Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Lojistik

Kapsül Haber Ajansı - Lojistik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Lojistik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İstanbul Yeni Metro Araçlarına Kavuşmaya Hazır Haber

İstanbul Yeni Metro Araçlarına Kavuşmaya Hazır

İhale, yapıldığıyla kaldı ve araçların üretimi planlanan takviminde ilerlemedi. Ekrem İmamoğlu yönetiminin 2019 yılında göreve gelmesiyle beraber, İstanbul genelinde durdurulmuş 10 metro projesi birden yeniden başlatıldı. Metro şantiyelerindeki hareketlilik, 2015 yılında ihalesi yapılan metro aracı temini ve işletmeye alma işini de yeniden canlandırdı. Toplam 278 aracı kapsayan ihalenin birinci etabı kapsamında; M7 Kabataş–Mecidiyeköy–Mahmutbey Metro Hattı için 104 adet, M12 Ümraniye–Ataşehir–Göztepe Metro Hattı için de 40 adet aracın sisteme entegrasyonu planlanmıştı. M12 Ümraniye–Ataşehir–Göztepe hattı için planlanan 40 araçlık set, teslim alınarak Ümraniye’deki Behiç Erkin Yerleşkesi’ne indirildi. ASLAN: “BAŞKANIMIZ SAYIN EKREM İMAMOĞLU'NUN SELAM VE SEVGİLERİNİ İLETMEK İSTİYORUM” Teslim için düzenlenen tören; İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin, Maltepe Belediye Başkanı Esin Köymen, Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı ve Şile Belediye Başkanvekili Sacit Terzi’nin katılımlarıyla gerçekleştirildi. Törende, Aslan ve İBB Genel Sekreter Yardımcısı Doç. Dr. Pelin Alpkökin birer konuşma yaptı. Aslan, konuşmasına, “Sözlerime başlamadan önce, kürsünün sahibi, İstanbul halkının temsilcisi, seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhuriyet Halk Partisi'nin ve muhalefet bloğunun, muhalefetin cumhurbaşkanı adayı ve bir sonraki hükümeti kuracak olan kıymetli yol arkadaşımız ve Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu'nun selam ve sevgilerini iletmek istiyorum. Geçen çarşamba günü kendisini ziyaret ettim. Gerçekten motivasyonu çok yüksek. Gerçekten bir insanın, dört duvar arasında dahi, bu kadar azimli, mücadele ruhuna sahip ve ülkesini, bayrağını yüceltmek için gece-gündüz çalışmasını, büyük bir hayranlıkla izliyorum,” cümleleriyle başladı. “BEHİÇ ERKİN DEMEK, İMKANSIZLIKLAR İÇİNDE, BİR ULUSUN HER KÖŞESİNİ DEMİR AĞLARLA ÖRMEK DEMEK” CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve İmamoğlu’nun Türkiye için bir şans olduğuna vurgu yapan Aslan, “Bazen insanlar gelip, geçer ve siz, onları kitaplardan okursunuz. Tarih yazanları kitaplardan okursunuz. Bazen tarih yazılırken, tarih yazanlarla ve yazılanlarla aynı ortamda olmak, insana mutluluk verir. Biz de böyle bir mutluluğu yaşıyoruz. Biliyorum ki dört duvar ya da demir parmaklıklar, Ekrem Başkan'ımızı orada tutmaya gücü yetmez. Bugün olmazsa yarın, Ekrem Başkan özgürlüğüne kavuşacak ve bizlerle bir arada olacak,” dedi. Tören yapılan yerleşkeye adını veren TCDD’nin kurucusu ve ilk Genel Müdürü olan Behiç Erkin’in Kurtuluş Savaşı’nın ‘lojistik kahramanı’ olduğunun altını çizen Aslan, “Behiç Erkin demek, imkansızlıklar içinde, bir ulusun her köşesini demir ağlarla örmek demek,” şeklinde konuştu. “BİZ DE İSTANBUL'UMUZU DEMİR AĞLARLA ÖRÜYORUZ” “Biz de İstanbul'umuzu demir ağlarla örüyoruz, “diyen Aslan, özetle şunları söyledi: “Ekrem Başkanımızla birlikte İstanbul, raylı sistemlerde dünya çapında bir atılıma geçti. İstanbul, aynı anda en çok metro inşaatı yapan şehir oldu. Ancak, bu noktaya kolay gelinmedi. 2019 yılında görevi devraldığımızda, kaderine terk edilmiş bir İstanbul vardı. Şimdi bunu söyleyince, geçmişi eleştirmek oluyor. Bizim kitabımızda, geçmişi eleştirmek yok. Biz, ecdat yadigarına çeşmesinden türbesine, mezarlığından resmine sahip çıkan, atılmış temelinden yapılmış yoluna sahip çıkan bir geleneğin temsilcileriyiz. Çünkü, bu Cumhuriyet bizim ve bize emanet. Bu topraklar üstünde yapılan her şey bize emanet. Eğer Cumhuriyet Halk Partisi varsa, biz varsak, bayrağını, vatanını, milletini sevenler varsa; hiçbir şey boşa yapılmış değildir. Birçok proje, biz geldiğimizde durmuştu. İçinde bulunduğumuz Behiç Erkin Yerleşkesi de o duran projelerden biriydi. Peki biz ne yaptık? Göreve gelir gelmez kolları sıvadık. M8 ve M12 hatlarımızın kumanda ve kontrol merkezlerini tamamladık. Genişletmelerini yaptık ve bu dev tesisi, 23 Kasım 2022’de İstanbulluların hizmetine açtık.” “BİZ, HİÇBİR İŞİ YARIM BIRAKMADIK, BIRAKMAYIZ” “Aslında buranın bir hikâyesi var. Hikâye, öyle 2019’da filan başlamıyor; 2010’lu, 2015’li yıllarda başlıyor. 8-10 yılda buranın geldiği yer, yüzde 33 ilerleme! Biz gelir gelmez, ‘milli servet’ dediğimiz, ‘milli kaynak’ dediğimiz, ‘milletin malı’ dediğimiz bütün projelere sahip çıktık. Birileri diyor ya, ‘Biz temel attık!’ Doğru. Allah razı olsun. Biz her zaman söylüyoruz.: Gelmiş geçmiş, İstanbul'a hizmet eden tüm belediye başkanlarımıza ve ilçe belediye başkanlarımıza, bugün dahil hizmet edenlerin hepsine teşekkür ediyoruz. Ama biz, hiçbir işi yarım bırakmadık, bırakmayız. Çıktığımız yoldan asla geri dönmeyiz. Yolumuzdan asla vazgeçmeyiz. İşte bugün tanıtımını yaptığımız bu araçların hikayesi de aslında İstanbul'un son 6 yılını gösteriyor. 2019 yılında, kredi bulunamadığı ve ödeme yapılamadığı için, bu araçların alım süreci bile başlatılmamıştı. Yani düşünün; burası kuruluyor, buraya alınacak makinenin alımı yapılmıyor. İşte ne bileyim? Metro inşaatı için proje çiziliyor ve ihalesi yapılıyor, ama hizmet başlamıyor.” “2015 YILINDA ARAÇ ALIMINA KARAR VERİLİYOR, 2019 YILINA KADAR, 5 YIL BOYUNCA YAPRAK KIPIRDAMIYOR” “Ama ülke sahipsiz değil. Her zaman bir umut var bu ülkede. Bir ışık var. O ışıklar geliyor. O yol arkadaşları geliyor, bırakılan yerden alıyor. 2015 yılında araç alımına karar veriliyor, 2019 yılına kadar, 5 yıl boyunca yaprak kıpırdamıyor. 2019 yılında, İstanbul'un yeni Fatih'i geliyor, arkadaşlarıyla beraber kollarını sıvıyor. Ve diyor ki, ‘Bu araçların alınması lazım. Bu metro inşaatlarının devam etmesi lazım. İstanbul deprem bölgesi. Dolayısıyla yerin altında bir miktar kazı bile olsa, ufak bir sarsıntı da oluşacak riskleri alamayız’ deyip, belediyenin bütün kaynaklarını, insan kaynağını ve büyük bir ekonomik kaynağı bu işe ayırıyor. Ve 2019’dan sonra Ekrem Başkan geliyor, İstanbul'un nefes aldığını gören dünyadaki kredi veren kuruluşların tamamı, Ekrem Bey'e, İstanbul'a kollarını açıyor. 300 araçlık dev alım sürecini başlatıyor Ekrem İmamoğlu. 240 milyon Euro’luk dış kredinin Hazine onayını alıyoruz. Ve işte bugün, M12 Ümraniye-Ataşehir-Göztepe hattımızda çalışacak 10 setlik, yani tam 40 araçlık ilk teslimatı gerçekleştirmenin gururunu yaşıyoruz.” “ELİMİZDE OLAN TEK ŞEY, YÜREĞİMİZDEKİ İSTANBUL SEVGİSİ” “Türkiye, yıllardır ağır bir ekonomik krizin içinden geçiyor. Şamil Tayyar Bey'in demesiyle söylüyorum; 4 yıl süren bir ekonomik krizle boğuşuyoruz. Maliyetlerin her gün katlandığı bir dönemde biz ne yapıyoruz? Metro inşaatlarımızı, bir gün bile durdurmadan sürdürüyoruz. Bize hep ne dediler? ‘Yapamazsınız’ dediler; yaptık. ‘Finans bulamazsınız’ dediler; bulduk. Ama görüyorsunuz; Ekrem Başkanımızın liderliğinde İstanbul, geçmişte hayal dahi edilemeyen, dokunulamayan, ‘yapılamaz’ denilen ne kadar sorun varsa hepsini çözdü, çözmeye de devam ediyor. Elimizde sihirli değnek yok. Elimizde olan tek şey, yüreğimizdeki İstanbul sevgisi, vatan sevgisi, millet sevgisi ve bayrak sevgisi. İşte o azimle bu ülkeye hizmet ediyoruz. Biz bizim yönetim anlayışımızda tek bir kural var; hizmette adalet. Biz, hangi ilçenin kime oy verdiğine bakamayız, bakamayız. Biz, hiçbir ilçemizi, hiçbir vatandaşımızı birbirinden ayıramayız. Ayırmadan, 16 milyon İstanbulluya eşit hizmet götürüyoruz. Bizim için Ümraniye de bir, Sultanbeyli de bir, Kadıköy de bir.” “PROJELERİMİZİ BİR BİR HAYATA GEÇİRİYORUZ” “İşte bu ayırmayan ve kayırmayan anlayışımızla, projelerimizi bir bir hayata geçiriyoruz. Mart 2024’te, Çekmeköy-Sancaktepe-Sultanbeyli metro hattının ilk etabını hizmete açmıştık. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel'in katılımıyla, Büyükşehir Belediye Başkanımız da yanımızdaydı ve o açılışı gerçekleştirmiştik. Bugün araçlarını tanıttığımız Ümraniye-Ataşehir-Göztepe metro hattında da yüzde 90 durumuna gelmiş inşaat. Çekmeköy-Sultanbeyli metro hattının son etabını Mayıs 2026’da, Ümraniye-Ataşehir-Göztepe hattını da 2026’nın son çeyreğinde açacağız. Kaynarca-Pendik hattını da 2026’nın sonunda açacağız. Dolayısıyla kimse bizi durduramaz. Demir parmaklıklar, sadece günü birlik insanları alıkoyar. Birbirinin elini sıkamazsın. Çocuğuyla yılbaşını geçirtemezsin. Yapabileceğin odur. Geri kalan hiç kimse, İstanbul'a bizim hizmetimizi durduramaz. Ekrem Başkanımızın öncülüğünde 2026 yılı, 2019’dan bugüne olduğu gibi, İstanbul’un raylı sistemlerde şahlanış yılı olacak. Biz ara vermeden, hız kesmeden; halkımız için, İstanbul için, geleceğimiz için, çalışmaya ve üretmeye devam edeceğiz. Araçlarımız, İstanbul’a ve İstanbullulara hayırlı olsun.” DOÇ. ALPKÖKİN: “65.1 KİLOMETREYLE, YEREL YÖNETİMDE BİR DÜNYA REKORU KIRDIK” İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı olarak göreve geldiği 2019 yılı öncesi ve sonrasının değerlendirmesini yapan Alpkökin de konuşmasında özetle şu ifadeleri kullandı: “2019 yılında göreve geldiğimde, Başkanımız Ekrem İmamoğlu, büyük vizyonuyla verdiği önemle, bana, ‘Bunun bir resmini çek ve önüme getir’ demişti. Çektiği resim, tabii ki o gece benim uykularımı hatta birkaç gece kaçırmıştı. Tamamen durmuş, durdurulmuş 140 kilometrelik bir metro hattı. Hiçbir finans yok, hiçbir araç planlaması yok! Bu şekilde devraldığımız bir sistem vardı. Ama tüm ekip arkadaşlarımla beraber, tüm diğer birimlerimizle beraber, finans birimimizle beraber, tek tek bunları mercek altına aldık. Teknik sorunlarını çözdük, finans sorunlarını çözdük ve hepsine birer birer hayata geçirdik. 2019-2024 arasındaki vizyonumuz, bütün bu hatları… Ayrıca risk de içeriyordu bunlar, hepiniz çok iyi biliyorsunuz. Defalarca söyledik. Tünellerdeki riskleri de bertaraf ederek, bu bir tarafa bırakılmış çok önemli mega kamusal projelerin hepsini hayata geçirdik. 65.1 kilometreyle, yerel yönetimde bir dünya rekoru kırdık.” “87.1 KİLOMETRELİK BİR METRO SİSTEMİNİ, GEÇMİŞ 5 YILDA YÖNETTİK” “‘65.1’ diyoruz ama aslında üzerine gelen 22.0’lık bir kısmı da yaklaşık 15 milyar 500 milyon Euro’luk devraldığımız hatların hem araçlarını temin sürecini çalışıyoruz hem de bunların maliyetlerini, 5-6 yılda yapılan metroları, 10 ay gibi bir sürede geri ödedik. Dolayısıyla aslında 87.1 kilometrelik bir metro sistemini, geçmiş 5 yılda yönettik. Tabii biz hep kilometrelerle ifade ettik ama araç imalat ve tedarik süreçlerimizi daha iyi anlatmamız gerektiğini, şahsen ben düşünüyorum. Geçmiş dönemde de 176 adet aracımızın, çeşitli tramvay, finüküler, metro olmak üzere tedariğini tamamladık ve sisteme aldık. Şu an bütün İstanbul halkının kullanımında. Şu an imalatı devam eden… Ki bunların 34 tanesi, yerli ve milli, Metro İstanbul A.Ş.’nin üretiminde olan 34 tanesi de tramvay olmak üzere, 278 aracımızın da imalat sürecini bu dönemde başlattık. Yapmış olduğunuz yatırımları anlamanız için şöyle bir rakam da söylemek istiyorum: Bir tane araç, metro-tramvay ortalamasına baktığınız zaman, yaklaşık 2 milyon Euro’ları bulan bir değer. Dolayısıyla, 176+278’i 2 milyon Euro ile çarparsanız, yönettiğimiz büyük finansın ve yatırımın da büyüklüğünü anlamış olacağız.” “2026 VİZYONUMUZDA, ANADOLU YAKASINDAKİ HATLARIMIZI BİTİRME HEDEFİMİZ VAR” “2026 vizyonumuzda, geçmiş dönemden kalan, yapımı devam eden, Anadolu yakasındaki hatlarımızı bitirme hedefimiz var. 2026 yılında da açacağımız ilk etapta Mayıs’ta Sultanbeyli hattımız, sonrasında da yıl sonunda açacağımız Ümraniye-Ataşehir-Göztepe hattında kullanılacak bu 40 aracımız bizim için çok önemli. Bu araçlar, ortak işletmeye uygun araçlar. Bir başka deyişle; aldığımız bu araçlar, ihtiyaca binaen Sultanbeyli hattında, Dudulu-Bostancı hattında ve Ümraniye-Ataşehir-Göztepe hattında da kullanılacak. Bu da aslında ortak işletme konusunda son dönemde oluşturduğumuz önemli vizyonlardan bir tanesi. Tabii ki 2025 ve sonrasındaki raylı sistem vizyonumuzun en önemli ayaklarından bir tanesi de araçlarımızı, filomuzu yenilemek ve büyütmek. Çünkü, zaten bizim metrolarımız, sinyal ve sistem açısından çok sık çalışabilecek, yüksek kapasitelere ulaşabilecek metro sistemleri. Ancak, her ne kadar binin üzerinde aracımız da olsa, bu, 16 milyon İstanbul için yeterli gelmiyor. Biz, araç yatırımlarımızı da önümüzdeki dönemde çok hızlandırmak istiyoruz.”

Renault Trucks, Malherbe ile iş birliği yaparak Blainville - Bourg-en-Bresse - Lyon lojistik koridorunu elektriklendiriyor Haber

Renault Trucks, Malherbe ile iş birliği yaparak Blainville - Bourg-en-Bresse - Lyon lojistik koridorunu elektriklendiriyor

Lyon ve Bourg-en-Bresse’de bulunan üretim tesisleri arasındaki aks taşımacılığını dekarbonize ettikten bir yıl sonra Renault Trucks, şirket içi lojistik süreçlerinin elektrifikasyonunda yeni bir adım daha atıyor. Araç kabinlerinin, motorların ve aksların üretim tesisleri arasında taşınması için lojistik çözüm ortağı Malherbe ile elektrikli bir koridor kuruyor. Blainville-sur-Orne (Calvados), Bourg-en-Bresse (Ain) ve Lyon (Rhône) arasındaki Renault Trucks lojistik koridoru, “tam zamanında” üretim prensibiyle çalışarak parçaların ihtiyaç duyulduğu anda, kesintisiz olarak montaj hatlarına teslim edilmesini sağlıyor: Blainville-sur-Orne’da üretilen ağır hizmet tipi kamyon kabinleri, montaj için Bourg-en-Bresse’e taşınıyor. Lyon’daki fabrikada üretilen motorlar ve akslar ise orta hizmet tipi kamyonlara entegre edilmek üzere Blainville-sur-Orne’a gönderiliyor. Bu stratejik lojistik akış artık neredeyse tamamen %100 elektrikli kamyonlarla gerçekleştiriliyor. 22 adet Renault Trucks E-Tech T çekici kesintisiz şekilde çalışıyor Renault Trucks ve Malherbe, ağır hizmet tipi kabinler ile orta hizmet tipi motor ve aksların taşıma operasyonlarının dekarbonizasyonunu sağlamak amacıyla 22 adet Renault Trucks E-Tech T elektrikli çekiciden oluşan bir filo kullanıyor: - Kuzey hattında 11 araç (Blainville – Vironvay – Auxerre – dönüş) - Güney hattında 11 araç (Auxerre – Mâcon – Bourg-en-Bresse – Lyon – dönüş) Elektrikli çekicilerin, sürücülerin ve treylerlerin değiştirilmesi için yapılan bir dizi aktarma durağı sayesinde, her elektrikli araç Kuzey hattında günlük 810 km ve Güney hattında 704 km yol kat ediyor. Bu sistem, yükün durmaksızın uzun mesafelerde taşınmasını mümkün kılıyor. -Kesintisiz akış sağlayacak şekilde optimize edildi Sistem, dört sürücü ve dört elektrikli çekici döngüsü ile yükleme için tam bir döngüye (gidiş için kabinler ve dönüş için motor-akslar) dayanıyor: - Elektrikli kamyonlar, Lyon'daki fabrikalardan alınan motorları ve aksları Blainville-sur-Orne'deki Renault Trucks fabrikasına teslim etmek üzere Vironvay'deki Malherbe deposundan ayrılıyor. - Kamyon kabinleriyle yüklü olarak tekrar yola çıkıyor ve akışı sürdürmek için Vironvay, Auxerre ve Mâcon'da elektrikli çekiciler ve sürücüler değiştiriliyor. - Malherbe, koridor boyunca stratejik noktalara kendi şarj istasyonlarını kurarak, sürücüler dinlenirken her aşamada bataryaları şarj ediyor. - Akış, Bourg-en-Bresse'ye devam ediyor ve araçlar daha sonra Lyon'a dönüyor. Burada treylere motorlar ve akslar yükleniyor ve süreç bu şekilde döngüsel olarak devam ediyor. Tüm aşamalar, kamyon kullanım süresini (günde 18 saate kadar) en üst düzeye çıkarmak ve sürücüleri evlerine yakın bir yarıçap içinde tutarak işi daha cazip hale getirmek üzere tasarlandı. Bu kritik akışta %100 elektrikli bir sistemi devreye alarak Renault Trucks, elektrikli ürün gamının güvenilirliğini kanıtlamış, yılda 2869 ton CO₂ tasarrufu sağlıyor.

Watsons Türkiye’den Yeni Nesil Lojistik Hamlesi Haber

Watsons Türkiye’den Yeni Nesil Lojistik Hamlesi

Watsons Türkiye, 20. yılında Ankara’da çok önemli bir yatırıma imza attı. İkinci dağıtım merkezini başkentte açan Watsons Türkiye, dağıtım merkezinin açılışıyla ülkenin dört bir yanındaki müşterilerine ürünlerini daha hızlı ulaştırmayı, lojistik gücünü artırmayı ve omnichannel operasyonlarını büyütmeyi amaçlıyor. Açılışın, perakende sektörünün emek ve istihdam odağını temsil eden 12 Aralık Mağazacılar Günü’nde gerçekleşmesi, yatırımı sembolik açıdan da daha anlamlı kılıyor. 22 bin metrekarelik alanda daha hızlı ve kesintisiz hizmet Yeni nesil teknolojilerle donatılan ve 22 bin metrekarelik alanda faaliyet gösteren Watsons’ın Ankara’daki dağıtım merkezi, açılış itibarıyla 200’ün üzerinde mağazanın sevkiyat operasyonlarını yönetmeye başladı. Watsons Türkiye operasyonlarının yaklaşık %40’ının bu merkezden yürütülmesi planlanırken, 66 ilde 470’in üzerindeki mağazaya daha hızlı ve kesintisiz hizmet sunulması hedefleniyor. Sürdürülebilirlikte Yeni Adım: Güneş Enerjisi Yatırımı Sürdürülebilirliği işinin merkezine alan Watsons Türkiye, yeni dağıtım merkezinde kurduğu güneş enerjisi sistemiyle bu alandaki kararlılığını bir kez daha ortaya koydu. Çok yakında merkezin tüm enerji ihtiyacının tamamen güneş enerjisinden karşılanmasıyla birlikte, Watsons Türkiye hem çevresel etkisini azaltacak hem de operasyonlarını daha sürdürülebilir bir yapıya taşıyacak. Açılış töreni, Watsons Türkiye Genel Müdürü Mete Yurddaş ve üst yönetim ekibinin katılımıyla gerçekleştirildi. Hayata geçirilen bu yatırım sayesinde bölgede 100’ün üzerinde kişiye istihdam sağlanırken, Watsons Türkiye’nin sürdürülebilir büyüme ve mağazacılık ekosistemine verdiği katkı da güçlenmiş oldu. Watsons Türkiye Genel Müdürü Mete Yurddaş: “Türkiye’nin öncü güzellik ve kişisel bakım perakendecisi olarak 20 yıldır müşterilerimizin hayatına değer katıyoruz. 2025 yılında 50’den fazla mağaza açarak 470 mağazaya ulaştık ve önümüzdeki 3 yılda 200’ün üzerinde mağaza açarak büyümemizi sürdüreceğiz. Bu güçlü büyümeyi desteklemek üzere ikinci dağıtım merkezimizi açtık. Ankara’daki yeni dağıtım merkezimiz, hem mağazalarımıza hem de e-ticaret operasyonlarımıza hız kazandıracak, kusursuz müşteri deneyimimize güç katacak. Müşterilerimize daha yakın olmak, onlara daha hızlı ulaşmak ve omnichannel stratejimizi büyütmek en temel önceliğimiz.” diyerek açılışa özel yorumlarını paylaştı. Watsons Türkiye, yeni yatırımıyla birlikte operasyonel gücünü bir adım ileri taşıyarak tedarik zincirinde esneklik, hız ve verimlilik odağını güçlendirmeye devam ediyor.

Brisa ve İkra Lojistik’ten Güçlü İş Birliği Haber

Brisa ve İkra Lojistik’ten Güçlü İş Birliği

Brisa, filo müşterilerine sunduğu değer odaklı çözümlerini güçlendirmeye devam ediyor. Şirket, bayisi DoğanGü aracılığıyla, Türkiye’nin önde gelen çok modlu lojistik şirketlerinden İkra Lojistik A.Ş. ile kapsamlı bir iş birliği gerçekleştirdi. Bu anlaşma ile Brisa ve DoğanGü, İkra Lojistik’in operasyonel süreçlerinde verimlilik, sürdürülebilir ve maliyet etkin çözümler geliştirmesine imkân tanıyacak. Lojistik operasyonlarında kesintisiz hizmet ve güçlü altyapı 1992 yılında taşımacılık faaliyetlerine başlayan İkra Lojistik, büyük kısmı uluslararası operasyonlardan oluşan iş hacmiyle, 7 ülkede 10 ofis ve yaklaşık 500 kişilik uzman kadrosuyla hizmet veriyor. Karayolu, denizyolu, hava ve demiryolu taşımacılığı alanlarında entegre çözümler sunan şirket, yılda 35.000’in üzerinde taşıma operasyonu ve 1 milyon tonu aşan yük kapasitesi ile sektörün güçlü oyuncuları arasında yer alıyor. Bu yüksek hacimli operasyonlarda güvenilir bir çözüm ortağı olarak konumlanan Brisa, iş birliği kapsamında İkra Lojistik’in Adana ve İstanbul Orhanlı garajlarında kapsamlı hizmetler sunuyor. Orhanlı Garajı’nda Brisa tarafından kurulan Mobilfix altyapısı üzerinden kapsamlı servis desteği sağlanırken, Brisa çatısı altındaki DoğanGü ekibi tarafından görevlendirilen sabit lastik personeli ile operasyonel süreklilik güvence altına alınıyor. Dijital Filo Yönetimi ve Profleet ile Maksimum Verimlilik Brisa ve DoğanGü, İkra Lojistik’in L2 yetki belgeli ve ADR donanımlı araç filosuna yönelik Profleet lastik yönetimi hizmetlerini hayata geçirdi. İş birliği sürecinde İkra garajlarına ekipman desteği verilirken; yeni lastik temini, yol yardımı ve TMP+ dijital filo yönetimi çözümleri de aktif olarak devreye alındı. Bu entegre yaklaşım sayesinde İkra Lojistik, Brisa’nın lastik yönetimi çözümlerinden tam kapsamlı olarak yararlanan örnek filolardan biri haline geldi. Markalar arasında kurulan bu operasyonel sinerji, lojistik akışların verimliliğini artırırken hizmet kalitesini de en üst seviyeye taşıyor. Brisa ve DoğanGü iş ortaklığı, sağlanan yüksek hizmet kalitesi ve hızlı çözüm kabiliyetiyle İkra Lojistik nezdinde kalıcı bir iş birliğine dönüşmüş durumda. Bugün itibarıyla İkra Lojistik, Türkiye genelindeki tüm operasyonlarında Brisa’nın lastik, servis ve dijital filo yönetimi hizmetleriyle fark yaratmaya devam ediyor. İmza töreninde ”Brisa Stratejik Büyümeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Cenk Koçdor şu değerlendirmeyi yaptı: İkra Lojistik gibi sektörde güçlü, uluslararası bir oyuncu ile güçlerimizi birleştirmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu iş birliği, Brisa’nın filolara sunduğu entegre hizmet yaklaşımının güçlü bir örneği. Profleet ve dijital filo yönetimi çözümlerimizle operasyonların daha verimli, daha kontrol edilebilir ve daha sürdürülebilir hale gelmesini sağlayacağız. Amacımız, müşterilerimizin günlük operasyonlarında gerçek ve ölçülebilir bir değer yaratma. ”Brisa Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Yakup Demir ise şunları söyledi: ”Bu iş birliği, Brisa’nın yalnızca ürün kalitesiyle değil, sahadaki güçlü bayi ve servis yapısıyla da müşterilerinin yanında olduğunun önemli bir göstergesi. DoğanGü’nün uzmanlığı, sahadaki etkinliği ve operasyonel çevikliği sayesinde İkra Lojistik’in tüm lastik ve servis süreçleri kesintisiz ve yüksek standartta yönetiliyor. Bayilerimiz, Brisa’nın müşteriye dokunduğu en kritik noktayı temsil ediyor; bu nedenle onların katkısı bu iş birliğinin başarısında kilit rol oynuyor.” Ikra Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Akın Konyar iş birliğini şu sözlerle değerlendirdi: “Operasyonlarımızın güvenilirliği ve sürekliliği bizim için kritik. Brisa ve DoğanGü iş ortaklığıyla filomuzda hem maliyet hem de operasyonel açıdan önemli kazanımlar elde ediyoruz. Dijital filo yönetimi ve yerinde servis çözümleri sayesinde süreçlerimizin kontrolü çok daha yüksek bir noktaya taşındı.” Brisa’nın çözüm ortağı DoğanGü'nün Genel Müdürü Taylan Avcıoğlu ise iş birliği için; “İkra Lojistik ile kurduğumuz bu iş birliği, DoğanGü olarak müşterilerimize sunduğumuz servis kalitesinin önemli bir göstergesi. Sabit personel desteğimiz, hızlı müdahale kabiliyetimiz ve Brisa’nın yüksek standartlarıyla filonun tüm lastik süreçlerini güvence altına alıyoruz. Bu güçlü birliktelikten büyük memnuniyet duyuyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sektör Alarmda: "Malzeme Siparişi Virüsü" Mailiyle Yeni Oltalama Saldırısı! Haber

Sektör Alarmda: "Malzeme Siparişi Virüsü" Mailiyle Yeni Oltalama Saldırısı!

Son günlerde iş dünyasını hedef alan, özellikle e-ticaret ve lojistik zincirindeki şirketleri vuran yeni ve tehlikeli bir oltalama (phishing) dalgası tespit edildi. Siber güvenlik uzmanları, kurumsal e-posta kutularına gelen, son derece masum görünen ancak tehlikeli yazılımlar içeren e-postalar hakkında acil uyarı yayımladı. Tuzağın Detayı: Güven Veren Başlık Saldırganlar, kurbanların dikkatini çekmek için sıkça kullanılan ticari iletişimi taklit ediyor. Saldırıya uğrayan şirketlerin bildirdiğine göre, e-postalar genellikle şu gibi başlık ve içeriklerle geliyor: “Merhaba malzeme siparişlerimizi check eder misiniz virüs mü?” Veya: “Siparişlerimizde bir aksaklık var, lütfen ekteki dosyayı kontrol edin.” Bu mailler, alıcının iş akışının doğal bir parçasıymış gibi göründüğü için, genellikle şüphelenilmeden açılıyor. E-posta ekindeki dosya (çoğunlukla sahte bir fatura veya sipariş listesi görünümündeki .zip, .doc veya .exe uzantılı dosya), tıklandığı anda şirketin ağına fidye yazılımı (ransomware) veya casus yazılım (spyware) bulaştırıyor. Şirketler Neden Hedefte? Tedarik Zinciri Güvenliği (Supply Chain Security), son dönemin en hassas siber güvenlik konularından biri. Saldırganlar, bir şirketin finansal akışını ve operasyonel verilerini ele geçirerek: Maddi Zarar: Banka hesaplarına erişim veya fidye talepleriyle maddi kayıp yaratır. Operasyonel Durma: Sipariş, stok ve sevkiyat sistemlerini şifreleyerek şirketin çalışmasını tamamen durdurur. İtibar Kaybı: Müşteri ve tedarikçi verilerinin çalınmasıyla itibarını zedeler. Yöneticiler İçin Acil Eylem Planı Kurumsal e-posta güvenliğinizi sağlamak için aşağıdaki adımları hemen uygulayın: Gönderici Adresini Kontrol Edin: Tanıdık bir isim olsa bile, gönderen e-posta adresinin domain adının (alan adı) doğru olduğundan emin olun. Resmi şirket uzantısı yerine kişisel bir adres (@gmail, @hotmail vb.) kullanılmışsa %100 şüpheli kabul edin. Ekleri Tıklamayın: Beklenmeyen veya aciliyet hissi uyandıran ekleri asla açmayın. Özellikle .zip veya makro içeren .doc dosyalarına karşı uyanık olun. Çift Faktörlü Kimlik Doğrulama (MFA): Tüm kurumsal hesaplarda MFA zorunluluğu getirin. Bu, şifreler çalınsa bile sisteme girişi engeller. Personel Eğitimi: Çalışanlarınıza periyodik olarak oltalama simülasyonları ve siber güvenlik eğitimleri verin. İnsan faktörü, en zayıf halkadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

COLIN’S Üçüncü Sürdürülebilirlik Raporunu Yayımladı Haber

COLIN’S Üçüncü Sürdürülebilirlik Raporunu Yayımladı

Şirket, 2030 yılına kadar enerji tüketiminin tamamını yenilenebilir kaynaklardan karşılama, kadın yönetici oranını %50’ye yükseltme ve mağaza sayısını 35 ülkede 800’e çıkarma hedefiyle dikkat çekiyor. COLIN’S, yayınladığı üçüncü Sürdürülebilirlik Raporu’nda 2024 yılı boyunca çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarında kaydedilen gelişmeleri ve 2030 vizyonunu paylaştı. Raporda yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, etik tedarik zinciri, çeşitlilik ve sürdürülebilir tasarım alanlarında somut adımlar öne çıkıyor. COLIN’S Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Eroğlu, 2024 yılının hem finansal hem de sürdürülebilirlik açısından güçlü bir yıl olduğunu vurgulayarak, “Bu büyümeyi yalnızca ekonomik başarıyla değil, çevreye ve topluma karşı duyduğumuz sorumlulukla da destekledik. ‘Gezegenden ve İnsandan Sorumluyuz’ yaklaşımımız doğrultusunda sürdürülebilirlik ilkelerini iş süreçlerimizin odağına yerleştirdik” dedi. Hazır giyimi sorumlu giyime dönüştürme hedefi doğrultusunda yürütülen çalışmaların yalnızca üretim süreçleriyle sınırlı olmadığını belirten Yavuz Eroğlu, “Attığımız adımlar tedarik zincirimizden müşteri deneyimimize, dijitalleşme projelerimizden inovatif çözümlerimize kadar uzandı. Karbon ayak izimizi azaltmaya, kaynak kullanımında verimliliği artırmaya, sosyal etkilerimizi daha olumlu hale getirmeye yönelik çalışmalarımıza hız kazandırdık” diye konuştu. Yenilenebilir enerjide güçlü adım COLIN’S, sürdürülebilirlik yolculuğunda en somut adımlarından birini enerji alanında attı. Şirket, 2024 yılında aldığı çağrı mektubuyla Niğde’de 2,5 MW kurulu güce sahip Arazi Tipi Güneş Enerjisi Santrali (GES) yatırımına başlıyor. Bu proje sayesinde faturası doğrudan COLIN’S’e ait olan 49 mağaza ile Türkiye’deki lojistik ve dağıtım üssü COLIN’S Dağıtım Merkezi’nin elektrik ihtiyacının tamamı güneşten karşılanacak. Yıllık 5,5 milyon kWh elektrik üretimi öngörülen santral, yaklaşık 30 milyon TL’lik enerji maliyetini yenilenebilir kaynaklardan karşılayacak. COLIN’S, proje devreye alındığında, 49 mağaza ve COLIN’S Dağıtım Merkezi’nin elektrik giderlerini sıfırlamayı ve karbon salımını önemli ölçüde azaltmayı hedefliyor. Enerji fiyatlarındaki dalgalanmalara karşı şirketi koruyacak olan yatırım, COLIN’S’in 2030’da tüm enerji tüketimini yenilenebilir kaynaklara dayandırma vizyonunun da ilk büyük ölçekli uygulaması olma özelliğini taşıyor. Mağazalarda enerji yönetim sistemi COLIN’S, mağaza operasyonlarını dönüştürerek 2024’te 44 mağazasını daha enerji yönetim sistemine entegre etti ve böylece toplam mağazalarının %80’i sisteme dahil edildi. Enerji verimliliğine yönelik bu hamle çevresel etkileri azaltırken finansal katkı da sağladı. 6,5 milyon TL’lik yatırım sayesinde yalnızca bir yılda 650.000 kWh tasarruf elde edildi. Enerji yönetim sistemine yönelik yatırımlar, COLIN’S’in çevresel etkisini azaltma hedefini somut biçimde destekledi. Sağlanan enerji tasarrufu sayesinde önemli miktarda karbon salımı engellendi; bu etki, binlerce ağacın yıllık karbon tutumuna eşdeğer bir fayda yarattı. Böylece hem çevreye duyarlı bir operasyon modeli güçlendirildi hem de 2024 yılı itibarıyla 4 milyon TL’ye ulaşan bir finansal tasarruf sağlandı. Enerji yönetim sistemleri, mağazalardaki aydınlatma, iklimlendirme ve tüm cihazların gerçek zamanlı izlenip optimize edilmesini mümkün kılıyor. Böylece gereksiz tüketim önleniyor, şirketin karbon ayak izi kayda değer ölçüde azalıyor. Ürünlerde sürdürülebilir yenilikler COLIN’S, moda koleksiyonlarında çevreye duyarlı üretimi güçlendirmeye devam ediyor. 2024 Sürdürülebilirlik Raporu’na göre şirket, doğal kaynak tüketimini azaltan ve ürünlerin ömrünü uzatan yenilikçi projeleri devreye aldı. Bunların başında, 2024’te İlkbahar-Yaz ve Sonbahar-Kış sezonlarında toplam 616 bin 134 adet erkek dış giyim ürününün %77’sine ve kadın dış giyim ürünlerinde toplam 344 bin 828 adedin %73’üne uygulanan Su İticilik Apre Projesi geliyor. Bu teknoloji, ürünleri suya ve kire karşı daha dayanıklı hale getirirken, daha az yıkanma ihtiyacı sayesinde su ve enerji tasarrufu sağlıyor ve ürün ömrünü uzatıyor. Uzun süredir sürdürülen Ekolojik Jeans Koleksiyonu, inovatif yıkama teknikleriyle denimde su, enerji ve kimyasal tüketimini önemli ölçüde azalttı. Color Denim Koleksiyonu ise, top boyama teknikleri ve çevre dostu boyarmaddelerle hem trend hem de doğa dostu tasarımlar sundu. Elyaf kullanımında da son yıkama yerine viskon, modal, polyester ve poliamid gibi yumuşak dokulu elyaflar tercih edilerek su ve kimyasal tüketimi düşürüldü. Ayrıca COLIN’S Dağıtım Merkezi’nin aldığı Sıfır Atık Belgesi ve tüm aksesuar etiketlerinde FSC sertifikalı kâğıtlara geçiş doğal kaynakların korunmasında önemli bir adım oldu. 1,1 milyon kolinin 401 bini yeniden kullanıldı COLIN’S, sürdürülebilirlik stratejisinin önemli ayaklarından biri olan atık yönetiminde dikkat çekici sonuçlar elde etti. 2022’de dağıtım merkezinde başlayan Sıfır Atık uygulaması, 2023’te cadde mağazalarına da yaygınlaştırıldı; ayrıştırma alanları kurularak geri dönüştürülebilir malzeme oranı artırıldı. 2024’te yapılan 1,1 milyon koli sevkiyatının 401 bini yeniden kullanıldı. Bu süreçte yeniden kullanılan koliler sayesinde önemli miktarda karton tasarrufu sağlandı ve yapılan hesaplamalara göre yaklaşık 2.700 ağacın kesilmesini önlemekle eşdeğer bir çevresel fayda elde edildi. Bu uygulama hem maliyetlerde hem de çevresel etkilerde tasarruf sağladı. Ayrıca mağaza donanımlarında geri dönüştürülmüş ahşap, doğal mankenler ve geri dönüştürülmüş askılar tercih edilerek çevre dostu tasarım anlayışı benimsendi. COLIN’S’te kadın yönetici oranı %33’e yükseldi COLIN’S, insan kaynağını sürdürülebilirlik stratejisinin merkezine koyarak çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılıkta önemli ilerlemeler kaydetti. 2024 Sürdürülebilirlik Raporu’na göre kadın yönetici oranı %33’e yükseldi; bu artış, liderlik pozisyonlarında kadın temsilini güçlendirme hedefine doğru atılmış önemli bir adım oldu. Şirket, işe alımlarının %14’ünü yeni mezunlardan gerçekleştirerek genç yeteneklere fırsat sundu. Ayrıca çalışan gelişimine yönelik yatırımlar kapsamında 2024’te 135.732 saat eğitim ve 2.650 saat iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verildi. Dijitalleşmeye 3,1 milyon dolarlık yatırım COLIN’S, dijitalleşmeyi müşteri deneyimini güçlendiren, operasyonel verimliliği artıran ve sürdürülebilir büyümeyi destekleyen stratejik bir alan olarak konumlandırıyor. 2024’te dijitalleşme ve inovasyona yapılan 3.1 milyon dolarlık yatırım sayesinde iş süreçleri optimize edildi, enerji tüketimi azaltıldı, kaynak yönetimi iyileştirildi ve karbon ayak izi küçültüldü. Dijital dönüşüm vizyonu üretim ve operasyonun ötesine geçerek İnsan Kaynakları’na da taşındı. Bu kapsamda uygulanan Dijital Olgunluk Projesi, süreçlerin teknik ve kültürel dönüşüm düzeyini analiz ederek çalışan deneyimini güçlendirdi ve kurumsal verimliliği artırdı. Toplumsal katkı stratejinin merkezinde COLIN’S, sürdürülebilirliği yalnızca çevresel ve ekonomik boyutlarıyla değil, toplumsal fayda yaratarak da hayata geçiriyor. 2024 Sürdürülebilirlik Raporu’na göre şirket, iş stratejilerini toplumsal gelişimle birlikte kurguluyor ve bu sorumluluğu paydaşlarıyla şeffaf biçimde paylaşıyor. Toplumsal katkı, müşterilerin ötesinde çalışanlar, tedarikçiler, gençler ve geniş toplulukları kapsıyor. Bu kapsamda üniversite öğrencilerinin kariyer yolculuklarına destek sağlayan projeler yürütülüyor, genç yeteneklerin yaratıcılıklarını ortaya koyabilecekleri platformlar oluşturuluyor. Etik ve sorumlu tedarik COLIN’S, sürdürülebilirlik vizyonunu tedarik zincirinde de somut adımlarla hayata geçiriyor. Etik değerlere bağlı, çevre dostu tedarikçilerle iş birlikleri kurarak gezegenin korunmasına ve işin geleceğinin güvence altına alınmasına katkı sağlıyor. Sürdürülebilirliğe bütüncül bakış COLIN’S, sürdürülebilirliği enerji verimliliğinden döngüsel tasarıma, etik tedarikten toplumsal yatırımlara ve dijitalleşmeye uzanan çok boyutlu bir dönüşüm alanı olarak ele alıyor. Şirket, tüm operasyonlarını çevresel sorumluluk, toplumsal fayda ve uzun vadeli değer yaratma ilkeleri doğrultusunda yeniden şekillendiriyor. COLIN’S, attığı her adımı yalnızca bugünün değil, gelecek kuşakların dünyasına duyduğu sorumluluğun bir parçası olarak görüyor; sürdürülebilir modayı herkes için erişilebilir kılmayı hedefliyor.

CCIIST, 140 Yıllık Köprü Rolüyle Türkiye–İtalya Lojistik İş Birliğini Güçlendiriyor Haber

CCIIST, 140 Yıllık Köprü Rolüyle Türkiye–İtalya Lojistik İş Birliğini Güçlendiriyor

CCIIST’nin yanı sıra, Cenova Ticaret Odası ve Promos Italia’nın koordinasyonunda çalışmalar kapsamında, Türkiye–İtalya tedarik zincirlerinin entegrasyonunda Cenova’nın stratejik rolü, üst düzey temsilcilerin katılımıyla İstanbul’da iş dünyasına tanıtıldı. İtalyan Ticaret ve Sanayi Odası Derneği (CCIIST), Cenova Liman Otoritesi’nin 19–21 Kasım 2025 tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleşen Logitrans Fuarı’na 2/124 numaralı stant ile katıldığını duyurdu. Fuar katılımı, CCIIST’nin yanı sıra Cenova Ticaret Odası ve İtalyan Oda Sistemi’nin uluslararasılaşma ajansı Promos Italia iş birliğiyle organize edildi. Akdeniz’in Kuzey Kapısı: Cenova Limanları İtalya’ın Batı Ligurya Deniz Liman Sistemi Otoritesi tarafından yönetilen Cenova Limanları; Cenova, Prà, Savona ve Vado Ligure limanlarını kapsayarak, yük ve yolcu trafiği açısından İtalya’nın en büyük liman sistemini oluşturuyor. Akdeniz’in en kuzey noktalarından birinde konumlanan bu ağ, Milano’ya 150 km, İsviçre sınırına 200 km, Münih’e 620 km ve Stuttgart’a 700 km mesafede yer alıyor. 150’den fazla düzenli deniz hattı üzerinden dünya genelinde 450’nin üzerinde limana erişim sağlayan Cenova, Akdeniz limanları arasında en yüksek denizcilik bağlantı endekslerinden birine sahip. Rıhtımlarda PSA, APM Terminals, MSC ve Hapag-Lloyd gibi küresel oyuncuların işlettiği 35 özel terminal her tür yükü kabul edebiliyor; müşteriye özel, güvenilir ve uzmanlaşmış hizmetler sunarak operasyonel verimlilik ve kesintisizliği garanti ediyor. Türkiye–İtalya Arası Lojistik Köprüsü Cenova Limanları, Kuzey İtalya’daki üretici firmaların referans denizcilik merkezi olmasının yanı sıra İsviçre ve Güney Almanya pazarlarına hızlı intermodal bağlantılar sunuyor. Türkiye–İtalya konteyner hattında ise Cenova, temel bir lojistik kanal konumunda; 2024 yılında iki yönlü hacim 100.000 TEU’ya ulaştı. Logitrans’ta Üst Düzey Temaslar Cenova Liman Otoritesi fuarda, Pazarlama Müdürü Alberto Pozzobon ile Pazarlama ve İletişim biriminden Leonardo Picozzi ile Logitrans boyunca Türk lojistik topluluğuyla birebir temaslarda bulundu. Fuarda ayrıca Cenova ve Savona lojistik kümelenmesinin temsilcileri, Türkiye’deki sektör paydaşlarıyla tedarik zincirlerinin dayanıklılığı, intermodal çözümler, dijitalleşme ve yeşil lojistik gibi başlıklarda iş birliği fırsatlarını ele aldı. Fuarda, İtalya’nın en büyük konteyner terminali konumundaki PSA Italy, Cenova–Türkiye arasında düzenli seferler sunan konteyner taşımacılığı ve intermodal hizmet sağlayıcısı Tarros, entegre liman hizmetleri, terminal işletmeciliği, deniz acenteliği ve lojistik çözümleri sunan Campostano Group, modern altyapısıyla çok amaçlı terminal hizmetleri sunan liman işletmecisi Terminal San Giorgio, düzenli hat işletmeciliği sunan deniz taşımacılığı şirketi Messina Line, taşımacılık ekosistemi için dijitalleşme, süreç optimizasyonu ve yenilikçi yazılım çözümleri geliştiren teknoloji grubu Circle Group, denizcilik acentesi ve forwarding şirketi Finsea ile İtalyan Nakliyeciler Derneği Spediporto’nun temsilcileri de katılımcı olarak yer aldı. Cenova Liman Otoritesi, Logitrans İstanbul 2025 kapsamında 19–21 Kasım tarihleri arasında 2/124 numaralı stantta ziyaretçilerini ağırladı. Sektör paydaşları, Cenova Limanları’nın hizmet yelpazesi, terminal altyapısı ve Türkiye–İtalya hattındaki yeni fırsatlar hakkında detaylı bilgi almak üzere fuar boyunca Cenova ekibi ve CCIIST temsilcileriyle bir araya geldi.

Railport’tan İlk Tren Çıkışı Gerçekleşti Haber

Railport’tan İlk Tren Çıkışı Gerçekleşti

Terminalden gerçekleştirilen bu ilk hareket, Railport’un faaliyete geçiş sürecinde önemli bir aşamayı işaret ederken, Türkiye’nin intermodal taşımacılıktaki kapasitesinin güçlendirilmesine yönelik önemli bir adım niteliği taşıyor. İlk seferin işletimi köklü geçmişi, yaygın terminal ağı ve intermodal taşımacılık alanındaki güçlü tecrübesiyle tanınan demir yolu operatörü Metrans tarafından yürütüldü. Bu iş birliği, Türkiye ile Avrupa arasındaki yük taşımalarında demir yolu kullanımını destekleyen stratejik bir başlangıç olarak değerlendiriliyor. Railport’un yüksek standartlarda tasarlanmış terminal altyapısı, geniş elleçleme kapasitesi, teknolojik operasyon sistemleri ve kritik coğrafi konumu, Türkiye ile Avrupa arasında demir yolu ile seyredecek yüklerin daha düzenli, daha güvenli ve sürdürülebilir bir modelle taşınmasını mümkün kılacak. İlk tren hareketi, terminalin uluslararası intermodal ağlarla bağlantısını güçlendiren güçlü bir adım özelliği taşıyor. Railport Genel Müdürü Fatih Yılmazkarasu açıklamasında şunları söyledi: “Railport’tan gerçekleştirilen ilk tren çıkışı, terminalimizin Türkiye’nin demir yolu taşımacılığına sağlayacağı katkının somut bir göstergesidir. Bu operasyon, intermodal taşımacılığın ülkemizde daha etkin kullanılmasını ve müşterilerimize rekabetçi seçenekler sunulmasını hedefleyen uzun vadeli stratejimizin başlangıcıdır.” Bu ilk hareketin ardından Railport ile Metrans arasındaki iş birliğinin düzenli tren seferleriyle devam etmesi ve Türkiye Avrupa demir yolu koridorunda sürdürülebilir bir lojistik yapı oluşmasına katkı sağlanması planlanıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.