Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kurumsal Sürdürülebilirlik

Kapsül Haber Ajansı - Kurumsal Sürdürülebilirlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kurumsal Sürdürülebilirlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Fırsat Eşitliği Modeli’nde Yeni Dönem Haber

Fırsat Eşitliği Modeli’nde Yeni Dönem

Kamu, özel sektör ve sivil toplum temsilcilerinin bir araya geldiği buluşmada, 50 kurumdan 90 katılımcı yeni döneme ilişkin çerçeveyi değerlendirdi. Fırsat Eşitliği Modeli (FEM), iş dünyasında işe alım, eğitim, kariyer gelişimi ve liderlik süreçlerinde fırsat eşitliğini güçlendirmeyi amaçlayan bir dönüşüm modeli olarak uygulanıyor. Farklı sektörlerden kurumların katılımıyla yürütülen model, yalnızca politika düzeyinde değil, iş yapış biçimlerinde de sürdürülebilir ve ölçülebilir bir dönüşüm sağlamayı hedefliyor. Bu yaklaşım doğrultusunda geliştirilen FEM 2.0 ile modelin yapısında kapsamlı bir dönüşüm öngörülüyor. FEM 2.0 ile süreçler dijitalleşiyor, izleme mekanizması güçleniyor Toplantıda tanıtılan FEM 2.0 kapsamında değerlendirme süreçlerinin dijital platformlar üzerinden yürütülmesi, kurumların gelişiminin düzenli olarak izlenmesi ve elde edilen verilerin şeffaf biçimde raporlanması planlanıyor. Bağımsız denetim mekanizmalarının güçlendirilmesiyle birlikte modelin güvenilirlik ve hesap verebilirlik boyutunun artırılması hedefleniyor. Dokuz ana başlık ve 90’dan fazla sorudan oluşan değerlendirme yapısı, kurumların yalnızca politika düzeyindeki yaklaşımlarını değil; çalışan deneyimini, geri bildirim süreçlerini ve sürdürülebilirlik anlayışını da kapsayacak şekilde kurgulanıyor. FEM 2.0 ile dijital izleme araçları, gelişim modülleri ve etki raporlarının da sürece dahil edilmesi planlanıyor. Esra Bezircioğlu: “FEM artık sürekli izlenen ve gelişen bir yapıya dönüşüyor” KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Esra Bezircioğlu, FEM 2.0’ın yaklaşımına ilişkin yaptığı değerlendirmede modelin geldiği noktaya dikkat çekti. Bezircioğlu, “FEM Sertifikası’nı bir sonuçtan ziyade bir başlangıç olarak ele alıyoruz. Fırsat eşitliği, tek seferlik bir uygulamayla sağlanabilecek bir hedef değil; kurumların kültürüne yerleşmesi ve düzenli olarak izlenmesi gereken bir süreç. Bugün sertifika sahibi kurumların bu yaklaşımı kendi yapılarına entegre ettiğini görmek önemli bir gelişme. FEM 2.0 ile süreci daha sistematik ve veri temelli bir yapıya kavuşturuyoruz. Yeni model, kurumların mevcut durumunu değerlendirmekle kalmayacak, gelişim süreçlerini izleyerek yol gösterici bir çerçeve sunacak. Bu yaklaşımın, kurumların iş yapış biçimleri üzerinde daha belirgin bir etki yaratacağını düşünüyoruz” dedi. Bezircioğlu, modelin kapsayıcılık ve erişilebilirlik boyutuna ilişkin olarak ise şunları kaydetti: “FEM 2.0 ile modelimizin kapsamını farklı çeşitlilik alanlarını da içerecek şekilde genişlettik. Fırsat eşitliği yaklaşımının daha geniş bir kurumsal tabana yayılması büyük önem taşıyor. Bu doğrultuda özellikle orta ölçekli işletmelerin sürece daha aktif katılımını destekleyecek, daha erişilebilir ve kademeli uygulama modelleri üzerinde çalışıyoruz. Amacımız, fırsat eşitliğini iş dünyasının tamamında benimsenen ve uygulanan bir standart haline getirmek.” İş dünyasında fırsat eşitliği vurgusu Toplantıya katılan temsilciler, iş dünyasında fırsat eşitliğinin güçlendirilmesinin yalnızca sosyal bir sorumluluk değil, kurumsal sürdürülebilirlik ve rekabet gücü açısından da kritik bir unsur olduğuna dikkat çekti. Katılımcılar, bu alandaki dönüşümün kalıcı ve etkili olabilmesi için kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi ve ortak bir anlayışla hareket edilmesi gerektiğini vurguladı. Sürecin çok paydaşlı bir yaklaşımla ilerlemesinin önemine işaret eden temsilciler, daha kapsayıcı ve adil bir iş dünyası için birlikte çalışma kararlılığını dile getirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Danone Türkiye Kadın Liderliğiyle Güçleniyor! Haber

Danone Türkiye Kadın Liderliğiyle Güçleniyor!

2026 itibarıyla Yürütme Kurulu’nda %50 kadın temsil oranına ulaşan şirket, yeni atamalarla birlikte karar alma mekanizmalarında dengeli ve kapsayıcı bir liderlik yapısını pekiştiriyor. Dünyada 100 yılı, Türkiye’de 40 yılı aşkın süredir “Mümkün olan en fazla sayıda insana gıda yoluyla sağlık ulaştırma” misyonuyla faaliyet gösteren Danone Türkiye, kapsayıcı kurum kültürünü toplumsal cinsiyet eşitliğini destekleyen politikalarla güçlendiriyor. Benimsediği fayda odaklı iş modeli doğrultusunda şirket, fırsat eşitliğini insan kaynakları yaklaşımının ötesinde; kurumsal sürdürülebilirliğin ve güçlü organizasyon yapısının temel unsurlarından biri olarak konumlandırıyor. Kadınların İş Hayatındaki Potansiyelini Destekleyen Uygulamalar Danone Türkiye, aile dostu politikalar, çalışma esnekliği ve iş-özel yaşam dengesine yönelik uygulamalarıyla kadın çalışanların sürdürülebilir şekilde desteklenmesini amaçlıyor. Bu kapsamda; yeni bebek sahibi olan anne ve babalara yasal izin sürelerine ek olarak 2 hafta ilave izin, çocukları bir yaşına gelene kadar uzaktan çalışma imkânı ve iki yaşına gelene kadar ise konaklamalı yurt içi veya yurt dışı şirket toplantılarına çocuk ve refakatçi ile katılım imkânı sağlanıyor. Toplumsal cinsiyet eşitliğini yalnızca yönetim kadrolarında değil, üretim ve saha ekiplerinde de güçlendirmeyi hedefleyen Danone Türkiye, üretimde çalışan kadın sayısını artırmayı amaçlayan “Operasyonda Kadın” global programında yer alan dört ülkeden biri olarak bu alandaki dönüşüme de aktif katkı sağlıyor. Yeni Atamalar ile Yürütme Kurulu’nda Kadın Temsili %50’ye Ulaştı 2026 yılı itibarıyla gerçekleştirilen yeni üst düzey görevlendirmelerle Yürütme Kurulu’nda %50 kadın yönetici oranına ulaşılan Danone Türkiye’de karar alma mekanizmalarındaki kadın temsili daha da güç kazanırken; dengeli ve çeşitlilik odaklı bir liderlik yapısı pekiştiriliyor. Danone Türkiye Satış Direktörü olarak atanan Burcu Turan Enderoğlu, 20 yılı aşkın satış ve ticari yönetim deneyimiyle müşteri ve kanal bazlı büyümeyi hızlandırırken, satış organizasyonunun dönüşümüne de liderlik edecek. Diğer yandan; Danone’nin “gıda yoluyla sağlık ulaştırma” global misyonu doğrultusunda şirketin kalite ve gıda güvenliği süreçlerini yöneten Danone Türkiye Kalite ve Gıda Güvenliği Direktörü Özlem Taşdemir, 2026 yılı itibarıyla Yürütme Kurulu’na katılarak liderlik yapısındaki çeşitliliği güçlendirdi. ‘Toplumsal cinsiyet eşitliğini bir tercih değil, bir zorunluluk olarak görüyoruz.’ Toplumsal cinsiyet eşitliğini tüm iş yapış biçimlerinin ayrılmaz bir unsuru olarak ele alan Danone Türkiye, kapsayıcı liderlik yaklaşımını kararlılıkla sürdürürken konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Danone Türkiye, Orta Asya ve Kafkasya Genel Müdürü Cem Küçükcan, eşitliğin kurumsal sürdürülebilirlik için stratejik önemine dikkat çekti: “Toplumsal cinsiyet eşitliğini bir tercih değil, bir zorunluluk olarak görüyoruz. Kadınların iş gücüne katılımını artırmak, ücret eşitliğini sağlamak ve liderlik pozisyonlarına erişimlerini kolaylaştırmak gibi geliştirdiğimiz politikalar, sadece bireylerin değil; kurumumuzun geleceğini şekillendirme odağında hazırlanıyor. Karar alma mekanizmalarında dengeli temsilin daha kapsayıcı, daha çevik ve daha güçlü organizasyonlar yarattığına inanıyoruz. Yürütme Kurulumuzda %50 kadın temsil oranına ulaşmamız, bilinçli ve istikrarlı politikalarımızın somut bir sonucu. Kadın liderliğinin güçlenmesi yalnızca kurum performansını değil, iş yapış kültürümüzü de ileri taşıyor. Bu bağlamda toplumsal cinsiyet eşitliğini yönetim prensibimizin temel unsurlarından biri olarak sürdürmeye kararlıyız.'' Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ülker S&P Global Değerlendirmesinde Zirveye Oynadı Haber

Ülker S&P Global Değerlendirmesinde Zirveye Oynadı

Ülker S&P Global’in Kurumsal Sürdürülebilirlik Değerlendirmesi’nde 80 puan alarak, 2025 yılı ESG (çevresel, sosyal, yönetişim) performansı ile gıda sektöründe en iyi %3’lük dilimde yer aldı. Öte yandan S&P Global’ in Kurumsal Sürdürülebilirlik puanına göre en iyi şirketlere yer verdiği The Sustainability Yearbook listesinde Türkiye’den tek gıda şirketi olarak üst üste 6. kez yer aldı. Dünya genelinde 59 sektörden 9200’den fazla şirketin çevresel, sosyal ve yönetişim performansı değerlendirildi. Başarılı ESG sonuçlarıyla 848 şirketin yer almaya hak kazandığı The Sustainability Yearbook 2026 listesinde genel değerlendirmede 16 Türk şirketinden biri olan Ülker, “Gıda Ürünleri” kategorisindeki tek Türk şirketi olmayı sürdürdü. S&P Global, söz konusu şirketleri, çevresel etkileri yönetme becerileri, sosyal sorumlulukları iş yapış biçimlerine yansıtma anlayışı ve yönetişim yapısı kriterleriyle değerlendiriyor. ESG alanında uzun vadeli ve odaklı yaklaşım Ülker CEO’su Özgür Kölükfakı, sürdürülebilirlik odaklı büyüme ve operasyonel mükemmellik anlayışlarını, ulusal ve uluslararası platformlardaki başarılarla taçlandırmaya devam ettiklerini belirtip sözlerine şöyle devam etti: “S&P Global’in Kurumsal Sürdürülebilirlik Değerlendirmesi’ne göre global ölçekte gıda sektöründe %3’lük dilimde yer almak, sürdürülebilirlik alanında dünyanın en yüksek performans gösteren şirketleriyle aynı seviyede değerlendirildiğimizi ortaya koyuyor. Bu sonuç çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarında uzun vadeli, tutarlı ve odaklı bir sürdürülebilirlik yaklaşımı benimsediğimizin güçlü bir göstergesi. Küresel ölçekte en iyiler arasında yer almak, sorumluluğumuzu artırıyor. 2050 Net sıfır hedefimiz doğrultusunda, değer zincirimizin tamamını kapsayan çalışmalarımızla şirketimizin sürdürülebilirlik kültürünü güçlendirmeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sürdürülebilirlik Dönüşümünün Aktörleri UN Global Compact Türkiye 2025 Zirvesi’nde Buluştu Haber

Sürdürülebilirlik Dönüşümünün Aktörleri UN Global Compact Türkiye 2025 Zirvesi’nde Buluştu

UN Global Compact Türkiye 2025 Zirvesi; Türkiye’den ve Avrupa’dan iş dünyası liderleri, Birleşmiş Milletler, kamu ve sivil toplum temsilcilerini daha adil, kapsayıcı ve yaşanabilir bir dünya için eylemleri hızlandırmak üzere Hilton İstanbul Bosphorus’ta bir araya getirdi. Ahmet Dördüncü: Sürdürülebilirlik, yalnız yürüyenlerin değil, birlikte ilerleyenlerin hikayesi UN Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Dördüncü açılış konuşmasında “Sürdürülebilirlik yolculuğu, yalnız yürüyenlerin değil, birlikte ilerleyenlerin hikâyesi olacak. Dünya artık iki gerçeği çok iyi biliyor: Birincisi hiçbir aktör küresel krizleri tek başına çözemez. İkincisi, şirketler de içinde bulundukları ekosistemden bağımsız hareket edemez. Dönüşüm bugün atacağımız adımların hızına, ölçeğine ve kararlılığına bağlı. Peki bu dönüşüm mümkün mü? Evet çünkü artık hiç olmadığı kadar güçlü araçlara sahibiz. Ancak her gecikme, her ek salım ve her tahribat, dönüş yolunu daha maliyetli ve daha riskli hale getiriyor.” dedi. İş dünyasının yalnızca kendi operasyonlarında değil, tüm değer zinciri boyunca adil ve kapsayıcı bir dönüşümü hayata geçirebileceğine dikkat çeken Dördüncü “Şirketler sadece bu dönüşümün paydaşı değil; hızlandırıcısı.” şeklinde konuştu. “Sürdürülebilirlik bir trend değil; uzun vadeli dayanıklılık ve başarı için bir gereklilik” UN Global Compact’in CEO’su Sanda Ojiambo video mesajında “UN Global Compact, tam olarak bu Zirve’de sergilenen çok paydaşlı diyalog ve iş birliğini teşvik etmek amacıyla kuruldu. Bu yıl 160 ülkeden 20 bini aşkın şirketin katılımıyla dünyanın en büyük kurumsal sürdürülebilirlik girişimi olarak 25. yılımızı kutladık. Türkiye şirketleri ülke ve bölge genelinde sürdürülebilirliği ileri taşıma konusunda ciddi bir potansiyele sahip.” şeklinde konuştu. Zirvede konuk konuşmacı olarak yer alan TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan “Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın ve Paris Anlaşması’nın kabul edilmesinin üzerinden tam on yıl geçti. Bu süreçte küresel hedeflerde ilerleme sınırlı. Ekosistem dayanıklılığını önceliklendiren; su, enerji, kaynak verimliliğini merkeze alan; bütüncül politikaların ve iş modellerinin geliştirilmesi kritik önem taşıyor. Şirketlerin uzun vadeli planlamalarına, ölçeklenebilir çözümler, verimlilik artışı ve inovasyon odaklı uygulamaları entegre etmesi, güvenilir ve dirençli geçiş adımlarının oluşturulması açısından önemli. Dönüşümü mümkün kılacak kritik unsurların en başında yetkin insan kaynağı ve kapsayıcı beceri geliştirme geliyor. İnsan sermayesi, yatırım ve güçlü yönetişim ile girişimcilik ekosisteminin birlikte çalışması “daha hızlı, daha ileri” adımların gerçek anlamda hayata geçmesini mümkün kılıyor.” şeklinde konuştu. İklim krizi iş dünyasına daha iyi bir geleceğe katkıda bulunmak için fırsat sunuyor Zirvenin ana tema konuşmasını Financial Times’ın sürdürülebilirlik ve etik ekonomiyi odağına alan Moral Money platformunun editörü Simon Mundy yaptı. Mundy; “Yarınlar için Yarış: İklim Değişikliğine Karşı Küresel Mücadele ve İş Dünyası için Anlamı” başlıklı konuşmasında şunları söyledi: “İklim krizi, iş dünyası için benzeri görülmemiş zorluklar yaratıyor. Ancak aynı zamanda, küresel ekonomi ve enerji sistemindeki tarihi değişimlerden yararlanmak ve her açıdan gerçekten daha iyi, daha adil ve daha sürdürülebilir bir geleceğe katkıda bulunmak için büyük fırsatlar da yaratıyor.” İş Dünyası Liderleri Geleceği Şekillendirecek İçgörülerini Paylaştı Zirvede iş dünyası liderleri kurumsal sürdürülebilir dönüşümde üst düzey liderliğin rolünü masaya yatırdı. Boyner Holding Yönetim Kurulu Üyesi Ümit Boyner, Unilever Türkiye Ülke Başkanı & Unilever Türkiye ve Orta Doğu Ev Bakım Genel Müdürü Ali Fuat Orhonoğlu, Pegasus Hava Yolları CEO’su Güliz Öztürk, Kibar Holding CEO’su Haluk Kayabaşı, Enerjisa Üretim CEO’su İhsan Erbil Bayçöl, TSKB CEO’su Ozan Uyar, Borusan Cat CEO’su Özgür Günaydın, Aydem Enerji CEO’su Serdar Marangoz ve Alarko Şirketler Topluluğu CEO’su Ümit N. Yıldız da konuşmacılar arasında yer aldı. Zirve Alarko Şirketler Topluluğu, Aydem Enerji, Borusan Holding, Doğan Holding, Kibar Holding, Koç Holding, Sabancı Holding, TSKB, Unilever ve Yıldız Holding sponsorluğunda ve Hilton İstanbul Bosphorus’un mekan sponsorluğunda gerçekleşti.

BUSKİ’de Kalite Yürüyüşü Başladı Haber

BUSKİ’de Kalite Yürüyüşü Başladı

Bursa’da kalite odaklı hizmet anlayışıyla çalışmalarını sürdüren Büyükşehir Belediyesi, kurum kültürünü mükemmellik ekseninde geliştirmek ve Bursa’yı daha yaşanabilir, daha sürdürülebilir bir kent haline getirmek amacıyla tüm birimlerinde çalışmalarını sürdürüyor. Geçtiğimiz aylarda KalDer Bursa Şubesi ile Ulusal Kalite Hareketi İyi Niyet Bildirgesi’ni imzalayan Büyükşehir Belediyesi, iştiraklerde de EFQM Mükemmellik Modeli sürecini tüm hızıyla yürütüyor. Bu kapsamda BUSKİ’nin yönetim modelini, hizmet anlayışını ve kurumsal vizyonunu mükemmellik ve sürdürülebilirlik ekseninde yeniden şekillendirmek amacıyla Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, BUSKİ Genel Müdürü Mehmet Ercihan Subaşıoğlu ve KalDer Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Ürkmez arasında ‘Ulusal Kalite Hareketi İyi Niyet Bildirgesi' imzalandı. “SÜREKLİ İYİLEŞTİRME VE MÜKEMMELE ULAŞTIRMA HEDEFİ” BUSKİ Konferans Salonu’ndaki programda konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, EFQM Mükemmellik Modeli yolculuğunun 2002 yılında Nilüfer Belediye Başkanlığı döneminde başladığını hatırlattı. Bireysel yaşamda ve kurum kültüründe ne kadar etkili olduğunu yakından bildiğini anlatan Başkan Mustafa Bozbey, tüm kurumları sürekli iyileştirme ve mükemmele ulaştırma hedefi taşıdıklarını anlattı. Tüm birimlerde her alanda ‘kalite ve sürdürülebilirlik’ anlayışının kök salmasını istediklerini belirten Başkan Mustafa Bozbey, “Bu imzayla birlikte BUSKİ Genel Müdürlüğümüzde de kurumsal olgunluk seviyesini belirleme süreci başlayacak. Ardından güçlü yönlerimizi göreceğiz. İyileştirilmesi gereken alanlarda ise bir yol haritası oluşturacağız. Bugün burada BUSKİ’nin kurumsal ve sürdürülebilir dönüşümünde yeni bir eşiği, yeni bir kilometre taşını hep birlikte yerleştiriyoruz” dedi. “SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR YÖNETİM ANLAYIŞINI HAYATA GEÇİRİYORUZ” BUSKİ’nin vizyonunun yalnızca altyapı üretmekten, suyu yönetmekten, arıtma tesislerini işletmekten ibaret olmadığının altını çizen Başkan Mustafa Bozbey, artık BUSKİ’nin; çevresel sorumlulukları, toplumsal faydayı ve iyi yönetişim ilkelerini merkeze alan sürdürülebilir bir kalkınma anlayışıyla yol yürüme iradesini açıkça ortaya koyduğunu vurguladı. BUSKİ’nin kurumsal sürdürülebilirlik raporunu hazırlama sürecini başlattıklarını açıklayan Başkan Mustafa Bozbey, “Kentimizde suyun korunması, kayıp-kaçak oranlarının düşürülmesi, kaynak verimliliğinin artırılması, iklim kriziyle mücadele ve dirençli altyapı sistemlerinin kurulması için çok daha bütüncül ve sürdürülebilir bir yönetim anlayışını hayata geçiriyoruz. Bu vizyon, bildirgede ifade edildiği gibi BUSKİ’nin sürdürülebilirlik hedefinin somutlaşmış halidir” diye konuştu. “SUYUN BİR DAMLASININ BİLE HEBA EDİLMEMESİ İÇİN ATILMIŞ BİR İMZADIR” Büyükşehir Belediyesi’nde olduğu gibi, süreci BUSKİ’de de sürdürülebilirlik odağıyla, aynı kararlılık ve disiplinle yöneteceklerini belirten Başkan Mustafa Bozbey, “EFQM modeliyle işlerin nasıl, ne zaman ve kim tarafından yapılacağının netleştiğini, maliyetlerin düştüğünü, teknik kalitenin arttığını, zaman yönetiminin iyileştiğini ve en önemlisi vatandaş memnuniyetinin belirgin biçimde yükseldiğini deneyimleyeceğiz. KalDer ile bugün attığımız imza; suyun bu topraklarda bir damlasının bile heba edilmemesi için atılmış bir imzadır. Hep birlikte, daha iyiye, daha sürdürülebilir ve daha güçlü bir Bursa’ya doğru yürümeye devam edeceğiz” dedi. KalDer Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Ürkmez, imzaların Bursa’nın geleceğine atılmış önemli bir irade beyanı olduğunu dile getirdi. Başkan Mustafa Bozbey’in göreve gelir gelmez Büyükşehir Belediyesi’nde yönetim ve hizmet standardını bilimsel temelli güçlendirmek için KalDer ile iş birliğini başlattığını hatırlatan Ürkmez, hızla devam çabanın sonuçlarını her geçen gün sahada görmeye başladıklarını belirtti. Dalga dalga yayılan kalite hareketinin en güçlü halkalarından birisinin de BUSKİ olacağını belirten Ürkmez, atılan imzanın sürdürülebilirlik açısından da kritik önem taşıdığını anlattı. Bursa Uludağ Üniversitesi’nden Prof. Dr. Güray Çelik de ‘BUSKİ’de Kurumsal Sürdürülebilirlik’ konulu bir sunum yaptı. Sürdürülebilirlik çabasında kurumların üstüne düşen sorumluluklar hakkında bilgi veren Çelik, kurumsal sürdürülebilirliğin BUSKİ’ye sağlayacağı faydaları ve ele alınacak başlıkları anlattı. Konuşmaların ardından Serkan Ürkmez tarafından günün anısına Başkan Mustafa Bozbey’e ve BUSKİ Genel Müdürü Mehmet Ercihan Subaşıoğlu’na üyelik sertifikası takdim edildi. Ardından Başkan Bozbey ve beraberindekiler hazırlanan panoya imza attı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şirketlerde Sürdürülebilirlik Departmanı Bir Lüks Değil, Zorunluluk Haline Geliyor! Haber

Şirketlerde Sürdürülebilirlik Departmanı Bir Lüks Değil, Zorunluluk Haline Geliyor!

Dünyanın önde gelen firmaları, bu birimleri ana iş stratejilerinin merkezine koyuyor. Günümüz iş dünyasında, şirketlerin tek amacı kâr elde etmekten çok daha fazlası haline geldi. İklim değişikliği, sosyal eşitsizlik ve kaynak kıtlığı gibi küresel sorunlar, özel sektörün bu meselelere karşı proaktif bir duruş sergilemesini zorunlu kılıyor. Bu yeni dönemde, birçok firma için sürdürülebilirlik departmanı kurmak bir lüks veya pazarlama aracı olmaktan çıkıp, rekabet avantajı ve uzun vadeli başarı için hayati bir gereklilik haline geliyor. Neden Sürdürülebilirlik Departmanı Şart? Sürdürülebilirlik, sadece çevreye duyarlı olmak anlamına gelmez; aynı zamanda operasyonel verimliliği artırmak, riskleri yönetmek, yenilikçiliği teşvik etmek ve paydaşlarla daha güçlü ilişkiler kurmak gibi geniş bir yelpazeyi kapsar. İşte bu departmanların şirketler için taşıdığı kritik roller: Risk Yönetimi: İklim riskleri, tedarik zinciri kesintileri ve değişen yasal düzenlemeler, şirketlerin finansal istikrarını tehdit edebilir. Sürdürülebilirlik departmanı, bu riskleri önceden belirleyerek operasyonel sürekliliği sağlar. Yatırımcı ve Müşteri Güveni: Özellikle Gen Z ve Y kuşağı, değerleriyle uyumlu markaları tercih ediyor. ESG (Çevresel, Sosyal ve Yönetişim) kriterleri, yatırımcıların karar alma süreçlerinde giderek daha fazla rol oynuyor. Sürdürülebilirlik departmanları, şeffaf raporlama yaparak bu güveni tesis ediyor. Operasyonel Verimlilik ve Maliyet Tasarrufu: Atık yönetimi, enerji verimliliği ve kaynak optimizasyonu gibi sürdürülebilirlik projeleri, uzun vadede önemli maliyet tasarrufları sağlar. Yenilikçilik ve Rekabet Avantajı: Sürdürülebilirlik hedefleri, şirketleri yeni ürünler, hizmetler ve iş modelleri geliştirmeye teşvik eder. Bu da onlara pazarda benzersiz bir rekabet avantajı kazandırır. İşgücü Cazibesi: Yetenekli profesyoneller, sadece maaşa değil, aynı zamanda çalıştıkları şirketin toplumsal değerlerine de önem veriyor. Sürdürülebilirlik çalışmaları, şirketin işveren markasını güçlendirerek en iyi yetenekleri çekmeye yardımcı olur. Dünya Firmalarından Örnekler Dünya genelinde birçok dev şirket, bu dönüşümü erkenden benimseyerek sürdürülebilirlik departmanlarını ana stratejilerinin merkezine yerleştirdi. Patagonia: Açık hava giyim firması Patagonia, sürdürülebilirliği temel iş modeli olarak benimsemiş bir markadır. Hatta CEO'su Rose Marcario, şirketin bir “aktivist” olduğunu belirtir. Şirket, ürünlerinin ömrünü uzatmak için onarım hizmetleri sunar ve kârının bir kısmını çevresel projelere bağışlar. Unilever: Sürdürülebilir Yaşam Planı ile bilinen Unilever, sosyal ve çevresel hedefleri finansal performansla entegre etme konusunda öncü bir rol oynar. Departman, ürün geliştirme süreçlerinden tedarik zinciri yönetimine kadar her aşamada sürdürülebilirlik kriterlerinin uygulanmasını sağlar. Google: Şirket, tüm operasyonlarında %100 yenilenebilir enerji kullanma hedefine ulaşmış durumda. Sürdürülebilirlik ekibi, veri merkezlerinin enerji verimliliğini artırmak ve atık yönetimi projelerini geliştirmek için sürekli çalışıyor. Türkiye'de de bu alanda adımlar atan firmalar olsa da, kurumsal yapının tümüne nüfuz eden bir sürdürülebilirlik stratejisi için bağımsız bir departman kurulması, bu dönüşümün hızını ve etkinliğini artıracaktır.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.