Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kuş Gribi

Kapsül Haber Ajansı - Kuş Gribi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kuş Gribi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

66 Yıllık Dünya Kongresi İlk Kez Türkiye’de Düzenleniyor Haber

66 Yıllık Dünya Kongresi İlk Kez Türkiye’de Düzenleniyor

Dünya genelinde yaklaşık 1,6 milyar sığır bulunurken, Türkiye’de sığır varlığı 2025 yılı sonunda 17,5 milyonu aştı. Bu büyüklük, yalnızca sığır sağlığını değil; hayvancılığın sürdürülebilirliği, gıda güvenliği ve üretimin devamlılığı açısından da önemli bir başlık haline getiriyor. Sınır aşan hayvan hastalıkları, iklim değişikliği ve antimikrobiyal direnç küresel risklerin başında gelirken, yeni teknolojiler ve yapay zekâ destekli yetiştiricilik uygulamaları da bu sorunlara yönelik çözüm arayışlarının önemi bir parçası haline geliyor. Sığır sağlığının geleceğini belirleyen bu gündem Eylül ayında İstanbul’a taşınacak. Dünyanın sığır ve diğer geviş getiren hayvan sağlığı alanındaki en önemli bilimsel buluşması olan 33. Dünya Buiatri Kongresi (WBC 2026), 6-10 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilecek. İlk kez 1960 yılında düzenlenen kongre, 66 yıllık tarihinde ilk kez Türkiye’ye gelecek. 84 ülkeden yaklaşık 3500 veteriner hekim, bilim insanı, akademisyen ve sektör temsilcisinin katılması beklenen kongrede, hayvan sağlığının güncel sorunlarının yanı sıra hayvancılığın geleceğini şekillendiren bilimsel ve teknolojik gelişmeler de ele alınacak. TÜRKİYE’Yİ KÜRESEL BİLİM DÜNYASIYLA BULUŞTURACAĞIZ Kongrenin 66 yıllık tarihinde ilk kez Türkiye’de düzenleneceğine dikkat çeken 33. Dünya Buiatri Kongresi Başkanı Prof. Dr. Hasan Batmaz: “Türkiye, güçlü hayvan varlığı, gelişen modern çiftlikleri ve gıda işletmeleriyle ruminant sağlığı açısından önemli bir potansiyele sahip. İlk kez 1960 yılında düzenlenen ve her iki yılda bir gerçekleştirilen Dünya Buiatri Kongresi’ne Türkiye’de ilk kez ev sahipliği yapacak olmak bizim için büyük bir mutluluk ve sorumluluk. Kongremizde sığır sağlığı, hastalıkları ve yönetiminin yanı sıra insan ve çevre sağlığını etkileyen konuları da ele alacağız. ‘Hayvanlar ve Çevre için Küresel Çözümler’ yaklaşımıyla dünyanın farklı ülkelerinden bilim insanlarını ve sektör profesyonellerini İstanbul’da buluşturacağız. Kongrenin sığır ile birlikte koyun, keçi, manda ve deve sağlığı alanındaki küresel gelişmeleri ortaya koymasını, katılımcılara ve sektöre değerli bilgiler ve yeni deneyimler sunmasını hedefliyoruz” dedi. ŞAP HASTALIĞINDA YENİ AŞI TEKNOLOJİLERİ MASADA Kongrenin önemli gündemlerinden biri, sınır aşan hayvan hastalıklarının başında gelen şap hastalığı olacak. Hastalığın kontrolünden yeni nesil aşılara uzanan gelişmeler, alanında uluslararası çalışmalarıyla öne çıkan uzmanlar tarafından ele alınacak. Avrupa Şap Hastalığının Kontrolü Komisyonu (EuFMD) Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Fabrizio Rosso ise şap hastalığıyla mücadeleyi küresel yaklaşımlardan yerel uygulamalara uzanan boyutlarıyla değerlendirecek. Böylece kongrede şap hastalığına karşı hem yeni bilimsel çalışmalar hem de küresel mücadele stratejileri İstanbul’da tartışılacak. KUŞ GRİBİNİN SIĞIRLARDA GÖRÜLMESİ YENİ RİSKLERİ GÜNDEME TAŞIDI Son dönemde hayvan sağlığı alanında dünya gündemine giren gelişmelerden biri olan kuş gribinin süt sığırlarında görülmesi, kongrede ele alınacak dikkat çekici konular arasında yer alıyor. Prof. Dr. Juergen Richt, kuşlardan sığırlara uzanan influenza virüslerinin değişen konak yapısını ve bunun hayvan sağlığı açısından ortaya çıkardığı yeni riskleri değerlendirecek. Bilimsel programda ayrıca kuş gribi virüsünün çiğ sütte inaktivasyonuna ilişkin araştırma da yer alıyor. Bu gelişmeler, hayvanlarda ortaya çıkan hastalıkların yalnızca çiftliklerle sınırlı kalmadığını; gıda güvenliği ve toplum sağlığı açısından da değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. ANTİBİYOTİK DİRENCİ HAYVAN VE İNSAN SAĞLIĞININ ORTAK SORUNU Hayvancılıkta antibiyotiklerin kullanımı ve buna bağlı gelişen antimikrobiyal direnç, kongrenin önemli gündemlerinden biri olacak. Antibiyotiklere direnç geliştiren bakteriler yalnızca hayvan sağlığını değil, gıda güvenliği ve insan sağlığını da ilgilendiren küresel bir sorun olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle antibiyotiklerin doğru ve kontrollü kullanımı, insan, hayvan ve çevre sağlığını birlikte ele alan “Tek Sağlık – One Health” yaklaşımının da temel başlıkları arasında yer alıyor. Kongrede Prof. Dr. Theo Lam, süt sığırcılığında antimikrobiyal kullanımın mevcut uygulamalarını ve gelecekte karşılaşılacak sorunları ele alacak. TEK SAĞLIK: İNSAN, HAYVAN VE ÇEVRE AYNI ÇERÇEVEDE Kongrenin uluslararası konuşmacıları arasında Türkiye’den dünyaca tanınan immünoloji uzmanı Prof. Dr. Cezmi Akdiş de yer alacak. Akdiş, insan vücudunun dış çevreyle temas ettiği koruyucu bariyerlerdeki bozulmanın alerjik ve otoimmün hastalıklarla ilişkisini, insan, hayvan ve çevre sağlığını bir bütün olarak ele alan Tek Sağlık yaklaşımı çerçevesinde değerlendirecek. Kongrede ayrıca antibiyotik kullanımının azaltılmasına yönelik yeni yaklaşımlar ve sığırlarda görülen dirençli bakterilere ilişkin güncel araştırmalar da paylaşılacak. İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ HAYVANCILIĞI DA DÖNÜŞTÜRÜYOR Küresel ısınmanın hayvancılık üzerindeki etkileri WBC 2026’nın önemli gündemlerinden biri olacak. Kongrede artan sıcaklıkların hayvan sağlığı, refahı ve üretim üzerindeki etkilerinin yanı sıra hayvancılığın çevresel sürdürülebilirliği de ele alınacak. Bilimsel programda sıcaklık stresinden enterik metan emisyonlarının azaltılmasına kadar iklim ve hayvancılık ilişkisine yönelik güncel araştırmalar paylaşılacak. YAPAY ZEKÂ VE ROBOTLAR HAYVANCILIĞI DÖNÜŞTÜRÜYOR Hayvancılıktaki teknolojik dönüşüm de kongrenin öne çıkan başlıkları arasında yer alacak. Prof. Dr. Trevor DeVries, robotik sağım sistemlerinin sürü yönetimine etkilerini aktaracak. Kongrede ayrıca sensörlerle hayvan sağlığının izlenmesi, veriye dayalı klinik karar süreçleri ve yapay zekâ çağında hayvan refahı gibi yeni nesil uygulamalar tartışılacak. BİLİMSEL BİLGİ SAHAYA TAŞINACAK WBC 2026’da bilimsel oturumların yanı sıra uygulamaya dönük workshoplar da gerçekleştirilecek. Süt sığırlarında fertilite programları, doğum ve yeni doğan buzağıların yönetimi ve ultrasonla tanı gibi konularda gerçekleştirilecek çalışmalarla güncel bilimsel yaklaşımlar saha uygulamalarıyla buluşturulacak. Beş gün sürecek 33. Dünya Buiatri Kongresi, 66 yıllık tarihinde ilk kez Türkiye’de gerçekleştirilirken; dünyanın farklı ülkelerinden bilim insanları, veteriner hekimler ve sektör temsilcilerini sığır ve geviş getiren hayvan sağlığının geleceği için İstanbul’da bir araya getirecek. Beş gün sürecek 33. Dünya Buiatri Kongresi’nin bilimsel programında 59 çağrılı konuşma, 220 sözlü ve 589 poster bildirinin yanı sıra özel sektör tarafından gerçekleştirilecek 11 özel sunum ve 3 uygulamalı workshop yer alacak. 66 yıllık tarihinde ilk kez Türkiye’de düzenlenecek Dünya Buiatri Kongresi, dünyanın farklı ülkelerinden bilim insanlarını, veteriner hekimleri ve sektör temsilcilerini sığır ve diğer geviş getiren hayvanların sağlığının geleceğini konuşmak üzere İstanbul’da buluşturacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

84 Ülkeden 3.500 Uzman WBC 2026 İçin İstanbul’da Buluşuyor Haber

84 Ülkeden 3.500 Uzman WBC 2026 İçin İstanbul’da Buluşuyor

84 ülkeden yaklaşık 3500 veteriner hekim, bilim insanı, akademisyen ve sektör temsilcisinin katılması beklenen kongrede, hayvan sağlığının güncel sorunlarının yanı sıra hayvancılığın geleceğini şekillendiren bilimsel ve teknolojik gelişmeler de ele alınacak. TÜRKİYE’Yİ KÜRESEL BİLİM DÜNYASIYLA BULUŞTURACAĞIZ Kongrenin 66 yıllık tarihinde ilk kez Türkiye’de düzenleneceğine dikkat çeken 33. Dünya Buiatri Kongresi Başkanı Prof. Dr. Hasan Batmaz: “Türkiye, güçlü hayvan varlığı, gelişen modern çiftlikleri ve gıda işletmeleriyle ruminant sağlığı açısından önemli bir potansiyele sahip. İlk kez 1960 yılında düzenlenen ve her iki yılda bir gerçekleştirilen Dünya Buiatri Kongresi’ne Türkiye’de ilk kez ev sahipliği yapacak olmak bizim için büyük bir mutluluk ve sorumluluk. Kongremizde sığır sağlığı, hastalıkları ve yönetiminin yanı sıra insan ve çevre sağlığını etkileyen konuları da ele alacağız. ‘Hayvanlar ve Çevre için Küresel Çözümler’ yaklaşımıyla dünyanın farklı ülkelerinden bilim insanlarını ve sektör profesyonellerini İstanbul’da buluşturacağız. Kongrenin sığır ile birlikte koyun, keçi, manda ve deve sağlığı alanındaki küresel gelişmeleri ortaya koymasını, katılımcılara ve sektöre değerli bilgiler ve yeni deneyimler sunmasını hedefliyoruz” dedi. ŞAP HASTALIĞINDA YENİ AŞI TEKNOLOJİLERİ MASADA Kongrenin önemli gündemlerinden biri, sınır aşan hayvan hastalıklarının başında gelen şap hastalığı olacak. Hastalığın kontrolünden yeni nesil aşılara uzanan gelişmeler, alanında uluslararası çalışmalarıyla öne çıkan uzmanlar tarafından ele alınacak. Avrupa Şap Hastalığının Kontrolü Komisyonu (EuFMD) Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Fabrizio Rosso ise şap hastalığıyla mücadeleyi küresel yaklaşımlardan yerel uygulamalara uzanan boyutlarıyla değerlendirecek. Böylece kongrede şap hastalığına karşı hem yeni bilimsel çalışmalar hem de küresel mücadele stratejileri İstanbul’da tartışılacak. KUŞ GRİBİNİN SIĞIRLARDA GÖRÜLMESİ YENİ RİSKLERİ GÜNDEME TAŞIDI Son dönemde hayvan sağlığı alanında dünya gündemine giren gelişmelerden biri olan kuş gribinin süt sığırlarında görülmesi, kongrede ele alınacak dikkat çekici konular arasında yer alıyor. Prof. Dr. Juergen Richt, kuşlardan sığırlara uzanan influenza virüslerinin değişen konak yapısını ve bunun hayvan sağlığı açısından ortaya çıkardığı yeni riskleri değerlendirecek. Bilimsel programda ayrıca kuş gribi virüsünün çiğ sütte inaktivasyonuna ilişkin araştırma da yer alıyor. Bu gelişmeler, hayvanlarda ortaya çıkan hastalıkların yalnızca çiftliklerle sınırlı kalmadığını; gıda güvenliği ve toplum sağlığı açısından da değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. ANTİBİYOTİK DİRENCİ HAYVAN VE İNSAN SAĞLIĞININ ORTAK SORUNU Hayvancılıkta antibiyotiklerin kullanımı ve buna bağlı gelişen antimikrobiyal direnç, kongrenin önemli gündemlerinden biri olacak. Antibiyotiklere direnç geliştiren bakteriler yalnızca hayvan sağlığını değil, gıda güvenliği ve insan sağlığını da ilgilendiren küresel bir sorun olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle antibiyotiklerin doğru ve kontrollü kullanımı, insan, hayvan ve çevre sağlığını birlikte ele alan “Tek Sağlık – One Health” yaklaşımının da temel başlıkları arasında yer alıyor. Kongrede Prof. Dr. Theo Lam, süt sığırcılığında antimikrobiyal kullanımın mevcut uygulamalarını ve gelecekte karşılaşılacak sorunları ele alacak. TEK SAĞLIK: İNSAN, HAYVAN VE ÇEVRE AYNI ÇERÇEVEDE Kongrenin uluslararası konuşmacıları arasında Türkiye’den dünyaca tanınan immünoloji uzmanı Prof. Dr. Cezmi Akdiş de yer alacak. Akdiş, insan vücudunun dış çevreyle temas ettiği koruyucu bariyerlerdeki bozulmanın alerjik ve otoimmün hastalıklarla ilişkisini, insan, hayvan ve çevre sağlığını bir bütün olarak ele alan Tek Sağlık yaklaşımı çerçevesinde değerlendirecek. Kongrede ayrıca antibiyotik kullanımının azaltılmasına yönelik yeni yaklaşımlar ve sığırlarda görülen dirençli bakterilere ilişkin güncel araştırmalar da paylaşılacak. İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ HAYVANCILIĞI DA DÖNÜŞTÜRÜYOR Küresel ısınmanın hayvancılık üzerindeki etkileri WBC 2026’nın önemli gündemlerinden biri olacak. Kongrede artan sıcaklıkların hayvan sağlığı, refahı ve üretim üzerindeki etkilerinin yanı sıra hayvancılığın çevresel sürdürülebilirliği de ele alınacak. Bilimsel programda sıcaklık stresinden enterik metan emisyonlarının azaltılmasına kadar iklim ve hayvancılık ilişkisine yönelik güncel araştırmalar paylaşılacak. YAPAY ZEKÂ VE ROBOTLAR HAYVANCILIĞI DÖNÜŞTÜRÜYOR Hayvancılıktaki teknolojik dönüşüm de kongrenin öne çıkan başlıkları arasında yer alacak. Prof. Dr. Trevor DeVries, robotik sağım sistemlerinin sürü yönetimine etkilerini aktaracak. Kongrede ayrıca sensörlerle hayvan sağlığının izlenmesi, veriye dayalı klinik karar süreçleri ve yapay zekâ çağında hayvan refahı gibi yeni nesil uygulamalar tartışılacak. BİLİMSEL BİLGİ SAHAYA TAŞINACAK WBC 2026’da bilimsel oturumların yanı sıra uygulamaya dönük workshoplar da gerçekleştirilecek. Süt sığırlarında fertilite programları, doğum ve yeni doğan buzağıların yönetimi ve ultrasonla tanı gibi konularda gerçekleştirilecek çalışmalarla güncel bilimsel yaklaşımlar saha uygulamalarıyla buluşturulacak. Beş gün sürecek 33. Dünya Buiatri Kongresi, 66 yıllık tarihinde ilk kez Türkiye’de gerçekleştirilirken; dünyanın farklı ülkelerinden bilim insanları, veteriner hekimler ve sektör temsilcilerini sığır ve geviş getiren hayvan sağlığının geleceği için İstanbul’da bir araya getirecek. Beş gün sürecek 33. Dünya Buiatri Kongresi’nin bilimsel programında 59 çağrılı konuşma, 220 sözlü ve 589 poster bildirinin yanı sıra özel sektör tarafından gerçekleştirilecek 11 özel sunum ve 3 uygulamalı workshop yer alacak. 66 yıllık tarihinde ilk kez Türkiye’de düzenlenecek Dünya Buiatri Kongresi, dünyanın farklı ülkelerinden bilim insanlarını, veteriner hekimleri ve sektör temsilcilerini sığır ve diğer geviş getiren hayvanların sağlığının geleceğini konuşmak üzere İstanbul’da buluşturacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yem Sektöründe Yükselen Maliyetlerin Çözümü Verimli Kaynak Yönetimi Haber

Yem Sektöründe Yükselen Maliyetlerin Çözümü Verimli Kaynak Yönetimi

Küresel yem ve hayvan besleme sektörü, 2026’da önemli bir dönüşümden geçiyor. Artan hammadde maliyetleri, tedarik zincirlerindeki değişim ve hayvan sağlığı riskleri sektörün gündemini belirliyor. Küresel emtia fiyatlarının 2026’da yüzde 16 artması bekleniyor. Hürmüz Boğazı’ndaki kesintiler ve bölgesel sorunlar da enerji ve lojistik maliyetleri üzerinde ek baskı yaratıyor. Bu tablo, yem sektöründe maliyet yönetimini ve tedarik güvenliğini daha kritik hale getiriyor. Trouw Nutrition Türkiye Kanatlı ve Balık Ticari Direktörü Fevzi Turhan, alternatif hammaddelerin, hassas besleme teknolojilerinin ve sürdürülebilir üretim çözümlerinin sektörün geleceğini şekillendiren başlıklar olarak öne çıktığına dikkat çekiyor. Daha az kaynakla daha yüksek verim sağlayan çözümler ön planda 2026’da yem ve hayvan besleme sektörünün en önemli gündemlerinden biri maliyet baskısı olduğuna dikkat çeken Fevzi Turhan, “Küresel emtia fiyatlarındaki yükseliş, tarımsal üretimin temel girdilerinde maliyetleri artırıyor. Bu durum, önümüzdeki dönemlerde verim kayıplarına yol açabilir. Dünya Bankası projeksiyonları da bu riskin boyutunu ortaya koyuyor. Bu nedenle yem sektöründe verimlilik ve kaynakların etkin kullanımı daha fazla önem kazanıyor. Üreticilerin daha az kaynakla daha yüksek verim elde etmesini sağlayan çözümler öne çıkıyor. Alternatif hammaddelerin değerlendirilmesi de bu dönüşümün önemli bir parçası haline geliyor” diye konuştu. Tedarik zincirinde çeşitlilik ihtiyacı artıyor Hammadde piyasalarında önümüzdeki dönemde yukarı yönlü bir hareket beklendiğine dikkat çeken Turhan, “CBOT buğday fiyatının 2025’in üçüncü çeyreğindeki 521 ABD senti seviyesinden, 2027’nin ilk çeyreğinde 775’e ulaşacağı öngörülüyor. Matif buğday fiyatında da 193 euro/tondan 246 euro/tona yükseliş tahmin ediliyor. Mısır fiyatlarının ise 402 ABD senti seviyesinden, 2027’nin ilk çeyreği için 509 sent seviyesine çıkması öngörülüyor. Bu tablo, yem formülasyonlarında maliyet optimizasyonunu daha önemli hale getiriyor. Tedarik zincirlerinde çeşitlendirme ihtiyacı da artıyor. Avrupa yem sektörü protein yeminin yaklaşık yüzde 70’ini yurt dışından sağlıyor. Amino asitler ve vitaminlerde ise Çin’e yüksek düzeyde bağımlılık bulunuyor. Bu nedenle yerel kaynakların değerlendirilmesi ve alternatif proteinlerin geliştirilmesi önem kazanıyor. Çoklu tedarik modelleri de şirketlerin arz güvenliğini güçlendirmesinde kritik rol oynuyor” ifadelerini kullandı. Hammadde maliyetleri yüzde üreticilerin en büyük sorunu Sektörde rekabetin artık maliyet avantajının ötesine geçtiğini belirten Turhan, “Yem sektöründe verimlilik ve teknoloji yatırımları hız kazanıyor. Küresel kanatlı üreticileri arasında yapılan bir araştırmada hammadde maliyetleri yüzde 74 ile ilk sırada yer alıyor. Katkı maddelerinde istikrarlı tedarik yüzde 57, iş gücü eksikliği ise yüzde 51 oranında en önemli sorunlar arasında gösteriliyor. Yapay zekâ ve hassas besleme teknolojileri bu sorunlara çözüm sunuyor. Bu teknolojiler yem dönüşümünü iyileştiriyor ve israfı azaltıyor. Aynı zamanda üretim maliyetlerinin düşürülmesine katkı sağlıyor. Hayvansal protein talebi de güçlü kalmaya devam ediyor. Ancak tüketicilerin daha uygun fiyatlı protein kaynaklarına yönelmesi, kanatlı eti ve yumurtanın önemini artırıyor. 2026’da küresel sığır eti üretiminin yaklaşık yüzde 2,5 gerilemesi beklenirken, kanatlı ve su ürünleri büyümeyi sürüklüyor. Hayvan sağlığı riskleri de sektörün öncelikleri arasında yer alıyor. 2025’ten bu yana kuş gribi nedeniyle 140 milyondan fazla kanatlının kaybedilmesi, biyogüvenlik ve bağışıklık destekleyici besleme çözümlerinin önemini artırıyor. Önümüzdeki dönemde verimlilik, hayvan sağlığı, sürdürülebilirlik ve teknolojiye dayalı çözümler sektörün rekabet gücünü belirleyecek” şeklinde konuştu. Nutreco Hakkında: 100 yılı aşkın deneyimiyle Nutreco, hayvan besleme konusunda Trouw Nutrition ve akuakültür balıkçılığı yemleri konusunda Skretting markalarıyla global bir lider olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Nutreco’nun dünya çapında 30’dan fazla ülkede yaklaşık 100 üretim tesisi ve sekiz araştırma merkezi bulunuyor. 10 bin yetkin çalışanı yaptıkları her işte sürdürülebilirliğin en öncelikli odak noktası olmasını sağlayacak şekilde ‘Geleceği Besleme’ misyonu çerçevesinde çalışıyor. Çözümlerini beslemenin ötesine ulaştıran Nutreco, müşterilerinin artan nüfus için daha fazla besini sürdürülebilir şekilde üretmelerine yardımcı olmak üzere sınıfının en iyi tavsiye ve teknolojilerini sunuyor. NuFrontiers ekibi değer zinciri üzerinden gelecek nesil çığır açan yeniliklerin tanımlanması, geliştirilmesi ve bu alanda yatırım yapılması için çalışıyor. Nutreco, çok uluslu bir aile kuruluşu olan SHV Holdings N.V’nin bir iştirakidir.    Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kanatlı Sektörü, Çin’e Tavuk Ayağı İhracat İzninin Çıkmasını İstiyor Haber

Kanatlı Sektörü, Çin’e Tavuk Ayağı İhracat İzninin Çıkmasını İstiyor

Tarım ve Oman Bakanı İbrahim Yumaklı geçtiğimiz hafta gerçekleştirdiği Çin seyahatinde, Türkiye’nin Çin’e tavuk ayağı ihracatının tekrar başlaması için girişimlerde bulundu. Türkiye’den Çin’e tavuk ayağı ihracatının kuş gribi salgını nedeniyle 2023 yılında durdurulduğu bilgisini veren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, Tarım ve Orman Bakanlığımız tarafından arilik raporu yayımlanmış olmasına rağmen, Çin’e tavuk ayağı ihracatının yeniden başlatılamadığına vurgu yaptı. “Ülkemizin yıllara göre değişmekle birlikte, yıllık 60–75 bin ton arası işlenmiş tavuk ayağı ihracat kapasitesi bulunmakta” diyen Girit, “Çin’e tavuk ayağı ihraç ederek yıllık 200 milyon dolar dövizi ülkemize kazandırabiliriz. Ayrıca, tavuk ayağına ek olarak, kanatlı sektöründeki diğer ürünlerin ve işlenmiş kanatlı ürünlerinin de Çin’e ihracatının mümkün hale getirilmesi sektörümüzün en büyük beklentilerinden birisidir” diye konuştu. Yumaklı ve Bakanlık bürokratlarına teşekkür Tarım ve Oman Bakanı İbrahim Yumaklı ve bakanlık bürokratlarının Çin’e kanatlı sektörünün ihracat yolunun açılması için gösterdiği çabaya teşekkür eden Girit, şöyle devam etti; “Türkiye’de ekonomiye kazandırılamayan ve tüketimi olmayan tavuk ayakları Çin’de tüketiliyor. Ancak Çin’e doğrudan ihracat yapamıyoruz. Farklı ülkelere 2025 Eylül ayına kadar toplam 32 bin ton tavuk ayağı ihracatı yaptık ve 19 milyon ABD doları dövizi ülkemize kazandırdık. Ortalama ihraç fiyatımız 0,60 USD/kg seviyesinde kaldı. Tavuk ayağı ihraç ettiğimiz ülkeler kendi iç tüketimleri dışındaki fazla kısmını Çin’e ihraç ediyorlar. Dolaylı gönderimlerde kâr marjı belirgin şekilde düşmekte, ürün doğrudan Çin pazarına gidebildiği döneme göre yaklaşık yüzde 50-60 oranında gelir kaybı yaşıyoruz. Çin’e tavuk ayağı ihracatının başlaması hem sektörümüz hem de ülkemiz ekonomisi açısından son derece önemli bir gelişme olacaktır. Çin’e doğrudan ihracat yapabilirsek birim fiyat en az 3 kat yüksek olacak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çin’e tavuk ayağı ihracat izni çıkarsa 200 milyon dolarlık ihracat yapabiliriz Haber

Çin’e tavuk ayağı ihracat izni çıkarsa 200 milyon dolarlık ihracat yapabiliriz

Türkiye’de kuş gribi vakasının bulunmadığını bilimsel olarak kanıtlayan kanatlı sektörü, Çin’in karantina listesinden çıkmayı bekliyor. Kanatlı sektörü, Çin’in karantina listesinden çıkarak yıllık 75 bin ton tavuk ayağını Çin’e ihraç ederek 200 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırmayı hedefliyor. Tarım ve Oman Bakanı İbrahim Yumaklı geçtiğimiz hafta gerçekleştirdiği Çin seyahatinde, Türkiye’nin Çin’e tavuk ayağı ihracatının tekrar başlaması için girişimlerde bulundu. Türkiye’den Çin’e tavuk ayağı ihracatının kuş gribi salgını nedeniyle 2023 yılında durdurulduğu bilgisini veren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, Tarım ve Orman Bakanlığımız tarafından arilik raporu yayımlanmış olmasına rağmen, Çin’e tavuk ayağı ihracatının yeniden başlatılamadığına vurgu yaptı. “Ülkemizin yıllara göre değişmekle birlikte, yıllık 60–75 bin ton arası işlenmiş tavuk ayağı ihracat kapasitesi bulunmakta” diyen Girit, “Çin’e tavuk ayağı ihraç ederek yıllık 200 milyon dolar dövizi ülkemize kazandırabiliriz. Ayrıca, tavuk ayağına ek olarak, kanatlı sektöründeki diğer ürünlerin ve işlenmiş kanatlı ürünlerinin de Çin’e ihracatının mümkün hale getirilmesi sektörümüzün en büyük beklentilerinden birisidir” diye konuştu. Yumaklı ve Bakanlık bürokratlarına teşekkür Tarım ve Oman Bakanı İbrahim Yumaklı ve bakanlık bürokratlarının Çin’e kanatlı sektörünün ihracat yolunun açılması için gösterdiği çabaya teşekkür eden Girit, şöyle devam etti; “Türkiye’de ekonomiye kazandırılamayan ve tüketimi olmayan tavuk ayakları Çin’de tüketiliyor. Ancak Çin’e doğrudan ihracat yapamıyoruz. Farklı ülkelere 2025 Eylül ayına kadar toplam 32 bin ton tavuk ayağı ihracatı yaptık ve 19 milyon ABD doları dövizi ülkemize kazandırdık. Ortalama ihraç fiyatımız 0,60 USD/kg seviyesinde kaldı. Tavuk ayağı ihraç ettiğimiz ülkeler kendi iç tüketimleri dışındaki fazla kısmını Çin’e ihraç ediyorlar. Dolaylı gönderimlerde kâr marjı belirgin şekilde düşmekte, ürün doğrudan Çin pazarına gidebildiği döneme göre yaklaşık yüzde 50-60 oranında gelir kaybı yaşıyoruz. Çin’e tavuk ayağı ihracatının başlaması hem sektörümüz hem de ülkemiz ekonomisi açısından son derece önemli bir gelişme olacaktır. Çin’e doğrudan ihracat yapabilirsek birim fiyat en az 3 kat yüksek olacak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye'deki Yumurta Fiyatları Daha Da Artacak Mı? Amerikalı Çiftçilerin Açıklaması Korkutucu Haber

Türkiye'deki Yumurta Fiyatları Daha Da Artacak Mı? Amerikalı Çiftçilerin Açıklaması Korkutucu

Amerikan Yumurta Kurulu (American Egg Board) Başkanı ve CEO'su Emily Metz, yaptığı açıklamada yumurta endüstrisinin inanılmaz derecede zorlu bir dönemden geçtiğini belirterek, "Yumurta çiftçilerimiz hayatlarının mücadelesini veriyor" dedi. Metz, tüketicilerin market raflarında boşluklarla veya sıra dışı yüksek fiyatlarla karşılaşmasının yarattığı hayal kırıklığını anladıklarını ve restoran, market ve gıda üreticilerinin de aynı şekilde mağdur olduklarının farkında olduklarını ifade etti. Yumurta çiftçilerinin de aynı duyguları paylaştığını ve çözüm üretmek için çalıştıklarını vurgulayan Metz, bu zorlukların Paskalya ve Hamursuz Bayramı gibi yumurtaların aile geleneklerinde önemli bir yere sahip olduğu bahar kutlamaları sırasında daha da acı verici olduğunu söyledi. Hayvan hastalıkları uzmanları, veterinerler ve eyalet ve federal hükümet liderleriyle iş birliği içinde olan yumurta endüstrisi, yüksek patojeniteli kuş gribinin ülke çiftliklerinde yayılmasını engellemek için aralıksız çalışıyor. Devam eden kuş gribi (HPAI) salgını nedeniyle ülke genelindeki tüm yumurta üretim sistemi ciddi şekilde aksadı. Salgının başlangıcından bu yana, hastalık nedeniyle 130 milyondan fazla yumurtlayan tavuk kaybedildi. Yalnızca bu yıl, hastalık dramatik bir şekilde hızlanarak 31 milyondan fazla tavuğun kaybına yol açtı. Yakın zamanda ABD Tarım Bakanlığı (USDA), kuş gribi (HPAI) ve ilgili yumurta tedariki ve fiyat zorluklarını ele almak için aşılama araştırması, geçici yumurta ithalatı, biyogüvenlik, afet yardımı ve düzenleyici değişiklikleri içeren beş aşamalı bir yaklaşım açıkladı. Metz, "Yönetimin kuş gribiyle mücadele planı, yumurta endüstrisini yeniden inşa etmeye yönelik bir yol haritasıdır," dedi. Metz, dördüncü yılına giren bir salgının etkilerinden kurtulmanın hızlı bir çözümü olmamasına rağmen, bu yenilikçi stratejilere odaklanmanın yumurta üretim sistemindeki bu benzeri görülmemiş sistemik aksamayı ele almada kritik bir adım olduğunu belirtti. Metz sözlerini şöyle tamamladı: "Yumurta çiftçileri, yumurta tedarikini yeniden sağlamak ve bu yumurtaları mağazalara ve müşterilerimize daha uygun bir fiyata ulaştırmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Yumurtayı seven herkesten—market alışverişi yapanlardan değerli iş ortaklarımıza kadar— gösterilen büyük ilgiye minnettarız. Yumurta çiftçileri, bunun ne kadar önemli olduğunu herkesin bilmesini, kamuoyu önünde teşekkür etmek ve bu korkunç hastalıkla mücadele ederken Amerika'nın sabrını istiyor"

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.