Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kvkk

Kapsül Haber Ajansı - Kvkk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kvkk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Finans Dünyasının Karar Vericileri TechFinTech 2026’da Buluştu Haber

Finans Dünyasının Karar Vericileri TechFinTech 2026’da Buluştu

4. defa gerçekleşen etkinlikte, dijital finans ekosisteminin bugünü ve geleceği çok boyutlu bir perspektifle ele alındı. Ana sponsorluğunu Mayasoft’un üstlendiği etkinlikte; gerçek zamanlı ekonomi, yapay zekâ destekli finansal karar mekanizmaları, gömülü finans ve otonom sistemler gibi kritik başlıklar yoğun bir program kapsamında değerlendirildi. Türkiye’nin finans ve teknoloji alanındaki stratejik buluşmalarından biri olarak konumlanan TechFinTech’te yalnızca mevcut dönüşümü değil, finansın geleceğinin nasıl şekilleneceğini de çok boyutlu bir perspektifle ele alındı. Bilişim Zirvesi Etkinlik Şirketi tarafından 4. kez gerçekleştirilen etkinlikte, gerçek zamanlı ekonomi, yapay zekâ destekli finansal karar mekanizmaları, gömülü finans ve otonom sistemler gibi kritik başlıklar büyük ilgi gören oturumlarda kapsamlı şekilde değerlendirildi. Finansın Yeni Oyun Kuralları TechFinTech Sahnesinde TechFintech 2026 açılış konuşmasını BTHaber Genel Yayın Koordinatörü Ayhan Sevgi yaptı. Sevgi, “Finansal Dijitalleşmenin Yeni Evresi” başlıklı açılış konuşmasında, “Son 3 yıl durgunluk yaşayan fintech dünyası, 2025’te küresel yatırımların 116 milyar dolara ulaşmasıyla yeniden yükselişe geçti. Fintech’ler artık alternatif değil, geleceğin finansal altyapısı olarak konumlanırken; Türkiye’de sektör yaklaşık 214 milyon dolarlık yatırım ile startup yatırımlarında işlem hacmi bakımından ikinci sıraya yerleşti. Yatırımcı ilgisi varlık yönetimi ve yatırım odaklı çözümlere kayarken, özellikle dolandırıcılık önleme ve kritik skorlama alanlarında yapay zeka algoritmaları, operasyonel maliyetleri düşürerek verimliliği ana yatırım odağı haline getiriyor. Bu teknolojik gelişmelerin yakın gelecekte fintech sekötürnün en önemli belirleyicisi olacağı tahmin ediliyor” dedi. Etkinliğin ana konuşmacısı Deloitte Sorumlu Ortak ve Blokzincir Hizmetleri Lideri Uğur Kağan Dinçsoy, konuşmasında “Finansın Yeni Denkleminde Kim Nerede?” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Dinçsoy sunumunda “Fintech dünyasında son dönemde dikey yapılardan yatay modellere geçiş hızlanırken, şirketler yazılım ve BT süreçlerini dış kaynak kullanmak yerine kendi bünyelerine alarak daha hızlı ve verimli büyümeye yöneliyor. Yapay zeka uygulamaları kullanıcı harcamalarında oyun harcamalarını geride bırakmaya başlarken, bu durum önemli bir trend değişimine işaret ediyor. Türkiye’de artan yatırım ilgisi ve global oyuncuların potansiyel girişleriyle birlikte rekabetin daha da sertleşmesi bekleniyor. Hyperscaler yatırımlarının Türkiye’ye gelmesiyle regülasyon kaynaklı sıkışıklıkların azalacağı öngörülüyor. Bankacılık tarafında ise platform bankacılığına ek olarak servis bankacılığı modeli öne çıkarken, müşteri deneyimi de merkeze yerleşiyor. Kripto varlıklar tarafında ise sıkılaşan regülasyonlarla birlikte saklama hizmetleri yeni dönemin temel başlıkları haline geliyor. Tüm bu dönüşüm içinde fintech şirketleri için artık sadece büyüme değil; risk yönetimi, uyum ve sürdürülebilir kârlılık en kritik öncelikler olarak öne çıkıyor” dedi. Ana sponsor Mayasoft’un CEO’su Yasin Aşır, “Finansın Yeni Altyapısı: Gerçek Zamanlı, Akıllı, Kesintisiz” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Aşır sunumunda; “Finansın yeni işletim sistemi yazılırken müşteri deneyimi veriyle tamamen entegre hale gelmiş durumda; karar alma süreçleri köklü bir dönüşüm yaşıyor. Eskiden sezgisel ve tecrübeye dayalı kararlar alınırken, bugün veriyi bir ‘yakıt’ gibi kullanarak iş zekâsı çıktıları ve algoritmalarla daha akıllı, veri odaklı kararlar veriliyor. Bu yapıya yapay zekanın eklenmesiyle çok daha güçlü sonuçlar ortaya çıkıyor. Yapay zeka günlük hayatımızda ve finans sektöründe aktif şekilde kullanılmaya başlanmış olsa da hangi ölçekte, hedefle ve regülasyon çerçevesinde kullanılacağı hâlâ kritik bir soru olarak duruyor. Öte yandan artan entegrasyonlar ve genişleyen API ekosistemi sistemleri daha kırılgan hale getirirken, saldırı yüzeylerinin büyümesi ve yapay zeka destekli tehditlerdeki artış bu riski daha da belirgin kılıyor. Bu nedenle geleceğin kazananları yalnızca teknolojiyi kullananlar değil; yapay zekayı güvenli ve regülasyonlara uyumlu şekilde kurumsallaştıran, altyapıyı güçlü ve esnek kurgulayan, ekosistemi güvenle yöneten ve operasyonlarını kesintisiz sürdürebilen kurumlar olacak. Yarının kazananları ekosistemi kuran değil, güvenle yöneten olacak” dedi. Finansta Karar Mekanizması Yeniden Şekilleniyor Verinin karar verme süreçlerindeki yeri ve etkisinin panelistler tarafından ele alındığı “Veriyle Karar Veren C-Suite” ana panelinin moderatörlüğünü BTHaber Başkanı Murat Göçe üstlendi. Murat Göçe giriş konuşmasında “Bir zamanlar bankacılık işlemleri hesap cüzdanına bağlıydı; bugün ise fintech ve yapay zekâ ile bambaşka bir noktadayız. Eskiden başka bir şubeden para çekmek günler sürerken, bugün finans dünyası hız ve teknolojiyle yeniden şekilleniyor. Artık sadece bankalar değil; fintech’ler, ödeme sistemleri ve yapay zekâ da finansın merkezinde yer alıyor” diyerek alınan yola dikkat çekti. Panel konuğu Koç Finans CFO’su Doğu Özden, “Veri ve yapay zekâ aslında karar vermiyor; önemli bir girdi sağlıyor ancak burada hala karar verenler veriyi yönetenler. Ancak burada veriyi zaman zaman kutsallaştırdığımızı da düşünüyorum. Burada veriye karşı çok duygusal olmadan onu yöneterek o duygusallığı tecrübe ile sonraki aşamaları devreye almamız gerekir. Veri bize sadece bir fotoğraf sunuyor ve bu fotoğraf çoğu zaman soğuk olabilir. Günün sonunda o kararı verirken bu fotoğrafın üzerine bağlamı, tecrübeyi ve insan faktörünü eklemek gerekir. Bu yüzden bugün geldiğimiz noktada yapay zekâdan ziyade hibrit zekânın, yani insan ve yapay zekânın birlikte çalışmasının daha doğru olduğunu düşünüyorum” açıklamasında bulundu. Panelde görüşlerini paylaşan bir diğer konuk isim ING Türkiye IT Direktörü Hale Kocabıyık, “Veri üretimi ve anlamlandırılması hiç olmadığı kadar hızlandı; bu da doğal olarak kararların aynı hızda alınması beklentisini doğurdu. Ancak organizasyonlarda her kararın doğası farklıdır. Bu nedenle mesele, veri ile karar alma süreçleri arasındaki bir hız farkı değil; kararların doğası gereği farklı hız ihtiyaçlarına sahip olmasıdır. Bu bağlamda asıl kritik konu, hangi kararın ne şekilde ve hangi hızda verilmesi gerektiğini doğru tasarlayabilmek, yani sağlam ve işlevsel bir karar mimarisi kurabilmektir. Bu başarıldığında, kararın ihtiyacı ile veri akışı zaten doğal olarak senkronize olur” diyerek görüşlerini aktardı. Ana panel sponsoru HPE İş Geliştirme ve Dönüşüm Projeleri Yöneticisi Mert Sarıkaya ise “Veri, kararın tek kaynağı değil; çoğu zaman insanlar sezgileriyle bir noktaya geliyor ve veriyi bunu desteklemek için kullanıyor. Bunun arkasında insan psikolojisi, ön yargılar ve veriyi seçme biçimimiz yatıyor. Ayrıca veri bize geçmişi ve bugünü gösterirken, biz karar verirken geleceği tahmin etmeye çalışıyoruz. Bu noktada bağlam, sezgi ve tecrübe devreye giriyor ve nihai kararı şekillendiriyor. Yapay zekânın yükselişiyle birlikte kararların bir kısmını makinelere bırakıyoruz; ancak asıl soru artık şu: İnsan bu sürecin neresinde konumlanacak ve nasıl değer katacak?” dedi. Bulut, GPU ve Yapay Zekâ ile Finansın Yeni Altyapısı “Finans Sektöründe Dijital Dayanıklılık: Bulut, Regülasyon ve Süreklilik” başlıklı oturumda konuşan İşNet Satış Direktörü Pınar Tüfenkci, “Yapay zekâ dönüşümünün etkisi hızla artarken, İşNet olarak GPU as a Service hizmetimizle şirketlerin NVIDIA H100 ve H200 gibi güçlü GPU’lara bulut üzerinden, donanım yatırımı yapmadan erişmesini sağlıyoruz. Bu yapı, Türkiye’nin finans bulutu gereklilikleri ve KVKK uyumluluğu gözetilerek tasarlandı; böylece kurumlar hem yüksek işlem gücüne hem de güçlü veri güvenliği altyapısına sahip oluyor. GPU tabanlı altyapımız ve akıllı yönetim katmanımız sayesinde yapay zekâ uygulamalarını güvenli, ölçeklenebilir ve sürdürülebilir şekilde çalıştırarak fintech ekosisteminin dönüşümüne katkı sunuyoruz” dedi. Aynı oturumda yer alan Upsonic Co-Founder & CEO’su Taygun Alban ise “Upsonic olarak elektronik para kuruluşları, bankalar ve finansal kurumların dijital dönüşüm süreçlerinde aktif rol alıyor, fintech süreçlerini uçtan uca yapay zekâ ile otomatize etmeyi hedefliyoruz. Bu doğrultuda geliştirdiğimiz AI ajanlar, özellikle işe alım gibi karmaşık süreçlerde evrak toplama, doğrulama ve analiz adımlarını otomatikleştirerek operasyonel yükü önemli ölçüde azaltıyor. Ancak bu sistemlerin sürdürülebilir şekilde çalışabilmesi için güçlü, güvenli ve regülasyona uygun bir altyapı kritik önem taşıyor. Bu noktada İşNet ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği, yalnızca yüksek GPU kapasitesi ve yerel veri uyumluluğu sağlamakla kalmadı; aynı zamanda sunduğu esnek ve ölçeklenebilir altyapı sayesinde hem maliyet optimizasyonu sağlıyor hem de sürdürülebilir ve güvenilir bir büyüme modeli oluşturabiliyoruz” dedi. “Finansta Yapay Zekâ ile Değer Yaratmak: Bugün Ne Mümkün?” başlıklı sunumu gerçekleştiren Oredata COO’su Çağlar Kara, “Bugün dünya genelinde her 10 şirketin 9’u yapay zekâ ile ilgili çalışmalar yürütüyor; ancak bu projeleri ölçekleyebilen şirketlerin oranı hâlâ oldukça sınırlı. Kurumlar strateji tarafında belirli bir olgunluğa ulaşmış olsa da veri altyapısı ve organizasyonel kültür, dönüşümün önündeki en büyük engeller olarak öne çıkıyor. Yapay zekâ projelerinde başarıyı belirleyen unsur yalnızca teknoloji değil; aynı zamanda kurumların bu değişime ne kadar hızlı uyum sağlayabildiğidir. Bu nedenle kısa sürede değer üreten, ölçülebilir ve önceliklendirilmiş projelerle ilerlemek kritik önem taşıyor. Yapay zekâ artık bir tercih değil, rekabet gücünü korumak isteyen kurumlar için stratejik bir zorunluluk haline gelmiş durumda. Doğru kurgulanmış projelerle kurumlar, yatırım geri dönüşünü çok daha hızlı şekilde elde edebiliyor” diyerek görüşlerini paylaştı. “Finansın Kör Noktası, Erişilemeyen Müşteri Kitlesi” başlıklı sunumda Binclusive Kurucu Ortak Atakan Nalbant, “Finansın en kritik ancak çoğu zaman göz ardı edilen alanı erişilebilirlik. Bugün milyonlarca kullanıcı için mesele yalnızca teknolojiye ulaşmak değil, o teknolojiyi gerçekten kullanabilmek. Doğru tasarlanmayan dijital deneyimler kullanıcıları sistemin dışında bırakırken, erişilebilirlik artık sadece bir kullanıcı deneyimi konusu değil; aynı zamanda kurumlar için regülasyon, sorumluluk ve sürdürülebilir büyümenin temel bir parçası haline geliyor. Bu nedenle erişilebilirliği her yeni ürün ve özellikte temel bir öncelik olarak ele almak gerekiyor. Çünkü erişilebilirlik sağlandığında yalnızca belirli bir kullanıcı grubu değil, tüm kullanıcı deneyimi daha güçlü ve kapsayıcı hale geliyor” dedi. Ekonomist Dr. Hakan Yurdakul ise “Yeni Ekonomik Düzende Finans” başlıklı sunumunda; FinTech ekosisteminin üç katmanlı bir yapıdan oluştuğunu belirtti. İlk katmanda elektronik para ve ödeme kuruluşları ile dijital bankaların, ikinci katmanda analitik yapıların, üçüncü katmanda ise son kullanıcıya ulaşan dijital ödeme, müşteri sadakati ve gömülü finans uygulamalarının yer aldığını ifade eden Yurdakul, “Bu katmanlar arasında güçlü bir entegrasyon ve iş birliği sağlanması durumunda ekosistemin hızlı büyüyecek. Aksi durumda rekabet ve koordinasyon eksikliğinin önemli bir potansiyelin kaçırılmasına yol açabilir” dedi. Finans Dünyasında Dönüşüm ve Yeni Nesil Yaklaşımlar Bu yıl dördüncüsü gerçekleştirilen TechFinTech etkinliği, sektörün fikir önderlerini ve karar vericilerini bir araya getirerek katılımcılara farklı bakış açıları kazandırdı. Birbirinden farklı sunumlarıyla konuşmacı olarak etkinliğe değer katan isimler arasında; Boyner Büyük Mağazacılık CTO’su Cihan Yıldız, OdeaTech Data Yönetimi Direktörü Gamze Kaplan Gökalp, TFI Holding Group CFO’su Furkan Ünal, Dünya Katılım Bankası Servis ve Ekosistem Bankacılığı Direktörü Dr. Erhan Bahtiyar, MasterLabs Kurucu & CTO’su Kerem Çeliker, Hannover Fairs Turkey BT Dijitalleşme Projeleri ve Veri Yönetimi Direktörü Cihan Keser ve Trakya Yatırım Holding Teknoloji Başkanı Ümit Bilik yer aldı. Güçlü iş birlikleriyle hayata geçirilirken Techfintech’in bu yılki ana sponsoru Mayasoft oldu. Ana panel sponsorluğunu HPE üstlenirken, etkinliğin premium sponsorları İşNet ve Oredata oldu. Binclusive ve MasterLabs sunum sponsorları, E-Güven, Infotelica, İzometri, Pax, Techincube, Verion, Vesta ve WGuard ise tanıtım sponsorları olarak etkinlikte yer aldı. Hizmet sponsorları tarafında ise Ajans Press, Eti Danışmanlık, Faselis, Megisty, Pax, Postaban, Sirius ve Ventus Creative markaları yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bulutistan ve Enlighty’den Veri Temelli Karar Almaya Stratejik Ortaklık  Haber

Bulutistan ve Enlighty’den Veri Temelli Karar Almaya Stratejik Ortaklık 

Gerçekleştirilen iş birliğiyle markaların dijital dünyada üretilen veriyi güvenli ve ölçeklenebilir bir altyapı üzerinde gerçek zamanlı, derinlemesine ve aksiyona dönüştürülebilir içgörülere çevirebilmesi hedefleniyor. Enlighty’nin gelişmiş analitik yetkinliği ile Bulutistan’ın kurumsal seviyede güvenlik ve yüksek erişilebilirlik sunan altyapısı sayesinde, yalnızca veriyi işleyen değil; veriden anlam ve stratejik yön üreten bir yapı inşa ediliyor. Bu yapı, yapay zekâ destekli içgörü üretimini güçlendirirken, kurumların sürdürülebilir büyüme hedeflerini güvenli ve sağlam bir teknoloji altyapısı üzerinde hayata geçirmesine olanak tanıyor. Ayrıca markalar; gerçek zamanlı marka sağlığı ölçümü yapabilecek, 17 farklı duygu boyutunda tüketici algısını analiz edebilecek, tüketici yolculuğunu detaylı biçimde haritalayabilecek ve trend tahminiyle erken sinyalleri yakalayabilecek. Agentic AI mekanizması ise elde edilen bulguları somut stratejik önerilere dönüştürecek. Tüm süreç, KVKK ve uluslararası veri güvenliği standartlarına tam uyumlu bir mimari üzerinde sunularak kurumlara analizden öte öngörü ve karar desteği sağlayan bir sistem sunacak. Bu iş birliğindeki en temel unsur, yalnızca teknik bir barındırma (hosting) hizmeti sunması değil; stratejik bir büyüme ortaklığı modeli olarak tasarlanmış olması. Bulutistan ile kurulan yapı sayesinde platformun arka planında çalışan altyapı; güvenlik, regülasyon uyumu ve uzun vadeli ölçeklenebilirlik açısından kurumsal standartlarda konumlanıyor. Bu kapsamda veri mimarisi hem KVKK hem de uluslararası regülasyonlara uyumlu şekilde yapılandırılırken, yerel ve global pazarlara uygun veri lokasyonu çözümleriyle destekleniyor. Kurumsal güvenlik, operasyonel süreklilik ve sürdürülebilirlik perspektifi altyapının merkezine yerleştirilerek güçlü bir teknoloji omurgası oluşturuluyor. Altyapımız, sürdürülebilir büyümenin temelini oluşturuyor Enlighty CEO’su Özgen Yıldız, “Bulutistan ile hayata geçirdiğimiz bu iş birliği yalnızca teknik bir barındırma hizmeti değil, stratejik bir büyüme ortaklığı modeli. Platformumuz bugün milyonlarca dijital veri noktasını analiz edebilecek kapasiteye sahip olup, farklı sektörlerde eş zamanlı projeleri destekleyebilecek bir mimari üzerine inşa edildi. Bulutistan altyapısı sayesinde yüksek hacimli veri akışlarını kesintisiz işleyebiliyor, enterprise seviyesinde güvenlik standartlarını ve yüksek erişilebilirlik garantisini sağlayabiliyoruz. Bu yapı hem Türkiye’deki büyümemizi hem de İngiltere merkezli global genişleme stratejimizi teknik açıdan güçlü ve ölçeklenebilir bir zemine taşıyor” dedi. Yapay zekâ destekli içgörü, güvenli ve ölçeklenebilir altyapıyla mümkün Bulutistan Market Development Managing Director’ı Oğuz Kaya ise, “Türkiye’den çıkan ve global pazara açılan bir AI girişiminin büyüme yolculuğuna eşlik etmekten memnuniyet duyuyoruz. Teknolojik derinlik, veri güvenliği ve ölçeklenebilirliği aynı anda sağlayan bir altyapı sunmak, bizim en temel önceliklerimiz arasında yer alıyor. Enlighty ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, yalnızca teknik bir destek değil; uzun vadeli büyüme vizyonunu güvenli ve sürdürülebilir bir zemine taşıyan stratejik bir ortaklık niteliği taşıyor” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bulutistan ve Enlighty’den Veri Temelli Karar Almaya Stratejik Ortaklık  Haber

Bulutistan ve Enlighty’den Veri Temelli Karar Almaya Stratejik Ortaklık 

Enlighty’nin AI-native tüketici zekâsı platformu, Bulutistan’ın güvenli ve yüksek performanslı bulut altyapısıyla birleşerek ölçeklenebilir ve regülasyon uyumlu bir içgörü ekosistemi oluşturacak. Yapılan anlaşma, her gün hızla büyümeye devam Bulutistan ekosistemine dahil olan Enlighty’nin büyüme stratejisinin teknik açıdan sürdürülebilir ve uygulanabilir bir zemine oturtulmasına da katkı sağlayacak. Gerçekleştirilen iş birliğiyle markaların dijital dünyada üretilen veriyi güvenli ve ölçeklenebilir bir altyapı üzerinde gerçek zamanlı, derinlemesine ve aksiyona dönüştürülebilir içgörülere çevirebilmesi hedefleniyor. Enlighty’nin gelişmiş analitik yetkinliği ile Bulutistan’ın kurumsal seviyede güvenlik ve yüksek erişilebilirlik sunan altyapısı sayesinde, yalnızca veriyi işleyen değil; veriden anlam ve stratejik yön üreten bir yapı inşa ediliyor. Bu yapı, yapay zekâ destekli içgörü üretimini güçlendirirken, kurumların sürdürülebilir büyüme hedeflerini güvenli ve sağlam bir teknoloji altyapısı üzerinde hayata geçirmesine olanak tanıyor. Ayrıca markalar; gerçek zamanlı marka sağlığı ölçümü yapabilecek, 17 farklı duygu boyutunda tüketici algısını analiz edebilecek, tüketici yolculuğunu detaylı biçimde haritalayabilecek ve trend tahminiyle erken sinyalleri yakalayabilecek. Agentic AI mekanizması ise elde edilen bulguları somut stratejik önerilere dönüştürecek. Tüm süreç, KVKK ve uluslararası veri güvenliği standartlarına tam uyumlu bir mimari üzerinde sunularak kurumlara analizden öte öngörü ve karar desteği sağlayan bir sistem sunacak. Bu iş birliğindeki en temel unsur, yalnızca teknik bir barındırma (hosting) hizmeti sunması değil; stratejik bir büyüme ortaklığı modeli olarak tasarlanmış olması. Bulutistan ile kurulan yapı sayesinde platformun arka planında çalışan altyapı; güvenlik, regülasyon uyumu ve uzun vadeli ölçeklenebilirlik açısından kurumsal standartlarda konumlanıyor. Bu kapsamda veri mimarisi hem KVKK hem de uluslararası regülasyonlara uyumlu şekilde yapılandırılırken, yerel ve global pazarlara uygun veri lokasyonu çözümleriyle destekleniyor. Kurumsal güvenlik, operasyonel süreklilik ve sürdürülebilirlik perspektifi altyapının merkezine yerleştirilerek güçlü bir teknoloji omurgası oluşturuluyor. Altyapımız, sürdürülebilir büyümenin temelini oluşturuyor Enlighty CEO’su Özgen Yıldız, “Bulutistan ile hayata geçirdiğimiz bu iş birliği yalnızca teknik bir barındırma hizmeti değil, stratejik bir büyüme ortaklığı modeli. Platformumuz bugün milyonlarca dijital veri noktasını analiz edebilecek kapasiteye sahip olup, farklı sektörlerde eş zamanlı projeleri destekleyebilecek bir mimari üzerine inşa edildi. Bulutistan altyapısı sayesinde yüksek hacimli veri akışlarını kesintisiz işleyebiliyor, enterprise seviyesinde güvenlik standartlarını ve yüksek erişilebilirlik garantisini sağlayabiliyoruz. Bu yapı hem Türkiye’deki büyümemizi hem de İngiltere merkezli global genişleme stratejimizi teknik açıdan güçlü ve ölçeklenebilir bir zemine taşıyor” dedi. Yapay zekâ destekli içgörü, güvenli ve ölçeklenebilir altyapıyla mümkün Bulutistan Market Development Managing Director’ı Oğuz Kaya ise, “Türkiye’den çıkan ve global pazara açılan bir AI girişiminin büyüme yolculuğuna eşlik etmekten memnuniyet duyuyoruz. Teknolojik derinlik, veri güvenliği ve ölçeklenebilirliği aynı anda sağlayan bir altyapı sunmak, bizim en temel önceliklerimiz arasında yer alıyor. Enlighty ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, yalnızca teknik bir destek değil; uzun vadeli büyüme vizyonunu güvenli ve sürdürülebilir bir zemine taşıyan stratejik bir ortaklık niteliği taşıyor” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Aksa Doğalgaz'dan Dijital Hamle Haber

Aksa Doğalgaz'dan Dijital Hamle

Kullanıcılar, Play Store ve App Store’da yayınlanan Aksa Doğalgaz Mobil uygulamasını indirerek bağlantı anlaşmasından kullanım sözleşmesi yapmaya, endeks girerek fatura oluşturmadan ödeme ve sözleşme feshetmeye kadar tüm işlemleri hızlı ve güvenli bir şekilde tek ekranda gerçekleştirebiliyor. Türkiye’nin lider, Avrupa’nın dördüncü büyük doğal gaz dağıtım şirketi Aksa Doğalgaz, 30 il, 375 ilçe ve beldede yer alan aboneleri için SAP sistemine tam entegre mobil uygulamasını Play Store ve App Store’da yayınladı. Faaliyetlerini “Mükemmel müşteri deneyimi” hedefi çerçevesinde hayata geçirirken, teknolojiyi süreçlerinin merkezinde konumlandıran Aksa Doğalgaz’ın mobil uygulamasında işlemler güvenli altyapı üzerinden tek ekranda tamamlanarak birçok kolaylık eş zamanlı sunuluyor. İşlemler artık cebinizde Aksa Doğalgaz Mobil uygulamasında bağlantı anlaşması, kullanım sözleşmesi ve sözleşme fesih işlemi yapılabiliyor. Proje, sözleşme ve tesisat bilgisi sorgulanabiliyor. Aboneler, istek ve önerileri için taleplerini oluşturabiliyor ve bu taleplerine ilişkin güncel durumu anlık olarak takip edebiliyor. Abone üzerine kayıtlı tüm bağlantı anlaşmalarının ve kullanım sözleşmelerinin görüntülenebildiği uygulamada, fatura ödeme işlemi de gerçekleştirilebiliyorken, tüm işlemler Aksa Doğalgaz ofisleri ziyaret edilmeden 7/24 tamamlanabiliyor. Aksa Doğalgaz Mobil uygulamasında işlemler son teknoloji altyapılar üzerinden sağlanıyor. Ödeme işlemleri, lisanslı ve güvenli ödeme sistemleri aracılığıyla yapılıyor. Kişisel verilerin 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) kapsamında işlenip korunduğu uygulama, yalnızca hizmet sunumu için gerekli olan bilgileri talep ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

fzlPLUS Operasyonel Verimlilikle Rutin İşlerin %70’ini Otomatize Ediyor Haber

fzlPLUS Operasyonel Verimlilikle Rutin İşlerin %70’ini Otomatize Ediyor

fzlPLUS, omnichannel çözümleriyle müşteri yolculuğunu uçtan uca yöneterek şirketlere operasyonel verimlilik imkanı ve müşteri memnuniyetinde artış sağlıyor. Müşteri deneyimi, dijitalleşmenin etkisiyle köklü bir dönüşüm geçiriyor. Tüketiciler artık markalarla yalnızca çağrı merkezleri üzerinden değil; web, mobil uygulamalar, sosyal medya ve mesajlaşma platformları üzerinden de iletişim kuruyor. Bu değişim, şirketlerin müşteri temas noktalarını yeniden yapılandırmasını zorunlu kılarken, omnichannel (çok kanallı) çözümler rekabetin ana belirleyicilerinden biri haline geliyor. fzlPLUS verilerine göre, müşteri etkileşimlerinde dijital kanalların payı her geçen yıl artıyor. Sesli çağrı hâlâ kritik bir rol oynasa da toplam etkileşimlerin yaklaşık %35-40’ı dijital kanallar üzerinden gerçekleşiyor. Özellikle web formları ve WhatsApp gibi hızlı ve pratik iletişim imkânı sunan platformlar, müşterilerin ilk temas noktası olarak öne çıkıyor. Şirket, yıllık 6,1 milyonun üzerinde etkileşimi yöneten operasyon yapısıyla bu dönüşümü yakından gözlemliyor. Buna göre, sesli iletişim daha çok karmaşık ve empati gerektiren durumlarda tercih edilirken; dijital kanallar bilgi alma, hızlı işlem ve rutin talepler için kullanılıyor. Temas noktalarının artışı fırsat ve zorlukları birlikte getiriyor Müşteri temas noktalarının çeşitlenmesi, markalar için hem önemli fırsatlar hem de operasyonel zorluklar barındırıyor. Artan kanal sayısı müşteriye erişimi kolaylaştırırken; bu kanalların ayrı ayrı yönetilmesi durumunda deneyim kopuklukları ortaya çıkabiliyor. Müşterilerin farklı kanallarda aynı bilgileri tekrar etmek zorunda kalması ise memnuniyeti olumsuz etkileyen başlıca unsurlar arasında yer alıyor. Bu noktada omnichannel yaklaşım devreye giriyor. fzlPLUS, tüm temas noktalarını tek bir müşteri yolculuğu altında birleştirerek markalara entegre bir yapı sunuyor. Şirketin geliştirdiği altyapı sayesinde web, çağrı merkezi, WhatsApp ve diğer tüm kanallardan gelen veriler tek bir sistemde toplanıyor. “Müşteri zekâsı merkezi” yaklaşımı öne çıkıyor fzlPLUS’ın yaklaşımı, temas noktalarını yalnızca entegre etmekle sınırlı kalmıyor; aynı zamanda bu verileri anlamlandırarak gerçek zamanlı aksiyon alınmasını sağlıyor. “Müşteri zekâsı merkezi” olarak tanımlanan bu yapı sayesinde markalar; müşteri davranışlarını, taleplerini ve memnuniyet seviyelerini anlık olarak takip edebiliyor. Operasyonel verimlilik ve satış dönüşümü artıyor Omnichannel dönüşüm, yalnızca müşteri deneyimini iyileştirmekle kalmıyor; aynı zamanda şirketlerin operasyonel verimliliğine de doğrudan katkı sağlıyor. fzlPLUS verilerine göre, basit taleplerin önemli bir kısmı dijital kanallar üzerinden çözülebilirken, insan kaynağı daha kompleks süreçlere yönlendiriliyor. Bu durum maliyet optimizasyonu sağlarken, hizmet kalitesini de artırıyor. Örneğin, Agentic AI Entegrasyonu, rutin işlerin %70’ini otomatize ederek, insan temsilcilerin "değer katan" kompleks sorunlara odaklanmasını sağlıyor. Ayrıca doğru zamanda ve doğru kanaldan yapılan proaktif iletişimler, satış dönüşüm oranlarını yükseltiyor. Kişiselleştirilmiş müşteri deneyimi ise marka sadakatini güçlendirerek müşteri kaybını azaltıyor. Somut sonuçlar dikkat çekiyor fzlPLUS’ın omnichannel altyapısını kullanan bir sigorta projesinde elde edilen sonuçlar, dönüşümün etkisini ortaya koyuyor. Proje öncesinde ortalama 17 saat olan talep çözüm süresi önemli ölçüde kısalırken, müşterilerin farklı kanallarda tekrar bilgi verme ihtiyacı ortadan kaldırıldı. Duygu analizi ve süreç optimizasyonu sayesinde ilk temas çözüm oranı artarken, gereksiz geri aramalar da azaldı. Konu hakkında bilgi veren fzlPLUS Genel Müdürü Hüseyin Yerçok, “Bugün müşteri deneyimi artık tek bir kanaldan yönetilen bir süreç değil; birbirine entegre çalışan bir ekosistem. Biz yıllık 6 milyonu aşan etkileşimi yöneten bir yapı olarak, sesli ve dijital kanalları rakip değil, birbirini tamamlayan bir yapı olarak ele alıyoruz. Amacımız, müşterinin hangi kanaldan başlarsa başlasın kesintisiz, hızlı ve kişiselleştirilmiş bir deneyim yaşamasını sağlamak. Bu kanalları tek bir müşteri yolculuğunda anlamlı şekilde birleştirmek” dedi. Veri güvenliği ve regülasyon uyumu öncelikli Artan dijital temas noktalarıyla birlikte veri güvenliği de kritik bir başlık olarak öne çıkıyor. fzlPLUS, tüm müşteri verilerini merkezi bir altyapıda, yetkilendirme ve şifreleme teknolojileriyle koruyarak KVKK başta olmak üzere ilgili regülasyonlara uyumlu bir yapı sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeşil Dönüşümde Yapay Zeka Riski: "İştah Yüksek, KVKK Farkındalığı Düşük!" Haber

Yeşil Dönüşümde Yapay Zeka Riski: "İştah Yüksek, KVKK Farkındalığı Düşük!"

Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü koordinasyonunda gerçekleştirilen çalıştayın sonuçları, Türkiye'nin "Toplum 5.0" vizyonuyla uyumlu bir dijital dönüşüm sürecinde olduğunu ancak stratejik hataların veri güvenliğini tehdit ettiğini gösteriyor. Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Şenay Balbay, raporun ülkemiz için bir yol haritası niteliğinde olduğunu vurguladı. Yapay Zeka Çıkmazı: Veri Güvenliği Riski Altında mı? Raporun en dikkat çekici bölümlerinden biri, sanayicinin teknolojiye olan bakış açısı oldu. Sektörlerin yapay zeka ve dijitalleşme konusunda oldukça istekli olduğu görülse de iki büyük engel öne çıkıyor: KVKK İhmali: Yapay zeka projelerinde Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) yeterince önemsenmiyor. Doç. Dr. Balbay, "KVKK'nın göz ardı edildiği bir yapay zeka hamlesi, sektörel veri güvenliğini doğrudan riske atmaktadır" uyarısında bulundu. Veri Toplama Zayıflığı: Yapay zekayı besleyecek yeterli verinin toplanamaması ve süreç optimizasyonundaki hatalar, teknolojik dönüşümün verimini düşürüyor. KOBİ'ler İçin "Yeşil Finansman" Şart Türkiye sanayisinin bel kemiği olan KOBİ'ler, yeşil dönüşümde yalnız bırakılmamalı. Rapor, KOBİ'lerin önündeki iki temel bariyeri şu şekilde tanımlıyor: Raporlama Maliyetleri: Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları'na (TSRS) uyum sağlamak KOBİ'ler için mali bir yük. Bürokratik Engeller: Dönüşüm için gerekli finansmana erişimdeki zorluklar ve destek mekanizmalarının yetersizliği süreci yavaşlatıyor. En Büyük Tehdit: "Yetkin Uzman Eksikliği" Rapor, Türkiye'nin sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasında en büyük yapısal sorunun insan kaynağı olduğunu ortaya koydu. Koordinasyon Eksikliği: Kamu, üniversite ve sanayi arasındaki iş birliğinin zayıf kalması, projelerin kağıt üzerinde kalmasına neden oluyor. Stratejik Karar Verici Sorunu: Sürdürülebilirlik alanında stratejik kararlar alabilecek, teknik donanıma sahip uzman eksikliği sektörler için ciddi bir "tehdit" olarak tanımlanıyor. Eğitimde "Toplum 5.0" Modeli Üniversitelerden beklentinin değiştiğini belirten Doç. Dr. Balbay, klasik eğitim modellerinin yerine disiplinler arası ve "insan merkezli teknoloji eğitimi" anlayışının getirilmesi gerektiğini savundu. Sektör, üniversitelerden daha fazla uygulamalı eğitim programı talep ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Otellerde Kimlik Fotokopisi Dönemi Bitti! Haber

Otellerde Kimlik Fotokopisi Dönemi Bitti!

Avukat Özge Özmen Korkut, KVKK’nın turizm sektörüne yönelik kritik kararı hakkında şu bilgileri verdi: “Resmî Gazete’de yayımlanan 2025/2120 sayılı İlke Kararı ile, konaklama hizmeti sunan tüm tesislerin misafirlerden T.C. kimlik belgesi fotokopisi alması hukuka aykırı kabul edildi ve derhal durdurulması istendi. Karar, sektörde yaygınlaşan şikâyetler, ihbarlar ve veri güvenliğine ilişkin risklerin Kurul tarafından değerlendirilmesi sonucu alındı. KİMLİK BİLGİLERİ KAYDEDİLEBİLİR, FOTOKOPİ ALINAMAZ Kurul, ilgili tüm mevzuatı inceleyerek konaklama tesislerinin misafirin adı, soyadı, T.C. kimlik numarası ve oda bilgileri gibi temel kayıtları tutmasının “kanunlarda öngörülen” bir yükümlülük olduğunu vurguladı. Ancak kimlik doğrulaması için gerekli bilgilerin ötesine geçilerek kimlik belgesinin fotokopisinin alınması, saklanması veya sisteme yüklenmesi, Kanun’un 5. ve 6. maddeleri gereğince ölçülülük ilkesine aykırı bulundu. Kararda, kimlik fotokopisindeki fotoğraf, din, kan grubu gibi özel nitelikli kişisel verilerin gereksiz yere işlenmesinin veri güvenliği bakımından ciddi risk oluşturduğu belirtildi. ESKİ FOTOKOPİLER DE İMHA EDİLECEK KVKK, sadece yeni işlemler için değil geçmişte alınmış fotokopiler için de net bir yükümlülük getirdi: Konaklama amacıyla daha önce alınmış tüm T.C. kimlik fotokopilerinin, veri sorumluları tarafından Kanun’un 7. maddesi uyarınca imha edilmesi zorunlu. Bu imha işleminin, teknik ve idari tedbirlerle güvenli şekilde yapılması gerekiyor. “HUKUKİ DAYANAĞI YOK, GEREĞİNDEN FAZLA VERİ İŞLENİYOR” Kurul, otellerin kimlik fotokopisi alma alışkanlığının herhangi bir kanuni dayanağının bulunmadığını açıkça belirtti. Mevzuatta yer alan yükümlülüklerin kimlik fotokopisinden ziyade: Kimlik bilgilerini kayıt altına alma, Kimlik gösterilerek doğrulama yapma, Geliş–ayrılış bilgilerinin kolluğa bildirilmesi şeklinde olduğu ifade edildi. Bu nedenle fotokopi alma uygulaması, Kanun’un “veri minimalizasyonu” ilkesine aykırı olarak değerlendirildi. TURİZM SEKTÖRÜNDE YENİ DÖNEM Kararın ardından Türkiye genelinde tüm konaklama tesisleri artık: T.C. kimlik kartı veya pasaport yalnızca gösterilmek suretiyle doğrulama yapacak, Misafir bilgilerinin kaydını yasal çerçevede tutacak, Kimlik belgesi fotokopisini alamayacak, işleyemeyecek, saklayamayacak, Geçmiş fotokopileri imha edecek. KVKK, karara aykırı hareket eden tesisler hakkında Kanun’un 18. maddesi gereğince yaptırım uygulanacağını hatırlattı. KİŞİSEL VERİ GÜVENLİĞİ GÜÇLENDİRİLİYOR Bu düzenleme ile özellikle tatil bölgelerinde milyonlarca kişinin kimlik verilerinin kötüye kullanım ihtimalinin azaltılması ve sektörde veri güvenliğinin güçlendirilmesi amaçlanıyor.”

Yapay Zekâ Turizmde Geliri Artıracak, Maliyetleri Azaltacak Haber

Yapay Zekâ Turizmde Geliri Artıracak, Maliyetleri Azaltacak

Turizm sektörünün teknolojiyle entegrasyonunu güçlendirmek amacıyla düzenlenen 10. Turizm Teknolojileri Zirvesi, sektör profesyonellerini, teknoloji liderlerini ve kamu temsilcilerini Antalya’da bir araya getirdi. "Gelecek Zirvede" mottosuyla gerçekleştirilen ve yapay zekâ, veri güvenliği ile turizm 5.0 kavramlarının masaya yatırıldığı organizasyonun ana sponsorluğunu, Türkiye’nin lider bulut teknoloji hizmet sağlayıcılarından FixCloud üstlendi. Zirvenin açılışında konuşan ve sektörün geleceğine dair ilgi çeken tespitlerde bulunan FixCloud CEO’su Yılmaz Barçın, turizmin artık sadece konaklama ve hizmet sunmaktan ibaret olmadığını, teknolojinin, sektörün ana belirleyicisi haline geldiğini vurguladı. “Dijital İz, Pasaporttan Daha Değerli Hale Geldi” Turizmde oyunun kurallarının değiştiğine dikkati çeken Yılmaz Barçın, rekabetin artık "en iyi otel, en iyi hizmet" iddiasından öteye geçerek veri yönetimine evrildiğini belirtti. Barçın, şunları kaydetti: “Bir misafirin ulaşımından transferine, rezervasyon anından otelden ayrılışına kadar bıraktığı dijital iz, pasaportundan daha değerli hale geldi. Çünkü veri, turizmin yeni para birimidir. Veriyi işlemeyen, yapay zekâyı süreçlerinde kullanmayan bir işletmenin, önümüzdeki 10 yılda rekabet şansı kalmayacaktır. FixCloud olarak biz, veriyi gelire dönüştüren teknolojiler sunarak sektörlerin stratejik ortağı oluyoruz.” “Turizmcinin ‘Dijital Kasası’yız” Konuşmasında veri güvenliği ve yerellik ilkesine de değinen Barçın, kişiselleştirilmiş tatil deneyiminin ancak güvenli bir altyapıyla mümkün olacağını hatırlattı. Barçın, “Hız ve yapay zekâ, güvenlik olmadan bir hiçtir. Elinizdeki veriyi açık kaynak kodlu bir yapay zekaya yorumlatmak veriyi herkese açık hale getirmek demek. Kapalı devre AI modelleri sayesinde seyahatin unutulmaz ve kişiselleştirilmiş bir deneyime dönüşmesi, kampanyaların kolaylıkla optimize edilmesi ve maliyet avantajı sağlanması mümkün. Biz, kendimizi turizmcinin ‘dijital kasası’ olarak tanımlıyoruz. Misafirler ağırlanırken arka plandaki devasa operasyonun kesintisiz ve güvenli çalışması ve bunlar yapılırken tüm verilerin Türkiye sınırları içinde kalarak KVKK ile tam uyumlu korunması en büyük önceliğimizdir.” diye konuştu. Yapay Zekâ ile Kişiselleştirilmiş Deneyim Zirve boyunca düzenlenen panellerde, yerli bulut teknolojilerinin eriştiği üst düzey kapasite ve güvenlik detaylı biçimde masaya yatırıldı. FixCloud’un sunduğu yüksek performanslı GPU altyapıları ve yeni nesil yapay zekâ çözümlerinden örnekler verildi. Etkinlik, turizm ve teknoloji paydaşlarının dijital ekosistemi güçlendirme mesajlarıyla sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.