Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Latin Amerika

Kapsül Haber Ajansı - Latin Amerika haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Latin Amerika haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hyundai Çek Fabrikasında 5 Milyonuncu Araç Üretildi Haber

Hyundai Çek Fabrikasında 5 Milyonuncu Araç Üretildi

Hyundai Motor Manufacturing Czech (HMMC) geçtiğimiz günlerde 5 milyonuncu aracını üretti. Bu kilometre taşı, Nošovice fabrikasının Avrupa otomotiv üretimi içindeki güçlü konumunu, teknolojik olgunluğunu ve uzun vadeli istikrarını vurgulamış oluyor. Hatlardan çıkan 5 milyonuncu araç Hyundai TUCSON Hybrid olurken yine Çek bir kullanıcı tarafından doğrudan fabrikadan teslim alındı. Bu özel aracın sahibi, montaj hattında üretim sürecini son aşamasına kadar takip etti ve direksiyon montajıyla Hyundai logosunun yerleştirilmesi gibi işlemlere de bizzat katılma fırsatı buldu. Şanslı kullanıcı, üretim tamamlandıktan sonra Hyundai Motor Manufacturing Czech ve Hyundai Motor Czech yönetiminden sembolik bir anahtar teslim aldı. Çekya, TUCSON ve i30 Üretimin Omurgasını Oluşturuyor Hyundai TUCSON, uzun yıllardır Nošovice üretiminin ana modeli konumunda. 2015–2020 yılları arasında üretilen üçüncü nesil TUCSON 1,1 milyon adedi aşarken, mevcut neslin üretimi bu rakamı daha da geçecek. Bu iki nesil, fabrikanın toplam üretiminin neredeyse yarısını oluşturuyor. Hyundai i30 ise 2008 yılından bu yana Çekya’da üretiliyor ve şu anda üçüncü nesli, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu Avrupa pazarında beğeniyle karşılanıyor. Yüksek performanslı i30 N ve N Line versiyon dahil olmak üzere 1,5 milyon adetten fazla üretilen model, TUCSON ile birlikte dünya genelinde 90’dan fazla ülkeye ihraç edildi. Üretimin büyük bölümü Avrupa pazarına yönelik olsa da Orta Doğu, Afrika, Okyanusya ve Latin Amerika’daki müşterilere de teslimatlar gerçekleştiriliyor. Elektrifikasyonda Dönüşüm Fabrika tarihindeki önemli dönüm noktalarından biri, 2020 yılında Nošovice’de elektrikli araç üretiminin başlaması oldu. Tam elektrikli KONA dahil olmak üzere o tarihten bu yana 650 binden fazla elektrikli araç üretildi ve bunların yaklaşık 200 bini farklı versiyonlara sahip KONA modellerinden oluştu. Bu gelişme, fabrikanın sürdürülebilir mobiliteye doğru kademeli dönüşümünü ortaya koyuyor. KONA Elektrik, Çekya’da seri üretimi yapılan ilk elektrikli araç olma özelliğini de taşıyor. Bu dönüşümü, manuel şanzıman üretimi için kullanılan bir üretim salonunun Hyundai Mobis tarafından işletilen bir Batarya Sistem Montaj (BSA) tesisine dönüştürülmesi izledi. Tesisin ilk bölümü 2022 sonbaharında devreye alınırken, tam kapasite operasyon geçen yılın ağustos ayında başladı. Hyundai Motor Türkiye İzmit Fabrikası’na Elektrifikasyon Yatırımı Hyundai, IONIQ 3 modeli için İzmit’te bulunan üretim tesisinde yeniden tasarlanan EV gövde tabanı, yüksek voltajlı batarya entegrasyonu ve güç elektroniği için 250 milyon euro yatırım yaptı. Türk işçisinin el emeğiyle IONIQ 3 modelini Ağustos ayında bantlardan indirecek olan Hyundai Motor Türkiye, üretimin büyük bir bölümünü 40’tan fazla ülkeye ihraç ederek ülke ekonomisine ve otomotiv endüstrisine katkı sağlayacak. Ayrıca, IONIQ model ailesinin Avrupa’daki ilk üretim merkezi olma özelliği taşıyacak olan Hyundai Motor Türkiye İzmit fabrikası, E-GMP platformuna da Avrupa’da sahip olan tek fabrika konumunda. Bu üretimle beraber, Türkiye’deki ikinci yerli elektrikli modele imzasını atacak olan Hyundai önümüzdeki yıllarda da hem Çekya hem de İzmit fabrikalarına ek yatırımlar yaparak genişlemesine devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel İflaslar Yüzde 6 Artacak Haber

Küresel İflaslar Yüzde 6 Artacak

Dünyada ticari alacak sigortası devi Allianz Trade her yıl hazırladığı iflas raporunu 2026 yılının ilk aylarında güncelledi. Rapora göre zaten yüksek seviyelerde olan ticari iflaslar, 2025 yılını çoğu ülkede artış eğilimiyle tamamladı. Ticari iflaslar 2025 yılında küresel olarak yüzde 6 arttı Allianz Trade İflas Raporuna göre küresel olarak, ticari iflaslardaki artış eğilimi, halihazırda yüksek seviyelere ulaşmış olmasına rağmen çoğu ülkede devam ediyor. 2025 yılına ait resmi rakamlar henüz tüm ülkeler için açıklanmamış olsa da şu ana kadar elde edilen veriler, Allianz Trade tarafından yayınlanan önceki Küresel İflas Raporu'nda vurgulanan eğilimleri doğruluyor ve bazı istisnalar dışında, ticari iflaslarda küresel artış eğilimi devam ediyor. Aralık ayı için en son 33 ülkedeki resmi iflas kayıtları ve önceki aylardakilerin, 25 ülkede iflaslarda hala yıl başından bu yana artış kaydedildiği ve bunların 14’ü gibi önemli bir kısmında çift haneli artışlar yaşadığı bilgisi raporda veriliyor. Rapora göre; 2025 yılının dördüncü çeyreği için geçici rakamlar, Batı Avrupa'nın yıllık yüzde 9 artışla üst üste on dokuzuncu çeyrekte de küresel iflas artışlarına en çok katkı sağlayan bölge olmaya devam ettiğini gösteriyor. Orta ve Doğu Avrupa’nın yüzde 15, Latin Amerika’nın yüzde 4 ve Asya-Pasifik’in ise yüzde 7 ile iflaslarda hala belirgin bir ivme kaydettiği de raporda verilen bilgiler arasında. Küresel iflaslardaki artış sürecek Allianz Trade’in uzman ekonomistleri 2026-2027 yıllarında da yüksek iflas seviyelerinin sürmesini bekliyor. Küresel iflasların 2026 yılında da artmaya devam ederek üst üste beşinci yıl artmış olacağını belirten uzmanlar; artış hızı küresel ortalama olarak yüzde 3’e gerilese dahi iflasların azaldığı çoğu ülkeye göre bu oranın yüksek kalacağı görüşüne raporda yer veriyor. Raporda, 2027 yılında ise iflasların daha yaygın hâle geleceği ancak sınırlı da olsa yüzde 1 gibi bir düşüş eğiliminin başlayacağı belirtiliyor. Ödeme alamama riski nedeniyle alıcı iflaslarından ve tedarik zinciri kesintilerinden kaynaklanabilecek tedarikçi iflaslarından dolayı, kritik müşteri ve tedarikçilerin yakından takip edilmesi gerektiği raporda vurgulanıyor. Büyük firmaların da iflaslara karşı bağışıklığı yok Allianz Trade Küresel İflas Raporu’na göre büyük firmaların da iflaslara karşı bağışıklığı yok. 2025'in son çeyreğinde 147 vaka ve tüm yıl boyunca 475 vaka, yani her 18 saatte bir vaka gerçekleşerek rekor sayıda büyük çaplı iflas vakası kaydedildiği de raporda yer alıyor. Batı Avrupa bölgesindeki cirosu 50 milyon euroyu aşan büyük şirketlerin iflaslarının uzmanların iç raporlamalarındaki yerini aldığı belirtilirken hem iflas sayılarındaki artış hem de 311 vaka ile vaka sayısı bakımından küresel sıralamada Batı Avrupa’nın başı çektiğine raporda değiniliyor. Bununla birlikte, ölçek bakımından en büyük vakaların çoğunun Amerika ve Çin’de gerçekleştiği ve yılın en büyük 20 iflas vakasından 17'sinin bu ülkelerde görüldüğü vurgulanıyor. Raporda, büyük şirketlerin genellikle, küresel parçalanma ve değişen ticaret modelleri, jeopolitik gerilimler, dijital dönüşüm ve çeşitli sektörlerde yapısal dönüşümler gibi küresel sorunlara daha fazla maruz kaldığı belirtiliyor. Bu nedenle bu durumun tedarikçiler ve alt yükleniciler üzerinde yaratacağı domino etkisi riskinin dikkate alınması gerektiği tavsiyesinde bulunuluyor. Hizmet, inşaat ve perakende sektörleri iflaslarda ipi göğüsledi Allianz Trade Küresel İflas Raporuna göre hizmet, inşaat ve perakende sektörleri iflas sayıları bakımından küresel olarak ipi göğüsleyenler arasında yer aldı. Bununla birlikte toplam iflasların yüzde 44’ünün makine ve ekipman, otomotiv ve kimya gibi özellikle Avrupa'daki endüstriyel sektörlerin kırılganlıklarını maskelediğine raporda yer veriliyor. Sayı olarak, özellikle Batı Avrupa ve Kuzey Amerika'da 83 vaka ile hizmetler ve 64 vaka ile perakende, özellikle Batı Avrupa ve Asya'da ise 62 vaka ile inşaatın en çok etkilenen sektörler arasında olduğu raporda belirtiliyor. Ancak bu durumun kısmen, bu sektörlerde büyük ölçekli şirketlerin bulunması gibi demografik faktörlerden de kaynaklandığına dikkat çekiliyor. Rapora göre; göreceli olarak, perakende sektörü toplam büyük iflaslar içinde aşırı temsil edilirken, hizmetler sektörü yetersiz temsil ediliyor ve diğer bazı sektörler, tarihsel ortalamalara göre daha büyük artışlar sergiliyor ve mevcut büyük şirketler içindeki payları daha da artıyor. Avrupa'da bu tip şirket listesine artık kimya, metal, makine ve ekipman, otomotiv, bilgisayar ve telekomünikasyon ve elektronik ile tekstil sektörlerinin de giriş yaptığı da raporda yer verilen bilgiler arasında bulunuyor. İflaslar, pandemi öncesi yıllık seviyeleri belirgin bir şekilde aştı Allianz Trade Küresel İflas Raporu’na göre; genel olarak, 2025 yılının tamamında, şirket iflaslarının küresel olarak yüzde 6 artmış olduğu tahmin ediliyor. Ekonomistler, dört ülkeden birinde, özellikle ABD, Brezilya ve Almanya'da verilerin gecikmesi nedeniyle manşet göstergelerinde potansiyel bir revizyon olabileceğini belirtiyor. Raporda 2025’e ilişkin göreli olarak en büyük artışların, yıllık olarak yüzde 45 ile Hong Kong, yüzde 40 ile Yunanistan, yüzde 40 ile İsviçre ve yüzde 27 ile Singapur'da görüleceği ve mutlak olarak; 3.400 vaka ile İsviçre, 2.500 vaka ile Almanya, 2.480 vaka ile İtalya, 2.330 vaka ile Fransa ve 1.800 vaka ile ABD'de kaydedileceği tahminine yer veriliyor. İflaslarda en büyük düşüşlerin ise muhtemelen; yüzde 24 ile Hindistan, yüzde 24 ile Rusya, yüzde 23 ile Kanada ve yüzde 16 ile Hollanda’da görüleceği tahmini de raporda bulunuyor. Çoğu gelişmiş ekonomide iflasların, pandemi öncesi yıllık seviyeleri belirgin bir şekilde aştığı, bu ülkeler arasında İsviçre başta olmak üzere çoğunlukla Batı Avrupa'nın gelişmiş ekonomilerinin yer aldığı da raporda belirtiliyor. Rapora göre; İsviçre’yi özellikle Finlandiya, İsveç ve İspanya izliyor ve Asya-Pasifik bölgesindeki çoğu gelişmiş ekonomi de aynı durumda. Bunlar arasında ise özellikle; Güney Kore, Hong Kong, Singapur ve Avustralya ile Amerika kıtasında Kanada ve ABD’nin olduğu rapordaki bilgiler arasında. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Ticari Sigorta Fiyatları 2025 Yılı Dördüncü Çeyreğinde Yüzde 4 Düştü Haber

Küresel Ticari Sigorta Fiyatları 2025 Yılı Dördüncü Çeyreğinde Yüzde 4 Düştü

Dünyanın lider sigorta brokeri ve risk danışmanı Marsh, ‘Küresel Sigorta Piyasası Endeksi’nin 2025 yılı son çeyrek sonuçlarını açıkladı. Verilere göre, küresel ticari sigorta fiyatları yüzde 4 düşüş gösterdi. Sigorta sektöründe artan rekabet, avantajlı hasar prim oranları ve reasürans düşüşün başlıca nedeni olarak öne çıkıyor. 2025’in dördüncü çeyreğinde; ABD hariç tüm bölgelerde yıllık ortalama sigorta fiyatlarında düşüş kaydedildi. En sert gerilemeler yüzde 12 ile Pasifik ile Hindistan, yüzde 10 ile Orta Doğu ve Afrika (IMEA) bölgelerinde görüldü. Latin Amerika ve Karayipler (LAC), Birleşik Krallık ve Kanada’da fiyatlar yüzde 7 oranında düşerken; Avrupa’da bu oran yüzde 6, Asya’da ise yüzde 5 olarak gerçekleşti. ABD’de ise 2025’in üçüncü çeyreğinde yüzde 1 gerileyen ortalama fiyatlar, dördüncü çeyrekte sabit kaldı. 2021’in ilk çeyreğinde başlayan ılımlı fiyat seyri, 2025’in son çeyreğinde de devam etti. Böylece küresel sigorta fiyatlarında üst üste altıncı çeyrek düşüş yaşandı. Raporda öne çıkan diğer bulgular ise şöyle; Sabit kıymet sigortaları: Üçüncü çeyrekteki yüzde 8’lik gerilemenin ardından, dördüncü çeyrekte küresel ölçekte yüzde 9 düşüş kaydedildi. Dört bölgede çift haneli gerilemeler yaşandı. Pasifik’te yüzde 14, Latin Amerika ve Karayipler – LAC’de yüzde 12, Hindistan, Orta Doğu ve Afrika – IMEA’da yüzde 11 ile Birleşik Krallık’ta yüzde 10. ABD, Kanada ve Avrupa’da düşüş yüzde 8, Asya’da ise yüzde 5 oldu. Sorumluluk sigortaları: Fiyatlar, üçüncü çeyrekteki yüzde 3’lük artışın ardından yüzde 4 yükseldi. Bu artışta, özellikle ABD’de görülen yüzde 9’luk yükseliş etkili oldu. Sigortacıların, artan hasar frekansı ve hasar tutarlarına yönelik endişelerinin sürmesi bu artışta belirleyici olurken, yüksek tazminatlarla sonuçlanan jüri kararları (nükleer kararlar) da önemli rol oynadı. Finansal sigortalar ve mesleki sorumluluk sigortaları: Üçüncü çeyrekte yüzde 5 düşen fiyatlar, dördüncü çeyrekte yüzde 4 geriledi. ABD hariç çoğu bölgede düşüş yaşanırken; IMEA’da yüzde 11, Birleşik Krallık ve Kanada’da ise yüzde 5 oranında gerileme kaydedildi. ABD’de ise üçüncü çeyrekteki yüzde 2’lik düşüşün ardından fiyatlar sabit kaldı. Siber sigortalar: Küresel ölçekte fiyatlar yüzde 7 oranında düştü. En belirgin gerileme LAC’ta yüzde 14 olurken, ABD’de düşüş yüzde 3 seviyesinde gerçekleşti. Rapor sonuçlarını değerlendiren Marsh Türkiye CEO’su Yeşim Aksüt, “Küresel sigorta piyasasında son altı çeyrektir, birçok bölge ve sigorta branşında kapasite fazlası gözlemliyoruz. Ani ve beklenmedik gelişmeler yaşanmadığı sürece, bu eğilimin 2026 yılı boyunca da devam etmesini öngörüyoruz. 2025 yılı, müşterilerimizin karmaşıklaşan risklerine yönelik sigorta çözümlerinde hem fiyat pazarlığı yapabilecekleri hem de teminat kapsamlarını genişletebilecekleri olumlu bir dönem olacak” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Renault’nun Dünyada En Çok Satış Gerçekleştirdiği İkinci Ülke Oldu Haber

Türkiye Renault’nun Dünyada En Çok Satış Gerçekleştirdiği İkinci Ülke Oldu

Renault Uluslararası Oyun Planı 2027 stratejisi kapsamında Türkiye’de üretimine başlanan Duster, yılın son çeyreğinde yakaladığı güçlü satış ivmesiyle aralık ayında en çok satan SUV olarak bu performansta önemli rol oynadı. Strateji doğrultusunda 2025 yılı içinde Bursa Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda iki yeni modelin daha üretimine başlanacak. Bu modellerden biri Renault Boreal olurken, diğer model önümüzdeki dönemde açıklanacak.Renault, 2025 yılında dünya genelinde 1.628.030 adet araç satışı gerçekleştirerek güçlü bir performans sergiledi. Marka, 2024’e kıyasla binek ve hafif ticari araç toplamında %3,2 büyüme kaydetti.Bu büyümede, 1.292.000 adetle %10 artış gösteren binek otomobil satışları belirleyici oldu.Renault’nun elde ettiği bu sonuçlar, markanın üst üste üçüncü yılda da büyüme kaydettiğini ortaya koydu. Yılın ilk yarısında %2,7, ikinci yarısında ise %3,8 büyüme sağlayan marka, istikrarlı ve sürdürülebilir ticari stratejisini güçlendirdi.Renault, Avrupa’da binek otomobil satışlarını %7,4 artırırken, satışlarının %60’ını oluşturan elektrikli, full hybrid ve plug-in hybrid modellerde 12 puana varan büyüme elde etti.Bu performans, Renault’yu Avrupa’da 90 g/km’nin altındaki CO₂ emisyon değeriyle sınıfının en iyileri arasına taşıdı.Binek ve hafif ticari araç satışları toplamında Renault, Avrupa pazarında ikinci sıraya yükseldi.Avrupa dışı pazarlarda ise Uluslararası Oyun Planı sayesinde %11,7’nin üzerinde büyüme sağlayan Renault, “dünyanın önde gelen Fransız otomotiv markası” konumunu korudu. Renault Küresel Satış ve Operasyonlar Direktörü Ivan Segal, “Renault, üst üste üç yıl boyunca kaydettiği büyüme ve dünya genelindeki binek otomobil satışlarındaki güçlü artışla, stratejisinin sağlamlığını ve tutarlılığını ortaya koydu. Elektrifikasyon odağımız ve değer temelli yaklaşımımız, markamızı lider ve yenilikçi bir konuma taşırken somut sonuçlar üretmeye devam ediyor. 2025 yılında Avrupa’da ve küresel pazarlarda elde edilen büyüme, her pazara özel ürün stratejimizle müşteri beklentilerini karşılamamızı sağladı ve sürdürülebilir performansımızı daha da güçlendirdi.” Renault Uluslararası Oyun Planı 2027'nin başarısı sayesinde Uluslararası pazarlarda elde edilen ivmeli büyüme Renault Uluslararası Oyun Planı 2027 stratejisi, küresel ayak izini genişletme hedefi doğrultusunda 2025 yılında somut ve güçlü sonuçlar ortaya koydu. Uluslararası pazarlardaki satışlar, yıllık bazda %11,7 artarak 621.435 adede ulaştı ve markanın toplam satışlarının %38’ini oluşturdu (geçen yıla göre +2,9 puan). Renault, bu performansla dünyanın bir numaralı Fransız otomobil markası olma konumunu korudu. Türkiye: Renault, güçlü ikinci yarı performansı ve Türkiye’de üretilen Duster’ın yılın son çeyreğinde yakaladığı yüksek satış ivmesiyle, aralık ayında SUV segmentinin en çok satan modeli olmasının da katkısıyla %8 büyüme ve 144.331 adet satışa ulaştı. Bu sonuçla marka, Türkiye pazarında liderliğe yükseldi ve uluslararası büyümede kilit pazarlardan biri oldu. Renault Uluslararası Oyun Planı 2027 stratejisi kapsamında Türkiye’de üretimi başlayan Duster, bu başarıda belirleyici rol oynarken; strateji doğrultusunda 2025 yılı içinde Türkiye’de Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda iki yeni modelin daha üretimine başlanması planlanıyor. Bu modellerden biri Renault Boreal olurken, ikinci model önümüzdeki dönemde kamuoyuyla paylaşılacak. Latin Amerika: Kardian modelinin katkısıyla satışlar %11,3 artarak 272.600 adede ulaştı. Bölge, Renault’nun büyüme stratejisinde önemli rol oynamayı sürdürdü. Güney Kore: Grand Koleos’un 40.877 adetlik satışla liderlik ettiği pazarda toplam satışlar iki kattan fazla artarak 52.300 adede çıktı (%55,9 büyüme). Fas: Renault, bu pazarda %44,8 büyüme kaydederek 41.100 araç satışı gerçekleştirdi. Pazar payı 1,4 puan artışla %17,4’e yükseldi. Kardian, burada da başarının temel modellerinden biri oldu. Hindistan: Renault, 2025’in ikinci yarısında satışlarını yıllık bazda %18,3, son çeyrekte ise %27,4 artırarak pazardaki ilginin net şekilde yeniden canlandığını ortaya koydu. Avrupa: Binek otomobilde elektrifikasyon destekli güçlü büyüme Renault, 2025 yılında Avrupa’da binek ve hafif ticari araç toplamında 1.004.000 adet satış gerçekleştirerek pazarda ikinci sırada yer aldı. Binek otomobil satışları %7,4 artarak, aynı dönemde %2,3 büyüyen pazarın üzerinde bir performans sergiledi. Bu sonuçla Renault’nun Avrupa’daki binek otomobil pazar payı 0,3 puan artışla %5,7’ye yükseldi. Artan rekabet ortamına rağmen Renault, Avrupa’da büyümeyi sürdüren sayılı markalardan biri olarak öne çıktı. Bu performans, markanın tam elektrikli ve full hybrid modelleri birlikte sunan çift yönlü elektrifikasyon stratejisinin başarısını ortaya koydu. Elektrifikasyonlu araçlar, 2025 yılında 12 puanlık artışla Renault’nun Avrupa satışlarının %60’ını oluşturdu.Tam elektrikli araç satışları, %72,2 artışla 151.939 adede ulaşarak %29,8 büyüyen pazarda Renault’nun Avrupa binek satışlarının %20,2’sini oluşturdu. Renault, Fransa genel pazarında ve Avrupa’da B segmentinde bir numaralı elektrikli araç markası konumuna yükseldi.Full hybrid araç satışları, %17 artışla 287.374 adede ulaştı. Bu satışlar, %9 büyüyen pazarda Renault’nun binek otomobil satışlarının %38,4’ünü oluşturdu. Marka, 2020’den bu yana bir milyondan fazla E-Tech hybrid araç satışı gerçekleştirirken, 2025 yılında Avrupa hibrit pazarında ikinci sırada yer aldı.Renault, elde ettiği bu sonuçlarla Avrupa’da 90 g/km’nin altındaki CO₂ emisyon değeriyle sınıfının en iyileri arasında konumlandı. Renault, B-hatchback segmentindeki liderliğini sürdürürken, geleneksel ve yeni rakiplere karşı güçlü rekabet performansı sergileyerek Avrupa B segmenti genelinde ikinci sırada yer aldı. Avrupa'da en çok satan modeller Renault 5 E-Tech, lansmanından bu yana ulaştığı 100.000'den fazla satış adediyle güçlü gidişatını sürdürdü ve Avrupa'da B segmentinde bir numaralı EV oldu. Scenic E-Tech, Avrupa'da 38.111 adet sattı (2024'e kıyasla %58.1 artış). Clio 5'in satışları 2024'e oranla %4,5 yükseldi ve araç pazardaki son yılında 243.401 satış adedine ulaştı (Sandero'dan sonra Avrupa'daki iki numaralı binek otomobil). Symbioz, lansmanından bu yana ulaştığı 88.523 satış adediyle Renault'nun en çok satan full hybrid modeli oldu. Değer Odaklı Ticari Strateji ve Geliştirilmiş Satış Kalitesi Renault, satış kalitesini ticari performansının temel unsurlarından biri olarak konumlandırmaya devam etti ve satış adedinden ziyade değer yaratmaya odaklanan stratejisine olan bağlılığını bir kez daha ortaya koydu. 2025 yılında perakende ve filo satışlarında elde edilen verimlilik, iyileştirilen satış karması ve SUV modellerin güçlü performansı bu yaklaşımı destekledi. Yükselen değerler: Avrupa’da, 2024 sonuna kıyasla pazarın belirgin şekilde üzerinde, küresel ölçekte 5 puanlık artış sağlandı. 2021’den bu yana toplam artış ise 7 puana ulaştı.Binek otomobil perakende kanalı: Yeni Çinli rakiplerin yarattığı yoğun rekabete rağmen Renault; Fransa (+0,3 puan), İngiltere (+0,4 puan), Belçika (+0,1 puan), Hollanda (+2 puan), İsviçre (+0,4 puan) ve Avusturya (+1,4 puan) gibi birçok Avrupa pazarında ek pazar payı kazandı.Daha yüksek değerli segmentlerde büyüme: Dünya genelinde C ve D segmentlerindeki satışlar %7,9 artarak 444 bin adede ulaştı. Hafif Ticari Araçlar (LCV): Zorlu Bir Pazarda Kademeli Toparlanma Dünya genelinde LCV satışları; Avrupa pazarındaki daralma (yıllık bazda -%8,3), ani üretim kesintileri ve yeni Master ürün ailesinin üretiminin kademeli olarak devreye alınması nedeniyle %16,5 düşüşle 336.505 adet olarak gerçekleşti. İlk altı ayın ardından Renault LCV operasyonları 2025 yılı boyunca kademeli toparlanma sinyalleri verdi. İlk yarıda %22,7’lik düşüş yaşanırken, ikinci yarıda düşüş oranı %9,4 seviyesine geriledi ve satışlar her çeyrekte iyileşme gösterdi. Renault LCV’ler, Avrupa’da 244.900 adet satışla hafif ticari araç pazarında ikinci sırada yer aldı.Latin Amerika’da satışlar %17,2 artışla 59.800 adede ulaştı ve güçlü bir performans sergilendi.Kangoo VAN satışları %8,4 artarak 63.900 adede yükseldi ve model, Avrupa küçük van segmentinde podyumda yer aldı.Elektrikli LCV’ler, geçen yıla kıyasla 6 puanlık artışla toplam LCV satışlarının %10,1’ini oluşturdu. Yeni Master E-Tech’in lansmanının etkisiyle Renault’nun elektrikli LCV satışları %90 arttı. 2026 Görünümü: İstikrarlı Büyüme Üzerine İnşa Uluslararası Boreal, geçen sonbaharda Brezilya’daki ticari lansmanının ardından, 2026’da Bursa’da (Türkiye) devreye alınacak ikinci üretim merkezi sayesinde 50’den fazla ülkeye ihracat yaparak Latin Amerika ve diğer pazarlardaki varlığını güçlendirecek.Filante, Kore pazarı ile birlikte KİK ülkeleri ve Kolombiya’da E segmentindeki yeni amiral gemisi olarak bu ocak ayında Seul’de tanıtıldı ve Renault Uluslararası Oyun Planı’nın beşinci modeli olarak önemli bir kilometre taşı oldu.İkonik Renault Duster, 2025’te pazara sunulan yeni nesil Kiger ve Triber’in ardından, 26 Ocak itibarıyla Hindistan’da yeniden satışa çıkacak.2027’ye kadar, Renault Uluslararası Oyun Planı kapsamında üç yeni model daha tanıtılacak. Avrupa Renault 4 E-Tech’in yeni pazarlara giriş yapması ve Twingo E-Tech’in ticari lansmanı, markanın elektrifikasyon atağını destekleyecek.Yenilenen tasarımı, geliştirilmiş güç aktarma organları ve teknolojileriyle yeni nesil Clio 6’nın satışları devam edecek.2026 model Megane E-Tech, bu yıl içerisinde tanıtılacak.LCV satışları, genişletilmiş yeni Master ürün gamı ile hız kazanacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Renault Group ve Markalarının Büyüme İvmesi Sürüyor Haber

Renault Group ve Markalarının Büyüme İvmesi Sürüyor

Avrupa’da binek araç performansıyla otomotiv üreticileri arasında üst sıralarda yer alan Grup, yaklaşık 400 bin adet hibrit satışına ulaşarak bu alanda %35,1 büyüme kaydetti, elektrikli araç satışları ise yaklaşık 194 bin adete ulaşarak %76,7 artış gösterdi. Renault Group markalarının tamamında pazarın üzerinde gerçekleşen performans, Grup’un dengeli ticari politikası ve elektrifikasyon stratejisinin somut karşılığını ortaya koydu. 2025 yılında Renault Group, dünya genelinde 2.336.807 araç satışı gerçekleştirdi. Pazarın %1,6 büyüdüğü bir ortamda %3,2’lik artış kaydeden Grup, birbirini tamamlayan üç markasının tamamında pazarın üzerinde bir büyüme performansı sergiledi.Renault: 1.628.030 araç satışıyla 2024’e kıyasla %3,2 büyüme kaydetti.Dacia: 697.408 araç satışıyla 2024’e göre %3,1 artış sağladı.Alpine: İlk kez 10.000 adet sınırını aşarak 10.970 araç satışına ulaştı. Bir önceki yıla kıyasla satışlarını iki kattan fazla artırarak %139,2 büyüme yakaladı.Avrupa’da, 1.607.848 adetlik satış rakamına ulaşan Renault Group, özellikle C segmentinde güçlü seyreden binek araç performansının katkısıyla otomobil üreticileri arasında ilk sıralarda yer aldı.Renault Group’un binek araç (PC) satışları %5,9 artış göstererek, pazarın %2,3’lük büyüme oranının iki katından fazla bir performans sergiledi. Bu sonuçla Grup, Fransa’da birinci otomotiv grubu konumuna yükseldi.Renault Group’un hafif ticari araç (LCV) satışları ise 2025 yılında kademeli bir toparlanma sinyali verdi. Yılın ilk yarısında %29,6 daralan satışlar, ikinci yarıda %10,6 seviyesine gerileyerek iyileşme eğilimine girdi.Uluslararası[2] pazarlarda Renault markası, ana pazarlarındaki güçlü büyümenin etkisiyle satışlarını %11,7 artırdı. Latin Amerika’da %11,3, Güney Kore’de %55,9 ve Fas’ta %44,8 oranında kaydedilen artışlar bu performansta belirleyici oldu.Grup, değer odaklı ve disiplinli ticari politikasını sürdürmeye devam ediyor:Renault Group, Avrupa’daki beş ana pazarında[3] perakende müşteri segmentinde güçlü bir konumunu koruyor. Bu ülkelerde perakende satışlar, Grup’un binek araç satışlarının yaklaşık %60’ını oluştururken, pazar ortalamasının 16,9 puan üzerinde bir performans sergileniyor. Ayrıca bu kategoride üç modeli[4], ilk 5 içinde yer alıyor.Avrupa’da C segmenti ve üzerindeki modellerin satışları, Grup’un toplam binek araç satışlarının %31,1’ini oluşturuyor. Bu oran, bir önceki döneme kıyasla 1 puanlık artışa işaret ederek ürün gamındaki yukarı segment ağırlığının güçlendiğini gösteriyor.Avrupalı rakiplerine5 kıyasla 5 ila 12 puan daha yüksek kalıntı değerlerde titiz ve disiplinli bir yaklaşım sergiliyor.Renault Group Avrupa’da binek araç (PC) elektrifikasyon hamlesini sürdürerek yaklaşık 400.000 hibrit araç[5] satışı gerçekleştirdi ve bu alanda %35,1 büyüme kaydetti. Elektrikli araç satışları ise yaklaşık 194.000 adede ulaşarak %76,7 artış gösterdi.Renault, yeni modellerinin katkısıyla elektrikli araç alanında öncülüğünü güçlendirerek EV karmasını %20,2 seviyesine taşıdı. Aynı zamanda hibrit araç (HEV) satışlarına güçlü odağını koruyarak bu alanda %17,0 büyüme sağladı.Dacia ise yıl boyunca 113.000’in üzerinde hibrit araç satışı gerçekleştirdi. Bu rakam, 2024 yılına kıyasla %121,7’lik çok güçlü bir artışa işaret ediyor.Grup 2026 yılında ürün atağını sürdürmeye devam ediyor:Avrupa’da içten yanmalı ve elektrikli ürün gamını yenilemek ve genişletmek amacıyla; yeni Renault Clio, Renault Twingo E-Tech Electric, yeni bir A segment elektrikli Dacia, yeni bir C segment içten yanmalı ve hibrit Dacia ile Alpine A390 modellerini pazara sunmayı planlıyor. Aynı zamanda uluslararası büyümesini de hızlandırıyor. Bu kapsamda Latin Amerika ve Türkiye için Renault Boreal, Hindistan için Renault Duster, Güney Kore ve denizaşırı pazarlar için Renault Filante ile Latin Amerika pazarı için yeni bir Renault pick-up modelini devreye almayı hedefliyor. Renault Group Büyümeden Sorumlu Genel Müdürü Fabrice Cambolive, konuyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Grubun ticari sonuçları, değer odaklı ürün planımız, disiplinli ticari politikamız ve tutarlı stratejimiz arasındaki güçlü uyumu açıkça yansıtıyor. Bu yıl, uluslararası pazarlardaki performansımız Avrupa’daki büyümemizi tamamlıyor. Markalarımız ve teknolojilerimiz arasındaki tamamlayıcılık ise, müşterilerin değişen ihtiyaçlarına yanıt verme gücümüzün en önemli unsurlarından biri. İki ayaklı güç aktarım stratejimiz artık tüm Grup genelinde hayata geçmiş durumda. Renault, satışlarının üçte ikisinin elektrikli ve hibrit araçlardan oluşmasıyla CO₂ emisyonları açısından kendi segmentinde en iyi performansı gösteren genel marka konumunda yer alıyor. Dacia ise hibrit alandaki büyümesini hızlandırıyor. Güçlü ticari performansı elektrifikasyonla aynı anda sürdürebilmemizin arkasında iki gerçek oyun değiştirici bulunuyor: Hem müşteri beklentilerini hem de CO₂ regülasyon hedeflerini aynı anda karşılayan hibrit teknolojilerimiz ve ürünlerin cazibesini artırarak satış performansını güçlendiren yüzde 100 elektrikli platformlarımız.” Renault markası – Üst üste üçüncü yıl büyüme Renault, 2025 yılında dünya genelinde 1.628.030 araç satışı gerçekleştirerek %3,2 büyüme kaydetti ve güçlü bir performans ortaya koydu. Bu sonuçta, küresel binek araç pazarında %10,0 seviyesinde gerçekleşen büyüme belirleyici oldu. Avrupa’da marka, binek araç (PC) ve hafif ticari araç (LCV) toplamında ikinci sıraya yükseldi. Bu başarıda, binek araç satışlarında kaydedilen %7,4’lük artış önemli rol oynadı. Renault’nun binek araç tarafındaki güçlü performansı, markanın çift yönlü elektrifikasyon stratejisiyle destekleniyor. Bir yandan tam hibrit satışları %17,0 artarak yaklaşık 287.000 adede ulaştı ve bu araçlar markanın toplam binek araç satışlarının %38,4’ünü oluşturdu. Bu oran, pazar ortalamasının 25,6 puan üzerinde yer alıyor. Renault, Avrupa hibrit araç pazarında ikinci sıradaki marka konumunu korurken, Symbioz modelini ürün gamının en çok satan hibrit modeli olarak konumlandırdı. Diğer yandan elektrikli araç satışları %72,2 artış göstererek 151.939 adede ulaştı. Avrupa perakende binek araç pazarında en çok satan ikinci elektrikli model olan Renault 5 E-Tech Electric’in katkısıyla, Renault’nun elektrikli araçları artık markanın toplam binek araç satışlarının %20,2’sini oluşturuyor. Hafif ticari araç segmentinde ise Avrupa toplam pazar hacmindeki (TIV) %8,3’lük daralma, Express modelinin ürün gamından çıkışı ve yeni Master model ailesinin kademeli olarak devreye alınması nedeniyle Renault’nun satışları 244.927 adede geriledi ve %21,1 düşüş kaydedildi. Buna rağmen 2025 yılı içinde kademeli bir toparlanma gözlendi; yılın ilk yarısında %29,2 olan daralma, ikinci yarıda %11,1 seviyesine geriledi. Avrupa dışı pazarlarda ise Renault’nun binek ve hafif ticari araç toplam satışları %11,7 artış gösterdi ve bu pazarların markanın toplam satışları içindeki payı %38’e yükseldi (+2,9 puan). Latin Amerika’da %11,3, Güney Kore’de %55,9 ve Fas’ta %44,8 oranında kaydedilen güçlü büyümenin etkisiyle Renault, dünya genelinde en çok satan Fransız otomobil markası olma konumunu korudu. Renault, değer odaklı ticari stratejisini sürdürerek perakende satışlarda birçok Avrupa ülkesinde pazar payını artırdı. Artık değerler (residual values) 2025 yılında küresel ölçekte istikrarlı seyrini korudu ve pazar ortalamasının 5 puan üzerinde konumlanmaya devam etti. 2021 yılından bu yana ise toplamda 7 puanlık bir artış kaydedildi. Renault markası, 2026 yılında güçlü temelleri üzerine inşa etmeye devam edecek: Avrupa’da Renault 4 E-Tech’in yeni pazarlara açılması ve Twingo E-Tech’in ticari lansmanının gerçekleştirilmesi, markanın elektrifikasyon atağını sürdürmesini sağlayacak. Yeni Clio’nun pazara sunulma süreci de devam edecek.Avrupa dışında ise Uluslararası Oyun Planı, Boreal’in yeni pazarlara yayılması, Filante’in Güney Kore, Körfez ülkeleri ve Kolombiya’da satışa sunulması, Renault Duster’ın Hindistan’da devreye alınması ve 2027’ye kadar pazara sunulacak üç yeni ürünle birlikte hız kesmeden sürecek.Hafif ticari araç (LCV) satışlarındaki ivmelenme ise Master model ailesinin daha geniş ürün gamıyla desteklenecek. Dacia markası – Avrupa’da perakende müşteri segmentinde ikinci en büyük marka Avrupa’da Dacia, 601.765 adetlik satış rakamına ulaştı ve %2,9 büyüme sağladı. Perakende satış kanalına odaklanan marka, Avrupa perakende binek araç pazarında %7,9 pazar payına ulaşarak bu kanalda podyumda ikinci sıraya yükseldi. Bu sonuçlar, markanın beş temel modeli tarafından destekleniyor. Özellikle Sandero, tüm satış kanalları genelinde Avrupa’nın en çok satan binek otomobili konumuna yerleşti. 2025’in ikinci çeyreğinde pazara sunulan Bigster ise 2025’in ikinci yarısında Avrupa’da perakende müşteriler arasında en çok satan C-SUV modeli oldu. Spring modeli de tüm kanallar genelinde ilk kez A segmenti elektrikli araçlar arasında en çok satan model olmayı başardı. 2025 yılında Dacia, ürün gamının elektrifikasyonunu da sürdürdü. Duster ve Bigster modellerinin katkısıyla hibrit araç satışları iki katından fazla artarak %121,7 büyüme kaydetti ve toplam binek araç satışlarının %19,2’sini oluşturdu (+10,3 puan). Satılan her dört Dacia aracından biri artık elektrikli veya hibrit olurken, bu oran 2024’e kıyasla iki katına çıktı. 2026 yılında marka, ürün gamını elektrifikasyon odağında geliştirmeye devam edecek ve yeni bir A segmenti elektrikli modeli pazara sunacak. Ayrıca C segmentinde yeni bir içten yanmalı ve hibrit motorlu modeli de ürün gamına ekleyecek. Alpine markası - Üç haneli büyüme Alpine markası, 2025 yılında premium otomotiv segmentinde tarihindeki en güçlü performanslardan birine imza atarak 10.970 adetlik tescil rakamına ulaştı ve %139,2 ile üç haneli büyüme kaydetti. İlk kez 10.000 adet eşiğinin aşılması, marka için önemli bir kilometre taşı oldu. Bu ivme; başta Fransa (+%89,5), Birleşik Krallık (+%369,5), Almanya (+%133,5), İspanya (+%584,4) ve İtalya (+%216,4) olmak üzere ana Avrupa pazarlarındaki güçlü performansla desteklendi. Alpine A110, 2.681 adetlik satışla iki koltuklu spor coupé segmentindeki liderliğini sürdürürken, tamamen elektrikli A290 modelinin başarılı lansmanı da markanın büyümesinde belirleyici rol oynadı. A290, 8.198 adetlik satış rakamına ulaştı. 2025 yılının sonunda tanıtılan Alpine A390 ise, Alpine’in “Dream Garage” vizyonunun yeni modeli ve markanın ilk sportif fastback’i olarak konumlanıyor. A390, Alpine’in yeni müşteri kitlelerine ulaşmasını sağlayarak markanın büyümesini destekleyecek önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Alpine’in uluslararası varlığı da genişlemeye devam etti. 15 yeni satış noktasının eklenmesiyle birlikte marka, 25 ülkede toplam 169 mağaza ve atölyeye ulaştı. Bu genişlemenin 2026 yılında da sürmesi hedefleniyor. Motor sporlarından gelen mirası ve güçlü mühendislik yetkinliği üzerine inşa edilen ürün stratejisi ve inovasyon yaklaşımı sayesinde Alpine, premium spor otomobil pazarında kilit bir oyuncu konumuna yükselirken, aynı zamanda gelecekteki büyüme ve elektrifikasyon sürecine de güçlü bir zemin hazırlamış oldu.

Otokar Güney Amerika’da Varlığını Artırmayı Hedefliyor Haber

Otokar Güney Amerika’da Varlığını Artırmayı Hedefliyor

Koç Topluluğu şirketlerinden Otokar, savunma sanayii alanında Latin Amerika’nın en önemli buluşmaları arasında yer alan Expodefensa Fuarı’na bu yıl da katılıyor. Bogota’daki Corferias Fuar Merkezi'nde 1–3 Aralık tarihlerinde gerçekleşecek olan etkinlikte Otokar, TULPAR ve COBRA II araçlarının ölçekli modelleri sergilerken aynı zamanda kara sistemlerindeki üstün kabiliyetlerini tanıtacak. Güney Amerika pazarını uzun yıllardır stratejik bir bölge olarak konumlandıran Otokar, bölgenin ihtiyaçlarını yakından takip ediyor ve kullanıcı gereksinimlerine uygun çözümler geliştirmek üzere teknoloji transferi ve yerel üretim fırsatlarını değerlendirmeyi sürdürüyor. Expodefensa 2025, şirketin mevcut kullanıcılarıyla bir araya gelmesi ve yeni iş birliği olanaklarını ele alması için önemli bir platform olacak. “GÜNEY AMERİKA, OTOKAR’IN BÜYÜME HEDEFLERİNDE ÖNEMLİ BİR KONUMA SAHİP” Şirketin bölgedeki hedeflerine ilişkin değerlendirmede bulunan Otokar Askeri Araçlar Genel Müdür Yardımcısı Sedef Vehbi, "33 binden fazla askeri aracımız 40’tan fazla ülkede 70’i aşkın son kullanıcı envanterinde aktif görev yapıyor. Güney Amerika da başarıyla hizmet veren askeri araçlarımız mevcut. Bölgede kullanılan araçlarımız sayesinde kullanıcı beklentilerini yakından takip ediyoruz. Expodefensa, hem mevcut ilişkilerimizi güçlendirmek hem de teknoloji transferi ve yerel üretim dahil olmak üzere yeni iş birliklerini değerlendirmek için önemli bir platform. Otokar olarak bölgedeki varlığımızı artırmayı hedefliyoruz" açıklamasını yaptı. YÜKSEK ATEŞ GÜCÜ SUNABİLEN YENİ NESİL MUHAREBE ARACI TULPAR Otokar’ın TULPAR Modüler Zırhlı Paletli Aracı, üstün hareket kabiliyeti, yüksek ateş gücü ve beka özellikleri ile dikkat çekiyor. 28.000 kg ile 45.000 kg arasında genişleme potansiyeline sahip modüler tasarımı sayesinde farklı konfigürasyonlar için ortak gövde ve alt sistemler kullanılabiliyor. En sert iklim koşullarında ve ağır arazi şartlarında test edilen TULPAR, üstün balistik ve mayın korumasına sahip. 120 mm’ye kadar yüksek ateş gücü gerektiren görevlerde etkin çözümler sunan TULPAR, üstün hareket kabiliyeti sayesinde ana muharebe tanklarının ağırlıkları nedeniyle görev yapamadığı dar sokaklar, hafif köprüler ve ağaçlık arazilerde de görev yapabiliyor. TULPAR, Expodefensa 2025’te 30 mm MIZRAK Kule ile tanıtılacak. HER GÖREVE UYUM SAĞLAYAN MODÜLER GÜÇ: COBRA II Türkiye'de ve ihracat pazarlarında sınır koruma, iç güvenlik ve barış koruma harekâtları dahil pek çok görevde başarıyla hizmet veren ve dünyada 20’den fazla son kullanıcıda aktif görev yapan COBRA II, yüksek koruma seviyesi, hareket kabiliyeti, geniş iç hacmi ve taşıma kapasitesiyle öne çıkıyor. COBRA II, balistik, mayın ve EYP tehditlerine karşı üstün koruma sağlıyor. En zorlu arazi ve iklim koşullarında yüksek performans sunan COBRA II, farklı görevlere kusursuz uyum sağlıyor. Geniş silah entegrasyon ve görev donanım ekipman opsiyonları sayesinde özellikle tercih edilen COBRA II, modüler yapısı sayesinde Zırhlı Personel taşıyıcı, Silah Platformu, Kara Gözetleme Radar Platformu, KBRN Keşif Aracı, Komuta Kontrol Aracı ve Ambulans gibi farklı görevlerde kullanılabiliyor. Fuar süresince COBRA II, KESKİN Kule ile tanıtılacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DHL Express, Dünyanın En İyi İşverenleri Arasında Yer Aldı Haber

DHL Express, Dünyanın En İyi İşverenleri Arasında Yer Aldı

DHL Express, 2025 yılı için saygın World’s Best Workplaces™ listesinde dünyanın en iyi ikinci çalışma yeri seçildi. Bu başarı, şirketin üst üste altıncı kez ilk 2’de yer almasını sağlayarak, mükemmel bir iş yeri kültürü oluşturma konusundaki kararlılığını ortaya koyuyor. Bölgesel ölçekte DHL Express üstünlüğünü sürdürerek, Avrupa’da üst üste dördüncü, Asya ve Latin Amerika’da sekizinci kez zirvedeki konumunu korudu. DHL Express CEO’su John Pearson, “Bu ödülü almaktan dolayı büyük mutluluk duyuyoruz. Bu başarı, çalışanlarımıza olan sarsılmaz odağımızı ve kapsayıcı, dinamik bir çalışma ortamı yaratma konusundaki kararlılığımızı gösteriyor. 220’den fazla ülke ve bölgede görev yapan 120.000 çalışma arkadaşımız ve Certified International Specialist (Sertifikalı Uluslararası Uzman) programımız başarımızda kritik önem taşıyor ve DHL Express’i farklı kılan üstün hizmeti sunmamızı sağlıyor. Ekiplerimizin mümkün olan en iyi iş yeri deneyimini yaşamalarını sağlamak için kararlılıkla çalışıyoruz” dedi. Güçlü Topluluk Bilinci Oluşturuyor DHL Express’te, topluluk bilinci ve ortak amaç duygusunu güçlendirmek büyük önem taşıyor. Şirket, çalışanlarının başarının temelini oluşturduğunu kabul ediyor ve onların katkılarını çeşitli yöntemlerle kutluyor. Bu kapsamda düzenlenen Takdir Haftası (Appreciation Week) ve Yılın Çalışanı (Employee of the Year) ödülleri gibi etkinliklerle de; hız, tutku, yapabilirim yaklaşımı ve mükemmelliğe bağlılık gibi temel değerleri temsil eden çalışanları öne çıkarıyor. DHL’in bir parçası olmak, “İnsanları Birleştirmek” ve “Yaşamları İyileştirmek” olarak belirlenen misyonuna katkıda bulunmayı beraberinde getiriyor. Çalışanlar; DHL’s Got Heart, Global Volunteering Day, GoHelp, GoTeach ve GoTrade gibi kurumsal sorumluluk programlarına katılarak, bulundukları topluluklarda olumlu bir etki yaratma fırsatı buluyor. Bu programlar, şirketin sosyal sorumluluğa olan güçlü bağlılığını da yansıtıyor. 2020’den bu yana World’s Best Workplaces™ listesinde istikrarlı biçimde ilk iki arasında yer alan DHL Express’in aldığı bu son ödül, şirketin çalışanlarına, değerlerine ve misyonuna duyduğu süregelen bağlılığını pekiştirirken, dünya çapında örnek teşkil eden iş yeri ortamları için de güçlü bir standart oluşturuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

2025’te Küresel Üretimde Fidye Yazılımı Tehdidi: Potansiyel Kayıp 18 Milyar Dolar Haber

2025’te Küresel Üretimde Fidye Yazılımı Tehdidi: Potansiyel Kayıp 18 Milyar Dolar

Tahminler, APAC, Avrupa, Orta Doğu, Afrika, BDT ve LATAM bölgelerinde, fidye yazılımı girişimlerinin tespit ve önlenme oranı, her bölgede toplam üretim kuruluşu sayısı, gerçek saldırılarda ortalama kesinti süresi, kuruluş başına ortalama çalışan sayısı ve ortalama saatlik ücret esas alınarak yapıldı. Kaspersky, VDC Research iş birliğiyle yaptığı açıklamada, 2025’in ilk üç çeyreğinde üretim kuruluşlarına yönelik fidye yazılımı saldırılarının 18 milyar dolardan fazla kayba yol açabileceğini duyurdu. Bu rakam, yalnızca üretim hattının durması nedeniyle iş gücünün boşta kalmasının doğrudan maliyetini yansıtıyor; operasyonel ve finansal etkiler ise çok daha yüksek olabiliyor. Kaspersky Security Network verilerine göre, Ocak-Eylül 2025 döneminde üretim sektöründe fidye yazılımı tespitlerinde bölgesel sıralama şu şekilde gerçekleşti: Orta Doğu (%7) ve Latin Amerika (%6,5) ilk sırada yer alırken; APAC (%6,3), Afrika (%5,8), BDT (%5,2) ve Avrupa (%3,8) bu sıralamayı izledi. Bu saldırıların tamamı Kaspersky çözümleri tarafından engellendi. Aşağıdaki potansiyel zarar tahmini, bu saldırılar başarılı olsaydı oluşabilecek finansal etkiyi gösteriyor. Fidye yazılımı üretim tesislerini hedef aldığında, üretim hatları durur ve bu durum, hem iş gücünün boşta kalması nedeniyle anlık gelir kaybına hem de üretimdeki azalma nedeniyle uzun vadeli eksikliklere yol açıyor. Ortalama saldırı süresi 13 gün (Kaspersky Olay Müdahale Raporu temel alınmıştır). 2025’in ilk üç çeyreğinde fidye yazılımı nedeniyle boşta kalan iş gücünün maliyeti bölgeler bazında şu şekilde hesaplanmıştır: Avrupa: 4,4 milyar dolarLATAM: 711 milyon dolarOrta Doğu: 685 milyon dolarBDT: 507 milyon dolarAfrika: 446 milyon dolar Tedarik zinciri aksaklıkları, itibar kaybı ve kurtarma masrafları gibi ek faktörler göz önüne alındığında, gerçek işletme kayıpları çok daha yüksek olabiliyor. VDC Research, Endüstriyel Otomasyon ve Sensörler Araştırma Direktörü Jared Weiner: “Araştırmamız, fidye yazılımının dünya genelindeki üretim sektöründe yaratabileceği finansal etkiyi tahmini olarak ortaya koyuyor. Üretim ortamlarının giderek karmaşıklaşması, uzmanlık açıklarının genişlemesi ve sürekli değişen iş gücü dinamikleri, çoğu kuruluşun siber güvenliği etkin bir şekilde yönetmesini zorlaştırıyor. Ancak bu konuda başarısız olmak, hem finansal kayıplara hem de itibar zedelenmesine yol açabilir. Etkin bir BT, OT ve IIoT koruması için güvenilir siber güvenlik sağlayıcılarıyla iş birliği yapmak kritik önem taşıyor,” yorumunda bulundu Kaspersky GReAT, Rusya ve BDT Araştırma Merkezi Başkanı Dmitry Galov konuya ilişkin şunları söyledi:“Hiçbir bölge fidye yazılımından muaf değil; ister Orta Doğu, LATAM, APAC, BDT, Afrika ya da Avrupa olsun, tüm üretim merkezleri sürekli hedef alınıyor. Daha önce tehdit aktörleri tarafından göz ardı edilebilecek orta ölçekli üreticiler de artık hedefte çünkü güvenlik bütçeleri daha küçük ve tedarik zinciri aksaklıklarının etkisi çoğu kişinin tahmin ettiğinden daha büyük olabiliyor. Üretim sektörü ve diğer tüm kuruluşlar, güvenilir ve kanıtlanmış savunma sistemlerine ve sürekli kullanıcı eğitimi programlarına ihtiyaç duyuyor.” Farklı bölgelerde fidye yazılımı ile ilgili daha fazla bilgi, Kaspersky’nin 2025 Fidye Yazılımı Durum Raporu’nda yer alıyor Kaspersky, kuruluşların fidye yazılımına karşı korunmaları için şu en iyi uygulamaları takip etmelerini öneriyor: Tüm uç noktalarda fidye yazılımı korumasını etkinleştirin. Ücretsiz Kaspersky Anti-Ransomware Tool for Business ,bilgisayar ve sunucuları fidye yazılımı ve diğer kötü amaçlı yazılımlardan korur, istismar girişimlerini engeller ve mevcut güvenlik çözümleriyle uyumludur.Endüstriyel ve kritik sektörlerin kapsamlı korunması için Kaspersky, OT sınıfı teknolojiler, uzman bilgi ve tecrübeyi birleştiren özel bir ekosistem sunar. Bu ekosistemin merkezinde, kritik altyapı koruması için tasarlanmış) is Kaspersky Industrial CyberSecurity (KICS) platformu bulunur. KICS, güçlü ağ trafiği analizi ve uç nokta koruma, tespit ve müdahale yeteneklerini sağlar. Geleneksel BT güvenlik önlemleri ile endüstriyel güvenlik teknolojilerini birleştirerek şirketinizi her türlü tehdide karşı donanımlı hâle getirir.Endüstriyel olmayan sektörlerdeki şirketler, gelişmiş tehdit tespiti, araştırma ve hızlı müdahale yetenekleri sağlayan anti-APT ve EDR çözümlerini kullanabilir. Kuruluşlar ayrıca SOC ekiplerine en güncel tehdit istihbaratına erişim sağlayabilir ve profesyonel eğitimlerle ekiplerini düzenli olarak geliştirebilir. Tüm bunlar Kaspersky Next Expert çatısı altında sunulmaktadır.

Latin Amerika Açılımında Yeni Adım: Türk Firmaları Meksika Yolunda Haber

Latin Amerika Açılımında Yeni Adım: Türk Firmaları Meksika Yolunda

Heyet programında B2B görüşmeler ve potansiyel iş ortaklıklarına yönelik firma ziyaretleri olacak. Türk firmaları; doğal taş sektöründe faaliyet gösteren Meksikalı firmalarla bir araya gelerek pazarın güncel ihtiyaçlarını yakından inceleme fırsatı elde edecek. Latin Amerika’nın en büyük ikinci ekonomisi Meksika’nın Latin Amerika’nın en büyük ikinci ekonomisi ve ABD pazarına yakınlığıyla stratejik bir konuma sahip olduğu söyleyen Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu, “2025 yılında Türkiye geneli Ocak-Ekim döneminde 5 milyar dolarlık maden ihracatı gerçekleştirdik. Bu ihracatın yüzde 33’ünü 1,7 milyar dolarlık kısmını doğaltaş oluşturuyor. Meksika’ya ise 10 aylık dönemde 4 milyon dolarlık doğaltaş ihracatı yaptık. Hedefimiz ihracatımızı 50 milyon dolara çıkarmak. Meksika pazarı bizim için artık yalnızca uzak bir coğrafya değil; stratejik olarak konumlanmamız gereken, ciddi potansiyel barındıran bir hedef pazar haline geldi. Coğrafi yapısı gereği Meksika, hem Kuzey hem Güney Amerika’ya açılan bir ticaret kapısı niteliğinde.” diye konuştu. Küresel doğaltaş pazarının 2032 yılına kadar 80 milyar doları aşacağı öngörülüyor Başkan Alimoğlu, “Özellikle ABD ile sahip olduğu Serbest Ticaret Anlaşması, Türk ihracatçıları için bölgeye daha hızlı ve rekabetçi koşullarda giriş yapma imkânı sağlıyor. Ülkede son yıllarda artan yatırım hamleleri, modernleşen üretim tesisleri ve hızlı şehirleşme trendi, Meksika’yı ithalata açık, talep oluşturan bir pazar konumuna taşıyor. Doğal taş ve mermer tarafında da tablo oldukça pozitif. Küresel doğaltaş pazarının 2032 yılına kadar 80 milyar doları aşacağı öngörülüyor. Meksika’da özellikle lüks konut projeleri, oteller ve ticari yapılarla yükselen inşaat sektörü doğal taş kullanımını ciddi biçimde artırıyor. İşlenmiş ürünlere, özellikle de slab yani plaka formatına olan ilgi dikkat çekici şekilde artıyor.” dedi. Meksika pazarında daha güçlü bir pay alabilecek kapasiteye sahibiz Meksika’nın doğaltaş ithalatında Hindistan’ın başta geldiğini anlatan Alimoğlu, “Granit ve traverten gibi ürünlerde hacimli bir tedarikçi konumundalar. İspanya lüks segmentte güçlü. Çin ise yüksek hacimli, düşük maliyetli slab ve blok ürünlerde öne çıkıyor. Bu tablo içerisinde Türkiye çeşitliliği, teknik kalitesi ve rekabetçi fiyat yapısıyla dördüncü sırada yer alıyor. Ancak mevcut potansiyel dikkate alındığında Türkiye’nin çok daha üst sıralara çıkacağına inanıyoruz. Brezilya ve İtalya egzotik ve kuvarsit ürünlerle dikkat çekse de hacim açısından sınırlı ilerliyor. Biz ise hem ürün çeşitliliğimiz hem de işleme kabiliyetimizle Meksika pazarında daha güçlü bir pay alabilecek kapasiteye sahibiz.” diye konuştu.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.