Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Lisans

Kapsül Haber Ajansı - Lisans haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Lisans haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

EY Türkiye Vergi Maratonu 2026 Yarışması İçin Başvurular Açıldı Haber

EY Türkiye Vergi Maratonu 2026 Yarışması İçin Başvurular Açıldı

Uluslararası danışmanlık, güvence, kurumsal finansman, strateji ve vergi hizmetleri şirketi EY Türkiye, gelecek nesil vergi profesyonellerinin yeteneklerini bugünden keşfetmek ve kariyer fırsatları sunmak amacıyla düzenlediği EY Türkiye Vergi Maratonu 2026 yarışmasının başvurularının açıldığını duyurdu. Türkiye’yi uluslararası alanda temsil ve kariyer fırsatları ile finalistlere para ödülünün de sunulduğu yarışmaya başvurular 9 Nisan tarihine kadar yapılabilecek. Yarışmaya, 3 ve 4. sınıf lisans, yüksek lisans öğrencileri veya lisans ve yüksek lisans eğitiminden 2024 - 2025 yıllarında mezun olmuş adaylar başvurabilecek. Yarışmanın birincisi, yurt dışında gerçekleşecek “EY Young Tax Professional of the Year" yarışmasında Türkiye’yi temsil etme fırsatı elde edecek. Yarışmada finale kalan adaylar, EY Türkiye’de staj imkânı için değerlendirilecek ve EY Türkiye'nin Vergi Bölümü profesyonelleriyle birebir çalışma fırsatı yakalayabilecek. Yarışmanın jüri üyeleri arasında; EY Türkiye Vergi Bölümü Başkanı Erkan Baykuş, EY Türkiye Vergi Bölümü Şirket Ortağı, Uluslararası Vergilendirme Hizmetleri Lideri Ateş Konca, EY Türkiye Vergi Bölümü Şirket Ortağı Elif Akkaranfil’in yanı sıra Türkiye’nin önde gelen şirketlerinden üst düzey yöneticiler ve vergi profesörleri yer alacak. Jürinin değerlendirmeleri sonrası belirlenecek finalistler, final sunumlarını yapmaya hak kazanacak. Mayıs ayında düzenlenecek ödül töreninde ise dereceye giren yarışmacılar ödüllerini alacak. EY Türkiye Vergi Bölümü Şirket Ortağı, Uluslararası Vergilendirme Hizmetleri Lideri Ateş Konca EY Türkiye Vergi Maratonu 2026 yarışmasıyla ilgili şu açıklamalarda bulundu: “Bu yıl onuncusunu düzenleyeceğimiz EY Türkiye Vergi Maratonu yarışması vergi alanında kariyer hedefi olan gençlerimiz için oldukça değerli bir fırsat sunuyor. Bu yarışma ile vergi alanındaki genç yetenekleri keşfetmeyi ve bu yetenekleri vergi dünyasına kazandırmayı hedefliyoruz. EY Türkiye olarak, gençlerin kariyerine katkı sağlamak ve kariyer yolculuklarında onlara yol göstermek önceliklerimiz arasında yer alıyor. EY Türkiye Vergi Maratonu ile birlikte gençlere ülkemizi yurt dışında temsil etme fırsatı sunuyor, yarışma esnasında ve sonrasında ulaşacakları vergi uzmanları ile kariyerlerinde yeni bakış açılarına sahip olmalarına yardımcı oluyoruz. Öğrenci ya da yeni mezun fark etmeksizin vergi alanında kariyer sahibi olmak isteyen genç yetenekleri EY Türkiye Vergi Maratonu’nda aramızda görmekten memnuniyet duyacağız.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Telifsiz Haber İçeriği Nereden Bulunur? Haber

Telifsiz Haber İçeriği Nereden Bulunur?

Telifsiz haber içeriği neden bu kadar kritik? Bir dijital yayın için en pahalı kalem her zaman bütçe değildir. Çoğu zaman asıl maliyet, yanlış içerik kullanımının doğurduğu hukuki risk, editoryal zaman kaybı ve itibar hasarıdır. Özellikle internet gazeteleri, sektörel yayınlar ve kurumsal medya ekipleri için içerik akışını hızlandırmak kadar, o içeriğin güvenle yeniden yayımlanabilir olması da belirleyicidir. Bu nedenle soru yalnızca içerik bulmak değildir. Asıl soru şudur: Telifsiz haber içeriği nasıl bulunur ve bu içerik gerçekten güvenle kullanılabilir mi? Yanıt, birkaç kaynağı rastgele taramaktan ibaret değildir. Doğru model; lisans mantığını anlayan, editoryal kaliteyi koruyan ve yeniden kullanım hakkını açık biçimde tanımlayan bir içerik tedarik sistemidir. Telifsiz haber içeriği nasıl bulunur? İlk adım, "telifsiz" kavramını doğru tanımlamaktır. İnternette açık görünen her haber telifsiz değildir. Bir metnin erişilebilir olması, kopyalanabilir olduğu anlamına gelmez. Aynı şekilde kaynak göstererek yayımlamak da tek başına hukuki koruma sağlamaz. Burada belirleyici olan şey, içeriğin yeniden kullanım izninin açık biçimde verilmiş olmasıdır. Pratikte telifsiz haber içeriği üç ana kanalda bulunur. Birincisi, yeniden yayıma uygun içerik üreten dijital haber ajansları ve dağıtım platformlarıdır. Bunlar genellikle internet gazeteleri, niş yayıncılar ve kurumsal medya ekipleri için haberleri yeniden kullanım mantığıyla paketler. İkincisi, kamu kurumları, bakanlıklar, belediyeler, düzenleyici otoriteler ve resmi kuruluşların duyuru akışlarıdır. Üçüncüsü ise şirket basın bültenleri, sektör derneklerinin açıklamaları ve etkinlik bazlı kurumsal içeriklerdir. Ancak bu üç kaynağın değeri aynı değildir. Resmi açıklamalar güven verir ama haber dili açısından zayıf kalabilir. Şirket bültenleri hızlıdır ama çoğu zaman tek taraflıdır. Ajans tipi telifsiz içerik platformları ise haber akışı, editoryal düzen ve kullanım kolaylığı açısından daha ölçeklenebilir bir yapı sunar. Özellikle ekonomi, teknoloji, savunma, enerji, lojistik ve yapay zeka gibi dikey alanlarda bu fark daha net görünür. Kaynağın güvenilir olup olmadığını nasıl anlarsınız? Bir kaynağın telifsiz olduğunu söylemesi yetmez. Profesyonel yayıncılıkta güven, beyanla değil sistemle ölçülür. Önce şu soruya bakılır: Yeniden kullanım koşulları açık mı? İçeriğin alınıp yayımlanabileceği net biçimde belirtilmiyorsa, orada gri alan vardır. Gri alan ise hız kazandırmaz, tam tersine editoryal riski büyütür. İkinci olarak içerik üretim standardı incelenmelidir. Haberde tarih, yer, kurum adı, konuşan kişi, unvan ve bağlam net değilse o içerik yeniden yayıma uygun görünse bile editoryal açıdan sorun çıkarır. Çünkü telifsiz olmak, kalitesiz olmak anlamına gelmez. Kurumsal okuyucuya hitap eden mecralarda içerik hem serbest kullanılabilir olmalı hem de profesyonel haber standardını karşılamalıdır. Üçüncü unsur, içerik çeşitliliğidir. Yalnızca tek tip bülten yayımlayan bir yapı, günlük yayın temposunu beslemekte zorlanır. Oysa haber merkezleri için metin kadar fotoğraf, video, röportaj, analiz ve sektör bazlı özel dosyalar da önemlidir. İçerik havuzu ne kadar çeşitliyse yayın akışını planlamak o kadar kolaylaşır. Haberle bülteni ayırmak neden önemli? Birçok yayıncı telifsiz içerik ararken aslında yalnızca kopyalanabilir metin arıyor. Bu yaklaşım kısa vadede pratik görünür ama uzun vadede mecrayı zayıflatır. Çünkü basın bülteni ile haber aynı şey değildir. Basın bülteni, kurumun kendisi hakkında anlattığı çerçevedir. Haber ise o gelişmeyi daha geniş bir bağlama yerleştirir. Örneğin bir enerji şirketinin yatırım duyurusu tek başına yayımlanabilir; fakat piyasa etkisi, bölgesel yatırım iklimi, istihdam boyutu ve sektör dengesi eklenmediğinde içerik haber değerinin bir kısmını kaybeder. Bu yüzden telifsiz içerik arayan editörlerin sadece kullanım hakkına değil, haber işlenmişliğine de bakması gerekir. Hazır yayımlanabilir bir içerik, başlık yapısından spot kurgusuna kadar yeniden kullanımı kolaylaştırır. Bu da hem editoryal süreci hızlandırır hem de sayfa kalitesini korur. Hangi kaynaklar gerçekten verimlidir? Verimli kaynak, sadece ücretsiz olan kaynak değildir. Verimli kaynak; hızlı, yeniden kullanılabilir, doğrulanabilir ve düzenli akış sağlayan kaynaktır. Günlük haber operasyonu yürüten bir yayın için asıl mesele budur. Sektörel uzmanlaşması olan telifsiz ajanslar bu nedenle öne çıkar. Çünkü genel gündem içerikleri birçok yerde bulunur, ancak savunma sanayii, sürdürülebilirlik, tarım teknolojileri, lojistik yatırımları ya da yapay zeka tabanlı iş dönüşümü gibi alanlarda hem hızlı hem de yayınlanabilir içerik bulmak daha zordur. Bu noktada uzman editoryal kadro ve kategori bazlı içerik mimarisi ciddi avantaj sağlar. Kamu kurumları da önemli bir kaynaktır, fakat burada editoryal işlem yükü yüksektir. Resmi açıklamayı alıp habere dönüştürmek zaman ister. Kurumsal iletişim ekipleri için bu normal olabilir; ancak yoğun çalışan dijital gazetelerde doğrudan yayımlanabilir içerik daha fazla değer üretir. Bu çerçevede, telifsiz ve ücretsiz haber akışını sektörel derinlikle birleştiren platformlar daha sürdürülebilir bir çözüm sunar. Kapsül Haber Ajansı gibi yapılar, özellikle iş dünyası ve stratejik sektör odaklı yayın yapan mecralar için bu ihtiyaca yanıt verir. Lisans kontrolü yapmadan içerik kullanılır mı? Kısa cevap hayır. İçerik açık görünse bile lisans net değilse risk devam eder. Burada en sık yapılan hata, "zaten internette yayımlanmış" düşüncesidir. Oysa dijital erişim ile yeniden yayın hakkı aynı şey değildir. İçerik kullanmadan önce en az dört noktayı kontrol etmek gerekir. Yeniden yayıma izin var mı, görseller de bu kapsama dahil mi, kaynak gösterme şartı isteniyor mu, içerikte üçüncü taraf materyal bulunuyor mu? Özellikle fotoğraf ve video tarafı metinden daha hassastır. Metin telifsiz olabilir, ama eşlik eden görselin lisansı ayrı olabilir. Bir diğer kritik konu güncelleme sorumluluğudur. Bazı haberler ilk yayımlandığında doğru olsa da saatler içinde revize edilir. Bu nedenle telifsiz içerik kullanan yayınların kaynak akışını izlemeye devam etmesi gerekir. Hızlı olmak önemli, fakat düzeltme disiplini olmadan hız tek başına değer üretmez. Editörler için pratik seçim kriterleri Telifsiz haber içeriği seçerken en iyi yöntem, kaynağı bir içerik deposu gibi değil, operasyon ortağı gibi değerlendirmektir. İçerik düzenli mi geliyor, başlıklar yayınlanabilir mi, sektör kırılımları net mi, tekrar oranı yüksek mi, arşiv taraması kolay mı? Bu sorular günlük iş akışında teoriden daha belirleyicidir. Ayrıca yayınınızın hedef kitlesi ile kaynak yapısının uyumu da önemlidir. Finans ve reel sektör odaklı bir mecranın yalnızca genel gündem akışıyla büyümesi zordur. Benzer şekilde kurumsal itibar iletişimi yapan bir platform için doğrulanmış yönetici açıklamaları, yatırım haberleri, üretim, ihracat, teknoloji ve regülasyon başlıkları daha değerlidir. Burada nicelik ile nitelik arasında denge kurmak gerekir. Çok sayıda içerik sunan ama editoryal standardı düşük bir kaynak, kısa sürede sayfaları doldurur ama marka güvenini aşındırabilir. Daha seçici ama kaliteli bir akış ise uzun vadede daha güçlü sonuç verir. Telifsiz içerik bulurken en sık yapılan hatalar En yaygın hata, sosyal medya paylaşımlarını haber kaynağı sanmaktır. Bir kurum yöneticisinin açıklaması sosyal medyada yer alabilir, ancak bunun yeniden yayıma uygun haber paketi olduğu anlamına gelmez. Doğrulama, bağlam ve lisans boyutu ayrıca ele alınmalıdır. İkinci hata, yalnızca ücretsiz olduğu için içeriği yeterli görmek. Ücretsiz içerik değerlidir, fakat editoryal maliyeti yüksekse gerçek anlamda ekonomik değildir. Başlığı yeniden yazmak, metni temizlemek, bilgileri doğrulamak ve görsel aramak için harcanan süre bazen ücretli ama hazır bir akıştan daha pahalıya gelir. Üçüncü hata ise dikey uzmanlık ihtiyacını küçümsemektir. Savunma, enerji, tarım, lojistik ya da yapay zeka gibi alanlarda terminoloji hatası, yüzeysel anlatım veya eksik bağlam profesyonel okuyucuda hemen fark edilir. Bu yüzden kaynak seçerken sektör okuryazarlığı mutlaka dikkate alınmalıdır. Doğru içerik akışı yayın performansını nasıl etkiler? Telifsiz haber içeriği doğru bulunduğunda sadece maliyet düşmez. Yayın ritmi güçlenir, editörlerin zamanı daha stratejik işlere kalır ve haber çeşitliliği artar. Özellikle çok kategorili dijital yayınlarda bu etki doğrudan görünür. Güncel ekonomi başlıkları ile sektör bazlı özel içerikler aynı havuzda sunulabildiğinde hem okur bağlılığı hem de sayfa verimliliği yükselir. Dahası, yeniden kullanım hakkı net olan içerik akışı kurumsal iş birlikleri açısından da daha güvenli bir zemin oluşturur. Markalar, kurumlar ve medya paydaşları hukuki belirsizlik taşımayan yapılara daha rahat yaklaşır. Bu da sadece editoryal değil, ticari açıdan da avantaj üretir. Telifsiz haber içeriği ararken en doğru yaklaşım, "nerede çok içerik var" sorusundan önce "hangi kaynak benim yayın disiplinime uyuyor" sorusunu sormaktır. Çünkü güçlü yayıncılık çoğu zaman daha fazla içerikle değil, doğru lisanslanmış ve iyi işlenmiş içerikle büyür. Sonuçta haber akışında güven kaybedildiğinde telafi zordur; güvenle kullanılabilen doğru içerik bulunduğunda ise ivme kalıcı hale gelir.

Binance, ADGM Uluslararası Finans Merkezi’nden Küresel Lisans Alan İlk Kripto Varlık Platformu Oldu Haber

Binance, ADGM Uluslararası Finans Merkezi’nden Küresel Lisans Alan İlk Kripto Varlık Platformu Oldu

Bu adım, Binance’in küresel dijital varlık ekosistemini inşa etme misyonunda büyük bir adımı temsil ediyor. ADGM FSRA tarafından verilen lisans, Binance’e yalnızca Birleşik Arap Emirlikleri’nde değil, çok sayıda pazarda erişim sağlıyor. Bu kapsamlı düzenleyici onay, Binance’in küresel platformu Binance.com’u, ADGM içinde faaliyet gösteren üç ayrı düzenlenmiş kuruluş aracılığıyla kapsıyor. Üç kuruluşun her biri (Bir Borsa, Bir Takas Kurumu ve Bir Aracı Kurum), ADGM’nin uluslararası alanda tanınan “altın standart” düzenleyici çerçevesi doğrultusunda belirli finansal hizmet faaliyetlerini yürütmek için ayrı izinlere sahip. Üç Ayrı Kuruluşla Kapsamlı Hizmet Yapısı Nest Services Limited (yakında “Nest Exchange Limited” olarak yeniden adlandırılacak), Çok Taraflı Alım Satım Tesisi işletme izniyle ‘Tanınmış Yatırım Borsası – RIE’ statüsü aldı. Bu kuruluş, spot ve türev ürünler dahil tüm “borsa içi” işlem faaliyetlerinden sorumludur. Nest Clearing and Custody Limited, saklama ve CSD hizmetleri sunma yetkileriyle birlikte ‘Tanınmış Takas Kurumu – RCH’ olarak onaylandı. Dijital varlıkların takası, mutabakatı ve güvenli saklamasını yöneterek güçlü operasyonel dayanıklılık ve varlık koruması sağlayacaktır. BCI Limited (yakında “Nest Trading Limited” olarak yeniden adlandırılacak), yatırım işlemlerinde aracılık yapmak, işlem düzenlemek, varlık yönetmek, saklama düzenlemek ve para hizmetleri sunmak için Aracı Kurum lisansı aldı. Bu kuruluş Binance’in “borsa dışı” hizmetlerini; OTC işlemler, dönüşüm hizmetleri ve diğer özsermaye bazlı faaliyetler dahil olmak üzere sunacaktır. “Düzenleyici Netlik ve Kullanıcı Güveni” Binance Eş-CEO’su Richard Teng, şunları söyledi: “ADGM’nin saygın çerçevesi kapsamında düzenleyici statü kazanmak, Binance’in uyum, şeffaflık ve kullanıcı korumasına olan bağlılığını yansıtıyor. Bu lisans, düzenleyici netlik ve meşruiyet sağlar; Binance’in küresel operasyonlarını ADGM’den desteklemesine imkân tanır. Küresel operasyonlarımız dünya genelindeki yetenek ve inovasyondan yararlanmaya devam etse de, bu düzenleyici temel kullanıcılarımıza Binance’in küresel olarak tanınan, altın standart bir çerçeve altında faaliyet gösterdiğine dair güven sunuyor. Kullanıcıyı korurken inovasyonu teşvik eden ileri görüşlü yaklaşımı için FSRA’ya minnettarız.” Abu Dabi’nin finansal inovasyon vizyonu ADGM Başkanı Ahmed Jasim Al Zaabi, şu açıklamada bulundu: “Dijital varlıklar ve finansal inovasyon alanında küresel bir lider olan Binance’i ADGM’de memnuniyetle karşılıyoruz. Varlıkları, Abu Dabi’nin inovasyon, sürdürülebilir büyüme ve finansın geleceği için önde gelen uluslararası bir merkez olarak konumunu pekiştiriyor. ADGM’nin ilerici düzenleyici çerçevesinin ve dinamik ekosisteminin gücünden yararlanarak daha yenilikçi, kapsayıcı ve geleceğe hazır bir küresel finans sektörünün gelişimine katkı sağlayacaklarını görmekten mutluluk duyuyoruz.” Gerekli operasyonel hazırlıkların tamamlanmasının ardından, Binance.com 5 Ocak 2026 tarihinde ADGM tarafından düzenlenen faaliyetlerini yürütmeye başlayacaktır.

L’Oréal ve Kering’ten Stratejik Ortaklık Haber

L’Oréal ve Kering’ten Stratejik Ortaklık

Bu kapsamlı anlaşma; L’Oréal’in Creed markasını satın almasının yanı sıra Kering’in ikonik markalarına ait güzellik ürünleriyle parfüm lisanslarını ve iki grup arasında iyi olma hali ve longevity alanında ortak iş fırsatlarını kapsıyor. Yves Saint Laurent Beauté’nin başarısı üzerine inşa edilen bu iş birliği, Kering’in ikonik lüks markalarını L’Oréal’in dünya çapındaki güzellik uzmanlığıyla bir araya getirerek yeni değerler yaratmayı hedefliyor. Anlaşma kapsamında Kering, Kering Beauté’yi – Creed markası dahil – L’Oréal’e satma hakkına sahip olacak. Dünyanın en köklü markalarından Creed, nadir doğal içeriklerin ustalıkla işlendiği yüksek kaliteli parfümleriyle tanınıyor. Creed, L’Oréal Luxe çatısı altında hem kadın hem erkek kategorilerinde global büyümesini daha da hızlandıracak. Ortaklık, Gucci markası için 50 yıllık münhasır bir güzellik ve parfüm lisansını da içeriyor. Bu lisans, mevcut Coty anlaşmasının süresi dolduktan sonra devreye girecek. Ayrıca Bottega Veneta ve Balenciaga markaları için de anlaşmanın tamamlanmasıyla birlikte 50 yıllık lisansları L’Oréal’e devredilecek. Taraflar, bu stratejik iş birliğini koordine etmek ve ilerlemeyi takip etmek üzere ortak bir stratejik komite kuracak. Toplam değeri 4 milyar avro olan bu anlaşmanın 2026 yılının ilk yarısında tamamlanması bekleniyor. L’Oréal, lisanslı markaların kullanımı için Kering’e ayrıca telif ödemesi yapacak. Güzellik sektörünün ötesinde, L’Oréal ve Kering, lüks, iyi olma hali ve longevity alanlarında yeni keşifler gerçekleştirmek için de güçlerini birleştiriyor. Planlanan bu ortak girişim, L’Oréal’in inovatif gücü ile Kering’in lüks müşteri anlayışını bir araya getirerek öncü deneyimler ve hizmetler sunmayı hedefliyor. L’Oréal CEO’su Nicolas Hieronimus anlaşmayla ilgili şu değerlendirmede bulundu: “Dünyanın en prestijli ve vizyoner lüks gruplarından biriyle bu uzun vadeli stratejik iş birliği kurmaktan mutluluk duyuyorum. Bu ortaklık, L’Oréal’i lüks güzellik alanında daha da güçlendirecek. İyi olma hali dünyasında ise yeni yollar açacak. Creed ile niş parfüm pazarında liderliğimizi pekiştirirken, Gucci, Bottega Veneta ve Balenciaga gibi olağanüstü markalarla lüks güzellikte yeni bir dönemi başlatacağız.” Kering CEO’su Luca de Meo ise anlaşmayla ilgili olarak şunları söyledi: “Bu stratejik ortaklık, Kering için önemli bir dönüm noktası. Güzellik sektörünün küresel lider markası ile güçlerimizi birleştirerek, markalarımızın parfüm ve kozmetik kategorisinde büyümesini ve onların uzun vadeli potansiyellerinin ortaya çıkmasını sağlayacağız. L’Oréal’in uzmanlığıyla iyi olma hali alanında da yeni ufuklara yelken açıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.