Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kütahya

Kapsül Haber Ajansı - Kütahya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kütahya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gediz Nehri Mercek Altında Haber

Gediz Nehri Mercek Altında

İzmir Büyükşehir Belediyesi, “Sağlıklı Körfez” hedefi doğrultusunda Gediz Nehri’ni mercek altına alındı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na yapılan deniz kirliliğine ilişkin ceza ve denetim yetkisi talebinin reddedilmesine rağmen, gemi kaynaklı kirliliği dron taramalarıyla tespit eden Büyükşehir, İzmir Körfezi’ndeki kirliliğin ana nedenlerinden biri olan Gediz Nehri’ndeki kirliliği ortaya koymak için de su analizlerini sürdürüyor. Aylık rapor hazırlanıyor Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Yusuf Kurucu öncülüğünde, İZSU tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, Gediz Nehri’nin İzmir’e giriş noktası Emiralem Boğazı’ndan başlayarak İzmir Körfezi’ne ulaştığı noktaya kadar belirlenen 7 farklı noktadan düzenli olarak numuneler alınıyor ve elde edilen veriler aylık raporlar halinde değerlendiriliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yürüttüğü çalışmaya, Gediz Nehri’nin büyük bölümüne ev sahipliği yapan Manisa Büyükşehir Belediyesi de aylık raporlarıyla destek veriyor. İzmir ve Manisa’dan elde edilen veriler, yıllık bir raporda bir araya getirilerek Gediz’in kaynağından temiz çıkmasına rağmen kirlenmesine neden olan unsurlar, bir yıllık süreçte tespit edilecek. Böylece hem İzmir Körfezi’ni hem de bölge tarımını tehdit eden kirliliğe karşı daha güçlü ve etkili bir mücadele yürütülecek. Kirliliğin acısını en çok çeken il İzmir Gediz’in kirliliğinin sadece İzmir’in sorunu olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Yusuf Kurucu, “Havzanın sonunda yer alması nedeniyle İzmir, en çok etkilenen ilimiz. Nehir, geçmişte can verdiği tarım arazilerini artık tehdit etmekle kalmıyor, körfez gibi büyük bir canlı rezervuarı da olumsuz etkiliyor. Gediz’in yaklaşık 400 kilometrelik uzunluğu ve yan dereleriyle taşınan kirlilik, İzmir’de hem tarımı hem de körfezi ciddi şekilde etkiliyor. Bu nedenle iyileştirme çalışmalarında hızlı adımlar atılması gerekiyor” şeklinde konuştu. Kirlilik sadece körfezi değil tarımı da etkiliyor Araştırma hakkında bilgi veren Prof. Dr. Yusuf Kurucu, Gediz Nehri’nin hem nehir hem de körfez ekosistemi için kritik öneme sahip olduğunu belirtti. Körfezde yaşanan alg patlamaları, balık ölümleri ve koku sorunlarının temel nedeninin kirlilik olduğunu vurgulayan Kurucu, bu durumun tarımsal sulamayı da olumsuz etkilediğini ifade etti. Çalışmada, kirliliğin kaynağından ziyade nehrin mevcut durumuna odaklandıklarını belirten Kurucu, kirleticilerin türü, yoğunluğu ve dağılımını tespit etmeyi amaçladıklarını söyledi. Gediz’in yıllık kirlilik raporu hazırlanıyor Kurucu, Gediz Nehri’nin İzmir’e girdiği noktadan İzmir Körfezi’ne kadar belirlenen örnekleme noktalarında İZSU ile yürüttükleri çalışmalarda aylık kirlilik raporları hazırladıklarını söyledi. Kasım ayından itibaren yapılan ölçümlerle her ay rapor çıkarılacağını belirten Kurucu, yıllık rapor sayesinde mevsimsel değişimler ve kirliliğin yoğunlaştığı noktalar tespit edilerek karar vericilere yol gösterileceğini vurguladı. Gediz’in yanı sıra Ağıl Deresi de izleniyor Gediz’in eski yatağı olan ve iç körfeze ulaşan Ağıl Deresi’nde de izlemelere başlandığını aktaran Prof. Dr. Yusuf Kurucu, “Ağıl Deresi, Gediz Nehri’nden Süleymanlı Regülatörü’nde mansaplanarak sulama kanalı olarak devam ediyor. Sulamadan dönen sular, Menemen’deki arıtma tesislerinden geçtikten sonra İzmir Körfezi’ne ulaşıyor. Dereye Maltepe Deresi de katılıyor. İZSU, aylık izlemeleri 2 noktadan 10 noktaya çıkardı ve sonuçları bütünleşik olarak değerlendiriyoruz” şeklinde konuştu. “Gediz Nehri her geçtiği ilde kirleniyor” Prof. Kurucu, Gediz Nehri’nin Kütahya Murat Dağı’ndan doğup Uşak ve Manisa’dan geçerek İzmir Körfezi’ne ulaştığında kirlenmiş olduğunu belirtti. Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin de yürüttüğü çalışmayla, nehrin Manisa sınırları içindeki bölümünde yapılan ölçümler suyun girişten itibaren kirlendiğini gösterdi. Kurucu, “Gediz’in kaynağı temiz, ancak yol üzerindeki illeri geçtikçe kirlilik yükü artıyor. Bu proje, aylık izlemelerle nehrin durumunu bütüncül olarak ortaya koyacak. Bu çalışmalar bu güne kadar parça parça yapılmış. Kurumlar ya ayrı dönemlerde çalışma yapmış ya da bir kere örneklemişler. Biz bunu aylık olarak düzenli izleyeceğiz. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, bu projeye çok önem veriyor. Su, tarımsal kullanım ve gıda güvenliği açısından çok önemli; bu nedenle İzmir ve Manisa genelinde çalışmalarımızı sürdüreceğiz” dedi. Durum ciddi; üç aylık veriler uyarıyor Kasım ayından itibaren yapılan aylık analizlerin sonuçlarını açıklayan Prof. Kurucu, “Durum ciddi. Üç aylık veriler, özellikle aralık ve ocak aylarında tonlarca azot ve fosforun İzmir Körfezi’ne aktığını gösteriyor. Bu besin elementleri ötrofikasyona yol açıyor, alg patlamaları oluşuyor ve sucul yaşam tehlikeye giriyor; balık ölümleri yaşanıyor. Ayrıca alüminyum, brom, kadmiyum, demir, çinko gibi ağır metaller de sanayi kaynaklı olarak nehre karışıyor. Tarımsal gübreler ve hayvancılığın yan derelere veya doğrudan nehre bıraktığı sıvılar da kirliliğe katkı sağlıyor. Tüm bunlar hem nehir hem de körfez ekosistemi için ciddi bir yük oluşturuyor; herkesin elini taşın altına koyması gerekiyor” dedi. Tarımı ve gıda güvenliğini de tehdit ediyor Prof. Kurucu, Gediz Nehri kirliliğinin sadece körfezi değil, tarımsal sulamayı ve gıda güvenliğini de tehdit ettiğini belirtti. Kurucu, “Durumu tespit ediyoruz: kirliliğin kaynağı sanayi ve tarım. Tarımı ve gübre yönetimini daha iyi yapmamız gerekiyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız bu konunun üzerine kararlılıkla gidiyor ve gıda güvenliğine de çok önem veriyor. Gediz’in suyu tarımsal üretimde kullanılıyor ve uzun vadede toprağın çoraklaşmasına yol açabilir. Bu nedenle önlem almak zorundayız” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege Bölgesi’nin İhracatı 2 Ayda 496 Milyon Dolar Eridi Haber

Ege Bölgesi’nin İhracatı 2 Ayda 496 Milyon Dolar Eridi

Ege Bölgesi'nin ihracatı şubat ayında ise; yüzde 6,5'luk azalışla 3 milyar 374 milyon dolardan 3 milyar 155 milyon dolara indi. Ege Bölgesi ihracatındaki keskin düşüşün yüzde 93’e tekabül eden 462 milyon dolarlık büyük kısmı Ege Bölgesi ihracatının yüzde 70’ine imza atan İzmir ve Manisa ihracatındaki kayıplar kaynaklı oldu. Afyonkarahisar’ın ihracatı da iki ayda 68 milyon dolar eridi. Ocak ayında ihracatta yüzde 8’lik kan kaybı yaşayan Ege Bölgesi, şubat ayında yüzde 6,5’luk gerilemeye engel olamadı. Türkiye’nin ihracatına en çok katkı sağlayan ikinci bölge olan Ege Bölgesi ocak ayında 286 milyon dolarlık ihracat kaybı yaşarken, şubat ayındaki ihracat azalışı 210 milyon dolar şeklinde kayıtlara geçti. Türkiye imalat sektörünün ana ihracat pazarlarındaki faaliyet koşullarını ölçen İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İhracat Pazarları İklim Endeksi, şubat ayında 52,1 düzeyinde gerçekleşti. Endeks yılın ilk çeyreğinin ortasında imalatçıların ihracat pazar ikliminde ılımlı iyileşmenin sürdüğüne işaret etsede, dünya genelinde talep koşullarındaki güçlenme Ege Bölgesi ihracat verilerine yansımadı. İki aylık dönemde Türkiye’nin ihracat kaybı yüzde 1 olurken, Ege Bölgesi’nin ihracatı 2026 yılının ocak ve şubat aylarında yüzde 7’ye ulaştı. İzmir dördüncü sıraya geriledi Türkiye’de en çok ihracat yapan üçüncü şehir olan İzmir, şubat ayında yüzde 8,3’lük ihracat kaybıyla 1 milyar 747 milyon dolardan 1 milyar 601 milyon dolara düştü. İzmir’in ihracatındaki bu azalış sıralamada da Bursa’nın gerisinde kalmasına yol açtı. İzmir, şubat ayında en çok ihracat yapan iller sıralamasında dördüncü basamağa tutundu. İzmir’in ihracatı, 2026 yılının ilk iki aylık döneminde 3 milyar 649 milyon dolardan 3 milyar 301 milyon dolara gerilerken, ihracattaki eksilme yüzde 9,5 oldu. Manisa’nın ihracattaki kayıpları derinleşiyor Ege Bölgesi’nin ihracatına en büyük ikinci katkıyı veren Manisa’nın ihracatta son dönemdeki kayıpları şubat ayında da sürdü. 2025 yılı şubat ayında Türkiye’ye 611 milyon dolar döviz kazandıran Manisalı ihracatçılar, 2026 yılı şubat ayında yüzde 8’lik azalışla 561 milyon dolara indiler. Şubat ayında Ege Bölgesi illeri arasında en dramatik düşüşü Afyonkarahisar yaşadı. 2025 şubatında 130 milyon dolarlık ihracat performansı ortaya koyan Afyonkarahisar, 2026 yılının aynı ayında 62,3 milyon dolar ihracat seviyesinde kaldı. Afyonkarahisar’ın ihracattaki kaybı yüzde 52’ye ulaştı. Denizli ihracatını yüzde 9,3’lük artışla 343 milyon dolardan 375 milyon dolara çıkarırken Ege Bölgesi illeri arasında ihracatını en çok artıran il olmayı başardı. Ocak ayında Ege Bölgesi’nde ihracatını en çok artıran il olan Muğla, şubat ayında da ihracatını yüzde 9’luk artışla 98,7 milyon dolardan 107,5 milyon dolara taşıdı ve ihracat artışındaki istikrarını korudu. Balıkesir, 190,8 milyon dolarlık ihracatla 2025 yılı şubat ayındaki performansını tekrarlarken, Aydın yüzde 1’lik ihracat azalışıyla 153 milyon dolardan 151 milyon dolara geriledi. Kütahya’nın ihracatı yüzde 8’lik artışla 70 milyon dolardan 75,4 milyon dolara çıkarken, Uşak yüzde 1’lik ihracat artışıyla 30,4 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdı. İhracat tablosu ihracatçıların reel kur baskısı ve maliyet artışı nedeniyle rekabette zorlandıklarını ortaya koyuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Totalenergies Türkiye Uzun Soluklu İş Birlikleriyle Fark Yaratıyor Haber

Totalenergies Türkiye Uzun Soluklu İş Birlikleriyle Fark Yaratıyor

TotalEnergies’in Diyarbakır bölge distribütörü Üge Petrol Otomotiv ve Eskişehir bölge distribütörü Es Madeni Yağlar ile gerçekleştirdiği başarılı iş birlikleri 20 yılı geride bıraktı. Distribütörlerle gerçekleştirdikleri uzun ömürlü iş birliklerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan TotalEnergies Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Murat Selçuk, "Distribütörlerimiz ile güçlü ve istikrarlı bir iş birliğimiz var. Bu uzun soluklu ortaklık, her iki taraf için de büyük bir değer taşıyor. İş ortaklarımızın bölgedeki pazar bilgisi, tecrübesi ve müşteri odaklı hizmet anlayışı, TotalEnergies ve ELF markalarının tüketicilerle en doğru şekilde buluşmasını sağlıyor. Birlikte nice başarılı yıllara imza atacağımıza inancımız tam" dedi. Güven, kalite, sürdürülebilirlik Diyarbakır merkezli Üge Petrol Otomotiv, TotalEnergies ve ELF madeni yağlarının Batman, Bingöl, Diyarbakır, Mardin, Siirt, Şırnak, Tunceli illerindeki distribütörlüğünü yürütüyor. Madeni yağ ve otomotiv yedek parça sektöründe faaliyet gösteren şirket, geniş ürün yelpazesi ve güçlü lojistik altyapısıyla bölgenin önde gelen tedarikçileri arasında yer alıyor. Üge Petrol Otomotiv ortaklarından Hüseyin Üge de iş birliğine dair şu ifadeleri kullandı: “1984 yılından bu yana madeni yağ sektöründeki tecrübemizi TotalEnergies ve ELF markalarının gücüyle birleştirerek distribütörlüğünü başarıyla sürdürüyoruz. Uzun yıllara dayanan iş birliğimizde, güven, kalite ve sürdürülebilirlik ilkeleriyle hareket ediyor; sektörde edindiğimiz tecrübeyi müşterilerimize en iyi şekilde aktarmayı hedefliyoruz. Aile ortamında çalışmanın getirdiği güven duygusuyla, markamıza duyduğumuz bilinçle yolumuza aynı azim ve kararlılıkla devam etmenin haklı gururunu yaşıyoruz.” “TotalEnergies bize güç kattı” Es Madeni Yağlar ise TotalEnergies ve ELF madeni yağlarının Bilecik, Eskişehir, Kütahya distribütörü. 2003 yılında Eskişehir’de kurulan şirket, madeni yağ sektöründe güçlü iş ortaklıkları ve müşteri memnuniyetine dayalı hizmet anlayışıyla faaliyet gösteriyor. “Amacımız; iş ortaklarımıza güvenilir, kaliteli ve sürdürülebilir çözümler sunarak uzun vadeli iş birlikleri geliştirmek” diyen Es Madeni Yağlar Genel Müdürü Uğur Çankırlı, iş birliği hakkında “TotalEnergies ile imzaladığımız distribütörlük anlaşması sektördeki konumumuzu daha da güçlendirdi. Yenilikçi vizyonumuz ve güçlü tedarik altyapımızla sektörün ihtiyaçlarını karşılamaya, iş ortaklarımızla birlikte büyümeye kararlıyız” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MISIRLI Underwear & Socks 2026’da Üretimde ve Perakendede Büyümeyi Hızlandıracak Haber

MISIRLI Underwear & Socks 2026’da Üretimde ve Perakendede Büyümeyi Hızlandıracak

1927’den bu yana Türk tekstil sektörünün köklü oyuncularından olan MISIRLI Underwear & Socks, 2025 yılı sonuçlarını ve 2026 vizyonunu açıkladı. Sektör genelinde ihracatın daraldığı ve kârlılığın düştüğü zorlu bir yılda, cirosunu 55 milyon dolar seviyesinde korumayı başaran şirket; başarısını ‘çift kutuplu üretim modeli’ ve ‘bir kaldıraç olarak sürdürülebilirlik’ stratejilerine dayandırdı. Tekstilde Oyunun Kuralları Değişti 2025 yılını, sadece ayakta kalınan değil, geleceğin temellerinin atıldığı bir ‘dönüşüm yılı’ olarak tanımlayan MISIRLI Underwear & Socks Yönetim Kurulu Üyesi Murat Eren Taşçı, sektörün mevcut şartlarını ve kendi pozisyonlarını şu sözlerle değerlendirdi: "Küresel pazarlarda fiyat odaklı rekabet, Uzak Doğu'nun hakimiyeti nedeniyle sürdürülemez bir noktaya geldi. Bu şartlarda rekabet için artık yalnızca iyi veya yalnızca uygun fiyatlı ürün üretmek yetmiyor; iş modelinizin de akıllı olması gerekiyor. 2025’te rasyonel bir kararla üretim stratejimizi çift kutuplu bir yapıya dönüştürdük. Bu modelde Türkiye’yi Ar-Ge, inovasyon ve katma değerli ürünlerin merkezi olarak konumlandırdık; Mısır’daki üretim yatırımımız ise global fiyat rekabetinde elimizi güçlendiren, fiyat hassasiyeti yüksek pazarlar ve farklı müşteri segmentlerine odaklı bir hacim merkezi rolünü üstleniyor. Daralan piyasa koşullarına rağmen Türkiye’de üretimi korumayı ve büyütmeyi stratejik bir sorumluluk olarak benimsiyoruz." Türkiye’de Gümüş İplik ve Pilot Çorabı, Mısır’da 30 Milyon Çift Kapasite MISIRLI Underwear & Socks İstanbul, Yozgat ve Kütahya’daki fabrikalarında, teknolojik altyapıları ve 1.200 kişilik nitelikli iş gücüyle yüksek kaliteli sessiz lüks segmentine odaklanıyor. Türkiye’nin kendileri için bir inovasyon üssü olduğunu belirten Taşçı; “Gümüş iplikli antibakteriyel ürünler ve pilotlar için özel üretilen teknik kompresyon çorapları gibi niş ve yüksek katma değerli koleksiyonlarımızı ülkemizde geliştiriyor ve üretiyoruz.” dedi. Öte yandan, 10 milyon dolarlık yatırımla 2025 yılında Mısır’da devreye alınan fabrika ise şirketin rekabet kalkanı olarak konumlanıyor. Taşçı, “Mısır’daki maliyet avantajını, Türkiye’deki üretim kalitemizle birleştirdik. Yıllık 30 milyon çift ek kapasite yaratan bu tesisimiz sayesinde, Çin gibi rakiplerle fiyat konusunda başa baş rekabet ederken, kalite konusunda onlara fark atıyoruz.” ifadelerini kullandı. Sürdürülebilirlik Hem Tasarruf Hem de İhracat Kozu MISIRLI Underwear & Socks’in 2025’teki başarılı performansında rol oynayan bir diğer kritik faktör ise şirketin 19 yıldır bilfiil sürdürdüğü yenilenebilir enerji ve sürdürülebilirlik yatırımları oldu. Şirket, İstanbul ve Yozgat’taki üretim tesislerini akıllı fabrika standartlarına taşıyarak enerji bağımsızlığını ilan etti. Sürdürülebilirliği çevresel etkinin yanı sıra bir verimlilik kaldıraçı olarak ele aldıklarını belirten Taşçı, şu verileri paylaştı: “4,2 milyon dolarlık güneş enerjisi sistemi yatırımımız sayesinde, 2025 yılında elektrik maliyetimizde yüzde 100 tasarruf sağladık. Yağmur suyu geri kazanım sistemlerimizle su maliyetimizi yüzde 38 düşürdük. Bugün üretimimizin yüzde 90’ını karbon nötr gerçekleştiriyoruz." Taşçı, bu yeşil dönüşümün ihracat kapasitesine etkisini ise şöyle özetledi: "Sürdürülebilir altyapımız enerji maliyetlerini düşürmenin ötesinde bizi global ligde de rakiplerimizden ayrıştırıyor. Uluslararası standartlardaki karbon nötr üretim gücümüz; Hugo Boss, Tommy Hilfiger ve Calvin Klein gibi sürdürülebilirlik hassasiyeti yüksek küresel devlerin üretici iş ortağı olarak bizi tercih etmesindeki en büyük etkenlerden." Omnichannel Perakende Altyapısı Üretim tarafında maliyetleri kontrol altına alan MISIRLI Underwear & Socks, 2025 yılında bu gücü markalaşmaya odaklamaya başladı. Nişantaşı’nda açılan deneyim mağazasıyla perakende atağını başlatan marka, yeni dönemde yurt içinde ve yurt dışı mağazalaşmanın yanı sıra e-ticarete odaklanacak. Bu yıl 100 mağazaya ulaşmayı planlayan ve e-ticaret hacmini artırmayı hedefleyen şirketin yurt dışındaki ilk adresi ise Kıbrıs olacak. 2026 vizyonunu özetleyen Taşçı, sözlerini şöyle noktaladı: "Fiziksel mağaza, e-ticaret ve tüm temas noktalarını kapsayan omnichannel perakende altyapımızla kesintisiz bir müşteri deneyimi sunmaya başladık. Bu yıl, bir asırlık mirasımızdan aldığımız güçle üretmeye ve ülkemizi küresel pazarlarda daha güçlü temsil etmeye odaklanırken, Türkiye’ye katma değer sağlamayı ve istihdam yaratmayı sürdüreceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Enerji Maliyetlerini Sıfırladı, Karbon Ayak İzini Yüzde 96 Azalttı Haber

Enerji Maliyetlerini Sıfırladı, Karbon Ayak İzini Yüzde 96 Azalttı

MISIRLI Underwear and Socks, 18 yıl önce başlattığı çevre dostu üretim vizyonuyla, sürdürülebilirliği sadece bir kurumsal vatandaşlık vizyonu olarak değil, iş modelinin ayrılmaz bir parçası olarak konumlandırdı. Bu yaklaşımı sayesinde dünya devi global markalara üretim yapan MISIRLI Underwear and Socks, uzun soluklu stratejisiyle hem gezegene karşı sorumluluğunu yerine getiriyor hem de küresel pazarda önemli bir rekabet avantajı sağlıyor. Enerjide Tam Bağımsızlık ve Maliyet Tasarrufu MISIRLI Underwear and Socks’ın sürdürülebilirlik yatırımlarının merkezinde elektrik ve su yönetimi yer alıyor. Yozgat'ta 67 dönüm arazi üzerine kurulu 7 megawatt kapasiteli güneş enerjisi santrali, 2025 yılında 5,87 GWh elektrik enerjisi üretti ve mahsuplaşma mekanizmasıyla MISIRLI Underwear and Socks’ın elektrik maliyetinden yüzde 100 tasarruf etmesini sağladı. MISIRLI Underwear and Socks ayrıca üretim süreçlerinde şebeke suyu yerine biriktirip arıttığı yağmur suyunu kullanarak hem doğal kaynakları koruyor hem de maliyetlerini düşürüyor. 2025’te bu altyapıyla 2.617 m³ yağmur suyunu geri kazanımı sağlandı ve yıllık su maliyetinden yüzde 38 tasarruf elde edildi. Enerji ve su yönetimndeki başarısıyla üretiminin yüzde 90'ını karbon nötr gerçekleştiren MISIRLI Underwear and Socks, fabrikalarının karbon ayak izini ise yüzde 96 oranında azalttı. Sürdürülebilir üretimde tavizsiz kalite anlayışı, MISIRLI Underwear and Socks’ı yüksek standartlara sahip global markaların güvenle tercih ettiği üretici iş ortaklarından biri haline getirdi. Şirketin 2025 yılı enerji kaynaklı toplam emisyonu 1.544 ton CO2e olarak ölçüldü. Anadolu’da Kadın Emeğiyle Yükselen Bir Üretim Modeli Sürdürülebilirliği yalnızca çevresel olarak değerlendirmeyen MISIRLI Underwear and Socks, sosyal sürdürülebilirlik girişimleriyle kadınların ekonomiye katılımını da destekliyor. Çalışanlarının yüzde 80'ini kadınların oluşturduğu şirket, Yozgat ve Kütahya gibi Anadolu şehirlerinde konumlandırdığı fabrikalarıyla yerel istihdama ve kalkınmaya katkı sağlıyor. MISIRLI Underwear and Socks Yönetim Kurulu Üyesi Murat Eren Taşçı, iş modellerinin temel taşı olarak benimsedikleri sürdürülebilirlik vizyonu için bugüne dek 4,26 milyon dolar yatırım yaptıklarını belirtti ve ekledi: "Sürdürülebilirliği hiçbir zaman bir trend olarak görmedik, işimizin temeline yerleştirilmiş bir sorumluluk olarak ele aldık. 18 yıldır sistematik şekilde sürdürdüğümüz yatırımlarımız sayesinde üretim operasyonlarımızda enerji ve su maliyetlerimizi düşürdük, karbon ayak izimizi de yüzde 96 oranında azalttık. Bugün üretimimizin yüzde 90’ını karbon nötr gerçekleştiriyoruz. Bu kazanımlarımız, çevreyle uyumlu üretimin yanı sıra yüksek verimliliğimizin ve rekabet gücümüzün de anahtarı haline geldi.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Asırlık Türk Devinin Çin İle Rekabet Formülü Haber

Asırlık Türk Devinin Çin İle Rekabet Formülü

Türkiye'nin 1927'den bu yana faaliyet gösteren köklü üretici firması MISIRLI Underwear and Socks, 18 yıldır yaptığı sürdürülebilirlik yatırımlarıyla elde ettiği verimlilik ile Mısır'da kurduğu stratejik üretim üssünden aldığı maliyet avantajını birleştiren stratejisiyle Çinli üreticilerle rekabet ediyor. Türkiye’de Sürdürülebilirlik, Mısır’da Maliyet Avantajı İstanbul İkitelli, Yozgat ve Kütahya'daki fabrikalarının karbon ayak izini yüzde 96 oranında azaltan MISIRLI Underwear and Socks'ın rekabet gücünün temelinde, 18 yıl önce başlattığı ve bugün enerji ile su maliyetlerini sıfırlayan öncü sürdürülebilirlik yatırımları yatıyor. Yozgat'taki 7 megawatt kapasiteli güneş enerjisi santrali ve yağmur suyu arıtma sistemleri sayesinde elde ettiği verimlilik, Türkiye’de 1200 kişiye istihdam sağlayan MISIRLI Underwear and Socks’ın yüksek standartlara sahip global devler için yüksek kaliteli ve kârlı üretim yapmasını sağlıyor. MISIRLI Underwear and Socks’ın Çin ile rekabet formülünün ikinci sütununu Mısır'da 10 milyon dolar yatırımla kurduğu ve yılda 30 milyon çift ek üretim kapasitesi yaratacak yeni üretim üssü oluşturuyor. MISIRLI Underwear and Socks bu stratejik yatırımla, Türkiye'nin yüksek maliyetler nedeniyle Çin gibi düşük maliyetle üretim yapan ülkelere kaptırdığı fiyat odaklı ürün segmentindeki payını geri kazanmayı ve küresel pazarda her segmentte rekabet etme gücünü artırmayı hedefliyor. 600 kişilik istihdam yaratacak bu yeni tesisle birlikte markanın toplam yıllık üretim kapasitesi 100 milyon çifte yaklaşacak. İnovasyon Kültürüyle Fark Yaratan Asırlık Türk Markası Rekabet formülünü tamamlayan son unsur ise MISIRLI Underwear and Socks'ın DNA'sında yer alan inovasyon kültürü. Gümüş iplikli antibakteriyel ürünler ve pilotlar tarafından tercih edilen kompresyon çorapları gibi fonksiyonel ve katma değerli ürünlerle rakiplerinden ayrışan MISIRLI Underwear and Socks, küresel üretici firmalarla verimliliğin yanı sıra ürün kalitesi ve teknolojik üstünlükle de rekabet ediyor. MISIRLI Underwear and Socks'ın Çin ile rekabet formülü bu üç temel üzerine oturuyor; Türkiye'de sürdürülebilirlik sayesinde elde ettiği operasyonel verimlilik, Mısır'daki stratejik yatırımla kazandığı maliyet avantajı ve inovasyon kültürüyle yarattığı katma değer. MISIRLI Underwear and Socks Yönetim Kurulu Üyesi Murat Eren Taşçı, küresel rekabet stratejilerini şu sözlerle açıkladı: "Tekstil gibi zor bir sektörde ayakta kalmak için sadece maliyet odaklı düşünmek yeterli değil; oyunu farklı kurmanız gerekir. Rekabet gücümüzün temelinde, 18 yıl önce başladığımız ve artırarak devam ettiğimiz sürdürülebilirlik yatırımlarımız var. Türkiye’de üretimimize eklenecek Mısır'daki yatırımımız ise küresel pazar payımızı güvence altına alacak. İnovasyona ve kaliteye olan bağlılığımızla, asırlık markamız küresel ligde iddialı bir oyuncu olmayı sürdürecek." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzmir, Ekim Ayında İhracatını En Çok Artıran İkinci İl Oldu Haber

İzmir, Ekim Ayında İhracatını En Çok Artıran İkinci İl Oldu

Ege İhracatçı Birlikleri'nden yapılan yazılı açıklamaya göre; Ege Bölgesi’nin 10 aylık ihracatı ise yüzde 2’lik artışla 35 milyar 827 milyon dolardan 36 milyar 464 milyon dolara ulaştı. Ege Bölgesi, 10 aylık dönemde Türkiye’nin 224,5 milyar dolarlık ihracatından yüzde 16,23 pay aldı. İzmir ihracatını en çok artıran ikinci il oldu İzmir, 2024 yılı ekim ayında 1 milyar 756 milyon dolar olan ihracatını 2025 yılı ekim ayında yüzde 10’luk artışla 1 milyar 929 milyon dolara çıkardı ve Türkiye genelinde İstanbul ve Kocaeli’nden sonra en çok ihracat yapan üçüncü il oldu. İzmir, ekim ayında yakaladığı 173 milyon dolarlık ihracat artışıyla da ihracatını en çok artıran ikinci il olmayı başardı. İzmir’in ihracatında öne çıkan ürünler 418 milyon 157 bin dolarla Mineral yakıtlar, mineral yağlar faslı olurken, Kazanlar, makinalar faslı 192 milyon 595 bin dolar ve Demir ve çelik faslı 180 milyon 545 bin dolar ihracata imza attı. İzmir en fazla ihracatı 198 milyon 422 bin dolarla Almanya’ya yaparken, ikinci sırada 135 milyon 126 bin dolarla Amerika Birleşik Devletleri yer aldı. Zirvenin üçüncü basamağına İspanya 124 milyon 710 bin dolarlık ihracatla adını yazdırdı. Ekim ayında Ege Bölgesi ihracat artış rekortmeni Uşak Eylül ayında Ege Bölgesi’nin ihracat artış rekortmeni olan Uşak, bu unvanını Ekim ayında da korudu. Uşak, 2024 yılı ekim ayında 42 milyon 700 bin dolar olan ihracatını, 2025 yılının aynı ayında yüzde 44’lük artışla 61,4 milyon dolara yükseltti. Uşak, son iki ayda kırdığı ihracat rekorlarıyla 10 aylık dönemde ihracatını eksiden artıya döndürmeyi de başardı. Uşak’ın 10 aylık dönemdeki ihracatı yüzde 4,3’lük artışla 365,8 milyon dolardan 381,6 milyon dolara ilerledi. Manisa’nın ihracatındaki gerileme sürüyor Ege Bölgesi’nde İzmir’den sonra en çok ihracat yapan ikinci il konumundaki Manisa’nın ihracatı yüzde 7’lik düşüşle 740 milyon dolardan 687,5 milyon dolara geriledi. Manisa’nın 10 aylık ihracatı da yüzde 2’lik azalışla 6,3 milyar dolardan 6,1 milyar dolara indi. Denizli’nin ihracatı 4,5 milyar doları aşacak 2025 yılında başarılı bir ihracat performansı ortaya koyan Denizli, ekim ayında ihracatını yüzde 8’lik artışla 382 milyon dolardan 412 milyon dolara taşıdı. Denizli’nin 2025 yılının ocak – ekim döneminde ihracatı yüzde 6’lık gelişimle 3,5 milyar dolardan 3,75 milyar dolara ilerledi. Denizli başarı grafiğini 2025 yılının kalan iki ayında da sürdürürse yıl sonunda ihracatı 4,5 milyar doları aşacak. Aydın, Muğla ve Kütahya artı, Balıkesir ve Afyonkarahisar eksi yazdı Ege Bölgesi’nde ekim ayında Aydın, Muğla ve Kütahya’nın ihracatı artı yazarken, Balıkesir ve Afyonkarahisar’ın ihracatı eksi yazdı. Aydın’ın ihracatı yüzde 4,5’luk artışla 186 milyon dolardan 194,8 milyon dolara çıktı. Muğla ekim ayında ihracatını yüzde 12’lik gelişimle 117,5 milyon dolardan 131,3 milyon dolara taşıdı. Kütahya ihracatını yüzde 3’lük artışla 88 milyon dolardan 90,4 milyon dolara yükseltti. Balıkesir’in ihracatı ekim ayında yüzde 4’lük azalışla 220,5 milyon dolar olurken, Afyonkarahisar yüzde 4’lük kayıp yaşadı ve 48,5 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdı. Afyonkarahisar’ın ihracatı ekim ayında eksi yazsa da 10 aylık dönemde 586 milyon dolar olan ihracatını yüzde 23’lük artışla 720 milyon dolara taşıdı ve 10 aylık dönemde Ege Bölgesi’nde ihracatını en çok artıran il olma başarısı gösterdi.

‘Milli Ağaçlandırma Günü’nde Çevreci Adım Haber

‘Milli Ağaçlandırma Günü’nde Çevreci Adım

Dünyanın önde gelen porselen üreticilerinden Kütahya Porselen, çevreye ve sürdürülebilirliğe olan duyarlılığını bu yıl da “11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü” kapsamında gerçekleştirdiği etkinlikle sürdürdü. Şirket, Kütahya’daki fabrikasının bahçesine 100 yeni ağaç dikerek doğaya nefes oldu. Etkinliğe Kütahya Porselen Yönetim Kurulu Başkanı Sema Güral Sürmeli, Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdür Dr. Tanzer Polat Yılmaz ile şirket çalışanları katıldı. Katılımcılar, ağaçları hep birlikte toprakla buluşturarak çevreye olan duyarlılıklarını bir kez daha gösterdi. Kütahya Porselen, 2021 yılında hayata geçirdiği “Geleceğe Bir Tohum Bırak” projesiyle bugüne kadar 100 bin tohum topu ve 8 bin fidanı doğayla buluşturdu. Bu yıl eklenen 100 yeni ağaçla birlikte şirket, ağaçlandırma çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Doğaya karşı sorumluluk duygusuyla hareket eden Kütahya Porselen, Türkiye genelinde yürütülen Milli Ağaçlandırma Seferberliği’ni desteklerken, geçmiş yıllarda yaşanan orman yangınlarının ardından oluşturulan hatıra ormanlarıyla da iyileşme süreçlerine katkı sağlıyor. Hammadde temininden üretime kadar tüm aşamalarda çevre dostu yaklaşımı benimseyen şirket; yenilenebilir enerji kullanımı, atık geri dönüşümü ve sürdürülebilir üretim modeliyle çevre etkisini en aza indirmeyi hedefliyor. Kütahya Porselen, yaşamı yeşillendirme vizyonuyla gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.