Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Laboratuvar

Kapsül Haber Ajansı - Laboratuvar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Laboratuvar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çelebi Havacılık, Havacılıkta Nitelikli İnsan Kaynağına   Desteğini Sürdürüyor Haber

Çelebi Havacılık, Havacılıkta Nitelikli İnsan Kaynağına Desteğini Sürdürüyor

Havacılık sektöründe 65 yılı aşkın deneyimiyle üç kıtada faaliyet gösteren Çelebi Havacılık, nitelikli insan kaynağının gelişimini destekleyen yatırımlarına bir yenisini daha ekledi. Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi bünyesinde yer alan Ali Cavit Çelebioğlu Sivil Havacılık Yüksekokulu’na kazandırılan ikinci bina, Çelebi Havacılığın katkılarıyla tamamlanarak düzenlenen törenle açıldı. Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Yalnızbağ Yerleşkesinde gerçekleştirilen açılış törenine Türkiye Cumhuriyeti Son Başbakanı Binali Yıldırım, Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, Erzincan Belediye Başkanı Bekir Aksun, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Akın Levent ve üniversite yönetiminin yanı sıra, Çelebi Havacılık Holding Yönetim Kurulu Başkanı Canan Çelebioğlu, Çelebi Hava Servisi Yönetim Kurulu Başkanı Can Çelebioğlu ile Çelebi Havacılık’tan üst düzey yöneticilerin de yer aldığı bir ekip katıldı. Yeni eğitim binası, Türkiye’de havacılık eğitiminin fiziki ve akademik altyapısını güçlendirmeyi, sektörün ihtiyaç duyduğu uzmanlık alanlarında yetişmiş insan kaynağını artırmayı hedefliyor. Eğitim–sektör iş birliğini uzun vadeli bir değer alanı olarak konumlayan Çelebi Havacılık, bu yatırımıyla gençlerin havacılık ekosistemine daha donanımlı şekilde katılmasına katkı sağlamayı amaçlıyor. Geniş akademik program yapısı, güçlü fiziki altyapı Ali Cavit Çelebioğlu Sivil Havacılık Yüksekokulu, ikinci bina ile lisans ve lisansüstü düzeyde geniş bir akademik program yapısı sunmaya hazırlanıyor. Lisans seviyesinde havacılık yönetimi, uçak bakım ve onarım, havacılık elektrik ve elektroniği; lisansüstü düzeyde havacılık yönetimi ve havacılık bilimi ve teknolojileri programlarında eğitim öğretim faaliyeti yürütülürken, hava trafik kontrol ve pilotaj programlarına önümüzdeki yıllarda öğrenci alımı planlanmaktadır. 3.841 m² alana kurulu, 4 katlı mimarisiyle toplam 13.174 m² kapalı alanda hizmete girecek ikinci bina; 1.300 öğrenci kapasiteli 26 derslik, 3 laboratuvar, 6 atölye, 1 konferans salonu, 6 amfi, 105 öğretim elemanı odası ve idari birimlerin yanı sıra, öğrencilerin akademik ve sosyal ihtiyaçlarını bütüncül biçimde karşılayan ortak kullanım ve sosyal alanlarıyla kapsamlı bir eğitim ortamı sunacak. Eğitimden sahaya uzanan istihdam yolculuğu Bugün bu yüksekokulda 500’ün üzerinde öğrenci eğitim görüyor. Mezunların 100’den fazlası ise şimdiden havacılık sektöründe kariyerine başladı. Türkiye genelinde ise sivil havacılık bölümlerinden her yıl yaklaşık 7 bin mezun veriliyor. Bu mezunlar ağırlıklı olarak yer hizmetleri şirketleri, havayolu işletmeleri ve havalimanı otoritelerinde görev alırken; bankacılıktan perakendeye, lojistikten turizme ve sağlığa uzanan farklı sektörlerde de uzmanlıklarıyla değer yaratıyor. Çelebi Hava Servisi’nde genç havacılara güçlü kariyer alanı Çelebi Hava Servisi’nde ise sivil havacılık eğitimi alan gençlerin istihdamdaki payı güçlü bir tablo ortaya koyuyor. 2025 yılı itibarıyla şirket çalışanlarının yüzde 26’sı sivil havacılık mezunu öğrencilerinden oluşurken, bu oran memur kadrolarında yüzde 46’ya ulaşıyor. Operasyonel pozisyonlarda ise sivil havacılık mezunu veya öğrencisi oranı harekat memurlarında yüzde 50, yolcu hizmetleri memurlarında yüzde 48 seviyesinde gerçekleşiyor. “Eğitimden istihdama uzanan sürdürülebilir bir ekosistem inşa ediyoruz” Çelebi Havacılık Holding Yönetim Kurulu Başkanı Canan Çelebioğlu, “Havacılık; yüksek uzmanlık, disiplin ve sürekli gelişim gerektiren, insan kaynağının sektörün başarısını doğrudan şekillendirdiği stratejik bir alan. Çelebi olarak, yıllar içinde yetiştirdiğimiz nitelikli insan kaynağını sektöre kazandırarak Türk Sivil Havacılığı ve yer hizmetleri alanında güçlü bir bilgi ve deneyim birikimi oluşturduk. Bugün Çelebi’de yetişen pek çok profesyonelin sektörün farklı alanlarında üstlendiği sorumluluklar, bu yaklaşımın doğal bir sonucu. Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Ali Cavit Çelebioğlu Sivil Havacılık Yüksekokulu’na kazandırılan ikinci bina ile birlikte, eğitimden istihdama uzanan sürdürülebilir ve bütüncül bir ekosistemin parçası olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Bu yatırım, gençlerin nitelikli eğitimle buluşmasını, mezuniyet sonrası havacılık sektörüne güçlü ve bilinçli bir başlangıç yapmasını destekleyen uzun vadeli vizyonumuzun somut bir yansıması. Çelebi olarak, sektöre nitelikli insan kaynağı kazandıran eğitim projelerini ve üniversite–sektör iş birliklerini desteklemeyi stratejik bir öncelik olarak görüyoruz. Bilgiyi, deneyimi ve sahadaki uygulamayı bir araya getiren bu yaklaşımı kararlılıkla sürdürerek, havacılık ekosisteminin geleceğine kalıcı değerler katmaya devam edeceğiz.” Son Başbakan Binali Yıldırım “Havacılıkta güçlü bir gelecek, yalnızca altyapıyla değil; o altyapıyı yönetecek, geliştirecek ve ileri taşıyacak nitelikli insan kaynağıyla inşa edilir. Teknoloji, güvenlik ve küresel rekabet gücünün kesiştiği bu stratejik alanda sağlam bir eğitim zemini belirleyicidir. Ali Cavit Çelebioğlu Sivil Havacılık Yüksekokulu’na kazandırılan yeni ek bina, Türkiye’nin havacılık vizyonuna katkı sunan, geleceğin pilotlarını, teknisyenlerini ve yöneticilerini yetiştirecek bütüncül bir eğitim ekosisteminin önemli bir parçasını oluşturuyor. Akademi ile sektörün ortak hedefte buluşmasıyla hayata geçen bu yatırım, akademik bilgi ile uygulamayı buluşturan çağdaş bir eğitim modelini temsil ederken, Erzincan’da oluşturulan bu kapasiteyi ulusal ölçekte değer üreten güçlü bir kazanıma dönüştürüyor. Eğitime yapılan her yatırımın ülkemizin geleceğine duyulan güvenin en somut göstergesi olduğuna inanıyor, bu vizyonun hayata geçirilmesinde emeği bulunan tüm paydaşları gönülden tebrik ediyorum.” Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Akın Levent “Üniversitelerin en önemli sorumluluklarından biri, değişen dünyanın ihtiyaçlarını doğru analiz ederek geleceğin insan kaynağını bugünden yetiştirmektir. Havacılık sektörü, teknoloji, güvenlik ve nitelikli istihdam boyutlarıyla stratejik öneme sahip alanların başında geliyor. Ali Cavit Çelebioğlu Sivil Havacılık Yüksekokulu bünyesinde hayata geçirdiğimiz yeni eğitim binası, güçlü bir akademik altyapı sunarken aynı zamanda ülkemizin havacılık vizyonuna katkı sağlayacak önemli bir adımı temsil ediyor. Bugün üniversite–sektör birlikteliklerinin ulaştığı bu seviyeyi son derece değerli buluyoruz. Çelebi Havacılık Holding ile geliştirdiğimiz iş birliği sayesinde öğrencilerimiz, akademik bilgi ile saha deneyimini buluşturan uygulama odaklı bir eğitim ortamına erişiyor. Destekleriyle bizleri onurlandıran Son Başbakanımız Sayın Binali Yıldırım’a ve bu kıymetli yatırımın hayata geçirilmesinde öncü rol üstlenen Çelebi Havacılık Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Canan Çelebioğlu’na teşekkürlerimi sunuyorum. Üniversite olarak sektörle bütünleşen eğitim yaklaşımımızı güçlendirerek nitelikli insan kaynağı yetiştirmeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ŞOK Marketler’de Pestisit Analiz Kapsamı Genişliyor: Domatesten Sonra Biberler De Analiz Ediliyor Haber

ŞOK Marketler’de Pestisit Analiz Kapsamı Genişliyor: Domatesten Sonra Biberler De Analiz Ediliyor

ŞOK Marketler, 2025 yılı sonunda başlattığı kendi laboratuvarında pestisit analizi uygulamasını kısa sürede genişleterek taze meyve-sebzede gıda güvenliğini bir adım ileri taşıdı. ŞOK’un Antalya’daki tedarik platformunda kurulan laboratuvarda ilk etapta domatesle başlatılan analiz sürecine şimdi biberler de dahil edildi. Artık raflara yalnızca analizden başarıyla geçen biberler ulaşıyor ve bu ürünler “Pestisit Tespit Edilmedi” etiketiyle satışa sunuluyor. Üreticiye destek, tüketiciye güven ŞOK Marketler hayata geçirdiği model kapsamında gıda güvenliği alanında önemli bir adım atarken, çiftçilerin doğru tarım uygulamaları konusunda gelişimine de destek oluyor. Ziraat mühendisleri sahada çiftçilere eğitim verirken, analiz sonuçlarına göre yapılan geri bildirimler üretim süreçlerinin iyileştirilmesine katkı sağlıyor. Raflardaki ürünlerin analiz sonuçlarına QR kod ile Cepte ŞOK uygulaması üzerinden ulaşılması da uygulamanın şeffaflığını artırıp müşteri nezdinde güveni pekiştiriyor. Hedef tüm meyve-sebzelerde analizli ürünleri raflarla buluşturmak ŞOK Marketler taze gıda kategorisinde güvenli, izlenebilir ve şeffaf bir yapıyı kalıcı hale getirmeyi hedefliyor. Domatesle başlayan ve biberle devam eden pestisit analiz süreci, önümüzdeki dönemde diğer meyve-sebze gruplarını da kapsayacak şekilde planlı olarak genişletilecek. Uğur Demirel: “Söz verdiğimiz gibi adım adım ilerlerken müşterimizden çok olumlu geri dönüşler alıyoruz” ŞOK Marketler CEO’su Uğur Demirel uygulamanın geldiği noktayı şu sözlerle değerlendirdi: “Geçtiğimiz yılın sonunda ŞOK Marketler olarak çok önemli bir adım attık. Kendi kurduğumuz laboratuvarda taze meyve-sebzede başlattığımız pestisit analiz sürecini ilk aşamada domates ile hayata geçirdik ve çok kısa sürede çok iyi sonuçlar aldık. Zaman içinde mağazalarımıza gelen tüm meyve-sebzelerin çok daha hızlı sonuç aldığımız kendi analizimizden geçmesi hedefimiz doğrultusunda, şimdi biberleri de bu sürece dahil ediyoruz. Yani domatesten sonra biberde de yalnızca analizden geçen ürünler raflarımızda yerini alıyor. ŞOK Marketler olarak uzun yıllardır titizlikle uyguladığımız kalite kontrol süreçlerini bu yeni analiz uygulamamızla bir adım ileri taşıdık. Uygun fiyatlı ürün sunma yaklaşımımızdan ödün vermeden taze meyve-sebzede güveni artırıyoruz. Diğer yandan çiftçilerimize, üreticilerimize doğru uygulamalar konusunda bilinç kazandırıyor, eğitimlerle destekliyoruz. Bu çalışmaların sahada karşılığını görüyor; müşterilerimizden çok olumlu geri bildirimler alıyoruz. Önümüzdeki dönemde laboratuvar sayımızı artırmaya ve analizlerin kapsamını genişletmeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Enerjinin Yıldızları Projesi, Sektöre Yeni Yıldızlar Kazandırmaya Devam Edecek Haber

Enerjinin Yıldızları Projesi, Sektöre Yeni Yıldızlar Kazandırmaya Devam Edecek

Elektrik dağıtım sektöründe “yaparak, yaşayarak öğrenme modeli” ile nitelikli insan kaynağının yetişmesine katkı sağlayan “Enerjinin Yıldızları” Projesi her geçen gün daha da güçlenerek sektöre yeni yıldızlar kazandırmaya devam ediyor. Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü ile 2018 yılında imzalanan “Mesleki Eğitim Protokolü” kapsamında hayata geçirilen “Enerjinin Yıldızları Projesi” ile mesleki eğitimin güçlenmesine katkı sunan Akdeniz Elektrik Dağıtım A.Ş.(AEDAŞ) teorik eğitimin saha ile buluşmasına katkı sağlıyor. Bugüne kadar 281 genci sektöre kazandıran Enerjinin Yıldızları Projesi’nin Antalya’da devamı için Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile AEDAŞ arasında 3 yıl devam edecek yeni protokole imza atıldı. 2018 yılında başlayan ve Akdeniz Elektrik Dağıtım A.Ş. (AEDAŞ), Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. (BEDAŞ) ve Çamlıbel Elektrik Dağıtım A.Ş’nin (ÇEDAŞ) hizmet bölgelerinde yürüttüğü Enerjinin Yıldızları Projesi ile, Antalya, İstanbul Avrupa Yakası ve Sivas’ta belirlenen meslek liselerinde eğitim ile istihdam arasında güçlü bir bağ kuruluyor. Bu kapsamda Kepez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde “Yüksek Gerilim Laboratuvarı” kuran AEDAŞ, Yüksek Gerilim Sistemleri Dalı bölümünü tercih eden öğrencilerin hem akademik hem de mesleki gelişimlerini destekliyor. “MEZUNİYET SONRASINDA DA İSTİHDAMLA DESTEKLİYORUZ” Akdeniz bölgesinde yeni dönem ile birlikte daha fazla gence ulaşma fırsatına sahip olacaklarını ifade eden AEDAŞ Genel Müdürü İlkay Baydar, “Enerjinin Yıldızları Projesi ile yalnızca teknik bilgi kazandırmayı değil, gençlerin mesleklerine güvenle adım atabilecekleri sürdürülebilir bir gelecek inşa etmeyi hedefliyoruz. Eğitim kurumlarımızla kurduğumuz bu güçlü iş birliği sayesinde öğrencilerimizi daha eğitim hayatları devam ederken sektörle buluşturuyor, mezuniyet sonrasında da istihdamla destekliyoruz. Mesleki eğitimin güçlenmesi, hem sektörümüz hem de ülkemizin geleceği açısından büyük önem taşıyor. AEDAŞ olarak bu sorumluluğu kararlılıkla üstlenmeye devam edeceğiz. Geçtiğimiz ay Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu’nun (TİSK), çalışma hayatında fark yaratan projeleri görünür kılmak ve iyi örnekleri teşvik etmek amacıyla düzenlediği “Ortak Yarınlar” Programı’nda “Çeşitlilik ve Kapsayıcılık” kategorisinde verilen “Gençlerin Yolunu Açanlar Ödülü”nü Enerjinin Yıldızları Projemizin layık görülmesi bizim için çok büyük bir motivasyon kaynağı oldu” değerlendirmesinde bulundu. EKİPMAN DESTEĞİ DE YAPILIYOR Enerjinin Yıldızları Projesi kapsamında AEDAŞ, öğrencilere uygulayarak öğrenme fırsatı sunarken, okula malzeme ve ekipman desteği sağlıyor, laboratuvar altyapısını güçlendiriyor. Öğrencilere takım çantası, laboratuvar uygulamalarında kullanılacak aletler, ekipmanlar ve önlükler temin edilirken; başarılı ve ihtiyaç sahibi öğrencilere burs imkânı sunuluyor. Ayrıca öğrencilerin mesleki gelişimlerini desteklemek amacıyla staj olanakları, teknik eğitimler ve sektörel geziler düzenleniyor. AEDAŞ bünyesinde görev yapan uzman çalışanlar da yıl boyunca öğrencilere mentörlük desteği veriyor. 42 ÖĞRENCİ AEDAŞ’TA İŞE BAŞLADI Mezuniyet sonrasında da gençlerin yanında yer alan AEDAŞ, elektrik dağıtım sektöründe kariyer yapmak isteyen gençlere istihdam desteği sağlıyor. Proje kapsamında Elektrik Tesisatları ve Dağıtımı Dalı’ndan mezun olan ve sektörde çalışma hayatına atılan 14 öğrencinin 2025 yılında iş başı yapmasıyla, bugüne kadar projeden mezun olan 281 öğrenci arasından AEDAŞ’ta istihdam edilen öğrenci sayısı 42’ye ulaştı. Güncel durumda 2025-2026 eğitim öğretim yılında, 12. sınıfta öğrenim gören öğrenciler haftada 3 gün AEDAŞ’ta staj yaparak iş hayatını yerinde deneyimlerken 11. sınıftaki 62 öğrenci ise Kepez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Elektrik-Elektronik Teknolojisi Alanı, Elektrik Tesisatları ve Dağıtımı Dalı’nda eğitim-öğretim hayatına devam ediyor.

Toksinler Saatler İçinde Solunum Kaslarını Felç Edebilir Haber

Toksinler Saatler İçinde Solunum Kaslarını Felç Edebilir

İstinye Üniversitesi’nden Doç. Dr. Çağdaş Erdoğan, bu kadar hızlı seyreden vakaların çoğunlukla toksin kaynaklı olduğuna dikkat çekerek midyenin güçlü bir ihtimal olduğunu belirtiyor. Erdoğan, toksinlerin pişirmeyle yok olmadığını ve kabuklu deniz ürünlerinde ölümcül sonuçlara yol açabileceğini vurguluyor. Gıda zehirlenmeleri bazı durumlarda ölümcül olabilecek sonuçlara varabiliyor. Geçtiğimiz günlerde Fatih'te bir otelde konaklayan Servet ve Çiğdem Böcek ile çocukları Kadir Muhammet ve Masal, mide bulantısı ve kusma şikayetleri üzerine hastaneye kaldırıldı. Çocuklar ve anne hayatını kaybetti. Babanın ise tedavisi devam ediyor. Ailenin midye ve kumpir tükettiği belirtilirken kesin ölüm nedenleri için laboratuvar sonuçları bekleniyor. İstinye Üniversitesi Gastroenteroloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çağdaş Erdoğan, laboratuvar sonuçlarını görmeden kesin bir yargıya varılamayacağını belirterek olası bir zehirlenmenin midyeden kaynaklanabileceğini belirtiyor. Erdoğan’a göre, hızlı ilerleyen ve ölümcül olabilen gıda zehirlenmeleri genellikle toksin kaynaklı oluyor. Bu nedenle de bu olayda gıda zehirlenmesi varsa bunun midyeden kaynaklı olma ihtimalinin daha yüksek olduğuna dikkat çekiyor. “Toksinler ısıya karşı dayanıklıdır” Doç. Dr. Çağdaş Erdoğan, olayla ilgili şunları söylüyor: “Öncelikle şunu vurgulamak gerekir: Bu tür olaylarda kesin neden ancak laboratuvar sonuçlarıyla ortaya çıkar. Bir hekim olarak sonuçlar çıkmadan ‘kesin budur’ dememiz mümkün değil. Ancak tablonun çok hızlı gelişmiş olması, bazı ihtimalleri diğerlerinden daha ön plana çıkarıyor. Genel olarak gıda zehirlenmelerinin büyük bölümü hafif seyreder; bulantı, kusma gibi belirtilerle kendiliğinden düzelir. Fakat hızlı ilerleyen ve ölümcül olabilen gıda zehirlenmeleri de vardır. Bunlar genellikle toksin kaynaklıdır. Yani gıdanın içinde daha önceden oluşmuş bir zehirden söz ediyoruz, bu nedenle pişirmek veya kaynatmak çoğu zaman koruyucu olmaz. Toksinler ısıya dayanıklıdır.” “Toksinler saatler içinde solunum kaslarını felç edebilir” Kabuklu deniz ürünlerinde biriken toksinlerin dakikalarla, saatler içinde solunum kaslarını felç edebileceğinden bahseden Doç. Dr. Erdoğan, şöyle devam ediyor: “Botulinum toksini (botoks zehirlenmesi) en bilinen örneklerden biridir; özellikle ev yapımı konservelerde görülür. Daha çok görme bozukluğu, çift görme, yutma güçlüğü gibi belirtilerle başlar ve solunum kaslarını etkileyebilir. Ancak bu toksinin belirtilerinin başlaması genellikle birkaç saat ile üç gün arasında değiştiği için, çok ani seyreden tablolarda ilk sırada düşündüğümüz etken değildir. Buna karşılık özellikle kabuklu deniz ürünlerinde, yani midye gibi filtrasyon yoluyla beslenen canlılarda biriken ciddi nörotoksinler vardır. Bu toksinler dakikalarla saatler içinde solunum kaslarını felç edebilir ve bu durum ani hayati kayıplara yol açabilir. En önemli özellikleri, ne kadar pişirilirse pişirilsin yok olmamalarıdır. Dolayısıyla ‘piştiği için güvenlidir’ düşüncesi doğru değildir.” “Salmonella, böyle hızlı bir tabloya sebep olmaz” Geçtiğimiz aylarda İzmir’de bir vatandaşın kumpir yedikten sonra hayatını kaybetmesi Salmonella bakterisini gündeme getirmişti. Doç. Dr. Erdoğan bu bakterinin bu kadar hızlı ölüme götürmediğini belirterek şu açıklamayı yapıyor: “Enfeksiyon kaynaklı bir gıda zehirlenmesi, örneğin salmonella, böyle hızlı bir tabloya sebep olmaz. Salmonellada belirtiler daha yavaş gelişir; kanlı ishal ve ateş gibi bulgular olur. Bu nedenle enfeksiyon ihtimali bu olayda öncelikli görünmüyor.” “Toksinin vücuda dağılmasında kilo önemli bir belirleyicidir” Toksinlerin herkeste farklı şekilde etki edebileceğini belirten Erdoğan, “Ailenin farklı bireylerinin farklı hızlarda etkilenmesi de açıklanabilir bir durum. Çünkü her midye aynı miktarda toksin içermez. Ayrıca toksinin vücuda dağılmasında kilo önemli bir belirleyicidir; çocukların ve annenin daha hızlı etkilenmesi bu nedenle olağandır. Tabii çok düşük bir ihtimal de olsa yiyeceğe karışmış kimyasal bir madde—örneğin bir temizlik ürünü—de benzer şekilde hızlı etki yaratabilir. Fakat toksin ihtimali daha güçlü bir olasılık olarak duruyor” diyor. “Zamanında hastaneye ulaşıldığında iyileşme ihtimali var” Bu tür vakalarda erken müdahalenin hayati önem taşıdığını belirten Erdoğan, şöyle devam ediyor: “Eğer toksin solunum kaslarını felç ettiyse, hastanın solunumu durabilir. Böyle bir durumda tek tedavi, solunum cihazıyla hastayı yaşatıp toksinin etkisi geçene kadar destek sağlamak. Yani zamanında hastaneye ulaşıldığında iyileşme ihtimali var.” “Bulantı ve kusma başlarsa zaman kaybetmeden acil servise başvurulmalı” “Vatandaşlar açısından bakarsak, böyle bir tehlikeyi gıdanın tadından, kokusundan veya görünüşünden anlamak mümkün değil. Bu yüzden özellikle kabuklu deniz ürünlerinin mutlaka denetimli ve güvenilir kaynaklardan alınması gerekir. Sokakta satılan ürünler her zaman daha risklidir. Kumpir gibi mayonez, sosis, sucuk gibi kolay bozulan malzemeler içeren ve uzun süre açıkta bekleyebilen yiyeceklerde de risk artar. Aynı gıdayı yiyen birden fazla kişide kısa sürede bulantı ve kusma başlarsa, özellikle çocuklarda zaman kaybetmeden acil servise başvurulmalı. Son olarak tekrar söylemek lazım: Kesin neden laboratuvar sonuçlarıyla belirlenecek. Ancak mevcut bilgiler ışığında bu kadar hızlı gelişen bir tabloda nörotoksinler daha olası görünüyor.”

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.