Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Latin Amerika

Kapsül Haber Ajansı - Latin Amerika haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Latin Amerika haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Rosatom Dünya Nükleer Birliği'nin 51. Sempozyumu'na Katıldı Haber

Rosatom Dünya Nükleer Birliği'nin 51. Sempozyumu'na Katıldı

Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom temsilcileri, Dünya Nükleer Birliği'nin (World Nuclear Association, WNA) 51. yıllık sempozyumuna katıldı. Bu yıl "Taahhütten Eyleme" temasıyla düzenlenen etkinlikte, dünya genelinde nükleer enerjinin gelişimini hızlandırmak için atılması gereken somut adımlar ele alındı. Rosatom Sürdürülebilir Kalkınma Direktörü Polina Lion ile Rosatom Latin Amerika Bölge Merkezi Direktör Yardımcısı Ruan Nunes de Souza etkinliğe katılan isimler arasında yer aldı. Polina Lion, sempozyumda "Nükleer Enerjinin Ölçeklendirilmesi: Ortak Eylem İçin Öncelikler" başlıklı bir sunum yaptı. Lion, Rosatom projelerinden örnekler vererek, küresel nükleer enerji kapasitesinin üç katına çıkarılması hedefi kapsamında öncelik verilmesi gereken başlıca alanlara dikkat çekti. Bu kapsamda, projelerin hayata geçirilmesinde müşteri ülke, düzenleyici kurum ve nükleer teknoloji tedarikçisi arasındaki iş birliğinin öneminin yanı sıra tedarik zincirlerinin güçlendirilmesi, yerlileştirme, nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi ve nükleer alandaki mesleklerin gençler için daha cazip hale getirilmesi konularını öne çıkardı. Lion ayrıca, uluslararası kalkınma bankaları ile nükleer üretimin geliştirilmesine yatırım yapma potansiyeli bulunan büyük enerji tüketicileri de dahil olmak üzere finans kuruluşlarıyla yürütülecek çalışmaların önemine dikkat çekti. Rosatom Latin Amerika Bölge Merkezi Direktör Yardımcısı Ruan Nunes de Souza ise nükleer enerji sektörü açısından yeni bir müşteri segmenti oluşturan büyük ölçekli nihai elektrik tüketicilerinin ele alındığı soru-cevap oturumuna katıldı. "Sistemik Bakış" başlıklı oturuma katılan BRICS Nükleer Enerji Platformu Baş Koordinatörü Elsie Pule de yapımı devam eden nükleer enerji kapasitesinin yüzde 70'inden fazlasını oluşturan BRICS ülkelerinin nükleer enerji alanındaki başlıca iş birliği alanlarını anlattı. Polina Lion konuya ilişkin şunları söyledi: "Nükleer enerji topluluğu, devletler, finans kuruluşları, bilim dünyası, üniversiteler ve iklim alanındaki uzmanlar arasındaki etkileşim ne kadar güçlü olursa, nükleer enerji kapasitesini üç katına çıkarmaya yönelik küresel hedefe ulaşmamızı sağlayacak somut çözümleri de o kadar hızlı geliştirebiliriz. Rosatom'un deneyimi, nükleer enerjinin geliştirilmesine yönelik iddialı planların ortaklık, karşılıklı güven ve diyalog olmadan hayata geçirilemeyeceğini açıkça ortaya koyuyor." Ruan Nunes de Souza da değerlendirmesinde şunları kaydetti: "Rosatom, Brezilya'daki çeşitli şirketlerle aktif şekilde iş birliği yapıyor. Ortaklarımıza her bir projenin kendine özgü koşullarına en uygun teknolojik çözümü sunmaya hazırız. Yüzer nükleer santraller hiç kuşkusuz birçok proje için uygun bir çözüm olabilir. Amazon'un izole bölgelerinde yüzer nükleer santral kurulmasına ilişkin potansiyeli daha önce değerlendirdik. Ayrıca yüzer nükleer santrallerinin denizlerde petrol arama ve üretim faaliyetlerini desteklemek amacıyla kullanılmasına yönelik de önemli bir potansiyel görüyoruz." Sempozyum kapsamında yeni nükleer enerji projelerinin finansmanına da özel önem verildi. Dünya Nükleer Birliği, devletlerin, proje geliştiricilerinin ve finans kuruluşlarının nükleer enerji projelerini daha etkin şekilde yapılandırmalarına, projelerin yatırım açısından cazibesini değerlendirmelerine ve sermaye çekilmesine yönelik uygun koşullar oluşturmalarına yardımcı olmayı amaçlayan uygulamaya dönük bir rehber olan World Nuclear Investment Guide'ı tanıttı. Rosatom adına rehberin hazırlanmasına Uluslararası İş Projeleri Yönetimi Başkanı Irina Skvortsova katkı sağladı. Rehber, projelerin yatırıma hazır hale getirilmesi, uygulama modelleri ve devletler, sektör ile finans dünyası arasındaki etkileşime ilişkin tavsiyeleri bir araya getiriyor. WNA'nın değerlendirmelerine göre, nükleer enerjinin ölçeklendirilmesi için gereken finansman ihtiyacı 2030'lu yılların ortalarına gelindiğinde yılda 250 milyar ABD dolarını aşabilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

"Konecta, 2026'da Hem Avrupa Hem Latin Amerika'da 'Yılın Şirketi'" Haber

"Konecta, 2026'da Hem Avrupa Hem Latin Amerika'da 'Yılın Şirketi'"

Bu ödüller, Konecta’nın yapay zekâ odaklı inovasyonunu, disiplinli uygulama yaklaşımını, üretken ve otonom yapay zekâyı küresel müşteri deneyimi operasyonlarına entegre etmedeki öncü rolünü ortaya koyuyor. Bu başarı, Konecta’nın geleneksel bir çağrı merkezi dış kaynak hizmet sağlayıcısından stratejik bir dijital dönüşüm ortağına geçişini tescil ediyor. Frost & Sullivan, özellikle Konecta’nın insan ve yapay zekâyı bir araya getiren entegre ve hibrit hizmet modeli sayesinde dağınık müşteri operasyonlarını modernize etme ve ölçülebilir iş sonuçları yaratırken sürekli yüksek hizmet kalitesi sağlama becerisini takdir etti. Konecta, derin sektör uzmanlığını yeni nesil teknolojilere yaptığı sürekli yatırımlarla birleştirerek Yılın Şirketi unvanına layık görüldü: Katalyst 2028 ve yapay zekâ odaklı dönüşüm: 150 milyon Euro’luk dönüşüm yatırımıyla hayata geçirilen Konecta’nın “Katalyst 2028” girişimi, şirketi uçtan uca teknoloji, veri ve operasyon ortağı olarak konumlandırıyor.Kolibri Yapay Zekâ Platformu: Konecta, şirketlerin yapay zekâ denemelerinden tam ölçekli uygulamalara geçişini desteklemek amacıyla yakın zamanda otonom yapay zekâ orkestrasyon platformu Kolibri’yi kullanıma sundu. Yüzde 80’i önceden geliştirilmiş sektöre özel kullanım senaryolarından oluşan bir kütüphaneyi açık mimari ve maliyet kontrolü sağlayan entegre FinOps özellikleriyle birleştiren Kolibri, kuruluşların otonom yapay zekâyı güvenli ve ölçeklenebilir biçimde devreye almalarına olanak tanıyor. Platform; yapay zekâ ajanlarını, insan uzmanları ve kurumsal sistemleri ISO 42001 sertifikalı yapay zekâ yönetim çerçevesiyle desteklenen tek bir ekosistemde buluşturuyor.Ölçeklenebilir ve insan odaklı yapay zekâ: Konecta, insan temsilciler ile otonom yapay zekâyı bir araya getiren hibrit iş gücünü etkin biçimde yönetiyor. Konecta’nın Latin Amerika’daki otonom yapay zekâ çözümleri, erken aşamadaki tahsilat süreçlerini başarıyla otomatikleştirirken en yüksek performans gösteren insan temsilcilerle karşılaştırılabilir sonuçlar elde ediyor. Böylece çalışanlar daha karmaşık ve kişiselleştirilmiş görevlere odaklanabiliyor.Standartlaştırılmış uygulama ve güçlü yönetişim: Avrupa’daki düzenlemeler sıkılaşırken, Konecta küresel uyum çerçevesi ve standartlaştırılmış Veri Koruma Etki Değerlendirmeleri (DPIA) aracılığıyla AB Yapay Zekâ Yasası’nın gerekliliklerine proaktif biçimde yanıt veriyor. Konecta ayrıca COPC CX Standardı’nı faaliyet gösterdiği tüm coğrafyalarda kurumsal yapısının bir parçası haline getirerek 28 ülkede ortak operasyonel mükemmeliyet ve hizmet tutarlılığı sağlıyor.Stratejik teknoloji ekosistemi: Konecta; AWS, Google Cloud, Salesforce, NICE, Lenovo, Nexthink, ElevenLabs, Uniphore ve CrewAI gibi ekosistem liderleriyle kurduğu güçlü iş birlikleri sayesinde inovasyonu hızlandırıyor. Bu iş birlikleri; gelişmiş bulut teknolojilerinin, siber güvenlik çözümlerinin ve proaktif yapay zekâ izleme yetkinliklerinin hem müşteri hem de çalışan ortamlarına doğrudan entegre edilmesini sağlıyor. Konecta CEO’su Nourdine Bihmane, konuya ilişkin şunları söyledi: “Frost & Sullivan tarafından iki bölgede birden Yılın Şirketi seçilmemiz, Katalyst 2028 vizyonumuzun ve 109 bin çalışanımızın özverisinin bir göstergesi. Günümüzde yapay zekânın uygulamaya geçirilmesindeki en büyük eksiklik regülasyona tâbi sektörlerin gerçekte neye ihtiyaç duyduğunu, gerçek müşteri etkileşimlerinin nasıl gerçekleştiğini ve istisnai durumların nerelerde ortaya çıktığını bilen operasyonel deneyimin yeterince sürece dâhil edilmemesidir. Bu çözümleri müşterilerimizle birlikte hayata geçirerek onların iş sonuçlarına doğrudan katkı sunmayı taahhüt ediyoruz.” Konecta Amerika CEO’su Mariano Castaños ise şunları ekledi: “2026 yılında aldığımız bu ödül, geleneksel dış kaynak hizmetlerinden Latin Amerika genelinde yapay zekâ odaklı dönüşümler sunan bir yapıya geçişimizi doğruluyor. Ölçülebilir iş değeri yaratıyoruz. Peru’nun sigorta sektöründe müşteri hizmetlerini geliştirmek için yapay zekâ destekli konuşma analitiği ve dijital asistanların kullanıma alınmasından, Meksika’nın lüks perakende ve Kolombiya’nın finans sektörlerinde ödeme sözü gerçekleşme oranlarını yüzde 30’un üzerinde artıran tahsilat voicebotlarının uygulanmasına kadar ekiplerimiz, insan ve yapay zekâyı birleştiren hibrit modellerin bu bölgede müşteri deneyiminin geleceği olduğunu kanıtlıyor.” Frost & Sullivan analistleri, Konecta’nın her iki bölgedeki benzersiz ölçeğini ve değişime uyum sağlayan inovasyon yaklaşımını şu sözlerle değerlendirdi: Frost & Sullivan Müşteri Deneyimi Araştırmaları Direktör Yardımcısı Sherrel Sonia Roche, “Konecta, geleneksel bir çağrı merkezi dış kaynak hizmet sağlayıcısı olmanın ötesinde bir dönüşüm ortağı olarak konumlanıyor. İnsan ve yapay zekâyı bir araya getiren entegre ve hibrit hizmet modeliyle şirketlerin dağınık müşteri operasyonlarını modernize etmelerine olanak tanıyor,” dedi. Frost & Sullivan En İyi Uygulamalar Araştırma Analisti Natalia Casanovas ise “Frost & Sullivan, yapay zekâ odaklı inovasyonu büyük ölçekli operasyonel uygulama gücüyle birleştirerek daha uyarlanabilir, verimli ve insan odaklı müşteri deneyimi ortamları sunan Konecta’yı bu ödüle layık görmüştür” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dünyaca Ünlü COYA İlk Kez Türkiye’de Haber

Dünyaca Ünlü COYA İlk Kez Türkiye’de

Çağdaş Latin Amerika mutfağını, imza kokteylleri ve müzikle bir araya getiren COYA, dünyanın önde gelen yaşam stili destinasyonlarından biri haline geldi. Türkiye’deki misafirler, Fenix Bodrum’un Yapı Kredi Crystal ile gerçekleştirdiği iş birliği kapsamında düzenlenecek iki haftalık sınırlı süreli deneyim boyunca markanın enerjisini ve dünya çapında tanınan atmosferini ilk kez keşfetme fırsatı bulacak. Londra’da doğan ve bugün Dubai, Abu Dhabi, Monako, Marbella, İbiza, Barselona, Doha ve Riyad gibi destinasyonlarda yer alan COYA; Peru’nun zengin mutfak geleneklerinden ve Latin Amerika’nın canlı ruhundan ilham alan, tüm duyulara hitap eden gastronomi deneyimleriyle uluslararası bir üne sahip. Bir restorandan çok daha fazlasını sunan COYA; seçkin gastronomiyi, müziği, sanatı ve misafirperverliği kendine özgü bir yaşam stili deneyiminde buluşturuyor. Peru köklerine sahip çağdaş Latin Amerika mutfağı COYA deneyiminin merkezinde, Peru’nun zengin mutfak mirasından ilham alan; çağdaş teknikler ve mevsimin en seçkin malzemeleriyle hazırlanan bir menü yer alıyor. İmza ceviche ve tiraditolar; kömür ateşinde hazırlanan lezzetler, canlı paylaşım tabakları ve Latin Amerika mutfağının çeşitliliğini ve enerjisini yansıtan cesur aromalarla bir araya geliyor. İmza kokteyller, müzik ve atmosfer Kokteyller, COYA deneyiminin ayrılmaz bir parçasını oluşturuyor. Latin Amerika’nın lezzetlerinden ve malzemelerinden ilham alan ödüllü içecek programı, markanın imza kokteyllerini bir araya getiriyor. Misafirleri ayrıca, gün batımından geceye uzanan özenle seçilmiş COYA MUSIC listeleri ve DJ performansları bekliyor. Markanın dünya çapında tanınan canlı atmosferini oluşturan bu unsurlar; sanat, tasarım ve seçkin misafirperverlikle birlikte COYA’nın kendine özgü dünyasını tanımlıyor. Bodrum yazının en dikkat çekici deneyimlerinden biri Fenix Bodrum’un Yapı Kredi Crystal ile gerçekleştirdiği iş birliği, COYA’nın Türkiye’deki ilk deneyimine katkı sağlıyor. Fenix Bodrum’un atmosferinde gerçekleşecek bu özel deneyim, dünyanın en tanınmış yaşam stili ve gastronomi markalarından birini ilk kez Türkiye’ye getiriyor. Yalnızca on iki gün boyunca misafirler, COYA’nın dünyaca ünlü çağdaş Latin Amerika mutfağı lezzetlerini, imza kokteyllerini ve kendine özgü atmosferini keşfetme fırsatı bulacak. Yapı Kredi Crystal sahipleri ise bu özel menüyü yüzde 20 indirim ayrıcalığı ile deneyimleyebilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bitget Wallet 100 Milyon Kullanıcıya Ulaştı Haber

Bitget Wallet 100 Milyon Kullanıcıya Ulaştı

Platform, dünya genelinde 100 milyon kullanıcıyı aştığını ve tarihinde ilk kez ödeme yapan kullanıcı sayısının alım-satım yapan kullanıcıları geçtiğini duyurdu. Günlük finans kullanımına odaklanan ve kullanıcıların varlıkları üzerinde tam kontrol sağlayabildiği (self-custodial) bir kripto cüzdanı olan Bitget Wallet, özellikle gelişmekte olan pazarlarda hızla yaygınlaşıyor. Güneydoğu Asya, Güney Asya, Afrika ve Latin Amerika’daki kullanıcılar, kriptoyu artık yalnızca yatırım aracı olarak değil; tasarruf yapmak, ödeme almak ve harcama yapmak için stablecoin tabanlı bir hesap gibi kullanıyor. Bu dönüşüm, platform verilerine de yansıyor. Bitget Wallet kartlarının sayısı 150 bini aşarken, 50’den fazla pazarda ve 150 milyondan fazla iş yerinde kullanılabiliyor. 2026’nın ilk yarısında kart harcamaları 31 milyon dolara ulaşarak bir önceki döneme göre %191 artış gösterdi. Gelişmekte olan pazarlarda ise bu artış %416’ya kadar çıkarak dikkat çekti. Kullanıcı davranışları da ödeme odaklı bir yapıya evriliyor. Kart kullanıcıları ayda ortalama 10 işlem gerçekleştirirken, işlem başına ortalama tutar 28 dolar seviyesinde. ABD, Avrupa ve Asya’da kullanıcılar ayda 10–14 işlem yaparak geleneksel banka kartı kullanım alışkanlıklarına benzer bir profil sergiliyor. Latin Amerika gibi bölgeler ise hızlı bir büyüme trendi yakalamış durumda. Bu değişimin arkasında, özellikle bazı ülkelerdeki ekonomik koşullar öne çıkıyor. Nijerya ve Arjantin gibi pazarlarda yerel para birimlerinin ciddi değer kaybı yaşaması ve uluslararası para transferlerinin yüksek maliyetli olması, kullanıcıları daha düşük maliyetli ve sınır ötesi çözümlere yönlendiriyor. Bitget Wallet COO’su Alvin Kan konuyla ilgili yaptığı açıklamada: “Bu pazarlardaki yeni kullanıcı dalgası bunu ‘kripto’ olarak düşünmüyor. Dolar bakiyeleri var, bununla harcama yapıyorlar, ödeme alıyorlar ve sınır ötesi transfer gerçekleştiriyorlar. Hesap sadece zincir üzerinde bulunuyor. Veriler bize bunun artık rutin hale geldiğini gösteriyor ve bu pazarlarda rutin olan şeyler, genellikle küresel finansın geleceğini belirler.” Kan ayrıca yayımlanan COO mektubunda, platformun son sekiz yılda geçirdiği dönüşümün dönüm noktalarını da ele aldı. Sekiz yıl önce Bitget Wallet, kriptoya hâkim kullanıcılar için bir alım-satım aracı olarak piyasaya sürülmüştü. Son iki yılda ise ürün tamamen farklı bir kullanım amacına göre yeniden inşa edildi. Bugün 50’den fazla pazarda kart hizmetleri, Güneydoğu Asya ve Latin Amerika’da QR ödeme altyapısı ve Nijerya, Meksika ve Bangladeş’te doğrudan banka entegrasyonları sunuluyor. Bu altyapı önceki büyük dönüm noktasında mevcut değildi. Bu ödeme akışlarının arkasındaki altyapı olan “Onchain Payments Matrix”, bugün 100’den fazla para birimi ve 80’den fazla ödeme kanalını kapsıyor ve toplamda 177 milyar dolardan fazla stablecoin işlemine aracılık etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Marmaris Latin Fest Yarın Başlıyor Haber

Marmaris Latin Fest Yarın Başlıyor

Türkiye’de bu kapsam ve ölçekte düzenlenen en büyük Latin organizasyonlarından biri olma özelliğini taşıyan Marmaris Latin Fest, 7 Mayıs’ta başlıyor. Türkiye ile Latin dünyası arasında güçlü bir kültürel köprü kurmayı hedefleyen festival 19 Mayıs Gençlik Meydanı’nda gerçekleştirilecek. Arjantin, Brezilya, Şili, Kolombiya, Kosta Rika, Dominik Cumhuriyeti, El Salvador, Guatemala, Meksika, Nikaragua, Panama, Paraguay, Uruguay ve Venezuela’dan ekiplerin katılacağı festival Latin Amerika’nın ritmini, dansını ve lezzetlerini Ege ile buluşturacak. KORTEJ VE AÇILIŞ KONSERİYLE BAŞLAYACAK Festival, 7 Mayıs Perşembe günü saat 13.00’te ülke stantlarının açılmasıyla başlayacak. Ayrıca Kültür ve Sanat Evi’nde de fotoğraf sergisi açılışı olacak. Resmi açılış ise saat 18.00’de Yat Limanı girişinden başlayacak kortej yürüyüşüyle gerçekleştirilecek. Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü ile birlikte Latin ülkelerinin Türkiye’deki büyükelçileri ve diplomatlarının da katılacağı kortej, 19 Mayıs Gençlik Meydanı’nda sona erecek. Açılış gecesinde Türkiye’de Latin müziğinin önemli isimlerinden Cem Moreno sahne alacak. TRAFİK DÜZENLEMESİ YAPILACAK Festival Açılış Korteji nedeniyle 7 Mayıs Perşembe günü Atatürk Meydanı, Yat Limanı girişi ile bu noktalardan 19 Mayıs Gençlik Meydanı’na kadar uzanan güzergahta geçici trafik düzenlemeleri uygulanacak. Etkinlik hazırlıkları ve kortejin güvenli şekilde gerçekleştirilebilmesi için aynı gün saat 07.00 ile 22.00 arasında Atatürk Meydanı’ndan Anatolia istikametine uzanan Kordon Caddesi’nde motorlu veya motorsuz araç park edilmemesi rica edilirken; 17.30 – 18.00 saatleri arasında gerçekleştirilecek kortej esnasında, Yat Limanı girişinden başlayarak 19 Mayıs Gençlik Meydanı’na kadar olan güzergahta trafik akışı kontrollü olarak sağlanacağı açıklandı. MEYDANDA LATİN RÜZGARI ESECEK 7–10 Mayıs tarihleri arasında sürecek festival boyunca 19 Mayıs Gençlik Meydanı, adeta açık hava sahnesine dönüşecek. Salsa ve bachata başta olmak üzere Latin ritimleri eşliğinde dans gösterileri, canlı sahne performansları ve konserler ziyaretçilere müzik dolu anlar yaşatacak. Festival alanında kurulacak stantlarda Latin mutfağından seçkin lezzetler sunulacak, kahve tadım alanlarıyla ziyaretçilere farklı tatları deneyimleme fırsatı verilecek. Marmaris’te faaliyet gösteren dans okullarının katılımıyla düzenlenecek Latin Parti de etkinliğin öne çıkan programları arasında yer alacak. Festival süresince Paraguay, El Salvador, Dominik Cumhuriyeti, Kosta Rika, Arjantin, Panama, Şili ve Venezuela stantları her gün 13.00’ten itibaren ziyaret edilebilecek. SANAT VE KÜLTÜR ETKİNLİKLERİ DE OLACAK Festival etkinlikleri yalnızca meydanla sınırlı kalmayacak. Kültür ve Sanat Evi’nde düzenlenecek film gösterimleri, fotoğraf sergileri ve dans atölyeleriyle ziyaretçilere çok yönlü bir kültür deneyimi sunulacak. BAŞKAN ÜNLÜ’DEN HALKA DAVET Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü, Marmaris Latin Fest’e tüm vatandaşları davet ederek, “Marmaris olarak çok renkli, çok kültürlü ve uluslararası bir festivale ev sahipliği yapmanın heyecanını yaşıyoruz. Latin Amerika’nın ritmini, dansını ve lezzetlerini ilçemizde ağırlayacağız. Tüm hemşehrilerimizi ve misafirlerimizi bu eşsiz atmosferi birlikte yaşamaya davet ediyorum. 7-10 Mayıs tarihleri arasında 19 Mayıs Gençlik Meydanı’nda buluşalım” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

STM’nin Milli Teknolojileri Latin Amerika Sahnesine Çıkıyor Haber

STM’nin Milli Teknolojileri Latin Amerika Sahnesine Çıkıyor

Türkiye’nin “tam bağımsız savunma sanayii” hedefleri doğrultusunda, küresel pazarda ihracat odaklı büyümesini sürdüren STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş, milli teknolojilerini yurt dışına taşımaya devam ediyor. STM, Latin Amerika’nın en prestijli savunma buluşmalarından biri olan, 33 farklı ülkeden 300’den fazla katılımcıyı ağırlayacak Uluslararası Havacılık ve Uzay Fuarı, FIDAE 2026’ya katılarak, bölgedeki stratejik varlığını pekiştirmeyi ve yeni iş birliği kapılarını aralamayı hedefliyor. 7-12 Nisan tarihleri arasında Şili’nin başkenti Santiago’da düzenlenecek fuarda STM; askeri denizcilik alanında; ana yüklenicisi olduğu ve Türk Donanması’na teslimini gerçekleştirdiği, MİLGEM İstif Sınıfı projesinin ilk gemisi, Türkiye’nin ilk milli fırkateyni TCG İSTANBUL (F-515), Pakistan Donanması için inşa edilen ve 2018’de teslim edilen Pakistan Denizde İkmal Tankeri (PNFT), STM-MPAC Hücumbot ve İnsansız Otonom Sualtı Aracı STM NETA’nın maketlerini fuarda katılımcıların beğensine sunacak. Taktik insansız hava araçlarında ise; dört farklı kıtada 15 ülkeye ihraç edilen Türkiye’nin ilk milli vurucu İHA’sı KARGU, Türkiye’nin envanterinde bulunan ve ihraç edilen; Gözcü İHA TOGAN ve Mühimmat Bırakan İHA BOYGA da Şili’de olacak. Güleryüz: 44 Askeri Gemi Projesindeki Tecrübemizi Latin Amerika’ya Taşıyoruz STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, Türkiye’nin savunma sanayiindeki yetkinliğini ekonomik bir katma değere dönüştüren ihracat başarılarına dikkat çekerek şunları kaydetti: “STM olarak, ciromuzun önemli bir kısmını ihracat başarılarımızla şekillendirirken, Türk mühendisliğinin gücünü dünyanın dört bir yanına taşımaya devam ediyoruz. Latin Amerika, büyüme hedeflerimiz arasında yer alan ve teknolojik çözümlerimize ilginin her geçen gün arttığı stratejik bir bölge. Şili’de düzenlenen FIDAE 2026’yı, sadece ürünlerimizi sergilediğimiz bir platform olarak değil; aynı zamanda bölge ülkeleriyle teknoloji transferi ve yerel üretim odaklı, uzun vadeli ortaklıklar kuracağımız bir organizasyon olarak görüyoruz. Bugüne kadar yurt içi ve yurt dışında; 11 farklı tersanede 44 askeri gemi platformunun inşasını ve yönetimini gerçekleştiren STM, küresel arenadaki rüştünü Portekiz, Ukrayna, Malezya ve Pakistan gibi stratejik pazarlarda kanıtlamıştır. Bu derin tecrübeyi ve NATO standartlarındaki mühendislik kabiliyetimizi, Latin Amerika’nın savunma ihtiyaçlarına yönelik yeni iş birliği kapılarını aralamak için Şili’ye taşımayı amaçlıyoruz.” STM – FIDAE - 2026 Stand Bilgileri: Stant No: D-116 Tarih: 7-12 Nisan 2026 Yer: Santiago, Şili Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Cristiano Ronaldo ve LeBron James yatırım yaptı: WHOOP 10 milyar doları aştı Haber

Cristiano Ronaldo ve LeBron James yatırım yaptı: WHOOP 10 milyar doları aştı

Giyilebilir teknoloji ve kişisel sağlık alanında faaliyet gösteren WHOOP, küresel büyümesini hızlandırmak için önemli bir yatırım aldı. Şirket, Series G yatırım turunda 575 milyon dolar fon toplarken, toplam değerlemesini 10.1 milyar dolara yükseltti. Yatırım turuna Collaborative Fund liderlik ederken; Qatar Investment Authority (QIA), Mubadala, Abbott, Mayo Clinic ve Macquarie Capital gibi dev kurumlar da sürece katıldı. Dikkat çeken bir diğer detay ise yatırımcılar arasında Cristiano Ronaldo, LeBron James ve Rory McIlroy gibi dünyaca ünlü sporcuların da yer alması oldu. Küresel sağlık platformu hedefi WHOOP CEO’su ve kurucusu Will Ahmed, yatırımın şirketin uzun vadeli vizyonu açısından kritik olduğunu belirterek, “Kişisel sağlık platformunu yeniden tanımlıyoruz. Amacımız insanların sağlık süresini (healthspan) uzatmak ve performanslarını artırmak” dedi. Şirket, bu yatırım ile birlikte özellikle: ABD’de büyümeyi hızlandırmayı Avrupa, Körfez ülkeleri (GCC), Asya ve Latin Amerika’da genişlemeyi Yapay zeka destekli sağlık çözümlerini geliştirmeyi hedefliyor. WHOOP büyümesini sürdürüyor Şirketin açıkladığı verilere göre WHOOP, hızlı büyümesini sürdürüyor: 2.5 milyondan fazla kullanıcıya ulaştı 2025 yılında gelirlerini %103 artırdı 1.1 milyar dolarlık run rate seviyesine çıktı Operasyonel olarak nakit akışı pozitife geçti 600’den fazla yeni çalışan alımı planlanıyor Bu veriler, şirketin yalnızca yatırım değil aynı zamanda operasyonel başarı açısından da güçlü bir konumda olduğunu gösteriyor. Yapay zeka ile sağlıkta yeni dönem WHOOP’un en dikkat çeken yönlerinden biri ise 24 milyar saatten fazla biyometrik veri üzerine kurulu yapay zeka altyapısı. Platform kullanıcılarına: Uyku kalitesi analizi Günlük toparlanma durumu Antrenman yoğunluğu önerileri Stres ve beslenmenin etkileri gibi kişiselleştirilmiş sağlık verileri sunuyor. Bu sistem, yalnızca fitness değil, aynı zamanda hastalık risklerinin erken tespiti ve önlenmesi açısından da yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Cristiano Ronaldo’dan destek WHOOP yatırımcıları arasında yer alan Cristiano Ronaldo, platformun kendi hayatında önemli bir rol oynadığını belirterek, “Uzun vadeli sağlığımı destekleyen en önemli araçlardan biri. Bu yatırımın parçası olmaktan gurur duyuyorum” dedi. Sağlık sektöründe dönüşüm hızlanıyor Uzmanlara göre, WHOOP’un aldığı bu yatırım, sağlık sektöründe reaktif sistemden proaktif ve kişiselleştirilmiş sağlık modeline geçişin hızlandığını gösteriyor. Özellikle yapay zeka ve sürekli veri takibi sayesinde, bireylerin sağlıklarını daha erken yönetebileceği bir sistemin yaygınlaşması bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Otomotiv Sektörü, 2025 Yılını 41,5 Milyar Dolarlık İhracatla Kapattı  Haber

Türkiye Otomotiv Sektörü, 2025 Yılını 41,5 Milyar Dolarlık İhracatla Kapattı 

Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik, firmaların bu dönüşüme uyumunu desteklediklerini vurgularken, Automechanika Istanbul’un 25 yıllık deneyimiyle Türkiye’yi satış sonrası alanında bölgesel merkez haline getirdiğini ve küresel rekabet gücünü artıran en önemli platform olduğunu belirtti. Türkiye otomotiv sektörü, küresel ekonomideki dalgalanmalara rağmen ihracattaki güçlü performansını sürdürüyor. 2025 yılını bir önceki yıla göre yüzde 11,6 büyüyerek 41,5 milyar dolar ihracat hacmiyle tamamlayan sektör, 550 bini aşkın kişiye sağladığı istihdamla küresel değer zincirinin kritik halkalarından biri olmaya devam ediyor. 2026 yılında, rakamsal büyümenin dışında nitelikli büyümeyi hedeflediklerini ifade eden Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik, Avrupa’daki büyüme yavaşlamasına ve jeopolitik risklere rağmen yılı büyümeyle kapatmanın, sektörün dayanıklılığını gösterdiğini söyledi. 2025 yılının ikinci yarısında tedarik zincirindeki normalleşme, model yenilemeleri ve alternatif pazarlardaki artışın bu performansı desteklediğini söyleyen Çelik, aralık ayında elde edilen 3 milyar 761 milyon dolarlık ihracatla, yılı güçlü bir şekilde kapattıklarını belirtti. Önümüzdeki dönemde rekabetin daha da sertleşeceğine dikkat çeken Çelik, “Avrupa Yeşil Mutabakatı, karbon düzenlemeleri ve dijital dönüşüm süreci sektörümüz risk oluştururken, fırsatlar da sunuyor. OİB olarak, firmaların bu dönüşüme uyum sağlaması için UR-GE projeleri, sürdürülebilirlik eğitimleri ve uluslararası iş birlikleri yürütüyoruz” dedi. “2025 yılında ihracatının yüzde 72,5’i AB ülkelerine gerçekleşti” Ürün gruplarına bakıldığında en büyük payı 16 milyar dolarla tedarik endüstrisinin aldığını belirten Çelik, “Bunu 13 milyar dolarla binek otomobiller, 7 milyar dolarla eşya taşımaya mahsus motorlu taşıtlar, 3,3 milyar dolarla otobüs minibüs midibüsler ve 1,9 milyar dolarla çekiciler takip etti. Tedarik sanayimizin güçlü yapısı, Türkiye’yi küresel otomotiv üretim zincirinin kritik bir halkası haline getiriyor. 2025 yılında ihracatımızın yüzde 72.5’ini Avrupa Birliği (AB) ülkelerine gerçekleştirdik. AB ülkelerine yaptığımız ihracat 30.1 milyar dolara ulaştı. Almanya, yüzde 36’lık artışla 6.6 milyar dolarlık ihracat hacmiyle sektörün en büyük pazarı olmaya devam etti. Fransa’ya 5.1 milyar dolar, Birleşik Krallık’a 4.2 milyar dolar, İspanya’ya 3.4 milyar dolar ve İtalya’ya 3.3 milyar dolar seviyelerinde ihracat gerçekleştirdik. AB ana pazarımız olmaya devam edecek. Ancak tek pazara bağımlı bir yapının riskleri de beraberinde getirdiğini görüyoruz. Bu nedenle, 2026 yılı stratejimizde pazar çeşitlendirmesine büyük bir pay ayırdık ve rakamsal olarak büyümenin dışında nitelikli büyümeyi de hedefliyoruz. ABD pazarı hem ana sanayi hem satış sonrası ürünlerde ciddi bir potansiyel barındırıyor. MENA bölgesi, Orta Asya ve Latin Amerika’da da hem ticaret heyetleri hem sektörel fuar katılımlarıyla daha görünür olmayı planlıyoruz. Özellikle ABD, Meksika ve Kanada’yı kapsayan Kuzey Amerika hattı ile Körfez ülkeleri, önümüzdeki dönemin büyüme alanları olacak. Çin pazarında ise daha çok elektrikli araç komponentleri ve tedarik sanayi ürünleri üzerinden iş birliklerini artırmayı hedefliyoruz. Elektrikli araç komponentleri, batarya sistemleri, hafif malzeme teknolojileri ve yazılım destekli otomotiv çözümlerinde ihracat payımızı artırmak istiyoruz. Aynı zamanda karbon ayak izini azaltan üretim süreçlerine geçişi hızlandırarak Avrupa Yeşil Mutabakatı çerçevesindeki yükümlülüklere tam uyum sağlamayı öncelikli görüyoruz. 2026’yı, yüksek katma değerli dönüşüm yılı olarak konumlandırıyoruz” dedi. “Automechanika Istanbul, Türkiye’nin bölgesel bir merkez haline gelmesinde önemli bir rol oynuyor” OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik, otomotiv satış sonrası sektörünün en önemli küresel buluşma noktalarından biri olan Automechanika Istanbul’un sektör açısından stratejik bir rol üstlendiğini belirtti. Uluslararası platformların sektörün küresel rekabet gücünü artırdığını belirten Çelik, “Bu yıl 25’inci yılını kutlayan Automechanika Istanbul, çeyrek asırlık tecrübesiyle distribütörlük anlaşmalarının yapılmasına, yeni iş birliklerinin kurulmasına ve firmalarımızın uluslararası alıcılarla doğrudan temas kurabilmesine imkân sağlayan güçlü bir ticaret platformu haline geldi. 2025 yılında düzenlenen fuara 40 ülkeden yaklaşık 1.500 firma katıldı. Bunların 676’sını Türk firmalar oluşturdu. Bu da sektörümüzün fuara verdiği önemi gözler önüne seriyor. Bugün Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Bağımsız Devletler Topluluğu ülkelerinden binlerce profesyonel İstanbul’da buluşuyor. Bu da Türkiye’nin üretim kapasitesini ve lojistik avantajını doğrudan görünür kılıyor. Automechanika Istanbul sayesinde Türkiye hem üretim gerçekleştiren hem de ticaretin ve dağıtım ağının merkezinde yer alan bir ülke konumunda yer alıyor. Bu nedenle 19–22 Mayıs tarihleri arasında Messe Frankfurt Istanbul ve Hannover Fairs Turkey iş birliğiyle Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde ‘Otomotiv satış sonrası pazarına 25 yıllık liderlik’ mottosuyla düzenlenecek Automechanika Istanbul 2026’nın sektörümüzün gelişimine ve uluslararası tanınırlığına önemli katkılar sağlayacağını düşünüyorum” dedi. “Sektörün gündeminde elektrikli mobilite ve dijitalleşme var” Fuara katılacak sektör temsilcilerinin bu yılki odak noktaları arasında elektrikli ve hibrit araçlara yönelik yedek parça ve servis çözümleri, batarya bakım teknolojileri, alternatif yakıt sistemleri ve dijital servis platformlarının yer aldığını ifade eden Çelik, “Satış sonrası sektörü artık sadece mekanik parça üretiminden ibaret değil. Yazılım, veri analitiği ve uzaktan teşhis çözümleri de önemli bir rekabet alanı haline geldi. Bunun yanında karbon ayak izi düşük üretim, geri dönüştürülebilir malzeme kullanımı ve sınırda karbon düzenleme mekanizmasına uyum süreçleri de firmalarımızın gündeminde. Böylece ürün satmanın yanında, teknoloji üreten ve çözüm sunan bir otomotiv ekosistemi inşa etmeyi amaçlıyoruz. Otomotiv satış sonrası ekosistemini bir araya getirecek olan Automechanika Istanbul 2026’nın, sektörümüzün rekabet gücünü daha da artıracağına inanıyoruz” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Santa Farma GEBKİM Üretim Tesisi, ANVISA GMP Denetimini Başarıyla Gerçekleştirdi ve Sertifikasyon Sürecini Tamamladı  Haber

Santa Farma GEBKİM Üretim Tesisi, ANVISA GMP Denetimini Başarıyla Gerçekleştirdi ve Sertifikasyon Sürecini Tamamladı 

İlaç sektöründe 80 yılı aşkın deneyimiyle faaliyet gösteren Santa Farma İlaç, “Sağlık alanında dünya pazarlarında yerel ihtiyaçları global kalite standartlarıyla buluşturan referans bir şirket olma” vizyonu doğrultusunda kalite ve hizmet anlayışını güçlendirmeyi sürdürüyor. Santa Farma’nın yurt dışında güçlenme stratejisi doğrultusunda attığı bu adım, GEBKİM Dilovası’nda faaliyet gösteren üretim tesisinde Brezilya Sağlık Otoritesi ANVISA tarafından gerçekleştirilen GMP denetimi ile uluslararası düzeyde bir kez daha tescillendi. 29 Eylül – 2 Ekim 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilen ve dört gün süren ANVISA GMP denetimi, “Başarılı” değerlendirmesi ile tamamlandı. Latin Amerika’nın en büyük, dünyanın ise dokuzuncu büyük ilaç pazarı olan Brezilya adına yapılan denetim “Başarılı” olarak tamamlandı ve tüm resmi süreçler de hızla tamamlanarak ve Ocak 2028’e kadar geçerli olan GMP sertifikasını almaya hak kazandı. ANVISA denetimi, Santa Farma’nın üretim altyapısının ve kalite sistemlerinin global standartlarla olan uyumunu bir kez daha ortaya koydu. Denetim sürecinde özellikle; modern tesisi- üretim ve kalite yönetim sisteminin tüm unsurları ve uygulamaları, temizlik validasyonu, bilgisayarlı sistem validasyonu ve risk yönetimi alanlarındaki uygulamalar güçlü yönler arasında öne çıktı. Santa Farma CEO’su Sami Kiresepi, Brezilya Sağlık Otoritesi ANVISA denetimine ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi: “ANVISA gibi dünyanın en yetkin sağlık otoritelerinden biri tarafından gerçekleştirilen GMP denetiminin başarıyla tamamlanması, Santa Farma’nın global kalite yaklaşımının önemli bir göstergesidir. Latin Amerika’nın en büyük ilaç pazarı olan Brezilya’da elde edilen bu sonuç, üretim süreçlerimizin şeffaflığına, teknik yetkinliğimize ve kalite odaklı çalışma kültürümüze duyulan güveni pekiştiriyor. Amacımız, faaliyet gösterdiğimiz tüm pazarlarda sürdürülebilir kalite anlayışımızla hastaların güvenle erişebileceği ürünler sunmaya devam etmek.” Geliştirme aşamasından üretime kadar tüm süreçleri kendi bünyesinde yöneten Santa Farma, bu başarıyla birlikte Latin Amerika pazarındaki ruhsatlandırma süreçlerini daha hızlı ve güvenli biçimde ilerletme imkanını da güçlendirmiş oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.