Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Liderlik

Kapsül Haber Ajansı - Liderlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Liderlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Geleceğin Liderlerine Alarko İmzası Haber

Geleceğin Liderlerine Alarko İmzası

Türkiye’nin ilk kurumsal MBA programı olan Alarko MBA Programı’nın mezuniyet töreni gerçekleştirildi. Alarko’nun nitelikli insan kaynağına yatırım yapmayı ve çalışanların gelişimini desteklemeyi önceliklendiren kurum kültürünün bir yansıması olan programdan bu yıl 25 kişi mezun oldu. Düzenlenen mezuniyet töreninde ayrıca Yenibirlider Gelişim Programı’nı tamamlayan 7 çalışan da sertifikalarını aldı. Alarko’nun öğrenme, gelişim ve liderlik üzerinde temellenen kurum kültürünün yeni kuşaklara aktarılmasında bir köprü görevi üstlenen programların mezuniyet töreni Alarko Holding Yönetim Kurulu Başkanı İzzet Garih, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Vedat Alaton, Yönetim Kurulu Üyesi Niv Garih, Alarko Şirketler Topluluğu CEO’su Ümit N. Yıldız, Bahçeşehir Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Yücel Batu Salman ve Yenibirlider Derneği Genel Müdürü Özge Aslan’ın katılımıyla gerçekleşti. 2010 yılında hayata geçirilen Alarko MBA Programı, kurumsal kültürü ve değerleri geleceğe taşıyacak liderleri kendi içinden yetiştirme vizyonuyla tasarlandı. Bugüne kadar 186 çalışanın mezun olduğu program Bahçeşehir Üniversitesi iş birliğiyle yürütülüyor. Program, stratejik yönetim, liderlik, finans, pazarlama, inovasyon, dijital dönüşüm ve sürdürülebilirlik gibi alanlarda kapsamlı bir eğitim içeriğinin yanı sıra katılımcıların yönetsel yetkinliklerini güçlendirmeyi de hedefliyor. Programın en önemli kazanımlarından biri olan ve yıllar içinde güçlenen mezun ağı, farklı dönem mezunlarının deneyim paylaşımını ve kurum içi iş birliklerini desteklerken sürekli öğrenme kültürüne de katkı sağlıyor. Alarko'nun genç yeteneklerini geleceğin liderleri olarak yetiştirmeyi amaçlayan Yenibirlider Gelişim Programı ise katılımcılara yapay zekâ çağında liderlik, teknoloji, inovasyon ve stratejik dönüşüm alanlarında kapsamlı bir gelişim deneyimi sunuyor. Bugüne kadar 78 Alarko’lunun başarıyla tamamladığı program, yüz yüze ve çevrim içi eğitimlerle genç profesyonelleri hem bugünün hem de geleceğin iş dünyasına hazırlıyor. “Alarko olarak gençleri organizasyonel dönüşümün tam merkezine koyuyoruz.” Mezuniyet töreni hakkında değerlendirmelerde bulunan Alarko Şirketler Topluluğu CEO’su Ümit N. Yıldız: “Alarko olarak gençleri organizasyonel dönüşümün tam merkezine koyuyoruz. Onlara bilgi ve deneyimlerimizi aktarırken, yetkinlik ve liderlik alanlarındaki gelişimlerini uzun vadeli ve sistematik bir sorumluluk alanı olarak ele alıyoruz. 1986’da kurduğumuz Alarko Eğitim ve Kültür Vakfı, yıllardır sürdürdüğümüz burs programlarımız, geleceğin yöneticilerini yetiştirmeyi hedefleyen Alarko İstikbal Kulübü ve çalışanlarımızın gelişimini uluslararası standartlara taşıyan eğitim programlarımızı aynı vizyonun ayrılmaz birer parçası olarak görüyoruz. Alarko MBA Programı da bu yatırımın çok değerli bir halkasını oluşturuyor. Geleceğin yöneticilerini bugünden yetiştirme amacıyla tasarladığımız bu programı öğrenmenin, deneyimin ve gelişimin iç içe geçtiği bir liderlik ekosistemi olarak görüyoruz. 2010 yılından bu yana devam eden, 2013’ten itibaren de Bahçeşehir Üniversitesi iş birliğiyle daha da güçlenen bu programdan 16 yılda 186 genç arkadaşımız mezun oldu. Benzer şekilde Yenibirlider Derneği ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği de bizim için son derece kıymetli. Bu yıl 7 çalışma arkadaşımız, 26. Dönem Yenibirlider Gelişim Programı’nı başarıyla tamamladı. Liderliği kurumlar, ekipler ve toplum üzerinde kalıcı ve anlamlı etki yaratma anlayışına dayanan bu program Boğaziçi Üniversitesi iş birliğiyle yürütülüyor” dedi. Bu anlamlı iş birliğinde emeği geçen Bahçeşehir Üniversitesi’ne, Yenibirlider Derneği’ne, Boğaziçi Üniversitesi’ne ve tüm çalışma arkadaşlarına teşekkür eden Ümit N. Yıldız sözlerini şöyle tamamladı: “Gençlerimizin bugün aldıkları diploma ve sertifikaları, başarılı bir kariyer yolculuğunun güçlü bir başlangıcı olarak görüyoruz. Jenerasyon farklılıkları Alarko kültüründe hep çok daha az hissedilmiştir. Çünkü Alarko’da her yönetici, çalışma arkadaşlarını dinler, katkılarına önem verir, bilgi ve deneyimlerini etkin şekilde aktarır. Bu demokratik kültür bize kurucularımızdan aktarılmıştır. Bir gün burada mezuniyetini kutladığımız arkadaşlarımızın da sorumlulukları ve yetkileri arttığında yeni nesli desteklemeyi en önemli görevlerinden biri olarak görmelerini tavsiye ediyor, tüm genç liderlerimizi gönülden kutluyorum.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dünya Kupası'nın Ortaya Koyduğu Gerçek: Büyük Başarılar Güçlü Ekiplerle Geliyor Haber

Dünya Kupası'nın Ortaya Koyduğu Gerçek: Büyük Başarılar Güçlü Ekiplerle Geliyor

Dünya Kupası heyecanı sürerken gözler yine yıldız oyunculara çevriliyor. Ancak futbolun en büyük organizasyonu, başarıya giden yolun yalnızca bireysel yeteneklerden geçmediğini de her turnuvada yeniden gösteriyor. Turnuva tarihine bakıldığında, dünyanın en değerli oyuncularına ve güçlü kadrolarına sahip olmasına rağmen beklentilerin altında kalan takımlar kadar; ekip bütünlüğü, doğru liderlik ve net bir oyun sistemiyle öne çıkan başarı hikâyeleri de dikkat çekiyor. Bu büyük organizasyon, sürdürülebilir başarının yalnızca yetenekle değil, yeteneği doğru yapı içinde buluşturabilme becerisiyle şekillendiğini gösteriyor. "En iyi oyunculara sahip olmakla en iyi takımı kurmak aynı şey değil" Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan TRANSEARCH Türkiye Yönetici Ortağı Murat Öztürk, Dünya Kupası'nın iş dünyası için de önemli liderlik ve yetenek yönetimi dersleri içerdiğini belirtiyor. "Dünya Kupası bize çok net bir gerçeği gösteriyor. En iyi oyunculara sahip olmakla en iyi takımı kurmak aynı şey değil. Futbolda olduğu gibi iş dünyasında da yüksek performans, bireysel yeteneklerin toplamından daha fazlasını ifade ediyor. Başarı; doğru insanların doğru rollerde konumlandırılması, ortak hedef etrafında çalışabilmesi ve bunu destekleyen liderlik yapısının kurulmasıyla ortaya çıkıyor. Bunun çok sayıda örneğini Dünya Kupası tarihinde görmek mümkün. Bir dönem David Beckham, Steven Gerrard, Frank Lampard ve Wayne Rooney gibi dünya yıldızlarını aynı kadroda bulunduran İngiltere Milli Takımı, sahip olduğu bireysel kaliteye rağmen beklenen başarıyı elde edemedi. Buna karşılık 2010 Dünya Kupası'nı kazanan İspanya ve 2014 Dünya Kupası şampiyonu Almanya, yıllar boyunca güçlü oyun sistemleri, net rol paylaşımı ve takım bütünlüğüyle anıldı. 2022 Dünya Kupası'nın favorileri arasında gösterilmeyen Fas, güçlü takım kültürü, net rol paylaşımı, disiplinli oyun anlayışı ve ortak hedef duygusuyla neler başarılabileceğini gösterdi. Aynı turnuvada şampiyonluğa ulaşan Arjantin'de ise Lionel Scaloni'nin ortaya koyduğu liderlik anlayışı dikkat çekti. Scaloni, yalnızca yıldız oyunculara sahip bir takım kurmakla kalmadı; farklı karakterleri ortak hedef etrafında buluşturan ve her oyuncunun rolünü netleştiren bir yapı oluşturdu. Bu örnekler bize, en yetenekli oyunculara sahip olmanın her zaman başarı getirmediğini; asıl farkı yaratanın bu yetenekleri ortak hedef etrafında buluşturabilen liderlik ve ekip yapısı olduğunu gösteriyor." Araştırmalar sahalarındaki başarı formülünün iş dünyasında da geçerli olduğunu kanıtlıyor Spor dünyasında gözlemlenen bu tablo, iş dünyasındaki araştırmalarla da örtüşüyor. Gallup'un küresel araştırmaları ekip performansı ve çalışan bağlılığı üzerinde yöneticilerin etkisinin belirleyici olduğunu ortaya koyarken, McKinsey yüksek performanslı organizasyonların ortak özelliklerinden birinin birbirini tamamlayan liderlik ekipleri olduğunu vurguluyor. Harvard Business Review'da yayımlanan çalışmalar ise sürdürülebilir başarının bireysel yıldızlardan çok, ortak amaç etrafında hareket edebilen ekip kültürüyle ilişkili olduğuna dikkat çekiyor. Şirketler bundan sonra neye odaklanmalı? Öztürk'e göre de bugün şirketlerin karşı karşıya olduğu liderlik gündemi ile Dünya Kupası'nda mücadele eden takımların karşılaştığı zorluklar arasında önemli benzerlikler bulunuyor. Nasıl ki futbol kulüpleri başarıya giden yolda yalnızca en yetenekli oyuncuları değil, birbirini tamamlayan bir takım yapısını oluşturmak zorundaysa; şirketler de yalnızca güçlü bireyleri değil, birlikte çalışabilen liderlik ekiplerini oluşturmak durumunda. Öztürk Dünya Kupası sahalarında görülen başarı hikayelerinin, şirketlerin liderlik ve yetenek yönetimi yaklaşımına da ışık tuttuğunu belirterek; bu noktada öne çıkan dört temel gerçeği açıklıyor: “Dünya Kupası bize çok net bir gerçeği gösteriyor. Birincisi, yetenek elbette. Başarı için kritik ancak tek başına yeterli değil. En değerli oyunculara sahip olmak her zaman kupayı kazanmak anlamına gelmiyor. İkincisi, performansı belirleyen unsur yalnızca kadro kalitesi değil, o kadroyu ortak hedef etrafında bir araya getirebilen liderlik anlayışı. Üçüncüsü, ekip uyumu zaman zaman bireysel yetenek farklarının önüne geçebiliyor. Turnuvalarda birçok kez daha güçlü kadroların, daha uyumlu ve disiplinli ekipler karşısında zorlandığını gördük. Dördüncüsü ise sürdürülebilir başarının güçlü sistemler gerektirmesi. Dünya Kupası kazanan takımların büyük bölümüne baktığımızda, başarının tek bir turnuvanın değil; yıllara yayılan planlamanın, oyuncu gelişiminin ve doğru organizasyon yapısının sonucu olduğunu görüyoruz. İş dünyasında da tablo farklı değil. Şirketler açısından asıl mesele yalnızca doğru lideri ya da doğru yeteneği bulmak değil; bu insanları doğru roller içinde konumlandırabilmek, birbirini tamamlayan ekipler kurabilmek ve uzun vadeli performansı destekleyecek organizasyonel yapıyı oluşturabilmek. Sürdürülebilir başarı da tam olarak burada ortaya çıkıyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapı sektöründe Yeni Nesil Liderlerin Yolculuğu Başladı Haber

Yapı sektöründe Yeni Nesil Liderlerin Yolculuğu Başladı

Saint-Gobain Yapı Kimyasalları, alanında uzman markaları Weber, Fosroc ve GCP markaları kapsamında iş ortaklarını desteklemek amacıyla stratejik bir adım attı. Şirket, bayilerin işi devralmaya hazırlanan veya devralmış olan ikinci nesil liderlerini tek bir çatı altında bir araya getiren “Nextors” projesini hayata geçirdi. Bu ekosistem benzer günlük rutinleri, endişeleri ve beklentileri paylaşan yeni nesil liderler için özel bir deneyim ve paylaşım alanı yaratıyor. Program; çeşitli gelişim süreçleri, seminerler, interaktif ve dijital etkinliklerle katılımcılarını destekleyerek kesintisiz iletişim ve sürekli gelişim imkânı sağlıyor. İş ortaklarına vizyoner bir yol arkadaşı olmayı hedefleyen Saint-Gobain Yapı Kimyasalları, Nextors ile kaliteli ürün ve servis sunmanın ötesine geçerek, iş yapış biçimlerini ve profesyonel ilişki ağlarını da geliştirmelerine destek olan yeni nesil bir liderlik modeli sunuyor. Yeni Nesil Liderlerin Yolculuğu "Büyük Buluşma" ile Başladı! Yaşayan bir topluluk yönetimi olarak tasarlanan Nextors’ın lansmanı yoğun bir içerik programıyla Bodrum’da gerçekleştirilen “Büyük Buluşma” ile başladı. Üç gün süren ve projenin start çizgisi olan lansman etkinliği kapsamında; sürdürülebilirlikten yapay zekaya, yeni nesil ekonomiden vizyoner liderliğe kadar pek çok kritik başlık masaya yatırıldı. Genç liderlerin yarının zorluklarına karşı rekabetçi kalmalarını sağlamak amacıyla düzenlenen etkinliğin sunuculuğunu Mirgün Cabas üstlenirken, oturumlarda Sedat Bayrak, Mert Başaran, Serdar Kuzuloğlu, Yüce Zerey ve Evrim Kuran gibi alanında uzman isimler ilham verici içerikleriyle topluluğun ilk adımlarına rehberlik etti. “Nextors, geçmişe duyduğumuz saygıyı, geleceğe duyduğumuz sorumlulukla buluşturma cesareti gösterenlerin ekosistemi” Projenin çıkış felsefesini ve iş ortaklığı vizyonunu aktaran Weber Türkiye Genel Müdür Yardımcısı ve Satış&Pazarlama Direktörü Gökmen Ersoy konuya ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Bayilerimiz ile uzun yıllara ve karşılıklı güvene dayanan çok güçlü bir bağımız var. Bugün onların yıllar boyu emekle kurdukları işlerinin başına ikinci kuşaklar geçiyor. Yeni nesil iş ortaklarımız kendi çalışma sistemlerini kuruyorlar, ekip yönetiyorlar, bir rekabet mücadelesi veriyorlar. Bir yandan da şirketlerini değişen dünyaya adapte etmek gibi büyük bir sorumluluk taşıyorlar. Çünkü başarıyı korumaları ve hatta daha da ileri taşımaları gerekiyor. Biz çağımızın bu zorlayıcı koşulları karşısında asla yalnız yürümeyeceklerini bilmelerini istedik. Buradan hareket ile iş ortaklarımız ile kurduğumuz o güçlü bağı, yeni kuşakların dünyasına, diline, ihtiyaç ve beklentilerine uygun bambaşka bir yaklaşımla yeniden inşa ettik. İşte Nextors topluluğu böyle doğdu. Geçmişe duyduğumuz saygıyı, geleceğe duyduğumuz sorumlulukla buluşturma cesareti gösterenlerin ortak alanı, sahadaki yeni aktörlerin ekosistemi haline geldi. Yeni nesil iş ortaklarımızın da yanında olmaya, yollarına ışık tutmaya, onları farklı perspektiflerle desteklemeye ve yarının şehirlerini birlikte kurmaya kararlıyız”. Sürdürülebilirlik, teknoloji, liderlik ve gelecek odaklı bir içerik dünyası sunan Nextors, önümüzdeki dönemde hayata geçirilecek yeni projelerle Türkiye genelindeki yapı sektörü bayilerinin gelişim ve dönüşüm yolculuğuna eşlik etmeyi sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Eker Süt Ürünleri İK Direktörü Emin Okan Ermetin: "İnsanlar Yönetilmek Değil, Anlaşılmak İstiyor" Haber

Eker Süt Ürünleri İK Direktörü Emin Okan Ermetin: "İnsanlar Yönetilmek Değil, Anlaşılmak İstiyor"

"İnsanlar sadece yönetilmek istemiyor, anlaşılmak istiyor." diyen Eker Süt Ürünleri İnsan Kaynakları Direktörü Emin Okan Ermetin, başarıyı yalnızca rakamlarla değil, insanların hayatına bırakılan olumlu izlerle tanımlıyor. İş dünyasının deneyimli isimlerini ağırladığımız röportaj serimizin yeni konuğu, Eker Süt Ürünleri İnsan Kaynakları Direktörü Emin Okan Ermetin oldu. Yaklaşık 30 yıllık profesyonel kariyerini, liderlik anlayışını ve insan kaynaklarının dönüşümünü anlatan Ermetin'in ilham verecek bu özel röportajı ile sizleri baş başa bırakıyoruz. Keyifli okumalar. Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Ben Emin Okan Ermetin. Yaklaşık otuz yıldır iş hayatının içindeyim. Kariyerime proje planlama mühendisi olarak başladım. Farklı sektörlerde, farklı ülkelerde ve farklı sorumluluklarla çalıştım. Üretim planlamadan kalite sistemlerine, operasyonel mükemmellikten insan kaynaklarına uzanan oldukça renkli bir kariyer yolculuğum oldu. Bugün, Eker Süt Ürünleri'nde İnsan Kaynakları Direktörü olarak görev yapıyorum. Kariyerinizde bugünlere gelene kadar hangi önemli dönüm noktalarını yaşadınız? Kariyerimin ilk yıllarında Kazakistan ve Türkmenistan'da büyük projelerde çalışma fırsatı buldum. Genç yaşta farklı kültürlerle çalışmak bana dünyaya daha geniş bir pencereden bakmayı öğretti. Sonrasında üretim ve kalite sistemleri tarafında görev aldım. Yalın 6 Sigma çalışmaları hayatımda önemli bir kırılma noktası oldu. O dönem süreçleri iyileştirmeyi, veriyi doğru okumayı ve sistematik düşünmeyi öğrendim. Fakat geriye dönüp baktığımda kariyerimin en büyük dönüşümü insan kaynaklarına geçişim oldu. Çünkü o noktada süreçlerden çok insanları anlamaya başladım. Bir makinenin neden durduğunu analiz etmenin görece kolay ancak bir insanın neden motivasyonunu kaybettiğini anlamanın ise görece çok daha karmaşık olduğunu öğrendim. Belki de bu yüzden insan kaynaklarını sevdim. Sizin için 'başarı'yı tanımlar mısınız? Sizi diğerlerinden farklı kılan ve başarınızı sağlayan kişisel stratejiler neler? Önceleri, doğaldır herhalde, başarıyı daha çok sonuçlarla ilişkilendirirdim. Tamamlanan projeler. Tasarruf edilen bütçeler...Yükselen performans göstergeleri. Bugün ise biraz farklı düşünüyorum. Benim için başarı dürüst kalabilmek, iç huzurunu koruyabilmek ve çevrendeki insanların hayatına olumlu dokunabilmektir. Bugün en mutlu olduğum şey, yıllar önce birlikte çalıştığım insanların hâlâ arayıp fikir sorması ya da bir kahve içmek istemesi. Demek ki geride yalnızca iş sonuçları değil, insani ilişkiler de bırakabilmişim. Benim için gerçek başarı budur. Başarıya giden yolda karşılaştığınız en büyük zorluk neydi ve bunu nasıl aştınız? Kariyerim boyunca karşılaştığım en büyük zorluk, insanları değişime ikna etmek oldu. Özellikle süreç iyileştirme, dönüşüm ve kültürel değişim projelerinde şunu çok net gördüm: Bir fikrin doğru olması, onun kabul edileceği anlamına gelmiyor. İnsanlar çoğu zaman değişime karşı çıkmıyor. Belirsizlikten, alıştıkları düzeni kaybetmekten ya da hata yapmaktan endişe ediyorlar. Kaygılarını anlamak, onları sürecin içine dahil etmek ve katkılarının değerli olduğunu hissettirmek gerekiyor. Bu süreç bana liderlikle ilgili çok önemli bir ders verdi: İnsanlar sadece yönetilmek istemiyor, anlaşılmak istiyor. Farklı liderlerle çalışma fırsatım oldu. Bazıları çok sonuç odaklıydı, bazıları çok güçlü karakterlere sahipti. Bu deneyimlerin sonunda şunu gördüm; insanlar kendilerini değerli, güvende ve saygı görmüş hissettiklerinde en iyi performanslarını ortaya koyuyorlar. Bu nedenle yöneticilik hayatım boyunca önce insanı anlamaya çalıştım. Empatinin, güvenin ve samimi iletişimin birçok problemi çözdüğüne defalarca tanık oldum. Bugün, sizin konumunuza ulaşmak isteyen birisi için en kritik öneriniz ne olurdu? İnsan kaynakları alanında ilerlemek isteyenlere sahadan gelen birkaç net önerim var. Öncelikle sadece İK’yı değil, işin kendisini öğrensinler. Üretim, satış, finans nasıl çalışır anlamadan iyi bir İK profesyoneli olunamaz. Mühendislik geçmişimin bana en büyük katkısı buydu. İkinci olarak veriden korkmasınlar. İK artık sadece insan ilişkileri değil, aynı zamanda veriyle konuşabilme işi. Ölçemediğinizi yönetemezsiniz. Üçüncü olarak sahaya insinler. Masadan yönetilen İK sınırlı kalır. İnsanları anlamak için onların ortamını görmek ve dinlemek gerekir. İletişim de çok kritik. Doğruyu bilmek yetmez, doğru şekilde anlatabilmek gerekir. İnsanları ikna edebilmek ve güven oluşturabilmek bu işin temelidir. Ve en önemlisi: Empatiyi kaybetmesinler. Çünkü İK, insanların hayatına dokunan bir iştir. Liderlik anlayışınızı nasıl tanımlarsınız? Ekibinizi motive etmek ve yönlendirmek için hangi stratejileri benimsiyorsunuz? Liderlik benim için insanların kendilerini değerli hissettikleri ortamlar yaratabilmektir. Bir çalışan iş yerine gelirken fikirlerinin dinleneceğini, hata yaptığında aşağılanmayacağını ve insan olarak saygı göreceğini hissediyorsa orada gerçek performans ortaya çıkar. Sürdürülebilirlik ve toplumsal fayda konusunda nasıl bir yaklaşım benimsiyorsunuz? İş dünyasının bu konudaki sorumluluğunu nasıl görüyorsunuz?" Son yıllarda sürdürülebilirlik daha somut ve ölçülebilir hale geldi. Artık sadece çevre üzerinden konuşulmuyor. Çalışan deneyimi, adalet, kapsayıcılık ve yönetim anlayışı da birer faktör. Ben sürdürülebilirliği daha pratik bir yerden ele alıyorum. Günlük iş yapış şekline yansımıyorsa anlamlı değil. İnsan kaynakları burada kritik çünkü sosyal boyut doğrudan çalışan deneyimiyle ilgili. Çalışan performanslarına çevresel ve sosyal hedefleri de dahil edebilirsiniz örneğin. Ya da çalışanların ulaşım gibi alanlarda günlük hayatına dokunan politikalar geliştirebilirsiniz. İşe alım ve organizasyon yapısında adaleti, çeşitliliği ve fırsat eşitliğini güçlendirebilirsiniz Benim için sürdürülebilirlik aslında basit: İnsanlara adil davranmak, uzun vadeyi düşünmek ve bunu günlük iş yapışına yansıtmak. Dijitalleşme ve yapay zekâ gibi teknolojiler, iş modellerinizi nasıl dönüştürüyor? Bu değişime adapte olmak için nasıl bir yol izliyorsunuz? Yapay zekâ ve dijitalleşmenin getirdiği hız gerçekten baş döndürücü. Yazılım geliştirme süreçleri eskiden aylar sürerken bugün saatlerle ölçülüyor. Bu değişime uyum sağlamak artık bir tercih değil, zorunluluk. Biz de bu nedenle sadece araçları kullanmakla kalmıyor, çalışanlarımızın bu yeni dünyayı anlayabilmesi için onları destekliyoruz. Prompt engineering gibi yeni becerileri öğrenmelerini teşvik ediyor, kariyer görüşmelerinden mülakat süreçlerine kadar yapay zekâdan aktif şekilde faydalanıyoruz. Ancak tüm bu hızın içinde insan tarafını kaybetmemek bizim için çok önemli. Çünkü güven, sağduyu ve insani temas hâlâ işin en kritik parçası. Bugünün iş dünyasında başarılı olmak isteyen gençlere, kariyerlerini sağlam temeller üzerine inşa etmeleri için hangi kritik tavsiyeleri verirsiniz? İnsan her şeyi hemen olsun istiyor. En iyi şirket, en iyi pozisyon, en yüksek maaş... Sonra yıllar geçiyor ve kariyerin uzun bir maraton olduğunu görüyorsunuz. İyi bir kariyer yapmaya çalışsınlar ama bunu iyi bir insan olmanın önüne koymasınlar. Çünkü yıllar sonra insanlar unvanları değil, onlara nasıl davrandığınızı hatırlıyor. Gençlere insanları gözlemlemelerini, farklı fikirleri dinlemelerini öneririm. Meraklarını hiç kaybetmesinler. Soru sorsunlar. Mizah duygusunu kaybetmesinler. İyi bir espri çok problemi çözer. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İstanbul Marriott Hotel Şişli Genel Müdürü Veli Murat Tüntaş Oldu Haber

İstanbul Marriott Hotel Şişli Genel Müdürü Veli Murat Tüntaş Oldu

Marriott International bünyesinde 15 yılı aşkın uluslararası deneyime sahip olan Veli Murat Tüntaş, kariyeri boyunca The Ritz-Carlton, St. Regis ve W Hotels gibi grubun lüks segmentteki prestijli markalarında üst düzey yöneticilik görevleri üstlendi. Operasyonel mükemmeliyet, misafir deneyimi, ekip yönetimi ve ticari performans alanlarındaki başarılı çalışmalarıyla öne çıkan Tüntaş, farklı coğrafyalarda yürüttüğü liderlik görevleriyle Marriott International'ın büyüme stratejilerine önemli katkılar sağladı. İstanbul Marriott Hotel Şişli'ye katılmadan önce Marriott International'da Orta Doğu, Katar, Kuveyt ve Türkiye Lüks Otelleri Kıdemli Operasyon Direktörü olarak görev yapan Tüntaş, 100'ün üzerinde otelin operasyonel performansının geliştirilmesi, hizmet standartlarının yükseltilmesi ve stratejik büyüme projelerinin hayata geçirilmesinde aktif rol aldı. Daha önce W Amman'da Otel Müdürü ve Vekil Genel Müdür olarak görev yapan Tüntaş, misafir memnuniyeti, çalışan bağlılığı ve genel otel performansında elde ettiği başarılı sonuçlarla dikkat çekti. Yiyecek ve içecek operasyonları alanındaki uzmanlığıyla da tanınan Tüntaş, kariyeri boyunca Çoklu Oteller Yiyecek ve İçecek Operasyonları Direktörü olarak görev yaptı. Uluslararası gastronomi konseptlerinin geliştirilmesi ve hayata geçirilmesine liderlik ederek marka konumlandırmasını güçlendiren ve ticari başarı sağlayan projelere imza attı. Göreve başlamasıyla ilgili değerlendirmede bulunan Veli Murat Tüntaş, şu ifadeleri kullandı: "İstanbul Marriott Hotel Şişli gibi Marriott International'ın güçlü markalarından birinin parçası olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Deneyimli ekibimizle birlikte misafir memnuniyetini her zaman ön planda tutarak hizmet kalitemizi daha da ileri taşımayı, çalışanlarımızın gelişimini desteklemeyi ve otelimizin İstanbul'un en güçlü şehir otellerinden biri olarak konumunu daha da pekiştirmeyi hedefliyoruz." İstanbul Marriott Hotel Şişli Hakkında İstanbul'un iş, finans ve alışveriş merkezlerinin kalbinde yer alan İstanbul Marriott Hotel Şişli, 264 oda ve süiti, 1.323 metrekarelik toplantı ve etkinlik alanı, farklı konseptlerde yiyecek ve içecek alanları, spa ve fitness olanaklarıyla iş ve tatil amaçlı seyahat eden misafirlerine hizmet vermektedir. Marriott International'ın global hizmet standartlarını modern tasarım ve misafir odaklı yaklaşımıyla buluşturan otel, uluslararası kongrelerden kurumsal etkinliklere kadar geniş bir yelpazede organizasyonlara ev sahipliği yapmaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

P&G Türkiye’de Liderlik Değişimi Haber

P&G Türkiye’de Liderlik Değişimi

P&G, tüketici ihtiyaçlarına daha çevik ve etkili cevap verme vizyonu doğrultusunda, faaliyet gösterdiği pazarlarda operasyonel iş süreçlerini optimize ederek çevikleştirmeye devam ediyor. P&G’nin tüketici odaklı büyüme yaklaşımını merkeze alan bu strateji, hizmet kalitesini artırmaya, inovasyonları yerel ihtiyaçlarla buluşturmaya ve sürdürülebilir değer yaratımının desteklenmesine odaklanıyor. P&G Türkiye, Kafkasya ve Orta Asya Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı yürüten Oya Öngör, 1 Temmuz itibarıyla Türkiye ve Kafkasya’nın da içinde bulunduğu Hindistan, Suudi Arabistan, Afrika ve Körfez ülkelerini kapsayan bölgenin liderliğini üstlenecek. P&G Türkiye ve Kafkasya’nın liderliğini ise Avrupa Ağız Bakım Ürünleri Tedarik Operasyonlarından Sorumlu Başkan Yardımcısı olarak görev yapan Burak Akkiriş devralacak. Öngör Tarihi Bir Sorumluluk Üstlenirken, Akkiriş Güçlenen Deneyimiyle “Eve” Dönüyor Gerçekleşen yeni görevlendirme ile Öngör, dünya nüfusunun yaklaşık %48’ini oluşturan ve 3,8 milyar insanı temsil eden geniş bir coğrafyayı yönetecek. Dubai merkezli yeni görevinde bölgedeki her bir pazara özel kaynaklar ayırarak markaları güçlendirmek, tüketicilere sunulan değeri maksimize etmek ve şirketi büyütmeye odaklanacak olan Oya Öngör, şirketin global CEO’su Shailesh Jejurikar’a raporlayacak. Kariyerine P&G Türkiye’de başlayıp son olarak Avrupa’da Ağız Bakım Kategorisi Tedarik Zinciri Başkan Yardımcılığı gibi kritik roller üstlenen Burak Akkiriş ise P&G Türkiye çatısı altında yetişen bir lider olarak Avrupa’da edindiği global deneyim ve vizyonla ‘eve dönüyor’. Akkiriş, yeni rolünde şirketin tüketici odaklı yaklaşımını güçlendirerek tüm paydaşlara üstün değer sunmayı sürdürecek. Hizmet Odaklı Lider Yetiştirme Anlayışı Bu üst düzey atamalar, P&G’nin “içten terfi” sistemine dayalı lider yetiştirme yaklaşımının güçlü bir göstergesidir. Şirket, kariyerinin başındaki yeteneklere güçlü markalarla çalışma, farklı coğrafyalarda deneyim kazanma, gelişim odaklı sorumluluklar üstlenme ve kapsamlı eğitim fırsatları sunan bir liderlik modeline sahiptir. Organizasyonda yetişen yeteneklerin küresel ölçekte üst düzey sorumluluklar üstlenmesi, bu yaklaşımın uluslararası ölçekteki başarısını ortaya koyuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Enerjisa Enerji Üst Yönetiminde Görev Değişimi Haber

Enerjisa Enerji Üst Yönetiminde Görev Değişimi

Oğuzhan Özsürekci, 1 Ağustos 2026 itibarıyla Enerjisa Enerji CEO’luğu görevini üstlenirken, Dağıtım Şirketleri Genel Müdürlüğü görevini ikinci bir duyuruya kadar vekâleten yürütmeye devam edecektir. Murat Pınar ise, Sabancı Holding Stratejik Yatırımlar Başkanlığı görevine atanmış olup; topluluktaki çeşitli görevlerinin yanı sıra Enerjisa Enerji ve Enerjisa Üretim şirketlerinin Yönetim Kurulu üyeliği görevlerini de yürütecektir. Enerjisa Enerji Yönetim Kurulu Başkanı İhsan Erbil Bayçöl, görev değişikliğine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:“Murat Pınar, uzun yıllardır Enerjisa Enerji bünyesinde üstlendiği farklı görevlerde özelleştirme sürecinden bu yana şirketimizin büyümesine, dönüşümüne ve bugün ulaştığı güçlü konuma önemli katkılar sağladı. Liderliğiyle sadece şirketimizin operasyonel başarısına değil; kurumsal kültürüne, sürdürülebilirlik vizyonuna ve paydaşlarımızla kurduğu güven ilişkisine de değer kattı. Aynı zamanda elektrik dağıtım sektörünün dönüşümüne, hizmet kalitesinin gelişimine ve sektörün geleceğine yön veren pek çok çalışmaya öncülük ederek ülkemiz enerji sektörüne önemli katkılar sundu. Kendisine bugüne kadar ortaya koyduğu liderlik ve katkıları için teşekkür ediyor, Sabancı Topluluğu bünyesindeki yeni görevinde başarılar diliyorum. Oğuzhan Özsürekci de Enerjisa Dağıtım Şirketleri bünyesinde farklı sorumluluklar üstlenmiş, şirketimizi, kültürümüzü ve stratejik önceliklerimizi yakından tanıyan güçlü bir lider. Bu görevi şirket içinden yetişen deneyimli bir ismin devralması, Enerjisa Enerji’nin güçlü kurumsal yapısının ve liderlik anlayışının önemli bir göstergesidir. Şirketimiz, güçlü yönetim ekibi ve çalışanlarıyla stratejik hedefleri doğrultusunda müşterileri, yatırımcıları ve tüm paydaşları için değer üretmeye aynı kararlılıkla devam edecektir.” Oğuzhan Özsürekci Özgeçmişi: Oğuzhan Özsürekci Orta Doğu Teknik Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği bölümünde lisans, Gazi Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği bölümünde yüksek lisans eğitimini tamamlamıştır. Çalışma hayatına 2002 yılında Barmek Holding’te başlayan Oğuzhan Özsürekci, 2003 senesinde mühendis olarak Başkent Elektrik Dağıtım A.Ş.’ye katılmıştır. 2003 – 2013 yılları arasında Başkent Elektrik Dağıtım A.Ş.’de birçok yöneticilik pozisyonlarında görev almıştır. 2013-2019 yılları arasında sırasıyla Müşteri Operasyonları Direktörlüğü ve Saha Operasyonları Direktörlüğü görevini üstlenmiş olup, Kasım 2019 tarihinden itibaren Enerjisa Dağıtım Şirketleri Saha Operasyonları Grup Direktörü olarak görev almıştır. Özsürekci, 2022 yılından itibaren üstlendiği Enerjisa Enerji Dağıtım Şirketleri Genel Müdürlüğü görevinde; 14 farklı ilde, 21 Milyondan fazla kişiye kaliteli ve kesintisiz enerji sunmayı hedefleyen 11 bin kişiden oluşan ekibe liderlik etmiştir. Özsürekci, 1 Ağustos 2026 itibariyle Enerjisa Enerji CEO’luk görevini devralacaktır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Çalışan Bağlılığı Yüzde 20 Türkiye'de ise Yüzde 8 Haber

Küresel Çalışan Bağlılığı Yüzde 20 Türkiye'de ise Yüzde 8

Gallup'un raporuna göre, küresel çalışan bağlılığı yüzde 20'yken Türkiye'de ise bu oran yüzde 8 seviyesinde seyrediyor. Tüm sektörleri etkileyen bu durum, gayrimenkul sektöründe de nitelikli danışmanları bünyede tutma ve yüksek performanslı ekipler oluşturma konularını her zamankinden daha kritik hale getiriyor. Tam da bu noktada, gayrimenkul şirketleri portföy büyüklüğünden ziyade güçlü liderlik anlayışı ve çalışan bağlılığı ile birbirinden ayrışıyor. Dijitalleşme, uzaktan çalışma kültürü, veri temelli karar alma süreçleri ve değişen müşteri beklentileri, Türkiye'de ve dünyada ekonominin önemli yapı taşlarından biri olan gayrimenkul sektörünü de doğrudan etkiliyor ve köklü biçimde dönüştürüyor. Geleneksel iş yapış biçimlerinden uzaklaşarak daha teknoloji odaklı ve veriyle yönetilen bir yapıya evrilen sektör, yalnızca hizmet modellerini değil aynı zamanda küresel ölçekteki ekonomik hacmini ve istihdam yapısını da sürekli olarak yeniden şekillendiriyor. Uluslararası araştırma şirketleri Grand View Research ve Straits Research'ün 2026 yılı projeksiyonlarına göre, küresel gayrimenkul pazarının büyüklüğünün 4,5 trilyon dolar ile 4,7 trilyon dolar bandında seyretmesi bekleniyor. Bu devasa ekonomik büyüklük, sektörün yalnızca yatırım ve mülk üretimiyle sınırlı olmadığını, aynı zamanda geniş bir hizmet ekosistemini de içinde barındırdığını ortaya koyuyor. Nitekim brokerlık, gayrimenkul danışmanlığı ve mülk yönetimi gibi hizmet alanlarında dünya genelinde doğrudan 14 milyondan fazla profesyonel istihdam ediliyor. İnşaat sektörü, saha operasyonları ve usta iş gücü de bu yapıya dahil edildiğinde, gayrimenkul ekosistemi küresel ölçekte dünyanın en büyük istihdam alanlarından biri olarak öne çıkıyor. Bu dönüşümde İTO Gayrimenkul Komite Başkanı ve TÜGEM Kurucu Genel Başkanı olan yazar Hakan Akdoğan, sektörel tecrübesiyle gayrimenkul sektöründe değişen dinamiklere yönelik Ceres Yayınları etiketiyle yayımlanan "İçindeki Lideri Uyandır" adlı kitabıyla yol haritası sunuyor. Kitap, sektörde her şeyin para ile ölçüldüğü bir dönemde dürüstlükle ilerlemenin önemini hatırlatan eser, okurların kendi potansiyellerini açığa çıkararak liderlik özünü canlandırmayı ve iş hayatındaki zorluklara karşı rehberlik etmeyi amaçlıyor "Gayrimenkul Sektörünün Temel Harcı Güven ve Samimiyettir" Gayrimenkul sektörünün doğası gereği sadece dijital metrikler veya ilan sayılarıyla ölçülemeyecek kadar derin bir "insandan insana" iletişim ağına dayandığını belirten Yazar Hakan Akdoğan, "Sektörümüzün temel harcı güven ve samimiyettir. Başarıya giden kesin bir reçete yoktur. Her başarının ayrı bir hikayesi olmakla birlikte, o hikayelerin neredeyse tamamında bazı ortak özellikler liderlik eder. Koşullardan şikayet etmek ve bahane üretmek yerine çok çalışmak, hatalardan ders çıkarılarak, samimi, gerçek ve disiplinli olmak gerekir. Bu yolculukta liderlik özünü canlandırmak ve okuyucuların kendi potansiyellerini açığa çıkarmasını sağlamak en büyük amacımızdır. Çünkü iş dünyasında ve hayatın her aşamasında karşılaşılan zorlukları aşma cesareti; marka ve kararlılık üzerine çok değerli dersler barındırır. Unutulmamalıdır ki her başarı hikayesi bir mücadeleyle yazılır ve bu içten, öğretici süreçler her zaman yol gösterici bir rehber olma özelliği taşır" dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Orta ve Doğu Avrupa Hayvan Sağlığı Bir Türk'e Emanet Haber

Orta ve Doğu Avrupa Hayvan Sağlığı Bir Türk'e Emanet

20 yılı aşkın süredir hayvan sağlığı ve ilaç sektöründe liderlik deneyimine sahip olan Dr. Burhan Hacı, yeni görevinde bölgenin büyüme stratejilerine liderlik edecek, pazar gelişimini hızlandıracak ve distribütörler ile stratejik paydaşlarla iş birliklerini daha da güçlendirecektir. Ayrıca ticari mükemmellik, yetenek gelişimi ve bölgesel iş birlikleri yoluyla 2030 hedeflerine katkı sağlamaya odaklanacak. Dr. Burhan Hacı, Temmuz 2020’den bu yana Türkiye Genel Müdürü olarak görev yapmış ve bu süreçte hem evcil hayvan hem de çiftlik hayvanı segmentlerinde sürdürülebilir büyüme ve kârlılık odaklı başarılı sonuçlara imza atmıştır. Ticari operasyonların optimize edilmesi, dağıtım ağlarının güçlendirilmesi ve organizasyonel kapasitenin geliştirilmesi yönündeki çalışmaları sayesinde şirketin Türkiye’de pazar liderliği konumuna ulaşmasında önemli rol oynamıştır. Kariyeri boyunca farklı liderlik görevleri üstlenen Hacı, Körfez ve Levant Bölgesi Genel Müdürlüğü görevini de yürütmüş; stratejik planlama, pazar geliştirme, ruhsatlandırma ve pazar erişimi, dijital dönüşüm ve satın alma sonrası entegrasyon alanlarında önemli deneyimler kazanmıştır. Başarıları arasında bölgesel büyümenin yeniden sağlanması, yerel üretim altyapılarının uluslararası kalite standartlarına uyumlu hale getirilmesi, satın alma süreçlerinin başarıyla yönetilmesi ve gelişmekte olan pazarlarda ölçeklenebilir operasyonların kurulması yer almaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.