsal Hafıza haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kurumsal Dönüşüm Hikayeleri Ne Anlatır? Haber

Kurumsal Dönüşüm Hikayeleri Ne Anlatır?

Bir şirketin dönüşüm ilan etmesi kolaydır; piyasada karşılık bulan bir dönüşüm hikayesi yazması ise zordur. Çünkü kurumsal dönüşüm hikayeleri, yalnızca yeni bir yazılım yatırımı ya da organizasyon şeması değişikliğiyle oluşmaz. Asıl belirleyici olan, kurumun neden değiştiği, bu değişimi nasıl yönettiği ve sonuçlarını hangi göstergelerle ortaya koyabildiğidir. İş dünyasında dönüşüm artık dönemsel bir proje başlığı değil, yönetim pratiğinin kalıcı bir parçası. Enerjiden lojistiğe, savunmadan tarım teknolojilerine kadar birçok sektörde şirketler aynı anda birkaç baskıyla karşı karşıya kalıyor: maliyet disiplini, dijitalleşme ihtiyacı, regülasyon yükü, yetenek savaşı ve sürdürülebilirlik beklentisi. Bu nedenle iyi kurgulanmış dönüşüm hikayeleri, sadece kurumsal iletişim malzemesi değil; yatırımcı ilişkileri, işveren markası, tedarik zinciri güveni ve pazar konumlandırması açısından da stratejik değer taşıyor. Kurumsal dönüşüm hikayeleri neden bu kadar kritik? Kurumsal anlatılar uzun süre başarıyı ciro, kapasite ve büyüme grafikleri üzerinden kurdu. Oysa bugünün karar vericileri daha farklı sorular soruyor. Şirket değişen koşullara ne kadar hızlı uyum sağlıyor? Teknolojiyi süreçlerine nasıl entegre ediyor? Yönetim ekibi sadece hedef açıklıyor mu, yoksa organizasyonu yeni döneme hazırlayabiliyor mu? Tam bu noktada dönüşüm hikayeleri bir güven testi haline geliyor. Çünkü paydaşlar artık sonuç kadar süreci de görmek istiyor. Bir fabrikanın enerji verimliliği yatırımı, bir bankanın yapay zeka destekli müşteri deneyimi hamlesi ya da bir lojistik şirketinin uçtan uca veri görünürlüğü sağlaması tek başına haber değeri taşır. Ancak bu hamlelerin kuruma nasıl bir operasyonel esneklik, yeni gelir alanı veya rekabet avantajı sağladığı anlatılmadığında etki sınırlı kalır. İyi bir dönüşüm hikayesi, kurumun bugünden yarına geçtiğini söylemez. O geçişin hangi kırılmalarla, hangi dirençlerle ve hangi karar kalitesiyle gerçekleştiğini gösterir. Bu da hikayeyi daha inandırıcı hale getirir. Başarılı bir kurumsal dönüşüm hikayesinin omurgası Dönüşüm anlatılarında en sık görülen sorun, değişimin fazla steril sunulmasıdır. Sanki tüm adımlar önceden planlanmış, tüm ekipler ilk günden uyum göstermiş ve yatırımın geri dönüşü hızla alınmış gibi bir dil kurulur. Oysa profesyonel okur bu dili hemen ayırt eder. Gerçek dönüşümde gecikmeler, revizyonlar, öncelik değişimleri ve kültürel sürtünmeler vardır. Bu nedenle güçlü bir kurumsal hikaye üç düzlemde kurulmalıdır. İlk düzlem, iş gerekçesidir. Şirket neden dönüşmek zorunda kaldı? Maliyet baskısı mı arttı, müşteri beklentisi mi değişti, regülasyon mu sertleşti, yoksa yeni rakipler mi dengeyi bozdu? İkinci düzlem, uygulamadır. Hangi süreçler yeniden tasarlandı, hangi teknoloji devreye alındı, liderlik hangi noktada rol üstlendi? Üçüncü düzlem ise sonuçtur. Verimlilik, hız, hata oranı, çalışan bağlılığı, ihracat kabiliyeti ya da karbon yoğunluğu gibi göstergelerde ne değişti? Burada kritik olan nokta, hikayeyi yalnızca teknolojiye yaslamamaktır. Dönüşüm çoğu zaman teknoloji yatırımıyla görünür hale gelir, ancak asıl kalıcılığı kurum kültürü belirler. ERP kurmak, veri platformu kurmak veya yapay zeka destekli analiz sistemleri kullanmak önemli adımlardır. Fakat karar alma alışkanlıkları değişmiyorsa, ekipler yeni modele güvenmiyorsa ve orta kademe yönetim sahiplenmiyorsa, hikaye kısa sürede bir sunum dosyasına dönüşür. Teknoloji var ama dönüşüm yok olabilir Son yıllarda birçok kurum dijitalleşme başlığı altında önemli bütçeler ayırdı. Buna rağmen her yatırım dönüşüm üretmedi. Nedeni basit: teknoloji, stratejinin yerine geçtiğinde etkisi zayıflıyor. Şirketin temel sorunu müşteri kaybıysa sadece iç sistemleri yenilemek yeterli olmayabilir. Üretim verimsizliği öne çıkıyorsa pazarlama otomasyonu tek başına çözüm sunmaz. Bu yüzden dönüşüm hikayeleri, teknoloji satın alımını değil, iş modelindeki değişimi anlatmalıdır. Örneğin sanayide sensörleşme, sadece makineleri izlemek için değil; plansız duruşları azaltmak, bakım maliyetini düşürmek ve tedarik taahhütlerini güçlendirmek için anlamlıdır. Finans tarafında veri analitiği, sadece raporlama hızı için değil; risk görünürlüğünü artırmak ve daha isabetli tahminleme yapmak için değer üretir. Liderlik anlatının merkezindedir Kurumsal dönüşümde liderlik çoğu zaman iki uç arasında anlatılır: ya tek bir vizyoner isme aşırı yük bindirilir ya da yönetim rolü tamamen görünmez kılınır. Oysa profesyonel okur için asıl mesele, liderliğin karar kalitesi ve yönetişim becerisidir. Başarılı örneklerde üst yönetim dönüşümü sahiplenir, fakat uygulamayı yalnızca tepeden yönetmez. Hedefleri netleştirir, ara kilometre taşları belirler ve ölçülebilir sonuç üretmeyen alanlarda rota düzeltir. Daha da önemlisi, dönüşümün kurum içinde neden gerekli olduğunu açık bir dille anlatır. Bu netlik olmadığında çalışan tarafında sessiz direnç büyür. Kurumsal iletişim ekipleri için de burada kritik bir görev vardır. Dönüşüm hikayesini yalnızca CEO söylemlerine dayandırmak yerine, operasyon, insan kaynakları, teknoloji ve saha tarafındaki değişimi birlikte göstermek gerekir. Çünkü paydaş güveni, tek sesli anlatıdan değil, tutarlı kurumsal kanıttan beslenir. Sektörlere göre kurumsal dönüşüm hikayeleri nasıl farklılaşır? Her sektör aynı hızda ve aynı önceliklerle dönüşmez. Bu nedenle kurumsal dönüşüm hikayeleri standart kalıplarla yazıldığında yüzeysel kalır. Sanayide dönüşüm çoğunlukla üretim verimliliği, enerji maliyeti, kalite standardizasyonu ve ihracat rekabeti etrafında şekillenir. Burada hikayenin ağırlık merkezi, yatırımın operasyonel etkisidir. Örneğin otomasyon ya da kestirimci bakım uygulamaları, doğrudan üretim sürekliliğine bağlandığında daha güçlü bir anlatı ortaya çıkar. Lojistikte dönüşüm daha çok görünürlük, hız, rota optimizasyonu ve müşteri taahhüdü üzerinden değerlendirilir. Depo süreçlerinin dijitalleşmesi ya da filo verisinin merkezi olarak izlenmesi, sadece teknoloji haberi değildir; teslimat doğruluğu ve maliyet kontrolü açısından stratejik bir gelişmedir. Enerji sektöründe ise dönüşümün çerçevesi farklıdır. Yenilenebilir kaynaklara geçiş, şebeke esnekliği, depolama çözümleri ve karbon yönetimi gibi başlıklar birlikte ele alınır. Burada anlatının ikna gücü, finansal rasyonelle sürdürülebilirlik hedefini aynı zeminde buluşturabilmesine bağlıdır. Savunma ve ileri teknoloji alanlarında dönüşüm daha hassas bir dil gerektirir. Yerli üretim kapasitesi, tedarik bağımsızlığı, Ar-Ge derinliği ve yetkin insan kaynağı gibi unsurlar öne çıkar. Bu alanlarda dönüşüm yalnızca şirket performansı değil, ekosistem gücü ve stratejik kapasite açısından da değerlendirilir. İyi hikaye ile kurumsal propaganda arasındaki fark İş dünyasında herkes başarı anlatmak ister. Ancak profesyonel kitleler, fazla parlatılmış metinlere karşı giderek daha temkinli. Bu nedenle inandırıcı dönüşüm hikayeleri, sadece olumlu sonuçları değil, yönetilen zorlukları da içerir. Örneğin bir şirketin dijital dönüşüm sürecinde ilk aşamada beklenen verimi alamaması, çalışan eğitimine yeniden yatırım yapması veya süreç tasarımını ikinci kez ele alması zayıflık göstergesi değildir. Aksine, dönüşümün gerçek yönetim pratiği içinde ele alındığını gösterir. Kurumsal anlatının güvenilirliği tam da burada oluşur. Veri kullanımı da belirleyicidir. “Daha hızlı olduk”, “müşteri memnuniyeti arttı” ya da “çevik yapıya geçtik” gibi ifadeler tek başına yeterli değildir. Eğer mümkünse teslimat süresi, hata oranı, enerji tüketimi, çalışan devir oranı ya da üretim kapasitesi gibi ölçütlerle desteklenen bir çerçeve kurulmalıdır. Sayı verilemeyen durumlarda bile somut sonuç dili kullanılabilir. Bu yaklaşım, haber değeri açısından da daha güçlüdür. Kapsül Haber Ajansı gibi sektör odaklı yayın çizgisine sahip platformlarda öne çıkan kurumsal gelişmeler, tam da bu nedenle sonuç, etki ve sektör bağlamı üzerinden anlam kazanır. Kurumlar bu hikayeleri nasıl daha etkili kurabilir? Öncelikle dönüşüm iletişimi ile dönüşüm yönetimi birbirinden kopuk ilerlememeli. İletişim ekipleri çoğu zaman süreç tamamlandıktan sonra devreye alınıyor. Oysa en güçlü anlatılar, dönüşüm sürerken oluşur. Hangi eşiklerin aşıldığı, hangi ekiplerin rol aldığı, hangi hedeflerin revize edildiği zamanında kayda geçirilirse ortaya daha sahici bir kurumsal hafıza çıkar. İkinci olarak, şirketler dönüşümü tek bir büyük proje gibi sunmaktan kaçınmalı. Pek çok başarılı örnekte değişim, birbirini besleyen küçük ama kritik hamlelerle ilerler. Tedarik zinciri görünürlüğünü artıran bir veri altyapısı, bunu destekleyen yetenek programı ve karar süreçlerini hızlandıran yönetişim modeli birlikte ele alındığında daha anlamlı bir tablo oluşur. Üçüncü nokta, paydaş perspektifidir. Yatırımcı, çalışan, müşteri, bayi, tedarikçi ve kamu otoritesi aynı dönüşüme farklı yerlerden bakar. Bu nedenle tek katmanlı bir mesaj çoğu zaman yetersiz kalır. Kurumun anlatısı ortak bir omurga taşımalı, ancak etkisini hedef kitleye göre derinleştirmelidir. Son olarak, dönüşüm hikayesi geçmiş başarıları yüceltmek için değil, gelecekteki kapasiteyi göstermek için kurulmalıdır. Piyasa artık “ne yaptınız” sorusunun yanında “yarının rekabetinde neredesiniz” sorusunu da soruyor. Kurumsal dünyada dikkat çeken hikayeler, değişimi ilan edenler değil; değişimi ölçen, yöneten ve açıklıkla anlatanlar tarafından yazılıyor. Bu yüzden iyi bir dönüşüm hikayesi, şirketin vitrini değil, stratejik ciddiyetinin en görünür kanıtıdır.

Sektörel haber arşivi nasıl oluşturulur? Haber

Sektörel haber arşivi nasıl oluşturulur?

Bir sektörü düzenli takip eden herkes aynı sorunla karşılaşır: Haber akışı hızlandıkça bilgi çoğalır, fakat kurumsal hafıza zayıflar. Tam bu noktada sektörel haber arşivi nasıl oluşturulur sorusu, yalnızca editoryal bir ihtiyaç değil; karar alma, itibar yönetimi ve pazar takibi açısından da stratejik bir mesele haline gelir. Özellikle ekonomi, savunma, enerji, lojistik, tarım, teknoloji ve yapay zeka gibi yüksek tempolu alanlarda iyi kurulmuş bir arşiv, geçmişi saklayan pasif bir depo değil, aktif bir bilgi altyapısıdır. Sektörel haber arşivi neden operasyonel değer üretir? Bir haber arşivi kurmanın ilk amacı sadece eski içerikleri bulmak olmamalıdır. Asıl değer, tekrar eden gündemleri ayırt etmekte, sektör oyuncularının pozisyon değişimlerini izlemekte ve kurumlara zaman içinde bir referans zemini sunmakta ortaya çıkar. Örneğin bir yatırım duyurusunu tek başına haber olarak okumak başka, aynı şirketin son iki yıldaki kapasite artışı, ihracat hedefleri, yönetici değişiklikleri ve kamu açıklamalarıyla birlikte değerlendirmek başka bir şeydir. Dijital yayıncılar için bu yapı, içerik üretim hızını da doğrudan etkiler. Editör aynı konuda daha önce yayınlanan haberleri saniyeler içinde bulabiliyorsa güncel gelişmeyi daha isabetli bağlama oturtur. Kurumsal iletişim ekipleri açısından ise arşiv, sadece medyada görünürlüğü ölçmek için değil, anlatı bütünlüğünü korumak için de gereklidir. Yatırımcı ilişkileri, kamu politikası takibi ve rekabet analizi yapan profesyoneller için de durum benzerdir. Sektörel haber arşivi nasıl oluşturulur: Önce kapsamı tanımlayın En sık yapılan hata, arşiv kurmaya içerik toplamaya başlayarak girişmektir. Oysa önce arşivin sınırı netleşmelidir. Hangi sektörler kapsanacak, hangi kaynaklar dahil edilecek, hangi içerik türleri arşive girecek ve kullanım amacı ne olacak soruları başta yanıtlanmalıdır. Burada tek doğru model yoktur. Sadece savunma sanayii odaklı çalışan bir yayıncının arşiv mantığı ile enerji, sürdürülebilirlik ve teknoloji başlıklarını birlikte izleyen bir kurumun ihtiyacı aynı olmaz. Dar kapsam yönetimi kolaylaştırır ama kör noktalar oluşturabilir. Geniş kapsam ise daha fazla bağlam sağlar, ancak sınıflandırma disiplinini zorunlu kılar. İyi bir başlangıç için arşivin çekirdek kapsamı üç eksende tanımlanabilir: sektör, kurum ve konu. Sektör ekseni enerji, lojistik veya tarım gibi dikeyleri; kurum ekseni şirketler, bakanlıklar, birlikler, girişimler ve yatırım fonlarını; konu ekseni ise yatırım, regülasyon, ihracat, teknoloji dönüşümü, sürdürülebilirlik, üretim, satın alma ve yönetici atamaları gibi temaları içerir. Kaynak seçimi nicelik değil güvenilirlik işi Arşivin kalitesi, içine ne koyduğunuz kadar neyi dışarıda bıraktığınızla da ilgilidir. Bu nedenle kaynak politikası açık olmalıdır. Resmi kurum açıklamaları, şirket duyuruları, ajans servisleri, sektör yayınları, uzman röportajları ve etkinlik haberleri aynı havuzda toplanabilir; ancak her birinin güvenilirlik seviyesi ve kullanım amacı farklı etiketlenmelidir. Örneğin bir şirketin kendi açıklaması, birincil kaynak olarak değerlidir ama tek başına yeterli olmayabilir. Özellikle yatırım, ortaklık, kapasite artışı veya regülasyon etkisi gibi başlıklarda ikinci bir doğrulama katmanı gereklidir. Buna karşılık kamu ihale duyuruları, mevzuat metinleri veya resmi istatistikler daha yüksek referans gücüne sahiptir. Arşiv sisteminiz bu farkı görünür kılmıyorsa, zamanla içerik yığını üretir ama karar desteği sunmaz. Dosya mantığı yerine veri mantığı kurun Birçok kurum haber arşivini klasörler içinde PDF veya ekran görüntüsü saklayarak yönetmeye çalışır. Bu yöntem kısa vadede pratik görünür, fakat içerik sayısı arttığında arama, filtreleme ve yeniden kullanım neredeyse imkansız hale gelir. Sektörel haber arşivi kurarken temel yaklaşım dosya saklamak değil, yapılandırılmış veri üretmek olmalıdır. Her haber kaydı için standart alanlar belirlemek gerekir. Başlık, yayın tarihi, kaynak, sektör, alt sektör, ilgili kurumlar, kişi adları, coğrafi alan, içerik tipi ve kısa özet en temel alanlardır. Bunlara ek olarak haberin tonu, doğrulama seviyesi, stratejik önem derecesi ve anahtar kelimeler de eklenebilir. Bu alanlar başta fazla detaylı görünebilir, ancak arşiv birkaç bin kayda ulaştığında fark yaratır. Buradaki kritik nokta tutarlılıktır. Aynı şirket bir yerde tam unvanıyla, başka yerde kısaltmasıyla, üçüncü yerde farklı yazımla giriliyorsa sistem hızla bozulur. Kontrollü bir etiket sözlüğü oluşturmak bu yüzden önemlidir. Etiketleme sistemi arşivin omurgasıdır Başarılı bir arşivin merkezinde güçlü bir taksonomi bulunur. Taksonomi, içeriklerin nasıl sınıflandırılacağını belirleyen mantıktır. Sektörel yayıncılıkta bu yapı genellikle çok katmanlı olmalıdır. Yalnızca “enerji” etiketi atamak çoğu zaman yeterli değildir; elektrik üretimi, yenilenebilir enerji, depolama, dağıtım, petrol ve doğal gaz gibi alt kırılımlar gerekir. Aynı durum teknoloji ve savunma gibi alanlarda daha da belirgindir. Yapay zeka, siber güvenlik, veri merkezi, yarı iletken, insansız sistemler, platform modernizasyonu veya tedarik zinciri güvenliği gibi alt başlıklar olmadan arşiv stratejik ayrım gücünü kaybeder. Etiketleme aşırıya kaçarsa da sorun çıkar. Editörün her habere 25 etiket girmesi istenirse süreç yavaşlar ve kalite düşer. Bu nedenle zorunlu alanlarla isteğe bağlı alanlar ayrılmalıdır. Operasyonel hız ile sınıflandırma derinliği arasında denge kurmak gerekir. Editoryal iş akışı olmadan arşiv sürdürülemez Arşiv bir kez kurulup kendi kendine işlemez. Düzenli içerik girişi, kalite kontrolü, güncelleme ve hata düzeltme için iş akışı tasarlanmalıdır. İdeal modelde içerik sisteme alındığında önce temel metadata girilir, ardından editoryal kontrol yapılır, sonra etiketleme tamamlanır ve gerekiyorsa kısa analitik not eklenir. Burada insan müdahalesi hâlâ kritik önemdedir. Otomatik toplama araçları başlıkları çekebilir, anahtar kelime çıkarabilir ve ilk sınıflandırmayı önerebilir. Ancak kurum isimlerindeki karışıklık, benzer konuların yanlış eşleştirilmesi veya bağlam hataları ancak deneyimli bir editör tarafından ayıklanır. Özellikle B2B medya ve kurumsal kullanım senaryolarında doğruluk, hızdan daha değerlidir. Arama deneyimi iyi değilse arşiv kullanılmaz Bir arşivin başarısı, ne kadar içerik sakladığıyla değil ne kadar hızlı kullanılabildiğiyle ölçülür. Kullanıcı aradığı haberi tarih, sektör, kurum, konu ve coğrafya filtresiyle birkaç adımda bulabilmelidir. Sadece serbest metin araması sunan sistemler belirli bir hacimden sonra yetersiz kalır. Farklı kullanıcı tiplerini de düşünmek gerekir. Editör geçmiş haberleri zincir halinde görmek ister. Kurumsal iletişim yöneticisi belirli bir şirketin medya görünürlüğünü taramak ister. Yatırım profesyoneli ise regülasyon ve kapasite yatırımı gibi iki farklı etiketi birlikte sorgulamak isteyebilir. Arayüz ve filtreleme mantığı bu senaryolara göre şekillenmelidir. Hangi içerikler arşive girmeli, hangileri dışarıda kalmalı? Her haberi arşive almak akıllıca değildir. Tek seferlik, düşük etkili, tekrar eden veya kaynak değeri zayıf içerikler sistemi şişirir. Buna karşılık regülasyon değişiklikleri, yatırım kararları, birleşme ve satın almalar, yönetici atamaları, üretim kapasitesi, ihracat verileri, teknoloji iş birlikleri, savunma tedarik projeleri ve sektörel kırılma anları yüksek arşiv değerine sahiptir. Fotoğraf, video, röportaj, analiz ve köşe yazıları da dahil edilebilir. Hatta iyi kurgulanmış bir modelde bunlar aynı haberin etrafında ilişkilendirilir. Böylece kullanıcı sadece tekil içeriğe değil, olay dosyasına erişir. Kapsül Haber Ajansı gibi çok formatlı yayın yaklaşımı benimseyen yapılar için bu yöntem özellikle verimlidir. Ölçümleme ve bakım kısmı en az kurulum kadar önemli Arşiv kurulduktan sonra iş bitmez. Hangi etiketler sık kullanılıyor, hangi filtreler çalışmıyor, hangi içerikler en çok aranıyor, hangi başlıklarda veri boşluğu oluşuyor gibi sorular düzenli takip edilmelidir. Aksi halde sistem birkaç ay sonra düzensizleşir. Ayrıca belirli aralıklarla temizlik yapılmalıdır. Mükerrer kayıtlar silinmeli, kurum birleşmeleri veya isim değişiklikleri sisteme işlenmeli, eski etiketler yeni taksonomiye uyarlanmalıdır. Özellikle hızlı dönüşen sektörlerde terminoloji de değişir. Beş yıl önce farklı adlandırılan bir teknoloji, bugün başka bir kategori altında izleniyor olabilir. Küçük başlayıp ölçeklenebilir kurmak daha doğru Bir anda kusursuz bir arşiv kurmaya çalışmak çoğu kurumda projeyi geciktirir. Daha gerçekçi yaklaşım, öncelikli sektörlerle başlamak ve modeli kullanım verisine göre genişletmektir. İlk aşamada üç sektör, sınırlı kaynak seti ve net metadata alanlarıyla başlamak; hiç başlamamaktan çok daha değerlidir. Özellikle yayıncılar ve kurumsal ekipler için en sağlıklı yöntem, editoryal ihtiyacı merkeze alan yalın bir yapı kurmaktır. Önce aranan bilgiye hızlı erişim çözülmeli, sonra ileri analiz katmanları eklenmelidir. Çünkü kullanılmayan mükemmel sistem, kullanılan orta ölçekli sistemden daha az fayda üretir. Güçlü bir sektörel haber arşivi, yalnızca geçmişe bakan bir kayıt sistemi değildir. Doğru kurulduğunda haber akışını anlamlandırır, kurum hafızasını güçlendirir ve geleceğe daha hazırlıklı bakmayı sağlar. Bugün küçük görünen sınıflandırma kararları, yarın editoryal hızın, stratejik içgörünün ve kurumsal güvenilirliğin temelini oluşturur.

Geleceğin İş Dünyası 10 Şubat’ta UGİK’26’da Buluşuyor Haber

Geleceğin İş Dünyası 10 Şubat’ta UGİK’26’da Buluşuyor

Türkiye’nin en büyük gençlik sivil toplum kuruluşlarından biri olan Genç MÜSİAD, iki yılda bir düzenlediği UGİK’in 9’uncusunu Wyndham Grand İstanbul Levent Hotel’de gerçekleştirecek. “Future: Today” temasıyla düzenlenecek kongrede; geleceğin hızla bugüne yaklaştığı bu dönemde, iş dünyasının dönüşen dinamiklerinin nasıl doğru okunup bugünden yönetebileceği ele alınacak. İş dünyası, sivil toplum ve fikir dünyası liderleri UGİK’26’da Gün boyu sürecek oturumlara ev sahipliği yapacak kongrenin açılış konuşmaları; MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir, Genç MÜSİAD Başkanı Mağsum Usta ve Genç MÜSİAD Girişimcilikten Sorumlu Başkanı Yardımcısı Ömer Faruk Çelik tarafından yapılacak. Açılış konuşmalarının ardından, günün ilk oturumunda “Süreklilik ve Yenilik” başlığı altında Avrupa ve Afrika’nın en önemli ve stratejik demir-çelik şirketlerinden biri olan Tosyalı Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı yer alacak. Sanayide uzun vadeli vizyon, dönüşüm ve istikrar arasındaki dengenin değerlendirileceği oturumda, gelenekten beslenen ama geleceği odağına alan iş yapma modelleri masaya yatırılacak. Adem Metan moderatörlüğünde “Kendini Bul” panelinde ise Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç ile Türk felsefe ve bilim tarihçisi Prof. Dr. İhsan Fazlıoğlu, modern çağda bireyin kendisiyle, değerleriyle ve anlamla kurduğu ilişkiyi psikoloji ve felsefe ekseninde ele alacak. Kuşaklar arası liderlik ve kurumsal hafıza masaya yatırılıyor “Geçmişi Kaybetmeden Geleceği Yeniden Yazmak” panelinde; Rauf Ateş moderatörlüğünde, Akfen Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın, Akfen Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Selim Akın ve Akfen Holding Yönetim Kurulu Üyesi Pelin Akın Özalp, kurumsal hafıza, kuşaklar arası liderlik ve sürdürülebilir yönetim anlayışını deneyimler üzerinden aktaracak. Dijital ekonomi; girişimcilik ve yatırım ekseninde konuşulacak Öğleden sonra gerçekleştirlecek “Dijital Ekonomi” başlıklı oturumda, Türkiye, Doğu Avrupa ve Baltik bölgesinde erken aşama teknoloji girişimlerine yaptığı yatırımlarla tanınan girişim sermayesi fonu e2vc Genel Ortağı Enis Hulli ile veri teknolojileri, analitik ve içgörü alanlarında çalışmalarıyla öne çıkan FutureBright Group Kurucu Ortağı Akan Abdula yer alacak. Bu oturum, dijitalleşmenin iş modellerini nasıl dönüştürdüğüne, girişimcilik ve yatırım ekosisteminde öne çıkan yeni dinamiklere ışık tutacak. Havacılık ile teknoloji liderleri aynı oturumda buluşuyor “Liderlerin Ajandası” başlığıyla Türkiye iş dünyasının iki önemli lideri bir araya gelecek. Pegasus Hava Yolları CEO’su Güliz Öztürk ile HPE Türkiye, Balkanlar, Kafkaslar ve Orta Asya Bölgesi Genel Müdürü Güngör Kaymak’ın yer alacağı oturumda, liderlerin değişen küresel ve dijital gündemde stratejik öncelikleri, dönüşüm ajandaları ve gelecek vizyonları ele alınacak. Programın dikkat çeken başlıklarından biri olan “Ufkun Ucunda İş Yapmak” oturumunda ise Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir yer alacak. Özdemir, küresel ölçekte iş yapma pratiklerinden sürdürülebilir büyümeye, yeni pazarlarda değer yaratma stratejilerinden liderlik perspektifine uzanan deneyimlerini katılımcılarla paylaşacak. Büyük dönüşümler tarihsel perspektiften okunacak UGİK’26 kapsamında düzenlenecek “Büyük Değişimler Zamanı” başlıklı oturumda, yakın tarih ve askeri strateji alanındaki derin birikimi ve akademik çalışmalarıyla tanınan Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu, Türkiye’nin akademik ve entelektüel dünyasında önemli çalışmalara imza atan Prof. Dr. Gültekin Yıldız ile bir araya gelecek. Oturumda, tarihsel perspektiften günümüze uzanan büyük dönüşümler, küresel kırılmalar ve bu değişimlerin devletler, toplumlar ve kurumlar üzerindeki etkileri ele alınacak. Otomobil Sporları Federasyonu Genel Sekreteri Serhan Acar moderatörlüğünde gerçekleşecek “Zinde Kal – Oyunda Kal” başlıklı son oturumda ise, motor sporları alanındaki deneyimi ve liderlik rolleriyle tanınan Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu Başkanı Eren Üçlertoprağı yer alacak. Panelde, sporcuların ve motor sporları camiasının performans, zihinsel dayanıklılık ve motivasyon süreçleri, teknik ve stratejik perspektiflerle ele alınacak; yarış dünyasındaki başarıya giden yol, fiziksel ve zihinsel hazırlık bağlamında tartışılacak. Mağsum Usta: “UGİK’26 genç girişimciler ve liderler için yol haritası sunacak” UGİK’26’nın genç girişimcilerin ve liderlerin ihtiyaç duyduğu vizyonu şekillendirecek önemli bir buluşma olacağını vurgulayan Genç MÜSİAD Başkanı Mağsum Usta, “Future:Today” teması hakkında şunları kaydetti: “Gelecek, bugüne hızla yaklaştı; artık ‘gelecek’ dediğimiz kavram bugünün ta kendisi. Bu nedenle artık geleceği yalnızca konuşmak değil; bugünden doğru okumak ve yönetmek zorundayız. Yapay zekâ, otomasyon, veri zekâsı ve yeni nesil üretim teknikleri gibi konular artık “yarının konusu” olmaktan çıkmış ve iş dünyasının bugünkü temel dinamikleri hâline gelmiştir. ‘Future: Today’ teması ile katılımcıların, iş dünyasında yaşanan dönüşümü doğru okumalarını, bu dönüşüme uygun stratejiler geliştirmelerini ve küresel ölçekte rekabet edebilecek bir bakış açısı kazanmalarını hedefliyoruz.” UGİK’in her yıl düzenlendiği hafta boyunca Türkiye gündeminde güçlü bir etki oluşturduğuna dikkat çeken Usta, güçlü konuşmacı profili ve kapsamlı içeriğiyle UGİK 2026’da da bu etkiyi sürdürmeyi hedeflediklerini ifade etti. Dijital ekonomi, uluslararası iş dünyasının güncel başlıkları, Türkiye’den çıkan ilham verici başarı hikâyeleri ve daha birçok konunun UGİK 2026 sahnesinde ele alınacağını belirten Usta, tüm gençleri 10 Şubat’ta kongrede buluşmaya davet etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.