Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Likidite

Kapsül Haber Ajansı - Likidite haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Likidite haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Global Menkul Değerler ASTOR İçin Araştırma Raporu Yayınladı Haber

Global Menkul Değerler ASTOR İçin Araştırma Raporu Yayınladı

Yüksek hizmet standartlarıyla sermaye piyasalarının gelişimine katkıda bulunan Global Menkul Değerler, yeni araştırma raporunu Astor Enerji (ASTOR) için hazırladı. ASTOR’un BIST’te öne çıkan en cazip büyüme-değer hikayelerinden biri olarak değerlendirildiği raporda, şirketin küresel şebeke yatırımlarındaki süper döngünün doğrudan faydalanıcılarından biri olduğu belirtildi. Şirketin Türkiye’de yaklaşık yüzde 35’lik pazar payıyla güçlü konumuna değinen Global Menkul Değerler, bununla birlikte yapısal arz açığı bulunan ihracat pazarlarını hedefleyerek, 150 milyon dolar tutarındaki yüksek güç trafosu kapasite artışı ile büyüme profilini güçlendirdiğine dikkat çekti. Kapasitesini 3 katına çıkaracak Global Menkul Değerler raporunda ASTOR’un devam eden USD150mn yatırımı ile güç trafosu üretim kapasitesini 2026 sonuna kadar 32k MVA’dan 102k MVA’ya çıkararak üç katına ulaştırmayı hedeflemektedir. Bu yatırımların tamamlanmasıyla birlikte ihracat odaklı operasyonel yapıya geçişin hızlanmasını bekliyoruz. Küresel elektrik altyapı yatırım döngüsü, trafo üreticileri açısından son yılların en destekleyici dönemine girmektedir. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) küresel elektrik talebinin 2030’a kadar yıllık %3,6 büyüyeceğini öngörmekte olup, bu oran önceki on yılın yaklaşık %50 üzerindedir. Bu büyüme; elektrifikasyon, veri merkezi talebi, elektrikli araç altyapısı ve şebeke modernizasyonu tarafından desteklenmektedir. Halihazırda 2.500 GW'ın üzerinde proje şebeke bağlantısı beklemekte olup. Bu durumun trafo talebinin 2035’e kadar yıllık %5–6 bileşik büyüme ile artırmasını öngörülmektedir” denildi. Siparişler kapasitenin üstünde ABD’de kullanılan trafoların %70’inin 25 yılın üzerinde olduğu belirtilirken, ASTOR’un yeni kapasitesinin başta ABD olmak üzere ihracat pazarlarına yönlendireceği kaydedildi. Şirketin ABD’den aldıkları siparişlerin 1.1 milyar dolar seviyesine ulaştığını açıkladığı hatırlatılan raporda, bu durumun güçlü kısa-orta vadeli talep görünürlüğüne işaret ettiği vurgulandı. Raporda şirketin siparişlerinin kapasitesinden hızlı arttığına işaret edilerek, 2025 sonunda 794 milyon dolar olan bakiye iş yükünün 2026’nın ilk çeyreğinde yaklaşık 1.6 milyar dolara yükseldiği belirtildi. Güçlü büyüme görünümü, cazip çarpanlar ve artan MSCI dahil edilme potansiyeli ASTOR’un kapasite artışının da etkisiyle 2025-2035 döneminde gelirde %15,7 bileşik büyümesini beklediğini kaydeden Global Menkul Değerler, “FAVÖK’ün 259 milyon dolardan 1.15 milyar dolar seviyesine yükselmesini ve FAVÖK marjının %32,5 seviyesinde korunmasını bekliyoruz. ASTOR, 2026T 12,3x FD/FAVÖK ile işlem görmekte olup benzerlerine göre %47 iskonto sunmaktadır. 2026T 21,7x F/K ise %32 iskonto ile cazip seviyelere işaret etmektedir. Piyasanın kapasite artışını ve süper döngünün karlılığa etkisini henüz tam fiyatlamadığını düşünüyoruz. 16 Nisan 2026 tarihinde gerçekleştirilen %5,99’luk pay satışı sonrası serbest dolaşım oranının %42,75’e yükselmesi, likidite ve kurumsal yatırımcı tabanını güçlendirmiştir. Bu gelişmenin, Astor’un MSCI Türkiye Standart Endeksi’ne dahil edilme ihtimalini destekleyebileceği değerlendirilmektedir.” ifadelerine yer verdi. Riskler ve katalistler Raporda aşağı yönlü riskler; Altyapı yatırımlarında yavaşlama veya arzın beklenenden hızlı normalleşmesi, yurtiçi fiyatlama baskısı, devam eden yatırımlarda uygulama ve devreye alma riskleri, temel girdi maliyetlerinde oynaklık ve Astor Holding blok satışı kaynaklı kısa vadeli fiyat baskısı olarak sıralandı. Yukarı yönlü riskler ise; Değerlendirme aşamasındaki yerel montaj modeli ile ABD pazarına beklenenden hızlı giriş, Orta Doğu ve Ukrayna yeniden yapılanma kaynaklı siparişler, artan halka açıklık (~%42,75) ile güçlenen MSCI dahil edilme potansiyeli, olası küresel stratejik ortaklıklar, ve arz sıkışıklığına bağlı beklentilerin üzerinde fiyatlama şeklinde belirlendi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı Haber arşivi

ATA GYO Portföy Değerini %43 artışla 825,7 Milyon TL’ye Taşıdı Haber

ATA GYO Portföy Değerini %43 artışla 825,7 Milyon TL’ye Taşıdı

Şirket, yılı istikrarlı kira gelirlerine dayalı, sade ve öngörülebilir bir gelir yapısıyla kapatırken; toplam portföy değerini %43 artışla 825,7 milyon TL seviyesine yükseltti. Toplam varlık büyüklüğünü 878 milyon TL’ye, özkaynakları ise 729 milyon TL’ye ulaştı. ATA GYO Genel Müdürü Onur Karahan yaptığı değerlendirmede; “2025 yılı, mevcut portföyümüzün verimliliğini artırdığımız ve yeni yatırımlarla portföy değerimizi 825,7 milyon TL seviyesine taşıdığımız bir yıl oldu. Tekirdağ, Kayseri ve Lüleburgaz Ata Corner projelerimizin yarattığı istikrarlı nakit akışını, portföyümüze yeni dahil ettiğimiz Kilis projemizin değer artışı ile güçlendirdik. Borçsuz bilanço yapımız ve etkin maliyet yönetimimiz sayesinde operasyonel kârımızı reel bazda artırarak paydaşlarımıza sunduğumuz değeri pekiştirdik. Anadolu’nun potansiyeline odaklanan 'Ata Corner' konseptimizle, 2026 yılında da portföyümüzü nitelikli varlıklarla büyütmeye devam edeceğiz” açıklamasında bulundu. Güçlü Portföy Yapısı ve Reel Gelir Büyümesi ATA GYO’nun portföyü; Lüleburgaz, Tekirdağ ve Kayseri’deki Ata Corner projeleriyle düzenli ve dengeli kira geliri sağlayan bir yapı sunmaktadır. Şirket, 2025 yılında 44,4 milyon TL hasılat elde ederek kira gelirlerinde reel bazda %18 artış kaydetmiştir. Operasyonel kârın 60,4 milyon TL olarak gerçekleşmesinde, mevcut varlıkların sağladığı istikrarlı kira katkısının yanı sıra portföydeki gayrimenkullerin değerlemesinden kaynaklanan güçlü reel artışlar etkili olmuştur. Enflasyonist ortamda operasyonel maliyetlerin disiplinli yönetilmesi sayesinde brüt kâr da reel bazda %4 artışla 27 milyon TL’ye ulaşmıştır. Kilis Ata Corner: Portföye Stratejik Katkı Şirketin büyüme stratejisinin güncel halkası olan Kilis Ata Corner projesi, portföy değerine önemli katkı sağlamıştır. Nisan 2025’te 24 milyon TL bedelle satın alınan stratejik konumdaki arsa, yıl sonu değerleme çalışmaları sonucunda 35,7 milyon TL değerle portföyde yer almaktadır. Bu gelişme, yatırımın henüz başlangıç aşamasında dahi güçlü bir değer artışı potansiyeline sahip olduğunu göstermektedir. Burger King ve Popeyes gibi küresel markaların yer alacağı projenin 2026 yılı içerisinde tamamlanarak 2027 yılı itibarıyla kira geliri üretmesi planlanmaktadır. 2026 yılına güçlü portföy büyüklüğü, borçsuz bilanço yapısı ve sağlam likidite ile girdiklerini belirten Genel Müdür Onur Karahan; “Mevcut projelerimizden edindiğimiz deneyimi, yeni 'Ata Corner' yatırımlarıyla Anadolu’nun farklı şehirlerine taşımayı ve stratejik iş birlikleriyle ölçeğimizi artırmayı hedefliyoruz. Öngörülebilir nakit akışı sağlayan iş modelimiz, yeni dönemdeki büyüme adımlarımız için sağlam bir zemin oluşturuyor. Anadolu’nun ticari potansiyeline olan inancımızla yatırımcılarımıza sürdürülebilir değer yaratmaya devam edeceğiz. Bu başarıda emeği olan tüm çalışma arkadaşlarımıza ve bize güvenen paydaşlarımıza teşekkür ederim” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Link, 2025’te 1,4 milyar TL Hasılat Elde Etti ​​​​​​​ Haber

Link, 2025’te 1,4 milyar TL Hasılat Elde Etti ​​​​​​​

Şirket, yıl boyunca sürdürdüğü ürün ve müşteri odaklı büyüme stratejisi, bulut tabanlı çözümlerine yönelik artan talep ve yüksek katma değerli projelerin katkısıyla istikrarlı bir ivme yakaladı. Yazılım çözümleri alanında 40 yılı aşkın deneyimiyle faaliyet gösteren Link, 2025 yılına ilişkin finansal verilerini açıkladı. 2025 yılı verilerine göre şirketin brüt kârı yüzde 9 artışla 386,1 milyon TL’ye, FAVÖK’ü yüzde 16 artışla 299,7 milyon TL’ye ulaştı. Esas faaliyet kârı 186 milyon TL olarak gerçekleşirken, yılın son çeyreğinde 163,4 milyon TL net dönem kârı elde edildi. Böylece 12 aylık toplam net kâr 320,1 milyon TL seviyesinde gerçekleşti. Finansal yapısını güçlendirmeyi sürdüren Link’in, toplam varlıkları 2025’in son çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 3 artarak 2 milyar TL’ye, özkaynakları ise yüzde 11 artışla 1,6 milyar TL’ye yükseldi. 655,6 milyon TL net nakit pozisyonu, şirketin güçlü likidite yapısını ve sürdürülebilir büyüme kapasitesini destekleyen önemli göstergeler arasında yer aldı. “Müşteri odaklı yaklaşımın doğal sonucu” Link Yönetim Kurulu Başkanı Şaban Geyik, 2025 sonuçlarını değerlendirerek şunları söyledi: “Elde ettiğimiz finansal sonuçlar, stratejik olarak doğru alanlara odaklandığımızı ve uzun vadeli büyüme vizyonumuz doğrultusunda attığımız adımların somut karşılığını aldığımızı açıkça ortaya koyuyor. 2025 yılı, yalnızca hasılat artışıyla öne çıkan bir dönem olmadı; aynı zamanda operasyonel verimliliğimizi artırdığımız, ürün portföyümüzü daha yüksek katma değerli çözümlerle güçlendirdiğimiz ve ölçeklenebilir iş modelimizi pekiştirdiğimiz bir yıl oldu. Hasılatımızdaki yüzde 84’lük artış; bulut tabanlı çözümlerimize yönelik artan talebin, dijital dönüşüm projelerimizde yakaladığımız ivmenin ve müşteri odaklı yaklaşımımızın güçlü bir yansımasıdır. Bununla birlikte, mali disiplin anlayışımız ve etkin kaynak yönetimimiz sayesinde kârlılık göstergelerimizi dengeli biçimde korumayı başardık.” “Uluslararası pazarlara iddialı adımlar atacağız” Geyik, Link’in gelecek vizyonuna ilişkin değerlendirmesinde ise şu ifadeleri kullandı: “Önümüzdeki dönemde teknoloji yatırımlarımızın etkisini çok daha net göreceğimize inanıyoruz. Yapay zekâ destekli çözümlerimiz, bulut mimarimiz ve sürdürülebilirlik odaklı platformlarımız, yalnızca mevcut müşterilerimize daha yüksek değer sunmamızı sağlamayacak; aynı zamanda yeni pazarlara açılmamızın da temelini oluşturacak. Güçlü nakit pozisyonumuz ve sağlam özkaynak yapımız bize stratejik esneklik kazandırıyor. Bu finansal güçle birlikte hem Türkiye’deki lider konumumuzu pekiştirmeyi hem de uluslararası pazarlarda daha görünür ve rekabetçi bir oyuncu olmayı hedefliyoruz. Amacımız, yenilikçi ürünlerimiz ve yüksek mühendislik gücümüzle global ölçekte sürdürülebilir büyüme yakalayarak paydaşlarımıza uzun vadeli ve kalıcı değer yaratmaktır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Halkbank’ın Aktif Büyüklüğü 4,3 Trilyon TL Seviyesine Yükseldi Haber

Halkbank’ın Aktif Büyüklüğü 4,3 Trilyon TL Seviyesine Yükseldi

Halkbank, 2025 yılının son çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Buna göre Halkbank’ın aktif büyüklüğü 2025 yıl sonu itibarıyla bir önceki yıla göre yüzde 43 artarak 4,3 trilyon TL’ye ulaştı. Banka’nın nakdi kredileri geçen yıla göre yüzde 36 büyüme ile 2 trilyon TL’ye; gayri nakdi kredileri de yüzde 47 artışla 1,2 trilyon TL seviyesine yükseldi. Böylece Halkbank’ın toplam kredi hacmi yüzde 40 artarak 3,2 trilyon TL’ye çıktı. Aynı dönemde mevduat büyüklüğünü 2024 yıl sonuna göre yüzde 46 artışla 3,5 trilyon TL’ye ulaştıran Banka’nın özkaynakları da yüzde 43 yükselişle 218 milyar TL oldu. Menkul değerler portföyü ise yüzde 52 artış göstererek 1,2 trilyon TL seviyesine ulaştı. Reel sektöre kesintisiz destek Finansal sonuçlara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan, Bankacılık sektörünün 2025 yılında ekonomideki gelişmelerle uyumlu, istikrarlı bir performans sergilediğini belirterek şunları kaydetti: “2025, Bankamız için de kaynaklarımızı seçici alanlara yönlendirdiğimiz, kredi büyümesini dengeli bir şekilde yönettiğimiz ve likidite ile sermaye yapımızı güçlendirdiğimiz bir yıl olmuştur. Bu dönemde kredi yapılandırmalarıyla ödeme güçlüğü çeken firmalarımıza destek olurken ekonominin dengesinin korunmasına da katkı sağladık. Ayrıca etkin risk yönetimi ile varlık kalitesindeki riskleri kontrol altına alarak, takipteki kredi oranımızı düşük ve yönetilebilir seviyede tuttuk.” Osman Arslan, bu dönemde Esnaf ve KOBİ’lerin finansmana erişimine öncelik verdiklerini vurgulayarak şöyle devam etti: “2024 yıl sonunda 266 milyar TL olan esnaf kredi bakiyemiz, 2025 yıl sonunda yüzde 20 artışla 320 milyar TL’ye yükselmiştir. 2025 yılı itibarıyla esnafımıza kullandırılan kredilerin KOBİ kredileri içindeki payı yüzde 33 seviyesine ulaşırken; kredili esnaf sayımız da 774 bine çıkmıştır. Bununla birlikte; nakdi kredilerimiz içinde KOBİ kredilerinin payı yüzde 48 olarak gerçekleşmiştir. 961 milyar TL büyüklüğe ulaşan KOBİ kredi hacmimiz ile KOBİ finansmanındaki pazar payı liderliğimizi sürdürmüş bulunuyoruz.” Girişimcilik ekosistemine bütünsel ve toplumsal katkı Kadın Girişimci Kredi Destek Paketi ile 2021’den bu yana yaklaşık 268 bin kadın girişimciye toplam 125 milyar TL tutarında finansman sağlandığını söyleyen Osman Arslan, “Ülkemiz genelinde kadın girişimcilerin kullandığı her üç krediden birinde Bankamızın imzası bulunmaktadır.” İfadelerini kullandı. Kadın girişimcilere verilen desteklerin yanı sıra girişimcilik ekosisteminin gelişimine de katkı sağladıklarını ifade eden Osman Arslan, şu bilgileri verdi: “236 bin girişimci müşterimize toplam 41 milyar TL kredi kullandırdık; bu kaynağın yüzde 46’sını ise 35 yaş altı genç girişimcilere yönlendirdik. Genç İşi Kredisi, İlk Adım Kredisi ve Tekno Girişimci ürünlerimizle genç girişimcilere yönelik finansman desteğimizi genişlettik. Ayrıca Aralık ayında 5000’i aşkın gencin katılımıyla gerçekleştirdiğimiz Gençİz Zirvesi’nde; KGF Kefaletli Gençİz Kredisini hayata geçirdik. Kadın ve genç girişimcilerin desteklenmesini, yalnızca finansal değil; toplumsal fayda boyutuyla da ele aldıklarını söyleyen Osman Arslan, “Üreten Kadınlar Buluşmaları, Üreten Kadınlar Yarışması ve Master Class Eğitim Programları ile kadın girişimcilerin bilgi, deneyim ve dayanışma ağlarını güçlendirdik.” dedi. Arslan ayrıca; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın başlattığı “Yükselen Kadınlar” ve Türkiye Sigorta iş birliği ile hayata geçirdikleri “Kadın Acentelerle Büyüyoruz” gibi projelerle ekosisteme katkı sunmaya devam ettiklerini de kaydetti. “Aile ve Nüfus 10 Yılı” vizyonu Sürdürülebilir büyüme anlayışıyla reel sektörü ve girişimcileri desteklemeye devam edeceklerini vurgulayan Osman Arslan, “2026 yılında da ülkemizin Orta Vadeli Ekonomi Programı ile uyumlu, ‘Aile ve Nüfus 10 Yılı’ vizyonuna katkı sunan projelerimizle ekonomiye güç veren çözümler üretmeyi sürdüreceğiz.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kira İçin Konut Yatırımı Cazibesini Kaybediyor: Dubai'ye İlgi Arttı Haber

Kira İçin Konut Yatırımı Cazibesini Kaybediyor: Dubai'ye İlgi Arttı

Buna karşılık Dubai’de daha öngörülebilir kira piyasası ve döviz bazlı getiri, Türk yatırımcıların rotasını yurt dışına çeviriyor. Uzmanlara göre, iki ülke arasındaki kira getirisi farkı artık sadece oranlarla değil, yatırımın sürdürülebilirliğiyle ölçülüyor. Türkiye’de uzun yıllar boyunca güvenli liman olarak görülen “konut al, kiraya ver” modeli, son dönemde yatırımcı açısından cazibesini kaybetmeye başladı. Konut fiyatlarındaki hızlı artışa rağmen kira gelirlerinin aynı oranda yükselmemesi, yatırımın geri dönüş süresini uzatırken, Türk yatırımcıları alternatif piyasalara yöneltiyor. Bu alternatiflerin başında ise Dubai geliyor. Türkiye’de kira artıyor ama yatırımın geri dönüşü uzuyor TÜİK verilerine göre Türkiye’de kira artış oranları yüksek seyrini korurken, uzmanlar bu artışın yatırımcıya reel anlamda güçlü bir getiri sunmadığına dikkat çekiyor. Konut fiyatlarının geldiği seviye, bakım ve yenileme giderleri, vergiler ve tahsilat riskleri bir araya geldiğinde, kira gelirinin yatırım maliyetini karşılama süresi giderek uzuyor. Sektörde “kira çarpanı” olarak adlandırılan ve bir konutun kira geliriyle kendini kaç yılda amorti ettiğini gösteren gösterge, Türkiye genelinde yatırımcıyı zorlayan seviyelere işaret ediyor. Büyük şehirlerde bu sürenin 18–25 yıl bandına kadar uzadığı görülüyor. İstanbul–Dubai kıyası: Aynı metrekare, farklı kira gerçeği Bu farkın, rakamlarla somutlaştığında daha net görüldüğünü söyleyen Uluslararası Gayrimenkul Uzmanı ve AngelshineProperty Kurucusu Betül Işık, “İstanbul’da merkezi bir ilçede aylık kirası 20–30 bin TL bandında olan ortalama bir 1+1 dairenin satış fiyatı 5–7 milyon TL seviyelerinde bulunuyor. Buna karşılık Dubai’de benzer nitelikte, aylık kirası 6 bin–8 bin dirhem (yaklaşık 1.600–2.200 dolar) olan 1+1 bir konutun satış fiyatı ise ortalama 250 bin–350 bin dolar bandında seyrediyor. Döviz bazında değerlendirildiğinde, Dubai’de kira gelirinin konut fiyatına oranla daha dengeli bir geri dönüş sunduğu görülüyor. Bu durum, yatırımın geri dönüş süresini kısaltırken, kira gelirinin sürdürülebilirliği açısından da yatırımcıya daha öngörülebilir bir tablo sunuyor. Ortaya çıkan tablo, “aynı metrekare, benzer kira” algısının yatırım maliyeti ve geri dönüş açısından pratikte geçerli olmadığını net biçimde ortaya koyuyor.” dedi. Dubai’de denge daha öngörülebilir Dubai’de ise tablo farklı bir seyir izliyor. Güçlü arz planlaması, yüksek işlem hacmi ve yabancı yatırımcı dostu yapı sayesinde kira piyasası daha öngörülebilir bir zeminde ilerliyor. Konut fiyatları ile kira gelirleri arasındaki denge, yatırımcıya daha kısa geri dönüş süresi sunabiliyor. Dubai’de özellikle daire segmentinde kira çarpanlarının 11–15 yıl aralığında seyretmesi, yatırımcı açısından dikkat çekici bir fark yaratıyor. Ayrıca kira gelirlerinin döviz bazlı olması, Türk yatırımcı için ek bir güven unsuru olarak öne çıkıyor. “Artık yatırımcı brüt oranlara değil, net getiriye bakıyor” Dubai’de gayrimenkul alım satımı alanında faaliyet gösteren Angelshine Property Kurucusu Betül Işık, yatırımcı davranışındaki değişimi şu sözlerle değerlendirdi: “Türkiye’de kiralar artsa bile, konutun toplam maliyeti yatırımcıyı yoruyor. Vergiler, bakım giderleri, boş kalma riski ve belirsizlikler, kira gelirinin anlamını zayıflatıyor. Dubai’de ise yatırımcı daha öngörülebilir bir piyasa, daha net kurallar ve daha disiplinli bir yapı görüyor. Artık kararları brüt kira oranları değil, net getiri belirliyor.” Kâğıt üzerinde benzer, pratikte farklı Uzmanlara göre Türkiye ve Dubai arasındaki kira getirisi farkı, yalnızca yüzdesel oranlarla açıklanamıyor. Kâğıt üzerinde birbirine yakın görünen brüt kira getirileri, uygulamada ciddi şekilde ayrışıyor. Dubai’de kira sözleşmelerinin daha net olması, tahsilat süreçlerinin düzenli işlemesi ve piyasadaki yüksek likidite, yatırımcıya hem gelir hem de çıkış kolaylığı sağlıyor. Türkiye’de ise yatırımcı, kira gelirinin sürekliliği konusunda daha temkinli davranmak zorunda kalıyor. Türk yatırımcı neden yön değiştiriyor? TCMB ödemeler dengesi verileri, Türk yatırımcıların yurt dışı gayrimenkul alımlarında belirgin bir artışa işaret ediyor. Uzmanlara göre bu eğilimin temelinde; döviz bazlı gelir beklentisi, daha kısa geri dönüş süresi ve varlık çeşitlendirme isteği yer alıyor. Betül Işık’a göre bu yön değişimi geçici değil: “Yatırımcı artık ‘bugün ne kadar kira alırım’ sorusundan çok, ‘bu yatırım beş yıl sonra beni nerede konumlandırır’ sorusunu soruyor. Bu açıdan bakıldığında Dubai, Türk yatırımcı için sadece alternatif değil, yeni bir denge noktası haline geliyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

"2026 Kripto Piyasalarında Hız Değil Dayanıklılık Yılı Olacak" Haber

"2026 Kripto Piyasalarında Hız Değil Dayanıklılık Yılı Olacak"

SAFEbit CEO’su Emrah Aktaş, 2026’da piyasada spekülasyondan çok sürdürülebilir, regülasyon uyumlu ve gerçek kullanım alanı sunan projelerin öne çıkacağının altını çizdi. ABD Merkez Bankası’nın (FED) yılın ilk faiz kararının ardından küresel piyasalarda dengeler yeniden şekillenirken, gözler yüksek likiditeye duyarlılığıyla bilinen kripto varlıklara çevrildi. SAFEbit CEO’su Emrah Aktaş, mevcut para politikası ortamının kripto ekosistemi için bir yavaşlama değil, aksine bir olgunlaşma ve ayrışma süreci anlamına geldiğini ifade ediyor. “FED’in 2026 yılındaki ilk faiz kararı, yalnızca ABD para politikasına değil, küresel ölçekte tüm finansal varlıklara yönelik önemli sinyaller verdi. Üç faiz indiriminin ardından faizlerin sabit bırakılması, piyasalara dengeli ama net bir mesaj niteliği taşıyor. Likidite tamamen kapanmış değil, ancak artık kolay ve sınırsız para döneminde de değiliz. Bu tablo, risk iştahının tamamen ortadan kalkmadığı fakat daha kontrollü ve seçici bir yapıya evrildiği bir döneme işaret ediyor. Piyasa artık hikâyeleri değil, sağlamlığı sınar Bu tarz makro dönemlerde piyasa davranışları da değişir. Hisse senetlerinden emtialara, kripto varlıklardan diğer alternatif yatırım araçlarına kadar geniş bir yelpazede ‘Ne bulursam alayım’ yaklaşımı zayıflar. Bunun yerine finansal dayanıklılık, sürdürülebilir gelir, güçlü bilançolar ve etkin risk yönetimi gibi unsurlar daha belirleyici hâle gelir. Başka bir ifadeyle, piyasa artık hikâyeleri değil, sağlamlığı sınar. Kripto varlıklar da bu küresel iklimin dışında kalmıyor. Hatta likiditeye en hassas varlık gruplarından biri olduğu için FED’in yönlendirmelerini çok daha hızlı ve doğrudan fiyatlıyor. Faizlerin sabit kaldığı ve belirsizliklerin tam olarak dağılmadığı bir ortamda kripto piyasasında genel yükselişten ziyade projeler arası ayrışma öne çıkar. Bu süreçlerde Bitcoin’in görece güçlü duruş sergilemesi tesadüf değil. Çünkü belirsizlik dönemlerinde Bitcoin, kripto ekosisteminin doğal çekim merkezi gibi çalışır. Altcoin tarafında ise tablo daha seçici; temeli zayıf, sürdürülebilirliği olmayan projeler zaman içinde ilgi kaybeder. Bu nedenle 2026’yı kripto piyasaları açısından bir ivmelenme yılı olarak değil, daha çok bir eleme ve güçlenme dönemi olarak görmek gerekiyor. Ayakta kalacak projelerin bazı ortak özellikleri olacak. Sadece anlatı üreten değil, gerçek bir probleme çözüm sunan, ürün geliştiren ve kullanıcı bağlılığı yaratabilen yapılar öne çıkacak. Gelir modeli net olmayan ve varlığını yalnızca token fiyat performansına dayandıran projeler için ise şartlar daha zorlayıcı olacak. Burada belirleyici unsur süreklilik. Kısa süreli popülerlik değil, uzun vadeli varlık gösterebilme kapasitesi değer yaratacak. Önümüzdeki dönemde regülasyonlar da kripto piyasalarının yönünü belirleyen temel faktörlerden biri olmaya devam edecek. Regülasyon çoğu zaman kriptonun önünde bir engel gibi algılansa da gerçekte kurumsal sermayenin sisteme girişini mümkün kılan ana unsurlardan biri. Kuralların netleşmesi bazı oyuncular için kısa vadede zorlayıcı olabilir, ancak orta ve uzun vadede piyasa güvenilirliğini güçlendirir. Güven ortamı büyüdükçe kalıcı ve kurumsal sermaye de piyasaya daha rahat dahil olur. Bu nedenle 2026’da regülasyonla uyumlu hareket eden projeler ve platformlar belirgin bir avantaj sağlayacak. 2026’da regülasyona uyumlu projeler ve platformlar avantaj sağlayacak Ayrıca kripto ekosisteminde gündemin giderek daha fazla gerçek finansal ihtiyaçlara çözüm üreten alanlara kaydığını görüyoruz. Gerçek dünya varlıklarının tokenizasyonu, güçlü finansal altyapılar, güvenli saklama çözümleri ve mevzuata uyumlu ürünler daha fazla konuşulacak başlıklar arasında yer alacak. Piyasa olgunlaştıkça, spekülasyondan çok somut fayda üreten bu tür çözümler daha görünür ve değerli hâle gelecek. Özetle 2026 kripto piyasaları için bir son değil, ancak kolay kazanç dönemi de olmayacak. Bu yıl hızdan çok doğru konumlanmanın, agresif risk almaktan çok risk yönetiminin ve kısa vadeli fırsatlardan çok uzun vadeli dayanıklılığın ödüllendirildiği bir dönem olacak. Kripto ekosistemi büyümeyi sürdürecek fakat bu büyüme daha sessiz, daha seçici ve daha disiplinli bir karakter taşıyacak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bitcoin 96 Bin Doların Üzerinde Tutunma Gayretinde Haber

Bitcoin 96 Bin Doların Üzerinde Tutunma Gayretinde

Kripto paralarda son 24 saatin öne çıkan gelişmeleri Kripto para piyasasında toplam piyasa değeri ve Bitcoin fiyatı yükselişini sürdürürken, altcoinlerde zayıf bir görünüm öne çıkıyor. Haftaya güçlü bir ralli ile başlayan Bitcoin’in kritik seviyelerin üzerinde tutunması, risk iştahının azaldığı bir ortamda dikkat çekiyor. Küresel piyasalarda daha temkinli bir hava hakim. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik olası askeri adımı erteleyebileceğine dair açıklamaları, jeopolitik tansiyonu bir nebze düşürürken, petrol fiyatları altı günlük yükselişin ardından geriledi. Dün rekor kıran kıymetli metaller ise rekor seviyelerden geri çekildi ve Asya borsaları da günü sınırlı kayıplarla kapattı. ABD vadeli endeksleri ise teknoloji hisselerindeki satışların etkisiyle negatif seyretti. Tüm bu gelişmelere rağmen kripto piyasası günün erken saatlerinde yukarı yönlü hareketini sürdürdü. Ancak piyasa genelinde ivmenin yavaşladığına dair işaretler, kısa vadede daha seçici ve temkinli bir fiyatlama sürecine işaret ediyor. Lider kripto para Bitcoin, günün erken saatlerinde 97.735 dolar seviyesini gördükten sonra, 96.336 dolar seviyesinde bir düzeltme gerçekleşti. Bülten yazıldığı sırada Ethereum 3.307 dolardan işlem görürken, XRP 2,10 dolardan, Solana ise 144,54 dolardan fiyatlanıyordu. 14 Ocak’ta Bitcoin ETF’leri 843,62 milyon dolar, Ethereum ETF’leri ise 175 milyon dolar net giriş kaydetti. Kapsamlı kripto tasarısı ABD Senatosu’nda askıya alındı ABD Senatosu Bankacılık Komitesi, Coinbase’in desteğini çekmesinin ardından kapsamlı kripto para düzenlemesini görüşmek ve oylamak üzere planlanan oturumu iptal etti. Oturumun ne zaman yapılacağı henüz netleşmedi. Komitenin perşembe sabahı düzenlemesi beklenen toplantıda, Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu ile Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu arasındaki yetki paylaşımının netleştirilmesi, dijital varlıkların hangi koşullarda menkul kıymet veya emtia sayılacağının tanımlanması ve yeni açıklama yükümlülüklerinin getirilmesi hedefleniyordu. Komite Başkanı Tim Scott çarşamba gecesi yaptığı açıklamada, kripto sektörü, finans dünyası ve her iki partiden senatörlerle iyi niyetli müzakerelerin sürdüğünü belirtti. Scott, tasarının tüketiciyi koruyan, ulusal güvenliği güçlendiren ve finansın geleceğinin ABD’de inşa edilmesini amaçlayan net kurallar getirmeyi hedeflediğini vurguladı. Taslak metin pazartesi gecesi yayımlanmış, değişikliklerin salı gecesine kadar sunulması ve perşembe günü oylamaya geçilmesi planlanmıştı. Ancak çarşamba günü destek zayıfladı. Tasarının önemli müzakerecilerinden Demokrat Senatör Ruben Gallego, Beyaz Saray’ın Dijital Varlıklar Danışma Konseyi yöneticisiyle yapmayı planladığı görüşmenin gerçekleşmemesi nedeniyle bu aşamada tasarıya oy veremeyeceğini söyledi. Aynı gün Coinbase de desteğini geri çekti. Şirketin CEO’su Brian Armstrong, stablecoin getirileri, tokenize hisse senetleri ve merkeziyetsiz finans konularındaki düzenlemelere itiraz ettiklerini açıkladı. Buna karşın bazı kripto şirketleri ve sektör örgütleri, 2026’da yasalaşacak bir düzenleme için çalışmaya devam edeceklerini bildirdi. Eric Adams’tan NYC Token açıklaması: “Likidite iddiaları gerçeği yansıtmıyor” New York eski Belediye Başkanı Eric Adams, kısa süre önce piyasaya sürülen NYC Token adlı memecoin ile ilgili olarak ortaya atılan ve yatırımcıların milyonlarca dolar kaybettiği iddialarını reddetti. Adams adına açıklama yapan sözcüsü Todd Shapiro, salı günü Adams’ın X hesabından yayımlanan mesajda, Adams’ın token’dan para çektiği yönündeki haberlerin asılsız olduğunu ve hiçbir somut kanıta dayanmadığını belirtti. Açıklamada, Adams’ın yatırımcı fonlarına dokunmadığı, token’ın lansmanından herhangi bir kazanç elde etmediği ve NYC Token’dan fon çıkarılmadığı vurgulandı. Sözcü, token’daki sert fiyat hareketlerini yeni çıkan kripto varlıklarda sıkça görülen piyasa dalgalanmalarına bağladı. NYC Token projesi de daha sonra yaptığı açıklamada, lansman sırasında yoğun talep nedeniyle likiditenin yeniden dengelenmesi gerektiğini kabul etti. Proje, likidite havuzundan çıkarılan fonlara ilişkin işlemlerin geçici olduğunu ve ek likidite sağlandığını bildirdi. Adams cephesi, NYC Token’ın bir yatırım aracı değil, sivil toplum projeleri ve toplumsal eğitim faaliyetlerini desteklemek amacıyla tasarlandığını savundu. Ancak token’ın düzensiz piyasa performansı, projenin yapısı ve yönetimine ilişkin soru işaretlerini artırdı. Proje sitesinde yer alan bilgilere göre Solana ağı üzerinde oluşturulan NYC Token’ın toplam arzı 1 milyar adet. Arzın yüzde 70’inin “NYC Token Rezervi”ne ayrıldığı ve dolaşıma sokulmayacağı ifade ediliyor. Buna karşın, likiditeyi yöneten iş ortaklarına ilişkin ayrıntılı bir liste henüz paylaşılmış değil. Sui blok zinciri altı saatlik kesintinin ardından yeniden faaliyete geçti Layer1 blok zinciri ağı Sui, yaklaşık altı saat süren ağ kesintisinin ardından yeniden faaliyete geçti. Kesinti sırasında yüksek hızlı ağda işlemler durma noktasına gelmişti. Sui Foundation, çarşamba günü X üzerinden yaptığı açıklamada, işlemlerin normal şekilde akmaya başladığını ve sorun yaşayan kullanıcıların uygulama ya da tarayıcılarını yenilemeleri gerektiğini bildirdi. Vakıf, kesintiyi saat 18:24’te (TSİ) doğrulayarak geliştirici ekibin sorunu çözmek için çalıştığını duyurmuştu. Açıklamaya göre sorun 17.52’de (TSİ) tespit edildi ve 23.44’te (TSİ) giderildi. Böylece ağ, 5 saat 52 dakikalık kesintinin ardından yeniden devreye alındı. “Konsensüs kesintisi” olarak tanımlanan arızanın nedeni ise henüz açıklanmadı. Kesinti sırasında zincir üzerinde 1 milyar doların üzerinde değerin kilitlendiği ve kullanıcıların işlem yapamadığı belirtildi. Bu olay, Mayıs 2023’te faaliyete geçen Sui ağında yaşanan ikinci büyük kesinti oldu. Ağ, Kasım 2024’te de benzer bir sorunla karşılaşmıştı. Benzer geçmiş sorunlar yaşayan Solana ağında ise son 18 aydır büyük bir kesinti yaşanmadı. Solana, daha önce doğrulayıcıların kritik sorunlara daha hızlı müdahale edebilmesi için acil güncellemeler yayımlamıştı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.