Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Lojistik

Kapsül Haber Ajansı - Lojistik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Lojistik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Lojistik Sektörünü Buluşturan LOGISTECH Kapılarını Açtı Haber

Lojistik Sektörünü Buluşturan LOGISTECH Kapılarını Açtı

İzmir’in limanları, güçlü sanayi ve ticaret altyapısı ile kara, demir ve hava yolu bağlantılarının sunduğu lojistik olanakların paydaşlarla buluşacağı LOGISTECH – 5. Uluslararası Lojistik, Depolama ve Teknolojileri Fuarı kapılarını açtı. LOGISTECH, 7-9 Ekim tarihleri arasında Fuar İzmir’de sektör profesyonellerini bir araya getirecek. Altyapının yeni iş birlikleri ve ticari bağlantılara dönüşmesine katkı sağlaması hedeflenen LOGISTECH'in açılışında İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, İzmir Ticaret Odası Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, oda, dernek ve sivil toplum kuruluşlarının başkanları ile temsilcileri, lojistik sektörünün önemli paydaşları yer aldı. Cumalıoğlu: Geniş bir ekosistemi bir araya getiriyoruz İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, “Lojistik artık bir ürünün bir noktadan diğerine taşınmasından çok daha fazlasını ifade ediyor. İzmir ise bu alanda çok güçlü bir geçmişe ve potansiyele sahip. 8 bin 500 yıllık tarihi boyunca limanıyla, ticaretiyle ve üretimiyle dünyaya açık olmuş bir kentten söz ediyoruz. LOGISTECH'i hayata geçirirken çıkış noktamız tam olarak buydu: İzmir'in sahip olduğu bu lojistik, üretim ve ihracat gücünü ulusal ve uluslararası ölçekte güçlü bir ticaret platformuna dönüştürmek. 2022 yılında yaklaşık 100 katılımcı ve 6 bin ziyaretçiyle başladığımız LOGISTECH, bugün beşinci yılında alan olarak yaklaşık üç kat büyümüş durumda. Ancak bizim için bir fuarın başarısı, yalnızca metrekare, katılımcı ya da ziyaretçi sayısıyla ölçülmüyor. Asıl önemli olan; burada yeni ticari ilişkilerin kurulması, iş birliklerinin doğması ve firmalarımızın fuardan somut bir değerle ayrılması. Bu anlayışla LOGISTECH'te karayolu, denizyolu, demiryolu ve havayolu taşımacılığından liman işletmeciliğine; depolamadan dijital teknolojilere kadar sektörün geniş bir ekosistemini bir araya getiriyoruz” dedi. Hedef: Lojistik sektörünü ve uluslararası iş dünyasını aynı platformda buluşturmak Uluslararası bağlantıları fuara taşıdıklarını söyleyen Cumalıoğlu, “İZFAŞ olarak yıllardır şuna inanıyoruz; bir fuar, sektöründen bağımsız büyüyemez. Fuarı sektörle birlikte geliştirirseniz, sektör güçlendikçe fuar, fuar güçlendikçe de sektör büyür. LOGISTECH için de hedefimiz tam olarak bu. İzmir'in ve Ege'nin üretim gücünü, ihracatçısını, lojistik sektörünü ve uluslararası iş dünyasını aynı platformda daha güçlü biçimde buluşturmak istiyoruz” dedi. 19 yabancı firma yer alıyor Kara, deniz ve hava yolu taşımacılığından liman ve antrepo işletmeciliğine, soğuk zincir ve depolamadan otomasyon, yapay zeka ve yeni nesil dijital lojistik teknolojilerine kadar sektörün farklı alanlarından firmalar, 7-9 Ekim tarihleri arasında Fuar İzmir’de yer alacak. LOGISTECH, ihracatçı firmalar, satın alma karar vericileri ve uluslararası sektör temsilcileri için de yeni iş fırsatları sunacak. Fuar kapsamında gerçekleştirilecek ikili iş görüşmeleriyle ticari bağlantıların geliştirilmesi ve yeni iş birliklerinin kurulması hedefleniyor. Uluslararası katılımın her yıl arttığı fuarda; Japonya, İspanya, Birleşik Arap Emirlikleri, Çin, Tayland, Vietnam, Azerbaycan’dan toplam 19 yabancı firma yer alıyor. Sergiler ve atölyeler de ziyaretçileri bekliyor Fuar kapsamında sektör buluşmalarının yanı sıra farklı etkinlikler de düzenlenecek. “Logistech Art of the Sea” ve “Culture of Logistics” sergileri fuar boyunca ziyaret edilebilecek. İzmir Büyükşehir Belediyesi Meslek Fabrikası tarafından düzenlenecek Barista Atölyesi’nde kahve çekirdeğinin tarladan fincana uzanan yolculuğu, farklı demleme teknikleri ve aroma profilleri ele alınacak. Fuar alanında, ayrıca, sürüş simülasyonu gibi farklı etkinliklerle ziyaretçilere interaktif bir deneyim sunulacak. LOGISTECH, 7-9 Ekim tarihleri arasında Fuar İzmir’de, 10.00 - 18.00 saatlerinde sektör profesyonellerini ağırlayacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hyundai, STARIA Cargo İle Elektrikli Hafif Ticari Araç Segmentinde Yeni Bir Standart Belirliyor Haber

Hyundai, STARIA Cargo İle Elektrikli Hafif Ticari Araç Segmentinde Yeni Bir Standart Belirliyor

Hyundai Motor Avrupa, işletmeler ve profesyonel kullanıcılar için gelişmiş elektrikli performansı günlük kullanım kolaylığıyla birleştirmek üzere tasarlanan tamamen elektrikli hafif ticari araç STARIA Cargo’yu tanıtıyor. Avrupalı müşterilerin beklentilerini karşılamak üzere geliştirilen STARIA Cargo, 450 kilometreye varan WLTP menzili sunuyor. 800 voltluk elektrik mimarisi sayesinde yüzde 10’dan yüzde 80’e 20 dakikada şarj olarak segmentinde öncü bir performans sergiliyor. 160 kW (218 PS) gücündeki elektrik motoru güçlü bir performans sunarken, 1.040 kg taşıma kapasitesi, 2.000 kg çekme kapasitesi ve üç paletlik yük alanı çok çeşitli profesyonel kullanım ihtiyaçlarını karşılıyor. Kapsamlı Hyundai SmartSense sürüş destek teknolojileri de günlük kullanımda güveni ve kolaylığı artırıyor. Hyundai’nin kendini kanıtlamış elektrikli araç teknolojisini binek otomobil benzeri sürüş özellikleri ve konforla birleştiren STARIA Cargo, günlük ticari operasyonların gereksinimlerini karşılamak ve profesyonel kullanıcılar için elektrikli mobiliteye geçişi daha pratik hale getirmek üzere tasarlandı. Hyundai Motor Avrupa Başkanı ve CEO’su Xavier Martinet, “İşletmeler, elektrifikasyon ile verimlilik arasında seçim yapmak zorunda kalmamalı. STARIA Cargo’yu tam da bu nedenle geliştirdik. Model, 450 km menzili ve 800 voltluk mimarisinin sağladığı ultra hızlı şarjı, profesyonel müşterilerin her gün ihtiyaç duyduğu taşıma, çekme ve yük alanı kapasitesiyle birleştiriyor. Sonuç, Avrupalı kullanıcıların ihtiyaçları etrafında şekillenen tamamen elektrikli bir hafif ticari araç” dedi. Hyundai STARIA Cargo’nun öne çıkan özellikleri: Daha yüksek operasyonel verimlilik için ultra hızlı şarj: 800 voltluk mimari, yüzde 10’dan yüzde 80’e 20 dakikada şarj imkânı sunarak aracın kullanım dışı kaldığı süreyi en aza indiriyor ve kullanım verimliliğini artırıyor.Üst düzey elektrikli performans: 450 km’ye varan menzil (WLTP), 160 kW (218 PS) güç ve 2.000 kg çekme kapasitesi, işletmelerin ihtiyaçlarını taviz vermeden karşılıyor.Avrupa’daki ticari kullanıma özel tasarım: N1 tip onayına sahip üç koltuklu panelvan; geniş yük alanına kolay erişim, düşük yükleme yüksekliği ve günlük kullanımda dayanıklılık sunuyor.Yandan yükleme imkânı ve üç Euro palet kapasitesi sunan geniş yük alanı, gerçek lojistik ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde tasarlandı.Kapsamlı Hyundai SmartSense güvenlik sistemleri, şehir içi ve otoyol sürüşlerinde sürücünün güvenini destekliyor.Dijital kokpite sahip gelişmiş ccNC bilgi-eğlence sistemi, işletmeler ve profesyoneller için sezgisel kullanım ve bağlantı özellikleri sunuyor.Araçtan elektrikli cihazlara enerji aktarımı (V2L) özelliği, mobil çalışma imkânı ve çalışma sahasında ek esneklik sağlıyor. STARIA Cargo’yu elektrikli hafif ticari araç segmentinde güçlü bir seçenek haline getiren nedir? STARIA Cargo, Hyundai’nin kendini kanıtlamış elektrikli araç teknolojisini profesyonel kullanıma yönelik geliştirilen yeteneklerle birleştiriyor. Modelin sunduğu avantajlar, günlük ticari operasyonları doğrudan etkileyen beş alana odaklanıyor: MenzilŞarj hızıYük taşıma kapasitesiPerformansSürüş destek sistemleri STARIA Cargo ne kadar hızlı şarj oluyor? Şarj hızı, hafif ticari araç kullanıcıları için kritik bir unsur. STARIA Cargo’nun 800 voltluk elektrik mimarisi, ideal DC ultra hızlı şarj koşullarında bataryanın yüzde 10’dan yüzde 80’e yalnızca 20 dakikada şarj edilmesini sağlıyor. Bu özellik, elektrikli hafif ticari araç segmentinde yeni bir standart belirliyor. STARIA Cargo’nun yüksek menziliyle birlikte aracın kullanım dışı kaldığı süreyi en aza indiriyor ve işletmelerin verimliliğini artırmasına yardımcı oluyor. İşletme tesislerinde ve gece boyunca şarj için sunulan 11 kW araç içi AC şarj ünitesi ise günlük kullanım için ideal bir çözüm oluşturuyor. STARIA Cargo zorlu profesyonel kullanım ihtiyaçlarını nasıl karşılıyor? STARIA Cargo, geniş yük kapasitesini kolay erişimle birleştiren, N1 tip onayına sahip üç koltuklu bir panelvan olarak pazara sunuluyor. Model, 1.040 kg taşıma kapasitesi, 2.000 kg frenli römork çekme kapasitesi ve üç paletlik yük alanı sunuyor. Her iki yandaki sürgülü kapılar yük alanına iki taraftan erişim sağlarken, arkadan erişim ve düşük yükleme yüksekliği günlük operasyonlarda yükleme ve boşaltmayı kolaylaştırıyor. Çelik bir bölme, kabini yük bölümünden ayırırken geniş açılan arka kapılar yük alanına kolay erişim sunuyor. Profesyonel kullanım için tasarlanan STARIA Cargo, yük altında da güçlü performans sergiliyor. Elektrikli güç aktarma sistemi, sessiz çalışma ve düşük titreşim sağlayarak uzun çalışma saatlerinde ve sık dur-kalk yapılan sürüşlerde sürücü konforunu artırıyor. Hyundai ayrıca STARIA Cargo için üç yıllık garanti paketi sunarak profesyonel müşterilere ek güvence sağlıyor ve aracın ilk kullanım yıllarında daha fazla öngörülebilirlik sunuyor. STARIA Cargo hangi donanım seçeneklerini sunuyor? Hyundai, Avrupa genelindeki yerel işletme müşterilerinin ihtiyaçlarına uygun dönüşüm çözümleri sunmak için iş ortaklarıyla çalışıyor. Şirket, gelecekte Avrupa’nın farklı pazarlarında Hyundai bayileri aracılığıyla sunulabilecek standartlaştırılmış dönüşüm çözümlerini de değerlendiriyor. Böylece müşterilere daha tutarlı ve kolay bir deneyim sunulması hedefleniyor. Konuyla ilgili daha fazla bilgi ilerleyen dönemde paylaşılacak. STARIA Cargo nasıl bir performans sunuyor? STARIA Cargo, 160 kW (218 PS) gücünde bir elektrik motoruyla donatılıyor. 350 Nm torkla birlikte hem şehir içinde hem de otoyolda güven veren bir performans sunuyor. Uygun koşullarda 184 km/saate ulaşan maksimum hızı da modelin güçlü sürüş performansını vurguluyor. STARIA’nın binek versiyonunun mimarisinden geliştirilen panelvan, binek otomobil benzeri sürüş özellikleri ve konfor sunuyor. STARIA Cargo’nun yetenekleri hız ve hızlanmanın ötesine geçiyor. Zorlu profesyonel kullanım için tasarlanan model, yük taşıma ve çekme kapasitesini elektrikli güç aktarma sisteminin akıcı ve rafine karakteriyle birleştiriyor. Ağır yük taşırken veya römork çekerken bile güven veren performans, hızlı tepki veren hızlanma ve binek otomobil benzeri konfor sunuyor. STARIA Cargo’nun, 1.040 kg’lık maksimum yükünü taşırken dahi teknik olarak 2.000 kg’a kadar römork çekebilmesi, profesyonel kullanıcılara olağanüstü esneklik sağlıyor. STARIA Cargo güvenliği ve sürücünün güvenini nasıl destekliyor? STARIA Cargo, her koşulda güvenli kullanımı desteklemek üzere tasarlanan kapsamlı Hyundai SmartSense güvenlik ve gelişmiş sürüş destek sistemleriyle donatılıyor. Önden Çarpışma Önleme Asistanı, Şeritte Kalma Asistanı, Şerit Takip Asistanı, Dur-Kalk Özellikli Akıllı Hız Sabitleyici, Kör Nokta Çarpışma Önleme Asistanı, geri görüş kamerası ile ön ve arka park sensörleri standart olarak sunuluyor. STARIA Cargo teknolojiyi günlük profesyonel kullanıma nasıl entegre ediyor? STARIA Cargo, 12,3 inç dokunmatik ekran ve dijital gösterge panelini içeren Hyundai’nin Bağlantılı Araç Navigasyon Kokpiti (ccNC) ile donatılıyor. Sistem, temel araç işlevlerine sezgisel erişim sağlıyor. Bağlantılı özellikler; uzaktan araç yönetimi, şarj durumunun takibi ve iklimlendirme kontrolünü destekliyor. Araçtan elektrikli cihazlara enerji aktarımı (V2L) özelliği, 3,5 kW gücüyle hem araç dışında hem de yük alanındaki iç priz üzerinden kullanılabiliyor. Kullanıcıların harici elektrikli cihazlara doğrudan araçtan enerji sağlamasına olanak tanıyan bu özellik, günlük kullanım esnekliğini artırıyor. STARIA Cargo, Paris Otomobil Fuarı’nda yer alacak. STARIA Cargo, Paris Otomobil Fuarı’nın basın gününde tanıtılarak basın mensuplarına Hyundai’nin yeni tamamen elektrikli hafif ticari aracını yakından deneyimleme fırsatı sunacak. STARIA Cargo ne zaman satışa sunulacak? STARIA Cargo, pazara bağlı olarak 2026 yılının ikinci yarısında satışa sunulacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kızılay Lojistik’ten Dijital Dönüşüm İçin Yeni İş Birliği Haber

Kızılay Lojistik’ten Dijital Dönüşüm İçin Yeni İş Birliği

Kızılay Lojistik, depo operasyonlarının dijital dönüşümü için Çözüm Teknoloji ile Axata/WM Depo Yönetim Sistemi projesini hayata geçiriyor. Kızılay Teknoloji’nin desteğiyle yürütülen proje, depo süreçlerinin daha etkin ve izlenebilir şekilde yönetilmesini sağlıyor. Kızılay Lojistik Genel Müdürlüğünde Kızılay Yatırım Grup Başkanı Şevki Uyar, Çözüm Teknoloji Genel Müdürü Özcan Öztürk ve Kızılay Teknoloji Genel Müdürü Fatih Türkoğlu’nun katılımıyla imzalanan anlaşmayla, Türk Kızılay’ın dernek, fabrika ve üretim depolarındaki operasyonlar, Kızılay’a özgü sistem altyapısı ve belirlenen standartlar çerçevesinde yönetiliyor. AFAD ile iş birliği içinde yürütülen depo süreçleri de Türk Kızılay kalite standartlarıyla destekleniyor. Projenin ilk pilot uygulaması 1 Kasım’da devreye alınıyor. Depo süreçleri uçtan uca dijitalleşiyor Axata/WM Depo Yönetim Sistemi projesiyle ürünlerin depoya kabulünden sevkiyatına kadar tüm süreçler dijital ortamda yürütülüyor. Mal kabul, barkodlama, adresleme, yerleştirme, stok yönetimi, FIFO/FEFO uygulamaları, lot ve seri numarası takibi, ikmal, sipariş toplama, paketleme, sevkiyat, sayım ve raporlama gibi operasyonlar tek bir platform üzerinden yönetiliyor. WMS sistemi, SAP ERP sistemiyle entegre çalışarak depo operasyonları ile kurumsal kaynak planlama süreçleri arasında kesintisiz veri akışı sağlıyor. Yeni sistem stok doğruluğunu artırıyor, operasyonel hataları azaltıyor, depo alanı ve iş gücünün daha verimli kullanılmasını ve işlemlerin hızlanmasını sağlıyor; yöneticilere anlık, güvenilir ve karşılaştırılabilir veriler sunuyor. Proje ilk aşamada Türk Kızılay’ın dernek, fabrika ve üretim depolarında hayata geçiriliyor. AFAD ile iş birliği içinde yürütülen depo süreçleri ise Türk Kızılay kalite standartlarıyla destekleniyor. Kızılay’ın sistem altyapısı ve belirlenen süreç ve veri standartları doğrultusunda yürütülen proje; saha analizleri, entegrasyon, pilot uygulama ve kademeli yaygınlaştırma adımlarıyla ilerliyor. “Depo operasyonlarımızı dijital altyapıyla daha güçlü hale getiriyoruz” Kızılay Yatırım Grup Başkanı Şevki Uyar, yeni sistemle depo operasyonlarında verimlilik ve izlenebilirliği artırmayı hedeflediklerini belirterek şunları söyledi: “Axata/WM projesiyle farklı lokasyonlardaki depo operasyonlarımızı sistem altyapımız ve belirlediğimiz standartlar doğrultusunda yönetiyor, stoklarımızı gerçek zamanlı izliyoruz. SAP ERP sistemimizle entegre çalışan bu yapı, depo süreçlerindeki veri akışını da güçlendiriyor. Bu altyapı, özellikle afet ve acil durumlarda kritik malzemelerin hangi noktalarda bulunduğunu anlık olarak görmemizi ve ihtiyaç duyulan sevkiyatları hızlı ve doğru şekilde gerçekleştirmemizi sağlıyor. Böylece depo süreçlerimizi daha verimli yönetirken afet lojistiği kapasitemizi de güçlendiriyoruz.” Lojistik gücünü ihtiyaç duyulan her noktada değere dönüştüren Kızılay Lojistik, Türk Kızılay’ın insani yardım ve sosyal hizmet çalışmalarına kaynak sağlamaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tavuk Dünyası’ndan Gebze’ye 20,5 Milyon Dolarlık Yatırım Haber

Tavuk Dünyası’ndan Gebze’ye 20,5 Milyon Dolarlık Yatırım

Türkiye’de yeme-içme sektörünün en büyük restoran zincirlerinden biri olan Tavuk Dünyası, büyüme stratejisinin önemli adımlarından biri olan Gebze Üretim Tesisini faaliyete geçirdi. 10.200 metrekare arazi üzerine kurulu tesis için yaklaşık 20,5 milyon dolarlık yatırım gerçekleştiren Tavuk Dünyası, Gebze ile üretimi ve lojistik operasyonlarını Marmara Bölgesi’ne yaklaştırdı. Ankara’daki ilk tesisle birlikte toplam 19 bin metrekarelik üretim alanına ulaşan Tavuk Dünyası, bu yatırımla mevcut operasyonel kapasitesini güçlendirirken gelecekteki büyüme hedefleri için de önemli bir altyapı oluşturdu. Yeni tesis, Tavuk Dünyası’nın restoran ağı büyürken lezzet ve kalite standartlarını koruma, tedarik sürekliliğini destekleme ve ürünleri restoranlarına daha kısa sürede ulaştırma hedeflerine hizmet ediyor. Ankara ve Gebze tesisleriyle birlikte 800 restorana kadar hizmet verebilecek kapasiteye ulaşan marka, gelecekteki büyüme ihtiyaçları için de güçlü bir altyapı oluşturdu. Bugün Türkiye’nin 59 şehrinde 343 restoran ile misafirlerine ulaşan Tavuk Dünyası, 2026 yılının ilk 9 ayında 17 yeni restoran açtı. Yıl sonuna kadar yeni restoran açılış sayısını 25’e çıkararak toplam restoran sayısını 350’nin üzerine taşımayı hedefleyen marka, 2027’de de 30’dan fazla yeni restoran açmayı planlıyor. Tavuk Dünyası & Dürümle Grup CEO’su Volkan Mumcu, Gebze yatırımını şöyle değerlendirdi: “Türkiye’de kârlı ve sürdürülebilir büyümemizi desteklemek için üretim ve lojistik altyapımızı geliştiriyoruz. Gebze yatırımı bu stratejinin somut adımlarından biri. İşimizin yaklaşık yüzde 55’inin bulunduğu Marmara Bölgesi’nde üretimi talebe yaklaştırırken, Ankara ve Gebze tesislerimizle birlikte gelecekte ihtiyaç duyacağımız kapasiteyi bugünden oluşturuyoruz. Restoran ağımızı büyütürken lezzet ve kalite standartlarımızı korumayı odağımıza alıyoruz. Gebze’yi aynı zamanda bölgeye istihdam sağlayan ve nitelikli iş gücünü destekleyen önemli bir yatırım olarak görüyoruz.” Gebze’de istihdam 105 kişiye ulaşacak Gebze Üretim Tesisi’nde bugün 69 kişiye doğrudan istihdam sağlayan Tavuk Dünyası, 2026 sonuna kadar bu sayıyı 105’e çıkarmayı hedefliyor. Tesiste bugün yüzde 26 seviyesinde bulunan kadın çalışan oranının da yakın dönemde yüzde 44’e çıkarılması planlanıyor. Şirket, yerel tedarikçi ve hizmet sağlayıcılardan gerçekleştireceği alımlarla bölge ekonomisine katkı sağlamayı amaçlıyor. Üretimden restorana gıda güvenliği Gebze tesisinde, Türkiye’nin en büyük tavuk eti üreticilerinden tedarik edilen göğüs ve but etleri Tavuk Dünyası’na özel reçetelerle 12–14 saat marine ediliyor. Ardından paketlenen ürünler, restoranların ihtiyaçlarına göre soğuk zincir korunarak sevk ediliyor. Üretimin Marmara’daki restoranlara yaklaşmasıyla uzun mesafeli ürün hareketinin azaltılması hedefleniyor. Tavuk Dünyası, Gebze tesisinde de Ankara üretim tesisinde uyguladığı gıda güvenliği ve kalite standartlarını hayata geçiriyor. BRCGS, IFS, HALAL, ISO 9001, ISO 14001 ve ISO 22000 sertifikasyonlarına sahip Ankara tesisindeki yapının Gebze’de de oluşturulması planlanıyor. Ham madde girişinden sevkiyata kadar ürün izlenebilirliği sağlanırken, soğuk zincir süreçleri mal kabulden restoran teslimine kadar dijital sistemlerle takip ediliyor. Tedarikçiler risk analizlerine göre düzenli olarak denetleniyor. Sürdürülebilir Fabrika LEED Gold sertifikası hedefiyle tasarlanan Gebze Üretim Tesisinde yüksek verimli ekipmanlar, yüzde 100 LED aydınlatma ve akıllı otomasyon sistemleri kullanılıyor. Su tüketimini azaltmaya yönelik debi sınırlayıcı ve sensörlü sistemlerden yararlanılıyor. Üretimin Marmara’daki restoranlara yaklaşmasıyla lojistik kaynaklı karbon salımının da azaltılması hedefleniyor. Tavuk Dünyası, yenilenebilir enerji kullanımını artırmak amacıyla güneş enerjisi yatırımı için de başvurularını gerçekleştirdi. Tavuk Dünyası Hakkında 2012 yılında kurulan Tavuk Dünyası, bugün Türkiye’nin 59 şehrinde, 340’ı aşkın restoranında ve KKTC’de tavuk ağırlıklı menülerini tüketicilerle buluşturuyor. Kurulduğu günden bu yana herkese kaliteli, lezzetli ve ulaşılabilir fiyatlı bir yemeği kendini iyi hissedebileceği mekânlarda sunma hedefiyle ilerleyen Tavuk Dünyası, Türkiye’de “fast-casual” restoran deneyiminin en güçlü temsilcilerinden biri. Ipsos araştırmasına göre “Türkiye’nin en sevilen tavuk restoran zinciri” olan Tavuk Dünyası, Ankara’da ve Gebze’de yer alan yüksek standartlardaki iki üretim merkezi, restoran operasyon yönetim sistemi, geniş dağıtım ağı ve büyüyen franchising modeliyle Türkiye’de yeme-içme sektörünün öncü markalarından biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Detaylı bilgi için: www.tavukdunyasi.com Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Railport, Türkiye ile Kuzey Ren-Vestfalya Arasındaki Lojistik Bağlantılara Güç Katmaya Devam Ediyor Haber

Railport, Türkiye ile Kuzey Ren-Vestfalya Arasındaki Lojistik Bağlantılara Güç Katmaya Devam Ediyor

Türkiye’nin ilk intermodal terminali Railport’un da destek verdiği forumda, Türkiye ile NRW arasındaki mevcut ticaret ve yatırım ilişkilerinin gelişiminde, intermodal bağlantıların ve güçlü ulaşım koridorlarının rolü ele alındı. Türkiye ile Kuzey Ren-Vestfalya arasındaki ekonomik ilişkileri geliştirmek ve yeni iş birliği alanlarını değerlendirmek amacıyla Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ve NRW.Global Business iş birliğinde düzenlenen Türkiye–Kuzey Ren-Vestfalya İş Forumu; Türkiye ve Almanya’dan kamu ve iş dünyasının üst düzey temsilcilerini bir araya getirdi. T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti Başbakanı Hendrik Wüst, Almanya Federal Dışişleri Bakanlığı Devlet Bakanı Serap Güler, DEİK Başkanı Nail Olpak ve NRW.Global Business CEO’su Felix Neugart’ın açılış konuşmalarıyla başlayan forumda, iki bölge arasındaki ekonomik ilişkilerin geleceği, ulaştırma bağlantıları, karşılıklı yatırımlar ve uzun vadeli iş birliği fırsatları değerlendirildi. Forum kapsamında ayrıca Türkiye ile Almanya arasındaki lojistik iş birliğini geliştirmeye yönelik mutabakat zaptı imzalandı. İmza töreninde Arkas Holding Liman ve Terminal İşletmeleri Grubu Başkanı Özgür Kalelioğlu ile duisport CEO’su Markus Bangen de yer aldı. Kalelioğlu: “Türkiye’nin Doğu ile Batı arasındaki lojistik konumunu güçlendirmeyi hedefliyoruz” Türkiye–Kuzey Ren-Vestfalya İş Forumu’nda Türkiye ile Almanya arasındaki ticari ve lojistik bağlantıları değerlendiren Arkas Holding Liman ve Terminal İşletmeleri Grubu Başkanı Özgür Kalelioğlu, “Kuzey Ren-Vestfalya, Avrupa’nın en önemli sanayi ve lojistik merkezlerinden biri. Duisburg ise güçlü demir yolu bağlantılarıyla Avrupa’ya uzanan yük akışında önemli bir merkez konumunda. Duisport ile kurduğumuz ortaklık ve Railport yatırımı da Türkiye ile Kuzey Ren-Vestfalya arasındaki bu lojistik bağlantıyı ön gören önemli adımlardan biri. Türkiye’de konteyner taşımacılığındaki büyümeyle birlikte artık yalnızca deniz limanlarına değil yükü ülkenin iç kesimlerine taşıyacak intermodal terminallere de ihtiyaç duyuyoruz. Railport da bu ihtiyaca cevap vermek üzere detaylı bir hazırlık ve yatırım sürecinin ardından hayata geçti. Bugün Railport’un faaliyette olması, Türkiye’de intermodal altyapının geliştirilmesi açısından çok önemli. Uzak Doğu ile Avrupa arasındaki demir yolu bağlantılarının giderek güçlendiği bir dönemde Türkiye’nin Doğu ile Batı arasında önemli bir lojistik merkez olmasını hedefliyoruz. Bunun için liman altyapımızı güçlendirmemiz ve Railport gibi intermodal terminallerin sayısını artırmamız gerekiyor” dedi. Kartepe’den Duisburg’a haftalık demir yolu bağlantısı Almanya’nın en büyük bölgesel ekonomisi ve Avrupa’nın önde gelen sanayi ve lojistik merkezlerinden biri olan Kuzey Ren-Vestfalya, güçlü ulaşım altyapısı ve Duisburg’un Avrupa lojistik ağındaki konumuyla Türkiye’den Avrupa’ya uzanan ticaret akışında önemli bir merkez niteliği taşıyor. Arkas Holding ve duisport ortaklığıyla Kocaeli Kartepe’de hayata geçirilen Türkiye’nin ilk intermodal terminali Railport ise Türkiye’nin üretim merkezlerini Avrupa demir yolu ağıyla buluşturan stratejik bir bağlantı noktası oluşturuyor. Batıda Avrupa demir yolu ağına, doğuda ise Orta Koridor’a entegre olan Railport; Kafkasya, Orta Asya ve Çin’e uzanan bağlantılarıyla Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasındaki köprü görevini güçlendiriyor. Bu konumuyla Railport, Türkiye–Almanya hattının ötesinde daha geniş bir Avrasya lojistik ağının parçası olarak konumlanıyor. 265 bin metrekarelik alanda faaliyet gösteren Railport, yıllık 360 bin TEU konteyner, 1,5 milyon ton genel kargo, 130 bin bitmiş araç ve 125 bin treyler elleçleme kapasitesiyle Türkiye’nin intermodal lojistik altyapısına katkı sağlıyor. 20 bin metrekarelik kapalı depolama alanı bulunan terminal; konteyner, treyler, swap body, bitmiş araç ve genel kargo olmak üzere farklı yük gruplarına yönelik hizmet sunuyor. Kartepe–Duisburg arasında kurulan demir yolu bağlantısı, Türkiye ile Avrupa arasındaki intermodal taşımacılığın geliştirilmesine katkı sağlarken Railport, Türkiye’nin Doğu ile Batı arasındaki yük akışında daha güçlü bir lojistik merkez haline gelmesi hedefinde önemli bir rol üstleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

EBSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Başkan Adayı Hakan Ürün: "Önceliğimiz Üretimi Korumak" Haber

EBSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Başkan Adayı Hakan Ürün: "Önceliğimiz Üretimi Korumak"

Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkan Adayı Hakan Ürün, sanayide "üretimin devamlılığının" esas olduğuna dikkat çekerek, büyüme hedefinin gerçekleşmesinin ancak mevcut işletmelerin ayakta kalmasıyla mümkün olduğunu söyledi. Ürün, "Sanayicimizin üretimini artırmak istiyoruz; ama öncelikle mevcut üretimimizi korumamız gerekiyor. Bunun için de sanayicimizin yaşadığı güçlükleri birlikte, ortak akılla tek tek aşacağız. Çünkü üretmekten başka bir şansımız yok. Her şeyden önce EBSO olarak üyelerimizin yanında olacağız" diye konuştu. EBSO'DAKİ BİRİKİMİNİ SANAYİCİ İÇİN KULLANACAK EBSO Başkan Adayı Hakan Ürün, çocukluk yıllarından itibaren sanayi hayatının farklı kademelerinde çalıştığını, EBSO'da uzun yıllardır meclis üyeliği yaptığını hatırlattı. Komisyonlarda görev aldığını ve proje geliştirme çalışmalarına katıldığını belirten Ürün, bu birikimi sanayicilerin sorunlarının çözümünde kullanmak istediğini ifade etti. Adaylığını bir koltuğa değil, sorumluluğa adaylık olarak nitelendiren Hakan Ürün, "Bu bir ekip işi. Bizlerin amacı bir makam ya da mevki sahibi olmak değil. Biz, EBSO'nun üyeleriyle birlikte bir sorumluluğa talip olduk" dedi. 52 MESLEK GRUBUYLA BİRİZ Ürün, EBSO bünyesindeki 52 meslek grubuyla güçlü bir iletişim ağı kurduklarını belirterek, üyelerden gelen geri bildirimlerin sorunları tespit etmelerini sağladığını söyledi. Bu bilgilerin yönetim kararlarına yön verdiğini anlatan Hakan Ürün, sanayiciyle kurulan bağın çözüm sürecini hızlandırdığını ifade etti. EBSO'nun kurumsal birikimine de dikkat çeken Ürün, EBSO'nun 28 ülkenin oluşturduğu Asya-Pasifik Ticaret ve Sanayi Odaları Konfederasyonu (CACCI) tarafından "En İyi Oda" seçildiğini ve Türkiye'den bu ödülü alan ilk oda olduğunu hatırlattı; başarıda ekibin önemli payı olduğunu vurguladı. BİRLİKTE ÜRETECEK; SIKINTILARI BİRLİKTE AŞACAĞIZ Hakan Ürün, ekonomik güçlüklerin sanayicinin moralini de etkilediğine dikkat çekti; doğru bilginin işletmelerin geleceği açısından belirleyici olduğunu söyledi. Ürün sözlerine şöyle devam etti: "Sanayicilerimizin morallerini bozmamalarını istiyorum. Ben hep söylerim; kapkara bulutlardan şeffaf su damlaları çıkar. Moralimizi koruyacak, üretimimizi sürdürecek ve bu süreci aşmak için birlikte hareket edeceğiz" KOBİ'LERİMİZ ÖNCELİĞİMİZ Ürün, sanayicilerin temel sorunlarından birinin finansmana erişimin olduğunu belirterek, büyük işletmelerin kredi seçeneklerini kendi finans birimleriyle takip edebildiğini, küçük işletmelerin ise aynı imkâna her zaman sahip olmadığını ifade etti. EBSO'nun bu bilgi açığını kapatmak için destek sunacağını kaydeden Hakan Ürün, "Finansman çeşitliliği, kredi seçenekleri ve alternatif kaynaklar konusunda üyelerimize bilgi desteği sağlayacağız" dedi. DİJİTAL DÖNÜŞÜM ÜRETİMİN İÇİNDE OLACAK EBSO Başkan Adayı Hakan Ürün, işletmelerin rekabetçi maliyetlerle üretim yapabilmesi için teknolojik dönüşüme ihtiyaç duyduğunu vurguladı. "Çağa ayak uydurmak zorundayız" diyen Ürün, KOBİ'lere mentörlük ve bilgi desteği sunacaklarını söyledi. Teknoloji girişimlerini destekleyeceklerini ve mevcut çalışmaları çeşitlendireceklerini dile getirdi. LOJİSTİK AVANTAJ TEK BAŞINA YETMEZ Türkiye'nin Avrupa pazarına yakınlığının önemli bir fırsat sunduğunu; ancak bunun tek başına da yeterli olmadığını söyleyen Hakan Ürün, bu fırsatın katma değerli ürünlerle ve teknolojiyle güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Girdi maliyetlerinin düşürülmesi gerektiğini vurgulayan Ürün, üreticilerin farklı desteklere ihtiyaç duyduğunu; dünya pazarlarında güçlü bir konum için üretimin korunması ve rekabet gücünün artırılması gerektiğini kaydetti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şişecam Wine Vision by Open Balkan Fuarı’na Katılacak Haber

Şişecam Wine Vision by Open Balkan Fuarı’na Katılacak

Camın tüm temel alanlarında faaliyet gösteren tek küresel şirket olan Şişecam, 10-12 Ekim 2026 tarihlerinde Belgrad’da düzenlenecek Wine Vision by Open Balkan Fuarı’na katılacak. Şişecam, fuarı ziyaret eden sektör profesyonellerine sürdürülebilir ve yenilikçi cam ambalaj çözümlerini sunacak. Şişecam, global ve yerel markaların farklı ihtiyaçlarını karşılamak üzere tasarlanan geniş içecek şişesi ürün yelpazesini ve yenilikçi ultra hafif şişelerini sergileyecek. Daha önce 110 gramlık ultra hafif maden suyu şişesinin geliştirilmesi de dahil olmak üzere gerçekleştirdiği hafifletme çalışmalarını sürdüren Şişecam, ürün portföyünü 300 ve 400 gramlık şişelerle genişletti. Bu çözümler, sektöre çevre dostu ve estetik açıdan güçlü ambalaj alternatifleri sunuyor. Üreticilerin farklı ihtiyaçlarını karşılamak üzere tasarlanan şişeler, iki farklı formatta sunuluyor. 400 gramlık şişe, 1.000 cc kapasitesi ve 302,6 milimetre yüksekliğiyle farklılaşan bir ambalaj seçeneği sunuyor. 300 gramlık şişe ise 750 cc kapasitesi ve 292 milimetre yüksekliğiyle klasik şişe formunu ultra hafif bir tasarımla buluşturuyor. Aynı zamanda kategorisindeki en uzun şişe olma özelliğiyle de öne çıkıyor. Hafifletme yaklaşımı, cam ambalajların üretim ve lojistik süreçlerinde kaynakların daha verimli kullanılmasına katkı sağlarken, markaların değişen ihtiyaçlarına uygun çözümler geliştirilmesine de olanak tanıyor. Şişecam, yenilikçi yaklaşımı doğrultusunda ileri teknolojilerle desteklenen sürdürülebilir cam ambalaj çözümlerini geliştirmeye devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

GCA Müşteri İçgörülerini İş Süreçlerine Dönüştürüyor Haber

GCA Müşteri İçgörülerini İş Süreçlerine Dönüştürüyor

Cam ambalaj sektöründe değişen müşteri beklentilerinin yalnızca ürün özellikleriyle sınırlı olmadığına dikkat çeken GCA, müşteri deneyimini uzun vadeli iş ortaklığının temel unsurlarından biri olarak ele alıyor. Bu kapsamda NPS araştırmalarında yalnızca verilen skorlar değil, bu skorların arkasındaki nedenler, müşterilerin beklentileri ve gelişim önerileri de analiz ediliyor. Elde edilen içgörüler ilgili ekiplerle paylaşılırken, öncelikli gelişim alanları belirlenerek somut aksiyonlara dönüştürülüyor. Araştırmalarda ürün kalitesinin yanı sıra güven, ulaşılabilirlik, teknik uzmanlık, çözüm odaklılık ve güçlü iş ilişkileri GCA deneyimini şekillendiren başlıca unsurlar arasında öne çıkıyor. “Neden GCA?” sorusuna verilen yanıtlar ise müşterilerin GCA’yı yalnızca bir tedarikçi olarak değil, uzun vadeli çalışabilecekleri bir çözüm ortağı olarak değerlendirdiklerini gösteriyor. “Asıl değer, geri bildirimi aksiyona dönüştürebilmek” GCA Genel Müdürü Dr. Abdullah Gayret, müşteri deneyiminin şirket genelinde sahiplenilen bir konu olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “İyi ve güvenilir bir ürün sunmak işimizin temelini oluşturuyor. Ancak günümüzde müşterilerimizin bizimle çalışırken yaşadığı toplam deneyim de uzun vadeli iş ortaklıklarının geleceğini belirliyor. NPS, müşterilerimizi sistematik biçimde dinlememizi ve hem güçlü olduğumuz hem de gelişmemiz gereken alanları daha net görmemizi sağlıyor. Bizim için asıl değer ise geri bildirimi ölçmekten öte, onu aksiyona dönüştürebilmek. Hedefimiz müşterilerimizin ihtiyaçlarını bugünden anlayan, değişen beklentilerine hızla yanıt verebilen ve birlikte değer yaratabildiği güvenilir bir iş ortağı olmak.” Müşterinin sesi şirket genelinde ortak gündeme dönüşüyor Her NPS döneminin ardından elde edilen bulgular satış, üretim, kalite, tedarik zinciri, lojistik, tasarım ve Müşteri Projeleri Yönetimi ekipleriyle birlikte değerlendiriliyor. Böylece müşteri geri bildirimleri tek bir fonksiyonun sorumluluğunda kalmak yerine şirket genelinde ortak bir gelişim gündemine dönüşüyor. Müşterilerden ve pazardan gelen sinyaller; hizmet seviyelerinin geliştirilmesi, süreçlerin hızlandırılması, değişen taleplere daha esnek yanıt verilmesi ve müşteri ihtiyaçlarının daha erken aşamada anlaşılması gibi alanlarda değerlendirmeye alınıyor. Belirlenen aksiyonların ilerlemesi takip edilerek müşteri deneyiminde sürekli gelişim hedefleniyor. GCA bu yaklaşımla NPS’i yalnızca belirli dönemlerde gerçekleştirilen bir memnuniyet araştırması olarak değil, müşteriyi dinleyen, öğrenen ve öğrendiklerini iş yapış biçimine dönüştüren sürekli bir gelişim mekanizması olarak ele alıyor. Şirket, müşteri içgörülerini karar süreçlerine daha fazla taşıyarak müşterileriyle kurduğu uzun vadeli iş birliklerini geliştirmeyi ve birlikte değer yaratmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Railport, Türkiye ile Kuzey Ren-Vestfalya Arasındaki Lojistik Bağlantılara Güç Katmaya Devam Ediyor Haber

Railport, Türkiye ile Kuzey Ren-Vestfalya Arasındaki Lojistik Bağlantılara Güç Katmaya Devam Ediyor

Türkiye’nin ilk intermodal terminali Railport’un da destek verdiği forumda, Türkiye ile NRW arasındaki mevcut ticaret ve yatırım ilişkilerinin gelişiminde, intermodal bağlantıların ve güçlü ulaşım koridorlarının rolü ele alındı. Türkiye ile Kuzey Ren-Vestfalya arasındaki ekonomik ilişkileri geliştirmek ve yeni iş birliği alanlarını değerlendirmek amacıyla Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ve NRW.Global Business iş birliğinde düzenlenen Türkiye–Kuzey Ren-Vestfalya İş Forumu; Türkiye ve Almanya’dan kamu ve iş dünyasının üst düzey temsilcilerini bir araya getirdi. T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti Başbakanı Hendrik Wüst, Almanya Federal Dışişleri Bakanlığı Devlet Bakanı Serap Güler, DEİK Başkanı Nail Olpak ve NRW.Global Business CEO’su Felix Neugart’ın açılış konuşmalarıyla başlayan forumda, iki bölge arasındaki ekonomik ilişkilerin geleceği, ulaştırma bağlantıları, karşılıklı yatırımlar ve uzun vadeli iş birliği fırsatları değerlendirildi. Forum kapsamında ayrıca Türkiye ile Almanya arasındaki lojistik iş birliğini geliştirmeye yönelik mutabakat zaptı imzalandı. İmza töreninde Arkas Holding Liman ve Terminal İşletmeleri Grubu Başkanı Özgür Kalelioğlu ile duisport CEO’su Markus Bangen de yer aldı. Kalelioğlu: “Türkiye’nin Doğu ile Batı arasındaki lojistik konumunu güçlendirmeyi hedefliyoruz” Türkiye–Kuzey Ren-Vestfalya İş Forumu’nda Türkiye ile Almanya arasındaki ticari ve lojistik bağlantıları değerlendiren Arkas Holding Liman ve Terminal İşletmeleri Grubu Başkanı Özgür Kalelioğlu, “Kuzey Ren-Vestfalya, Avrupa’nın en önemli sanayi ve lojistik merkezlerinden biri. Duisburg ise güçlü demir yolu bağlantılarıyla Avrupa’ya uzanan yük akışında önemli bir merkez konumunda. Duisport ile kurduğumuz ortaklık ve Railport yatırımı da Türkiye ile Kuzey Ren-Vestfalya arasındaki bu lojistik bağlantıyı ön gören önemli adımlardan biri. Türkiye’de konteyner taşımacılığındaki büyümeyle birlikte artık yalnızca deniz limanlarına değil yükü ülkenin iç kesimlerine taşıyacak intermodal terminallere de ihtiyaç duyuyoruz. Railport da bu ihtiyaca cevap vermek üzere detaylı bir hazırlık ve yatırım sürecinin ardından hayata geçti. Bugün Railport’un faaliyette olması, Türkiye’de intermodal altyapının geliştirilmesi açısından çok önemli. Uzak Doğu ile Avrupa arasındaki demir yolu bağlantılarının giderek güçlendiği bir dönemde Türkiye’nin Doğu ile Batı arasında önemli bir lojistik merkez olmasını hedefliyoruz. Bunun için liman altyapımızı güçlendirmemiz ve Railport gibi intermodal terminallerin sayısını artırmamız gerekiyor” dedi. Kartepe’den Duisburg’a haftalık demir yolu bağlantısı Almanya’nın en büyük bölgesel ekonomisi ve Avrupa’nın önde gelen sanayi ve lojistik merkezlerinden biri olan Kuzey Ren-Vestfalya, güçlü ulaşım altyapısı ve Duisburg’un Avrupa lojistik ağındaki konumuyla Türkiye’den Avrupa’ya uzanan ticaret akışında önemli bir merkez niteliği taşıyor. Arkas Holding ve duisport ortaklığıyla Kocaeli Kartepe’de hayata geçirilen Türkiye’nin ilk intermodal terminali Railport ise Türkiye’nin üretim merkezlerini Avrupa demir yolu ağıyla buluşturan stratejik bir bağlantı noktası oluşturuyor. Batıda Avrupa demir yolu ağına, doğuda ise Orta Koridor’a entegre olan Railport; Kafkasya, Orta Asya ve Çin’e uzanan bağlantılarıyla Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasındaki köprü görevini güçlendiriyor. Bu konumuyla Railport, Türkiye–Almanya hattının ötesinde daha geniş bir Avrasya lojistik ağının parçası olarak konumlanıyor. 265 bin metrekarelik alanda faaliyet gösteren Railport, yıllık 360 bin TEU konteyner, 1,5 milyon ton genel kargo, 130 bin bitmiş araç ve 125 bin treyler elleçleme kapasitesiyle Türkiye’nin intermodal lojistik altyapısına katkı sağlıyor. 20 bin metrekarelik kapalı depolama alanı bulunan terminal; konteyner, treyler, swap body, bitmiş araç ve genel kargo olmak üzere farklı yük gruplarına yönelik hizmet sunuyor. Kartepe–Duisburg arasında kurulan demir yolu bağlantısı, Türkiye ile Avrupa arasındaki intermodal taşımacılığın geliştirilmesine katkı sağlarken Railport, Türkiye’nin Doğu ile Batı arasındaki yük akışında daha güçlü bir lojistik merkez haline gelmesi hedefinde önemli bir rol üstleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.