Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Lojistik

Kapsül Haber Ajansı - Lojistik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Lojistik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

DHL Express’ten Ağır Yük Taşımacılığında Yeni Dönem Haber

DHL Express’ten Ağır Yük Taşımacılığında Yeni Dönem

DHL Express, parça başına 1.000 kilograma ve gönderi başına 3.000 kilograma kadar gönderiler için geliştirilen ekspres hava taşımacılığı çözümü Heavy Weight Express’i (HWX), Time Definite International (TDI) portföyüne dahil ederek dünya genelinde kullanıma sunduğunu duyurdu. DHL’in uluslararası hızlı gönderilerde belirli bir iş günü veya saat taahhüdü sunduğu, kapıdan kapıya ve gümrük işlemleri dahil hızlı teslimat hizmeti TDI (Uluslararası Hızlı Hava Yolu Taşımacılığı) kapsamında sunulan Heavy Weight Express ile DHL Express, 220’den fazla ülke ve bölgede ağır yük taşımacılığını ekspres hız ve güvenilirlikle gerçekleştirebilen lider küresel lojistik sağlayıcısı konumunu daha da güçlendiriyor. Şirketin özel hava ve kara taşımacılığı ağı; istikrarlı taşıma kapasitesi, öngörülebilir teslimat süreleri ve dünya genelinde tutarlı operasyon standartları sunuyor. Heavy Weight Express hizmeti, gönderi güvenilirliği ve zamanlamanın kritik iş gereklilikleri arasında yer aldığı sektörlerin ihtiyaçlarını karşılamak üzere geliştirildi. Hizmet; hızlı ve belirli teslimat sürelerine sahip taşımacılığı, uçtan uca kontrol, proaktif takip ve diğer taşımacılık alanlarında karşılaşılan fiyat dalgalanmaları ile maliyet belirsizliklerini ortadan kaldıran şeffaf, her şey dahil fiyatlandırma modeliyle bir araya getiriyor. Müşteriler; taahhüt edilen teslimat sürelerinden, gönderilerin her aşamasında kapsamlı görünürlükten ve DHL Express’in darbe hassasiyeti bulunan, yüksek değerli veya regülasyona tabi ürünlere yönelik sıkı operasyonel prosedürleri de kapsayan yüksek operasyon standartlarından faydalanabiliyor. DHL Express CEO’su John Pearson, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Heavy Weight Express hizmeti, DHL Express’in küresel tedarik zincirlerine sunduğu değeri daha da ileri taşıyan, stratejik açıdan önemli bir adımı temsil ediyor. Sektörler artan dalgalanmalar, giderek karmaşıklaşan üretim döngüleri ve gecikmeler ile tedarik zinciri aksaklıklarından kaynaklanan ciddi finansal risklerle karşı karşıya kalırken, DHL’in 3.000 kilograma kadar gönderiler için ekspres seviyesinde hız, kapasite erişimi ve daha yüksek güvenilirlik sunabilmesi; müşterilerin lojistik sağlayıcılarından beklediği hizmet standartlarını yeniden tanımlıyor.” Heavy Weight Express hizmetinin hayata geçirilmesi, dünya genelinde kurulan özel Ağır Gönderi Öncelikli Operasyon Ekipleri tarafından destekleniyor. Bu uzman ekipler; proaktif gönderi takibi, olası aksaklıkların erken tespiti, gerçek zamanlı müdahale ve müşterilerle doğrudan iletişimden sorumlu olarak gönderi akışının kesintisiz şekilde sürdürülmesini sağlıyor. Her bir ağır yük gönderisi için özel süreç yönetimi sunulurken, müşterilere genellikle daha küçük ölçekli veya uzman lojistik sağlayıcılarıyla ilişkilendirilen öngörülebilirlik ve kişiselleştirilmiş hizmet avantajı sunuluyor. Buna ek olarak müşteriler, DHL Express’in küresel entegre lojistik altyapısı, standartlaştırılmış süreçleri ve 7/24 operasyonel kontrol gücünden de faydalanabiliyor. Bu hizmet, sektörlerde öne çıkan altı kritik ağır yük ihtiyacına doğrudan yanıt veriyor: Üretim duruşlarının önlenmesi, değiştirilemeyen takvimlere sahip program ve ürün lansmanlarının yönetilmesi, stok tamponlarının azaltılmasıyla işletme sermayesinin optimize edilmesi, satın alma odaklı büyük ölçekli taşımacılık operasyonlarının desteklenmesi, sıkı özel taşıma gerekliliklerine uyum sağlanması ve çok lokasyonlu karmaşık tedarik zincirlerinin daha istikrarlı hale getirilmesi. Bu kullanım alanları özellikle teknoloji, otomotiv üretimi, mühendislik ve makine, yaşam bilimleri, ilaç ile petrol, doğal gaz ve enerji sektörlerinde öne çıkıyor. Söz konusu sektörlerde yaşanabilecek küçük gecikmeler dahi ciddi finansal sonuçlara yol açabiliyor. Müşterilerin dalgalanan hava yolu kapasitesine bağımlılığını azaltan ve ek ücretler ile taşıma ek maliyetlerinden kaynaklanan fiyat değişkenliğini ortadan kaldıran bu hizmet, müşterilere teslim alma noktasından nihai teslimata kadar tek taşıyıcıyla çalışma istikrarı sunuyor. DHL Express; kendi uçak filosu, aktarma merkezleri, geçiş noktaları, gümrük operasyonları ve son kilometre teslimat ağıyla hizmet vererek, küresel aksaklıkların veya sınırlı hava kargo kapasitesinin yaşandığı dönemlerde dahi müşterilerine öngörülebilirlik sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İş Dünyasında Yeni Dönem: Ofis, Depo ve İmalathane Aynı Çatıda Haber

İş Dünyasında Yeni Dönem: Ofis, Depo ve İmalathane Aynı Çatıda

İstanbul’da Hadımköy, Başakşehir ve Dudullu’da geliştirdiği “Akyapı Ticarethane” projeleriyle dikkat çeken Akyapı Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Dinçel, AB ile ticaret yapan sanayicilerin artık enerji verimliliği yüksek, modern ve fonksiyonel üretim alanlarına ihtiyaç duyduğunu belirterek; girişimcilerden KOBİ’lere, esnaftan sanayicilere kadar farklı ölçeklerdeki işletmelerin aynı çatı altında buluştuğu yeni nesil ticarethane modelinin üretimde rekabet avantajı sağladığını söyledi. Gerçekleştirdiği pek çok konut, ofis, alışveriş, yaşam merkezi, üretim ve lojistik tesisi ile gayrimenkul sektörüne 28 yıldır yön veren Akyapı’nın İstanbul’da Hadımköy, Başakşehir ve Dudullu’da geliştirdiği ve üreticilerin imalat, ofis, depolama ve üretim birimleri ile sosyal yaşam ünitelerini bir araya getirerek tüm ihtiyaçlarına tek merkezden cevap veren ‘Akyapı Ticarethane’ projeleri hızla ilerliyor. Akyapı; Ticarethane Metkap, Ticarethane Hadımköy ve Ticarethane Başakşehir projelerinin ardından yaklaşık 1 yıl önce Türkiye’nin en önemli üretim üslerinden biri olan Dudullu Organize Sanayi Bölgesi’nin (OSB) merkezindeki tek parselde Ticarethane Dudullu projesini satışa çıkardı. Şirketin en büyük ticarethane projesi olan Ticarethane Dudullu’da inşaat süreci devam ediyor. Ticarethane Başakşehir tamamlanma aşamasına gelirken, Ticarethane Hadımköy projesinde ise inşaat süreci hızla sürüyor. Dinçel: “Esnaftan girişimcilere geniş bir kesim, nitelikli ticari alan arayışında” ‘Ticarethane’ projelerinin bu yıl küçük esnaftan sanayici ve girişimcilere farklı kesimlerin ilgisiyle karşılaştığını kaydeden Akyapı’nın Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Dinçel, “Hadımköy’de iskan sürecini tamamladığımız Ticarethane Metkap projemizde üniteleri teslim ettik ve ticaret başladı. Diğer projelerimize gelen talep ise, İstanbul’da nitelikli ticari alan arayışında olan çok fazla üretici olduğunu gösteriyor. İstanbul’da iş hayatının yeni çekim merkezi ve ticari aksların en merkezi lokasyonlarındaki üreticileri bir araya getiren yeni bir iş ekosistemi olarak konumlanan yeni nesil ticarethaneler, üreticilere nitelikli üretim için gereken tüm ihtiyaçlarını tek bir yerden karşılama ve iş çevresi kurabilme imkanı veriyor. Bu sayede Akyapı Ticarethaneler, küçük ve orta ölçekli işletmelerden girişimcilere, sanayicilerden yazılım firmalarına kaliteli şartlarda üretim yapmak isteyen her şirkete hitap ediyor” dedi. Üreticilere AB’ye ihracat kolaylığı, iş büyütme ve iş çevresi yaratma fırsatı! Avrupa Birliği ile ticarette bu yıl gündemde olan Avrupa Yeşil Mutabakatı, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ve Reach Tüzüğü gibi yasal zorunlulukların üretimin çevresel etkisi, karbon emisyonu, enerji verimliliği gibi pek çok alanda yeşil dönüşümü zorunlu kıldığını kaydeden Hüseyin Dinçel, “Sanayicilerin Avrupa Birliği ile olan ticaretlerinde enerji verimliliği yüksek tesislerde üretim yapmaları gerekiyor. Akyapı Ticarethane projelerinde işyeri sahibi olanların ayrıca Avrupa Ekonomik Topluluğu (AB) gibi dünyanın en önemli ekonomik bölgelerine düşük vergi avantajı ve ihracat kolaylığı bulunuyor. Girişimciler ‘son teknolojiye’, büyümek isteyen KOBİ’ler ‘alan kullanım esnekliğine’, esnaf ise güçlü bir ‘müşteri ve tedarik ağına’ ihtiyaç duyuyor. Bu talepleri tek başına karşılayan Akyapı Ticarethaneler, her kesimden işletmeyi aynı çatıda toplayarak yeni nesil iş yaşamına liderlik ediyor ve ayrıcalıklı mühendislik çözümleri ile sektörde fark yaratıyor” değerlendirmesini yaptı. “Depreme dayanıklı, yeşil bina altyapımız ile ticari hayata güven getirdik” Üreticilerin eski ticari yapılardan, depreme dayanıklı, modern ve çevreci üretim alanlarına geçiş yapmalarının önemli bir gereklilik olduğunu vurgulayan Hüseyin Dinçel, “Ülkemizde mevcut sanayi alanlarının en belirgin özelliği, binalarının 40- 50 yıl öncesinin ihtiyaçları gözetilerek yapılmış olmaları. Olası bir depremde can kaybının çoğalmaması, ticari hayatın felce uğramaması ve ekonomimizin olumsuz etkilenmemesi için bu alanda bir dönüşüm şart. Bu nedenle Akyapı Ticarethane projelerinde, mevzuata uygun olarak deprem güvenliği başta olmak üzere mevcut sanayi yapılarının karşılayamadığı üretim, teknoloji ve altyapı ihtiyaçlarını karşılayarak sanayicilerimize güven veriyoruz. Ayrıca Yeşil Bina Sertifikası’na sahip projelerimizde yer alacak üreticilerimiz, düşük enerji ve su tüketimi, sürdürülebilirlik ve düşük maliyetler gibi birçok avantajdan da yararlanabiliyor” diye konuştu. Ticari gayrimenkulde değeri sürekli artan, avantajlı bir yatırım modeli! Akyapı Ticarethaneler’in aynı zamanda yeni ve efektif bir yatırım aracı olarak düşünülmesi gerektiğini hatırlatan Dinçel, değerlendirmesini şöyle sürdürdü: “Değeri sürekli artan ve düzenli olarak kazandıran ticari gayrimenkul yatırımı, en hızlı geri dönüş sağlayan yatırım araçlarının başında geliyor. Bunun yanı sıra Akyapı Ticarethane yatırımlarında rayiç zaten belli olduğu ve işletmelerin her daim alan ihtiyacı olacağı için hem kiracı bulmak hem de kira bedelini aralıksız ve sorunsuz temin etmek oldukça kolay. Projelerin fonksiyonelliği ve merkezi olan lokasyonları ise yatırım değerini her gün daha fazla artıracaktır.” Esnek ve modüler ticari alan çözümü ile ofis ve imalathaneler aynı çatıda! Projelerde bölümlerin yatayda ve dikeyde ihtiyaca göre genişletilme imkanı sunan modüler alanlardan oluşmasının özellikle makine eklemek, işini büyütmek, lojistik yönünden zamanı daha iyi yönetmek ve iş verimini artırmak isteyen üreticiler için avantaj sağladığını vurgulayan Dinçel, “Böylece ticareti sırasında ek makine almak veya bulunduğu konumda büyümek isteyen sanayicilerin yer değiştirme veya ek kira ödeme sorunu ortadan kalkıyor. Ayrıca doğal ışık ve havalandırmanın sağlandığı projelerimizde iskanı alınmış asma katlar ile hem üretimin hem de ofislerin aynı mekanda planlanabilmesi de mümkün oluyor. Ofisini, atölyesini, deposunu ve imalathanesini aynı alana taşımak isteyen sanayicilerin işlerini kolaylaştırıyor” diye konuştu. 3 Ticarethane’de 1.700 ünite hayata geçiriliyor Merkezi konumları ile bağlantı yollarına, limanlara ve sanayi bölgelerine yakınlıkları ile her çeşit üretici için avantaj sağlayan Ticarethane Hadımköy, Başakşehir ve Dudullu projeleri, toplamda yaklaşık 640 bin metrekarelik inşaat alanına sahip 1.169 adet üniteden oluşacak. Ticarethane Hadımköy’de 479, Ticarethane Başakşehir’de 135 ve Ticarethane Dudullu’da ise 555 adet ünite yer alıyor. 8 metreye varan kat yüksekliği ve 13 metreye varan kolon açıklığı ile her katına tır çıkışı olan binalar, geniş ve sürekli sirkülasyon alanlarına ve her imalathaneye özel yükleme- boşaltma alanlarına sahip olacak. Projelerde dinlenme alanları, ortak çalışma ve toplantı alanları, yeme-içme alanları, fitness merkezi, banka, market ve mescidin yanı sıra imalathane, özel teknik alan, sığınak, elektrikli araç üniteleri, depo alanları, jeneratör, 7/24 güvenlik ve her bağımsız bölüme özel otopark da var. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Depreme Dayanıklı ve Çevreci Üretim İçin Yeni Nesil Ticarethane Dönemi Haber

Depreme Dayanıklı ve Çevreci Üretim İçin Yeni Nesil Ticarethane Dönemi

Gerçekleştirdiği pek çok konut, ofis, alışveriş, yaşam merkezi, üretim ve lojistik tesisi ile gayrimenkul sektörüne 28 yıldır yön veren Akyapı’nın İstanbul’da Hadımköy, Başakşehir ve Dudullu’da geliştirdiği ve üreticilerin imalat, ofis, depolama ve üretim birimleri ile sosyal yaşam ünitelerini bir araya getirerek tüm ihtiyaçlarına tek merkezden cevap veren ‘Akyapı Ticarethane’ projeleri hızla ilerliyor. Akyapı; Ticarethane Metkap, Ticarethane Hadımköy ve Ticarethane Başakşehir projelerinin ardından yaklaşık 1 yıl önce Türkiye’nin en önemli üretim üslerinden biri olan Dudullu Organize Sanayi Bölgesi’nin (OSB) merkezindeki tek parselde Ticarethane Dudullu projesini satışa çıkardı. Şirketin en büyük ticarethane projesi olan Ticarethane Dudullu’da inşaat süreci devam ediyor. Ticarethane Başakşehir tamamlanma aşamasına gelirken, Ticarethane Hadımköy projesinde ise inşaat süreci hızla sürüyor. Dinçel: “Esnaftan girişimcilere geniş bir kesim, nitelikli ticari alan arayışında” ‘Ticarethane’ projelerinin bu yıl küçük esnaftan sanayici ve girişimcilere farklı kesimlerin ilgisiyle karşılaştığını kaydeden Akyapı’nın Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Dinçel, “Hadımköy’de iskan sürecini tamamladığımız Ticarethane Metkap projemizde üniteleri teslim ettik ve ticaret başladı. Diğer projelerimize gelen talep ise, İstanbul’da nitelikli ticari alan arayışında olan çok fazla üretici olduğunu gösteriyor. İstanbul’da iş hayatının yeni çekim merkezi ve ticari aksların en merkezi lokasyonlarındaki üreticileri bir araya getiren yeni bir iş ekosistemi olarak konumlanan yeni nesil ticarethaneler, üreticilere nitelikli üretim için gereken tüm ihtiyaçlarını tek bir yerden karşılama ve iş çevresi kurabilme imkanı veriyor. Bu sayede Akyapı Ticarethaneler, küçük ve orta ölçekli işletmelerden girişimcilere, sanayicilerden yazılım firmalarına kaliteli şartlarda üretim yapmak isteyen her şirkete hitap ediyor” dedi. 3 Ticarethane’de 1.700 ünite hayata geçiriliyor Merkezi konumları ile bağlantı yollarına, limanlara ve sanayi bölgelerine yakınlıkları ile her çeşit üretici için avantaj sağlayan Ticarethane Hadımköy, Başakşehir ve Dudullu projeleri, toplamda yaklaşık 640 bin metrekarelik inşaat alanına sahip 1.169 adet üniteden oluşacak. Ticarethane Hadımköy’de 479, Ticarethane Başakşehir’de 135 ve Ticarethane Dudullu’da ise 555 adet ünite yer alıyor. 8 metreye varan kat yüksekliği ve 13 metreye varan kolon açıklığı ile her katına tır çıkışı olan binalar, geniş ve sürekli sirkülasyon alanlarına ve her imalathaneye özel yükleme- boşaltma alanlarına sahip olacak. Projelerde dinlenme alanları, ortak çalışma ve toplantı alanları, yeme-içme alanları, fitness merkezi, banka, market ve mescidin yanı sıra imalathane, özel teknik alan, sığınak, elektrikli araç üniteleri, depo alanları, jeneratör, 7/24 güvenlik ve her bağımsız bölüme özel otopark da var. Esnek ve modüler ticari alan çözümü ile ofis ve imalathaneler aynı çatıda! Projelerde bölümlerin yatayda ve dikeyde ihtiyaca göre genişletilme imkanı sunan modüler alanlardan oluşmasının özellikle makine eklemek, işini büyütmek, lojistik yönünden zamanı daha iyi yönetmek ve iş verimini artırmak isteyen üreticiler için avantaj sağladığını vurgulayan Dinçel, “Böylece ticareti sırasında ek makine almak veya bulunduğu konumda büyümek isteyen sanayicilerin yer değiştirme veya ek kira ödeme sorunu ortadan kalkıyor. Ayrıca doğal ışık ve havalandırmanın sağlandığı projelerimizde iskanı alınmış asma katlar ile hem üretimin hem de ofislerin aynı mekanda planlanabilmesi de mümkün oluyor. Ofisini, atölyesini, deposunu ve imalathanesini aynı alana taşımak isteyen sanayicilerin işlerini kolaylaştırıyor” diye konuştu. Üreticilere AB’ye ihracat kolaylığı, iş büyütme ve iş çevresi yaratma fırsatı! Avrupa Birliği ile ticarette bu yıl gündemde olan Avrupa Yeşil Mutabakatı, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ve Reach Tüzüğü gibi yasal zorunlulukların üretimin çevresel etkisi, karbon emisyonu, enerji verimliliği gibi pek çok alanda yeşil dönüşümü zorunlu kıldığını kaydeden Hüseyin Dinçel, “Sanayicilerin Avrupa Birliği ile olan ticaretlerinde enerji verimliliği yüksek tesislerde üretim yapmaları gerekiyor. Akyapı Ticarethane projelerinde işyeri sahibi olanların ayrıca Avrupa Ekonomik Topluluğu (AB) gibi dünyanın en önemli ekonomik bölgelerine düşük vergi avantajı ve ihracat kolaylığı bulunuyor. Girişimciler ‘son teknolojiye’, büyümek isteyen KOBİ’ler ‘alan kullanım esnekliğine’, esnaf ise güçlü bir ‘müşteri ve tedarik ağına’ ihtiyaç duyuyor. Bu talepleri tek başına karşılayan Akyapı Ticarethaneler, her kesimden işletmeyi aynı çatıda toplayarak yeni nesil iş yaşamına liderlik ediyor ve ayrıcalıklı mühendislik çözümleri ile sektörde fark yaratıyor” değerlendirmesini yaptı. “Depreme dayanıklı, yeşil bina altyapımız ile ticari hayata güven getirdik” Üreticilerin eski ticari yapılardan, depreme dayanıklı, modern ve çevreci üretim alanlarına geçiş yapmalarının önemli bir gereklilik olduğunu vurgulayan Hüseyin Dinçel, “Ülkemizde mevcut sanayi alanlarının en belirgin özelliği, binalarının 40- 50 yıl öncesinin ihtiyaçları gözetilerek yapılmış olmaları. Olası bir depremde can kaybının çoğalmaması, ticari hayatın felce uğramaması ve ekonomimizin olumsuz etkilenmemesi için bu alanda bir dönüşüm şart. Bu nedenle Akyapı Ticarethane projelerinde, mevzuata uygun olarak deprem güvenliği başta olmak üzere mevcut sanayi yapılarının karşılayamadığı üretim, teknoloji ve altyapı ihtiyaçlarını karşılayarak sanayicilerimize güven veriyoruz. Ayrıca Yeşil Bina Sertifikası’na sahip projelerimizde yer alacak üreticilerimiz, düşük enerji ve su tüketimi, sürdürülebilirlik ve düşük maliyetler gibi birçok avantajdan da yararlanabiliyor” diye konuştu. Ticari gayrimenkulde değeri sürekli artan, avantajlı bir yatırım modeli! Akyapı Ticarethaneler’in aynı zamanda yeni ve efektif bir yatırım aracı olarak düşünülmesi gerektiğini hatırlatan Dinçel, değerlendirmesini şöyle sürdürdü: “Değeri sürekli artan ve düzenli olarak kazandıran ticari gayrimenkul yatırımı, en hızlı geri dönüş sağlayan yatırım araçlarının başında geliyor. Bunun yanı sıra Akyapı Ticarethane yatırımlarında rayiç zaten belli olduğu ve işletmelerin her daim alan ihtiyacı olacağı için hem kiracı bulmak hem de kira bedelini aralıksız ve sorunsuz temin etmek oldukça kolay. Projelerin fonksiyonelliği ve merkezi olan lokasyonları ise yatırım değerini her gün daha fazla artıracaktır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ERTLog Uzun Yol ve Ağır Nakliye Operasyonlarını Renault Trucks ile Güçlendiriyor Haber

ERTLog Uzun Yol ve Ağır Nakliye Operasyonlarını Renault Trucks ile Güçlendiriyor

Ankara merkezli ERTLog, büyüme hedefleri doğrultusunda Renault Trucks ile gerçekleştirdiği 20 araçlık filo yatırımının ilk etabında 7 yeni çekiciyi filosuna kattı. Koçaslanlar Hadımköy tesislerinde teslim edilen 4 adet Renault Trucks T 520 ve 3 adet Renault Trucks C 520 6x4 model araç, şirketin yurtiçi taşımacılık ve ağır nakliye operasyonlarında kullanılacak. 1995 yılından bu yana kamu kurumları ve özel sektöre lojistik hizmeti sunan ERTLog, Ankara merkezli operasyon yapısıyla başta Doğu ve Güneydoğu bölgeleri olmak üzere Türkiye genelinde taşımacılık faaliyetleri yürütüyor. Şirket operasyonlarının yüzde 30’unu ise uluslararası taşımacılık oluşturuyor. Savunma sanayinden ağır nakliyeye geniş operasyon gücü Kamu tarafında ağırlıklı olarak savunma sanayi projelerinde görev alan ERTLog; özel sektörde ise gıda, otomotiv yedek parça ve inşaat malzemeleri başta olmak üzere farklı sektörlere taşımacılık hizmetleri sunuyor. ERTLog, aynı zamanda ağır nakliye operasyonlarında iş makineleri, zırhlı araçlar ve savunma sanayi ekipmanlarının taşınmasında uzmanlaşmış yapısıyla dikkat çekiyor. “Yatırımımızın merkezinde verimliliğe odaklanıyoruz” ERTLog Yönetim Kurulu Üyesi Berk Ertuş, gerçekleştirilen yatırımın şirketin uzun vadeli büyüme stratejisinin önemli bir parçası olduğunu belirterek şunları söyledi: “Bu yatırım yalnızca filomuzu büyütmek anlamına gelmiyor; aynı zamanda operasyonel verimliliğimizi, hizmet kalitemizi ve sürdürülebilir büyüme hedeflerimizi güçlendiren stratejik bir adımı temsil ediyor. Renault Trucks araçları tercih etmemizde ise yakıt tasarrufu, satış sonrası hizmet gücü ve Optifleet teknolojisinin sunduğu operasyonel avantajlar etkili oldu.” Berk Ertuş, satış sonrası hizmetlerin yatırım kararında önemli rol oynadığını vurguladı; “Filomuza katılan Renault Trucks T 520 çekicileri, gıda, mobilya, otomotiv yedek parça taşımaları başta olmak üzere farklı sektörlere sunduğumuz uzun yol taşımacılık hizmetlerimizde kullanılacak. Renault Trucks C 520 6x4 araçlarımız ise ağır hizmet operasyonlarında, özellikle iş makineleri ve zırhlı araç taşımalarında görev alacak. Dolayısıyla hiçbir aksamanın olmaması gereken iş modellerinden bahsediyoruz. Bu nedenle lojistik sektöründe artık yalnızca araç yatırımı yeterli olmuyor; güçlü bir satış sonrası destek yapısı ve operasyonel sürdürülebilirlik de büyük önem taşıyor. Renault Trucks’ın sunduğu hızlı servis altyapısı, operasyonlarımızın kesintisiz devam etmesi açısından güven veriyor. Bu kapsamda tercih ettiğimiz Excellence Predict satış sonrası sözleşmesi ise bakım ve servis süreçlerinde önemli avantajlar sağlayacak.” Excellence Predict ile operasyonel süreklilik destekleniyor Uzun yol ve ağır nakliye operasyonlarında araçların kesintisiz şekilde yola devam etmesi büyük önem taşıyor. Beklenmedik bir arıza; zaman kaybı, ek maliyetler ve operasyon süreçlerinde aksamalara neden olabilirken, sürücülerin de zorlu koşullarda çözüm beklemesine yol açabiliyor. Renault Trucks’ın öngörülü bakım onarım hizmeti Excellence Predict ise araçlardan alınan verileri analiz ederek olası arızaların oluşmadan önce tespit edilmesini sağlıyor. Böylece araçların plansız şekilde yolda kalmasının önüne geçilirken operasyonel süreklilik destekleniyor. Optifleet ile verimlilik ve yakıt tasarrufu hedefleniyor ERTLog, yeni Renault Trucks çekicilerinde gelişmiş filo yönetim çözümü Optifleet sisteminden de yararlanıyor. Sistem sayesinde araçların anlık ve geçmiş konum bilgileri ile teknik verilerine kolaylıkla erişilebiliyor. Optifleet filo yönetim yazılımı, her aracın yakıt tüketimini izliyor ve tüketimi azaltmak için önlem alınabilecek alanları belirlemek için sürüş stillerini analiz ediyor. Berk Ertuş, sistemin sürüş performansı ve yakıt yönetiminde önemli katkılar sunacağını belirtiyor; “Optifleet sayesinde operasyonlarımızı çok daha verimli yönetebileceğiz. Araçlarımızın performansını anlık olarak takip ederken, sürücüler arasında karşılaştırmalar yapabilecek ve yakıt tüketiminde iyileştirme sağlayabileceğiz. Bu da hem maliyet yönetimine hem de sürdürülebilirlik hedeflerimize doğrudan katkı sunacak.” Daha hızlı vites geçişleri için Optidriver ERTLog’un yeni Renault Trucks çekicileri, daha sarsıntısız ve daha hızlı vites geçişleri için bir hesaplayıcı, kontrol yazılımı ve debriyaj pedalı kumandası içeren yeni nesil Optidriver şanzıman donanımına sahip. Sürücü akademisi ile sektöre yeni insan kaynağı ERTLog’un büyüme planlarının yalnızca araç yatırımıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Berk Ertuş, şirketin insan kaynağı yatırımlarına da dikkat çekti: “2026 yılında filomuz için yüzde 100 büyüme öngörüyoruz. Bununla birlikte kendi bünyemizde kurduğumuz sürücü akademimiz ile nitelikli sürücüler kazanıyoruz. İş garantili eğitim modeliyle yeni sürücüler yetiştirirken, kadın sürücü istihdamını artırmaya yönelik projeler üzerinde de çalışıyoruz.” Renault Trucks, ERTLog’un operasyonel ihtiyaçlarını analiz ederek farklı taşıma segmentlerine uygun çözümler sundu. Filoya katılan Renault Trucks T ve C serisi çekiciler; yakıt verimliliği, dayanıklılık ve düşük toplam sahip olma maliyetleriyle ERTLog’un büyüme hedeflerine katkı sağlayacak şekilde yapılandırıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yıldırımlar Lojistik, Araç Parkını Volkswagen Crafter Panelvan ile Genişletti Haber

Yıldırımlar Lojistik, Araç Parkını Volkswagen Crafter Panelvan ile Genişletti

Teslimat, Doğuş Otomotiv Volkswagen Ticari Araç, Volkswagen Yetkili Satıcısı Tamaş ve Yıldırımlar Lojistik yetkililerinin katılımıyla düzenlenen törenle gerçekleştirildi. Volkswagen Ticari Araç, taşımacılık sektörünün öncü firmalarıyla gerçekleştirdiği filo iş birliklerini sürdürmeye devam ediyor. Daha önce de filosunda Crafter model araçlara yer veren Yıldırımlar Lojistik, yeni yatırımı kapsamında bir kez daha Volkswagen Crafter Panelvan’ı tercih etti. Doğuş Otomotiv Volkswagen Ticari Araç ve Volkswagen Yetkili Satıcısı Tamaş iş birliğiyle düzenlenen teslimat törenine, Yıldırımlar Lojistik’i temsilen Ömer Yıldırım ve Ramazan Yıldırım katıldı. Törende 6 adet Volkswagen Crafter Panelvan, Volkswagen Yetkili Satıcısı Tamaş Satış Yetkilisi Aytaç Kemaloğlu ile Volkswagen Ticari Araç Filo Satış Yöneticisi Cemal Olgun tarafından Yıldırımlar Lojistik’e teslim edildi. Törenin sonunda Volkswagen Ticari Araç tarafından, iki şirket arasındaki güçlü iş birliğini temsil eden bir plaket takdim edildi. 1993 yılından bu yana taşımacılık alanında faaliyet gösteren Yıldırımlar Lojistik, kalitesi, güvenliği, konforu ve ekonomisiyle iddiasını koruyan Volkswagen Crafter’ı; teknolojisi, otomatik şanzımanlı versiyonundaki düşük yakıt tüketimi ve yüksek ikinci el değeri gibi özellikleri nedeniyle tercih ettiklerini belirtti. Şirket, bu yatırımla birlikte hizmet kalitesini yükseltmeyi ve operasyonel gücünü artırmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Samer & Co. Shipping 1. Yılını Stratejik Hamlelerle Kutluyor Haber

Samer & Co. Shipping 1. Yılını Stratejik Hamlelerle Kutluyor

1919 yılında Trieste'de temelleri atılan; gemi acenteliği, liman işletmec iliği ve hasar yönetimi alanlarında küresel bir ekosistem yöneten Samer & Co. Shipping, Türkiye'deki birinci yılını iş ortakları ve basın mensuplarıyla bir araya gelerek kutladı. Quick Tower Ataşehir'deki İstanbul Merkez Ofis'te gerçekleşen buluşmada, şirketin Türkiye-Avrupa hattındaki 40 yıllık tecrübesini nasıl bir "operasyonel mükemmellik" modeline dönüştürdüğü paylaşıldı. Sadece Bir Hat Değil, Global Bir Lojistik Hub: Türkiye Samer & Co. Shipping Türkiye, operasyonlarını yalnızca İtalya ve Avrupa hattıyla sınırlı tutmayıp, Türkiye'yi dünyanın farklı bölgeleri için stratejik bir transit ve dağıtım merkezi (hub) olarak konumlandırıyor. Şirket; denizyolu konteyner taşımacılığından zaman kritik havayolu gönderilerine kadar geniş bir yelpazede uçtan uca çözümler sunuyor. Buluşmada konuşan Samer & Co. Shipping Yönetim Kurulu Başkanı Enrico Samer, Türkiye nin stratejik önemine vurgu yaptı: "Bizim için Türkiye, Avrupa'ya açılan bir kapı değil, küresel lojistik yapımızın kalbidir. 1980'lerden bu yana 'Deniz Otoyolu' modelimizle bu topraklara inanıyoruz. Bugün burada sadece 1. yılımızı değil, Trieste Serbest Limanı üzerinden kurduğumuz intermodal köprüyü denizyolu, havayolu ve multimodal çözümlerle tüm dünyaya bağlama vizyonumuzu paylaşıyoruz. Türkiye ile olan ekonomik dostluğumuz artık çok daha derin bir uzmanlıkla taçlanıyor." Karmaşık Süreçlerde Uzmanlık: Proje ve Ağır Yük Taşımacılığı Samer & Co. Shipping Türkiye, özellikle enerji, endüstriyel tesis ve ağır sanayi sektörleri için sunduğu özel mühendislik çözümleriyle fark yaratıyor. Yüksek tonajlı proje kargolarının yönetiminde operasyonel tecrübesini konuşturan şirket, karmaşık lojistik süreçlerini güvenli ve hızlı şekilde yönetmeyi hedefliyor. Samer & Co. Shipp ing Türkiye Genel Müdürü Ebru Metinoğlu Demirel, şirketin hizmet çeşitliliğine dikkat çekti: "Müşterilerimize sadece taşımacılık değil, bir mühendislik vizyonu sunuyoruz. Standart konteyner yüklemelerinden, devasa endüstriyel tesislerin taşınmasına kadar her aşamada '360 derece lojistik' prensibiyle hareket ediyoruz. Türkiye'nin üretim gücünü, global acente ağımız ve intermodal altyapımızla birleştirerek, ihracatçımıza hız ve maliyet avantajı sağlayan sürdürülebilir modeller geliştiriyoruz." Lojistik Koridorunda 40 Yıllık "İz" Şirketin Yönetim Kurulu Üyesi Levent Aydinç ise sektördeki dönüşümü şu sözlerle özetledi: "Lojistik artık sadece bir noktadan diğerine yük taşımak değil; hasar yönetiminden özel proje mühendisliğine kadar uzanan dev bir ekosistemi yönetiyor. 40 yıla yaklaşan Türkiye deneyimimiz, bize karmaşık lojistik ihtiyaçları analiz etme ve en zorlu coğrafyalarda bile operasyonel güven sağlama kabiliyeti kazandırdı. Türkiye-Avrupa hattındaki liderliğimizi, havayolu ve proje taşımacılığı gibi katma değerli alanlarla pekiştirmeye kararlıyız." İki Ülke Arasında Güçlü Perspektif Aynı zamanda Türkiye'nin İtalya'daki Fahri Konsolosu olan Enrico Samer'in katılımıyla gerçekleşen bu özel buluşma, lojistiğin ötesinde Türkiye-İtalya ekonomik ilişkilerine dair de güçlü bir perspektif sundu. Samer & Co. Shipping, Türkiye'deki varlığını teknolojik dönüşüm ve sürdürülebilir taşımacılık vizyonuyla büyütmeye devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İstanbul Lojistik’ten 20 Adet Renault Trucks T480 Çekici Yatırımı Haber

İstanbul Lojistik’ten 20 Adet Renault Trucks T480 Çekici Yatırımı

2004 yılında uluslararası taşımacılık alanında faaliyetlerine başlayan İstanbul Lojistik, 20 yılı aşkın süredir Renault Trucks ile iş birliğini sürdürüyor. Yeni teslim aldığı 20 adet T480 çekici ile Avrupa operasyonlarını güçlendiren şirketin, daha önce filosuna kattığı Renault Trucks araçları 1 milyon kilometreye ulaşan performans sergiliyor. Yeni araçların teslimatı; İstanbul Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Cihan Tasar, Renault Trucks Türkiye Satış Direktörü Yusuf Adıgüzel, Renault Trucks Türkiye Filo Müşterilerinden Sorumlu Ülke Müdürü Cihan Kayan, Koçaslanlar Holding Yönetim Kurulu Üyesi Lokman Koçaslan, Koçaslanlar Otomotiv Genel Müdürü Mesut Süzer ve Filo Satış Direktörü Ahmet Sezer’in katılımlarıyla gerçekleştirildi. Türkiye ile Avrupa arasında güçlü bir lojistik ağına sahip olan İstanbul Lojistik; Almanya, Belçika ve Hollanda başta olmak üzere geniş bir coğrafyada karayolu taşımacılığı hizmeti sunuyor. Şirket, yüzde 90 oranında parsiyel taşımacılık operasyonlarıyla bilişim, kimya ve tekstil başta olmak üzere farklı sektörlerin lojistiğini üstleniyor. İstanbul Halkalı ve Erenköy’deki antrepolarının yanı sıra Almanya’daki depoları ile depolama, toplama ve dağıtım süreçlerini kapsayan entegre çözümler sunuyor. İstanbul Lojistik, 2026 yılında Dilovası’nda hizmete almayı planladığı yeni deposuyla operasyonel kapasitesini daha da artırmayı hedefliyor. Toplamda 82 araçlık bir filoya sahip olan İstanbul Lojistik, yeni yatırımıyla birlikte Renault Trucks araçlarının filodaki ağırlığını artırırken, uzun yıllara dayanan marka deneyimini T480 modellerle güncelliyor. Konuyla ilgili açıklamada bulunan İstanbul Lojistik Genel Müdürü Cihan Tasar; “Operasyonlarımızda verimlilik ve sürdürülebilirlik, önceliklerimizin başında geliyor. Renault Trucks araçlarının uzun hizmet ömrü, yüksek performansı, düşük bakım maliyetleri ve sürücülerimizden aldığımız olumlu geri bildirimler, bu yatırımı gerçekleştirmemizde etkili oldu. Büyüme stratejimizde cirodan ziyade parsiyel taşımalarımızın hacmini artırmaya odaklanıyoruz. Bu doğrultuda tercih ettiğimiz Renault Trucks çekiciler, beklentilerimizi tam anlamıyla karşılıyor.” Renault Trucks Türkiye Satış Direktörü Yusuf Adıgüzel, teslimata ilişkin değerlendirmesinde; “Bugün lojistikte fark yaratan yalnızca araç değil; o aracın sunduğu toplam performans. İstanbul Lojistik ile uzun yıllara dayanan iş birliğimizin en güçlü tarafı da bu sürdürülebilir performans. T480 çekicilerimizle müşterilerimize sadece bir araç değil; daha düşük maliyet, daha yüksek operasyonel verimlilik ve kesintisiz hizmet sunuyoruz. 1 milyon kilometreyi aşan kullanım deneyimi, bu güvenin sahadaki karşılığı. Bu teslimatın, İstanbul Lojistik’in Avrupa’daki rekabet gücünü daha da ileri taşıyacağına inanıyoruz” diye belirtti. Renault Trucks araçlarının 1 milyon kilometreye varan performansla sorunsuz şekilde kullanılabilmesi, İstanbul Lojistik’in yatırım kararlarında önemli bir kriter olarak öne çıkarken, Avrupa genelinde yaygın servis ağı ve kapsamlı satış sonrası hizmetleri de operasyonel sürekliliği destekliyor. İstanbul Lojistik’in araçlarını Renault Trucks Excellence Bakım Sözleşmesi ile tercih ettiklerini dile getiren Koçaslanlar Holding Yönetim Kurulu Üyesi Lokman Koçaslan şu şekilde belirtti; “İstanbul Lojistik, Excellence bakım sözleşmesi ile toplam sahip olma maliyetini optimize ediyor. Bu paket kapsamında Renault Trucks’ın diğer satış sonrası bakım sözleşmelerinde olduğu gibi Kişiselleştirilmiş Bakım Programı ile filoya özel bakım programı belirliyoruz. Onarım kısmında kullanıcıdan kaynaklanmayan parçaların değişimini yapıyoruz. Bu sözleşmeyi özel kılan nokta ise aşınma parçalarının da sözleşme kapsamında yer alması oluyor. Doğası gereği aşınan fren balatası, fren diski, debriyaj baskısı gibi parçaların da değişimi paket kapsamda yapılıyor. Ayrıca Excellence sözleşmesi, uluslararası ölçekte geçerli olduğundan müşterimiz, herhangi bir durumda bulunduğu ülkedeki yetkili Renault Trucks servislerinden kesintisiz hizmet alabiliyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

   Türk İlaç Sanayisi Yerli Üretim İçin Masaya Oturuyor Haber

  Türk İlaç Sanayisi Yerli Üretim İçin Masaya Oturuyor

TİYSAT (Teknoloji, İlaç ve Yerli Sanayi Topluluğu Kümelenmesi) tarafından Artkim Global organizatörlüğünde düzenlenecek B2B İş Olanakları Etkinliği, 14 Mayıs’ta İstanbul Rumeli Han’da sektörün paydaşlarını bir araya getirecek. Osmanlı döneminde eczacılık faaliyetlerine ev sahipliği yapmış olan Rumeli Han’da gerçekleştirilecek etkinlik, sektörel iş birliklerini tarihsel bir zeminde buluşturacak. Yerli ilaç üreticileriyle ile yerli tedarikçiyi buluşturacak etkinlik, Türk ilaç sanayisinin geleceğini yerli üretim odağında yeniden şekillendirmeyi hedefliyor. İLAÇ ÜRETİMİNİN TÜM HALKALARI TEK PLATFORMDA Sadece TİYSAT üyelerine özel masa katılımıyla gerçekleştirilecek etkinlikte; makine, ham madde, yazılım ve sarf malzeme üreticileri, ilaç sektörünün karar vericileriyle birebir görüşmeler yapma imkânı bulacak. Organizasyonun, yerli tedarik zincirinin güçlendirilmesi ve sürdürülebilir iş birliklerinin geliştirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor. Etkinlik, ilaç üretim sürecinin farklı aşamalarında faaliyet gösteren yerli firmalar ile üreticileri doğrudan buluşturarak sektördeki önemli bir ihtiyaca yanıt veriyor. Katılımcılar, üretim süreçlerini iyileştirecek çözümleri yerinde değerlendirme ve yeni iş bağlantıları kurma fırsatı elde edecek. YERLİ ÜRETİMLE GÜÇLENEN SEKTÖR TİYSAT’ın, Türkiye’de ilaç sanayisinin tüm bileşenlerini yerli üretim odağında bir araya getiren ve sektörler arası iş birliğini güçlendiren bir kümelenme olduğunu belirten TİYSAT Yönetim Kurulu Başkanı Erdinç Yaşrin; “İlaç üreticilerinden ham madde ve ekipman tedarikçilerine, yazılım ve otomasyon çözümlerinden lojistik ve sarf malzemeye kadar sektörün tüm halkalarını kapsayan bu yapıyla, yerli üretim kapasitesini artırmayı ve Türk ilaç sanayisinin küresel rekabet gücünü yükseltmeyi hedefliyoruz. 14 Mayıs’ta Rumeli Han’da gerçekleştireceğimiz etkinliğimiz, Osmanlı döneminde eczacılık faaliyetlerine ev sahipliği yapmış bu tarihi mekânın mirasını modern inovasyon ve stratejik iş birliği vizyonumuzla buluşturacak. Bu özel buluşma ile Türk ilaç sanayisinin geleceğini yerli üretim ekseninde şekillendirecek, sektörde kalıcı ve yüksek katma değerli iş birliklerinin önünü açacak stratejik bir platform oluşturmayı amaçlıyoruz” ifadelerinde bulundu. “KÜRESEL REKABETTE YENİ DENKLEM” Artkim Global Kurucusu ve CEO’su Ahmet Güler, etkinliğe ilişkin değerlendirmesinde: “İlaç sanayisi, yalnızca ekonomik büyüklüğüyle değil, aynı zamanda stratejik önemiyle de ülkelerin kalkınmasında belirleyici rol oynayan sektörlerin başında geliyor. Bu ölçekte bir sektörde sürdürülebilir başarı elde edebilmenin temel koşulu ise güçlü, entegre ve yerli bir tedarik zinciri yapısına sahip olmaktan geçiyor. Bu etkinlik ile amacımız; yerli üreticilerimizi yalnızca görünür kılmak değil, onları doğrudan karar vericilerle buluşturarak kalıcı ve yüksek katma değerli iş birliklerinin önünü açmak. Bugün küresel rekabet, yalnızca üretim kapasitesiyle değil; tedarik zinciri yönetimi, teknoloji geliştirme ve iş birliği kabiliyetiyle şekilleniyor. TİYSAT B2B Etkinliği’ni de bu bakış açısıyla, sektörün tüm paydaşlarını aynı zeminde buluşturan stratejik bir platform olarak konumlandırıyoruz. Bu organizasyonun, Türk ilaç sanayisinin yerli üretim ekseninde güçlenmesine ve uluslararası rekabetçiliğinin artmasına önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz.” ifadelerini kullandı YERLİ TEKNOLOJİYLE KÜRESEL REKABETTE DAHA GÜÇLÜ BİR TÜRKİYE TİYSAT B2B İş Olanakları Etkinliği, yerli teknoloji ve üretim gücünü merkeze alan yaklaşımıyla, Türk ilaç sanayisinin küresel pazarlarda daha güçlü bir konuma ulaşmasına katkı sunmayı hedefliyor. 14 Mayıs Bilimsel Eczacılık Günü’nde gerçekleşecek bu özel buluşma, sektörün tüm paydaşlarını ortak bir vizyon etrafında bir araya getirecek. Yerli üretim temelli yeni iş birliklerinin doğmasının hedeflendiği buluşma; stratejik kararların şekillendiği ve geleceğin üretim modelinin inşa edildiği güçlü bir platform olarak öne çıkıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.