Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Liman

Kapsül Haber Ajansı - Liman haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Liman haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MAST Boat Show kapılarını açtı Haber

MAST Boat Show kapılarını açtı

Fuar, 100 bin liradan 30 milyon liraya uzanan geniş ürün yelpazesiyle sezon öncesi sektörün en önemli buluşmalarından biri olarak öne çıkıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ ve ED Fuarcılık iş birliğiyle 29 Nisan-3 Mayıs tarihlerinde düzenlenen MAST İzmir Boat Show, kapılarını açtı. Alanda sergilenen teknelerin yüzde 70’inin yerli üretim olmasıyla dikkat çeken MAST İzmir Boat Show'un açılışına İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, İzmir Ticaret Odası Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, EBSO Başkan Yardımcısı Hakan Ürün, EBSO Meclis Başkan Yardımcısı İzzet Şanlı, İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Işıkhan Güler, İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, ED Fuarcılık Kurucu Ortakları Dilek Soydan ve Emel Yılmaz, oda, dernek ve sivil toplum kuruluşlarının başkanları ile temsilcileri, siyasi parti temsilcileri ve sektör profesyoneller katıldı. Dünyaca ünlü tekne markalarıyla birlikte sektörün önde gelen yerli üreticilerini buluşturacak fuar, 3 Mayıs'a kadar devam edecek. Boyları 3 ile 15 metre arasında değişen, fiyatları 100 bin liradan başlayan geniş bir yelpazede sergilenecek deniz araçları, fuarda her bütçeye ve zevke hitap eden seçenekler sunarak deniz tutkunlarına kapsamlı bir deneyim yaşatacak. Yıldır: İzmir denizle bütünleşmiş bir kent İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, “İzmir denizle bütünleşmiş bir kent. İzmir için deniz sadece su, göl anlamı taşımıyor. Onun ötesinde kültür, ticaret, üretim demek. Bu etkinliği de bu çerçevede değerlendirmek gerektiğini düşünüyorum” diye konuştu. İzmir'in denizcilik sektöründe güçlü bir konuma sahip olduğunu söyleyen Yıldır, “Sektörü desteklemek, gücü görünür kılmak herkes için sorumluluk. Bu fuar, bu yaklaşımın sahadaki karşılığını gösteriyor. Koskoca tarihin tasarımla, teknolojiyle buluştuğu bir etkinlik alanı burası. Katılımcı sayısının artmasına şaşırmadım. Herkese hitap eden araçlar var içeride. Çok beğendiğimi söylemeliyim. Bundan sonraki MAST İzmir Boat Show fuarları için de önünüzün çok açık olduğunu düşünüyorum. Hem teknoloji var hem mükemmel tasarımlar gördüm. Ayrı bir kültür bu. Bu kültürü etkinlikte birebir yaşama şansı var” ifadelerini kullandı. Soydan: Sezon öncesi son fuar ED Fuarcılık Kurucu Ortağı Dilek Soydan, “Bu fuar ilk fuarlarımızdan. Bu nedenle bizde yeri ayrı. İlk günden beri Fuar İzmir'de kendimizi evimizde hissediyoruz. Tüm ekibe çok teşekkür ediyorum. Türkiye'de denizcilik alanında birçok organizasyon yapılıyor ama MAST İzmir Boat Show her yıl daha çok büyüyen fuarlardan biri. Bu yıl daha fazla ziyaretçi bekliyoruz. Sezon öncesi son fuar. Bu noktada yeni tekne almak isteyen ziyaretçilerimiz için İzmir uğrak nokta olacak” dedi. Fuarın en pahalı teknesi 30 milyon lira Fuarda birbirinden şık tekneler boy gösteriyor. 100 bin liradan 30 milyon liraya kadar geniş fiyat yelpazesinde teknenin sergilendiği fuar; sadece sektör profesyonellerini değil, tekne ve yat tutkunlarını da ağırlayacak. Fuar, broker ve yat satış-kiralama acentelerinden distribütörlere, ithalat ve ihracatçılardan toptan alım yapan bayilere ve tasarımcılara kadar geniş bir ziyaretçi profilini ağırlayacak. Yeni iş birliklerinin, ihracat bağlantılarının ve sektörel fikir alışverişinin yapılmasına olanak sağlayacak fuar hem sektöre hem de şehir ekonomisine katkı sunacak. Halka açık olarak düzenlenecek MAST İzmir Boat Show, her gün 11.00 - 19.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yat ve tekne sektörü sezona İzmir’den açılıyor Haber

Yat ve tekne sektörü sezona İzmir’den açılıyor

Türkiye’nin denizcilik alanındaki en prestijli buluşmalarından olan MAST İzmir Boat Show - Tekne, Tekne Ekipmanları ve Deniz Aksesuarları Fuarı, 29 Nisan’da Fuar İzmir’de kapılarını açacak. 350’yi aşkın deniz aracının yanı sıra tekne ekipmanları ve deniz aksesuarlarının da sergileneceği fuar, denizcilik dünyasının tüm paydaşlarını bir araya getirecek. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ ve ED Fuarcılık iş birliğiyle düzenlenen MAST İzmir Boat Show, sezon öncesinin son büyük buluşması olarak öne çıkıyor. Alanda sergilenen teknelerin yüzde 70’inin yerli imza taşımasıyla dikkat çeken organizasyon, Türkiye’nin üretim gücünü uluslararası vitrine taşıyacak. Dünyaca ünlü tekne markalarıyla birlikte sektörün önde gelen yerli üreticilerini buluşturacak olan fuarın, denizcilik ekonomisine önemli katkı sunması bekleniyor. Boyları 3 ile 15 metre arasında değişen, fiyatları 100 bin liradan başlayan geniş bir yelpazede sergilenecek deniz araçları, fuarda her bütçeye ve zevke hitap eden seçenekler sunarak deniz tutkunlarına kapsamlı bir deneyim yaşatacak. Her yıl güçlenerek büyüyor İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, fuarın her geçen yıl güçlenerek büyüdüğünü belirterek, “MAST İzmir Boat Show, çok kısa süre geçmesine karşın her yıl artan katılımcı sayısı, sergilenen tekne adedi ve ziyaretçi yoğunluğuyla istikrarlı bir büyüme ortaya koyuyor. Bu gelişim, fuarın kısa sürede sektörün en önemli buluşma noktalarından biri haline geldiğinin en açık göstergesi. İzmir’in denizle kurduğu güçlü bağ ve köklü fuarcılık geleneği, bu başarının temelini oluşturuyor. Denizle iç içe yaşayan bir şehir olarak denizcilik kültürünü büyütmeyi, bu fuar aracılığıyla üreticilerimizi desteklemeyi, sektörün ticaret hacmini ve ihracat potansiyelini güçlendirmeyi hedefliyoruz. Bunu yaparken de sektör temsilcilerimizle birlikte hareket ediyoruz. İZFAŞ olarak ED Fuarcılık ile birlikte, sektörün tüm paydaşlarını bir araya getiren, ticareti ve iş birliklerini geliştiren bu yapıyı her yıl daha ileriye taşımak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi. Yerli üretimden küresel pazara uzanan vitrin MAST İzmir Boat Show’un, Türk denizcilik sektörü açısından önemine dikkat çeken ED Fuarcılık Kurucu Ortağı Dilek Soydan “MAST İzmir Boat Show, yerli üreticilerimiz için sezon öncesi son ve en büyük vitrin olma özelliğini taşıyor. Türk denizcilik sektörü ise tasarım kalitesi ve ileri mühendislik kabiliyetiyle küresel pazarda rekabeti belirleyen bir konuma ulaştı. Bunun en somut göstergesini fuar alanımızda görüyoruz; sergilenen tekneler içindeki yerli üretim ağırlığı yüzde 70 gibi güçlü bir seviyeye ulaştı. Bu yıl, ayrıca sergilenen tekne sayısında yüzde 20’lik artışla 350’nin üzerinde deniz aracını ziyaretçilerle buluşturuyoruz.” dedi. Denizcilik ekonomisinin kalbinin attığı bir merkez ED Fuarcılık Kurucu Ortağı Emel Yılmaz da “Geçtiğimiz yıl dünyanın farklı ülkelerinden ve Türkiye’nin dört bir yanından binlerce ziyaretçiyi ağırlayan fuarımızın, uluslararası arenadaki etkisini daha da artırmayı, daha geniş bir ihracat ve iş birliği ağı oluşturmayı hedefliyoruz. MAST İzmir Boat Show, henüz dördüncü yılında olmasına karşın yalnızca bir sergileme alanı değil; denizcilik ekonomisinin kalbinin attığı bir merkez haline geldi” diye konuştu. Halka açık Sadece sektör profesyonellerinin değil; tekne ve yat tutkunlarının da ilgi göstereceği fuar, broker ve yat satış-kiralama acentalarından distribütörlere, ithalat ve ihracatçılardan, bayilere ve tasarımcılara kadar geniş bir ziyaretçi profilini ağırlayacak. Yeni iş birliklerinin, ihracat bağlantılarının ve sektörel fikir alışverişinin gerçekleşmesine olanak sağlayacak fuar hem sektöre hem de şehir ekonomisine katkı sunacak. Halka açık olarak düzenlenecek MAST İzmir Boat Show, 29 Nisan - 3 Mayıs tarihleri arasında her gün 11.00 - 19.00 saatleri arasında ziyaretçilerini ağırlayacak. Fuar hakkında detaylı bilgiye ve online bilete ulaşmak isteyenler www.marinesaloontrade.com.tr adresini ziyaret edebilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Demir Çelik Sektörünün Deneyimi, Geleceğin Profesyonelleriyle Buluştu Haber

Demir Çelik Sektörünün Deneyimi, Geleceğin Profesyonelleriyle Buluştu

Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği ve SteelRadar iş birliğinde düzenlenen “Deneyimden Geleceğe: Duayenler, Profesyoneller ve Yeni Nesiller Buluşuyor” etkinliği yoğun katılımla gerçekleştirildi. Ege Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği iş birliğiyle düzenlenen etkinlik, EİB Konferans Salonu’nda fiziki katılımın yanı sıra eş zamanlı webinar yayınıyla hibrit formatta yapıldı. Demir çelik sektöründe bilgi birikiminin yeni nesillere aktarılmasını hedefleyen organizasyon, sektörün deneyimli isimlerini, aktif profesyonellerini ve genç kuşağı aynı platformda buluşturdu. Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen panel oturumunda, çelik sektörünün önde gelen isimleri mesleki deneyimlerini, sektörde yaşanan dönüşümleri ve geleceğe yönelik değerlendirmelerini katılımcılarla paylaştı. Organizasyon; sektör profesyonellerinin yanı sıra genç mühendisler, üniversite öğrencileri, akademisyenler ve kurum temsilcilerinin katılımıyla kuşaklar arası etkileşime zemin hazırladı. Açılış konuşmalarını, SteelRadar Yönetim Kurulu Başkanı Cem Öztüre ve Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanı Yalçın Ertan’ın gerçekleştirildiği “Deneyimden Geleceğe” başlıklı panel oturumunda ise Kibar Dış Ticaret A.Ş. Orta Doğu & Kuzey Afrika Ticaret Müdürü Barış Yüce, Çelik Dış Ticaret Derneği Yönetim Kurulu Danışmanı Mete Bülent Adalı, Çelik Dış Ticaret Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Namık Ekinci, Karabük Demir Çelik (KARDEMİR) Satış ve Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Dr. S. Tuğrul İmer ve Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanı Yalçın Ertan konuşmacı olarak yer aldı. Panelin moderatörlüğünü Cem Öztüre üstlendi. Panelin açılış konuşmasını yapan Cem Öztüre, Türk çelik sanayisinin dünyada 7., Avrupa’da ise 1. sırada yer aldığını vurgulayarak; "Bugün 38 milyon ton üretim yapıyorsak, bu noktaya hiç de kolay gelinmedi. Bu başarı, bugün bu salonda bulunan sanayici üstatlarımızın eseridir. Yarın bu koltuklara sizler geçeceksiniz. Türk mühendisleri bugün Orta Doğu’dan Afrika’ya kadar dünyanın her yerindeki tesisleri yönetiyor. Sizler bu tecrübelerle yoğrulup bayrağı daha ileriye taşıyacaksınız," dedi. Ege Demir ve DemirDışı İhracatçılar Birliği Başkanı Yalçın Ertan yaptığı açılış konuşmasında; “Ege Demir ve Demir Dışı İhracatçılar Birliği olarak SteelRadar ile gerçekleştirdiğimiz bu buluşma, tam olarak bilgi birikiminin kuşaktan kuşağa aktarılması ihtiyacına cevap veren çok kıymetli bir adımdır. Demir ve çelik sektörü, ülkemizin üretim gücünü ve ihracat kapasitesini doğrudan yansıtan en stratejik alanlardan biridir. Ege bölgemiz; liman altyapısı, sanayi birikimi, lojistik avantajları ve nitelikli insan kaynağı ile sektörümüzün en önemli buluşma noktasıdır. Rakamlara bakacak olursak; 2025 yılında 2 milyar 591 milyon dolarlık bir ihracatla ülkemize devasa bir katkı sağladık. Türkiye bugün dünyada çok önemli bir çelik üreticisi ve ihracatçısı konumundadır. Özellikle uzun ürünlerde Çin'den sonra dünyanın ikinci büyük ihracatçısıyız. Bugünün öğrencileri yarının sektör temsilcileri olacaktır. Sektörümüzün sürdürülebilir başarısı, sizlerin bu deneyimlerden faydalanmasına ve doğru yönlendirilmesine bağlıdır. Sizlerin sektörü yakından tanıması bizim için bir sosyal sorumluluktur. Hepinize katılımlarınız için teşekkür ediyorum." Yalçın Ertan: "Genç ihracatçılar asla pes etmeyin" Kendi başarı hikayesini anlatan Yalçın Ertan, Boğaziçi Üniversitesi Mühendislik eğitimi ve ABD’deki master sürecinin ardından 1980 ihtilalinden hemen sonra ülkesine dönerek dış ticaretin "alfabesinin" yazıldığı yılları şu sözlerle aktardı; "Aydın Atça’dan çıkıp dünya pazarlarına uzanan 1982’de Metaş grubunda dış ticaret hamlesine başladığımızda alfabenin başındaydık. Diğer ülke temsilcileri bize ikinci sınıf tüccar muamelesi yapıyordu ama biz hiçbir zaman yılmadık ve özgüveni kaybetsek pazara girmek için sefere çıkar gibi gider, işi almadan geri dönmezdik. 15 yıl boyunca yılda 250 gün seyahat ettim. Ağırlıklı olarak inşaat demiri ve profil üretirken bugün ürün yelpazesi çok genişlemiş ve ülke olarak bugün Avrupa’nın bir numaralı üreticisine dönüştük. Gençler, annemin bir sözü vardır: 'Oğlum malına değil, pazarına güven.' Pazarınız kuvvetliyse, satış kanallarınız iyiyse malınızı satma şansınız daha yüksektir. Antenlerinizi dik tutun, iyi ilişkiler içinde olun, taahhütlerinizi yerine getirin, kokuyu iyi alın, çok çalışın, yılmayın ve asla pes etmeyin." "Nane Şekerinden İhracat İmparatorluğuna" Çelik Dış Ticaret Derneği Başkanı Namık Ekinci, çocuk yaşta başlayan ticaret tutkusunu ve sektördeki devrim niteliğindeki adımlarını paylaşarak"11 yaşımda mısırları pişirip satarak ticarete başladım. Karabük’teki haddehanelerde sırtımda demir taşıdım; Türkiye’de ilk 'prim sistemini' ben uyguladım. 80’li yıllarda İran ve Irak savaşırken, her iki ülkeye girebilmek için iki ayrı pasaport taşırdık. Irak'ta rakiplerimizden gizlenerek otel odalarından çıkmadan operasyon yönetirdik. 2000 yılına kadar Türkiye’nin yaptığı toplam çelik ihracatının %65’inin ilk ihracatçısı olma gururunu yaşadım. Dürüstlük ve strateji en büyük sermayenizdir." Muammer Bilgiç: "Türkiye’nin Çelik Başarısı Bir 'Üniversite' Disiplinidir" Sektörün duayen isimlerinden Muammer Bilgiç, Türk çelik sektörünün tarihsel gelişimini ve kurumsallaşma sürecini şu derinlikli analizle aktardı. Bilgiç; "Türkiye bugün dünyanın on yedinci büyük ekonomisidir ama hiçbir sanayi dalında Avrupa'nın bir numarası değildir; bir tek demir çelik hariç! Bu devasa başarı tesadüf değildir. Her şeyin kaynağı Karabük’tür; Karabük aslında bir sektörel 'üniversite'dir. 1956’da kurulan Metaş ise Türkiye’nin özel sektördeki ilk ark ocaklı demir çelik tesisidir ve dünyadaki ikinci sürekli döküm makinesi orada kurulmuştur. Metaş ve Ekinciler gibi kurumlar, sadece çelik değil, insan yetiştirmişlerdir. Filmaşin üretiminden kaynak elektroduna kadar Türkiye’nin bugün dünyayla yarıştığı pek çok katma değerli ürünün tohumları o dönemdeki 'insana yatırım' vizyonuyla atılmıştır. Bu büyüklük kolay elde edilmedi, kıymetini bilmek zorundayız." "ODTÜ Diplomasıyla 3 Ay Hurda Ayıkladım" Çelik Dış Ticaret Derneği Danışmanı Mete Bülent Adalı, kariyerin mutfak kısmına vurgu yaparak; "Metalürji mühendisi olarak işe başladığımda, işin mutfağını öğrenmem için beni hurda sahasına soktular. Üç ay boyunca elimle hurda ayıkladım, bakırı demirden temizledim. İşin tozunu yutmadan masada kazanamazsınız. Haritayı önünüze koyun; hangi milletin neyi sevdiğini, Arapların ve Hintlilerin ticaret kültürünü öğrenin," tavsiyesinde bulundu. "Mülakatta İstek ve Süreklilik Arıyoruz" Kardemir Satış ve Pazarlama GMY Tuğrul İmer, Kardemir’in stratejik önemini ve insan kaynağı kriterlerine değinerek; "Ray ve demir yolu tekerleği gibi kritik ürünlerde Türkiye'nin tek üreticisiyiz. Ancak dünya değişiyor, Avrupa CBAM ile artık kapıları zorlaştırıyor. Yeni pazarlar (Kuzey Afrika, ABD, Ukrayna) arayışındayız. Mülakatlarda adayların üniversitesinden ziyade o 'istek' ışığını ve sürekliliğini görmeye çalışıyoruz. İngilizce ve piyasa analizi yeteneği bizim için olmazsa olmazdır." "Zor Zamanlarda Pozitif Strateji Kazandırır" İzmir Demir Çelik (İDÇ) İhracat Satış Müdürü Eftal Pehlivan, sektördeki zorluklara rağmen iyimserliğini koruduğunu belirterek; "Şartlar kolay değil ama ben her zaman pozitif bakmayı tercih ediyorum. Hürmüz Boğazı'ndaki lojistik sıkıntılar bizim gibi Avrupa’ya yakın ve elektrikli ark ocağına sahip tesisler için fırsatlar yaratıyor. Doğru zamanda doğru yerde olmak ve network’ü güçlü tutmak bizi rakiplerimizin önüne geçirecektir. 'Made in EU' standartları önümüzde yeni kapılar açıyor,"dedi. "Yapay Zekanın Yapamadığını İnsan Tasarımı Yapar" OSP Demir Celik Genel Müdürü Zühtü Özçelik, sanayici bakış açısıyla; "Türkiye'nin en büyük kaybı insanların çok erken emekli olmasıdır. 60-65 yaş, bir insanın en verimli dönemidir. Ben mülakatlarda belgelere değil, azme bakarım. Makine bir şekilde kurulur ama yapay zekada olmayan tek şey insani tasarım gücüdür. Kaizen (sürekli iyileştirme) felsefesini hayatınızın merkezine koyun," dedi. "Merak Sizi Marin Sektörüne Lider Yapar" SAM Mekanik Enerji Taahhüt ve Ticaret Genel Müdürü Levent Bilgili, meraka dayalı inovasyonun gücünü, geliştirdiği elektrikli tekne projesiyle anlattı; "Mühendislik eğitimi bir unvandır; asıl güç araştırmacı ruhtadır. Sırf meraktan yaptığım elektrikli tekne sayesinde bugün Temsa ve Skoda gibi devlerle marin sektörü üzerine çalışıyorum. Katma değer sağladığınız sürece iş hayatında varsınız." İnteraktif Soru-Cevap ve Yoğun Katılım Panelin ardından gerçekleştirilen soru-cevap bölümünde, genç mühendis adayları ve akademisyenler merak ettikleri konuları duayen isimlere yöneltti. Sektörel daralmadan yeşil dönüşüme, kariyer basamaklarından yeni pazar stratejilerine kadar pek çok konunun detaylandırıldığı bu bölümde, kuşaklar arası dinamik bir diyalog kuruldu. Etkinlik, EİB Konferans Salonu’nu dolduran yüzlerce fiziksel katılımcının yanı sıra webinar üzerinden takip eden izleyicilerle birlikte yoğun bir katılıma sahne oldu. SteelRadar, "Deneyimden Geleceğe" serisiyle Türkiye'nin farklı sanayi bölgelerinde tecrübeyi yeni nesillere taşımaya devam edecek. Etkinlik, panelistlere plaketlerin takdim edilmesinin ardından sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Global Ports Holding   Sevilla’da Operasyonlara Başladı Haber

Global Ports Holding  Sevilla’da Operasyonlara Başladı

Global Ports Holding Sevilla Kruvaziyer Limanı'nda ilk gemiyi ağırlayarak, sezon açılışını da gerçekleştirdi. Yıl boyunca limanda 90 kruvaziyer gemisine ev sahipliği yapmayı planlayan Global Ports Holding, limandaki ortağı Ocean Platform Marinas ile altyapıyı geliştirmek için 5 milyon euroyu aşkın yatırım yapmayı planlıyor. Global Yatırım Holding bağlı kuruluşu ve portföyündeki 4 kıtada 19 ülkeden 34 kruvaziyer limanıyla her yıl 22 milyon yolcuya hizmet veren dünyanın en büyük kruvaziyer liman işletmecisi Global Ports Holding (GPH), yakın zamanda portföyüne kattığı Sevilla Kruvaziyer Limanı'nda operasyonlarına başladı. Global Ports Holding'in İspanya'daki 10’uncu limanı olan Sevilla Kruvaziyer Limanı, 25 yıl süre ile Ocean Platform Marinas (OPM) ortaklığında işletilecek. Bu uzun süreli iş birliği, Sevilla’yı sürdürülebilir ve yüksek katma değerli bir turizm modeli temelinde, küresel kültürel konumuyla uyumlu bir şekilde, önde gelen bir kruvaziyer ve mega yat destinasyonu olarak konumlandırmayı amaçlıyor. İlk gemiyi ağırladı, yeni genel müdürü duyurdu Sevilla Kruvaziyer Limanı'nda operasyonların devralınması ile birlikte sezon açılışı da gerçekleştirildi. Son 4 yıldır şehrin kruvaziyer sezonunu başlatan 180 metre uzunluğundaki Azamara Journey gemisi, bu yıl da ilk ziyareti gerçekleştirdi. Gemide çoğunluğu Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada’dan gelen 670 yolcu ile 400 mürettebat bulunuyor. Yolcular, Sevilla’nın kalbinde iki gecelik uzatılmış konaklamanın keyfini çıkaracak. Global Ports Holding Sevilla Kruvaziyer Limanı'nda bu yıl 90 kruvaziyer gemisine ev sahipliği yapmayı planlıyor. Ayrıca dört kruvaziyer gemisi de bu yıl şehre ilk kez uğrayacak. Öte yandan Sevilla Kruvaziyer Limanı'nın yeni genel müdürü olarak Beatrice Rasmini göreve getirildi. Sektörde geniş deneyime sahip olan Rasmini, günlük operasyonları ve yatırım planının stratejik uygulamasını yönetecek. Avrupa'nın en ikonik destinasyonlarından olacak Sevilla Kruvaziyer Limanı’nı Avrupa’nın en ikonik destinasyonlarından biri haline getirmeyi hedeflediklerini söyleyen Global Ports Holding Batı Akdeniz Bölge Direktörü Francesc Grau, “Ocean Platform Marinas ile kurduğumuz ortaklık sayesinde her kruvaziyer ve mega yat uğrağı, Sevilla’nın benzersiz cazibesini yansıtan kişiselleştirilmiş ve yüksek kaliteli hizmetten faydalanacak. Ayrıca Beatrice Rasmini’nin Sevilla Kruvaziyer Limanı ekibine liderlik etmesinden büyük memnuniyet duyuyoruz. Uzmanlığı, bu iş birliğinin yalnızca bir limanı yönetmekten ibaret olmadığını; her yolcu için kusursuz bir seyahat deneyimi yaratmayı amaçladığını göstermektedir” dedi. Mega yatlara özel hizmetler de sunulacak GPH ve OPM, imtiyaz süresi boyunca kruvaziyer gemileri ve mega yatlara yönelik özel bir terminal ve hizmetlerin geliştirilmesi için 5 milyon euroyu aşkın yatırım yapmayı planlıyor. Yatırım programının önümüzdeki beş yıl içinde tamamlanması ve yanaşma alanlarının iyileştirilmesi, yolcu trafiğinin geliştirilmesi, büyük yatlara özel destek hizmetleri ile kışlama ve su üstü onarımları için teknik tesislerin oluşturulmasını kapsıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Yenilenebilir Hidrojende Üretim ve İhracat Üssü Olabilir Haber

Türkiye Yenilenebilir Hidrojende Üretim ve İhracat Üssü Olabilir

Rapora göre Türkiye, yenilenebilir hidrojende üretim, depolama, taşıma ve son kullanım alanlarında önemli potansiyele sahip; ancak bu potansiyelin hayata geçirilebilmesi için kurumsal ve bütüncül bir eylem çerçevesine ihtiyaç duyuluyor Türkiye’nin gerekli altyapı ve mevzuat çalışmalarını tamamlaması halinde, yenilenebilir hidrojeni yüksek katma değerli ve karbonsuzlaşması zor sektörlerde önceliklendirmesi ve oluşabilecek ihtiyaç fazlasını ihraç etmesi mümkün olabilirYenilenebilir hidrojen ve türevleri, büyük ölçüde fosil yakıtlara bağımlı olan sanayi ve ulaşım sektörlerinin karbonsuzlaşmasında stratejik bir rol üstlenebilir. SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi, “Türkiye’de Yenilenebilir Hidrojenin Etkinleştirilmesi” raporunu yayımladı. Yenilenebilir (yeşil) hidrojen konusunda yayımlanan üç raporun tamamlayıcısı niteliğindeki çalışmada, ulusal ve uluslararası fırsatlar ile zorluklar inceleniyor. Raporda, Türkiye’nin küresel ölçekteki politika, piyasa ve teknoloji gelişmelerini yakından izleyerek hidrojen yol haritasını düzenli olarak güncellemesinin; sağlıklı, sürdürülebilir ve rekabetçi bir hidrojen ekosisteminin inşası için önemli olduğu vurgulanıyor. Türkiye’nin net sıfır emisyonlu bir ekonomiye geçişi sürecinde enerji dönüşümünün üç temel bileşeni olan yenilenebilir enerji kaynakları, enerji verimliliği ve elektrifikasyon; politika belgelerinde kısa ve orta vadeli hedeflerin merkezinde konumlanıyor. Bununla birlikte, yüksek proses ısısı gerektiren sanayi kolları ile uzun mesafe taşımacılık gibi alanlarda, mevcut teknolojik kısıtlar nedeniyle doğrudan elektrifikasyonun kısa vadede yeterli bir çözüm sunması güç görünüyor. Bu nedenle rapor, zor karbonsuzlaşan sektörlerde yenilenebilir hidrojen gibi tamamlayıcı teknolojilerin devreye alınmasının gerekliliğine dikkat çekiyor. Yüksek sıcaklık gerektiren sanayi süreçleri ve uzun mesafe taşımacılık uygulamalarında fosil yakıtlara alternatif oluşturan yenilenebilir hidrojen, bazı sanayi kollarında aynı zamanda hammadde işlevi de görüyor. Bu nedenle hidrojenin emisyon azaltım potansiyelinin en yüksek olduğu alanlarda önceliklendirilmesi, hem ekonomik katma değer hem de iklim hedefleri açısından belirleyici önem taşıyor. Somut ve Uygulanabilir Eylem Planına İhtiyaç Var SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi Direktörü Alkım Bağ, Türkiye’nin yüksek yenilenebilir enerji potansiyeli ve stratejik coğrafi konumu sayesinde yenilenebilir hidrojenin üretimi ve kullanımı açısından önemli avantajlara sahip olduğunu vurguladı. Bağ, “Yenilenebilir hidrojen potansiyelinin hayata geçirilebilmesi için politika belgelerinde yer alan hedeflerin somut, takvimlendirilmiş ve kurumsal sorumlulukları net biçimde tanımlanmış eylem planlarıyla desteklenmesi gerekiyor. Hidrojenden sorumlu kurumsal bir yapı oluşturulmalı. Uygun teşvik ve destek mekanizmaları geliştirilerek piyasa yapısı kademeli olarak inşa edilmeli; talep yaratacak öncelikli sektörler belirlenmeli ve gerekli altyapı eş zamanlı planlanmalı” dedi. Bağ, en kritik hususun ise yenilenebilir hidrojen üretiminin, elektrik sektörünün dönüşüm hedefleriyle uyumlu ve bu hedeflerle çelişmeyecek şekilde planlanması olduğunu vurguladı. Hidrojenin, fosil yakıt kullanımının ve enerji ithalat bağımlılığının düşürülmesinde stratejik bir rol üstleneceğini belirten Bağ, “Yenilenebilir hidrojen üretimi, mevcut yenilenebilir elektrik kapasitesinin yönlendirilmesi veya ikame edilmesi yoluyla değil; yalnızca hidrojen üretimi amacıyla devreye alınacak ilave yenilenebilir enerji yatırımları üzerinden gerçekleştirilmelidir. Aksi halde, elektrik sektörünün karbonsuzlaşma hedefleri risk altına girebilir” dedi. Yenilenebilir Hidrojenin İhtiyaç Fazlası İhraç Edilebilir Raporda, yenilenebilir hidrojen ve türevlerinin kullanımında, ilk aşamada en yüksek katma değerin sağlanabileceği ve doğrudan elektrifikasyonun karbondan arındırmada tek başına yetersiz kaldığı sektörlere öncelik verilmesi gerektiği vurgulanıyor. Bununla birlikte, yenilenebilir hidrojenin öncelikli sektörlerde kullanılmasının yanı sıra oluşabilecek üretim fazlasının çevre ülkelere ihraç edilebileceği, bunun için uluslararası standartlara uyumlu planlama yapılması gerektiği ifade ediliyor. Bu planlamaların üretim teknolojilerinden hidrojen değer zincirine ve taşıma yöntemlerine bağlı olarak liman, boru hattı ve diğer lojistik altyapı gereksinimlerine kadar bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiği belirtiliyor. Söz konusu yaklaşımın, Türkiye’yi Avrupa’da gelişmekte olan yenilenebilir hidrojen pazarında rekabetçi ve stratejik bir konuma taşıyabileceği değerlendiriliyor. Raporda ayrıca, küresel ölçekte yenilenebilir hidrojen projelerinin önemli bir bölümünün planlanan takvimlerin gerisinde kaldığına dikkat çekiliyor. 2030 yılına kadar kurulması öngörülen projelere dayalı düşük emisyonlu hidrojen üretimi beklentisinin, iptaller ve gecikmeler nedeniyle son bir yılda 49 milyon tondan 37 milyon tona gerilediği vurgulanıyor. Bu projelerin yüzde 80’inden fazlasını, elektrolizör teknolojisine dayalı yenilenebilir hidrojen projeleri oluşturuyor. Yetersiz altyapı, düzenleyici çerçevenin eksikliği, teknolojik olgunluğun sağlanamaması ve yüksek üretim maliyetleri bu gecikmelerin başlıca nedenleri arasında yer alıyor. Karbon fiyatlandırması ve talep tarafı destek mekanizmalarının sınırlı kalması da piyasa oluşumunu yavaşlatıyor. Türkiye’nin de küresel ölçekteki politika, piyasa ve teknoloji gelişmelerini yakından izleyerek hidrojen yol haritasını düzenli olarak güncellemesi; sağlıklı, sürdürülebilir ve rekabetçi bir hidrojen ekosisteminin inşası açısından büyük önem taşıyor. Yenilenebilir Hidrojenin Gelişimi İçin Yol Haritası Raporda, paydaş görüşleri doğrultusunda Türkiye’de yenilenebilir hidrojen ekosisteminin oluşturulmasına yönelik 17 politika önerisi sunuluyor: Yenilenebilir hidrojene ilişkin idari izin süreçlerini ve destek mekanizmalarını tanımlayacak, sektörler arası üretim ve gelişim planlarını koordine edecek bir kamu birimi oluşturulmalı.Yenilenebilir hidrojenin yasal tanımı yapılmalı.Yenilenebilir hidrojen, elektrik sektörünün dönüşümü ile rekabet etmemeli.Yenilenebilir hidrojen ve türevlerinin kullanımında, ilk aşamada en yüksek katma değerin sağlanabileceği ve doğrudan elektrifikasyonun karbondan arındırmada tek başına yetersiz kaldığı sektörlere öncelik verilmeli.Türkiye’de yenilenebilir hidrojene yönelik düzenleyici çerçeve oluşturulmalı.Yerli arzı teşvik etmek için yenilenebilir hidrojen üretimine yönelik mali teşvikler sağlanmalı.Yenilenebilir hidrojen değer zincirine yönelik yatırımlar eş zamanlı planlanmalı.Yenilenebilir enerji kaynaklarına yakın alanlarda hidrojen merkezleri kurulmalı.Kritik altyapı ihtiyaçlarını karşılayacak hidrojen özel üretim bölgeleri ilan edilmeli.Hidrojenin üretimi, taşınması, depolanması ve kullanımı için havalimanı ve liman altyapıları iyileştirilmeli ve geliştirilmeli.Sanayide kullanılacak yenilenebilir hidrojene ilişkin teknik ve güvenlik standartları yasal çerçeve kapsamında düzenlenmeli.Yerli Ar-Ge çalışmaları güçlendirilmeli, üniversite-sanayi iş birlikleri artırılmalı.Hidrojen üretimi konusunda nitelikli insan kaynağı yetiştirilmeli.Hidrojen üretiminde kullanılan teknolojilerin yerli üretimi için ulusal ve uluslararası standartlar oluşturulmalı.Hidrojen üretim stratejisinde enerji boyutu ile su kaynaklarının sürdürülebilirliği birlikte ele alınmalı.Yenilenebilir hidrojen üretim fazlası için ihracat stratejisi oluşturulmalı.Yenilenebilir hidrojene yönelik talebin hızlandırılması amacıyla sektörel ölçekte düzenlemeler yapılmalı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

KESTO’dan Güney Kore’de İlk Büyük Anlaşma: Vestas’a 10 Yıl Offshore Hizmet Desteği Haber

KESTO’dan Güney Kore’de İlk Büyük Anlaşma: Vestas’a 10 Yıl Offshore Hizmet Desteği

Danimarkalı ESVAGT ile Güney Kore merkezli KMC Line ortaklığında kurulan KESTO, Güney Kore offshore rüzgar pazarındaki ilk büyük sözleşmesini aldı. Ortak girişim, Vestas’ın Shinan-Ui açık deniz rüzgar santralinde servis ve lojistik operasyonlarını yürütmek üzere 2028 yılından itibaren 10 yıllık bir anlaşmaya imza attı. Sözleşme kapsamında KESTO, rüzgar santralinin inşaat aşamasından başlayarak, tesisin tam faaliyete geçmesinin ardından 2039 yılına kadar Vestas’a operasyonel destek sunacak. Bu anlaşma, KESTO’yu Güney Kore’de offshore rüzgar sektöründe uzun vadeli gemi kontratlarıyla hizmet veren ilk şirket konumuna taşıyor. ESVAGT CEO’su Søren Karas, anlaşmaya ilişkin yaptığı açıklamada,“Bu sözleşme KESTO için önemli bir dönüm noktası. Vestas ile Kore’deki güçlü iş birliğimizi daha da ileri taşımaktan gurur duyuyoruz. Uzun vadeli kontratlar, sunduğumuz kalite ve operasyonel güvenliğin açık bir göstergesidir,” ifadelerini kullandı. Yeni Nesil Servis Gemileri Yolda KESTO, proje kapsamında iki adet 27 metre uzunluğunda Crew Transfer Vessel (CTV) inşasına başladı. Her biri 24 teknisyen taşıma kapasitesine sahip olan bu gemiler, Shinan-Ui sahasında yer alacak 26 adet Vestas V236-15.0 MW türbinin günlük bakım ve servis operasyonlarında görev yapacak. ESVAGT Kıdemli Satış Yöneticisi Jacob Lykke-Kjeldsen, şirketin bugüne kadar 350 binden fazla güvenli teknisyen transferi gerçekleştirdiğini belirterek, bu deneyimin KESTO’nun operasyon kalitesine önemli katkı sağlayacağını vurguladı. Avrupa’da tasarlanan ancak Güney Kore’de inşa edilecek CTV’ler, KESTO’nun yerel tedarik zincirini destekleme hedefinin de bir parçası olarak öne çıkıyor. Gemilerin 2028 yılının ilk çeyreğinde teslim edilmesi planlanıyor. Yerel Mürettebat, Uluslararası Standartlar KESTO operasyonlarında yerel mürettebat görev alacak. KMC Line’ın güçlü personel altyapısı ve Güney Kore’deki denizcilik eğitim kurumlarıyla olan iş birlikleri sayesinde ekipler yetiştirilecek. Mürettebatlar, operasyon başlamadan önce ESVAGT gemilerinde ortak eğitimlerden geçecek. KESTO Temsilci Direktörü Han Cho,“Önceliğimiz, gemiler teslim edilmeden önce güçlü bir operasyonel yapı kurmak. Ana şirketlerimizin bilgi birikimini birleştirerek, Kore’ye özgü yüksek bir operasyon standardı oluşturacağız,” değerlendirmesinde bulundu. KMC Line CEO’su James Kim ise anlaşmanın KESTO’nun operasyonel yolculuğunun resmen başladığını belirterek, Vestas ile uzun vadeli iş birliğinden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bursa'da denizin dibinde dev operasyon! 40 milyon TL'lik projeye onay çıktı... Haber

Bursa'da denizin dibinde dev operasyon! 40 milyon TL'lik projeye onay çıktı...

Bursa'nın ve Türkiye'nin dış ticaret hacmi için kritik öneme sahip olan Gemlik Borusan Limanı, son dönemde yaşanan zemin sorunlarıyla gündeme geldi. Gemi hareketleri ve zemin kabarmaları gibi etkenler, limanın rıhtım ve iskelelerindeki yanaşma yerlerinde derinliğin azalmasına ve deniz trafiğinin sürekliliğini tehdit eden 'topuklar' oluşmasına neden oldu. Bunun üzerine Borusan, liman kapasitesini güvence altına almak için harekete geçerek ÇED başvurusunda bulundu. PROJEYE YEŞİL IŞIK Borusan Lojistik tarafından sunulan Proje Tanıtım Dosyası'nın (PTD) incelenmesinin ardından karar çıktı. ÇED Yönetmeliği'nin 17. maddesi gereğince yapılan değerlendirmede, projenin çevresel etkilerinin kontrol edilebilir olduğu vurgulanarak "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı verildi. ÇALIŞMALAR BAŞLIYOR Onayın ardından limandaki "dip taraması" çalışmalarının hızla başlaması bekleniyor. Proje tamamlandığında, Bursa'nın dış ticaret kapısı olan limanda derinlik sorunu ortadan kalkacak ve ihracat-ithalat sevkiyatları herhangi bir aksama yaşamadan devam edecek. 40 MİLYON TL BEDELLİ Toplam yatırım bedeli 40 milyon TL olarak öngörülen bu dev bakım hamlesi, deniz trafiğindeki aksaklıkları gidermek için 86 bin 829 metrekarelik oldukça geniş bir sahada yürütülecek. Yürütülecek operasyon kapsamında, deniz tabanından yaklaşık 30 bin 922 metreküp malzeme taranarak bölgeden tahliye edilecek. Bu sayede, zemin hareketleri nedeniyle zamanla sığlaşan rıhtım ve iskele bölgeleri yeniden eski derinliğine kavuşturulacak.

Karadeniz Limanları İçin Mavi Dönüşüm Başladı Haber

Karadeniz Limanları İçin Mavi Dönüşüm Başladı

Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü (KEİ) tarafından Türkiye'nin (BTÜ) yürütücülüğünde kabul edilen ilk proje olma özelliği taşıyan çalışma ile bölge limanlarının sürdürülebilirliği desteklenecek, duyarlı denizcilik uygulamaları teşvik edilecek. Mimar Sinan Yerleşkesi Turkuaz Salon’da gerçekleşen “Karadeniz Ülkeleri İçin Mavi Liman İndeksi (Blue Port Index For BSEC Countries)”projesinin açılış toplantısına; Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü Genel Sekreter Birinci Yardımcısı, Büyükelçi Merve Kavakçı, BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, proje ortakları, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Projenin açılış toplantısında konuşan Büyükelçi Merve Kavakçı, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü hakkında bilgi vererek, proje geliştirme fonu faaliyeti kapsamında bilim, teknoloji, çevre koruma, enerji, tarım gibi alanlarda çalışmaların desteklendiğini kaydetti. Bursa Teknik Üniversitesi tarafından sunulan “Karadeniz Ülkeleri İçin Mavi Liman İndeksi” projesinin KEİ tarafından desteklenmesinin kendileri için önemli olduğunu belirten Kavakçı, bu çalışmanın Karadeniz limanlarına önemli katkı sağlayacağını ifade etti. Büyükelçi Merve Kavakçı: Bu proje ile sürdürülebilirlik teşvik edilecek BTÜ yürütücülüğündeki proje kapsamında, Türkiye, Bulgaristan ve Gürcistan’dan üç limanın seçildiğini aktaran Kavakçı, “Bu çalışma ile sürdürülebilir ulaşım sistemlerini teşvik etmek, ekonomik, sosyal ve çevresel ihtiyaçlara yanıt veren politikaları güçlendirmek ve çevresel boyutun ulaştırma süreçlerine entegrasyonunu artırmak hedefleniyor. BSEC bölgesinde ulaşımın karbonsuzlaştırılması, emisyonların azaltılması ve alternatif yakıt kullanımının yaygınlaştırılması önceliklerimiz arasında yer alıyor. Dolayısıyla bu proje, güncellenmiş ekonomik gündemimiz açısından büyük önem taşıyor” dedi. Büyükelçi Kavakçı, proje hakkında detaylı bilgi vererek konuşmasını sonlandırdı. Rektör Çağlar: Projemiz Karadeniz havzasına önemli zemin oluşturacak BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Karadeniz Ülkeleri İçin Mavi Liman İndeksi projesinin BTÜ’nün marka değerine önemli bir katkı sağlayacağını ifade etti. BTÜ yürütücülüğündeki çalışmanın, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü tarafından Türkiye’de desteklenen ilk ve tek proje olma özelliğini taşıdığını hatırlatan Rektör Çağlar, “Projemiz; limanların mavi ekonomiye katkısını artırmayı, geliştireceğimiz Mavi Liman İndeksi aracılığıyla daha sürdürülebilir, daha çevreci ve sosyal açıdan duyarlı denizcilik uygulamalarını teşvik etmeyi hedefliyor. Uluslararası ortaklı projemizin; Karadeniz havzasında daha rekabetçi ve daha sürdürülebilir limanlar için önemli bir zemin oluşturacağına inanıyoruz” şeklinde konuştu. Karadeniz limanlarına büyük katkı sağlayacak Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, projenin Bursa’ya, BTÜ’ye ve Karadeniz ülkelerine büyük katkı sağlayacağını dile getirdi. Proje Yürütücüsü Prof. Dr. Gökçe Çiçek Ceyhun, KEİ tarafından kabul edilen Türkiye’deki ilk projede yer almaktan duyduğu gururu dile getirerek, çalışma hakkında bilgilendirmede bulundu. BTÜ İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Erasmus Koordinatörü Prof. Dr. Hilal Yıldırır Keser, BTÜ’nün uluslararası projeleri hakkında katılımcılara bilgi aktardı. Bulgaristan Burgas Free Universitesi Rektörü Prof. Dr. Milen Baltov, projenin ve uluslararası ortaklığın öneminden bahsetti. Gürcistan Tourism Enstitüsü Direktörü Mamuka Berdansvili, projenin Karadeniz için çok değerli olduğunu belirtti. Proje neyi amaçlıyor? Proje, limanların mavi ekonomiye katkısını artırmayı ve Mavi Liman Endeksi (BPI) ile sürdürülebilir denizcilik uygulamalarını teşvik etmeyi amaçlıyor. Bu çalışma ile Karadeniz limanlarını temsilen Türkiye, Bulgaristan ve Gürcistan’dan 3 limanın; çevresel sürdürülebilirlik, altyapı, dijitalleşme gibi çeşitli kriterler açısından karşılaştırılması hedefleniyor. Elde edilecek veriler doğrultusunda, bölgesel kalkınmayı destekleyecek ve denizcilik alanında iş birliğini güçlendirecek politika önerileri için bilimsel bir temel oluşturulacak. BTÜ öncülüğünde yürütülecek proje, bölgesel denizcilik stratejilerine katkı sunacak. Uluslararası ortaklı proje Bursa Teknik Üniversitesi koordinatörlüğünde yürütülen projenin uluslararası paydaşları arasında Bulgaristan Burgas Free Universitesi ve Gürcistan Tourism Enstitüsü yer alıyor. Projenin koordinatörlüğünü BTÜ Denizcilik Fakültesi, Denizcilik İşletmeleri Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gökçe Çiçek Ceyhun üstleniyor. Proje ekibinde İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Hilal Yıldırır Keser ve Prof. Dr. Oğuz Başol, Proje Destek Ofisi Koordinatörü Dr. Öğretim Üyesi Oya Güler ve Proje Destek Ofisi’nden Öğretim Görevlisi Melis Ece Özyiğit bulunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.