Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kurumsal İletişim

Kapsül Haber Ajansı - Kurumsal İletişim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kurumsal İletişim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Divan Grubu’nda Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörlüğü'ne Didem Nurcan Atandı Haber

Divan Grubu’nda Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörlüğü'ne Didem Nurcan Atandı

70 yıllık köklü geçmişiyle gastronomi, otelcilik ve yeme-içme sektörlerinde Türkiye’nin öncü markaları arasında yer alan Divan Grubu, pazarlama ve kurumsal iletişim organizasyonundaki yeni dönem yapılanması kapsamında üst düzey bir kurum içi atama gerçekleştirdi. Divan Grubu bünyesinde Yeme – İçme – Perakende Pazarlama Müdürü olarak görev yapan Didem Nurcan, 1 Mayıs 2026 itibarıyla Divan Grubu Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü olarak atandı. Pazarlama kariyeri boyunca FMCG, e-ticaret, perakende ve hizmet sektörlerinde global ve lokal ölçekte farklı markalarla çalışan Didem Nurcan; stratejik bakış açısı, analitik yaklaşımı ve tüketici odaklı marka yönetimi deneyimiyle öne çıkıyor. Yeni görevinde Divan Grubu’nun pazarlama ve kurumsal iletişim stratejilerine liderlik edecek olan Nurcan, markanın büyüme yolculuğu ve deneyim odaklı iletişim vizyonuna katkı sağlamayı sürdürecek. Didem Nurcan Hakkında Kabataş Erkek Lisesi’nin ardından İstanbul Teknik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’nden mezun olan Didem Nurcan, kariyer yolculuğuna Koç Grubu’nda Yönetici Adayı Programı ile başladı. Profesyonel kariyerine Henkel’de devam eden Nurcan, talep planlama alanında başladığı görevine ilerleyen dönemde pazarlama fonksiyonunda devam ederek farklı kategorilerde marka yönetimi sorumlulukları üstlendi. Ardından Komili ve Kırlangıç markalarında görev aldı; marka konumlaması, portföy yönetimi, dijital pazarlama ve tüketici iletişimi alanlarında çalıştı. 2015 yılında katıldığı Anadolu Efes’te yurt içi ve yurt dışı organizasyonlarda farklı pazarlama rollerini üstlenen Nurcan; global markalar, premium portföy yönetimi ve entegre iletişim stratejileri alanlarında görev aldı. Kariyerine daha sonra Amazon’da e-ticaret ve dijital büyüme odağında devam eden Nurcan, 2023 yılından bu yana Divan Grubu’nun yeme-içme alanındaki marka yolculuğuna katkı sağlıyor. Farklı sektörlerde edindiği deneyimi stratejik pazarlama yaklaşımıyla bir araya getiren Nurcan, yeni görevinde Divan Grubu’nun farklı iş alanlarını kapsayan pazarlama ve kurumsal iletişim stratejilerine liderlik edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Anadolu Sigorta’ya Business Honors Awards’ta Ödül Haber

Anadolu Sigorta’ya Business Honors Awards’ta Ödül

Anadolu Sigorta’nın 100. yıl kapsamında 11 Nisan 2025’te Zorlu Performans Sanatları Merkezi’nde gerçekleştirdiği “Yüzyıllık İmza” gala gecesi, bir kez daha ödülle taçlandırıldı. Şirket, iş dünyasında fark yaratan projelerini ve yenilikçi yaklaşımlarını değerlendiren Business Honors Awards kapsamında “En İyi Kurumsal Etkinlik Projesi” kategorisinde ödül kazandı. Ödül töreni, 12 Mayıs’ta Crowne Plaza İstanbul Ortaköy Bosphorus’ta gerçekleştirildi. Anadolu Sigorta Kurumsal İletişim, Sürdürülebilirlik ve Afet Yönetimi Koordinatörü Berna Ergüntan “Şirketimizin yalnızca geçmişine değil, ikinci yüzyılına yönelik vizyonuna da odaklanan “Yüzyıllık İmza” gala gecemiz güçlü sahne prodüksiyonu, görsel anlatım dili ve içerik kurgusuyla 100. yılımızda hepimizi gururlandırmıştı. Anadolu Sigorta’nın Cumhuriyet tarihiyle iç içe geçen yolculuğunu aktaran “Yüzyıllık İmza” gala gecesinin Business Honors Awards tarafından ödüllendirilmesi de bu anlatının ne denli başarılı olduğunu kanıtlıyor. Gelecekte de hayata geçirdiğimiz projelerle kurumsal mirasımızı ileri taşımaya devam edeceğiz” dedi. “Yüzyıllık İmza” gösterisi, Anadolu Sigorta’nın Cumhuriyet tarihiyle iç içe geçen yolculuğunu sanatın farklı disiplinleriyle sahneye taşıyan özel bir prodüksiyon olarak konumlandı. Şirketin yüz yıllık serüveni; müzik, dans ve dijital görsel anlatımların bir araya geldiği güçlü bir sahne kurgusuyla davetlilere aktarıldı. Sanat yönetmenliğini Beyhan Murphy’nin, müzik direktörlüğünü ise Tuluğ Tırpan’ın üstlendiği gecede; Birce Akalay, Salih Bademci ve Sertab Erener performanslarıyla sahnede yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ÇEVKO’dan COP31 Öncesi Kritik Gündem: İklim, Finansman ve Gençlik Masaya Yatırıldı Haber

ÇEVKO’dan COP31 Öncesi Kritik Gündem: İklim, Finansman ve Gençlik Masaya Yatırıldı

Uzman sanayi inisiyatifi ve etkin sivil toplum kuruluşu kimliklerini bünyesinde bir araya getiren ÇEVKO Vakfı’nın, Küresel Isınma Kurultayı Komitesi iş birliğiyle düzenlediği çevrim içi söyleşiler, 6. yılında da sürüyor. Ana odağı, Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek COP31 süreci çerçevesinde belirlenen 2026 yılı söyleşilerinin ikincisi, 27 Nisan günü yoğun bir katılımla gerçekleşti. Moderatörlüğünü Küresel Isınma Kurultayı Komitesi Başkanı Celal Toprak’ın üstlendiği söyleşinin konuşmacıları; ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer, Anadolu Efes Grup Kurumsal İletişim ve İlişkiler Direktörü Selda Susal Saatçi, BM Sürdürülebilir Kalkınma Çözümleri Ağı Türkiye Koordinatörü Bahar Özay, Üsküdar Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürü Pelin Kıvrıkoğlu ve Başkent Üniversitesi İklim Elçisi Asya Yüce oldular. Mete İmer: “Artık Gerçekleştirilebilenlerin Samimi Bir Muhasebesini Yapma ve Uygulamayı Öne Çıkarma Zamanı” İklim krizinin etkisini artırmaya devam ettiğini ve COP31’in zor küresel koşullar altında toplanacağını vurgulayan ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer, “Dünya Meteoroloji Örgütü verilerine göre son 10 yıl, kayıtlara geçen en sıcak yıllar arasında yer aldı. Diğer taraftan dünyadaki olumsuz politik ve ekonomik gelişmeler, Amerika Birleşik Devletleri’nin Paris İklim Anlaşması’ndan çekilmesi, bölgesel savaşlar ve iklim finansmanındaki yetersizlikler devam ediyor. Antalya’da Kasım ayında gerçekleşecek 31. Taraflar Konferansı bu koşullar altında toplanacak. Bu nedenle zor bir gündemle karşı karşıyayız,” dedi. Paris İklim Anlaşması’ndan bu yana geçen 10 yılda hedeflere ne kadar yaklaşıldığının samimi biçimde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Mete İmer, “Uygulama artık belirleyici bir aşama haline geldi. Geride kalan dönemde hedeflere ne kadar yaklaşıldığını, uygulamanın ne ölçüde başarılı olduğunu açık biçimde muhasebe etmeliyiz. Türkiye olarak da bu muhasebeyi yapmalı; yasal düzenlemelerimizi ne kadar hayata geçirdiğimizi, iklim finansmanını ne ölçüde temin edebildiğimizi ve toplumu harekete geçirmek için neler yaptığımızı sorgulamalıyız. Eksikliklerimizi gidermemiz büyük önem taşıyor” şeklinde konuştu. Özellikle kentlerin iklim krizine karşı dirençli hale getirilmesinin giderek daha acil bir başlık haline geldiğine işaret eden Mete İmer, sözlerini şöyle sürdürdü: “Toplumu yakından ilgilendiren ve giderek daha acil hale gelen konu, kentlerin ve yaşam alanlarının iklim krizine karşı direnç kazanmasıdır. Yaşadığımız seller, afetler ve kuraklıklar; şehirlerde bundan sonra daha güvenli bir yaşam için altyapı yatırımlarını, bu alana yönelik finansman ihtiyacını ve yerel yönetimlerin rolünü öncelikli hale getirdi. Bu nedenle bu toplantıda ve bundan sonraki söyleşilerimizde belediye temsilcilerine de söz vermek, onları dinlemek istiyoruz. Çünkü burada belediyelerin sorumluluğu ve yapacakları çalışmalar çok önemli.” Selda Susal Saatçi: “Her 5 Saniyede Bir Futbol Sahası Kadar Verimli Toprak Kaybediliyor” İklim krizinde “uygulama” ve “sonuç” odaklı yeni bir döneme girildiğini vurgulayan Anadolu Efes Grup Kurumsal İletişim ve İlişkiler Direktörü Selda Susal Saatçi, “Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleşecek COP31’e doğru ilerlerken aslında bir kırılma noktasındayız. Yıllarca hedefleri ve taahhütleri konuştuk; artık bu hedeflerin sahadaki karşılığını, uygulamaların somut çıktılarını görmeye ihtiyaç duyuyoruz. COP31’in de bu yaklaşım üzerine kurulduğunu yakından takip ediyoruz. Bu çerçevede döngüsel ekonomi, atık yönetimi, iklim finansmanına erişim, tarım, su ve gıda güvenliği, adil dönüşüm ve gençlik katılımı öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor,” dedi. Sürdürülebilirliği iş modelinin merkezine alan bir yaklaşım benimsediklerini belirten Selda Susal Saatçi, “Biz Anadolu Efes olarak ‘7. nesil düşünce’ yaklaşımıyla hareket ediyoruz. Yani bugün aldığımız her kararın, yaptığımız her eylemin gelecek nesiller üzerindeki etkisini gözetiyoruz. Sürdürülebilirlik bizim için yalnızca bir başlık değil, iş yapış biçimimizin merkezinde yer alan ve uzun vadeli değer yaratma modelimizin ayrılmaz bir parçası olan dönüştürücü bir strateji. Türkiye’de sürdürülebilirlik raporlamasını ilk gerçekleştiren şirketlerden biri olarak çevresel, sosyal ve yönetişim performansımızı şeffaf şekilde paylaşıyoruz ve son iki yıldır entegre raporlama yaklaşımını benimsiyoruz,” diye konuştu. Selda Susal Saatçi, sözlerini şöyle sürdürdü: “Tarım, iklim krizinden en çok etkilenen ve aynı zamanda krizi etkileyen alanlardan biri. Küresel ölçekte tarımsal faaliyetler emisyonların yaklaşık yüzde 13’ünü oluştururken, su kaynaklarının yüzde 70’inden fazlasını tüketiyor. Her yıl yaklaşık 75 milyar ton verimli toprak kaybediliyor; bu, her 5 saniyede bir futbol sahası büyüklüğünde alanın yok olması anlamına geliyor. Artan nüfusla birlikte 2050’ye kadar tarımsal üretimin iki katına çıkması gerekiyor. Bu tablo, tarımda daha dayanıklı ve sürdürülebilir yöntemlere geçişi zorunlu kılıyor. Bu kapsamda biz de onarıcı tarım uygulamalarına odaklanıyoruz. Yaptığımız pilot çalışmalarda somut ve cesaret verici sonuçlar elde ettik. Toprak organik maddesinde yüzde 25’e varan artış, su tutma kapasitesinde yüzde 13 iyileşme ve hektar başına 6,7 ton karbon tutulumu sağladık. Bu sonuçlar ışığında bu yıl onarıcı tarım uyguladığımız alanları genişletme kararı aldık. Bununla birlikte, çiftçilere sağladığımız 220 milyon TL’yi aşan teşvik paketi, gençlere yönelik sürdürülebilir tarım eğitim programları ve kadınların güçlenmesine katkı sunan döngüsel ekonomi projeleriyle bütüncül bir etki yaratmayı hedefliyoruz. Tarım, gıda güvenliği, sıfır atık, gençlik ve eğitim başlıklarında atılan adımların tek başına değil, iş birlikleriyle ilerlemesi gerektiğine inanıyoruz; COP31’in de bu anlamda güçlü bir sinerji yaratma potansiyeli taşıdığını düşünüyoruz.” Dr. Bahar Özay: “Sürdürülebilirlik Artık Sadece Çevresel Değil, Ekonomik ve Jeopolitik Bir Mesele” Sürdürülebilirliğin artık yalnızca çevresel bir gündem değil, ekonomik, teknolojik ve jeopolitik boyutları olan çok katmanlı bir dönüşüm alanı haline geldiğini vurgulayan BM Sürdürülebilir Kalkınma Çözümleri Ağı Türkiye Koordinatörü Dr. Bahar Özay, “Bugün içinde bulunduğumuz tablo, sürdürülebilirlik ve iklim konularının ekonomi politikalarından enerji ve gıda güvenliğine, toplumsal refahtan küresel rekabet gücü ve dış politikaya kadar uzanan yapısal bir dönüşüm gündemi haline geldiğini açıkça gösteriyor. Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın başarılması için belirlenen 2030 takvimi bağlamında yapılan değerlendirmeler, amaçların yalnızca yaklaşık yüzde 17’sinin hedeflenen hızda ilerlediğini ortaya koyuyor” şeklinde konuştu. Küresel ölçekte sürdürülebilirlik hedeflerinin önündeki en temel engelin kalkınma ve iklim finansmanındaki açık olduğuna dikkat çeken Dr. Bahar Özay, “Bugün geldiğimiz noktada finansman konusu belirleyici bir kırılma alanı. 2015 yılında yıllık 2,5 trilyon dolar olarak hesaplanan ihtiyaç, bugün 4 trilyon dolar seviyesine ulaşmış durumda. Mevcut kaynakların adil, etkin ve verimli kullanılamaması ve çok taraflı iş birliklerinde yaşanan sorunlar, bu süreci daha da zorlaştırıyor. Aynı zamanda jeopolitik gelişmeler, çatışmalar ve küresel yönetişim mekanizmalarındaki zayıflama, sürdürülebilirlik gündeminin ilerlemesini doğrudan etkiliyor” dedi. Dr. Bahar Özay, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu çok katmanlı kriz ortamında Türkiye’nin ‘orta güç’ olarak farklı bölgeler, ekonomiler ve aktörler arasında köprü kurabilecek önemli bir rol üstlenme potansiyeli bulunuyor. COP31 süreci, Türkiye’nin hem yeşil dönüşüm hem de kalkınma ve iklim finansmanı ile uluslararası diyalog açısından konumunu güçlendirebileceği kritik bir fırsat sunuyor. Türkiye gibi ‘zanaatkar devlet’ olarak tanımlanabilecek ülkeler, değişen küresel koşullara daha hızlı uyum sağlayabilen, mevcut araç ve kurumları yeniden şekillendirme kapasitesine sahip aktörler olarak öne çıkıyor. Bu bağlamda hem sanayi politikalarının daha düşük karbon yoğunluklu ve yüksek katma değerli bir yapıya evrilmesi hem de eğitim ve gençlik odaklı iklim eylemlerinin güçlendirilmesi büyük önem taşıyor. Özellikle COP31 kapsamında iklim eğitimi ve gençlik katılımının değerlendirilmesi, Türkiye’nin avantajlı olduğu alanlardan biri olarak öne çıkıyor.” Pelin Kıvrıkoğlu: “İklim Eyleminde Yerel Yönetimler Uygulamanın Doğrudan Sahasında” Yerel yönetimlerin iklim eyleminde doğrudan uygulayıcı rol üstlendiğini vurgulayan Üsküdar Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürü Pelin Kıvrıkoğlu, “Yerel yönetimler olarak sürecin tam sahasındayız ve doğrudan vatandaşla temas eden bir yapı olarak iklim politikalarının uygulamadaki karşılığını üretmekle sorumluyuz. Üsküdar Belediyesi olarak 2021 yılında hazırlanan sürdürülebilir enerji ve iklim eylem planımız kapsamında 2030 yılına kadar yüzde 40 emisyon azaltım hedefiyle ilerliyoruz. Ancak eylem planlarının yalnızca raflarda kalan stratejik dokümanlar olmaması, izlenebilir ve ölçülebilir uygulamalarla desteklenmesi gerekiyor. Bu nedenle yeni dönem ihtiyaçlarını da kapsayan güncel bir iklim eylem planı çalışmasını başlatmış bulunuyoruz” dedi. Emisyon kaynakları ve yerel yönetimlerin sınırlılıklarına da dikkat çeken Pelin Kıvrıkoğlu, “2024 yılı itibarıyla sera gazı emisyonumuzu 1.832.339 ton karbondioksit eşdeğeri olarak hesapladık. Bunun yüzde 70’i enerji, yüzde 23’ü ulaşım ve yüzde 7’si ise atık kaynaklı. Ancak enerji tüketiminin önemli bir bölümü hane ve sanayi kaynaklı olduğu için yerel yönetimlerin doğrudan müdahale alanı dışında kalıyor. Bu durum, özellikle enerji başlığında tüm ilçe belediyeleri için ortak bir zorluk yaratıyor. Buna rağmen CDP raporlamasında B skoru elde ettik ve uluslararası ağlara üyeliklerimizle birlikte iyi uygulamaların paylaşımı ve görünürlüğü açısından önemli bir ilerleme sağladık” şeklinde konuştu. Pelin Kıvrıkoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Uyum ve dirençlilik başlıkları yerel yönetimler için giderek daha kritik hale geliyor. Bu kapsamda enerji yönetimi, sıfır atık uygulamaları ve döngüsel ekonomi projelerini hayata geçiriyoruz. Avrupa Birliği destekli ‘RISE Üsküdar – Riskten Hazırlığa: Üsküdar’da İklim Direncine Giden Kurumsal Yollar’ projesiyle iklim direncine yönelik doğal tabanlı çözümler geliştirirken, ‘Atıksız Üsküdar Atıksız Pazar’ projesiyle semt pazarlarında oluşan organik atıkları komposta dönüştürerek yeniden kullanıma kazandırıyoruz. Bu proje hem ödüller aldı hem de diğer belediyeler için örnek bir uygulama haline geldi. Bunun yanı sıra bitkisel atık yağların toplanması, çevre festivalleri, gıda israfını azaltmaya yönelik çalışmalar ve mahalle buluşmalarıyla vatandaşın sürece aktif katılımını sağlamaya odaklanıyoruz. Yerel ölçekte bu tür somut uygulamaların yaygınlaşmasının iklim mücadelesinde gerçek etki yarattığına inanıyoruz. Ayrıca COP sürecinde yerel yönetimlerin daha görünür olması ve özellikle kadın liderler olarak bu alanda söz söyleyebilmemiz için aktif rol almaya hazırız.” Asya Yüce: “Gençler Sürecin İzleyicisi Değil, Aktif Katılımcısı Olmak İstiyor” Türkiye genelinde 208 üniversiteyi kapsayan iklim elçileri ağını temsil eden Başkent Üniversitesi İklim Elçisi Asya Yüce, iklim krizinin gençler için teorik bir tartışma değil, doğrudan deneyimlenen bir gerçeklik olduğuna dikkat çekti. Gençlerin iklim sürecinde yalnızca izleyici değil, aktif bir paydaş olduğunu vurgulayan Asya Yüce, “2021 yılından bu yana her üniversiteden seçilen temsilciler olarak kampüslerimizde sürdürülebilirlik ve iklim kriziyle mücadele alanında öncülük ediyoruz. COP31 sürecinde genç katılımının en az yüzde 10 seviyesinde hedeflenmesiyle birlikte kapasitemiz ve etki alanımız da her geçen gün artıyor,” şeklinde konuştu. İklim elçilerinin sahadaki rolüne dikkat çeken Asya Yüce, “Bakanlığımız tarafından düzenlenen eğitim kamplarında iklim değişikliği, iklim finansmanı ve yeşil dönüşüm gibi başlıklarda yoğun eğitimler alıyor; ardından bu bilgi birikimini hem üniversitelerimizde hem de toplum genelinde yaygınlaştırmayı hedefliyoruz. Amacımız, iklim krizini teorik bir tartışma alanı olmaktan çıkararak herkesin sahiplendiği bir çevre kültürüne dönüştürmek. Bu kapsamda söyleşiler, paneller ve farkındalık etkinlikleri düzenliyor, aynı zamanda ulusal ve uluslararası platformlarda iklim diplomasisi yürütüyoruz” dedi. Asya Yüce, sözlerini şöyle sürdürdü: “Taraflar Konferansı’nda yalnızca katılımcı değil, çözüm ortağı olarak yer alıyoruz. Birleşmiş Milletler’in gençlik yapılanmalarıyla koordineli çalışarak ulusal gençlik bildirilerini küresel karar vericilere iletiyor, gençlerin taleplerinin ulusal katkı beyanları gibi resmi politika metinlerine dahil edilmesini hedefliyoruz. COP süreci bizim için bir zirve noktası; Türk gençliğinin organize, donanımlı ve çözüm odaklı yapısını uluslararası alanda göstermek istiyoruz. Bu süreçte gençlerin karar mekanizmalarında yalnızca temsil edilmesi değil, kararları doğrudan etkileyen bir konuma gelmesi gerektiğine inanıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Anadolu Sigorta Sürdürülebilirlikte Türkiye’nin En İyileri Arasında Haber

Anadolu Sigorta Sürdürülebilirlikte Türkiye’nin En İyileri Arasında

Listeye giren isimler; vizyonları, hayata geçirdikleri projeler ve yarattıkları etki doğrultusunda alanında uzman jüri üyeleri tarafından değerlendirildi. Fast Company Türkiye’nin her yıl gerçekleştirdiği “Türkiye’nin Fark Yaratan Sürdürülebilirlik Liderleri” araştırmasının sonuçları açıklandı. Anadolu Sigorta Kurumsal İletişim, Sürdürülebilirlik ve Afet Yönetimi Koordinatörü Berna Semiz Ergüntan, sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarıyla ilk 50 lider arasında gösterildi. Ödül töreni ise 9 Nisan’da İstanbul’da İş Kuleleri İş Sanat Oditoryumu’nda gerçekleştirildi. Listeye giren liderler; kurumlarında ve toplum genelinde yarattıkları dönüşüm, geliştirdikleri projeler ve ortaya koydukları somut katkılar çerçevesinde, farklı disiplinlerden uzmanların yer aldığı jüri tarafından kapsamlı bir değerlendirme sürecinden geçirildi. Anadolu Sigorta, sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir sorumluluk olarak değil; iş modelinin merkezinde konumlanan stratejik bir öncelik olarak ele alıyor. Şirket; çevresel etkiyi azaltmaya yönelik uygulamaları, toplumsal fayda odaklı projeleri ve güçlü yönetişim anlayışıyla uzun vadeli değer üretimine odaklanıyor ve bu kapsamda hayata geçirdiği Ormanın Gözleri, Anadolu Kütüphaneleri ve Kurtaran Araç gibi projeleriyle farklı alanlarda somut katkı sunuyor. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Anadolu Sigorta Kurumsal İletişim, Sürdürülebilirlik ve Afet Yönetimi Koordinatörü Berna Semiz Ergüntan: “Fast Company Türkiye tarafından hazırlanan ‘Türkiye’nin Fark Yaratan Sürdürülebilirlik Liderleri’ listesinde yer almak, Anadolu Sigorta olarak sürdürülebilirliği iş yapış biçimimizin merkezine alma konusundaki kararlılığımızın önemli bir göstergesi ve sonucu. Sürdürülebilirliği yalnızca çevresel başlıklarla sınırlamıyor; sosyal etkiyi artıran, afetlere karşı dayanıklılığı güçlendiren ve güçlü yönetişim anlayışını destekleyen bütüncül bir yaklaşım benimsiyoruz. Bu doğrultuda hayata geçirdiğimiz projelerin ve attığımız somut adımların böylesine saygın bir platformda karşılık bulması bizim için son derece değerli. Aynı zamanda bu tür çalışmaların daha geniş kitlelere ulaşmasına ve sürdürülebilirlik alanında farkındalığın artmasına katkı sağladığına inanıyoruz. Önümüzdeki dönemde de daha sürdürülebilir, daha dirençli ve daha kapsayıcı bir gelecek için sorumluluk almaya, iş birlikleri geliştirmeye ve değer üretmeye devam edeceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gençler Seçti, Doyuyo Zirveye Yerleşti! Haber

Gençler Seçti, Doyuyo Zirveye Yerleşti!

Fast-casual konseptiyle yeme-içme sektöründe fark yaratan Doyuyo, Yıldız Teknik Üniversitesi Kalite ve Verimlilik Kulübü’nün düzenlediği ve gençlerin oylarıyla sektörlerin en iyilerinin belirlendiği Yıldız İş Dünyası Ödülleri’nde, “Yılın En İyi Gıda Firması” ödülüne layık görüldü. Sektörün en iyilerinin ödüllendirildiği tören, 3 Nisan Cuma günü Yıldız Teknik Üniversitesi’nin tarihi dokusuyla büyüleyen Tarihi Hamam salonunda gerçekleşti. "Gençlerin Tercihi Olmak Gurur Verici" “Yılın En İyi Gıda Firması” seçilen Doyuyo adına ödülü Doyuyo Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü Sinem Karabayır aldı. Doyuyo olarak akademik ve profesyonel dünyayı birleştiren böylesine kıymetli bir platform tarafından ödüle layık görülmekten dolayı büyük mutluluk duyduklarını belirten Karabayır, şu açıklamalarda bulundu: "Doyuyo olarak, vizyoner gençlerin ve geleceğin iş dünyası liderlerinin değerlendirmeleri sonucunda bu ödülle buluşmak bizim için paha biçilemez. Gençlerin tercihi olmak bizim için her şeyden önce gurur verici. 2019 yılında çıktığımız bu yolculukta, kaliteyi ve samimiyeti merkeze alarak bugün 80’den fazla şubemiz ve 1600’den fazla çalışanımızla büyük bir aileye dönüştük. Bu ödül sadece bir başarı göstergesi değil, aynı zamanda misafirlerimize sunduğumuz Doyuyo deneyimini daha da yukarı taşıma sorumluluğumuzun yansımasıdır. Bu ortak gurur tablosunda emeği olan tüm çalışma arkadaşlarımıza ve bizi bu ödüle layık gören Yıldız Teknik Üniversitesi öğrencilerine yürekten teşekkür ederim." Doyuyo Ödüllerde Hız Kesmiyor Doyuyo, Yıldız İş Dünyası Ödülleri’nden aldığı bu anlamlı ödülle birlikte, son dönemde farklı prestijli platformlarda da adından söz ettiriyor. Marka, ŞikayetVar tarafından düzenlenen 11. A.C.E (Achievement in Customer Excellence) Awards’ta fast food kategorisinde “En Yüksek Müşteri Memnuniyeti Sağlayan Marka” seçilerek Diamond ödülünün sahibi oldu. Kadıköy şube açılışı için hazırladığı “Kadıköy Boğa” filmiyle ise iletişim dünyasının en prestijli organizasyonlarından biri olan PRİDA İletişim Ödülleri’nde iki büyük ödüle birden layık görülen Doyuyo, elde ettiği bu başarılarla sektördeki güçlü konumunu pekiştirirken, lezzet ve deneyim çıtasını her geçen gün yukarı taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Corendon Airlines “İtibar Yönetimi En Etkili 100 Şirket” Arasında! Haber

Corendon Airlines “İtibar Yönetimi En Etkili 100 Şirket” Arasında!

Türkiye genelinde farklı sektörlerden profesyonellerin katılımıyla gerçekleştirilirken araştırmada güven, şeffaflık, sürdürülebilirlik ve paydaş iletişimi gibi kriterler doğrultusunda şirketlerin itibar performansları değerlendirildi. Bu başarı, Corendon Airlines’ın yalnızca operasyonel gücüyle değil, aynı zamanda güçlü marka itibarı ve stratejik iletişim yönetimiyle de fark yarattığını bir kez daha gösterdi. Araştırma kapsamında Corendon Airlines, “İtibar Yönetimi En Etkili 100 Şirket” listesine girerken; Corendon Airlines Kurumsal İletişim ve Pazarlama Kıdemli Müdürü Pınar Pehlivan ise “Yeni Dönemin 50 İletişim Mimarı” arasında gösterildi. Konu özelinde düşüncelerini dile getiren Corendon Airlines Kurumsal İletişim ve Pazarlama Kıdemli Müdürü Pınar Pehlivan; “İtibar, yalnızca anlatılan değil; her temas noktasında tutarlı şekilde yaşatılan bir değerdir. Corendon Airlines olarak iletişimi stratejimizin merkezine alarak güveni sürdürülebilir kılmaya odaklanıyoruz” dedi. Corendon Airlines, başta Almanya, Polonya ve Birleşik Krallık olmak üzere ana kaynak pazarlarında ve Türkiye, İspanya, Mısır ile Yunanistan’daki güçlü destinasyon ağında yürüttüğü entegre iletişim çalışmalarıyla dikkat çekiyor. Teknolojiyi ve yeni iletişim trendlerini yakından takip eden yaklaşımını güçlü ve nitelikli insan kaynağıyla birleştiren Corendon Airlines, sektörde öncü konumunu sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 McDonald’s Türkiye’den Kadın Üreticilere Güçlü Destek Haber

 McDonald’s Türkiye’den Kadın Üreticilere Güçlü Destek

McDonald’s Türkiye, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV) ile yürüttüğü iş birliği kapsamında kadın üreticilerin el emeğiyle hazırladığı çantaları misafirleriyle buluşturuyor. Özel gün kapsamında restoranlardan ve McDelivery üzerinden Big Mac® menü alan herkese ücretsiz olarak sunulan bez çantalar, kadın emeğine dikkat çeken özel tasarımıyla dayanışma mesajı taşıyor. “Önceliğimiz deprem bölgesindeki kadın üreticiler” 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel iş birliğine ilişkin açıklama yapan McDonald’s Türkiye Kurumsal İletişim Direktörü Tuğçe Altınsoy, “KEDV ile hayata geçirdiğimiz proje aracılığıyla kadınların üretim yoluyla güçlenmesine katkıda bulunuyoruz. Aydın, Malatya ve Kahramanmaraş’taki kadın üreticiler tarafından hazırlanan 45 bin adet çantayı misafirlerimize hediye ediyoruz. Özellikle depremden etkilenen illerimizde yeniden ayağa kalkma mücadelesi veren kadınların el emeğinin daha fazla insana ulaşmasını, dayanışmanın da günlük hayatın doğal bir parçası haline gelmesini önemsiyoruz” dedi. “Kadın çalışan oranımız %50,5’e ulaştı” KEDV iş birliğiyle kadınlara üretim yolculuğunda destek verirken, istihdam tarafında da kadınların daha görünür olduğu bir yapı kurduklarını belirten Altınsoy, şunları söyledi: “McDonald’s Türkiye olarak, toplumun her kesiminden kadınların iş gücü potansiyelini ortaya çıkarmayı ve seslerini güçlendirmeyi hedefliyoruz. İstihdam politikalarımızı da bu hedefe göre şekillendiriyoruz. 2026 itibarıyla kadın çalışan oranımızın %50,5’e ulaşması, bu yaklaşımın sahadaki karşılığını gösteriyor. Restoranlarımızda mutfaktan kasaya, ekip liderliğinden yönetici pozisyonlarına kadar kadın çalışanlarımız aktif rol alıyor. Önümüzdeki dönemde de esnek çalışma uygulamalarımızla daha fazla kadına istihdam sağlamaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.