Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Lojistik

Kapsül Haber Ajansı - Lojistik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Lojistik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tosyalı İskenderun Limanı “Yük Elleçlemesini En Fazla Artıran Liman”  Ödülüne Layık Görüldü Haber

Tosyalı İskenderun Limanı “Yük Elleçlemesini En Fazla Artıran Liman”  Ödülüne Layık Görüldü

Türkiye’nin küresel çelik üreticisi Tosyalı, faaliyet gösterdiği demir-çelik sektöründeki üretim gücünü, entegre lojistik altyapısı ve liman işletmeciliğindeki uzmanlığıyla birleştirerek yarattığı katma değeri büyütmeyi sürdürüyor. Bunun bir yansıması olarak Tosyalı’nın işlettiği limanlar, Türkiye’de sanayi, taşımacılık ve uluslararası ticarete sağladığı güçlü katkıyla dikkat çekiyor. Bunlardan biri olan yıllık 20 milyon ton elleçleme kapasitesine sahip Tosyalı İskenderun Limanı, aldığı ödüllerle de başarını tescillemeye devam ediyor. Tosyalı İskenderun Limanı son olarak 5. Türkiye Denizcilik Zirvesi kapsamında düzenlenen törende, “Yük Elleçlemesini En Fazla Artıran Liman” ödülüne layık görüldü. Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Fatih Tosyalı ödülü, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’ndan aldı. Tosyalı’nın bölgeye kazandırdığı önemli yatırımlardan bir olan Akdeniz’in yükselen lojistik üssü Tosyalı İskenderun Limanı, yıllık 20 milyon ton elleçleme kapasitesiyle aynı anda 16 geminin yanaşabileceği altyapısıyla dikkat çekiyor. Limanın yüksek kapasiteli ileri teknoloji ürünü iş makineleri ve vinçleri sayesinde yüklerin hızlı ve güvenli bir şekilde elleçlenmesi sağlanıyor. 7 gün 24 saat, kesintisiz faaliyet gösteren Tosyalı İskenderun Limanı, Tosyalı Holding şirketlerinin yanı sıra birçok bölge firmasına da hizmet vererek, bölgesel ticaretin gelişimine destek olurken istihdama da önemli katkılar sağlıyor. 2. Organize Sanayi Bölgesi'nde konumlanan liman, Türkiye'nin güneydoğusundaki sanayi merkezlerine hızlı ve etkin erişim sağlıyor. Ayrıca Almanya, ABD, Hollanda ve İngiltere gibi birçok ülkeye ihracat gerçekleştirmekte olan liman, dış ticaretin önemli merkezlerinden birisi konumunda. Limanın karayolu ve deniz yolu ulaşımın yanı sıra demiryolu iltisak hattı projesi ile lojistik erişiminin de arttırılması planlanıyor. Türkiye'nin yanı sıra Cezayir'de önemli bir liman işletmesini başarıyla yöneten ve Erzin'de planladığı yeni liman yatırımıyla bu alandaki büyümesini sürdüren Tosyalı, uluslararası uzmanlığını endüstri bölgeleri ve liman işletmeciliğine de yansıtmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hepsiburada’da Bayrak Değişimi Haber

Hepsiburada’da Bayrak Değişimi

Yeni liderlik yapısı, Hepsiburada'nın büyüme sürecinin bir sonraki aşamasıyla uyumlu şekilde, temel e-ticaret platformu ile lojistik kabiliyetlerine ayrı ayrı odaklanan liderlik yaklaşımıyla şirket içinden yetişen deneyimli liderlerin terfilerini destekliyor. Atamaya ilişkin olarak Hepsiburada Yönetim Kurulu Başkanı Mikheil Lomtadze şunları söyledi: “Yönetim Kurulu adına, Nilhan'a Hepsiburada'ya yaptığı değerli katkılar için teşekkür etmek istiyorum. Görev süresi boyunca şirket, finansal disiplinini ve operasyonel altyapısını daha da güçlendirdi. Bu geçiş süreci, Hepsiburada'nın sürekliliğini ve gelecekteki başarısını önceliklendirerek birlikte planlandı ve sorumlulukla yönetildi." Mikheil Lomtadze sözlerine şöyle devam etti: "Ender ve Hakan, Hepsiburada bünyesinde yetişmiş ve kendilerini kanıtlamış liderler. Müşterilerimizi, iş ortaklarımızı, satıcılarımızı ve operasyonlarımızı çok iyi tanıyorlar. Şirketi bir sonraki büyüme dönemine taşıyacak deneyim ve yetkinliğe sahipler. Ender, şirketin genel yönetiminden sorumlu CEO olarak Hepsiburada'ya liderlik edecek. Hakan ise lojistik işimizin CEO'su olarak görev yapacak." Nilhan Onal Gökçetekin ise şu değerlendirmede bulundu: "Hepsiburada'ya liderlik etmek ve böylesine yetenekli, özverili bir ekiple çalışmak benim için büyük bir ayrıcalıktı. Birlikte başardıklarımızdan ve şirketin bir sonraki büyüme dönemine sağlam bir temel oluşturmuş olmaktan gurur duyuyorum. Yönetim Kurulu'na, çalışma arkadaşlarıma, iş ortaklarımıza, satıcılarımıza ve müşterilerimize güvenleri ve destekleri için içtenlikle teşekkür ediyorum. Hepsiburada'nın yolculuğunu bundan sonra da büyük bir güven ve takdirle takip etmeye devam edeceğim." Ender Özgün şunları söyledi: "Hepsiburada, güvenilir markası, güçlü ekibi, müşterileri ve satıcılarının hayatındaki benzersiz yeriyle Türkiye'nin önde gelen teknoloji ve ticaret platformlarından biri. Önceliğim; müşterilerimiz, satıcılarımız, sürdürülebilir büyüme ve Hepsiburada'nın uzun vadeli başarısını inşa etmek olacak." Hakan Karadoğan ise şu ifadeleri kullandı: "Lojistik, Hepsiburada deneyiminin en kritik unsurlarından biri. Lojistik işimize CEO olarak liderlik edecek olmaktan büyük heyecan duyuyorum. Müşterilerimiz, satıcılarımız ve iş ortaklarımız için hız, güvenilirlik, verimlilik ve hizmet kalitesini daha da ileri taşımaya devam edeceğiz." Ender Özgün Ender Özgün, Mayıs 2023'ten bu yana Hepsiburada'da Ticari Grup Başkanı olarak görev yapmaktadır. Daha önce Hepsiburada'da Pazarlama Grup Başkanı olarak görev alan Özgün, kariyerinin önceki döneminde Vodafone Türkiye'de üst düzey yöneticilik pozisyonlarında bulunmuş; dijital dönüşüm, büyüme ve müşteri segmentasyonu stratejilerine liderlik etmiştir. Kariyerine Procter & Gamble'da pazarlama ve marka yönetimi alanında başlamıştır. Boğaziçi Üniversitesi Endüstri ve İnşaat Mühendisliği bölümleri mezunu olan Özgün, Bahçeşehir Üniversitesi'nden Marka Yönetimi ve Pazarlama Stratejileri alanında yüksek lisans derecesine sahiptir. Hakan Karadoğan Hakan Karadoğan, Mart 2024'ten bu yana Hepsiburada'da Lojistik CEO'su olarak görev yapmaktadır. Hepsiburada'ya katılmadan önce Amazon Türkiye Operasyonları Genel Müdürü olarak görev yapmış ve Amazon'un 2018 yılında Türkiye operasyonlarının hayata geçirilmesine liderlik eden ekipte yer almıştır. Ayrıca, General Electric gibi uluslararası firmalarda mühendislik, üretim, tedarik zinciri ve iş yönetimi alanlarında üst düzey yöneticilik görevleri dahil olmak üzere yirmi yılı aşkın yönetim deneyimine sahiptir. Karadoğan, İstanbul Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği mezunudur. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ankara’nın Küresel Rekabet Gücü İçin Serbest Bölge ve Outlet Köyü Önerisi Haber

Ankara’nın Küresel Rekabet Gücü İçin Serbest Bölge ve Outlet Köyü Önerisi

Programın açılışında Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Ankara Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç, Ankara Ticaret Borsası Başkanı Faik Yavuz ile Ekonomi Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ birer konuşma gerçekleştirdi. ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Zirve'de yaptığı konuşmada, Ankara'nın uluslararası ticaret, yatırım ve turizmde daha güçlü bir konuma ulaşmasına yönelik iki stratejik öneriyi gündeme getirdi. Başkentte "Serbest Bölge" kurulmasının ihracat ve yatırımları artıracağını belirten Baran, turizm ve hizmet sektörünü canlandıracak uluslararası standartlarda bir "Outlet Köyü" projesinin de Ankara'nın ekonomik gelişimine önemli katkı sağlayacağını ifade etti. Zirve'de "Ticaret", "Sanayi", "Tarım ve Gıda" başlıklarında gerçekleştirilen oturumlarda uzman, akademisyen ve sektör temsilcileri Ankara ekonomisinin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran da, yaptığı konuşmada Ankara'nın artık yalnızca siyasi başkent değil aynı zamanda ekonomik bir merkez olduğuna dikkat çekti. Baran, "Kentimiz son yıllarda sanayinin, ticaretin, nitelikli tarımın, teknolojinin ve küresel inovasyonun da başkenti konumuna yükseldi" dedi. Ankara'nın savunma sanayi, ileri teknoloji ve yüksek katma değerli üretimde güçlü bir konuma ulaştığını belirten Baran, "Şehrimizin mevcut başarılarını taçlandırmak ve ticaret hacmimizi katlayarak artırmak adına iki önemli önerimizi sizlerle paylaşmak istiyorum. Bunlardan ilki Ankara'da bir Serbest Bölge kurulmasıdır. Savunma sanayi, ileri teknoloji, sağlık teknolojileri, yazılım ve yüksek katma değerli üretim alanlarında faaliyet gösteren firmalarımızın uluslararası rekabet gücünü artıracak bir serbest bölge, Ankara'nın ihracatına, istihdamına ve yatırım kapasitesine büyük katkı sağlayacaktır. Bu adım, ihracatçımızın rekabet gücünü artıracak, yabancı yatırımcıları şehrimize çekecek ve Ankara'yı uluslararası ticaret rotalarının merkezine yerleştirecektir. Ankara'nın lojistik üstünlüğü, üniversiteleri, teknokentleri ve sanayi altyapısı dikkate alındığında serbest bölge için Türkiye'deki en doğru adrestir" dedi. -ANKARA'YA OUTLET KÖYÜ İLE TURİZMDE YENİ BİR HİKAYE- Ankara'nın ekonomik gelişiminde turizmin de önemli bir başlık olduğuna işaret eden Baran, "2026 yılında Türk Dünyası Turizm Başkenti unvanını taşıyan Ankara artık turizmde de yeni bir hikâye yazmalıdır. Gordion'dan Aslanhane Camii'ne, Beypazarı'ndan Kızılcahamam'a, Ankara Kalesi'nden Cumhuriyet mirasına kadar çok güçlü değerlere sahibiz. Bunların yanı sıra yerli ve yabancı turistlerin şehirde daha fazla zaman geçirmesini sağlayacak yeni çekim merkezlerine ihtiyacımız var. Bu noktada Avrupa'nın birçok ülkesinde başarıyla uygulanan Outlet Köyü'nün şehrimizde de kurulmasını öneriyoruz. Uluslararası standartlarda, geniş hacimli bir Outlet Köyü projesini hayata geçirmeliyiz. Bu proje hem markalarımızın katma değerini artıracak hem de kentimizi bir alışveriş ve ticaret destinasyonuna dönüştürerek istihdama büyük katkı sağlayacaktır" diye konuştu. TİCARET OTURUMUNDA EĞİTİM, VERGİ VE TARIM EKONOMİSİ MASAYA YATIRILDI Açılış konuşmalarının ardından program, Ekonomi Gazetesi Genel Koordinatörü Vahap Munyar'ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen "Ticaret Oturumu" ile devam etti. Oturumda, Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu Üyesi, Özel Öğretim Derneği Genel Başkanı ve Ankara Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Akça, TOBB Tarım Meclisi Başkanı, Türkiye Yem Sanayicileri Birliği Başkanı ve Ankara Ticaret Odası 5 No'lu Hayvansal Üretim Meslek Komitesi Meclis Üyesi Murat Ülkü Karakuş ile Ankara Ticaret Odası Mali Danışmanı, Yeminli Mali Müşavir Nazmi Karyağdı konuşmacı olarak yer aldı. Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu Üyesi, Özel Öğretim Derneği Genel Başkanı ve Ankara Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Akça, ekonomik kalkınmanın temelinde eğitim, kültür ve nitelikli insan kaynağının bulunduğunu belirterek, Ankara'nın bu alanlardaki güçlü altyapısıyla öne çıktığını söyledi. Ankara'nın yaklaşık 6 milyonluk nüfusuyla Türkiye nüfusunun yüzde 6,8'ini oluşturmasına karşın ülke ekonomisinin yüzde 10,5'ini ürettiğini kaydeden Akça, kentte 21 üniversitede yaklaşık 363 bin öğrencinin eğitim gördüğünü ifade etti. Ankara'nın savunma sanayi, AR-GE merkezleri ve teknoloji geliştirme bölgeleriyle bilgi ekonomisinde önemli bir merkez haline geldiğini belirten Akça, yüksek teknoloji ürünlerinin Ankara ihracatındaki payının yüzde 20 seviyesine ulaştığını, bunun Türkiye ortalamasının yaklaşık 7 katı olduğunu söyledi. Akça ayrıca, Ankara Ticaret Odası'nın son dört yılda hayata geçirdiği "Mesleki Eğitimde Ankara Modeli" kapsamında meslek liseleri ile iş dünyasını buluşturan, ahilik kültürünü de temel alan kapsamlı bir iş birliği modeli oluşturduklarını kaydetti. TOBB Tarım Meclisi Başkanı, Türkiye Yem Sanayicileri Birliği Başkanı ve Ankara Ticaret Odası 5 No'lu Hayvansal Üretim Meslek Komitesi Meclis Üyesi Murat Ülkü Karakuş ise Türkiye'de tarım-sanayi entegrasyonunun güçlendirilmesi ve kırsal kalkınmanın desteklenmesi gerektiğini belirtti. Kırsaldan büyükşehirlere göçün temel nedeninin ekonomik koşullar olduğunu ifade eden Karakuş, kırsalda yaşamın cazip hale getirilmesinin sürdürülebilir kalkınma açısından önem taşıdığını söyledi. Serbest piyasa ekonomisinin kurallarının etkin şekilde işletilmesi gerektiğini vurgulayan Karakuş, kamunun düzenleyici, destekleyici ve denetleyici rolünün güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti. Su kaynaklarının stratejik önem taşıdığını belirten Karakuş, Türkiye'nin tarım politikalarını su kaynaklarını merkeze alarak planlaması gerektiğini ifade etti. Gıda enflasyonuna ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Karakuş, temel tarımsal ürünlerde üretici fiyat artışlarının enflasyonun altında kaldığını, asıl sorunun üretici ile tüketici arasındaki tedarik zincirinde oluşan maliyetlerden kaynaklandığını söyledi. Ankara Ticaret Odası Mali Danışmanı, Yeminli Mali Müşavir Nazmi Karyağdı da, Ankara'nın Türkiye ekonomisindeki güçlü konumuna dikkat çekerek, yaklaşık 6 milyon nüfusa sahip kentin ülke nüfusunun yüzde 6,8'ini oluşturmasına rağmen Türkiye ekonomisine yüzde 10,5 katkı sağladığını söyledi. Ankara'nın vergi gelirlerinde İstanbul'un ardından yüzde 10 payla ikinci sırada yer aldığını belirten Karyağdı, kentte yaklaşık 1 milyon 987 bin kayıtlı çalışanın bulunduğunu, bunların yüzde 68'inin işçi, yüzde 22,9'unun memur olduğunu kaydetti. Türkiye'de yalnızca 10 ilin kamu harcamalarından daha fazla kamu geliri ürettiğini ifade eden Karyağdı, şehirlerin ekonomik olarak kendi kendine yeter hale gelmesinin önemine vurgu yaptı. Vergi sistemine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Karyağdı, kurumlar vergisinde tek oranlı yapıya geçilmesi, geçici vergi uygulamasının iki döneme indirilmesi, stopaj yükünün azaltılması ve vergi mevzuatının dijital ekonomiye uygun şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiğini söyledi. Programın devamında Ekonomi Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ'ın moderatörlüğünde, Ankara Sanayi Odası Genel Sekreteri Prof. Dr. Mehmet Cansız, Ankara Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Av. Doç. Dr. Duhan Kalkan ve ODTÜ İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erol Taymaz'ın katılımıyla "Sanayi Paneli" düzenlendi. ASO Genel Sekreteri Prof. Dr. Cansız, Ankara sanayisinin dönüşüm vizyonu, yüksek teknolojili üretime geçiş, nitelikli insan kaynağı ve Ar-Ge ile savunma sanayii ve sivil sektör etkileşimi konularında değerlendirmelerde bulundu. Ekonomi Gazetesi Ankara Haber Müdürü Hüseyin Gökçe'nin moderatörlüğünde gerçekleştirilen Tarım ve Gıda Oturumu'nda ise Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Gülçubuk, Başkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Şahinöz ve Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Caner Koç konuşmacı olarak yer aldı. Programda, OSTİM OSB Başkanı Orhan Aydın, Kamu İhale Kurumu Başkanı Hamdi Güleç, Ankara Defterdarı Yüksel Duman, Ankara YMM Odası Eşbaşkanı Yılmaz Sezer, Anadolu OSB Başkanı Hüseyin Kutsi Tuncay, ATO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Temel Aktay ve Halil İbrahim Yılmaz, Yönetim Kurulu Üyesi Ali İhsan Güçlü ile çok sayıda katılımcı da yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Eklemeli İmalat Pazarı 2033’e Kadar 169 Milyar Dolara Ulaşacak Haber

Küresel Eklemeli İmalat Pazarı 2033’e Kadar 169 Milyar Dolara Ulaşacak

Dijital üretimde yaşanan hızlı dönüşüm, küresel sanayinin üretim, stok ve tedarik zinciri modellerini yeniden tanımlıyor. Kişiselleştirilmiş üretime yönelik artan talep, küresel tedarik zincirlerindeki kırılganlıklar ve sürdürülebilirlik hedefleri, eklemeli imalat teknolojilerini şirketler açısından stratejik bir yatırım alanına dönüştürüyor. Havacılıktan otomotive, sağlık teknolojilerinden savunma sanayii ve mimarlığa kadar geniş bir alanda 3D üretim çözümlerinin kullanımı giderek yaygınlaşıyor. Türkiye, güçlü sanayi altyapısı ve yüksek katma değerli üretim sektörlerinden gelen artan taleple birlikte eklemeli imalat alanındaki konumunu güçlendiriyor. Endüstriyel 3D yazıcılardan ileri malzemelere, yazılım ve tasarım çözümlerinden üretim hizmetlerine kadar genişleyen ekosistem; yerli üretim kabiliyetini artırırken dışa bağımlılığın azaltılmasına da katkı sağlıyor. Savunma sanayii, havacılık, otomotiv ve medikal teknolojilerde karmaşık, hafif ve yüksek performanslı parçaların üretimine duyulan ihtiyaç, 3D üretim çözümlerine yönelik yatırımları hızlandırıyor. Türkiye’nin eklemeli imalat, tasarım ve ileri üretim teknolojilerine odaklanan ilk ve tek ihtisas fuarı EXPO3D İstanbul, 17–19 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Fuarda 100’ün üzerinde katılımcı firma, 120’den fazla marka ve 10 bini aşkın profesyonel ziyaretçinin buluşması hedefleniyor. Yaklaşık 250 milyon dolarlık potansiyel ticaret hacmine katkı sağlaması amaçlanan organizasyon, Yıldız Teknik Üniversitesi’nin katkılarıyla düzenlenecek 5. Uluslararası 3D Baskı ve Eklemeli İmalat Konferansı ile akademik bilgi birikimini sanayinin üretim gücüyle bir araya getirecek. ÜRETİMDE PARADİGMA DEĞİŞİMİ YAŞANIYOR Expo3D İstanbul Fuar Koordinatörü Yıldırım Ünverdi, “Cumhurbaşkanlığımızın yüksek teknoloji odaklı kalkınma vizyonu, Milli Teknoloji Hamlesi kapsamında hayata geçirilen stratejiler ve sanayide dijital dönüşümü destekleyen politikalar, eklemeli imalat teknolojilerinin Türkiye’de daha hızlı yaygınlaşmasının önünü açıyor. Genç ve nitelikli mühendis nüfusu, gelişen sanayi altyapısı ve stratejik coğrafi konumuyla Türkiye, bölgesel bir üretim ve inovasyon merkezi olma yolunda önemli avantajlara sahip. Özellikle savunma sanayii, havacılık, medikal ve otomotiv gibi yüksek katma değerli sektörlerden gelen artan talepler, Türkiye’de eklemeli imalat ve ileri üretim teknolojileri ekosisteminin önümüzdeki dönemde güçlü bir büyüme ivmesi yakalayacağına işaret ediyor” dedi. Ünverdi, eklemeli imalat teknolojilerinin üretim anlayışını kökten değiştirdiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Eklemeli imalat artık yalnızca yeni bir üretim teknolojisi değil; tasarımdan nihai parçaya, bakım ve onarımdan tedarik zinciri yönetimine kadar sanayinin bütün süreçlerini dönüştüren yeni bir üretim paradigmasıdır. Küresel pazarın yıllık yüzde 20’nin üzerinde büyümesi ve 2025 yılındaki 30,5 milyar dolarlık seviyesinden 2033’te yaklaşık 169 milyar dolara ulaşmasının beklenmesi, bu dönüşümün kalıcı ve stratejik bir nitelik taşıdığını açıkça gösteriyor. EXPO3D İstanbul olarak amacımız yalnızca bir fuar düzenlemek değil; yüksek teknoloji üretimini teşvik eden, yeni yatırımların ve nitelikli iş birliklerinin önünü açan, ülkemizin sanayi dönüşümüne somut katkı sağlayan sürdürülebilir bir platform oluşturmaktır. Eklemeli imalat alanındaki yerli üretim kabiliyetini, katma değerli ihracatı ve küresel rekabet gücünü artırarak Türkiye’nin teknoloji üreten ve bölgesine yön veren konumunu güçlendirmeyi; ülkemizin ekonomik ve teknolojik geleceğine kalıcı değer katmayı hedefliyoruz” dedi. Türkiye’nin stratejik konumuna dikkat çeken Ünverdi: “Türkiye; Avrupa, Orta Doğu, Orta Asya ve Kuzey Afrika arasında kurduğu üretim, ticaret ve lojistik bağlantılar sayesinde eklemeli imalat alanında bölgesel ölçekte güçlü bir konuma sahip. Gelişmiş sanayi altyapımız, mühendislik kabiliyetimiz ve yüksek katma değerli sektörlerdeki üretim deneyimimiz, ülkemizi yalnızca teknoloji kullanan değil, teknoloji geliştiren ve ihraç eden bir merkez hâline getiriyor. Önümüzdeki 5–10 yıllık dönemde eklemeli imalatın nihai parça üretimi, bakım ve onarım, hafifletilmiş komponent geliştirme, kişiselleştirilmiş üretim ve dijital tedarik zincirlerindeki etkisi çok daha belirgin hâle gelecek. Bu dönüşüm, yeni sanayi düzeninin ve küresel rekabetin en kritik başlıklarından biri olacak” değerlendirmesinde bulundu. Eklemeli imalat teknolojileri, dijital tasarımların doğrudan üretime aktarılmasını sağlayarak sanayiye hız, esneklik ve tasarım özgürlüğü kazandırıyor. Karmaşık ve hafif parçaların üretilebilmesi, kalıp ihtiyacının azaltılması, düşük adetli üretim ile kişiselleştirilmiş çözümlere olanak tanıması, teknolojinin geleneksel imalat yöntemlerini tamamlayan stratejik bir üretim modeli olarak hızla yaygınlaşmasını sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Trendyol, Üst Üste Üçüncü Kez Türkiye’nin e-ihracat Şampiyonu Haber

Trendyol, Üst Üste Üçüncü Kez Türkiye’nin e-ihracat Şampiyonu

Türkiye’nin lider, dünyanın önde gelen e-ticaret platformu Trendyol, yerli üretici ve KOBİ'leri küresel pazarlara bağlayan e-ihracat altyapısıyla "Made in Türkiye" etiketli ürünleri dünyanın dört bir yanına ulaştırıyor. Trendyol, her gün 200 binden fazla ürünü Avrupa ve Asya’daki 35 ülkede 10 milyonu aşkın müşteriyle buluştururken, büyük bölümü KOBİ'lerden oluşan iş ortaklarının e-ihracat hacmi geçen yıl 1,5 milyar doları aştı. Dünya KOBİ Günü öncesinde, küresel pazarlarda yerli üretimi ve üreticiyi destekleyen bu vizyonuyla Trendyol'un e-ihracattaki başarısı bir kez daha tescillendi. Trendyol, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından gerçekleştirilen “İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni”nde e-ihracat kategorisinde yine zirvede yer alarak, üst üste üçüncü kez "E-İhracat Şampiyonu" oldu. Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve TİM Başkanı Mustafa Gültepe tarafından Trendyol Grubu Başkan Yardımcısı Sinan Cem Şahin’e takdim edilen ödül, platformun Türkiye ekonomisine sağladığı sürdürülebilir katkıyı gözler önüne serdi. "E-ihracat, KOBİ'lerin küresel pazarlara açılmasının en güçlü araçlarından biri" Trendyol Grubu CEO’su Erdem İnan, konuyla ilgili açıklamasında e-ihracatı Türkiye’nin sürdürülebilir büyümesi için stratejik bir kaldıraç olarak gördüklerini ifade ederek şunları söyledi: “Bugün platformumuz üzerinden faaliyet gösteren satıcılarımızın önemli bir bölümünü küçük ve orta ölçekli işletmeler oluşturuyor. Teknoloji, lojistik ve pazarlama gücümüzle bu işletmelerin Türkiye sınırlarının ötesine geçmesini ve yeni müşterilere ulaşmasını sağlıyoruz. Dünya Kobi Günü öncesinde verilen bu anlamlı ödül, e-ihracat gerçekleştiren 120 bini aşkın iş ortağımız, yerli üreticilerimiz ve esnafımızın başarısı. 2025 yılında e-ihracat operasyonlarımızı büyütmek için 1 milyar doların üzerinde bir yatırım gerçekleştirdik. E-ihracat döviz girdisi ve ortaya çıkardığı istihdamla, ülkemizin ekonomisi için kalıcı değer yaratıyor. Türkiye'nin üretim gücüne güveniyoruz; marka bilinirliğini ve kalitesini ispatlayan 'Made in Türkiye' etiketli ürünler yurt dışındaki kullanıcılar tarafından tercih ediliyor. Markalarımızın gücünün yanı sıra Türkiye'nin benzersiz stratejik konumu, sürekli yükselen kültürel etkisi ve turizm, e-ihracatın artmasında ciddi bir avantajı beraberinde getiriyor. Geride bıraktığımız yılda her gün ortalama 200 binden fazla ürünü yurt dışındaki müşterilerimize ulaştırdık ve gelecekte Türkiye'nin e-ihracatta bölgesel bir güç haline gelmesini hedefliyoruz.” Trendyol'un bir e-ticaret platformundan öte Türkiye ekonomisine katkı sunan ve dijital dönüşümünü destekleyen bir ekosistem haline geldiğini belirten İnan, "Dijital çözümlerimiz, erişim gücümüz ve yapay zeka teknolojilerimizle, KOBİ'lerimiz ve yerli üreticilerimizin işlerini büyütmelerine verdiğimiz güçlü desteği sürdüreceğiz. Bütün iş ortaklarımızın Dünya KOBİ Günü'nü kutluyoruz. Geçtiğimiz günlerde açıkladığımız 2025 Sosyoekonomik Etki Raporu, ekosistemimizdeki hareketliliğin üretim, istihdam ve gelir artışıyla geniş bir alana yayıldığını, Trendyol'un her 1 TL'lik faaliyetinin Türkiye ekonomisinde 6,94 TL'lik etki oluşturduğunu ortaya koydu. Toplam etkiyi 7’ye katlayan bu değeri, yerli üreticilerimiz, KOBİ'lerimiz ve esnafımızla birlikte ürettik" dedi. 2022 yılında yerli üretimi e-ihracatla sınır ötesine taşımaya başlayan Trendyol, Türk markalarını Orta ve Doğu Avrupa, Körfez bölgesi ülkeleri ve Azerbaycan'a ulaştırıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bosch Türkiye’de Üst Düzey Atama Haber

Bosch Türkiye’de Üst Düzey Atama

Dünyanın önde gelen teknoloji ve servis sağlayıcılarından Bosch’un Bursa'da bulunan Bosch Rexroth fabrikasında üst düzey bir atama gerçekleşti. Yaklaşık 30 yıldır Bosch Grubu bünyesinde çeşitli görevlerde bulunan Bekir Hastemir, 1 Mayıs 2026 itibarıyla Bosch Rexroth Bursa tesisinin Fabrika Ticari Müdürü oldu. Hastemir’in liderlik edeceği Bosch Rexroth fabrikası, 20 yıldır Bosch’un sanayi teknolojileri sektöründe faaliyet gösteriyor ve tesiste mobil hidrolik ürünler üretiliyor. Bekir Hastemir, son olarak Romanya'nın Cluj şehrinde Mobilite Elektronik alanında üretim yapan Bosch fabrikasında Planlama, Lojistik ve İnovasyondan Sorumlu Başkan Yardımcısı olarak görev yaptı. Hastemir, Bursa’daki Bosch Rexroth fabrikasındaki yeni görevinde; lojistik, mali işler, insan kaynakları, iç iletişim, stratejik planlama ve süreç geliştirme fonksiyonlarının sorumluluğunu üstleniyor. Bosch Grubu’nda yaklaşık 30 yıllık tecrübe Bosch’ta kariyeri boyunca, Almanya, Türkiye, Çin, Güney Kore ve Romanya’da sorumluluklar üstlenen Bekir Hastemir, Almanya Kempten Uygulamalı Bilimler Üniversitesi İşletme Bölümü’nde Lojistik ağırlıklı eğitim aldı. Hastemir, kariyerine 1997 yılında Almanya'da SAP Lojistik Proje Lideri olarak başladı. 2004-2009 yılları arasında dünya çapındaki SAP yaygınlaştırma projelerinde yönetici olarak görev alan Hastemir, 2010-2013 yılları arasında Güney Kore'de Lojistik Direktörü olarak görev yaptı. 2013-2018 yılları arasında Türkiye'de, Bursa Güç Çözümleri fabrikasında Lojistik Direktörlüğü görevini yürüten Hastemir, ardından 2018-2023 yılları arasında Çin'de Lojistik ve İnovasyon Süreçlerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı olarak çalıştı. 2023 yılından itibaren Romanya'nın Cluj şehrinde aynı unvanla görev yapan Hastemir, uluslararası alanda edindiği tecrübeyi Mayıs 2026 itibarıyla Bursa'ya taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Borusan Port Küresel Lojistik Sektörüyle Breakbulk Europe’da Buluştu Haber

Borusan Port Küresel Lojistik Sektörüyle Breakbulk Europe’da Buluştu

Borusan Port, Hollanda’nın Rotterdam şehrinde düzenlenen Breakbulk Europe 2026 Fuarı’nda, Borusan Heavy ve Borusan Chartering iş birimleriyle birlikte yer aldı. Fuar süresince Borusan Port, liman işletmeciliği, dökme yük elleçleme ve lojistik operasyonlarındaki uzmanlığını, entegre hizmet modelini ve operasyonel kabiliyetlerini uluslararası paydaşlarla paylaştı. Ayrıca mevcut iş ortakları ve potansiyel müşterilerle yeni iş modelleri ve iş birlikleri üzerine verimli görüşmeler gerçekleştirdi. Borusan Port Genel Müdürü Hamdi Erçelik, fuardaki faaliyetlerine ve vizyonlarına ilişkin şu açıklamalarda bulundu: “Proje kargo lojistiği alanında; liman operasyonları, chartering ve ağır vasıta karayolu taşımacılığını kapsayan uçtan uca çözümlerimizle sektördeki yetkinliğimizi ortaya koyuyoruz. Sahip olduğumuz ileri mühendislik kabiliyetleri ve geniş ekipman altyapısıyla, özellikle rüzgar enerjisi ekipmanları ile petrol ve doğal gaz boru hattı projelerinde ulusal pazardaki lider konumumuzu güçlendiriyoruz. Dijitalleşme vizyonumuz çerçevesinde; yapay zeka destekli rota ve saha optimizasyonlarını halihazırda kullanıyoruz. Bununla birlikte, gelecek hedeflerimiz arasında yer alan özel 5G yatırımıyla gerçek zamanlı verilere dayanan dijital ikiz uygulamasına geçmeyi ve dinamik optimizasyon imkanlarını devreye almayı planlıyoruz. Yeşil dönüşüm ve elektrifikasyon süreçleri ise stratejik yol haritamızın temel odak noktalarını oluşturmayı sürdürüyor." Borusan Port’un fuardaki önemli gündem başlıklarından biri de dijital dönüşüm ve sürdürülebilirlik alanındaki çalışmaları oldu. Akıllı liman uygulamaları ve teknoloji yatırımlarıyla operasyonel süreçlerde verimliliği artırmayı hedefleyen Borusan Port, müşteri deneyimini geliştirmeye yönelik projelerinin yanı sıra çevre dostu uygulamaların yaygınlaştırılmasını ön planda tutuyor. Borusan Port, Borusan Heavy ve Borusan Chartering iş birimleri; liman operasyonlarından dökme yük hizmetlerine ve deniz taşımacılığına kadar uzanan geniş hizmet ağıyla müşterilerine uçtan uca, entegre ve koordineli çözümler sunmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DHL Express Türkiye’den Küresel Pazarlara Açılmak İsteyen İşletmelere Yeni Rehber: DHL Discover Haber

DHL Express Türkiye’den Küresel Pazarlara Açılmak İsteyen İşletmelere Yeni Rehber: DHL Discover

DHL Express Türkiye, lojistik iş ortağı olarak hizmet verdiği müşterilerine sunduğu uluslararası danışmanlık hizmeti ve bilgi birikimiyle bir yandan küresel pazarlardaki fırsatları değerlendirmelerine diğer yandan da işlerini büyütmelerine yardımcı olmaya devam ediyor. Bu kapsamda, geçtiğimiz günlerde kullanıma sunulan DHL Discover Platformu, küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ'lerin) tedarik zincirlerini optimize etmelerine ve uluslararası pazarlardaki erişimlerini genişletmelerine yardımcı olmak amacıyla tasarlanan bir rehber görevi üstleniyor. DHL tarafından Türkçe dilinde hazırlanan, resmi bir çevrimiçi bilgi platformu ve kaynak merkezi olan “Discover” küresel iş dünyası profesyonellerine, e-ticaret işletmelerine ve lojistik sektöründeki paydaşlara uzman görüşleri, sektörel trendler ve uygulamaya yönelik içerikler sunuyor. Pazar içgörüleri, gümrük süreçleri, e-ticaret trendleri, sınır ötesi satış stratejileri ve operasyonel ipuçları barındıran platform; sadece bilgilendirici makalelerle sınırlı kalmayıp işletmelerin hedef pazarlarındaki lokal tüketici davranışlarından ülkelerin yasal mevzuatlarına, lojistik maliyet optimizasyonundan makroekonomik analizlere kadar geniş bir yelpazede pratik çözümler ve büyüme rehberleri sağlıyor. Discover ile KOBİ'ler ve e-ticaret girişimleri, ihracat potansiyellerini güçlendiriyor KOBİ'ler ve e-ticaret girişimleri, Discover sayesinde DHL Express Türkiye’nin küresel lojistik ağından süzülen büyük veri analizlerine ve uzman görüşlerine ücretsiz olarak erişebiliyor. Bu sayede işletmeler ihracat potansiyellerini en üst seviyeye çıkarırken, operasyonel riskleri minimize edebiliyor ve uluslararası arenada dev markalarla rekabet edebilecek stratejik içgörülere sahip oluyor. Aynı zamanda bu platformda bulunan entegre bir form aracılığıyla kullanıcılar kendi bilgilerini girerek doğrudan DHL Express Türkiye’den yeni bir müşteri hesabı talep edebiliyor ve küresel sevkiyatlarında kendilerine sunulan özel avantajlardan faydalanabiliyor. DHL Express müşterilerinin yanı sıra küresel pazarlara açılmak ve ihracat potansiyelini güçlendirmek isteyen tüm kuruluşların ve bireylerin kullanımına açık olan Discover Platformuna, https://www.dhl.com/discover/tr-tr adresi üzerinden veya arama motorlarında DHL Discover araması yapılarak ulaşılabiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hazır Beton Sektöründe Denge Arayışı Devam Ediyor Haber

Hazır Beton Sektöründe Denge Arayışı Devam Ediyor

2026 yılının ikinci çeyreğinde mayıs ayı verileri, ekonomik beklentilerde sınırlı bir iyileşme olsa da sahadaki gerçek faaliyetlerin yıllık bazda baskı altında kaldığını ortaya koydu. Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) her ay açıkladığı Hazır Beton Endeksi ile Türkiye'de inşaat sektörü ve bağlantılı imalat ve hizmet sektörlerindeki mevcut durumu ve beklenen gelişmeleri ortaya koymaktadır. İnşaat sektörünün en temel girdilerinden biri olan ve aynı zamanda üretiminden sonra kısa bir süre içerisinde stoklanmadan inşaatlarda kullanılan hazır betonla ilgili bu Endeks, inşaat sektörünün büyüme hızını ortaya koyan öncü bir göstergedir. Hazır Beton Endeksi 2026 Mayıs Ayı Raporu'na göre tüm endeksler 2025 yılının büyük bölümünde eşik değerin altında dalgalı bir seyir izledikten sonra, yılın son çeyreğinde sınırlı bir toparlanma eğilimi göstermiş, ancak 2026 ocak ayında bu toparlanma yerini yeniden zayıflamaya bırakmıştır. Şubat ayında tekrar toparlanma çabası ve mart ayındaki dalgalı seyrin ardından, nisan ayında gözlenen kısmi iyileşme eğilimi mayıs ayında yerini daha zayıf bir görünüme bırakmıştır. Güven Endeksi, nisan ayındaki sınırlı toparlanmanın ardından mayıs ayında yeniden aşağı yönlü bir hareket sergilemiştir. Endeks, eşik değerin (100,00) altında kalmaya devam etse de son aylardaki iyileşme eğilimini koruyamamış ve sektörde güven algısının henüz kalıcı bir toparlanma aşamasına ulaşmadığını göstermiştir. Bu görünüm, belirsizliklerin hâlen sürdüğüne ve beklentilerin temkinli seyrettiğine işaret etmektedir. Faaliyet Endeksi ise mayıs ayında, Kurban Bayramı tatilinin etkisiyle nisan ayındaki görece güçlü seviyesini koruyamamış ve yeniden zayıflama eğilimi göstermiştir. Endeksin eşik değerinin altında kalması, sektörde faaliyetin henüz bir genişleme ivmesi kazanamadığını ortaya koymaktadır. Mayıs ayındaki resmî tatil yoğunluğu dikkate alındığında, bu gerilemenin bir kısmının takvim etkisinden kaynaklandığı ve sektördeki hareketliliğin sınırlı kaldığı söylenebilir. Beklenti Endeksi, mart ayında başlayan yükseliş eğilimini nisan ayında korumuş olsa da mayıs ayında gerilemiştir. Bu gerileme, sektör oyuncularının önümüzdeki döneme ilişkin iyimserliğinde bir miktar zayıflamaya işaret etmektedir. Bununla birlikte, endeks değerinin negatif ancak diğerlerinden yüksek olması, beklenti de tamamen olumsuz değil ama ihtiyatlı bir görünümün öne çıktığını ortaya koymaktadır. Alt endekslerdeki bu gerilemenin etkisiyle, Hazır Beton Endeksi de mayıs itibarıyla nisan ayına kıyasla daha temkinli bir zemine oturmuştur. Bu nedenle mayıs ayı, kısa süreli bir toparlanma çabasının ardından yeniden denge arayışının öne çıktığı bir dönem olarak değerlendirilebilir. Geçen yılın aynı ayına göre bakıldığında, mayıs ayında yıllık değişimler incelendiğinde, endekslerin genel olarak zayıf bir görünüm sergilediği görülmektedir. Beklenti Endeksi %0,1 oranında sınırlı artış kaydederek pozitif bölgede kalırken, Güven Endeksi %0,2 oranında yükselerek kısmen daha güçlü bir iyileşme göstermiştir. Buna karşılık, Hazır Beton Endeksi %0,6 ve Faaliyet Endeksi %2,1 oranında gerileyerek yıllık bazda negatif ayrışmıştır. Özellikle Faaliyet Endeksi'ndeki düşüş, sektörde reel hareketliliğin, bayramın da etkisiyle geçen yılın aynı dönemine göre belirgin biçimde zayıfladığını ortaya koymaktadır. 2026 yılının ikinci çeyreğinde mayıs ayı verileri, sektörün yıllık bazda karmaşık ama genel olarak zayıf bir görünüm içinde olduğunu göstermektedir. Beklenti ve güven tarafında sınırlı pozitif seyir korunmakla birlikte, Faaliyet ve Hazır Beton Endekslerindeki gerileme, sektördeki canlanmanın henüz yaygın ve kalıcı bir ivme kazanamadığına işaret etmektedir. Bu tablo, ekonomik beklentilerde sınırlı bir iyileşme olsa da sahadaki gerçek faaliyetlerin yıllık bazda baskı altında kaldığını göstermektedir. Raporun sonuçlarını değerlendiren Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, "2026 yılının ikinci çeyreğinde mayıs ayı verileri, sektörün yıllık bazda karmaşık ama genel olarak zayıf bir görünüm içinde olduğunu göstermektedir. Güven ve Beklenti endekslerinde sınırlı iyileşme görülürken, Faaliyet ve Hazır Beton Endekslerindeki gerileme, sektördeki hareketliliğin henüz güçlü ve kalıcı bir toparlanma sürecine girmediğine işaret etti." dedi. İnşaat sektörüyle ilgili değerlendirmelerde bulunan THBB Başkanı Yavuz Işık, "Türk inşaat sektörü açısından yılın geri kalan kısmında performansı etkileyecek en önemli gelişme ABD-İran savaşının sona ermesidir. Muhtemel bir anlaşma, Türkiye inşaat sektörü açısından makroekonomik ve sektörel düzeyde olumlu yansımalar doğurabilecek bir durum olarak değerlendirilmektedir. Jeopolitik risk priminin azalmasıyla birlikte enerji fiyatlarında sağlanabilecek görece istikrar, başta demir-çelik, çimento ve lojistik olmak üzere temel girdi maliyetlerinin daha öngörülebilir bir seyir izlemesine katkı sağlayacaktır. Ayrıca bölgesel normalleşme sürecinin, özellikle Körfez ülkeleri kaynaklı doğrudan yabancı yatırımları teşvik ederek konut, altyapı ve ticari gayrimenkul alanlarında talep artışına yol açması beklenmektedir. Bunun yanı sıra söz konusu olumlu etkilerin büyüklüğü; küresel finans koşulları, Türkiye'nin iç makroekonomik dengeleri ve finansman maliyetlerinin seyri gibi değişkenlere bağlı olarak farklılık gösterebilecektir." dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.