Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Lisanslama

Kapsül Haber Ajansı - Lisanslama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Lisanslama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Güneş ve Rüzgârda Üretim Rekoru Haber

Güneş ve Rüzgârda Üretim Rekoru

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının açıkladığı verilere göre, ağustos ayında güneş kaynaklı elektrik üretimi 5,16 milyar kilovatsaat, rüzgâr kaynaklı elektrik üretimi ise 4,74 milyar kilovatsaat olarak gerçekleşti. Bu rakamlarla iki kaynak, ağustosta 36,71 milyar kilovatsaat olan toplam elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 27’sini karşıladı. Yenilenebilir enerji projelerinin geliştirilmesi ve izin süreçleri alanında faaliyet gösteren ARI-ES Enerji’nin Genel Müdürü Ebru Arıcı, ulaşılan seviyenin uzun vadeli yatırımların üretime katkısını ortaya koyduğunu belirtti. Arıcı, bu ivmenin korunmasında proje geliştirme süreçlerinin etkin yönetilmesinin ve enerji sisteminin artan yenilenebilir üretime hazırlanmasının kilit rol oynayacağını vurguladı. YATIRIM HEDEFLERİNİN ÜRETİME DÖNÜŞMESİNDE İZİN SÜREÇLERİ BELİRLEYİCİ Yeni projelerin hayata geçirilmesinde yatırımın bütün aşamalarının birlikte planlanması gerektiğini ifade eden Arıcı, şunları söyledi: “Bir projenin yatırım gündemine alınması ile elektrik üretmeye başlaması arasında birbirine bağlı çok sayıda aşama bulunuyor. Lisanslama, çevresel değerlendirmeler, imar, arazi ve bağlantı süreçlerinin doğru yönetilmesi, yatırımın devreye alınma takvimini doğrudan etkiliyor. Bu aşamaların koordinasyon içinde yürütülmesi, yatırımcının finansman ve tedarik planını daha sağlıklı kurmasını sağlıyor. Türkiye’nin güneş ve rüzgâr potansiyelinden daha fazla yararlanabilmesi için kapasite hedeflerinin uygulanabilir proje takvimleriyle desteklenmesi gerekiyor.” YENİ ÜRETİM KAPASİTESİYLE ŞEBEKE YATIRIMLARI BİRLİKTE İLERLEMELİ Güneş ve rüzgârın elektrik üretimindeki katkısı büyüdükçe sistemin esnekliğinin de önem kazandığını belirten Arıcı, “Üretimi artırırken, bu elektriğin ihtiyaç duyulan zamanda ve noktada kullanılabilmesini de planlamalıyız. Yeni santrallerin devreye alınmasıyla şebekenin güçlendirilmesi eş zamanlı ilerlemeli. Depolama sistemleri, üretim tahmin teknolojileri ve talep yönetimi uygulamaları, değişken üretimin sisteme entegrasyonunu destekleyen önemli araçlar. Bu alanlarda atılacak adımlar, mevcut ve yeni kapasitenin daha verimli kullanılmasına katkı sağlayacaktır” dedi. YERLİ KAYNAKLARIN KATKISI, ENERJİ BAĞIMSIZLIĞI HEDEFİNİ GÜÇLENDİRİYOR Yenilenebilir enerji üretimindeki artışın enerji güvenliği ve ekonomik dayanıklılık açısından önemine dikkat çeken Arıcı, değerlendirmesini şöyle tamamladı: “Güneş ve rüzgâr, Türkiye’nin kendi kaynaklarıyla elektrik üretebilmesi açısından güçlü bir avantaj sunuyor. Yerli ve yenilenebilir kaynakların elektrik arzındaki payının artması, ithal yakıt ihtiyacını azaltırken uluslararası enerji fiyatlarındaki dalgalanmalara karşı dayanıklılığımızı da güçlendiriyor. Ağustostaki rekoru, enerji bağımsızlığı yolunda önemli bir adım olarak görüyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Güneş ve Rüzgârda Üretim Rekoru: Yeni Yatırımların Hayata Geçirilmesi Kritik Haber

Güneş ve Rüzgârda Üretim Rekoru: Yeni Yatırımların Hayata Geçirilmesi Kritik

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının açıkladığı verilere göre, ağustos ayında güneş kaynaklı elektrik üretimi 5,16 milyar kilovatsaat, rüzgâr kaynaklı elektrik üretimi ise 4,74 milyar kilovatsaat olarak gerçekleşti. Bu rakamlarla iki kaynak, ağustosta 36,71 milyar kilovatsaat olan toplam elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 27’sini karşıladı. Yenilenebilir enerji projelerinin geliştirilmesi ve izin süreçleri alanında faaliyet gösteren ARI-ES Enerji’nin Genel Müdürü Ebru Arıcı, ulaşılan seviyenin uzun vadeli yatırımların üretime katkısını ortaya koyduğunu belirtti. Arıcı, bu ivmenin korunmasında proje geliştirme süreçlerinin etkin yönetilmesinin ve enerji sisteminin artan yenilenebilir üretime hazırlanmasının kilit rol oynayacağını vurguladı. YATIRIM HEDEFLERİNİN ÜRETİME DÖNÜŞMESİNDE İZİN SÜREÇLERİ BELİRLEYİCİ Yeni projelerin hayata geçirilmesinde yatırımın bütün aşamalarının birlikte planlanması gerektiğini ifade eden Arıcı, şunları söyledi: “Bir projenin yatırım gündemine alınması ile elektrik üretmeye başlaması arasında birbirine bağlı çok sayıda aşama bulunuyor. Lisanslama, çevresel değerlendirmeler, imar, arazi ve bağlantı süreçlerinin doğru yönetilmesi, yatırımın devreye alınma takvimini doğrudan etkiliyor. Bu aşamaların koordinasyon içinde yürütülmesi, yatırımcının finansman ve tedarik planını daha sağlıklı kurmasını sağlıyor. Türkiye’nin güneş ve rüzgâr potansiyelinden daha fazla yararlanabilmesi için kapasite hedeflerinin uygulanabilir proje takvimleriyle desteklenmesi gerekiyor.” YENİ ÜRETİM KAPASİTESİYLE ŞEBEKE YATIRIMLARI BİRLİKTE İLERLEMELİ Güneş ve rüzgârın elektrik üretimindeki katkısı büyüdükçe sistemin esnekliğinin de önem kazandığını belirten Arıcı, “Üretimi artırırken, bu elektriğin ihtiyaç duyulan zamanda ve noktada kullanılabilmesini de planlamalıyız. Yeni santrallerin devreye alınmasıyla şebekenin güçlendirilmesi eş zamanlı ilerlemeli. Depolama sistemleri, üretim tahmin teknolojileri ve talep yönetimi uygulamaları, değişken üretimin sisteme entegrasyonunu destekleyen önemli araçlar. Bu alanlarda atılacak adımlar, mevcut ve yeni kapasitenin daha verimli kullanılmasına katkı sağlayacaktır” dedi. YERLİ KAYNAKLARIN KATKISI, ENERJİ BAĞIMSIZLIĞI HEDEFİNİ GÜÇLENDİRİYOR Yenilenebilir enerji üretimindeki artışın enerji güvenliği ve ekonomik dayanıklılık açısından önemine dikkat çeken Arıcı, değerlendirmesini şöyle tamamladı: “Güneş ve rüzgâr, Türkiye’nin kendi kaynaklarıyla elektrik üretebilmesi açısından güçlü bir avantaj sunuyor. Yerli ve yenilenebilir kaynakların elektrik arzındaki payının artması, ithal yakıt ihtiyacını azaltırken uluslararası enerji fiyatlarındaki dalgalanmalara karşı dayanıklılığımızı da güçlendiriyor. Ağustostaki rekoru, enerji bağımsızlığı yolunda önemli bir adım olarak görüyoruz.” ARI-ES Enerji Hakkında ARI-ES Enerji; farklı kaynaklardaki yenilenebilir enerji yatırımlarında lisanslama, imar planları, ÇED ve uluslararası ESIA süreçleri, kamulaştırma, yol projeleri, lisanssız üretim izinleri ile teknik ve idari analiz hizmetleri sunmaktadır. Saha geliştirme süreçlerinden başlayarak inşaat aşamasına kadar istisnasız her adımı kapsayan güçlü bir proje yönetimi yaklaşımı ile çalışmaktadır. Şirket, rüzgâr ve güneş enerjisi başta olmak üzere yenilenebilir enerji alanında yatırım süreçlerinin sağlıklı, öngörülebilir ve sürdürülebilir şekilde ilerlemesine katkı sağlamayı hedeflemektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bayraktar: Gençlerin Enerjisi Türkiye’yi Geleceğe Taşıyacak Haber

Bayraktar: Gençlerin Enerjisi Türkiye’yi Geleceğe Taşıyacak

Gazetecilerin sorularını da cevaplayan Bakan Bayraktar, bir Küçük Modüler Reaktör Kanunu hazırladıklarını belirterek “Bunun taslağı hazır. Bütçe görüşmeleri sonrasında Meclis'imizin gündemine getirmeyi hedefliyoruz. Yani bu yasama yılında. Onu kanunlaştırdığımızda bunun hukuki altyapısını da güçlü bir şekilde kurmuş olacağız. Orada bu konunun gelişimini sağlayacak, finansmanını sağlayacak, güvenlikle alakalı alınacak tedbirleri ortaya koyacak bir çerçeveyi oluşturacağız. Bu, SMR'ın önünü açacak.” dedi. Bakan Bayraktar, Şanlıurfa'da düzenlenen dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST Güneydoğu’ya iştirak etti. Festival Alanını Gezdi TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı ve T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar ile festival alanını gezen Bakan Bayraktar, daha sonra Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından kurulan standı ziyaret etti. Takım Sayısı Her Geçen Sene Artıyor Burada gençlerle bir araya gelen Bakan Bayraktar, TEKNOFEST 2026 kapsamında bu yıl 3’üncüsü düzenlenen Nükleer Enerji Teknolojileri Tasarım Yarışması’na katılan gençlere seslendi. Yarışmanın kendileri için çok önemli olduğunu ifade eden Bakan Bayraktar, yarışmaya katılan takım sayısının her geçen sene artığını belirterek, bu sene 192 takım takımın yarıştığını belirtti. Motivasyon Kaynağı TEKNOFEST TEKNOFEST'in Türkiye'de bir özgüven devrimi gerçekleştirdiğini söyleyen Bakan Bayraktar, “TEKNOFEST, Türkiye'nin yenilikçi ruhunun yüksek teknolojiye giden yoldaki en önemli itici güçlerinden, motivasyon kaynaklarından bir tanesi. Dünya büyük bir dönüşüm yaşıyor. Bu yeni dönüşümün adı ‘yapay zekâ çağı.’ Bu yeni yapay zekâ çağında bildiğimiz her şey değişecek. Onun için çok daha farklı hazırlıklara girmemiz lazım. İşte TEKNOFEST bunun platformunu oluşturuyor” dedi. Türkiye'nin 2040 Enerji Vizyonunu Yeni yapay zekâ çağında öne çıkan en önemli unsurlardan birinin de enerji olduğunu belirten Bakan Bayraktar, “Enerji olmadan aslında yapay zekadan bahsetmek mümkün değil. Enerjiyi kesintisiz bir şekilde sağlayabilmemiz önemli. Bu alanda da önümüzde hem çok önemli fırsatlar var hem de çok önemli sınamalar var. Bunlara hazır olmamız gerekiyor. Özellikle Antalya'daki COP31 toplantısını da düşünerek 2026 yılını hazırlık yılı ilan ettik ve Türkiye'nin 2040 enerji vizyonunu çalışıyoruz. Önümüzdeki birkaç hafta içerisinde bunu dünyaya ilan edeceğiz. Bu yeni enerji vizyonumuzda nihai bir hedefimiz var: Türkiye'yi enerjide bağımsız kılmak.” diye konuştu. Nükleer Olmazsa Olmaz Bir Alan Nükleerin Türkiye için olmazsa olmaz bir alan olduğunu belirten Bakan Bayraktar, “Türkiye'nin mutlaka nükleer enerjiye sahip olması lazım. Yapay zekâ çağına, dijital dünyaya bizim mutlaka nükleerle beraber girmemiz lazım. İnşallah birkaç ay içerisinde Akkuyu'da nükleer santralimizi devreye alacağız ve Türkiye ilk kez nükleerden elektrik üretmeye başlayacak. 70 yıllık bir rüya adeta gerçeğe dönüşecek.” değerlendirmesinde bulundu. Türkiye Sizler Sayesinde Nükleerin İkinci Çağını Iskalamayacak Nükleerin yeni çağının Küçük Modüler Reaktör (SMR) çağı olduğunu kaydeden Bakan Bayraktar, “SMR işine çok inanıyoruz. Onun için TEKNOFEST çatısı altında bu Nükleer Enerji Teknolojileri Yarışması çok önem arz ediyor ve her geçen sene büyüyor. Ortaya koyduğunuz performans, ortaya koyduğunuz projeler hakikaten her geçen sene daha güzel hale geliyor. Ben inanıyorum ki Türkiye sizler sayesinde nükleerin bu ikinci çağını ıskalamayacak. Türkiye bu teknolojiye sahip, bu teknolojiyi kendisi üreten ve inşallah ihraç eden bir ülke haline gelecek. Bunu başardığımızda, enerjide bağımsız Türkiye hedefini de yakalamış olacağız.” ifadelerini kullandı. Türkiye'de Nükleer Büyüyerek, Gelişerek Devam Edecek Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu’nun (TENMAK) Çekmece Yerleşkesinde bulunan TR-2 Araştırma Reaktörü ile ilgili de bilgi veren Bakan Bayraktar, “Çekmece'deki araştırma reaktörümüzü tekrar çalıştırmaya başlıyoruz. Çok uzun yıllar sonra nihayet lisanslama çalışmalarımız bitti. Nükleer Düzenleme Kurumumuz izinlerimizi verdi ve artık orası bilimsel araştırma yapacak. Malzeme teknolojileri, nükleer tıp, izotop üretimi; bütün bu alanlarda çalışmayı yapacak bir yer olacak. Orayı da sizlere açacağız. İnşallah Türkiye'de nükleer büyüyerek, gelişerek devam edecek.” dedi. Türkiye, Sizlerle Çok Daha Kuvvetli Bir Ülke Haline Gelecek Bakan Bayraktar, “İnanıyorum ki sizlerin katkıları ve buradaki bu dinamizm, heyecan ve enerji, bizleri çok daha aydınlık bir Türkiye'ye doğru taşıyacak. İnanıyorum ki Türkiye, sizlerle beraber enerjide bağımsız bir ülke olacak ve çok daha güçlü, çok daha kuvvetli bir ülke haline gelecek.” diye konuştu. Hedef Nükleerde 20 Bin Megavatlık Kurulu Güç Bakan Bayraktar, daha sonra gazetecilerin sorularını da yanıtladı. Türkiye’nin 2050’de 20 bin megavatlık bir nükleer kurulu güce ulaşmayı hedeflediğini anımsatan Bakan Bayraktar, bunun için güçlü bir siyasi iradeye ve ayrıca insan kaynağına ihtiyaç olduğuna dikkat çekerek, “Bu, onlarca yıl isteyen, çok büyük bir emek isteyen bir konu. Arkasında güçlü bir milli ve siyasi irade olması lazım. Bu, Cumhurbaşkanımızın sayesinde var. Bir taraftan da insan kaynağına ihtiyacımız var. Her yıl artarak büyük bir talep oluyor. Gençlerimiz, çocuklarımız nükleer alanın büyüyeceğini, bu alanda geleceğe dair çok önemli fırsatlar olduğunu gördükleri için şimdi bu alana çalışmaya başladılar. İnsan kaynağı ihtiyacımız, işte buralardan inşallah yetişecek.” dedi. Dünyanın birçok farklı ülkesine eğitim için öğrenci gönderdiklerini anlatan Bakan Bayraktar, TENMAK eliyle bu alanda çalışan öğrencilere aylık 13.750 lira burs verdiklerini de belirtti. Kanun Taslağı Hazır Türkiye’nin SMR’ler ile ilgili çalışmalarına ilişkin soruya da cevap veren Bakan Bayraktar, şunları söyledi: “Bir Küçük Modüler Reaktör Kanunu hazırlıyoruz şu anda. Bunun taslağı hazır. Bütçe görüşmeleri sonrasında Meclis'imizin gündemine getirmeyi hedefliyoruz. Yani bu yasama yılında. Onu kanunlaştırdığımızda bunun hukuki altyapısını da güçlü bir şekilde kurmuş olacağız. Orada bu konunun gelişimini sağlayacak, finansmanını sağlayacak, güvenlikle alakalı alınacak tedbirleri ortaya koyacak bir çerçeveyi oluşturacağız. Bu, SMR'ın önünü açacak.” Bakanlık Standına Üst Düzey Ziyaret Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının TEKNOFEST Güneydoğu’da kurduğu stand binlerce vatandaşı ağırladı. Ayrıca, Milli savunma bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Selçuk Bayraktaroğlu ile kuvvet komutanları, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün ile TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı ve T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar da Bakanlık standını ziyaret etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mattel, EMEA Bölgesinde Yeni Yapılanmaya Geçiyor Haber

Mattel, EMEA Bölgesinde Yeni Yapılanmaya Geçiyor

Dünyanın önde gelen oyuncak ve aile eğlence şirketlerinden Mattel, EMEA (Avrupa, Orta Doğu ve Afrika) bölgesindeki Tüketici Ürünleri iş kolu için kategori odaklı yeni bir liderlik yapısı oluşturduğunu duyurdu. Yeni yapı, Jessica Kelly’nin kısa süre önce Senior Director of Consumer Products, EMEA görevine atanmasının ardından hayata geçirildi. Bu yeni yapılanmayla birlikte kategori uzmanlığının derinleştirilmesi, lisans, perakende ve ticari iş ortaklarıyla iş birliğinin güçlendirilmesi ve daha küresel bir yaklaşımın benimsenmesi amaçlanıyor. Yeni model aynı zamanda Mattel ve iş ortaklarının bölge genelinde yeni büyüme fırsatlarını belirleyip bu fırsatları değerlendirmesine de destek olacak. Yeni modelde Mattel’in EMEA Tüketici Ürünleri iş kolu beş ana kategori etrafında yapılanıyor: Softlines; Hardlines; Health & Beauty Aids / Quick Service Restaurants; PEM ve Retail Franchise Activation. Yeni yapıda EMEA Tüketici Ürünleri ekibinin liderliğini aşağıdaki isimler üstlenecek: André Moreira, Softlines Director olarak atandı. 2019’da Mattel’e katılan Moreira, son olarak Senior Manager of Consumer Products for Benelux & Nordics ve Softlines Lead, EMEA görevlerini yürütüyordu. Bu görevlerinde altı pazardaki lisans operasyonunu ve bölgesel Softlines portföyünü yönetti. Natalie Berling-Noé, Hardlines Lead görevine getirildi. Kariyerinin farklı dönemlerinde Mattel’de toplam yedi yılı aşkın süre görev yapan Berling-Noé; marka pazarlaması, ticari pazarlama, müşteri pazarlaması ve lisanslama alanlarındaki geniş uzmanlığını, oyuncak ve eğlence sektöründe daha önce üstlendiği yöneticilik görevlerinden edindiği deneyimle birleştiriyor. Food, Health & Beauty and Quick Service Restaurants Lead görevine Kasia Gruszka-Mierzwa getirildi. Mattel’deki 20 yıllık kariyeri boyunca yerel ve bölgesel görevler üstlenen Gruszka-Mierzwa, son olarak Polonya, Çekya, Slovakya ve Macaristan’da Tüketici Ürünleri Lisanslama operasyonunu yönetiyordu. Isidora Tassopoulou, PEM Director olarak atandı. Mattel’de pazarlama ve tüketici ürünleri alanlarında geçen 25 yıllık kariyerinde Softlines, Hardlines ve Gıda/Hızlı Tüketim (FMCG) kategorilerinde bölgesel yöneticilik görevleri üstlenen Tassopoulou, EMEA genelinde lisanslama, pazar geliştirme ve stratejik iş ortaklıkları konusunda kapsamlı bir deneyime sahip. Caroline Daget, Retail Franchise Activation Lead olarak atandı. Son olarak Mattel Fransa’da lisanslama birimini yöneten Daget, daha önce Paris 2024 Olimpiyat ve Paralimpik Oyunları Organizasyon Komitesi ile Warner Bros. Discovery’de lisanslama ve iş ortaklıkları alanında üst düzey görevlerde bulundu. Mara Verze, Direct-to-Retail (DTR) Lead görevine getirildi. 2024’te Birleşik Krallık ve İrlanda’daki lisanslı ürün operasyonunu ve stratejik marka iş birliklerini yönetmek üzere Mattel’e katılan Verze, çok kategorili lisanslama ve moda perakendeciliği alanlarında 15 yılı aşkın uluslararası deneyime sahip. Eleonora Schiavoni ise Apparel Lead olarak atandı. Lisanslama, tüketici ürünleri, moda, perakende ve marka iş birlikleri alanlarında 25 yılı aşkın deneyime sahip olan Schiavoni, son olarak Mattel’in İtalya ve İber Yarımadası’ndaki Tüketici Ürünleri operasyonunu yönetiyordu. Yeni kurulan ekip lisans sahipleri, perakendeciler ve ticari iş ortaklarına her kategoride daha uzmanlaşmış bir liderlik ve EMEA genelinde daha tutarlı bir yaklaşım sunacak. Böylece iş ortaklarıyla daha yakın bir iş birliği kurulması, yeni büyüme fırsatlarının da belirlenip değerlendirilmesi hedefleniyor. Liderler aynı zamanda kendi pazarlarında Tüketici Ürünleri iş kolunu temsil edecek; böylece iş kolu, yerel tüketici dinamikleri, iş ortaklarının ihtiyaçları ve ticari fırsatlarla yakın temasını sürdürecek. Mattel’de Senior Director of Consumer Products, EMEA görevini yürüten Jessica Kelly, yeni yapıyla ilgili, “Tüketici Ürünleri, yeni ürün ve deneyimler aracılığıyla Mattel’in markalarını ve marka evrenlerini hayranların gündelik yaşamına taşımada önemli bir rol oynuyor. Daha derin kategori uzmanlığını güçlü yerel pazar bilgisiyle bir araya getiren bu yeni yapı ve yetenekli ekibimiz sayesinde iş ortaklarımızla daha yakın çalışabilecek, tüketici tarafında ve kültürel alanda ortaya çıkan yeni fırsatlara karşılık verebilecek ve hayranların sevdikleri markalarla daha anlamlı bağlar kurmalarının yeni yollarını yaratabileceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ABD ile Nükleerde Yeni İş Birliği Haber

ABD ile Nükleerde Yeni İş Birliği

Anlaşmayı değerlendiren Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, 2053 net sıfır emisyon ve enerjide tam bağımsızlık hedefleri doğrultusunda, enerji sepetini çeşitlendirmekte kararlı olduklarını bildirerek “Büyük ölçekli nükleer santrallerimizin yanı sıra ülkemizin ihtiyaçlarına en uygun alternatifleri titizlikle çalışarak güçlü ve modern bir enerji altyapısı inşa etmeye kararlılıkla devam edeceğiz.” dedi. Türkevi’nde Tören Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu’na katılmak üzere bulunduğu New York, Türkiye ile ABD arasında nükleer alanında yeni bir iş birliğine sahne oldu. TÜNAŞ ve USTDA arasında proje bazlı bir anlaşma imzalandı. Türkevi’nde gerçekleştirilen imza törenine Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar refakat ederken TÜNAŞ Genel Müdürü Dr. Necati Yamaç ve USTDA Direktör Yardımcısı Thomas R. Hardy imzaları attı. Çeşitli Açılardan Değerlendirilecek Varılan anlaşma ile 4 ABD’li şirketin SMR tasarımları ve ABD’li şirketlerin 5 farklı 4’üncü nesil reaktör tasarımları; teknik, ekonomik, mevzuat ve lisanslama açılarından değerlendirilecek. Teknik Çalışmada Neler Var? Yapılacak teknik çalışmada; söz konusu reaktörlerin tasarımsal özellikleri, maliyetler, lisanslama durumu, tedarik zinciri ve SWOT analizi, finansman kaynakları ve finans modelleri incelenecek. Yetkilendirme, acil durum, tasarım güvenliği, saha seçimi ve yasal çerçeve noktasında da değerlendirmeler yapılacak. En Az Bir Yıl Sürecek Tüm bu analizlerin ardından teknik raporlar hazırlanacak. Yaklaşık 2 milyon dolar bütçeli anlaşma kapsamında en az bir yıl sürecek teknik çalışmayı USTDA karşılayacak. Güçlü ve Modern Bir Enerji Altyapısı Anlaşmaya ilişkin sosyal medyadan bir açıklama yapan Bakan Bayraktar, “ABD temaslarımız kapsamında Türkevi’nde, Türkiye Nükleer Enerji A.Ş. (TÜNAŞ) ile ABD Ticaret ve Kalkınma Ajansı (USTDA) arasında Küçük Modüler Reaktörler (SMR) ve 4. Nesil Reaktörlere yönelik Hibe Anlaşması İmza Töreni'ne katıldık. Şahitlik ettiğimiz bu anlaşma sayesinde yeni nesil nükleer teknolojilerin ülkemiz için teknik, ekonomik ve mevzuat boyutlarındaki uygulanabilirliğini kapsamlı bir şekilde değerlendireceğiz. 2053 Net Sıfır Emisyon ve enerjide tam bağımsızlık hedeflerimiz doğrultusunda, enerji sepetimizi çeşitlendirmekte kararlıyız. Büyük ölçekli nükleer santrallerimizin yanı sıra ülkemizin ihtiyaçlarına en uygun alternatifleri titizlikle çalışarak güçlü ve modern bir enerji altyapısı inşa etmeye kararlılıkla devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı. Temelleri Geçen Yıl Atıldı Bakan Bayraktar, geçen yıl 25 Eylül’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump'ın Beyaz Saray’da gerçekleştirdiği görüşmede ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile birlikte Stratejik Sivil Nükleer İşbirliği Mutabakat Zaptı’nı imzaladı. Söz konusu çerçeve anlaşma, bu alanda Türkiye ile ABD’li şirketler arasındaki olası iş birliklerini destekler nitelikteydi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Misyon Bank 2026’nın İlk Yarısında Büyümesini Güçlendirdi Haber

Misyon Bank 2026’nın İlk Yarısında Büyümesini Güçlendirdi

Misyon Yatırım Bankası A.Ş., uzun vadeli büyüme stratejisi doğrultusunda yeniden yapılanma sürecini başlattığı 2026 yılının ilk yarısını, gelecekteki büyümesinin güçlü temellerini attığı başarılı bir dönem olarak tamamladı. Küresel piyasalarda belirsizliklerin ve yüksek volatilitenin sürdüğü, yurt içinde ise sıkı para politikalarının etkili olduğu dönemde Misyon Bank; disiplinli bilanço yönetimi, güçlü sermaye yapısı ve etkin risk yönetimi anlayışıyla büyümesini sürdürdü. “Yeniden Yapılanma Sürecimizi Başlattığımız ve Gelecekteki Büyümemizin Güçlü Temellerini Attığımız Bir Dönemi Geride Bıraktık” Misyon Bank’ın 2026 yılı ilk yarı performansını değerlendiren Misyon Yatırım Bankası A.Ş. Genel Müdürü Muhammet Mustafa Cerit, şu ifadeleri kullandı: “2026 yılının ilk yarısı, uzun vadeli büyüme stratejimiz doğrultusunda hayata geçirdiğimiz yatırımların ve geliştirdiğimiz yeni yetkinliklerin finansal sonuçlarımıza daha güçlü yansımaya başladığı önemli bir dönem oldu. Aktif büyüklüğümüzü 21,6 milyar TL’ye, kredi portföyümüzü 16,1 milyar TL’ye taşırken 717 milyon TL faaliyet geliri ve 195 milyon TL net dönem kârı elde ettik. Finansal sonuçlarımızın ötesinde bizim için asıl değerli olan yatırım bankacılığı, saklama bankacılığı, dijital bankacılık ve dijital varlık alanlarında oluşturduğumuz yapının giderek daha güçlü ve birbirini besleyen bir ekosisteme dönüşmesi. Gelir kaynaklarımızı çeşitlendirirken sürdürülebilir büyümemizi destekleyecek yeni iş alanlarını da ölçeklendirmeye devam ediyoruz. Saklama bankacılığında tamamlayıcı finansal servislerle geliştirdiğimiz iş modelimiz ilk yarıda 70 milyon TL gelir üretirken, dijital bankacılıkta B2B servislerimiz ticari ölçekte kullanılmaya ve gelir üretmeye başladı. Dijital varlık alanında ise düzenleyici çerçeve doğrultusunda lisanslama hazırlıklarımızı sürdürdük. Yılın ikinci yarısında yatırım bankacılığı faaliyetlerimizi derinleştirmeyi, saklama ve dijital finansal servislerimizi ölçeklendirmeyi ve dijital varlık alanındaki stratejik hazırlıklarımızı ilerletmeyi hedefliyoruz. Güçlü finansal yapımız, yenilikçi iş modelimiz ve uzman insan kaynağımızla ülkemizin öncü yeni nesil yatırım bankalarından biri olma vizyonumuz doğrultusunda kararlılıkla ilerlemeye devam edeceğiz.” diye belirterek gelecek dönem için hedeflerini yineledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

OPPO Dünya Çapında Güncel Patent Verilerini Paylaştı Haber

OPPO Dünya Çapında Güncel Patent Verilerini Paylaştı

Bunların 115.000'i faydalı model patentinden oluşuyor ve bu oran tüm OPPO patent başvurularının %92'sini oluşturuyor. OPPO, Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü'nün (WIPO) yayımladığı 2025 PCT (Patent İş Birliği Antlaşması) uluslararası patent başvuruları sıralamasında OPPO dünya genelinde 18. sırada yer alıyor. Bugün dünya genelinde 40'ın üzerinde ülke ve bölgede patent portföyüne sahip olan OPPO, 2025 yılı istatistiklerine göre: Avrupa'da patent tescili alan Çinli patent sahipleri arasında 5. sırada,ABD'de patent tescili alan Çinli patent sahipleri arasında 6. sırada,Çin'de verilen buluş patentleri bakımından dünya genelinde ise 7. sırada yer alıyor. 5G patentlerinin öncülerinden… Bugüne kadar 5G standardına ilişkin temel patentlerini dünya çapında 40'ın üzerinde ülke ve bölgede kullanıma sunan şirket, Avrupa Telekomünikasyon Standartları Enstitüsü’ne (ETSI) de binlerce 5G standardı patent ailesini bildirdi. OPPO, küresel cep telefonu ağları için teknik standartlar ve protokoller geliştiren telekomünikasyon konsorsiyumu 3GPP'ye (3. Nesil Ortaklık Projesi) de 5G standardıyla ilgili teknik katkılarını sunmaya da devam ediyor. Şirket önde gelen bir patent istatistik platformu olan LexisNexis® IPlytics'in Ocak 2026'da yayınladığı Global 5G Standart Esas Patent Gücü Raporu'na göre kapsamlı 5G patent gücü açısından ilk 10 arasında yer alıyor. Yapay zekâ alanında OPPO, küresel patent portföyünü sürekli genişletiyor. Bu alanda şirket öncelikli olarak görüntü işleme, bilgisayarlı görü, ses/konuşma teknolojileri, doğal dil işleme ve makine öğrenmesi alanlarına odaklanıyor. OPPO'nun video standardı patentleri de, dünya çapında 40'ın üzerinde ülke ve bölgede sürekli olarak tescil ediliyor ve dünya çapında en üst sıralarda yer alıyor. Hızlı şarj teknolojilerinin kapsamını genişletiyor OPPO’nun yenilikçi teknolojilerinin en önemli örneklerinden biri hızlı şarj teknolojisi (VOOC). Şirket, hızlı şarj teknolojisine ilişkin patentlerini bugüne kadar tüketici elektroniği, ortak kullanımlı taşınabilir şarj cihazları ve araç içi şarj sistemleri gibi sektörlerden 60'ın üzerinde şirkete lisansladı. 2021 yılında çığır açan hızlı şarj teknolojisini akıllı telefonların ötesine taşıyarak otomobillere, kamusal alanlara ve farklı elektronik cihazlara yaymayı hedefleyen Flash Initiative adlı projesini başlattı. OPPO, otomotiv sektöründe otomobil üreticileri, çip üreticileri ve modül tedarikçileriyle yaptığı patent lisanslama iş birlikleri sayesinde araç içi hızlı şarj ekosistemini de geliştiriyor. Dünya genelinde bugün 25 milyonun üzerinde araç OPPO'nun hızlı şarj patent teknolojisini kullanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Enerji Mimarisinde Yeni Faz Başlıyor Haber

Enerji Mimarisinde Yeni Faz Başlıyor

Türkiye’nin 2035 yılı için ortaya koyduğu 120 GW rüzgâr ve güneş kurulu güç hedefi doğrultusunda enerji dönüşümünün yalnızca yeni santral yatırımlarıyla değil, yatırım ekosisteminin tamamının yeniden yapılandırılmasıyla mümkün olacağı vurgulanırken, artan elektrikleşme talebinin enerji altyapısını mevcut reflekslerle yönetilemeyecek yeni bir ölçeğe taşıdığına dikkat çekiliyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın paylaştığı, yıllık 8–9 GW seviyesindeki kurulum temposunun 15 GW düzeyine çıkarılabileceğine yönelik mesajlar ise sektörde yeni bir ölçeğe geçileceğine işaret ediyor. HEDEFLERE ULAŞMAK İÇİN SİSTEM BÜTÜNLÜĞÜ İÇİNDE KURGULANAN YATIRIM MODELLERİ Yeni dönemde enerji yatırımlarının yalnızca üretim tesisi bazlı ele alınamayacağını belirten ARI-ES Enerji Genel Müdürü Ebru Arıcı: “Sayın Bakan’ın özellikle elektrikleşmeyi enerji dönüşümünün temel sürükleyicilerinden biri olarak vurgulaması kritik önemdedir; ulaşım, sanayi, ısıtma-soğutma ve dijitalleşme kaynaklı elektrik talep artışı, yenilenebilir kurulu güç artışını artık yalnız iklim hedeflerinin değil, büyüyen sistem talebinin de zorunlu bileşeni haline getiriyor. Trafo merkezleri, iletim koridorları, depolama sistemleri ve hibrit altyapıları kapsayan ağ temelli bir planlama anlayışı öne çıkıyor. Önümüzdeki dönemde enerji dönüşümünde yeni dönemi tanımlayan ana unsur, üretim artışından ziyade sistem bütünlüğü içinde kurgulanan yatırım modelleri olacak. Bu dönüşümün; paralel ve entegre işleyen reform mimarisi, üretim ve iletim altyapısını birlikte optimize eden grid-aware proje geliştirme yaklaşımı ve depolama ile hibritleşme destekli yeni nesil mekânsal enerji planlama modeli ekseninde şekilleneceğini öngörüyoruz. Türkiye’nin 2035 hedeflerine ulaşımı yalnızca yeni kapasite tahsisiyle değil, bu alanların birlikte dönüşümüyle mümkün olacaktır" dedi. ARI-ES Enerji Hakkında: ARI-ES Enerji; farklı kaynaklardaki yenilenebilir enerji yatırımlarında lisanslama, imar planları, ÇED ve uluslararası ESIA süreçleri, kamulaştırma, yol projeleri, lisanssız üretim izinleri ile teknik ve idari analiz hizmetleri sunmaktadır. Saha geliştirme süreçlerinden başlayarak inşaat aşamasına kadar istisnasız her adımı kapsayan güçlü bir proje yönetimi yaklaşımı ile çalışmaktadır. Şirket, rüzgâr ve güneş enerjisi başta olmak üzere yenilenebilir enerji alanında yatırım süreçlerinin sağlıklı, öngörülebilir ve sürdürülebilir şekilde ilerlemesine katkı sağlamayı hedeflemektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akkuyu NGS’de Dünya Kadınlar Günü Etkinliği Düzenlendi Haber

Akkuyu NGS’de Dünya Kadınlar Günü Etkinliği Düzenlendi

Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un Mersin’de inşa ettiği Akkuyu NGS sahasında, Dünya Kadınlar Günü etkinliği düzenlendi. Etkinliğe, Rus üniversitelerinde uzmanlık eğitimi almış kadın mühendisler ile Türk uzmanlar katıldı. Uzmanlar ve AKKUYU NÜKLEER A.Ş.’nin mühendislik ve üretim birimlerinde görevli kadın çalışanları, santralin inşaat sahasındaki etkinlikte kadınların projenin hayata geçirilmesinde sundukları katkıları ve toplumsal cinsiyet eşitliğine dair konuları değerlendirdi. Etkinlikte konuşan AKKUYU NÜKLEER A.Ş. Genel Müdürü Sergei Butckikh, katılımcılarının 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı. Kadınların Akkuyu NGS projesinin yapım sürecindeki katkılarına dikkati çeken Butckikh, şunları söyledi: “Akkuyu NGS sahasında 3 binden fazla kadın çalışıyor ve AKKUYU NÜKLEER A.Ş. bünyesinde kadın istihdam oranı %30 civarında. Bir nükleer güç santrali inşa eden ve gelecekte işletmecisi olacak bir şirket için bu oran, dünya ortalamasının üzerindedir. Cinsiyet farkı gözetmeksizin her uzmana kariyer ve mesleki gelişim için eşit fırsatlar sunmaya öncelik veriyoruz. Hemen her birimde görevli kadın çalışanlarımız, nitelikli birer uzman ve yöneticidir. NGS’nin güvenliği için her gün önemli kararlar alıyorlar; onlarla gurur duyuyoruz!” AKKUYU NÜKLEER A.Ş. Lisanslama Destek Birimi Baş Uzmanı Elif Uğur da şu ifadeleri kullandı: “Lisanslama bir formalite değil, güvenliğin temelidir. İnşaat ve işletme hazırlığının her aşaması ulusal ve uluslararası standartlara göre denetleniyor. Mesleki gelişimim, bu sorumluluğu taşımaktan geçiyor. Santralin daha işletmeye alınmadan en katı güvenlik kriterlerine uygun olmasını sağlıyoruz.” Etkinlik kapsamında, santralin 4 ünitesini gören panoramik manzaralı seyir terasında, katılımcılar için geleneksel Rus Hohloma sanatı üzerine bir atölye çalışması da düzenlendi. Bu sanatsal atölye çalışması ile projenin önemli kilometre taşlarından olan ve 2025 Kasım ayında yapılan “Akkuyu NGS sahasına Dördüncü Güç Ünitesi için reaktör basınç kabının ulaştırılması” işlemine de atıfta bulunulmuş oldu. Basınç kabı, sevkiyat sırasında Hohloma motifleri içeren dekoratif süslemeli bir örtüyle taşınmıştı. Katılımcıları yönlendiren atölye eğitmeni, Rus Hohloma desenleri ile geleneksel Türk Tezhip sanatı arasındaki benzerliğe de vurgu yaptı. Bu benzerlik, etkinliğe kültürel bir derinlik kattı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.