Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kütüphane

Kapsül Haber Ajansı - Kütüphane haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kütüphane haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Malatya'da İkizce 2. Bölge Gençlik Merkezinin Temeli Atıldı Haber

Malatya'da İkizce 2. Bölge Gençlik Merkezinin Temeli Atıldı

Gençlik ve Spor Bakanlığının destekleriyle Malatya’da gençlik ve spor yatırımlarına devam eden Büyükşehir Belediyesi tarafından İkizce 2. bölge gençlik merkezinin temeli atıldı. Temel atma törenine Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er'in yanı sıra Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, Gençlik ve Spor İl Müdürü Ebu Bekir Kayhan, siyasi partilerin temsilcileri, belediye başkanları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile çok sayıda davetli katıldı. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, temel atma töreninde yaptığı konuşmada, göreve ilk başladıklarında depremin yaralarını sarmayı öncelik olarak belirlediklerine dikkati çekerek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü desteği, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un hızlı ve pratik çözüm üretme kabiliyeti, büyükşehir belediyesi ve valiliğin koordinasyonu ile tüm kurumların uyumlu çalışması sayesinde Malatya’nın çok kısa sürede yeniden ayağa kalktığını ifade etti. “YEPYENİ BİR ŞEHİR YÜKSELDİ” Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er yeni bir şehrin yükseldiğini belirterek, “İkizce bölgesi, yalnızca Malatya’nın değil, Türkiye’nin en büyük şantiye alanlarından biri oldu. Bu bölgede 28 bin konut inşa edildi. Aynı zamanda burası üniversitesi, organize sanayisi ve gelişim potansiyeli ile gelecekte yeni bir ilçe olabilecek nitelikte önemli bir merkez oldu. Ancak sadece konut yapmak yeterli değil. Bu alanların yaşanabilir hale gelmesi için ulaşım başta olmak üzere birçok ihtiyacı da karşılamak gerekiyor. Özellikle bölgede yaşanan trafik yoğunluğunu önlemek amacıyla 3,5 milyar lir maliyetle ikinci viyadük projesinin çalışmaları tamamlanmak üzere ve sahada uygulamalar başladı. Ancak bu proje tamamlanana kadar vatandaşlarımızın mağdur olmaması için alternatif bir ulaşım güzergâhı da oluşturuyoruz. İkizce bölgesinden başlayarak İnekpınarı üzerinden Adıyaman yoluna bağlanacak yeni bir yol üzerinde çalışmalarımız sürüyor. Bu bağlantı sayesinde Güney ve Kuzey Kuşak yolları ile birlikte Malatya’nın çevre yolu sistemi büyük ölçüde tamamlanmış olacak. Bunun yanı sıra havaalanı ve sanayi kavşaklarında yürütülen çalışmalar devam ediyor. Ayrıca, organize sanayiye ulaşımı rahatlatacak yeni bir bağlantı yolu da planladık. Böylece hem sanayi trafiği rahatlayacak hem de şehir içi ulaşım daha akıcı hale gelecek. İkizce’de üstyapı yatırımlarının arkasında çok büyük bir altyapı çalışması da yürütülüyor. Bu bölgede tamamen yeni bir altyapı kurduk. Kanalizasyon, içme suyu ve yağmur suyu hatları baştan sona yenilendi. Sadece kanalizasyon ve kolektör hattı için yaklaşık 2,5 milyar liralık yatırım gerçekleştirdik. Duranlar bölgesinde inşası tamamlanmak üzere olan ileri biyolojik arıtma tesisi bölgenin en büyüklerinden biri olacak. Bu tesiste yalnızca atık su arıtılmayacak, aynı zamanda çıkan çamur da kurutularak yeniden değerlendirilecek. Arıtılan suyu ise tekrar kullanıma kazandıracağız. Tarımsal sulamada değerlendirilerek ciddi bir su tasarrufu sağlanacak. Aynı uygulamayı Battalgazi bölgesindeki arıtma tesisinde de hayata geçiriyoruz. Şu anda Malatya genelinde yürüttüğümüz altyapı yatırımlarının toplam büyüklüğü yaklaşık 35 milyar liraya ulaşmış durumdadır” şeklinde konuştu. “MALATYALILARA YAKIŞIR BİR KÜTÜPHANE OLDU” İkizce 2. bölgede inşa edilecek olan gençlik merkezinin 2 bin 341 metrekare kapalı alana sahip olacağını ve içerisinde geniş yelpazede sportif, kültürel, sosyal ve eğitim çalışmalarının yapılacağını kaydeden Başkan Er, İkizce birinci bölgede de gençlik merkezi inşa edeceklerini belirtti. Malatya’yı spor ve kütüphaneler şehri yapmayı hedeflediklerini dile getiren Başkan Sami Er, “Gençlik ve Spor Bakanlığımız ile birlikte yaptığımız çalışmayla şehrimizin 63 noktasında gençlik, spor ve kültür merkezleri yapıyoruz. 5 büyük spor tesisinin yanı sıra onlarca gençlik merkezi, futbol, basketbol ve voleybol sahaları ile spor merkezleri inşa ediyoruz. Büyükşehir Belediye binamızın içerisinde bölgenin en büyük kütüphanesini yaptık. Kaliteli malzemelerin kullanıldığı modern, Malatyalılara yakışır bir kütüphane oldu” diye konuştu. “İKİZCE’YE BÜYÜK BİR SPOR KOMPLEKSİ DAHA İNŞA EDECEĞİZ” İkizce bölgesinde de sosyal donatı alanlarının yapılması için gayret gösterdiklerini aktaran Başkan Er, “Cami, cemevi ve sağlık ihtiyaçlarının karşılanması için aile sağlığı merkezleri yapıyoruz. İlerleyen dönemde hastane kurulması içinde bir çalışma olacak. Spor Toto Teşkilatı ile görüştük. İkizce’ye büyük bir spor kompleksi daha inşa edeceğiz. Ayrıca, kapalı semt pazarının ilkinin projesi hazır. Büyük spor kompleksiyle ilk kapalı pazar alanını İkizce’de yapacağız. İkizce’de her etaba bir pazar yapma projemiz var” ifadelerini kullandı. Başkan Er, sadece depremin yaralarını sarmadıklarını geleceğin Malatya’sını inşa ettiklerini belirterek, Kurban Bayramı’na kadar çarşı merkezinde Fuzuli ve Temelli’de trafiğe kapalı yerleri açmayı planladıklarını, caddelerin genişleyeceğini ve herkesin hayran kalacağı güzel projeleri hayata geçireceklerini söyledi. “BU BÖLGEMİZİ DAHA DA GÜÇLENDİRECEĞİZ” Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit ise Malatya’da konutlar, ticarethane ve ofislerin büyük ölçüde tamamlandığını söyledi. Geçit, “Şimdi yeni bir aşamadayız. Artık sadece inşa etmek yetmez, bu süreci bir üst seviyeye taşımamız gerekiyor. Bu noktada ikinci bölgemiz, Malatya’nın parlayan yıldızı haline gelmiştir. Burayı en başından itibaren planlı, düzenli ve vizyoner bir yaklaşımla inşa ettik. O dönemde Büyükşehir Belediyemizle birlikte yapılan planlamanın bugün ne kadar doğru olduğunu sahada açıkça görüyoruz. İnşallah bundan sonraki süreçte yapacağımız sosyal tesisler ve sosyal donatı alanlarıyla bu bölgemizi daha da güçlendireceğiz” diye konuştu. “CUMHURBAŞKANIMIZA VE BAŞKANIMIZA TEŞEKKÜR EDERİZ” İkizce Mahalle Muhtarı Mehmet Tanrıverdi de konuşmasında, halka hizmetin Hakk’a hizmet olduğunu ifade ederek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er ve emeği geçen herkese teşekkür etti. Konuşmaların ardından dua edilerek, İkizce 2. bölge gençlik merkezinin yapımı için butona basıldı ve ilk harç döküldü. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bursa Büyükşehir Meclisi’nde Söz  Çocukların Oldu Haber

Bursa Büyükşehir Meclisi’nde Söz  Çocukların Oldu

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile TBMM’nin açılışının yıl dönümü kutlamaları kapsamında ‘Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi Çocuk Oturumu’, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba’nın katılımıyla gerçekleşti. Programın başında konuşan Metehan Geçin isimli öğrenci, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutlamak amacıyla bir araya gelmekten büyük heyecan duyduğunu söyledi. 23 Nisan’ın, Türk Milleti’nin bağımsızlık iradesinin tüm dünyaya ilan edildiği çok önemli bir gün olduğunu söyleyen Geçin, “23 Nisan’ı daha da özel yapan ise bu önemli günün çocuklara armağan edilmiş olmasıdır. Çünkü çocuklar; sevginin, umudun, kardeşliğin ve güzel yarınların temsilcisidir. Biz çocuklara güvenen bir milletin geleceği, daima aydınlık olacaktır. Bugünün çocukları olan bizler, yarın ülkesine hizmet edecek doktorlar, mühendisler, sanatçılar, sporcular ve yöneticiler olacağız. Çünkü güçlü bir ülke; mutlu çocuklar ve iyi yetişmiş nesillerle kurulur. Bize bu güzel bayramı armağan eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, vatanımız için emek veren tüm kahramanlarımızı saygı, sevgi ve hürmetle anıyorum. Başta ülkemiz olmak üzere dünyadaki tüm çocukların 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutluyorum” diye konuştu. “SİZLER, BİZİM GELECEĞİMİZİN TEMİNATISINIZ” Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba da meclise katılan tüm çocuklara teşekkür etti. 23 Nisan’ın Cumhuriyet’in temellerinin atıldığı gün olduğunu vurgulayan Başkan Vekili Biba, “23 Nisan 1920’de açılan Türkiye Büyük Millet Meclisi, bağımsızlığımızın ve milli irademizin simgesidir. Sevgili çocuklar, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bugünü armağan ederek sizlere ne kadar güvendiğini ve sizleri ne kadar önemsediğini gösterdi. Sizler bizim geleceğimizin teminatısınız. Oturduğunuz bu koltukların da asıl sahiplerisiniz. Eğitimden spora, sağlıktan sanata, farklı alanlarda bu ülkeye hizmet edecek çok önemli görevler üstleneceksiniz. Atacağınız her adımda ülkemizi daha da ileri götürecek ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bize armağan ettiği bu ülkenin bayrağını daha yükseğe kaldırmak için mücadele edeceksiniz. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramınızı tebrik ediyor, hepinizi gözlerinizden öpüyorum” ifadelerini kullandı. Öğrenci Yusuf Mirza’nın okuduğu 23 Nisan temalı şiirin ardından Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, koltuğunu temsili Meclis Başkanı Merve Nur Uçkan’a bıraktı. Minik Başkan Merve Nur Uçkan, çocuklar adına oturum başlangıç konuşmasını gerçekleştirerek sözü meclis üyesi çocuklara verdi. Oturumda, mahallelerdeki çocuk oyun alanlarının artırılması, sokakların çocukların oyun oynamasına uygun şekilde düzenlenmesi, daha temiz bir çevre için farkındalık çalışmaları yapılması, çocuklara yönelik kültür, sanat ve spor etkinliklerinin artırılması, kütüphane ve çalışma alanlarının geliştirilmesi, şehirde yaşayan tüm çocukların erişilebilir ve eşit haklara sahip olması ve her türlü şiddetin son bulması gibi kararlar alındı. Çocuk Meclisi oturumunun ardından Başkan Vekili Şahin Biba ve Uluslararası Balkan Dernekleri Federasyonu’ndan Kosova, Makedonya ve Gürcistan’ı temsil eden çocuklar arasında hediyeleşme merasimi gerçekleştirildi. Program, Başkan Vekili Biba ve tüm çocukların toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İlber Ortaylı Anısına Duygusal Buluşma Haber

İlber Ortaylı Anısına Duygusal Buluşma

İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin ev sahipliğinde düzenlenen İZKİTAP-7. İzmir Kitap Fuarı'nda, Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın kızı ve kız kardeşi, usta tarihçinin adını taşıyan kütüphanede kitapseverlerle buluştu. Kültürpark’ta gerçekleşen etkinlikte, Ortaylı’nın yaşamı, merakı ve toplumla kurduğu güçlü bağ duygusal anlarla anıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ ve TACT Fuarcılık iş birliğiyle düzenlenen İZKİTAP-7. İzmir Kitap Fuarı önemli konukları ağırladı. Geçtiğimiz 13 Mart’ta hayatını kaybeden tarihçi, akademisyen ve yazar İlber Ortaylı’nın kız kardeşi Nuriye Ortaylı ile kızı Tuna Ortaylı, İzmir’de kitapseverlerle bir araya geldi. Etkinlik, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından kente kazandırılan ve İlber Ortaylı’nın hayattayken açılışını yaptığı, onun adını taşıyan kütüphanede gerçekleştirildi. Ortaylı ailesi, burada okurlarla buluşarak İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bu anlamlı hizmet için teşekkür etti. Programa İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay ve İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu da katıldı. Buluşmada Ortaylı ailesi, usta tarihçiye dair anılarını paylaşırken zaman zaman duygusal anlar yaşandı. “Eşsiz üslubu ile toplumda büyük kabul gören bir insandı” İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın topluma önemli katkılar sunan bir akademisyen olduğunu belirterek, onun düşünmeye, sorgulamaya ve bilgiyi yeniden yorumlamaya teşvik eden bir isim olduğunu söyledi. Ortaylı ile birkaç kez bir araya gelip sohbet etme imkânı bulduğunu ifade eden Yıldır, onun ikna edici anlatımıyla dikkat çeken ve çayı çok seven bir insan olduğunu dile getirdi. Yıldır ayrıca, Ortaylı’nın bilgi birikimini günümüze taşıyarak anlamlı bir değer oluşturduğunu vurgulayarak, “Eşsiz üslubu ile toplumda büyük kabul gören bir insandı. Herkes onu sevdi, herkes onu anladı. Bence onun için en büyük hediye de budur” dedi. “Çok erken yaşta tarih okumaya başlamış” İlber Ortaylı’nın kız kardeşi yazar Nuriye Ortaylı da ağabeyine dair anılarını paylaştı. İlber Ortaylı’nın evini kitaplara göre düzenleyen bir insan olduğunu belirten Nuriye Ortaylı, “Kitaplarla ilişkisi daha okumayı öğrenmeden önce başladı. İlk dinlediği kitap annemin kendisine okuduğu Almanca bir masal kitabıydı. Çocukluğundan itibaren oyunlarını bile tarihi figürler üzerine kurdu. Çok erken yaşta tarih okumaya başladı” dedi. “Toplumda her kesimle konuşur, onların hayatını merak ederdi” İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bu kütüphaneyi açtığı için teşekkür eden Nuriye Ortaylı, “Bu kütüphane çok anlamlı. Yaşarken açılmış olması ayrıca çok kıymetli. İlber Ortaylı kendi adını taşıyan bir kütüphane olduğunu gördü. Bu bence çok güzel. İlber bilginin tek kaynağı olarak kitabı gören biri değildi. Anadolu’yu, dünyayı karış karış gezerdi. Her kesimden insanla konuşurdu. Ayrım yapmazdı. Onun için ‘Elitist’ diyenler var. Oysa toplumda her kesimle konuşur, onların hayatını merak eder, fikirlerini öğrenmeye çalışırdı. Beslenme kaynaklarından biri buydu. Onu gerçeğe ,topluma bağlayan şeylerden biri buydu. Bir diğer beslenme noktası da seyahat etmekti” diye konuştu. “Babamın İzmir’e karşı ayrı bir sevgisi vardı” İlber Ortaylı’nın kızı Tuna Ortaylı, babasının İzmir Kitap Fuarı’nın daimi katılımcılarından biri olduğunu anımsatarak, İzmir’e yerleşme fikrinin olduğunu belirtti. Tuna Ortaylı, “Babamın İzmir’e karşı ayrı bir sevgisi vardı. Her zaman İzmir’i alternatif bir yaşam alanı olarak düşünürdü. İstanbul’daki işlerinin azalması halinde İzmir’e yerleşeceğini söylerdi. Ama ben iki çocuk yaparak bu projesine biraz engel oldum. Bugün sizlerin arasında olmak, babamın sevdiği şehirde, sevdiği okurları ile birlikte olmak bizi de çok mutlu ediyor” ifadelerini kullandı. “Sizler sayesinde babam bunu ölmeden görebildi” İlber Ortaylı'nın hayata karşı dev bir merakının bulunduğunu anlatan Tuna Ortaylı, “Kendini hem sözlü hem de yazılı kaynaklardan beslerdi. Hayatı büyük yaşayan, büyük kahkahalı, eğlenceli bir insandı. Böyle insanlar ne kadar sevildiklerini her zaman yaşarken görme şansına erişemiyorlar. Bugün buraya gelen herkese teşekkür ediyorum. Sizler sayesinde babam bunu ölmeden görebildi. Kendi ismine adanmış bir kütüphane olması bile çok önemli” dedi. Etkinlikte katılımcılar ailesine İlber Ortaylı ile ilgili merak ettikleri soruları yöneltti. Programın sonunda yazar Nuriye Ortaylı “Annem Şefika” isimli kitabını imzaladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hakan Bıçakçı, TikTok Çağında Edebiyatı Sürdürmeyi Nilüfer’de Anlattı Haber

Hakan Bıçakçı, TikTok Çağında Edebiyatı Sürdürmeyi Nilüfer’de Anlattı

Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen Koza Buluşmaları, edebiyat dünyasının özgün isimlerini Bursalı okurlarla buluşturmaya devam ediyor. Koza Kütüphane’de gerçekleşen söyleşinin bu ayki konuğu, çağdaş Türk edebiyatının usta kalemlerinden Hakan Bıçakçı oldu. “Yamuk Zeminler, İnce Sızıntılar ve Geçici Manzaralar” başlığıyla düzenlenen etkinlikte Bıçakçı; 12. kitabı olan Geçici Manzara’dan yola çıkarak yazarlık serüvenini, dile yaklaşımını ve şehirle kurduğu ilişkiyi anlattı. Söyleşiyi çok sayıda edebiyatsever büyük bir ilgiyle takip etti. “EDEBİYATIN GÜCÜ KARŞI TARAFA NE HİSSETTİRDİĞİNİZDE SAKLIDIR” Konuşmasına yazım sürecindeki motivasyonlarına değinerek başlayan Hakan Bıçakçı, edebiyatın sadece bir öfke kusma alanı olmadığını belirtti. Yazarken didaktik olmaktan kaçındığını ifade eden Bıçakçı, şu sözleri kaydetti: “Bir şeylerden rahatsız olmak sanat için güçlü bir çıkış noktası ama aynı zamanda tehlikeli. Nefretini kusup rahatlamak edebiyatın alanı değil. Senin ne hissettiğin değil, karşı tarafa ne hissettirdiğin önemli aslında. Edebiyatın gücü oradan geliyor. Bu yüzden öfkemi hep dizginlerim; o bastırılan şeyin okurla yazarın ortak bir noktasında buluşmasını tercih ederim.” Son kitabı Geçici Manzara’nın diğerlerinden farklı olarak, öykülerin bir amaca hizmet etmeden, kendiliğinden birikerek oluştuğunu belirten yazar, dildeki yabancılaşma hissinin önemine dikkat çekti. AFORİZMA ÇAĞINDA SADELİĞİ KORUMAK Günümüzün “aforizma çağı” olduğunu söyleyen Hakan Bıçakçı, süslü ve fiyakalı cümlelerle okuru yakalama çabasından uzak durduğunu vurguladı. Sade yazmanın en zor şeylerden biri olduğunu ifade eden Bıçakçı, “Okuru anlatıcıyla değil, doğrudan karakterin durumuyla baş başa bırakmak istiyorum. Aradan çekilip okuru bir görgü tanığı kılmaya çalışıyorum. Şeffaf ve sade bir dilin peşindeyim. Fakat artık YouTube çağı, TikTok çağını yaşıyoruz. Gittikçe her şeyin görselleştiği bir çağda dil de görselleşiyor. Hâlâ kitaplar yazılıyor ama okurgillerin nesli gittikçe aslında tükeniyor. Her şey izlemeye dönüyor. Hikayeler hep var ve hep olacak, bu bir ihtiyaç ama hikaye ihtiyacımızı artık daha çok platformlar, diziler, filmler karşılıyor. Her şey görüntüye transfer edilmeye başlandı. Betimlemeler kayboluyor” değerlendirmesinde bulundu. Şehirle kurduğu ilişkiyi “aşk-nefret” olarak tanımlayan Bıçakçı, metinlerinde geleneksel doğa betimlemeleri yerine şehrin pürüzlerini kullandığını söyledi. Bozuk kaldırımlar, titreyen floresan ışıkları ve damlayan suların kendisi için birer ilham kaynağı olduğunu belirten yazar, şehrin adeta karakterleri yutan bir canavar gibi kurgularında yer aldığını ifade etti. Söyleşinin sonunda katılımcıların sorularını da yanıtlayan Hakan Bıçakçı, okurları için son kitabı “Geçici Manzara”yı imzaladı. Etkinlik sonunda yazara günün anısına bir hediye takdim edildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Enkaz Ayrıştırma Projesi Türkiye'de İlk Kez Malatya’da Uygulanıyor Haber

Enkaz Ayrıştırma Projesi Türkiye'de İlk Kez Malatya’da Uygulanıyor

Fransa'nın Türkiye Büyükelçisi İsabelle Dumont ve Fransız Kalkınma Ajansı Türkiye Müdürü Xavier Muron'u ağırlayan Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Fransız Kalkınma Ajansı ile Malatya Büyükşehir Belediyesi arasında yürütülen hibe projelerinin son durumunu değerlendirerek, kapsamlı bir istişarede bulundu. “MALATYA'MIZI YENİDEN AYAĞA KALDIRDIK” Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinde Malatya'nın büyük bir yıkım yaşadığına dikkat çekerek, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bakanlarımızın güçlü destekleri ve yerelde de yakaladığımız sinerjiyle Malatya'mızı yeniden ayağa kaldırdık. 121 bin bağımsız bölüm inşa ettik. Eskisinden daha güzel bir Malatya inşa ediyoruz" dedi. “MALATYA'NIN KAYISIDAN 500 MİLYON DOLAR GELİRİ VAR” Malatya'nın depremden sonra zirai don felaketini yaşadığını anımsatan Başkan Er, "Malatya'nın kayısıdan 500 milyon dolar geliri var. Ticareti katma değeri olan kiraz, üzüm ve ceviz gibi ürünlerimiz de bulunuyor. Depremden sonra Malatya çok ciddi bir ekonomik yara da aldı" bilgisini verdi. Başkan Er, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan ve Anadolu'da kurulan ilk şehir devleti olan Malatya'daki Arslantepe Höyüğü'nün Malatya için oldukça önemli olduğunu da sözlerine ekledi. “ENKAZ GERİ DÖNÜŞÜM TESİSİ KAPSAMINDA PİLOT PROJE MALATYA” Fransa'nın Türkiye Büyükelçisi İsabelle Dumont ise Malatya'da bulunmaktan memnun olduklarını ifade etti. Malatya'da deprem sonrası yapılan çalışmaların önemli olduğuna değinen Dumont, "İnsanlara moral verme için yaptığınız çalışma ve hayata geçirmek istediğiniz projeleri çok iyi anlıyorum. Bu noktada enkaz atığının kaldırılması insanlar için çok önemli. Enkaz ayrıştırma projesi, Türkiye'de ilk olacak. Enkaz Geri Dönüşüm Tesisi kapsamında pilot proje Malatya'da uygulanacak" diye konuştu. BAŞKAN ER: TESİSİ HIZLANDIRACAĞIZ Başkan Sami Er, en önemli işlerinin enkaz atığını rehabilite etmek olduğuna dikkat çekerek, "Ayrıştırma yapılan yerin deprem anıtı, yeşil alan olması için bir çalışma yürüteceğiz. Çevresel etki değerlendirme çalışmasına başladık. Enkaz geri dönüşüm ve rekreasyon alanı üzerinde çalışıyoruz. Enkaz bittikten sonra bu alanı yeşil alan olarak şehre kazandırmak istiyoruz. Tesisi hızlandıracağız. Sonraki aşamada da yeşil alan yapacağız" açıklamalarında bulundu. “DEPREM ATIKLARININ AYRIŞTIRMA PROJESİNE ÇOK ÖNEM VERİYORUZ” Fransız Kalkınma Ajansı Türkiye Müdürü Xavier Muron, Türkiye'de ilk Malatya'da hayata geçirilecek olan deprem atıklarının ayrıştırma projesine çok önem verdiklerini kaydederek, "Proje başarılı olursa dalgalanacak ve başka iller içinde uygulanabilecek" dedi. Malatya'da deprem sonrası enkaz atığının kaldırılması noktasında tesis kurulması hususunda protokol imzaladıklarını anımsatan Muron, MASKİ ile içme suyu ve kanalizasyon altyapısıyla ilgili iki proje geliştirdiklerini kaydetti. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, uğurlama esnasında Fransa'nın Türkiye Büyükelçisi İsabelle Dumont'a belediye binası içerisinde inşa edilen kütüphane hakkında da bilgi verdi. Başkan Er, "Bölgenin en büyük kütüphanesini inşa ediyoruz. 3600 metrekare alan üzerine inşa ettiğimiz kütüphanede aynı anda 815 kişi yer alabilecek. Burada amfimiz, ders çalışma alanları, seminer salonları ve bilgisayar sınıfları olacak. 7/24 açık olacak kütüphanemizde öğrencilere çay, su, kahve ve çorba ikramlarımız olacak" bilgisini verdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

PepsiCo Vakfı ve Ahbap İş Birliğiyle Hatay’da Gençlik Merkezi Açıldı Haber

PepsiCo Vakfı ve Ahbap İş Birliğiyle Hatay’da Gençlik Merkezi Açıldı

Bu kapsamda PepsiCo, Hatay’da Ahbap Derneği iş birliğiyle Gençlik Merkezi açtı. Hatay Defne Gençlik Merkezi, depremden etkilenen gençlerin eğitim, kişisel gelişim ve psiko-sosyal ihtiyaçlarına destek olarak, onları geleceğe hazırlamayı amaçlıyor. Merkez, gençlere güvenli bir sosyal alan sunarken, aynı zamanda sanattan dijital becerilere kadar çeşitli alanlarda kendilerini geliştirme fırsatı sunacak. PepsiCo Vakfı, 6 Şubat depremlerinden ağır etkilenen Hatay’a olan desteklerine depremin üçüncü yıl dönümünde bir yenisini daha ekledi. PepsiCo Vakfı bu kapsamda Ahbap Derneği iş birliğiyle Hatay’ın Defne ilçesinde Gençlik Merkezi açtı. Merkez, deprem bölgesindeki gençlerin eğitim, kişisel gelişim ve sosyal ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde tasarlandı. Ayrıca gençlerin karar alma süreçlerine katılımını teşvik eden, iyi olma halini artırmaya yönelik çalışmalar da Hatay Defne Gençlik Merkezi’nde yürütülecek. Merkezde; Müzik Atölyesi, El Sanatları Atölyesi, Bilgisayar Atölyesi, Akademik Atölye ve kütüphane yer alıyor. Tesis, gençlere hem öğrenebilecekleri hem de kendilerini geliştirebilecekleri güvenli bir ortam yaratmayı amaçlıyor. Bu proje aynı zamanda, PepsiCo’nun sürdürülebilir bir gelecek için attığı adımların ve toplumsal yatırım taahhüdünün Türkiye’deki en somut örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. PepsiCo Türkiye Genel Müdürü Ergün Günay: “6 Şubat depremlerinin ardından bölge halkının yanında olmaya kararlılıkla devam ediyoruz” Bölge halkının yaralarını sarmak için var güçleriyle çalışmaya devam ettiklerini ifade eden PepsiCo Türkiye Genel Müdürü Ergün Günay; “6 Şubat depremlerinin yıldönümünde, kaybettiğimiz tüm canları saygı ve rahmetle anıyor, geride kalan ailelere ve yakınlarına bir kez daha başsağlığı ve sabır diliyoruz. Yaşananların izlerinin kolay silinmeyeceğinin ve bölgenin uzun soluklu bir iyileşme sürecine ihtiyaç duyduğunun farkındayız. Bu süreçte hepimizin üstüne düşen sorumluluğu yerine getirmesi gerektiğine inanıyorum. PepsiCo Türkiye olarak, depremin hemen ardından bölge halkının yanında olmak için harekete geçtik. Öncelikle, kısa vadede acil ihtiyaçların karşılanmasına destek verdik. Ancak bununla yetinmedik. Bölgenin uzun vadede yeniden kalkınması ve ayağa kalkması için sürdürülebilir projeler geliştirmeyi öncelik haline getirdik. Bu kapsamda hayata geçirdiğimiz önemli projelerden biri de PepsiCo Vakfı desteği ve Anadolu Meraları iş birliğiyle Hatay Samandağ’da başlattığımız ‘Ortak Hareket, Yeniden Bereket’ Projesi oldu. Bu projeyle, bölgedeki çiftçilere yalnızca maddi destek sağlamakla kalmadık; aynı zamanda onları bilgiyle, rehberlikle ve sürdürülebilir tarım uygulamalarıyla da güçlendirdik. Proje kapsamında çiftçilere; hibe desteği sağladık, eğitimler ve mentorluk programları sunduk, bölgenin iklimine ve ihtiyaçlarına uygun, dirençli bir gıda ağı modeli üzerinde çalıştık. Samandağ Tarımsal Kalkınma Kooperatifi aracılığıyla, çiftçilerimize hem kendi arazilerinde hem de proje kapsamında kurduğumuz Topluluk Merkezli Üretim Alanı’ndaki seralarda ve açık alanlarda üretim yapmaları için imkânlar sağladık. Bugün bu proje sayesinde çiftçilerimiz; coğrafi işaretli bir ürün olan Samandağ biberi başta olmak üzere, marul, domates, salatalık, mantar ve fide üretimi yaparak bölge ekonomisine katkı sunuyor, kendi geçim kaynaklarını yeniden inşa ediyor” açıklamasında bulundu. “Gençlerin spor, sanat ve eğitim aracılığıyla hayata yeniden tutunmalarına katkı sağlamayı önemsiyoruz” Depremin ardından sadece altyapı ve ekonomik kalkınma değil, özellikle gençlerimizin psikolojik, sosyal ve kültürel olarak yeniden güçlenmesi için de çeşitli projeler geliştirmeye özen gösterdiklerini dile getiren Günay, “Gençlerin spor, sanat ve eğitim aracılığıyla hayata yeniden tutunmalarına katkı sağlamayı çok önemsiyoruz. Bu kapsamda, “Pepsi Yıldız Futbolcu Seminerleri” projemizi iki yıl önce “Pepsi Geleceğin Yıldız Futbolcularına Destek Projesi” adıyla deprem bölgesinde yeniden kurguladık ve ülkemizin genç futbolcularına amacına uygun şekilde fayda sağlamasını sürdürdük. Projemizi, bölgede futbola gönül vermiş gençlerimize biraz olsun moral verebilmek, umutların yeniden filizlenmesine katkı sağlamak amacıyla başlattık. PepsiCo Türkiye olarak futbolun iyileştirici gücüne inanıyor, bu alanla ilgilenen yetenekli gençlerimizin gelişimine pozitif katkılar sunmayı önemsiyoruz. Bu doğrultuda, depremden etkilenen bölgede yer alan tüm U19 Elit A ve B Ligi takımlarına yani Hatayspor, Gaziantep FK, Adana Demirspor, Yeni Malatyaspor ve Adanaspor A.Ş. kulüplerine destek olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz” dedi. “Gençlerin sosyal ve kültürel gelişimi için kapsayıcı bir mekân” Günay, “Şimdi de Ahbap Derneği iş birliği ile Hatay’da bir Gençlik Merkezi hayata geçirdik. Defne’de hayata geçirdiğimiz bu merkez, 427 metrekare kapalı alanı, yaklaşık 500 metrekarelik bahçesi ve geniş atölye imkânlarıyla gençlerimizin sosyal, kültürel ve akademik gelişimlerini destekleyecek şekilde tasarlandı. 12-29 yaş aralığındaki gençler; müzik, el sanatları, bilgisayar, akademik destek ve kütüphane gibi imkânlardan yararlanabilecek, aynı zamanda sosyal kulüpler, gönüllülük timleri, spor ve kültürel faaliyetlerle kendilerini geliştirme fırsatı bulacaklar. Hatay’ın yeniden ayağa kalkışında gençlerimizin enerjisinin belirleyici olacağına inanıyor, bu merkezin onlara ilham verecek bir buluşma noktası olmasını diliyoruz” dedi. Ahbap Derneği Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Levent ise, “Depremden bu yana PepsiCo Vakfı ile sıklıkla iletişim halindeydik. Bugün Hatay’ın gençlerine armağan ettiğimiz Defne Gençlik Merkezi, gençlerin bir araya gelip üretebileceği, öğrenebileceği ve kendini geliştirebileceği bir alan olarak tasarlandı. Gençlerin zaman geçirebileceği, ders çalışabileceği, farklı kurslarla yeni beceriler kazanabileceği bu merkezin, Hatay’da gençler için güçlü bir buluşma noktası olacağına inanıyoruz. Hatay’ın ilk gençlik merkezini birlikte hayata geçirdiğimiz PepsiCo Vakfı’na teşekkür ediyoruz” açıklamasında bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TEGV, Deprem Bölgesinde İlk Günden Beri Çocukların Yanında Haber

TEGV, Deprem Bölgesinde İlk Günden Beri Çocukların Yanında

Depremden etkilenen çocukların eğitimden kopmaması, güvenli öğrenme alanlarına erişebilmesi ve sosyal-duygusal gelişimlerinin desteklenmesi için çalışmalar kesintisiz olarak sürdürüldü. TEGV, 15 Ateşböceği, 8 Konteyner Öğrenim Birimi ve sabit etkinlik noktalarıyla hâlâ bölgede faaliyet göstermeye devam ediyor. “Bir Çocuk Değişir, Türkiye Gelişir” vizyonuyla nitelikli eğitimi Türkiye’nin dört bir yanındaki çocuklarla buluşturan ve 30 yılı geride bırakan Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV), bugüne kadar 108 bini aşkın gönüllüsü ve bağışçılarının desteğiyle 3.3 milyondan fazla çocuğa ulaştı. TEGV, 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından, geçmiş afet deneyimlerinden edindiği tecrübeyle ilk günden itibaren hızlı ve koordineli bir şekilde bölgede çalışmalara başladı ve deprem sonrasında da aynı kararlılıkla çocukların yanında yer almaya devam etti. Bugüne kadar deprem bölgesinde 104 binden fazla çocuk nitelikli eğitimle buluşturulurken, yaklaşık 4 bin gönüllünün katkısıyla 1.9 milyon saat etkinlik gerçekleştirildi. TEGV İlk Andan İtibaren Bölgedeydi 1999 Marmara Depremi sonrasında faaliyete geçen ve Bingöl, Van, Elazığ, İzmir, Soma ve Marmaris’te yaşanan afetlerin ardından çocukların eğitimine devam edebilmesi için yola çıkan TEGV Ateşböceği Öğrenim Birimleri, operasyon deneyimi ve geniş gönüllü ağıyla yaraları sarmak için yine çocukların ve ailelerinin yanındaydı. TEGV, 6 Şubat depremleri sırasında bölgede bulunan 6 Ateşböceği (Malatya, Kahramanmaraş, Hatay, Diyarbakır) ve Şanlıurfa ile Adana’daki iki sabit etkinlik noktasında depremden etkilenen vatandaşlara ilk andan itibaren barınma, ısınma, temel gıda ve hijyen desteği sağladı. Depremi takip eden süreçte TEGV’in 17 Ateşböceği’nin tamamı afet bölgesine yönlendirilerek çocuklarla etkinlikler gerçekleştirildi. Türkiye’nin dört bir yanındaki TEGV gönüllüleri çocuklarla sosyal-duygusal temelli etkinlikler gerçekleştirerek çalışmalara katkı sağladı. TEGV bağışçılarının desteğiyle sayıları artan ve toplumsal dayanışmanın güçlü bir parçası olan Ateşböcekleri; tasarım, bilişim, sanat, bilim ve trafik gibi farklı temalarda eğitim içerikleriyle Türkiye’nin dört bir yanında yol kat edip çocuklara ulaşıyor. TEGV’in halen 21 araçtan oluşan Ateşböceği filosundaki 15 araç deprem bölgesinde aktif görev yaparken; 8 konteyner öğrenim birimi ile Diyarbakır ve Gaziantep’teki sabit etkinlik noktalarında da faaliyetler sürüyor. “Tüm Gücümüzle Oradaydık, Oradayız” TEGV Genel Müdürü Sait Tosyalı, deprem bölgesinde yürütülen çalışmalara ilişkin değerlendirmesinde, çocukların nitelikli eğitime erişiminin uzun vadeli etkisine dikkat çekti: “6 Şubat depremlerinin ardından ilk günden itibaren bölgedeydik; bugün de aynı kararlılıkla oradayız. Bölgede sunduğumuz eğitim desteği, çocuklar için yalnızca bilgi değil; güven, dayanıklılık ve umut anlamına geliyor. Çocukların nitelikli eğitime erişiminin geleceğin inşasında belirleyici bir rolü olduğuna inanıyoruz. Bu anlayışla deprem sonrası çalışmalarımızı geçici değil, sürdürülebilir bir yaklaşımla ele aldık. Yanımızda olan destekçilerimizle ve gönüllülerimizle birlikte, ‘Tüm Gücümüzle Oradaydık, Oradayız’ diyerek çocukların sosyal-duygusal gelişimlerini ve hayatla bağlarını güçlendirmeyi temel sorumluluğumuz olarak görüyoruz.” Yeni Öğrenim Alanları ve Sürdürülebilir Etki Sahadaki ihtiyaçlar doğrultusunda yalnızca geçici değil, kalıcı çözümler üretmeyi hedefleyen TEGV, yerel yönetimler ve kurumların destekleriyle deprem bölgesinde yeni öğrenim birimleri oluşturdu. Daha fazla çocuğa ulaşmak amacıyla MediaMarkt, Tırsan, İstanbul Rotary, Migros ve Pınar’ın katkılarıyla 9 yeni Ateşböceği Mobil Öğrenim Birimi filoya dâhil edilerek çocuklarla buluşturuldu. Yerel yönetimlerin desteğiyle, Shell Türkiye ve Vehbi Koç Vakfı sponsorluğunda Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya’da 15 Konteyner Kent Öğrenim Birimi kısa sürede faaliyete geçti. Ayrıca Diyarbakır’da ve Gaziantep’te iki yeni sabit etkinlik noktası çocuklara kapılarını açtı. TEGV’in katkılarıyla Hatay’da bir kütüphane kuruldu; 1.000 çocuğa temel bisiklet eğitimi verilerek bisiklet armağan edildi. TEGV, yürüttüğü tüm bu çalışmalarla çocukların yalnızca eğitim ihtiyaçlarını değil, aynı zamanda sosyal-duygusal gelişimlerini ve gündelik hayata yeniden uyum süreçlerini destekleyen bütüncül bir yaklaşımı benimsedi. Çocuklara Umut Olup Güvenli Yarınlar Yaratmak için Kalıcı Birimler Hedefleniyor Afetlere karşı uzun vadeli ve kalıcı bir etki yaratmayı hedefleyen Vakıf, Allianz Türkiye iş birliğiyle hayata geçirilen “Bilinçli Adımlar, Güvenli Yarınlar” programını Türkiye genelinde uyguluyor. Program kapsamında çocukların afetlere hazırlık konusunda bilinçlenmesi ve toplumsal afet farkındalığının kalıcı biçimde güçlendirilmesi amaçlanıyor. Programın başlangıcından bu yana Türkiye genelinde 27 binden fazla çocuk programdan faydalandı. Deprem bölgesinde konteyner alanlarının tahliyesi ve konutlara geçiş süreciyle birlikte, konteyner öğrenim birimlerinin faaliyetleri ihtiyaç ve planlamalar doğrultusunda kademeli olarak sonlandırılmaktadır. TEGV, bölgede devam eden ihtiyaçları gözeterek, yerel idarelerin destekleriyle kalıcı etkinlik noktalarının kurulmasına ve sürdürülebilir faaliyetlere yönelik planlama ve çalışmalarını sürdürmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MST İş Makinaları’ndan “Kitaptan Sahaya” Uzanan Gelişim Modeli Haber

MST İş Makinaları’ndan “Kitaptan Sahaya” Uzanan Gelişim Modeli

İş Makinaları sektörünün güçlü markası MST İş Makinaları, kurumsal gelişim stratejileri kapsamında çalışanlarının da katılımıyla yeni bir inisiyatif başlattı. Değişimin bireyden başlayarak tüm organizasyona yayılacağı felsefesiyle kurgulanan bu model; sadece bir eğitim çalışması değil, sürdürülebilir bir "öğrenme kültürü" inşası olarak öne çıkıyor. Proje kapsamında, MST’nin farklı departmanlarından bir araya gelen gönüllü çalışan grupları, ortak kararla belirlenen stratejik kitapları derinlemesine analiz ediyor. "Okuma → Tartışma → Analiz → Uygulama → Raporlama" döngüsüyle ilerleyen süreçte, haftalık buluşmalar gerçekleştiren ekipler; kitaplardaki teorik yaklaşımları fabrikadaki gerçek iş problemlerine çözüm üretmek için kullanıyor. Tamamen iç kaynaklarla yürütülen stratejik model, herhangi bir dış danışmanlık almadan tamamen kurumun kendi iç potansiyeli ve insan kaynağı ile yürütülüyor. Gönüllülük esasına dayanan bu yapı sayesinde, bölümler arası etkileşim artarken sahadan uygulanabilir ve ölçülebilir çözüm önerileri geliştiriliyor. MST yetkilileri, hayata geçirilen bu modelin uzun vadeli hedeflerine ilişkin şu bilgileri paylaştı: "Bu çalışmayı sadece bir sosyal aktivite olarak değil, stratejik bir gelişim modeli olarak görüyoruz. Amacımız, 'Önce kendimiz, sonra fabrikamız' diyerek çalışanlarımızın analitik düşünme ve problem çözme yetkinliklerini artırmak, ardından bu kazanımları somut iş sonuçlarına yansıtmaktır. İlerleyen dönemde fabrika içinde kurulacak bir kütüphane ile okuma kültürünü tüm organizasyon geneline yaymayı da hedefliyoruz". Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.