Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Liman

Kapsül Haber Ajansı - Liman haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Liman haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Global Ports Holding   Sevilla’da Operasyonlara Başladı Haber

Global Ports Holding  Sevilla’da Operasyonlara Başladı

Global Ports Holding Sevilla Kruvaziyer Limanı'nda ilk gemiyi ağırlayarak, sezon açılışını da gerçekleştirdi. Yıl boyunca limanda 90 kruvaziyer gemisine ev sahipliği yapmayı planlayan Global Ports Holding, limandaki ortağı Ocean Platform Marinas ile altyapıyı geliştirmek için 5 milyon euroyu aşkın yatırım yapmayı planlıyor. Global Yatırım Holding bağlı kuruluşu ve portföyündeki 4 kıtada 19 ülkeden 34 kruvaziyer limanıyla her yıl 22 milyon yolcuya hizmet veren dünyanın en büyük kruvaziyer liman işletmecisi Global Ports Holding (GPH), yakın zamanda portföyüne kattığı Sevilla Kruvaziyer Limanı'nda operasyonlarına başladı. Global Ports Holding'in İspanya'daki 10’uncu limanı olan Sevilla Kruvaziyer Limanı, 25 yıl süre ile Ocean Platform Marinas (OPM) ortaklığında işletilecek. Bu uzun süreli iş birliği, Sevilla’yı sürdürülebilir ve yüksek katma değerli bir turizm modeli temelinde, küresel kültürel konumuyla uyumlu bir şekilde, önde gelen bir kruvaziyer ve mega yat destinasyonu olarak konumlandırmayı amaçlıyor. İlk gemiyi ağırladı, yeni genel müdürü duyurdu Sevilla Kruvaziyer Limanı'nda operasyonların devralınması ile birlikte sezon açılışı da gerçekleştirildi. Son 4 yıldır şehrin kruvaziyer sezonunu başlatan 180 metre uzunluğundaki Azamara Journey gemisi, bu yıl da ilk ziyareti gerçekleştirdi. Gemide çoğunluğu Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada’dan gelen 670 yolcu ile 400 mürettebat bulunuyor. Yolcular, Sevilla’nın kalbinde iki gecelik uzatılmış konaklamanın keyfini çıkaracak. Global Ports Holding Sevilla Kruvaziyer Limanı'nda bu yıl 90 kruvaziyer gemisine ev sahipliği yapmayı planlıyor. Ayrıca dört kruvaziyer gemisi de bu yıl şehre ilk kez uğrayacak. Öte yandan Sevilla Kruvaziyer Limanı'nın yeni genel müdürü olarak Beatrice Rasmini göreve getirildi. Sektörde geniş deneyime sahip olan Rasmini, günlük operasyonları ve yatırım planının stratejik uygulamasını yönetecek. Avrupa'nın en ikonik destinasyonlarından olacak Sevilla Kruvaziyer Limanı’nı Avrupa’nın en ikonik destinasyonlarından biri haline getirmeyi hedeflediklerini söyleyen Global Ports Holding Batı Akdeniz Bölge Direktörü Francesc Grau, “Ocean Platform Marinas ile kurduğumuz ortaklık sayesinde her kruvaziyer ve mega yat uğrağı, Sevilla’nın benzersiz cazibesini yansıtan kişiselleştirilmiş ve yüksek kaliteli hizmetten faydalanacak. Ayrıca Beatrice Rasmini’nin Sevilla Kruvaziyer Limanı ekibine liderlik etmesinden büyük memnuniyet duyuyoruz. Uzmanlığı, bu iş birliğinin yalnızca bir limanı yönetmekten ibaret olmadığını; her yolcu için kusursuz bir seyahat deneyimi yaratmayı amaçladığını göstermektedir” dedi. Mega yatlara özel hizmetler de sunulacak GPH ve OPM, imtiyaz süresi boyunca kruvaziyer gemileri ve mega yatlara yönelik özel bir terminal ve hizmetlerin geliştirilmesi için 5 milyon euroyu aşkın yatırım yapmayı planlıyor. Yatırım programının önümüzdeki beş yıl içinde tamamlanması ve yanaşma alanlarının iyileştirilmesi, yolcu trafiğinin geliştirilmesi, büyük yatlara özel destek hizmetleri ile kışlama ve su üstü onarımları için teknik tesislerin oluşturulmasını kapsıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Yenilenebilir Hidrojende Üretim ve İhracat Üssü Olabilir Haber

Türkiye Yenilenebilir Hidrojende Üretim ve İhracat Üssü Olabilir

Rapora göre Türkiye, yenilenebilir hidrojende üretim, depolama, taşıma ve son kullanım alanlarında önemli potansiyele sahip; ancak bu potansiyelin hayata geçirilebilmesi için kurumsal ve bütüncül bir eylem çerçevesine ihtiyaç duyuluyor Türkiye’nin gerekli altyapı ve mevzuat çalışmalarını tamamlaması halinde, yenilenebilir hidrojeni yüksek katma değerli ve karbonsuzlaşması zor sektörlerde önceliklendirmesi ve oluşabilecek ihtiyaç fazlasını ihraç etmesi mümkün olabilirYenilenebilir hidrojen ve türevleri, büyük ölçüde fosil yakıtlara bağımlı olan sanayi ve ulaşım sektörlerinin karbonsuzlaşmasında stratejik bir rol üstlenebilir. SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi, “Türkiye’de Yenilenebilir Hidrojenin Etkinleştirilmesi” raporunu yayımladı. Yenilenebilir (yeşil) hidrojen konusunda yayımlanan üç raporun tamamlayıcısı niteliğindeki çalışmada, ulusal ve uluslararası fırsatlar ile zorluklar inceleniyor. Raporda, Türkiye’nin küresel ölçekteki politika, piyasa ve teknoloji gelişmelerini yakından izleyerek hidrojen yol haritasını düzenli olarak güncellemesinin; sağlıklı, sürdürülebilir ve rekabetçi bir hidrojen ekosisteminin inşası için önemli olduğu vurgulanıyor. Türkiye’nin net sıfır emisyonlu bir ekonomiye geçişi sürecinde enerji dönüşümünün üç temel bileşeni olan yenilenebilir enerji kaynakları, enerji verimliliği ve elektrifikasyon; politika belgelerinde kısa ve orta vadeli hedeflerin merkezinde konumlanıyor. Bununla birlikte, yüksek proses ısısı gerektiren sanayi kolları ile uzun mesafe taşımacılık gibi alanlarda, mevcut teknolojik kısıtlar nedeniyle doğrudan elektrifikasyonun kısa vadede yeterli bir çözüm sunması güç görünüyor. Bu nedenle rapor, zor karbonsuzlaşan sektörlerde yenilenebilir hidrojen gibi tamamlayıcı teknolojilerin devreye alınmasının gerekliliğine dikkat çekiyor. Yüksek sıcaklık gerektiren sanayi süreçleri ve uzun mesafe taşımacılık uygulamalarında fosil yakıtlara alternatif oluşturan yenilenebilir hidrojen, bazı sanayi kollarında aynı zamanda hammadde işlevi de görüyor. Bu nedenle hidrojenin emisyon azaltım potansiyelinin en yüksek olduğu alanlarda önceliklendirilmesi, hem ekonomik katma değer hem de iklim hedefleri açısından belirleyici önem taşıyor. Somut ve Uygulanabilir Eylem Planına İhtiyaç Var SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi Direktörü Alkım Bağ, Türkiye’nin yüksek yenilenebilir enerji potansiyeli ve stratejik coğrafi konumu sayesinde yenilenebilir hidrojenin üretimi ve kullanımı açısından önemli avantajlara sahip olduğunu vurguladı. Bağ, “Yenilenebilir hidrojen potansiyelinin hayata geçirilebilmesi için politika belgelerinde yer alan hedeflerin somut, takvimlendirilmiş ve kurumsal sorumlulukları net biçimde tanımlanmış eylem planlarıyla desteklenmesi gerekiyor. Hidrojenden sorumlu kurumsal bir yapı oluşturulmalı. Uygun teşvik ve destek mekanizmaları geliştirilerek piyasa yapısı kademeli olarak inşa edilmeli; talep yaratacak öncelikli sektörler belirlenmeli ve gerekli altyapı eş zamanlı planlanmalı” dedi. Bağ, en kritik hususun ise yenilenebilir hidrojen üretiminin, elektrik sektörünün dönüşüm hedefleriyle uyumlu ve bu hedeflerle çelişmeyecek şekilde planlanması olduğunu vurguladı. Hidrojenin, fosil yakıt kullanımının ve enerji ithalat bağımlılığının düşürülmesinde stratejik bir rol üstleneceğini belirten Bağ, “Yenilenebilir hidrojen üretimi, mevcut yenilenebilir elektrik kapasitesinin yönlendirilmesi veya ikame edilmesi yoluyla değil; yalnızca hidrojen üretimi amacıyla devreye alınacak ilave yenilenebilir enerji yatırımları üzerinden gerçekleştirilmelidir. Aksi halde, elektrik sektörünün karbonsuzlaşma hedefleri risk altına girebilir” dedi. Yenilenebilir Hidrojenin İhtiyaç Fazlası İhraç Edilebilir Raporda, yenilenebilir hidrojen ve türevlerinin kullanımında, ilk aşamada en yüksek katma değerin sağlanabileceği ve doğrudan elektrifikasyonun karbondan arındırmada tek başına yetersiz kaldığı sektörlere öncelik verilmesi gerektiği vurgulanıyor. Bununla birlikte, yenilenebilir hidrojenin öncelikli sektörlerde kullanılmasının yanı sıra oluşabilecek üretim fazlasının çevre ülkelere ihraç edilebileceği, bunun için uluslararası standartlara uyumlu planlama yapılması gerektiği ifade ediliyor. Bu planlamaların üretim teknolojilerinden hidrojen değer zincirine ve taşıma yöntemlerine bağlı olarak liman, boru hattı ve diğer lojistik altyapı gereksinimlerine kadar bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiği belirtiliyor. Söz konusu yaklaşımın, Türkiye’yi Avrupa’da gelişmekte olan yenilenebilir hidrojen pazarında rekabetçi ve stratejik bir konuma taşıyabileceği değerlendiriliyor. Raporda ayrıca, küresel ölçekte yenilenebilir hidrojen projelerinin önemli bir bölümünün planlanan takvimlerin gerisinde kaldığına dikkat çekiliyor. 2030 yılına kadar kurulması öngörülen projelere dayalı düşük emisyonlu hidrojen üretimi beklentisinin, iptaller ve gecikmeler nedeniyle son bir yılda 49 milyon tondan 37 milyon tona gerilediği vurgulanıyor. Bu projelerin yüzde 80’inden fazlasını, elektrolizör teknolojisine dayalı yenilenebilir hidrojen projeleri oluşturuyor. Yetersiz altyapı, düzenleyici çerçevenin eksikliği, teknolojik olgunluğun sağlanamaması ve yüksek üretim maliyetleri bu gecikmelerin başlıca nedenleri arasında yer alıyor. Karbon fiyatlandırması ve talep tarafı destek mekanizmalarının sınırlı kalması da piyasa oluşumunu yavaşlatıyor. Türkiye’nin de küresel ölçekteki politika, piyasa ve teknoloji gelişmelerini yakından izleyerek hidrojen yol haritasını düzenli olarak güncellemesi; sağlıklı, sürdürülebilir ve rekabetçi bir hidrojen ekosisteminin inşası açısından büyük önem taşıyor. Yenilenebilir Hidrojenin Gelişimi İçin Yol Haritası Raporda, paydaş görüşleri doğrultusunda Türkiye’de yenilenebilir hidrojen ekosisteminin oluşturulmasına yönelik 17 politika önerisi sunuluyor: Yenilenebilir hidrojene ilişkin idari izin süreçlerini ve destek mekanizmalarını tanımlayacak, sektörler arası üretim ve gelişim planlarını koordine edecek bir kamu birimi oluşturulmalı.Yenilenebilir hidrojenin yasal tanımı yapılmalı.Yenilenebilir hidrojen, elektrik sektörünün dönüşümü ile rekabet etmemeli.Yenilenebilir hidrojen ve türevlerinin kullanımında, ilk aşamada en yüksek katma değerin sağlanabileceği ve doğrudan elektrifikasyonun karbondan arındırmada tek başına yetersiz kaldığı sektörlere öncelik verilmeli.Türkiye’de yenilenebilir hidrojene yönelik düzenleyici çerçeve oluşturulmalı.Yerli arzı teşvik etmek için yenilenebilir hidrojen üretimine yönelik mali teşvikler sağlanmalı.Yenilenebilir hidrojen değer zincirine yönelik yatırımlar eş zamanlı planlanmalı.Yenilenebilir enerji kaynaklarına yakın alanlarda hidrojen merkezleri kurulmalı.Kritik altyapı ihtiyaçlarını karşılayacak hidrojen özel üretim bölgeleri ilan edilmeli.Hidrojenin üretimi, taşınması, depolanması ve kullanımı için havalimanı ve liman altyapıları iyileştirilmeli ve geliştirilmeli.Sanayide kullanılacak yenilenebilir hidrojene ilişkin teknik ve güvenlik standartları yasal çerçeve kapsamında düzenlenmeli.Yerli Ar-Ge çalışmaları güçlendirilmeli, üniversite-sanayi iş birlikleri artırılmalı.Hidrojen üretimi konusunda nitelikli insan kaynağı yetiştirilmeli.Hidrojen üretiminde kullanılan teknolojilerin yerli üretimi için ulusal ve uluslararası standartlar oluşturulmalı.Hidrojen üretim stratejisinde enerji boyutu ile su kaynaklarının sürdürülebilirliği birlikte ele alınmalı.Yenilenebilir hidrojen üretim fazlası için ihracat stratejisi oluşturulmalı.Yenilenebilir hidrojene yönelik talebin hızlandırılması amacıyla sektörel ölçekte düzenlemeler yapılmalı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

KESTO’dan Güney Kore’de İlk Büyük Anlaşma: Vestas’a 10 Yıl Offshore Hizmet Desteği Haber

KESTO’dan Güney Kore’de İlk Büyük Anlaşma: Vestas’a 10 Yıl Offshore Hizmet Desteği

Danimarkalı ESVAGT ile Güney Kore merkezli KMC Line ortaklığında kurulan KESTO, Güney Kore offshore rüzgar pazarındaki ilk büyük sözleşmesini aldı. Ortak girişim, Vestas’ın Shinan-Ui açık deniz rüzgar santralinde servis ve lojistik operasyonlarını yürütmek üzere 2028 yılından itibaren 10 yıllık bir anlaşmaya imza attı. Sözleşme kapsamında KESTO, rüzgar santralinin inşaat aşamasından başlayarak, tesisin tam faaliyete geçmesinin ardından 2039 yılına kadar Vestas’a operasyonel destek sunacak. Bu anlaşma, KESTO’yu Güney Kore’de offshore rüzgar sektöründe uzun vadeli gemi kontratlarıyla hizmet veren ilk şirket konumuna taşıyor. ESVAGT CEO’su Søren Karas, anlaşmaya ilişkin yaptığı açıklamada,“Bu sözleşme KESTO için önemli bir dönüm noktası. Vestas ile Kore’deki güçlü iş birliğimizi daha da ileri taşımaktan gurur duyuyoruz. Uzun vadeli kontratlar, sunduğumuz kalite ve operasyonel güvenliğin açık bir göstergesidir,” ifadelerini kullandı. Yeni Nesil Servis Gemileri Yolda KESTO, proje kapsamında iki adet 27 metre uzunluğunda Crew Transfer Vessel (CTV) inşasına başladı. Her biri 24 teknisyen taşıma kapasitesine sahip olan bu gemiler, Shinan-Ui sahasında yer alacak 26 adet Vestas V236-15.0 MW türbinin günlük bakım ve servis operasyonlarında görev yapacak. ESVAGT Kıdemli Satış Yöneticisi Jacob Lykke-Kjeldsen, şirketin bugüne kadar 350 binden fazla güvenli teknisyen transferi gerçekleştirdiğini belirterek, bu deneyimin KESTO’nun operasyon kalitesine önemli katkı sağlayacağını vurguladı. Avrupa’da tasarlanan ancak Güney Kore’de inşa edilecek CTV’ler, KESTO’nun yerel tedarik zincirini destekleme hedefinin de bir parçası olarak öne çıkıyor. Gemilerin 2028 yılının ilk çeyreğinde teslim edilmesi planlanıyor. Yerel Mürettebat, Uluslararası Standartlar KESTO operasyonlarında yerel mürettebat görev alacak. KMC Line’ın güçlü personel altyapısı ve Güney Kore’deki denizcilik eğitim kurumlarıyla olan iş birlikleri sayesinde ekipler yetiştirilecek. Mürettebatlar, operasyon başlamadan önce ESVAGT gemilerinde ortak eğitimlerden geçecek. KESTO Temsilci Direktörü Han Cho,“Önceliğimiz, gemiler teslim edilmeden önce güçlü bir operasyonel yapı kurmak. Ana şirketlerimizin bilgi birikimini birleştirerek, Kore’ye özgü yüksek bir operasyon standardı oluşturacağız,” değerlendirmesinde bulundu. KMC Line CEO’su James Kim ise anlaşmanın KESTO’nun operasyonel yolculuğunun resmen başladığını belirterek, Vestas ile uzun vadeli iş birliğinden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bursa'da denizin dibinde dev operasyon! 40 milyon TL'lik projeye onay çıktı... Haber

Bursa'da denizin dibinde dev operasyon! 40 milyon TL'lik projeye onay çıktı...

Bursa'nın ve Türkiye'nin dış ticaret hacmi için kritik öneme sahip olan Gemlik Borusan Limanı, son dönemde yaşanan zemin sorunlarıyla gündeme geldi. Gemi hareketleri ve zemin kabarmaları gibi etkenler, limanın rıhtım ve iskelelerindeki yanaşma yerlerinde derinliğin azalmasına ve deniz trafiğinin sürekliliğini tehdit eden 'topuklar' oluşmasına neden oldu. Bunun üzerine Borusan, liman kapasitesini güvence altına almak için harekete geçerek ÇED başvurusunda bulundu. PROJEYE YEŞİL IŞIK Borusan Lojistik tarafından sunulan Proje Tanıtım Dosyası'nın (PTD) incelenmesinin ardından karar çıktı. ÇED Yönetmeliği'nin 17. maddesi gereğince yapılan değerlendirmede, projenin çevresel etkilerinin kontrol edilebilir olduğu vurgulanarak "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı verildi. ÇALIŞMALAR BAŞLIYOR Onayın ardından limandaki "dip taraması" çalışmalarının hızla başlaması bekleniyor. Proje tamamlandığında, Bursa'nın dış ticaret kapısı olan limanda derinlik sorunu ortadan kalkacak ve ihracat-ithalat sevkiyatları herhangi bir aksama yaşamadan devam edecek. 40 MİLYON TL BEDELLİ Toplam yatırım bedeli 40 milyon TL olarak öngörülen bu dev bakım hamlesi, deniz trafiğindeki aksaklıkları gidermek için 86 bin 829 metrekarelik oldukça geniş bir sahada yürütülecek. Yürütülecek operasyon kapsamında, deniz tabanından yaklaşık 30 bin 922 metreküp malzeme taranarak bölgeden tahliye edilecek. Bu sayede, zemin hareketleri nedeniyle zamanla sığlaşan rıhtım ve iskele bölgeleri yeniden eski derinliğine kavuşturulacak.

Karadeniz Limanları İçin Mavi Dönüşüm Başladı Haber

Karadeniz Limanları İçin Mavi Dönüşüm Başladı

Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü (KEİ) tarafından Türkiye'nin (BTÜ) yürütücülüğünde kabul edilen ilk proje olma özelliği taşıyan çalışma ile bölge limanlarının sürdürülebilirliği desteklenecek, duyarlı denizcilik uygulamaları teşvik edilecek. Mimar Sinan Yerleşkesi Turkuaz Salon’da gerçekleşen “Karadeniz Ülkeleri İçin Mavi Liman İndeksi (Blue Port Index For BSEC Countries)”projesinin açılış toplantısına; Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü Genel Sekreter Birinci Yardımcısı, Büyükelçi Merve Kavakçı, BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, proje ortakları, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Projenin açılış toplantısında konuşan Büyükelçi Merve Kavakçı, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü hakkında bilgi vererek, proje geliştirme fonu faaliyeti kapsamında bilim, teknoloji, çevre koruma, enerji, tarım gibi alanlarda çalışmaların desteklendiğini kaydetti. Bursa Teknik Üniversitesi tarafından sunulan “Karadeniz Ülkeleri İçin Mavi Liman İndeksi” projesinin KEİ tarafından desteklenmesinin kendileri için önemli olduğunu belirten Kavakçı, bu çalışmanın Karadeniz limanlarına önemli katkı sağlayacağını ifade etti. Büyükelçi Merve Kavakçı: Bu proje ile sürdürülebilirlik teşvik edilecek BTÜ yürütücülüğündeki proje kapsamında, Türkiye, Bulgaristan ve Gürcistan’dan üç limanın seçildiğini aktaran Kavakçı, “Bu çalışma ile sürdürülebilir ulaşım sistemlerini teşvik etmek, ekonomik, sosyal ve çevresel ihtiyaçlara yanıt veren politikaları güçlendirmek ve çevresel boyutun ulaştırma süreçlerine entegrasyonunu artırmak hedefleniyor. BSEC bölgesinde ulaşımın karbonsuzlaştırılması, emisyonların azaltılması ve alternatif yakıt kullanımının yaygınlaştırılması önceliklerimiz arasında yer alıyor. Dolayısıyla bu proje, güncellenmiş ekonomik gündemimiz açısından büyük önem taşıyor” dedi. Büyükelçi Kavakçı, proje hakkında detaylı bilgi vererek konuşmasını sonlandırdı. Rektör Çağlar: Projemiz Karadeniz havzasına önemli zemin oluşturacak BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Karadeniz Ülkeleri İçin Mavi Liman İndeksi projesinin BTÜ’nün marka değerine önemli bir katkı sağlayacağını ifade etti. BTÜ yürütücülüğündeki çalışmanın, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü tarafından Türkiye’de desteklenen ilk ve tek proje olma özelliğini taşıdığını hatırlatan Rektör Çağlar, “Projemiz; limanların mavi ekonomiye katkısını artırmayı, geliştireceğimiz Mavi Liman İndeksi aracılığıyla daha sürdürülebilir, daha çevreci ve sosyal açıdan duyarlı denizcilik uygulamalarını teşvik etmeyi hedefliyor. Uluslararası ortaklı projemizin; Karadeniz havzasında daha rekabetçi ve daha sürdürülebilir limanlar için önemli bir zemin oluşturacağına inanıyoruz” şeklinde konuştu. Karadeniz limanlarına büyük katkı sağlayacak Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, projenin Bursa’ya, BTÜ’ye ve Karadeniz ülkelerine büyük katkı sağlayacağını dile getirdi. Proje Yürütücüsü Prof. Dr. Gökçe Çiçek Ceyhun, KEİ tarafından kabul edilen Türkiye’deki ilk projede yer almaktan duyduğu gururu dile getirerek, çalışma hakkında bilgilendirmede bulundu. BTÜ İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Erasmus Koordinatörü Prof. Dr. Hilal Yıldırır Keser, BTÜ’nün uluslararası projeleri hakkında katılımcılara bilgi aktardı. Bulgaristan Burgas Free Universitesi Rektörü Prof. Dr. Milen Baltov, projenin ve uluslararası ortaklığın öneminden bahsetti. Gürcistan Tourism Enstitüsü Direktörü Mamuka Berdansvili, projenin Karadeniz için çok değerli olduğunu belirtti. Proje neyi amaçlıyor? Proje, limanların mavi ekonomiye katkısını artırmayı ve Mavi Liman Endeksi (BPI) ile sürdürülebilir denizcilik uygulamalarını teşvik etmeyi amaçlıyor. Bu çalışma ile Karadeniz limanlarını temsilen Türkiye, Bulgaristan ve Gürcistan’dan 3 limanın; çevresel sürdürülebilirlik, altyapı, dijitalleşme gibi çeşitli kriterler açısından karşılaştırılması hedefleniyor. Elde edilecek veriler doğrultusunda, bölgesel kalkınmayı destekleyecek ve denizcilik alanında iş birliğini güçlendirecek politika önerileri için bilimsel bir temel oluşturulacak. BTÜ öncülüğünde yürütülecek proje, bölgesel denizcilik stratejilerine katkı sunacak. Uluslararası ortaklı proje Bursa Teknik Üniversitesi koordinatörlüğünde yürütülen projenin uluslararası paydaşları arasında Bulgaristan Burgas Free Universitesi ve Gürcistan Tourism Enstitüsü yer alıyor. Projenin koordinatörlüğünü BTÜ Denizcilik Fakültesi, Denizcilik İşletmeleri Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gökçe Çiçek Ceyhun üstleniyor. Proje ekibinde İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Hilal Yıldırır Keser ve Prof. Dr. Oğuz Başol, Proje Destek Ofisi Koordinatörü Dr. Öğretim Üyesi Oya Güler ve Proje Destek Ofisi’nden Öğretim Görevlisi Melis Ece Özyiğit bulunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Adriyatik’in Lojistik Kapısı Açıldı: Rijeka Gateway Hırvatistan'ı Stratejik Merkeze Dönüştürüyor! Haber

Adriyatik’in Lojistik Kapısı Açıldı: Rijeka Gateway Hırvatistan'ı Stratejik Merkeze Dönüştürüyor!

Adriyatik bölgesinin en modern ve teknolojik açıdan en gelişmiş konteyner terminali olan Rijeka Gateway, Hırvatistan Başbakanı Andrej Plenković ve Danimarka Dışişleri Bakanı Lars Løkke Rasmussen’in katıldığı bir törenle resmen açıldı. İki yıllık inşaat sürecinin ardından Eylül ayında ticari operasyonlarına başlayan terminal, APM Terminals (Maersk iştiraki) ve Hırvatistan merkezli Enna Group ortak girişimiyle hayata geçirilen ülkenin en büyük özel lojistik altyapı yatırımını temsil ediyor. Hırvatistan İçin Stratejik Konum APM Terminals CEO'su Keith Svendsen, Rijeka'nın coğrafi avantajına dikkat çekerek, "Rijeka, Orta ve Güneydoğu Avrupa'ya ilk giriş noktası olma ve hızlı iç kara hizmetlerine bağlı olma konusunda stratejik bir avantaja sahip," dedi. Terminal, denizcilik devleri Maersk ve Hapag-Lloyd arasındaki Gemini işbirliğinin AE12/SE1 Asya-Avrupa rotasına entegre edilmiş kilit bir terminal olarak konumlanıyor. Bu entegrasyon, Rijeka’yı küresel tedarik zincirlerinin önemli bir halkası haline getiriyor. ENNA Group CEO'su Boštjan Napast, terminalin potansiyelinin muazzam olduğunu belirterek, "Amacımız, Kuzey Adriyatik limanlarını güçlendirmek ve diğer Avrupa limanlarına kıyasla rekabet güçlerini artırmaktır. Coğrafi olarak mükemmel bir konumdayız; Uzak Doğu'ya ve Avrupa'nın kalbine daha yakınız," dedi ve ekledi: "Tam potansiyelini açığa çıkarmanın bir sonraki en önemli adımı, ova demiryolu inşaatıdır." Dev Yatırım ve Kapasite Toplam yatırım değeri, lojistik altyapı (yollar ve demiryolu arayüzü) dahil edildiğinde 600 milyon Avro'yu aşıyor. Terminalin sadece kendi inşası ve ekipmanına yapılan yatırım ise 380 milyon Avro seviyesinde. Terminalin Kapasitesi ve Özellikleri: Faz 1: 400 metre rıhtım uzunluğu ve yıllık 650.000 TEU elleçleme kapasitesi. Genişleme Sonrası: 680 metre rıhtım uzunluğuna ve bir milyon TEU'nun üzerinde kapasiteye ulaşılması planlanıyor. İstihdam: Terminalde halihazırda 280'den fazla kişi çalışıyor; tam kapasiteye ulaştığında bu sayının 300'ü bulması bekleniyor. Teknolojide Öncü: İlk Otomasyonlu Terminal Rijeka Gateway, bölgedeki ilk uzaktan kumandalı, tam otomasyonlu ve yenilenebilir enerji kullanan terminal olarak öne çıkıyor. Dört adet uzaktan kumandalı gemi-kara vinci (STS) ve 15 adet lastik tekerlekli portal vinci (RTG) gibi son teknoloji ekipmanlarla donatılmıştır. Tüm sistemler, Hırvatistan'ın ilk endüstriyel özel 5G ağı üzerinden tek bir uzaktan kumandalı kontrol merkezine bağlanmıştır. Bu altyapı, yüksek düzeyde güvenlik, verimlilik ve sürdürülebilirlik sağlıyor. Rijeka Gateway Genel Müdürü Peter Corfitsen, toplanan güçlü ekiple hedeflenen en yüksek operasyonel mükemmelliğe hızla ulaşacaklarından emin olduğunu belirtti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda Anlamlı Etkinlik Haber

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda Anlamlı Etkinlik

Çukurova Uluslararası Havalimanı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın “Aile Yılı” projesi kapsamında, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı çocukların sanat, bilim ve teknolojiyle buluştuğu özel bir etkinlikle kutladı. Etkinlik kapsamında, Çukurova Uluslararası Havalimanı’nda ‘’Cumhuriyetin Işığıyla Gökyüzüne” Resim Sergisi ve “Yapay Zekâ & Kodlama” Atölyeleri gerçekleştirildi. Havalimanı çalışanları, paydaşları ve ziyaretçilerinin 6-14 yaş çocuklarının; Atatürk, Türk bayrağı ve gelecek temalı resimleri, 'Cumhuriyetin Işığıyla Gökyüzüne' Sergisi kapsamında havalimanında sergilendi. Çocuklar resim etkinliğinin yanısıra Algorithmics İstanbul iş birliğiyle düzenlenen “Yapay Zekâ & Kodlama” atölyelerine katılarak Cumhuriyet ve Gökyüzü teması kapsamında yazdıkları komutlar ile yapay zeka üzerinden fotoğraf ve müzik ürettiler. Yazdıkları kodlar ile kendi oyunlarını da tasarlayan çocukların eserleri katılımcılardan büyük ilgi gördü. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı görselinin yer aldığı pasta kesim seremonisinin ardından Tarsus Belediyesi Bando Takımı eşliğinde Havalimanı’nda gezen çocuklar Havalimanında renkli görüntülere sahne oldu. Cumhuriyetimizin 102. yıl dönümünde, çocukların sanat ve bilimle bir araya gelerek Cumhuriyetin değerlerini geleceğe taşıdığı bu anlamlı etkinlikte konuşan Kozuva Grubu CHRO’su Ahmet Hakan Arslan çocuklarla bir araya gelmekten mutluluk duyduklarını belirterek ‘’Cumhuriyetimizin 102. Yıldönümü’nde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın ‘’Ailemiz Geleceğimiz’’ sloganı kapsamında çalışanlarımız ve paydaşlarımızın çocuklarıyla birlikteyiz. Günümüzün önemli konularından biri olan yapay zeka ile birlikte Cumhuriyet ve havalimanımızla ilgili görseller ürettikleri bu anlamlı etkinlikle 29 Ekim Cumhuriyet Bayramını hep beraber coşkuyla kutluyor olmaktan gururluyuz‘’ dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Tersaneciliğine Alman Desteği: UZMAR Group, AKA Bank'tan 28 Milyon Avro Finansman Sağladı! Haber

Türk Tersaneciliğine Alman Desteği: UZMAR Group, AKA Bank'tan 28 Milyon Avro Finansman Sağladı!

Türkiye'nin önde gelen denizcilik ve tersanecilik firmalarından UZMAR Group, Almanya merkezli AKA Export + Trade Bank (AKA Bank) ile 28 milyon Avro tutarında önemli bir finansman anlaşmasına imza attı. Uzun vadeli bu kredi, UZMAR’ın tersane tesislerindeki stratejik yatırımlarını genişletme ve uzun vadeli büyüme hedeflerini güçlendirme yolunda atılmış ilk adım olma özelliğini taşıyor. Kapasite Artışına Kritik Destek 10 yıl vadeli ve Euler Hermes (Alman İhracat Kredi Sigortası) tarafından desteklenen finansman anlaşması, UZMAR'ın kılavuz (pilot) ve romörkör gemi inşa kapasitesini önemli ölçüde artırmasını sağlayacak. Bu kapasite artışı, UZMAR'ın sektördeki liderliğini pekiştiren ve sürdürülebilir, uzun vadeli yatırımlara olan bağlılığını gösteren stratejik bir kilometre taşı olarak değerlendiriliyor. Anlaşmaya, UZMAR Group Yönetim Kurulu Başkanı A. Noyan Altuğ, AKA Bank CEO'su Marck Wengrzik ve İhracat Finansmanı Direktörü Yücel Yılmaz imza attı. UZMAR Group Yönetim Kurulu Başkanı A. Noyan Altuğ, "Bu finansman anlaşması, büyüme yolculuğumuzda önemli bir adımı işaret ediyor. AKA Bank ve Euler Hermes'in desteğiyle, tersane yeteneklerimizi genişletme, yenilikçi projeler sunma ve ulusal ekonomiye katkıda bulunma konusunda iyi bir konumdayız," dedi. AKA Bank CEO'su Marck Wengrzik ise, "Hızla büyüyen ve gelecek vaat eden bir endüstriyel sektör olan Türk gemi inşa sanayisini finanse etmekten mutluluk duyuyoruz," şeklinde konuştu. Danışmanlık ve İhracat Desteği İşleme, AKA Bank'ın Türk pazarındaki stratejik ortağı olan İstanbul merkezli Danista Capital Partners danışmanlık firması destek verdi. Ayrıca, Berlin merkezli Textima Export Import GmbH şirketi de genel ihracatçı ve paketleyici olarak sürece eşlik etti. Bu anlaşma ile UZMAR, güçlü finansal yapısını kullanarak denizcilik sektörüne ve ötesine katma değer yaratma konusundaki kararlılığını bir kez daha gösteriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.