Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kurumsal Yazılım

Kapsül Haber Ajansı - Kurumsal Yazılım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kurumsal Yazılım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

2027'de Bir Çalışanın Şirkete Maliyeti Ne Kadar Artacak? Haber

2027'de Bir Çalışanın Şirkete Maliyeti Ne Kadar Artacak?

Kurumsal yazılım pazarının küresel oyuncularından Industrial Application Software (IAS), bordro simülasyonunun İK ekiplerine her yeni varsayımın maliyet etkisini aynı veri zemini üzerinde karşılaştırma imkânı sunduğunu vurguluyor. 2027 bütçe hazırlıklarının gündeme geldiği dönemde iş gücü maliyetleri, şirketlerin yakından izlemesi gereken başlıca kalemler arasında yer alıyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) İşgücü Girdi Endeksleri verilerine göre, saatlik iş gücü maliyeti endeksi 2026’nın ilk çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 41,4, bir önceki çeyreğe göre ise yüzde 12,5 arttı. Bu tablo, şirketlerin 2027 bütçelerini farklı senaryolar üzerinden değerlendirme ihtiyacını artırıyor. Association for Financial Professionals’ın 54 ülkeden 332 finans profesyonelinin katılımıyla gerçekleştirdiği 2026 FP&A Benchmarking Survey araştırması da senaryo planlamasının bütçe süreçlerindeki önemini ortaya koyuyor. Araştırmaya katılanların yüzde 38’i kurumlarında sistematik senaryo planlaması yapıldığını belirtiyor. Bu yöntemi kullanan kurumlar bütçelerini ortalama 8,1 haftada tamamlarken, diğer kurumlarda süre 9,2 haftaya kadar çıkıyor. Bu sonuçlar sistematik senaryo planlaması yapan kurumlarda bütçe hazırlık süresinin daha kısa seyrettiğini gösteriyor. “Her yeni varsayım bütçede yeni bir maliyet görünümü ortaya çıkarıyor” IAS Yetkinlik Merkezi Teknoloji Kıdemli Uzmanı Tolga Kölemen, iş gücü bütçelerinin farklı varsayımlarla yeniden ele alınan bir karar alanına dönüştüğüne dikkat çekerek şunları söyledi: “Ücret artışlarından vergi ve SGK parametrelerine, fazla mesai yükünden yeni işe alım, departman açılışı veya küçülme kararlarına kadar her değişiklik, yönetimin önüne yeni bir maliyet görünümü çıkarıyor. İnsan kaynakları ekipleri de bu değişkenleri hesaplamanın yanı sıra alternatif kararların sonuçlarını karşılaştırılabilir biçimde yönetime sunuyor. Excel üzerinde yürütülen dosya bazlı çalışmalarda her revizyon; verilerin yeniden işlenmesini, formüllerin kontrol edilmesini ve güncel sürümün takip edilmesini gerektirebiliyor. Bu efor, farklı senaryoları değerlendirmek ve karar sürecini beslemek için kullanılabilecek zamanı azaltıyor.” Canias ERP’nin Bordro Simülasyonu özelliği, iş gücü bütçesini etkileyen değişkenlerin ortak veri ve parametreler üzerinden modellenmesini sağlıyor. Gelecek döneme ilişkin olası gelir vergisi dilimleri ve SGK parametreleri sisteme tanımlanabiliyor; zam oranları, temel maaşlar, fazla mesai yükleri ve ikramiyeler üzerinden çalışan maliyetleri hesaplanabiliyor. Yeni firma veya departman açılışları, kadro artışları ve küçülme kararları da simülasyona dahil edilebiliyor. Oluşturulan senaryoların sistem üzerinde ayrı ayrı kaydedilmesi, farklı varsayımların mali sonuçlarının aynı zeminde karşılaştırılmasına imkân tanıyor. İnsan kaynakları yöneticileri ve yetkilendirilen üst yönetim temsilcileri simülasyonları doğrudan çalıştırabiliyor, sonuçları detaylı ve izlenebilir raporlar üzerinden inceleyebiliyor. Farklı senaryoları ortak veriler üzerinden karşılaştırabilmenin bütçe kararlarına sağladığı katkıyı vurgulayan Kölemen, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yönetimin ‘Ya şöyle olursa?’ sorusu, bütçe dönemlerinde sık sık karşımıza çıkıyor. Zam oranındaki, fazla mesai varsayımındaki veya kadro planındaki bir değişikliğin toplam maliyete etkisi bordro simülasyonu ile saniyeler içerisinde görülebiliyor. Senaryoların ayrı ayrı kaydedilmesi, karar seçeneklerinin karşılaştırılmasını ve kullanılan varsayımların geriye dönük izlenmesini kolaylaştırıyor. Böylece bordro verisi, üst yönetimin ücret, kadro ve organizasyon kararlarını besleyen güncel bir bütçe girdisine dönüşüyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şirketlerde ‘Excel Devleti’ Büyüyor Haber

Şirketlerde ‘Excel Devleti’ Büyüyor

Kurumsal yazılım pazarının küresel oyuncularından Industrial Application Software (IAS), Canias ERP’nin süreç odaklı ve entegre yapısıyla şirketlerin operasyonlarını tek veri kaynağı üzerinden daha güvenli, izlenebilir ve sürdürülebilir bir dijital omurga üzerinde yönetmesini sağlıyor. Elektronik tablolar şirketler için hızlı, esnek ve erişilebilir çalışma araçları olmayı sürdürüyor. Ancak kritik operasyonlar kurumsal sistemler yerine kişisel dosyalar, departman içi listeler ve e-posta ekleri üzerinden yönetilmeye başladığında, bu pratiklik zamanla görünmez bir kontrol riskine dönüşüyor. Satın alma takibi, üretim planı, stok güncellemesi, fiyat listesi, bakım çizelgesi, tahsilat takibi veya müşteri siparişi gibi süreçler kişisel dosyalara taşındıkça, şirketin operasyonel hafızası da kurumsal sistemlerden kişilere ve dosya versiyonlarına bağımlı hale geliyor. Elektronik tablo kullanımına ilişkin akademik çalışmalar da bu riskin ölçeğine dikkat çekiyor. Raymond R. Panko’nun elektronik tablo hatalarına ilişkin araştırma derlemesi, elektronik tablo hatalarının yaygın ve tespit edilmesi zor olduğunu; özellikle büyük ve operasyonel amaçlı kullanılan dosyalarda hatalı sonuç üretme riskinin arttığını ortaya koyuyor. Aynı çalışma, kurumların ve kullanıcıların elektronik tabloların doğruluğuna çoğu zaman gereğinden fazla güvendiğini de vurguluyor. Kişisel dosyalar kurumsal kontrolü zayıflatıyor Bir gölge BT örneği olarak ele alınması gereken elektronik tablolar ve e-posta ekleri odaklı iş yapma biçimleri, çoğu zaman sorunun kendisinden ziyade kurumsal sistemlerin süreçleri uçtan uca kapsayamamasının bir belirtisi. Bir departman kendi raporunu, başka bir ekip kendi stok listesini, finans birimi ayrı bir maliyet tablosunu, satış ekibi ise farklı bir tahmin dosyasını kullandığında kurum içinde tek bir veri gerçeği yerine birbirinden kopuk versiyonlar oluşuyor. Bu durum, ilk bakışta karar alma süreçlerine hız kazandırıyor gibi görünse de uzun vadede izlenebilirliği, kontrol kabiliyetini ve karar kalitesini zayıflatıyor. Dosyanın sahibinin değişmesi, formülün bozulması, e-posta ile paylaşılan eski versiyonun kullanılmaya devam etmesi ya da manuel veri girişindeki küçük bir hata, kritik bir operasyonun yanlış bilgiyle yönetilmesine neden olabiliyor. Bu nedenle kişisel dosyalara dayalı çalışma biçimi yalnızca operasyonel verimlilik meselesi olarak görülmemeli; veri güvenliği, yetki yönetimi, denetim izi ve kurumsal hafıza açısından da değerlendirilmelidir. “Excel devleti” şirket içinde gölge operasyon alanı yaratıyor Kurumsal sistemlerin dışında büyüyen dosya düzeni, zamanla şirket içinde görünmeyen bir “Excel devleti” yaratıyor. Her departmanın kendi dosyası, kendi raporu ve kendi doğrusu oluştuğunda süreçler merkezi sistemlerden kopuyor. Operasyon hacmi arttıkça manuel güncelleme ihtiyacı çoğalıyor, dosya trafiği karmaşıklaşıyor ve hangi verinin güncel olduğu sorusu giderek daha kritik hale geliyor. Örneğin aynı stok verisinin farklı departmanlarda farklı görünmesi, maliyet hesaplarının güncel olmayan dosyalardan yapılması, üretim planlarının manuel listelere göre revize edilmesi veya satış tahminlerinin kişisel dosyalarda tutulması; şirketin yalnızca günlük operasyonunu değil, stratejik karar alma kalitesini de etkiliyor. Kurumsal kontrolün güçlenmesi için verinin kişisel dosyalarda değil, süreçlerin doğal akışı içinde oluştuğu entegre sistemlerde yönetilmesi gerekiyor. Tek veri kaynağı kurumsal hafızayı güçlendiriyor Kurumsal kaynak planlama pazarının liderlerinden Industrial Application Software (IAS), şirketlerin kritik operasyonlarını tek veri kaynağı üzerinden yönetmesinin izlenebilirlik ve sürdürülebilir büyüme açısından kritik önem taşıdığına dikkat çekiyor. Canias ERP; satın almadan üretime, stoktan finansa, kaliteden raporlamaya kadar farklı süreçleri entegre bir yapı içinde ele alarak operasyonların kişisel dosyalara değil, kurumsal sisteme dayanmasını sağlıyor. Canias’ın süreç odaklı yapısı sayesinde veri, süreçlerin dışında manuel olarak taşınan bir unsur olmaktan çıkıyor; operasyonun içinde üretilen, güncellenen ve izlenebilen bir kurumsal kaynağa dönüşüyor. Böylece şirketler yalnızca veriye daha hızlı erişmekle kalmıyor; hangi bilginin ne zaman, kim tarafından ve hangi süreç içinde oluşturulduğunu da takip edebiliyor. Bu sayede raporlama kalitesi artarken hata riski azalıyor ve karar alma süreçleri için daha güvenilir bir zemin oluşuyor. “Kritik süreçler kişisel dosyalara emanet edilmemeli” IAS Yetkinlik Merkezi Direktörü Pelin IŞIK , şirketlerde kişisel dosyalar üzerinden yürüyen operasyonların kurumsal kontrol açısından önemli riskler yarattığını belirterek şunları söyledi: “Excel ve benzeri araçlar esnek görünse de kritik süreçler kişisel dosyalara kaydığında/emanet edildiğinde şirketin kontrol kabiliyeti zayıflıyor.Üstelik geleneksel tablolar, bugün yapay zeka ve gelişmiş iş zekası (BI) araçlarının ihtiyaç duyduğu canlı ve doğrulanmış veriyi beslemekte yetersiz kalıyor. Canias ERP’nin süreç odaklı ve entegre yapısı ise operasyonları tek bir güvenilir veri kaynağında toplayarak şirketlere hem bugün için güçlü bir izlenebilirlik sunuyor hem de geleceğin yapay zeka tabanlı karar destek mekanizmalarına sağlam bir zemin hazırlıyor.” Kurumsal sistemlerin süreç yönetimi altyapısı olarak ele alınması gerektiğini vurgulayan IAS Yetkinlik Merkezi Direktörü Pelin IŞIK sözlerini şöyle sürdürdü: “Şirketlerde sürdürülebilir kontrol, verinin tek bir yerde tutulmasından daha fazlasını gerektiriyor. Önemli olan, süreçlerin doğru sistem üzerinde tasarlanması ve verinin bu süreçlerin doğal çıktısı olarak oluşmasıdır. Canias ile şirketler operasyonlarını uçtan uca entegre edebilir, süreç sahipliğini netleştirebilir ve raporlamayı kişisel dosyalara bağımlı olmaktan çıkarabilir. Bu da hem kurumsal hafızayı güçlendirir hem de büyüme yolculuğunu daha sağlam bir dijital altyapıya taşır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Fabrikada Her Şey Yolunda Görünürken Maliyetler Nasıl Büyüyor? Haber

Fabrikada Her Şey Yolunda Görünürken Maliyetler Nasıl Büyüyor?

Kurumsal yazılım pazarının küresel oyuncularından Industrial Application Software (IAS), üretim sahasından gelen verinin ERP süreçleriyle bütünleşmesinin bu kayıpları büyümeden görünür kıldığını ve üretim sürerken müdahale imkânı sağladığını vurguluyor. Üretim şirketleri malzeme, enerji ve işçilik gibi doğrudan maliyetleri yakından izliyor. Kârlılığı aşındıran bazı kayıplar ise kalite, depo, mühendislik, satın alma ve planlama gibi farklı süreçlere dağıldığı için toplam etkileri çoğu zaman sonradan görülebiliyor. Birbirinden bağımsız operasyonel aksaklıklar gibi görünen bu kayıpların ortak noktasında, sahadaki güncel bilginin doğru sürece zamanında ulaşmaması bulunuyor. Bu nedenle üretimde verinin doğruluğu kadar karar anında güncel, erişilebilir ve süreçler arasında tutarlı olması da önem taşıyor. Deloitte’un büyük üretim şirketlerinden 600 yöneticinin katılımıyla gerçekleştirdiği 2025 Akıllı Üretim ve Operasyon Araştırması, akıllı üretim yatırımlarının operasyonel karşılığını ortaya koyuyor. Katılımcıların yüzde 92’si akıllı üretimin önümüzdeki üç yılda rekabetçiliğin temel itici güçlerinden biri olacağını düşünüyor. Şirketler, akıllı üretim uygulamalarıyla üretim çıktısında ortalama yüzde 10 ila 20, çalışan verimliliğinde yüzde 7 ila 20 ve kullanılabilir kapasitede yüzde 10 ila 15 arasında iyileşme sağladıklarını bildiriyor. Akıllı üretim yatırımının değeri, sahada oluşan verinin doğru iş bağlamıyla buluşup zamanında karara dönüşmesiyle ortaya çıkıyor. Makine, kalite, depo, mühendislik, satın alma ve planlama birimleri farklı güncellikteki bilgilerle çalıştığında küçük bir sapma, birden fazla sürece yayılan maliyet zincirleri oluşturabiliyor. Bilgi gecikmesi üç noktada maliyete dönüşüyor Kalite sapması üretim sürerken görülemediğinde, aynı koşullarda üretilen her yeni ürün hatanın etkisini genişletebiliyor. İlk fire veya yeniden işleme maliyetine ayıklama, ilave kontrol, üretim planının değişmesi, teslimat gecikmesi, iade ve garanti giderleri ekleniyor. 2025 ASQE Insights on Excellence Kalite Maliyeti Araştırması’na göre, katılımcıların yalnızca yüzde 31’i kalite maliyetlerinin kurumlarının finansal performansı üzerindeki etkisini tam olarak anladığını belirtiyor. Bu bulgu, üretimin farklı aşamalarında oluşan kalite kayıplarının toplam finansal etkisini görünür kılmadaki güçlüğe işaret ediyor. Stok yönetiminde sistemde görünen miktar her zaman üretimde kullanılabilecek miktarı yansıtmıyor. Bir malzeme kayıtlarda mevcut görünse de yanlış depoda bulunabiliyor, uygun lotta olmayabiliyor, kalite onayı tamamlanmamış veya başka bir üretim emri için ayrılmış olabiliyor. Fiziksel hareketler sisteme geç işlendiğinde veya depo ile üretim kayıtları ayrıştığında planlama, gerçekte kullanılamayan bir stoka dayanıyor. Bunun sonucunda üretim hattı bekleyebiliyor; acil satın alma, gereksiz stok birikimi, kapasite kaybı ve teslimat gecikmesi ortaya çıkabiliyor. Mühendislik değişikliklerinde ise bilginin ulaştığı zaman kadar hangi süreçlere ulaştığı da belirleyici oluyor. Malzeme, ürün ağacı, rota veya teknik doküman üzerindeki bir değişiklik satın alma, planlama, kalite ve üretim süreçlerine aynı revizyon bilgisiyle yansımadığında eski tanıma göre malzeme sipariş edilebiliyor veya üretime devam edilebiliyor. Uyumsuzluk ne kadar geç fark edilirse etkilenen sipariş, malzeme ve yarı mamul sayısı da o ölçüde artıyor. Bu durum hurda, yeniden işleme ve termin kaybı riskini büyütüyor. “Doğru veri geç ulaştığında yanlış karara dönüşebilir” IAS IoT Proje Yöneticisi Tolga Küçük, maliyet kontrolünün üretim sürerken başlayan bir yönetim disiplini olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Üretimde maliyet kontrolü, sapmaların hangi süreçte ve hangi kararla oluştuğunu görebilmeyi gerektiriyor. Doğru veri geç ulaştığında yanlış karara dönüşebilir. Ayrıca sahada oluşan bir olayın yalnızca kayıt altına alınması yeterli değil. Bu bilginin doğru üretim emri, doğru malzeme, doğru lot ve doğru süreçle ilişkilendirilmesi gerekiyor. Aksi halde kararlar eksik veya gecikmiş bilgiyle alınıyor ve küçük bir sapma kısa sürede ciddi maliyetlere dönüşebiliyor. Üretim içi veya Kalite sinyallerinin hangi üretim emrini ve lotu, stok hareketinin hangi üretim planını, mühendislik değişikliğinin hangi ürün ağacını, rotayı ve satın alma kararını etkilediği aynı akış içinde görülebilmeli. Tüm birimler aynı güncel bilgiyle hareket ettiğinde kaybın oluşum zinciri görünür hâle geliyor ve maliyet büyümeden müdahale edilebilecek alan genişliyor.” Canias IoT, endüstriyel haberleşme protokollerini kullanarak makineler, kontrol birimleri, sensörler ve akıllı cihazlardan gelen üretim verilerinin gerçek zamanlı izlenmesini ve analiz edilmesini sağlıyor. Önceden tanımlanmış bir olay gerçekleştiğinde ilgili veri ERP çözümüne aktarılıyor. Canias ERP ise sahadaki olayı üretim emri, iş merkezleri, personel, malzeme, stok, lot, kalite süreci, ürün ağacı, rota ve revizyon bilgileriyle ilişkilendiriyor. Bütünleşik iş akışları bu bilgiyi gerekli uyarı, kontrol, onay, plan güncellemesi veya düzeltici faaliyete dönüştürüyor. Kalite, stok ve mühendislik değişikliği süreçlerinin aynı veri altyapısı içinde izlenmesi, kaybın hangi ürünleri, siparişleri, lotları ve üretim adımlarını etkilediğinin belirlenmesini kolaylaştırıyor. Şirketler böylece birden yükselen maliyetlerin nedenini açıklayan kayıtlarla üretim sürerken müdahale etmeyi sağlayan güncel bilgiyi aynı sistemde buluşturabiliyor. ERP ve IoT bütünlüğü, gerçek zamanlı raporlama, verimlilik, maliyet kontrolü ve uçtan uca izlenebilirliği ortak bir yönetim disiplini içinde bir araya getiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

KYB Radar ile Saniyeler İçinde Kredi ve Risk Analizi Haber

KYB Radar ile Saniyeler İçinde Kredi ve Risk Analizi

Türkiye'nin öncü teknoloji ve yazılım şirketlerinden IHS Teknoloji, kurumsal B2B ilişkilerinde risk yönetimini, kredi değerlendirme süreçlerini ve yasal uyum (compliance) adımlarını dijitalleştiren yeni nesil çözümü KYB Radar'ı (Know Your Business / Kurumunu Tanı) kamuoyuna duyurdu. Günümüzün karmaşıklaşan ticari ekosisteminde şirketler ve finans kuruluşları; hatalı kredi tahsisleri, sahte firmalar, kara para aklama (AML) riskleri ve şeffaf olmayan ortaklık yapıları nedeniyle ciddi finansal kayıplarla karşılaşabiliyor. Manuel olarak yürütülen şirket inceleme ve risk değerlendirme süreçleri ise hem zaman alıyor hem de gözden kaçan riskler barındırıyor. IHS Teknoloji tarafından geliştirilen KYB Radar, kurumsal müşteri, tedarikçi ve iş ortağı kabul süreçlerini baştan sona otomatize ederek karar alma mekanizmalarını hızlandırıyor. Kredi Risk Derecelendirmesinden AML Taramasına: Geniş Kullanım Alanı KYB Radar, gelişmiş veri entegrasyonu ve yapay zeka algoritmaları sayesinde kurumsal risklerin tespitinde çok yönlü bir çözüm sunuyor: Kredi Risk Derecelendirme ve Finansal Değerlendirme: Bankalar, faktoring/leasing şirketleri, fintech'ler ve vadeli (açık hesap) B2B satış yapan firmalar için kritik bir karar desteği sağlar. Şirketlerin ticari sicili, finansal geçmişi, ortaklık riskleri ve hukuki durumlarını analiz ederek doğru ve hızlı kredi riski skorlaması yapılmasını kolaylaştırır, batık/takipteki alacak riskini en aza indirir. Nihai Faydalanıcı (UBO) Tespiti: Karmaşık şirket yapıları arkasındaki gerçek şahıs ve ortaklık zincirlerini şeffaf bir şekilde ortaya çıkarır. Yaptırım ve PEP Taraması: Global yaptırım (Sanction) listeleri, PEP (Siyasi Nüfuzlu Kişiler) ve olumsuz medya taramaları ile itibar risklerini anında raporlar. Tedarikçi ve Müşteri Doğrulama (Onboarding): B2B müşteri kabul süreçlerini saniyelere indirerek operasyonel verimlilik sağlar. Kesintisiz İzleme (Continuous Monitoring): İş ortaklarının kredi değerliliğinde veya yasal durumundaki değişiklikleri gerçek zamanlı takip eder ve olası risklerde erken uyarı verir. Finansal Kararlar Artık Veriye Dayalı ve Saniyeler İçinde Alınıyor Konuyla ilgili değerlendirmelerini paylaşan IHS Teknoloji CEO'su Emre Sayın, şunları söyledi: "Giderek karmaşıklaşan ticaret dünyasında bir şirketle iş yapmadan ya da kredi/vadeli imkan sunmadan önce onun finansal sağlığını ve risk profilini tam olarak bilmek zorundasınız. KYB Radar ile şirketlerin ve finans kurumlarının manuel olarak haftalarca sürdürdüğü kredi risk analizi ve doğrulama süreçlerini saniyelere indirdik. KYB Radar; finans kuruluşlarının kredi karar süreçlerini hızlandırırken, reel sektörün de vadeli satış ve tedarikçi risklerini güvenle yönetmesini sağlıyor." Finans, bankacılık, faktoring, e-ticaret, lojistik ve savunma sanayii başta olmak üzere tüm B2B ekosistemi için tasarlanan KYB Radar, esnek API entegrasyonu sayesinde mevcut ERP, CRM ve kredi tahsis sistemlerine kolayca entegre edilebiliyor. İHS Teknoloji Hakkında: İHS Teknoloji; siber güvenlik, regülasyon teknolojileri (RegTech), veri analitiği ve kurumsal yazılım çözümleri alanlarında uçtan uca hizmet sunan lider bir teknoloji şirketidir. Gelişmiş altyapısı ve alanında uzman kadrosuyla; finans, e-ticaret, telekomünikasyon ve kamu başta olmak üzere kritik sektörlerdeki kurumların dijital dönüşüm, risk yönetimi ve yasal uyum (compliance) süreçlerini güvenle yürütmelerini sağlar. Yapay zeka destekli yenilikçi platformlarıyla veri odaklı karar alma mekanizmalarını güçlendiren IHS Teknoloji, iş ortaklarının operasyonel verimliliğini artırmayı, finansal suistimalleri önlemeyi ve güvenli bir dijital geleceğe katkı sunmayı hedeflemektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.