Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kütahya

Kapsül Haber Ajansı - Kütahya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kütahya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İhracatta Bahar Coşkusu Haber

İhracatta Bahar Coşkusu

Ege İhracatçı Birlikleri’nin ihracatı 4 aylık dönemde yüzde 4’lük artışla 5 milyar 926 milyon dolardan 6 milyar 155 milyon dolara çıkarken, EİB son 1 yıllık dönemde ihracatını yüzde 2’lik artışla 18 milyar 322 milyon dolardan 18 milyar 733 milyon dolara ilerledi. Nisan ayında Türkiye’nin ihracatı yüzde 22,3’lük arışla 20,8 milyar dolardan 25,4 milyar dolara çıktı. Türkiye nisan ayında 4,5 milyar dolarlık ihracat artış başarısı gösterdi. 2025 yılında Ramazan Bayramı nisan ayındayken, 2026 yılında mart ayına kayması ihracat artış hızında etkili oldu. Tarım ve madencilik ihracatı yüzde 9, sanayi ihracatı yüzde 25 arttı Ege İhracatçı Birlikleri’nin sanayi ürünleri ihracatı yüzde 25’lik artışla 570 milyon dolardan 714 milyon dolara ilerledi. EİB’de tarım sektörlerinin ihracatı yüzde 9’luk gelişimle 567 milyon dolardan 617 milyon dolara çıkarken, madencilik sektörünün ihracatı yüzde 9’luk yükselişle 112 milyon dolardan 122,5 milyon dolara geldi. Bünyesinde 12 ihracatçı birliği bulunan Ege İhracatçı Birlikleri’nde 9 birlik 2026 yılı nisan ayında ihracatlarını artırmayı başarırken, 3 ihracatçı birliği 2025 yılı nisan ayı performansının gerisinde kaldı Zirve demir ve demirdışı metaller sektörünün Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği 2025 yılı nisan ayında 205 milyon dolar olan ihracatını 2026 yılı nisan ayında yüzde 20’lik artışla 245 milyon dolara yükseltti ve zirvedeki yerini korudu. Su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü ihracat artış rekortmeni EİB bünyesinde gıda sektörlerinin ihracat şampiyonu olan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, Nisan ayında ihracatını 135,5 milyon dolardan 170,7 milyon dolara çıkararak gıda sektörleri arasındaki ihracat şampiyonluğunu açık ara sürdürdü. ESÜHMİB nisan ayında yakaladığı yüzde 26’lık ihracat artış hızıyla nisan ayında ihracat artış rekortmeni olarak çifte mutluluk yaşadı. Maden sektörü üçüncü sıraya abone oldu Ege Maden İhracatçıları Birliği, ihracatını yüzde 9’luk artışla 112,5 milyon dolardan 122,5 milyon dolara taşıdı ve zirvenin üçüncü basamağına adını yazdırdı. Yıllık ihracatını 1 milyar 348 milyon dolardan 1 milyar 421 milyon dolara çıkaran EMİB, 1,5 milyar dolar hedefine bir adım daha yaklaştı. Hazır giyim ihracatı kötü gidişe dur dedi Son 3 yıldır Türkiye’de uygulanan dezenflasyon programından olumsuz etkilenen ve ihracatta kan kaybeden Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği, Nisan ayında ihracatını yüzde 13’lük artışla 101,7 milyon dolardan 115 milyon dolara çıkardı ve kötü gidişe dur dedi. Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği ihracatını yüzde 4’lük artışla 92 milyon dolardan 96 milyon dolara taşıdı. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, nisan ayında ihracatını yüzde 5’lik artışla 86,6 milyon dolardan 91 milyon dolara ilerletirken, mayıs ayında başlayacak olan kiraz ihraç sezonuyla birlikte daha güçlü ihracat artışları yapabileceğinin sinyallerini verdi Küresel iklim krizi nedeniyle zor bir yıl geçiren Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin ihracatı 81,8 milyon dolardan 78,7 milyon dolara indi ancak ihracattaki düşüş yüzde 4’le sınırlı kaldı. Ege Tütün İhracatçıları Birliği ihracatını yüzde 4’lük artışla 74,6 milyon dolardan 77,5 milyon dolara taşırken, Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği yüzde 10’luk ihracat artışıyla 75,5 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdı. Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği, nisan ayında 35,3 milyon dolarlık ihracat yaparken, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği 25 milyon dolar ihracat gelirini hanesine yazdırdı. Son 3 yıldır ihracat kayıpları yaşayan Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği, nisan ayında makus talihini yendi. Nisan ayında ihracatını yüzde 19 artıran Egeli deri ihracatçıları 9,8 milyon dolar olan ihracatlarını 11,7 milyon dolara çıkardılar. Ege Bölgesi’nin ihracatı yüzde 19 arttı Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin özel ticaret sistemi verilerine göre; Ege Bölgesi’nin 2025 yılı nisan ayında 2 milyar 208 milyon dolar olan ihracatı 2026 yılı nisan ayında yüzde 19’luk artışla 2 milyar 635 milyon dolara ilerledi. Ege Bölgesi’ndeki 9 ilin tamamı nisan ayında ihracat artışına imza attı. İzmir’in ihracatyüzde 15’lik artışla 1 milyar 100 milyon dolardan 1 milyar 296 milyon dolara çıkarken, İzmir, Ege Bölgesi ihracatının yüzde 49’una imza attı. Son aylarda Denizli’nin gerisinde kalan Manisa, nisan ayında ihracatını yüzde 14’lük artışla 410 milyon dolardan 468 milyon dolara taşıdı ve ikinci sıradaki yerini geri aldı. Denizli, 2025 yılı nisan ayında 362,8 milyon dolar olan ihracatını yüzde 26’lık artışla 457,9 milyon dolara çıkardı ve üçüncü basamakta yer buldu. Balıkesir nisan ayında ihracatını 77 milyon dolardan 114,9 milyon dolara taşıdı. Balıkesir, yüzde 48’lik ihracat artış hızıyla Ege Bölgesi’nde ihracat artış rekortmeni il oldu. Muğla, ihracattaki istikrarlı artışını nisan ayında da sürdürdü. 2025 yılı nisan ayında 95 milyon dolar olan ihracatını 105,5 milyon dolara ilerleten Muğla, yüzde 11’lik ihracat artış hızı yakaladı. Aydın, ihracatını 70,7 milyon dolardan 82 milyon dolara çıkarırken ihracatını yüzde 17 artırdı. Afyonkarahisar’ın ihracatı yüzde 12’lik artışla 36,8 milyon dolardan 41,3 milyon dolara çıkarken, Kütahya’nın 34,5 milyon dolar olan ihracatı yüzde 16’lık ilerlemeyle 40 milyon dolara çıktı. Uşak ihracatını yüzde 44’lük artışla 20,3 milyon dolardan 29,3 milyon dolara ilerletti. Eskinazi: “Körfez krizinden Türkiye’ye kayan siparişler bu tabloyu oluşturdu” Nisan ayı ihracat rakamlarını değerlendiren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, nisan ayındaki ihracat artışının altında 2025 yılı nisan ayına göre 2 fazla çalışma günü olmasının, 435 milyon dolarlık parite avantajının ve Körfez krizi dolayısıyla Türkiye’ye kayan siparişlerin etkili olduğunu vurguladı. Bu sevindirici artışın kalıcı olması için ihracatçıların 365 gün 24 saat azimle çalışmaya devam edeceklerini aktaran Eskinazi; “Bizler moralimizi yüksek tutup bu artışın devam etmesi ve geçmiş performansımızı tekrar kazanmak arzusundayız. TCMB’nın yüzde 3 döviz dönüşüm desteğini 3 ay uzatması, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan “Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı” kapsamında, ihracatçı kurumlar için kurumlar vergisinin yüzde 20’den yüzde14’e düşürülmesi hem imalat hem ihracat faaliyetlerini birlikte yürüten kurumlar için ise kurumlar vergisinin yüzde 19’dan yüzde 9’a indirilmesi geleceğe yönelik umutlarımızı artırıyor” şeklinde konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Watsons Türkiye’den 1 Milyon Fidan Hedefiyle Anlamlı Adım Haber

Watsons Türkiye’den 1 Milyon Fidan Hedefiyle Anlamlı Adım

Güzellik ve kişisel bakım perakende sektöründe sürdürülebilirlik çalışmalarıyla öne çıkan Watsons Türkiye, TEMA Vakfı aracılığıyla yürüttüğü Watsons İyilik Hareketi Ormanlarımızı Büyütmeye Çağırıyor projesiyle bugüne kadar 500 bin fidanı toprakla buluşturdu. Watsons Türkiye, bu dönüm noktasını kutlamak üzere, çalışanları ve iş ortaklarıyla birlikte Kütahya Gevrekler’de fidan dikim etkinliği gerçekleştirdi. Proje kapsamında 100’ün üzerinde markayla birlikte hayata geçirilen Watsons Hatıra Ormanları büyümeye devam ederken, Türkiye’nin farklı bölgelerindeki ağaçlandırma çalışmaları da devam ediyor. Watsons Türkiye’nin sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda yürüttüğü proje, yalnızca çevresel fayda yaratmayı değil, aynı zamanda çalışanları, iş ortakları ve müşterilerinin katılımıyla büyüyen kolektif bir iyilik hareketi oluşturmayı amaçlıyor. Kütahya’da düzenlenen fidan dikim etkinliği ile Watsons Türkiye, doğaya katkı sağlayan çalışmalarını sahaya taşırken, sürdürülebilir bir gelecek için somut adımlar atmayı sürdürüyor. Törene Watsons Türkiye yöneticileri, iş ortakları, çalışanları ve TEMA Vakfı temsilcileri katıldı. 2030 hedefi: 1 milyon fidan! Watsons Türkiye, “Watsons İyilik Hareketi” kapsamında bugüne kadar Türkiye genelinde 500 bin fidanı toprakla buluşturdu. 100’ün üzerinde markanın desteğiyle büyüyen proje, 2030 yılına kadar 1 milyon fidana ulaşma hedefiyle hız kesmeden ilerliyor. Her geçen yıl artan paydaş katılımı ile güçlenen Watsons İyilik Hareketi, sürdürülebilirliği yalnızca bir kurumsal hedef olarak değil, tüm ekosistemi kapsayan ortak bir sorumluluk alanı olarak ele alıyor. Watsons Türkiye Genel Müdürü Mete Yurddaş konuyla ilgili şunları söyledi: “Sürdürülebilirliği bugün artık bir sorumluluk alanı olmanın ötesinde, işimizin geleceğini şekillendiren stratejik bir öncelik olarak görüyoruz. Watsons Türkiye olarak amacımız, yalnızca kendi operasyonlarımızda değil, içinde bulunduğumuz tüm ekosistemde daha yüksek bir etki standardı oluşturmak. Bugüne kadar toprakla buluşturduğumuz 500 bin fidan, bu yaklaşımın somut bir çıktısı. Türkiye'nin en çok fidan bağışı yapan markalarından biri olarak bizim için asıl değerli olan, bu etkiyi birlikte büyütebilme kapasitemiz. 100’ün üzerinde iş ortağımızla aynı hedef etrafında buluşabilmek, sürdürülebilirliğin artık kolektif bir etkiye dönüştüğünün en güçlü göstergesi. 2030 yılı için ortaya koyduğumuz 1 milyon fidan hedefi, sadece sayısal bir büyüme hedefi değil; daha kapsayıcı, daha ölçülebilir ve daha kalıcı bir etki yaratma vizyonumuzun ifadesi. Önümüzdeki dönemde de sürdürülebilirliği işimizin merkezinde konumlandırmaya, bu alanda sektörümüzde çıtayı yukarı taşımaya ve birlikte değer yaratmaya devam edeceğiz.” Watsons Türkiye olarak güzelliği sadece ürünlerle tanımlamadıklarını belirten Ticaret ve Pazarlama Direktörü Cem Demiröz de “Bizim için gerçek güzellik; doğaya saygıda, topluma katkıda ve gelecek nesillere karşı alınan sorumlulukta yatıyor. Bugün burada sadece fidan dikmiyoruz. Bugün burada geleceğe nefes olacak bir sorumluluğu birlikte üstleniyoruz” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ediz Hun: ‘’Yaşlanınca Yalnız Kalıyorsunuz’’ Haber

Ediz Hun: ‘’Yaşlanınca Yalnız Kalıyorsunuz’’

Proje, Türkiye’nin en büyük yatak kapasiteli yaşlı bakım evi olma özelliği ile hayata geçmeye hazırlanıyor. Türkiye’nin en önemli termal sağlık merkezlerinden ve “Gençlik Suyu” olarak da bilinen Kütahya Yoncalı Termal Kaplıcaları bölgesinde hayata geçmeye hazırlanan ‘’Goldhaven Anatolia’’nın tanıtımı, içerik ve süreci projenin öncüsü Ahmet Tekdemir tarafından paylaşıldı. Yatağa bağımlı ya da fiziksel gerilemeleri nedeniyle özel ilgi ve destek gerektiren yaşlılara uzman ekipler eşliğinde destek vermeyi ve daha iyi bir bakım ve önleyici sağlık hizmetler sunmayı hedefliyor. Açılışa ayrıca Global Engelliler Vakfı Başkanı Necdet Öztürk, Türkiye Sağlık, Enerji ve Teknoloji İş Birliği Uzmanı Yönetim Kurulu Üyesi Oya Demirel, Sinema Oyuncuları Meslek Birliği Başkanı Renan Bilek ve Türk Dünyası Sinema Vakfı Başkanı Erdoğan Aydoğdu katıldı. Hülya Koçyiğit: ‘’Nüfusumuz yaşlanıyor’’ Türk sinemasının usta ismi Hülya Koçyiğit konuşmasına Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki saldırılara dair geçmiş olsun dileklerini paylaşarak başladı. Koçyiğit: “Hepimizin içi kan ağlıyor. Birkaç gündür yaşadığımız olaylar hepimizi derinden sarstı. Kaybettiğimiz evlatlarımıza, öğretmenimize rahmet; tüm yaralılara şifa diliyorum.” sözleriyle üzüntüsünü dile getirdi. Proje hakkındaki düşüncelerini paylaşan Koçyiğit şunları söyledi: “Anlamlı bir projede bir araya geldik. Yaşlanıyoruz, nüfusumuz da yaşlanıyor fakat önemli olan yaşlanmak değil, kaliteli yaşlanmak. Toplum içerisinde birikimlerini paylaşabilmek, yalnız hissetmemek, yaşıtlarıyla birlikte yeteneklerini paylaşabileceği ortamı bulabilmek çok önemli. Bu düşünceyi ve projeyi hayata geçirme heyecanını paylaşan herkese, yürekten teşekkür ediyorum. Ülkemizin bu gibi nice merkezlere ihtiyacı var. Dilerim bu merkezin açılışında da birlikte oluruz.” Ediz Hun: ‘’Yaşlanınca yalnız kalıyorsunuz’’ Türk sinemasının efsane isimlerinden Ediz Hun da saldırıları kınayarak sözlerine başladı: “Elim bir olay yaşadık hepimizi derinden yaraladı. Hayatını kaybedenler Allah’tan rahmet diliyorum.” Planlanan tesis hakkında konuşan Hun, “Goldhaven Anatolia” çok önemli bir proje. Bu tarz bir tesis Avrupa’nın pek çok ülkesinde var. Yaşlılığın ne olduğunu ancak yaşlanmaya başlayan insanlar idrak edebilir. Bu yüzden bu konuda bedensel yapınızın mükemmeliyeti, ruh sağlığınız ve sosyal yaşam dengesi çok önemli. Belki bu tesiste konaklayanlar aralarında kurdukları tiyatro grubuyla oyun sergileyecekler, belki resim yapacaklar… Ben babama da ‘Çık, gez” derdim. ‘Kim kaldı ki çıkayım’ derdi. Yaşlanınca yalnız kalıyorsunuz ve bu da sizi üzüntüye sürüklüyor. Bu sosyal ortamda ise pek çok yapabilirsiniz. Gerçekleşmesi planlanan bu proje, diğer illerimize de örnek teşkil edecektir.” dedi. Açılış konuşmasına geçtiğimiz günlerde Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da gerçekleşen saldırılara dair geçmiş olsun dileklerini paylaşarak başlayan S.S. Sosyal Hizmetler Başkanı Ahmet Tekdemir “Memleketimizin başı sağ olsun”diyerek tüm hayatını kaybedenleri rahmetle andı. Projenin Türkiye’de bir ilk olduğunu vurgulayan Tekdemir, “Bu projeyle, insanın kendini değerli hissettiği, sağlığın, huzurun ve sosyal hayatın yeniden anlam kazandığı bir yaşam modeli kurmayı planlıyoruz.” dedi. Aynı zamanda kurulacak olan merkezle Kütahya’nın sağlık turizmi merkezi haline gelmesini hedeflediklerini dile getiren Tekdemir, “Bu modelle; yerel kalkınmayı destekleyen, ortaklarına değer kazandıran ve sürdürülebilir bir ekonomik yapı oluşturuyoruz. Kooperatif ortaklığı sayesinde, bu yatırımın getirisi sadece bir yapıya değil, geniş bir dayanışma ağına yayılmaktadır.” ifadelerini kullandı. Ayrıca açılışta, Global Engelliler Vakfı Başkanı Necdet Öztürk de global kapsayıcı ve erişilebilir turizm hakkındaki sunumunu gerçekleştirerek, Kooperatif Başkanı Ahmet Tekdemir ile iş birliği protokolü imzaladı. 21.000 m² alanda 500 yatak kapasitesiyle ülkenin bu alandaki en büyük entegre bakım merkezi olacak olan tesis; tıbbi bakım, rehabilitasyon, palyatif hizmetler ve psiko-sosyal desteği tek bir yaşam alanında bir araya getirecek. Ayrıca, kök hücre ve doku yenilenme çalışmalarına yönelik özel bir sağlık ünitesinin de yer alacağı tesis, yurt içi ve yurt dışından 65 yaş üstü tüm yaşlıları davet ediyor. Klasik termal otel anlayışının sınırlarını aşarak sağlık, dinlenme ve yaşam kalitesini tek bir çatı altında buluşturan bütüncül bir konsept üzerine inşa edilen ve temelinde modern tıbbın öne çıkan yaklaşımlarından biri olan rejeneratif tıp perspektifin yer aldığı tesis iki ile on iki hafta arasında değişen konaklama seçenekleri, geriatrik rehabilitasyon programları, aktif yaşam aktiviteleri, wellness ve sağlıklı yaşam paketleri ile bütüncül bakım hizmetlerini bir arada sunuyor ve yüksek katma değerli bir sağlık ve turizm deneyimi yaratmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gediz Nehri Mercek Altında Haber

Gediz Nehri Mercek Altında

İzmir Büyükşehir Belediyesi, “Sağlıklı Körfez” hedefi doğrultusunda Gediz Nehri’ni mercek altına alındı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na yapılan deniz kirliliğine ilişkin ceza ve denetim yetkisi talebinin reddedilmesine rağmen, gemi kaynaklı kirliliği dron taramalarıyla tespit eden Büyükşehir, İzmir Körfezi’ndeki kirliliğin ana nedenlerinden biri olan Gediz Nehri’ndeki kirliliği ortaya koymak için de su analizlerini sürdürüyor. Aylık rapor hazırlanıyor Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Yusuf Kurucu öncülüğünde, İZSU tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, Gediz Nehri’nin İzmir’e giriş noktası Emiralem Boğazı’ndan başlayarak İzmir Körfezi’ne ulaştığı noktaya kadar belirlenen 7 farklı noktadan düzenli olarak numuneler alınıyor ve elde edilen veriler aylık raporlar halinde değerlendiriliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yürüttüğü çalışmaya, Gediz Nehri’nin büyük bölümüne ev sahipliği yapan Manisa Büyükşehir Belediyesi de aylık raporlarıyla destek veriyor. İzmir ve Manisa’dan elde edilen veriler, yıllık bir raporda bir araya getirilerek Gediz’in kaynağından temiz çıkmasına rağmen kirlenmesine neden olan unsurlar, bir yıllık süreçte tespit edilecek. Böylece hem İzmir Körfezi’ni hem de bölge tarımını tehdit eden kirliliğe karşı daha güçlü ve etkili bir mücadele yürütülecek. Kirliliğin acısını en çok çeken il İzmir Gediz’in kirliliğinin sadece İzmir’in sorunu olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Yusuf Kurucu, “Havzanın sonunda yer alması nedeniyle İzmir, en çok etkilenen ilimiz. Nehir, geçmişte can verdiği tarım arazilerini artık tehdit etmekle kalmıyor, körfez gibi büyük bir canlı rezervuarı da olumsuz etkiliyor. Gediz’in yaklaşık 400 kilometrelik uzunluğu ve yan dereleriyle taşınan kirlilik, İzmir’de hem tarımı hem de körfezi ciddi şekilde etkiliyor. Bu nedenle iyileştirme çalışmalarında hızlı adımlar atılması gerekiyor” şeklinde konuştu. Kirlilik sadece körfezi değil tarımı da etkiliyor Araştırma hakkında bilgi veren Prof. Dr. Yusuf Kurucu, Gediz Nehri’nin hem nehir hem de körfez ekosistemi için kritik öneme sahip olduğunu belirtti. Körfezde yaşanan alg patlamaları, balık ölümleri ve koku sorunlarının temel nedeninin kirlilik olduğunu vurgulayan Kurucu, bu durumun tarımsal sulamayı da olumsuz etkilediğini ifade etti. Çalışmada, kirliliğin kaynağından ziyade nehrin mevcut durumuna odaklandıklarını belirten Kurucu, kirleticilerin türü, yoğunluğu ve dağılımını tespit etmeyi amaçladıklarını söyledi. Gediz’in yıllık kirlilik raporu hazırlanıyor Kurucu, Gediz Nehri’nin İzmir’e girdiği noktadan İzmir Körfezi’ne kadar belirlenen örnekleme noktalarında İZSU ile yürüttükleri çalışmalarda aylık kirlilik raporları hazırladıklarını söyledi. Kasım ayından itibaren yapılan ölçümlerle her ay rapor çıkarılacağını belirten Kurucu, yıllık rapor sayesinde mevsimsel değişimler ve kirliliğin yoğunlaştığı noktalar tespit edilerek karar vericilere yol gösterileceğini vurguladı. Gediz’in yanı sıra Ağıl Deresi de izleniyor Gediz’in eski yatağı olan ve iç körfeze ulaşan Ağıl Deresi’nde de izlemelere başlandığını aktaran Prof. Dr. Yusuf Kurucu, “Ağıl Deresi, Gediz Nehri’nden Süleymanlı Regülatörü’nde mansaplanarak sulama kanalı olarak devam ediyor. Sulamadan dönen sular, Menemen’deki arıtma tesislerinden geçtikten sonra İzmir Körfezi’ne ulaşıyor. Dereye Maltepe Deresi de katılıyor. İZSU, aylık izlemeleri 2 noktadan 10 noktaya çıkardı ve sonuçları bütünleşik olarak değerlendiriyoruz” şeklinde konuştu. “Gediz Nehri her geçtiği ilde kirleniyor” Prof. Kurucu, Gediz Nehri’nin Kütahya Murat Dağı’ndan doğup Uşak ve Manisa’dan geçerek İzmir Körfezi’ne ulaştığında kirlenmiş olduğunu belirtti. Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin de yürüttüğü çalışmayla, nehrin Manisa sınırları içindeki bölümünde yapılan ölçümler suyun girişten itibaren kirlendiğini gösterdi. Kurucu, “Gediz’in kaynağı temiz, ancak yol üzerindeki illeri geçtikçe kirlilik yükü artıyor. Bu proje, aylık izlemelerle nehrin durumunu bütüncül olarak ortaya koyacak. Bu çalışmalar bu güne kadar parça parça yapılmış. Kurumlar ya ayrı dönemlerde çalışma yapmış ya da bir kere örneklemişler. Biz bunu aylık olarak düzenli izleyeceğiz. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, bu projeye çok önem veriyor. Su, tarımsal kullanım ve gıda güvenliği açısından çok önemli; bu nedenle İzmir ve Manisa genelinde çalışmalarımızı sürdüreceğiz” dedi. Durum ciddi; üç aylık veriler uyarıyor Kasım ayından itibaren yapılan aylık analizlerin sonuçlarını açıklayan Prof. Kurucu, “Durum ciddi. Üç aylık veriler, özellikle aralık ve ocak aylarında tonlarca azot ve fosforun İzmir Körfezi’ne aktığını gösteriyor. Bu besin elementleri ötrofikasyona yol açıyor, alg patlamaları oluşuyor ve sucul yaşam tehlikeye giriyor; balık ölümleri yaşanıyor. Ayrıca alüminyum, brom, kadmiyum, demir, çinko gibi ağır metaller de sanayi kaynaklı olarak nehre karışıyor. Tarımsal gübreler ve hayvancılığın yan derelere veya doğrudan nehre bıraktığı sıvılar da kirliliğe katkı sağlıyor. Tüm bunlar hem nehir hem de körfez ekosistemi için ciddi bir yük oluşturuyor; herkesin elini taşın altına koyması gerekiyor” dedi. Tarımı ve gıda güvenliğini de tehdit ediyor Prof. Kurucu, Gediz Nehri kirliliğinin sadece körfezi değil, tarımsal sulamayı ve gıda güvenliğini de tehdit ettiğini belirtti. Kurucu, “Durumu tespit ediyoruz: kirliliğin kaynağı sanayi ve tarım. Tarımı ve gübre yönetimini daha iyi yapmamız gerekiyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız bu konunun üzerine kararlılıkla gidiyor ve gıda güvenliğine de çok önem veriyor. Gediz’in suyu tarımsal üretimde kullanılıyor ve uzun vadede toprağın çoraklaşmasına yol açabilir. Bu nedenle önlem almak zorundayız” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege Bölgesi’nin İhracatı 2 Ayda 496 Milyon Dolar Eridi Haber

Ege Bölgesi’nin İhracatı 2 Ayda 496 Milyon Dolar Eridi

Ege Bölgesi'nin ihracatı şubat ayında ise; yüzde 6,5'luk azalışla 3 milyar 374 milyon dolardan 3 milyar 155 milyon dolara indi. Ege Bölgesi ihracatındaki keskin düşüşün yüzde 93’e tekabül eden 462 milyon dolarlık büyük kısmı Ege Bölgesi ihracatının yüzde 70’ine imza atan İzmir ve Manisa ihracatındaki kayıplar kaynaklı oldu. Afyonkarahisar’ın ihracatı da iki ayda 68 milyon dolar eridi. Ocak ayında ihracatta yüzde 8’lik kan kaybı yaşayan Ege Bölgesi, şubat ayında yüzde 6,5’luk gerilemeye engel olamadı. Türkiye’nin ihracatına en çok katkı sağlayan ikinci bölge olan Ege Bölgesi ocak ayında 286 milyon dolarlık ihracat kaybı yaşarken, şubat ayındaki ihracat azalışı 210 milyon dolar şeklinde kayıtlara geçti. Türkiye imalat sektörünün ana ihracat pazarlarındaki faaliyet koşullarını ölçen İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İhracat Pazarları İklim Endeksi, şubat ayında 52,1 düzeyinde gerçekleşti. Endeks yılın ilk çeyreğinin ortasında imalatçıların ihracat pazar ikliminde ılımlı iyileşmenin sürdüğüne işaret etsede, dünya genelinde talep koşullarındaki güçlenme Ege Bölgesi ihracat verilerine yansımadı. İki aylık dönemde Türkiye’nin ihracat kaybı yüzde 1 olurken, Ege Bölgesi’nin ihracatı 2026 yılının ocak ve şubat aylarında yüzde 7’ye ulaştı. İzmir dördüncü sıraya geriledi Türkiye’de en çok ihracat yapan üçüncü şehir olan İzmir, şubat ayında yüzde 8,3’lük ihracat kaybıyla 1 milyar 747 milyon dolardan 1 milyar 601 milyon dolara düştü. İzmir’in ihracatındaki bu azalış sıralamada da Bursa’nın gerisinde kalmasına yol açtı. İzmir, şubat ayında en çok ihracat yapan iller sıralamasında dördüncü basamağa tutundu. İzmir’in ihracatı, 2026 yılının ilk iki aylık döneminde 3 milyar 649 milyon dolardan 3 milyar 301 milyon dolara gerilerken, ihracattaki eksilme yüzde 9,5 oldu. Manisa’nın ihracattaki kayıpları derinleşiyor Ege Bölgesi’nin ihracatına en büyük ikinci katkıyı veren Manisa’nın ihracatta son dönemdeki kayıpları şubat ayında da sürdü. 2025 yılı şubat ayında Türkiye’ye 611 milyon dolar döviz kazandıran Manisalı ihracatçılar, 2026 yılı şubat ayında yüzde 8’lik azalışla 561 milyon dolara indiler. Şubat ayında Ege Bölgesi illeri arasında en dramatik düşüşü Afyonkarahisar yaşadı. 2025 şubatında 130 milyon dolarlık ihracat performansı ortaya koyan Afyonkarahisar, 2026 yılının aynı ayında 62,3 milyon dolar ihracat seviyesinde kaldı. Afyonkarahisar’ın ihracattaki kaybı yüzde 52’ye ulaştı. Denizli ihracatını yüzde 9,3’lük artışla 343 milyon dolardan 375 milyon dolara çıkarırken Ege Bölgesi illeri arasında ihracatını en çok artıran il olmayı başardı. Ocak ayında Ege Bölgesi’nde ihracatını en çok artıran il olan Muğla, şubat ayında da ihracatını yüzde 9’luk artışla 98,7 milyon dolardan 107,5 milyon dolara taşıdı ve ihracat artışındaki istikrarını korudu. Balıkesir, 190,8 milyon dolarlık ihracatla 2025 yılı şubat ayındaki performansını tekrarlarken, Aydın yüzde 1’lik ihracat azalışıyla 153 milyon dolardan 151 milyon dolara geriledi. Kütahya’nın ihracatı yüzde 8’lik artışla 70 milyon dolardan 75,4 milyon dolara çıkarken, Uşak yüzde 1’lik ihracat artışıyla 30,4 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdı. İhracat tablosu ihracatçıların reel kur baskısı ve maliyet artışı nedeniyle rekabette zorlandıklarını ortaya koyuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Totalenergies Türkiye Uzun Soluklu İş Birlikleriyle Fark Yaratıyor Haber

Totalenergies Türkiye Uzun Soluklu İş Birlikleriyle Fark Yaratıyor

TotalEnergies’in Diyarbakır bölge distribütörü Üge Petrol Otomotiv ve Eskişehir bölge distribütörü Es Madeni Yağlar ile gerçekleştirdiği başarılı iş birlikleri 20 yılı geride bıraktı. Distribütörlerle gerçekleştirdikleri uzun ömürlü iş birliklerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan TotalEnergies Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Murat Selçuk, "Distribütörlerimiz ile güçlü ve istikrarlı bir iş birliğimiz var. Bu uzun soluklu ortaklık, her iki taraf için de büyük bir değer taşıyor. İş ortaklarımızın bölgedeki pazar bilgisi, tecrübesi ve müşteri odaklı hizmet anlayışı, TotalEnergies ve ELF markalarının tüketicilerle en doğru şekilde buluşmasını sağlıyor. Birlikte nice başarılı yıllara imza atacağımıza inancımız tam" dedi. Güven, kalite, sürdürülebilirlik Diyarbakır merkezli Üge Petrol Otomotiv, TotalEnergies ve ELF madeni yağlarının Batman, Bingöl, Diyarbakır, Mardin, Siirt, Şırnak, Tunceli illerindeki distribütörlüğünü yürütüyor. Madeni yağ ve otomotiv yedek parça sektöründe faaliyet gösteren şirket, geniş ürün yelpazesi ve güçlü lojistik altyapısıyla bölgenin önde gelen tedarikçileri arasında yer alıyor. Üge Petrol Otomotiv ortaklarından Hüseyin Üge de iş birliğine dair şu ifadeleri kullandı: “1984 yılından bu yana madeni yağ sektöründeki tecrübemizi TotalEnergies ve ELF markalarının gücüyle birleştirerek distribütörlüğünü başarıyla sürdürüyoruz. Uzun yıllara dayanan iş birliğimizde, güven, kalite ve sürdürülebilirlik ilkeleriyle hareket ediyor; sektörde edindiğimiz tecrübeyi müşterilerimize en iyi şekilde aktarmayı hedefliyoruz. Aile ortamında çalışmanın getirdiği güven duygusuyla, markamıza duyduğumuz bilinçle yolumuza aynı azim ve kararlılıkla devam etmenin haklı gururunu yaşıyoruz.” “TotalEnergies bize güç kattı” Es Madeni Yağlar ise TotalEnergies ve ELF madeni yağlarının Bilecik, Eskişehir, Kütahya distribütörü. 2003 yılında Eskişehir’de kurulan şirket, madeni yağ sektöründe güçlü iş ortaklıkları ve müşteri memnuniyetine dayalı hizmet anlayışıyla faaliyet gösteriyor. “Amacımız; iş ortaklarımıza güvenilir, kaliteli ve sürdürülebilir çözümler sunarak uzun vadeli iş birlikleri geliştirmek” diyen Es Madeni Yağlar Genel Müdürü Uğur Çankırlı, iş birliği hakkında “TotalEnergies ile imzaladığımız distribütörlük anlaşması sektördeki konumumuzu daha da güçlendirdi. Yenilikçi vizyonumuz ve güçlü tedarik altyapımızla sektörün ihtiyaçlarını karşılamaya, iş ortaklarımızla birlikte büyümeye kararlıyız” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MISIRLI Underwear & Socks 2026’da Üretimde ve Perakendede Büyümeyi Hızlandıracak Haber

MISIRLI Underwear & Socks 2026’da Üretimde ve Perakendede Büyümeyi Hızlandıracak

1927’den bu yana Türk tekstil sektörünün köklü oyuncularından olan MISIRLI Underwear & Socks, 2025 yılı sonuçlarını ve 2026 vizyonunu açıkladı. Sektör genelinde ihracatın daraldığı ve kârlılığın düştüğü zorlu bir yılda, cirosunu 55 milyon dolar seviyesinde korumayı başaran şirket; başarısını ‘çift kutuplu üretim modeli’ ve ‘bir kaldıraç olarak sürdürülebilirlik’ stratejilerine dayandırdı. Tekstilde Oyunun Kuralları Değişti 2025 yılını, sadece ayakta kalınan değil, geleceğin temellerinin atıldığı bir ‘dönüşüm yılı’ olarak tanımlayan MISIRLI Underwear & Socks Yönetim Kurulu Üyesi Murat Eren Taşçı, sektörün mevcut şartlarını ve kendi pozisyonlarını şu sözlerle değerlendirdi: "Küresel pazarlarda fiyat odaklı rekabet, Uzak Doğu'nun hakimiyeti nedeniyle sürdürülemez bir noktaya geldi. Bu şartlarda rekabet için artık yalnızca iyi veya yalnızca uygun fiyatlı ürün üretmek yetmiyor; iş modelinizin de akıllı olması gerekiyor. 2025’te rasyonel bir kararla üretim stratejimizi çift kutuplu bir yapıya dönüştürdük. Bu modelde Türkiye’yi Ar-Ge, inovasyon ve katma değerli ürünlerin merkezi olarak konumlandırdık; Mısır’daki üretim yatırımımız ise global fiyat rekabetinde elimizi güçlendiren, fiyat hassasiyeti yüksek pazarlar ve farklı müşteri segmentlerine odaklı bir hacim merkezi rolünü üstleniyor. Daralan piyasa koşullarına rağmen Türkiye’de üretimi korumayı ve büyütmeyi stratejik bir sorumluluk olarak benimsiyoruz." Türkiye’de Gümüş İplik ve Pilot Çorabı, Mısır’da 30 Milyon Çift Kapasite MISIRLI Underwear & Socks İstanbul, Yozgat ve Kütahya’daki fabrikalarında, teknolojik altyapıları ve 1.200 kişilik nitelikli iş gücüyle yüksek kaliteli sessiz lüks segmentine odaklanıyor. Türkiye’nin kendileri için bir inovasyon üssü olduğunu belirten Taşçı; “Gümüş iplikli antibakteriyel ürünler ve pilotlar için özel üretilen teknik kompresyon çorapları gibi niş ve yüksek katma değerli koleksiyonlarımızı ülkemizde geliştiriyor ve üretiyoruz.” dedi. Öte yandan, 10 milyon dolarlık yatırımla 2025 yılında Mısır’da devreye alınan fabrika ise şirketin rekabet kalkanı olarak konumlanıyor. Taşçı, “Mısır’daki maliyet avantajını, Türkiye’deki üretim kalitemizle birleştirdik. Yıllık 30 milyon çift ek kapasite yaratan bu tesisimiz sayesinde, Çin gibi rakiplerle fiyat konusunda başa baş rekabet ederken, kalite konusunda onlara fark atıyoruz.” ifadelerini kullandı. Sürdürülebilirlik Hem Tasarruf Hem de İhracat Kozu MISIRLI Underwear & Socks’in 2025’teki başarılı performansında rol oynayan bir diğer kritik faktör ise şirketin 19 yıldır bilfiil sürdürdüğü yenilenebilir enerji ve sürdürülebilirlik yatırımları oldu. Şirket, İstanbul ve Yozgat’taki üretim tesislerini akıllı fabrika standartlarına taşıyarak enerji bağımsızlığını ilan etti. Sürdürülebilirliği çevresel etkinin yanı sıra bir verimlilik kaldıraçı olarak ele aldıklarını belirten Taşçı, şu verileri paylaştı: “4,2 milyon dolarlık güneş enerjisi sistemi yatırımımız sayesinde, 2025 yılında elektrik maliyetimizde yüzde 100 tasarruf sağladık. Yağmur suyu geri kazanım sistemlerimizle su maliyetimizi yüzde 38 düşürdük. Bugün üretimimizin yüzde 90’ını karbon nötr gerçekleştiriyoruz." Taşçı, bu yeşil dönüşümün ihracat kapasitesine etkisini ise şöyle özetledi: "Sürdürülebilir altyapımız enerji maliyetlerini düşürmenin ötesinde bizi global ligde de rakiplerimizden ayrıştırıyor. Uluslararası standartlardaki karbon nötr üretim gücümüz; Hugo Boss, Tommy Hilfiger ve Calvin Klein gibi sürdürülebilirlik hassasiyeti yüksek küresel devlerin üretici iş ortağı olarak bizi tercih etmesindeki en büyük etkenlerden." Omnichannel Perakende Altyapısı Üretim tarafında maliyetleri kontrol altına alan MISIRLI Underwear & Socks, 2025 yılında bu gücü markalaşmaya odaklamaya başladı. Nişantaşı’nda açılan deneyim mağazasıyla perakende atağını başlatan marka, yeni dönemde yurt içinde ve yurt dışı mağazalaşmanın yanı sıra e-ticarete odaklanacak. Bu yıl 100 mağazaya ulaşmayı planlayan ve e-ticaret hacmini artırmayı hedefleyen şirketin yurt dışındaki ilk adresi ise Kıbrıs olacak. 2026 vizyonunu özetleyen Taşçı, sözlerini şöyle noktaladı: "Fiziksel mağaza, e-ticaret ve tüm temas noktalarını kapsayan omnichannel perakende altyapımızla kesintisiz bir müşteri deneyimi sunmaya başladık. Bu yıl, bir asırlık mirasımızdan aldığımız güçle üretmeye ve ülkemizi küresel pazarlarda daha güçlü temsil etmeye odaklanırken, Türkiye’ye katma değer sağlamayı ve istihdam yaratmayı sürdüreceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Enerji Maliyetlerini Sıfırladı, Karbon Ayak İzini Yüzde 96 Azalttı Haber

Enerji Maliyetlerini Sıfırladı, Karbon Ayak İzini Yüzde 96 Azalttı

MISIRLI Underwear and Socks, 18 yıl önce başlattığı çevre dostu üretim vizyonuyla, sürdürülebilirliği sadece bir kurumsal vatandaşlık vizyonu olarak değil, iş modelinin ayrılmaz bir parçası olarak konumlandırdı. Bu yaklaşımı sayesinde dünya devi global markalara üretim yapan MISIRLI Underwear and Socks, uzun soluklu stratejisiyle hem gezegene karşı sorumluluğunu yerine getiriyor hem de küresel pazarda önemli bir rekabet avantajı sağlıyor. Enerjide Tam Bağımsızlık ve Maliyet Tasarrufu MISIRLI Underwear and Socks’ın sürdürülebilirlik yatırımlarının merkezinde elektrik ve su yönetimi yer alıyor. Yozgat'ta 67 dönüm arazi üzerine kurulu 7 megawatt kapasiteli güneş enerjisi santrali, 2025 yılında 5,87 GWh elektrik enerjisi üretti ve mahsuplaşma mekanizmasıyla MISIRLI Underwear and Socks’ın elektrik maliyetinden yüzde 100 tasarruf etmesini sağladı. MISIRLI Underwear and Socks ayrıca üretim süreçlerinde şebeke suyu yerine biriktirip arıttığı yağmur suyunu kullanarak hem doğal kaynakları koruyor hem de maliyetlerini düşürüyor. 2025’te bu altyapıyla 2.617 m³ yağmur suyunu geri kazanımı sağlandı ve yıllık su maliyetinden yüzde 38 tasarruf elde edildi. Enerji ve su yönetimndeki başarısıyla üretiminin yüzde 90'ını karbon nötr gerçekleştiren MISIRLI Underwear and Socks, fabrikalarının karbon ayak izini ise yüzde 96 oranında azalttı. Sürdürülebilir üretimde tavizsiz kalite anlayışı, MISIRLI Underwear and Socks’ı yüksek standartlara sahip global markaların güvenle tercih ettiği üretici iş ortaklarından biri haline getirdi. Şirketin 2025 yılı enerji kaynaklı toplam emisyonu 1.544 ton CO2e olarak ölçüldü. Anadolu’da Kadın Emeğiyle Yükselen Bir Üretim Modeli Sürdürülebilirliği yalnızca çevresel olarak değerlendirmeyen MISIRLI Underwear and Socks, sosyal sürdürülebilirlik girişimleriyle kadınların ekonomiye katılımını da destekliyor. Çalışanlarının yüzde 80'ini kadınların oluşturduğu şirket, Yozgat ve Kütahya gibi Anadolu şehirlerinde konumlandırdığı fabrikalarıyla yerel istihdama ve kalkınmaya katkı sağlıyor. MISIRLI Underwear and Socks Yönetim Kurulu Üyesi Murat Eren Taşçı, iş modellerinin temel taşı olarak benimsedikleri sürdürülebilirlik vizyonu için bugüne dek 4,26 milyon dolar yatırım yaptıklarını belirtti ve ekledi: "Sürdürülebilirliği hiçbir zaman bir trend olarak görmedik, işimizin temeline yerleştirilmiş bir sorumluluk olarak ele aldık. 18 yıldır sistematik şekilde sürdürdüğümüz yatırımlarımız sayesinde üretim operasyonlarımızda enerji ve su maliyetlerimizi düşürdük, karbon ayak izimizi de yüzde 96 oranında azalttık. Bugün üretimimizin yüzde 90’ını karbon nötr gerçekleştiriyoruz. Bu kazanımlarımız, çevreyle uyumlu üretimin yanı sıra yüksek verimliliğimizin ve rekabet gücümüzün de anahtarı haline geldi.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.