Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Latin Amerika

Kapsül Haber Ajansı - Latin Amerika haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Latin Amerika haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Otokar Güney Amerika’da Varlığını Artırmayı Hedefliyor Haber

Otokar Güney Amerika’da Varlığını Artırmayı Hedefliyor

Koç Topluluğu şirketlerinden Otokar, savunma sanayii alanında Latin Amerika’nın en önemli buluşmaları arasında yer alan Expodefensa Fuarı’na bu yıl da katılıyor. Bogota’daki Corferias Fuar Merkezi'nde 1–3 Aralık tarihlerinde gerçekleşecek olan etkinlikte Otokar, TULPAR ve COBRA II araçlarının ölçekli modelleri sergilerken aynı zamanda kara sistemlerindeki üstün kabiliyetlerini tanıtacak. Güney Amerika pazarını uzun yıllardır stratejik bir bölge olarak konumlandıran Otokar, bölgenin ihtiyaçlarını yakından takip ediyor ve kullanıcı gereksinimlerine uygun çözümler geliştirmek üzere teknoloji transferi ve yerel üretim fırsatlarını değerlendirmeyi sürdürüyor. Expodefensa 2025, şirketin mevcut kullanıcılarıyla bir araya gelmesi ve yeni iş birliği olanaklarını ele alması için önemli bir platform olacak. “GÜNEY AMERİKA, OTOKAR’IN BÜYÜME HEDEFLERİNDE ÖNEMLİ BİR KONUMA SAHİP” Şirketin bölgedeki hedeflerine ilişkin değerlendirmede bulunan Otokar Askeri Araçlar Genel Müdür Yardımcısı Sedef Vehbi, "33 binden fazla askeri aracımız 40’tan fazla ülkede 70’i aşkın son kullanıcı envanterinde aktif görev yapıyor. Güney Amerika da başarıyla hizmet veren askeri araçlarımız mevcut. Bölgede kullanılan araçlarımız sayesinde kullanıcı beklentilerini yakından takip ediyoruz. Expodefensa, hem mevcut ilişkilerimizi güçlendirmek hem de teknoloji transferi ve yerel üretim dahil olmak üzere yeni iş birliklerini değerlendirmek için önemli bir platform. Otokar olarak bölgedeki varlığımızı artırmayı hedefliyoruz" açıklamasını yaptı. YÜKSEK ATEŞ GÜCÜ SUNABİLEN YENİ NESİL MUHAREBE ARACI TULPAR Otokar’ın TULPAR Modüler Zırhlı Paletli Aracı, üstün hareket kabiliyeti, yüksek ateş gücü ve beka özellikleri ile dikkat çekiyor. 28.000 kg ile 45.000 kg arasında genişleme potansiyeline sahip modüler tasarımı sayesinde farklı konfigürasyonlar için ortak gövde ve alt sistemler kullanılabiliyor. En sert iklim koşullarında ve ağır arazi şartlarında test edilen TULPAR, üstün balistik ve mayın korumasına sahip. 120 mm’ye kadar yüksek ateş gücü gerektiren görevlerde etkin çözümler sunan TULPAR, üstün hareket kabiliyeti sayesinde ana muharebe tanklarının ağırlıkları nedeniyle görev yapamadığı dar sokaklar, hafif köprüler ve ağaçlık arazilerde de görev yapabiliyor. TULPAR, Expodefensa 2025’te 30 mm MIZRAK Kule ile tanıtılacak. HER GÖREVE UYUM SAĞLAYAN MODÜLER GÜÇ: COBRA II Türkiye'de ve ihracat pazarlarında sınır koruma, iç güvenlik ve barış koruma harekâtları dahil pek çok görevde başarıyla hizmet veren ve dünyada 20’den fazla son kullanıcıda aktif görev yapan COBRA II, yüksek koruma seviyesi, hareket kabiliyeti, geniş iç hacmi ve taşıma kapasitesiyle öne çıkıyor. COBRA II, balistik, mayın ve EYP tehditlerine karşı üstün koruma sağlıyor. En zorlu arazi ve iklim koşullarında yüksek performans sunan COBRA II, farklı görevlere kusursuz uyum sağlıyor. Geniş silah entegrasyon ve görev donanım ekipman opsiyonları sayesinde özellikle tercih edilen COBRA II, modüler yapısı sayesinde Zırhlı Personel taşıyıcı, Silah Platformu, Kara Gözetleme Radar Platformu, KBRN Keşif Aracı, Komuta Kontrol Aracı ve Ambulans gibi farklı görevlerde kullanılabiliyor. Fuar süresince COBRA II, KESKİN Kule ile tanıtılacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DHL Express, Dünyanın En İyi İşverenleri Arasında Yer Aldı Haber

DHL Express, Dünyanın En İyi İşverenleri Arasında Yer Aldı

DHL Express, 2025 yılı için saygın World’s Best Workplaces™ listesinde dünyanın en iyi ikinci çalışma yeri seçildi. Bu başarı, şirketin üst üste altıncı kez ilk 2’de yer almasını sağlayarak, mükemmel bir iş yeri kültürü oluşturma konusundaki kararlılığını ortaya koyuyor. Bölgesel ölçekte DHL Express üstünlüğünü sürdürerek, Avrupa’da üst üste dördüncü, Asya ve Latin Amerika’da sekizinci kez zirvedeki konumunu korudu. DHL Express CEO’su John Pearson, “Bu ödülü almaktan dolayı büyük mutluluk duyuyoruz. Bu başarı, çalışanlarımıza olan sarsılmaz odağımızı ve kapsayıcı, dinamik bir çalışma ortamı yaratma konusundaki kararlılığımızı gösteriyor. 220’den fazla ülke ve bölgede görev yapan 120.000 çalışma arkadaşımız ve Certified International Specialist (Sertifikalı Uluslararası Uzman) programımız başarımızda kritik önem taşıyor ve DHL Express’i farklı kılan üstün hizmeti sunmamızı sağlıyor. Ekiplerimizin mümkün olan en iyi iş yeri deneyimini yaşamalarını sağlamak için kararlılıkla çalışıyoruz” dedi. Güçlü Topluluk Bilinci Oluşturuyor DHL Express’te, topluluk bilinci ve ortak amaç duygusunu güçlendirmek büyük önem taşıyor. Şirket, çalışanlarının başarının temelini oluşturduğunu kabul ediyor ve onların katkılarını çeşitli yöntemlerle kutluyor. Bu kapsamda düzenlenen Takdir Haftası (Appreciation Week) ve Yılın Çalışanı (Employee of the Year) ödülleri gibi etkinliklerle de; hız, tutku, yapabilirim yaklaşımı ve mükemmelliğe bağlılık gibi temel değerleri temsil eden çalışanları öne çıkarıyor. DHL’in bir parçası olmak, “İnsanları Birleştirmek” ve “Yaşamları İyileştirmek” olarak belirlenen misyonuna katkıda bulunmayı beraberinde getiriyor. Çalışanlar; DHL’s Got Heart, Global Volunteering Day, GoHelp, GoTeach ve GoTrade gibi kurumsal sorumluluk programlarına katılarak, bulundukları topluluklarda olumlu bir etki yaratma fırsatı buluyor. Bu programlar, şirketin sosyal sorumluluğa olan güçlü bağlılığını da yansıtıyor. 2020’den bu yana World’s Best Workplaces™ listesinde istikrarlı biçimde ilk iki arasında yer alan DHL Express’in aldığı bu son ödül, şirketin çalışanlarına, değerlerine ve misyonuna duyduğu süregelen bağlılığını pekiştirirken, dünya çapında örnek teşkil eden iş yeri ortamları için de güçlü bir standart oluşturuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

2025’te Küresel Üretimde Fidye Yazılımı Tehdidi: Potansiyel Kayıp 18 Milyar Dolar Haber

2025’te Küresel Üretimde Fidye Yazılımı Tehdidi: Potansiyel Kayıp 18 Milyar Dolar

Tahminler, APAC, Avrupa, Orta Doğu, Afrika, BDT ve LATAM bölgelerinde, fidye yazılımı girişimlerinin tespit ve önlenme oranı, her bölgede toplam üretim kuruluşu sayısı, gerçek saldırılarda ortalama kesinti süresi, kuruluş başına ortalama çalışan sayısı ve ortalama saatlik ücret esas alınarak yapıldı. Kaspersky, VDC Research iş birliğiyle yaptığı açıklamada, 2025’in ilk üç çeyreğinde üretim kuruluşlarına yönelik fidye yazılımı saldırılarının 18 milyar dolardan fazla kayba yol açabileceğini duyurdu. Bu rakam, yalnızca üretim hattının durması nedeniyle iş gücünün boşta kalmasının doğrudan maliyetini yansıtıyor; operasyonel ve finansal etkiler ise çok daha yüksek olabiliyor. Kaspersky Security Network verilerine göre, Ocak-Eylül 2025 döneminde üretim sektöründe fidye yazılımı tespitlerinde bölgesel sıralama şu şekilde gerçekleşti: Orta Doğu (%7) ve Latin Amerika (%6,5) ilk sırada yer alırken; APAC (%6,3), Afrika (%5,8), BDT (%5,2) ve Avrupa (%3,8) bu sıralamayı izledi. Bu saldırıların tamamı Kaspersky çözümleri tarafından engellendi. Aşağıdaki potansiyel zarar tahmini, bu saldırılar başarılı olsaydı oluşabilecek finansal etkiyi gösteriyor. Fidye yazılımı üretim tesislerini hedef aldığında, üretim hatları durur ve bu durum, hem iş gücünün boşta kalması nedeniyle anlık gelir kaybına hem de üretimdeki azalma nedeniyle uzun vadeli eksikliklere yol açıyor. Ortalama saldırı süresi 13 gün (Kaspersky Olay Müdahale Raporu temel alınmıştır). 2025’in ilk üç çeyreğinde fidye yazılımı nedeniyle boşta kalan iş gücünün maliyeti bölgeler bazında şu şekilde hesaplanmıştır: Avrupa: 4,4 milyar dolarLATAM: 711 milyon dolarOrta Doğu: 685 milyon dolarBDT: 507 milyon dolarAfrika: 446 milyon dolar Tedarik zinciri aksaklıkları, itibar kaybı ve kurtarma masrafları gibi ek faktörler göz önüne alındığında, gerçek işletme kayıpları çok daha yüksek olabiliyor. VDC Research, Endüstriyel Otomasyon ve Sensörler Araştırma Direktörü Jared Weiner: “Araştırmamız, fidye yazılımının dünya genelindeki üretim sektöründe yaratabileceği finansal etkiyi tahmini olarak ortaya koyuyor. Üretim ortamlarının giderek karmaşıklaşması, uzmanlık açıklarının genişlemesi ve sürekli değişen iş gücü dinamikleri, çoğu kuruluşun siber güvenliği etkin bir şekilde yönetmesini zorlaştırıyor. Ancak bu konuda başarısız olmak, hem finansal kayıplara hem de itibar zedelenmesine yol açabilir. Etkin bir BT, OT ve IIoT koruması için güvenilir siber güvenlik sağlayıcılarıyla iş birliği yapmak kritik önem taşıyor,” yorumunda bulundu Kaspersky GReAT, Rusya ve BDT Araştırma Merkezi Başkanı Dmitry Galov konuya ilişkin şunları söyledi:“Hiçbir bölge fidye yazılımından muaf değil; ister Orta Doğu, LATAM, APAC, BDT, Afrika ya da Avrupa olsun, tüm üretim merkezleri sürekli hedef alınıyor. Daha önce tehdit aktörleri tarafından göz ardı edilebilecek orta ölçekli üreticiler de artık hedefte çünkü güvenlik bütçeleri daha küçük ve tedarik zinciri aksaklıklarının etkisi çoğu kişinin tahmin ettiğinden daha büyük olabiliyor. Üretim sektörü ve diğer tüm kuruluşlar, güvenilir ve kanıtlanmış savunma sistemlerine ve sürekli kullanıcı eğitimi programlarına ihtiyaç duyuyor.” Farklı bölgelerde fidye yazılımı ile ilgili daha fazla bilgi, Kaspersky’nin 2025 Fidye Yazılımı Durum Raporu’nda yer alıyor Kaspersky, kuruluşların fidye yazılımına karşı korunmaları için şu en iyi uygulamaları takip etmelerini öneriyor: Tüm uç noktalarda fidye yazılımı korumasını etkinleştirin. Ücretsiz Kaspersky Anti-Ransomware Tool for Business ,bilgisayar ve sunucuları fidye yazılımı ve diğer kötü amaçlı yazılımlardan korur, istismar girişimlerini engeller ve mevcut güvenlik çözümleriyle uyumludur.Endüstriyel ve kritik sektörlerin kapsamlı korunması için Kaspersky, OT sınıfı teknolojiler, uzman bilgi ve tecrübeyi birleştiren özel bir ekosistem sunar. Bu ekosistemin merkezinde, kritik altyapı koruması için tasarlanmış) is Kaspersky Industrial CyberSecurity (KICS) platformu bulunur. KICS, güçlü ağ trafiği analizi ve uç nokta koruma, tespit ve müdahale yeteneklerini sağlar. Geleneksel BT güvenlik önlemleri ile endüstriyel güvenlik teknolojilerini birleştirerek şirketinizi her türlü tehdide karşı donanımlı hâle getirir.Endüstriyel olmayan sektörlerdeki şirketler, gelişmiş tehdit tespiti, araştırma ve hızlı müdahale yetenekleri sağlayan anti-APT ve EDR çözümlerini kullanabilir. Kuruluşlar ayrıca SOC ekiplerine en güncel tehdit istihbaratına erişim sağlayabilir ve profesyonel eğitimlerle ekiplerini düzenli olarak geliştirebilir. Tüm bunlar Kaspersky Next Expert çatısı altında sunulmaktadır.

Latin Amerika Açılımında Yeni Adım: Türk Firmaları Meksika Yolunda Haber

Latin Amerika Açılımında Yeni Adım: Türk Firmaları Meksika Yolunda

Heyet programında B2B görüşmeler ve potansiyel iş ortaklıklarına yönelik firma ziyaretleri olacak. Türk firmaları; doğal taş sektöründe faaliyet gösteren Meksikalı firmalarla bir araya gelerek pazarın güncel ihtiyaçlarını yakından inceleme fırsatı elde edecek. Latin Amerika’nın en büyük ikinci ekonomisi Meksika’nın Latin Amerika’nın en büyük ikinci ekonomisi ve ABD pazarına yakınlığıyla stratejik bir konuma sahip olduğu söyleyen Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu, “2025 yılında Türkiye geneli Ocak-Ekim döneminde 5 milyar dolarlık maden ihracatı gerçekleştirdik. Bu ihracatın yüzde 33’ünü 1,7 milyar dolarlık kısmını doğaltaş oluşturuyor. Meksika’ya ise 10 aylık dönemde 4 milyon dolarlık doğaltaş ihracatı yaptık. Hedefimiz ihracatımızı 50 milyon dolara çıkarmak. Meksika pazarı bizim için artık yalnızca uzak bir coğrafya değil; stratejik olarak konumlanmamız gereken, ciddi potansiyel barındıran bir hedef pazar haline geldi. Coğrafi yapısı gereği Meksika, hem Kuzey hem Güney Amerika’ya açılan bir ticaret kapısı niteliğinde.” diye konuştu. Küresel doğaltaş pazarının 2032 yılına kadar 80 milyar doları aşacağı öngörülüyor Başkan Alimoğlu, “Özellikle ABD ile sahip olduğu Serbest Ticaret Anlaşması, Türk ihracatçıları için bölgeye daha hızlı ve rekabetçi koşullarda giriş yapma imkânı sağlıyor. Ülkede son yıllarda artan yatırım hamleleri, modernleşen üretim tesisleri ve hızlı şehirleşme trendi, Meksika’yı ithalata açık, talep oluşturan bir pazar konumuna taşıyor. Doğal taş ve mermer tarafında da tablo oldukça pozitif. Küresel doğaltaş pazarının 2032 yılına kadar 80 milyar doları aşacağı öngörülüyor. Meksika’da özellikle lüks konut projeleri, oteller ve ticari yapılarla yükselen inşaat sektörü doğal taş kullanımını ciddi biçimde artırıyor. İşlenmiş ürünlere, özellikle de slab yani plaka formatına olan ilgi dikkat çekici şekilde artıyor.” dedi. Meksika pazarında daha güçlü bir pay alabilecek kapasiteye sahibiz Meksika’nın doğaltaş ithalatında Hindistan’ın başta geldiğini anlatan Alimoğlu, “Granit ve traverten gibi ürünlerde hacimli bir tedarikçi konumundalar. İspanya lüks segmentte güçlü. Çin ise yüksek hacimli, düşük maliyetli slab ve blok ürünlerde öne çıkıyor. Bu tablo içerisinde Türkiye çeşitliliği, teknik kalitesi ve rekabetçi fiyat yapısıyla dördüncü sırada yer alıyor. Ancak mevcut potansiyel dikkate alındığında Türkiye’nin çok daha üst sıralara çıkacağına inanıyoruz. Brezilya ve İtalya egzotik ve kuvarsit ürünlerle dikkat çekse de hacim açısından sınırlı ilerliyor. Biz ise hem ürün çeşitliliğimiz hem de işleme kabiliyetimizle Meksika pazarında daha güçlü bir pay alabilecek kapasiteye sahibiz.” diye konuştu.

Jeopolitik Gerilim Dijitale Yansıyor Haber

Jeopolitik Gerilim Dijitale Yansıyor

Çin ile bağlantılı APT grupları, Pekin'in jeopolitik hedeflerini ilerletmeye devam ederek “ortadaki düşman” tekniğinin kullanımını artırdı ve birkaç Latin Amerika ülkesindeki hükümetleri hedef aldı. Rusya ile bağlantılı APT grupları, Ukrayna ve birkaç Avrupa Birliği üye ülkesine yönelik operasyonlarını yoğunlaştırdı ve operasyonlarını genişletti. Rusya ile bağlantılı bir tehdit aktörü olan InedibleOchotense, ESET'i taklit eden bir spearphishing kampanyası yürüttü. ESET Research, ESET araştırmacıları tarafından Nisan-Eylül 2025 tarihleri arasında belgelenen seçkin APT gruplarının faaliyetlerini vurgulayan en son APT Faaliyet Raporunu yayımladı. İzlenen dönemde, Çin ile bağlantılı APT grupları Pekin'in jeopolitik hedeflerini ilerletmeye devam etti. ESET, FamousSparrow grubunun, Trump yönetiminin Latin Amerika'ya olan stratejik ilgisine bir yanıt olarak ve muhtemelen devam eden ABD-Çin güç mücadelesinin etkisiyle hem ilk erişim hem de yanal hareket için giderek artan bir şekilde "ortadaki düşman" tekniğini kullandığını gözlemledi. FamousSparrow grubu, Latin Amerika'ya bir saldırı başlattı ve bölgedeki birçok devlet kurumunu hedef aldı. Avrupa genelinde, hükümet kurumları, Rusya ile bağlantılı APT gruplarının Ukrayna ve birkaç Avrupa Birliği üye ülkesine yönelik operasyonlarını yoğunlaştırmasıyla siber casusluğun ana odak noktası olmaya devam etti. Özellikle, Rusya ile bağlantılı grupların Ukrayna dışındaki hedefleri bile Ukrayna ile stratejik veya operasyonel bağlantılar sergiledi ve bu da ülkenin Rusya'nın istihbarat çabalarının merkezinde yer almaya devam ettiği fikrini pekiştirdi. RomCom, WinRAR'daki bir sıfır gün güvenlik açığını istismar ederek kötü amaçlı DLL'ler dağıttı ve AB ve Kanada'daki finans, imalat, savunma ve lojistik sektörlerine odaklanan çeşitli arka kapılar sağladı. Sıfır gün istismarları pahalı olduğundan hem Gamaredon hem de Sandworm grupları, çok daha ucuz olan spearphishing tekniğini birincil saldırı yöntemi olarak kullandı. Gamaredon, operasyonlarının yoğunluğu ve sıklığında belirgin bir artışla Ukrayna'yı hedef alan en aktif APT grubu olmaya devam etti. Benzer şekilde, Sandworm da Ukrayna'ya odaklandı — ancak Gamaredon'un siber casusluk faaliyetlerinden farklı olarak yıkım amaçlıydı. Büyük ölçüde hükümet, enerji, lojistik ve tahıl sektörlerine yoğunlaştı. Muhtemel hedefi Ukrayna ekonomisini zayıflatmaktı. Belarus ile bağlantılı FrostyNeighbor grubu, Roundcube'deki bir XSS güvenlik açığını istismar etti. Polonya ve Litvanya şirketleri, Polonya şirketlerini taklit eden spearphishing e-postalarının hedefi oldu. E-postalar, yapay zekâ tarafından oluşturulan içeriği anımsatan bir yapıya sahip, belirgin bir şekilde kullanılan ve birleştirilen madde işaretleri ve emojiler içeriyordu. Bu da kampanyada yapay zekânın kullanılmış olabileceğini düşündürüyor. Teslim edilen yükler arasında bir kimlik bilgisi hırsızı ve bir e-posta mesajı hırsızı bulunuyordu. ESET Tehdit Araştırmaları Direktörü Jean-Ian Boutin, "İlginç bir şekilde, Rusya ile bağlantılı bir tehdit aktörü olan InedibleOchotense, ESET'i taklit eden bir spearphishing kampanyası yürüttü. Bu kampanya, Kalambur arka kapısı ile birlikte meşru bir ESET ürününün indirilmesine yol açan trojanize bir ESET yükleyicisi içeren e-postalar ve Signal mesajlarını içeriyordu. Çin ile bağlantılı gruplar, ESET araştırmacıları tarafından son zamanlarda Asya, Avrupa, Latin Amerika ve ABD'de gözlemlenen kampanyalarla oldukça aktif olmaya devam ediyor. Bu küresel yayılma, Çin ile bağlantılı tehdit aktörlerinin, Pekin'in mevcut jeopolitik önceliklerini desteklemek için harekete geçirilmeye devam ettiğini gösteriyor.” açıklamasını yaptı. Asya'da APT grupları, önceki raporlama döneminde olduğu gibi hükümet kurumlarının yanı sıra teknoloji, mühendislik ve imalat sektörlerini hedef almaya devam etti. Kuzey Kore ile bağlantılı tehdit aktörleri, Güney Kore ve teknoloji sektörüne, özellikle de rejimin önemli bir gelir kaynağı olan kripto para birimine yönelik operasyonlarda oldukça aktif olmaya devam etti. ESET, Haziran ve Eylül ayları arasında FamousSparrow'un Latin Amerika'da çoğunlukla devlet kurumlarına yönelik çeşitli operasyonlar yürüttüğünü de gözlemledi. Bunlar, ESET'in bu dönemde gruba atfettiği faaliyetlerin büyük bir kısmını oluşturuyor ve bu bölgenin son aylarda grubun ana operasyonel odak noktası olduğunu gösteriyor. Bu faaliyetler, Trump yönetiminin Latin Amerika'ya olan ilgisinin yeniden canlanmasıyla bölgede şu anda devam eden ABD-Çin güç mücadelesiyle kısmen bağlantılı olabilir. Genel olarak, FamousSparrow'un "Latin Amerika turu"nda gözlemlenen kurbanlar arasında Arjantin'deki birçok devlet kurumu, Ekvador'daki bir devlet kurumu, Guatemala'daki bir devlet kurumu, Honduras'daki birçok devlet kurumu ve Panama'daki bir devlet kurumu bulunmaktadır. ESET ürünleri, müşterilerinin sistemlerini bu raporda açıklanan kötü amaçlı faaliyetlerden korur. Burada paylaşılan istihbarat, çoğunlukla ESET'in tescilli telemetri verilerine dayanmaktadır. Ayrıca belirli APT gruplarının faaliyetlerini ayrıntılı olarak açıklayan derinlemesine teknik raporlar ve sık faaliyet güncellemeleri hazırlayan ESET araştırmacıları tarafından doğrulanmıştır. ESET APT Raporları olarak bilinen bu tehdit istihbaratı analizleri, vatandaşları, kritik ulusal altyapıyı ve yüksek değerli varlıkları suçluların ve devletlerin yönettiği siber saldırılardan korumakla görevli kuruluşlara yardımcı olmaktadır.

Doğuracağınız Çocuğa Vatandaşlık Veren 7 Ülke Haber

Doğuracağınız Çocuğa Vatandaşlık Veren 7 Ülke

Aralarında Türkiye’den birçok ünlü ismin de bulunduğu kadınlar, çocuğunu doğurmak için ilk sırada ABD’yi tercih ediyordu. ABD Başkanı Donald Trump’ın, otomatik vatandaşlık uygulamasına karşı kararname çıkarması bu ülkeye yönelik doğum turizmini olumsuz etkiledi. Trump'ın emri, ABD'de yasadışı yollarla veya geçici vizeyle bulunan kişilerin çocuklarına vatandaşlık verilmemesini amaçlıyor. Bu yeni durum, çocuğuna iyi bir gelecek arayan doğum turistlerini başka ülkelere yöneltti. Avukat Özge Özmen Korkut, doğum yapmak ve çocuğuna vatandaşlık almak için ailelerin en çok tercih ettiği 7 ülkenin şartları hakkında şu bilgileri verdi: “Pasaportu güçlü, ekonomik refah düzeyi yüksek Kanada, Portekiz, Meksika, Antigua ve Barbuda, Kosta Rika, Brezilya ve Arjantin; ülke, topraklarında doğan çocuklara vatandaşlık veriyor. Ancak anne ve babanın, normal göçmenlik yoluyla vatandaş olmak için başvurması ve süreçleri takip etmesi gerekiyor. 1. KANADA Kanada, topraklarında doğan her çocuğa tam Kanada vatandaşlığı hakkı tanıyarak, doğumla vatandaşlık imkânı sunmaktadır. Bu da Kanada’yı dünya çapında doğum turizmi için en çok rağbet gören destinasyonlardan biri haline getirmektedir. 2. PORTEKİZ Doğum turizmi, Portekiz vatandaşlığı arayan aileler için yeni fırsatlar sunuyor. Doğum turistleri ve göçmenler Portekiz'in ekonomik canlanmasında merkezi bir rol oynuyor. Ülke, yaşlanan nüfus ve azalan doğum oranları gibi demografik zorluklarla karşı karşıya olduğundan, göçmenler ve yabancı aileler iş gücü ve emeklilik sisteminin desteklenmesi için vazgeçilmez hale geldi. 3. MEKSİKA Meksika’da doğan bir çocuk vatandaşlık kazanıyor. Bu, Latin Amerika'da bağ kurmayı hedefleyen aileler için kolay bir yol açıyor. 4. ANTIGUA VE BARBUDA Antigua ve Barbuda, ülkede doğan her çocuğa vatandaşlık hakkı tanıyor ve bu da Karayipler'de doğum turizmi düşünen aileler için burayı tercih edilebilir bir seçenek haline getiriyor. Antigua ve Barbuda pasaportu, İngiltere, Avrupa dahil 146 ülkeye vizesiz erişim de dahil olmak üzere güçlü seyahat avantajları sunuyor. 5. KOSTA RIKA Kosta Rika, topraklarında doğanlara vatandaşlık hakkı tanıyor ve bu da onu Orta Amerika'da doğum turizmi için popüler bir tercih haline getiriyor. 6. BREZİLYA Brezilya, ülkede doğan çocuklara vatandaşlık hakkı tanıyor ve onlara doğumdan itibaren tüm hakları sağlıyor. 7. ARJANTİN Arjantin, doğumla vatandaşlık sağlıyor ve bu da aileler için çocuklarının geleceği adına iyi bir seçenek.” Her ülkenin şartlarının farklılık gösterebildiğini belirten Avukat Özge Özmen Korkut, doğum turizmi için harekete geçmeden önce gidilecek ülkeyle ilgili detaylı hukuki bilgi alınmasını tavsiye ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Renault Group ve Geely, Brezilya’da Stratejik Ortaklığını Güçlendirdi  Haber

Renault Group ve Geely, Brezilya’da Stratejik Ortaklığını Güçlendirdi 

Renault Group ve Geely, Brezilya’daki stratejik iş birliklerini güçlendiren yeni anlaşmalara imza attı. Bu kapsamda Renault do Brasil, her iki markaya ait sıfır ve düşük emisyonlu araçların üretim ve satış faaliyetlerini yürütecek. Anlaşmalar doğrultusunda Geely, Renault do Brasil’de yüzde 26,4 oranında hisse sahibi olurken, Renault Group çoğunluk hissedarı olarak kalmayı ve şirketi mali tablolarında konsolide etmeyi sürdürecek. Azınlık hissedarı konumundaki Geely, Renault do Brasil’in endüstriyel ve ticari kaynaklarına erişim hakkı kazanarak bölgenin en büyük otomotiv pazarında büyümesini hızlandıracak. Geely markasına ait EX5 elektrikli SUV modeli ise Renault ağına bağlı özel marka bayileri aracılığıyla Brezilya’da satışa sunulacak. Brezilya’da üretim gücü ve elektrikli araç yelpazesi genişliyor Geely Auto markalı araçların, Renault modelleriyle birlikte Paraná eyaletindeki São José dos Pinhais’te yer alan Ayrton Senna fabrikasında üretilmesiyle Renault do Brasil, üretim kapasitesini artıracak ve bu ileri teknolojili tesisin rekabet gücünü daha da yükseltecek. Aynı zamanda Renault, Brezilya pazarı için sıfır ve düşük emisyonlu araç yelpazesini genişletmek amacıyla Geely’nin lider konumundaki GEA yeni enerji mimarisini kullanacak. Ticari açıdan bakıldığında Renault do Brasil, Geely Auto’nun sıfır ve düşük emisyonlu araç portföyünü Brezilya’da dağıtarak satış, finansman ve hizmet alanlarında yeni büyüme fırsatları yaratacak. Bu iş birliği sayesinde Renault Group ve Geely, Brezilya’daki varlıklarını güçlendirirken Latin Amerika’da 2025’in ilk yarısında gerçekleşen araç tescillerinin yüzde 40’ından fazlasını oluşturan bu stratejik pazarda markalarının gelişimini hızlandıracak. “Hızla değişen otomotiv pazarında daha rekabetçi, yenilikçi ve çevik hale geleceğiz” Yeni iş birliğine ilişkin değerlendirmede bulunan Renault Group CEO’su François Provost, “Bugün Brezilya’da Geely ile açıkladığımız ortaklık, uluslararası stratejimizde ileriye atılmış belirleyici bir adımdır. Bu iş birliği, endüstriyel mükemmeliyet ve teknolojik liderlik temelleri üzerine kurulu çevik bir iş birliği yapısı oluşturuyor. Güçlerimizi bir kez daha birleştirerek, hızla değişen otomotiv pazarında daha rekabetçi, daha yenilikçi ve daha çevik hale geleceğiz” dedi. Geely Holding Group Başkanı Eric Li ise, “Yeni pazarlar ve yeni fırsatlar keşfetme konusunda Renault ile sürdürdüğümüz iş birliği, her iki taraf için de kazan-kazan durumu yaratacaktır. Çünkü hem Renault hem de Geely, küresel ölçekteki teknoloji gücünü kullanarak en iyi ürünleri pazara sunma imkânına sahip” ifadelerine yer verdi. Renault Group ve Geely, daha önce de Renault Korea’ya yapılan ortak yatırım ve Horse Powertrain’in kurulması gibi bir dizi küresel iş birliği projesine imza atmıştı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Marmaris Latin Amerika ile Buluştu Haber

Marmaris Latin Amerika ile Buluştu

Marmaris, uluslararası ilişkilerini geliştirme yolunda önemli bir adım attı. Marmaris Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen “Latin Amerika Ülkeleri-Marmaris Buluşması” kapsamında, Latin Amerika ülkelerinin Türkiye büyükelçileri ilçede ağırlandı. Üç gün sürecek temasların açılışı, tarihi Marmaris Kalesi’nde düzenlenen bir etkinlikle yapıldı. Etkinliğe Kosta Rika, Guatemala, Meksika, Panama ve Venezuela büyükelçileri onur konuğu olarak katıldı. Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü’nün ev sahipliğinde gerçekleşen gecede büyükelçiler, bu ülkelerin konsolosları ve kültür ataşelerinin de yer aldığı heyet kalabalık bir davetli topluluğuyla bir araya geldi. Etkinliğe Marmaris Kaymakamı Nurullah Kaya, Birleşik Krallık Fahri Konsolosu Doğan Tugay, Marmaris Ticaret Odası Başkanı Mutlu Ayhan, GETOB Başkanı Cengiz Aygün ve çok sayıda iş insanı ile turizmci de katıldı. BAŞKAN ACAR ÜNLÜ: BU DAHA BİR BAŞLANGIÇ Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü, konuşmasını İngilizce yaparak konuk büyükelçileri selamladı. Başkan Ünlü, Latin Amerika ülkeleriyle kurulacak kültürel ve diplomatik bağların Marmaris için yeni bir dönemin kapısını araladığını vurguladı. Başkan Ünlü, “Bu etkinlik sadece bir diplomatik ziyaret değil; Marmaris ile Latin Amerika arasında sıcak bir dostluğun ilk adımı. Marmaris Belediyesi olarak Türkiye ile Latin Amerika ülkeleri arasında kalıcı bir kültürel köprü kurmayı hedefliyoruz. Bu buluşma, ileride düzenlemeyi planladığımız Latin Festivali’nin de habercisi” diye konuştu. BÜYÜKELÇİLERDEN ORTAK MESAJ: KALICI DOSTLUKLAR KURULSUN Etkinlikte söz alan Latin Amerika büyükelçileri, Marmaris’e gelmenin heyecanını ve memnuniyetini dile getirirken, gelecekteki ortak projelere destek sözü verdi. Guatemala Büyükelçisi Eduardo Hernandez Recinos, “Marmaris'e ilk kez geliyoruz ama gördüklerimizden çok etkilendik. Bu festivali sadece gelecek yıl için değil, kalıcı bir gelenek haline getirmek istiyoruz” dedi. Meksika Büyükelçisi Jose Luis Martinez y Hernandez, Marmaris’e daha önce birçok kez geldiğini belirterek, “Latin Festivali fikri harika. Gerçekleşmesi için Meksika olarak her türlü desteği vermeye hazırız” diye konuştu.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.